Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Kocaeli’de Tüberkülozla Mücadele: Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Kocaeli’de Tüberkülozla Mücadele: Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

24 Mart Dünya Tüberküloz Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Kocaeli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Hasanov, veremin (tüberküloz) günümüzde hâlâ önemini koruyan küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. İnsanlık tarihinin en eski hastalıklarından biri olan tüberküloza karşı Türkiye’nin yürüttüğü mücadelenin ise dikkat çekici bir başarı örneği olduğunu belirtti.

“Yüz Yıllık Mücadelede Büyük Başarı”
Türkiye’de bir asır önce yaygın bir salgın olarak görülen veremin, günümüzde nadir rastlanan hastalıklar arasına girdiğini ifade eden Uzm. Dr. Ali Hasanov, “Ülkemizde tüberküloz görülme sıklığı yüz binde 10 seviyelerine kadar gerilemiştir. Tanı, tedavi ve koruyucu sağlık hizmetlerinde ulaştığımız bu nokta, güçlü sağlık altyapımızın bir sonucudur” dedi.

 “Öksürük Deyip Geçmeyin”
Tüberkülozun en sık akciğerleri etkilediğini ve solunum yoluyla bulaştığını hatırlatan Uzm. Dr. Ali Hasanov, “Özellikle uzun süren öksürüğe dikkat edilmeli. 2-3 haftadan uzun süren ve tedaviye rağmen geçmeyen öksürük, tüberkülozun ilk belirtisi olabilir. Buna balgam, iştahsızlık, gece terlemesi ve kilo kaybı eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Tedavisi Var ve Tamamen Ücretsiz”
Tüberkülozun günümüzde tamamen tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ali Hasanov, “Teşhis ve tedavi süreci devlet tarafından ücretsiz olarak karşılanmaktadır. İlaç tedavisine başlandıktan 2-3 hafta sonra bulaştırıcılık büyük oranda azalır. Ancak en önemli kural, ilaçların düzenli kullanılmasıdır. Tedavinin yarıda bırakılması, hastalığın dirençli hale gelmesine yol açabilir” diye konuştu.

“Yakın Temaslılar Risk Altında”
Hastalığın yalnızca bireyi değil, temas halinde bulunan tüm çevreyi etkileyebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Ali Hasanov, “Tüberküloz tanısı alan hastalarla aynı ortamı paylaşan herkes risk grubundadır. Bu nedenle aile bireyleri, iş arkadaşları ve tüm yakın temaslıların Verem Savaş Dispanserlerinde düzenli olarak taramadan geçirilmesi büyük önem taşımaktadır” uyarısında bulundu. 

“Geç Kalma, Nefes Al”
Açıklamasını “Geç kalma, nefes al!” sloganıyla tamamlayan Uzm. Dr. Ali Hasanov, erken teşhisin hem hastanın hayatını kurtardığını hem de toplumda bulaş zincirini kırmada kritik rol oynadığını vurguladı.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Kocaeli Devlet Hastanesi’nden Ramazan’da Sağlık Farkındalığı Etkinliği

Kocaeli Devlet Hastanesi’nden Ramazan’da Sağlık Farkındalığı Etkinliği

Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında Kocaeli Devlet Hastanesi tarafından vatandaşların sağlık farkındalığını artırmak amacıyla Symbol AVM’de bilgilendirme ve tarama standı kuruldu. Etkinlikte vatandaşların kan şekeri ölçümü ve tansiyon kontrolleri yapıldı.

Kocaeli Devlet Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcıları Pınar Mermer ve Güler Balkan’ın öncülüğünde gerçekleştirilen etkinliğe poliklinik sorumlusu, diyabet hemşiresi ve enfeksiyon hemşiresinin yanı sıra İl Sağlık Müdürlüğü’nden doktor ve hemşireler de katıldı.

Standı ziyaret eden vatandaşların kan şekeri ölçülürken tansiyon kontrolleri de gerçekleştirildi. Sağlık personeli tarafından vatandaşlara el hijyeninin önemi hakkında eğitim verildi ve günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken hijyen kuralları anlatıldı.

Etkinlikte ayrıca organ bağışının önemi konusunda bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlara konuya ilişkin broşürler dağıtılarak farkındalık oluşturulması hedeflendi. Yoğun ilgi gören etkinlikte sağlık ekipleri, özellikle Ramazan ayında beslenme düzeni ve kronik hastalıkların kontrolü konusunda vatandaşlara tavsiyelerde bulundu.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde Anlamlı Sosyal Hizmet Etkinliği

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde Anlamlı Sosyal Hizmet Etkinliği

Kocaeli Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Ünitesi’nde görevli sağlık çalışanlarına, tedavi gören hasta ve hasta yakınlarına yönelik 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında anlamlı bir sosyal hizmet etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte, palyatif bakım sürecinde yalnızca tıbbi tedavinin değil; psikososyal desteğin, hatırlanmanın ve sosyal etkileşimin de büyük önem taşıdığı vurgulandı. Günlük rutinin dışına çıkma imkânı bulan hastalar, kendileri için özel olarak sunulan bakım hizmetiyle hem fiziksel hem de duygusal anlamda desteklendi.

Programa Kocaeli Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Nurcan Çubukçu, Kocaeli Berberler Odası Başkanı Mustafa Bozkurt ve ekibi, Kocaeli Kuaförler Odası Başkanı Yavuz Doğar ve başkan vekili Hicran Kurtuluş’un yanı sıra kuaförler Tuna Akın, Yasemin Uzuner ve Hilal Turan da gönüllü olarak destek verdi.

Bir Tebessüme Vesile Olmak
Hastane Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Nurcan Çubukçu, palyatif bakım hastalarının psikososyal destek ihtiyacına dikkat çekerek, “Palyatif bakım hastalarımız için yalnızca tıbbi müdahale değil, moral ve sosyal destek de büyük önem taşımaktadır. Hastalarımızın yüzünde oluşan o samimi tebessüme vesile olan, onlara hatırlandıklarını ve değer gördüklerini hissettiren tüm gönüllülerimize ve paydaşlarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz.” dedi.

Uzm. Dr. Çubukçu ayrıca palyatif bakım sürecinde moral, motivasyon ve sosyal temasın tedavi sürecine önemli katkılar sunduğu belirtilerek, benzer sosyal sorumluluk projelerinin ilerleyen dönemlerde de devam edeceğini ifade edildi.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi GÜNCEL HABERLER SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Ramazan’da Dengeli Beslenme ve Düzenli Yaşam Vurgusu

Ramazan’da Dengeli Beslenme ve Düzenli Yaşam Vurgusu

Kocaeli Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Yunus Emre Yeşilbaş, Ramazan sürecine ilişkin bilgiler paylaştı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte oruç tutacak vatandaşlara yönelik bilgilendirmede bulunan Kocaeli Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Yunus Emre Yeşilbaş, sağlıklı bir Ramazan süreci için dengeli ve yeterli beslenmenin önemine dikkat çekti.

“Ramazan’da Dengeli Beslenme Önem Taşıyor”
Ramazan ayında öğün düzeninin değiştiğini belirten Dr. Yeşilbaş, “Uzun süreli açlık nedeniyle vücudun enerji dengesi farklı bir düzene geçiyor. Bu süreçte besin çeşitliliğini korumak ve yeterli kalori almak önemli. Sahur öğünü gün içindeki enerji seviyesini destekleyeceği için protein içeren besinler, örneğin yumurta, süt ürünleri ve baklagiller daha uzun süre tokluk sağlar” dedi.

İftar öğününe hafif bir başlangıç yapılmasının sindirim sistemi açısından daha konforlu olacağını ifade eden Dr. Yeşilbaş, “Orucu çorba gibi hafif besinlerle açıp kısa bir ara vermek mideyi rahatlatır. İftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketmek de gün içindeki sıvı dengesini korumaya yardımcı olur” diye konuştu.

“Kronik Hastalığı Olanlar Planlama Yapmalı”
Kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin Ramazan öncesinde doktorlarıyla görüşmelerinin faydalı olacağını belirten Dr. Yeşilbaş, “Diyabet, tansiyon, kalp ve böbrek hastalığı olan vatandaşlarımız ilaç saatleri ve beslenme düzeni konusunda mutlaka değerlendirme yaptırmalı. Her hastanın durumu farklıdır; kişiye özel planlama sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar” ifadelerini kullandı.

“Hamileler ve Çocuklar İçin Bireysel Değerlendirme Önemli”
Hamile ve emziren kadınların yeterli sıvı ve dengeli beslenmeye özen göstermesi gerektiğini dile getiren Dr. Yeşilbaş, “Bu dönemde hem annenin hem bebeğin ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalı. Kişisel sağlık durumuna göre karar verilmesi en doğru yaklaşımdır” uyarısında bulundu.

Gelişim çağındaki çocuklarda düzenli ve yeterli beslenmenin öncelikli olduğunu vurgulayan Oğuz, “Ergenlik dönemindeki gençler için de dengeli öğün planlaması önemlidir” şeklinde konuştu.

“Uyku Düzeni Bağışıklığı Destekler”
Ramazan ayında sahur nedeniyle uyku saatlerinin değişebildiğini belirten Dr. Yeşilbaş, “Düzenli ve yeterli uyku bağışıklık sistemi ve günlük performans açısından oldukça önemlidir. İftar sonrası hafif yürüyüşler sindirime yardımcı olabilir. Gün içerisinde kısa dinlenme araları da enerji seviyesini destekler” dedi.

Ramazan ayının bilinçli beslenme, düzenli uyku ve kişisel sağlık durumuna uygun planlama ile sağlıklı bir şekilde geçirilebileceğini ifade eden Dr. Yeşilbaş, ihtiyaç duyulması halinde sağlık kuruluşlarına başvurulabileceğini sözlerine ekledi.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

KOCAELİ DEVLET HASTANESİ’NDE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA İŞARET DİLİ EĞİTİMİ

KOCAELİ DEVLET HASTANESİ’NDE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA İŞARET DİLİ EĞİTİMİ

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde, işitme engelli bireylerin sağlık hizmetlerine erişimde kendilerini daha iyi ifade edebilmesi, güvende hissetmesi ve eşit koşullarda hizmet alabilmesi amacıyla sağlık çalışanlarına yönelik işaret dili eğitimi verildi.

Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü ile Kocaeli Devlet Hastanesi iş birliğinde düzenlenen eğitim programı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı işaret dili eğitmeni Hümeyra Veziroğlu tarafından gerçekleştirildi. Eğitim kapsamında sağlık çalışanlarına temel işaret dili bilgileri, sağlık alanında sık kullanılan kavramlar ve işitme engelli bireylerle etkili iletişim yöntemleri aktarıldı.

Bu tür eğitimler, sağlık hizmetlerinde iletişim kaynaklı sorunların azaltılmasına katkı sunarken, hasta memnuniyetinin artırılmasında da önemli bir rol üstleniyor. İşitme engelli bireylerin sağlık süreçlerinde kendilerini daha rahat ifade edebilmesi, anlaşılmış ve güvende hissetmesi, sunulan hizmetin temel hedefleri arasında yer alıyor.

Sağlık çalışanlarının işaret dili konusunda bilinçlendirilmesiyle birlikte, sağlık hizmetlerinde kapsayıcılığın güçlendirilmesi ve dezavantajlı gruplara yönelik farkındalığın artırılması amaçlanıyor.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi GÜNCEL HABERLER SAĞLIK

Çocukların Gelişimi İçin Ara Tatil Nasıl Planlanmalı?

Çocukların Gelişimi İçin Ara Tatil Nasıl Planlanmalı?

Ara tatil süreci, çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimi için doğru şekilde planlandığında önemli kazanımlar sunabilir. Uzm. Dr. Halil İbrahim Aktaş, ekran süresi, uyku düzeni ve fiziksel aktivitelerin bu süreçte dikkatle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Ara tatil, hem çocuklar hem de aileler için dinlenme ve yeniden enerji toplama zamanı. Ancak bu dönemin tamamen başıboş geçirilmesi, çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığı açısından bazı riskler barındırıyor. Kocaeli Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil İbrahim Aktaş, ara tatilin bilinçli kullanılması gerektiğini belirterek, ailelere önemli uyarılarda bulundu. Uyku ve beslenme düzeninden ekran süresine, fiziksel aktiviteden duygusal dengeye kadar birçok konuda dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Aktaş, bu sürecin çocukların gelişimi açısından doğru yönetilmesi halinde büyük bir fırsata dönüşebileceğini ifade etti.

Günlük Rutin Korunmalı, Uyku ve Beslenme İhmal Edilmemeli

Ara tatilde çocukların uyku ve beslenme düzenlerinin bozulmasının tatil sonrası okula uyumu zorlaştırabileceğini belirten Dr. Halil İbrahim Aktaş, “Tatil, elbette bir rahatlama dönemi ancak tamamen düzensiz bir hayata geçilmemeli. Özellikle uyku saatleri çok ileri kaymamalı. Dengeli bir beslenme düzeni ve yeterli uyku, çocuğun hem fiziksel gelişimini destekler hem de bağışıklık sistemini korur” dedi. Dr. Aktaş, geç saatlerde ekran kullanımının da uyku kalitesini düşürdüğünü hatırlattı.

Ekran Kullanımı Sınırlanmalı, Sosyal Etkileşim Desteklenmeli

Tatillerde artan tablet, telefon ve bilgisayar kullanımının çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirten Dr. Aktaş, “Özellikle küçük yaş gruplarında ekran süresinin sınırlandırılması şart. Uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımı; dikkat eksikliği, uyku sorunları ve sosyal içe kapanma gibi sonuçlara yol açabiliyor. Ebeveynler, çocuklarını dijital ekranlar yerine sosyal ve fiziksel etkinliklere yönlendirmeli” diye konuştu.

Fiziksel Aktivite Ruhsal Sağlığı da Güçlendiriyor

Ara tatilin hareketsiz geçmemesi gerektiğini vurgulayan Aktaş, “Günlük yürüyüşler, açık havada oynanan oyunlar ve yaşa uygun spor faaliyetleri sadece fiziksel sağlığı değil, ruhsal dengeyi de destekler. Ayrıca, aileyle birlikte geçirilen kaliteli zaman, çocukların duygusal gelişimi açısından çok değerli” ifadelerini kullandı. Bu tür aktivitelerin çocukların stres düzeyini düşürdüğünü ve özgüvenlerini artırdığını belirtti.

Ara Tatil Bilinçli Geçirilmeli

Tatilin çocuklar için hem bedensel hem de zihinsel anlamda yenilenme fırsatı olduğunu belirten Dr. Aktaş, “Doğru planlanmış bir ara tatil, çocukların okul dönemine daha enerjik ve istekli dönmesini sağlar. Aileler, bu süreci çocuklarıyla birlikte planlayarak hem bağlarını güçlendirebilir hem de onların gelişimine katkı sunabilir” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

2025’te 6,5 milyon siber tehdit etkisiz hale getirildi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı boyunca kentteki dijital altyapıya yönelik gerçekleşen 6 milyon 503 bin siber tehdidin engellendiğini açıkladı.

Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, siber güvenlik çalışmaları kapsamında geçen yıla ait verileri paylaştı. Sistemler üzerinde gerçekleştirilen analizlerde, 2025 yılı içerisinde 6 milyon 503 bin 247 orta riskli anormal sistem davranışı, 1 milyon 91 bin 597 kurumsal bilgilere yönelik yetkisiz erişim girişimi ve 511 bin 399 hizmet engelleme saldırısı tespit edilerek etkisiz hale getirildi.

Yapılan çalışmalarda 469 bin 196 yazılım kaynaklı sistem çökme riski ile 275 bin 724 yetkisiz erişim girişimi, alınan güvenlik önlemleri sayesinde sistemlere zarar vermeden önlendi.

E-posta güvenliği alanında da önemli başarılar elde edildi. 2025 yılı boyunca 198 bin 835 zararlı ve oltalama amaçlı e-posta, kullanıcılara ulaşmadan engellendi. Bunun yanı sıra 10 personel hesabına yönelik ele geçirilme girişimi tespit edilerek herhangi bir güvenlik ihlali yaşanmadan gerekli tedbirler alındı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

“Kıdem tazminatı yalnızca parasal alacak değil, sosyal bir haktır”

İş sözleşmesinin sona erdiği her durumda kıdem tazminatı doğduğu yönündeki yaygın kanaat, uygulamada ciddi yanılgılara yol açıyor. Kıdem tazminatıyla ilgili bilinmesi gereken noktalara değinen Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, “Kıdem tazminatı, yalnızca bir parasal alacak değil; işçinin emeğinin sürekliliğine dayanan ve işsiz kaldığı dönemde temel geçim güvencesi sağlayan bir sosyal haktır” dedi

İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, “Kıdem tazminatı, her iş ilişkisinin sona ermesinde kendiliğinden doğan bir hak değildir. Bu hak, kanunda öngörülen belirli şartların birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Dolayısıyla asıl bilinmesi gereken soru şudur: Kıdem tazminatı hangi hallerde ve hangi şartlar altında doğmaktadır? İş yargısında görülen uyuşmazlıkların önemli bir bölümünün kıdem tazminatı taleplerine dayanması, bu kurumun işçi açısından taşıdığı hayatî önemi açıkça ortaya koymaktadır. Kıdem tazminatı, yalnızca bir parasal alacak değil; işçinin emeğinin sürekliliğine dayanan ve işsiz kaldığı dönemde temel geçim güvencesi sağlayan bir sosyal haktır” dedi.

Ön şart: ‘İşçi’ olmak

“Kıdem tazminatı, her türlü çalışmanın doğal sonucu olarak kendiliğinden doğan bir hak değildir” diyerek sözlerine devam eden Karatepe, “Bu haktan yararlanabilmek için, kişinin öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında ‘işçi’ sıfatına sahip olması ve geçerli bir iş sözleşmesine dayanarak çalışıyor olması gerekir. Dolayısıyla serbest meslek faaliyeti yürütenler, bağımsız çalışanlar ya da kanunda işçi tanımı dışında kalan kişiler kıdem tazminatı rejiminin dışında kalmaktadır. İş Kanunu’na göre iş sözleşmesi; işçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği hukuki ilişkidir. Bu sözleşmenin varlığı, kıdem tazminatı hakkının doğabilmesi bakımından temel ve vazgeçilmez şarttır. Bu noktada iş sözleşmesinin türü tam süreli, kısmi süreli, belirli ya da belirsiz süreli olması kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı açısından belirleyici değildir. Esas olan, taraflar arasında hukuken geçerli bir iş sözleşmesinin bulunması ve kanunda öngörülen diğer şartların gerçekleşmiş olmasıdır” ifadelerini kullandı.

Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte aynı işverene ait işyerinde en az bir yıllık kıdeme sahip olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, bir yıllık sürenin hesabında, iş sözleşmesinin imzalandığı tarih değil, işçinin fiilen işe başladığı tarihin esas alındığını belirtti. Kartepe, “Kıdem, iş sözleşmesi yürürlükte kaldığı sürece işlemeye devam eder. Fiilî çalışmanın çeşitli nedenlerle geçici olarak kesintiye uğradığı durumlarda sözleşme askıda kalabilmekte; ancak sözleşme varlığını koruduğu sürece, kural olarak kıdem süresinin işlemesi de devam etmektedir. Bir yıllık kıdem şartı, kıdem tazminatı hakkının doğumu bakımından asgari ve zorunlu bir şarttır. Bu sürenin sağlanmamış olması hâlinde, işveren açısından kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün doğmasından söz edilemez” dedi.

Son olarak Kıdem tazminatı hakkının doğabilmesi için iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Karatepe, “Her işten ayrılış kıdem tazminatı sonucunu doğurmaz. Bu hakkın doğumu, esas itibarıyla 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir” diye konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Körfezli kick boksçulardan şampiyona öncesi güç birliği

Körfez’de kick boks eğitimi veren iki spor kulübü, Türkiye Şampiyonası hazırlıkları kapsamında ortak antrenman düzenledi.

Körfez Belediyesi Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü ile Körfez Uzakdoğu Spor Kulübü sporcuları, tecrübe paylaşımı ve kondisyon artırımı amacıyla bir araya geldi. Sporcuların teknik ve taktik kapasitelerini geliştirmeyi hedefleyen ortak çalışmada, kick boksun temel taşları olan denge, koordinasyon ve hızlı karar verme yetileri üzerinde duruldu.

Yetkin antrenörler eşliğinde gerçekleşen antrenmanda, sporcuların şampiyona öncesi eksiklerini görme fırsatı bulduğu belirtildi.

“Hızın stratejiyle buluştuğu bir spor”

Körfez Gençlerbirliği Kick Boks Antrenörü Musab Yaman, yaptığı açıklamada, ortak antrenmanın sporcular için çok verimli geçtiğini söyledi. Tecrübeli antrenör Aşkın Kahveci ile iki takımın sporcularını birlikte değerlendirme fırsatı bulduklarını aktaran Yaman, şunları kaydetti:

“Bilindiği gibi yüksek kondisyon gerektiren kick boks, belirli kurallar ve teknik bilgiler ile yapılmaktadır. Her savunma ve dövüş sporunun hareketleri ve teknikleri olduğu gibi kick boksun da kendine özgü hareketleri ve teknikleri vardır. Kickboks, hızın stratejiyle, gücün ise hassasiyetle buluştuğu bir spordur. Hızlı vuruşlar, hızlı ayak hareketleri ve hızlı tepkiler verilmesi gerekir. Ayrıca en önemli noktalardan biri de kick boksta denge ve koordinasyon çok önemlidir. Biz antrenmanlarımızda bunlara göre çalışmalar yaptırıyoruz. Bugün burada ortak çalışma yaptık. Aşkın Kahveci hocamıza ve sporcularına misafirperverliliklerinden dolayı çok teşekkür ederiz.”

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Başiskele’de “KALE” modeliyle binlerce ailenin hayatına dokunuldu

Başiskele’de 2025 yılı boyunca ’KALE’ markası altında yürütülen projeler, kadınların gücüne güç kattı, aile bağlarını pekiştirdi.

Başiskele Belediyesi, 2025 yılında KALE markasıyla “En Sağlam Kalemiz, Ailemiz” mottosuyla yürüttüğü kadın ve aileye yönelik çalışmaları paylaştı. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünce çalışmaların sürdüğü Aile Danışma ve Yaşam Merkezi’nde bin 87 vatandaş psikolojik danışmanlık konusunda uzmanlardan profesyonel destek aldı. Sağlıklı yaşam bilinciyle bin 271 kişi diyetisyen hizmetlerinden yararlandı. Aile Akademisi eğitimlerine ise 260 vatandaş katıldı.

“Ruhuma İyi Bak” atölyesinde 212 vatandaşa içsel yolculuğuna odaklanırken; Anne-Çocuk Atölyesi 344 katılımcı ile ebeveyn-çocuk bağını kuvvetlendirdi. Doğal yaşamı destekleyen Aromaterapi Atölyesi ise 82 kadını ağırladı.

Kadınlar mesleki beceri kazandı

Başiskele Meslek Edindirme Kursları (BAŞ-MEK), 2025 yılında da kadınlara çeşitli mesleki ve hobi amaçlı eğitimler vererek yeteneklerini keşfetme imkanı sundu. BAŞ-MEK bünyesinde 24 farklı kurs merkezinde ve dikiş nakıştan iğne oyasına, filografiden hat sanatına kadar 16 ayrı branşta bin 161 kadın kursiyer eğitim alarak mesleki beceri kazandı. Geleceğin şeflerini yetiştiren Pastacılık Akademisi, 121 yeni şef adayını mezun ederek sektördeki yerini sağlamlaştırdı.

Kadınların el emeği ürünlerinin satıldığı BAŞKEM Mağazası’nda da 630 ürünün satışı gerçekleştirildi. Bu satışlardan elde edilen 242 bin 619 TL’lik gelir, doğrudan kadın üreticilerin bütçesine katkı sağladı.

Yeni kurulan yuvaların temellerini sağlamlaştırmak amacıyla düzenlenen Evlilik Okulu’ndan 122 çift faydalanırken, bebek heyecanı yaşayan aileler de unutulmadı. “Hoş Geldin Bebek” projesi kapsamında 400 aileye ulaşılarak sevinçlerine ortak olundu.

Başiskele’de kadınların iş ve sosyal hayattaki görünürlüğünü artırmak ve kadınları bu alanlarda daha güçlendirmek, kadınların fırsat eşitliğini sağlamak ve aileyi daha çok kuvvetlendirmek için amacıyla 2025 yılında her aya yayılan organizasyonlar da yapıldı.

Kadın girişimcileri ve yerel alışveriş kültürünü desteklemek amacıyla 14-15 Şubat tarihlerinde Baş’ka Fest düzenlendi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Merve Gülcemal ile özel bir söyleşi programı gerçekleştirildi. 23 Nisan’da Aile Yılı Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni ile aile bağları sanata yansıtıldı. Mayıs ayında da yoğun bir takvim uygulandı. 11 Mayıs’ta Anneler Günü Kadın Konseri, 15 Mayıs’ta Aile Haftası’na özel “Aile Yürüyüşü” etkinliği ve 28 Mayıs’ta BAŞ-MEK Yıl Sonu Kapanış Programı yapıldı. 9-10 Ağustos tarihlerinde ise 5. Geleneksel BAŞKEM Kadın El Emeği Festivali ile kadın üreticiler bir araya getirildi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version