Kategoriler
SAĞLIK

Filistin’de malzeme listesi artık doktor listesine dönüştü

HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, İsrail’in Filistin’e yönelik katliamına ilişkin açıklamalarda bulundu. Tüm hastanelerin bombalandığını, doktorların işkence ile öldürüldüğünü belirten Kurban, artık kendilerine malzeme listesi yerine doktor listesi gönderildiğini söyledi.

Uzm. Dr. Adil Kurban, İsrail’in Filistin’e karşı uyguladığı katliam hakkında ürpertici detaylar verdi. Filistin’deki hastanelerin sağlam kalmadığını ve doktorların görev başındayken alınıp işkence ile öldürüldüğünü belirten Kurban, yaşanan dehşeti anlattı.

“Filistin’de doktor kalmamış”

Filistin’deki tarif edilmesi güç bir katliam yaşandığını söyleyen HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, “İnsanlık açısından kabul edilemez olay. Onlar artık neredeyse sona geldiler. İsrail hala Gazze’yi işgal edemedi fakat daha çok nokta operasyonları yapıyor. İnsan; doktor, hemşire, sağlık çalışanını öldürmez çünkü onlar herkese bakar, ayırt etmezler, düşmana da bakmak durumundalar. Onları bile öldüren yok eden bir zihniyet var. En son Filistin’de bulunan sağlık bakanı yardımcısı doktor arkadaşımız bizimle ihtiyaç listesini paylaşmıştı, liste doktordu. Filistin’de doktor kalmamış, şehit olmuşlar, öldürülmüşler” dedi.

“Yıkık hastaneye baskın yapıp, buldukları doktorları işkenceyle öldürdüler”

Filistin’in büyük bir yoksunluk ve sağlık sorunu ile karşı karşıya olduğunu belirten Kurban, “Hijyen hiçbir şekilde kalmamış, temiz su bulmak onlar için imkansız. Maalesef çoğu devlet üç maymunu oynuyor. Ülkemiz yardım etmeye çalışsa da engel olunuyor. Biz oraya yardım götüremiyoruz, sınırdan geçmiyor. Birleşmiş Milletlerin bütün bu coğrafya ülkelerinin ortak yanıt üretmeleri gerekiyor. Zorla yardım götürülmeli. Doktorlar işkenceyle öldürüldüler. Yıkık hastaneye baskın yapıp, buldukları doktorları işkenceyle öldürdüler. Ellerinde silah yok, sadece neşter var, o da hasta ameliyatı için. Bunların yaşanması tarif edilemez bir durum. Vurulmamış hiçbir hastane yok. Bahçede, bodrumda hasta muayene ediliyor. Acil bir ameliyat için yer yok, imkan da kalmadı, çok zor şartlarda doktorlar görevlerini yürütüyor. Ülkemiz elinden geldiğince yardım ediyor ama yetersiz kalıyor. Bizden en son istenen doktordu. Güneş enerji panellerini elektrik için kullanıyorlar ama onu da vuruyorlar. Ambulansı vuruyorlar. Ciddi çaresizlik var” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
YAŞAM

Denize girişlere sağanak engeli

Sakarya’nın denize kıyısı bulunan Karasu, Kocaali ve Kaynarca ilçelerinde olumsuz hava şartları sebebiyle bir gün süreyle yasaklandı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarları sonrasında Sakarya genelinde yer yer sağanak etkili olmaya başladı. Bu çerçevede Karasu ve Kaynarca ilçelerinde olumsuz hava şartları, dalga ile rip akıntısı sebebiyle denize girmek kaymakamlıkların aldığı karar neticesinde bir gün yasaklandı.

Kategoriler
SAĞLIK

Bağcılar’da okla vurulan imam taburcu oldu: İmamın eşi: “Şükürler olsun, sağlık durumu iyi”

Bağcılar Necattin Camii’nde okla omzundan vurularak yaralanan imam Dursun Kuru, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi. Kuru’nun eşi sosyal medya hesabından dün yaptığı paylaşımda, “Eşimin sağlık durumu şükürler olsun, iyi, merak eden, arayan, soran, geri, dönemediğim herkesten Allah razı olsun, dua bekleriz” ifadelerini kullandı.

Bağcılar Necattin Camii’nde 24 Temmuz günü iddiaya göre Muhammet F.G. isimli şahıs, camide şortla namaz kılan bir kişiye müdahale etmediği gerekçesiyle imam Dursun Kuru ile önce tartıştı ardından geri gelerek cami çıkışında Kuru’yu omzundan okla yaralanmıştı. Olayın ardından imam Kuru, caminin yakınındaki Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırken hemen ameliyata alınmıştı. Burada ok çıkarılırken bölgeye dikişler atılmıştı. Okun isabet ettiği noktada sinirlerin şans eseri zarar görmediği öğrenilirken ameliyat da başarılı geçti. Kuru, bugün sabah saatlerinde son kontrollerin ardından taburcu edildi. Olaya ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da sosyal medya hesabından paylaşımda bulunurken saldırgan Muhammet F.G., tutuklanarak cezaevine gönderildi. İmam Kuru’nun eşi Kamile Kuru ise dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda eşinin durumuna ilişkin konuştu.

İmamın eşinden açıklama: “Eşimin sağlık durumu şükürler olsun, iyi”

Kuru’nun eşi Kamile Kuru ise sosyal medya hesabından dün yaptığı paylaşımda Bakan Ali Yerlikaya’nın paylaşımını alıntılayarak “Eşimin sağlık durumu şükürler olsun iyi, merak eden, arayan, soran, geri, dönemediğim herkesten Allah razı olsun, dua bekleriz” ifadeleriyle paylaştı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Feci kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 3’e yükseldi

TEM Otoyolu’nun Kocaeli-Sakarya geçişinde panelvanın hafif ticari araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 3’e yükseldi.

Kaza, Kurtköy mevkisi Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Z.T. idaresindeki (43) 34 NA 4777 plakalı Volkswagen marka panelvan, Ercan Eroğlu hakimiyetindeki Ford marka 60 ADB 412 plakalı hafif ticari araca arkadan çarptı.

Çarpmanın şiddetiyle hafif ticari araçta bulunan 5 kişiden İrem Eroğlu (15) ile annesi Meryem Eroğlu olay yerinde hayatını kaybetti, 3 kişi ve minibüs sürücüsü de yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine adrese itfaiye, sağlık, UMKE ve polis ekipleri sevk edildi. Hafif ticari araçta sıkışan 3 yaralı itfaiye ekipleri tarafından çıkarıldı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Hastaneye kaldırılan yaralılardan Mustafa Çatak da kaldırıldığı Sapanca Devlet Hastanesi’nde tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.

Kategoriler
EĞİTİM

İZTEM projesi hibe almaya hak kazandı

İznik Belediyesi ve İznik İyilik Sağlık Elçileri Derneği iş birliğiyle hazırlanan İZTEM Projesi hibe almaya hak kazandı.

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından çıkılan proje çağrısına İznik Belediyesi ve İznik İyilik Sağlık Elçileri Derneği tarafından hazırlanan İznik Temiz Dil Projesi (İZTEM) ile geçtiğimiz aylarda başvurulmuştu. Yapılan değerlendirmede İZTEM projesi hibe almaya hak kazandı.

1 Ekim itibarıyla faaliyetlerine başlayacak olan İznik Temiz Dil Projesi kapsamında açıklamalarda bulunan İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta “12-13 yaş aralığında öğrenciler arasında sözlü iletişimde temiz ve doğru bir dil kullanımına katkı sağlamak, diksiyon ve aileler arasında farkındalığı arttırıp bu alanda eğitimler vermeyi amaçladığımız İznik Temiz Dil Projesi (İZTEM) hibe almaya hak kazandı. Projenin hazırlanmasında emeği geçen İznik Belediyesi personelimize ve İznik İyilik Sağlık Elçileri Derneği’ne teşekkür ediyorum. İznikli gençlerimizin her alanda gelişimi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

Ayrıca, proje kapsamında düzenlenecek çalışmalarda doğru dil kullanan öğrenciler ödüllendirilerek sosyal destek sağlanması amaçlanıyor.

Kategoriler
YAŞAM

Şekerpınar’da üstyapı yenileniyor

Çayırova’da altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan Şekerpınar Ece Sokak’ta üstyapı yenileme çalışması gerçekleştiriliyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan Çayırova ilçesi Şekerpınar Mahallesi Ece Sokak’ta üstyapı yenileme çalışması yapıyor. Bu çerçevede, 800 metre uzunluğa sahip olan Ece Sokak’ta 3 bin 250 metre PMT ve bin 500 ton asfalt serimi yapılacak. Büyükşehir ekipleri sokakta PMT malzeme serimini sürdürüyor.

Kategoriler
SAĞLIK

Cilt yaşlanmasını durdurmak için güneşten korunun

Güneş ışınlarına maruz kalmak, cilt yaşlanmasının bir numaralı sebebi olduğunu ifade eden Dermatoloji Uzmanı Dr. Işıl Kamberoğlu Turan, Güneşin insanları yaşlandırdığı için en etkili yaşlanma önleyici kremin güneş koruyucu olduğunu söyledi.

Düzenli olarak güneş kremi kullanmak ise cilt kanserinin ve erken yaşlanma belirtilerinin önlenmesi için kesinlikle en etkili yol olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Işıl Kamberoğlu Turan, “Güneş ışığı, dünyaya ulaşan iki tür zararlı ışından oluşur: UVA ışınları ve UVB ışınları. Bunların her ikisi de erken yaşlanmaya, kırışıklıklara ve cilt kanserine yol açabilir. Güneşin insanları yaşlandırdığı için en etkili yaşlanma önleyici kremin güneş koruyucudur. UVB ışınları derinin üst katmanında kalırken, UVA ışınları alt katmana geçebiliyor. Bulutlu günlerde bile etkisi gösteren ve hatta camdan içeri sızan UVA ışınları dünya yüzeyine yansıyan ultraviyole ışınlarının yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu ışınlar foto yaşlanma dediğimiz cildin destek yapılan olan kollajen ve elastin liflerin dokusunu kaybetmesine ve cilt sıkılığının azalmasına sebep oluyor. Bunun yanı sıra güneş alerjisi olarak bilinen kızarıklık, kaşıntı, polimorf ışık erüpsiyonu şikayetlerinin de sebebini oluşturuyor. Hamilelik maskesi, sık tekrarlayan omuzda, yanak ve alında koyu lekeler ve hatta cilt kanseri oluşumuna da sebep oluyor” dedi.

Hangi güneş kremleri kullanılmalı

UVB ışınları güneş ışınlarının yüzde 5’ini oluşturduğunu belirten Turan, “Bulut ve camlardan geçemezler ancak derinin üst katmanına nüfuz edebilirler. Reaktif oksijen radikallerine karşı bariyer fonksiyonunu iyi sağlayamadığımızda bronzlaşma, güneş yanıkları, güneş alerjisi ve cilt kanserlerinden sorumludurlar. Güneş kremi seçerken hem UVA hem de UVB koruma sağlamasına mutlaka dikkat etmeliyiz.

Doğru güneş koruyucuyu seçmek konusu bazen kafa karışıklığı oluşturabilir. Etiket okurken dikkat etmek gereken bazı noktalar var. UVA ve UVB ortak koruma amacıyla geniş spektrumlu (broad band) yazması son derece önemlidir. UVA koruması: PPD / PA, UVB koruması: SPF değerleri ile ölçülür. SPF’nin dört farklı koruma düzeyi vardır. Düşük (6 -10 faktör), orta (15 -25 faktör), yüksek (30 -50 faktör) ve çok yüksek (50+ faktör). Peki bu SPF numaraları ne ifade ediyor? Cilde SPF faktörlü bir ürün uygularsa, yanma süresi (cildinizin kaç dakikada kızardığı) koruma faktörü ile çarpılır ve güneşin altında yanmadan kaç dakika kalabileceği belirlenir. Peki buna güvenmeli miyiz? Asla. Güneş koruyucularda ne kadar çok uygulama yaparsanız o kadar çok korunursunuz. Bu sebeple dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmesini ve mutlaka 2 saatte bir kremleri yenilemeyi öneriyoruz. Denizde, suda uzun süre kalınacağı dönemlerde suya dayanıklı formüller tercih edilmelidir. Güneşten koruyucular yüzme, aşırı aktivite ve kurulanma sonrası tekrar uygulanmalıdır.

Koruma yanıtı cilt tipinize göre de değişecektir. Gebe ve çocuklarda fiziksel bariyer oluşturan titanyum dioksit ve çinko oksit içerikli filtreleri tercih etmek halen güvenli gözüküyor ancak bu kremler beyaz renk bırakarak, yapışkan bir doku hissi veriyor. Fiziksel filtreler, ışığın deriden emilmesini engelleyerek ışığı yansıtırlar ancak kimyasal filtreler ışığı emerek, zararsız ısı ya da ışık olarak geri verirler.

Kimyasal filtreler arasında PABA, sinnatlar, salisilatlar ve benzimidazoller başlıca UVB koruyucular iken, benzofenonanlar, metinil antranilat ve kamfor birleşikleri UVA ışınlarına etkilidir. Lekeli ciltler için ise renkli güneş koruyucular ön plana çıkarken; rozase yada kızarık hassas ciltler için kimyasal filtrelerden uzak durmayı öneriyoruz” diye konuştu.

‘’Dermatolog kontrolünde ürün seçilmeli’’

İyi bir güneş koruyucuda hem UVA hem UVB filtresi, suya ve tere dayanıklı olması, yüksek koruma faktörü içeriği, maliyetinin erişilebilir ve sürdürülebilir olmasını yanı sıra alerjik olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Turan, “Güneş insanları yaşlandırdığı için en etkili yaşlanma önleyici krem güneş koruyucudur. Kişiye özel uygulama için, mutlaka dermatolog kontrolünde ürün seçmeyi öneriyoruz. Unutmayın cilt bakımı bilginin sihrini taşır” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

TEM’de minibüs hafif ticari araca çarptı: 2 ölü, 4 yaralı

TEM Otoyolu’nun Kocaeli-Sakarya geçişinde minibüsün hafif ticari araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.

Kaza, Kurtköy mevkisi Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 34 NA 4777 plakalı Volkswagen marka minibüs, Ford marka 60 ADB 412 plakalı hafif ticari araca arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle hafif ticari araçta bulunan 5 kişiden İrem E. (15) ile annesi Meryem E. olay yerinde hayatını kaybetti, 3 kişi ile minibüs sürücüsü yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine adrese itfaiye, sağlık, UMKE ve polis ekipleri sevk edildi. Hafif ticari araçta sıkışan 3 yaralı itfaiye ekipleri tarafından çıkarıldı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Kaza sebebiyle Otoyolun Ankara istikametinde uzun araç kuyrukları oluştu. Tek şeritten sağlanan trafik, araçların yoldan kaldırılması sonrasında normal seyrine döndü.

Kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

Kategoriler
SAĞLIK

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner oldu

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun Sağlık Bakanı olarak atanmasının ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü görevine Doç. Dr. Abdullah Emre Güner getirildi.

İstanbul İl Sağlık Müdürü iken Sağlık Bakanlığı’na atanan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun ardından İstanbul’un yeni İl Sağlık Müdürü belli oldu. Göreve, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı ve son dönemde İstanbul İl Sağlık Müdürü vekilliği görevlerini yürüten Doç. Dr. Abdullah Emre Güner getirildi. Atamanın ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü internet sayfasında güncelleme yapıldı.

Kategoriler
SAĞLIK

Rinoplasti sonrası şişlik ve ödeme aldanıp revizyon istenmemeli

Rinoplasti ameliyatlarından sonra şişlik ve ödem iyileşmesinin kişinin cilt yapısına bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Erkan Soylu, “Ameliyat sonrası erken dönemde oluşan morluklar bir hafta ile bir ay arasında tamamen düzelmektedir. Burundaki şişlik ve ödemin geçmesi kalın ciltli hastalarda iki yıl, normal ve ince ciltli hastalarda ise 1,5-2 yıl kadar sürmektedir. İyileşme tamamlanmadan yapılacak yeni bir ameliyat çözüm olmaz ve yeniden revizyon gerektirebilir” dedi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kulak Burun Boğaz Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Soylu, rinoplasti sonrası ortaya çıkan şişlik ve ödem hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Soylu, “Burnumuz kıkırdak, kemik, burnun içini döşeyen mukoza ve dışını saran deriden oluşmaktadır. Burun ameliyatında bu yapıların tamamı veya bir kısmı işlem görmektedir. Vücudumuzdaki dokular gerek ameliyatlar sonrasında ve gerekse travmalar sonucunda iyileşmek için bir dizi reaksiyon gösterir. Bu reaksiyonlar genel olarak şişlik, morluk ve ödemdir. Belli bir zaman sonra dokularda iyileşme tamamlanır ve şişlik, morluk gibi yara iyileşmesi bulguları ortadan kalkar” şeklinde konuştu.

“Şişlik ve ödem hastanın cilt yapısına bağlıdır”

Ameliyat sonrası morlukların ortalama bir hafta ila bir ay arasında düzeldiğine dikkati çeken Prof. Dr. Soylu, şöyle devam etti:

“Burun ameliyatları özelinde bakacak olursak, ameliyattan sonra yüzün tamamında, özellikle gözlerin etrafında, şişlik ve morluk olabildiği neredeyse bütün hastalarımız tarafından bilinmektedir. Ameliyat sonrası erken dönemde oluşan morluklar bir hafta ile bir ay arasında tamamen düzelmektedir. Hastaların büyük çoğunluğunda ilk hafta kontrolünde bu morlukların geçtiği görülmekle birlikte daha az bir kısmında ise bu süreç bir aya kadar uzayabilmektedir. Burunda yer alan şişlik ve ödemin düzelmesi ise biraz daha uzun zaman almaktadır. Burundaki şişlik ve ödemin geçmesi kalın ciltli hastalarda iki yıl, normal ve ince ciltli hastalarda ise 1,5-2 yıl kadar sürmektedir. Ödem sadece yumuşak dokuyu ilgilendiren bir durum değildir. Kemiklerde ve kıkırdaklarda da ödem oluşur ve bu dokuların ödemi uzun sürmektedir. Hastalarımız, alçıyı alıp burnu açtığımız ilk haftada bile burunlarının öncesine göre daha iyi olduğunu göreceklerdir ancak arzu edilen ideal burun ancak tüm şişlikler geçip burun oturunca ortaya çıkacaktır.”

“2 yıllık iyileşmenin ardından burun daha zarif ve ince olacaktır”

Prof. Dr. Erkan Soylu, özellikle ilk altı ay burundaki şişliğin belirgin olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

“İlk altı ayda şişliklerden dolayı özellikle burnun önden görünümü geniş olabilir. Bu görünüme hastalarımızın aldanmaması gerekir ve bilmeleri gerekir ki iki yıllık iyileşme sürecinin sonunda burunları mutlaka ilk altı ay veya bir yıllık dönemden daha ince ve zarif olacaktır. Ayrıca hastalarımıza, burunlarının son şeklinin ortaya çıkması için sabırlı olmalarını ve hekimlere erken dönemde revizyon için baskı yapmamalarını tavsiye ederim. Çünkü iyileşmeyle ve zamanla kendiliğinden düzelecek bir durum için yeni bir ameliyat yapılması hem hasta hem de hekim için arzu edilen bir durum değildir. Esasen apse, kanama gibi acil bir durum söz konusu değilse bir yıldan önce düzeltme ameliyatı kesinlikle önermiyoruz. Bir yıl dolduğunda estetik veya fonksiyonel olarak belirgin sorunlar varsa ve zamanla iyileşme beklenmeyecekse birinci yıldan itibaren düzeltme ameliyatı yapılabilir. Gerek estetik ve gerekse de fonksiyonel olarak küçük kusurlar varsa mutlaka iki yılın beklenmesi yararlı olacaktır. Çünkü henüz şişlikler tümüyle geçmemiş ve burnun son şekli ortaya çıkmamıştır. Şişliklerin tam olarak geçmesiyle bu küçük kusurlar ya azalıp önemsiz hale gelecek veya artıp daha büyük hale gelebilecektir. İlk senaryo gerçekleştiğinde hasta yeni bir ameliyattan kurtulacak, ikinci senaryo gerçekleştiğinde ise sorunların tamamı görüldükten sonra ameliyat yapılmış olacaktır. Bazı hastalarımız ’Hocam ben burnuma dokunuyorum, oldukça sert görünüyor ve herhangi bir şişlik kalmamış’ demektedir. Daha önce de dediğim gibi şişlik burundaki sadece yumuşak dokuyu ilgilendiren bir durum değildir. Kemik ve kıkırdak dokusu da şişmektedir. Dolayısıyla çoğunlukla burundaki şişlik serttir.”

İyileşme süreci dolmadan revizyona başvurmayın

Yapılan en büyük yanlışlardan birinin, bir an önce burnunun ideal bir görünüme kavuşması için iyileşme süreci dolmadan tekrar ameliyat için ısrar etmek olduğuna işaret eden Prof. Dr. Soylu, “İyileşme tamamlanmadan yapılacak yeni bir ameliyat çözüm olmaz ve yeniden revizyon gerektirebilir. Bazı hastalarımız da ’hocam bu şişliklerin daha hızlı geçmesi için ne yapabilirim, ne kullanabilirim’ diye sormaktadır. Şişlik ve ödem yara iyileşmesinin fizyolojik bir sürecidir ve ilacı zamandır. İlk hafta uygulanacak soğuk, baş elevasyonu, bol sıvı tüketimi gibi önlemler şişlik ve morlukların az olmasına katkı sağlayabilir. Bu gibi basit önlemler dışında steroid enjeksiyonu da sıklıkla yapılan bir uygulamadır” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Soylu, “Biz kendi pratiğimizde eğer hastada hipertrofik skar, aşırı granülasyon dokusu gelişimi, keloid gibi yara iyileşmesi komplikasyonları yoksa steroid enjeksiyonu yapmıyoruz. Steroid uygulamaları erken dönem sonucunu etkiler ancak uzun dönem sonucu üzerinde etkisi yoktur. Yani nihai sonuç, eğer extra bir komplikasyon yoksa, steroid uygulananlarda ve uygulanmayanlarda aynıdır. Steroid enjeksiyonlarının riskleri göz önüne alındığında, erken dönem sonucunun biraz daha iyi olması için bu riski göze almıyoruz. Genel olarak burnun tümüyle oturduğu ve ameliyatın sonucu diyeceğimiz durumun ortaya çıktığı süre iki yıldır. Sonuç olarak, burun ameliyatı olmuş hastalarımız ameliyattan hemen sonra burunlarındaki iyileşme ve düzelmeyi fark edeceklerdir. Ancak ameliyatın nihai sonucu, burnun tam oturduğu ve şişliklerin büyük çoğunluğunun indiği ikinci yılın sonunda ortaya çıkacaktır” dedi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version