Kategoriler
SAĞLIK

Vücut kitle indeksi çok düşük veya yüksek olan kadınlarda adet gecikmesi görülebilir

Adet gecikmesi, çoğu kadının çeşitli nedenlere bağlı olarak hayatının bir döneminde yaşadığı bir sorundur. Adet döngüsü çoğu kadın için 28 gün olsa da, bazı kadınlarda 21 gün-40 gün arasında değişebilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehtap Yazıcıoğlu, “Adet gecikmesi ciddiye alınmalıdır. Özellikle vücut kitle indeksi 18.5 ve altında ya da 30 ve üzerinde olan kadınlar risk grubundadır” dedi.

Sağlıklı kadınlarda normal adet döngüsü, son kanamanın başlama tarihinden itibaren 28 gündür. Bununla birlikte 21-40 gün arası da normal kabul edilebilir. Döngünün her seferinde birkaç gün değişmesi de normal bir durumdur. Kanamaların bu döngü dışında görülmesinin adet gecikmesi olarak nitelendirildiğini söyleyen Medicana Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehtap Yazıcıoğlu, “Normal bir adet döngüsü sırasında kadınların yumurtalıklarının birinden yumurta salınır. Bir sperm tarafından döllenmeyen yumurta, kan ve dokularla birlikte vücuttan atılır. Bu kanama ortalama 5 gün sürer. Daha sonra döngü, aylık olarak kendini tekrar eder. Bazı dönemlerde ise stres gibi duygu durumlar, çeşitli dış etkenler ya da hastalıklar nedeniyle bu döngü bozulabilir. Bu durumda döngü dışında anormal kanamalar görülür” diye konuştu.

Op. Dr. Yazıcıoğlu, adet gecikmesinin bazı yaygın nedenlerini ise şöyle sıraladı:

Gebelik

Aşırı stres

Ani kilo kaybı

Aşırı kilolu olmak

Gün içinde çok fazla egzersiz yapmak

Doğum kontrol hapı kullanmak

Menopoz ya da erken menopoz

Polikistik over sendromu

Kontrolsüz diyabet

Kalp hastalıkları

Aşırı aktif tiroit bezi

Uzun süreli stres hormonları etkiler

Herhangi bir faktöre bağlı olarak yaşanan uzun süreli stresin hormonları etkileyerek adet gecikmesine ve menstrüal dönemin normalden daha ağrılı geçmesine neden olabildiğini ifade eden Op. Dr. Mehtap Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: “Stres, gecikmenin yanı sıra kanamanın erken olmasının da nedenlerinden biridir. Meditasyon, yoga, yüzme ve koşu gibi egzersizler stresin azalmasına yardımcı olabilir. Ancak gün içinde aşırı egzersiz yapmak da stres seviyesini artırır. Bu durumda yağ seviyesi de düşeceği için yumurtlama gecikebilir ya da durabilir.”

Vücut Kitle İndeksi 18.5’in altında ve 30’un üzerinde olan kadınlar dikkat!

Genellikle 45-50 yaşlarında görülen menopoz döneminin yaklaşmasıyla adet gecikmeleri görülebileceğini belirten Op. Dr. Yazıcıoğlu, “Östrojen seviyesinin düşmeye başlaması ve yumurtlamanın düzensiz hale gelmesiyle, menopoza yaklaşan kadınlarda adet gecikmesi görülebilir. Menopozdan sonra ise kanamalar tamamen durur” dedi.

Aşırı ve ani kilo kayıplarının da adet gecikmesi nedenleri arasında bulunduğuna dikkat çeken Op. Dr. Mehtap Yazıcıoğlu, “Günlük alınan kalorinin büyük oranda kısılması, yumurtlamak için gerekli olan hormon üretimini olumsuz olarak etkiler. Özellikle vücut kitle indeksi 18.5 ve altında olan bireylerde adet gecikmesi görülebilir. Bu durumun tam tersi olarak, aşırı kilo da adet döngüsünün düzensizleşmesinin önemli nedenlerden biridir. Aşırı kilolu kadınlarda östrojen hormonu fazla miktarda üretilir. Fazla östrojen, adet kanamasının gecikmesine neden olabilir. Özellikle vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan kadınlar bu risk grubuna dahildir” şeklinde konuştu.

Baş ağrısı, sivilceler, kilo alıp vermek belirtiler arasında

Adet gecikmesinin yaygın belirtisi, kanamanın bir önceki kanamayı takiben 35-40 gün içinde gelmemesidir. Bununla birlikte, pek çok hastalığa bağlı olarak meydana gelebilen adet gecikmelerinde farklı belirtiler de oluşabilir. Adet gecikmesi yaşayan kadınlarda görülen yaygın belirtiler şu şekildedir:

Aşırı kıllanma

Baş ağrısı

Kasık bölgesinde ağrı

Yüz başta olmak üzere vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkan sivilceler

Aşırı kilo alma ya da verme

Uzun süre devam eden adet gecikmesinin farklı hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Yazıcıoğlu, tanı ve tedavi süreciyle ilgili şu bilgileri verdi: “Teşhis ve tedavi için kadınların bir sağlık kurumuna başvurması önerilir. Jinekoloji ya da endokrinoloji muayenelerinde hastaların ve ailelerinin tıbbi geçmişleri, yaşanan stres gibi duygusal sorunlar, kilo değişiklikleri, egzersiz yapma sıklığı gibi noktalar dinlenir. Ayrıca kadınların yaşı da önemli bir faktördür. Tıbbi bir durumun neden olabileceği adet gecikmelerinde hastalar farklı bölümlere yönlendirilir. Muayene öncesi, adet kanamasının başlangıç ve bitiş tarihlerinin not alınması faydalı olur. Tanı sürecinde herhangi bir hastalıktan şüphelenilmediği takdirde adet döngüsünün belirli bir süre izlenmesi istenebilir. Tanı için kan testlerinin yanı sıra ultrason, MR ve tomografi gibi yöntemlerden de yararlanılır. Kan testleri, anormal seviyede seyreden hormonların olup olmadığı konusunda bilgi alınmasını sağlar. Hipofiz bezi ya da üreme sistemindeki herhangi bir bozukluk içinse görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır.”

Yaşam şartlarında değişiklik yapılması gerekir

Stres ya da beslenme bozuklukları gibi hormonları etkileyen nedenlerden kaynaklanan adet gecikmelerinde kadınların yaşam şartlarında değişiklik yapması gerektiğini belirten Op. Dr. Mehtap Yazıcıoğlu, “Adet gecikmesinin nedeni polikistik over sendromu ise tedavide progesteron içerikli doğum kontrol hapları kullanılması önerilebilir. Ancak doğum kontrol hapları da gecikmenin nedeni olabilir. Bu durumda hapların bırakılmasıyla döngünün normal seyrine dönmesi beklenir. Erken menopoz vakalarında, hormon replasman tedavisinden (HRT) ya da doğum kontrol haplarından faydalanılır. Aşırı aktif tiroit bezinin fazla miktarda hormon üretmesi sebebiyle yaşanan adet gecikmelerinde ise ilaç tedavisi uygulanabilir” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
SAĞLIK

Karakuş, “Sağlık alanında önemli adımlar atacağız”

İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Osman Karakuş, 2045 yılına kadar detaylı planlamalar yaptıklarını belirterek, Yalova’da sağlık alanında büyük adımlar atılacağını söyledi. Karakuş, hastane yolundaki kaymanın kaçak su nedeniyle olduğunu ve çözüm çalışmalarının başlayacağını ifade ederek yeni randevu sistemiyle hastane randevu sıkıntılarının büyük ölçüde çözüldüğünü de vurguladı.

Karakuş, önümüzdeki 20 yılı planladıklarını ifade ederek, hastanedeki randevu sistemi ile alakalı da önemli açıklamalarda bulundu. 2045 yılına kadar detaylı bir çalışma ve planlamalar yapıldığını söyleyen Karakuş, “Nereye birinci basamak nereye sağlık tesisi gerekiyor bununla ilgili detaylı çalışmalarımız devam ediyor. Bize benzeyen 4 ili de kapsayıcı bir çalışma yaptık. En uygun ili Çanakkale gördük. Çanakkale üzerinden bir projeksiyon yaparak 2028,2035 ve 2045 yıllarını da öngörerek, nüfusu da içine katarak neler yapmamız gerektiği ile ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu konu ile alakalı ilgili birimleri de haberdar ettik. Bakanlığa da gerekli çalışmaları sunduk. Dolayısıyla bakanlık da Yalova’daki çalışmalardan haberdar. İnşallah sağlık konusunda Yalova’da önemli adımlar atacağız. Tespitlerimiz şu anda tamam ama süreç içerisinde de yeni revizyonlar gerecek” dedi.

Yoldaki kaymaya kaçak su sebep olmuş

Hastane yolunda yaşanan kayma ile ilgili içme suyu hattında yaşanan kaçak suyun sebep olduğunu belirten Karakuş, “Hastanenin ön tarafında bulunan yolda bir kayma yaşandı. Orada bir yeraltı su akıntısı olduğu düşünüldü. Çeşitli analizler-tahliller yapıldı. Şebeke kaçak su olduğu tespit edildi. Bu kaçak su az da değil. O kaçak su, yolun kaymasına sebep oldu. Karayolları tarafından ihalesi yapılarak yol ile ilgili çalışma kısa sürede başlayacak. Yapılacak olan çalışma ile ilgili orada kalıcı ve güzel değişiklikler yapılacak. Proje aşaması da bitmek üzere. Proje aşaması tamamlandığı gibi Karayolları burada çalışmalara başlayacak. Burada çok sağlam ve ileriye dönük bölgeyi rahatlatacak bir çalışma ortaya konacak. Bu çalışma içerisinde yolu da genişleteceğiz. Süreç içerisinde oradaki çalışma da bittiği zaman afiliasyon süreci de tamamlandığında belki de ek binalara bile ihtiyaç olacak” diye konuştu.

“Onaylı randevu sistemi sıkıntıyı rahatlattı”

Hastane içerisinde randevu koordinasyon merkezinin randevu bulamayan hastalara hizmet verdiğini söyleyen Karakuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz hastanede koordinasyon merkezi açtık. Hastane içerisinde randevu merkezi açtık. Oraya 2 personel görevlendirdik. Açıldığı günden şu ana kadar toplam 750 kişinin üzerinde başvuru yapıldı ve randevusu alındı. Randevu sistemi şu anda Yalova’da oturmuş durumda. İki branş dışında sıkıntı kalmadı. O branşlarda da talep olmasının sebeplerini de araştırıyoruz. Bir algı oluşturuluyor ve sanki hastanenin genelinde bu problemin var olduğu düşünülüyor. Sistem daha da oturunca bu sıkıntı tamamen ortadan kaybolup gidecek. Bu onaylı randevu sistemi Yalova özelinde konuşuyorum etkisi oldu. Bir de tabii yeni branşlarda doktorlarımızın da gelmesi etki etti. İlave doktorlarımız da gelmeye devam edecek. Randevu sıkıntıları da o zaman daha da rahatlayacak.”

Kategoriler
SAĞLIK

Bilecik’te ilk defa yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu

Bilecik’te doğuştan böbrek rahatsızlığı olan hasta, kentte ilk defa yapılan bir ameliyatla sağlığına kavuşturarak taburcu oldu.

Böbrekteki idrarın mesaneye ulaşamadığı durumlarda görülen bir rahatsızlığı bulunan 27 yaşında hasta Ozan Yiğit, Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk defa yapılan ameliyat ile sağlığına kavuştu. Hasta, Üroloji Kliniği uzmanlarının, dismembered pyeloplasti, üreteroüreterostomi ve üreterolizis yöntemlerini uyguladığı ameliyat sonrası 4 günde sağlığına kavuştu.

Hastayı ziyaret eden üroloji ekibi Doç. Dr. Ramazan Topaktaş, Doç. Dr. Ali Haydar Yılmaz ve Op. Dr. Mahmut Koç, bu yöntemle bir çok hastanın sağlığa kavuşacağını söylediler. Ameliyat hakkında bilgi veren doktorlar, “Böbrekte üretilen idrarı idrar kesesine taşıyan idrar kanalına üreter denir. Üreter sağ ve sol böbrekten çıkarak idrar kesesine kadar devam eder ve trigon denilen bölgede mesaneye açılır. Üreteropelvik darlık ise böbrekteki idrarın mesaneye ulaşamadığı durumlarda görülen bir rahatsızlıktır. İdrar, böbrek toplayıcı sistemi ile üreterin birleştiği noktada görülen darlık veya tıkanıklık nedeniyle, kanaldan geçerek mesaneye ulaşamaz ve böbrek zamanla işlevini yitirir. Üreter darlığı da üreteropelvik bileşke darlığı gibi idrar akışını engelleyerek böbrek fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilir. Darlık aynı zamanda böbrek taşı oluşma riskini de artırır. Endoskopik ameliyatların başarısız olduğu durumlarda laparoskopik veya açık ameliyatlarla bu darlıklar düzeltilir” dediler.

Bilecik’te ilk defa başarı ile uygulanan operasyon teknikleri ile tek seansta sağlığına kavuşan hasta Ozan Yiğit ise doktorlara teşekkür etti.

Kategoriler
SAĞLIK

“Solunum fizyoterapisi ile solunum kapasitesini artırmak mümkün”

Özellikle KOAH, astım, bronşektazi gibi kronik solunum yolu hastalıklarının yanı sıra ameliyata girecek hastalarda da anestezi öncesi ve sonrası solunum fizyoterapisi uygulanarak solunum kapasitesini artırabildiğini belirten Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ferzat Zonüzi, “Solunum fizyoterapisinin temel ilkelerinde nefes almayı kolaylaştırmak, balgam çıkarmayı artırmak ve solunum kaslarının güçlenmesini sağlamak ve öksürük refleksini artırmak yer almaktadır” dedi.

VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ferzat Zonüzi, solunum fizyoterapisi hakkında bilgilendirmede bulundu. Doğru nefes almanın sağlığımıza olumlu, hastalıklarımıza olan iyileştirici etkilerinin kaçınılmaz olduğunu dile getiren Op. Dr. Ferzat Zonüzi, toplumda pek çok kişinin gerçekten doğru nefes almayı bilmediğine dikkat çekti.

“Akciğer kapasitemizi sandığımızdan az kullanıyoruz”

Çoğumuzun akciğer kapasitemizi sanılanın çok daha altında kullandığını işaret eden Op. Dr. Zonüzi, tıpta “pulmoner rehabilitasyon” olarak da adlandırılan solunum fizyoterapisinin çeşitli solunum problemleri olan, farklı şiddetlerde solunum güçlüğü yaşayan hastalar için uygun bir tedavi yöntemi olduğunu belirtti.

“Amaç solunum kapasitesini artırmak”

Solunum fizyoterapisi tedavisinde amacın hastanın solunum kapasitesinin artırılması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi olduğunu ifade eden Op. Dr. Zonüzi, “Solunum fizyoterapisinin temel ilkelerinde nefes almayı kolaylaştırmak, balgam çıkarmayı artırmak ve solunum kaslarının güçlenmesini sağlamak ve öksürük refleksini artırmak yer almaktadır” dedi.

“KOAH, astım ve bronşektazi hastalıklarında daha sık kullanılıyor”

Özellikle KOAH, astım, bronşektazi gibi kronik solunum yolu hastalıklarının yanı sıra herhangi bir ameliyata girecek olan hastalarda da anestezi öncesi ve sonrası solunum fizyoterapisi uygulamalarının gelişebilecek solunumsal sıkıntıların önlenmesinde önemli rol oynadığını vurgulayan Ferzat Zonüzi, “Solunum fizyoterapisi genellikle egzersizler, postür değişiklikleri, nefes ve solunum fizyoterapisi teknikleri ile cihaz kullanımı gibi yöntemlerden oluşur. Sigara içen bir hastanın sigarayı bırakması veya kilo vermesi gibi adımlar da solunum fonksiyonlarının iyileştirilmesine katkı sağlayabilir” şeklinde konuştu.

“Nefes darlığı gibi dirençli semptomlara karşı etkili”

Solunum fizyoterapisinin Kovid-19 döneminde de nefes darlığı gibi dirençli semptomlar yaşayan kişilere yönelik başarıyla uygulandığını hatırlatan Op. Dr. Zonüzi, tedaviyle hastanın fiziksel durumunu iyileştirmek, semptomları azaltmak, doğru ve etkili nefes alma eğitimleri vermek ve yaşam kalitesini yükseltmenin hedeflendiğini belirtti.

Solunum fizyoterapisinin faydaları

Op. Dr. Zonuzi, solunum rehabilitasyonun faydalarını ise şu şekilde sıraladı:

“Solunum fizyoterapisi, akciğer kapasitesini artırarak egzersizlere ve efor sarf etmeye uyumu kolaylaştırır. Solunum cihazlarına bağımlılığı azaltır. Nefes darlığını azaltarak yaşam kalitesini yükseltir. Göğüs ve kol kaslarına yönelik egzersizlerle kuvvet ve fonksiyon artışı sağlar. Hastaneye yatış ve acil başvuruları azalır. Hastanede yatan vakalar için yatış süresini kısaltır ve sağ kalım oranını artırır. Depresyon ve anksiyete gibi psikiyatrik semptomlarda azalma ve motivasyonda artış görülür. Uzun yürüyüşler gibi aerobik egzersizlere imkan sağlar”

Kategoriler
YAŞAM

Akustik dinleme ile 7 ayda 2 milyon 650 bin metreküp su tasarrufu sağlandı

SASKİ, bir damla suyun israf olmaması için akustik dinleme çalışmalarını 668 mahallede sürdürüyor. Dinleme çalışmaları ile yılın ilk 7 ayında 935 arızaya anında müdahale edilerek 2 milyon 650 bin metreküp su tasarrufu sağlandı.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), rutin olarak sürdürdüğü akustik dinleme çalışmaları ile 16 ilçede 668 mahallenin altyapısını kontrol ediyor. Şehrin farklı noktalarında gece başlayan dinleme çalışmaları sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor.

Dinleme esnasında tespit edilen asfalt yüzeyine çıkmayan arızalar anında ekiplere bildirilerek su israfının önüne geçiliyor. Şehrin içme suyu hatlarında sürekli olarak devam eden çalışmalar çerçevesinde yılın ilk 7 ayında 935 arıza anında giderildi. Giderilen arızalar ile 2 milyon 650 bin metreküp su israfının önüne geçildi. Ekiplerin anında onardığı hatlar sayesinde su kayıplarının önüne geçilirken, kesintilere ve basınç kaybına yol açan altyapı hatları da güçlü hale getirildi.

Kategoriler
YAŞAM

Üzüntülü balıkçının özür videosu

Bilecik’te hobi olarak yakaladığı 15 kiloluk dev pullu sazanı, fotoğraf çekinirken yere düşürerek ölümüne sebep olan balıkçı, çektiği video ile üzüntüsünü dile getirdi.

Bilecik Gölparkta yıllardır balıkçılık yapan Kerim Çelikbilek ve Nedret Öztürk, geçen gün sabaha karşı 05.00’te oltalarını gölete attılar. Bir süre sonra Kerim Çelikbilet’in oltasına 15 kiloluk dev bir pullu sazan takıldı. Ardından büyük bir sevinçle karaya çeken balıkçı arkadaşlar, hatıra fotoğrafı çekinmeye başladı. Bu esnada Kerim Çelikbilek’in elindeyken hareket eden sazan yere düştü. Balığı yeniden salmak için hemen harekete geçen Nedret Öztürk ve Kerim Çelikbilek ile yakınlarındaki arkadaşları, balığı su içinde canlandırmak için yaklaşık 2 saatlik uğraştılar. Buna rağmen ne yazık ki balığı hayata döndüremediler.

“Herkesten özür diliyoruz”

O anlara video çekerek paylaşan Kerim Çelikbilek, “Nedret arkadaşımızın sabah 05:30’da aldığı balık yaklaşık 3-4 saattir kavşakta. Salınımı gerçekleştirmek için Nedret arkadaşımızın yanına geldik göllete. Sabah balıkla fotoğraf çekilirken balığı çok yüksekten de değil aslında 50 santimetreden düşürdük balığı. Ama nedense 1-1,5 saattir canlandıramadık. Balık gitmiyor. Yani biz yıllardır bunun hep geri salma mücadelesini verdik, hep bunun için uğraştık. Bugün gerçekten ikimizde çok üzüldük. Yani bu balığı 1 saattir falan yaklaşık suyun içine soyunup girdim canlandırmaya çalıştım, ama balığı canlandıramadık hiçbir türlü. Hayatımızda ilk defa bir balığı mecburiyetten suyun dışına çıkaracağız, kıyıya bırakacağız. Biz bu hobiye gönül veren, bu işi profesyonel yapıp sürekli yakala bırak yapan arkadaşların hepsinden özür diliyoruz. Böyle bir küçük hatamız oldu. Bundan sonra daha dikkatli olacağız. Bu videoyu da yarın arkamızdan sağda solda laf yapmasınlar diye balığı alıkonurken kendimizi ispat olsun diye alıyoruz. Nedret kendini üzecek bir durum yok, biz bunu yıllardır salıyoruz buraya. Bu gölette en çok sahip çıkanlardan birisi biziz, uğraşan da biziz. Balık götürmemeleri için insanlarla kavga bile yapıyoruz yeri gelince. Ama bu balığın maalesef ömrü bu kadarmış. Bunu kıyaya almak zorunda kaldık, herkesten özür diliyoruz, herkes hakkını helal etsin” dedi.

Kategoriler
YAŞAM

Balıkesir Büyükşehir, denizleri hayalet ağlardan arındırıyor

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile yaptığı protokol kapsamında; 5 yıl boyunca Ege ve Marmara Denizlerini hayalet ağlardan arındırarak biyoçeşitliliğini koruyacak.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile imzaladığı protokol kapsamında, 3 yıl boyunca Ege ve Marmara Denizlerinde “Türkiye’nin en çok hayalet ağ temizleyen ekibini” oluşturan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, protokol süresini 5 yıl daha uzatarak denizleri hayalet ağlardan arındırmaya devam ediyor. Denizaltındaki yabani hayvanların; kapana kısılmalarına ve boğulmalarına neden olan, denizcilik ve balıkçılık ekonomisini tehlikeye atan hayalet ağlarla mücadelesini önceki yılların da üzerine çıkaracak olan Büyükşehir Belediyesi “Denizler geleceğimizin teminatıdır” mottosuyla hareket edecek. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde gerçekleştirilen törende, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ı temsilen Hayvansal Üretim, Mezbahalar ve Su Ürünleri Şube Müdürü Mehmet Hezer, Rektör Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu ile protokolü gerçekleştirdi.

“Denizler emin ellerde”

Protokolle, 5 yıl boyunca Ege ve Marmara Denizlerinde hayalet ağlar temizlenecek, yapay resif alanları oluşturulacak, kırmızı mercanlar gibi bölgemize özel sualtı değerleri korunacak, küçük balıkçılar desteklenecek ve sualtı dalış turizminin geliştirilmesi gibi projeler yürütülecek.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Lavanta atölyesine büyük ilgi

İzmit Belediyesinin kendi tarlalarında ürettiği lavantalarla düzenlediği workshoplara kadınlar yoğun ilgi gösteriyor.

İzmit Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü, lavanta bahçelerinde yetiştirdiği lavantaların hasadını gerçekleştirdi. Hem kokusu hem de görüntüsüyle ilgi gören lavantalar, bu kez Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünün öncülüğünde vatandaşların kendi dokunuşlarıyla lavanta buketlerine dönüşüyor. Kentin farklı noktalarında gerçekleştirilen workshoplara özellikle kadınlar yoğun ilgi gösteriyor. Lavanta buketi hazırlayan kadınlar ayrıca sosyalleşme imkanı da buluyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Hayatını kaybeden polis için tören: Gözyaşlarıyla uğurlandı

Kocaeli’de kanser tedavisi gördüğü sırada hayatını kaybeden polis memuru Zafer Dursun için İl Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlendi.

Yakalandığı kolon kanseri sebebiyle bir süredir tedavi gören ve dün hastanede hayatını kaybeden İl Emniyet Müdürlüğü Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru Zafer Dursun için İl Emniyet Müdürlüğü Başiskele Merkez Kampüsünde tören gerçekleştirildi. Dursun’un acılı ailesi duygu dolu anlar yaşadı. Vali İlhami Aktaş, aile bireylerine başsağlığı diledi.

Tören mangasınca cenaze aracına taşınan Zafer Dursun’un cenazesi, defnedilmek üzere memleketi Bitlis’in Adilcevaz ilçesine gönderildi.

Törene Zafer Dursun’un ailesi ve yakınları, Vali İlhami Aktaş, Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanı Erhan Aydın, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Bozkurt, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş ve polisler katıldı.

Geçtiğimiz günlerde polis memuru Zafer Dursun’u mesai arkadaşları yalnız bırakmamış, ellerinde pasta ile hastaneye gelerek destekte bulunmuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Huzurevi sakinleri serin sularla buluşturuldu

Kocaeli’de huzurevi sakinlerinin denize gitme talebi geri çevrilmedi. Huzurevinden alınarak sahile götürülen vatandaşlar, denizin serin sularıyla buluşarak, keyifli bir gün geçirdi.

Kocaeli Huzurevi sakinleri, sıcak yaz günlerinde denizin serin sularıyla buluşma isteğini Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne iletti. Talebi değerlendiren ekipler, 65 yaş üzeri 30 vatandaşı Kandıra Kumcağız Sahiline götürdü. Vatandaşların rahat edebilmesi için sahilde şezlong ve şemsiye hizmeti de sunuldu. Tüm gün boyunca denizin tadını çıkaran huzurevi sakinleri, kendilerine bu imkanı sağlayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Hayatın İçindeyim Projesi” kapsamında 65 yaş üstü vatandaşların aktif ve sürdürülebilir bir yaşam sürmelerine imkan tanıyor. Bu proje sayesinde huzurevi sakinleri de sosyal etkinliklerle dolu dolu bir hayatın parçası olabiliyor.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version