Olay, 24 Kasım’da Tavşanlı Mahallesi’nde saat 19.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Zeki Aydın (74), yılların birikimi olan altınlarını bozdurmak amacıyla kuyumcuya gitti. İşlemi gerçekleştirmekten vazgeçen Aydın, akşam saatlerinde evine döndü. Aracını garajına park eden ve elindeki çantayla evine yönelen Aydın, kasklı bir şüphelinin saldırısına uğradı.
Aydın ile şüpheli arasında yaşanan boğuşmaya, motosikletle olay yerinde bekleyen diğer saldırgan da dahil oldu. Yaşlı adamı darbederek yerde sürükleyen zanlılar, içinde ziynet eşyası ve para bulunan çantayı alarak kayıplara karıştı. Gasp anı ise çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Zeki Aydın, hastane işlemlerinin ardından şikayetçi oldu. Ekipler, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.
Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Zeki Aydın, yaklaşık 30-40 yıllık emeğinin bir anda çalındığını belirterek yetkililerden yardım istedi.
“Değeri 8 milyon lira civarındaydı”
Aydın, olay günü akşam ezanı sıralarında evine döndüğünü belirterek, çantadaki birikimin kaynağını ve o gün yaşananları şöyle aktardı:
“Kara yollarından istimlak bedeli olarak elime geçen birikimim vardı. Daha önce kuyumculuk yaptığım için altın işini biliyorum; düştüğü zaman alıyor, yükseldiği zaman satıyorum. Hatta kuyumculara lazım olduğunda onlara da veriyorum. O gün 3-4 kuyumcuya uğradım, iki tanesinde çantadakileri çıkardım. Tezgahta altınları gördüler. Çantada Ata altını, bilezik gibi çeşitlerin olduğu yaklaşık 1 kilo 300 gram civarında altın vardı. Değeri de aşağı yukarı 8 milyon lira civarındaydı.”
“30 metreye yakın sürüklediler”
Saldırı anını detaylarıyla anlatan Aydın, “Arabamla gelip garajıma girdim. Elimde ekmek poşetleri ve altın dolu çanta ile garajdan çıktım. Tam evin önüne geldiğimde karşımda genç zannettiğim birini gördüm. Bana adres sorar gibi yaptı ancak kafasında kask olduğu için ve hava karardığı için şüphelendim. Hırsız olduğunu anladığım anda üzerime atlayıp çantama sarıldı. Epey boğuştuk, bağırdım ama çantayı vermedim. O sırada köşede motosikletle bekleyen diğer arkadaşı ona yardıma geldi. İkisi birden bana vurdu, beni 30 metreye yakın sürüklediler. Bu arada ben artık dayanamadım. Sonunda çeke çeke vura vura çantayı elimden alıp siyah bir motosikletle köyün aşağısına doğru kaçtılar” dedi.
“Emeklerimi zorla, vura vura aldılar”
Yaşlı adam, olay sırasında yaralandığını ve hastanede tedavi gördüğünü dile getirerek, gözyaşlarına hakim olamadı. Emeklerinin çalındığını söyleyen Zeki Aydın, “Bu yaşıma geldim, 30-40 senedir çoluğuma çocuğuma, torunlarıma bir faydam olsun diye çalışıp emek verdim. Bir çete gelip emeklerimi zorla ve vura vura aldılar. Gırtlağımın altına bir cisim batırdılar, dikiş atıldı. Vücudumdaki morluklar ve yaralar hala duruyor. Çok mağdur durumdayım. Yetkililere sesleniyorum. Devletimizin imkanlarıyla bu mağduriyetimin giderilmesi için yardım bekliyorum. Lütfen sesimizi duyun” ifadelerini kullandı.
Fatih Mahallesi’ndeki prefabrik evde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevleri fark eden evdeki kadın ve 2 çocuk kendi imkanlarıyla dışarı çıkmayı başardı. Yaklaşık 2 ay önce geçirdiği operasyonla iki bacağı da ampute edilen Asım Bal (63) ise yangın sırasında evden çıkamadı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Evden çıkarılan ve ağır yaralanan Asım Bal, kaldırıldığı hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Yangın nedeniyle ev kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İzmit Körfezi’ndeki deniz yaşamının korunması ve iyileştirilmesine yönelik hayata geçirilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi’nde 2. Etap çalışmaları devam ediyor. “Hedef: Sağlıklı Bir Deniz Ekosistemi” konulu panelde projenin geldiği son nokta mercek altına alınırken Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, “Biz burada istediğimiz kadar temizleyelim, diğer yandan Marmara Denizi’ne atık atılmaya devam ediliyor. Bugün Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon atığı bırakılıyor. Kocaeli’de ise 23 arıtma tesisi var ve bir damla su bile arıtılmadan denize gitmiyor” dedi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, İzmit Körfezi’ndeki deniz yaşamının korunması ve iyileştirilmesine yönelik hayata geçirilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi’nde 2. Etap çalışmaları devam ediyor. Körfez’in yeniden nefes almasını ve denizdeki canlı popülasyonunun ciddi şekilde artmasını sağlayan projenin geldiği son nokta, “Hedef: Sağlıklı Bir Deniz Ekosistemi” konulu panelde mercek altına alındı. Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki programa ilgi yüksek olurken, özellikle bilim insanları projeye övgüler yağdırdı. İzmit Körfezi’ndeki dalış deneyimleri ve saha gözlemleri aktarıldı; uzmanlar, projenin olumlu ekolojik etkilerini katılımcılarla paylaştı.
Uzmanlar değerlendirdi
Program kapsamında ilk olarak ‘Marmara Yeniden: Körfez Dip Çamur Temizliği’ paneli gerçekleştirildi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mustafa Sarı moderatörlüğünde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyay, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Kağan Özdemir ve TSSF Yönetim Kurulu Üyesi, Dünya Şampiyonu Milli Sporcu Devrim Cenk Ulusoy projenin etkilerini değerlendirdi. Panel öncesi, Başkan Büyükakın’ın da eşlik ettiği uzman ekibin proje sahasında 25 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirdiği dalış ile su altında gözlemlenen güncel doğal ekosistem öğeleri ve projenin sonuçları çevresel etkiler açısından katılımcılara aktarıldı.
“Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon atığı bırakılıyor”
Prof. Dr. Mustafa Sarı, projenin hayata geçirilmesinde büyük emekleri bulunan Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Başkan Büyükakın ise popülist kaygılarla hizmet etmediklerini belirtti, İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi’ni örnek verdi. Büyükakın, “Bugün Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon atığı bırakılıyor. Kocaeli’de ise 23 arıtma tesisi var ve bir damla su bile arıtılmadan denize gitmiyor. Kocaeli’de arıtma tesislerinin yüzde 73’ü ileri biyolojik arıtma. 3 yıl sonra yüzde 100’ü ileri biyolojik arıtma olacak” dedi.
“Marmara Denizi’ne atık atılmaya devam ediliyor”
Marmara Denizi ölmemesi için çalışmalar yapılması gerektiğini söyleyen Başkan Büyükakın, “Biz burada istediğimiz kadar temizleyelim, diğer yandan Marmara Denizi’ne atık atılmaya devam ediliyor. Biz bu temizliği yapmazsak yarının nesillerinin denize girme şansı yok. Çamuru oradan almadığımız müddetçe balıkların yaşaması mümkün değil. Canlıların orada tutunabilmesi için dibe inerek oksijene ulaşabilmesi lazım. O yüzden bunu temizlemeliyiz. Ama temizleme kararı çok radikal ve zor bir karar. Buna rağmen biz projenin hayata geçirilmesini sağladık” diye konuştu.
Diğer kentler örnek almaya başladı
Başkan Büyükakın, Türkiye’nin en büyük çevre projesi olan İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği’nin diğer kentlere de örnek olmaya başladığını vurgulayarak, “Burada çok büyük bir proje gerçekleştiriliyor. Önümüzdeki yıl Türkiye’de gerçekleştirilecek COP Zirvesi’nde de konuşulacak en önemli başlıklardan birisi olacak. Ülkemiz adına da gurur kaynağı olacak. Bir başka sevindirici gelişme ise diğer körfezlerde de benzer uygulamalara yönelik eğilimlerin başlaması. Burada yapılan rehabilitasyon çalışması çok sayıda akademik çalışmaya öncülük edecek. Burada çok sayıda yayın da yapılacak. Rehabilitasyon alanında da dünyada birçok yayına örnek olacak” şeklinde konuştu.
İzmit Körfezi iyileşme yönünde azimle ilerliyor
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyay, iklim krizi tehdidiyle karşı karşıya olduğumuzu vurgulayarak İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği sonrasında gözlemlenen iyileşmeleri anlattı. Okyay, ekosistemin kendini yeniden toparlamaya başladığını belirterek, “Hasta bir insan gibi yavaş yavaş iyileşiyor. İzmit Körfezi azimle kendini toparlama yönünde ilerliyor” dedi.
Dalış sırasında pisi balığına rastladıklarını aktaran Prof. Dr. Mustafa Sarı ise balığın av beklerken bulunduğunu, çevrede yiyebileceği türlerin varlığıyla kendisine yeniden bir yaşam alanı oluşturduğunu kaydetti.
“En başta İzmir Körfezi olmak üzere hemen hemen kıyıya olan her şehirde deniz kirliliği sorunu var”
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Kağan Özdemir, “En başta İzmir Körfezi olmak üzere hemen hemen kıyıya olan her şehirde deniz kirliliği sorunu var. Belediyelerin altyapı sistemlerini düzeltmeleri gerekiyor” dedi ve İzmir örneğini verdi. İzmit Körfezi’nin bu konuda şanslı olduğunu ifade eden Özdemir, büyükşehirin Marmara Denizi’nde ilk neşteri attığını vurguladı. Özdemir, proje kapsamında kullanılan tarama gemisi ile hidrolik şekilde çamurun dağılmasını engelleyecek şekilde çalıştıklarını ifade etti.
Dünya şampiyonu Körfez’deki temizliği aktardı
Dünya Şampiyonu Milli Sporcu Devrim Cenk Ulusoy ise İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği öncesinde gerçekleştirdiği dalış deneyimini katılımcılar ile paylaşarak hiç haz almadığını ve denizdeki yeşil tonunun koyuluğuna dikkat çekti. Körfez temizliği ardından projeye dahil olarak tekrar dalış yapan Ulusoy, ilk su ile temasındaki gözlemlediği iyileşmeleri aktararak dibin berraklaştığını kaydetti. Projenin başarısının açıklamaya gerek olmayacak kadar büyük olduğunu ekleyen Özdemir ise, “Böyle vizyoner bir başkanı seçtikleri için Kocaeli halkını kutluyorum” dedi.
3,8 milyon metreküp çamur çıkarılması hedefleniyor
İzmit Körfezi’nin doğu baseninde biriken dip çamurunun koku, bulanıklık ve müsilajı tetiklemesi üzerine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılarak yapılan TÜBİTAK MAM ve İstanbul Üniversitesi çalışmaları, çamurun ekosistem ve toplum sağlığı için ciddi risk taşıdığı ortaya konmuştu. Bu bilimsel sonuçlar doğrultusunda 2 Mayıs 2023’te başlatılan ve Avrupa’nın en büyük çevre projelerinden biri olan İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizleme Projesi, 468 hektarlık alanda toplam 3,8 milyon metreküp çamurun çıkarılmasını hedefliyor.
1,715 milyon metreküp çamur denizden uzaklaştırıldı
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolüyle yürütülen proje üç etaptan oluşurken, ilk etap tamamlandı ve ikinci etap devam ediyor. Bugüne kadar 189 hektarlık alanda yaklaşık 115 bin kamyona eşdeğer 1,715 milyon metreküp çamur deniz ortamından uzaklaştırıldı; karada yapılan susuzlaştırma çalışmalarında ise 1.687 geotekstil tüp kullanıldı.
Bilimsel izleme ve ekosistem çalışmaları sürüyor
İzmit Körfezi’nde sürdürülen bilimsel çalışmalar kapsamında TÜBİTAK-MAM tarafından deniz suyu kalitesi ve 12 derenin sürekli izlenmesini sağlanırken, İstanbul Üniversitesi temizlenen alanlarda su kalitesi ve biyoçeşitliliği takip ediyor. ODTÜ ekosistem modelleme çalışmalarıyla Körfez için yönetim önerileri üretiyor; Gebze Teknik Üniversitesi tarafından dereler için dijital ikiz modeller geliştiriliyor ve kirlilik senaryoları analiz ediliyor. Kocaeli Üniversitesi ise yapay resiflerin ekosistem üzerindeki etkilerini bilimsel olarak izleyip raporluyor.
Edinilen bilgiye göre, Süverler Mahallesi’nde altyapı çalışmaları kapsamında mıcır taşıyan 08 ABM 155 plakalı kamyonun damperi devrildi. Aracın kupasının zarar görmediği kazada, sürücü yaşadığı korku sebebiyle baygınlık geçirdi. Çevredekilerin yardımıyla araçtan çıkarılan sürücüye ilk müdahaleyi vatandaşlar yaptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu ve hastaneye naklini talep etmediği öğrenildi.
Süverler Mahalle Muhtarı Neşet Akdeniz, “Köyümüzde doğal gaz sebebiyle altyapı çalışması var. Yaşanan yük dengesizliğinden dolayı kaza meydana geldi. Ölü veya yaralı yok. Sadece dorse devriliyor. Şoför olay sebebiyle baygınlık geçirdi ancak ayılttık. Herhangi bir sorun yok” dedi.
DenizBank, hissedarı Emirates NBD (ENBD) liderliğinde Eren Holding ile toplam 5 yıl vadeli ve 400 milyon dolar tutarında ortak kredi (club loan) anlaşması imzaladığını duyurdu.
DenizBank, hissedarı Emirates NBD (ENBD) liderliğinde Eren Holding ile toplam 5 yıl vadeli ve 400 milyon dolar tutarında ortak kredi (club loan) anlaşması imzaladı. Holdingin, sağlanan kaynağı, faaliyette bulunduğu enerji, kağıt, ambalaj, tekstil, perakende ve çimento sektörlerinde gerçekleştireceği, sürdürülebilir büyüme hedeflerine yönelik yatırımların finansmanı için kullanacağı belirtildi.
Yapılan açıklamaya göre, Körfez Bölgesi’nin en büyük bankacılık gruplarından ENBD’nin Türkiye’ye katkılarını artırmaya yönelik kararlılığını yansıtan anlaşma, uzun vade yapısı ve rekabetçi koşulları ile holdingin güçlü finansal pozisyonu ve uluslararası bankacılık çevrelerindeki itibarını da teyit ediyor.
Anlaşmanın imza töreninde konuşan DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, “Eren Holding, çok sektörlü faaliyet yapısı ve uluslararası pazarlardaki konumu itibarıyla, ülkemizin sanayi ve ticaret ekosistemine önemli katkılar sağlayan, köklü kuruluşlardan biri. Banka olarak reel sektörün finansmana erişimini desteklemek ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik yatırımları teşvik etmeyi öncelikli ele alıyoruz. Hissedarımız Emirates NBD’nin Türkiye’ye olan güveni ve yatırımlarını büyütmekteki kararlılığı da bu yöndeki motivasyonumuzu artırıyor. Holdingin ana bankalarından biri olma ve ilişkilerimizi derinleştirme stratejimizle uyumlu olarak gerçekleştirdiğimiz kredi anlaşmamızın, farklı sektörlerde sürdürülebilir büyüme hedeflerini desteklerken, yatırım kapasitesini de artıracağına inanıyoruz. Kurumsal finansman alanındaki güçlü pozisyonumuzla, ülke ekonomisine katkı sağlamak üzere stratejik iş birliklerimizi sürdürmeye kararlıyız” dedi.
Anlaşmayı değerlendiren Eren Holding CEO’su Emir Eren, “Bu kredi anlaşması ile sağlanan kaynağın, faaliyette bulunduğumuz sektörlerde sürdürdüğümüz yatırımların etkinliğini artıracağına ve uzun vadeli büyüme stratejilerimizi destekleyeceğine inanıyoruz. Sağlanan uzun vadeli finansman, küresel ölçekte rekabet gücümüzü pekiştirmemize katkı sunarken, operasyonel faaliyetlerimize de ek güç kazandıracaktır. Holding olarak değer üretmeyi, sürdürülebilir büyümeyi ve ülkemizin rekabet gücünü artıracak yatırımlara odaklanmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Ülkemize ve grubumuza gösterdiği güven için DenizBank ve Emirates NBD’ye teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.
Türkiye Basketbol Ligi (TBL) 13. hafta mücadelesinde Çayırova Belediyesi, yarın sahasında Göztepe’yi ağırlayacak.
Ligde geride kalan 12 haftada 10 galibiyet ve 2 mağlubiyetle ikinci sırada yer alan Kocaeli temsilcisi, İzmir ekibi Göztepe karşısında galibiyet arayacak. Sezona 10 maçlık galibiyet serisiyle başlayan ancak son 2 haftayı mağlubiyetle kapatan Çayırova Belediyesi, sahasında kazanarak yeniden çıkışa geçmeyi hedefliyor.
Başantrenör Gökhan Güney yönetimindeki takımda, zorlu karşılaşma öncesi sakat veya cezalı oyuncu bulunmuyor. Çayırova Kapalı Spor Salonu’nda yarın saat 16.30’da başlayacak müsabakayı, hakemler İbrahim Altıntaş, Hakan Gerey ve Barış Burak Durmuş yönetecek.
Belediyeden yapılan açıklamada, basketbolseverler maça davet edilerek, “Taraftarımızla birlikte el ele yeni bir galibiyet serisine yürümek için buluşalım” ifadesine yer verildi.
E-ticaret platformu Trendyol, kasım ayında gerçekleştirdiği kampanyalarla hem Türkiye’de hem de yurt dışında öne çıktı. 15 ülkede eş zamanlı yürütülen kampanya döneminde Trendyol, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da alışveriş kategorisinde öne çıkan uygulama oldu.
Trendyol, bu yıl ‘Süper Alışveriş Günleri’ ve ‘Efsane Günler’ kampanyalarını Türkiye ile birlikte 15 ülkede aynı anda yürüttü. Böylece kasım kampanyalarıyla oluşan e-ticaret ve e-ihracat hacmiyle Trendyol satıcılarının işlerini Türkiye’nin yanı sıra yurt dışı pazarlarda da büyütmesini sağladı. E-ticaret platformu ayrıca kampanya süresi boyunca pazarlama ve lojistikten avantajlı finansman erişimine pek çok desteği de iş ortaklarına sundu. Türkiye’deki üretici, esnaf ve KOBİ’lerin ürünlerinin yurt içinde ve yurt dışında milyonlarca müşteriyle buluşmasını sağlayan platformda, satıcıların toplam Trendyol satışları içindeki payı ise yüzde 90’ın üzerinde gerçekleşti.
Yapılan açıklamaya göre, Kasım ayında e-ticaret platformuna toplam 2 milyarın üzerinde ziyaret gerçekleşirken, bunun 550 milyonundan fazlası yurt dışındaki kullanıcılardan geldi. Kasım ayı boyunca Trendyol satıcıları Türkiye ve uluslararası pazarlardaki müşterilerine toplam 140 milyon ürün satışı gerçekleştirdi. E-ticaret platformunun Kasım ayında günlük ortalama aktif kullanıcı sayısı ise 30 milyonu aştı.
Günlük 5,2 milyon kargo sevkiyatı
Açıklamaya göre, e-ticaret platformu, uygulama performansında da Kasım ayında uluslararası pazarlarda öne çıktı. Platform, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da mobil uygulama mağazalarının alışveriş kategorilerinde 1 numaraya yerleşti. E-ticaret platformu, lojistik operasyonlarında da Kasım döneminde faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda günlük 5,2 milyon kargo sevkiyatına ulaşarak yeni bir gönderim rekoru kırdı.
Orta Doğu ve Avrupa’dan güçlü talep
Üç büyük ilin ardından en çok e-ihracat yapan satıcıların bulunduğu ilk üç şehir Bursa, Denizli ve Gaziantep olurken; uluslararası pazarlarda en fazla alışveriş yapılan şehirler ise Riyad, Bükreş ve Bakü oldu. Hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlar toplamında en yüksek satış performansını ise Kocaeli, Bursa ve Kayseri’deki satıcılar gösterdi.
Kibar Topluluğu’nun sosyal sorumluluk faaliyetlerini tek bir çatı altında toplamak ve çalışan katılımını sağlamak amacıyla 7 yıl önce kurduğu Kibar Gönüllüleri, 10 binden fazla çocuğun hayatına dokundu.
Kibar Gönüllüleri, kuruldukları 2018 yılından bu yana çocuk ve eğitim odağında, eğitimde fırsat eşitliğini temel alan faaliyetleriyle 10 bini aşkın çocuğun hayatına dokundu.
Gönüllüler, iş birliği yaptığı okullarda yedi yılda bin 309 gönüllü ile birlikte yaklaşık yedi bin saatlik gönüllü çalışmalar gerçekleştirdi. Okulların var olan fiziksel şartlarını iyileştirdi, yeni atölyeler oluşturdu, çocukların spor, sürdürülebilirlik, bilim, sanat ve yaşam becerileri alanlarında gelişimini destekleyen etkinliklere imza attı. İstanbul, İzmit, Susurluk, İskenderun ve Dilovası’nda toplam altı okulda gerçekleştirilen 189 etkinlik, sürdürülebilir iş birlikleri kapsamında hayata geçirildi.
Kendisi de bir Kibar Gönüllüsü olan Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, “Gönüllülerimiz okulların yalnızca fiziksel ihtiyaçlarını gidermekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğimizin teminatı çocuklarımızın sosyal, kültürel ve akademik alanlardaki gelişimlerine destek olacak projeler hayata geçiriyor. Gönüllülük bizim için yıllar içerisinde derinleşen, paydaşlık ilişkileriyle büyüyen sürdürülebilir bir değer. Bu yaklaşımla çalışmalarımızı devam ettireceğiz” dedi.
Sosyal sorumluluk projeleriyle geleceğe yatırım
Kibar Topluluğu, toplumsal faydayı odağına alan sosyal sorumluluk projeleriyle Türkiye’nin farklı bölgelerinde eğitime ve çocukların gelişimine anlamlı katkılar sağlarken Kibar Gönüllüleri sayesinde uzun yıllardır verdiği desteğin sosyal etkisi de görülmeye başlandı.
Kibar Gönüllüleri’nin destek verdiği okullardan Tuzla Mimar Sinan İlkokulu’nda hayata geçirilen atletizm sahası, geçen yılki açılışından bu yana öğrencilere ulusal çapta çok sayıda birincilik ve rekor kazandırdı. Dilovası Hacı Seyit Taşan İlkokulu’nda da kurulan Akıl Oyunları Kulübü ile öğrenciler il genelindeki yarışmalarda önemli dereceler elde etti.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/sosyal-medyadaki-beyaz-dis-tuzagi-0-sx9qYiYT.mp4 Son dönemde sosyal medya üzerinden satılan markasız diş beyazlatma ürünleri ciddi sağlık riski oluşturabiliyor. Diş Hekimi Doç. Dr. Gülhan Ünal, içeriği belirsiz kimyasalların diş minesini eriterek diş etlerinde ciddi yanıklar oluşturduğunu vurgulayarak, “Ucuz ve hızlı sonuç vadeden ürünler için ’kolay peynir fare kapanında olur’ diyebiliriz. Sağlığınızdan olmayın” uyarısında bulundu.
Diş beyazlatma işlemlerine yönelik ilginin arttığı son dönemde, özellikle sosyal medya üzerinden satılan markasız ürünlerin kontrolsüz şekilde yayılması uzmanları endişelendiriyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görev yapan Diş Hekimi Doç. Dr. Gülhan Ünal, bu ürünlerin içerik belirsizliği nedeniyle ağız ve diş sağlığında ciddi tahribata yol açabileceğini söyledi. Ünal, hem ofis tipi hem ev tipi beyazlatma uygulamalarında yalnızca profesyonel ve onaylı ürünlerin kullanılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
“Dokulara zarar verme ihtimali yüksektir”
Ünal, sosyal medyada pazarlanan ürünlerin içeriğinde hangi kimyasalların hangi konsantrasyonda olduğunun bilinmediğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Bu nedenle ciddi risk taşır. Bu ürünler ya yüksek tahriş oluşturur ya da sadece diş yüzeyini geçici olarak boyar. Kalıcı bir beyazlık sağlamadığı gibi dokulara zarar verme ihtimali yüksektir. Profesyonel ürünlerin CE ve FDA gibi sağlık sertifikalarına sahip olması gerekir. Bu belgeler olmadan kullanılan hiçbir ürün güvenli değildir. Eğer ürün aşındırıcıysa, uygulama sonrasında şiddetli sıcak-soğuk hassasiyetine, nefes alırken bile dişlerde ağrıya ve diş eti çekilmelerine sebep olabilir. Sosyal medya kaynaklı markasız diş beyazlatma ürünleri ciddi sağlık riski taşıyor. Bu ürünler ne içerdiği bilinmeyen kimyasallar barındırıyor. Mine yüzeyini aşındırıyor, diş etinde yaralanma ve şiddetli hassasiyet oluşturuyor. Vatandaşlarımızın sağlığını tehdit ediyor. Tüm beyazlatma işlemlerinin yalnızca profesyonel ürünlerle ve diş hekimi kontrolünde yapılması gerekir.”
“Kısa süreli ’beyazmış gibi’ gösterir”
Piyasada “uygun fiyat-yüksek performans” veya “anında beyazlık” gibi iddialarla satılan ürünlere karşı vatandaşları uyaran Ünal, durumu “Kolay peynir fare kapanında olur” sözüyle özetledi. Doç. Dr. Ünal, “Çok kısa sürede beyazlatma vaat eden ürünlerin çoğunda yüksek tahriş, yüksek aşındırıcı içerik veya boyar madde kullanımı vardır. Dişlerin üzerindeki renkli tabakayı uzaklaştırmak için çoğu üründe oksijen türevleri kullanılır. Bu maddeler diş minesi üzerinde aşındırma yapar. Diş etine temas ettiğinde hassasiyet ve yaralanma oluşturur. Bazı ürünler ise sadece boyar madde içerir, dişin rengini kısa süreli ’beyazmış gibi’ gösterir ama kalıcı değildir” dedi.
“Diş beyazlatmanın birkaç türü var”
Diş beyazlatmanın (bleaching) profesyonel bir tedavi süreci olduğunu hatırlatan Ünal, işlemin “ofis tipi” ve “ev tipi” olarak ikiye ayrıldığını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:
“Sağlıklı ve sağlıksız ürünleri ayırt edebilmek için diş beyazlatmanın birkaç türü vardır. Bir tanesi profesyonel bleaching yani ağartma işlemidir. Hastane ortamında uygulanır ve yüksek konsantrasyonlu ürünler yalnızca bir diş hekimi tarafından kullanılabilir. Evde kullanılan home bleaching ürünleri daha düşük konsantrasyondadır ve daha uzun sürede etki gösterir. Ancak bunların da profesyonel ve sertifikalı olması gerekir.”
“Yumuşak dokular mutlaka izole edilir”
Ofis tipi uygulamada yumuşak dokuların izole edilerek yüksek konsantrasyonlu ürünlerin hekim tarafından uygulandığını belirten Ünal, tedavi sonrası sürece ilişkin ise “Ofis tipi bleaching işlemlerinde yoğun tahrişe neden olabilecek kimyasallar kullanıldığı için yumuşak dokular mutlaka izole edilir. Bu süreç hekim kontrolü olmadan yapılamaz. Ev tipi beyazlatmada kullanılan plaklar gece boyunca yaklaşık 8 saat ağızda kalır. Talimatlara uygun şekilde kullanılırsa güvenlidir. Beyazlatma sonrasında dişin tübülleri açığa çıktığı için hassasiyet oluşabilir. Bu nedenle işlem sonrası flor uygulaması yaparak sinir uçlarını kapatırız. Ağartmadan sonra en az 15 gün beyaz diyet öneririz. Salçalı yemekler de dahil olmak üzere renkli gıdaların asgari düzeyde tüketilmesi gerekir. Sigara ve kahve kullanan kişilerde bile profesyonel beyazlatmanın etkisi uzun süre muhafaza edilebilir” bilgilerini verdi.
Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince “torbacı” olarak tabir edilen sokak satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyonda yakalanan ve 10 ayrı dolandırıcılık suçundan araması bulunan bir şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Edinilen bilgiye göre, Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde imal ve ticareti yapan şahıslara yönelik takip başlattı. İstihbari çalışmalar ve saha araştırmaları neticesinde, şüphelilerin uyuşturucu madde ticareti yaptıkları tespit edildi. Jandarma Narkotik dedektiflerinin Kocaeli’de düzenledikleri operasyonlarda ve yapılan ara yakalamalarda; 678 gram bonzai, 4,9 gram metamfetamin ve uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı değerlendirilen bir adet cep telefonu ele geçirildi. Operasyon kapsamında, “Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti” suçlamasıyla K.K. (24) ve F.O. (21) isimli iki şüpheli yakalandı. Yapılan sorgulamada, şüphelilerden K.K.’nın 10 ayrı dolandırıcılık suçundan aranma kaydının bulunduğu belirlendi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen K.K. tutuklanarak Kandıra Kapalı Cezaevine teslim edildi. Gözaltına alınan diğer şüpheli F.O.’nun ise adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
Öte yandan, soruşturma kapsamında uyuşturucu madde kullandığı ve bulundurduğu tespit edilen 4 kişi hakkında da adli işlem yapıldığı, şahısların ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.