Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK

Kocaeli Devlet Hastanesi’nden 8 Kasım Dünya Nütrisyon Günü Etkinliği

8 Kasım Dünya Nutrisyon Günü dolayısıyla Kocaeli Devlet Hastanesi’nde toplumu bilinçlendirme etkinliği düzenlendi. Kocaeli Devlet Hastanesi Beslenme Destek Ekibi tarafından gerçekleştirilen etkinlik kapsamında hastane poliklinik zemin katta açılan stantta çalışanlar, hasta ve hasta yakınlarına hastaların beslenme ihtiyacına yönelik farkındalık oluşturularak, doğru ve dengeli beslenme konularında bilgilendirmeler yapıldı.

Kategoriler
Kocaeli Şehir Hastanesi SAĞLIK

Kocaeli Şehir Hastanesi Kitap Fuarındaki Yerini Aldı

Kocaeli Şehir Hastanesi, Kocaeli Kitap Fuarı’nda Sağlık Bilinci İçin Yerini Aldı

Kocaeli Şehir Hastanesi, ülkemizin en önemli kültürel etkinliklerinden biri olan ve bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı‘nda, B384 numaralı stantta yerini aldı. Etkinlik, Kocaeli İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Yüksel Pehlevan, Kocaeli Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Bahri Elmas ve hastane idarecilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Standın ana amacı, vatandaşların sağlık bilincini artırmak ve çeşitli sağlık konularında farkındalık oluşturmaktı. Beş farklı sağlık teması üzerine kurulan stantlar, fuar ziyaretçilerinin yoğun ilgisiyle karşılaştı:

  • Gebe Okulu: Bilinçli gebelik ve lohusalık süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda ziyaretçilere bilgiler verildi.
  • Diyabet Okulu: Diyabet hastalığı hakkında farkındalık oluşturulurken, ziyaretçilerin kan şekeri ölçümleri yapıldı. Riskli değerlere sahip misafirler sağlık kuruluşlarına yönlendirildi.
  • Emzirme Eğitimi ve Bebek Sağlığı: Anne sütü ile beslenmenin önemi, emzirme teknikleri ve bebek sağlığı hakkında bilgilendirme yapıldı.
  • Organ Bağışı: Organ bağışının hayati önemi vurgulandı ve bağış başvuruları alındı.
  • El Hijyeni: El hijyeninin enfeksiyonlarla mücadeledeki önemi anlatıldı ve doğru el yıkama teknikleri uygulamalı olarak gösterildi.

Kocaeli Şehir Hastanesi, etkinlikte toplumun sağlık bilincini artırmayı ve sağlıklı bir geleceğe katkı sağlamayı hedefledi. Kitap Fuarı süresince stant büyük ilgi görürken, sağlık bilincinin topluma kazandırılması için önemli adımlar atıldı.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde gerçeğini aratmayan tatbikat !

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde gerçeğini aratmayan tatbikat !

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İtfaiye ve UMKE katkıları ile geniş kapsamlı bir tatbikat düzenlendi. Gerçeğini aratmayan tatbikatta kimyasal maddeye maruz kalma, yangından insan kurtarma , deprem anında acil müdahale konularında uygulamalar gerçekleştirildi.

GENİŞ KAPSAMLI TATBİKAT
Uygulamada hastanenin üst katlarında kalan hastaların yangın anında tahliyesi, kimyasal maddeye maruz kalan hastalara müdahale konuları ile eş zamanlı olarak hastane içerisinde çıkan bir yangının söndürülmesi durumları tatbikatta gerçekleştirildi. Tatbikatta itfaiye erleri Hastanenin dış cephesine merdiven kurarak dumandan zehirlenen çalışanları kurtardı.

GEÇ KALINMAMALI
Kocaeli Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Nurcan Çubukçu büyük kapsamda bir deprem tatbikatı gerçekleştirdiklerini belirtti. Çubukçu, “tatbikatta deprem sonrası acil servise gelen hastalara müdahale edildi, tanker kazası sonrası toksit maddeye maruz kalan, trafik kazası sorası yaralanan 4 hastaya müdahale edildi. Hastanede çıkan yangın sonucu dumanda etkilenen bir çalışanımıza müdahale edildi. Bir deprem ve yangında yapılmaması gereken tüm çalışmalar özveri ile yerine getirildi. Herkese emeği için teşekkür ediyorum. Tüm önlemlerimizi alıp, olası bir depremden en az hasarla kurtulmak istiyoruz” dedi.

Kategoriler
SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

Kolay Morarma Hemofi̇li̇ Haberci̇si̇ Olabi̇li̇r

Hemofilinin ömür boyu takip edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Işık Odaman Al, “Hemofili kanda pıhtılaşma proteini olarak görev yapan faktör VIII ve faktör IX’un eksikliğidir. Kızlar taşıyıcı, erkekler ise hastadır. Hastaların üçte biri sünnet sonrası uzamış kanama şikayeti ile başvurup tanı alır. Vücutta kolay morarma, kas içi ve eklem içi kanamalar, kan alınan yerden sızıntı şeklinde uzun süren kanama, uzamış adet kanamaları, kafa içi kanaması olan hastalarda hemofili akla gelmelidir” dedi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Işık Odaman Al, 17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Işık Odaman Al, hemofilinin kanda pıhtılaşma proteini olarak görev yapan faktör VIII ve faktör IX’un eksikliği olduğunu belirterek “Hemofili A ve hemofili B olarak iki tipi vardır. Hemofili A’da eksik olan, faktör VIII’dir. Tüm hemofili hastalarının yüzde 85’ini oluşturur. Hemofili B’de ise faktör IX eksikliği mevcuttur ve hastaların yüzde 15’ini oluşturur. Hemofili kalıtsal (doğumsal) bir hastalıktır. X’e bağlı çekinik olarak kalıtılır. Yani kızlar taşıyıcı, erkekler ise hastadır. Öte yandan sonradan kazanılmış mutasyonlar da hemofili hastalığına neden olabilmektedir. Toplumdaki sıklığı hemofili A için 5 bin erkek çocukta 1 iken hemofili B için 30 bin erkek çocukta 1’dir” şeklinde konuştu.

Sünnet sonrası uzayan kanamaya dikkat

Hemofili A ve B’de klinik bulguların benzer olduğuna işaret eden Doç. Dr. Işık Odaman Al, şöyle devam etti: “Eklem ve kas içi kanamalar en sık görülen bulgulardır. Hastaların üçte biri sünnet sonrası uzamış kanama şikayeti ile başvurup tanı alır. Hastalık faktör düzeyinin kandaki seviyesine göre ağır (faktör düzeyi (yüzde 1), orta (yüzde 1-5) ve hafif (yüzde 5-40) olarak sınıflandırılır. Klinik bulgular ise hastanın yaşına, faktör düzeyine göre değişir. Ağır hemofilide bulgular daha ciddi olup yenidoğan döneminde ve erken çocukluk döneminde ortaya çıkar. Hastalar emeklemeye ve yürümeye başlama döneminde eklem içi kanamalar ile başvurur. Hafif hemofilide ise bulgular daha ileri yaşlarda, ağır bir travma ya da cerrahi işlem sonrası kanama şeklinde ortaya çıkar. Hastalığın tanısı şüphelenilen kişilerde kan faktör seviyesine bakılarak konulur. Vücutta kolay morarma, kas içi ve eklem içi kanamalar, kan alınan yerden sızma şeklinde uzun süren kanama, sünnet sonrası beklenmedik kanama, uzamış adet kanamaları, kafa içi kanaması olan hastalarda hemofili akla gelmelidir. Tanı konulmasında aile öyküsü mutlaka sorgulanmalıdır. Erken tanı konulması özellikle ağır hemofili hastalarında hayat kurtarıcıdır.”

Ciddi kanama olmadan koruyucu tedavi şart Doç. Dr. Işık Odaman Al, tedavinin esasını eksik olan faktörlerin yerine konulması olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Günümüzde plazma kaynaklı ve rekombinant olarak üretilen faktör konsantreleri mevcuttur. Ağır hemofili hastalarında ciddi kanamalar gelişmeden koruyucu tedaviye başlanmalıdır. Koruyucu tedavi hemofilinin tipine, hastanın kilosuna, kanama sıklığına ve şiddetine ve faktör düzeyine göre bireyselleştirilir. Genellikle haftada 1 olarak başlanıp, haftada 3’e kadar arttırılır. Bu tedavide amaç hastanın kan faktör seviyesini yüzde 1’in üzerinde tutmak ve ciddi kanamaların önüne geçmektir. Diğer tedavi şekli ise ‘kanadıkça’ olarak isimlendirilen hastanın kanaması olması durumunda uygulanan faktör yerine koyma tedavisidir. Faktör konsantreleri hastalara damar içi infüzyon yolu ile uygulanmaktadır. Hemofili ömür boyu takip edilmesi gereken kronik bir hastalıktır. Bu süreçte hasta ve ailesinin bilgilendirilmesi ve tedaviye uyumu çok önemlidir. Hastalar hematoloji, fizik tedavi, ortopedi hekimi, fizyoterapist, psikolog gibi bir çok disiplinden profesyonel uzmanlarca takip edilmelidir. Hastalar hastalığın ismi, ağırlık derecesi, kullandığı faktör konsantresi, takip eden merkez ve hekimin bilgilerini içeren kimlik kartları taşımalıdır. Tedavide amaç hayatı tehdit eden, ani gelişen kas içi, beyin içi kanamaların önüne geçmek olduğu kadar, uzun vadede hastaların bebeklikten, erken çocukluk, okul dönemi, ergenlik ve erişkin dönemlerine geçişte karşılaşabileceği kronik sorunları da tespit edip çözmektir. Tekrarlayan eklem içi kanamalar kısa ve uzun vadede hastaların hayat kalitesini önemli düzeyde etkilemektedir.”

Uzun dönemde sakatlığa ve psikolojik sorunlara yol açabilir Tekrarlayan kanamalarda uzun dönemde sakatlığa yol açabileceğine dikkati çeken Doç. Dr. Işık Odaman Al, “Tekrarlayan kanamalar sonucu eklem içinde inflamasyon (yangı) oluşmakta ve kısa dönemde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığına; uzun dönemde ise eklem hareket yeteneğinin kaybına yani sakatlığa neden olmaktadır. Bu tür sakatlıklar ise hastalarda fiziksel aktivitede azalmaya ve osteoporoz, obezite, sosyolojik ve psikolojik sorunlara da neden olur. Fiziksel aktivite her yaş grubunda oldukça önemlidir ve desteklenmelidir. Böylece sinir ve kas gelişimi desteklenir ve eklem hareket açıklığı artar. En çok önerilen sportif aktiviteler yürüyüş ve yüzmedir. Erken çocukluk döneminde hastaların aşıları aşı takvimine uygun olarak yapılır. Ancak kas içi yerine cilt altı uygulama tercih edilmelidir. Eğer kas içi uygulama zorunlu ise koruyucu olarak uygulanan faktör tedavisi ile aynı güne denk getirilmeli ve aşı sonrası aşı uygulanan bölgeye baskı uygulanmalıdır. Okul dönemindeki hastalar için ise okul yönetimi ve öğretmenleri hastalığın tedavisi ve acil durumlar hakkında bilgilendirilmelidir. Aile ve öğretmen iş birliği içinde olmalı ve çocuk bu dönemde psikososyal olarak desteklenmelidir. Ergenlik dönemi ise tedaviye uyumun en çok bozulduğu dönemdir. Hastalar kronik sürecin vermiş olduğu bıkkınlık, kanama ataklarının eskisi kadar sık olmaması, bağımsız olma arzusu gibi nedenler ile tedavilerini aksatabilmektedir. Son yıllarda klasik faktör uygulamalarının yanı sıra uzun yarı ömürlü faktörler, faktör VIII’ e benzer etki gösteren bisipesifik antikor (Emicizumab) ve faktör dışı tedaviler geliştirilmiştir. Emicizumab henüz ülkemizde kullanım onayı almamıştır. Gen tedavisi çalışmaları ise devam etmektedir” değerlendirmesi yaptı.

Kategoriler
SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

Vücut direnci için suyu ihmal etmeyin

Uzman Diyetisyen Orçun Kürüm, hastalıkların yoğun yaşandığı kış aylarında vücudu güçlü tutmak için su içmenin oldukça önemli ve koruyucu etkisi olduğunu vurguladı.İSTANBUL (İGFA) – Kış aylarında yeterli sıvı alımının sağlanması, sağlık için oldukça önemli. Uzman Diyetisyen Orçun Kürüm, suyun vücudu doğru şekilde hidrate etmesinin, bağışıklık sisteminin etkin çalışmasını desteklediğini belirtti. Kış aylarında grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar daha sık görüldüğünden, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi büyük önem taşıdığına dikkati çeken Kürüm, “Yeterli sıvı alımı, aynı zamanda vücudun detoksifikasyon sürecini hızlandırır ve mukus zarlarını nemli tutar. Bu durum, virüslerin solunum yoluyla vücuda girmesini önleyebilir. Yeterli miktarda su tüketmek, metabolizmanın verimli çalışmasına katkı sağlar ve enerji seviyelerini korur, bu da kilo yönetimi açısından da faydalıdır” dedi. “SARIMSAK VE ZENCEFİL SOFRANIZDAN EKSİK OLMASIN” Kış aylarında su içmenin yanı sıra virüslerden korunmak için beslenmenin de önemini vurgulayan Orçun Kürüm, “Günlük diyetinizde dengeli bir şekilde protein bakımından zengin yumurta, baklagiller, süt ürünlerine yer vermek bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Tabağınızda renkli sebze ve meyvelere yer açarak, vitamin ve mineral açısından zengin, antioksidan içerikli seçimlerle bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirebilirsiniz. Özellikle C vitamini turunçgiller, kırmızı biber, çilek, E vitamini badem, fındık ve vücut için gerekli çinkoyu kabak çekirdeğiyle yoğurt içeren gıdaları tüketerek alabilirsiniz.” dedi. Antiinflamatuvar özellikleri olan sarımsak ve zencefili yemeklerden eksik etmemek gerektiğini belirten Kürüm, hastalıkların yoğun olduğu bu dönemde ek takviye olarak D vitamini, probiyotik ve propolisin düzenli kullanmasının bağışıklığı güçlendirmeye destek olduğunu ifade etti.

Kategoriler
SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

3 Mart Dünya Omega 3 Gününde Anlamlı Mesaj: “Deni̇zleri̇mi̇z Kalp Damar Sağlığı İçi̇n Önem Arz Edi̇yor”

Denizler, kalp damar sağlığı için önem arzediyor.

Orzaks İlaç, Türk Kardiyoloji Derneği, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı ve Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin 3 Mart Dünya Omega 3 Günü özelinde düzenledikleri etkinlikte, denizlerin temizliğinin sağlığımızla ilişkisi vurgulandı. Orzaks İlaç Genel Müdürü Yunus Emre Alimoğlu, “3 Mart Dünya Omega 3 Günü’nde denizlerimizin temizliği, su altı yaşamının çeşitliliği ve Omega 3’ün kalp sağlığımız için önemine dikkat çekmek istedik” dedi.

Kalp sağlığı, bağışıklığı güçlendirme, göz ve beyin sağlığını destekleme, trigliserid ve kan basıncı seviyelerini düşürme, romatizmal eklem iltihabına iyi gelme ve depresyonun etkilerini azaltarak ruh sağlığını iyileştirme gibi vücudumuzda çok çeşitli faydalı etkileri olan Omega 3’e dikkat çekmek için tüm dünyada 3 Mart tarihinde Dünya Omega 3 Günü etkinlikleri düzenleniyor.

Vücudumuzda pek çok farklı sistemde kritik rol üstlenen Omega 3, en fazla sardalya, hamsi, somon, uskumru, istiridye, ringa ve havyarda bulunuyor. Türkiye Beslenme Rehberi verilerine göre 19-50 yaş arasındaki kadınların günlük 1,1 gr, erkeklerin 1,6 gr Omega 3 tüketmesi öneriliyor.

Proje kapsamında Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin Türkiye’de bir STK’ya ait tek Mavi Bayraklı tekne ve yine Türkiye’deki 10 Mavi Bayraklı tekneden biri olan Valmira isimli yelkenli ile Marmara Denizi’nde profesyonel dalgıç ekibi ile dalış gerçekleştirildi. Yapılan dip temizliğinin ardından, Alimoğlu’nun da içinde yer aldığı ekip ile birlikte denizden çıkarılan çöpler ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırıldı. Ayrıca hayalet ağlara takılan deniz canlıları kurtarılıp tekrar sulara bırakıldı.

6 dalıcı ile yaklaşık 400 m2 bir alanda 6 dalıcı ile ortalama 6 metre derinliği 37 dakikalık bir dalıştan 7 çuval plastik, cam, metal, ambalaj vb. çöp çıkarıldı. Bunların yanı sıra büyük plastik ve metal parçalar ve deniz dibine terk edilmiş bir hayalet av aracı da çıkarıldı.

“Toplum sağlığına ve çevreyi yaşanabilir hale getirmeye odaklanıyoruz”

Sadece ticari başarı elde etmekle kalmayıp topluma karşı sorumluluklarını da yerine getirdiklerini kaydeden Alimoğlu, “Bugün topluma katkı sağlama adına ülkemiz için çok değerli STK’ların desteğiyle Mavi Bayrak Mavi Kalp projemizi hayata geçiriyoruz. Aynı amaç için toplandığımız Türk Kardiyoloji Derneği, Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’na katkıları ve destekleri için çok teşekkür ediyorum” dedi.

Alimoğlu, “Mavi Bayrak Mavi Kalp projesi bizim için çok kıymetli bir şeyi işaret ediyor “Omega 3”. Bazı omega 3 takviyeleri, balıklardan veya deniz ürünlerinden elde edilir. Günümüzde deniz kirliliği, bu tür takviyelerin güvenliği ve kalitesi üzerinde endişelere yol açabilir. Balık yağı veya diğer deniz kaynaklı omega 3 takviyeleri, kirlilik seviyelerini kontrol etmek ve güvenliği sağlamak için titizlikle işlenmelidir. Tam da bu sebeplerden dolayı deniz temizliğin de farkındalık oluşturarak gelecek nesillere karşı olan sorumluluklarımızı bir kez daha hatırlatıyoruz. 3 Mart Dünya Omega 3 Günü’nde denizlerimizin temizliği, su altı yaşamının çeşitliliği ve omega 3’ün kalp sağlığımız için önemine dikkat çekmek istedik. Hep birlikte, daha iyi bir dünya için adım atıyoruz” şeklinde konuştu.

“Deniz yaşamını korumak için çalışıyoruz”

Projeye destek olan Deniz Yaşamını Koruma Derneği Başkanı Volkan Narcı ise “Deniz yaşamını sürdürülebilir ve adil yöntemlerle korumak, bu yolda bilimsel çalışmalar ve projeler üretmek için misyonumuz; denizlerin, dolayısıyla doğa ve insan hayatının yaşanabilirliğini ve sürdürülebilirliğini güçlendirmek için doğayla birlikte çözümler üretmek ve uygulamaya geçirmektir. Denizlerimizin akciğeri olan Mercan Resiflerinin restorasyonu, korunması, Tavşan Adası’nın deniz koruma (MPA) ile korunan alanlar oluşturulması, su altı ve su üstünde yaşayan canlıların yaşayabilmesi için hayalet ağların temizlenmesi gibi çalışmaları Marmara Denizi’miz için hayata geçirirken, diğer denizlerimiz için de çalışmaya devam ediyoruz” açıklamasını yaptı.

Uluslararası partnerleri, kamu, özel sektör ve sivil toplumu bir araya getiren çalışmalar yürüttüklerini aktaran Volkan Narcı, “Akdeniz, Ege ve Karadeniz deniz yaşamını korumak ve etki oluşturmak için birlikte çalışıyoruz. Binlerce gönüllümüz ile milyonlarca yaşama dokunduğumuzun farkındalığı ile deniz dibi temizlikleri yaparak da birlikte fark oluşturmaya devam ediyoruz” dedi.

“Denizlerimiz önemli bir besin kaynağı sağlamasının yanı sıra ruhumuza da hitap ediyor’’

Türk Kardiyoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, “Sağlıklı bir kalp için psikososyal ve çevresel faktörlerin önemi yadsınamaz. Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemizde denizlerimiz, soluduğumuz oksijenin yüzde 70’inin kaynağı olması sebebiyle olmazsa olmazımız. Ayrıca Omega 3 kaynağı olan denizlerimiz insanımızın kalp damar sağlığı için çok yararlı olan yüzme sporunu yapabilmesi ve barındırdığı çeşitli balık ve canlı türleri ile önemli bir besin kaynağı olması yanı sıra ruhumuza da hitap ediyor” şeklinde konuştu.

‘’Çevre sağlığı olmadan, insan sağlığı olmaz’’

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Genel Müdürü Almıla Kından Cebbari, “Çevre sağlığı olmadan insan sağlığı olmaz sloganı ile faaliyetlerimizi yürüttüğümüz Uluslararası Mavi Bayrak Programı’nda, denizlerin sağlığının insan sağlığı için ne kadar önemli olduğunu her fırsatta anlatmaya çalışıyoruz. Sağlıklı bir kalp ve vücut için gerekli olan Omega 3 için de en önemli kaynak konumunda. Dünyayı ve denizleri temiz tutmak istiyorsak bu, tek başına bir kurum veya kuruluşun başarabileceği bir şey değil, tüm toplum ve kurumlar birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Bu birlikteliğin bir parçası olan tüm paydaşlarımıza destekleri için teşekkür ederiz” dedi.

“Toplumsal ve çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmek için kararlıyız”

Orzaks İlaç Pazarlama Direktörü Müge Turan, “Toplum sağlığına ve çevreye karşı sorumluluklarımızın bilinciyle hayata geçirilen ‘Mavi Bayrak Mavi Kalp’ projesini duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 3 Mart Dünya Omega 3 Günü’nde denizlerimizin temizliği, su altı yaşamının çeşitliliği ve Omega 3’ün insan vücudunun normal fonksiyonlarındaki önemine dikkat çekmek, projedeki öncelikli amacımız. Bu projenin yanı sıra, çevresel sürdürülebilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlı kalarak, projelerimizin devamlılığı şirket misyonumuz için de önemli bir nokta olarak konumlanmaktadır” dedi.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Kocaeli Devlet Hastanesi Çalışanları 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı Coşkuyla Kutladı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 100. Yılı Kocaeli Devlet Hastanesi çalışanları tarafından coşkuyla kutlandı. Hastane yönetimi tarafından düzenlenen etkinlik saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başladı.

Etkinlikte açılış konuşmasını yapan Kocaeli Devlet Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Adem Çakır, tüm çalışanların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak, “Özgürlük ve bağımsızlığımızın simgesi olan Cumhuriyet’imizin 100. yıl dönümünü hep birlikte çoşkuyla kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. “Allah bu millete bir daha ‘İstiklal Marşı’ yazdırmasın!..” dedi. Günün anlam ve önemine binaen tüm hastane çalışanlarına bayrak ve teşekkür belgesi takdim edildi. Etkinlik pasta ikramıyla son buldu.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

1-7 Ekim Emzirme Haftası kapsamında Kocaeli Devlet Hastanesi’nde stant açıldı.

1-7 Ekim Emzirme Haftası kapsamında Kocaeli Devlet Hastanesi’nde stant açıldı.

Anne ve anne adaylarının emzirme konusunda farkındalığını artırmak amacıyla Kocaeli Devlet Hastanesi’nde stant açıldı. 1-7 Ekim Emzirme Haftası kapsamında açılan stant da Kocaeli Devlet Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Emine Ataman, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcıları Abdurrahman Çelik ve Pınar Mermer, İdari Mali İşler Müdürü Bora Akargöl, İdari Mali İşler Müdür Yardımcısı Abdulselami Tatar ve Hastane birim sorumlularıyla birlikte çok sayıda hastane çalışanı yer aldı.

Açılan stantta anne ve anne adaylarına emzirme sürecinin önemi, doğru emzirme teknikleri, sıkça karşılaşılan sorunlar ve çözümleri gibi birçok konuda önemli bilgiler verilerek broşürler dağıtıldı. Etkinlikte ayrıca yaş pasta kesilerek hastalara ikram edildi.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Kocaeli Devlet Hastanesi’nin Diyabet Okulu eğitimleri devam ediyor

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde 2008 yılından bu yana Diyabet (Şeker) hastalarının yaşam kalitesini artırmak ve farkındalık kazandırmak amacıyla başlatılan Diyabet Okulu eğitimleri tüm hızıyla devam ediyor.

Alanında uzman eğitimcilerin katılımıyla Eylül ayında gerçekleşen ve 3 saat süren eğitimlerde Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları, Düzenli Egzersiz, İlaç Kullanımı, Ayak Sağlığı ve Diyabetin Psikolojik Etkileri gibi birçok önemli konuda eğitimler verildi.

Eğitime katılan diyabetli bireylere ve yakınlarına, Kocaeli Devlet Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Adem Çakır, Başhekim Yardımcısı Uz. Dr. Nurcan Çubukçu, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Emine ATAMAN, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcıları Abdurrahman Çelik ve Pınar Mermer ile Diyabet Hemşiresi Seher Güneş tarafından belge takdim edildi.

Devam eden eğitimlere katılmak isteyen Diyabetli ve yakınları Kocaeli Devlet Hastanesi poliklinik binası 2. katında bulunan Diyabet Eğitim Polikliniğine ücretsiz başvurabilirler.

Kategoriler
SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Covid-19 ’un yeni varyantı ’Eris ’ 9 kişide tespit edildi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Covid-19 ’un yeni varyantı Eris ’in 9 kişide tespit edildiğini açıkladı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hasta etme gücünün (virülansının) düşüklüğünü bildiğimiz Eris varyantı referans laboratuvarımızda yapılan incelemede 9 kişide görüldü. Yurt dışı temaslı ve aynı ildeler. Mevcut tedbirlere ve gündelik hayatımıza devam edeceğiz. Durum başka ülkelerde yaygın, bizde de ortaya çıkması muhtemeldi. Büyüklerimizi, kronik hastalarımızı koruyacağız” ifadelerine yer verdi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version