Yapılan son değerlendirmelere göre, yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara geneli, Ege ve Batı Akdeniz’in kıyı kesimleri, İç Anadolu’nun kuzeydoğusu, Batı Karadeniz’in batısı, Doğu Karadeniz ve (Şırnak ve Iğdır dışında) Doğu Anadolu ile Burdur ve Denizli çevrelerinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre yağışların; genellikle kıyı kesimlerde ve yurdun batısında yağmur ve sağanak, doğusunda iç kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi, gece saatlerinde İstanbul, Kocaeli ve Yalova çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Ülkemizin iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte pus ve yer yer sis görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek ve dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunuyor.
Hava sıcaklığının yurdun kuzeydoğu kesimlerinde mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde normallerinin 4 ila 9 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. Rüzgarın ise genellikle güneyli, Güneydoğu Anadolu’da kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.
Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:
KOCAELİ: Çoğunlukla güneşli 16° 6°
Ankara: Parçalı, yer yer çok bulutlu 8
İstanbul: Parçalı, zamanla çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı 13
İzmir: Parçalı, zamanla çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı 17
Adana: Parçalı ve az bulutlu 17
Antalya: Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 16
Samsun: Parçalı, yer yer çok bulutlu 15
Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 11
Başiskele’de vatandaşlar, çoluk çocuk Başiskele Millet Bahçesi’ne akın ederek güzel havaların keyfini sürerek bahar tadında mutluluk yaşadılar.
Kentte 2024-2025 Eğitim ve Öğretim Yılı’nın yarıyıl tatilinin keyfini süren çocuklar, millet bahçesi içerisinde yer alan, bin 750 metrekare alanıyla Kocaeli’nin en büyük çocuk oyun parkında eğlendiler. Bin 500 metrelik bisiklet yolunda bisiklet süren ve 4 bin metrelik yürüyüş yolunda yürüyüş yapan vatandaşlar; basketbol, voleybol, futbol sahalarında ve tenis kortunda spor yaptılar. Piknik alanlarında, piknik yaparak güzel havayı değerlendiren vatandaşlar doğayla iç içe huzurlu bir mola verdiler ve ailece eğlenceli vakitler geçirdiler.
Hava sıcaklığının 4 derece ölçüldüğü Kocaeli’de sabah saatlerinden itibaren sis etkili oldu. Özelikle kentin yüksek kesimlerinde sis sebebiyle sürücüler zorluk yaşadı. Trafikte sürücüler, araçlarının sis farlarını açarak kontrollü şekilde ilerledi. Görüş mesafesinin yüksek kesimlerde 100 metreye kadar düştü. Ulaşımda herhangi bir aksama yaşanmadı.
Kocaeli’deki Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinden Kartepe’de kar yağışı etkili oluyor.
Hava sıcaklığının 7 derece ölçüldüğü Kartepe’nin yüksek kesimlerinde, aralıklarla kar yağışı etkili oluyor. Samanlı Dağları’nın 1640 rakımlı zirvesi Kartepe’de zaman zaman etkisini artıran kar, yeşil alanları beyaza bürüdü. Bazı noktalarda kar kalınlığı yaklaşık 25 santimetreye ulaştı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kartepe Belediyesi bünyesinde oluşturulan karla mücadele ekipleri, ulaşımda aksama yaşanmaması için önlem aldı.
Yapılan son değerlendirmelere göre, yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Batı ve Orta Karadeniz ile Kırşehir, Yozgat, Mersin, Giresun, Trabzon ve Rize çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Edirne ve Kırklareli çevreleri ile Batı Karadeniz’in yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların; Marmara’nın güney ve doğusu, Kuzey ve Kıyı Ege, Batı Karadeniz kıyıları, Tekirdağ, Uşak, Eskişehir, Düzce ve Bolu çevreleri ile Antalya’nın doğu kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın, Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek ve dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, yurt genelinde mevsim normalleri üzerinde seyretmekte olan hava sıcaklıkları, Marmara ve Kuzey Ege’de 2 ila 4 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Rüzgarın ise genellikle güneyli, Marmara, Batı Karadeniz ve Kuzey Ege’de kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Kıyı Ege’nin kuzeyinde yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.
Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:
Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı 12
İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu (Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.) 7
İzmir: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı (Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.) 17
Adana: Parçalı, yer yer çok bulutlu 20
Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak yağışlı (Yağışların; doğu ilçerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.) 17
Samsun: Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 13
Trabzon: Parçalı, yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu 15
Yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun iç ve batı kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Trakya, İstanbul çevreleri ile Çanakkale’nin güneyi ve Balıkesir’in batı ilçelerinin sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre; sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek ve dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunuyor.
Hava sıcaklıklarının Marmara’da 6 ila 8 derece azalacağı, diğer yerlerde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle güneyli, yurdun güneydoğusunda doğulu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
KOCAELİ 5 GÜNLÜK TAHMİN
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre Kocaeli’nin 5 günlük hava durumu tahmini şu şekilde:
10 Ocak 2025 Cuma: Az Bulutlu, sıcaklık 19°C
11 Ocak 2025 Cumartesi: Yağmurlu, sıcaklık 15°C
12 Ocak 2025 Pazar: Sağanak Yağmur, sıcaklık 13°C
13 Ocak 2025 Pazartesi: Yağmurlu, sıcaklık 10°C
14 Ocak 2025 Salı: Yağmurlu, sıcaklık 8°C
Yağmurlu günler için şemsiyenizi yanınızda bulundurmayı unutmayın! 😊
Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:
KOCAELİ: Parçalı, yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak yağışlı 19
Ankara: Parçalı ve az bulutlu 11
İstanbul: Parçalı, yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak yağışlı 15
https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/o-saldiriyi-34-yildir-unutamiyor-olumle-burun-buruna-geldi-0-RyWuPWKf.mp4 Kocaeli’de yaşayan 74 yaşındaki emekli kimya mühendisi Halil İbrahim Demirbaş, kriminal laboratuvarlarının ilk çalışanlarından biri olarak mesleki tecrübelerini ve hatıralarını kaleme aldı. Kriminal incelemenin gerektirdiği birçok olayda görev yapan Demirbaş, 34 yıl önce yaşanan terör saldırısında arkadaşının şehit olduğunu, kendisinin de yaralandığını söyleyerek, “O olayı hiçbir şekilde unutamıyorum” dedi.
Kartepe ilçesindeki Uzuntarla Mahallesi’nde ikamet eden Halil İbrahim Demirbaş, lise eğitimini Ankara Yenişehir Sağlık Koleji’nde, üniversite eğitimlerini ise Berlin Teknik Üniversitesi ile Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi Kimya Mühendislik Fakültesi’nde tamamladı. Yüksek lisans eğitimi sonrası 1977’de laboratuvar teknisyeni olarak çalışmaya başlayan Demirbaş, Türkiye’de kriminal laboratuvarlarının geliştirilme sürecinde Ankara Kriminal Laboratuvar Daire Başkanlığı’na bağlı Kimya Şube Müdürlüğü’nde göreve başladı.
Tecrübelerini kaleme aldı
1983’de kimya mühendisliğine adım atan Demirbaş, bu alanda çeşitli eğitimler alması için Almanya’ya da gönderildi. Patlayıcı maddelerden uyuşturucu analizlerine, zehirlenme vakalarından şüpheli ölümlere kadar kriminal incelemenin gerektirdiği birçok alanda görev yapan Demirbaş, 2001’de emekli oldu. Emekli olduktan sonra da 7 yıl iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışan Halil İbrahim Demirbaş, hem kimya mühendisliğini hem de vazife süreci boyunca yaşadıklarını anlatmak için kitap yazmaya karar verdi.
Halil İbrahim Demirbaş’ın “Kimyasal Sorgular (Bir Kimya Mühendisinin Sıra Dışı Gerçek Anıları)” isimli kitabında; tecrübelerinin yanı sıra uyuşturucu madde türlerinden yanıcı ve patlayıcı maddelere, olay yerindeki biyolojik materyal ve lekelerin toplanmasına kadar kriminal incelemenin tüm detaylarına yer veriliyor.
“Mesleki tecrübelerimi dile getirmek her zaman hasretimdi”
Halil İbrahim Demirbaş, yaptığı açıklamada, “17 yıl bir fiil çalıştım. 5 yıl Ankara Kriminal Laboratuvar Daire Başkanlığı’nda, 8 yıl Erzurum Polis Laboratuvar Müdürlüğünde, 5 yıl da İstanbul Emniyet Müdürlüğü Laboratuvarı bünyesinde kimya yüksek mühendisi adli kimya uzmanı olarak çalıştım. Kitap yazma işine emekli olduktan sonra başladım. Kimyayı çok sevdiğim için kitap yazmak istedim. Bir de mesleki tecrübelerimi dile getirmek her zaman hasretimdi. Bu yüzden dinlenme faslına geçtiğimde bu konuya eğilme gereği duydum” dedi.
“Kriminal laboratuvarlarında ilk çalışanlardan birisiyim”
1980’li yıllarda Türkiye’de kriminal laboratuvarlarının pek bilinmediğini anlatan Demirbaş, “Türkiye’de hayata geçirilen kriminal laboratuvarlarında ilk çalışanlardan birisiyim. O dönemlerde kriminal bilgisi hiçbir yerde yoktu. Dolayısıyla ilk laboratuvar kurulma aşamasında görevler aldık. Yurt dışında eğitimlere gittik. Bende bu eğitimler için Almanya’daki kriminal laboratuvarlarına gönderilmiştim” diye konuştu.
“O olayı hiçbir şekilde unutamıyorum”
Meslek hayatı boyunda birçok incelemede görev aldığını, bu tecrübelerini kitabında da aktardığını ifade eden Halil İbrahim Demirbaş, yıllardır unutamadığı bir hatırasını paylaştı. Erzurum’da görev yaptığı dönemde terör örgütü PKK tarafından Iğdır Adliyesi’nin yakıldığını, yangının ardından kendisinin de inceleme yapmak üzere Iğdır’a gönderildiğini söyleyen Demirbaş, “İncelemenin ardından dönüş yolunda teröristler tarafından yolumuz kesildi. Sarıkamış’a yakın bir bölgede yolumuz kesildi ve çatışmaya girdik. Benim bulunduğum aracın şoförü şehit oldu. Bende sağ kalçamdan yaralandım. O olayı hiçbir şekilde unutamıyorum. Arkamdan uzun namlulu silahlarla ateş edildiğinde mermilerin taşlara çarparak seyrettiklerini görmüştüm” şeklinde konuştu.
“Bazı insanların benzine ya da mazota yüzde 1 oranında su kattıklarını düşündüm”
Türkiye’ye kaçak yollarla sokulan benzin ve mazot gibi akaryakıt maddelerin incelemesinde görev aldığı sırada ilginç bir bilgi öğrendiğini de anlatan Demirbaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Irak ya da İran’dan Türkiye’ye sokulan kaçak akaryakıt olayı patlak vermişti. Valilik kanalıyla bize, ’Benzin ya da mazotun kaçak olup olmadığıyla ilgili inceleme yapabilir misiniz?’ diye soruldu. Alman laboratuvarlarının çıkardığı bir dergi vardı. Bu derginin tarihi çok eskidir. Bende dergide istasyondan çıkan bir benzinde inceleme yapıldığını okumuştum. Araştırmalarımı hızlandırdım. İzin alıp Kırıkkale’deki rafineriye gittim. Rafineri laboratuvarında 12 ASTM metoduyla benzin ve mazotun incelendiğini gördüm. Bu metoda göre bir takım kriterler benzinin kimliğini veriyordu. Rafinerideki çalışmaların ardından Erzurum’a geldim ve akaryakıt istasyonlarından numune topladık. Bu numunelerle inceleme yapmaya başladım. Bu incelemelerimde benzinin içinde yüzde 1 oranında su bulunduğunda bunun hiçbir şekilde belli olmadığını gördüm. Dolayısıyla bazı insanların benzine ya da mazota yüzde 1 oranında su kattıklarını düşündüm. İncelemelerimi derinleştirdim, bölge laboratuvarlarına dergi şeklinde kitap yazdım ve gönderdim. Ardından akaryakıtı satan rafinerilerinin ve şirketlerin kendi ürünlerinin standardını kendilerinin kontrol etmesi gerektiği düşüncesine vardım”
“Kitabımın üniversitelerde de faydası olabilir”
Son olarak Demirbaş, tüm tecrübelerini aktardığı kitabının faydalı olmasını istediğine dikkat çekerek, “Kitabımın üniversitelerde de faydası olabilir çünkü araştırma yerinde her zaman bilgi çıkar. Bu bilgiyi hem üniversite hem de sanayi kullanır. Bu kitabı yazma sebeplerim arasında bu da yer alıyor” ifadelerini kullandı.
Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çakmakcı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü tarafından kente kazandırılan Başiskele Kullar İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nde incelemelerde bulundu. Çakmakcı, tesiste yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.
“Marmara Denizi’ne deşarj edilen atık suların yüzde 53’ünün ön arıtmadan kaynaklı”
İncelemelerinin ardından İHA Muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mehmet Çakmakcı, Marmara Denizi’nde 2021’de görülen müsilajın ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 22 maddelik eylem planı hazırlandığını ve birçok maddede gelişme kaydedildiğini vurguladı. Prof. Dr. Mehmet Çakmakcı, “Gelişme kaydedilemeyen en önemli maddelerden biri, Marmara Denizi’nde azot ve fosfor yükünü azaltacak noktasal kaynaklarda ileri biyolojik atık su arıtma tesisi kurulması konusunda oldu. Aslında o 22 maddelik eylem planında, Marmara Denizi’ne deşarj edilen atık suların yüzde 53’ünün ön arıtmadan kaynaklı olduğu, yani azot ve fosfor giderinin olmadığı tesislerden kaynaklı olduğu da bir nevi belirtilmiş oldu. Şuanda Marmara Denizi’ne yüzde 53 ön arıtma, yüzde 42 biyolojik arıtma ve yüzde 5’de sadece biyolojik arıtmadan geçen sular verilmektedir. Bu eylem planının maddelerinde şu da belirtilmişti: ’2024 yılı sonu itibariyle tüm tesislerimiz ileri biyolojik atık su arıtma tesislerine dönüştürülecektir. Bu konuda Bakanlığımız hem teknik hem de maddi destek sağlayacaktır’ ama 3 yıllık periyoda baktığımızda çok ciddi bir gelişme kaydetmediğimizi görmekteyiz” dedi.
“Bizim için çok ciddi bir risk konusudur”
Halk arasında “deniz salyası” olarak bilinen müsilajın, denizdeki biyolojik üretimin ilk basamağını oluşturan bitkisel planktonların (fitoplankton) çevresel faktörlerle aşırı çoğalmasıyla oluştuğunu kaydeden Prof. Dr. Mehmet Çakmakcı, “Baktığımızda yapışkan ve şeffaf bir sıvı görürüz ama bunlar deniz tabanında canlı yaşamını da sıfıra indirmektedir. Tamamen tahrip etmektedir. Bizim için çok ciddi bir risk konusudur” diye konuştu.
“Marmara Denizi’ne en düşük miktarda azotlu ve fosforlu suları vermemiz gerekiyor”
Çakmakcı, müsilaj oluşumuna karşı alınabilecek önlemlere ilişkin de bilgilendirmelerde bulunarak, “Müsilaj oluşumuna karşı müdahale edebileceğimiz 3 faktör var. Birincisi deniz suyunun sıcaklığının değişimi (artırılması), ikincisi su kütlelerinin durağanlığı, üçüncüsü de azot ve fosfor yükünün azaltılmasıdır. Biz burada azot ve fosfor yükünün azaltmak için öncelikli olarak noktasal kaynaklarımızı, evsel su arıtma tesislerimizi, endüstriyel su arıtma tesislerimizi ileri biyolojik su arıtma tesisine dönüştürerek bunları gidermeyi sağlamalıyız. Böylelikle Marmara Denizi’ne en düşük miktarda azotlu ve fosforlu suları vermemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
“Bu tesislerin sayısını artırmalıyız”
22 maddelik eylem planında suların geri kazanımına da dikkat çekildiğinin altını çizen Prof. Dr. Mehmet Çakmakcı, “Bugün yaptığımız teknik incelemelerde Başiskele Kullar İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ni gördük. Tesisin son kademesinde 17 bin metreküp/gün kapasiteli bir geri kazanım ünitesi olduğunu gördük. 17 bin metreküp/gün suyun bir kısmı peyzaj ve endüstriyel tesislerde kullanılmaktadır. Sulara ikinci kez kullanım hakkı tanıyan böyle tesislerin sayısını artırmalıyız” ifadelerini kullandı.
“Elimizden geldiği kadar azot ve fosfor yükünü minimuma indirmeye çalışıyoruz”
Prof. Dr. Mehmet Çakmakcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Müsilaj, sadece son 5 yılda oluşan bir durum değil. Marmara Denizi’nin kirlenmesi uzun yıllara sahip bir konu. Eğer bugün tedbir almazsak, gelecek yıllarda Marmara Denizi’nin faydalı kullanımlarından istifade edemeyebiliriz. Bu üzücü bir durum. Şuanda birçok uzman tarafından çeşitli balık türlerinin yetişmediğini ifade ediyor. Bunların sebeplerinden biri de müsilaj olduğunu söyleyebiliriz. Bizler elimizden geldiği kadar azot ve fosfor yükünü minimuma indirmeye çalışıyoruz”
Marmara Denizi’nde yeniden müsilaj görülmeye başlandığını da aktaran Çakmakcı, “Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından Marmara Denizi’nde son 3 ay içinde gözlemler ve deniz altında dalgıçlar tarafından incelemeler yapıldı. Hemen hemen Marmara Denizi’nin tüm kesimlerinde, Çanakkale’ye dökülme noktasına kadar müsilaj görüldüğü belirtiliyor. Yapmamız gereken en ivedi konu, ön arıtma tesislerini ileri biyolojik atık arıtma su tesislerine, biyolojik arıtma tesislerini de ileri biyolojik atık su arıtma tesislerine dönüştürmek. Bazı zorluklar olduğunu biliyoruz. Marmara’daki illerimizde kentleşme çok yoğun. Arıtma tesisi kurulacak alan bulunmasında da zorluk yaşanıyor ama örnek almamız gereken ülkelerden biri Japonya. 30 milyon insanın yaşadığı şehirde arıtma tesislerinin ne kadar dar alanlara ve meşakkatli şekilde yaptıklarını görüyoruz. Marmara’yı kurtarmak için en azından bizim bu durumları dikkate alarak yeni çözümler üretmemiz gerekiyor. Marmara Denizi’ni kirleten tek ülke biz değiliz. Tuna’dan, Karadeniz’den gelen kirletici yükler de olduğunu unutmamalıyız. Biz üzerimize düşeni yapmalıyız. Tedbir alırsak canlı türlerini artırma durumları söz konusu olacaktır” dedi.
Hava sıcaklığının 4 derece ölçüldüğü Kocaeli’de sabah saatlerinden itibaren sis etkili oldu. Özelikle kentin yüksek kesimlerinde sis sebebiyle göz gözü görmedi. Trafikte sürücüler, araçlarının sis farlarını açarak kontrollü şekilde ilerledi. Görüş mesafesinin yer yer 50 düştüğü mevkilerde araç trafiği yavaşladı. Ulaşımda herhangi bir aksama yaşanmadı.
2021’de Marmara Denizi’nde yaşanan ve denizin ekosistemini olumsuz etkileyen müsilaj, uzun bir aradan sonra yeniden görülmeye başlandı. Denizdeki oksijen seviyesini düşürerek deniz canlılarını tehdit eden ve balıkçılığı zorlaştıran müsilaj, Marmara Denizi açıklarında balıkçıların ağlarına takılıyor ve tahribata yol açıyor.
Deniz yüzeyini kaplayan ve zaman zaman derinliklere kadar inen müsilaj tabakası, hem çevresel hem ekonomik açıdan ciddi sorunlar oluşturuyor. Marmara Denizi çevresindeki pek çok balıkçı, bu durumun avlanmayı da zorlaştırdığını belirtiyor.
Marmara Denizi’nin Süleymanpaşa açıklarında yoğunlaşan müsilaj, balıkçıların günlük faaliyetlerini neredeyse imkansız hale getiriyor. Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi 2. Başkanı Hüseyin Oğuz, müsilajın balıkçılığı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Denizde müsilaj tekrar başladı. Ağlarımızı attığımızda çamurlu çekiyoruz. Şu an bekliyoruz, inşallah kaybolur da balıkçılığa devam ederiz. Bu durum işimizi zorlaştırıyor. Makaralarımız ağları basmıyor. Ağlar çamurlu gelince makaralar sıkışıyor. Müsilaj ile ilgili özellikle İstanbul’un Silivri ve Selimpaşa bölgelerinden daha çok şikayet alıyoruz” dedi.
Balıkçı Anıl Can Pehlivanoğlu da, “Denizde müsilaj var. İşimizi bayağı bir zorlaştırıyor. Allah yardımcımız olsun. Ağlarımız ağırlaşıyor ve bu durum işimizi zorlaştırıyor” diye konuştu.
Müsilajın yeniden ortaya çıkışıyla ilgili uzmanlar da uyarılarda bulunuyor. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nin kabusu olan müsilajın hızla yayıldığını belirterek, alınan kararlara ve önlemlere rağmen özellikle arıtmada ciddi bir iyileşme sağlanamadığını ifade etti. Sarı daha önceki açıklamalarında, 23 Ekim 2024’te Erdek Körfezi’nde yeniden ortaya çıkan müsilajın, 6 Kasım’da Marmara Adaları çevresi ile Tekirdağ kıyılarına, 13 Kasım’da İstanbul Prens Adaları’na, 5 Aralık’ta ise İzmit Körfezi’ne ulaşarak yaklaşık 7 hafta içinde tüm Marmara Denizi’ne yayıldığını dile getirmişti.