Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

61 yaşında liseye başladı, 65 yaşında üniversite sınavlarına girdi

Kocaeli’de yaşayan 69 yaşındaki Rıza Aksoylu, emekli olmasına rağmen hiçbir zaman evde oturmak istemedi. 61 yaşında açık öğretim lisesine başlayan ve 65 ’inde bitiren Aksoylu, 2 defa üniversite sınavlarına girdi. İstediği bölümü kazanamayan Aksoylu, 67 yaşında doğal taşlardan takı yaparak satmaya başladı. 69 yaşında da bağlama dersleri alan ve türküler okuyan Aksoylu, 2 bine aşkın yazdığı şiirlerle gönülleri hoş ediyor.

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan 69 yaşındaki Rıza Aksoylu, azmi ile herkese örnek oluyor. Henüz küçük yaşlardayken elektronik işine başlayan Aksoylu, emekli olduktan sonra hayali peşinde koşmaya başladı. 61 yaşında açık öğretimle liseye başlayan Aksoylu, 65 yaşında okulu bitirerek üniversite sınavlarına hazırlandı. 2 defa üniversite sınavlarına giren Rıza Aksoylu, barajı geçmesine rağmen, istediği bölümü kazanamayınca başka bir işe yöneldi. Hobi olarak doğal taşlardan takı yapmaya başlayan Aksoylu, kendine bir atölye açarak üretime geçti. Bir buçuk yıldır doğal taşlardan takı üreten Rıza Aksoylu, ayrıca atölyesinde de bağlama çalmayı öğreniyor. 6 aydır ders alan ve azimle çalışan Aksoylu, türkü söylemeyi de çok seviyor. Aksoylu ayrıca 2 bini aşkın şiir de yazdı.

“61 yaşında liseye başladım”
Hayat hikayesini anlatan Rıza Aksoylu, “69 yaşındayım. Emekli olmadan ki mesleğim elektronikti. İlkokuldan sonra çırak olarak elektronik işine başladım. 2007 yılına kadar elektronikle uğraştım. Daha sonra midem delindiği için işi bıraktım. Emekli olduktan ve 3 çocuğum da yetiştikten sonra çalışmaz oldum. Emekliliğin tadını çıkarıyorum. 61 yaşında açık liseye başladım ve bitirdim. 2 kez üniversite sınavlarına girdim. İstediğim bölümü kazanamadığım için devam etmedim. Oşinografi veya uzay bilimleri bölümüne meraklı olduğum bunun bu bölümleri istiyordum” diye konuştu.

“2 binin üzerinde şiirim var”
Üniversiteyi kazanamayınca başka şeylere yöneldiğini söyleyen Rıza Aksoylu, “Daha sonra hobi olarak şiir yazmaya başladım. 2 binin üzerinde şiirim var. Arkadaşlarım tarafından da 2 tane bestelenmiş şiirim var. 6 aydır da bağlama öğrenip çalmaya çalışıyorum. Bağlama çalabilmek için eğitim alıyorum. Hobi amacıyla bir buçuk yıl önce takı yapmaya başladım. Hala da hobi olarak devam ediyorum, pek profesyonel sayılmam” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

Özel öğrencilerden anlamlı gösteri

Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim alan özel öğrenciler düzenlenen etkinlikte yeteneklerini sergiledi.

Kocaeli Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi, Engelliler Haftası sebebiyle gösteri düzenledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, öğrencilerin yıl boyu hazırlandıkları ritim grubu ile başladı. Yoğun alkış alan ritim grubu gösterisi ardından Koro grubu Çanakkale türküsünü seslendirdi. Ardından ‘Davet ’ isimli şiiri okuyan Yaşar Kaan Ersin, annesi ile birlikte sahneye çıktı. Ayşegül Ersin, oğlu ile yaşadıkları sevgi ve saygı dolu hayat mücadelesinden bahsetti. Otizm tanısı olan özel bir çocuğu olduğunu aktaran Ayşegül Ersin, tanıyı öğrendiklerinde kendilerini hiç bilmedikleri bir dünyanın içinde olduklarını belirtti.

“24 yıla çok şey sığdırdık”
Ayşegül Ersin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Adapte olmalıydık, Yaşar Kaan için en iyisini yapmalıydık. Oğlum şu an 24 yaşında. 24 yıla çok şey sığdırdık. Neler başardık, ne kadar yol kat ettik. Daha da başaracağız. Özel çocuğa sahip annelerin babaların bunları yaşamış olduğunu çok iyi biliyorum. Çocuğundan anne baba kelimesini duymanın mutluluğunu hepimiz biliriz. Bugün oğlum çok özel insanların gönül verdiği Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezine gidiyor. Buradaki öğretmen ablalarımız, abilerimiz çok ama çok özverili davranıyorlar. Burada yapılan etkinlikler, geziler çocuklarımızı Cemil Meriç ’e severek isteyerek gelmelerini sağlıyor. Hem çocuklarımıza hem de bizlere gereken desteği sağlıyorlar. Öğretmenlerimizin hakkını hiçbir zaman ödeyemem. Hepsine çok teşekkür ediyorum”

“Annelerimiz baş tacı edilmeye layıktır”
Doç. Dr. Figen Büyükakın ise “Az önce dinlediğimiz Yaşar Kaan’ın hikayesinden mutlaka kendimize ait bir parça bulmuşuzdur. Annelerimizin hakkı hiçbir şekilde ödenmez. Bu tür özel çocukları koruyup, kollayıp yetiştirip aramıza katmak için canla başla uğraşan annelerin hakkı hiçbir zaman ödenmez. Peygamberimizin hadisi şerifinde belirtildiği gibi ‘Cennet annelerin ayağının altındadır ’. Yine Mustafa Kemal Atatürk ’ün de ifade ettiği gibi ‘Türk kadını yerler altında ezilmeye değil, baş tacı edilmeye layıktır ’. Bu anlayışla annelerimiz baş tacı edilmeye layıktır. Ayrıca ellerinden gelen tüm gayretleri gösteren tüm babalarımıza da teşekkür ederim” dedi.

Programdaki müzikler ve şarkılar, öğrencilerin duygularına hitap eden, zihinsel ve ruhsal olarak onları iyi hissettiren ve ritim olarak rahatlıkla eşlik edebilecekleri şekilde seçildi. Özel öğrenci Emin Aktaş ‘Dere Geliyor Dere ’ türküsünü piyano eşliğinde çaldı. Ardından Harman Dalı, Efe Yemini ve Atabarı Grubu sahne aldı. Öğrencilerin rahatlıkla kavrayabileceği, eşlik edebileceği ve kendilerini rahatlıkla ifade edebileceği kurgusuyla hazırlanan koreografide öğrenciler yaklaşık bir yıl boyunca öğretmenleri eşliğinde çalıştı. Ayrıca özel gereksinimli öğrencilerin yıl boyu gerçekleştirdikleri etkinlik videoları da gösteri aralarında izleyenlere seyrettirildi.

Katılımcılar
SDKM ’de gerçekleşen programa Doç. Dr. Figen Büyükakın, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Aydınlık, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ebubekir Ardıç, sivil toplum kuruluşları, dernek üyeleri ve başkanları, özel rehabilitasyon merkezleri, özel öğrenciler ve aileleri, Kağıtspor izcileri katılım sağladı.

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

Meteoroloji’den 17 il için sarı kodlu uyarı: Aralarında Kocaeli’de Var !

Meteoroloji Genel Müdürlüğü bugün beklenen sağanak yağış nedeniyle 17 kente sarı kodlu uyarıda bulundu. Uyarı yapılan iller arasında Afyonkarahisar, Ankara, Balıkesir, Bolu, Bursa, Edirne, Eskişehir, İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Sakarya, Tekirdağ, Uşak, Yalova ve Düzce’de vatandaşların oluşabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olması istendi. Şiddetli yağışın yanı sıra fırtına ve dolu riskine de dikkat çekildi. Vatandaşlar, olası su baskınları ve sel felaketlerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıldı.

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

Kas hastası depremzede Nisanur’un en mutlu günü

Kahramanmaraş ’ta yaşayan 14 yaşındaki kas hastası depremzede Nisanur Orçan, Bir Tebessüm Bir Hayat Derneği Başkanı Hakan Çil tarafından İstanbul ’a götürüldü. İstanbul ’u gezen Nisanur, ilk kez geldiği şehirde ailesiyle birlikte keyifli vakit geçirdi. Nisanur ’a çizdiği resimler dolayısıyla ödül de verildi.

Bir Tebessüm Bir Hayat Derneği Başkanı Hakan Çil, Kahramanmaraş merkezli depremin ardından afet bölgelerine giderek, depremzedelerin yaralarını sarabilmek için çalıştı. Deprem bölgesindeki çalışmaları sırasında ailesiyle birlikte çadırkentte kalan 14 yaşındaki Nisanur Orçan ile tanışan Hakan Çil, onu bir an olsun yalnız bırakmadı. Kas hastası olduğu için yürüyemeyen ve tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren Nisanur, bir yıl önce resim yeteneğinin keşfetmesiyle de resim yaparak, deprem acısını unutmaya çalışıyor.

Hakan Çil, daha önce hiç şehir dışına çıkmayan Nisanur ’u deprem acısını unutturmak için 2 gün boyunca ailesiyle misafir ederek, İstanbul ’da gezdirdi. Daha sonra Kocaeli ’ye getirilen Nisanur ’a, 82. İl Marka Şehir Gebze Vefa- Başarı Ödülleri programında yaptığı resimler dolayısıyla ödül verildi. Bir Tebessüm Bir Hayat Derneği Başkanı Hakan Çil ise Kocaeli ’nin yılın en iyi STK ’sı seçilmesiyle ödül aldı. Beraber sahneye çıkan Nisanur ve Hakan Çil, mutluluklarını dile getirdi.

“Onunla abi kardeş gibi olduk”
Bir Tebessüm Bir Hayat Derneğinin Kurucusu Hakan Çil, “Kahramanmaraş depremiyle ilgili bölgede bulunduğumuzda çadırkentte Nisanur adında çok tatlı dünya güzeli bir kızımızla tanıştık. Bir Tebessüm Bir Hayat Derneği olarak Nisanur ’u Kocaeli ’ye davet ettik. Bugün kendisine hem anı ödülü vereceğiz, hem de yaptığı resimleri sergiledik. Nisanur, Kahramanmaraş ’ın dışına ilk kez çıktı. Nisanur ’a İstanbul ’u gezdirdik, çok güzel iki gün geçirdik. Bizde birçok ilki Nisanur ’la yaptık. Nisanur ile çadırkentte tanıştıktan sonra abi kardeş olduk. Sosyal medyada resim yaptığını gördüm. O resimleri değerlendirmek istedik ve bugün o resimleri Osman Hamdi Bey Kültür Merkezinde insanların sergisine açtık. Çok mutlu, keyifli anlar bizi bekliyor. Bir Tebessüm Bir Hayat Derneği olarak bu işe vesile olmaktan çok mutluyuz. Bir Tebessüm Bir Hayat Derneği ayrıca Kocaeli ’de yılın en iyi STK ’sı seçildi. Bugün bizde Nisanur ’la ödülümüzü alacağız. Biz Nisanur ile çadırkentte birbirimize söz verdik. Sonsuza dek abi kardeş olduk. Nisanur ’a söz vermiştim ‘İlk fırsatta seni Kocaeli ’de misafir edeceğiz ’ diye. Nisanur ’un hayat enerjisi, gülüşü bize ışık oldu” dedi.

“İlk defa şehir dışına çıktım”
Bir yıldır resim yaptığını söyleyen 14 yaşındaki Nisanur ise “Telefonla bakarak başlamıştım, çok sevdiğim için çizmeye devam ettim. Karakalem, portre, akrilik boya ile resim yapıyorum” şeklinde konuştu.

İlk kez şehir dışına çıktığını dile getiren Orçan, “İlk defa şehir dışına çıktım. İstanbul ’da Kız Kulesi ’ne gittim, vapura bindim, akvaryum ve Aslan Parka gittim” diye konuştu.
Deprem sırasında korku dolu anlar yaşadığını da belirten Nisanur Orçan, “İlk defa depremi yaşadım, çok korktum. Evimiz yıkılmadı ama ağır hasarlı. Hakan abiye her şey için teşekkür ediyorum, onu çok seviyorum” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

Assan Hanil, 25 ’inci yılı şerefine Hatıra Ormanı Projesi ’ni hayata geçirdi

Otomotiv tedarik sektörü üreticisi Assan Hanil, 25 ’inci yılında Ege Orman Vakfı ile iş birliğine giderek Hatıra Ormanı Projesi ’ni hayata geçirdi. İzmit Taşköprü Sahası ’nda toplam 5 bin fidandan oluşacak orman için düzenlenen dikim törenine Assan Hanil yönetim takımı, şirket çalışanları ve Ege Orman Vakfı Genel Müdürü Perihan Öztürk ile vakıf yetkilileri katıldı.

Kibar Holding şirketlerinden Assan Hanil, Ege Orman Vakfı iş birliği ile İzmit Taşköprü Sahası ’nda sembolik fidan dikme organizasyonu düzenledi. Assan Hanil’in 25 ’inci yılı şerefine hayata geçirilen projede 5 bin fidanın dikilmesiyle yerel ekosistemin zenginleşmesine ve doğanın korunmasına katkı sağlanmak hedefleniyor.

Karbon ayak izini düşürecek
Assan Hanil Genel Müdürü Atacan Güner proje ile ilgili olarak, “25 yıldır süregelen faaliyetlerimizde müşterilerimize, topluma ve çevreye olan sorumluluklarımızı en üst seviyede yerine getirmeye gayret ediyoruz. Hatıra Ormanı projesi ile de doğayı koruma ve sürdürülebilirliği teşvik etme konusundaki kararlılığımızı bir adım ileriye taşıdık. Bu değerli proje ile karbon ayak izimizi küçülterek doğaya karşı sorumluluğunuzu yerine getiriyoruz. Bağlı olduğumuz 2025 Kibar Holding Sürdürülebilirlik Stratejisi’ne de katkı sunan projede yer alan ve bizlere destek olan tüm paydaşlarımıza Assan Hanil adına teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

Rüzgarlı havada çiçeklerin akşam sulanması gerekiyor

Kocaeli’de 2 arkadaş emekli olduktan sonra beraber açtıkları çiçekçide hem huzur buluyor hem de geçimini sağlıyor. 2 arkadaş bitkilerin bakımı hakkında yapılması gerekenleri tek tek anlatarak verimlilik hakkında bilgi verdi.

Kocaeli’de emekli olan Fuat Özer ve Muhammed Akkol isimli 2 arkadaş, çiçekçilik işine girişti. 10 yıldır çiçek ve meyve ağacı bakımını yaparak satan 2 arkadaş, geçimlerini de buradan sağlıyor. Ağaçları bakımını yapan Fuat Özer, meyvelerin daha verimli olması için budama işlemini tek tek anlatırken çiçeklerle ilgilenen Muhammed Akyol ise hangi bitkinin güneşi hangisinin ise gölgede bakılmasıyla ilgili bilgi verdi.

“Yanlış budama ağacın verimden düşmesine sebep olabilir”

Ağaçlarla ilgilenen Fuat Özer, “Uzun yıllardır ağaç yetiştirme, budama, aşılama, dikim ve biçim işiyle mastır yapmış durumdayız. Çiftçi çocuğuyuz. Çiftçilikten geldiğimiz için ağaca nasıl bakılacağı, nasıl meyve alınacağını, hangi ağaca hangi aşıların yapılacağıyla ilgili genel bir bilgiye sahibiz. İlkbaharda ağaçların kuruyan dallarını alınması, meyvenin daha çok verimli olması için daha iyidir. Sonbaharda ağaçların budanmasıyla daha kaliteli ürün elde ederiz. Elma, armut, incir, kiraz, kayısı gibi 50’nin üzerinde meyve ağacı çeşidini satıyoruz. Vatandaşlar bilinçsiz olarak budama yapmaması için ağaçların dibindeki otları ve kuruyan dalları kesmekle yetinebilirler. Diğer türlü seyretme ve yanlış budama ağacın verimden düşmesine sebep olabilir. Bu sene en çok kiraz, elma, Trabzon elması ve erik çok satıldı” dedi.

“Rüzgarlı havada çiçeklerin akşam sulanması gerekiyor”

Çiçeklerle ilgilenmeyi çok sevdiğini anlatan Muhammed Akkol, “Bazı çiçekler gölgeyi bazı çiçekler ise gölgeyi seviyor. Ortanca gölgeyi seviyor. Sardunyalar güneşe en dayanıklıdır. Sardunya çeşitleri güneşi sever. Küpe, ceylangözü, yıldız çiçekleri güneşi sever. Bodrum papatyaları, mine, yarı gölgeyi sever. Rüzgar hemen suyu buharlaştırdığı için çok rüzgarlı havada çiçeklerin akşam sulanması gerekiyor. Normal sıcaklarda 2 günde bir çiçekler sulanabilir. Her gün rüzgar varsa, her akşam sulanması gerekiyor” diye konuştu.

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

Bir anlık dikkatsizlik hayatını alt üst etti : “Her yattıklarında manzaraları sadece tavan olabilir”

Muğla’da iskelede kuzeniyle oyun oynarken dengesini kaybederek suya düşen ve omurilik felci olan Kubilay Cankurt, “İnsanlar, anlık dikkatsizlikleriyle başlarına herhangi bir kaza gelmesi sonucu bizim gibi yatakta kendi başlarına dönemeyebilirler. Bu hale gelebilirler ve her yattıklarında manzaraları sadece tavan olabilir. Eğer birisi beni çevirmezse yatağımda manzaram sadece tavan oluyor ve saatlerce uyku da tutmazsa tavanı izliyorum” dedi.

Muğla’nın Marmaris ilçesinde 2017 yılında iskelenin üzerinde kuzeniyle oynadığı esnada dengesi kaybederek suya ters bir şekilde düşen Kubilay Cankurt, omurilik felci geçirdi. Elim kaza öncesi spor, dans ve dil kursları gibi birçok aktivitenin içinde yer alan 28 yaşındaki genç, kaza sonrasında da hayat enerjisini asla kaybetmedi. Gündelik yaşamında sıkılıkla dışarıya çıkarak arkadaşlarıyla bir araya gelen Cankurt, gençlere spor yapmalarını fakat dikkatli olmaları hususunda uyarılarda bulundu. Cankurt, en ufak bir dikkatsizlikte herkesin yatağa bağlı kalabileceğini de hatırlattı.

“Hayatımda aldığım en acı ders oldu”
Hayatının kısa sürede tamamen değiştiğini ifade eden Kubilay Cankurt, “31 Temmuz 2017 ’de bir kaza sonucu omurilik felçlisi oldum. Kazanın elim nedenlerinden biri tabii ki bedensel engelli olmam oldu. Bu kazanın asıl bana getirdiği şeyler asla sığ sulara, bilmediğimiz derinliklere atlamamak oldu. Hayatımda aldığım en acı ders oldu. Küçük kuzenimle oynarken ters bir düşüş yaşadım. Dengemi kaybettim. Ben yüzde yüz bedensel engelliyim. Engelli raporumu ilk kazamın olduğu zamanlarda almıştım. Şu an yüzde yüz bedensel engelli olmama rağmen sağ kolumu bayağı oldukça aktif hareket ettiriyorum. El parmaklarım yok sol kolumda çok işe yaramayan ufak hareketler var. Ama dengemi sağlamama yardımcı oluyor” dedi.

“Bu kazayı çabuk kabullendim”
Kazanın ardından ümitsizliğe kapılmadığını söyleyen Cankurt, “Bunun temelinde benim engelli olmadan önceki hayatım var. Ben 17 yaşında ödüllü bir AKUT gönüllüsü, Türkiye ’nin en genç ödüllü Akut gönüllüsü, 18 yaşında bir profesyonel sporcu, 19 ’unda uluslararası bir kuruluşta dansçı oldum. 25 yaşında orduda er olarak görev yaparken yabancı dil sınavlara girdim. Spor şampiyonu oldum. Daha sonra dünyanın farklı ülkelerine görevlere gittim. O dönemlerdeki mücadelem, azmim bana engelli olduktan sonraki hayatımda da güç verdi. Ailemin çok büyük desteği oldu. Kendimi çabuk kabullendirdim etrafa. Bu kazayı da çabuk kabullendim” diye konuştu.

“Her yattıklarında manzaraları sadece tavan olabilir”
Bir anlık dikkatsizliğin bedelinin ağır olabileceğinin altını çizen Cankurt, “Dün tavanın videosunu çekerek konuştuğum bir video paylaşmıştım. İnsanlar, anlık dikkatsizlikleriyle başlarına herhangi bir kaza gelmesi sonucu bizim gibi yatakta kendi başlarına dönemeyebilirler. Bu hale gelebilirler ve her yattıklarında manzaraları sadece tavan olabilir. Eğer birisi beni çevirmezse yatağımda manzaram sadece tavan oluyor ve saatlerce uyku da tutmazsa tavanı izliyorum. Tavsiyem, istedikleri her şeyi yapsınlar. Sadece dikkatli davransınlar. Yani yarınlar yokmuş gibi değil, planlı bir şekilde motor da sürsünler, paraşüt de yapsınlar, ekstrem spor da yapsınlar. Yüzsünler, kalksınlar, dövüş sporları yapsınlar ama dikkatli olsunlar. Sadece dikkat” dedi.

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

AYM’den ‘soyadı’ kararı

AYM, Türk Medeni Kanunu’nda “kadının evlilikten sonra bekarlık soyismini ancak eşinin soyadının önünde kullanabilmesine” imkan veren hükmü “eşitliğe aykırı olduğu” gerekçesiyle iptal etti. Resmi Gazete’de yayımlanan karar yürürlüğe girdi. Artık evlenen kadınlar kocasının soyadını kullanmak zorunda olmayacaklar. Kadınlar, sadece kendi soyadlarını veya kocasının soyadıyla birlikte kullanmayı seçebilecekler.

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

‘Baharda uykusuzluk problemine karşı akşam sporu yapın’

 Mevsim geçişlerinde, özellikle bahar aylarında gün ışığına maruz kalınan sürenin değişmesine bağlı olarak seratonin salınımında yaşanan değişikliklerin uykusuzluğu tetikleyebileceğine dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Levent Gül, “Uykusuzluk sorunu yaşamamak için televizyon karşısında kısa kestirmelerden uzak durulmalıdır. Yatmaya 2 saat kala herhangi bir besin tüketilmemelidir. Özellikle çay-kahve gibi uyarıcılardan uzak durulması önemlidir. Uykusuzluk sorunu yaşayan kişilerin akşam sporu yapması faydalı olabilmektedir. Hafta sonu dâhil aynı saatte yatılıp, aynı saatte kalkılmasına dikkat edilmelidir” dedi.

Uykunun fiziksel olarak dinlenmeye zemin hazırladığı gibi bilişsel fonksiyonların da yenilendiği bir dönem olduğunu söyleyen VM Medical Park Maltepe Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Levent Gül, sağlıklı bir ruh-beden dengesi için uyku kalitesinin artırılmasının önemli olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Gül, “Kronik uykusuzluk; gündüz dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, günlük performansta düşme, mizaç değişiklikleri, tansiyon ve metabolik bozukluklar gibi birçok soruna neden olabilmektedir” şeklinde konuştu.

“Çok kafein tüketmek uykusuzluk yapabilir”
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Gül, uykusuzluğun nedenleri arasında yaşlanma, yatmadan önce çok fazla uyarana maruz kalma (televizyon izlemek, telefon-bilgisayar kullanmak vb.), çok kafein tüketme, gürültü, rahatsız bir yatak odası veya gerginlik-heyecan hissinin sayılabileceğini ifade etti.

“Gün ışığını az almak, sık idrara çıkmak ve stres riski artırır”
Gün içinde çok uyumanın, güneş ışığı almamanın, sık idrara çıkmanın, sıcak-soğuk-nem dengesizliğinin, fiziksel ağrının, jet-lag’in ve bazı ilaçların da uykusuzluğa yol açabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Gül, “Ayrıca stres, endişe, depresyon veya yoğun iş programları uykuyu etkileyebilir. Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu gibi ciddi uyku bozuklukları zaten uykusuzluk kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

Mevsim geçişlerinde, özellikle bahar aylarında gün ışığına maruz kalınan sürenin değişmesine bağlı olarak melatonin (uyku-uyanıklık döngüsü yani sirkadyen ritmi düzenleyen madde) salınımında da değişiklikler yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Gül, “Bu değişiklikler de hem uyku- uyanıklık sisteminde hem de duygu durumunda değişimlere yol açar. Depresif ruh hali ile birlikte uykuya dalma ve uykuyu sürdürme güçlükleri yaşanır” açıklamasında bulundu.

“Altında uyku apnesi, narkolepsi ve huzursuz bacak sendromu yatabilir”
Sürekli uyuma isteği kadar istenildiği halde uyuyamamanın da büyük sorun oluşturabileceğini belirten Prof. Dr. Gül, “Her iki durum da ciddi bir hastalığın habercisi olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Aşırı uykulu veya uykusuz olmanın en önemli sebepleri; uyku apnesi, narkolepsi ve huzursuz bacak sendromu gibi uyku hastalıkları ya da depresyon gibi ruhsal rahatsızlıklardır. Bu durumlardan herhangi biri yaşanıyorsa mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır” dedi.

“Önemli olan kaliteli uyku ve dinç uyanmak”
Erişkin insanlarda ortalama 7-8 saatlik uykunun yeterli olacağını işaret eden Prof. Dr. Gül, şöyle devam etti: “Ancak uyku süresi kişiden kişiye değişebilir. Önemli olan kaliteli uyku ve dinç uyanabilmektir. Kronik uykusuzluk problemi yaşayan bireylerde zeminde yatan sorunun belirlenip buna göre bir tedavinin planlanması gerekmektedir. Uykusuzluk tipine göre önce günlük yaşam düzenlemeleri uygulanmalı, daha sonra melatonin takviyesi gibi ilaç tedavileri tercih edilmelidir.”

“Televizyon karşısında kestirmekten vazgeçin”
Kaliteli bir uyku için öncelikle yatak odası dışında uyumamaya gayret gösterilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Hakan Levent Gül, önerilerini şöyle sıraladı: “Televizyon karşısında keyifli olduğu zannedilen kısa kestirmeler gece uykusunu bozabilmektedir. İdeal oda sıcaklığı olan 21-22 derece sağlanmalıdır. Televizyon, cep telefonu, bilgisayar gibi elektronik eşyalar yatak odasında bulunmamalıdır. Yatak odasının ışık ve ses izolasyonuna dikkat edilmelidir. Yatak odasında ışık olmamalıdır. Uykuda salgılanan ‘melatonin’ sadece karanlıkta aktive olmaktadır. Bu alınım, gündüz ışık gördüğümüz vakit salınan ‘seratonin’ dengesi için de çok önemlidir. Uyku için yatağa yatmadan önce diş fırçalamak veya tuvalet ihtiyacı gibi hazırlıklar bitirilmelidir. Yatmaya 2 saat kala herhangi bir besin tüketilmemelidir. Özellikle çay- kahve gibi uyarıcılardan uzak durmak önemlidir. Uykuyu getirmesi için tüketilen süt, diğer yiyecek ve içecekler reflüyü tetikleyebilir. Haftada en az 3 gün spor yapılmalıdır. Uykusuzluk sorunu yaşayan kişilerin akşam sporu yapması faydalı olabilmektedir. Hafta sonu dâhil aynı saatte yatılıp, aynı saatte kalkılmasına dikkat edilmelidir. Yatağa yatılmasına rağmen yarım saat 45 dakika uyunamadığı takdirde yataktan çıkılmalıdır. Farklı bir odada kitap okunarak tekrar yatılması olumlu sonuçlar vermektedir.”

“Düzenli uyku bağışıklığı artırır, vücudu tamir eder”
Düzenli uykunun kişinin konsantrasyonu ve üreticiliğini artırdığının altını çizen Prof. Dr. Hakan Levent Gül, “Düzenli uyku bağışıklık sistemi sağlığını destekler, vücudu tamir eder, kalp ve sindirim sistemi sağlığını korur, daha genç kalmayı sağlar, stres seviyesini düşürür, yaşam kalitesini artırır” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

‘Yaz geldi’ derken sıcaklıklar yeniden düştü

Kocaeli’de yükselen hava sıcaklıkları yeniden düştü, kentin genelinde yağmur da görüldü. Birçok vatandaş yeniden mont ve şemsiyelerle sokağa çıktı.

Kocaeli’de 20 derecenin üzerine çıkan hava sıcaklıkları yeniden düştü. Son günleri adeta yaz gelmişçesine geçiren vatandaşlar, bir anda kötü havaya yakalandı. Düşen sıcaklıkla beraber yağmur da kent genelinde etkisini gösterdi. Vatandaşların birçoğu yeniden kalın kıyafetlerle ve şemsiyelerle sokağa çıkmak durumunda kaldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün tahminlerine göre Kocaeli’de Pazar gününe kadar yağışlı havanın devam etmesi, Pazar günü ise hem güneşin açması hem sıcaklığın artması bekleniyor.

“Nisan yağmurları berekettir”

Nisan yağmurlarının bereket olduğunu söyleyen Mustafa Tekoğul, “Bu nisan yağmurları berekettir. Bu yaşımıza kadar böyle bildik. Berekettir inşallah, öyle düşünüyoruz. Soğuk ya da sıcak olması Allah’ın bileceği bir şeydir. Fakat Nisan’da yağmurların olması da gayet doğal. Çünkü ekinlerin de buna ihtiyacı var” diye konuştu.

“Mecbur mont giymek zorunda kaldım yine”

Isınan havalarda montunu kaldırdığını fakat hava bozulunca yeniden giymek zorunda kaldığını söyleyen Enes Korkmaz, “Yaz geldi diye, yaz havasına girmiştik. Montları falan kaldırmıştık ama şimdi hava yağmurlu. Mecbur mont giymek zorunda kaldım yine. Değişik oldu ama bir yandan da pek sevmiyorum yağmurlu havayı. Bence yaz daha iyi” dedi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version