Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

Malatya’da 5.6 deprem, 22 bina yıkıldı

Malatya’da 12.04’te meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki depremle ilgili açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 22 binanın yıkıldığını, yaralıların olduğunu ifade etti.

Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremlerin ardından Malatya’da bugün 12.04’te 5.6’lık bir deprem daha meydana geldi. ilk belirlemelere göre 22 binanın yıkıldığını açıklayan Bakan Özer, 20 vatandaşın hastanelere götürüldüğünü açıkladı.

Bakan Özer, “Malatya’da 12.04 itibariyle 5.6 şiddetinde tekrar bir deprem yaşadık. İlk belirlemelere göre 22 binamız yıkıldı. 20 vatandaşımızı hastanelere götürdük. 5 vatandaşımızı enkazlardan kurtardık. İlk belirlemelere göre, can kaybımız yok. Tüm ekiplerimiz sahada yıkılan binaların başındalar” dedi.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

Depremzedeleri hastanede yalnız bırakmadılar

Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay ve Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir, Dilovası Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan depremzedelerle bir araya geldi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaralanan vatandaşların tedavileri, tüm yurtta olduğu gibi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde de devam ediyor. Dilovası Devlet Hastanesi’nde tedavileri devam eden depremzedeleri Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay ve Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir de yalnız bırakmadı. Kaymakam Kubilay ve Başkan Şayir, depremzedelere geçmiş olsun dileklerini iletip, durumları hakkında doktorlardan bilgi aldı. Başkan Şayir, “Bizler her zaman sizlerin yanındayız. Rabbim, sağlık ve sıhhat versin. Millet olarak birlik ve beraberlik içerisinde bu sıkıntıların üzerinden geleceğimize inanıyoruz. Yaralarımızı hep birlikte saracağız” dedi.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

İzmitli çiftçiler dayanışmanın en güzel örneğini sergiledi

İzmitli çiftçiler “Deprem bölgesinde ihtiyaç varsa ben hakkımdan vazgeçirim” diyerek kendilerine verilecek olan yemleri deprem bölgesine gönderdiler.

Geçtiğimiz sezonda belediyeye ait yaklaşık 90 dönüm araziyi çiftçileri desteklemek amacıyla yem bitkileri üretimine ayıran İzmit Belediyesi, 247 ton silaj elde etmişti. Yaşanan deprem dolayısıyla sılajların yarısını afet bölgesindeki çiftçilere ayıran İzmit Belediyesi, kalan silajları İzmitli çiftçilere yüzde yüz hibeli olarak dağıttı. Ülke olarak zor günlerden geçildiğini söyleyen İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, “Türkiye’nin yarasını hep birlikte sarmaya çalışıyoruz ama bir yandan da kendi bölgemizdeki ihtiyaçları da karşılamaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz sezonda üreticilere destek vermek amacıyla silaj üretimine başladık. Geçtiğimiz mayıs ayında belediyeye ait yaklaşık 90 dönümlük araziyi yem bitkileri üretimine ayırdık. Hasat sonunda yaklaşık 247 ton sılaj üretildi. Birçok çiftçimizin kırsal hizmetler müdürlüğüne gelip, ‘Deprem bölgesinde yem ihtiyacı varsa ben hakkımdan vazgeçerim’ dediğini biliyoruz ve İzmit çiftçisine teşekkür ediyoruz. 3 bin probiyotik yem katkı maddesi ve ürettiğimiz silajların 122 tonunu 6 tırla birlikte deprem bölgesindeki köylere gönderdik. Çiftçimizin fedakarlığıyla silajları paylaştık. Kalan silajları 1-25 küçükbaş hayvanı olan İzmitli üreticilerimize dağıtmaya karar verdik” dedi.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL

Hem kendi ülkeleri için hem de Türkiye için saygı duruşunda bulundular

Ukrayna Savasinin 1. yıl dönümünde hayatlarını kaybeden vatandaşları ve ülkemizde meydana gelen deprem için saygı duruşunda bulundu. Dernek Başkanı İrina Sola, “Memleketimiz için içimiz yanarken ikinci memleketimizde çok büyük bir felaket meydana geldi. Bu zor günlerde bizim Ukrayna halkımızın kalbi sizinledir” dedi.

Bir yıl önce başlayan ve hala devam eden Rusya-Ukrayna savaşının 1. yıl dönümünde savaşta ölenler için Sabri Yalım Parkı’nda Kocaeli Ukraynalılar Derneği tarafından anma töreni düzenlendi. Kendi vatandaşları için saygı duruşunda bulunan dernek üyeleri asrın felaketi olan depremde hayatını kaybeden ve yaralanan halkıda unutmadı. Bu çerçevede Ukraynalılar Kahramanmaraş’ta meydana gelen iki büyük deprem için de üzüntülerini aktararak saygı duruşunda bulundu. Dernek başkanı İrina Sola, Türkiye’nin ikinci memleketleri olduğunu vurguladı. Savaşın bölgede halen devam ettiğini aktaran Sola, “Rusya tarafından Ukrayna’ya karşı acımasızca başlatılan savaşın yıl dönümü. Tam 365 gün önce saat 04.00’da tam ölçekli saldırı başlatılmıştır. Memleketimiz için içimiz yanarken ikinci memleketimizde çok büyük bir felaket meydana geldi. 6 Şubat 2023 tarihinde yine sabah saat 04.00’da Kahramanmaraş bölgesinde korkunç bir deprem oldu. Bu depremde binlerce kişi hayatını yitirdi. Yüz binlerce insan evsiz kaldı. Canı çok yanan başkasının acısını çok iyi hissedebilir. Bu zor günlerde bizim Ukrayna halkımızın kalbi sizinledir. Kurtarma uzmanları bizde çok değerlidir. Gerekli olduğunda yine Ukrayna’dan Türkiye’ye 87 kişiden oluşan kurtarma ekibi gönderilmiştir. Türkiye’deki tüm Ukraynalılar, Ukrayna Dernekleri birlik olup aktif şekilde deprem bölgelerine yardım gönderdiler. İyi dost kara günde belli olur savaş başladığında Türk halkı çok yoğun bir şekilde bize yardım etti bunun için minnettarız. Sıra bize gelince elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu depremin aldığı canlar açtığı yaralar on yıllarca yüreklerde derin izler olarak yaşar. Bu depremde hayatını kaybeden Türk vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, yaralı Türk vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz geçmiş olsun Türkiye” dedi.

“Gururlu olmamız için birçok sebebimiz var”

Ukrayna halkı hakkında konuşma yapan Sola “Ukrayna halkı cesur, yıkılmaz insanlardır. Bu insanlar hakları ve özgürlüğü için daima savaşmaya hazırlardır. Bu zor dönemde bizler güçlü ve karalı olmak zorundayız. Fakat biz hep beraber en zor durumu aşabileceğimizden ve ülkemizi daha güçlü hale getirebileceğimizden eminiz. Gururlu olmamız için birçok sebebimiz var. Kültürümüz, adetimiz, bilimde ve sporda hayatın diğer alanlarında başarılarımız var. Milletimiz her zaman çalışkan, üretici ve beceriklidir. Ulaştığımız seviyede kalmıyor ve hep ileri devam ediyoruz. Bu yüzden tüm zorluklara rağmen tüm engelleri aşmaya gücümüzün yeteceğini biliyoruz. Birbirimizi desteklemeye devam eder ve ülkemizin gelişmesi için çalışıyoruz. Birlikte olmak ve zafere inanmak hayallerimize ulaşmanın açık bir yoludur” diye konuştu.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

4.6 büyüklüğündeki depremde zeminde sıvılaşma oluşması uzmanları da şaşırttı

Elazığ’da 17 Şubat günü saat 18.34’te merkez üssü Yolüstü köyü olan 4.6 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti. Yerin 7 kilometre altında meydana gelen depremde herhangi bir olumsuzluk yaşanmamıştı. Depremin ardından Yolüstü köyünde metrelerce uzunluğunda yarık oluştuğu görüldü. Oluşan yarıkların ardından Elazığ Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Burhan Daş, Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Kanık ve Elazığ Belediyesi jeoloji mühendisi Özkan Sarısu bölgede incelemelerde bulundu. Yapılan ilk incelemede yarığın, fay hattındaki zemin sıvılaşması olduğu bilimsel olarak tespit edildi. Elazığ Jeoloji Mühendisler Odası Başkanı Jeoloji Yüksek Mühendisi Burhan Daş, 4,6 büyüklüğündeki bir depremde meydana gelen sıvılaşmaya kendilerinin de şaşırdığını söyledi.

“Bir fay kırığı ya da yarığı değil”

Bölgede incelemelerde bulunan Elazığ Jeoloji Mühendisler Odası Başkanı Jeoloji Yüksek Mühendisi Burhan Daş, “Yolüstü köyü üstünde meydana gelen bir yarıkla veya çatlakla ilgili vatandaşlarımızın endişesini giderme adına yerinde incelemelerde bulunmak üzere olay yerine gittik. Olay yerinde inceleme yapmak için Fırat Üniversitesinden Jeoloji Bölümü hocamız Mustafa Kanık ile Elazığ Belediyesi jeoloji mühendisi Özkan Sarısu’dan oluşan bir heyet oluşturduk. Olay yerinde yaptığımız incelemeler sonucunda oluşan yarığın bir sıvılaşma sonucu meydana geldiği deprem sonucu oluşan bu sıvılaşmada yerin altında yani alt seviyesinde bulunan kumun ve yeraltı su seviyesinde bulunduğu için kumun titreşim halinde yer yüzeyine çıkması şeklinde oluşan bir olaydır. Burada vatandaşlarımızın tedirgin olmasına gerek yok. Bir fay kırığı ya da yarığı değil” dedi.

“Sıvılaşma daha çok 5.5 ve 6 büyüklüğünde meydana gelen bir olaydır”

Bölgeden numune aldıklarını söyleyen Daş, “Aldığımız bu numuneleri de bilimsel olarak yine inceleyeceğiz. Herhangi anormal bir duruma rastlanırsa yine kamuoyunu bilgilendireceğiz. 4.6 şiddetinde meydana gelen bir depremde oluşması bizi de şaşırttı. Ama güncel alüvyonlarda olması Fırat Nehrine çok yakın olmasından dolayı oradaki kumun çok seyrek olması ve su seviyesinin yüksek olmasından dolayı 4,6 şiddetindeki sıvılaşma meydana getirmiş. Ama normalde daha yüksek 5.5 ve 6 oranında meydana gelen bir olaydır sıvılaşma o yüzden bizler için de güzel bir örnek olmuş oldu. Deprem bölgesinde çalışan meslektaşlarımız ve bilim insanları içinde güzel bir örnek teşkil edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

Yakup Sağlam
 

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

Bakan Soylu: ‘Depremde 43 bin 556 insanımız hayatını kaybetti’

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TRT Haber’de katıldığı programda, deprem bölgesinde yapılan çalışmalar ve alınacak önlemlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin hasar tespit oranının yüzde 75-80 arasında olduğunu belirterek, “600 binden fazla bağımsız bölüm yıkılmış, acil yıkılacak, ağır hasarlı ve orta hasarlı. Ticaret alanındakileri de eklerseniz 750 bini buluyor. Depremi abartıyorlar demek insafı, vicdanı, aklı bir tarafa bırakmak demektir. Her detayı tek tek inceledik, sahadaki bütün arkadaşlarımızın bilgilerini her şeyiyle değerlendiriyoruz” dedi.

Can kaybı 43 bin 556

Depremlerde 43 bin 556 vatandaşın hayatını kaybettiğini belirten Bakan Soylu, “Her bir hayatını kaybeden vatandaşımıza karşı sorumluyuz” şeklinde konuştu.
Depremzedelerin çok yakında şehirlerinin yeni haliyle kucaklaşacaklarını kaydeden Bakan Soylu, “Onlar ihya edilecek hem çocuklarımızı daha güçlü şehirlerde yaşayacaklar. Nasıl bir imtihanla karşı karşıya geldiğimizi biliyoruz ve biz de buradan güçlenerek çıkacağız” diye konuştu.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL ÖZEL HABER Tüm Özel Haberler

Eşyalarla döşenen 36 daire depremzedelere tahsis edildi

“İyi ki Varsın Eren Bülbül” filminin başrol oyuncusu 9 yaşındaki Eren Taşdelen’in ailesi, oturdukları sitenin müteahhiti ve hayırsever vatandaşlar afetzedeler için bir araya geldi. Duyarlı vatandaşların desteğiyle Kartepe’de eşya ile döşenen 36 daire depremzede ailelere ücretsiz tahsis edildi.

Oyuncu Eren Taşdelen’in ailesi, evsiz kalan ve Kocaeli’ye gelen depremzedeler için harekete geçti. Kartepe Konakları’nda ikamet eden Taşdelen ailesi, sitenin müteahhiti Zikri Yenigün ile görüştü. Site sakinleri, müteahhit ve hayırsever iş insanlarının katkılarıyla Kartepe Konakları’nda inşaatı yeni bitmiş 36 daire, hiçbir ücret talep edilmeden afetzede vatandaşlar için ayrıldı. Evlerin mobilyaları yardımseverler tarafından Bursa İnegöl’den gönderildi. Bu evlerde afeti yaşayan vatandaşların bir sene boyunca hiçbir ücret ödemeden konaklayacağı, site sakinlerinden psikologlar Ülkücan ve Nihat Tumay çiftinin de depremzede ailelere gönüllü danışmanlık hizmeti vereceği öğrenildi.

“Biz tam anlamıyla bir ev açıyoruz”

Yardımların başlamasına öncülük eden Safiye Taşdelen, “Ben karşı sitede oturuyordum, bize depremzede bir aile geldi. Aslında onlara yardım için bu işe başlamıştık. Sonra sitemizin müteahhitti daireler bağışladığını söyledi. Sağ olsun İstanbul’dan Üşümesin Yürekler Derneği, akrabalarımız, dostlarımız bize çok güzel destek oldular. Sıfır ürünler ikinci el ürünler getirerek burada 36 hane varken 22 tanesini komple kendimiz döşedik. Diğerlerini de bazı iş adamları döşedi. Depremzedelere 36 tane ev açtık. Yavaş yavaş tamamlamaya başladık. Beyaz eşya dışında hiçbir eksiğimiz yok. İnşallah mutlu olurlar onlara ikinci bir anahtar vermiş oluruz, tek temennimiz bu. Müteahhitimiz bir seneliğine burayı ücretsiz olarak verdi fakat bir sene sonra evlerin inşası bitmezse hepsini burada misafir edeceğiz. Kira bedeli almadan oturuyor hepsi” dedi.

“Tam anlamıyla bir ev açıyoruz”

Evleri özenle yerleştirdiklerini söyleyen Taşdelen, “Bir tır, 3 kamyon eşya geldi buraya. Hepsini yavaş yavaş yerleştirmek istiyoruz. Büyük eşyaları direkt yerleştirdik. Şimdi mutfak eşyalarını veriyoruz, her eve halılarını veriyoruz. Yastığı, yorganı, seccadesi, lifi aklınıza gelebilecek her şeyiyle tam anlamıyla bir ev açıyoruz. Anahtarları teslim ediyoruz depremzedelere. Burada 36 tane daire açıldı ve biz daire sahiplerini de biliyoruz. Zaten eşya dağıtımı da o şekilde yapıyoruz. Bazı ailelerde 8 kişi var, bazı ailelerde 4 kişi var. İhtiyaçlarını da kişi sayısına göre veriyoruz. Yani en az 200 kişi oturacak burada. 3+1 evlerde var 2+1 evlerde var. 4 kişilik ailelere 2+1 daire veriyoruz, 4 kişiden fazla ailelere 3+1 daire veriyoruz” şeklinde konuştu.

“Bizde onlarla birlikte iyileşeceğiz”

Sitede yaşayan depremzedelere gönüllü danışmanlık hizmeti veren Psikolog Ülkücan Tumay, “Buraya getirdiğimiz depremzede ailelere ben ve eşim psikolojik destek vereceğiz. Onların yaralarını birlikte saracağız. Çünkü çok ağır bir travmadan çıktılar. Elimizden gelen ne varsa, ne yapılması gerekiyorsa yapacağız. Travma sonrası stres bozukluğu 6 aydan sonra daha net gösterebiliyor. Şu an buraya gelenlerin birçoğu şok içerisinde. Bir çaba içerisinde evleriyle uğraşıyorlar. Yeniden bir hayat kurmaya çalışıyorlar. Yeniden başlamaya çalışıyorlar hayata, bizde onlarla birlikte iyileşeceğiz. Çünkü bizlerde ekran başında izlerken ikincil bir travma yaşadık. Günlerce onları seyrettik, duygusal olarak bizlerde çok yoğun tepkiler yaşadık. Çok hassaslar şu anda. Bu yardımları bazıları kabul etmek istemiyor, üzücü bir durum. Kabul etmek çok zor” diye konuştu.

“Kadınlara katkısından dolayı teşekkür ederim”

Depremi yaşayan vatandaşlara sıcacık bir yuva hazırlayabilmek için seferber olan müteahhit Zikri Yenigün, “15 tane daire kendi şahsıma ait. Diğer dairelerde arkadaşlarımın daireleri. Kadınlar öncülük etiler, bizde bir yıl ücretsiz olarak evleri tamamlamak şartıyla yardımcı olduk. Kadınlara katkısından dolayı teşekkür ederim. Büyük bir afet yaşandı. Türkiye’mize geçmiş olsun, hepimizin başı sağ olsun. Kadınların öncülüğünde elimizden ne geliyorsa yapmaya çalıştık” dedi.

“O 1 dakika 40 saniye 2 saat 3 saat gibi geçti”

Kartepe Konakları’nda yaşamaya başlayan depremzede Neva Arslan, “Deprem olduğu sırada biz bütün kardeşler bir aradaydık. Deprem olduğu anda ben çocukları kurtarmak için yukarı kata çıktım ama o deprem anı çok kötüydü. Şuan hatırlayınca da kötü oluyorum. O bir dakika 40 saniye, 2 saat 3 saat gibi geçti. Çocukları çok şükür zor çabalarımla kurtardım ama yağmur yağıyordu bir yandan. Savaş alanı gibiydi. Arabası olan arabasında, bir yandan yandaki bina yıkılmış onun dehşetini yaşıyoruz yani çok zor bir süreçti. Eşim itfaiyeci o anda eşim görevdeydi, görev anına denk geldi. Hiçbir şekilde iletişim kuramadık. Bana dönüş yaptıktan sonra işini bırakıp benim yanıma da gelemedi. Süreci anlatmak çok zor çok sancılı. Oradaki tüm depremzedelere, hepimize geçmiş olsun” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

17 Ağustos’un yarım bıraktığı rekortmen depremzedelere sırrını anlatıyor

Marmara Depremi’nde enkazdan 3 gün sonra kurtarılan ancak bacaklarını kaybeden “değişken ağırlık dünya serbest dalış” rekortmeni Ufuk Koçak, afetzedeleri motive edebilmek için var gücüyle çalışıyor. 45 saniye süren 17 Ağustos 1999 depreminden sonra yaşama dört elle sarılan, aştığı engeller ile herkese ilham kaynağı olan Koçak, “Şu ana kadar iletişim kurduğum çok insan oldu. ‘İlk defa gülüyorum’ diyen delikanlılar oldu. Onlar bana çok büyük çalışma azmi, zevki verdi. ‘Mutluluk’ diye tarif ettiğim şey de bu. Yeni dünya rekoru kıracak çocuklar gelecekler, yeniden üreten insanlar olacak” dedi.

“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerin ardından, 17 Ağustos’un yarım bıraktığı Ufuk Koçak da elini taşın altına koydu. 17 Ağustos 1999 depreminde 3 gün boyunca enkaz altında kalan ve iki bacağın kaybeden Koçak, hayata dört elle sarılmıştı. Umudunu asla yitirmeyen, enkazdan çıktıktan sonra önüne çıkan engelleri tek tek aşan Koçak, su altı sporunda da başarılı oldu. “Dünya değişken ağırlık serbest dalış” rekorunun sahibi Koçak, şimdilerde depremzedeler için var gücüyle çalışıyor. Deprem bölgelerinde giderek afetzedelerin dertlerine derman olmaya çalışan Koçak, Kocaeli’ye döndüğünde de çalışmalarına devam etti. Depremi yaşayan vatandaşlarla bir araya gelen Koçak, onlara hayata yeniden devam edebilmenin sırrını anlatıyor, motivasyon veriyor.

“Depremzedelerin hayata tutunmaları için canlı bir örnek olarak deprem bölgesindeydim”

17 Ağustos’ta yaşadığı zor anları anlatan Ufuk Koçak, “1999 depreminde 3 gün boyunca enkaz altında kaldım. O enkazdan çıktıktan sonra ‘Her şeye rağmen hayat devam ediyorsa sen de devam edeceksin’ dedim ve hayatımı ilmek ilmek örmeye başladım. Bugün de ülkemiz böyle büyük bir afet yaşamışken üzerime düşen görevle, nasıl bir felsefeyle hayata baktığımı, hayata nasıl kaldığım yerden devam ettiğimi anlatabilmek için bölgeye gittim. Gerek uzuv kaybı yaşayan kardeşlerim, gerekse aileler ve sağlık çalışanlarını motive etmek için bölgeye gittim. Depremzedelerin hayata tutunmaları için depremi yaşamış canlı bir örnek olarak 13 gündür deprem bölgesindeydim. 2 günlük bir dinlenme için geldim, tekrardan gideceğim. Kayıp yaşamış ailemizin hepsine tek tek ziyaret etmeye devam edeceğim. Olabildiğimce onlara moral ve güç vereceğim. Geriye dönüp baktığımızda aynı dönemlerden ben de geçtiğim için ‘Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar’ mantığıyla hareket ediyorum” dedi.

“Protez yanlış bir motivasyon olur”

Ufuk Koçak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaşadığım durum aslında benim için kötü bir deneyim ancak diyalog kurmam için köprü oluyor. Yaşayacakları süreçleri, ne olup ne bittiğini, neler yapacaklarıyla ilgili yönlendirme yapıyorum. Bundan sonraki organizasyonlar için kaos oluşmasın diye de herkese seslenmek istiyorum. Uzvunu kaybetmiş biri için protez konusunu açmak çok erken. Oradaki depremzedelere aktarmamız gereken ilk durum hayatın devam ettiğini, koşullar ve şartlar ne olursa olsun hayata devam etmeleri gerektiğini anlatmak. Bu inanca eriştikten sonra protez teminini yapmamız gerekiyor. Bugün konuyla ilgili atacağımız adımların hepsi ilerde bizim için kaos olabilir. Oradaki arkadaşlarımızın hayata tekrardan kaldıkları yerden devam edebilmeleri için protez yanlış bir motivasyon olur. Bugün bizim söylememiz gerek tek şey, ‘Çok kötü şeyler yaşadık, belki yarın kötü şeyler yaşayacağız ama bizim yapmamız gereken tek şey karşımıza ne çıkarsa çıksın bu problemlerle yine mücadele edeceğiz’ dememiz gerekiyor. Ben de Kocaeli Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı olarak sahada üzerime düşen vazifemi yerine getirmeye çalışıyorum. Konuyla ilgili herkes en doğru bildiği neyse, en iyi yapabildiği şey neyse onu yapmalarını tavsiye ediyorum. İnsanlar destekten bulunmadan önce mutlaka kendilerine ‘O afetten ben etkilenmiş olsaydım bana nasıl davranmalarını isterdim?’ sorusunu sorsunlar”

“Yeni dünya rekoru kıracak çocuklar gelecekler, yeniden üreten insanlar olacak”

Afeti yaşayan vatandaşlara motivasyon verilmesi gerektiğine dikkat çeken Koçak, “Ben de 1999 depremini yaşadım ancak tekrardan aynı duyguyu yaşamak, onlarla birlikte çökmek, yıkılmak doğru bir şey değil. Şu an o duygu bize can vermeli, enerji vermeli. Onun üzüntüsü sonradan konuşulacak şeylerdir. Bugün bize bu acıyı yaşamış insan olarak çalışmak düşer. Oraya gidip bu durumdan etkilenmek, manevi olarak düşmek, üzülmek söz konusu değil. Eğer böyle bir acıyı yaşamışsanız, böyle bir konuda tecrübeliyseniz, bugün sizin çalışmanız gerekiyor. Yaralarımızı saralım, yeniden şehirler kurulsun ondan sonra bu konuyla ilgili üzülebiliriz. Depremin ilk günden beri çalışmalarımıza başladık. Şu ana kadar iletişim kurduğum çok insan oldu. ‘İlk defa gülüyorum’ diyen delikanlılar oldu. Onlar bana çok büyük çalışma azmi, zevki verdi. ‘Mutluluk’ diye tarif ettiğim şey de bu. Yeni dünya rekoru kıracak çocuklar gelecekler, yeniden üreten insanlar olacak. Ne olursa olsun, belki bir kolumuz, bacağımız ya da iki kolumuz, iki bacağımız olmadan biz çalışmaya üretmeye devam edeceğiz. Ben oradaki insanlara bunu aktarıyorum çünkü ben bunu yaptım. Beni canlı canlı görmeleri de onlar için motivasyon oluyor. Ben inanıyorum yarın bir gün o çocuklar da aynı şeyi yapacak, yıkılmayacağız. Engel diye bir şey yoktur. Gitmek isteyen veya bir şey yapmak isteyen insanın en büyük engeli kapının eşiğidir. O eşikte bugün açılacak. Hayat onu yaşamayı bilen cesur insanlarındır” şeklinde konuştu.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

Hatay depreminde panik anları güvenlik kamerasına yansıdı

Hatay’da dün gece yaşanan 6.4’lük depreme iş yerinde yakalanan çalışanların panik anları, güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Hatay’da 6 kişinin hayatını kaybettiği, 294 kişinin yaralandığı 6.4 büyüklüğündeki deprem birçok ilde şiddetli hissedildi. Payas ilçesinde bir telefoncuda bulunan güvenlik kameraları deprem anını saniye saniye kaydetti. Deprem ile birlikte iş yerinde bulunanların panikle kaçışmaları görüntülere yansıdı. Görüntüler depremin şiddetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Kahramanmaraş depremlerinin etkisini üzerlerinden atamadan dün gece ikincisini yaşadıklarını belirten iş yeri sahibi Mustafa Akdoğan, çok korktuklarını ve çalışanlarla birlikte kendilerini dışarı attıklarını söyledi.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

Elazığ Belediyesinin kurduğu oyun çadırı, depremzede çocukların neşe kaynağı oldu

Elazığ Belediyesi tarafından Kahramanmaraş’a kurulan çocuk oyun çadırında çocuklar, ekipler eşliğinde oyunlar oynayıp keyifli dakikalar geçiriyor.

Depremin ilk gününden itibaren deprem bölgelerine yardımlarını götüren Elazığ Belediyesi, çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu çerçevede Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın ‘Hep Birlikte Bu Zor Günleri Aşacağız’ sloganı ile harekete geçen Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından, Kahramanmaraş’a çocuk oyun çadırı kuruldu. Burada çocuklar, ekipler eşliğinde oyunlar oynuyor ve gün boyu çeşitli etkinlikler yapıyor.

Öte yandan, psikososyal destek ekipleri de çocukların mutlu olması ve depremde yaşadıkları travmayı atmaları için çalışmalarını sürdürüyor.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version