Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Lise öğrencileri su altı robotu üretti: 8 motorlu ve 30 metreye kadar su geçirmiyor

Kocaeli ’de lise öğrencileri, kendi ürettikleri su altı robotuyla yarışmaya hazırlanıyor. 8 motorla yapılan robot, 30 metreye kadar su geçirmiyor.

Kocaeli ’nin Kartepe ilçesinde bulunan Kartepe Ertuğrul Gazi Anadolu Lisesi öğrencileri, TEKNOFEST ’e katılmaya hazırlanıyor. Öğrencilerden oluşan ve adını EGAL Robotics koyan takım, kendi ürettiği su altı robotu ile yarışmaya katılacak. Ahmet Emin Arslanbaş, Zafer Dülger, Yunus Emre Solmaz, İhsan Sivri, Mehmet Berk Erenlercayı, Ceylin Naz, Fatih Ferat ve Gizem Pir ’den oluşan takımın tüm çalışmalarında okulun bilgisayar öğretmeni İsmet Kılıç yardımcı oluyor. Lise öğrencilerinin ürettiği su altı robotu, 8 motorlu olup 20-30 metreye kadar su almıyor. Ön bölgesindeki kamerayı uzaktan kumandayla kontrol eden öğrenciler, sık sık Kartepe Belediyesine ait bir havuzu kullanarak pratik yapıyor. Yarışmada istenen görevlerden biri olan su altı robotunun malzeme taşıması gibi konuları başarıyla tamamlayan ekip, TEKNOFEST ’te yarışmak üzere 27 Nisan tarihini bekliyor.

“Asıl gaye, öğrencilere bir şeyler öğretebilmek”
Çalışmalardan bahseden Kartepe Ertuğrul Gazi Anadolu Lisesi Bilgisayar Öğretmeni İsmet Kılıç, “Üzerinde çalıştığımız proje, insansız su altı robotu. TEKNOFEST çerçevesindeki kategorilerden biri bu. Biz de başvurumuzu yaptık. Liseler arası yapılan bir yarışma bu ama asıl gaye robot yapıp diğerleriyle yarışmak değil; robotun yapımı sürecinde öğrencilere bir şeyler öğretebilmek. Tabii yarışmaya gittiğimiz zaman farklı eğlenceler ve farklı insanlarla tanışmaları öğrencilere ekstra bir şeyler katıyor. İnsansız su altı robotuyla ilgili yarışmada farklı görevler oluyor. Su altında malzeme taşıma ya da görüntü işleme sayesinde otonom çalışma görevleri oluyor. Bu görevlerin gerçekleşebilmesi için yoğun bir yazılım süreci oluyor. İnsansız teknolojiler çok yaygınlaşmaya başladı. Özellikle su altında insanların erişmekte zorlandığı yerler oluyor. Su altı kaynakçılığı diye meslek var mesela. Bu meslekler zor ve aynı zamanda tehlikeli. Bunu robotlarla yapmak için çalışmalar devam ediyor. Şu anda da kullanılıyor zaten insansız su altı robotları. Onu farklılaştırarak ileride daha da fazla sektörler oluşacaktır. Eğitimci olarak biz profesyonel bir robot yapıp onun ticari hale gelmesine uğraşmıyoruz. Bunu yaparken öğrencilere bir şey öğretelim, belki onlardan birkaç tanesi ileride mühendis olup ticari ürün geliştirir, bunu yerli ve milli kaynak olarak satışa sunar diye uğraşıyoruz” dedi.

“Hedefimiz uluslararası yarışmalara katılabilmek”
Takım kaptanı ve aynı zamanda robotun pilotu olan 9. sınıf öğrencisi Zafer Dülger, “Robotun yukarı gidişi veya yanlara dönüşünün daha rahat olması ve daha hızlı gidebilmesi için 8 tane motor kullandık. 8 ’ini de fırçasız olarak kullanmayı tercih ettik. Dronlarda da kullanılan fırçasız motorlar hem hızımız için etkili oluyor, hem de güçlü gitmemize etki ediyor. Fikir olarak aslında biraz beraber bir şeyler öğrenelim diye girdik bu işe. Hem de denizlerle ilgili çok fazla şey bilmiyoruz. Araştırma amacıyla bu tarz şeyler kullanılabilir ve bu konularla ilgilenen fazla kişi de yok. O yüzden bu konulara değinmek istedik. Hedefimiz elbette her yarışmada yüksek dereceler elde edebilmek ama onun haricinde bundan sonrası için daha farklı daha uluslararası yarışmalara katılabilmek” diye konuştu.

“20-30 metreye kadar su geçirmiyor”
Robotun teknik özelliklerinden bahseden 10. sınıf öğrencisi Ahmet Emin Arslanbaş, “İç kısmında elektronik kartlar var. LAN kablosuyla bilgisayara bağlanıp su altında görüntü almayı ve kumandayla kontrol etmeyi sağlıyoruz. Sızdırmazlığı için önce füzyonda tasarlayıp sonra alüminyum plakayı sanayide yaptırdık. Arka tarafını da hem reçineyle kaplı tutturmak için hem de contayla kapağı taktık. Bu sayede su geçirmez oldu. 20-30 metreye kadar su geçirmiyor. Ön tarafta hem buğulanmayı önlemesi için silecek, hem de sileceğin ve kameranın hareketleri için iki tane server motor bulunuyor. Bunlar kumanda üzerinden atadığımız tuşlarla kontrol edebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Kleopatra dönemine dayanan saray sanatı için Türkiye ’de ilk kez kurs açıldı

Kökeni eski Mısır dönemlerine dayanıp, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde de görülen, bugünlerde ise unutulmaya yüz tutan marküteri sanatının yeniden canlanması için Türkiye ’de ilk kez Kocaeli ’de kurs açıldı. Sokak kedisine yuva yaptırmak için görüşülen kişinin 35 yıllık marküteri sanatçısı çıkmasıyla başlayan serüvende, kursiyerler aralık ayından beri eğitim alıyor.

Kökeni eski Mısır ’a, Kleopatra dönemlerine dayanan marküteri sanatı için Türkiye ’de ilk kez Kocaeli ’de kurs açıldı. Kursun açılma hikayesi ise hayli ilginç bir olayla başladı. Körfez ilçesinde bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Edindirme Kursu (İlimtepe KO-MEK) yöneticisi Ayşegül Turan, sokakta rastladığı ve Şanslı ismini koyduğu kedinin tedavisi için yuva yaptırmak istedi. Marangoz bulabilmek için İlimtepe Merkez Camii ’ndeki atölyeye giden Turan, içeri girdiğinde ise unutulmaya yüz tutmuş marküteri sanatına dair eserlerle karşılaştı. Atölyeyi kullanan ve İlimtepe Merkez Camii ’nin sütunlarında İslami motiflerle marküteri sanatını uygulayan 35 yıllık marküteri sanatçısı Turgaç ’a marküteri kursunda usta öğreticilik yapıp çıraklar yetiştirmesi ve bu sanatın tanıtımına katkı sunması adına teklif götürüldü. Teklifin kabul edilmesi üzerine Türkiye ’de ilk kez marküteri kursu açıldı. İlimtepe KO-MEK ’te 3 Aralık 2022 ’den beri Adil Fikret Turgaç tarafından kursiyerlere eğitim veriliyor. Ahşap ve ahşap kaplamaların kesilip, iç içe monte edilmesiyle sağlanan marküteri sanatında hiçbir katkı maddesi ve boya kullanılmıyor. Kursiyerler, genellikle mobilyalarda, kapılarda, rahlelerde, tavan süslemelerinde kullanılan el emeği işlemelerle geleneksel sanat için emek veriyor. Öte yandan, Kocaeli İl Kültür Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler neticesinde Adil Fikret Turgaç için devlet sanatçısı kimlik kartı başvurusu yapılacağı öğrenildi.

“Yapanlar çok azaldığı için daha iyi tanıtmak adına bu işe kalkıştık”
Marküteri sanatçısı Adil Fikret Turgaç, “Marküteri, saray sanatıdır. Eski Mısır zamanından beri gelen, saray içerisindeki mobilyalarda, kapılarda, yerlerde kullanılan, işlenilen bir süsleme sanatıdır. Osmanlı devrinde de kullanılmıştır. Saraylarda, rahlelerde, kapılarda, yerlerde, tavan süslemelerinde işlendi. Günümüze kadar da süregeldi. Fakat bu işi yapanlar çok azaldığı için biz de bu işi daha iyi tanıtmak için böyle bir işe kalkıştık. Bu meslek, Kleopatra döneminden beri var olan bir meslektir. Rönesans devrinde tavan yapmıştır. Bütün saray süslemelerinde ve ibadethanelerde her milletin kendi deseni uygulanarak yapılmıştır. Osmanlı ve Selçuklu ’da kendi motiflerimiz, süslemelerimiz kullanılmış. Bunun farklı yöntemleri de vardı. Mesela kündekari dediğimiz kaplama, ağaçlardan da yapıldı. Bizim şu anda yapmış olduğumuz ağaç kaplamalardan yapılan çok azdır. Ancak Topkapı Sarayı ’nda, rahlelerde, saraylarda geçişmiştir” şeklinde konuştu.

“Bilgisayar çizimine karşı el sanatının ölmemesi için buranın yaşaması lazım”
Kaybolmuş sanatın yeniden hayat bulması için mücadele verdiklerini söyleyen kursiyer Halit Yılmaz, “Fikret hocayı camide yaptığı eserden biliyoruz. Böyle bir kurs açmasını çok arzu ettik. Bizler de bundan faydalanmak istedik. Sağ olsun önayak oldu. Belediyemiz de yardımcı oldu ve başladık. Baba kız geldik. Zamanımızı değerlendirme değil aslında kaybolmuş bir sanatı yaşatma adına geldik. İnşallah çok güzel şeyler olacak. Bilgisayar çizimine karşı el sanatının ölmemesi için buranın yaşaması lazım” dedi.

“Hepimiz canlandırmaya çalışıyoruz”
Dumlupınar Üniversitesi Grafik Tasarı Bölümü mezunu olan kursiyer Halit Yılmaz ’ın kızı Ceren Su Yılmaz ise, “Marküteriyle tanışıklığım biraz babamla oldu. Fikret hocamızı görüyorduk zaten. Küçük bir atölyede böyle işleri icra ediyordu. Merak edip bir gün yanına gitmiştik ve yaptığı şeyleri görmüştük. Benim de okuduğum bölüm dolayısıyla biraz merak alanım. Eski bir sanat olduğu için daha küçükken çocukların başlaması gerekiyor. Buradaki çoğu insanın yaşı büyük. Hepimiz
canlandırmaya çalışıyoruz, etrafımızdakiler de yardımcı oluyor. Bir çocuğun daha küçükken çıraklıktan yetişmesi daha iyi olur diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“En önemlisi unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatı yeni kuşağa aktarmak”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İlimtepe KO-MEK sorumlusu ve aynı zamanda sosyoloji öğretmeni olan Ayşegül Turan, “Sosyolog olarak birçok alanda unutulmaya yüz tutmuş eserlerle ilgili araştırmalar yapıyorum. Küçük bir sokak hayvanına rast geldik. Onun tedavisi için yuvaya ihtiyacımız oldu. Marangoz olduğunu tahmin ettiğimden dolayı caminin altında bulunan atölyeye gidip yuva talebinde bulunduğumda Fikret Usta ile tanıştık. İçeriye baktığımda gördüğüm eserler bana yabancı değildi. Daha öncesinde marküteriyi kendi evimde de döşetmiş olduğumdan dolayı bu konuda bilgim vardı. Oradaki çalışmaların kime ait olduğunu sordum. ‘Benim çalışmalarım ’ dedi. Caminin içerisini görmeyi talep ettim. Gezdik, çok muhteşem eserleri gördük. Bunu hemen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Yaygın Eğitim Şube Müdürlüğü ile paylaştık. Bu konuda Fikret hocanın kurs açıp yetenekli, bu eserleri tanıtacak elemanlar yetiştirmesi, yeni ustalar yetiştirmesi konusunda bir konuşma yaptık. Fikret hoca da ilk başta şaşırdı. Kendi çapında çıraklar yetiştirmiş ama bunu bir usta öğretici olarak eğitim şeklinde vermesi konusu kendisine de uygun geldi. 3 Aralık 2022 ’de eğitime, Türkiye ’de ilk olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İlimtepe KO-MEK ’te başladık. En önemlisi de unutulmaya yüz tutmuş bu geleneksel sanatı yeni kuşağa, genç nesile tanıtmak, aktarmak. Benim için en değerli olanı bu. Kocaeli İl Kültür Müdürlüğü ile Fikret hocamıza devlet sanatçı kartını çıkarmak için görüştük. İnşallah hocamız da eserleriyle başvurusunu yapacak ve Kocaeli ’mizden devlet sanatçısı kimlik kartına sahip olacaktır” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Çocuklardan kütüphaneye yoğun ilgi

Kütüphaneler Haftası dolayısıyla Başiskele’deki kütüphanelere kitapseverler yoğun ilgi gösterdi.

Hizmete açıldığı günden itibaren kitapseverlerin uğrak olan Kitaphane’de, özellikle Kütüphaneler Haftası’nda dolu dolu etkinlikler yapıldı. Kentteki ilk ve orta dereceli okullarda eğitim gören öğrenciler, öğretmenleri rehberliğinde okuma etkinliklerini Başiskele Çocuk Kütüphanesi ve Kitaphane’de gerçekleştirdi. Kitap okumanın keyfini yaşayan öğrencilere ayrıca kütüphane kuralları öğretildi. Kütüphanelerdeki faaliyetler hakkında görevliler tarafından bilgiler de verildi.

Kategoriler
EĞİTİM Kocaeli Üniversitesi Tüm Eğitim Haberleri

Mekatronik Kulübü, Rektörü ziyaret etti

Mekatronik Kulübü öğrencileri, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ’e ziyaret gerçekleştirdiler.

Danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Serkan Zeren ’in yaptığı ve 3000 üyesiyle Kocaeli Üniversitesi ’nin en köklü kulüplerinden olan KOÜ Mekatronik Kulübü öğrencileri, hem yaptıkları projelerden bahsetmek hem de taleplerini iletmek üzere Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ’ü ziyaret ettiler. Kulübün projeleriyle yakından ilgilenen Rektör Cantürk, Mekatronik Kulübü ’nün başarıylarıyle gurur duyduğunu ifade ederek, başarıların devamını diledi.

Mekatronik Kulübü
Mekatronik kulübü 2002 den beri aktiflik gösteren Kocaeli Üniversitesi ’nin en köklü kulüplerinden biri durumunda. Geçmiş yıllarda yapmış oldukları etkinlikler ile sektörde aktif rol alan insanları davet edip kulüp ve üniversite bünyesinde bulunan insanlara bilgilerini aktarmasına aracı oldular. Sosyal ve teknik geziler ile mühendislik çalışmalarını yerinde görüp ilham almaya çalışan kulüp üyeleri, üniversitede edindikleri teorik bilgileri ve aldıkları ilhamları pekiştirmek ve kendilerini geliştirmek adına kurdukları teknoloji takımları ile ulusal ve uluslararası yarışmalara katılım sağlıyorlar.

Aktif olarak HürTürk İnsansız Hava Aracı takımı ile birlikte Teknofest Savaşan İHA ve Uluslarası Sabit Kanat İHA Yarışmasına katılan Mekatronik Kulübü, ahşap mimari ve Kompozit işleme teknikleri ile birlikte ürettikleri hava araçları; otonom hedef tespiti, otonom iniş-kalkış yapabilme kabiliyetine sahip.

Türkmekatronik Elektrikli Araba Takımı ile Efficiency Challenge ve Shell Eco Maraton yarışmasına hazırlanan kulüp elektronik ve mekanik sistemlerini kendilerinin ürettiği araç ile yarışmalara katılıyorlar. TM-Cyberus Takımı ile geleceğin dünyasına yön vereceği ön görülen siber güvenlik alanında da kendilerini geliştirmeye devam ediyorlar.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

YÖK ’ten burslara zam

YÖK, öncelikli alanlarda ve belirli programlarda lisans ve lisansüstü öğrenim gören öğrencileri desteklemek amacıyla verdiği burs miktarlarını Nisan ayından geçerli olmak üzere farklı oranlarda artırdı. Buna göre 100/2000 YÖK Doktora Bursu çalışanlar için 910 liradan 2 bin 500 liraya, çalışmayanlar için 3 bin 825 liradan 7 bin 500 liraya yükseltildi.

YÖK tarafından belirlenen devlet üniversitelerindeki lisans programlarına ilk üç sırada yerleşen ve kayıt yaptıran öğrenciler yararlandığı YÖK Lisans Destek Bursu ise bin liradan bin 875 TL’ye çıkarılırken, Üstün Başarı Sınıflarında eğitim gören lisans öğrencilerinin (TEBİP-Lisans) burs miktarı bin 500 liradan 2 bin liraya yükseltildi.

Öte yandan yabancı uyruklu YÖK Burslusu lisans öğrencileri için bin 500 lira olan burs miktarı 2 bin liraya, yüksek lisans öğrencileri için 2 bin 300 lira olan burs miktarı 3 bin 500 liraya, doktora öğrencileri için ise 3 bin 500 lira olan burs miktarı ise 6 bin liraya yükseltildi.

Kategoriler
EĞİTİM Kocaeli Üniversitesi Tüm Eğitim Haberleri

3 saniyede 0’dan 100’e çıkacak çevre dostu Formula 1 otomobili üretiyorlar

Kocaeli Üniversitesi öğrencileri, ağustos ayında Romanya’da katılacakları yarışma için Formula 1 prototipi otomobil üretiyor. Emisyon değeri olarak doğayı daha az kirleten bir araç tasarlanırken, aynı zamanda da yüksek performanslı olması için çalışmalar sürüyor. Takımın en büyük hedefi ise üretilen otomobilin 3 saniyede 0’dan 100’e çıkabilmesi.

Kocaeli Üniversitesi öğrencilerinden oluşan KOÜ Racing takımı, ağustos ayında Romanya’da düzenlenecek olan Formula Student yarışmasına hazırlanıyor. Yarışma çerçevesinde Formula 1 prototipi bir araç üreten öğrenciler, projelerini çevre dostu olacak şekilde tasarlıyor. Elektrikli üretilen otomobilin emisyon değeri olarak içten yanmalı araçlara göre doğayı daha az kirletmesi bekleniyor. Öte yandan, takım üyeleri hedeflerinin sürdürülebilir enerjiye katkı sağlamak olduğunu belirtti. Bir diğer hedef ise yüksek performanslı otomobilin 3 saniyede 0’dan 100’e çıkabilmesi. Üniversite içerisindeki bir atölyede tüm aşamaların hazırlıklarını ve işçiliklerini kendileri yapan öğrenciler, projenin daha geliştirilebilir olması için de sponsorlara çağrıda bulunuyor.

“El ve mühendislik becerilerimizi geliştirmek için çalışmalar yapıyoruz”

Kocaeli Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi ve aynı zamanda KOÜ Racing takım kaptanı olan Dursun Can Polat, “Hazırlandığımız yarışma Formula Student diye geçiyor. Formula 1’in lisans seviyesindeki hali diyebiliriz. Uluslararası bir yarışma ve yaklaşık 600 civarı üniversite katılım gösteriyor. 25’den fazla ülkede de düzenleniyor. Aslında üniversite içerisinde sadece derslerle uğraşmaktansa bu tarz bir projeye de zaman ayırarak hem de el becerilerimizi ve mühendislik becerilerimizi geliştirmek konusunda çalışmalar yapıyoruz” dedi.

“Sürdürülebilir enerjiye katkı sağlayan bir ekip olmak istiyoruz”

Aracın bazı teknik özellikleri ve takımın çalışmaları hakkında da bilgi veren Polat, “Takım olarak 2019 yılında kurulduk. Elektrikli Formula Student konseptinde araç yapmaya karar verdik ve ilk çalışmalarımız yarışmanın kural kitabını incelemek oldu. Daha sonra diğer takımların araçlarını inceleyerek nasıl bir araç yapmamız gerektiğini, nasıl farklı bir şey üretebileceğimizi düşündük. Bu çalışmalar bilgisayar üzerinde belli başlı tasarım programları kullanarak başlıyor. Sonrasında tasarladığımız parçaların dayanım analizini yapmak için çalışmalar yaptık. Bunlara ek olarak da tasarımları hayata geçirmek için üretime geçtik. Bu aşamaya kadar geldik. Şu an montaj aşamasındayız. Aracımızı 4 teker üstüne kaldırdık ve yürür hale getirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Aslında mottomuz iyi mühendislik yapıp geliştirebilmek ve sürdürülebilir enerjiye bir nebze olsun katkıda bulunmak. Elektrikli bir araç yaptığımız için içten yanmalı bir araca göre emisyon değeri olarak daha az doğayı kirletiyor. Bu sebeple batarya konusunda yaptığımız ekstra Ar-Gr çalışmalarıyla birlikte sürdürülebilir enerjiye katkı sağlayan bir ekip olmak istiyoruz. Burada batarya içerisindeki pillerin daha önce geri dönüştürülmesiyle birlikte bu pilleri tekrar hayata döndürerek bataryamıza eklemeyi hedefliyoruz. Ayrıca elektrik motorumuz da diğer takımlardan farklı olarak sıfırdan üretildi ve üretimi Türkiye’de gerçekleştirildi. Burada sponsorlarımızın desteğiyle önemli bir iş başardığımızı düşünüyoruz. Çünkü Türkiye’de elektrik motorunu üretip yarışmaya katılan bir takım şu an için yok. Belli bir yüzdeyi tamamladık. Ekstra motor montajını ve batarya montajını tamamlayacağız. Bazı noktalarda maddi olarak desteğe ihtiyacımız oluyor. Maddi zorlukları giderebilirsek aracımızı yürür halde Romanya’ya götüreceğiz. Orada yarışarak hem ülkemizi hem üniversitemizi başarılı bir şekilde temsil etmek istiyoruz. Bize destek oldukları sürece aslında bilime destek oluyorlar” ifadelerini kullandı.

“Aracımızın hem çevre dostu hem yüksek performanslı olması bizi diğer araçlardan ön plana çıkarıyor”

KOÜ Racing’in organizasyon ve proje yönetimi kısımlarında yer alan Yasemin Kılıç, “Organizasyon birimi olarak sponsorluk arayışındayız. Sürekli şirketlerle iletişime geçip destek olmalarını bekliyoruz. Proje yönetimi olarak ise iş planı yapmaya çalışıyoruz. İş planında kendimizi tanıtıp bir şirketmişiz gibi aracımızın reklamını yapıyoruz. Diğer mali işler olsun, takımın yaptığı her şeyi kontrol ediyoruz ve belli bir düzene sokuyoruz. Çevre dostu bir araç yapmaya çalışıyoruz ve bu şekilde ön plana atmayı çalışıyoruz aracımızı. Aracımızın hem çevre dostu hem yüksek performanslı olması bizi diğer araçlardan daha ön plana atıyor. Araba yapmak benim için ayrı bir zevk, bir hobi. O yüzden bu takıma ilgim bu şekilde başladı. Daha çok yarışmalardan etkilendim. Sonrasında böyle yenilikçi ve çevre dostu bir çalışma olduğunu öğrendiğimde daha çok dikkatimi çekti. Bu şekilde merak salıp yardımcı olmak için girdim takıma. İşimizi çok zevkle yapıyoruz ve aracımızın ilerlemesini gördükçe bundan gurur duyuyoruz. İnsanların da aracımızı görüp bize destek olmaları güvenimizi daha da çok artırıyor” şeklinde konuştu.

“En büyük hedefimiz 0’dan 100’e 3 saniyede çıkabilmek”

Ekipte fren sistemi ve gaz pedalı bölümleriyle ilgilenen Makine Mühendisliği Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Betül Odabaşı ise takımın hedeflerinden bahsetti. Odabaşı, “Bu ilk aracımız. İlk aracımız olduğu için birçok rekor kırılmış durumda. Amacımız şu an 0’dan 100’e 3 – 3 buçuk saniyede yükselebilmek. Bunun için takımda araçta ağırlık azaltmalar, optimizasyon gibi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu an en büyük hedefimiz 0’dan 100’e 3 saniyede çıkabilmek. Ben küçüklüğümden beri hep fiziğe, matematiğe merak saldım. Bu yüzden de zaten hep mühendis olmak istiyordum. Makine mühendisliği benim için çok güzel bir tercih oldu. Kendimi bu alanda geliştirirken fark ettim ki otomotive yönelmek istiyorum. Bu takımın da zaten Formula yarışmasının öğrenci ayağı olması bizler için çok geliştirici. Takıma girdiğimden beri fren sistemi olsun, gaz pedalı sistemi olsun, analizleri, tasarımları, malzeme seçimleri gibi birçok şeyle ilgileniyoruz. Bu da beni mühendislik açısından çok geliştiriyor” dedi.

Kategoriler
EĞİTİM Kocaeli Üniversitesi Tüm Eğitim Haberleri

Eğitim Fakültesinden Depremzede Çocuklara Destek

6 Şubat depremlerinin ardından Semiha Ayverdi Öğrenci Yurdu ’na gelen minik misafirlerimiz için 30 Ağustos Anaokulu açıldı.

Anaokulunda yürüten etkinlere destek vermek ve zorlayıcı yaşantıların etkileri konusunda misafir dostlarımızın iyi oluşlarını desteklemek amacıyla Eğitim Bilimleri Bölümü RPD Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Gülşah TURA yönetiminde Eğitim Fakültesi öğrencilerinden gönüllü destek ekibi oluşturuldu ve gönüllü ekibe psiskososyal destek eğitimi verildi. Şubat ayı içerisinde gerçekleştirilen eğitimler ve planlamaların ardından gönüllü öğrencilerimiz Mart ayında ilk çalışmalarına başladılar.

Kategoriler
EĞİTİM Kocaeli Üniversitesi Tüm Eğitim Haberleri

Kocaeli Üniversitesi en girişimci ve yenilikçi üniversiteler arasında

TÜBİTAK ’ın hazırladığı 2022 yılı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksinde ilk 50 üniversite belirlendi. Listede Kocaeli Üniversitesi de en girişimci ve yenilikçi üniversiteler arasında olma başarısı gösterdi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi Sonuçları Töreni ’nde TÜBİTAK tarafından hazırlanan 2022 yılı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksini açıkladı. Endekse giren ilk 50 üniversitenin davet edildiği törene üniversitemizi temsilen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Öğüt katılım sağladı.

Üniversitelerin yenilikçilik ve girişimcilik faaliyetlerinin tetiklenmesi ve bu alandaki performanslarının ölçülmesi amacıyla, Türkiye ’de ilk kez 2012 yılında TÜBİTAK tarafından Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi hazırlandı. Bu yıl endeks ile üniversiteler, “bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği”, “fikri mülkiyet havuzu”, “iş birliği ve etkileşim” ile “ekonomik katkı ve ticarileşme” olmak üzere 4 boyut altında 23 göstergeye göre sıralandı. Endeks sıralamasına öğretim üyesi sayısı 50’nin üzerinde olan 192 üniversite dahil edildi. Bu kapsamda da Türkiye’de ilk 50 üniversite belirlendi. Kocaeli Üniversitesi de her yıl olduğu gibi bu yıl da en girişimci ve yenilikçi üniversiteler arasında yer aldı.

Kategoriler
EĞİTİM Kocaeli Üniversitesi Tüm Eğitim Haberleri

En Önemli Farkındalık Sevgidir

2 Nisan, Birleşmiş Milletler tarafından otizm konusunda farkındalık yaratmak ve otizm ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edilmiştir. 2 Nisan ’da başlayan “Otizm Farkındalık Ayı” çerçevesinde dünyada otizmle ilgili araştırmaların teşvik edilmesi, bu konudaki farkındalığın artırılması ile erken teşhis ve tedavinin yaygınlaştırılması hedeflenmiştir. Kocaeli Üniversitesi olarak, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Kocaeli Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Burcu Kardaş ile bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle otizmin ne olduğundan bahsedebilir misiniz?
Otizm, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle oluşan sosyal iletişim alanlarında bozulmaya yol açan, nörogelişimsel bir bozukluktur. Genellikle erken çocukluk dönemlerinde belirtilerin görülmeye başladığı bir çocukluk çağı hastalığıdır. Çok farklı klinik görünümlere sahip bir hastalık olduğu için otizm spektrum bozukluğu şeklinde adlandırılmaktadır.

Peki bir bireyin otizmli olduğunu nasıl fark edebiliriz? Yani otizm belirtileri nelerdir?
Otizm spektrum bozukluğu en sık konuşma becerilerindeki gerilik ile fark edilir. Erken çocukluk döneminde babıldamanın olmaması, kelimelerin ve cümlelerin olmaması ile fark edilir. Doktora başvurunun en sık nedeni genellikle dil becerilerinin gelişmemesidir. Ayrıca sosyal iletişim kısıtlılığı, göz teması kurmama, adı ile seslenildiğinde bakmama, yalnızlığı tercih etme bu belirtilerden bazılarıdır. Sosyal alan dışında tekrarlayıcı hareketlerinin olması; amaçsız kanat çırpma, el çırpma gibi otizm belirtisi olabilir. Dönen cisimlere ilgi duyması, nesneleri amaçları dışında kullanması, rutinleri dışına çıkıldığında aşırı tepki vermesi, bazı seslere aşırı duyarlılık gibi belirtiler de otizm bulgusu olabilir. Erken evrelerde sosyal gülümsemenin olmaması, kucağa alındığında rahatsız olma gibi davranışlar ebeveyn tarafından fark edilebilir. Ancak tanı için saydığımız bu bütün belirtilerin olmasına gerek yoktur. Bazı otizm tanılı bireyler kısmen belirtileri gösterebilirken, kimi olgularda tüm belirtiler şiddetli boyutta görülebilir.

Otizm tedavi sürecinden bahseder misiniz?
Otizmin neden olduğuna dair kanıtlarımız kısıtlı olduğu için maalesef kesin bir tedavisi yok. Otizm genelde hayat boyu devam eden bir bozukluk olarak tanımlanır. Özellikle erken tanı edilmiş, erken müdahale programları uygulanmış ve eşlik eden psikiyatrik hastalıklar olmadığında daha iyi gidişli olduğundan bahsedilebilir. Bazı kişiler zamanla otizm tanısını karşılamayabilir, bu tanıdan çıkabilirler. Otizmi olan bireylerde, birbirlerinden farklı düzeylerde problemler söz konusudur. Bu sebeple başvuran kişinin tedavi ve takip programı bireyin işlevsellik düzeyi ve yetersizlik alanlarına göre yapılanmalıdır. Tedavi temel olarak eğitsel yaklaşımlar ve ilaç tedavileri olarak ikiye ayrılabilir. Otizmde temel belirtileri hafifletmek ve işlevselliği artırmak için en etkin yaklaşım eğitsel yaklaşımlardır. Bu eğitsel yaklaşımlar sosyal-iletişimsel alanda gelişmeyi, istenmeyen davranışları azaltmayı, yeni beceriler kazandırmayı hedeflemelidir. İlaç tedavisine gelecek olursak otizm bozukluğuna özgü bir ilaç bulunmamaktadır. Ancak kullandığımız ilaçların tekrarlayıcı hareketleri azalttığı, otizme eşlik eden davranışsal sorunlara iyi geldiği bilinmektedir. Bu bahsettiğim tedaviler dışında uygun olan hastalarda konuşma-dil terapileri, uğraş terapileri, spor eğitimleri uygulanabilir. Bu tedaviler dışında uygulanan diyet tedavileri, immunterapi gibi tedaviler bilimsel kanıtı olmayan tedavilerdir.

Peki hocam otizmli bireylerin eğitimleri nasıl olmalıdır?
Otizmli her çocuğun eğitimi kendine özgüdür. Var olan yeteneklerini geliştirmeye yönelik eğitimler dışında sosyal iletişimi artırmaya yönelik, dil becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler planlanmaktadır. İhtiyacı olan bireylerde öz bakım becerileri, motor beceriler gibi birçok alanda eğitsel destek planlanabilir.

Aslında burada en önemli görev ebeveynlere düşüyor. Otizmli bir çocuğu olan ebeveynlerin dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir?
Eğitsel destek her yaştan çocuk için çok önemlidir. Bu nedenle umutsuzluğa kapılmadan eğitsel desteğe devam etmek otizmli bireyler için vazgeçilmezdir. Bunun dışında son yıllarda özellikle erken çocukluk döneminde artan ekran maruziyeti otizm açısından riskli olan çocuklarda belirtileri şiddetlendirebilir. Erken çocukluk dönemlerinde otizm olsun veya olmasın ekran maruziyetlerinin azaltılması çocukların gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?
Eklemek istediklerim çocukları için otizm tanısından şüphelenen ebeveynler mutlaka önce bir çocuk psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Son dönemde sıkça duyduğumuz uyaran eksikliği durumu ile ayırmak oldukça önemlidir.

Muhabir: Meltem Kaçar, Elif Sıla Duzcu (BHİ)

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Uluslararası Matematik ve Fen Bilimleri Araştırması (TIMSS) Toplantısı Yapıldı

Bakanlığımız Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Eğitim Ortamlarının ve Öğrenme Süreçlerinin Geliştirilmesi Daire Başkanı Sayın Ahmet BERBER,  Uluslararası Matematik ve Fen Bilimleri Araştırması (TIMSS) uygulamasına dâhil edilen okullarımızı ziyaret ederek öğretmen ve öğrencilere sınav ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu.

İl Müdürümüz Ömer AKMANŞEN ve il yöneticilerimizin katılımlarıyla genel değerlendirme toplantısı yapan BERBER, TIMSS uygulaması hakkında önemli bilgiler verdi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version