Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Deprem Psikolojisi: Travma ve Krize Müdahale Yol Haritası

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü tarafından personele yönelik “Deprem Psikolojisi: Travma ve Krize Müdahale Yol Haritası” başlıklı etkinlik düzenlendi. Etkinlikte Uzman Klinik Psikolog Başak Çakmak konuşmacı olarak yer aldı.

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nigar Pösteki yanı sıra çok sayıda akademik ve idari personel katıldı. Etkinlik kapsamında Uzman Klinik Psikolog Başak Çakmak, deprem sonrasında psikolojiyi iyi tutabilme yolları hakkında bilgilendirmede bulunurken, akut travma dönemindeki öğrencilere nasıl yaklaşılması gerektiğine yönelik bilgi verdi.

İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nigar Pösteki’nin Uzman Klinik Psikolog Başak Çakmak’a teşekkür belgesi takdim ettiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

‘8. ve 12. sınıfların okula gelmesi sağlanmalı’

Yaşanan deprem felaketinin ardından eğitim-öğretim hayatında da değişiklikler yapılmak durumunda kalındı. Özellikle 8. ve 12. sınıf öğrencilerinin girecek olduğu sınavlarda ikinci dönem konularının dahil edilmeyeceği kararının çocuklarda okula devam problemi getireceğini söyleyen Adil Kurt, “Sınav dönemi çocuklarımızın eğitimi okullarda devam etmeli. Çocukları okulda tutacak programlar yapmalıyız.” dedi.
Deprem dolayısıyla eğitim-öğretimde aksaklık yaşanmasın diye bazı değişikliklere gidildi ve 15 gündür evlerde depremin etkileriyle karşı karşıya kalan çocuklar 2 hafta gecikmeli olarak ikinci döneme başladı. Özellikle 8. ve 12. sınıf öğrencilerini doğrudan etkileyen “yapılacak sınavlarda ikinci dönem konuları dahil olmayacak” kararının eğitimde aksamalara neden olabileceği uyarısında bulunan Uğur Okulları Sınavlar ve Yayınlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, ikinci dönem ve sınav dönemi öğrencileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Öncelikli olarak ikinci dönemde depremden doğrudan etkilenen çocuklara yaklaşımların nasıl olması gerektiği konusunda görüşlerini bildiren Adil Kurt, ilişkilerin acıma duygusu içermemesi gerektiğini söyledi. Kurt, öğretmenlerin bu konuda hassas davranmasını ve akran zorbalığı için de çocukların kontrol altında olması gerektiğini aktardı.

“Bilgi zincirinin kopmaması lazım”

İkinci dönemin 15 gün gecikmeli olarak başlamasının öğretmenler tarafından telafi edilebileceğini fakat ‘çocukların aklında neler kaldı’, ‘tekrar etmek gerekiyor mu’ gibi konulara da dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan Kurt, “Öğretmenler müfredatlarını daha önceki 15 gün öncesinde nereden başlayacaksa oradan başlayacaklardır. Büyük ihtimalle 36 haftayı tamamlayacak şekilde eğitim düzenlenebilir. Doğru bilgilendirmenin devamı için aradaki boşluğun kapatılması ve bilgi zincirinin kopmaması lazım. Bilgi zincirleri 15 gün içerisinde koptu dolayısıyla öğretmenler öncelikle çocukların neler hatırladığını, bu ara süreçte neler yaptığını sorgulayarak ilerlemeli gerekirse ilk dönem bazı konular üzerinden geçilmeli” dedi.

“8. ve 12. sınıfların okula gelmesi sağlanmalı”

“8. ve 12. sınıflar için yapılacak olan sınavlarda ikinci dönemin dahil olmaması bence yanlış” diyerek sınav dönemi öğrencilerin yaşayacak olduğu problemler hakkında konuşan ve tavsiyelerde bulunan Kurt açıklamalarına şöyle devam etti:

“Çünkü bu sınıfların ikinci döneminde üniversite ve liselerin alt yapısını içeren konular vardır. Öğrenciler sınavda bunlar dahil olmadığı için çalışmayacak. En büyük tehlike de şu; 8. sınıf öğrencileri birinci dönemde bol miktarda çalıştılar hatta kimi yazdan itibaren çalışıyordu. Bu konular üzerine sürekli çalışarak kendisinin çok iyi bildiğini düşünebilir. Bildiğini düşündüğü bir zaman içerisinde kalan 3 aylık zaman diliminde o bilgisini sıcak tutmadığı takdirde büyük sorun yaşar ve okula gelmemeler başlar. Diğer en büyük tehlikelerden birisi de çocukların okula gitmemesidir. Kesinlikle okula gitmeli. Okuldaki öğretmenler ve yöneticiler bu çocuklara pekiştirici programlar hazırlayıp çocukların okula gelmesi sağlanmalı.”

“Rehberler bunun için 8. sınıf öğrencilerine normalde bir okul tercih yapar gibi tercih yapmalı, hedeflerini belirlemeli. Şu an girdiği sınavda yüzdelik diliminde nerede, hangi durumda olduğunu görmeli ve o yüzdelik dilimine göre nasıl çalışması gerektiğine dair her öğrenciye özel plan düzenlemelidir.”

“12. sınıf öğrencisi de Ağustos’ta yapacak olduğu tercihi şimdiden yapsın ve deneme sınavlarındaki aldığı puanlarla yüzdelik diliminin kaçta olduğunu görsün. Gideceği okula göre değerlendirsin, önünde 3 aylık bir zaman var. Bu 3 aylık süreci nasıl değerlendirmeliyiz diye okulların buna önlem alması, çocukların yanında olması gerekir ki çocuklarımız hedeflerine doğru gitsinler. Unutmayın, en güzel eğitim okulda yapılan eğitimdir.”

“Eksik bilgisi olanlara şanslı olacak”

Tekrar etme fırsatı olanlar için de bu sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Kurt sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Özellikle eksik bilgisi olan, çok başarılı olmayan öğrenciler için çok güzel bir fırsat doğdu. Tekrar etme şansı olacak. Kendine çok güvenen öğrenci ise okula gelmezse diğer çocukların bilgileri onlardan daha taze olur. Her iki sınav dönemi çocukların hepsi sabah kalkıp okula gelmeli, eğer çalışması gerekiyorsa okulda çalışsınlar. Okulu asla ihmal etmesin. Eğitim zinciri kopmamalı, bu seneki 12. sınıf öğrencileri en şansız öğrencilerdir. Bu öğrenciler 9. ve 10. sınıfta pandemi yaşadı, 11. sınıfta okula gitti, 12. sınıfta da ikinci dönem yok. Önlem almazsak üniversite okumaları çok çok zor olur. Çocukların gerekli alt yapı ve bilgiyle donatılması gerekiyor.”

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

KOÜ’den deprem bölgesine özel tasarım yaşam modülleri desteği

Kocaeli Üniversitesi deprem bölgesinde konteyner ulaştırmaya elverişli olmayan, çadır dağıtılmış beldelerde, soğuğa karşı dayanıklı yaşam modülleri projesini hayata geçirdi.

Kocaeli üniversitesi mezunu Y. İç Mimar Büşra Üye’nin tasarım desteği, Panora İç Dış Ticaret Ltd’nin ahşap bölümlerin malzeme temini, Çoban Pen ve Kompen -Özgüç Plastik firmalarının kapı ve pencere temini ile Recai Çakan’ın elektrik tesisat ve malzeme desteği verdiği ve Gemsan A.Ş, Standart Pompa A.Ş’nin montaj işlemlerinde yer temini sağladığı örnek bir işbirliği Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyeleri, mezun veya mezun aşamasındaki öğrencilerimizin el emeği desteği ile deneme amaçlı 1 adet prototip Yaşam Modül yapımı gerçekleştirildi.

Bu tasarımda yan duvarların ve çatının sandviç panel malzemeden üretilmesi iç mekanın sıcak ve soğuktan etkilenmemesi, tek seferde 40 modülün deprem bölgesine sevk edilmesi, modüler parçaların deprem bölgesinde 2 kişi ile kısa sürede kurulması amaçlandı. En kısa sürede Kocaeli Üniversitesi bünyesinde Yapı işleri Daire Başkanlığına bağlı atölyelerde Kocaeli Üniversitesi’nden gönüllü öğrencilerin yardımı ile seri olarak demonte 120 adet yaşam modüllerinin üretimlerinin yapılarak deprem bölgesine gönderilmesi hedefleniyor.

İlk yapılan prototipi görmek üzere Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ile Rektör yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Yıldırım ve Prof. Dr. Elif Öğüt, Gemsan A.Ş. Yeniköy merkez atölyelerini ziyaret etti. Ziyaret sırasında yapılan yaşam modülü hakkında Kocaeli Üniversitesi Fen bilimleri Enstitü Müdürü Prof. Dr. Kadri. Süleyman Yiğit ve ekibi çalışmalar hakkında detaylı bilgi verdi. En kısa sürede 1 odalı yaşam modülünün Kocaeli Üniversitesi Umut tepe atölyelerinde seri üretime geçileceğini belirten Prof. Dr. Kadri. Süleyman Yiğit, ayrıca sponsorların destek durumuna göre istenirse içinde mutfak olan 2 odalı yaşam modüllerinin projesinin hazır olduğu ve üretilebileceği müjdesini verdi. Rektör Cantürk ise, “Yaşadığımız bu zor günlerde böylesine anlamlı bir dayanışma örneği gösterdikleri için, Prof. Dr. Kadri. Süleyman Yiğit ve ekibine teşekkür ediyorum” dedi.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

El Emeği, Göz Nuru Ürünler Depremzedeler İçin

Diliskelesi Biçki Nakış ve Triko Kursu öğrencilerinden depremzedeler için üretime devam ediyor.

Triko kursu hocası Şener Uyumaz Beşikçi yaptığı açıklamada depremin ilk gününden itibaren depremzedeler üşümesin diye kursiyer öğrencilerimizle birlikte şapka, bere, atkı yapıyoruz. Depremden etkilenen afetzedeler için harekete geçen Dilovalı kursiyerleri, kendi yaptıkları el emeği göz nuru ürünleri depremzedelere ulaştırmak için çalışmalarına devam ediyor. Dilovası Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan kurslarda görev alan öğretmen ve kursiyerler;  atkı, bere, kazak, yelek, polar, pijama gibi ihtiyaç ürünlerini üretip depremzedelerin kullanımına sunuyor. Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından bölgede arama kurtarma çalışmaları devam ederken, bir yandan da depremzedelere yardımlar sürüyor. Dilovası Halk Eğitim Merkezinde kursiyerlerin hazırladığı atkı, bere, kazak, yelek ve pijama gibi kışlık kıyafetler hazırlanıp deprem bölgesine gönderilmeye devam ediyor.

KURSİYERLERİMİZ ELLERİNDEN GELENİ YAPIYORLAR

Diliskelesi Kurs Öğretmeni Şener Uyumaz Beşikçi yapılan çalışma hakkında bilgi vererek, “Kursiyerlerimiz adına öncelikle deprem bölgesinde yaşayan tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza başsağlığı, yakınlarına sabırlar diliyorum. Bizler yaşanan bu acıya nasıl merhem olabiliriz, ilaç olabiliriz kaygısıyla, kış koşullarında uygun orada yaşayan vatandaşlarımızın işine yarayacak ürünler yapmaya karar verdik. Depremin ilk gününden beri çalışıyoruz, kursiyerimizle birlikte öğretmenlerimizle beraber çalışmaya başladık. Kursiyerlerimiz de bu yolculukta bize dahil oldular ellerinden gelen yardımı yapıyorlar. Yüreğimiz onlarla acıları gerçekten bizim acımız. Elimizde sihirli değnek olsa keşke onlar için kullansak. Ama elimizden bu kadarı geliyor inşallah bu son olur bir kez daha tekrarlanmaz. Dediğim gibi acıları gerçekten bizim acımız gerçekten çok üzülüyoruz” dedi.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

KOÜ’de Kalite Komisyonu Eğitim Toplantısı düzenlendi

Kocaeli Üniversitesi birim bölüm kalite elçileri, birim kalite komisyonları eğitim toplantısı, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk’ün katılımıyla gerçekleştirildi.

Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen eğitim toplantısına Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Yıldırım, Prof. Dr. Elif Öğüt, Genel Sekreter Doç. Dr. Mustafa Eren, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Levent Atalı, Dekanlar, Müdürler, Daire Başkanları, Kalite Komisyonu üyeleri ve birim/bölüm kalite elçileri katıldı.

Eğitim toplantısı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Eğitim toplantısında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Öğüt Kalite Modeli Değişimi ve Dönüşümü konusu yanı sıra, kalite ve süreç yönetimi yapılanması, YÖKAK kurumsal değerlendirme ve akreditasyon süreci, birim içi değerlendirme ölçütleri gibi konularda bilgiler verdi. Kalite Koordinasyon Birim Yöneticisi Prof. Dr. Adalet Zeren ise Birim İçi Değerlendirme Raporu içeriğinin nasıl olması gerektiği, nelere dikkat edilmesi gerektiği, birimlerden neler beklendiği ile ilgili örnekler üzerinden bir konuşma yaptı.

Eğitim toplantısında yapılan sunumlar ardından konuşan Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, “Küreselleşen dünyada yükseköğretim hizmeti hızla değişen yoğun rekabet alanı hâline gelmiştir. Üniversiteler bu yoğun rekabette üstünlük sağlamak; başarısını, tanınırlığını ve imajını devam ettirebilmek için maliyetler yanında “kalite” faktörünü ön planda tutmaya başlamışlardır. Bu doğrultuda, Avrupa ve Türkiye’deki üniversitelerde, kalite kültürü ve felsefesinin oluşturulması, paydaş katılımının sağlanması ve kanıta dayalı ve sürekli iyileştirmelere imkân sağlayan, kalite güvence sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Kocaeli Üniversitesinin stratejik planı ve hedefleri doğrultusunda Eğitim-öğretim, Araştırma-Geliştirme ve idari hizmetlerin değerlendirilmesi ve kalitesinin geliştirilmesi için; kalite geliştirme sistemini kurmak, performans göstergelerini tespit etmek ve kurumsal iç değerlendirme yapmak bizim görevimizdir.” dedi.

Kocaeli Üniversitesi olarak ana hedefimizin kurumsal akreditasyonu sağlayarak, Araştırma Üniversitesi olmak olduğuna vurgu yapan Rektör Cantürk, “Tabi ki bu bir günde bir ayda bir yılda olabilecek bir iş değildir. Ama hedef koymak ve hedefe koşmak, hedefe de koordineli şekilde ulaşmak mümkündür. Bunun için: iyi ve yeterli veri toplama ve toplanan verilerin bütünleşik bir sistemle yönetilmesi; Akademik verilerin kaydedilmesi, İzlenmesi ve herkesçe görülmesi iyi bir yarışma ortamı oluşturarak motivasyon sağlayacaktır. Kurumsal performansın yakından izlenmesi ve diğer üniversitelerle rekabet ortamı oluşturarak gerektiği gibi yarışmak sıralamadaki yerimizi yukarıya çekmemizi sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

Birim içi iç değerlendirme ana başlıklarımızın ve ölçütlerimizin iyileştirilmesi gerektiğinin altını çizen ve belirlenen hedefleri aktaran Rektör Cantürk, “Üniversitemizin önümüzdeki dönemde stratejik planının kalitemizi geliştirecek şekilde hazırlanması ile daha güçlü dinamik ve öncü bir üniversite idealimizi yakalayacağımız inancıyla hepinize bugüne kadarki katkılarınız ve bundan sonraki destekleriniz için teşekkür ediyorum.” dedi.

Rektör Cantürk’ün konuşmasının ardından soru-cevap, öneri ve temenni bölümü ile eğitim sona erdi.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

KOÜ Eğitim Fakültesinde yeni bir Erasmus+ projesi

Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından sunulan Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen ERASMUS + Yükseköğretim için işbirliği ortaklıkları kapsamında, “Distance Learning Model Reinforced with Robotics for 3-7 Years Old Children” projesi (2021-1-TR01-KA220-HED-000027617) kabul edilerek, çalışmaları Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi rehberliğinde devam etmektedir.

Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğba Konaklı’nın yürütücülüğünü yaptığı projenin koordinatör ekip üyeleri arasında; Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı ve Okul Öncesi Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Çelebi Öncü, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Funda Dağ ve Doç. Dr. Levent Durdu ile Okul Öncesi Eğitimi Bölümü Arş. Gör. Duygu Demirtaş bulunuyor.

Okul Öncesi Eğitimi Bölümü öğrencilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde çocukların öğrenme süreçlerini desteklemeye yönelik yenilikçi öğretim etkinliklerinin geliştirileceği Erasmus Plus Yükseköğretim Projesi, Kocaeli Üniversitesi koordinatörlüğünde, Latvijas Universitate, Scuola Di Robotica, Instituto Politecnico de Viseu, Mellis Eğitim Teknoloji Ticaret Limited Şirketi, Universitaet Mannheim, Early Years – the organisation for young children ROI, tarafından gerçekleştirilmektedir. 30 ay süreli olan projenin bütçesi ise 241,445 Euro.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

KOÜ öğrencisinden TÜSAŞ LİFT UP projesi

Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Murat Karakurt, Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Sayar ile birlikte “Uydu Yazılım Geliştirme ve Geçerli Kılma Ortamı Donanımı ve Ekipman Yönetim Aracı – Spaceloader” projesi geliştirdi.

TÜSAŞ Sanayi Odaklı Lisans Bitirme Projeleri Destekleme Programı (LIFT UP) kapsamında, Danışmanlığını Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Sayar’ın yaptığı Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Murat Karakurt, “Uydu Yazılım Geliştirme ve Geçerli Kılma Ortamı Donanımı ve Ekipman Yönetim Aracı – Spaceloade” adlı proje geliştirdi.

Geleceğin gözü yükseklerde mühendislerine lisans bitirme projelerini Türk Havacılık Uzay Sanayii ile gerçekleştirme imkânı sunan “LİFT UP – Sanayi Odaklı Lisans Bitirme Projeleri” kapsamında projesini geliştiren Murat Karakurt, Spaceloader projesi ile benzer özelliklere sahip ve aynı sistem üzerinde çalışan uydu bilgisayarlarda yazılım geliştiren yazılım geliştiricilerin uzaktan ve koordineli olarak yazılım geliştirme yapmasını kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Proje ile ilgili bilgiler paylaşan Akademik Danışman Prof. Dr. Ahmet Sayar ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Murat Karakurt, “Spaceloader projesi, client-server mimarisine dayalı olarak tasarlandı ve pahalı ve az sayıda bulunan uydu bilgisayarlarına yazılım geliştiren yazılım geliştiricilerin uzaktan erişmelerini ve koordineli yazılım geliştirmelerini sağlar. Uydu bilgisayarlarındaki yazılım geliştiren yazılım geliştiricilerinin loglar üzerinden daha kolay hata ayıklama yapmasını ve bu süreci kolaylaştırarak verimliliği artırmayı amaçlar. Bu proje, uzaktan ve koordineli olarak yazılım geliştirme yapma imkanı sunan, loglar üzerinde hata ayıklama yapma kabiliyetini arttıran ve yazılım geliştirme verimliliğini artıran bir platformdur. Proje, dışardan gelen eklentileri de desteklemekte ve low level apileri destekleme kapasitesine sahip olması için C++ dilinde geliştirilmiştir. Bu sayede proje, tekrar derlemeden ekstra özellikler eklemek için esneklik sağlar ve istenilen düzeyde özelleştirme yapmaya olanak tanır.” açıklamasında bulundular.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Çobanlık mesleği bilimselleşti

Yozgat’ta çobanlık mesleği, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, sürü yönetimi, teknik mera kullanımı ve meralarda bakım gibi bilgilerin yer aldığı ‘Çoban’ isimli kitap çıkarılarak çobanların ve hayvan yetiştiricilerin istifadesine sunuldu.

Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Orhan Ermetin, Konya Gıda Tarım Üniversitesi Tarla Bitkileri Bölümü Çayır Mera Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mevlüt Mülayim ile birlikte ‘Çoban’ isimli kitap yayımladı. Çoban eğitimi ve mera yönetiminin birlikte ele alındığı kitap, hayvan yetiştiricilerine, çobanlara ve üreticilere kaynak oluşturacak. Kitapta çobanlık mesleği, hayvan refahı, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, sürü yönetimi, teknik mera kullanımı, meralarda bakım, toprak-su muhafaza yapıları ve farklı kullanıma açılan bozulmuş bitki örtülerinin iyileştirilmesi ile doğaya tekrar kazandırılması gibi konular yer alıyor.
Saha çalışmalarını sürdüren ve Yozgat’ın merkeze bağlı Musabeyli köyünde üreticiler ve çobanlar ile bir araya gelen Dr. Öğretim Üyesi Orhan Ermetin, çobanları hem bilgilendirdi hem de istifade etmeleri için onlara ‘Çoban’ isimli kitabını dağıttı.

“Çobanlık kıymetli bir görev”
Yozgat’ta küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin uzun yıllardan itibaren yapıldığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Orhan Ermetin, “Yozgat küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine çok uygun bir coğrafyada bulunmaktadır. Saha çalışmalarında üreticilerle, çiftçiler ve çobanlarla yaptığımız görüşmelerde hayvan hastalıkları, hayvan yetiştiriciliği konusunda bazı bilgi eksiklikleri tespit ettik. Bununla birlikte birtakım çalışmalar yaptık. Çobanlarla ilgili bir kitap yazdık. Çobanlığın önemi ve bilinçli koyun yetiştiriciliğiyle ilgili bir kitap oldu. Zaman zaman yetiştiricilerimize ziyaretimizde çobanlığın, koyun yetiştiriciliğin ne kadar önemli olduğunu anlattık. Artık bu işi yaparken de daha bilinçli ve düzgün şartlarda yetiştiricilik yapılmasını ve hayvanlardan daha fazla verim alınmasını, yavru verimini artırarak ölüm oranlarının azaltılması için çeşitli çalışmalarımızı devam ettirdik. Yapılan işin ne kadar önemli olduğunu vurguladık ve teşvik etmek için de elimizden gelen çalışmaları da yapıyoruz, yapmaya da çalışıyoruz. Biz bu kitabımızla çobanlık mesleğini daha bilimsel hale getirmek ve çobanlık mesleğinin daha teknik özellikleri üzerinde durmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz” dedi.

“Kitaptan da yararlanacağız”
Musabeyli köyünde çobanlık yapan Resul Karaca ise, “Biz aşağı yukarı 10 yıldır sürekli çobanlıkla uğraşıyoruz, geçim kaynağımız bu, başka da yapacak bir işimiz yok. Çobanlığın birçok özelliğini biliyoruz ama hocamızın kitabından da yaralanacağız. Eksiklerimizi tamamlayacağız ve bilmediğimiz bilgileri öğreneceğiz. Çobanlığı daha sağlıklı ve daha verimli bir hale getirmek için çalışacağız” şeklinde konuştu.

“Kitapları okuyup daha da bilgileneceğiz”
Çoban Servet Şimşek de 18 yıldır küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yaptığını söyleyerek, “Kitapları okuyup bilgilenip hayvanlarımızı daha iyi yetiştireceğiz. Hayvanlardan daha iyi verim alacağız. Biz bu işin inceliklerini biliyoruz ama hocamızın kitabından da yararlanacağız” ifadelerinde bulundu.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Özel okulların zam oranı belli oldu

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer Özel okul ücretleri hakkında, “Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu sene TÜFE’yi baz alacak şekilde yeni fiyatı belirleme kararı aldık. Velilerimizin desteklenmesi ve enflasyonun düşük olmasından dolayı yüzde 65 olarak belirlenmesi kararını aldık. Karar yarından itibaren uygulamaya konacak” dedi.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Bu dronu lise öğrencileri üretti

Kocaeli’de özel yetenekli öğrencilere birçok alanda eğitim imkanı sunan Başiskele Çocuk Üniversitesi’nde lise öğrencileri dron üretti.
Kocaeli’de özel yetenekli öğrencilere birçok alanda eğitim imkanı sunan Başiskele Çocuk Üniversitesi’nde lise öğrencileri dron üretti. Ürettikleri dron ile yarışmaya katılacak olan genç beyinler, birinciliği hedefliyor.

Kocaeli’de gençlere eğitim, spor ve sosyal alanlarda yaptığı yatırımlarla birçok imkan sunan Başiskele Belediyesi; Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi ortaklığıyla hayata geçirdiği Başiskele Çocuk Üniversitesi’nde özel yetenekli 840 öğrenciye ücretsiz eğitim desteği veriyor. Ürettikleri dron ile Teknofest’te liseler arası insansız hava araçları için başvuru yapan ekip, birinciliği hedefliyor. Takımlarının adını Dünya yörüngesine çıkan ilk hayvan olan köpek Laika’dan alan Laika takımı, bir araya gelerek dron üzerindeki çalışmalarını tamamlamaya gayret ediyor. Takım; Ali Yaman Seber, Şeyma Yücetaş, Yusuf Hasan Olgun, Mehmet Ak ve Yavuz Selim Ündür’den oluşuyor. Çocuk Üniversitesi’nde aldıkları robotik kodlama derslerinde de eğitmen Azize Aykut, genç beyinlere destek veriyor. Gençlere ve öğrencilere yönelik hizmetler Genc-i Ala projesiyle hayata geçirilirken Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü de bu projeyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ödüllendirildi.

“Öğrencilerimizin İHA yapabileceğine inanıyorduk”

Başiskele Çocuk Üniversitesi Robotik Kodlama Eğitmeni Azize Aykut, “Öğrencilerimizin farklı alanlarda kendilerini geliştirmeleri, bilgi sahibi olmaları için çalışmalar yapıyoruz. Dronumuz, öğrencilerimizin havacılık ve uzay bilimleri alanında kendilerini geliştirmek için yapmış olduğu bir proje. Teknofest’te liseler arası insansız hava araçları için başvuru yaptık. Çocuk Üniversitesi’nde de havacılık ve uzay bilimleri dersimiz var. Orada eğitmenlerimizle beraber bu alanda çalışma yapabileceğimizi düşündük. Öğrencilerimizin bu İHA’yı yapabileceğine inanıyorduk. Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’ndeki hocalarımızın desteğiyle birlikte dronun çalışmalarına başladık. Projeleri ve değerlendirme raporlarını yazdık. Bize destek oldular ve biz de bu destekler sayesinde dronumuzu ürettik. Sürecimiz bu şekilde ilerliyor. Elimizden geldiğince öğrencilerimizin bu dronu geliştirmesi daha başarılı ve daha iyi yerlere getirilmesi için çabalıyoruz. Aslında tek amacımız var; öğrencilerimizin gelişmesi, bilgi sahibi olması ve bu çalışmaların nasıl olduğu hakkında fikirlerinin olmasını sağlamak ve bunu yaymak” diye konuştu.

“Birinci olmayı hedefliyoruz”

2. kez Teknofest’e katılacaklarını ve hedeflerinin güzel başarılar yakalamak olduğunu belirten öğrenci Ali Yaman Seber ise, “11. sınıf öğrencisiyim. Başiskele Çocuk Üniversitesi’nde 4. kademeyi bitirdim. Teknofest’e ilk katıldığımızda neredeyse bu projeyle ilgili hiçbir fikrimiz yoktu. Süreç içerisinde projeyle ilgili bilgi sahibi olduk, çalışmalarımızı yaptık. İlk aşamayı geçtikten sonra çok mutlu olduk. Sonrasında süreç ilerledi, gelişti. Projemizi de ilerlettik ve dronumuzu tasarladık. Yaptığımız ölçümler sonrasında dronun tasarımını güzelleştirdik ve geliştirdik. Sonrasında dronun kontrolünü sağladık. Dronumuzu bitirdik aslında ama geliştirmeye devam ediyoruz. Tekofest’te bu yıl 2. yılımız. Birinci olmayı hedefliyoruz, güzel bir başarı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version