Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

YAZ TATİLİ BAŞLIYOR: AİLELERE ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ GÜNEŞ REHBERİ

YAZ TATİLİ BAŞLIYOR: AİLELERE ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ GÜNEŞ REHBERİ

2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona erecek olması ve milyonlarca öğrencinin yaz tatiline girmesiyle birlikte çocukların açık havada, parklarda ve sahillerde geçireceği süre artacak. Tatilin başlamasıyla birlikte güneş altında geçirilen zaman da yükselecek, uzmanlar ise çocukların güneşten güvenli şekilde yararlanabilmesi için ailelere önemli uyarılarda bulunuyor.

Kocaeli Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazan Abak, yaz tatilinin çocuklar için hem dinlenme hem de yenilenme fırsatı sunduğunu belirterek, bu dönemin doğru alışkanlıklarla daha sağlıklı geçirilebileceğini ifade etti.

“Güneşten Korunma 4 Katmanlı Bir Sistemdir”
Kocaeli Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazan Abak, çocuk cildinin yetişkinlere göre çok daha hassas olduğunu vurgulayarak, güneşten korunmanın bir yasaklama değil, günlük yaşamı kolaylaştıran bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Uzm. Dr. Nazan Abak, etkili korunma için dört temel adımı şöyle sıraladı:

1. Doğru Saat Planlaması
Güneş ışınlarının en dik geldiği 10.00–16.00 saatleri arasında doğrudan güneşten kaçınılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Nazan Abak, deniz, havuz ve park aktivitelerinin sabah erken saatlere ya da 16.30 sonrasına planlanmasının daha güvenli olduğunu ifade etti.

2. Kıyafetle Koruma
Geniş kenarlı şapkaların kulak ve enseyi korumada önemli rol oynadığını belirten Uzm. Dr. Nazan Abak, UV korumalı “UPF 50+” giysilerin tercih edilmesini önerdi. Ayrıca UV400 korumalı güneş gözlüğü kullanımının göz sağlığı açısından önemli olduğunu vurguladı.

3. Güneş Kremi Kullanımı
Mineral filtreli, çinko oksit veya titanyum dioksit içeren güneş kremlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Nazan Abak, “SPF 50+ ve UVA-UVB korumalı ürünler dışarı çıkmadan 20 dakika önce uygulanmalı, 2 saatte bir ve yüzme sonrası yenilenmelidir” dedi.

4. Gölge ve Sıvı Tüketimi
Şemsiye ve plaj çadırlarının önemli koruma sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Uzm. Dr. Nazan Abak, gölgede dahi güneş kremi kullanımının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Çocukların gün boyu düzenli su tüketmesinin de önemine dikkat çekti.

Yaş Gruplarına Göre Koruma Önerileri
•    0–6 ay: Direkt güneşten kaçınılmalı, gölgede ince pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. 
•    6 ay–3 yaş: Puset gölgelikleri ve mineral filtreli kremler kullanılmalıdır. 
•    3 yaş ve üzeri: Güneş kremi uygulaması oyunlaştırılarak çocuklara alışkanlık kazandırılabilir. 

Güneş Yanığı Durumunda Ne Yapılmalı?
Kocaeli Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazan Abak, güneş yanığına bağlı kızarıklıklarda ilk olarak ılık duş alınması, cildin nazikçe nemlendirilmesi ve bol sıvı tüketilmesinin önemli olduğunu belirterek, şiddetli kızarıklık, su dolu kabarcıklar, ateş veya halsizlik gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

“Yaşlandım” Diyerek Sağlığınızı İhmal Etmeyin

“Yaşlandım” Diyerek Sağlığınızı İhmal Etmeyin

Yaşlılık sağlığınızı ihmal etmek için bir bahane olmamalı. Küçük ama düzenli adımlar ve aktif bir yaşam, ileri yaşta yaşam kalitenizi artırıyor.

Yaşlılık, yaşamın doğal bir parçası olsa da, ortaya çıkan bazı belirtiler çoğu zaman “yaşlandım” düşüncesiyle normal karşılanabiliyor. Kocaeli Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Ahsen Banu Tiryaki, bu yaklaşımın ciddi sağlık sorunlarının gözden kaçmasına yol açabileceğine dikkat çekerek, “Oysa doğru önlemler ve düzenli kontroller ile ileri yaşta da sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmek mümkün” ifadelerini kullandı.

Belirtileri Hafife Almayın
Yaşlılık döneminde ortaya çıkan halsizlik, unutkanlık, iştahsızlık veya kilo kaybı gibi belirtilerin çoğu zaman normal karşılanarak ihmal edildiğini belirten Uzm. Dr. Ahsen Banu Tiryaki, “Bu şikâyetler bazen vitamin eksiklikleri, tansiyon veya şeker sorunları, kalp-damar hastalıkları ya da tiroit bozukluklarının habercisi olabilir. Erken farkındalık, bu durumların önlenmesi veya kontrol altına alınması açısından hayati önem taşır” diyerek alınacak erken tedbirlerin önemini vurguladı.

Küçük Ama Etkili Önlemler
Günlük yaşamda atılan küçük ama düzenli adımların ileri yaşta sağlığı korumada çok etkili olduğunu ifade eden Dr. Tiryaki, “Dengeli beslenmek, yeterli su içmek ve düzenli egzersiz yapmak hem bedensel hem de zihinsel sağlık için kritik önem taşır. Özellikle hafif yürüyüşler kas kaybını önler ve hareket kabiliyetini artırır. Kaliteli bir uyku ise bağışıklık sistemini güçlendirir ve zihinsel dengeyi destekler” diye ekledi.

Düzenli Kontroller Hayati Öneme Sahip
Yaş ilerledikçe sağlık kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Tiryaki, “Kan şekeri, tansiyon, kolesterol ve vitamin-mineral düzeylerinin düzenli takibi, olası sağlık sorunlarının erken fark edilmesini sağlar ve gerekli müdahalelerin zamanında yapılmasına yardımcı olur” dedi.

Sosyal ve Zihinsel Aktiviteyi İhmal Etmeyin
Fiziksel sağlık kadar sosyal ilişkiler ve zihinsel faaliyetlerin de yaşam kalitesini artırdığına dikkat çeken Dr. Tiryaki, “Yaş almak, hayattan geri çekilmek anlamına gelmez. Sosyal ilişkileri sürdürmek ve zihni aktif tutacak etkinliklerde bulunmak, ileri yaşta enerjik, bağımsız ve kaliteli bir yaşam için çok önemlidir” diyerek okuyucularına önerilerde bulundu.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Parkinson’da Erken Teşhis Hayat Kalitesini Artırıyor

Parkinson’da Erken Teşhis Hayat Kalitesini Artırıyor

11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Kocaeli Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nazlı Hasanzade, Parkinson hastalığında erken tanı ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını söyledi. “Doğru tedavi ve düzenli takip ile Parkinson hastaları uzun yıllar bağımsız ve kaliteli bir yaşam sürdürebilir,” diyen Uzm. Dr. Nazlı Hasanzade, hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak ve yaşam kalitesini artırmak için erken teşhisin önemine dikkat çekti.

Belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor
Hastalığın ilk dönem belirtilerinin hafif seyrettiğine değinen Uzm. Dr. Nazlı Hasanzade, birçok hastanın bu nedenle doktora başvurmakta geciktiğini ifade ederek, “Titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik ve denge problemleri Parkinson’un en bilinen belirtileridir. Ancak koku kaybı, uyku düzensizliği ve depresyon gibi erken dönem bulguları da oldukça önemlidir. Bu belirtiler çoğu zaman yaşlanmaya bağlanarak göz ardı ediliyor” diye uyardı.

Erkeklerde daha sık görülüyor
Parkinson hastalığının genellikle 60 yaş üstü bireylerde ortaya çıktığını belirten Uzm. Dr. Nazlı Hasanzade, “Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre biraz daha fazladır. Yaş en önemli risk faktörlerinden biri olmakla birlikte, genetik ve çevresel etkenler de hastalığın gelişiminde rol oynayabilir” dedi.

Tamamen iyileşme yok ama kontrol mümkün
Hastalığın kesin bir tedavisinin olmadığını ancak uygun tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Nazlı Hasanzade, “İlaç tedavileri, ileri evre hastalarda uygulanan cerrahi yöntemler ,cihaz destekli tedavi seçenekleri ve düzenli takip ile hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir. Burada en önemli nokta erken ve aynı zamanda doğru tanıdır” şeklinde konuştu.

Düzenli nöroloji takibi, sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam önerisi
Hastalara ve hasta yakınlarına önerilerde bulunan Uzm. Dr. Nazlı Hasanzade, “Düzenli doktor kontrolünün yanı sıra fiziksel aktiviteler de oldukça önemli. Yürüyüş, orta düzeyde egzersiz ve aktif bir yaşam tarzı hem hastalığın ilerlemesini yavaşlatır hem de hastaların günlük yaşamını kolaylaştırır” dedi.

Farkındalık çağrısı
11 Nisan Dünya Parkinson Günü’nün önemine de değinen Uzm. Dr. Nazlı Hasanzade, “Toplumda Parkinson hastalığına yönelik bilinç ne kadar artarsa, erken teşhis oranı da o kadar yükselir. Bu özel gün, farkındalık oluşturmak adına önemli bir fırsattır” diyerek sözlerini tamamladı.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Kocaeli’de Tüberkülozla Mücadele: Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Kocaeli’de Tüberkülozla Mücadele: Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

24 Mart Dünya Tüberküloz Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Kocaeli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Hasanov, veremin (tüberküloz) günümüzde hâlâ önemini koruyan küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. İnsanlık tarihinin en eski hastalıklarından biri olan tüberküloza karşı Türkiye’nin yürüttüğü mücadelenin ise dikkat çekici bir başarı örneği olduğunu belirtti.

“Yüz Yıllık Mücadelede Büyük Başarı”
Türkiye’de bir asır önce yaygın bir salgın olarak görülen veremin, günümüzde nadir rastlanan hastalıklar arasına girdiğini ifade eden Uzm. Dr. Ali Hasanov, “Ülkemizde tüberküloz görülme sıklığı yüz binde 10 seviyelerine kadar gerilemiştir. Tanı, tedavi ve koruyucu sağlık hizmetlerinde ulaştığımız bu nokta, güçlü sağlık altyapımızın bir sonucudur” dedi.

 “Öksürük Deyip Geçmeyin”
Tüberkülozun en sık akciğerleri etkilediğini ve solunum yoluyla bulaştığını hatırlatan Uzm. Dr. Ali Hasanov, “Özellikle uzun süren öksürüğe dikkat edilmeli. 2-3 haftadan uzun süren ve tedaviye rağmen geçmeyen öksürük, tüberkülozun ilk belirtisi olabilir. Buna balgam, iştahsızlık, gece terlemesi ve kilo kaybı eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Tedavisi Var ve Tamamen Ücretsiz”
Tüberkülozun günümüzde tamamen tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ali Hasanov, “Teşhis ve tedavi süreci devlet tarafından ücretsiz olarak karşılanmaktadır. İlaç tedavisine başlandıktan 2-3 hafta sonra bulaştırıcılık büyük oranda azalır. Ancak en önemli kural, ilaçların düzenli kullanılmasıdır. Tedavinin yarıda bırakılması, hastalığın dirençli hale gelmesine yol açabilir” diye konuştu.

“Yakın Temaslılar Risk Altında”
Hastalığın yalnızca bireyi değil, temas halinde bulunan tüm çevreyi etkileyebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Ali Hasanov, “Tüberküloz tanısı alan hastalarla aynı ortamı paylaşan herkes risk grubundadır. Bu nedenle aile bireyleri, iş arkadaşları ve tüm yakın temaslıların Verem Savaş Dispanserlerinde düzenli olarak taramadan geçirilmesi büyük önem taşımaktadır” uyarısında bulundu. 

“Geç Kalma, Nefes Al”
Açıklamasını “Geç kalma, nefes al!” sloganıyla tamamlayan Uzm. Dr. Ali Hasanov, erken teşhisin hem hastanın hayatını kurtardığını hem de toplumda bulaş zincirini kırmada kritik rol oynadığını vurguladı.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Kocaeli Devlet Hastanesi’nden Ramazan’da Sağlık Farkındalığı Etkinliği

Kocaeli Devlet Hastanesi’nden Ramazan’da Sağlık Farkındalığı Etkinliği

Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında Kocaeli Devlet Hastanesi tarafından vatandaşların sağlık farkındalığını artırmak amacıyla Symbol AVM’de bilgilendirme ve tarama standı kuruldu. Etkinlikte vatandaşların kan şekeri ölçümü ve tansiyon kontrolleri yapıldı.

Kocaeli Devlet Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcıları Pınar Mermer ve Güler Balkan’ın öncülüğünde gerçekleştirilen etkinliğe poliklinik sorumlusu, diyabet hemşiresi ve enfeksiyon hemşiresinin yanı sıra İl Sağlık Müdürlüğü’nden doktor ve hemşireler de katıldı.

Standı ziyaret eden vatandaşların kan şekeri ölçülürken tansiyon kontrolleri de gerçekleştirildi. Sağlık personeli tarafından vatandaşlara el hijyeninin önemi hakkında eğitim verildi ve günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken hijyen kuralları anlatıldı.

Etkinlikte ayrıca organ bağışının önemi konusunda bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlara konuya ilişkin broşürler dağıtılarak farkındalık oluşturulması hedeflendi. Yoğun ilgi gören etkinlikte sağlık ekipleri, özellikle Ramazan ayında beslenme düzeni ve kronik hastalıkların kontrolü konusunda vatandaşlara tavsiyelerde bulundu.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde Anlamlı Sosyal Hizmet Etkinliği

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde Anlamlı Sosyal Hizmet Etkinliği

Kocaeli Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Ünitesi’nde görevli sağlık çalışanlarına, tedavi gören hasta ve hasta yakınlarına yönelik 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında anlamlı bir sosyal hizmet etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte, palyatif bakım sürecinde yalnızca tıbbi tedavinin değil; psikososyal desteğin, hatırlanmanın ve sosyal etkileşimin de büyük önem taşıdığı vurgulandı. Günlük rutinin dışına çıkma imkânı bulan hastalar, kendileri için özel olarak sunulan bakım hizmetiyle hem fiziksel hem de duygusal anlamda desteklendi.

Programa Kocaeli Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Nurcan Çubukçu, Kocaeli Berberler Odası Başkanı Mustafa Bozkurt ve ekibi, Kocaeli Kuaförler Odası Başkanı Yavuz Doğar ve başkan vekili Hicran Kurtuluş’un yanı sıra kuaförler Tuna Akın, Yasemin Uzuner ve Hilal Turan da gönüllü olarak destek verdi.

Bir Tebessüme Vesile Olmak
Hastane Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Nurcan Çubukçu, palyatif bakım hastalarının psikososyal destek ihtiyacına dikkat çekerek, “Palyatif bakım hastalarımız için yalnızca tıbbi müdahale değil, moral ve sosyal destek de büyük önem taşımaktadır. Hastalarımızın yüzünde oluşan o samimi tebessüme vesile olan, onlara hatırlandıklarını ve değer gördüklerini hissettiren tüm gönüllülerimize ve paydaşlarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz.” dedi.

Uzm. Dr. Çubukçu ayrıca palyatif bakım sürecinde moral, motivasyon ve sosyal temasın tedavi sürecine önemli katkılar sunduğu belirtilerek, benzer sosyal sorumluluk projelerinin ilerleyen dönemlerde de devam edeceğini ifade edildi.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi GÜNCEL HABERLER SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Ramazan’da Dengeli Beslenme ve Düzenli Yaşam Vurgusu

Ramazan’da Dengeli Beslenme ve Düzenli Yaşam Vurgusu

Kocaeli Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Yunus Emre Yeşilbaş, Ramazan sürecine ilişkin bilgiler paylaştı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte oruç tutacak vatandaşlara yönelik bilgilendirmede bulunan Kocaeli Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Yunus Emre Yeşilbaş, sağlıklı bir Ramazan süreci için dengeli ve yeterli beslenmenin önemine dikkat çekti.

“Ramazan’da Dengeli Beslenme Önem Taşıyor”
Ramazan ayında öğün düzeninin değiştiğini belirten Dr. Yeşilbaş, “Uzun süreli açlık nedeniyle vücudun enerji dengesi farklı bir düzene geçiyor. Bu süreçte besin çeşitliliğini korumak ve yeterli kalori almak önemli. Sahur öğünü gün içindeki enerji seviyesini destekleyeceği için protein içeren besinler, örneğin yumurta, süt ürünleri ve baklagiller daha uzun süre tokluk sağlar” dedi.

İftar öğününe hafif bir başlangıç yapılmasının sindirim sistemi açısından daha konforlu olacağını ifade eden Dr. Yeşilbaş, “Orucu çorba gibi hafif besinlerle açıp kısa bir ara vermek mideyi rahatlatır. İftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketmek de gün içindeki sıvı dengesini korumaya yardımcı olur” diye konuştu.

“Kronik Hastalığı Olanlar Planlama Yapmalı”
Kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin Ramazan öncesinde doktorlarıyla görüşmelerinin faydalı olacağını belirten Dr. Yeşilbaş, “Diyabet, tansiyon, kalp ve böbrek hastalığı olan vatandaşlarımız ilaç saatleri ve beslenme düzeni konusunda mutlaka değerlendirme yaptırmalı. Her hastanın durumu farklıdır; kişiye özel planlama sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar” ifadelerini kullandı.

“Hamileler ve Çocuklar İçin Bireysel Değerlendirme Önemli”
Hamile ve emziren kadınların yeterli sıvı ve dengeli beslenmeye özen göstermesi gerektiğini dile getiren Dr. Yeşilbaş, “Bu dönemde hem annenin hem bebeğin ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalı. Kişisel sağlık durumuna göre karar verilmesi en doğru yaklaşımdır” uyarısında bulundu.

Gelişim çağındaki çocuklarda düzenli ve yeterli beslenmenin öncelikli olduğunu vurgulayan Oğuz, “Ergenlik dönemindeki gençler için de dengeli öğün planlaması önemlidir” şeklinde konuştu.

“Uyku Düzeni Bağışıklığı Destekler”
Ramazan ayında sahur nedeniyle uyku saatlerinin değişebildiğini belirten Dr. Yeşilbaş, “Düzenli ve yeterli uyku bağışıklık sistemi ve günlük performans açısından oldukça önemlidir. İftar sonrası hafif yürüyüşler sindirime yardımcı olabilir. Gün içerisinde kısa dinlenme araları da enerji seviyesini destekler” dedi.

Ramazan ayının bilinçli beslenme, düzenli uyku ve kişisel sağlık durumuna uygun planlama ile sağlıklı bir şekilde geçirilebileceğini ifade eden Dr. Yeşilbaş, ihtiyaç duyulması halinde sağlık kuruluşlarına başvurulabileceğini sözlerine ekledi.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

KOCAELİ DEVLET HASTANESİ’NDE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA İŞARET DİLİ EĞİTİMİ

KOCAELİ DEVLET HASTANESİ’NDE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA İŞARET DİLİ EĞİTİMİ

Kocaeli Devlet Hastanesi’nde, işitme engelli bireylerin sağlık hizmetlerine erişimde kendilerini daha iyi ifade edebilmesi, güvende hissetmesi ve eşit koşullarda hizmet alabilmesi amacıyla sağlık çalışanlarına yönelik işaret dili eğitimi verildi.

Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü ile Kocaeli Devlet Hastanesi iş birliğinde düzenlenen eğitim programı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı işaret dili eğitmeni Hümeyra Veziroğlu tarafından gerçekleştirildi. Eğitim kapsamında sağlık çalışanlarına temel işaret dili bilgileri, sağlık alanında sık kullanılan kavramlar ve işitme engelli bireylerle etkili iletişim yöntemleri aktarıldı.

Bu tür eğitimler, sağlık hizmetlerinde iletişim kaynaklı sorunların azaltılmasına katkı sunarken, hasta memnuniyetinin artırılmasında da önemli bir rol üstleniyor. İşitme engelli bireylerin sağlık süreçlerinde kendilerini daha rahat ifade edebilmesi, anlaşılmış ve güvende hissetmesi, sunulan hizmetin temel hedefleri arasında yer alıyor.

Sağlık çalışanlarının işaret dili konusunda bilinçlendirilmesiyle birlikte, sağlık hizmetlerinde kapsayıcılığın güçlendirilmesi ve dezavantajlı gruplara yönelik farkındalığın artırılması amaçlanıyor.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi GÜNCEL HABERLER SAĞLIK

Çocukların Gelişimi İçin Ara Tatil Nasıl Planlanmalı?

Çocukların Gelişimi İçin Ara Tatil Nasıl Planlanmalı?

Ara tatil süreci, çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimi için doğru şekilde planlandığında önemli kazanımlar sunabilir. Uzm. Dr. Halil İbrahim Aktaş, ekran süresi, uyku düzeni ve fiziksel aktivitelerin bu süreçte dikkatle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Ara tatil, hem çocuklar hem de aileler için dinlenme ve yeniden enerji toplama zamanı. Ancak bu dönemin tamamen başıboş geçirilmesi, çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığı açısından bazı riskler barındırıyor. Kocaeli Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil İbrahim Aktaş, ara tatilin bilinçli kullanılması gerektiğini belirterek, ailelere önemli uyarılarda bulundu. Uyku ve beslenme düzeninden ekran süresine, fiziksel aktiviteden duygusal dengeye kadar birçok konuda dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Aktaş, bu sürecin çocukların gelişimi açısından doğru yönetilmesi halinde büyük bir fırsata dönüşebileceğini ifade etti.

Günlük Rutin Korunmalı, Uyku ve Beslenme İhmal Edilmemeli

Ara tatilde çocukların uyku ve beslenme düzenlerinin bozulmasının tatil sonrası okula uyumu zorlaştırabileceğini belirten Dr. Halil İbrahim Aktaş, “Tatil, elbette bir rahatlama dönemi ancak tamamen düzensiz bir hayata geçilmemeli. Özellikle uyku saatleri çok ileri kaymamalı. Dengeli bir beslenme düzeni ve yeterli uyku, çocuğun hem fiziksel gelişimini destekler hem de bağışıklık sistemini korur” dedi. Dr. Aktaş, geç saatlerde ekran kullanımının da uyku kalitesini düşürdüğünü hatırlattı.

Ekran Kullanımı Sınırlanmalı, Sosyal Etkileşim Desteklenmeli

Tatillerde artan tablet, telefon ve bilgisayar kullanımının çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirten Dr. Aktaş, “Özellikle küçük yaş gruplarında ekran süresinin sınırlandırılması şart. Uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımı; dikkat eksikliği, uyku sorunları ve sosyal içe kapanma gibi sonuçlara yol açabiliyor. Ebeveynler, çocuklarını dijital ekranlar yerine sosyal ve fiziksel etkinliklere yönlendirmeli” diye konuştu.

Fiziksel Aktivite Ruhsal Sağlığı da Güçlendiriyor

Ara tatilin hareketsiz geçmemesi gerektiğini vurgulayan Aktaş, “Günlük yürüyüşler, açık havada oynanan oyunlar ve yaşa uygun spor faaliyetleri sadece fiziksel sağlığı değil, ruhsal dengeyi de destekler. Ayrıca, aileyle birlikte geçirilen kaliteli zaman, çocukların duygusal gelişimi açısından çok değerli” ifadelerini kullandı. Bu tür aktivitelerin çocukların stres düzeyini düşürdüğünü ve özgüvenlerini artırdığını belirtti.

Ara Tatil Bilinçli Geçirilmeli

Tatilin çocuklar için hem bedensel hem de zihinsel anlamda yenilenme fırsatı olduğunu belirten Dr. Aktaş, “Doğru planlanmış bir ara tatil, çocukların okul dönemine daha enerjik ve istekli dönmesini sağlar. Aileler, bu süreci çocuklarıyla birlikte planlayarak hem bağlarını güçlendirebilir hem de onların gelişimine katkı sunabilir” dedi.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Uzmanlardan Uyarı: Antibiyotik Bilinçsiz Kullanılmamalı

Uzmanlardan Uyarı: Antibiyotik Bilinçsiz Kullanılmamalı

Kocaeli Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Nur Yılmaztürk toplumda antibiyotiklerin gereğinden fazla ve hatalı şekilde kullanıldığına dikkat çekti.

Kocaeli Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Nur Yılmaztürk, özellikle kış aylarında artan enfeksiyon vakalarıyla birlikte, toplumda antibiyotiklerin gereğinden fazla ve hatalı şekilde kullanıldığına dikkat çekti. Yanlış inanışların hem bireysel tedavi süreçlerini olumsuz etkilediğini hem de antibiyotik direnci gibi önemli bir halk sağlığı sorununu derinleştirdiğini vurguladı.

Dr. Yılmaztürk, gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımının, bakterilerin zamanla bu ilaçlara karşı direnç geliştirmesine yol açtığını belirterek, “Antibiyotik direnci, günümüzde tüm dünyada giderek büyüyen ciddi bir sağlık tehdididir. Gereksiz antibiyotik kullanımı arttıkça, enfeksiyonların tedavisi zorlaşmakta, tedavi süreleri uzamakta ve etkili ilaç seçenekleri giderek azalmaktadır. Bu durum yalnızca bireyi değil, tüm toplumu ilgilendiren önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmektedir” ifadelerini kullandı.

Boğaz Ağrısı Her Zaman Antibiyotik Gerektirmez
Boğaz ağrısının toplumda sıklıkla enfeksiyonla özdeşleştirildiğini ifade eden Dr. Yılmaztürk, bu yaklaşımın her zaman doğru olmadığını belirterek “Mevsim geçişleriyle birlikte alerji, reflü ve hava kuruluğu gibi çevresel faktörlere bağlı boğaz ağrıları sık görülmektedir. Bu tür durumlarda antibiyotik kullanımı fayda sağlamadığı gibi gereksiz ilaç maruziyetine yol açar” diye konuştu.

Her Enfeksiyon Antibiyotikle Tedavi Edilmez
Enfeksiyon hastalıklarının en sık karıştırılan noktalarından birinin viral ve bakteriyel enfeksiyonlar olduğunu belirten Dr. Yılmaztürk, “Ateş çoğu zaman hastalığın kendisi değil, vücudun enfeksiyon etkenlerine karşı geliştirdiği doğal bir savunmasıdır. Ateş varlığı tek başına antibiyotik kullanımını gerektirmez. Antibiyotik tedavisi mutlaka altta yatan neden belirlenerek planlanmalıdır” dedi. Dr. Yılmaztürk ayrıca viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin etkisiz olduğunun altını çizdi.

Mucize Tedavi Beklentisi Gerçekçi Değil
Toplumda yaygın olan bazı destek ürünlerine yönelik beklentilere de değinen Dr. Yılmaztürk, özellikle C vitamininin her hastalığı iyileştirdiği yönündeki inanışın bilimsel karşılığı olmadığını söyleyerek, “C vitamini bağışıklık sistemini destekleyebilir; ancak tek başına hastalıkları tedavi eden bir ajan değildir. Bu tür yanlış beklentiler, doğru tedavinin gecikmesine neden olabilir” diyerek uyarıda bulundu.

Bilgi Kirliliğine Karşı En Güvenilir Kaynak: Uzman Görüşü

Sağlık alanında doğru bilgiye ulaşmanın giderek zorlaştığını vurgulayan Dr. Yılmaztürk, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan bilimsel dayanağı olmayan içeriklerin halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu ifade ederek, “Sağlıkla ilgili bir konuda tereddüt varsa, en doğru yaklaşım bir sağlık uzmanına başvurmaktır. Bilgi kirliliğiyle mücadelenin en etkili yolu, güvenilir ve uzman kaynaklardan edinilen bilgilerdir” diyerek vatandaşları uyardı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version