Kategoriler
SAĞLIK

Sıcak havalarda şok diyetlerden uzak durun

Sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olabilen sıcak havalarda, beslenme şekline de dikkat etmek gerekiyor. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, aşırı sıcaklarda kısa sürede kas ve su kaybına neden olarak metabolizmayı olumsuz etkileyen şok diyetlerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların etkisi altında geçen yaz aylarında beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmemiz büyük önem taşıyor. Metabolizmamız, sıcak havalara uyum sağlarken, bu dönemde vücudumuz çok daha fazla su ve mineral kaybediyor. Bu durum, tüm bireyler üzerinde etkili olsa da özellikle; çocuklar, yaşlılar, hamileler, kalp ve şeker hastaları gibi hassas grupları daha fazla etkiliyor.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, halsizlik başta olmak üzere pek çok sağlık sorununa yol açabilen bu durumdan korunmak için dengeli beslenmenin önemine vurgu yaptı. Yaz aylarında sağlığımızı korumak için dengeli beslenmenin ve yeterli sıvı tüketmenin önemine değinen Arslansoyu, özellikle gıda zehirlenmeleri, şok diyetler ve alkol tüketimi gibi risklere dikkat çekti. Banu Özbingül Arslansoyu; mevsiminde sebze ve meyve tüketmenin, geç saatlerde yemek yemekten kaçınmanın ve D vitamini için güneş ışığından yararlanmanın önemini vurguladı.

Dengeli ve yeterli beslenmeye odaklanın

Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, özellikle popüler hale gelen şok diyetler ile ilgili uyarılarda bulunarak bu tarz diyetlerin yılın hiçbir döneminde uygulanmaması gerektiğine vurgu yaptı. Şok diyetlerin, kısa sürede kas ve su kaybına neden olarak metabolizmayı olumsuz etkilediğini vurgulayan Özbingül Arslansoyu, özellikle aşırı sıcakların etkili olduğu bu dönemde yeterli ve dengeli beslenmenin çok önemli olduğunu belirtti.

“Sıcak havalarda iştahınız azalsa bile, kahvaltı yapmaya ve öğün atlamamaya dikkat edin. Ana öğünlerde et, süt, tahıl ve sebze gruplarına yer verin; ara öğünlerde ise meyve, komposto, süt, ayran veya kuruyemiş gibi sağlıklı seçenekleri tercih edin” ifadelerini kullanan Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, “Akşam saatlerinde metabolizmamız yavaşladığı için geç saatlerde yemek yemek sindirim, kilo ve uyku problemlerine yol açabilir. Sağlıklı bir yeme planı oluşturmak veya yediklerinizi not almak, geç saatlerde atıştırmanızı engelleyebilir” dedi.

Gazlı içeceklerden uzak durun

Sıcak havalarda terlemeyle artan sıvı ve mineral kaybını önlemek için bol sıvı tüketilmesinin şart olduğunu belirten Arslansoyu, yetersiz sıvı tüketiminin konsantrasyonun azalmasına ve baş ağrılarına neden olabileceğini vurguladı. “İdrar renginiz koyulaşıyorsa, su tüketiminiz yetersiz demektir. Gazlı içecekler yerine su, taze sıkılmış meyve suyu, maden suyu, süt veya soğuk ayran tercih edin. Doğal maden suyu, vücudumuz için gerekli birçok minerali barındırır ve yazın terlemeyle kaybettiğimiz su ve minerali yerine koymak için iyi bir tercihtir” diyen Banu Arslansoyu, böbrek hastaları ve yüksek tansiyonu olan kişilerin maden suyu tüketimini sınırlandırması gerektiğini belirtti.

Yaz aylarında hangi sebze ve meyveler tüketilmeli?

Mevsiminde tüketilen sebze ve meyvelerin vitamin ve mineral bakımından zengin olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Arslansoyu, yaz aylarında taze sebze ve meyve çeşitliliğinin oldukça fazla olduğunu belirtti. Özbingül Arslansoyu yaz aylarında tüketilebilecek mevsim meyve ve sebzelerini ise şöyle sıraladı:

“Haziran ayında, enginar, bezelye, bakla, semizotu, salatalık, taze patates, taze fasulye, yeşil biber, patlıcan, dolmalık biber, domates, kabak gibi sebzeler ve yeşil erik, çilek, kiraz, kayısı, şeftali, dut, vişne gibi meyveler bulunur. Temmuz ayında ise kabak, semizotu, salatalık, patates, taze fasulye, yeşil biber, patlıcan, dolmalık biber, domates, börülce gibi sebzeler ve kiraz, vişne, şeftali, karpuz, kavun, sarı erik, ahududu gibi meyveler öne çıkar. Ağustos ayında da bolca kabak, semizotu, salatalık, taze fasulye, yeşil biber, patlıcan, dolmalık biber, domates, börülce, bamya, kırmızı biber, mısır gibi sebzeler ve vişne, şeftali, karpuz, kavun, üzüm, mürdüm eriği, dut, böğürtlen, incir gibi meyveler bulunur.”

Açık büfe yemekleri, kilo kontrolünü zorlaştırıyor

Yazın en sık karşılaşılan sağlık problemlerinden birinin gıda zehirlenmesi olduğunu belirten Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, “Bu durumu önlemek için, açıkta satılan yiyecek ve içeceklerden kaçınmalı; et, balık, tavuk, süt, yumurta gibi riskli besinleri buzdolabında saklamalı ve hijyen kurallarına dikkat etmelisiniz. Meyve ve sebzeleri ise iyice yıkayarak tüketmelisiniz” dedi.

Tatillerde açık büfe yemeklerinin kilo kontrolünü zorlaştırabildiğini de hatırlatan Özbingül Arslansoyu, “Bu nedenle kızartmalar yerine ızgaraları, ağır soslu yemekler yerine sade seçenekleri tercih edin ve alkol tüketimini sınırlandırın” önerilerinde bulundu.

Kategoriler
SAĞLIK

Kofçaz’da muhtarlara su depoları temizliği ve kanser taraması bilgilendirmesi

Kırklareli’nin Kofçaz ilçesinde köy ve mahalle muhtarlarına yönelik su depoları temizliği, klorlanması, içme suları dezenfeksiyonu ve KETEM temas noktası ile kanser taramaları hakkında bilgilendirme yapıldı.

Kırklareli’nin Kofçaz ilçesinde, İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkan Vekili Fatma Akyüz ve Kofçaz Toplum Sağlığı Başkanı Cevat Atalay tarafından köy ve mahalle muhtarlarına yönelik su depoları temizliği, klorlanması, içme suları dezenfeksiyonu ve KETEM temas noktası ile kanser taramaları hakkında bilgilendirme yapıldı.

Bilgilendirme etkinliğinde, su depolarının düzenli olarak temizlenmesi ve klorlanmasının içme suyu kalitesini ve halk sağlığını nasıl koruyacağı konusunda detaylı bilgiler verildi. Ayrıca, içme sularının dezenfeksiyon yöntemleri ve sağlıklı su tüketiminin önemi vurgulandı. Muhtarlar, kendi bölgelerindeki su depolarının düzenli olarak bakımını yapma ve klorlama işlemlerini gerçekleştirme konusunda teşvik edildi.

Bunun yanı sıra, KETEM temas noktalarının işleyişi ve kanser taramalarının önemi hakkında muhtarlara bilgi verildi. Kanserin erken teşhisinin tedavi sürecindeki hayati rolü anlatıldı ve köylerde yaşayan vatandaşların düzenli taramalara katılmalarının teşvik edilmesi istendi.

Kategoriler
SAĞLIK

Pektus Canlı Cerrahisi Toplantısı’nda 3 hasta ameliyat edildi

Göğüs duvarının şekil bozukluğu olarak tanımlanan Pektus hastalığına dikkat çekmek için, İstanbul Kartal Dr.Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nde Göğüs Cerrahisi Kliniği’nin ev sahipliğinde Kartal Pektus Günleri Canlı Cerrahi Toplantısının ilki düzenlendi.

Sunumların ardından 3 genç hastanın Pektus Ekskavatum, Pektus Karinatum ve Bar Çıkarma ameliyatları başarıyla gerçekleştirildi. Canlı Cerrahi Pektus Toplantısı online olarak Zoom üzerinden göğüs cerrahları ile paylaşıldı.

Kategoriler
SAĞLIK

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi can dostların yanında

Sokakta hasta olarak bulduğu kediyi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Bandırma Sokak Hayvanları Tedavi Merkezi’ne getiren vatandaş, can dostun hayatının kurtulmasını sağladı. Yapılan tetkikler sonucunda bağırsak tıkanıklığı olduğu tespit edilen kedi, tedavisinin tamamlanmasının ardından doğal ortamına salındı.

Balıkesir’in; duyarlı ve hayvansever insanları, sokaktaki can dostların her daim yanında oluyor. Sokakta rahatsız olarak bulduğu kediyi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına bağlı Bandırma Sokak Hayvanları Tedavi Merkezi’ne getiren bir vatandaş, can dostun hayatının kurtulmasını sağladı. Gerçekleştirilen tetkikler sonucunda bağırsak tıkanıklığı olduğu tespit edilen kedi, veteriner hekimlerin ilk müdahalesinin ardından ameliyata alındı. Yoğun bakım ünitesinde 15 gün süren tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edilen kedi, doğal ortamına salındı.

Kategoriler
SAĞLIK

Başkan Alemdar: “Önceliğimiz vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmaktır”

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, her gün yüzlerce hastanın tedavi gördüğü Büyükşehir Tıp Merkezi’nde hastaların ve sağlık personelinin taleplerini dinleyerek, “Önceliğimiz hasta sağlığı ve memnuniyetidir. Tıp Merkezi’mizin şartlarını iyileştirerek daha güçlü bir hizmet sunmasını sağlayacağız” dedi.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, belediyenin hizmet noktalarını ziyaret ederek devam eden çalışmaların yanı sıra ihtiyaç ve talepleri de yerinde inceliyor. Alemdar, son olarak her gün yüzlerce vatandaşa birçok alanda sağlık hizmeti sunan Büyükşehir Tıp Merkezi’ni ziyaret ederek hasta vatandaşların ve sağlık çalışanlarının taleplerini dinledi. Alemdar, bu merkezin daha iyi şartlarda hizmet sunması için ihtiyaçları hızla karşılayacaklarını ifade ederek, “Tıp Merkezi çatısı altında birinci önceliğimiz en iyi hizmeti ile hasta sağlığını ve memnuniyetini sağlamaktır. Rabbim tüm hastalarımıza tez vakitte şifa ve sıhhat versin. Bu çatı altında her gün çok sayıda hastamız, gayretle çalışan sağlık kadromuz vesilesiyle şifaya kavuşuyor. Tıp Merkezimizin daha iyi şartlarda hizmet vermesi için ihtiyaçlarını hızla karşılayacağız. Bu vesileyle Tıp Merkezimizde hizmet veren doktor, hemşire ve diğer çalışma arkadaşlarıma kolaylıklar diliyorum” dedi.

Kategoriler
SAĞLIK

Türkiye ile Brezilya arasında sağlık turizmi alanında işbirliği

Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) kuruluşunun üyesi olan ve merkezi Ankara’da bulunan, Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Brezilya ile Türkiye arasında sağlık turizminde işbirliği yapacaklarını söyledi.

Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve beraberindeki heyet, Brezilya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Carlos Martıns Ceglıa’yı makamında ziyaret etti.

Prof. Dr. Aysun Bay, Brezilya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Carlos Martıns Ceglıa’ya heyetlerini kabullerinden dolayı teşekkür ederek, sağlık turizmi alanında Türkiye ile Güney Amerika ülkeleri arasında iş birliği yapmak istediklerini dile getirdi.

Brezilya Federal Cumhuriyeti’nin önemli bir ülke olduğunu ve Türkiye’nin Güney Amerika’ya açılan kapısı olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Bay, “Sağlık turizmi alanında Brezilya iş birliği yapabileceğimiz ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye, sağlık turizmi alanında son yıllarda sağlık turizmindeki marka değerini en üst seviyeye yükseltmiştir. Ülkemizde anlaşma yapmış olduğumuz termal otellerle ve hastanelerle Brezilya ile sağlık turizmi alanında iş birliği yapmak istiyoruz. Alternatif tıp alanında özellikle yapmış olduğumuz çalışmalarla ilgili olarak şifalı bitkilerin de tanıtımını yapmak istiyoruz. Alternatif tıp alanında yapmış olduğum çalışmalar sonucunda şahsıma bitkilerin profesörü lakabı verilmiştir. Ayrıca, yaşlı turistlerin bakımı ve rehabilitasyonu amacıyla klinik konukevleri, geriatrik tedavi merkezleri ile ülkemize gelecek yaşlı turistlere hizmet vermeyi düşünüyoruz. Bu amaç Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu, 2024 yılında sağlık turizmine katkı sağlamak amacıyla, Türkiye Cumhuriyetinin de destek ve katkılarıyla, Brezilya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği işbirliği ile sağlık turizmi alanında on-line ve fiziki olarak iş forumu ve konferansları yapmak istiyoruz. Sağlık sektöründeki Türk şirketleriyle birlikte Brezilya Federal Cumhuriyeti’ne kalabalık bir heyetle ziyaret gerçekleştirecek ve ikili anlaşmalar yapacağız. Türkiye Cumhuriyeti ile Brezilya Federal Cumhuriyeti arasındaki İş birliğinin daha da güçlenmesi gerekir. Sizleri ve değerleri diplomatlarınızı en kısa zamanda ASATUF Genel Merkezi’nde görmekten mutluluk duyacağız.” dedi.

Brezilya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Carlos Martıns Ceglıa ise Türkiye ile Brezilya arasında pek çok alanda işbirliğinin mevcut olduğunu ifade ederek, “Tarım, gıda, İthalat, ihracat ve sağlık alanı gibi pek çok alanda Türkiye ile iş birliğini geliştirmek ve güçlendirmek isteriz. Bu amaçla Brezilya Federal Cumhuriyeti ile ASATUF arasında sağlık turizmi alanında iş birliği yapmak isteriz. Bu amaçla heyetler arasında ikili görüşmelerin başlamasını isteriz. Alternatif Tıp konusunda da aynı şekilde iş birliğimizi geliştirmek isteriz. Bu amaçla Brezilya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği olarak en kısa zamanda sizleri ülkemizde misafir etmek isteriz.” ifadelerine yer verdi.

Kategoriler
SAĞLIK

Babaeski’de kanser erken teşhis ve tarama eğitimi

Kırklareli Merkez KETEM birimi, Babaeski’de gelen misafirlerin rutin taramalarını gerçekleştirdi. Yapılan taramalarda, katılımcılara kanser erken teşhisinin önemine dair kapsamlı bir farkındalık eğitimi verildi.

Kırklareli Merkez KETEM birimi, Babaeski Atatürk Mahallesi’nden gelen misafirlerin rutin taramalarını gerçekleştirdi. Yapılan taramalarda, katılımcılara kanser erken teşhisinin önemine dair kapsamlı bir farkındalık eğitimi verildi.

Etkinlikte, sağlık uzmanları tarafından katılımcılara kanserin erken teşhis yöntemleri, tarama süreçleri ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgi verildi. Eğitimde, erken teşhisin kanser tedavisindeki kritik rolü vurgulandı ve düzenli taramaların hayat kurtarıcı olabileceği belirtildi.

KETEM yetkilileri, bu tür eğitimlerin sağlık bilincini artırmak ve kanserle mücadelede toplumun bilinçlenmesini sağlamak amacıyla düzenlendiğini ifade etti. Eğitim sonunda katılımcılara, tarama sonuçlarına göre gerekli sağlık kontrollerinin yapılacağı bildirildi.

Kategoriler
SAĞLIK

Filistin’de malzeme listesi artık doktor listesine dönüştü

HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, İsrail’in Filistin’e yönelik katliamına ilişkin açıklamalarda bulundu. Tüm hastanelerin bombalandığını, doktorların işkence ile öldürüldüğünü belirten Kurban, artık kendilerine malzeme listesi yerine doktor listesi gönderildiğini söyledi.

Uzm. Dr. Adil Kurban, İsrail’in Filistin’e karşı uyguladığı katliam hakkında ürpertici detaylar verdi. Filistin’deki hastanelerin sağlam kalmadığını ve doktorların görev başındayken alınıp işkence ile öldürüldüğünü belirten Kurban, yaşanan dehşeti anlattı.

“Filistin’de doktor kalmamış”

Filistin’deki tarif edilmesi güç bir katliam yaşandığını söyleyen HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, “İnsanlık açısından kabul edilemez olay. Onlar artık neredeyse sona geldiler. İsrail hala Gazze’yi işgal edemedi fakat daha çok nokta operasyonları yapıyor. İnsan; doktor, hemşire, sağlık çalışanını öldürmez çünkü onlar herkese bakar, ayırt etmezler, düşmana da bakmak durumundalar. Onları bile öldüren yok eden bir zihniyet var. En son Filistin’de bulunan sağlık bakanı yardımcısı doktor arkadaşımız bizimle ihtiyaç listesini paylaşmıştı, liste doktordu. Filistin’de doktor kalmamış, şehit olmuşlar, öldürülmüşler” dedi.

“Yıkık hastaneye baskın yapıp, buldukları doktorları işkenceyle öldürdüler”

Filistin’in büyük bir yoksunluk ve sağlık sorunu ile karşı karşıya olduğunu belirten Kurban, “Hijyen hiçbir şekilde kalmamış, temiz su bulmak onlar için imkansız. Maalesef çoğu devlet üç maymunu oynuyor. Ülkemiz yardım etmeye çalışsa da engel olunuyor. Biz oraya yardım götüremiyoruz, sınırdan geçmiyor. Birleşmiş Milletlerin bütün bu coğrafya ülkelerinin ortak yanıt üretmeleri gerekiyor. Zorla yardım götürülmeli. Doktorlar işkenceyle öldürüldüler. Yıkık hastaneye baskın yapıp, buldukları doktorları işkenceyle öldürdüler. Ellerinde silah yok, sadece neşter var, o da hasta ameliyatı için. Bunların yaşanması tarif edilemez bir durum. Vurulmamış hiçbir hastane yok. Bahçede, bodrumda hasta muayene ediliyor. Acil bir ameliyat için yer yok, imkan da kalmadı, çok zor şartlarda doktorlar görevlerini yürütüyor. Ülkemiz elinden geldiğince yardım ediyor ama yetersiz kalıyor. Bizden en son istenen doktordu. Güneş enerji panellerini elektrik için kullanıyorlar ama onu da vuruyorlar. Ambulansı vuruyorlar. Ciddi çaresizlik var” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
SAĞLIK

Bağcılar’da okla vurulan imam taburcu oldu: İmamın eşi: “Şükürler olsun, sağlık durumu iyi”

Bağcılar Necattin Camii’nde okla omzundan vurularak yaralanan imam Dursun Kuru, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi. Kuru’nun eşi sosyal medya hesabından dün yaptığı paylaşımda, “Eşimin sağlık durumu şükürler olsun, iyi, merak eden, arayan, soran, geri, dönemediğim herkesten Allah razı olsun, dua bekleriz” ifadelerini kullandı.

Bağcılar Necattin Camii’nde 24 Temmuz günü iddiaya göre Muhammet F.G. isimli şahıs, camide şortla namaz kılan bir kişiye müdahale etmediği gerekçesiyle imam Dursun Kuru ile önce tartıştı ardından geri gelerek cami çıkışında Kuru’yu omzundan okla yaralanmıştı. Olayın ardından imam Kuru, caminin yakınındaki Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırken hemen ameliyata alınmıştı. Burada ok çıkarılırken bölgeye dikişler atılmıştı. Okun isabet ettiği noktada sinirlerin şans eseri zarar görmediği öğrenilirken ameliyat da başarılı geçti. Kuru, bugün sabah saatlerinde son kontrollerin ardından taburcu edildi. Olaya ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da sosyal medya hesabından paylaşımda bulunurken saldırgan Muhammet F.G., tutuklanarak cezaevine gönderildi. İmam Kuru’nun eşi Kamile Kuru ise dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda eşinin durumuna ilişkin konuştu.

İmamın eşinden açıklama: “Eşimin sağlık durumu şükürler olsun, iyi”

Kuru’nun eşi Kamile Kuru ise sosyal medya hesabından dün yaptığı paylaşımda Bakan Ali Yerlikaya’nın paylaşımını alıntılayarak “Eşimin sağlık durumu şükürler olsun iyi, merak eden, arayan, soran, geri, dönemediğim herkesten Allah razı olsun, dua bekleriz” ifadeleriyle paylaştı.

Kategoriler
SAĞLIK

Cilt yaşlanmasını durdurmak için güneşten korunun

Güneş ışınlarına maruz kalmak, cilt yaşlanmasının bir numaralı sebebi olduğunu ifade eden Dermatoloji Uzmanı Dr. Işıl Kamberoğlu Turan, Güneşin insanları yaşlandırdığı için en etkili yaşlanma önleyici kremin güneş koruyucu olduğunu söyledi.

Düzenli olarak güneş kremi kullanmak ise cilt kanserinin ve erken yaşlanma belirtilerinin önlenmesi için kesinlikle en etkili yol olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Işıl Kamberoğlu Turan, “Güneş ışığı, dünyaya ulaşan iki tür zararlı ışından oluşur: UVA ışınları ve UVB ışınları. Bunların her ikisi de erken yaşlanmaya, kırışıklıklara ve cilt kanserine yol açabilir. Güneşin insanları yaşlandırdığı için en etkili yaşlanma önleyici kremin güneş koruyucudur. UVB ışınları derinin üst katmanında kalırken, UVA ışınları alt katmana geçebiliyor. Bulutlu günlerde bile etkisi gösteren ve hatta camdan içeri sızan UVA ışınları dünya yüzeyine yansıyan ultraviyole ışınlarının yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu ışınlar foto yaşlanma dediğimiz cildin destek yapılan olan kollajen ve elastin liflerin dokusunu kaybetmesine ve cilt sıkılığının azalmasına sebep oluyor. Bunun yanı sıra güneş alerjisi olarak bilinen kızarıklık, kaşıntı, polimorf ışık erüpsiyonu şikayetlerinin de sebebini oluşturuyor. Hamilelik maskesi, sık tekrarlayan omuzda, yanak ve alında koyu lekeler ve hatta cilt kanseri oluşumuna da sebep oluyor” dedi.

Hangi güneş kremleri kullanılmalı

UVB ışınları güneş ışınlarının yüzde 5’ini oluşturduğunu belirten Turan, “Bulut ve camlardan geçemezler ancak derinin üst katmanına nüfuz edebilirler. Reaktif oksijen radikallerine karşı bariyer fonksiyonunu iyi sağlayamadığımızda bronzlaşma, güneş yanıkları, güneş alerjisi ve cilt kanserlerinden sorumludurlar. Güneş kremi seçerken hem UVA hem de UVB koruma sağlamasına mutlaka dikkat etmeliyiz.

Doğru güneş koruyucuyu seçmek konusu bazen kafa karışıklığı oluşturabilir. Etiket okurken dikkat etmek gereken bazı noktalar var. UVA ve UVB ortak koruma amacıyla geniş spektrumlu (broad band) yazması son derece önemlidir. UVA koruması: PPD / PA, UVB koruması: SPF değerleri ile ölçülür. SPF’nin dört farklı koruma düzeyi vardır. Düşük (6 -10 faktör), orta (15 -25 faktör), yüksek (30 -50 faktör) ve çok yüksek (50+ faktör). Peki bu SPF numaraları ne ifade ediyor? Cilde SPF faktörlü bir ürün uygularsa, yanma süresi (cildinizin kaç dakikada kızardığı) koruma faktörü ile çarpılır ve güneşin altında yanmadan kaç dakika kalabileceği belirlenir. Peki buna güvenmeli miyiz? Asla. Güneş koruyucularda ne kadar çok uygulama yaparsanız o kadar çok korunursunuz. Bu sebeple dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmesini ve mutlaka 2 saatte bir kremleri yenilemeyi öneriyoruz. Denizde, suda uzun süre kalınacağı dönemlerde suya dayanıklı formüller tercih edilmelidir. Güneşten koruyucular yüzme, aşırı aktivite ve kurulanma sonrası tekrar uygulanmalıdır.

Koruma yanıtı cilt tipinize göre de değişecektir. Gebe ve çocuklarda fiziksel bariyer oluşturan titanyum dioksit ve çinko oksit içerikli filtreleri tercih etmek halen güvenli gözüküyor ancak bu kremler beyaz renk bırakarak, yapışkan bir doku hissi veriyor. Fiziksel filtreler, ışığın deriden emilmesini engelleyerek ışığı yansıtırlar ancak kimyasal filtreler ışığı emerek, zararsız ısı ya da ışık olarak geri verirler.

Kimyasal filtreler arasında PABA, sinnatlar, salisilatlar ve benzimidazoller başlıca UVB koruyucular iken, benzofenonanlar, metinil antranilat ve kamfor birleşikleri UVA ışınlarına etkilidir. Lekeli ciltler için ise renkli güneş koruyucular ön plana çıkarken; rozase yada kızarık hassas ciltler için kimyasal filtrelerden uzak durmayı öneriyoruz” diye konuştu.

‘’Dermatolog kontrolünde ürün seçilmeli’’

İyi bir güneş koruyucuda hem UVA hem UVB filtresi, suya ve tere dayanıklı olması, yüksek koruma faktörü içeriği, maliyetinin erişilebilir ve sürdürülebilir olmasını yanı sıra alerjik olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Turan, “Güneş insanları yaşlandırdığı için en etkili yaşlanma önleyici krem güneş koruyucudur. Kişiye özel uygulama için, mutlaka dermatolog kontrolünde ürün seçmeyi öneriyoruz. Unutmayın cilt bakımı bilginin sihrini taşır” dedi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version