Kategoriler
Kocaeli Şehir Hastanesi SAĞLIK

Kocaeli Şehir Hastanesi’nde Yenilikçi Eğitim

Kocaeli Şehir Hastanesi’nde Yenilikçi Eğitim: “Yapay Temporal Kemik Diseksiyon Kursu Başarıyla Tamamlandı”

Kocaeli Şehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi (KBB&BBC) Kliniği tarafından 11-12 Ocak 2025 tarihlerinde düzenlenen “Yapay Temporal Kemik Diseksiyon Kursu,” Türkiye’nin farklı illerinden 12 KBB&BBC klinik asistan doktorunun katılımıyla başarıyla tamamlandı.

Açılış Programı

Kursun ilk günü, Kocaeli Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen bir programla başladı. Açılış konuşmalarını KBB&BBC Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Selahattin Genç ve Kocaeli Şehir Hastanesi Başhekim Vekili Doç. Dr. Hamdi Taner Turgut gerçekleştirdi. Konuşmalarda, modern teknolojilerin tıp eğitimine katkısı ve kursun mesleki gelişime olan etkisi vurgulandı.

Yerli ve Milli Teknoloji Kullanımı

Kursta, hastane klinik asistanları tarafından yerli ve milli olarak üretilen 3D yazıcı teknolojisiyle hazırlanmış temporal kemik modelleri kullanıldı. Bu yenilikçi modeller üzerinde katılımcılar:

  • Kortikal mastoidektomi
  • Koklear implantasyon
  • CWDTM
  • Labirentektomi
  • Endolenfatik kese dekompresyonu
  • Total fasiyal dekompresyon cerrahilerini başarıyla uyguladılar.

Yüksek anatomik doğruluk sağlayan bu modeller, cerrahi eğitimde gerçek hasta üzerindeki uygulamalara yakın bir deneyim sunarak katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı.

Eğitim ve Yenilik

Uzman eğitmenlerin rehberliğinde yapılan uygulamalı eğitimler, katılımcıların cerrahi becerilerini geliştirmesine ve anatomik oryantasyonlarını derinleştirmesine olanak sağladı. Prof. Dr. Selahattin Genç, kursun sadece cerrahi tekniklerin öğretilmesi değil, aynı zamanda modern teknolojilerin tıp eğitimine entegrasyonu açısından da öncü bir çalışma olduğunu belirtti. Gelecekte bu modellerin farklı alanlarda kullanımının artırılabileceğini ifade etti.

Sertifika Takdimi

İki gün süren kurs, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesiyle sona erdi. Katılımcılar, kurs boyunca edindikleri deneyimlerin mesleki hayatlarına önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi.

Bu özgün eğitim modeli, Kocaeli Şehir Hastanesi’nin tıp eğitimindeki yenilikçi yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu.

Kategoriler
Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

Uzmanlardan ’Sahte alkol’ uyarısı: “Kendi ayağıyla gelen entübe etmek zorunda kaldığımız hastalar oldu”

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/uzmanlardan-sahte-alkol-uyarisi-kendi-ayagiyla-gelen-entube-etmek-zorunda-kaldigimiz-hastalar-oldu-0-ppAgKPb8.mp4
Sahte alkol can kayıplarına neden olurken uyarılarda bulunan Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Abuzer Özkan, “Ayın 10’undan itibaren 7 ciddi vakamız oldu. 2’si ölümle sonuçlandı, 5’i hala entübe, bir tanesine birkaç kere kalp masajı yapmak zorunda kaldık. Kendi ayağıyla gelen entübe etmek zorunda kaldığımız hastalar oldu. Şüpheli alkol tüketimiyle ilgili bir hikaye alabiliyorsak hızlanabiliyoruz yoksa şikayetler genelde diğer hastalıklarda da görülen şeyler. Alkolün orijinalinin de sahtesinin de tüketilmesini kesinlikle istemiyoruz” dedi.

Türkiye genelinde sahte alkole karşı denetimler ve önlemler sürerken bugünlerde hastanelere başvuruların da devam ettiği öğrenildi. Can kayıplarına neden olan sahte alkolle ilgili İstanbul Valiliği bir dizi önlem alırken uzmanlar da uyardı. Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği’nden Doç. Dr. Abuzer Özkan da alkolün zararları, sahte alkol zehirlenmesi durumunda yapılması gerekenler gibi konularda bilgi verdi.

“Kendi ayağıyla gelmesine rağmen entübe etmek zorunda kaldığımız hastalar oldu”

Son zamanlardaki başvurulara yönelik konuşan Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Abuzer Özkan, “Ayın 10’undan itibaren yaklaşık 6 gün içinde 7 tane ciddi vakamız oldu. Bunlardan hemen hemen hepsini yoğun bakıma yatırdık, 2’si ölümle sonuçlandı. 5 tanesi de hala entübe, bir tanesinin de durumu çok ciddi. Kötü sonuçlanabilir çünkü birkaç kere kalp masajı yapmak zorunda kaldık. Çok ciddi kan parametrelerinde bozulmayla geldiler hatta yoğun takip etmemize rağmen bir türlü toparlayamadık. Muhtemelen metil alkol oranını yüksek kullanmış olabilirler çünkü 15-20 cc toksik etki yaparken 100-150 cc ölümle sonuçlanıyor. Genel itibariyle birkaç hastamızın Fatih bölgesinde aldığını ailesinden aldığımız hikayeyle öğrendik. Bir tanesini 112 servisi getirdi, 2 tanesi kendi ayağıyla geldi ama bunlar çok hızlı kötüleşiyorlar. Kendi ayağıyla gelmesine rağmen çok hızlı bir şekilde bilinci kapanıp entübe etmek zorunda kaldığımız hastalar oldu. Kısmi bir zehir gibi bir şey, sahte alkol dediğimiz metil alkol, endüstriyel alanda kullanılan bir şey” dedi.

“Şikayetler genelde diğer hastalıklarda da görülen şeyler”

Sahte alkol tüketimi sonrası kişilerde oluşabilecek problemlere ilişkin bilgi veren ve vatandaşlara uyarılarda bulunan Doç. Dr. Özkan sözlerine şöyle devam etti: “Bağırsak, mide şikayetleriyle kendisini gösterir, bulantı kusma, bazen halsizlik olabilir, bilinç değişikliği olabilir, baş ağrısı yapar. Tükettikten sonra bu gibi şikayetleri olan hastaların özellikle bu dönemlerde bir hastaneye başvurmalarında fayda var. Kendilerini iyi hissediyor olabilirler ama çok kısa sürede çok istemediğimiz sonuçlarla neticelenebilir. Sahte alkol zehirlenmelerindeki ölümlerin yüksek olmasının sebeplerinden biri de bu; şikayetler genelde diğer hastalıklarda da görülen şeyler. Şüpheli alkol tüketimiyle ilgili bir hikaye alabiliyorsak hızlanabiliyoruz yoksa biraz daha süreç alabiliyor çünkü laboratuvar parametrelerini beklemek zorunda kalıyoruz. Alkolün orijinalinin de sahtesinin de tüketilmesini kesinlikle istemiyoruz. Damarları bozar, beyin kanaması yapabilir, yılbaşı döneminde yani öncesinde ve hafif sonrasında başvurularda bir artış oldu”

Kategoriler
SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

Yürürken Bel Ağrısı Yaşıyorsanız Dikkat!

Bel ağrısı Türk toplumunda yaygın olarak görülen rahatsızlıkların başında geliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Genellikle bel fıtığı ve belde oluşacak diğer problemlerle karıştırılan dar kanal hastalığında doğru teşhis ve tedavinin yapılması hayli önem taşıyor. Sıklıkla yürümekle, ayakta durmakla ve beli geri eğmekle ağrı, uyuşma, dolgunluk hissi, yanma, kramp veya bu hastalığın belirtileri arasında yer alıyor.

Dar kanal hastalığı nedir ?

Yaşlanmanın bir getirisi olarak dejeneratif değişiklikler ileriki yıllarda, ana ve yan kanalda daralmaya neden olur. Hem yaşlanmanın getirisi hemde fıtık ameliyatının sonucu olarak omurlar arası disk ve faset eklemin yüksekliği azaldıkça, disk mecburi bulging(fıtık) yapar, genişlemiş faset eklem ve kalınlaşmış veya mecburen kıvrılmış ligamentum flavum kanalı daraltır. Yumuşak doku kalınlaşmaları, dar kanalın %40’ından sorumludur. Beli arkaya eğmekle kalınlaşmış ve kıvrılmış ligamentum flavum, kanal içine doğru kıvrıldığı ve faset eklem kireçlendiği için hasta çeşitli rahatsızlıklar  hisseder ve öne eğilmek zorunda kalır. Spinal kanalın şekli, sirküler, oval veya yonca yaprağı şeklinde olabilir. Bu şekil farklılığı MRI görüntüsünde oval olması gerektiği beklentisine girip kafa karışıklığına neden olabilir. Her ne kadar disk dejenerasyonu yaşla birlikte başlar denilse de kilo ve ağır iş yapmak darlığa daha çok neden olmaktadır. Ayrıca anlatımlar genellikle yaşlanmaya bağlanıyor olsa da nizami olmayan bel kullanımlarından ve ameliyat ile disk aralığının daraltılmasından kaynaklanan disk yükseklik kaybı, ana kanalın ve foramenin(yan kanal) yüksekliğini azaltarak kanalın daralmasına ve sinir liflerinin basıya uğramasına neden olabilmektedir.

Bulgu Vermeyebilir

Bel bölgesinde kanalın normal ön-arka çapı, 15-25 mm’dir. Klasik bilgi  olarak bu çapın, 10-13 mm arasında olmasına göreceli stenoz, 10 mm’den az olmasına ise mutlak stenoz denilmekedir. Ancak bu darlıklara sahip olmasına rağmen hiçbir bulgu vermeyen bireylerin oranı da az değildir. Her insanın patolojik değişikliklere karşı mukavemeti, uyum sağlama kabiliyetleri farklıdır. Bu bakımdan, MRI’da çok az bası görüntüsüyle, agresif seyreden klinik durumlar olabildiği gibi, ciddi bası görüntülerine rağmen şikayeti olmayan insanlar hayli fazladır. Bu farklılık bilimsel olarak yeterince açıklanamamaktadır.

Dar Kanal Belirtileri nelerdir ?

En sık yürümekle, ayakta durmakla ve beli geri eğmekle ağrı, uyuşma, dolgunluk hissi, yanma, kramp veya güçsüzlük şikayetleri ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bel ağrısı da sık görülen bir şikayettir. İdrar ve barsak problemleri veya ciddi güçsüzlük gibi nörolojik bulgular  bu hastalarda sık değildir. Öne eğilme, oturma ve yatma, semptomların rahatlamasına neden olur. Hastalar, öne eğilerek, günlük yaşam içinde kendilerini bulgulardan korumaya çalışırlar. Bu  hastalar için yokuş çıkmak, araba kullanmak ve bisiklete binmek genelde şikayete neden olmamaktadır.

Kanal Daralması Hangi hastalıklarla karıştırılır ?

Bu hastalar damar hastalıkları ile karıştırılabilir. Ayrıca, önceden mevcut olan periferik arter tıkayıcı hastalığı, nöropatik hastalıklar, kalça problemleri, multipl skleroz varlığı açısından dikkatlice incelenmelidir.  Bel fıtığı ve Lomber spondiloz ile karıştırılabilir. Lomber spondiloz bacaklarda ciddi ağrı veya anormal duyunun saptanmadığı, genellikle bel ağrısıyla seyreder. Disk yükseklik kaybı, end plate osteofitleri, faset osteofitleri, spondilolistezis ve disk herniyasyonları, foraminal stenoz yapan nedenler arasındadır. Doğumsal (cücelerde olduğu gibi toplumda normal bir olay olarak da karşımıza çıkabilir) ve kazanılmış olabilir. Doğumsal olanlarda, pediküller normalden daha kısa ve birbirine daha yakındır ve bulgular daha az ılımlı bulgularla ve daha erken bir yaş döneminde bulgu verir.  Dejeneratif dar kanalda ise ileri yaşlarda bulgular görülmekte ve en sık yürümekle, ayakta durmakla ve beli arkaya eğmekle şikayetler ortaya çıkmaktadır.

Lomber Dar Kanal Rahatsızlığı Kimlerde daha çok görülür ?

Dejeneratif dar kanala sahip hastalar, 60 yaş civarında ve Kadınlarda daha çok görülmektedir. En sık L4-L5 seviyesi tutulmakta ve birkaç seviyede de olabilmektedir.

Tanısı nasıl konulur ?

Lomber dar kanalı olan hastalar, sıklıkla bacak ağrısı şikayeti ile gelmekte olup genellikle, nörojenik kladikasyo her iki bacak veya  tek taraflı bacak ağrısı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bu hastalar, ağrı, uyuşma, dolgunluk hissi, yanma, kramp veya güçsüzlük hissedebilirler. Nörolojik muayene sıklıkla normaldir ve nörolojik değişikliklerden, sıklıkla yan kanal giriş yeri darlığı sorumludur. Muayene sonrası röntgen, MRI ve BT ile tanı koymak mümkündür.

Tedavisi nedir ?

Ameliyat dışı tedavi  daha çok klinik tecrübeye dayanmaktadır. Ağrı kesici tedavinin iyileşmeye katkısını beklemiyoruz. Özellikle  yaşlı ve hipertansiyon, diyabet, kalp damar hastalığı olan hastaların, romatizma ilacı olarak bilinen ağrı kesicilerin kullanımıyla oluşabilecek kalp-damar sistemi, böbrek ve mide-barsak risklerinden olabildiğince uzak durmaları tavsiye edilmektedir.

Fizik tedavi uygulamaları yanında özellikle fleksiyon temelli egzersiz programına tabi olmaları gerekir. Korse, Epidural steroid enjeksiyonu, Osteopatik Manuel Terapi, Proloterapi, Kuru iğneleme, sabit bisiklet, kaplıca tedavi seçenekler arasında hastanın hizmetine sunulabilir. Hastaların çoğunluğu cerrahi dışı tedavilerle hayatlarını idame ettirebilir.

Yapılan bilimsel çalışmalar, gerekli tedaviler yapılıp önlem alınan hastaların kısa ve uzun dönem takiplerde, ameliyat dışı tedaviye daha iyi yanıt verdiğini göstermiştir. Ancak kesin tanı alıp cerrahi tedavi görmek zorunda kalan hastaların  da daha iyi duruma geldikleri saptanmıştır. Fıtığın da kanalı daralttığı göz önüne alınacak olursa fıtığın geri çekilmesi halinde kanal darlığı ortada kalkmaktadır. Kemik ve bağ büyümeleri, bel kayması  veya tümöral oluşuma bağlı dar kanal için kesin tanı konulması halinde ameliyat yapılmalı ve bundan kaçınılmamalıdır. Uygun hasta seçimi, cerrahi tedavi ile başarı elde etmenin en önemli noktasıdır. Hastalarımız cerrahi tedavi sonrası da gerekli fizik tedavi prosedürlerini titizlikle uygulamaya devam etmelidir. Aksi takdirde ilerleyen aylar-yıllar içinde yeni sorunlarla karşılaşabilmektedirler. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

Boyun Ağrısı Neden Olur ?

Boyun ağrısının sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkında uzmanlar bilgi verdi. Ofis hayatı, kas ve iskelet sisteminde çeşitli sorunlara neden olabiliyor!

Ofis çalışanlarında en sık görülen kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları arasında boyun, sırt, bel, omuz ve el bileği ağrılarının yer aldığını belirten uzmanlar, sağlıksız postür ve tekrarlayan hareketlerin bu sorunların temel nedenleri olduğunu ifade ediyor.

Miyofasiyal Ağrı Sendromu

Özellikle kadınlarda sık rastlanan boyun ağrılarının, masa başı çalışma koşullarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, “Masa başı çalışırken çoğu zaman sağlıklı postür kaybedilir, sırt kambur, baş önde bir duruş gelişir. Sadece bu pozisyonda çalışmanın bile yaşam kalitesini olumsuz etkilediği saptanmıştır.” dedi. Miyofasiyal ağrı sendromu ve karpal tünel sendromu gibi rahatsızlıkların da uzun süreli aynı pozisyonda çalışmaktan kaynaklandığına vurgu yapan Prof. Dr. Nihal Özaras, basit ergonomik düzenlemeler ve düzenli egzersizlerle bu sorunların önüne geçmenin mümkün olduğunu ifade etti.  Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, ofis çalışanlarının en sık karşılaştığı kas ve iskelet sistemi hastalıkları hakkında bilgi verdi.

Masa başında kaybedilen postür gelecekte ciddi problemlere neden olabilir!

Kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının doktora en sık başvurma nedenleri arasında yer aldığına dikkat çeken Prof. Dr. Nihal Özaras, “Kas iskelet sistemi rahatsızlıkları ofis çalışanlarında da sıklıkla görülür. Bu rahatsızlıklar yaşam kalitesini bozar, iş yaşamında verimliliği olumsuz etkiler ve iş gücü kaybına neden olur” diye konuştu. ıBoyun ağrıları, sırt/bel ağrıları, omuz, kol ve el bileği/el ağrılarının ofis çalışanlarında en sık görülen kas iskelet sistemi yakınmaları olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nihal Özaras, “Boyun ağrıları özellikle masa başı çalışanlarda ve bilgisayar kullananlarda çok sık görülür. Kadınlarda daha sık olduğu bildirilmiştir. Masa başı çalışırken çoğu zaman sağlıklı postür kaybedilir, sırt kambur, baş önde bir duruş gelişir. Sadece bu pozisyonda çalışmanın bile yaşam kalitesini olumsuz etkilediği saptanmıştır. Ayrıca bu şekilde uzun süre çalışan kişilerin gelecekte ciddi problemlere maruz kalabileceği düşünülmektedir.” şeklinde konuştu.

Tekrarlayan hareketler ağrı oluşumu için risk faktörü… 

Ofis çalışanlarında görülen bir diğer rahatsızlığın da miyofasiyal ağrı sendromu olduğunu aktaran Prof. Dr. Nihal Özaras, “Aynı  hareketlerin tekrar tekrar yapılması, aynı pozisyonda uzun süre kalınması ile gelişir. Kasların uzun süre kasılı kalması kanlanmayı bozar, buna bağlı olarak kasların içinde sert bantlar ve ağrılı tetik noktalar oluşur. Çalışırken sık sık pozisyon değiştirmek ve bazı basit egzersizleri yapmak bu hastalığın gelişimini engeller.” diye konuştu. Omuz bölgesindeki ağrıların da ofis çalışanlarında oldukça yaygın olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Nihal Özaras, şunları söyledi, “Ağır klasörler ve benzeri cisimleri omuz seviyesinin üstünde bir yüksekliğe kaldırmak en önemli risk faktörü olarak bildirilmiştir. Tek bir büyük yaralanmadan çok, tekrarlayan hareketlerin oluşturduğu kümülatif travmanın omuz problemlerinde önemli olduğu düşünülmektedir. Basit ergonomik düzenlemeler ile risk faktörleri ortadan kaldırılabilir”

“Fizik tedavi yöntemleri karpal tünel tedavisinde oldukça etkili…” 

Karpal tünel sendromu da ofis çalışanlarında sık görüldüğünü ifade eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, “El parmaklarının sinirsel beslenmesini sağlayan median sinir el bileğinde karpal tünelden adı verilen bir alandan geçer. El bileğinin sık hareketleri median sinirin bu alanda sıkışmasına neden olur ve ilk 3 parmakta ağrı, uyuşma, yanma, karıncalanma şikayetleri ile seyreden karpal tünel sendromu ortaya çıkar. Şikayetler gün içinde el bileğinin yoğun kullanımı ile artar ve çalışmayı zorlaştırır. Fizik tedavi yöntemleri bu hastalığın tedavisinde oldukça etkilidir” diye konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Derince Eğitim Araştırma

Hastane laboratuvarından fotoğrafçılığa uzanan yolculuk

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/hastane-laboratuvarindan-fotografciliga-uzanan-yolculuk-0-KGURnBVM.mp4
Kocaeli’de amatör bir yarışmayla başladığı fotoğrafçılıkta uluslararası başarılara ulaşan sağlık teknisyeni Mustafa Gezer, objektifiyle yakaladığı karelerle görev yaptığı hastanenin koridorlarını adeta sanat galerisine dönüştürdü.

Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kan Transfüzyon Merkezi’nde uzun süredir laboratuvar teknisyeni olarak görev yapan Mustafa Gezer’in, 2004 yılında amatör olarak katıldığı fotoğraf yarışmasında dereceye girince hayata bakış açısı değişti. Önce fotoğraf çekmenin eğitimini aldı, ardından fotoğrafın ustalarıyla vakit geçirdi, sonrasında neredeyse tüm izin günlerini fotoğraf çekmeye ayırdı. Sağlık emekçisinin fotoğraf tutkusu kendisine ulusal ve uluslararası birçok yarışmada üst üste ödüller getirdi. Evli ve 2 çocuk babası olan Mustafa Gezer ailesinin, iş arkadaşlarının ve yöneticilerinin desteğiyle edindiği başarılar, hastane koridorlarında da kendini gösteriyor. Yurdun farklı yerlerinde çektiği fotoğraflarıyla Derince’deki hastanenin duvarlarına sıcaklık katan fotoğraf sanatçısı ve sağlıkçı Mustafa Gezer, tutkusunu İHA Muhabirine anlattı.

“Ödül aldıkça hevesim arttı, eğitimlere başladım”

Fotoğraf tutkusunun 2004 yılında başladığını ifade eden Mustafa Gezer, “O yıllarda katıldığım yarışmalarda ufak tefek ödüller almaya başladım. Ödül almaya başladıkça fotoğrafa hevesim arttı. Devam ettim. Türkiye’nin birçok yerini gezdim, birçok foto maratona, yarışmalara, gezi amaçlı fotoğraf etkinliklerine katıldım. Uluslararası Fotoğraf Federasyonu tarafından 2009 yılında AFİAP unvanı, 2011 yılında da EFİYAP unvanı aldım. Bu unvanlar, uluslararası fotoğraf yarışmalarına katılıp aldığım ödül ve derecelerden elde ettiğim puanlarla verildi. Halen fotoğraf hayatıma da, hastaneye de devam ediyorum. Belli aralıklarla fotoğraf çekimlerim oluyor. Cumartesi, pazar ve izin günlerimde mümkün olduğunca fotoğraf çekiyorum, onunla alakalı planlar yapıyorum. Nadiren normal tatil yapıyorum. Bütün tatillerim fotoğraf çekimiyle alakalı. Türkiye’nin birçok iline fotoğraf çekimine gidiyorum. Biraz sıkıntı oluyor ama eşim bu konuda bana çok destek veriyor. Sağ olsun beni hiç kırmadı. Onun sayesinde bir nebze bu fotoğrafçılığa devam edebiliyorum” dedi.

“İnsanlı manzara çekmeyi seviyorum”

Çektiği fotoğraf türlerine, fotoğrafın duayenleriyle geçirdiği zamana, işine etkisine ve hastanedeki sergisine değinen Gezer, “Genelde sanatsal fotoğraflar çekiyorum. İnsanların da içerisinde olduğu manzara fotoğrafı çekmeyi seviyorum. Genel olarak insan fotoğrafları, yaşam fotoğrafları, yapılan işler, bunları fotoğraflamayı çok seviyorum. Genelde tarzım da bu yönde gelişti. Türkiye’deki fotoğraf camiasında zaten fotoğraflarımı çoğu arkadaş tanıyor. Belli bir tarzım oluştu bundan sonra da değişeceğini sanmıyorum” diye konuştu.

“İşimi aksatmadan fotoğrafçılığa devam ediyorum”

Gezer, fotoğrafın mesleğine olan etkisine de dikkat çekerek, “Fotoğrafın işime olumlu ve olumsuz etkileri illa ki oldu. Olmadı dersem yalan olur. Özellikle izinler aşamasında. Çünkü 15-20 günlük izinler kullanamıyorum. İş izinlerimin çakıştığı dönemler oldu. Bazı yerlere gidemedim. Problemler yaşadık ama aştık, sağ olsun arkadaşlar yardım etti. Zaten hastane idaresi, sağlık müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı bu konuda bana çok destek verdi. Sağlık Bakanlığından da alınmış birincilik ödüm var. Hatta o ödülüm Türkiye şartlarında alınmış en yüksek meblağlı ödül. Onun üstüne henüz ödül alan olmadı. Bende sağlık müdürlüğüne fotoğrafla, hastane çekimleriyle alakalı desteklerde bulundum. Mesaimi aksatmadan fotoğrafçılığa devam ediyorum. Hastane başhekimimiz Uzm. Dr. Sinan Arslan ve hastane idari ve mali işler müdürümüz Hasan Yaşar’a destekleri için özellikle teşekkür etmek istiyorum. Belli aralıklarla benim birçok fotoğrafım hastanede sergilendi. Bazıları eskidi, yenileri asıldı ve şu an hala hastanede sergilerim devam ediyor. Bu konuyla alakalı zaten mutluyum. Hastane yönetimi bu konuda bana sürekli destek veriyor. Hastane müdürümüz de aslında benim eski fotoğrafçı arkadaşlarımdan. Zamanında beraber çok ödül almışlığımız oldu. Uluslararası yarışmalarda beraber ödül aldık. İdari kadroda olduğu için fotoğrafçılığa hafif bir ara verdi. Ben devam ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Fotoğrafçılık insana o anı yaşatıyor”

Yeni başlayacaklara ve ilgi duyanlara mesaj vermek isteyen Mustafa Gezer, “Fotoğrafçılık çok zor iş. Öyle ’ha’ deyince olacak bir şey değil ama işin içine girdiğiniz zaman çıkamıyorsunuz. Yeni şeyler keşfediyorsunuz. Fotoğrafçılığa başlasınlar fotoğrafçılığı hobi olarak mutlaka yapsınlar. Fotoğraf sanatsal yönünün yanında bir belgedir. Mesela Ara Güler ‘Fotoğraf sanat değildir’ der. Görüş açısıdır ama sanatın yanında bir belgedir. Belli bir zaman geçtikten sonra fotoğraflarına baktıkları zaman sanki tarihte bir yolculuk yapıyormuş gibi geçmişe dönüyorlar. Ben fotoğraflarıma baktıkça o anı yaşıyorum. Fotoğrafı olmayan bazı şeyleri hatırlayamıyorum ama fotoğrafı varsa o anı dakikası dakikasına hatırlıyorum” şeklinde konuştu.

Ulusal ve uluslararası onlarca ödül kazandı

Kazandığı ödülleri ve fotoğrafçılık alanında yapmak istediklerini de anlatan Mustafa Gezer, şöyle konuştu:

“İlk ödülüm 2004 yılında Hereke Foto Maratonu’nda, daha fotoğraf eğitimi almamışken kazandığım bir ödüldü. Ondan sonra hızlı bir şekilde eğitim aldım ve almaya devam ettim. Sonrasında ufak tefek ödüller aldım. Birkaç yarışmada daha ödül kazandım. Şu anda ödül sayım herhalde 100-150 arasındadır, saymayı bir süreden sonra bıraktım. Son yıllarda dijitalin de gelişmesiyle ödül sayım azaldı. Çünkü eskiden fotoğrafları baskı olarak yollardık, herkes katılmazdı. Şimdi dijital ortamdan yükleme yöntemiyle gönderildiği için o zaman bin fotoğraf katılıyorsa, şimdi 10 bin oldu. Ödül sayımız azaldı ama yine almaya devam ediyorum. Hatta bu şekilde alınan ödüller daha değerli oluyor. Çünkü çok daha yüksek katılım oluyor. Sağlık Bakanlığı ödülüm benim için mihenk taşı oldu. Arbella’nın düzenlediği uluslararası yarışmada aldığım ödül var. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kastamonu Pınarbaşı Belediyesi, Kızılcahamam Belediyesi, Yalova Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Manisa, Bandırma Son olarak kısa süre önce Skyroad’un düzenlediği ‘Mutlu et mutlu ol’ özel ödülüne layık görüldüm”

Pinhole çektiği fotoğrafları sergileyecek

“Benim bir hedefim yok” diyen Gezer, “Ben fotoğrafı anı durdurmak için çekiyorum yani fotoğrafçılık yapmak istiyorum. Eskiden hedeflerim vardı, farklı konularda projeler yapıyordum. Birçok şehirde fotoğraf gösterileri yaptım. Mesela, mangal kömürü emekçileriyle, hastane içerisinde çektiğim çocuklarla, çeltik tarlalarında çalışan emekçilerle alakalı fotoğraf projeleri yaptım. Şu anda yapılmayan proje kalmadı. İleride yapılmamış bir proje bulursam onu yapmayı isterim. Son zamanlarda kafamda tamamen tahtadan yapılmış pinhole makine ile çektiğim fotoğraflardan oluşan sergi açmak var, onu planlıyorum”

Kategoriler
Sağlık Haberleri

Hekimler 2025’te Bir Maaşını Devlete Geri Verecek

Hekimsen tarafından yapılan duyuruya göre hekimler bir maaşlarını vergi olarak devlete geri verecek!

EMEKLİ HEKİM MAAŞLARI AÇLIK SINIRI ALTINDA KALDI ! 

Hekimsen Sendikası X medyasından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi, “Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen 2025 yılı vergi dilimleri, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Belirlenen vergi dilimlerinin, günümüz ekonomisini yeterince yansıtmadığı ve hekimler ile diğer kamu çalışanlarının vergi dilimine daha erken aylarda gireceği açıktır. Kısacası, hekimlerimiz 2025 yılında da maaşlarının büyük bir kısmını vergi olarak ödeyerek, hatta bir maaşlarını kendilerine, bir maaşlarını ise devlete çalışarak geçireceklerdir. Maliye Bakanlığı’nın, vergi adaletini sağlayacak adil bir sistemi bir an önce hayata geçirmesi elzemdir”  #MemuraVergiDilimi15 @HMBakanligi @memetsimsek

(BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Kocaeli Şehir Hastanesi

Yeni yılın ilk bebeği 2 kilo 580 gram dünyaya geldi

Kocaeli’de yeni yılın ilk bebeği, Şehir Hastanesi’nde 2 kilo 580 gram ağırlığında dünyaya geldi.

Harun ve Cansever Alpgün çiftinin bebekleri 00.02’de 2 kilo 580 gram ağırlığında dünyaya geldi. Çift, doğan erkek bebeklerinin ismini kararlaştıramadı. Doğumu, Şehir Hastanesi doktorlarından Op. Dr. Ayşe Seda Daryal gerçekleştirdi. Doktor ve doğuma giren personel çiftin yeni yıllarını tebrik etti.

Kategoriler
Özel Hastaneler

Göz sağlığında yenilikçi çözüm

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emrah Kan; miyopi, hipermetropi ve katarakt gibi görme sorunlarına yönelik refraktif cerrahi ve akıllı mercek uygulamalarının avantajlarını anlattı. Kan, “Çeşitli bilimsel çalışmalar, refraktif cerrahinin miyopi, hipermetropi ve astigmatizmanın düzeltilmesinde yüzde 95’in üzerinde hasta memnuniyeti sağladığını göstermektedir” dedi.

VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emrah Kan, göz sağlığı tedavileri hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Görme kusurlarının, günümüzde milyonlarca insanın yaşam kalitesini etkileyen yaygın bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kan, “Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurları, genellikle gözlük veya kontakt lensler kullanılarak düzeltilir. Ancak teknolojideki ilerlemeler, refraktif cerrahi ve premium mercek implantasyonları gibi kalıcı çözümler sunarak, bireylerin gözlüksüz bir yaşam sürmelerini mümkün kılmıştır” dedi.

“Excimer lazer, gözün odaklama yeteneğini düzeltmeyi amaçlar”

Excimer lazer hakkında bilgi veren Prof. Dr. Kan, “Argon ve flor gazlarının karışımıyla çalışan, ultraviyole (UV) ışık üreten bir lazer sistemidir. Dalga boyu 193 mm olan bu lazer, gözün en dış tabakası olan korneayı mikron düzeyinde buharlaştırarak yeniden şekillendirir. Bu işlem, ışığın retina üzerine doğru odaklanmasını sağlayarak net bir görme sağlar. Halk arasında göz çizdirme olarak da adlandırılır. Excimer lazer, gözün odaklama yeteneğini düzeltmek amacıyla gerçekleştirilen bir dizi cerrahi prosedürü kapsar. En yaygın yöntemlerden biri, lazer destekli in situ keratomileusis (LASIK) ve no touch (Trans-PRK) ameliyatıdır. LASIK ve diğer lazer cerrahileri, korneayı yeniden şekillendirerek ışığın retina üzerine doğru şekilde odaklanmasını sağlar. Özellikle düşük ve orta dereceli kırma kusurlarında etkili olan bu yöntem, hızlı iyileşme süresi ve yüksek başarı oranlarıyla dikkat çeker” diye konuştu.

Kimler ameliyat için uygun

Hangi bireylerin hangi tür ameliyat için uygun olduğunu söyleyen Kan, “18 yaşını geçmiş, göz numarası sabitlenmiş ve kornea kalınlığı uygun olan bireyler excimer lazer ameliyatı için adaydır. Genellikle 40 yaş ve üzerinde, presbiyopi veya katarakt problemi olan hastalar için ise trifokal mercek ameliyatı tercih edilir. Göz yapısı ve genel sağlık durumu, ameliyat kararını belirleyen temel faktörlerdir. Çeşitli bilimsel çalışmalar, refraktif cerrahinin miyopi, hipermetropi ve astigmatizmanın düzeltilmesinde yüzde 95’in üzerinde hasta memnuniyeti sağladığını göstermektedir. Benzer şekilde, trifokal mercek implantasyonları sonrası hastaların büyük bir kısmı, hem uzak hem de yakın mesafede gözlük kullanmadan günlük aktivitelerini gerçekleştirebildiklerini bildirmiştir” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Kan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geleneksel katarakt cerrahisi sırasında kullanılan monofokal mercekler yalnızca tek bir odak noktası sunarken, trifokal mercekler uzak, orta ve yakın mesafelerde net bir görüş sağlar. Bu mercekler, gözlük bağımlılığını büyük ölçüde azaltır ve kişinin tüm mesafelerde kaliteli bir görme deneyimi yaşamasını hedefler. Bu mercekler halk arasında akıllı mercek olarak da adlandırılmaktadır. 45 yaş üzeri yakını görmede zorlanan kişilerde hastanın göz durumu uygun ise ameliyathane şartlarında uygulanmaktadır. Kırma kabiliyetini yitirmiş göz içi lens fako yöntemi ile alınarak yerine 3 odağı birden gösterme özelliğine sahip halkalı mercekler implante edilmektedir. İyileşme süreci kişiden kişiye değişmek ile beraber 1 haftayı bulabilmektedir. Özellikle yüksek hipermetropi ya da miyopisi bulunan fakat katarakt bulunmayan 45 yaşını aşmış kişiler ile yine 40 yaş üzeri katarakt gelişmiş kişiler bu işlem için uygun hasta gruplarıdır. Hastalarda işlem sonrası gece ışık parıldamaları görülebilse de, bunların çoğu 6 ay içerisinde adaptasyon mekanizmaları ile düzelmektedir”

Kategoriler
Körfez Devlet Hastanesi

Hastane inşaatında çalışan işçi asansör boşluğuna düştü

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/hastane-insaatinda-calisan-isci-asansor-bosluguna-dustu-0-zVb32gGR.mp4
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde ek hastane binası inşaatında çalışan bir işçi, 3 metre yükseklikten asansör boşluğuna düşerek yaralandı.

Olay, saat 11.30 sıralarında Yavuz Sultan Selim Mahallesi’ndeki Körfez Devlet Hastanesi ek bina inşaatında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, işçi Mustafa A., çalıştığı sırada dengesini kaybederek yaklaşık 3 metre yükseklikten asansör boşluğuna düştü. Olayı gören Mustafa A’nın arkadaşları 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralanan Mustafa A., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Körfez Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Polis, olaya ilişkin inceleme başlattı.

Kategoriler
Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü SAĞLIK

İlçe Sağlık Müdürleri Değerlendirme ve Paylaşım Toplantısı Gerçekleştirildi

İlçe Sağlık Müdürleri Değerlendirme ve Paylaşım Toplantısı Gerçekleştirildi

Kocaeli İl Sağlık Müdürümüz Op. Dr. Yüksel Pehlevan başkanlığında, ilçe sağlık müdürleriyle bir araya gelerek değerlendirme ve paylaşım toplantısı gerçekleştirildi.

Müdürlüğümüz Alikahya Yerleşkesi Sultan Abdülhamid Han Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, İl Sağlık Müdürlüğü Başkan ve Başkan Yardımcıları ile ilgili uzmanlar da katıldı.

İl Sağlık Müdürümüz Op. Dr. Yüksel Pehlevan’ın genel bilgilendirmeleriyle başlayan toplantıda, il genelinde sunulan aile hekimliği ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin mevcut durumu, devam eden projeler ve kurumlar arası koordinasyon gibi konular ele alındı. Toplantıda ayrıca Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı’nda görevli Dr. Mehmet Yılmaz tarafından bir değerlendirme sunumu gerçekleştirildi ve fikir alışverişinde bulunularak çeşitli değerlendirmeler yapıldı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version