Olay, saat 17.30 sıralarında Gelibolu ilçesine bağlı Güneyli köyü Bakla Burnu açıklarında meydana geldi. Orhan Yavaş (43), Ayhan Yavaş (40), Salih Kocaman (53) ve Mustafa Yaldızlı (46) Güneyli köyünden balık tutmak için Saroz Körfezine tekneyle açıldı. Tekne Bakla Burnu açıklarında alabora olması sonucu battı. Teknedeki Orhan Yavaş kendi imkanlarıyla yüzerek karaya çıktı. Yavaş, durumu 112 ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye jandarma, Sahil Güvenlik ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler bölgede yaptığı incelemeler sırasında kıyıya vuran Mustafa Yaldızlı ve Ayhan Yavaş’ın cansız bedenine ulaştı. Kayıp Salih Kocaman’ı arama çalışmaları sırasında bölgede 2 bot ile dalış timleri görev yaptı.
Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığına ait dalış timleri 10 metre derinlikte bulunan teknenin yanında Salih Kocaman’ın cansız bedenine ulaştı.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde iş yerinde yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 3 milyon TL olan 47 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirildi.
Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü tarafından kaçakçılık suçlarının önlenmesine yönelik çalışma başlatıldı. Yürütülen çalışmalar kapsamında dün Dilovası ilçesinde faaliyet gösteren iş yerinde yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 3 milyon TL olan 47 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirildi. Telefonlara el koyulurken olaya ilişkin bir şüpheli hakkında “5607 Sayılı Kanuna Muhalefet” suçundan adli işlem yapıldı.
Olay, Körfez ilçesi D100 Karayolu Ankara şeridinde bulunan köprüde meydana geldi. 24 yaşındaki genç kız, yanında bulunan bir kadınla hararetli şekilde konuştuktan sonra köprüden atladığı öne sürüldü. Genç kız, D100 Karayolu’ndaki asfalt zemine düştü. Genç kız ağır yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen polis ekipleri, yolun güvenliğini sağladı. Bir polis ise titreyen kızın üstüne montunu örttü. Bölgeye gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan kızı ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırdı.
Bu yıl 2. kez düzenlenen U13 Kız Futbol Turnuvası, 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden ve Hatayspor altyapısında forma giyen Verda Demetgül’ün anısına düzenlendi.
11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü kapsamında düzenlenen U13 Kız Futbol Turnuvası, Beyoğlu Belediyesi Okmeydanı Fetih Spor Tesisleri’nde gerçekleşti. Bu yıl 2. kez düzenlenen turnuva, 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden ve Hatayspor altyapısında forma giyen Verda Demetgül’ün anısına düzenledi. Turnuvada, 6 Şubat depreminde yaşamını yitiren ve Hatayspor’un altyapısında oynayan Verda Demetgül, Gülnur Yapıcı, Demet Koku, Eda Püsküllü ve Nurgül Özdemir’in fotoğraflarına yer verildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlikte, kız çocuklarının temel haklarına, fırsat eşitliğine ve güvenli bir geleceğe vurgu yapıldı. Turnuvaya Beyoğlu Belediyesi Spor Kulübü, Dudullu Spor Kulübü, Kocaeli Kadıngücü Spor Kulübü, Tuzla Sahil Futbol Kulübü, Gebze Gençlik ve Spor Kulübü, Trabzon Samandıra Spor Kulübü ve Sancaktepe Samandıragücü Spor Kulübü katıldı. Turnuvada Sancaktepe Samandıragücü Spor Kulübü birinci oldu.
Sefer Karaahmetoğlu: “Her biri geleceğimizin parlayan ışığıydı”
Törende konuşan Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu, turnuvanın geçen yıl Ağrı Birlik Spor’da forma giyen ve hayatını kaybeden Dicle Aslan adına düzenlendiğini hatırlattı. Bu yıl 2. kez düzenlenen turnuvayı Verda Demetgül anısına yaptıklarına belirten Karaahmetoğlu, “2025 futbol turnuvasını 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz, Hatay Samandağ doğumlu, futbolu ve satrancı çok seven, okuduğu lisede kadın futbol takımının kurulmasına öncülük eden Verda Demetgül’ün anısına düzenliyoruz. Ne yazık ki o gün Hatayspor’un altyapısında forma giyen Gülnur Yapıcı, Demet Koku, Eda Püsküllü ve Nurgül Özdemir’i de kaybettik. Her biri canımızdı, her biri geleceğimizin parlayan ışığıydı” diye konuştu.
Dilay Bahap: “En büyük hayalimiz bir gün aynı milli takım formasını giymekti”
Verda Demetgül’ün takım arkadaşı ve yakını Dilay Bahap ise, “6 Şubat depreminde kaybettiğimiz arkadaşlarımızın büyük hayalleri vardı. Aynı takımda yıllarca birlikte forma giydim Verda’yla. Onun hayallerine ortak olduğum için çok şanslıyım. En büyük hayalimiz bir gün aynı milli takım formasını giymekti. Ama o daha 14 yaşındayken bu felaketle hayallerimiz yarım kaldı. İki gün sonra 17. yaşını kutlayacaktık. Hayattayken her yıl ona Fenerbahçe forması alırdım. Bu yıl onun adına düzenlenen bu turnuva, en anlamlı hediye oldu” dedi.
Turnuvaya katılan genç sporculardan Duru Irmak, “Bugün Dünya Kız Çocukları Günü. Bir kız çocuğu olarak tüm sporlarda başarılı olabileceğimizi göstermek için buradayız. Kızlar unutmasın: Bütün sporları yapabilirler” şeklinde konuştu.
Sporculardan Aleyna Kaya da, “Kız yapamaz, edemez diye bir şey yok. Her kızda bir yetenek var ve bu tür organizasyonlar sayesinde o yetenekler ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Bir değer sporcu Hiranur Avcı ise, “Bir kız çocuğu olarak burada olmak, bu başarıyı göstermek çok gurur verici. Bu günü Verda Demetgül’e armağan ediyoruz. Takım arkadaşlarımı kutluyorum, çok güzel mücadele ettiler” diye konuştu.
Sporcu Ecrin İğdır, harika bir gün geçirdiklerini ifade ederek, “Futbol cinsiyete bağlı bir şey değil. Herkes futbol oynayabilir. Kızlar daha düşünceli ve başarılı olabilir” dedi.
Turnuva, ödül töreninin ardından tüm katılımcıların yer aldığı fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kocaeli Kitap Fuarı’nda katılımcılarla buluşan yazar Halit Ertuğrul, çocukların söyleneni değil, gördüklerini örnek aldığını belirterek, “Akıllı anne baba nasihat etmez, yaşantısıyla örnek olur” dedi.
Uluslararası 15.Kocaeli Kitap Fuarı, 7’den 70’e herkesin ilgisini çekiyor. Selim Sırrı Paşa Salonu’nda yazar ve ilahiyatçı Abdullah Yuyucu, “Duanız olmasa, nasıl dua edelim”, Yazar Halit Ertuğrul ise, “Aile ve gençlik eğitimi” adlı söyleşilerinde katılımcılarla bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim’den bazı ayetleri paylaşan yazar ve ilahiyatçı Abdullah Yuyucu, “Ayeti kerime de diyor ki; ’İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti, gayesi, bu kainatı yaratan Allah’ı tanımak, ona iman edip ibadet etmektir’ İbadetin özü ve özeti de duadır. Peygamber efendimiz, hadisi şerifinde buyurur ki ‘Dua ibadetin özüdür’. Söylediğim ayetin penceresinden baktığımızda Cenab-ı Allah, insanı dua için yaratmıştır” dedi.
“Dua insanın acizliğini, fakirliğini ve faniliğini hissetmesidir”
Duanın ne olduğunun anlaşılması gerektiğini ifade eden Yazar Yuyucu, “Alimlerimiz duayı şu şekilde ifade ediyor. Dua ellerini kaldırıp Allah’a böyle bir ihtiyaç listesi sunmak değildir ama dua şudur; Allah’ım ben acizim, ben fakirim, ben noksanım, yaratan sensin yaşayan sensin, acizliğimi ve fakirliğimi hissedip Cenabı Hakkın alim olduğunu, kadir olduğunu, rahman ve rahim olduğunu kalben hissedip onun dergahına gitmektir. Dua insanın acizliğini, fakirliğini ve faniliğini hissetmesidir” şeklinde konuştu.
“Aile ve Gençlik Eğitimi” adlı söyleşisinde konuşan akademisyen, psikolojik danışman ve yazar Halit Ertuğrul, “Allah sizi eşiniz ve çocuğunuzla imtihan etmesin. Tam bir imtihan dönemindeyiz. Sizlerden çok önemli bir ricam var. Ne olur Allah rızası için önce istediklerinizi yapın, yaşayın, gösterin örnek olun. Çocuklar istedikleriniz davranışları sizden görsün. Çocuklar nasihati dinlemez, boşuna zahmet etmeyin. Çocuklar anlattıklarınıza bakmaz yaptıklarınıza bakar, sözlerine bakmaz yaşantınıza bakar. Akıllı anne baba nasihat etmez, akıllı anne baba yaptıkları ile gösterir, yaşantısı ile gösterir ve hayatı ile gösterir” ifadelerini kullandı.
Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, yalnızca edebiyatın değil, hayatın merkezindeki konuların da konuşulduğu bir platform haline geldi. Bu yıl fuar kapsamında düzenlenen iki farklı söyleşide, aile yapısı, kültürel süreklilik ve dijital çağda ebeveynliğin değişen dinamikleri konuşuldu.
Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda bu yıl, aile yapısı, kültürel süreklilik ve dijital çağda ebeveyn olmanın zorlukları ele alındı. Eğitimci-yazar Dilek Cesur ve dijital dünyalar uzmanı Orhan Toker, ebeveynliğe dair geleneksel ve çağdaş yaklaşımlarıyla dinleyicilere hem duygusal hem de düşündürücü mesajlar verdi.
“Birliğin temeli aile, eksik olan ise mutlu çocukluk”
Birliğin Temeli Türk Dünyasında Aile Yapısı ve Kültürel Süreklilik başlıklı söyleşisinde Dilek Cesur, toplumun temelinin aileyle başladığını vurguladı. Katılımcılara duygusal ve düşündürücü mesajlar veren Cesur, anne ve babanın varlığının çocuğun hayatındaki yerini şu sözlerle anlattı; Bir annen ve bir baban varsa, kaç yaşında olursan ol çocuksun. Yaslanacak bir dizin, sığınacak bir yerin vardır.” Cesur, “mutlu çocukluk hatıralarının” erişilmesi en zor ve en değerli şey olduğunu vurgulayarak, çocukluğa dair eksikliklerin bireyin hayat boyu taşıdığı duygusal bir boşluk oluşturduğunu ifade etti.
“Amacın varsa uyanırsın”
Dilek Cesur’un altını çizdiği bir diğer konu ise bireyin yaşam enerjisi ve amacıydı. Her sabah insanı uyandıran şeyin sadece alarm değil, hayattaki amacı olduğunu söyleyen Cesur, depresyonun çözümünün bedeni ve zihni birlikte çalıştırmak olduğunu dile getirdi. Cesur, “Bugün bir kişinin yüzü benden dolayı tebessüm ederse, görevimi tamamlamış hissederim” diyerek, bireyin mutluluğunun toplumun mutluluğuna dönüşeceği mesajını verdi. Söyleşi sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, Cesur’a plaket takdim etti.
“Dijital çocukların ebeveyni olmak ayrı bir sanat”
Dijital Çocukların Ebeveyni Olmak başlıklı söyleşisinde Orhan Toker, dijital çağda çocuk büyütmenin geleneksel yöntemlerden ne kadar farklılaştığını çarpıcı örneklerle anlattı. Toker, çocuklarda artan kaygıya dikkat çekerek, “Şimdiki çocukların hepsinde bir kaygı var. Çünkü ortamı dinleyen, sürekli müdahale eden bir ebeveyn var” dedi. Toker, ebeveynlerin çocuk düşecek mi, kalkacak mı, haksızlığa mı uğradı gibi konularda aşırı hassas olmasının, çocukta özgüven sorunları doğurduğunu vurguladı.
“Diplomalar değil, yetenekler önemli”
Toker’in en dikkat çeken mesajı ise eğitim sistemine ve geleceğe dair öngörüleri oldu. Toker sözlerine şöyle devam etti: “Dünya artık diplomaların değil, birden fazla yeteneği olan insanların değerli olduğu bir yere gidiyor. Çocuğunuzun hangi okulda okuduğundan çok, neyi istikrarlı bir şekilde yapabildiği önemli” dedi. Ebeveynlerin çocukları için duyduğu gelecek endişelerinin, önümüzdeki 10 yıl içinde anlamını kaybedeceğini savunan Toker, bu süreçte önemli olanın çocukların potansiyellerini bastırmak değil, desteklemek olduğunu belirtti. Söyleşi sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Toker’e plaket takdim edildi.
Kocaeli’de “Kızlar Güçlenirse Dünya Güçlenir” temasıyla düzenlenen Dünya Kız Çocukları Günü etkinliğinde, kız çocuklarının eğitimde fırsat eşitliği, özgüvenli bireyler olarak yetişmeleri ve toplumsal farkındalığın artırılması mesajı verildi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 2012 yılında ilan edilen “Dünya Kız Çocukları Günü” kapsamında bu yıl da anlamlı bir etkinliğe imza attı. “Kızlar Güçlenirse Dünya Güçlenir” temasıyla Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen programda, kız çocuklarının eğitimde fırsat eşitliği, özgüvenli bireyler olarak yetişmeleri ve toplumsal farkındalığın artırılması vurgulandı. Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda gerçekleşen etkinliğe, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, “Akademisyen Anne” ismi ile sosyal medyada tanınan yazar Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal, çocuklar ve aileleri katıldı. Programda kız çocukları, ellerinde taşıdıkları anlamlı dövizlerle sahneye çıkarak, hazırladıkları şiirleri büyük coşkuyla seslendirdi. Sahnede yer alan dövizlerde “Kızlar okusun nesiller değişsin”, “Bir kız öğrenirse tüm aile öğrenir”, “Savaş değil sevgi büyütsün”, “Kız çocukları güçtür, gelecektir” gibi ifadeler yer aldı.
“Her kız çocuğu, ülkenin geleceğinde söz sahibidir”
Programda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, kız çocuklarının yaşamın her alanında iz bırakacak bireyler olduğuna dikkat çekerek, “Her kız çocuğu bir ülkenin geleceğinde söz sahibi olacağının kanaatindeyim. Bilimde, sanatta, sporda, eğitimde ve hayatın her alanında iz bırakacak birer yıldızdır. Onlara eşit haklar ve fırsatlar tanındığı sürece her kız çocuğumuzun gelecekte söz ve başarı sahibi olacağına inanıyorum. Bizler Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak, kızlarımıza bu fırsatları tanımak için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz. Özgüvenli bireyler yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.
Abiş, konuşmasında ayrıca savaşların gölgesinde yaşam mücadelesi veren kız çocuklarına da değinerek, “Gazze’de ve dünyanın birçok yerinde en temel yaşam hakkından mahrum bırakılan kız çocuklarımız için barışın, sevginin ve eşitliğin hüküm sürdüğü bir dünya temenni ediyorum” diye konuştu.
Aileler çocuklarına örnek oluyor
Programda ayrıca Akademisyen Anne Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal, “Bir kız çocuğu hikayesi” başlıklı konuşmasında, çocukluk anılarından yola çıkarak sevgi, sabır ve şefkatin çocuk gelişimindeki önemine değindi. “Kız çocuğu olmak gurur duyulacak bir şeydir” diyen Kangal, anne-babaların çocuklarına duygu ve davranışlarıyla örnek olduğunu vurguladı. “Mutluluk; parayla alınan şeylerde değil, annenin saçını taradığı sabahlarda, babanın ayakkabısını boyadığı anlarda gizlidir” sözleriyle salondaki katılımcılara duygusal anlar yaşattı.
“Özgüven, yapabildiklerinin farkında olmaktır”
Kangal, kız çocuklarının özgüven kazanımının doğdukları andan itibaren başladığını ifade ederek, özgüvenin “her şeyi yapabilmek” değil, “yapabildiklerinin ve sınırlarının farkında olabilmek” olduğunu dile getirdi. Çocukların güçlü yönlerinin desteklenmesi gerektiğini belirten Kangal, “Kız çocuklarımızın kendi ayakları üzerinde duran, ekonomik özgürlüğünü kazanmış bireyler olmaları en büyük hedefimiz olmalı. En önemlisi, denemekten asla vazgeçmesinler. Çünkü başarı, düşüp yeniden kalkmayı öğrenenlerin hikayesidir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Etkinlik, şiir dinletisi ve farkındalık konuşmalarının ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Kocaeli D-100 Karayolu’nda 2 otomobilin karıştığı kazada, çarpmanın şiddetiyle bir araç sürücüsü yola fırlarken, diğer araç ise ters döndü.
Kaza, Gebze ilçesi Osman Yılmaz Mahallesi D-100 Karayolu İstanbul istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsü hakimiyetinde bulunan 34 HP 5478 plakalı otomobil, önünde seyreden 28 ACM 136 plakalı Tofaş marka otomobile çarparak ters döndü. Çarpmanı şiddetiyle Tofaş marka otomobil sürücüsü yola fırlarken, araç ise adeta parçalandı. Ters dönen araçtan sürücü kendi imkanları ile çıkarken ihbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralanan sürücüleri ilk müdahalenin ardından ambulansa aldı. Tofaş marka araç sürücüsü hastaneye kaldırılırken, diğer sürücü hastaneye gitmeyi kabul etmedi.
Kaza sebebiyle araçlarda ciddi hasar oluşurken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde hafif ticari araç ile otomobilin karıştığı kazada 7 kişi yaralandı.
Kaza, Karamürsel ilçesi 4 Temmuz Mahallesi D130 Karayolu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, E.R. hakimiyetinde seyir halinde olan 41 K 9964 plakalı otomobil, önünde sarı ışıkta duran 41 AOP 654 plakalı ticari araca çarptı. Çarpmanın etkisi ile hafif ticari araç sürüklenerek tabelaya çarptı. Meydana gelen kazada toplam 7 kişi yaralanırken araçlarda maddi hasar oluştu. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, yaralılara ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulanslarla çevre hastanelere kaldırdı.
Kocaeli’de kitap fuarına katılan Dr. Yavuz Dizdar, su ihtiyacının kola ve limonata gibi içeceklerle karşılanmadığını söyleyerek, herkesi bol bol su içmesi konusunda uyardı.
Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, sağlık alanında önemli bilgileri de kitap dostları ile paylaşıyor. Selim Sırrı Paşa Salonu’ndaki söyleşisini katılımcılarla soru-cevap şeklinde gerçekleştiren Dr. Yavuz Dizdar, su içme alışkanlığı üzerine gelen bir soruya, “Ben şahsen günde 7-8 litre su içiyorum. Çok su içmek iyi midir? İyidir ama ben bu kadar suyu sevdiğim için içiyorum. Ben sabahları iki tane kahve içiyorum, arkasında bir buçuk litre su içiyorum. Ben evden çıkana kadar toplamda iki litre su içmiş oluyorum. Hastanede de çay ve suyumu içiyorum. Akşamda üç tane bir buçukluk şişe sabaha kadar bitmiş oluyor. Suyun karşılığını diğer içeceklerle bulma şansınız yok. Su ihtiyacı kola, limonata ile karşılanmaz” dedi.