Kocaeli’nin İzmit ilçesinde iki otomobilin çarpıştığı kazada 1 kişi yaralandı.
Kaza, gece saatlerinde Yenişehir Mahallesi mevkii İzmit-Kandıra yolu İzmit istikametinde meydana geldi. Sürücüleri öğrenilemeyen 34 PA 3570 ve 41 LF 408 plakalı iki otomobil çarpıştı. Kazada 41 LF 408 plakalı yolcu yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı, ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kaza nedeniyle kısa süreli trafik yoğunluğu yaşanırken, araçlar çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı.
Polis, kazayla ilgili inceleme başlattı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kenttin kırsal mahallelerinde çıkan yangınlarda tarlaları ve ekinleri zarar gören çiftçilere gübre ve tohum desteği sağlayacak.
Son günlerde meydana gelen yangınların ardından Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler sahada incelemelerde bulundu. İzmit’e bağlı Yenice ve Bayraktar, Kandıra’ya bağlı Selimköy ile Körfez’e bağlı Alihocalar mahallelerinde etkili olan yangınlarda, yaklaşık 100 dekar tarım arazisindeki buğday, arpa, yonca ve fındık gibi ürünlerin büyük ölçüde zarar gördüğü tespit edildi.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da, yangından etkilenen çiftçilere “geçmiş olsun” dileklerini iletti. Çiftçilere her zaman destek olmayı bir görev bildiklerini ifade eden Büyükakın, yangının yaralarını sarmak için ilgili birimlere gerekli talimatları verdiğini kaydetti.
Büyükakın’ın talimatı doğrultusunda başlatılacak destek programı kapsamında, ürünü zarar gören çiftçiler, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden alacakları hasar tespit tutanağı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne başvurarak gübre ve tohum desteğinden yararlanabilecek.
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde trafik ışıklarında otomobile çarparak anne ve 2 kızın ölümüne, babanın ise yaralanmasına sebep olan tır sürücüsünün yargılanmasına devam edildi. Bilirkişi raporunda yüzde 100 kusurlu bulunan sanığın, idrarında da yüksek miktarda uyuşturucu tespit edildiği bildirildi.
Kaza, 18 Temmuz 2024 tarihinde İzmit ilçesi D-605 Karayolu Çayırköy mevkiinde meydana geldi. Yusuf Y. (37) idaresindeki 41 APV 561 plakalı damperli tır, trafik ışıklarında bekleyen 38 AFN 983 ve 16 FCH 74 plakalı otomobillere çarptı. Kazanın ardından tır sürücüsü olay yerinden kaçtı. 16 FCH 74 plakalı otomobilde bulunan sürücü Şenol Kaya, eşi Hatice Kaya (43) ile kızları Miray (14) ve Elif (7) hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Anne Hatice Kaya ve 2 kızı hayatını kaybetti. Kaçan sürücü ise jandarma ekiplerine teslim oldu ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Trafik bilirkişi raporunda sanık yüzde yüz kusurlu bulundu
“Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan açılan davanın 2. celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Yusuf Y. ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanınca trafik bilirkişi raporu okundu. Raporda sanığın yüzde 100 kusurlu olduğu belirtildi. Sanık Yusuf Y., raporu kabul etmediğini, freninin tutmadığını dile getirdi. Katılanlar vekili Avukat İbrahim Balkır, “Araçta yük fazlası vardır, o da ayrıca bir kusurdur. Bu raporda geçmemiştir. Bunu da değerlendirilmesini istiyoruz. Şikayetimiz devam etmektedir.” dedi. Cumhuriyet savcısı, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden sanığın kusur durumunun belirtir rapor alınmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, savcının talebini kabul ederek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
“Arabanın frenleri tutmadı, kazaya engel olamadım”
Sanığın ilk celse verdiği beyanlar da ortaya çıktı. Yusuf Y., “Olay günü saat 17.00 sıralarındaydı. Havada yağmur yoktu. Hızım yaklaşık 40-45 kilometreydi. Tek gidişli yoldu. Orta şeritten hareket halineydim. Frenler tutmayıp araba hızlanmaya başlayınca sağ şeride geçtim. Vitese almaya çalıştım ancak vites çalışmadı. Bunun üzerine hız devam etti. Kırmızı ışıkta durabilmek adına tehlikeyi atlatmak için sol şeride geçtim ancak kazaya engel olamadım, pişmanım. Ben uyuşturucu kullanmamıştım ancak kaza gerçekleştikten sonra olay yerine gidecektim. Arkamda seyir halinde olan arkadaşım beni aradı ve ’Kaza yerine gelme, sıkıntılı olabilir’ dedi. Bunun üzerine benzinliğe gittim. Elimi yüzümü yıkadım ve metamfetamin kullandım. Ancak arabayı kullanırken uyuşturucu kullanmamıştım.” diye konuştu.
“Eşim ve 2 kızım hayatını kaybetti”
Sanıktan şikayetçi olan mağdur Şenol Kaya (51), “Olay günü ailemle birlikte kullandığım araçla hareket halindeydim. Sanığın kullandığı tırdan balata kokusu geliyordu. Tırı solladık ancak hızı fazlaydı. Daha sonra kırmızı ışıkta beklerken sanığın kullandığı araç arkadan bize çarptı. Eşim ve 2 kızım hayatını kaybetti. Kazanın, hızdan kaynaklandığını düşünüyorum” şeklinde konuştu. Müştekiler vekili avukat ise “Sanık beyanları doğru değildir. Olay yeri görüntüleri mevcuttur. Sanığın kullandığı aracın hızı 100 km civarındadır. Tır’da tonaj fazlası vardır. Geldiği yol 5-6 kilometre rampa aşağıdır. Bu rampada düşük viteste inilmesi gerektiğini herkes bilir ancak sanık uyuşturucu etkisinde olduğu için hızının farkında değildir. Müvekkilin durmakta olan aracına arkadan vurmuş ve yaklaşık 2 kilometre sürüklemiştir. Olay aslında bir trafik kazası değildir, taksirli değil kasıtlı bir eylemdir. Tüm bu sebeplerle sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz. Aracın arızalı olduğuna dair sanık beyanını da kabul etmiyoruz. Soruşturma aşamasında araçta inceleme yapılmış ve aracın faal ve bakımlı olduğu, hiçbir arızası olmadığı tespit edilmiştir. Uyuşturucunun araç kullanımına engel olup olmayacağı hususunda Adli Tıp incelemesini mahkemenizin takdirine bırakıyoruz. Sanıktan şikayetçiyiz, davaya katıma talebimiz vardır, dedi.
İddianamede sanığın idrarında metamfetamin tespit edildiği belirtildi. Ayrıca sanık araç freninin patladığını iddia ederken, alınan bilirkişi raporuna göre bunun doğru olmadığı da yer aldı.
Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen Araştırma Üniversiteleri Destek Programı Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, “Birkaç sene içinde uluslararası sıralamalarda ilk 100’e girecek aday üniversitelerimiz var. ADEP kapsamında tahsis edilen toplam kaynak miktarı 4 yıllık sürede 12.5 kat arttı, önümüzdeki yıl da misliyle artıracağız” dedi.
Boğaziçi Üniversitesi, Araştırma Üniversiteleri Destek Programı Değerlendirme Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Toplantıya, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar’ın yanı sıra Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Mehmet Naci İnci, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkalığı Başkanı İbrahim Şenel, bürokratlar ve araştırma üniversitelerinin rektörleri katıldı.
“6 üniversitemizi Araştırma Üniversiteleri Aday İzleme Programına dahil ettik”
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, “Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülmekte olan Araştırma Üniversiteleri Programına ilişkin vizyonumuzu 13 Aralık 2021 tarihinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz toplantıda sizlerle ve kamuoyu ile paylaşmıştık. Yine bu toplantımızda, yapılan değerlendirmeler sonucunda belirlenen 20’si devlet, 3’ü de vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 23 üniversitemizi araştırma üniversitesi olarak ilan etmiştik. Yaklaşık 4 yıldan beri araştırma üniversitelerimizin performanslarını yıllık olarak yakından takip ediyor, gerek kadro ve gerekse de proje destekleriyle üniversitelerimizi destekliyoruz. Yükseköğretim Kurulu olarak sadece araştırma üniversitelerinin değil, ülkemizdeki 208 üniversitemizin her birinin yıllık araştırma, yayın, proje, paydaşlarla iş birliği ve etkileşim ile eğitim ve öğretime ilişkin performanslarını da düzenli olarak izliyoruz. Araştırma üniversitesi unvanının ilanihaye sürecek bir unvan olmadığını, 23 üniversitemiz dışında kalan tüm üniversitelerimizin de araştırma üniversitesi namzedi olduklarını ifade etmiştik. Nitekim, 21 Kasım 2023 tarihinde Ege Üniversitesi’nin ev sahipliğinde İzmir’de gerçekleştirdiğimiz toplantıda, araştırma üniversiteleri programında yer almamasına rağmen araştırma, yayın ve proje performanslarını her geçen yıl yükselten üniversitelerimize de programa dahil olabilme imkanını sunarak bu üniversitelerimizin motivasyonlarını artırmak, araştırma üniversitesi olma potansiyeline sahip üniversitelerimizi de bu tatlı rekabetin içine alarak yeni bir sinerji oluşturmak amacıyla, araştırma üniversiteleri ligi dışındaki üniversitelerimiz arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda, 6 üniversitemizi Araştırma Üniversiteleri Aday İzleme Programına dahil ettik. Bu üniversitelerimiz Akdeniz, Gaziantep, Kocaeli, On dokuz Mayıs, Sakarya ve Selçuk Üniversiteleridir. Bu çerçevede Aday İzleme Programı’na dahil edilen 6 üniversitemizi 2024 yılı itibariyle 2 yıllık izleme sürecine aldık. Bu 2 yılın neticesinde yani 2025 yılı sonunda, bu üniversitelerimiz arasından performansları mevcut araştırma üniversitelerinin üzerine çıkanları programa dahil etmeyi planlıyoruz. Dolayısıyla araştırma üniversitesi statüsüne yükselme yolunu tüm üniversitelerimiz için açık tutuyoruz. Üniversitelerimiz arasındaki bu tatlı rekabetin, araştırma üniversiteleri ligini daha dinamik tutacağına ve yükseköğretim sistemimizi daha da geliştireceğine inanıyoruz” diye konuştu.
“Birkaç sene içinde uluslararası sıralamalarda ilk 100’e girecek aday üniversitelerimiz var”
Tüm araştırma üniversitelerinin ilk 800 – 1000 bandını hedeflemesinin gerektiğini söyleyen Özvar, “Yükseköğretim Kurulu olarak, daha önce de defaatle ifade ettiğim üzere, yükseköğretim sistemimizin lokomotifi olarak gördüğümüz araştırma üniversitelerimizin uluslararası alanda daha görünür olmalarını arzu ediyoruz. Son yıllarda başta araştırma üniversitelerimiz olmak üzere, üniversitelerimizin uluslararası sıralamalarda istikrarlı bir şekilde yükselişe geçmiş olmalarını memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Ancak bu sıralamalarda bazı araştırma üniversitelerimizin yükselen performansı yanında diğer bazı araştırma üniversitelerimizin beklenen performansı gösteremediklerine de maalesef şahit oluyoruz. Malumunuz olduğu üzere, 12. Kalkınma Planı’nda yer alan yükseköğretimle ilgili hedeflerimizden birisi de Dünya Akademik Başarı Sıralamalarında ilk 500’de yer alan üniversite sayımızın, 2028 yılında 10’a çıkarılması olarak belirlenmiştir. İnşallah bu plan döneminin sonunda bu hedefe hep birlikte ulaşacağız. Araştırma üniversitelerimizin tamamının, fiziksel altyapıları ve sahip oldukları akademik insan kaynağı ile önümüzdeki 5 yılda ilk 500 içerisinde yer alma potansiyeline sahip olduklarına inanıyorum. Bu konuda daha fazla gayret göstermenizi sizlerden istirham ediyorum. Biz Yükseköğretim Kurulu olarak bundan sonra da bu konuda sizlere her türlü katkıyı vermeye devam edeceğiz. Tüm araştırma üniversitelerimizden ilk 800 – 1000 bandını hedeflemesi lazım. Birkaç sene içinde uluslararası sıralamalarda ilk 100’e girecek aday üniversitelerimiz var” ifadelerini kullandı.
“Beklentimiz genelgedeki hususları diğer üniversitelere de rehberlik edecek şekilde uygulanmasıdır”
Genelgede yer alan hususların bizzat takipçisi olacaklarını belirten Özvar, “Uluslararasılaşmaktan bahsetmişken, özellikle bilimsel araştırma projelerine daha fazla uluslararası araştırmacı dahil etmenizin uluslararası iş birliğinizin gelişmesine, üniversitenizin görünürlüğüne ve uluslararası sıralamalara olumlu yansıyacağını da vurgulamak isterim. Geçtiğimiz yılın ekim ayında başladığımız ve şubat ayında tamamladığımız 2030’a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu Bölgesel Toplantıları sonucunda oluşturduğumuz 2030 vizyonumuza ilişkin genelgeyi ve detaylı eylem planımızı geçtiğimiz günlerde sizlerle paylaştık. Bu eylem planının ana başlıkları, toplantılarda da sunulduğu üzere, kalite odaklı süreç yönetimi ve liderlik, üniversitede dijital dönüşüm ve veriye dayalı yönetim, üniversitenin ulusal ve uluslararası itibarı ve görünürlüğü, girişimci ve yenilikçi üniversitedir. Sizlerden beklentimiz bu genelgedeki hususları ve eylem planımızı, diğer üniversitelere de rehberlik edecek şekilde uygulamanızdır. Bu genelgede yer alan hususların bizzat takipçisi olacağımızı da özellikle bilmenizi isterim. Bir diğer konu da yine 2030 vizyonuyla ilgili olarak üniversitelerimizin veriye dayalı yönetim sistemlerinin ve dijital olgunluk düzeylerinin geliştirilmesidir. Bu amaçla kurulumuz bünyesinde yeni bir projenin yürütülmekte olduğunu da sizlere bildirmek isterim. Üniversitelerimizin Dijital Olgunluk Düzeylerinin Belirlenmesi Projesi kapsamında ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarındaki uygulamaların dijital olgunluk düzeylerinin tespiti, dönüşüm hedeflerinin belirlenmesi ve yol haritasının oluşturulmasına katkı sağlayabilecek bir dijital olgunluk modeli geliştirilmiştir. Bu doğrultuda sürekli devam eden uzman panelleri ve odak grup görüşmeleri yoluyla oluşturulan taslak modelin pilot çalışması, 18 üniversitede tamamlanmış olup önümüzdeki yıl tüm üniversitelerimize teşmil edilecektir. Buradaki amacımız üniversitelerimizi dijital olgunluk düzeylerine göre sıralamanın ötesinde, üniversitelerimizde eğitim, araştırma, altyapı ve idari süreçlerin dijitalleşme düzeylerinin belirlenmesiyle birlikte her bir alana rehberlik edecek bir yol haritasının ortaya konmasıdır” diye konuştu.
“ADEP kapsamında tahsis edilen toplam kaynak miktarı 4 yıllık sürede 12.5 kat arttı”
Özvar konuşmasının devamında ise, “Araştırma Üniversiteleri Programındaki üniversitelerin araştırma kapasitelerinin artırılmasına yönelik özel destek sağlanması kapsamında, 17 Mart 2022 tarihinde, Yükseköğretim Kurulu ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımız arasında imzalanan protokolle Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) hayata geçirilmiştir. Sonraki süreçte, destek programının işleyişine ilişkin Usul ve Esaslar da yine Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile koordinasyon içerisinde Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanmış olup üniversitelerimizle de paylaşılmıştır. Bu vesile ile Araştırma Üniversiteleri Destek Programının hayata geçirilmesindeki sonsuz desteği dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bir kez da şükranlarımı arz ediyorum. Strateji ve Bütçe Başkanımız Sayın İbrahim Şenel ve ekibine de bu sürecin yürütülmesindeki katkılarından dolayı hassaten teşekkür ediyorum. Araştırma Üniversiteleri Destek Programı kapsamında, 2022 yılından itibaren geçerli olmak üzere, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından oluşturulan Komisyon aracılığıyla, her yıl yapılan performans değerlendirmesi sonuçlarına göre, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından araştırma üniversitelerine yıllık olarak, araştırma projelerinde kullanılmak üzere kaynak tahsis edilmektedir. ADEP kapsamında tahsis edilen toplam kaynak miktarı 4 yıllık sürede 12.5 kat arttı. Önümüzdeki yıl da misliyle artıracağız. Strateji ve Bütçe Başkanımız İbrahim Şenel’in de vurguladığı gibi araştırma performansı arttıkça kaynak artışı yapılmaya devam edilecektir. Araştırma Üniversiteleri kendilerine tahsis edilen bu kaynağı, başta Kalkınma Planındaki öncelikli sektörler olmak üzere, YÖK tarafından eşleştirildikleri alanlardaki bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesinde kullanabilmektedirler. Destek Programı kapsamında Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından üniversitelerimizin BAP bütçelerine yapılan kaynak aktarımı BAP Yönetmeliği kapsamında kullanılmaktadır. Araştırma Üniversiteleri Destek Programı kapsamında hazırlanan projelerin izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla YÖK bünyesinde, Strateji ve Bütçe Başkanlığı temsilcilerinin de katılımıyla İzleme ve Değerlendirme Komisyonu teşkil edilmiş olup, bu Komisyon aracılığıyla üniversitelerimizin proje performansları yakından takip edilmektedir” dedi.
Mavi Vatan’da kadın nöbeti
KOCAELİ (İHA) – Türk Silahlı Kuvvetleri’nin göz bebeği Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan kadın subaylar, savaş gemilerinde üstlendikleri kritik görevlerle zorlukların üstesinden başarıyla geliyor.
Mavi Vatan’ın güvenliğinde önemli rol üstlenen Türk Donanması, modern savaş gemileri ve nitelikli personeliyle dikkat çekiyor. Bu muharip gemilerde görev yapan kadın subaylar; savaş harekatı, mühimmat yönetimi, eğitim ve idari sorumluluklar gibi birçok alanda aktif şekilde görev alıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda 200’ün üzerinde rütbeli kadın personel görev yapıyor.
Kadın subaylar, savaş gemilerinde görev alarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin denizlerdeki gücüne güç katıyor. Erkek meslektaşlarıyla omuz omuza çalışan kadın personel, askerlik ve denizciliğin tüm zorluklarına başarıyla göğüs geriyor.
“Böyle bir göreve sahip olmaktan dolayı kıvanç duymakta ve ayrıcalıklı hissetmekteyiz”
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Teğmen Ecehan Erbaş, kadınların orduda gösterdiği başarının altını çizerek, “Deniz kuvvetleri, disiplinin, liyakatin ve özverinin esas alındığı, aynı zamanda kadın erkek eşitliğinin en somut şekilde yaşandığı bir kurumdur. Son derece meşakkatli meslekler olan askerlik ve denizcilik mesleklerini birlikte icra ettiğimiz ve adeta yaşam biçimimiz haline gelen böyle bir göreve sahip olmaktan dolayı kıvanç duymakta ve ayrıcalıklı hissetmekteyiz” dedi.
“Hayallerinizin peşinden gidin”
İçinde vatan sevgisi taşıyan genç Türk kadınlarına da seslenen Teğmen Ecehan Erbaş, “İçinde vatan sevgisi taşıyan genç Türk kadınlarına şunu söylemek isterim; hayallerinizin peşinden gidin. Çünkü Türk kadını Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığı ilhamla hedeflerine ulaşacak kabiliyete ve güce sahiptir. Bizler burada görevimizin başındayız. Sizi de bu güçlü ailenin bir parçası olarak görmekten mutluluk ve kıvanç duyarız” şeklinde konuştu.
“Disiplin anlayışları ve liderlik vasıflarıyla ön plana çıkmaktadırlar”
Deniz Albay Arda Ceylan ise kadın subayların görev kapsamını şöyle anlattı:
“Deniz kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan kadın personel deniz harekatı, mühendislik, eğitim, idari, lojistik ve teknik dahil tüm alanlarda aktif olarak rol almakta. Harekatın tüm boyutlarında ve komuta kademesine kadar geniş bir yelpazede sorumluluk üstlenmektedirler. Kadın personel muharip, yüzer ve uçar unsurlarıyla karargahlarda görev alarak askerlik ve denizciliğin tüm zorluklarını başarıyla omuzlamakta, uzmanlık alanlarındaki bilgi birikimleri, disiplin anlayışları ve liderlik vasıflarıyla ön plana çıkmaktadırlar. Özetle deniz kuvvetlerinde görevli kadın personelimiz bugün denizde, karada ve havada her alanda varlık göstermekte, üstlendikleri kritik görevleri başarıyla yerine getirerek toplumumuza ilham kaynağı olmaktadırlar”
“Hem büyük bir gurur hem de yüksek bir sorumluluk demek”
Kadın bir subay olarak Türk Silahlı Kuvvetleri saflarında yer almanın gurur verici olduğunu ifade eden Teğmen Şeyda Yıldırım, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kadın subayı olarak görev yapmak hem büyük bir gurur hem de yüksek bir sorumluluk demek. Bu üniformayı taşıyarak sadece bir meslek icra etmiyor, aynı zamanda vatan sevgisini, disiplin anlayışını ve fedakarlığı yaşam biçimi haline getiriyoruz. Kadın personel olarak erkek meslektaşlarımız da eşit şartlarda görev yapıyor, bilgi, yetenek ve kararlılıkla aynı hedefe birlikte yürüyoruz. Böyle bir ortamda görev yapmak hem kişisel gelişimimiz hem de Türk kadının gücünü göstermek açısından çok kıymetli” dedi.
Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde motosikletin çarptığı 3 yaşındaki çocuk ağır yaralandı.
Kaza, Döngel Mahallesi’nde meydana geldi. Plakası ve sürücü bilgileri öğrenilemeyen motosiklet, 3 yaşındaki çocuğa çarptı. Durumu fark eden vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan çocuğu ilk müdahalenin ardından ambulansa alarak hastaneye kaldırdı.
Polis olayla ilgili inceleme başlattı.
Darıca Belediyesi, ilçe halkının yoğun olarak kullandığı sosyal alanları yenileme çalışmaları kapsamında, Dudayev Sahili’ndeki Hilal Bahçe Sosyal Tesisi’ni modern bir görünüme kavuşturdu.
Yapılan çalışmalar çerçevesinde, tesisteki oturma alanları ve çevre düzenlemesi baştan sona yenilendi. Peyzaj çalışmalarıyla tesise doğayla uyumlu yeşil bir konsept kazandırıldı. Özellikle yaz aylarında sahilde vakit geçiren vatandaşlar ve çocuklu aileler için daha ferah ve konforlu bir dinlenme alanı oluşturulması hedeflendi. Yenilenen tesis, çalışmaların tamamlanmasının ardından yeniden vatandaşların kullanımına açıldı.
Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, vatandaş memnuniyetini esas alan projeler üretmeye devam ettiklerini belirtti. Başkan Bıyık, “Göreve geldiğimiz günden bu yana, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıracak projelere öncelik veriyoruz. Hilal Bahçe Sosyal Tesisi’ni sadece fiziksel olarak yenilemedik, aynı zamanda halkımızın burada huzurla vakit geçirebileceği, ailece dinlenebileceği bir alan haline getirdik. Darıca’yı güzelleştirmeye, vatandaşlarımızın memnuniyetini esas alarak çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Kuzuyayla Tabiat Parkı’nda düzenlenen “TÜR SAY” etkinliğine katılan 100’ü aşkın doğasever, bölgede 144 farklı canlı türü tespit etti. “Vatandaş bilimi” projesi kapsamında yapılan 169 gözlemle, Kuzuyayla’nın biyoçeşitlilik envanteri çıkarıldı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Doğa Kocaeli” markası altında düzenlediği TÜR SAY (Tür Sayımı) etkinliği, doğaseverlerin katılımıyla Kuzuyayla Tabiat Parkı’nda gerçekleştirildi. “Vatandaş bilimi” anlayışıyla düzenlenen etkinlikte, 100’den fazla katılımcı, uzman eğitmenler rehberliğinde bölgenin flora ve faunasını kayıt altına aldı. Katılımcılar, gözlemledikleri bitki, kuş, böcek ve mantar gibi canlıları cep telefonları aracılığıyla “iNaturalist” uygulamasına yükleyerek bilimsel bir veri tabanı oluşturulmasına katkı sağladı.
İstanbul Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Ergün Bacak, kuş gözlemcisi Ümit Malkoçoğlu, Hüseyin Cahit Doğan, böcek bilimci Dr. Havva Kübra Soydabaş Ayoub ve biyolog Sibel Süer tarafından yönlendirilen katılımcılara dürbün, böcek gözlem kutusu ve büyüteç gibi araçlar sağlandı.
Etkinlikte Kuzuyayla’nın ormanlık alanlarında yapılan kuş gözlemleri dikkat çekti. Sürmeli çalıkuşu, yeşil çıvgın, ispinoz, çütre, çam baştankarası, karakızılkuyruk, boz ebabil ve dağ incirkuşu gibi türler kayda geçti. Katılımcılar, kuşların davranışlarını ve yaşam alanlarını gözlemleyerek kayıt altına aldı.
Böcek gözlemlerinde ise dikkat çeken türler arasında orman çekirgesi, İspanyol kraliçesi, uğur böceği, alev tahtakurusu ve yaban arısı örümceği yer aldı. Bu türlerin tamamı, bölgenin ekosisteminde önemli rol oynayan canlılar arasında değerlendiriliyor.
Etkinlik boyunca yapılan toplam 169 gözlem sonucunda 144 farklı tür Kuzuyayla’nın biyoçeşitlilik envanterine kazandırıldı. Elde edilen veriler, bölgenin ekolojik zenginliğini bilimsel olarak belgeleme açısından önemli bir kaynak oluşturdu.
Bölgenin florasına yönelik çalışmalarda ise aralarında çalı mürdümüğü (Lathyrus czeczottianus), akdağ marulu (Cicerbita variabilis) ve öküz çıngırağı (Campanula grandis) gibi endemik ve nadir bitkilerin de bulunduğu çok sayıda tür envantere eklendi. Etkinlik sonunda yapılan 169 gözlem ile toplam 144 farklı tür bilimsel olarak belgelenmiş oldu.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleme projeleri kapsamında, Kandıra’daki fındık üreticilerine yönelik önemli bir yatırımı hayata geçiriyor.
Bu çerçevede, “Kandıra İlçesi Fındık Depolama Tesisi Yapımı” işi için ihale düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi İhale Salonu’nda Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) üzerinden online olarak yapılan ihaleye 14 firma teklif sundu.
Proje, Kandıra ilçesi Çalköy Mahallesi’nde, 334 ada 52 parsel üzerinde yer alan toplam 11 bin 243 metrekarelik alanda inşa edilecek. Tesis kapsamında, her biri aynı tipte 3 ana yapı planlandı. Bu binalardan ikisi fındık, biri ise gübre deposu olarak hizmet verecek. Tesis içerisinde ayrıca idari ofisler, personel alanları ve dış alanda kullanılmak üzere bir kantar ünitesi de yer alacak.
Kandıra’nın en önemli ekonomik değerlerinden olan fındık üretimine destek sağlamayı hedefleyen tesisin, üreticilerin ürünlerini modern, hijyenik ve güvenli şartlarda depolamasına imkan tanıması planlanıyor. Projenin, ürün kayıplarının önüne geçerek üreticinin emeğini koruması ve pazara sunulan ürünün değerini artırması bekleniyor.
Gübre deposunun ise bölgedeki tarımsal destek altyapısını daha da güçlendireceği belirtildi.
Başiskele’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “85 Milyona Bayrak” çağrısı kapsamında esnafa Türk bayrağı dağıtıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye Projesi” çerçevesinde yaptığı “Her haneyi ay yıldızlı bayrağımızla donatalım” çağrısı, Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde karşılık buldu. Bu kapsamda, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, AK Parti Başiskele İlçe Başkanı Mehmet Başyiğit ve beraberindeki heyet, ilçe esnafına yönelik bir ziyaret programı düzenledi.
Heyet, program kapsamında iş yerlerini tek tek ziyaret ederek esnafa Türk bayrağı hediye etti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına desteklerini iletti.
Belediye Başkanı Yasin Özlü, etkinliğe ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda birlik ve beraberlik mesajı verdi.
Başkan Özlü, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ’85 Milyona Bayrak Çağrısı’na, Başiskele’mizden güçlü bir ses verdik. Terörsüz Türkiye idealiyle, her evde, her dükkanda, her sokakta şanlı bayrağımızı dalgalandırmak için esnafımıza ay yıldızlı al bayrağımızı takdim ettik. Biz bu toprakların sevdasını aynı gökyüzüne asmış, aynı bayrağın gölgesinde büyümüş bir milletiz. Sesimiz bir, sözümüz bir: Bu bayrak inmeyecek, bu ezan dinmeyecek”