Olay, saat 16.00 sıralarında Derince ilçesi Yenikent Mahallesi’ndeki Cendere Mesire Alanı’nın üst kısmında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 34 JN 3811 plakalı Honda marka otomobille mesire alanına gelen ve ismi henüz öğrenilemeyen sürücü, aracını park etmek istediği sırada direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan otomobil, yaklaşık 7 metre yükseklikten Cendere kanalına düştü. Kazayı gören çevredeki vatandaşlar büyük panik yaşarken, durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Kısa sürede olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan itfaiye ekipleri, halatlarla kanala inerek sürücüyü araçtan çıkardı. Yaralı, yukarı taşınarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan sürücü, olay yerinde ilk müdahale yapıldıktan sonra ambulansla Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, kazayla alakalı inceleme başlatıldı.
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan Zülfi Satar, 22 Haziran’da kaybolan “Pars” isimli sağır Ankara kedisini günler sonra buldu. Bir vatandaş tarafından evine yakın yerde bulunan kedisine kavuşan Satar, bu kez mutluluk gözyaşları döktü.
Gölcük’te yaşayan evli ve bir çocuk babası Zülfi Satar (46), ailesinin parçası olarak gördüğü “Pars” isimli Ankara kedisini 22 Haziran’da evinin önünden kaybetti. Sağır olan kedisini bulmak için günlerce sokak sokak gezen ve gözyaşlarıyla çevreden yardım isteyen Satar’ın bu çağrısı yanıtsız kalmadı. Pars, duyarlı bir vatandaş sayesinde Gölcük Kavaklı Mahallesi’nde bulundu. Günler sonra kedisine kavuşan Satar, bu kez sevinç gözyaşları döktü.
Ayrıca Zülfi Satar, daha önce kedisini bulana 10 bin TL ödül vereceğini açıklamıştı. Ancak Pars’ı bulan vatandaşın bu ödülü kabul etmediği öğrenildi.
“Şu an kelimeler dudaklarımda, yüreğimde”
Duygularını anlatan Satar, “Şu an kelimeler ağzımda, dudaklarımda, yüreğimde. Yani ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Dün gece sabaha kadar uyumadım. Gelen ihbardan sonra sabaha kadar onu aradım. Çok yeri aradım ama şu an ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. İnanın, anlatacak kelime yok. Bu duyguyu anlatmaya kelime yok. Çok özlemişim. O kadar mutluyum ki” dedi.
“Pars’ı görünce yığıldım”
Satar, kayıp haberi üzerine Adem Güven isimli vatandaşın kendisini aramasıyla umutlarının yeniden yeşerdiğini söyleyerek, “Bir heyecanla gittim. ’Abi hiçbir yerde arama, kedin bende’ dedi. Haberlerden görmüş. Gittim, kediyi gösterdi. O an bilmiyorum, yığıldığımı hatırlıyorum en son. Çökmüşüm. Kediyi kucağıma getirmiş. Ağlamak mı, hıçkırık mı, sevinç mi, mutluluk mu, nasıl bir şey olduğunu şu an hatırlamıyorum. Şu an hala titriyorum. Elim, ayağım hala titriyor. Ama kadar mutluyum ki” diye konuştu.
“Bu kokuyu almam gerekiyordu”
Pars’ı aradığı süreçte Türkiye’nin dört bir yanından destek telefonları aldığını belirten Satar, “Sayenizde o kadar çok ihbar geldi ki. Çok kişi aradı. Ankara’dan bile arayan oldu. Bir kişi ’Kedin Ankara’ya gelmiş olabilir mi? Biz de bulduk aynısını’ dedi. Dün birçok yere gittim. Değirmendere’ye gittim, İzmit’te birkaç yere gittim, cami avlularına gittim, hepsine baktım. Fotoğraf atıyorlar. Fotoğraflarda gerçekten çok benziyor kediler birbirlerine. Canlı görmem gerekiyor, bu kokuyu almam gerekiyordu ama bu sabah bu kokuyu aldım. Şu an dünyanın en mutlu insanlarından bir tanesi benim” şeklinde konuştu.
“Dişi kırılmış”
Kedisinin sağlık durumu hakkında bilgi veren Satar, “Veteriner hekime götürdüm. Herhangi bir problemi yok. Stresi biraz geçtikten sonra dış bakımı yapılacak. Dış bakımını yapıp, tüylerini, vücudunu temizleyip, aşısını yapıp ondan sonra evimize geçeceğiz. Dişinin bir tanesinde kırık var. Kolay değil, kaç gündür sokaklarda. Vücuduna baktığınız zaman görürsünüz, herhangi bir eve alınmamış büyük ihtimalle, sokaklarda yaşamış. Evime de yakın bir yerde çıktı aslında” ifadelerini kullandı.
“Bana deli diyorlar”
Bu süreçte sosyal medyada bazı olumsuz yorumlarla da karşılaştığını aktaran Zülfi Satar, sözlerini şöyle noktaladı:
“Hayvan sevgisi olmayan insanların o şekilde yorum yapmasına hiç üzülmüyorum gerçekten. İçinde hayvan sevgisi yoksa o yazdığı yorumun bence hiçbir anlamı yok. Bana deli diyorlar. ’Sen kediyi ne kadar çok seviyorsun?’ diyorlar. Sevemez miyim? Hayvan sevmek güzel bir şeydir. Sonuçta bu da bir can. Evimizdeki çocuğumuz gibi. Milyonlarca insan kedi bakıyor. Sevmeyebilirsiniz. İstediğiniz yorumu yapabilirsiniz, ben hiçbir şey demiyorum ama çok güzel yorum yapanlar da var. Çok arayan oldu. Çok duyarlı insanlar var. Dediğim gibi Ankara’dan, Eskişehir’den insanlar aradı. Kocaeli’nin birçok ilçesinden, Gebze’den arayanlar oldu ama kedim Gölcük’te çıktı. Sayenizde, yapmış olduğunuz haber sayesinde birçok insan ulaştı bana. Hepsine buradan minnettarlıklarımı sunuyorum. Hepinize teşekkür ediyorum.”
Körfez ilçesi Bayraktar Caddesi’nde konforlu ulaşım için üstyapı çalışmaları çerçevesinde yolun dayanıklılığı artırılarak, 600 ton binder asfalt uygulaması gerçekleştirildi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, altyapı çalışmaları tamamlanan Körfez ilçesi Yavuz Sultan Selim Mahallesi’ndeki Bayraktar Caddesi’nde kapsamlı asfalt ve kaldırım yenileme çalışmalarına başladı. İSU tarafından gerçekleştirilen altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan yol, yol ve bakım dairesi başkanlığına bağlı ekipler tarafından yeniden düzenlendi. Çalışmalar kapsamında öncelikle terasman kazısı yapıldı. Ardından zemine bin ton plent miks temel serildi. Üstyapı çalışmaları çerçevesinde yolun dayanıklılığı artırılarak, 600 ton binder asfalt uygulaması gerçekleştirildi. Yol çalışmalarıyla eş zamanlı olarak yaya güvenliği de dikkate alındı. Cadde üzerindeki kaldırımlar, asfalt serim çalışmalarının ardından tamamen yenilenecek. Yenilenen Bayraktar Caddesi, tamamlanan asfalt ve kaldırım çalışmaları sayesinde hem sürücüler hem de yayalar için daha güvenli ve konforlu bir ulaşım güzergahı haline gelecek.
Gölcük’te düzenlenen Geleneksel Rahvan At Yarışları Değirmendere Koşusu’na, Türkiye’nin dört bir yanından 107 at ve binicileri katıldı. Kıyasıya geçen yarışlarda atlar nefesleri kesti.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gölcük Belediyesi ve Geleneksel Spor Dalları Federasyonu işbirliği ile düzenlenen Geleneksel Rahvan At Yarışları Değirmendere koşusu, Rahvan At Bakım ve Konaklama Tesisi Koşu Pisti’nde yoğun katılımla gerçekleşti. Gölcük Belediyesi Geleneksel Rahvan At Yarışları Değirmendere Koşusu, büyük ilgi ve katılımla Rahvan At Bakım ve Konaklama Tesisi Koşu Pisti’nde düzenlendi. 11 kategoride yapılan yarışlara, Türkiye’nin dört bir yanından ve Gölcük, Değirmendere’den 107 at katıldı. Büyük heyecan ve çekişme yaşanan yarışlarda; dereceye girenler düzenlenen törenle ödüllendirildi. Çekişmeli yarışlarda baş, baş altı, büyük orta, küçük orta, deste, dörtlü tay, üçlü tay, ikili tay, ithal atlar(A), ithal atlar(B), köylü dörtnal kategorilerinde dereceye girenlere ödülleri takdim edildi.
Dereceye girenler
Baş atlar: 1. Özgür Güven, 2. M. Zaid Oruç, 3. Berker Gün. Başaltı: 1. Berker Gün, 2. Recep Şimşir, 3.İbrahim Barut. Büyük Orta: 1. Niyazi Yavyu, 2. Serhat Kadir, 3.Recep Akbaş. Küçük Orta: 1. Zekiler Gıda, 2. İbrahim Barut, 3.Hasan Hançer. Deste: 1. Akın Grup Hayvancılık, 2. İsmail Tanrıkurt, 3.Mustafa Dinçbaş. Dörtlü Tay: 1.Mehmet Çakar, 2.Serap Polat, 3. Seydi Koçak. Üçlü Tay: 1. İsmet Büyükataman, 2. Cengiz Irak, 3.Süleyman Gökbayrak. İkili Tay: 1 Mustafa Burmaoğlu, 2.Mehmet Uçmaz, 3.İsmail Kellegöz. İthal B: 1.Ahmet Yasin Ulusoy, 2.Nazım Sunar, 3.Rıdvan Erdoğan. İthal A: 1. Ahmet Yasin Ulusoy, 2. Şevki Atman olarak ödül almaya hak kazandı.
Gölcük Belediyesi Rahvan At Bakım ve Konaklama Tesisi Koşu Pisti’nde düzenlenen yarışlarda izleyiciler arasında; MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkan Vekili Kadir Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları İbrahim Uzuner ve Kürşat Çakıroğlu, MHP İlçe Başkanı Derya Çavdar ile Gölcük ve çevre illerden gelen yüzlerce vatandaş yerini aldı.
Kocaeli için özel tasarlanan tramvayların 9’uncusu raylara indirildi. 10 araçlık filonun son aracı da kısa sürede şehre getirilerek filoya dahil edilecek.
Kocaeli’de şehir içi ulaşımın çehresini değiştiren tramvay filosu güçlenmeye devam ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin satın aldığı 10 tramvay aracından 9’uncusu geçtiğimiz gün raylara indirildi. Vatandaşlara konforlu ulaşım sunmayı hedefleyen büyükşehir, son tramvay aracını da kısa süre içinde teslim alacak. Ankara’da üretilen ve Kocaeli için özel olarak tasarlanan tramvay araçları, ulaşımda vizyonun simgesi haline geldi. 33 metre uzunluğundaki modern araçlar, 298 yolcu kapasitesine sahip. 66 yolcu oturarak, 232 yolcu ayakta seyahat edebiliyor. Araçlar, son teknolojiye uygun olarak tasarlanırken bakım-onarım giderlerini minimumda tutacak şekilde dizayn edildi. Diğer yandan büyükşehir belediyesinin 10 tramvay aracı alımı kapsamında son araç da çok kısa süre içinde Kocaeli’ye ulaşacak. Böylece ulaşım filosu daha da güçlenecek.
Darıca’da 15 Temmuz’u unutturmamak ve milli birlik ruhunu yeniden yaşatmak için demokrasi zaferinin 9. yıldönümünde yürüyüş gerçekleşecek.
Darıca Belediyesi, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında anma programı düzenliyor. Milletin destansı direnişinin 9. yılında, şehitleri anmak ve birlik ruhunu yaşatmak amacıyla hazırlanan etkinlikler, 15 Temmuz Salı akşamı gerçekleşecek. Program, saat 20.00’de Darıca Belediyesi önünden start alacak Birlik Yürüyüşü ile başlayacak. Ardından, 21.00’de Dudayev Sahili Amfi Tiyatro Alanı’nda sevilen sanatçı Orhan Hakalmaz sahne alacak. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, 15 Temmuz’un unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayarak, “15 Temmuz, milletimizin vatanına, bayrağına ve demokrasisine nasıl sahip çıktığının en net göstergesidir. O gece kadın, erkek, genç, yaşlı demeden herkes canını ortaya koydu. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Bu büyük milletin yazdığı destanı bir kez daha hatırlamak, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek için tüm hemşehrilerimizi 15 Temmuz Salı akşamı düzenleyeceğimiz yürüyüşe ve anma programımıza davet ediyorum.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yaptığı bayrak çağrısı üzerine harekete geçen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, şehri Türk Bayrakları ile donattı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yaptığı tarihi çağrıya hızlıca yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştirdiği konuşmasında, “Türkiye’nin her sokağı, caddesi, her hanesi ay yıldızlı bayrağımızla donatılmalıdır.” çağrısı sonrası harekete geçen büyükşehir belediyesi ekipleri, şehrin dört bir yanını ay-yıldızlı bayraklarla süsledi. Başlatılan kapsamlı çalışmayla büyükşehir belediyesi ana hizmet binası başta olmak üzere tüm iştirakler, etkinlik alanları ve köprüler Türk Bayrakları ile donatıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından Kocaeli’nin dört bir yanındaki dijital ekranlar, belediye iştirak binaları, yollar, köprüler ve hizmet noktaları kırmızı-beyaz Türk Bayraklarıyla donatıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine Büyükşehir Belediyesi’nin şehri Türk Bayraklarıyla donatması, milli birlik ve beraberliğin simgesi olarak değerlendirildi. Kocaelili vatandaşlar da büyükşehirin bu anlamlı adımına büyük destek verdi. Vatandaş evlerine bayraklar asarak milli bayram havasını yaşattı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Srebrenitsa Soykırımı’nın 30. yıl dönümünde Bosna Hersek’te anma törenlerine katılarak acıyı paylaştı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, Srebrenitsa’daki anma törenlerine katılarak, hayatını kaybeden masumlar için düzenlenen cenaze namazında hazır bulundu. Anıt mezarlıkta dualar etti, soykırım müzesini ziyaret ederek yaşananların ağırlığını hissetti. Baraçlı, “Burada yaşanan acı, sadece Bosna’nın değil, insanlığın ortak yarasıdır.” sözleriyle yaşanan trajedinin önemine dikkat çekti. Potoçari Anıt Mezarlığı’nda 7 şehidin defnedildiği törende binlerce kişi, acının hafızalardan silinmemesi için dualar etti. Baraçlı da bu hüzünlü anlarda halkla birlikte saf tutarak, insanlık onuruna yapılan bu büyük saldırının unutulmaması gerektiğini vurguladı.
“Yaşanan acılara sessiz kalmayacağız”
Anma törenlerinde, büyükşehir belediyesinin dağıttığı özel şapkalar büyük ilgi gördü. Dr. Baraçlı, şapka dağıtımı sırasında vatandaşlarla sohbet ederek destek mesajlarını iletti. Vatandaşlar, Kocaeli’den gelen bu anlamlı destek ve ikramlar için teşekkürlerini dile getirdi. Srebrenitsa’da hayatını kaybeden masum insanlara Allah’tan rahmet dileyen Baraçlı, “Bu topraklarda yaşanan acılar, yalnızca geçmişimizin değil, insanlığın ortak yarasıdır. Burada yatan her şehit, unutulmaması gereken bir insanlık dramının simgesidir. Başkanımız Tahir Büyükakın önderliğinde, büyükşehir olarak bu bilinçle dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan acılara sessiz kalmayacağız. Türkiye yüzyılı vizyonuyla, gelecek nesillere umutla bakmak ve dayanışmayı büyütmek için çalışıyoruz.” sözleriyle dayanışmanın ve umudun önemini bir kez daha hatırlattı.
Kocaeli’nin Derince ilçesinde, bir mesire alanında yapılan eğlencenin ardından geriye çöp yığınları kaldı. Katılımcılar, doğaya yüzlerce pet şişe, tabak atarak, arkalarına bile bakmadan alandan ayrıldı. Görüntüler büyük tepki çekti.
Derince Yenikent mahallesi Çamlık mesire alanında Kocaeli Yığılcalılar Derneği tarafından organize edilen pikniğe katılanlar, çöplerini bırakarak bölgeden ayrıldı. Sabah spor yapmak için bölgeye gelen vatandaşlar doğaya atılan yüzlerce plastik tabak, poşet, Derince Belediyesi’nin üretip dağıttığı koli koli çenesuyu bardakları ile karşılaştı. Arkalarındaki çöplere ellerini bile sürmeyen vatandaşlara, sosyal medyadan tepki yağdı. Derince Belediyesi ile Yığılca Belediyesi’nin de destek verdiği pikniğin ardından ortaya çıkan görüntüler, ’Hindistan gibi’ yorumunda bulundu.
Görüntüler sosyal medya hesaplarından paylaşılırken vatandaşlar, “Hayvan bile pisliğini temizliyor. Ceza kesilmesi gerekiyor. Utanacak olan bu halde bırakmaz. Derince Belediyesi’nin de katkısıyla akşama kadar yüksek ses müzik dinledik. Birilerini mutlu etmek için mağdur olduk. İnsan sürüsü buradan geçmiş. Zabıtalar neden denetim yapmadı? Ağır cezalar yazılmalı. Bu ne rezillik? İnsanlar artık söyleyeme ile anlamıyorlar. Yediniz, içtiniz, torbaya koyup kaldırmak mı zor geldi?” yorumunda bulundu.
15 Temmuz gecesi rehin alınan arkadaşlarını kurtarmaya çalışırken vurularak gazi olan Başkomiser Murat Ellibeş, yaşadıklarını anlattı. Askerler tarafından lastikleri kurşunlanması nedeniyle jantları üzerinde ilerleyen araçla hastaneye ulaştırılan Ellibeş, “Ameliyattan sonra gözlerimde bir buğulanma vardı. Ardından beyaz bir çarşafın sağa ve sola doğru örtüldüğünü gördüm. O an ’Herhalde öldüm, beni kefenliyorlar’ diye düşündüm” dedi.
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında İstanbul Tuzla’da rehin alınan arkadaşlarını kurtarmaya çalışırken ağır yaralanan 50 yaşındaki Başkomiser Murat Ellibeş, o gece yaşanan ihanet ve milletin ortaya koyduğu kahramanlığı unutamıyor. Başarılı ameliyatların ardından sağlığına kavuşarak görevine dönen Ellibeş, şu anda İzmit İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde Bürolar Amiri olarak görev yapıyor.
“Tır üzerinde tankları gördük”
Başkomiser Murat Ellibeş, 15 Temmuz akşamında yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Ellibeş, “15 Temmuz akşamı uygulama amiri olarak Tuzla Mehmetçik Vakfı kuzey şeritte görev almıştım. İlk ihbarla birlikte Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne geçmemiz talimatı verildi. 5 arkadaşımızı orada bırakarak araçlarla Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne kuzey şeritten yan yolu kullanarak aşağı doğru inerken 2 ayrı tır üzerinde 5 tank gördük. Bunu telefonla ihbar etmeye çalıştık ama maalesef hat yoğunluğundan ulaşamadık. Sonra telsizle hareketliliği, havaalanına doğru bir hareketlilik olduğunu beyan ederek Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne vardık” dedi.
“Beylik tabancamız dışında dışında herhangi bir uzun namlulu silahımız yoktu”
Bu sırada Tuzla Mehmetçik Vakfı’ndaki görev arkadaşlarının rehin alındığını öğrendiğini ve inisiyatif kullanarak hızla olay yerine intikal ettiklerini ifade eden Ellibeş, “Evet, kolay bir karar değildi. Öncelikle yoğunluktan dolayı üslerimize ulaşamadık. İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde koruma pozisyonundaydık ama arkadaşlarımızın ısrarı üzerine Tuzla Mehmetçik Vakfı kuzey şeride geçme kararı aldık. Kendi inisiyatifimizle geçtik. 6 kişi sirenlerle, vatandaşı ikaz edip, yolu açarak oraya intikal ettik. Kaotik bir ortam vardı. Bizden önce intikal etmiş arkadaşlar vardı. Fakat rehin alınan arkadaşların yanına ilk aşamada gidemiyorlardı. Çünkü uzun namlulu silahla askeri öğrenci ve asker vardı. Bizimde normal beylik tabancamız dışında dışında herhangi bir uzun namlulu silahımız yoktu. İlk aşamada ortam böyleydi” diye konuştu.
“Benimle beraber 5 arkadaşımız da gelme kararı aldı”
“Karşınızda ağır silahlarla donatılmış kalabalık bir grup vardı. O an neler hissettiniz?” sorusuna ise Ellibeş, şu yanıtı verdi:
“İlk aşamada birçok arkadaşımız koruma içgüdüsüyle bulunduğu yeri korumakla görevliydi. Sorumluluk bizde olduğu için gitmek için kimseyi zorlamadan, gönüllü arkadaşımız varsa oraya geçeceğim yönünde talimat verdim. Benimle beraber 5 arkadaşımız da gelme kararı aldı. Onlarla beraber ekip aracına bindik. Çelik yeleğimizi ve silahımızı son kontrollerimizi yaparak o tarafa doğru hareket ettik araçla”
“Çelik yeleğin boşluğundan kontrol ettim, elim içeri girer gibiydi”
İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne vardıklarında bir askeri öğrenciyle karşılaştığını anlatan Ellibeş, şöyle devam etti:
“Bunun bir tuzaklama olacağı aklımıza geldi. Arkadaşlar araçtan indikten sonra ’Siz arkamda bekleyin, müzakere teknikleri eğitimim olduğu için onu ikna etmeye çalışacağım’ dedim. Askeri öğrenci heyecanlı bir şekilde sağa sola doğru hareket ediyordu. Ben ’Arkadaşlarımızı bize gönderin, yaptığınız suç’ dememe kalmadan ’Size mi soracağız?’ diye bir sesle beraber bir silah sesi duydum. O ara çelik yeleğimi kaldırdığımda karın bölgemde bir kızarıklık vardı ama herhangi bir kan yoktu. ’Herhalde kuru sıkı atıldı’ dedim. Sonra birden ayağım boşaldı, arkaya doğru düştüm. O arada ’Komiserimiz vuruldu’ diye bir ses geldi arkadan. Ben de ’Ben iyiyim’ diyecektim, arkaya doğru yerdeyken döndüğümde arkadaşların derdest edildiğini uzun namlulu silahla gördüm. Yani yere yatırılıp silahları toplanıyordu. O arada ’Sen bunların amiri misin?’ diye bir ses duydum. Kafamı çevirdiğimde ben yerde yatar pozisyonundayım. Kafama siyah renkli bir Beretta marka silahın doğrultulduğunu gördüm. Sonra ben de ’Evet, bu husumet nedir? Tamam ben onların amiriyim, sen de askersin’ dedim. Bana, ’Bizim seninle işimiz yok, yönetimle’ cümlesini kullandı. Bunun akabinde ’Öldürdün, daha ne istiyorsun? Vuruldu adam’ diye vatandaş tarafından bir ses gelince bir şeylerin ters gittiğini anladım. Karnımı sağ taraftan kontrol ettim. Çelik yeleğin bir kısmında boşluk oluyor. Orayı kontrol ettiğimde hafif bir kan gördüm. Öbür tarafa baktığımda elim içeri girer gibiydi, böyle bayağı bir vardı. Orada kendimi kaybetmişim. O sürecin sonunda zaten beni araca almışlar”
“Beni jant üzerinde hastaneye götürmüşler”
Yaralandıktan sonra bilincini kaybettiğini belirten Ellibeş, bir polis ve vatandaşın yardımıyla araca taşındığını söyledi. Murat Ellibeş, “Sonraki ifadelerde ve anlatılanlarda, araç beni sağ götürmesin diye ön iki lastik de etkisiz hale getirilmiş, patlatılmış. Arkadaşlar beni üstün bir gayret göstererek jant üzerinde Sultanbeyli’deki bir hastaneye götürmüşler. Ben tabii o arada kendimde değildim. Ameliyattan çok sonra gözümü açtım” şeklinde konuştu.
“Herhalde öldüm, beni kefenliyorlar”
Başkomiser Ellibeş, ameliyatının yaklaşık 6,5 saat sürdüğünü kaydederek, hastane sürecinde yaşadığı bir hatırasını da paylaştı. Ellibeş, “Muhafazakar ve milliyetçi bir ailede büyüdüğümüz için sene sonlarında ve Kur’an kursu eğitimi alırdık. Orada şöyle bir anekdot anlatılırdı hocalarımız. ’İnsan öldükten sonra mezara girene kadar çevresindekileri görürmüş, duyarmış’ diye. Bu bende herhalde bir etki bıraktı. Ameliyat sonrası tabii narkozun ne olduğunu bilmediğim için açılma sürecinde gözlerimde bir buğulanma vardı. Sonrasında beyaz bir çarşafın sağa ve sola doğru örtüldüğünü gördüm. O an hocanın anlattıkları aklıma geldi. ’Herhalde öldüm, beni kefenliyorlar’ diye düşündüm ama süreç ilerledikçe sesleri de duymaya başladım. Bu sefer bir narkozun etkisinde ameliyattan çıktığımı düşünerek normale döndü” dedi.
“Karın içinde bir nüve parçası kalmış”
Hastane sürecinin ardından Bitlis’in Ahlat ilçesine gönüllü şark görevine gittiğini ve tedavi sürecinin orada devam ettiğini aktaran Ellibeş, “Ameliyat dikişlerinden sürekli sızıntı oluyordu. Karın içinde bir nüve parçası kalmış. Bu da enfeksiyona sebep oluyordu. Zamanla alınacağı söylenmişti. Sonrasında birkaç operasyon daha geçirdim. Şu an sağlığım gayet yerinde” ifadelerini kullandı.
“Yüce Türk milleti 15 Temmuz’da yapılanları unutmayacak”
Türkiye’nin birçok zorluk atlattığının altını çizen Ellibeş, sözlerini şöyle noktaladı:
“15 Temmuz, dünyada eşi benzeri olmayan bir mücadeleyle kazanılmış şanlı bir zafer olarak tarihe geçti. Allah vatanımıza, milletimize, bayrağımıza zeval vermesin. İçimizdeki hainlere fırsat vermesin. Yüce Türk milleti 15 Temmuz’da yapılanları unutmayacak. Bu bağlamda, şehit verdiğimiz arkadaşlarımıza da Allah’tan rahmet diliyorum. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü anıyorum”