Kocaelispor, Gençlerbirliği’ni 1-0 mağlup ederken, maçın tek golünü kaydeden Serdar Dursun karşılaşmanın ardından sahada dakikalarca çiftetelli oynadı
Trendyol Süper Lig’in 14. haftasının açılış maçında Kocaelispor, sahasında başkent ekibi Gençlerbirliği’ni Serdar Dursun’un ilk yarıda attığı golle maçı 1-0 mağlup etti. Müsabakanın bitiş düdüğüyle birlikte yeşil-siyahlılar galibiyeti taraftarıyla kutladı. Maçın ardından tribünlere giderek birbirini kutlayan oyuncular ardından soyunma odasına yöneldi. Takımın tek golünü kaydeden Serdar Dursun ise sahada kalarak çiftetelli müziği eşliğinde bir süre daha oynadı.

Kocaeli’nin Kandıra ilçesi Kefken açıklarında yangın çıkan yabancı menşeli gemideki 25 personel karaya çıkartıldı.
Karadeniz’de Kocaeli’nin Kandıra ilçesi Kefken açıklarında yabancı menşeli gemide henüz belirlenemeyen bir sebeple yangın çıktı. Kıyıya yaklaşık 30 mil uzaklıkta bulunan gemi yangını için bölgeye Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik, UMKE ve ambulans ekiplerini yönlendirildi. Kurtarma çalışmaları sonrasında gemideki 25 kişi tahliye edildi.
Gemiden alınan 25 kişi kıyı emniyeti gemisi ile ile karaya çıkarıldı. Mürettebatın olay yerinde ilk kontrolleri yapılıyor.
Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında Kocaelispor, sahasında Gençlerbirliği ile karşılaşıyor. Mücadelenin 15 dakikası golsüz eşitlikle geçildi.
Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kandıra ilçesi Kefken açıklarında yabancı menşeli bir gemide çıkan yangına ilişkin, “Mürettebattakilerin durumun iyi olduğu bilgisi geldi. Yangın gemide devam ediyor. Gemide 1 kişi kaldı. Onuda kurtarma çalışmaları sürüyor” dedi.
Karadeniz’de Kocaeli’nin Kandıra ilçesi Kefken açıklarında yabancı menşeli bir gemide henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kıyıya yaklaşık 30 mil uzaklıkta bulunan gemi yangını için bölgeye Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik, UMKE ve ambulans ekiplerinin yönlendirildi. 25 kişilik mürettebatın olduğu gemide yangın devam ediyor.
Gemiden 24 kişinin tahliye edildiğini belirten Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, gemide kalan 1 kişinin de kurtarma çalışmalarını devam ettiğini ifade etti.
“Söndürme çalışmaları devam ediyor”
Vali İlhami Aktaş, “Saat 18.00 sıralarında Kefken açıklarında yaklaşık 30 mil uzaklıkta, Rusya’ya gitmekte olan bir gemide yangın meydana geliyor. Yaklaşık 25 kişilik bir mürettebatı var. İlgili kurumlar denizden müdahale için olayın haberini alır almaz harekete geçtiler. Karada da sağlık ekipleri hazırlıkları yapıldı. Bölgeye ulaşıldı. Mürettebatın tahliyesi devam ediyor şu an. Mürettebattakilerin durumun iyi olduğu bilgisi geldi. Yangın gemide devam ediyor. Gemide bir kişi kaldı. Onuda kurtarma çalışmaları sürüyor. Şu an söndürme çalışmaları devam ediyor” dedi.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Antandros Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Çalışmaları yakından takip eden ve Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneğini ziyaret eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Tarihimize ve kültürümüze sahip çıkıyor, şehrimizin hafızasını yaşatıyoruz” dedi.
Balıkesir’in Edremit ilçesindeki Kaz Dağları eteklerinde yer alan Antandros Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin de destek vermesiyle kentin tarihi ve kültürel hazinelerini gün ışığına çıkarmaya devam ediyor. Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın mihmandarlığında, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Müzeler Şube Müdürlüğü ile Antandros Kazı Başkanlığı arasında yapılan ‘Bilimsel kazı çalışmalarına destek protokolü kapsamında, kazılara finansal destek sağlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri sayesinde Antandros’un tarihi ve kültürel değerleri, hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler için keşfedilmeyi bekliyor.
Akın: “Şehrimizin hafızasını birlikte yaşatacağız”
Antandros Kenti’ndeki kazı çalışmalarını yakından takip eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, geçtiğimiz günlerde Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneği’ni ziyaret etti. Dernek çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Akın, Balıkesir’in zengin tarihi ve kültürel değerleriyle eşsiz bir şehir olduğunu dile getirdi. Başkan Akın; “Tarihimize ve kültürümüze sahip çıkmak, şehrimizin hafızasını korumaktır. Bu hafızayı birlikte yaşatacağız” ifadelerini kullandı.
Roma Villası Antandros’un en önemli yapısı
Balıkesir’in tarih ve kültür hazinelerinin gün yüzüne çıkarıldığı kazılarda, Antandros Kazı Başkanlığı’nı yürüten Prof. Dr. Gürcan Polat, kent tarihinin M.Ö. 6600’lere kadar uzandığını söyledi ve kazılarda ortaya çıkan Roma Villası, nekropol alanı, mozaikler ve duvar resimleriyle Antandros’un tarih boyunca önemli bir ticaret ve kültür merkezi olduğunu vurguladı. 25 yıldır sürdürülen kazı çalışmalarında ortaya çıkan en önemli yapının Roma Villası olduğunu belirten Prof. Dr. Polat, “Kaz Dağları’nın eteklerinde, Edremit Körfezi’nin en özel noktalarından birinde yükselen Antandros’un, binlerce yıllık tarihi gün ışığına çıkarmaya devam ediyor. Deniz manzarasını görebilmesi için sıralı odalardan oluşan bu özel yapı; duvar resimleri, mermer plakalar, mozaikler ve kendine ait hamamıyla dönemin ileri gelenlerinden birine ait olduğunu gösteriyor” dedi.
Nekropol alanı 750-800 yıl kesintisiz kullanılmış
“Antandros’un bir diğer zenginliği ise yaklaşık 750-800 yıl kesintisiz kullanılmış olan nekropol alanı.” İfadesini kullanan Prof. Dr. Gürcan Polat, “Burada, ölü gömme geleneklerinin yüzyıllar içindeki değişimi tüm açıklığıyla izlenebiliyor. Yapılan sondajlarda ise kentin tarihinin neolitik döneme, yani M.Ö. 6600’lere kadar uzandığı tespit edilmiş durumda. Kent, iki limanıyla Kaz Dağları’ndan elde edilen kerestenin taşındığı önemli bir ticaret noktasıydı. Bunun yanında Antandros; İda Dağı’nda geçen mitosların, dünyanın ilk güzellik yarışmasının ve Aeneas’ın yolculuğunun başlangıç noktası olarak da kültürel bir miras taşıyor. Bu değerleriyle Antandros, Balıkesir’in kültürel zenginliğini gözler önüne seren ve tarih, kültür ile arkeoloji açısından kentin en güçlü hazinelerinden biri” diyen Polat, antik kenti keşfetmek isteyenler için en doğru zamanın Sonbahar ayları olduğunu dile getirdi.
Ağustos ayında Balıkesir Deniz Otobüsleri (BADO) Ayvalık-Midilli seferlerini başlatan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, önümüzdeki yaz sezonunda da Akçay-Midilli seferlerini başlatmaya hazırlanıyor.
“1. yılımızda Büyük Balıkesir Buluşması” lansmanında söz verdiği Midilli seferlerini geride bıraktığımız Ağustos ayında faaliyete alarak Balıkesir Deniz Otobüsleri AŞ (BADO) adı altında Ayvalık seferlerini başlatan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, ikinci etap olarak da Akçay seferlerini başlatmaya hazırlanıyor. 2026 yılı yaz sezonuna yetiştirilmesi planlanan Akçay-Midilli seferleri kapsamında ilk olarak 1954 yılında daimi deniz hudut kapısı olarak ilan edilerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı kayıtlarında hâlihazırda aktif statüsünü koruyan Akçay İskelesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Balıkesir Büyükşehir Belediyesine devredildi.
İnşaat süreci başladı
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Balıkesir Toplu Taşıma AŞ tarafından işletilecek olan Akçay İskelesi’nden gerçekleştirilecek uluslararası denizyolu yolcu taşımacılığına hizmet verecek gümrük binasının konumu ve koordinatları, Ticaret Bakanlığı ve ilgili diğer paydaş kurumlar nezdinde yapılan teknik ve idari değerlendirmeler sonucunda kesinleştirildi. Gümrük hizmet alanının yer alacağı kıyı tesisi gerisindeki saha, üzerinde ilgili birimlerden gerekli izinler alınarak gümrük binası projelendirildi ve yapı ruhsatı temin edilerek 24 Kasım tarihi itibarıyla inşaat sürecine başlandı.
Süreç en kısa sürede tamamlanıyor
Ayrıca gümrük faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik idari yapılanma kapsamında Pasaport Polisi ile Gümrük Muhafaza personeli görevlendirilerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nezdinde işletme izni süreci ile deniz güvenliği için gerekli olan ISPS (Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu) uyumluluk ve izin süreçleri eşzamanlı olarak devam ediyor. Akçay-Midilli deniz ulaşım hizmeti için süreç en kısa sürede tamamlanarak vatandaşların kullanımına sunulacak.
Edremit Körfezinde hızlı ve konforlu deniz taşımacılığı hizmetinin geliştirilmesi ile Balıkesir’in ulusal ve uluslararası alanda ön plana çıkarılmasını hedefleyen BADO seferleri bölge turizmine katkı sağlayacak.
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir evden toplam 300 bin TL değerinde ziynet eşyası ve saç şekillendirici cihaz çalan şüpheli, İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalandı.
Edinilen bilgiye göre, 8 Ekim günü ilçedeki bir ikametten yaklaşık 300 bin TL değerinde ziynet eşyası ile saç şekillendirici cihaz çalındı. Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda, hırsızlık olayını gerçekleştirdiği tespit edilen şüphelinin Ş.G. olduğu belirlendi. Şüpheli Ş.G., dün İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.
Polis merkezindeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edilen Ş.G., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kocaeli’nin Kartepe ilçesindeki çamaşırhanede işlenen cinayete ilişkin iş yeri çalışanlarının ifadeleri ortaya çıktı. Kavganın sebebi olarak “bisküvi içinde çıkan uyuşturucu” iddiası ortaya atılırken, çalışanlar arasındaki “kışkırtma ve fitne” tartışmaları da soruşturma tutanaklarına yansıdı.
Olay, 2 gün önce akşam saatlerinde Köseköy Mahallesi Kartal Sokak’ta meydana geldi. Çamaşırhanede çalışan yabancı uyruklu şahıslar arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüşürken, Abdolraouf Gorgani ile Muhammadsafa A. yaralandı. Abdolraouf Gorgani hayatını kaybetti, Muhammadsafa A. ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Olaya ilişkin çalışma başlatan polis ekipleri, iş yeri çalışanları Golbahar P., Abdulmatin M. ve Mehdi B’nin de aralarında bulunduğu 7 kişiyi gözaltına alıdı.
Golbahar P.: “Hiç birimizin çalışma izni yoktur”
Bir kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin ise ağır yaralandığı olaya ilişkin iş yeri çalışanlarının ifadeleri ortaya çıktı. İş yerinde aşçı olarak çalışan İran uyruklu Golbahar P. (36) ifadesinde, kendisi ve diğer çalışanların çalışma izni olmadığını, konteynerde kaldıklarını ve aylık 25 bin lira maaş aldığını belirtti.
Sevgilisi Mehdi B.’nin de aynı iş yerinde çalıştığını belirten Golbahar P., “Ben Abdolraouf’u 6 aydır tanırım. Abdolraouf ile hiçbir husumetim yoktur. Abdolraouf ile Muhammadsafa A. arkadaştır. Muhammadsafa kurutma işleri ile ilgilenir. Raouf P., dayımın oğlu olur. Raouf, memlekette iken beni aradı ve çalışmak istediğini söyledi. Raouf, 40-50 günden bu yana bizimle birlikte çalışır. Mehdi B. sevgilim olur. Mehdi’yi 4 seneden bu yana tanırım. Mehdi iş yerinde çalışandır ama Mustafa A. bir işi olduğunda iş yerini Mehdi’ye emanet ederek gider. Ali K., memleketten komşum olur ancak onu Türkiye’ye ben getirmedim. Ali benim bilmediğim bir komisyoncu vasıtasıyla Türkiye’ye geldi. Bende Ali’yi Türkiye’ye geldikten sonra gördüm. Ali’de fabrikada katlama işçisi olarak çalışır” dedi.
“İçeriden Ali’nin, ’Yardım edin, bana vurma’ diye sesleri geliyordu”
Golbahar P., olay günü maktul Abdolraouf Gorgani’nin, iş arkadaşları Ali K’yi darbettiğini öne sürerek, şöyle konuştu:
“Olay günü saat 17.00 sıralarında işimi bitirdikten sonra saat 18.30 sıralarında duş almak için iş yerinin iç kısmında bulanan banyolara gittim. Duştan çıktığımda, ölen Abdolraouf Gorgani, Ali’yi hemen benim kaldığım konteynerin yayında bulunan konteynerinden sürükleyerek kendisinin kaldığı iş yerinin iç kısmında bulunan odaya götürdüğünü gördüm. Bunu iş yerinde çalışanlardan Emrah, Metin, Feribors, Saman ve İşan isimli şahıslar da gördü. Ben bu olayı gördükten sonra odamdan çıkıp Rauf’un odasının önüne gittim. İçeriden Ali’nin, ’Yardım edin, bana vurma’ diye sesleri geliyordu. Bu sesleri duyduktan sonra Emrah, Metin ve Feribors odanın kapısını çaldılar ama Abdolraouf odanın kapısını açmadı.”
“Abdolraouf ile Muhammadsafa; Ali’yi ortaya almış onu dövüyorlardı”
Yaklaşık 15 dakika kadar kapıdanın açılmadığını söyleyen Golbahar P., “Ali’nin acı çekmesini engellemek için iş yerinin iç kısmına girdim ve Mehdiye seslenerek ’Ali’yi dövüyorlar, gel yardım et, ben erkeklerin içine giremem’ diye söyledim. Bunun üzerine Mehdi, Abdolraouf’un odasının önüne geldi. O da kapıyı çaldı ama Abdolraouf açmayınca Emrah ile Mehdi odasının kapısını kırdı. İçeride Safa, Ali ve Abdolraouf bulunuyordu. Abdolraouf ile Muhammadsafa; Ali’yi ortaya almış onu dövüyorlardı. Orada bulunan herkes ’Ali’ye vurmayın’ diye Abdolraouf ile Muhammadsafa’ya kızıyordu. Ancak onlar, ’Kimse bize karışmasın, çıkın odamdan, ben istediğime vururum, istediğime vurmam’ diye bağırdı. Abdolraouf ile Muhammadsafa bağırdıktan sonra orada bulunan Emrah, Metin, Armin, Mikail; ’Çocuğa vurmaya hakkın yok’ diye tepki gösterdi” diye konuştu.
“Kimin kime bıçakla vurduğunu görmedim”
İş yerinde kavga çıktığını, ardından Mustafa A’yı arayıp durumu bildirmek üzere alandan uzaklaştığını anlatan Golbahar P., telefon görüşmesinin ardından olay yerine geldiğinde herkesin kaçıştığını gördüğünü söyledi. Ardından yanındaki arkadaşıyla birlikte bir süre saklandığını anlatan Golbahar P., “Kapının arkasında saklandım. Burada beklerken 2 ambulansın iş yerine geldiğini gördükten sonra ise birilerinin yaralandığını anladım” şeklinde konuştu.
Bıçaklama anını görmediğini söyleyen Golbahar P., “Kimin kime bıçakla vurduğunu görmedim, o esnada Mustafa abi ile konuşuyordum. Olay yerinde ben hiç kimsenin elinde bıçak görmedim. Yaşanan olaya bir dahilim yoktur” ifadelerini kullandı.
“Suçu Mehdi’nin üzerine atmaya çalışıyorlar” iddiası
İfadesinde iş yerindeki gruplaşmalara dikkati çeken Golbahar P., kimseyle husumeti olmadığını ancak karşı grubun suçu sevgilisi Mehdi B’nin üzerine yıkmaya çalıştığını savundu. Golbahar P., “Emrah, Metin ve Feribos, Mehdi’nin üzerine suç atmak istiyor. Mehdi ile Raouf’un elinde bıçak görmedim. 17 kişi birbirine girmişti. Ben bir şey görmedim. Semiha bizim iş yerinde çalışır. Semiha olay esnasında olayın yaşandığı odanın önüne geldi ve olan biteni izliyordu. Bir yandan da ’Kavga etmeyin’ diye bağırıyordu. Semiha sürekli iş yerindeki insanların arasına fitne sokuyordu. Herkese ’O senin hakkında bunu dedi, bu senin hakkında bunu dedi’ diye söylüyordu” iddialarında bulundu.
Abdolmatın M.: “Mehdi, sağ arka cebinden bıçak çıkarıp Abdolraouf’a saldırmaya başladı”
Olay anına tanıklık eden Abdolmatın M. ise kavganın seyri hakkında bilgiler verdi. Golbahar P.’nin “Ali’yi dövüyorlar” diye bağırması üzerine şüpheli Mehdi B.’nin kapıyı tekmeleyerek açtığını belirten Abdolmatın M., şöyle konuştu:
“İçeride Ali ve ölen Abdolraouf odanın içerisinde kavga etmeksizin kendi aralarında yüksek sesle konuşuyorlardı. Mehdi ile Abdolraouf arasında karşılıklı kavga çıktı ama ben ilk kimin vurduğunu görmedim. Ayırmak için yanlarına yaklaşmak istediğimde Mehdi beni iterek yana gönderdi, daha sonra ise kendisi de dışarıya çakmak için kapıya yöneldi. Bu esnada ise Abdolraouf, Mehdi’nin ensesinden tutunca Mehdi ise sağ arka cebinden bıçak çıkarıp Abdolraouf’a saldırmaya başladı. Bu saldırdığı esnada herkes koridordaydı.”
Semiha Ü.: “Abdolraouf, Ali ile Armin’e iyi çalışmadıkları için ’Sizi işten çıkaracağım’ diye söylemiş”
Bir başka çalışan Semiha Ü. ise husumetin bir hafta öncesine dayandığını öne sürdü. Maktul Abdolraouf Gorgani’nin, Ali ve Armin’i “İyi çalışmıyorsunuz, sizi işten çıkaracağım” diye tehdit ettiğini, bunu duyan Golbahar’ın ise sevgilisi Mehdi’ye mesaj attığını iddia eden Semiha Ü., grubun daha sonra maktulün konteynerine giderek tartıştığını anlattı. Semiha Ü., “Bu mesaj sonrasında Mehdi, Raouf, Ali ve Golbahar birlikte Abdolraouf’ın yattığı konteynere gittiler ve onunla konuştular, aralarında tartışma çıktı ama yabancı konuştukları için ne konuştuklarını anlayamadım. Daha sonra ise Abdolraouf uyandı ve içeriye geldi. Bende Abdolraouf’ya neler olduğunu sorduğumda Abdolraouf, ’Abla gelip beni uyandırdılar, ileri geri konuştular’ diye söyledi” dedi.
“Mehdi ile yanındakiler sürekli olarak kavga etmek için sebep kolluyorlardı”
Semiha Ü., zanlıların bir süredir gerginlik çıkardığını öne sürdü. Golbahar P’nin, sevgilisi Mehdi B’yi diğer çalışanlara karşı sürekli dolduruşa getirdiğini iddia eden Semiha Ü., şunları kaydetti:
“Golbahar iş yerinde iken sürekli kendi kendine, ’Bu mutfağı pis bırakıyorlar, benim yaptığım yemekleri beğenmiyorlar’ gibi şeyler söylüyordu. Bir gün laf arasında ölen Abdolraouf için, ’Bu iş yerine sorumlu olacak eleman getirecek, bizi işten çıkarmak istiyor’ diye sürekli söylenip Mehdi ve onun işe aldırdığı kişileri dolduruşa getiriyordu. Yaşanan bu olaylardan dolayı bir haftadır, Mehdi ile Abdolraouf’un grubu birbiriyle konuşmuyordu ama Mehdi ile yanındakiler sürekli olarak kavga etmek için sebep kolluyorlardı.”
“Mehdi daha önce de bıçak çekiyordu”
Olay anında Mehdi B’nin odaya girer girmez cebindeki çakıyla maktule saldırdığını belirten Semiha Ü., diğer kişilerin ise olaya müdahaleyi engellediğini savundu. Semiha Ü., “Ben odaya girdikten sonra her ikisine, ’Ne oluyor?’ diye söylemeye kalmadan Mehdi elinde bulunan çakı bıçağı ile Abdolraouf saldırmaya başladı. Mehdi odaya girer girmez eli ile Abdolraouf’un yakasını tuttu ve ona saldırmak istedi. Bu sırada Bahar, Raouf ve Ali ise bizim bulunduğumuz odanın kapısında duruyorlardı ve Abdolraouf’un yakınları olan Emrah, Metin ve Feribors’un odaya girmesine, olay müdahale etmesine mani olmaya çalışıyordu. Mehdi odaya girdikten sonra ölen Rauf ile aralarında yaklaşık 10 dakika kadar boğuşma oldu ve hiç kimse Abdolraouf yardım için içeriye giremedi. Mehdi daha önce de bıçak çekiyordu ama kimseye zarar vermiyordu Ama son olayda Mehdi bilinçli olarak Abdolraouf ile Muhammadsafa’yı yaraladı. Olayda Abdolraouf veya diğer şahısların elinde hiç bir kesici alet, bıçak ve künt cisim yoktu” diye konuştu.
Golbahar P.: “Semiha yanlış biliyor”
Hakkındaki “sevgilisini dolduruşa getirip kavgaya azmettirdiği” iddialarını reddeden Golbahar P., Semiha Ü’nün olayları yanlış bildiğini savundu. Geçmişteki gerginliğin işten çıkarma değil, yemek meselesi olduğunu öne süren Golbahar P., bu olayda da kavga çıkmadığını söyledi. Semiha Ü.’nün olay anını görmediğini, ambulans geldikten sonra yanlarına geldiğini iddia eden Golbahar P., sevgilisi Mehdi B.’nin kimseye bıçak çekmediğini savundu.
“Bisküvi içinden uyuşturucu çıktı” iddiası
Golbahar P., maktul Abdolraouf Gorgani’nin Ali K’yi darbetme sebebinin ise “uyuşturucu yüzünden tutuklanan arkadaşları” olduğunu ileri sürdü. Golbahar P., “Daha önceden iş yerinde İbrahim diye biri çalışıyordu ama memlekete gitmişti. Geri gelirken ise herkes İbrahim abiye, ’Memleketten bir şeyler getir’ demiş. Ali de memleketten bir şeyler istemiş ama Ali’nin eşyaları arasında uyuşturucu madde çıkmış. Bundan dolayı Abdolraouf, Ali’yi dövüyordu. Söylemek istediklerim bunlardan ibarettir. Ben kimseyi azmettirmedim. Hiç olaya karışmadım, suçsuzum” dedi.
Öte yandan, Ali K’nın memleketinden dönen eski çalışan İbrahim isimli kişiden bazı eşyalar istediği, getirilen eşyaların arasındaki bisküvilerin içinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu olay nedeniyle İbrahim’in tutuklandığı, maktul Abdolraouf’un da arkadaşının tutuklanmasından Ali K’yı sorumlu tuttuğu ve “Senin yüzünden tutuklandı” diyerek hesap sorması üzerine Ali K’yı darbettiği iddia edildi.
Skolyozun özellikle ergenlik döneminde hızla ilerleyebildiğine dikkati çeken Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mehtap Bozkurt, “Erken tanı konulmayan skolyoz, hem duruş bozukluklarına hem de gelecekte ciddi omurga sorunlarına yol açabiliyor. Ebeveynler çocuklarını özellikle ergenlik döneminde düzenli olarak kontrol etmeli, şüpheli bir durumda uzmana başvurmalıdır” dedi.
Medical Park Kocaeli Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mehtap Bozkurt, çocuklarda ve ergenlerde sık görülen skolyozun erken tanı ile kontrol altına alınabileceğini söyledi. Skolyozun omurganın yana doğru eğriliğiyle karakterize edilen yapısal bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Bozkurt, “Skolyoz çoğunlukla çocukluk ve ergenlik döneminde fark edilir. Omuz, bel veya kalçada asimetri fark edildiğinde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Skolyoz yalnızca bir duruş bozukluğu değildir. Omurgada ’S’ veya ’C’ şeklinde eğrilik görülebilir. Bazen dönerek kamburluğa da yol açabilir. Erken tanı eğriliğin ilerlemesini önlemek için kritik öneme sahiptir” dedi.
“Duruş bozukluğu şikayetiyle gelen çocuk sayısı arttı”
Son yıllarda duruş bozukluğu nedeniyle polikliniğe başvuran çocuk ve ergen sayısında belirgin artış olduğunu söyleyen Bozkurt, “Bunun en önemli nedeni tablet, telefon ve bilgisayar kullanımıyla uzun süre kötü postürde kalınmasıdır. Ayrıca ailelerin skolyoz hakkında daha bilinçli olması da erken başvuruyu artırıyor” ifadelerini kullandı.
“Risk altında olan bireyler”
Doç. Dr. Bozkurt, skolyoz açısından risk taşıyan grupların da, “Ailede skolyoz öyküsü olan çocuklar. Hızlı boy uzatan ve uzun boylu çocuklar. Omuz veya kalça asimetrisi olanlar” olduğunu açıkladı.
“Cobb açısı tedaviyi belirler”
Skolyoz tanısının mutlaka bir uzman tarafından konulması gerektiğini belirten Bozkurt, “Önce fizik muayene yapılır, ardından skolyoz grafisi ile eğrilik derecesi ölçülür. Cobb açısı tedavi planının belirlenmesinde en önemli rehberdir” dedi.
Bozkurt, tedavi süreçlerini şu şekilde paylaştı:
“20 derece altı: Kişiye özel egzersiz ve postür eğitimi yeterli olur. 20-40 derece: Egzersizle birlikte skolyoz korsesi önerilir. 40-50 derece: “Gri alan” olarak kabul edilir, hastanın yaşına göre cerrahi kararı verilir. 50 derece üzeri: Genellikle cerrahi tedavi gerekir.”
“Skolyoz sadece estetik bir sorun değildir”
Skolyozun ilerlemesi halinde solunum güçlüğü, denge bozukluğu ve kas fonksiyonlarında kayıplar olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Bozkurt, “Ebeveynler çocuklarını özellikle ergenlik döneminde düzenli olarak kontrol etmeli, şüpheli bir durumda uzmana başvurmalıdır. Erişkinlerde ise uzun süren sırt ve bel ağrıları ihmal edilmemelidir. Erken tanı, skolyozun ilerlemesini durdurmanın en etkili yoludur” ifadelerini kullandı.
“Kış aylarında KOAH riskine dikkat”
KOAH’lı hastalar için kış aylarının ciddi riskler taşıdığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülhan Çakır, “Soğuk hava ve artan hava kirliliği KOAH hastalarının akciğer fonksiyonlarını hızla bozuyor. Basit bir nezle bile kısa sürede ölümcül bir tabloya dönüşebilir” dedi.
VM Medical Park Gebze Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülhan Çakır, KOAH hakkında açıklamalarda bulundu. Kış aylarında soğuk hava ve hava kirliliğinin KOAH’lı bireyleri daha ağır etkilediğini aktaran Uzm. Dr. Gülhan Çakır, “Soğuk hava, hava yollarını daraltır, mukus artışına yol açar ve nefes darlığı şikayetlerini belirgin şekilde artırır. Kirli hava ise iltihabı tetikleyerek enfeksiyon riskini yükseltir” diye konuştu.
Soğuk hava neden enfeksiyona davetiye çıkarıyor
Soğuk havanın solunum yollarının doğal savunmasını zayıflattığını vurgulayan Çakır, “Düşük sıcaklık, mukus ve silya hareketini yavaşlatır. Bu da mikropların kolayca tutunmasına neden olur. Soğuk ve kuru hava mukoza yapısını bozduğu için hava yolları enfeksiyona daha açık hale gelir” dedi.
“KOAH alevlenmesi ani bir kötüleşme dönemidir”
Alevlenmeyi KOAH’ın en tehlikeli dönemi olarak tanımlayan Uzm. Dr. Çakır, şunları söyledi:
“KOAH alevlenmesi, nefes darlığı, öksürük ve balgam artışının kısa sürede kötüleşmesiyle ortaya çıkar. Bu durum çoğu zaman tedavi değişikliği veya acil müdahale gerektirir. Alevlenmeler hastalığın ilerlemesini hızlandırdığı için son derece tehlikelidir.”
KOAH’lı bireylerin sıradan bir nezleyi bile ağır geçirebildiğini belirten Çakır, “Basit bir grip bile hava yollarını daraltarak oksijen seviyesini düşürür. Bu durum hızla solunum yetmezliğine, hatta zatürreye yol açabilir. Kalp yükü artar ve tablo ölümcül hale gelebilir” şeklinde konuştu.
“Küçük değişimlere dikkat edilmeli”
KOAH hastalarının küçük değişimleri bile dikkate alması gerektiğini söyleyen Gülhan Çakır, “Balgam miktarı ve renginde değişiklik, öksürük ve nefes darlığının artması, ateş ve titreme enfeksiyonun en önemli belirtileridir. Semptomlar olağandan farklı seyrediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Aşılar KOAH hastaları için hayati öneme sahiptir”
Zatürre ve grip aşılarının KOAH hastalarında mutlak gereklilik olduğunu dikkati çeken Uzm. Dr. Çakır, “Grip ve zatürre KOAH alevlenmelerinin en ölümcül nedenleridir. Aşılar, bu enfeksiyonların görülme sıklığını ve şiddetini belirgin şekilde azaltır. Hastaneye yatış ve ölüm riskini düşürür. Kısacası aşılar KOAH’ta hayat kurtarır” dedi.
“Ev içi hava kalitesine dikkat”
Kış aylarında kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasının KOAH’lılarda ek risk oluşturduğunu anlatan Uzm. Dr. Çakır, şu bilgileri paylaştı:
“Soba dumanı, yetersiz havalandırma ve kuru hava, bronşlarda iltihabı artırır. Bu da atak riskini yükseltir. Kaloriferin kuruttuğu hava öksürüğü artırır, enfeksiyonlar kolay yayılır.”
“Evde hava kalitesini artırmak için öneriler”
Çakır, ev içi hava kalitesi ve soğuk havalarda dışarı çıkarken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda şu önerilerde bulundu:
“Günde 2-3 kez kısa süreli havalandırma yapılmalı. Nem oranı yüzde 40-50 arasında tutulmalı. Filtreler düzenli temizlenmeli. Ortam kalabalıklaştırılmamalı ve hijyen kurallarına dikkat edilmeli. Hasta dışarı çıkmak zorundaysa mutlaka ağız ve burunu atkı, şal veya maske ile kapatmalı. Burundan nefes almak havanın daha iyi ısınmasını sağlar. Rüzgârdan korunmak ve soğuğa yavaş geçiş yapmak önemlidir.”
“Soğuk hava akciğerlerde ’yanma’ etkisi yapabilir”
Soğuk ve kuru havanın akciğerlerde adeta yanma etkisi oluşturabildiğini belirten Uzm. Dr. Çakır, “KOAH hastalarının zaten hassas olan hava yolları soğukla daha da daralır. Bu durum şiddetli nefes darlığına ve atağa neden olabilir” dedi.
KOAH tamamen iyileşir mi
KOAH’ın geri dönüşsüz bir hastalık olduğunu da hatırlatan Çakır, “KOAH tamamen iyileştirilemez ancak uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir. Tedavi sayesinde semptomlar hafifler, ataklar azalır ve hastalığın ilerleyişi yavaşlatılır” diye konuştu.