Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, denizlerde av yasağının sona ermesi öncesinde Kandıra’nın Bağırganlı Limanı’nda düzenlenen “Vira Bismillah Bağırganlı Balık Festivali”ne katılarak, yeni sezon için balıkçılarla birlikte denize açıldı.
Büyükşehir Belediyesi ile Kandıra Bağırganlı Mahallesi Merkez ve Sahilleri Koruma ve Güzelleştirme Derneği işbirliğinde, yarın küçük balıkçılar için sona erecek palamut avı yasağı öncesi festival düzenlendi. Büyükşehir Mehteran Takımı’nın konseriyle başlayan festivale katılan Başkan Büyükakın, burada yaptığı konuşmada balıkçıların zor şartlarda çalıştığını belirterek, yeni av sezonunun bereketli geçmesini diledi.
“Var gücümüzle çalışacağız”
Balıkçısından çiftçisine, üreten tüm kesimlere destek olmaya çalıştıklarını vurgulayan Büyükakın, “Siz, balık tutmak için uğraşırken, biz de deniz kirlenmesin ve bereket eksilmesin diye de inanılmaz bir faaliyet yürütüyoruz. Bu topraklar ekilsin insanlar üretsin istiyoruz. Dinlenmeye gelenler dinlenebilsin, bu kentte yaşamak bir keyif olsun istiyoruz. Mutlu şehir olmalı bu şehir. Yani nihai amaç insanların mutlu olması. Üreten, üretirken mutlu olacak. Tüketen, tüketirken mutlu olacak. Dinlenmeye giden orada huzur bulacak. Çöp, pislik, çamur, çukur olmayacak. Bize bu emanet verildi. Biz de var gücümüzle çalışacağız” dedi.
“Balıkçılığın burada ayakta durması gerekiyordu”
Büyükakın, 2021’de Bağırganlı Limanı’nda çıkan yangın sonrası balıkçıların talebiyle bölgeye bir buz hane (soğuk hava deposu) inşa ettiklerini hatırlatarak, “Balıkçılığın burada ayakta durması gerekiyordu. Yaptık ve memnun olduklarını ifade ettiler. Biz de mutlu olduk çünkü devlet ve belediye insanlar için vardır” ifadelerini kullandı.
Törende, Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, eski Sağlık Bakanı Kazım Dinç ve Dernek Başkanı Cem Özcan da yaptıkları konuşmalarda, Başkan Büyükakın’a desteklerinden dolayı teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Kandıra Müftüsü Adem Gülmek’in yaptırdığı dua ile balıkçı teknesine binen Büyükakın ve beraberindekiler, Karadeniz’e açılarak yeni sezonu karşıladı. Büyükakın, gezi sırasında bir süre teknenin dümenine de geçti.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Küçük Ölçekli Balıkçıların Desteklenmesi Projesi” kapsamında balıkçılara tekne bakım ve onarımı için malzeme desteği sağlıyor. 1 Eylül’de başlayacak yeni balık avı sezonu öncesinde, kentteki küçük ölçekli balıkçılar teknelerinin bakımını belediyenin temin ettiği malzemelerle yapıyor. Proje kapsamında bu yıl 300 balıkçıya toplam 4,5 milyon lira değerinde destek paketi dağıtıldı.
Son 4 yıldır sürdürülen proje ile bugüne kadar içerisinde epoksi macun, çeşitli boyalar, koruyucu ekipman ve Türk bayrağı bulunan toplam 1229 malzeme paketi balıkçılara ulaştırıldı.
Kandıra ilçesine bağlı Bağırganlı Limanı’ndaki balıkçılar, sağlanan destekten memnuniyetlerini dile getirdi. Balıkçı Resul Acar, bakım dönemlerinin sermaye gerektirdiğini belirterek, desteklerin bu sürece katkı sağladığını söyledi.
Desteğin balıkçılar için önemine değinen Kandıra Bağırganlı Köyü Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Bayram ise bu desteğin bakım dönemlerinde fayda sağladığını söyleyerek, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür etti.
Destekten, uzunluğu 12 metrenin altında olan, “Yeşil Ruhsat”a sahip, bağlama limanı Kocaeli olan ve “Mavi Kart” sahibi tekneler yararlanabiliyor.
Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Mecidiye sahilinde düzenlenen Olta ile Balık Tutma Yarışması’nda, 12 yaşındaki Hasan Deniz Adanır “Toplam Ağırlıkta En Fazla Balık Yakalama” kategorisinde birinci oldu.
Saros Körfezi sahil şeridi boyunca numaralandırılan yaklaşık 50 amatör balıkçı, “en büyük balık” ve “toplam ağırlık” kategorilerinde birinci gelebilmek için oltalarını denize yolladı.
Erikli Amatör Balıkçılar Derneği Başkanı Cihat Kılıç, etkinliği düzenlemelerindeki amacın katılımcıların birbirleri ile tanışmak ve kaynaşmak olduğunu vurgulayarak, “Özellikle çocuklarımız ve ailelerimizi ön planda tuttuk. Böylece, Saros Körfezi’mizin sahil kıyısında, herkes güneşli bu hafta sonunda sohbet edip tanışma, birbiriyle vakit geçirme imkanı bulmuş oldu. Yaş gözetmeksizin gösterilen katılım bizleri mutlu etti” dedi.
Yarışmada En Büyük Balığı Yakalama kategorisinde birinci İsa Çiftçi, ikinci Mert Çakıcı, üçüncü Havva Eke oldu. Toplam Ağırlıkta En Fazla Balık Yakalama kategorisinde ise 12 yaşındaki Hasan Deniz Adanır birinci, Hüseyin Altıntaş ikinci, Murat Gökçen ise üçüncü oldu.
En Büyük Balığı Yakalama kategorisinin üçüncüsü 75 yaşındaki Havva Eke, etkinlikte, yorgunluğunu ve stresini atmakla kalmayıp bir de ödül aldığını belirterek duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Hasan Deniz Adanır de birinci olmaktan dolayı mutlu olduğunu belirterek, etkinliği düzenleyen herkese teşekkür etti.
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde bu yıl 17’ncisi düzenlenen Turna ve Tatlısu Levreği Şenliği, binlerce doğa tutkunu ve amatör balıkçının katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu.
Amatör Balıkçılık Federasyonu (ABAF), KAMADER ve Kandıra Belediyesi iş birliğiyle organize edilen şenlik, 23-25 Mayıs 2025 tarihleri arasında Kaymaz Göleti’nde gerçekleştirildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi’nin desteğiyle, YEDEP-Yerel Destek Programı kapsamında yürütülen “Geleceğimiz İçin Doğada Buluşuyoruz” projesi çerçevesinde düzenlenen şenliğe Türkiye’nin dört bir yanından yoğun katılım sağlandı. Şenlik alanına Perşembe gününden itibaren gelmeye başlayan misafir sayısı Cumartesi akşamı itibariyle yaklaşık 8 bini buldu. Etkinlik boyunca kültür turları, çocuklara yönelik yarışmalar, konser ve yöresel ikramlar ile katılımcılar keyifli vakit geçirdi.
Çocuklar doyasıya eğlendi
Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı tarafından kurulan çocuk etkinlik alanında mini pentatlon parkuru yoğun ilgi gördü. Arama ve iz takip köpeklerinin gösterileri özellikle çocuklar tarafından ilgiyle izlendi. Kamader tarafından düzenlenen halat çekme, çuval ve yumurta yarışları gibi etkinliklerle çocuklar eğlenceli anlar yaşadı. Lider Gençlik ve İzcilik Spor Kulübü izcilerinin akşam saatlerinde gerçekleştirdiği ateş dansı gösterisi sonrası kamp ateşi yakıldı. Kandıra klarneti eşliğinde müzik sabaha kadar süren kamp etkinliğinde katılımcılara yöresel lezzet Dartılı Keşkek ikram edildi.
Balık tutma yarışmasında nefes kesen rekabet
Saat 05.30’da çorba ikramı sonrası başlayan balık tutma yarışmasına 330 amatör balıkçı katıldı. Turna balığında 54 cm’lik balıkla Süleyman Taş, Tatlısu Levreği’nde ise 35 cm’lik levrekle Köksal Delibaş birinciliği elde etti. En çok turna balığı yakalama kategorisinde Murat Sülüncü, en çok tatlısu levreği kategorisinde ise Samet Karaca birinci oldu. Dereceye giren yarışmacılara kupa, madalya ve olta takımları hediye edildi.
800 çocuğa ücretsiz olta dağıtıldı
Şenliğe Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, İl Jandarma Komutanı Kd. Alb. Murat Bozkurt, Kocaeli Büyükşehir Koordinatörü Abdullah Köktürk ve Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez de katıldı. Kamader Başkanı Engin Uztürk ve ABAF Başkanı Faruk Baştürk katıldı. Etkinlikler boyunca misafirlere Kandıra’nın meşhur mancarlı pidesi ve manda yoğurdu ikram edilirken, yaklaşık 800 çocuğa ücretsiz olta takımı dağıtıldı. Renkli görüntülere sahne olan şenlik, huzur ve doğa ile iç içe tamamlandı.
Dip çamuru temizliği, ileri biyolojik arıtma ve balıklandırma projeleriyle İzmit Körfezi, eski günlerine dönüyor. 8 yılda denize bırakılan balık sayısı 54 bine ulaştı.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gölcük Ulaşlı sahilinde gerçekleştirilen “2. İzmit Körfezi Yapay Resif Bırakma” ve “9. İzmit Körfezi Balık Salımı” törenine katıldı. Dünya ve Avrupa’nın en büyük çevre yatırımı olan “Dip Çamuru Projesi” ile İzmit Körfezi’ne yeniden hayat veren büyükşehir belediyesinin bu önemli programında levrek, çipura ve kalkan olmak üzere 6 bin yavru balık İzmit Körfezi ile buluşturuldu. Törende ayrıca 100 yapay resif de denize bırakıldı. Çocukluğunun geçtiği Ulaşlı sahilinin eski günlerine dönme çalışmasının kendisi için manevi bir duygu olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, “Karamürsel’in 2 faklı plajı olan Ereğli ve Altınkemer plajlarının Mavi Bayrağa layık görülmesi, Kandıra sahilindeki 7 plajın yeniden Mavi Bayraklı ilan edilmesi bizler için çok önemli. Uluslararası değerlendirme kuruluşlarının 33 kritere bakarak yaptıkları bu değerlendirme neticesinde verdikleri bayrağı almak öyle kolay iş değil. Şehrimiz adına gurur duyuyorum ve seviniyorum. Aynı şekilde bir yandan dip çamuru temizliğinin Akdeniz Üniversitesi’nin ödülüne layık görülmesi, yine balıklandırma projemizin Mısır’da ödül alması şehrimiz adına kıvanç vericidir.” diye konuştu.
“48 bin balığı üreterek denize saldık”
Bugüne kadar 48 bin balığı TAGEM ile birlikte ürettiklerini ve denize saldıklarını söyleyen Başkan Büyükakın, “Bu balıkların üzerine alıcı yerleştirdik, takibini de arkadaşlarımız yapıyor. Denizde nerede geziyorlar, nerede yumurtluyorlar, nerede yurt tutuyorlar bunların hepsi takip ediliyor. Yurt tutma dediğimizde ise aklımıza resifler geliyor. Resifler zaman içerisinde balıkların kendisine yuva yapacakları mekânlara dönüşüyor. Denizi kirletirsek, denize balık salmanın bir manası yok. Bir yandan denizi temizlemek lazım. Sadece denizin dibindeki çamuru temizlemiyoruz, aynı zamanda denize çamur gitmesin diye arıtma tesislerini çalıştırıyoruz. Arıtma tesislerinin yıllık maliyeti büyükşehir belediyemize 3,5 milyar TL’dir. Sadece elektrik masrafı 700 milyon TL civarında. 23 arıtma tesisi çalışıyor. Bu arıtma tesislerinin yüzde 73’ü ileri biolojik arıtma” diye konuştu.
2017 yılında bugüne toplam 54 bin balık denize salındı
Öte yandan anaç balıklardan elde edilen yavrular 2017 yılından itibaren İzmit Körfezi’ne salınmaya başlanmıştı. Gölcük Ulaşlı’da gerçekleşen balık salma programı ile bu zamana kadar toplamda 54 bin levrek, kalkan ve çipura yavrusu İzmit Körfezi’ne bırakılmış oldu. Bilindiği üzere “İzmit Körfezi Balıklandırma Projesi” kapsamında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokol sonrasında; Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü (SUMAE) koordinasyonunda çalışmalar başlatılmıştı. Enstitülerde yetiştirilen levrek, kalkan ve çipura (çupra) yavruları markalanarak 2017 (Değirmendere-Gölcük), 2018 (Ereğli- Karamürsel), 2020 (Darıca), 2021 (Körfez-Hereke), 2022 (Değirmendere – Gölcük) ve (Karamürsel – Ereğli), 2023 (Dilovası-Tavşancıl), 2024 (Eskihisar-Gebze) ve 2025 (Ulaşlı-Gölcük) yıllarında toplam 54 bin adet yavru balık İzmit Körfezi’nde tören eşliğinde denize bırakıldı. 2024 yılında da Gebze Eskihisar Sahili’ndeki balık salma töreninde 100 adet yapay resif denize bırakılmıştı.
İzmit Körfezi’nde yürütülen balıklandırma çalışmaları kapsamında Kirazdere’ye 8 bin kırmızı benekli alabalık bırakıldı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’nin temizlenmesi, biyoçeşitliliğin artırılması ve daha sağlıklı bir ekosistem oluşturulması amacıyla pek çok proje yürütüyor. Balık popülasyonunun yeniden canlanması ve bu konuda çevre farkındalığı oluşturulması amacıyla İzmit Körfezi’nde başlatılan balıklandırma çalışmaları iç sularda da devam ettiriliyor.
Bu kapsamda, geçen yıl Kirazdere’ye 8 bin alabalık salan Büyükşehir, anaç balıklardan elde edilen 8 bin yavru balığı doğaya bıraktı. Böylece Kirazdere’ye 8 bin benekli alabalık salımıyla 2 yılda 16 bin balık bu bölgede doğaya bırakılmış oldu.
Yuvacık Barajı Kirazderesi kıyısında gerçekleştirilen balık salma törenine Başiskele Kaymakamı Soner Şenel, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Başiskele Belediye Başkan Yardımcısı Arif Başkan, Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdür Yardımcısı Erdal Ceyhan, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Son 2 yılda toplam 16 bin balığın salındığı proje ile iç sularda balık popülasyonunun yeniden artırılması hedefleniyor.
“Yarını düşünerek hareket etmek zorundayız”
Programda konuşan Başkan Büyükakın, “Geçtiğimiz yıl bu bölgede 8 bin balığı suya bıraktık. Yarını düşünerek hareket etmek zorundayız. İnsanoğlu bugün sadece anı düşünüyor, geleceği düşünen neredeyse yok. 23 arıtma tesisimizle denizimize çamurun gitmesini engelliyoruz. Balık halinden bize görüntüler geliyor. Gölge etmesinler başka ihsan istemez. O balıkları denize bırakırken bize ‘O balıklar ölecek’ dediler. Biz çamuru temizlerken ‘Çamur tehlikeli’ dediler. O çamur denizin dibinde durunca bir şey olmuyor mu? Biz o çamuru sızdırmaz bir maddeyle bertaraf ediyoruz. ‘Arıtma tesisleri çalışmazsa müsilaj olur’ dedik. Çalıştırmadılar ve bugün yine müsilaj görülmeye başladı. Biz buradan temizliyoruz ama öbür taraflardan arıtma yapılmayınca olmuyor ama olsun biz buradan arıtma yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde yaşanan ilginç doğa olayı görenleri hayrete çevirdi. Gelibolu’da İç liman mevkiinde, balıkçı teknelerinin demirlediği bölgede bir farenin denize girerek canlı balık avlamaya çalıştığı anlar, çevredeki bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, kıyıdan oldukça uzak bir noktada suda ustalıkla yüzen farenin, kefal balıklarının peşinden hızla ilerlediği ve zaman zaman su yüzeyinde ani ataklar yaptığı görülüyor. Balık sürüsünü takip ederken yaptığı manevralarla dikkat çeken fare, izleyenleri de gülümsetti.
Ender rastlanan ilginç olay karşısında vatandaşlar gördükleri manzara karşısında hayrete düştü.
Harvard Tıp Fakültesi’nde Tıp Profesörü ve Harvard Halk Sağlığı Okulu’nda Kardiyovasküler Epidemiyoloji Programı Direktörü olan Eric Rimm, ’’Yıllardır yapılan araştırmalar, haftada birkaç kez balık tüketen kişilerin, hiç balık yemeyenlere kıyasla daha düşük ölümcül kalp krizi riski taşıdığı gösterdi’’ dedi.
Sağlıklı beslenmenin önemi Kalp Sağlığı Haftası’nda gündemdeki yerini koruyor. Bilimsel araştırmalar, Omega-3 açısından zengin beslenme düzeninin kalp krizi riskini azaltabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle yağlı balıklardan alınan Omega-3 yağ asitlerinin kalp sağlığını birçok yönden iyileştirdiği gösteriliyor. Uzmanlar, sardalya, ton balığı, uskumru ve somon gibi balıkları haftada en az iki kez tüketmeyi öneriyor. Harvard Tıp Fakültesi’nde Tıp Profesörü ve Harvard Halk Sağlığı Okulu’nda Kardiyovasküler Epidemiyoloji Programı Direktörü olan Eric Rimm, yıllardır yapılan araştırmalarla, haftada birkaç kez balık tüketen kişilerin, hiç balık yemeyenlere kıyasla daha düşük ölümcül kalp krizi riski taşıdığını vurguladı.
Tıp dünyasından tavsiyeler
ABD’li National Geographic Dergisi’nin Mart sonu yayınladığı makaleye göre, Omega-3 yağ asitleri, enflamasyonu azaltmaya odaklanan bir dizi mekanizma aracılığıyla geniş sağlık faydaları sunuyor. Sidney Kimmel Tıp Fakültesi Entegre Tıp ve Beslenme Bilimleri Bölümü Profesörü Daniel Monti, “Omega-3 yağ asitleri, tehlikeli trigliserit seviyelerini düşürür, oksidatif stresi sınırlar, kan akışını iyileştirir ve hücrelerimizde enerji üreten organeller olan mitokondrilerin işlevini artırır” diyerek bu faydalara dikkat çekiyor.
Makale, Dallas’taki UT Southwestern Tıp Merkezi’nde Diyetisyen ve Profesör olan Jo Ann Carson’ın şu sözlerine de yer verdi: “Eğer sağlıksız bir diyetiniz varsa ve deniz ürünleri yemiyorsanız, balığı yüksek yağlı hayvansal ürünler yerine koyarak kalp sağlığınızda büyük bir fark oluşturabilirsiniz. Vejetaryenlerin, et veya balık yemeyen kişilerin, balık yemeyi düşünmeleri de faydalı olur, artık daha fazla vejetaryen diyetlerine balık ekliyor.”
Hangi balıklar tüketilmeli?
Omega-3 yağ asitlerinin vücut sağlığını korumaktaki önemi, 90 yıldan uzun bir süre önce Mildred ve George Burr tarafından keşfedildi. Bugün birçok Omega-3 yağ asidi olduğu biliniyor fakat çoğu araştırma, Omega-3’ün faydalarını elde etmenin en iyi yolunun onu deniz ürünlerinden almak olduğunu destekliyor. Özellikle soğuk su balıkları olan sardalya, ton balığı, somon, uskumru, gibi yağlı balıklar, Omega-3 açısından son derece zengin besin değerlerine sahip. Bu yüzden Amerikan Kalp Derneği her hafta bu tür balıklardan en az iki porsiyon tüketilmesini öneriyor. Eric Rimm, “Omega-3’ler hücre zarlarına girer ve bu, hücre içi ve hücrelerarası iletişimi sağlar. Hücre iletişimi, düzgün çalışan bir kalp için çok değerlidir” dedi.
Kocaeli’de pazardan alınan balıkların içinden çıkan parazitler, vatandaşları tedirgin etti. Önemli uyarılarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Sevilay Okkay, “Balığa çiğ halde doğrudan temas eden ya da evde temizliğini yapan kişilerin, işlem sonrası ellerini mutlaka sabunla yıkamaları gerekir. Bazı türler görünürken, bazı türler çıplak gözle fark edilemeyebilir. Hangi parazitin insanı konak olarak kullanabileceği işlem esnasında bilinemeyebileceğinden, hijyen kurallarına dikkat etmek ve kişisel önlemleri almak yararlı olacaktır” dedi.
Geçtiğimiz günlerde vatandaşların pazardan aldığı balıkların içinde parazitler çıktı. Bu anları kayda alan vatandaşlar, görüntüleri sosyal medya hesaplarından paylaştı. Görüntüler kısa sürede büyük yankı uyandırdı. Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Su Ürünleri ve Sağlığı Parazitoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sevilay Okkay, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
“Parazitlerin en dikkat çekici özelliklerinden biri, karmaşık olabilen yaşam döngüleridir”
Parazitleri tanımlayarak sözlerine başlayan Dr. Okkay, “Parazitler, başka bir canlının içerisinde ya da onun üzerinde yaşayarak kaynaklarını kullanan ve genellikle de konak canlıya zarar veren organizmalardır. Biyolojik çeşitliliğin bir parçası olan bu canlılar insanlarda, hayvanlarda ve balıklarda farklı türlerde bulunabilirler. Parazitleri ’protista’ ve ’metazoa’ gibi gruplara ayırıyoruz ve bu şekilde incelemelerini gerçekleştiriyoruz. Parazitlerin en dikkat çekici özelliklerinden biri oldukça karmaşık olabilen yaşam döngüleridir. Bazı parazitler yaşamlarını tek bir konakta yani doğrudan yaşam döngüsüne sahip türler olarak tamamlarken, bazıları da birden fazla konağa ihtiyaç duyuyorlar” dedi.
“Bazıları yaşam döngüsünü tek konakta tamamlar”
Dr. Okkay, bazı parazit türlerinin yaşam döngüsünü tek konakta tamamlarken, bazılarının birden fazla konağa ihtiyaç duyduğunu belirtti. Okkay, “Tatlı su balığında gelişen bir parazit ancak başka bir balık türü ya da omurgalı canlının sindirim sisteminde gelişimini tamamlayabilir. Bu döngüde kuşlar da konak olabilir” diye konuştu.
“İnsanın konak olup olmaması en önemli kriter”
Parazitlerin insan sağlığına etkisine ilişkin konuşan Dr. Okkay, “Parazitlerin insan sağlığı açısından risk taşıyıp taşımadığı, yaşam döngüsünde insanın bir konak olarak yer alıp almadığıyla ilişkilidir. İnsan bu döngüde yer almıyorsa, bu parazitlerin doğrudan insan sağlığıyla ilgili risk potansiyelinin üzerine bir soru işareti koymak gerekiyor. Bu bilgiler ışığında değerlendirildiğinde, balık parazitleri özellikle doğadan avlanan balıklarda zaman zaman görülebilen canlılardır. Ancak burada önemli bir ayrım vardır. Yaşam döngüsünde insanın konak olarak yer alıp almama durumudur” şeklinde konuştu.
“Bazı türler, az pişmiş ya da çiğ balık tüketimiyle bulaşabilir”
Parazitlerin bulaşma riskine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Sevilay Okkay, “Tüm balık parazitlerinin insanı enfekte etme durumu söz konusu değildir. Ancak bazı türler, az pişmiş ya da çiğ balık tüketimiyle bulaşabilir. Bu nedenle balıkların hijyenik şartlarda temizlenmesi, iç organlarının mutlaka ayıklanması ve en az 60-70 derecede pişirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Okkay, güvenli balık tüketimine de dikkat çekerek, vatandaşları uyardı. Balığın güvenilir kaynaklardan alınmasının, tazeliğinin kontrol edilmesinin ve soğuk zincirin korunmasının önemli olduğunu söyleyen Okkay, “Satın alınırken de tazeliği kontrol edilmelidir. Gözleri parlak, solungaçları kırmızı ve doğal, kokusunu kaybetmemiş balıklar tercih edilmelidir” dedi.
“Balığa temas ettikten sonra ellerinizi sabunlayın”
Çiğ balığa temas eden kişinin dikkat etmesi gereken önlemlere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Sevilay Okkay, “Balığa çiğ halde doğrudan temas eden ya da evde temizliğini yapan kişilerin, işlem sonrası ellerini mutlaka sabunla yıkamaları gerekir. Ayrıca balığa temas eden bıçak ve doğrama tahtası ayrılarak uygun hijyen yöntemleriyle temizlenmelidir. Bunun nedeni, balıkta bulunan parazit türlerinin tamamını gözle tespit edemememizdir. Bazı türler görünürken, bazı türler çıplak gözle fark edilemeyebilir. Hangi parazitin insanı konak olarak kullanabileceği işlem esnasında bilinemeyebileceğinden, hijyen kurallarına dikkat etmek ve kişisel önlemleri almak yararlı olacaktır. Parazitler konağı kendileri seçebilirler. Eğer yaşadığı ortamda yaşamasını gerektirecek herhangi bir ara konak veyahut uygun şartlar bulunmuyorsa, o parazit orada yer alamayacaktır. Bunun için de çeşitli kirlilik parametrelerinden ve biyolojik yönetimden bahsedebiliriz. Dolayısıyla bunlar komplike olarak değerlendirilmesi gereken olgulardır” diye konuştu.
Balıkçıdan açıklama
Balık satan bir esnaf ise parazitlere ilişkin, “Parazitlenmeyi biz de gördük. Zaten denizde de yaşarken balıklarda parazit olabilir. Bunun sebebi balığın her bulduğunu yemesidir. Deniz balıklarının çoğunda bu durum olabilir. Denizde yaşayan her balıkta parazit vardır” cümlelerini kullandı.
Türkiye genelinde 1 Eylül’de başlayan balık avı sezonu bu gece sona erecek. Av yasağıyla birlikte 15 Nisan-31 Ağustos tarihleri arasında gırgır ve trol ağları ile avcılık yapılamayacak. Bu tarihler arasında sadece kıyı balıkçılığına izin verilecek. Av yasağının başlamasına saatler kala balık tezgahlarında sezonun son mahsulleri sergileniyor.
Kocaeli’de de istavrit kilosu 300 TL, hamsi ise 350 TL’den alıcı bulurken, levrek ile çipura tanesi 250 TL’den satılıyor. Palamut ise kilosu 250 ile 300 TL arasında değişen fiyatlarda alıcı buluyor.
“Balık piyasası borsa gibi durmadan oynuyor”
Balık satıcısı Özhan Gürtay, 15 Nisan’da başlayacak av yasağına dikkat çekerek, “Yaz balıkçılığına geçiyoruz. Büyük balıklar yasaklanacak, küçük olta balıkları devam edecek. Geçen sezona bakarak vatandaşlarımız hamsi fiyatları için ’Ne bu pahalılık?’ diyorlar. 350 TL hamsiyi pahalı buluyorlar ama bunun sebebi eskisi gibi hamside bolluk yok. Bir tekne çıkıyor ve bunun mazot masrafları da var. Balık piyasası borsa gibi durmadan oynuyor” dedi.
“Balık fiyatları sezona göre değişiklik gösteriyor”
Fiyatlara değinen Gürtay, “Karadeniz’den gelen hamsi yağlı ve lezzetli olur. İstavritin kilosu 300 TL, hamsinin kilosu 350 TL, levreğin tanesi 250 TL, çipuranın tanesi 250 TL, Norveç somonun kilosu 500 TL, Karadeniz somonu kilosu 300 TL, palamudun kilosu 250 ile 300 TL arasında değişiyor. Norveç palamut tanesi 100 TL, tekir barbun ise 500, 600, 700 TL arasında gün gün fiyatı değişiyor. Balık fiyatları sezona göre değişiklik gösteriyor, şu anda diğer aylara göre yüksek fiyatlar. Sezonda bolluktan dolayı fiyatlar daha düşük oluyor” diye konuştu.