Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Beslenme Saati’ne engel, mücadeleye devam!

Başkan Hürriyet, Yılın En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi ödülünü alan fakat bugün itibariyle siyasi baskılar nedeniyle okullarda uygulanmasına izin verilmeyen Beslenme Saati projesini sürdürmek için mücadeleye devam edeceklerini belirterek, “Bu ödül, çocuklarımız için verdiğimiz mücadelenin kanıtıdır” dedi

Kocaeli Gazetesi tarafından düzenlenen Doruktakiler 2024 Ödül Töreni’nde İzmit Belediyesi, çocukların sağlıklı beslenmesini destekleyen ‘Beslenme Saati’ projesiyle Yılın En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi ödülüne layık görüldü. Ödülü aldıktan sonra açıklamalarda bulunan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, projeye yönelik engellemeleri ve yaşadıkları zorlukları anlatarak mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

HÜRRİYET, 3 YILLIK MÜCADELEYİ ANLATTI

Başkan Hürriyet, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı: Şu an elimde bulunan bu ödülün hikâyesini anlatmak istiyorum. Gerçekten bizim için çok kıymetli bir ödül. Ama ne yazık ki bu ödül uygulatılmayan, engellenen, yaptırılmayan bir projenin ödülü. Dün Kocaeli Gazetesi ailesi tarafından halkın oylarıyla seçilmiş olan; okullardan her gün bir öğün ücretsiz çocuklarımıza yemek hizmetimizi içeren ‘Beslenme Saati’ projemiz yılın en iyi sosyal sorumluluk projesi ödülüne layık görüldü.

“ÇOK KIYMETLİ BİR ÖDÜL”

Hiçbir çocuğumuzu ayırmadan günlük alması gereken gıda ihtiyaçlarını planladığımız ve okullara sunmak üzere 3 yıl önce başlattığımız bir proje. Dün bu ödülü arkadaşlarım aldı. Öncelikle bu ödülü bize layık gören bütün halkımıza çok teşekkür ediyorum. Doruktakiler programıyla böylesine güzel çalışmaları onurlandıran Kocaeli Gazetesi ailesine, sevgili Tanzer Ünal’a, Erkan Ünal’a ve bütün gazete çalışanlarına teşekkür ediyorum. Bizim için gerçekten çok kıymetli bir ödül. Çok onur verici.

“ÇOCUKLARIN BOĞAZINDAN GEÇEN LOKMAYA GÖZ DİKİLİYOR”

Fakat bir o kadar da mutsuzuz. Çünkü biz tam 3 yıldır Beslenme Saati Projesini uygulamaya çalışıyoruz. Okullarda çocuklarımıza bir öğün ücretsiz yemeği sunmak için ciddi bir mücadele veriyoruz. Okul aile birliklerine, velilere, kaymakama, il milli eğitim müdürüne, ilçe milli eğitim müdürüne anlattık. Ama ne yazık ki çocuklarımızın boğazından geçen her lokmaya bu kadar göz dikildiğini, bu kadar rahatsız olunduğunu tahmin edemezdik.

“PROTOKOL SÖZÜ VERİLDİ, TUTULMADI”

3 yıldır girmeye çalıştığımız okullarda engellerle karşılaştık. Okul müdürlerine ve idarecilere hep bir baskı yapıldı. Bu hizmeti alan okullar birçok yere davet edilmedi. Ya da talepleri kabul edilmedi. Sürekli el altından mesajlar atıldı. Milli eğitim ve kaymakamlık tarafından söz verildi, protokol yapılacak dendi. Ama ne yazık ki bu protokol de yapılmadı. Bu protokol yapılmadığı için okul müdürleri bu baskıdan dolayı çekindiler.

“BUGÜN İTİBARİYLE SON OKUL DA BASKILARA DAYANAMADI”

4 okul cesaretliydi. 4 okula 3 yıldır bu hizmeti sunuyorduk. Fakat bu okul sayıları da azaldı. Baskıya dayanamıyoruz dediler. En son bugün itibariyle son bir okulumuz kalmıştı. Bugün itibariyle bu okul da bu hizmetin sonlandırılmasını istedi. Artık çok fazla baskı altında olduklarını ve bu projeyi devam ettiremeyeceklerini ilettiler. Bugün elimde tuttuğum bu ödül ne yazık ki yapamadığımız, engellenen, veremediğimiz hizmetin ödülü.

“ENGELLERE RAĞMEN HEP ÇABALADIK”

2019’da göreve geldiğimizden bu yana sürekli şikâyet edip de biz bunu yapamıyoruz demedik. Evet engelliyorlar ama yapmak için hep çabaladık. Böylesine ekonomik krizde, ailelerin çocukların yanına yemek koyabilmekte bile zorlandığı, harçlık verebilmekte zorlandığını görüyoruz. Ben de anneyim ben de evlat okutuyorum. Hiç kolay değil. Çocuğun gün içinde alması gereken gıda ihtiyacına sahip olabilmesi kolay değil. Biz bu yükü hafifletmek için 3 yıldır bu kadar mücadele ediyoruz.

“İLK İŞİMİZ AŞEVİ AÇMAK OLMUŞTU”

Bizim 2019’da göreve gelir gelmez yaptığımız ilk hizmetlerden biri Aşevi olmuştu. Kocaman bir Aşevi açtık. Yetmedi bir de mobil aşevi sağladık. Ve onun sayesinde bütün hizmetlerimizde, bütün gıda ihtiyaçlarında, kendi organizasyonlarımızda, okullara verdiğimiz yemek hizmeti, taziye yemekleri, ihtiyaç sahibi ailelere verdiğimiz ücretsiz yemek hizmeti, mahalle mutfaklarımız, kent lokantalarımız vs. tüm yemeklerimizi aşevimizde yapıyoruz.

“MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Bakın 55 milyar bütçeli Büyükşehir daha anca bu yıl Aşevi mutfağı kurdu. Kaç yıldır yönetiyorlar bu kenti. Kaç yıldır bütün yetkilerle kesintisiz yönetiyorlar. Bizim önceliğimiz ihtiyaç sahibi insanlar. Bu aşevi sayesinde hemen okullara Beslenme Saati projesi başlattık. Ve her okula verebilecek güce sahibiz. Zengin fakir demeden tüm çocuklara bu hizmeti verebiliriz. Ana yemeği, meyvesi ve içeceği ile birlikte güzel paketlenmiş. Kararlıyız. 3 yıldır mücadele ediyoruz. Yine mücadeleye devam edeceğiz. Yapamıyoruz demeyeceğiz.

“HALKIMIZ İÇİN KAVGA EDERİM”

Ama halkımız neler yaşadığımızı bilsin diye inatla anlatmaya devam edeceğiz. Bizi engellemeye çalışan siyasiler ve bunların yandaş medyaları istedikleri kadar algı yönetmeye çalışsınlar. Halk için, halka hizmet için kavga etmek gerekiyorsa ederim. Haklı olduğumuz yerde hakkımızı yedirmeyiz. Size söz veriyorum. Bu projeyi uygulamak için ne gerekiyorsa yapacağım. Ramazan ayından sonra okulların önüne gerekirse stantlarımı açacağım ve okulun dışında dağıtacağım.

“BU HİZMETİ SUNACAĞIZ”

Biliyorsunuz biz üniversite öğrencilerine her gün bir öğün ücretsiz yemek veriyoruz. Üniversitenin içindeki çorba çeşmesinden hizmet vermemizi engellediler ama biz dışarıda öğrencilerimize yine sıcak çorba hizmeti vermeye devam ettik. Okulun içine almıyorlarsa dışarıda sunarız. Ama bu hizmeti sunacağız. Kararlıyız.

“ENGELLENSEK DE GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

Bu yaz ayında da Aşevimizin kapasitesini 2 buçuk katına çıkartıyoruz. Artık kendi ekmeğimizi de üretmeye başladık. Biz araçlarımızı imkanlarımızı her geçen gün arttırıyoruz. Kendi öz gücümüzü sürekli arttırıyoruz. Daha çok insana hizmet etmek için çabalıyoruz. Geri adım atmayacağız ama nasıl engellendiğimizi de halkımıza anlatmak zorundayız. Ne yazık ki engellenen projenin ödülünü tutuyorum.

“KAYNAKLARIMIZI HALKIMIZ İÇİN KULLANIYORUZ”

Tarihe geçecek zamanlar yaşıyoruz. İzmit Belediyesi biliyoruz ki çoğunu korkutuyor. Korkmaya da devam edin. Bizim derdimiz hizmet. Bunun için kiminle ne mücadele etmemiz gerekiyorsa yapacağız. Ekşi yemedik ki karnımız ağrısın. Biz milletimizle gönül bağı kurmuşuz. Var gücümüzle kaynaklarımızı gençlerimize, kadınlarımıza ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ayırıyoruz.

VELİLERE VE KURUMLARA ÇAĞRIDA BULUNDU

Ramazan’dan sonra da gücümüz yettiğince okulların önünde olacağız. Çocuklarımıza Beslenme Saati Projesini uygulayabilmek, her gün ücretsiz bir öğün yemeği çocuklarımıza ulaştırabilmek için bir kez daha ailelere çağrı yapıyorum; Lütfen siz de okullarda müdürlerle görüşün. İl Milli Eğitime, Valiliğe ve Kaymakama buradan çağrıda bulunuyorum. Şu protokolü yapalım.

“BİZİM DERDİMİZ SİYASET DEĞİL”

Bugün AK Parti Belediyesi devam etmiş olsaydı eminim ki hiç ikiletmeden bu protokolü yapacaktınız. Bizi okullara bile almamak için direniyorsunuz. İnsanlara ulaşmayalım diye siyaset yapıyorsunuz oturduğunuz yerden. Bizim derdimiz siyaset değil.

“BU ÖDÜLÜN HAKKINI SONUNA KADAR VERECEĞİZ”

Hizmetin siyaseti ve partisi olmaz. Çocukların siyasete alet edilmesi doğru değil. Bizim adımız hiç görülmesin, duyulmasın önemli değil ama bırakın bu hizmeti sunalım. Mücadeleye devam edeceğiz bu ödül boşta kalmayacak. Bu ödülün hakkını sonuna kadar vereceğiz. Bu ödülü boşuna almadık. Kocaeli Gazetesi ailesine bir kez daha bu ödül için çok teşekkür ediyorum.

Kategoriler
SAĞLIK

Beyaz Yürüyüş Sürüyor

Beyaz Yürüyüş Sürüyor

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) “Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün” başlıklı 14 Mart Tıp Haftası programı kapsamında düzenlediği “Beyaz Yürüyüş” ikinci gününde Gebze ve İzmit’teydi.

TTB Merkez Konseyi üyelerinden, TTB kol ve çalışma grubu temsilcilerinden, tabip odalarının yönetim kurulu üyelerinden ve hekimlerden oluşan Beyaz Yürüyüş heyeti, sabah saatlerinde İstanbul’dan yola çıktı.

Heyet, Kocaeli’de ilk olarak Gebze Kent Meydanı’nda bir basın açıklaması düzenlendi.

Basın açıklamasında ilk sözü alan Kocaeli Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Kenan Cibaroğulları hekimlerin ve sağlık emekçilerinin artan iş yükü, iş baskısı, beş dakikaya sıkıştırılan muayeneler, maddi zorluklar, sistemin hatalarının sağlık emekçilerine yüklenmesi gibi nedenlerden çok yılgın olduğunu söyledi. Cibaroğulları “Peki siz halkımız, Gebzeliler, siz mutlu musunuz? Modernliği ve büyüklüğü ile övünülen hastanelerde sağlığa erişebiliyor musunuz? Randevu bulabiliyor, ameliyat olabiliyor musunuz? Fiziksel iyilik halinizin dışında ruhsal iyilik haliniz var mı?” sorularını sorarken, açıklamaya katılanlardan “Hayır” yanıtları yükseldi.

Gebze Sendikalar Birliği adına DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 2 Nolu Şube Başkanı Necmettin Aydın; Sağlık Bakanı’nın özel hastane, Milli Eğitim Bakanı’nın özel okul sahibi olduğu bir düzenin ancak patronlara yarayabileceğini belirterek emekçilerin ortak mücadelesinden başka çare olmadığının altını çizdi. Hekim Birliği Sendikası adına Dr. Güven Kara da sağlık alanında ortak mücadelenin önemine dikkat çekti.

Mardin Tabip Odası adına Dr. Volkan Binbaş, Sağlık sistemi hekimleri, sağlık emekçilerini ve halkı yıkıntılar arasında bırakarak çöküyor” diye söze başladı. Yenidoğan skandalı, platin skandalı, stent skandalı gibi örneklerin, buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu söyleyen Binbaş, “Umutsuz değiliz. Çünkü bu ülke çok zengin, çok kültürlü, çok dilli. Eşit, parasız, nitelikli, anadilinde sağlık hizmetinin alınabildiği, kardeşliğin ve barışın hüküm sürdüğü bir ülke mümkün diyerek sözlerini noktaladı.

Basın açıklamasında son sözü TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip aldı. Gebze’de gerek işçi kazalarının ve cinayetlerinin gerekse de hava kirliliğine bağlı hastalıkların ve ölümlerin önlenebilir olduğuna dikkat çeken Saip, işyeri hekimlerinin bağımsız, güvenceli çalışamamalarının da bunun bir sebebi olduğunu kaydetti. Sağlık Bakanlığı’nın hasta sayısı artışıyla övünmesine de tepki gösteren Saip, “Oysa önemli olan halkın hastaneye başvurması değil, hastalanmamasıdır. Bunun için de eşit, parasız, nitelikli, ulaşılabilir, birinci basamak sağlık hizmetlerinin ve koruyucu hekimliğin güçlendirildiği bir sağlık sistemi şart” dedi.

Beyaz Yürüyüş heyeti, öğle saatlerinde ise İzmit’e vardı. Merkez Bankası önünden başlayan yürüyüşün ardından İzmit Kent Meydanı’nda basın açıklaması düzenlendi.

Açıklamada ev sahibi olarak ilk sözü alan Kocaeli Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ayşe Engin Arısoy; Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın 22 yılın sonunda geldiği noktayı “sağlıkta çöküş” olarak özetledi. Koruyucu sağlık hizmetlerinin geri plana atılmasından beş dakikada muayene dayatmasına, şiddetten mesleki bağımsızlığı yok eden uygulamalara örnekler veren Ergin Arısoy, Sonuç; her geçen gün eriyen ve insan gücünü yitiren kamusal sağlık alanı, derdine dermen bulamayan hastalar, yapılamayan tedaviler ve ameliyatlar, bulunamayan ilaçlar, peş peşe yaşanan skandallar… Biz, başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu dinletene kadar mücadeleye devam edeceğiz dedi.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap; nitelikten çok niceliğe önem veren, insanların hastanelere daha fazla başvurmak zorunda kaldığı ve daha fazla para harcadığı, sağlığın piyasa kurallarına terk edilerek metalaştırıldığı bir sistemin çökmeye mahkum olduğunu vurguladı. Türkiye’de koruyucu sağlık hizmetlerinin önemsizleştirilmesi nedeniyle hastalıkların arttığını, çocuklarda kızamık ve boğmacaya bağlı ölümlerin yaşandığını, kanser tanıların geç konulduğunu hatırlatan Azap sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sistem insanların daha fazla parasını alıyor ama onları daha sağlıklı kılmıyor. Oysa biz, başka bir sağlık sistemi olabileceğini biliyoruz. Çünkü 30 yıldır eleştirmekle kalmıyor; bu yanlışların nasıl düzelebileceğine ilişkin etkinlikler yapıyor, kitaplar çıkarıyor, raporlar hazırlıyor ve tüm bunları halkımızla, meslektaşlarımızla, yöneticilerle paylaşıyoruz. Bizim niyetimiz, irademiz, birikimimiz, kadrolarımız var. Yüksek sesle tekrar söylüyoruz: Başka bir sağlık sistemi mümkün!”

İzmir Tabip Odası adına Dr. Lütfi Çamlı; sağlığın evrensel bir insan hakkı olduğunu, hiçbir zaman alınıp satılır bir metaya dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti. Sağlıkta Dönüşüm Programı aracılığıyla tam da böyle bir hataya düşüldüğünü ve insan odaklı olması gereken sağlık sisteminin kâr odaklı hale getirildiğini dile getiren Çamlı, TTB’nin on yıllardır yaptığı uyarıları anımsatarak bugün gelinen noktada başka bir sağlık sisteminin şart olduğunu vurguladı.

Gaziantep-Kilis Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kazım Doğan Eroğulları da “Yıllardır attığımız ‘Sağlıkta ticaret ölüm getirir’ sloganından bize ölüm, patronlara kâr düştü. Bize fabrikalarda, işyerlerinde ölüm düştü. Acil servislerde, yoğun bakımlarda ölüm düştü. Esas çete yenidoğanları öldürenler değil, bu sistemi onların rantı için kuranlardır” dedi. Sayısının artmasıyla övünülen her bir hastaya kâr gözüyle bakıldığının altını çizen Eroğulları, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin mücadelesinin aynı zamanda halkın sağlık hakkı için olduğuna dikkat çekti.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Kocaeli Şubesi Eş Başkanı Murat Harata, Kocaeli Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Funda Atmaca, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği adına Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Mehmetali Elma da yaptıkları kısa konuşmalarda başka bir sağlık sistemi için yürütülen mücadelelerin önemine atıfla TTB’nin yanında olduklarını dile getirdi.

Basın açıklamasının ardından Mimarlar Odası Taş Bina Salonu’nda bir forum düzenlendi.

Forumda ilk sözü alan Dr. Alpay Azap, “Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün” başlıklı program hakkında bir bilgilendirme yaptı. TTB Merkez Konseyi olarak yenidoğanların ölümüyle sonuçlanan sağlıkta ticarileşme skandalının ardından başka bir sağlık sisteminin tartışılması gerektiğini düşündüklerini ve böyle bir programı önlerine koyduklarını söyleyen Azap, bu önerinin 23 Kasım’da düzenlenen ve 41 tabip odasından 170’i aşkın temsilcinin katıldığı Genel Yönetim Kurulu toplantısında da kabul gördüğünü aktardı. Azap, konuşmasına şöyle devam etti:

“Programımız doğrultusunda ve örgütümüzün 40 yıllık birikimine de dayanarak dokuz ana başlıkta çalışma grupları oluşturduk. Her gruptan mümkün olduğunca öze odaklanan, sade raporlar hazırlamalarını istedik ve çalışmalara başladık. Bu raporlardan çıkan sonuçları önümüzdeki dönemde farklı araçlar kullanarak hekimlerin, sağlık çalışanlarının, sağlık emek-meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin gündemlerine almasını ve böylece kamuoyu oluşmasını sağlayacağız. Bu nedenle bu yılki 14 Mart’ı, bir mücadele programının son ayağı olarak değil, kapsamı ve uzun erimi düşünerek bir başlangıç ayağı olarak görüyoruz. Raporlarımızın sonuçlarını ilk olarak 10 Mart günü İstanbul Tabip Odası’nda paylaşacağız. 14 Mart’tan sonra da peyderpey bu çıktıları tartışmalara açacağız. 14 Mart’ta ve sonraki süreçte neler yapacağımızı 1 Mart’ta Ankara’da düzenleyeceğimiz ve sağlık emek-meslek örgütlerinin de katılımıyla geniş bir platforma dönüştüreceğimiz Büyük Hekim Buluşması/Forumu’nda kararlaştıracağız.”

Azap’ın ardından toplantının katılımcıları kısa sözler alarak sağlık alanında yaşanan sorunlar, çözüm önerileri ve “Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün” programı üzerine değerlendirmeler yaptı. Etkinlik, 1 Mart’ta Ankara’da buluşma çağrısının güçlendirilmesi çağrısıyla sona erdi.

Öte yandan Beyaz Yürüyüş heyeti içindeki TTB Aile Hekimliği Kolu üyeleri, Kocaeli’deki aile sağlığı merkezlerine ziyaretler düzenledi. Ziyaretlerde “Eziyet Yönetmeliği” başta olmak üzere yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine fikir alışverişinde bulunuldu.

27 Şubat 2025 günü Balıkesir, Bandırma ve Bursa’da, 28 Şubat 2025 günü Bursa ve Eskişehir’de devam edecek olan Beyaz Yürüyüş, 1 Mart 2025 günü Ankara’daki Büyük Hekim Buluşması / Forumu’nda noktalanacak.

Beyaz Yürüyüş programının tamamı için tıklayın.

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

İzmit Belediyesi Oyuncak Müzesi’nde minikler için yaratıcı atölyeler

İzmit Belediyesi, çocukları sanat ve yaratıcılıkla buluşturduğu atölyelerine devam ediyor. Tarihi Kapanca Sokak’ta bulunan Oyuncak Müzesi, 1-2 Mart tarihlerinde düzenlenecek keyifli etkinliklerle minik ziyaretçilerini ağırlayacak.

İLK ATÖLYE 1 MART’TA

1 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan “Ziyaretçimiz Kardan Adam” atölyesi, farklı yaş gruplarına özel iki ayrı oturumla düzenlenecek. Saat 11.00’de başlayacak ilk atölye 7-8-9 yaş grubundaki çocukları ağırlarken, saat 15.00’deki oturum ise 10-11-12 yaş grubuna yönelik olacak. Her bir atölye için 20’şer kişilik kontenjan ayrıldı. Atölyeye katılan çocuklar, çorap, eva, ipler ve boya kalemleri gibi malzemeleri kullanarak bireysel ve yaratıcı sanat etkinlikleri gerçekleştirecek.

2 GÜN SÜRECEK

2 Mart Pazar günü ise 11.00’de, yine “Ziyaretçimiz Kardan Adam” atölyesi düzenlenecek. Bu kez 4-5-6 yaş grubundaki minikler, ebeveynleriyle birlikte etkinliğe katılabilecek. Kontenjanın 10 kişiyle sınırlandırıldığı bu özel oturum, çocukların aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirmelerine olanak tanıyacak. Aynı gün saat 15.00’te ise “Oyuncaklarla Kolaj Atölyesi” gerçekleştirilecek. 4-5-6 yaş grubuna yönelik olarak hazırlanan bu etkinlikte çocuklar, farklı dokulardaki malzemeleri bir araya getirerek oyuncak temalı sanatsal çalışmalar yapacak.

KAYIT OLMAK İÇİN

İnce motor becerilerini desteklemeyi amaçlayan atölyede, çocuklar hem eğlenecek hem de yaratıcılıklarını geliştirme fırsatı bulacak. Atölyelerin tamamı 40 dakika (1 ders saati) sürecek. Kontenjanların sınırlı olması nedeniyle katılmak isteyen ailelerin erken kayıt yaptırmaları gerekiyor. Aileler https://l24.im/Uj4ha6 adresinden kayıt yaptırabilir.

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Başkan Hürriyet’i Hedef Alan Yandaş Medyanın Bir Yalan Haberi Daha Ortaya Çıktı

İzmit Belediye Meclis Üyesi Turgut Kocacık, bir gazetede yer alan ve kendisinin İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e karşı bayrak açtığı iddia edilen habere sert tepki gösterdi. Kocacık, yaptığı açıklamada, haberin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak gazeteciye çağrıda bulundu.

Haberde adının geçmesine şaşırdığını belirten Kocacık, “Sizi tanımam etmem. Lütfen dedikoduyla kutsal bir meslek olan gazeteciliği yerlere düşürmeyiniz. Güçlü başkan, güçlü meclis sloganıyla çıktığımız bu yolda halkımızın teveccühü ile başarılı olduk. Ve bu birliğin çatırdadığını beyan ettiğiniz yazıda ismimi görünce çok şaşırdım” dedi.

“Şahsımın Böyle Bir Tavrı Asla Yoktur”

Kocacık, kişisel olarak böyle bir tavır içinde olmadığını vurgulayarak, “Şahsımın böyle bir tavrı asla yoktur. Neye göre böyle bir sonuca vardınız sizin düşünmeniz gereken bir konu. Daha araştırmacı ve sorgulayıcı olmanız sizi küçültmez, bilakis saygın ve güvenilir kılar. Umarım düzeltirsiniz” ifadelerini kullandı.

“Gazetecilik Doğru ve Tarafsız Olmalı”

Meclis Üyesi Kocacık, gazeteciliğin temel ilkelerinin doğru ve tarafsız habercilik olduğunu hatırlatarak, kamuoyunun yanlış yönlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

CHP’li Mehmet Ümit Küçükkaya’dan İsmail Yıldırım’a: Madem bu projeyi düşünüyordunuz, niye bugüne kadar yapmadınız?

CHP Meclis Üyesi Mehmet Ümit Küçükkaya, Antik Kapı Aş Genel Müdürü İsmail Yıldırım’ın, İzmit Belediyesinin Halk Et projesi için sarf ettiği “İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet bir proje hırsızıdır” sözlerine yönelik, “Madem bu projeyi düşünüyordunuz, niye bugüne kadar yapmadınız? Siz düşünedurun, biz yapıyoruz! Aradaki fark bu” dedi

Antik Kapı Aş Genel Müdürü İsmail Yıldırım’ın, İzmit Belediyesinin Halk Et projesi için sarf ettiği “İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet bir proje hırsızıdır” sözlerine İzmit Belediyesi CHP Meclis Üyesi Mehmet Ümit Küçükkaya sosyal medya hesabından yanıt verdi. Mehmet Ümit Küçükkaya paylaşımında şu ifadeleri kullandı; “İsmail Yıldırım yine sahneye çıkmış, ama bu sefer Karamürsel’den değil, Antikkapı koltuğundan konuşuyor! Ne diyor?

“DEMEK Kİ YER DEĞİŞİKLİĞİ GEREKİYORMUŞ”

“Fatma Kaplan Hürriyet proje hırsızı!” Vay Vay Vay! Yıllarca Karamürsel’de belediye başkanlığı yaptı, böyle bir proje aklına gelmedi… Ne hikmetse, Antikkapı A.Ş. Genel Müdürü olur olmaz birden bire Halk Et projesi “zaten bizim fikrimizdi” oluvermiş! Hayret doğrusu! Demek ki bazı projelerin ortaya çıkması için yer değişikliği gerekiyormuş!

“22 YILDIR HANGİ SÖZÜNÜZ GERÇEKLEŞTİ”

Şimdi Sayın Yıldırım, madem bu projeyi düşünüyordunuz, niye bugüne kadar yapmadınız? Siz düşünedurun, biz yapıyoruz! Aradaki fark bu. Bir de çıkmış, “Biz yapamayacağımızı vaat etmeyiz” diyorken o zaman soralım: AKP’nin 22 yıldır verdiği hangi söz gerçekleşti? Et fiyatlarını düşürdünüz mü? Çiftçiyi desteklediniz mi? Tarımı ve hayvancılığı güçlendirdiniz mi? Cevap tabi ki belli: hayır.

“KENT LOKANTASI VATANDAŞIN SOFRASIDIR”

Bugün 10 kişiden sadece 1’i kırmızı et alabiliyor. AKP döneminde kıymanın fiyatı yüzde 11.527 arttı! Ama hala çıkıp “Biz yapamayacağımızı vaat etmeyiz” diyorsunuz. Vallahi bravo!

Bir de Kent Lokantası’na laf etmiş! Kent Lokantası gösteriş değil, vatandaşın sofrasıdır, dar gelirlinin umududur, öğrencinin, emeklinin sıcak yemeğidir!

“BİZİM YAPTIĞIMIZI SİZ YAPABİLECEK MİSİNİZ?”

Kent Lokantası, AKP’nin unuttuğu halkın karnını doyurduğu yerdir! Bugün işçi, emekli, öğrenci orada karnını doyurabiliyor, çünkü biz rant için değil, halk için çalışıyoruz! Eğer bu ’gösteriş’ ise, keşke AKP’li belediyeler de böyle gösteriş yapsa da millet biraz nefes alsa!

peki Sayın Yıldırım, siz Antikkapı restoranlarında, bizim kent lokantalarımızda yaptığımızı yapabilecek misiniz?

“HALKA SAĞLIKLI VE UCUZ YEMEK SUNABİLECEK MİSİNİZ?”

Halkın her kesimine ucuz ve sağlıklı yemek sunabilecek misiniz? Emekliyi, işçiyi, öğrenciyi düşünerek mi fiyat belirleyeceksiniz? Günde 40 liraya dört çeşit yemek verebilecek misiniz? Lokantanızın kapısından içeri giren herkesin, cebini düşünmeden yemek yiyebilmesini mümkün kılabilecek misiniz?

“AKP YÖNETİMİ YILLARDIR HALKIN HALİNİ GÖRMEZDEN GELİYOR”

Tenceresi kaynamayanın, çocuğunu doyuramayanın sofrasına destek olabilecek misiniz?

Siz bu soruların cevaplarını kara kara düşünedurun biz halkın sofrasını büyütmeye, onların cebini rahatlatmaya devam edeceğiz. Göstermelik olan şey Kent Lokantası değil, yıllardır halkın halini görmezden gelen AKP yönetimidir!”

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Yaşar Kardaş: Bu kentin geçmişine sahip çıkmak istiyorsanız önce samimi olun

İzmit Belediye Başkan Yardımcısı Yaşar Kardaş, Büyükşehir Belediyesinin 1 Mart Üsküdar Vapuru Faciasının anma programından ve anıt yapımından İzmit Belediyesini dışarda bırakması üzerine açıklamalarda bulundu. Yaşar Kardaş açıklamasında, “İzmit, 66 yıl önce yaşadığı en büyük felaketlerden birini hiçbir zaman unutmadı. Ancak bu felaketi unutanlar, 21 yıl boyunca bu kenti yönetenler oldu.

İZMİT HALKININ YASINI TEKELİNE ALMAYA ÇALIŞIYORLAR

Türkiye’nin en büyük deniz kazalarından biri için bir anıt bile yapmayı düşünmeyenler, şimdi ise İzmit halkının yıllardır süregelen yasını tekeline almaya çalışıyor. Üsküdar Vapuru Faciası Anıtı, yıllardır bu kente bir vefa borcu olarak duruyordu. Ama bu anıt, gerçekten kaybettiklerimize duyulan bir sorumlulukla mı yapıldı, yoksa Başkanımızın dile getirmesine karşı bir siyasi hamle olarak mı gündeme geldi?

BAŞKANIMIZ GEÇTİĞİMİZ YIL ÇAĞRI YAPTI

Geçtiğimiz yıl İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet, hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin iş birliği çağrısı yaptı. “Bu alan bize ait değil ama el birliğiyle, siyaset gözetmeksizin biz her zaman sorumluluk bilinciyle hareket etmeye hazırız. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği yapmaya hazırız” dedi.

BİZİMLE İŞBİRLİĞİ YERİNE DERNEKLERE BASKI YAPILDI

Ancak ne oldu? Büyükşehir Belediyesi iş birliği yapmak yerine, Başkanımızın dile getirdiği ve halkın talep ettiği bir projeyi kendi başarısı gibi sunmaya çalıştı! Dahası, yıllardır anma programlarını düzenleyen İzmit Belediyesi bu süreçten dışlandı. Şimdiye kadar anmalara katkı sunan, halkın hafızasında yer eden bir geleneği sahiplenen bir kurum yok sayıldı. Derneklere baskılar yapılarak “İzmit Belediyesi ile bir şey yapmayın, programı biz düzenleyeceğiz” denildi.

ÖNCE SAMİMİ OLUN!

Bu kentin geçmişine gerçekten sahip çıkmak istiyorsanız, önce samimi olun! Bir anıt dikmek, tek başına yeterli değildir. Önemli olan, halkın hafızasına ve yasına saygı göstermektir.

İzmit halkı bu acıyı hiçbir zaman unutmadı, unutturmadı. Şimdi de kimsenin bu kentin ortak değerlerini kendi siyasi hesaplarına malzeme yapmasına izin vermeyecek!” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Lütfü Obuz: Kentin hafızasında yer etmiş bir anma programını neden bölmeye çalışıyorsunuz?

İzmit Belediyesi CHP Meclis Üyesi Lütfü Obuz, Büyükşehir Belediyesinin 1 Mart Üsküdar Faciasının anma programı için derneklere ‘İzmit Belediyesinden bir şey istemeyin, programı biz yapacağız’ yaklaşımına dair sosyal medya hesabından bu duruma tepki gösterdiği bir paylaşım yaptı.

“ORTAK ANMA GELENEĞİNİ SİYASİ BİR TARTIŞMAYA ÇEVİRİYOR”

İzmit Belediyesi CHP Meclis Üyesi Lütfü Obuz yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi, “İzmit’in hafızasında derin bir yara olan Üsküdar Vapuru Faciası, bu kentin ortak acısıdır. 1 Mart 1958’de yaşanan o büyük trajedi, 392 canımızı bizden aldı. Yıllardır İzmit halkı, kaybettiklerini unutmamak için bu anmayı sahiplenmiş, onların hatırasına saygı göstermiştir. Ancak ne yazık ki, bu sene Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bu ortak anma geleneğini siyasi bir tartışmaya çevirmeye çalışıyor. Geçmişte her yıl düzenlenen anmalara İzmit Belediyesi olarak katkı sunduk. Anlamı büyük olan bu etkinliğin siyasi çekişmelerin dışında tutulması gerektiğini her fırsatta dile getirdik.

“NEDEN BÖLMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ?

Ama bugün görüyoruz ki, Büyükşehir Belediyesi iş birliği yapmak yerine, süreci tek taraflı yönetmeye kalkışıyor. Derneklere, yıllardır bu etkinliği organize edenlere baskı yapılıyor, “İzmit Belediyesiyle bir şey yapmayın, programı biz düzenleyeceğiz” deniyor. Peki, soruyoruz: Yıllardır bu kentin hafızasında yer etmiş bir anma programını neden bölmeye çalışıyorsunuz? Öte yandan, yıllardır konuşulmayan, görmezden gelinen bir anıt meselesi vardı. İzmit Belediyesi’nin defalarca gündeme getirdiği bu anıt, nihayet yapıldı. Ama bu, sadece bir yapının yükseltilmesiyle tamamlanacak bir mesele değildir. Önemli olan, o anıtın anlamını ve temsil ettiği değeri gerçekten sahiplenmektir.

“ORTAK ACIYI SİYASİ ÇIKAR İÇİN KULLANANLARI, HALKIN VİCDANINA BIRAKIYORUZ”

Biz, bu acıyı paylaşan herkesle birlikte, Üsküdar Vapuru Faciası’nda kaybettiklerimizi anmaya devam edeceğiz. Kentin hafızasını bölmeye çalışanları, ortak acıyı siyasi çıkar için kullananları ise halkın vicdanına bırakıyoruz. Biz, bu acıyı paylaşan herkesle birlikte, Üsküdar Vapuru Faciası’nda kaybettiklerimizi anmaya devam edeceğiz. Kentin hafızasını bölmeye çalışanları, ortak acıyı siyasi çıkar için kullananları ise halkın vicdanına bırakıyoruz.”

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Erdem Arcan: Hangi vicdana sığar?

İzmit Belediyesi Meclis Üyesi Erdem Arcan, 1 Mart Üsküdar Faciasının anıt yapımı ve anma programında İzmit Belediyesinin devre dışı bırakılması hakkında açıklamalarda bulundu. Arcan yaptığı açıklamada, “Gerçek hafıza, samimiyetle korunur… İzmit’in hafızasında silinmez bir iz bırakan Üsküdar Vapuru Faciası, bu kent için sadece bir felaket değil, aynı zamanda ortak bir yas ve dayanışma simgesidir.

“BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İLE İŞ BİRLİĞİ YAPMAYA HAZIRIZ”

Ancak 21 yıldır bu kenti yönetenler, İzmit’in ve Türkiye’nin en büyük kazalarından birine bir anıt yaptırmayı dahi akıllarına getirmedi. Bugün yapılan anıt, bir lütuf değil, geç kalmış bir zorunluluktur. İzmit Belediyesi yıllardır bu eksikliği dile getirdi, Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet geçtiğimiz yıl açıkça şunu söyledi: “Bu alan bize ait değil ama el birliğiyle, siyaset gözetmeksizin biz her zaman sorumluluk bilinciyle hareket etmeye hazırız. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği yapmaya hazırız.”

“DERNEKLERE BASKILAR YAPILIYOR”

Ancak ne oldu? Büyükşehir Belediyesi iş birliği yapmak yerine, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in iş birliği çağrısında bulunduğu projeyi sahiplenip “Ben yaptım, oldu” diyerek, bu kentin hafızasını siyasi çıkarlarına alet etmeye çalıştı! Sadece bununla da kalmadılar! Şimdiye kadar anma programlarını düzenleyen İzmit Belediyesi yok sayıldı, yıllardır bu anmaya emek verenler sürecin dışına itildi. Derneklere baskılar yapılıyor, “İzmit Belediyesi ile bir şey yapmayın” talimatları veriliyor, sanki bu kentin acısı bir siyasi güç gösterisine çevrilecekmiş gibi hareket ediliyor.

“YILLARDIR İZMİT BELEDİYESİ DÜZENLİYORDU”

24 yıldır aklınıza gelmeyen bu anıt, neden İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet gündeme getirdikten sonra yapıldı? Anıtı inşa etmek yetmez, önemli olan bu anma programlarına samimiyetle sahip çıkmak değil midir? Yıllardır anmaları düzenleyen İzmit Belediyesinin bu süreçten dışlanması hangi vicdana sığar? Anıt, sadece taş ve metalden ibaret değildir. Gerçek hafıza, samimiyetle korunur” dedi.

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Küçükkaya’dan, İzmit Belediyesini yok sayanlara tepki!

CHP’li Meclis Üyesi Mehmet Ümit Küçükkaya, Üsküdar Vapuru Faciası Anıtı ve anma programı üzerinden İzmit Belediyesinin dışlanmaya çalışıldığını belirterek, 21 yıldır anma anıtını aklına dahi getirmeyen Büyükşehir Belediyesini siyasi tahakküm kurmaya çalışmakla eleştirdi

CHP’li Meclis Üyesi Mehmet Ümit Küçükkaya, Üsküdar Vapuru Faciası Anıtı ve anma programı üzerinden İzmit Belediyesinin dışlanmaya çalışıldığını belirterek Kocaeli Büyükşehir Belediyesine tepki gösterdi. Küçükkaya, Büyükşehirin iş birliği çağrılarını görmezden gelip anma programını siyasete alet ettiğini söyledi.

“BU NE İLK NE DE TEK”

Küçükkaya, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: Başka ilçede neden vatandaşa ikramda bulunuyorsunuz diye İzmit Belediyesini topa tutanlar; Üsküdar faciasının yıllardır acısını bu kente unutturmayan İzmit Belediyesi kurumsal kimliğini yok saymaya çalışıyor. İzmit’te yıllardır süregelen siyasi mühendislik, bugün Üsküdar Vapuru Faciası Anıtı üzerinden bir kez daha sahneleniyor. Ancak bu, ne ilk ne de tek örnek.

İZMİT BELEDİYESİ GÜNDEME GETİRDİ”

İzmit Belediyesi ve Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet, göreve geldiği günden bu yana sistematik bir şekilde yok sayılmaya, engellenmeye ve itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.

Üsküdar Vapuru Faciası Anıtı, İzmit Belediyesinin yıllardır gündeme taşıdığı ve yapılması için defalarca çağrıda bulunduğu bir projeydi. Ancak 21 yıldır kenti yönetenler bu anıtı yapmayı akıllarına bile getirmedi.

“İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRIMIZ KARŞILIKSIZ KALDI”

Ne zaman ki Başkanımız bu konuyu geçtiğimiz sene dile getirdi, Büyükşehir Belediyesi iş birliği çağrılarını hiçe sayarak “ben yaptım, oldu” diyerek anıtı sahiplenmeye çalıştı. Yetmedi, yıllardır anma programlarını düzenleyen İzmit Belediyesi sürecin dışına itildi, derneklere baskı yapılarak “İzmit Belediyesi ile bir şey yapmayın” denildi.

“CEVABI HALK VERECEKTİR”

Şimdi de Üsküdar Vapuru Faciası için yapılan anma programlarında, yıllardır organizasyonu üstlenen İzmit Belediyesi dışlanarak, derneklere baskı yapılıyor. Bunun adı hizmet yarışı değil, siyasi tahakküm kurma çabasıdır! Ancak hiçbir siyasi mühendislik halkın hafızasını silemez, verilen mücadeleyi görünmez kılamaz. Gerçekleri eğip bükerek İzmit Belediyesini yok saymaya çalışanlar, günü geldiğinde halkın vereceği yanıtla hatalarını anlayacaktır.

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Hürriyet: 1 Mart Üsküdar Faciasının acısı kimsenin siyasi malzemesi değildir!

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı; “Bu kent 1 Mart 1958’de, 392 canını denizin karanlığına uğurladı. Bir şehir sustu, anneler evlatsız, kardeşler kimsesiz kaldı. Üsküdar Vapuru Faciası, İzmit’in en büyük yaralarından biridir ve açık net söylüyoruz ki; Bu acı kimsenin siyasi malzemesi değildir!

“ÇAĞRIMIZ ÇOK NETTİ”

Geçtiğimiz yıl anma programında alana anıt isteyen dernek başkanlarımıza ne dedik? “Bu alan bize ait değil ama el birliğiyle, siyaset gözetmeksizin biz her zaman sorumluluk bilinciyle hareket etmeye hazırız. Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği yapmaya hazırız.” Çok net bir çağrıydı bu. Gelin, bu acıyı birlikte analım, geçmişimize birlikte sahip çıkalım!

“DERNEKLERE TALİMAT VERİYORLAR”

Ama ne oldu? Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliği yapmak yerine, İzmit halkının yıllardır sürdürdüğü bir anma geleneği siyasi malzeme haline getirmeye çalışıyor. Şimdi çıkıp derneklere talimat veriyorlar: “İzmit Belediyesinden bir şey istemeyin, programı biz yapacağız!” diyorlar.

“TÖRENİN SAHİBİ İZMİT HALKIDIR”

Yıllardır bu anmayı düzenleyenleri yok sayıyorlar. Faciada hayatlarını kaybeden yüzlerce insanın anısını bile siyasi hesaplarınıza malzeme yapıyorlar! Bu törenin sahibi ne İzmit Belediyesi ne de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’dir! Bu törenin sahibi, evladını, eşini, kardeşini kaybeden İzmit halkıdır!

“ANMAYA SİYASET BULAŞTIRMAYIN”

Bu kent, yıllardır acısını nasıl sahiplendiğini, kaybettiklerini nasıl unutmadığını herkese gösterdi. Ama siz ne yapıyorsunuz? Siyasi hesaplarınız için, bu kentin ortak hafızasını parçalamaya çalışıyorsunuz! 1 Mart anmaları kimsenin tapulu malı değildir! İzmit halkının yasına, anmasına siyaset bulaştırmayın!

“ÖNCE SAMİMİ OLMAK GEREKİR”

Ve gelelim anıta… Bunca yıldır bu anıtı yapmadılar, şimdi biz 5 yıldır söylüyoruz diye sonunda yapıldı. Yani katkımız oldu bu anıtın yapılmasına! Ama bu da bir gerçeği değiştirmez. Anıt yapmak yetmez, bu kentin hafızasını sahiplenmek için önce samimi olmak gerekir!”

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version