Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey’den kaçak yapı çağrısı

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/buyuksehir-belediye-baskani-bozbeyden-kacak-yapi-cagrisi-0-FEiYPQjY.mp4
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kentin 2050 yılını kapsayan vizyon planı konusunda hazırlıkların son aşamaya geldiğini belirterek, “Bursa Planlama Ajansı çalışmalarını tamamlamak üzere. Yakın zamanda yeni plana başlayacağız. Ancak bazı noktalarda kaçak yapılar devam ediyor. İlçe belediye başkanlarına sesleniyorum. Ovamızda halen yapımları devam eden fabrika, depo kaçak yapılara derhal müdahale etsinler ve ortadan kaldırsınlar asla müsaade etmesinler. Tespitlerini yapıyoruz” dedi.

Başkan Mustafa Bozbey, Üniversite Balkan metro hattının, Çalı hafif raylı hattının 2026 yılında ihale edileceğini ifade ederken, “Yeni alternatif yollar da inşa edileceğini, Ankara İzmir yolunda Mudanya yoluna paralel olmak üzere 29 kilometre uzunluğunda 65 metrelik kuzey bulvarını ortaya çıkaran bir planlama yapıldığını, 380 hektarlık alanda ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yürüyerek gideceği kentsel tasarımı aralıksız sürdüğünü belirtti.

Bozbey, yağışların iyi gittiğini de hatırlatarak, “Geçen yılın kuraklığını yaşamaz isek Bursa uzun yıllar susuzluk sorunu yaşamayacak. Çınarcık Barajı’nın suyunu yakın zamanda Bursalılarla buluşturacağız. Arıtma tesisi inşaatı yüzde 75 oranında tamamlandı” şeklinde konuştu.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2025 yılında yapılan hizmetleri Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde basın toplantısıyla kamuoyuna anlattı.

2025 yılının çok zorlu geçtiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Tarihimizde hiç görmediğimiz büyüklükte Bursa’da yangınları yaşadık. Ciğerlerimiz yandı. Ancak o dumanların içinden öyle birliktelik çıktı ki, tüm Türkiye bu birlikteliğe Bursalı hemşerilerimizin azmine ve çabasına şapka çıkardı. Biz bu süre içerisinde sadece felaketlerle değil, yılların biriktirdiği ihmallerle de mücadele ettik. Ancak bugün bahane üretmek için karşınızda değilim. Bu şehre duyduğumuz vefa. 2025’te sadece beton dökmedik, asfalt yapmadık. Bursa’nın adaletini, yeşilini ve birbirimize olan güvenini Bursa’nın birlikteliğini yeniden inşa ettik” dedi.

Bursa’nın yeni planı yakın zamanda açıklanacak

Göreve gelirken bir söz verdiklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Bu kenti, planlı, dirençli, adil, yeşil yaşanabilir kent haline getireceğiz diye yola çıktık. Başlıklarımız bu sözün adım adım hayata geçtiğinin göstergesi olacak. Bursa’yı geleceğe hazırlarken şehrin uzun vadeli yol haritasını çıkarmak ilk amacımızdı. Çalışmalarımızı katılımcılıkla yürütüyoruz. İmar ve Şehircilik Dairesi bünyesinde Bursa Planlama Ajansı ile bu yolculuğa başladık. 28 akademik oda temsilcisi, 3 üniversite temsilcisi, 9 bilim insanı ve kent konseyi yöneticilerinden oluştu. Danışma kurulu ile başkanlığa Profesör Doktor Kayıhan Pala başkan olarak sorumluluk üstlendi. 2050 vizyonlu 1/100 bin planlarımıza başladık. Göreve geldikten sonra ilk çalışmalar arasında yer alan Kent Anayasası çalışma sürecini 16 üniversiteden 40 akademisyen ile yürüttük. Meslek odaları, ilçe belediyeleri, STK’lar ve hemşerilerimiz bu toplantının içinde yer aldı. 17 başlıkta analiz ve sentezlerini tamamladığımız planlama çalışmalarında nüfus, göç, ulaşım, sanayi, iklim, kültürel miras ve sosyal yapı gibi konuları kapsayan yeni 835 pafta ve 72 rapor ajans bünyesinde hazırlandı. 500 civarında toplantı ve görüşmeler yapıldı. 80 derinlemesine mülakat yapıldı. İncelemeler yapıldı. 17 ilçede belediye başkanlarımız ve meclis üyeleriyle bir araya geldik. Muhtarlarla çalıştay yaptık. 3 aşamalı paydaş çalışmalarını da bu süreçte gerçekleştirdik. Sektör toplantıları ve binlerce hemşerimizin katıldığı anketlerle Bursa’mızın geleceğini ortak akılla tartıştık. Bu plan çalışmaları Türkiye’de ilk kez yapılan stratejik çevresel değerlendirme süreciyle birlikte yürütülüyor. Kağıt üzerinde plan yapmıyoruz. Bu planın doğaya, suya, toprağa iklime ve halk sağlığına etkilerini bilimsel olarak değerlendiriyoruz. Bu plan yalnızca teknik belge değil. Bütün Bursa’nın kent anayasasını oluşturan bir anlayıştır. Bursa’mızı günübirlik kararlarla değil, bu kararların Bursa’yı nereye getirdiğini görüyoruz. Bilimsel verilere dayalı, katılımcı ve çevreye duyarlı bir kent anayasası ile geleceğe hazırlanıyoruz. Titizlikle ve özveri ile çalıştığımız 15 aylık sürecin sonuna yaklaştık. Yeni yılın ilk aylarında çevre düzeni planını kamuoyu ile paylaşacağız. Kaçak ve ruhsata aykırı yapılarla kararlı mücadele ederek kentin tamamında imar denetimlerini de bu süreçte arttırdık” diye konuştu.

Belediye başkanlarına çağrı: Kaçak yapılara müdahale edin

Başkan Mustafa Bozbey, ilçe belediye başkanlarına ve yönetimlerini bir kez daha uyararak, “Ovamızda halen yapımları devam eden fabrika, depo kaçak yapılara derhal müdahale etsinler ve ortadan kaldırsınlar asla müsaade etmesinler. Tespitlerini yapıyoruz. Gerektiğinde kamuoyuyla paylaşacak sorumluluğu alıyoruz. Onun için ilçe belediyelerimizin bu konudaki hassasiyetlerini net olarak ortaya koymalarını Bursa’nın geleceği açısından bekliyoruz. İklim krizi, deprem, yangın güvenliği, su kaynaklarının korunması, yaşam kalitesini merkeze alan imar yönetmeliği revizyonunu ilçe belediyelerimiz akademisyenler, meslek odalarımızla olgunlaştırdık. Yakın sürede meclise getireceğiz. Kentsel dönüşüm önemli saydığımız konulardan bir tanesi. Çok önemli adımlar attık. Kentsel dönüşümü bütüncül planlama, parçalı uygulama anlayışıyla üstelik de kentsel dönüşümün tanımına uygun hareket ederek planlıyoruz. Bir bölgeyi yık oradaki binaları yap kentsel dönüşüm değildir. Yaşam kalitesine katkı sağlamamış olursunuz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kentsel dönüşümü binaların yenilenmesi olarak görmüyoruz. İnsan hayatını önceleyen bilime dayalı ve kentin tamamını kapsayan kentsel ihtiyaçların çözüldüğü ve güvenlik meselelerinin ortadan kalktığı konu olarak ele alıyoruz. Bursa’da planlama ajansı bünyesinde çarpık yapılaşmanın kentin bütününü ne kadar etkilediğini görüşüp çözümler üretiyoruz” şeklinde konuştu.

Yeni alternatif yol yapılacak

“Yeni alternatif yolların da bu planlama süreçlerinde ortaya çıktığını paylaşmak istiyorum” diyen Başkan Bozbey, “Ankara İzmir yolunda Mudanya yoluna paralel olmak üzere 29 kilometre uzunluğunda 65 metrelik kuzey bulvarını ortaya çıkaran bir planlama yapıldı. 380 hektarlık alanda ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yürüyerek gideceği kentsel tasarımı aralıksız sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı

“Bursa artık su şehri değil.. Bursalılar tasarruf yaptılar, teşekkür ediyorum”

Bursa’da su krizi yaşandığında sadece 9 kez 3’er gün arayla su kesintisi yaşandığını ifade eden Başkan Bozbey, “2025 yılında hem yeni su kaynaklarını devreye aldık. İçme suyu kanalizasyon ve yağmursuyu hatlarında çok önemli yatırımlar yaptık. 17 ilçemizde 6 milyar 200 milyon liralık yatırımı hayata geçirdik. Bugün kent merkezinin günlük su tüketimi 430 bin metreküptür. Huzurlarınızda Bursalı hemşerilerime teşekkür etmek istiyorum. Yaklaşık 525 bin metreküp tüketimden tasarrufla 430 bine kadar düşürdük. Müthiş bir tasarruf yaptılar. Tasarrufa davet ettik. Tasarruf yaptılar. Türkiye’ye de örnek olduk. Birileri yalan yanlış televizyonda bir şeyler sayıklamış. Bu tür şeyleri siyasetçilerden duymak istemiyoruz. Bursa’da su kesintisi 1,5 ay yapılmadı. Bursa’da bölgesel anlamda 9 gün yapıldı. O da saatleri belli. Akşam 17’den sabah 5’e kadar. 1,5 ay su kesintisi yapılmadı. 3 günde bir yaptığımız için 27 gün sürdü. Yalan konuşanlar yapmadıkları yapamadıkları beceremedikleri hatta Bursalıların ne istediğini bilmedikleri için o hizmetleri yerine getiremediklerinden kaynaklı yapmak zorunda kaldık. Onların yalanlarına Bursalıların karnı tok. Üzülüyorum. Siyasetçi dürüst olacak. Gerektiğinde belki eleştiriler olsa dahi doğruları paylaşacak. Biz toplumun önünde olan toplumu yönlendiren insanlarız.

Bursalılar niçin 525 bin metreküpten 430 bin metreküp tüketime düştü. Doğru söylediğimiz için, şeffaf olduğumuz ve bize güvendikleri için. Onların oluşturduğu sorunları çözmek için gece gündüz mücadele ediyoruz. Kendi köyümün Özlüce’nin kanalizasyonunun Ayvalıdere’ye aktığını 3 ay önce öğrendim. Bu yıl 60 yeni derin kuyu açtık. 155 adet bize yetki var. Bazen su seviyesi düştüğü için çökmeler yaşanıyor. Su kuyusu devre dışı kalıyor yenisini açıyoruz. Nilüfer ve Doğancı Barajlarından Dobruca’ya iletim kapasitesini arttırdık. By pass hattı. Ya hesap bilmiyorlar ya da vatandaşı kandıracaklarını zannediyorlar. Ben doğruları paylaşmak zorundayım. İhale belli. Çınarcık isale hattı ihalesi belli. Ne zaman biteceği belli. Arıtma tesisine çivi çakılmamış. Onun da 2026 yılının nisan ayında mayıs ayında biteceği belli. Sözleşmeleri var. İmza atmışsınız. Bizim göreve gelmemizle birlikte arkadaşlarımızla yaptığımız toplantı sonrasında bu yılın kurak geçeceğini bilim insanlarının bize gösterdiği biçimde, önerdiği biçimde değerlendirip ona göre hazırlık yaptık by pass hattını kısa sürede Doburca’ya bağlanmasının şart olduğunu ortaya çıkardık. Onu yapıp 100 bin metreküpü taşıdık

Yeni bir by pass hattı daha yaptık. 40 bin metreküp daha alıyoruz. Toplamda 140 bin metreküp suyu şu anda Çınarcık’tan Doburca’ya getiriyoruz. İşleyip Bursalılara temiz su olarak sunuyoruz. Onun için bizler bilime dayalı, programlı planlı ve geleceği de bilim insanlarının bizlere yönlendirdiği biçimde değerlendirerek hareket ediyoruz” şeklinde konuştu.

Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’yı rahatlatacak Çınarcık suyunun arıtıldığı tesisin kendileri geldiğinde ortada olmadığını kaydederek, “Çınarcık Arıtma Tesisi’nde yüzde 75 durumuna geldik. Mayıs ayında hizmete alacağız. Çınarcık arıtma tesisini 2026 yılında faaliyete geçireceğiz. 300 bin metreküp su arıtıp şehre vereceğiz. 500 bin metreküp kapasiteli Doburca arıtma tesisimiz var. Bursa velhasıl şairin dediği gibi sudan ibaret değil artık. Televizyona çıkıp demiş, öyle bir şey yok. Bilim insanlarını takip etmediğiniz için bilemezsiniz. Bunu 2010 yılında çölleşme haritasını görenlerden birisi olarak söylüyorum. Eğer biz bunları düşünmezsek gelecekte Bursa çok daha büyük su sorunlarıyla karşı karşıya kalacak. Bir gün gelecek Çınarcık Barajı da Bursa’ya yetmeyecek. Bu kuraklık devam ettiği sürece. Biz buna göre hazırlıklarımızı yapmak ve geleceği şekillendirmek zorundayız. Bugün suyumuzun Bursa’ya düşen her bir damlanın yüzde 70’ini tarım kullanıyor. Her damlanın yüzde 15’ini sanayi kullanıyor, yüzde 15’ini konutlarda kullanıyoruz. Bunun hesabını iyi yapmak durumundayız. Tarımda da bir değişimi bir dönüşümü sağlamak zorundayız. Sadece içme suyu değil, kanalizasyonda da inanılmaz yatırımlar yaptık. Sadece İnegöl’e 2 milyar liralık yatırım yaptık. İnegöllüler biraz şikayet ettiler, haklılar. Altyapıyı yapmak cesaret işidir. O cesaret de bizde var. Altyapıyı sağlam yaparsanız, nitelikli yaparsanız üstünü çok daha rahat inşa eder ve güzellikler içinde sunarsınız. Biz altyapıyı önemsiyoruz ve Mustafakemalpaşa, Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım’da altyapı hizmetlerimize olanca gücümüzle devam ediyoruz. Önümüzdeki yıl daha da arttırarak devam edeceğiz. Bir çok yerde isale hatlarını yeniledik. Kayıp kaçak oranlarımızı aşağıya düşürmek için çalışıyoruz. Kanalizasyon yağmur suyu hatlarında taşkın riski yüksek bölgelerde yeni hatları inşa ettik. Bunların açılışını yapmadığımız için kamuoyu çok bilmiyor ama mahallindekiler çok daha rahat görüyor. Atık arıtma tesislerinden 3’ünü tamamladık. Arıtma tesislerimizin önümüzdeki süreçte bazılarının kapasite artışlarını 2026 programına aldık. Zaman zaman biz başkalarını da eleştirdik. Kirleticilerden bir tanesi yıllardır maalesef ki biziz. Önce biz kendi evimizi temiz tutacağız ki o zaman sanayiciye de söz söylemeye hakkımız olsun. Sen evinin önünü temizlememişsin. Sen kirletiyorsun belediye olarak. Sonra diyoruz ki Nilüfer çayı ile ilgili konuşuyoruz. Bizim ilk hedefimiz Büyükşehir olarak BUSKİ olarak kirleticiler konusunda hassasiyetimizi en üst seviyeye çıkarıp kendimizin arıtmak zorunda kaldığımız her şeyi arıtıp sonrasında Nilüfer çayına verip ondan sonra da başka kirleticilerden hesap sormak. 20 yılda çözemedikleri sorunları bu arada 20 ayda çözdük. Daha da çözüyoruz. Hiç merak etmeyin. Dere yataklarımızın temizliğinden tutun da önemli bir yıl geçirdik. Hedefimiz çok net. Önümüzdeki süreçte aksilik olmazsa, Nisan-mayıs ayında bitireceğimiz arıtma tesisimizle yağış miktarı aynı düzeyde giderse; bu yılın kuraklığını yaşamaz isek Bursa uzun yıllar susuzluk sorunu yaşamayacak. Bu yılın kuraklığını 2026-2027’de yaşamaya devam edersek alternatif kaynaklar önümüzde hazır olacak. Bunun hazırlığını da yapıyoruz. Amacımız susuzluk kelimesini Bursa’nın gündeminden çıkarmak.” ifadelerini kullandı

Ulaşım planıyla ilgili 2050 vizyonlu anlayış sergilediklerini vurgulayan Başkan Bozbey sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplu ulaşım, raylı sistem, bisikleti önceleyen plan hazırladık. Kısa orta ve uzun vadede hangi hattın ne zaman yapılacağı hangi aksın geliştirilmesi gerektiği, hangi bulvarın nasıl genişletileceğine dair bu plan da belirlenmiş oldu. Sahada yoğun üst yapı sürecini yürüttük. İlçelerde ana akslarda hem yeni yol yaptık, hem de kapsamlı yenilemeleri de gerçekleştirdik. Kent genelinde 200 bin tonun üzerinde sıcak asfalt döktük. 300 kilometre sathi kaplama, çok sayıda cadde bulvar ve bağlantı yollarını gerçekleştirdik. Yıllardır yapılamayan 8 kilometre civarında İznik Sarıağıl Orhaniye yolunu da tamamladık. İlçelerimizde çok önemli yol iyileştirmelerini tamamladık. Kent içi ulaşımında ciddi biçimde çalışma yürütüyoruz. Farklı çalışmalar daha da net olarak görülecek. Ölçümler tamamlandı. Bazı yerlerde farklı alternatif projeleri ortaya koyacağız. Bunları yaparken yine akademik danışma kurulumuz ile değerlendirmeden güdüme almadığımızı ifade etmek istiyorum. Bütün odaların katıldığı Kayıhan Hocamızın başındaki akademik kurul uzmanlardan görüş alarak bu değerlendirmeler içinde yer alıyor. Yollarla ilgili yapacağımız, 2026’da başlayan projelerin oradan onaylanması süreciyle hayata geçirilecek.

Yıldırım, Osmangazi ve bir çok ilçede yol ana arter tali yol çalışmalarını sağladık. 100’lerce kilometrede asfaltlama çalışmalarını tamamladık. Yol düzenlemesi yanında caddelerde farklı işler yaptık. 173 bin metrekare parke taş döşedik. Nilüfer köyde Geçit köprüsünü de nisan mayıs aylarında faaliyete geçirip Mudanya yolunda önemli bir rahatlamayı göreceğiz. Hızlı bir şekilde çalışmaları 5 şeritli yürütüyoruz. Görükle Çalı Demirtaş Raylı sistemleri için de çalışıyoruz. Görükle Balkan Çalı Demirtaş hattının 2026 yatırım programına alınması amacıyla proje ihalesini gerçekleştirdik. Yüklenici ile sözleşme yaptık. Yer teslimini yaptık.

Görükle depo sahasında inşaat başladı. Kızılcıklı ve Çalı Şehir hastanesi raylı sistem hatlarının projelerini başlatıyoruz. İhale takvimini oluşturuyoruz. T2 hattı çok tartışıldı. Bununla ilgili hem hat üzerinde kısa sürede deformasyonlar olduğu için iyileştirmeler gerçekleştirdik. T1-T2 entegrasyonunu gerçekleştiriyoruz. Terminale gelen vatandaşımız Şehir Hastanesine kadar, Görükle’ye kadar gidebilecek duruma gelecek. AYGM 20 tane aracı satın aldı. Biz de kendi imkanlarımızla 10 araç konusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Kendi finans kaynağımızı oluşturup kendi araçlarımızı alacağız. Sistemdeki araçları da revize ediyoruz. Yenilemeye ve arttırmaya çalışıyoruz. Araç filomuzu ne kadar genişletirsek kapasite artacak. Yeni çalışmadan bahsetmek istiyorum. BURSARAY hattı yeni yapılacak Görükle Balkan hattıyla birlikte 50 kilometrelik hatta dönüşüyor. Muhtemel bir sıkıntı veya arızada hattın tamamının durması demek. Biz onun için hattı bir noktada bölüp merkez aktarma istasyonunu gündemimize aldık. Önümüzdeki süreçte paylaşır hale geleceğiz. Projelerine başladık. Bir taraftan toplu ulaşım filomuzu yeniliyoruz. Duraklarımızın sayısını arttırma, otobüs hatlarının değişimi, aktarmayla birlikte kent merkezine giden sayıyı azaltıp kısa sürede ulaşma gibi program değişikliklerini gerçekleştirdik.

Merkez nüfusu 2,8 milyona ulaştı. Her gün yaklaşık 1 milyon civarında insanı Bursalı hemşerimizi taşıyoruz. Hemşerilerimizin yarısı gün içinde hareket halinde. Bununla ilgili sıkışan yerlerimiz var. 2026 programında bunlarla ilgili hazırlıklarımızı yaptık. Tespitlerimizi bilimsel yapmak, çözümleri de bilimsel anlamda uygulamak zorundayız. Süreç uzayabilir ama sağlıklı yaklaşımla çözüyoruz.

Ulaşımda farklı hatları da devreye aldık. Toplu ulaşımda 287 milyon yolcu taşıdık. 140 milyonun da bedelini Büyükşehir olarak biz finanse ettik. 2 kişiden birisi bedava taşınıyor. Büyükşehir olarak 3 milyar 300 milyon lira BURULAŞ’a destek sunuyoruz. Vatandaşlarımızın ucuz ve konforlu ulaşım yapabilmesi için. Türkiye’nin en ekonomik en ucuz öğrenci açısından kenti Bursadır. Öğrencilerimiz yaklaşık 77 milyon biniş gerçekleştirdi. Özellikle bazı yerlerde servislerin kalktığını söyleyebilirim. 19 Mayıs’ta öğrenciler BURSARAY ile gidiyorlar. Bazı okullar servisleri kaldırdılar. B Bus ile 1,7 milyon yolcu taşıdık. BUDO ile 666 bin yolcu taşıdık. Körfez seferleri ile yaklaşık 5 bin yolcu taşıdık. B BUS ile ilgili arzumuz; Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki süreçte ihalesi yapılacak olan havaalanındaki konunun sorun olmaktan çıkıp Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sözleşmenin devam etmesini talep ediyoruz. Milletvekillerimizden özellikle istiyorum. 20 milletvekilimizin de duyarlılık göstererek B BUS uygulamasını Sabiha Gökçen’e taşımasını istiyoruz. Başka bir firmaya verilirse o zaman havalimanına girişler daha pahalı olacak. Biz fiyat regülasyonu sağlıyoruz. B BUS’un gündemde kalkmasını istiyoruz. Biz talibiz aynı anlayışla Sabiha Gökçen’e Bursalıları ekonomik taşıma arzusundayız”

Yeniden yeşil Bursa diye yola çıktıklarını anlatan Başkan Bozbey, sözlerini şöyle sürdürdü: “10 milyon metrekare park ve yeşil alanı takip ediyoruz. Ancak önümüzdeki süreçte kuraklık böyle devam ederse yeşil alanların çim alanlar miktarında azaltmaya gideceğiz. Onları korumak sulamak bizlere çok daha farklı sorun çıkarabilir. Onların da içme suyundan değil yer altı suyunda sulanmasını sağlayan çalışmalar yapıyoruz. Bu yaz çok önemli miktarı yer altından çekerek ya da Nilüfer çayından çekerek o alanları suladık. Su kıymetli artık. Onun için bu konuya özel bir önem veriyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Bu yıl yaklaşık 250 bin metrekare civarında yeşil alan kazandırdık. Önümüzdeki süreçte bunları arttırarak devam edeceğiz. 75. yıl kent ormanımızın 2.etap ihalesini gerçekleştirdik. Orada ormandan talebimiz oldu. Biz Yıldırım bölgesinde 4-5 bin kişilik stadyum projemiz var. ihtiyaç da var. Bunu o alanda gerçekleştirmek için müracaat ettik. Olur alamadık. Yeni bölge müdürümüzle görüşüp yeni proje hazırlayıp sunacağız. Yıldırım’da amatör sporcuların amatör spora ilginin ne olduğunu bildiğimiz için gençlerimizin buluşma noktası olacağına inanıyoruz. Gençlik merkezleri, anfi tiyatrolar, çocuk oyun gruplarının yerleştirilmesi, muhtarların talep ettiği Balkan’da büyük park yapıyoruz. Mudanya istasyon caddesindeki düzenlemesi bitmek üzere. Sahil düzenlemelerimiz Kurşunlu, Gemlik, Mudanya’da devam ediyor. Bursalıların keyifli vakit geçirmesini istiyoruz. Bursa olarak gördük ki sahillerimizin aşağıya indiğimizde, derine indiğimizde iç acıcı durumda olmadığını gördük. Kent estetiği ile ilgili pek çok çalışma yürüyor. Kent içinde özellikle kış sezonunda rögar temizlikleri, çevre temizlikleri, ağaçlardan kaynaklı tıkanmaların önüne geçmek için hazırlıklarımızı tamamladık. Tıbbi atıklarla ilgili önemli mesafe kat ediyoruz. Bu yıl tıbbi atıklardan 4500 ton toplayıp ilgili yerlere ulaştırdık. Yalova’dan da 346 ton tıbbi atığı steril hale getirdik”

Çöp sahası için çalışıyoruz..Maske dağıtacağız.

Başkan Bozbey, “Yeni kent çöp sahasıyla ilgili pek çok spekülasyon var. Bizler Bursa’nın her sorununa duyarlıyız. Her sorunun da bilimsel yöntemlerle doğru insana fayda getirecek insanı rahatsız etmeyecek görüntü olarak da çözülmesi için çalışıyoruz. Daha önce Kayapa’ya karşı çıkmıştık. Doğru olmadığını söyledik. Ancak Kayapa konusunda maalesef birileri yine çıkıyor, Kayapa doğru yerdir oraya yapın diyor. Hazır yerdir. Yarın sıkıntı yaşayacaksınız diyorlar. Demek ki siz, bu kentte sıkıntı oluşturmak için hazır bekliyorsunuz. Yenikentin sorunlarını biliyordunuz. Niçin çözmediniz? Şimdi kalkıp başka bir hikaye yazmaya çalışıyorsunuz. Doğru konuşun. Siyasiler toplumu doğru bilgilendiren kişiler olmalıdır. Siz Yenikent’teki her türlü sorunu bildiğiniz halde es geçeceksiniz. Sizin niyetiniz bu kent insanına katkı sağlamak değil. Hem doğu entegre atık tesisi hem de Yenikentten elektrik üretmeye devam ediyoruz. Merinosta 4 megavatlık güneş enerji santrali ile büyükşehrin tüketiminin dörtte birini elde ediyoruz. Daha fazla güneş enerjisi üretmek için çaba gösteriyoruz. Bursa’mızın havası da kirli. 31 noktada havamızı ölçüyoruz. Dün akşam iki genç gelip İnegöl’de kötü havadan bizi kurtarın dedi. Bu konuda çabaları olmadı. Biz net ortaya koyup çözümlerini uygulamaya başlayacağız. Orada yaşayanlar bizim insanımız. Önümüzdeki dönemde 41 noktada ölçümler yapmaya devam edeceğiz. Canlı olarak izlemeleri yapacağız. Maske satın aldık. Hava kirliliğinin yüksek olduğu yerde arkadaşlarımız gidip maske dağıtacak. Her biri canlı. Her biri insan. Yeşilkent eylem planını oluşturduk. 2,13 milyar avroluk yeşil yatırım ön görüyoruz. Bu yatırımlarla yılda 663 bin ton karbondioksite eş değer sera gazını azaltacağız. Bir fikir bir ağaç temalı projeyi başlattık. Bir çok gencimizin adına fidan dikiyoruz. 244 bin bin metrekare yeşil alanı Bursa’ya kazandırdık.” şeklinde konuştu.

Tarımsal kalkınmaya önem veriyoruz

Tarımsal kalkınmaya önem verdiklerinin de altını çizen Başkan Bozbey, “Bursa tarım kenti. Suyun yüzde 70’ini tarıma harcıyoruz. Bu değişimi dönüşümü sağlayarak Bursa’nın tarım kenti olarak daha az suya ihtiyaç duyan ürünleri, daha az su ile vahşi sulamadan vazgeçerek iyi verimi almayı hedefliyoruz. Onun için de bizler köyde yaşamı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. 2025 yılında hem kırsal hizmetler dairemiz hem de Tarım Aş çiftçi ve hayvancıların yanında oldu. En önemlisi de geri dönüşümden ürettiğimiz 15 milyon metre damla sulama borusunu 17 ilçede 5800 vatandaşımıza ulaştırdık. Yüzde 100 hibeli olarak verdik. 5800 üreticimize 24 milyon lira civarında mazot desteğini sağladık. 1600 üreticimize de 8’er bin lira yem ve aşı desteği sağlayarak hayvancılığa da destek olduk. Sıvı gübre üretimini yapıyoruz. Sıvı gübre üretiminden de 142 bin kilogram sıvı gübreyi 6500 üreticimize ulaştırdık. 44 ton tohumluk buğdayı yüzde yüz 100 bine ile dağıttık. Dağ bölgesine geri satın almalı BESAŞ garantili buğday ekimini sağlıyoruz. Ata buğdayı ekimini genişletiyoruz. Bu yıl 1000 dönüm arazide ekim sağlandı. Şimdiden o civardaki köylerin talebiyle 2 bin dönüme çıktı. Biz gençlerimizi eğer köylerde sürdürülebilir kılma adına gençler orada kalacaktır. Yaşamını en iyi şekilde yürütecek duruma gelecektir. Dağ yöresindeki üreticilerden 5 bin litre süt aldık. 50 ton ata tohumu buğday alımı yapıldı. Yerel üreticiden BESAŞ’ta uygun fiyatlı satılmak üzere tonlarca et aldık. Gemlik’ten 100 ton zeytin aldık. Tarım işçilerinin konteyner desteği veriyoruz. Sadece tarımda değil eğitimde de farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. 132 okulumuz ve kreşte 17 bin 550 öğrenci ve ziyaretçiye tarım, toprak ve çevrenin önemini anlattık. Ata tohumunu geri almak ve çoğaltmak zorundayız. Çiftçimizle birlikte yol yürümeye devam ediyoruz. BESAŞ’ta farklı bir yönteme başladık. BESAŞ’ta fabrika satış mağazası altında tanzim satış mağazalarını ortaya çıkaran süreci devam ettiriyoruz. Yakın zamanda Yenişehir’de ve ilçelerde BESAŞ fabrika satış mağazaları açılacak. Buradaki ürünler önemli. Hem kaliteli hem ekonomik. Kadın kooperatiflerimizin ürettiği ürünleri de burada satıyoruz. Bunu döngüsel anlamda gerçekleştiriyoruz. Üreticiden alıyoruz direkt tüketici ile buluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.

Sosyal ve sağlık desteklerinin 2025 yılında artarak devam ettiğini belirten Başkan Bozbey, “Ekonominin bu denli kötü olduğu durumda insanlarımızın çok zor geçim sağladığı bu süreç içerisinde belediye olarak sosyal desteklerimizi arttırıyoruz.

2025 yılında halk kart desteğimiz talep eden ve kriterleri uyan her bir vatandaşımıza vermeye devam ediyoruz. Ramazan ayında binlerce vatandaşımıza ulaştık. Emeklilerimiz yılbaşında da destek aldı. Kriterleri uyan ve ihtiyaç sahibi olan emeklilerimize 2500 lira destek sağladık 15 bin bin civarında emeklimize destek sağladık. Bayramlarda da desteklerimizi sürdürdük. Emeklimizin yanında olduk. İhtiyaç sahiplerinin yanındayız. Kent lokantalarımızda destek olduk. Bugün bir yenisini de Yiğitler’de açıyoruz. B kafeyi kent lokantasının yanında açacağız. Bir çok yerde vatandaşlarımızın b kafe ve kent lokantası talebi var. 4 kap yemeği 80 liradan veriyoruz. İhtiyaç sahipleri için sübvanse ediyoruz. Askıda 5376 ekmeği vatandaşımıza ulaştırıyoruz. Öğrencilerimize çorba vermeye devam ediyoruz. Bu yıl 130 bin çorba dağıtımı gerçekleştirdik. İlk orta ve lise düzeyindekilere kırtasiye desteğini sağladık. Destekleri esnafımız üzerinden gerçekleştirdik. 10 bin öğrenciye burs veriyoruz. 8 bini yüksek öğretim 2 bini teknik lise öğrencisi. Anne kart uygulamasını başlattık. 2 bin civarında annemiz anne kartı ulaşımda kullanır düzeye geldi. Ramazanda 150 bin iftariyelik dağıttık. Sağlıkla ilgili aile danışmanlığı olarak verdiğimiz hizmet çok önemli. 3538 saat bu konuda danışmanlık hizmeti veren bir kurum olduk. Kadınların ekonomik sosyal hayata katılımını güçlendirip 17 bin kadına ulaştık. Hayata geçirdiğimiz meydan kadınlar projesi o kadar önemli ki, her ayın 3.pazarı Ulucami’nin orada meydan kadınların. Şiddetle mücadele eğitimlerimiz devam ediyor. 139 bin 471 evde sağlık ve bakım hizmeti veren kurum haline geldik. Madde bağımlılığı ile mücadele çok önemli. Ailelerimize destek olmak ve bağımlıların kurtulma çabalarını desteklemek gerekiyor. İş ve meslek edindirme de önemli bir başlığımız. Son bir yılda işsizlik sayısında inanılmaz bir artış var. Sadece merkezde değil bazı ilçelerimizde de gözlemliyoruz. Hem eğitim programlarımızda farklı projelerimizde yeni iş imkanları oluşturmak amacıyla projeler uyguluyoruz. Bursa Kent Akademisini kurduk. Bununla birlikte bir çok hemşerimize ulaşma imkanını buluyoruz. Eylül 2025’ten bu yana; 28 farklı alanda binin üzerinde ücretsiz eğitim programlarını her yaş grubuna ve bir çok ilgi alanını ortaya koyup hizmet verdik. 314 farklı bölümde farklı eğitim veriyoruz. 20 ayda 5250 gencimizi işe yerleştirdik.

Afet mastır planının analizlerine başladık. Hüdavendigar Kent Parkını deprem parkı ve geçici barınma alanı olarak belirledik. 12 deprem senaryosu hazırladık. 1061 mahallede afet konteyneri bulundurma ve gönüllülerle acil müdahale birimlerini oluşturma amacındayız. Ürünlü’de afet lojistik merkezini devreye aldık. Koordinasyonu buradan sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bursa Şehir Hastanesi ve YHT Garı bağlantı yollarının temeli atıldı

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/bursa-sehir-hastanesi-ve-yht-gari-baglanti-yollarinin-temeli-atildi-0-7grPYi5K.mp4
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, temeli atılan Bursa Şehir Hastanesi ve YHT Garı bağlantı yolunun, Bursa Şehir Hastanesi ve Yüksek Hızlı Tren garına erişim imkanı sağlayacağını belirterek, “Şehir içerisindeki yolların yapılmasını biz elbette belediyelerden bekleriz. Ancak burada bu noktada bir irade olmadığı gördüğümüz için biz, milletvekillerimiz, valilik ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte istişare ederek le beraber, valilikle birlikte istişare ederek bu sorumluluğu da üzerimize aldık” dedi.

Bursa Şehir Hastanesi ve YHT Garı bağlantı yolları temeli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla atıldı. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, “Yüksek Hızlı Tren Garı’mıza doğrudan erişim sağlayacak 3 kilometre uzunluğundaki bağlantı yollarımızın temelini atıyoruz. Bursa’nın potansiyelini en üst düzeye çıkararak, ulaşımın her moduyla daha etkin hale getirmek için çalışıyoruz. Bursa, Uludağ’ın eteklerinde, ipek yolu üzerindeki tarihiyle, Ulu Camii ve Yeşil Türbesi ile, sanayisiyle Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri. Marmara ve Ege Bölgeleri arasında uzanan gelişmiş otoyol ve bölünmüş yol güzergahında geçiş noktası olan şehrimiz her geçen gün büyüyor. Bu sebeple Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Bursa’nın şehir merkezi, ilçeleri ve çevre illerle ulaşım standardını yeni ulaşım yatırımlarıyla güçlendiriyoruz. Bursa Şehir Hastanemiz, 2019’da hizmete girdiğinden beri milyonlarca hastamıza, vatandaşımıza şifa kapısı oldu. Açılışının ardından hem şehir hastanesine erişim hem de İstanbul-İzmir Otoyolu nedeniyle bu kesimde trafik yoğunluğu giderek arttı. Ayrıca aynı bölgede Bakanlığımız tarafından yapımı sürdürülen Yüksek Hızlı Tren garı ve metro hatlarının merkez istasyonu da bulunuyor. Bu dev yatırımları, birbirine doğrudan ve konforlu bir şekilde bağlanmadıkça tam anlamıyla verimli olamazdı. İşte bugün temelini attığımız 3 kilometrelik bölünmüş yol standardında hizmet verecek bağlantı yolları projemiz tam da bu ihtiyacı karşılıyor. Bağlantı yollarımız tamamlandığında, Bursa Şehir Hastanemize alternatif bir güzergâh sunarak otoyoldaki trafik yükünü azaltacak, acil durumlarda ambulansların ve vatandaşlarımızın hastaneye en hızlı ve en güvenli şekilde ulaşmasını sağlayacak. Yüksek Hızlı Tren garımıza ve metro istasyonuna doğrudan ulaşarak toplu taşıma ile, hareketlilik ve erişilebilirliği arttırarak Bursa’nın bölgesel ulaşım vizyonunu güçlendirecek, artan yolcu ve yük trafiğini daha etkin yöneterek Bursa’nın bölgesel merkez olma gücünü arttıracaktır” dedi.

“Bursa’ya 23 yılda 272 milyarlık yatırım”

Ulaştırma Bakanlığı olarak Bursa’ya yapılan yatırımlardan bahseden Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Bursa’nın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 272 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 195 kilometreden 613 kilometreye, bitümlü sıcak kaplama yol uzunluğunu 148 kilometreden 811 kilometreye çıkardık. İstanbul-Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nu açtık. Bursa Çevre Otoyolu, Bursa-Eskişehir-Ankara yolu, Bursa-Balıkesir-İzmir Yolu, Bursa-Çanakkale yolu, Bursa-Mudanya gibi önemli güzergahları bölünmüş yol olarak tamamladık. İğdir Tüneli ile Bursa-İnegöl-Bozüyük Yolunda, Mezit Tüneli’ni tamamlayarak trafiğe açtık. Balıkesir-Susurluk-Karacabey yolunda, Mustafakemalpaşa Giriş Köprülü Kavşağı ile Kosova ve Koşuboğazı Köprülü Kavşaklarını inşa ettik. Bursa-İnegöl-Bozüyük yolunda, Yenice, Yenişehir, İnegöl Organize Sanayi Bölgesi, Domaniç ve Kurşunlu Köprülü Kavşaklarını tamamladık. İnegöl Şehir Geçişinde Mesudiye Farklı Seviyeli Kavşağını kazandırdık. İznik Çevre Yolu’nu açtık. Geçtiğimiz Temmuz Doğancı Tüneli ve bağlantı yollarının açılışını gerçekleştirdik. Bugün itibarıyla da Teknosab Kavşağı, Çalı Yolu, Yenişehir Batı Kesimi Sanayi Kavşağı ve YHT İstasyonu bağlantı yolu, Erenler-Harmancık yolu gibi 20 ayrı karayolu projemizin çalışmalarına devam ediyoruz. Elbette Bursa’da sadece karayolu yatırımlarıyla sınırlı kalmıyor, Bursa’nın ulaşım ağını ulaşımın tüm modlarıyla birlikte geliştiriyoruz. 201 kilometre uzunluğunda ve 8 istasyondan oluşan Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren hattımızı inşa ediyoruz. 106 kilometrelik Osmaneli-Bursa kesimini 2026 yılı 2. yarısı içinde, 95 kilometrelik Bursa-Bandırma arasını ise 2028 yılında işletmeye almayı hedefliyoruz. Bursa’da devam etmekte olan önemli ulaşım projelerimizden biri de 6 kilometre uzunluğunda, 4 istasyon ve 1 adet 110 bin metrekare raylı sistem araçlarının parklanacağı ve bakımlarının yapılacağı depo sahasından oluşan; Emek-YHT Gar-Şehir Hastanesi Hafif Raylı Sistem Hattı kısa adıyla Şehir Hastanesi Metrosu’dur. Saatte 88 kilometre tasarım hızı ile günlük 410 bin yolcuya hizmet verecek. Bildiğiniz üzere 2024’te Geçit-Balat İstasyonunun yapımını tamamlayarak işletmeye açtık ve Bursa Büyükşehir Belediyesine devrettik. Geri kalan kesimini de inşallah 2026 yılında hizmete sunacağız” diye konuştu.

Bu yatırımlar sayesinde Bursa’nın kazanımlarını aktaran Bakan Uraloğlu, “Togg’u üreten, otomotivde, tekstilde, tarımda lider, Uludağ’ıyla, tarihiyle, deniziyle turizmde lider, şehir hastanesiyle sağlıkta lider bir dünya şehri haline geliyor. Biz de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Bursa’nın bu yükselişine destek vermeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle, Bursa Şehir Hastanesi ve YHT Garı Bağlantı Yollarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu eserin hayata geçmesinde emeği olacak Karayolları Genel Müdürlüğümüzün değerli çalışanlarına, yüklenici firmalarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Bursa’da belediyenin yapması gerekeni de biz yapıyoruz”

Bakan Uraloğlu, “Karayolları Genel Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görevi ulusal ağ bütünlüğünü sağlamaktır. Şehir içerisindeki yolların yapılmasını biz elbette belediyelerden bekleriz. Ancak burada bu noktada bir irade olmadığı gördüğümüz için biz, milletvekillerimiz, valilik ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte istişare ederek le beraber, valilikle birlikte istişare ederek bu sorumluluğu da üzerimize aldık. Bunu da Bursa’ya bakanlık olarak AK Parti hükümetleri olarak Bursa’ya kazandırmış olacağız” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bakan Uraloğlu: “Öümüzdeki yıl Bursa’mıza yüksek hızlı trenle seyahat edeceğiz”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/bakan-uraloglu-oumuzdeki-yil-bursamiza-yuksek-hizli-trenle-seyahat-edecegiz-0-NeCswYyv.mp4
Bursa’nın İnegöl ilçesinde ölümlü ve yaralamalı kazaların meydana geldiği İnegöl Ağaç İşleri Kavşağı’nda yapımı tamamlanan yeni köprülü kavşak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla hizmete açıldı. Bakan Uraloğlu, “Önümüzdeki yıl Bursa’mıza yüksek hızlı trenle seyahat edeceğiz. 2026 yılında biz Bursa’ya yaptığımız gezilerden bir tanesini inşallah Ankara’dan İstanbul’dan hızlı trenle yapmış olacağız, projeyi yakından takip ediyoruz” dedi.

Açılış törenine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa milletvekilleri, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları ile davetliler katıldı.

Törende konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, “Burası Türkiye’nin en önemli akslarından bir tanesi. Sadece Bursa’yı, İnegöl’ü ilgilendiren bir karayolu değil. Türkiye karayolu açısından da önemli bir yer. İşte bu yol üzerinde bu üst geçit ve inşallah tamamlanacak iki tane daha üst geçitte bu yoldaki, konforu, hızı, güvenliği artırmış olacağız. Onların ilk adımının açılışını bugün gerçekleştiriyoruz. Bursalı hemşehrilerimiz özellikle İnegöllü hemşehrilerimiz bu yapılan yatırımın ne kadar önemli olduğunu farkındalar. Bursa gerçekten en önemli sanayi şehirlerinden. Tarımda önemli şehirlerinden. İnegöl’de gerçekten Türkiye ekonomisinin gözbebeği ilçelerinden bir tanesi. Burada yapılan bu açılışla inşallah buradaki trafik çok daha rahatlamış, güvenli hale gelmiş olacak. Ben bu manada emeği geçen tüm kardeşlerimize, karayolcu arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz günlerde bir Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili hızlı trene binmiş, bir paylaşım yapmış. Ne kadar heyecanlandığını, mutlu olduğunu kendi paylaşımından görebiliyorsunuz. Ben diyorum ki bütün vatandaşlarımıza Bursa’ya gelirken o heyecanı yaşatalım, önümüzdeki yıl hızlı trenimize kavuşalım diyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Bursa Valisi Erol Ayyıldız, “Küçük gibi görünse de kilitleri açmasından dolayı aslında büyük işler görürler. Kapı ne kadar büyük olursa olsun ufacık bir anahtardır. Dolayısıyla aslında Ankara’dan başlayan Eskişehir, İnegöl Bursa hattının doğrudan Kocaeli, İzmir ve İstanbul’u bağlayan hatta baktığımızda aslında işin özü İnegöl etrafında dönüyor. Bu hat aynı zamanda iş hattı, ekonomik hattı yani Türkiye’nin ekonomisini sırtlayan ve taşıyan hat. Bulunan en önemli yer de İnegöl’dür. Sadece bu yatırım İnegöl olarak değil aslında tüm bu coğrafi alanı düşünerek ele aldığınızda ne kadar önemli bir yatırımın şu anda yapıldığını anlarsınız” dedi.

“Ekonomik büyüme ulaşım altyapısından geçiyor”

Bakan Uraloğlu, “Bakanlığı döneminde hani atom Mustafa desek yanlış bir şey demeyiz. Çalışkanlığıyla gerçekten ülkeye hizmet eden Mustafa Varank kardeşimiz şimdi vekilimiz ve komisyon başkanımız. Tabi bir itirafla başladı ben de o itirafla devam edeyim onun bıraktığı yerden. Elbette gerçekten çok çalışıyoruz. Gece gündüz demeden ne kadar gücümüz yeterse, yoruluyor muyuz? Elbette yoruluyoruz ama yorulduğumuz yerde bakıyoruz ki Cumhurbaşkanımız ne yaptı? Ona bakınca diyoruz ki; bizim bu yaptığımız hiçbir şey. Daha yapacak çok işimiz var deyip yolumuza devam ediyoruz, biz öyle dinleniyoruz. Bugün Bursa’mıza iki büyük müjdeyle geldim. Öğleden sonra şehrimizin kalbine Bursa Şehir Hastanesi ve yüksek hızlı tren garımıza nefes aldıracak bağlantı yollarının temelini yine Bursalı kardeşlerimizle beraber atacağız. Ama önce burada İnegöl’ün giriş kapısında ülkemizin doğudan batıya uzanan en önemli koridorlarından birini daha güvenli daha hızlı daha konforlu hale getirmenin gururunu beraberce yaşıyoruz. Biliyorsunuz, yol medeniyettir. Sanayi, üretim, turizm, ticaret, emniyet ve dünya ile bütünleşme demektir. Ekonomik büyümenin birinci şartı güçlü bir ulaşım altyapısıdır, olmazsa olmazdır. Karayolu taşımacılığı da aktarmasız, güvenli, esnek, hızlı ve kolay ulaşımın vazgeçilmez ulaşımın modu olarak karşımıza çıkmaktadır. Karayolları gelişmiş ülkeler için hem uluslararası hem de yurt içi taşımacılık faaliyetlerinde kilit bir rol oynamakta ve adeta lojistik sistemin kılcal damarları olarak hayati bir fonksiyonu da üstlenmektedir. Bu gerçeğin bilinciyle Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 23 yıllık dönem içerisinde karayollarında adeta yeni bir çağın kapılarını da araladık, kapılarını da açtık çok şükür. Ülkemizin dört bir yanında doğu-batı, kuzey-güney demeden her tarafı baştanbaşa yüksek standartlı yol ağlarıyla karayolcu kardeşlerimizle donattık” dedi.

“Nereden nereye”

Uraloğlu, “2002 yılında bakın 6 bin 100 bin kilometre yolumuz vardı, bunu hep söylüyoruz ama tekrar etmekte de fayda var. Sadece 6 ilimiz birbirine bölünmüş yollarla bağlanıyordu. Bunu tam 5 kat artırarak bugün 29 bin 947 kilometreye çıkardık çok şükür ve 77 ilimizi de bölünmüş yollarla birbirine bağlamış olduk. 1714 kilometre olan otoyol ağımızı Bursa’mızın da içerisinde olduğu illerde başta olmak üzere 3796 kilometreye çıkardık. BSK kaplamalı yani sıcak asfalt yolların uzunluğunu 8591 kilometreden 31527 kilometreye çıkardık. Hani Cumhurbaşkanımız diyor ya “Nereden nereye”. Gerçekten, bizde bunları karayolcu kardeşlerimizle bütün ekiplerimizde, milletvekillerimizle, il yönetimimizle, valiliklerimizle beraber çok şükür hayata geçirdik. Yüksek dağları tünellerle, derin vadileri köprü ve viyadüklerle geçerek birbirine bağladık. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 811 kilometreye çıkardık. Tünel uzunluğumuzu 813 kilometreye çıkardık. Fark ettiyseniz bölünmüş yol uzunluğumuzu da 30 bin kilometrenin eşiğine getirdik. Sadece birkaç adım kaldı. Sene sonuna kadar inşallah 30 bin kilometreye çıkaracağız. Bakın Cumhurbaşkanımız AK Parti’mizin seçim vaatlerinde 15 bin kilometre bölünmüş yol koymuştu ilk etapta. Ve insanlar şunu demişti; Türkiye’de bu bölünmüş yolları nereye yapacaksın? Bakın biz 15 bin kilometreyi bitrdik. Onun üzerine bir 8 bin 9 bin daha yaptık ve şimdi 30 bin kilometrelere çıkarmış oluyoruz. Dile kolay, bu Bursa’dan yola çıksanız bakın 30 bin kilometre Bursa’dan yola çıksanız dünyanın çevresini 4te 3’ünü artık çevreliyorsunuz yaklaşık. Yani dünyanın 40 bin kilometre 30 bin kilometreyle 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaptık. Şöyle de yaklaşabiliriz; Bursa’dan Çin’in Şanghay şehrine yani büyük okyanusun kıyılarına kadar yaklaşık 3 kez ulaşabilecek bir mesafe demektir. İnşallah bu yıl bitmeden az önce dediğim gibi 30 bin kilometreyi yakalamış olacağız. Sadece birkaç kilometremiz kaldı. Kıymetli İnegöllü kardeşlerim ben burada sayılardan, rakamlardan bahsediyorum aslında bahsettiklerim sadece rakamlar değildir. Bir destanın çok büyük bir parçasıdır. İnegöl giriş kavşağı da bu destanın yeni bir adımıdır, yeni bir satırıdır. Bu satır İnegöl’ün sanayicisine, çiftçisine, esnafına, işçisine siz üretmeye devam edin biz sizin yolunuzu açmaya devam edeceğimizin mesajıdır” dedi.

“106 kilometrelik hatta sinyalizasyon kalmadı”

Uraloğlu, “İhracatıyla tüm lokomotif şehirlerinden birisidir. İnegöl ise bu lokomotifin en güçlü motorlarından biri. Mobilya sektöründe dünya markası olmuş her yıl milyonlarca dolar ihracat yapan, alın teriyle emekle büyüyen bir ticaret merkezi. Belediye Başkanımız söyledi 160 ülke. Gerçekten tebrik ediyorum. Allah daha fazlasını yapmayı bizlere nasip etsin. İşte bu üretim gücünü, bu bereketli emeğin dünyaya açılan kapısı da güvenli, hızlı ve kesintisiz yollarla olmalıdır. Açılışını yaptığımız İnegöl giriş kavşağı tam da bu ihtiyaç için hayata geçmiştir. Bu kavşağımız 152 metre uzunluğunda 6 açıklıklı farklı seviyeli köprülü kavşak olarak inşa ettik, tasarladık. Bağlantı yollarıyla birlikte 1.1 kilometre uzunluğundaki projemiz Bursa- İnegöl-Eskişehir devlet yolunun en kritik noktasında yükseldi. Bakın İnegöl’ümüzün girişinde her gün ortalama gidiş- dönüş yaklaşık 60 bin araç giriş- çıkış yapıyor. Bunların neredeyse 5’te 1’i yani 10 bin üzerinde ağır taşıt trafiğine sahip. İşte tam da bu yoğunlukta vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini en üst seviyede tutmak, aynı zamanda İnegöl mobilyasını dünyaya ulaştıran tırlarımızı, firmalarımızı, kamyonlarımızı kesintisiz akışa kavuşturmak için bu kavşağı inşa ettik. İnegöl giriş kavşağı artık şehir merkezine giriş- çıkış yapan araçlarımızla, transit geçen ağır taşıtlarımızı birbirinden tamamen ayırmış durumdadır. Trafik yoğunluğunu azaltarak daha akıcı bir akış sağlamış olduk. Böylece zamandan yıllık 1 milyar 200 milyon lira, akaryakıttan 50 milyon lira olmak üzere toplam yıllık 1 milyar 250 milyon lira tasarruf sağlamış olacağız. Değerli kardeşlerim bunları sadece bir rakam olarak değerlendirmeyin. Bakın buraya yaptığımız yatırımı bir yıldan daha az sürede ülkemize kazandırmış oluyoruz. Yani sanayici kardeşlerimiz bilir, bunun ne anlama geldiğini de takdir ederler. Ne kadar doğru iş yaptığımızın belgesidir. Çevreye zarar veren araçların da karbon emisyonunu da yıllık olarak tam 308 ton azaltarak hem doğamızı koruyarak hem de temiz bir gelecek için bir adım atmış olduk yeşil Bursa’mız için. Bu kavşakla birlikte Bursa Turanköy kavşağından Eskişehir’in sınırına kadar ulaşan tam 106 kilometrelik güzergahımızla artık tek bir sinyalizasyonlu kavşak kalmamıştır. Bu da ayrıca bir kıymetlidir. 106 kilometrelik tamamen yüksek standartlı, konforlu, hızlı, kesintisiz bir yol haline gelmiştir. Bir nevi otoyol standartlarına yükseltilmiştir. İnegöl’ümüzün sanayicisi, çiftçisi, esnafı artık ürünlerini daha hızlı daha güvenli ve daha ekonomik şekilde limanlara, iç piyasaya ve ihracat kapılarına ulaştırabilecek. Bu aynı zamanda Ankara’dan iç Anadolu’dan, doğudan gelen misafirlerimizi, turistlerimizi, iş insanlarımızı yeşil Bursa’mıza kesintisiz bir şekilde bağlayacaktır. Tekrar kavşağımız hayırlı uğurlu olsun. Değerli Kardeşlerim biz size büyün, üretin, ihracat rekorları kırın diyoruz. Siz de bunu fazlasıyla yapıyorsunuz. Biz de sözümüzü tutuyoruz” dedi.

Hzlı tren sözü

Bakan Uraloğlu, “Siz üretmeye devam edin, biz yolunuzu açmaya devam edeceğiz diyoruz ve bunu da hayata geçiriyoruz. İnegöl giriş kavşağı işte bu sözün tam da nişanesidir. Konuşma metninde yoktu öğleden sonraki programa ayırdım ama burada da İnegöllü kardeşlerimle paylaşayım. Biz İnşallah önümüzdeki yıl Bursa’mıza yüksek hızlı trenle seyahat edeceğiz. 2026 yılında biz Bursa’ya yaptığımız gezilerden bir tanesini inşallah Ankara’dan İstanbul’dan hızlı trenle yapmış olacağız, projeyi yakından takip ediyoruz. Nazar etme ne olur, çalış senin de olur diyoruz ya onun için de bazen muhalif kardeşlerimizde onların haklı eleştirilerinin başımızın üzerinde yeri vardır. Ama bu anlamda onların da eleştirdiği bu konuları biz İnşallah hayata geçirmiş olacağız” diye konuştu.

Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle köprülü kavşak hizmete açıldı.

Açılışın sonunda Bakan Uraloğlu’na, İnegölspor Başkanı Kani Ademoğlu tarafından üzerinde isminin yer aldığı İnegölspor forması hediye edildi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Faruk Çelik Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Devlet, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, AK Parti Grup Başkanvekilliği, Bursa ve Şanlıurfa milletvekilliği yapan, mevcut Artvin Milletvekili Faruk Çelik, siyaset ve kamu yöneticiliğinde edindiği engin tecrübeleri Mudanya Üniversitesi öğrencileri ile paylaştı.

Mudanya Üniversitesi’nin düzenlediği ve moderatörlüğünü Genel Sekreter Ali Mollasalih’in yaptığı ‘Tecrübe Konuşuyor’ etkinliğinin konuğu olan Faruk Çelik, konuşmasına Bursa’nın kısa zamanda büyük aşama göstererek gelişen Mudanya Üniversitesi’nde olmaktan mutluluk duyduğunu söyleyerek başladı. Mudanya Üniversitesi’nin artık Bursa dışında da tanınan bir üniversite olduğunu dile getiren Çelik, “Kimse böyle bir başarıyı beklemiyordu. Gün yüzüne çıkan bir üniversite olduğunu görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Bursamızın nadide üniversitesinin bu aşamaya gelmesinde başta Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl olmak üzere tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum. Mudanya Üniversitesi’nin gelişiminin devam edeceğine yürekten inanıyorum” dedi.

Yanlışlardan ibret almıyoruz

Faruk Çelik, söyleşinin başında gençlere kısa bir tarih dersi vererek Doğu ve Batı toplumu arasındaki farkı anlattı. Dünü bilmemenin geleceğin inşası konusunda büyük sıkıntı oluşturacağını ifade eden Çelik, şunları söyledi:

“Doğu toplumları için bir tespit var. ‘Hatalarından ders çıkarmazlar, birikimleri geleceğe aktarmazlar’ diye. Doğu toplumlarını anlamak için bir dönemlerine bakın yeter derler. Bir parlak yönetici çıkar devleti kurar, ölünce taht kavgaları çıkar ve dağılır. Bunlar yüzde yüz doğru olmasa da gerçek payı var. Tarihimizde çok görkemli devletler kurmuşuz ama görkemli de batırmışız. Görünen sebebi kardeş kavgaları. Bu 1600’lere kadar sürmüş. Bu dönemde büyük kardeşin padişah olacağını bildiren Ekber Sistemine geçilince bu sorun çözülmüş. Batı’da bu dönemde ne oluyor? Batı Roma İmparatorluğu yıkılıyor. 10. Yüzyılda Papa’nın gücü artırılıyor. Papa bizden 500 yıl önce Ekber sistemine geçiyor ve öncelikle bu sorunu çözüyor. Yani Batı’da yönetim sorunu çözülüyor. Bu süreçte mezhep kavgaları var. Engizisyon bilime kapalı. Protestan-Katolik çatışmaları devam ediyor. Magna Carta ile hak arama mücadeleleri başlıyor. Çatışmalardan Rönesansçılarbaşarılı çıkıyor, Reformcular da sistemi kuruyor. Böylece bir sorun daha çözülüyor. Batı, sonra dünya zenginliğini nasıl elde edeceğine kafa yoruyor ve bunu da sömürgeler oluşturarak başarıyor. Bu 3 sorun çözülerek refah toplumunun yolu açılıyor.

Peki biz ne yapmışız? 4 Halifeden sonra başlayan mezhep çatışmaları 1400 yıldır devam ediyor. Yeraltı zenginlikleri İslam ülkelerinde ama fakirlik diz boyu. Batı 3 meselesini çoktan çözmüş, Doğu 3 yanlış bataklığında boğuluyor. Biz tarih tekerrürden ibarettire iman etmişiz. Bu yanlış bir yaklaşım. Maalesef yanlışlardan ibret alan yok. Yanlışlarda ısrar ediyoruz.

Doğrunun peşinde olmamız gerekiyor

“Mutlaka doğrunun peşinde olmamız gerekiyor” diyen Faruk Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir milletin geçmişini karalaması çok kötü bir şey. Birikimlerimizi geleceğe aktarmamışız. Gelişimi esas alan anlayışı hakim kılamadık. Ne yazık ki bizde kurallar geçerli olmuyor. Tecrübe, sadece dikey bir bilgilendirme değildir. Millet milletten, devlet milletten tecrübe edinilir, bilim adamlarının, tarihçilerin tecrübeleri çok önemlidir. Bizim için gençlerin hayata bakışı da çok önemli. Geleceği şekillendirmek için gençlerin fikirleri çok önemli. Tecrübe bir havuzdur. Bütün birikimler bu havuzda toplanmalıdır. Batılılıar bu havuzdan bizden daha iyi faydalanmışlar. Bizim kültürümüzün birikimlerinden de çok iyi yararlanmışlar. Biz havuzumuzu boşaltmışız. Böyle olunca geleceğe nasıl bakacaksınız? Bilgi en önemli hazinedir. Burada siz gençlere büyük görevler düşüyor.”

“İyi insan modelini yaygınlaştırmalıyız”

Daha sonra öğrencilerin sorularını yanıtlayan Faruk Çelik, siyasette uzun süre kalmanın kolay olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Ben Vatan Mahallesi’nde Aleviler, Romanlar, Arnavutlar ve Karadenizliler ile büyüdüm. Her düşünceden insan vardı. Bu yüzden birbirimizle anlaşabilmek için çok dikkatli olmamız gerekiyordu. Bu yüzden Vatan Mahallesi bana diyaloğu öğretti. Düşüncesi ne olursa olsun karşımdakinin iyi onsan olması benim için yeterli. Ben anlayışını kafamdan sildim. Biz olmanın önemini kavradım. Hayata bakışıma Vatan Mahallesi bakışı diyebiliriz. Kamu görevimde de bu anlayışı önceledim. Diyalogla kanunları çok hızlı geçirdim. Mühim olan geriye dönüp baktığınızda yaptığınız işlerden mutlu ve memnun olmanız. Bugüne kadar güzel işler yaptığıma da inanıyorum. Son nefesimize kadar ‘iyi insan’ modelini yaygınlaştırmak zorundayız.”

Milli ve planlı tarım politikası önemli

Faruk Çelik, bir öğrencinin Türkiye’nin tarım politikasının nasıl olması gerektiği sorusuna da şu cevabı verdi.

“Türk tarımı milli olmalı ve planlı tarım üretimi uygulanmalı. Kimyasal değil organik gübre kullanımı ön plana çıkmalı. Kimyasallar toprağı olumsuz etkiliyor. Verimlilik ve kalite artırılmalı. Türkiye tarım işini ‘milli tarım’ ile halletmeli. Ben bakanlığım dönemimde 251 büyük ova ilan ettim. Buralara çivi bile çakamazsınız. Keşke bunu 600 yapabilseydim ama görev sürem yetmedi.

Bursa’nın hangi sektörde gelişmesi gerektiği yönündeki soruyu ise Çelik şöyle yanıtladı:

“Çok sayıda fabrika Bursa’ya Kocaeli’ye yapıldı. Buralarda bir yığılma oldu. Tabii ki bu da beraberinde göçü getirdi. Biz Doğu’ya fabrika kurulması için teşvikler çıkardık. Ama bunda geç kalındı. Bundan sonra İstanbul merkezli Marmara ve Trakya’yı kapsayacak bir planlama yapılmalı. Hangi il tarım, hangi ile tekstil, hangi il otomotiv kenti olacak belirlenmeli. Şehirleri rahatlatmak gerekiyor. Bu üniversiteler için de böyle. Bir bölgede çok sayıda üniversite ve aynı bölümler var. Bunlar ayrı ayrı bir alanda ihtisaslaşmalı.”

Bursaspor şampiyon olacak

Söyleşide Bursaspor’a da değinen Faruk Çelik, “Bursaspor şampiyon olacak başka yolu yok. Başarının düşmanı çoktur. Zor bir dönemde oğlum Enes görev aldı. Zorlukları da önemli oranda aştı. Ekibiyle güzel işler yapıyor. Kentte bur birliktelik sağlandı. Bu birlikteliğin devam etmesi gerekiyor. Bursaspor Bursa’nın markası. Herkes destek vermeli. Bu markayı hep berabir büyütmek gerekiyor. Başarıları kıskanmamak gerekiyor. Destek devam ederse Süper Lig’e çıkacağız ve oradaki ilk senemizde şampiyon olacak bir kadro kuracağız” diye konuştu.

Faruk Çelik, konuşmasının son bölümünde gençlere şu tavsiyelerde bulundu:

“Anne babanızın kıymetini bilin. Onları küçük görmeyin. Onlar sizin için çok kıymetli. Ben anne ve babamdan çok şey öğrendim. Onlarla sağlam ilişki kurmayı ihmal etmeyin. Üniversite yıllarınızı boşa geçirmeyin. Çok çabuk geçiyor. Zamanı iyi kullanın. Nitelikli insana ihtiyacımız var. Yabancı dil işini çözün. İster Türkiye’de ister yurt dışında master yapın. Aranan eleman olun. Benden bir şey olmaz demeyin. Sizden her şey olur. Ben inşaat ustası bir babanın oğluyum. Ben 7 yaşımda sorumluluk almaya başladım. Kardeşlerime bakıyor, ev işlerine yardım ediyordum. Sorumluluk aldığım için hayattan korkmuyorum. Çünkü hayat karşı direncim sağlam. Sorumluluk almazsanız hayattan korkarsınız. Sorumluluk alın ve hayattan korkmayın. Sizin şartlarınız bizlerden çok daha iyi.”

Programın sonunda Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl ile Rektör Prof. Dr. Emin Karip, Faruk Çelik’e günün anısına teşekkür plaketi verdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Karagöz Kukla Ve Gölge Oyunları’na renkli açılış

Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından düzenlenen ’21. Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali’, Kocaeli Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen ‘Şebo Müzikali’ ile başladı.

Yüzyıllardır süregelen bir ruhu yansıtan, ışıkla gölgenin büyülü buluşmasını sahneye taşıyan Karagöz geleneği, bu yıl 21.’si düzenlenen Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali ile yeniden izleyici karşısına çıktı. Büyükşehir Belediyesi adına BKSTV tarafından UNIMA Türkiye Millî Merkezi’nin desteğiyle düzenlenen festivalin açılış programı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleşti.

Festival, ‘Şebo Müzikali’ ile başladı

Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi ve BKSTV yöneticileri, UNIMA Türkiye Millî Merkezi temsilcileri, yerli ve yabancı sanatçılar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Çocuklar için özel olarak hazırlanan kukla ve Karagöz alanlarının yanı sıra birçok eğlenceli gösterinin yer aldığı festival, Kocaeli Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen ‘Şebo Müzikali’ ile başladı. Her yaştan izleyiciyi kahkahaya boğan müzikal, sokak hayvanlarının yuvalandırılmasına dikkat çekti. Müzikal, içerdiği sosyal sorumluluk mesajlarıyla seyircilerden büyük alkış aldı.

“Festival, önemli bir görev üstleniyor”

Programın sonunda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Karagöz’ün Bursa için önemli bir değer olduğunu hatırlatarak, “Karagöz, gölge oyunları alanında dünya çapında seçkin bir konuma sahip. Festival, geleneğimizin sürdürülmesi açısından önemli bir görev üstleniyor. Aynı zamanda festivalimizde birçok yabancı ekibi de misafir ederek kentimizin değerlerini tanıtıyoruz” dedi.

Festivalin düzenlenmesinde ve geleneğin yaşatılmasında emeği olanlara teşekkür eden Başkan Mustafa Bozbey, gelen misafirlerin ülkelerine döndüklerinde Bursa’nın zenginliklerini anlatarak birer kültür elçisi olacaklarını dile getirdi. Festival kapsamında 10 gün boyunca birbirinden renkli etkinliklerin yapılacağını ifade eden Başkan Bozbey, tüm Bursalıları festivale davet etti.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bursa iş dünyasından kestane şekeri üretimine yakın takip

Bursa iş dünyasının temsilcileri, Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazara, Cardelion markasıyla ise dış pazara üretim yapan İlka Şekerleme tesislerini ziyaret ederek kestane şekeri üretim süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler aldı. Ziyarete Balkantürksiad Kurucu Başkanı Naci Şahin, İnoksan A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, Ekmasan A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Barutçuoğlu, Uzay Pastanesi’nin kurucularından Nizamettin Erol ve Ekonomi Yazarı Av. Öztürk Yazıcı katıldı.

İlka Şekerleme Genel Müdürü Mümin Akgün, heyete üretim hatlarındaki modernizasyon sürecini, hijyen uygulamalarını ve üretimin ham maddeden paketlemeye kadar uzanan tüm aşamalarını anlattı. Akgün, şirketin FSSC 22000 Versiyon 6.00 belgesine sahip sektördeki ilk firmalardan olduğunu hatırlatarak, izlenebilirlik altyapısından kalite kontrol protokollerine kadar tüm süreçlerin uluslararası gıda güvenliği normlarına uygun şekilde yürütüldüğünü ifade etti.

Akgün, “Tüketici beklentileri her geçen yıl yükseliyor. Biz de tüm süreçlerimizi global standartlara göre güncelleyerek geleneksel kestane şekerini yüksek teknoloji ve tam izlenebilir bir sistemle üretiyoruz” dedi.

Ziyaretçiler üretim kalitesinden memnuniyetlerini dile getirdi

Ziyaret sırasında Kardelen markalı ürünlerin tadımını yapan iş insanları, hem ürün kalitesinden hem de tesislerin hijyen standartlarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Hukukçu ve ekonomi yazarı Öztürk Yazıcı, Bursa’nın geleneksel lezzetinin daha geniş pazarlara ulaşması gerektiğini belirterek kestane şekeri ihracatının artırılmasının önemine dikkat çekti. İnoksan Yönetim Kurulu A.Ş Başkanı Vehbi Varlık, Kardelen’in hem Bursa’ya hem de Türkiye’nin gıda sanayisine kattığı değeri vurgularken Uzay Pastanesi kurucusu Nizamettin Erol, Kardelen-Uzay iş birliğinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Ekmasan A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Barutçuoğlu ise Kardelen’in Bursa çıkışlı bir marka olarak uluslararası pazarlarda gördüğü ilginin sevindirici olduğunu belirtti. Balkantürksiad Kurucu Başkanı Naci Şahin de değerlendirmesinde, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın “Bursa büyürse Türkiye büyür” mottosuna atıf yaparak Kardelen markasının güçlenmesinin şehrin ekonomik dinamizmine katkı sağlayacağını ifade etti.

İhracat vizyonu güçleniyor

Kardelen, Yaylacık ve Cardelion markalarıyla hem iç pazar hem dış pazar operasyonlarını yürüttüklerini hatırlatan Akgün, 34 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi. Özellikle Avrupa ve Körfez ülkelerinde talebin istikrarlı şekilde arttığını belirten Akgün, “Modern üretim teknolojimiz ve yüksek hijyen standartlarımızla Bursa’nın geleneksel lezzetini dünya pazarlarında daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Transfer fayına dikkat: Balıkesir ve Manisa’da deprem riski artıyor

Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, 10 Ağustos’ta Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki deprem sonrası bölgede 15 bini aşkın artçı sarsıntı yaşandığını belirtti. Aykan, Sındırgı Fayı’nda meydana gelen bu yoğun sarsıntıların ardından oluşan stres transferine dikkat çekerek, zaman zaman Sındırgı Fayı’nın batısında yer alan Gelenbe Fay Hattı üzerinde mikro depremler meydana geldiğini vurguladı.

Son günlerde Gelenbe Fayı üzerinde 4.0 büyüklüğüne ulaşan depremlerin kaydedildiğini aktaran Aykan, bu fay hattının 6.0 ve üzeri büyüklükte depremler üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Kuzey-güney doğrultulu Gelenbe Fayı’nın, üzerindeki stresi kuzeye veya güneye doğru transfer ettiğini belirten Aykan, “Eğer stres kuzeye transfer olursa, Balıkesir şehir merkezinden geçen Gökçeyazı Fayı risk oluşturabilir. Güneye transfer olursa bu kez Manisa Kırkağaç çevresi tehlike altına girebilir” dedi.

Aykan, Sındırgı Fayı’nın tamamının henüz kırılmadığını hatırlatarak, bölgede 6 ve üzeri büyüklükte bir depremin meydana gelme ihtimaline dikkat çekti. “Deprem fırtınasının uzun bir süre daha devam etmesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Bursa’nın tüm ilçeleri diri fay üzerinde

Jeoloji Mühendisi Aykan, Bursa’nın neredeyse tüm ilçe sınırlarının diri fay hatları üzerinde yer aldığını belirterek, özellikle İznik-Mekece Fayı’nın 960 yıldır sessiz olduğunu ve en son 1065 yılında yıkıcı bir deprem ürettiğini hatırlattı.

Ayrıca, Ankara, Kocaeli ve Eskişehir Teknik Üniversiteleri’nin ortak yürüttüğü çalışmalarla, Kayapa-Yenişehir arasında 95 kilometre uzunluğunda yeni bir aktif fay hattının tespit edildiğini açıklayan Aykan, bu hattın halen MTA’nın diri fay haritasında yer almadığını söyledi.

Bursa’da 1855 yılında yaşanan ve “Küçük Kıyamet” olarak adlandırılan büyük depremin kente büyük zarar verdiğini hatırlatan Aykan, “Ulu Cami’nin iki kubbesi çökmüş, 150 caminin minareleri yıkılmış, şehirde yangınlar çıkmıştı” dedi. Ayrıca 1400 yılında Yenişehir çevresinde etkili bir başka büyük depremin yaşandığını da ekledi.

Aykan, 625 yıldır enerji biriktiren Bursa fay hattının büyük bir deprem üretme potansiyeli taşıdığını belirterek, “Bursa’nın, deprem riski yüksek illerimizden biri olduğunu unutmamalı, depreme karşı dirençli kent yapısı oluşturmak için hazırlıklarımızı bir an önce tamamlamalıyız” uyarısında bulundu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bursa’nın kalbi yeniden heyecanla atacak

Bursa’nın kalbi niteliğindeki merkezinde yüzyıllardır yaşamın, emeğin, ticaretin ve kültürün kesişim noktası olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalarla geleceğe daha güçlü bir şekilde taşınıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki bölge, ‘Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Çalıştayı’nda farklı açılarıyla konuşuldu.

Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan Bursa’da 14. yüzyılda oluşmaya başlayan, 16. yüzyılda han, bedesten ve çarşıların gelişimiyle sürecini tamamlayan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin geliştirdiği projelerle yeniden kentin ve Türkiye’nin çekim merkezi haline geliyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan 700 yıllık bölge, Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Çalıştayı’nda tüm yönleriyle ele alındı.

“Alan, insanlığın göz bebeğidir”

Tayyare Kültür Merkezi’ndeki programda konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Bursa’nın kalbinde yaşayan eşsiz mirasın geçmişini, bugününü ve geleceğini konuşmak üzere çalıştayın düzenlendiğini belirtti. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin yüzyıllardır ticaretin, kültürün, dayanışmanın ve toplumsal hafızanın merkezi olduğunu hatırlatan Başkanvekili Saldız, “Alan yalnızca ekonomik bir değer değildir. Bursa’mızın ruhu, kimliği ve yaşam kültürünün ta kendisidir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki alan; yalnızca bizim değil, tüm insanlığın göz bebeğidir. Bu yüzden bu bölgeyi korumak, yaşatmak ve çok daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir” dedi.

“Bölgenin bugünkü hali, Bursa’mıza yakışmıyor”

Çalıştay öncesinde sadece masa başında değil; sahada, esnafla birlikte görüşmeler yapılarak sürecin yürütüldüğünü anlatan Başkanvekili Saldız, deprem ve yangın gibi afet risklerine karşı uzman ekiplerle detaylı değerlendirmeler gerçekleştirildiğini ifade etti. Hanların dayanıklılığını artırmak, acil müdahale altyapısını güçlendirmek için gerekli adımları attıklarının altını çizen Saldız, “Ancak hepimizin bildiği bir gerçek var. Bu bölgenin bugünkü hali, Bursa’mıza yakışmıyor. Tarihi dokusu güçlü, hikâyesi büyük olan bu alan, ne yazık ki yeterince bakımlı değil. Turistler Bursa’mıza geliyor ancak burada geçirdikleri süre çok kısa. Biz, Başkanımız Mustafa Bozbey’in de vizyonu doğrultusunda Bursa’mızı Türkiye’nin ve dünyanın en önemli uğrak noktalarından biri yapmak istiyoruz. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin daha estetik, daha güvenli, daha düzenli, daha ulaşılabilir bir yapıya kavuşması şarttır” diye konuştu.

“Alanı daha güçlü, estetik, yaşanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz”

Alanı yeniden işlevlendirmek ve yaşatmak konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Başkanvekili Saldız, bölgenin yaşayan bir tarih mekânı olarak varlığını güçlendirecek, turizmden hak ettiği payı almasını sağlayacak, esnafın kazancını artıracak, kentin ekonomisini büyütecek projeleri hayata geçirmek için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. Çalışmaların ancak ortak akılla yürütüldüğünde başarıya ulaşacağına dikkat çeken Saldız, “Bu çalıştayı yeni bir yol haritasının başlangıcı olarak görüyoruz. Buradan çıkacak her görüş, her katkı, her öneri; Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin geleceğini şekillendirecek. Geçmişimize duyduğumuz saygıyı, geleceğe duyduğumuz sorumlulukla birleştirerek; bu alanı daha güçlü, daha estetik, daha düzenli ve daha yaşanabilir hale getirme hedefiyle ilerliyoruz. Bursa’mızın kimliğini korumak, değerlerini geleceğe taşımak için bu kente duyduğumuz sevgiyi sorumluluğa dönüştürüyoruz. Bu kenti sevmek; tarihine, kültürüne ve değerlerine sahip çıkmak, onları muhafaza etmek demektir” dedi.

Önemli sorunlar masaya yatırılıyor

İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi ve UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, çalıştayla Bursa’nın kalbiyle ilgili önemli sorunları masaya yatıracaklarını vurguladı. Program öncesinde tüm hanları ve çarşıları gezerek sorunları yerinde gördüklerini anlatan Dostoğlu, çalıştayın sonuçlarının uygulanabilmesini umduğunu dile getirdi. Sorunların bir bir masaya yatırılacağını aktaran Dostoğlu, toplantıya katkı sunan herkese teşekkür etti.

“Bursa’nın kalbi eski heyecanıyla atmıyor”

Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, çalıştay öncesinde sahada yoğun bir çalışma yapıldığını ifade etti. Kurumsal kararlılık ve yerelde sahiplenme sayesinde çalışmanın başarıya ulaşacağına inandığını belirten Aksoy, “Bursa’nın kalbi eski heyecanıyla atmıyor. Yüzyıllarca tarihin, sanatın, kültürün, emeğin ve ticaretin buluştuğu merkez olan bölgenin bazı sorunları bulunuyor. Bu sorunların çözümü için Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde önemli bir çalışma yürütülüyor. Çalıştayın ardından çıkan sonuçları herkesin sahiplenmesini umuyorum. Böylece Bursa’nın kalbi eski heyecanıyla tekrar çarpabilecektir” diye konuştu.

Ortak yönetim modeli sorgulanacak

Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Günay Özkılınç, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in vizyonu doğrultusunda aylardır sahada çalışma yaptıklarını ifade etti. Hanların ve çarşıların tek tek gezilerek esnafla yüz yüze görüşmeler yapıldığını anlatan Özkılınç, Hanlar Bölgesi’nde çok fazla özel mülk bulunduğunu ve bunun da birçok sorunu ortaya çıkardığını dile getirdi. Restorasyon projeleri onaylı olmasına rağmen mülk sahipleri kabul etmediği için çalışma yapılamadığını söyleyen Özkılınç, bölgede birçok yönetim aşaması bulunduğunun da altını çizerek çalıştayda ortak yönetim modelinin de sorgulanacağını anlattı.

Uzman isimler tarihi bölgeyi konuştu

Konuşmaların ardından program, moderatörlüğünü Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu ve Unicon Danışmanlık Grubu Genel Müdürü Adnan Almeman’ın yaptığı oturumla devam etti. Programda, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, ‘Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi dijital kültür mirası atlası’, BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Polat ‘Bursa kent merkezine yönelik bir kentsel tasarım rehberi önerileri’, Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış ‘Bursa’nın deprem riski ve tarihi yapılarla ilişkisi’, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve ODTÜ Rektör Danışması Prof. Dr. Güliz Bilgin Altınöz ‘Geçmiş deneyimlerin ışığında afetlere hazırlıklı ve dirençli kültürel mirası yeniden düşünmek’ konularında bilgilerini paylaştı. Çalıştay, çeşitli konularda uzmanların katılımıyla düzenlenen masa toplantılarıyla sona erdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

BTSO’dan Birleşik Arap Emirlikleri ile gıda ticaretine büyük destek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), gıda ve tarım sektöründe yeni iş fırsatları oluşturmak amacıyla Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinden gelen ticaret heyetini üyeleriyle buluşturdu. BTSO’nun ev sahipliğinde gerçekleşen ve gün boyu süren etkinlikte, UR-GE proje üyesi firmalar, Dubai’nin önde gelen gıda toptancıları ve zincir market temsilcileriyle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi.

BTSO, ihracat odaklı faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. BAE Ankara Büyükelçiliği tarafından oluşturulan Gıda Sektörü Alım Heyeti, Bursa’da düzenlenen ikili iş görüşmeleri etkinliğinde BTSO üyeleri ile bir araya geldi. BAE Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri ve BAE Franchise Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Noor Altamimi’nin de eşlik ettiği ticaret heyetini, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit ile Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan karşıladı. Gün boyu devam eden etkinlikte, Bursalı firmalar yoğun görüşmeler gerçekleştirilirken, yeni iş birliklerinin de temelleri atıldı.

“Ticaret hacmi 20 Milyar doları aştı”

BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Türkiye ile BAE arasındaki tarihi, kültürel ve sosyal bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, 2023 yılında yürürlüğe giren Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (CEPA) ikili ticarete yeni bir ivme kazandırdığını ifade etti. 2024 yılında ticaret hacminin 20 milyar doları aştığını kaydeden Şener, “Bu yılın ilk yarısında Türkiye’nin ihracatını en fazla artırdığı ülke Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Ancak her iki ülkenin sahip olduğu yüksek potansiyeli düşündüğümüzde bu seviyeyi yeterli görmüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yıl içinde ikili ticaret hacmimizi 40 milyar dolar seviyesine taşımak” diye konuştu.

“Gıda sektöründe stratejik bir öneme sahibiz”

Cüneyt Şener, konuşmasında gıda ve tarım sektörlerinin de işbirliği açısından stratejik fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Bursa’nın tarımsal kaynakları, bereketli ovası, modern üretim altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründe lider şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Şener, “Bursa’da gıda sanayisinin her alanında faaliyet gösteren yaklaşık 4 bin 500 üretici firma bulunuyor. Satış ve toplu tüketim işletmeleriyle bu sayı 30 bine yaklaşıyor. Bursa, Avrupa, Orta Doğu ve Rusya’daki kilit pazarlara 3,5 saatlik uçuş mesafesiyle lojistik açıdan stratejik bir konuma sahip” dedi.

“Bursa önemli organizasyonlara hazırlanıyor”

Cüneyt Şener, BTSO olarak Küresel Fuar Acentesi, Ticari Safari, yeni nesil fuar organizasyonları, UR-GE projeleri, alım heyetleri ve sektörel ticaret heyetleri gibi çalışmalarla firmaları dünya pazarlarına taşımaya devam ettiklerini söyledi. Şener, “Gelecek hafta gıda ve tarım alanında birbirinden değerli etkinlikler düzenleyeceğiz. 22 Ekim’de Bursa Business School’da Uludağ Gıda Zirvesi’ni gerçekleştireceğiz. Ardından 23-25 Ekim tarihlerinde Bursa Food Point ve Turfood Horeca Fuarları, Bursa Fuar Merkezi’nde yapılacak. Bu organizasyonlarda Birleşik Arap Emirlikleri’nden değerli iş insanlarını aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız” şeklinde konuştu.

“Yeni fırsatlar oluşturmayı hedefliyoruz”

Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri, Bursa’nın tarihi dokusu ile modern sanayi ve tarımını birleştiren yapısından övgüyle bahsederek, “Bugün, güzel Bursa şehrinde sizlerle olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. 2024’teki verimli ziyaretin devamı olan bu program, iki ülke arasındaki ticaret köprülerini güçlendirecek” dedi.

BAE ile BTSO arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Al Dhaheri, “Bu buluşma, Büyükelçiliğimiz ile BTSO’nun yapıcı iş birliğinin bir sonucu. Amacımız, tarım ve gıda sektörlerinde yeni fırsatlar oluşturmak” diye konuştu.

“Türkiye, sürdürülebilir gıda için büyük potansiyel sunuyor”

Gıda güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Büyükelçi, “Türkiye’nin modern tarım ve gıda sanayisindeki tecrübesi, bölgede sürdürülebilir bir gıda sistemi kurmak için büyük bir potansiyel sunuyor. Akıllı tarım teknolojileri, su kaynaklarının yönetimi ve gıda tedarik zincirlerini güçlendirme alanlarında bilgi paylaşımına ve ortak yatırımlara kararlıyız” şeklinde konuştu.

Al Dhaheri, “Bizi sıcak bir şekilde karşılayan ve bu özel organizasyonu düzenleyen BTSO’ya en içten teşekkürlerimi sunuyorum. İki dost ülke arasındaki iş birliğini güçlendiren tüm katılımcılara şükranlarımı iletiyorum” dedi.

Büyükelçi, BAE ve Türkiye’nin ortak tarım yatırımlarıyla bölgede daha güçlü bir gıda sistemi inşa edileceğine inandığını da sözlerine ekledi.

“BTSO sayesinde yeni kapılar açılıyor”

Etkinliğe katılan firmalar da memnuniyetini ifade etti. Aslım Meyve Sebze Firması ortağı Eşref Caner Toplan, BTSO tarafından düzenlenen ikili iş görüşmelerinin Bursa’daki firmalara büyük fayda sağladığını belirterek, “Bu buluşmalar bize daha fazla ihracat yapma imkânı sunuyor. BTSO’ya bu organizasyon için teşekkür ediyoruz” dedi.

Ağırlıklı olarak Avrupa pazarında faaliyet gösterdiklerini vurgulayan Toplan, Birleşik Arap Emirlikleri pazarına henüz girmediklerini ve bu nedenle görüşmelerden büyük heyecan duyduklarını söyledi. Toplan, “BAE’den çok önemli firmalar bu görüşmelere katıldı. Bu organizasyonun bize ve sektöre çok faydalı olacağına inanıyoruz. Girmek istediğimiz bir pazara BTSO sayesinde bir kapı açıldığı için çok mutluyuz” şeklinde konuştu.

“İhracat bağlantılarımızda BTSO’nun büyük payı var”

Meyve suyu ve içecek üretimi yapan Makam İçecek firması temsilcisi Mesut Şişman, Körfez bölgesinden gelen çok değerli firmalarla verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Şişman, “Görüşmelerimiz oldukça verimli geçti. Bu buluşmaların sonucunda önemli ticari birliktelikler oluşturacağımıza inanıyorum” dedi.

Bu tür organizasyonalrın sürekli yapılmasının büyük fayda sağlayacağını vurgulayan Şişman, “Firmamız BTSO üyesi ve Oda’nın UR-GE projelerinde yer alıyoruz. İhracat bağlantılarımızın yüzde 60’ı bu sayede gerçekleşti. BTSO, bizlere çok önemli imkanlar sunmaya devam ediyor. Bu kıymetli buluşma için de Odamıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Verimli görüşmeler yaptık”

Bozacılar Gıda firması temsilcisi Burçin Bulurman da BTSO’nun Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen firmalarla ticari ilişkileri geliştirmek için iyi bir organizasyon yaptığını belirterek, “Burada doğrudan ve bire bir görüşmelerle anlık geri dönüşler alabiliyoruz” dedi.

İçecek sektöründe faaliyet gösterdiklerini ifade eden Bulurman, daha önce BAE pazarından gelen bir talebin bu görüşmelerde yeniden gündeme geldiğini kaydetti. Burçin Bulurman, “Bu talep doğrultusunda gerçekleşen buluşmamızın olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Odamıza sunduğu imkanlar için teşekkür ediyorum” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bursa merkezli 6 ilde fuhuş operasyonu: 22 gözaltı, 23 mağdur kadın kurtarıldı

Bursa merkezli 6 ilde, suç örgütü kurarak yabancı uyruklu kadınları fuhşa zorladıkları, “ajans” adı altında yüksek kazanç vaadiyle kandırarak ülkeye getirdikleri tespit edilen şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyonda 22 kişi gözaltına alındı. Operasyonda 23 mağdur kadın kurtarıldı.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak”, “Örgüt Faaliyetleri Kapsamında Fuhşa Teşvik, Aracılık veya Zorlama” ve “Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama” suçlarına ilişkin geniş çaplı bir çalışma başlatıldı.

Yapılan teknik ve fiziki takiplerde, “ajans” adı altında kurulan yapı ile yüksek kazanç vaadiyle yabancı uyruklu kadınların ülkeye getirildiği, Bursa ilinde örgütlenerek fuhuş organizasyonları yapıldığı, kadınların fuhşa zorlandığı, fuhuş taşımacılığını yapan şoförler ile kadınların barındırıldığı apart-otel işletmecilerinin de örgüt içerisinde yer aldığı belirlendi.

Örgütün A.Ç. isimli şahıs tarafından kurulduğu, liderliğini ise E.Ç. ve K.A. isimli şahısların yaptığı, K.A., D.B. ve U.Ç. isimli şahısların da yardımcılık görevini üstlendikleri tespit edildi. Şüphelilerin, kadınların fotoğraflarını müşterilere “katalog” şeklinde attıkları, uygunsuz sitelerden ve sosyal medya üzerinden müşteri temin ettikleri, elde edilen gelirlerin bir kısmına el koydukları, banka hesaplarında ise fuhuştan elde edilen yüklü miktarda para trafiği olduğu ortaya çıktı.

Yürütülen soruşturma çerçevesinde saat 07.00 sıralarında Bursa merkezli olmak üzere Trabzon, İstanbul, Adana, İzmir ve Ordu illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda toplam 22 şüpheli gözaltına alınırken, 9’u Türk vatandaşı, 14’ü yabancı uyruklu olmak üzere toplam 23 mağdur kadın kurtarıldı.

Emniyet birimlerinden yapılan açıklamada, kamu düzeni ve güvenliğine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version