Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

U15 Türkiye Şampiyonasının ilk günü renkli mücadelere sahne oldu

U15 Türkiye Şampiyonasının 1’inci kademe müsabakalarına Bilecik ev sahipliği yaparken, ilk gün renkli karşılaşmalara sahne oldu.

U15 Türkiye Şampiyonasının 1’inci kademe müsabakalarının Bilecik etabında 6 takım katılırken, A ve B gruplarında 3’er takım yer aldı. Geçilen kuralar sonrasında A grubunda Büyük Çekmece Gençordu Spor, Bursa Fethiye İdman Yurdu, Eskişehir Şekerspor, B grubundan İstanbul Dudulluspor, Kocaeli Yeşilovaspor, Bursa Yenikaramanspor yer aldı. A Grubunda Büyük Çekmece Gençordu- Bursa Fethiye İdman Yurdu İstasyon Sentetik Sahada karlı karşıya kaldı. Müsabakayı Büyük Çekmece Gençordu 1-0 kazandı. Aynı statta oynanan B grubu mücadelesinde ise; İstanbul Dudulluspor ile Kocaeli Yeşilovaspor karşı karşıya geldi. Maçı İstanbul Dudulluspor 5-1 kazanması bilgi. Turnuvanın ikinci gününde bugün saat 17:00’da Bursa Yenikaramanspor- Kocaeli Yeşilovaspor karşı gelirken, 18:30’da ise Eskişehir Şekerspor- Bursa Fethiye İdman Yurdu arasında oynanacak.

Müsabakaları Bilecik ASKF Nusret Tosun da izledi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bursa en iyi sağlık hizmeti listesinde dünyada 36’ncı, Türkiye’de ilk sırada

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/bursa-en-iyi-saglik-hizmeti-listesinde-dunyada-36nci-turkiyede-ilk-sirada-0-cE5W71KZ.mp4
Bursa, Numbeo’nun 2024 yılı “Şehirlere göre sağlık hizmetleri endeksi” listesine, dünyada 36’ncı, Türkiye’de ilk sıraya yükseldi. Özel Hastaneler Platformu Derneği Başkanı Ömer Yavuz Namlı, “Türkiye, kamu ve özel hastanelerindeki medikal ve modern sağlık hizmetleriyle dünyadaki yükselişini sürdürüyor” dedi.

Numbeo’nun sürekli güncellenen ve her yıl 5 binden fazla kenti değerlendiren verilerine dayanarak 217 şehirden oluşan 2024 yılı dünyanın en sağlıklı şehirleri listesi açıklandı. Buna göre, dünyanın en sağlıklı kenti Tayvan’dan Taipei kenti seçilirken, Tayland Chiang Mai ikinci, Güney Kore Seul üçüncü oldu. En sağlıklı kentler listesine Türkiye’den beş şehir katılırken, Bursa 74.7 puanla dünya genelindeki 217 şehir arasında 36’ncı oldu. İzmir 72.7 ile 47’nci, Antalya 71.8 puanla 54’üncü, İstanbul 69.9 puanla 65’inci ve Ankara 69.2 puanla 72’nci sırada listede yerini aldı.

Özel sağlık sektörü yükselişte

Özel Hastaneler Platformu Derneği Başkanı Ömer Yavuz Namlı, Numbeo tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre listedeki dünya genelinde 217 şehir arasında Bursa, İzmir, Antalya, İstanbul ve Ankara’nın sağlık, güvenlik ve yaşam kalitesi verilerinde öne çıkmasının sağlık turizminin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Namlı, “Türkiye’den 5 şehrin ilk 100’e girmesinde özel sağlık sektörünün büyük payı vardır. Türkiye, inanıyorum ki; devletimizin daha fazla desteklemesiyle dünya sağlık turizmi pastasından hak ettiği payı alacaktır. Bizler, kamu ve özel sektör olarak sağlık alanında daha fazla uyumlu bir çalışmayla ülkemizi çok daha iyi noktalara taşıyacağımıza inanıyoruz. Ben tüm özel sağlık sektörü temsilcilerimize yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

Bursa sağlıkta öne çıkıyor

Bursa’nın, sağlıklı şehirler listesinde dünyada 36’ncı, Türkiye’de ise en önde olmasını değerlendiren Doruk Sağlık Grubu Genel Müdürü Dr. Ayhan Kalyoncu, “Numbeo yaklaşık 15 yıldır ülkelerde sağlık başta olmak üzere güvenlik ve trafik gibi parametreleri dünya genelinde değerlendiren saygın ve güvenilir bir kuruluştur. Bursa, listede 217 şehir arasında 36 sırada olması bizleri mutlu etmiştir. Bursa’da son yıllarda çok iyi sağlık kurumları açılması, özellikle 2023 yılında Doruk Nilüfer Hastanesi’nin devreye girmesiyle bu sürece olumlu katkı sağlamıştır. Bursa’daki Doruk Sağlık Grubu hastanelerimize Rusya Federasyonu, Balkanlar, Avrupa ve Körfez ülkelerinden gelen sağlık turizmi hastalarımız Bursa’da olumlu deneyimler yaşaması hepimizi mutlu etmiştir. Bursa’nın dünya genelindeki ilk 3’e girmesi hiç zor değildir” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bursa’nın tarihi çarşıları ve Hanlar Bölgesi’nde hafta sonu yoğunluğu

Osmanlı payitahtı Bursa’da yaklaşık 700 yıllık tarihi bulunan, bünyesinde Kapalı Çarşı, Ulucami ile birçok hanı barındıran Hanlar Bölgesi, hafta sonunda en yoğun günlerinden birini yaşadı.

Bursalıların yanısıra İstanbul, Yalova, Balıkesir, Kocaeli, Eskişehir, Kütahya ve Bilecik gibi çevre illerden de binlerce kişi hafta sonunda Hanlar Bölgesi’ne akın etti. Kapalı Çarşı’da adeta insan seli oluştu ve vatandaşlar zaman zaman kalabalık içinde yürümekte bile zorlandı.

UNESCO Dünya Miras Alanı sınırları içinde bulunan, Bursa’da yaklaşık 700 yıldır ticaretin kalbi olarak bilinen Hanlar Bölgesi’ndeki kalabalıkta kent dışından gelen turistlerin yoğunluğu da etkili oldu.

Kent içi trafiği kadar toplu ulaşım araçlarına da talep fazla olunca Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeciliği, tramvayda ve bazı otobüs güzergahlarında ek seferlerle duraklardaki yoğunluğu eritmeye çalıştı.

Osmanlı mirası olan ve yaklaşık 700 yıllık bir tarihe sahip Hanlar Bölgesi’ne gidenler, bünyesindeki Koza Han, İpek Han ve Emir Han’da çay ve kahve içmek için oturacak yer bulmakta zorlandı. Birçok kişi masaların yakınlarında oturanların kalkması içi sırasını bekledi.

Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa’da 14. yüzyılda oluşmaya başlayan, 16. yüzyılda han, bedesten ve çarşıların gelişimiyle sürecini tamamlayan Hanlar Bölgesi’ndeki kalabalıktan Kapalı Çarşı esnafı da nasibini aldı. Giyimden, meyve sebzeye, peynirden, kuruyemişe kadar birçok ürünün satıldığı çarşıda esnaf en yoğun günlerinden birini yaşadı.

Bölge içinde yer alan ve Osmanlı sultanlarından Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılıp 1400 yılında tamamlanan Ulucami de genç yaşlı onbinlerce kişiyi ağırladı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

BTSO Sektör Konseyleri Bursa Business School’da buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel sermaye yapısındaki değişime dikkat çekerek “İş dünyası olarak bu süreci iyi okumalıyız” dedi. Burkay, ortaya koydukları vizyon ve projelerle Bursa’yı yeni ekonomiye hazırladıklarını, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ mottosunun artık bir iddia değil realite haline geldiğini söyledi.

Bursa iş dünyasının ortak aklını temsil eden ‘BTSO Sektör Konseyleri’nin Başkanları Bursa Business School’da bir araya geldi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliği yaptığı toplantıya Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, kamu kurumlarının il müdürleri ve akademisyenler katıldı. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Odanın 70 meslek komitesi ve 155 meclis üyesi ile Bursa iş dünyasının bütün dinamiklerini temsil eden bir yapıya sahip olduğunu söyledi. İş dünyasının akıl ve tecrübesini, akademi ve kamu kurumları ile bir araya getirmek amacıyla 2013 yılında Türkiye’de bir ilke imza atarak sektör konseylerini oluşturduklarını ifade eden Başkan Burkay, “İş dünyası olarak bizim hayallerimiz ve hedeflerimiz olabilir. Ancak kamu ve üniversitelerimiz bu hedefleri paylaşmıyor ve desteklemiyorsa bir değer üretmeniz mümkün olmaz. Sektör konseylerimiz, ‘triple helix’ olarak adlandırılan bu üçlü yapıyı bir araya getiren önemli platformlar haline geldi. 22 sektör konseyimiz ile birlikte hem sektörel hem de bölgesel yol haritalarımızı hazırlamak amacıyla önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi.

“Üyelerimizi yeni iş modellerine hazırlıyoruz”

BTSO’da yönetime geldikleri günden bu yana konseylerin ortaya çıkardığı stratejik yol haritalarını uygulamak adına gayret gösterdiklerini belirten Başkan Burkay, Bursa Business School, TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM VE TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu gibi birçok projenin sektör konseyleri tarafından ortaya konduğunu vurguladı. Söz konusu projelerin her birinin Bursa’nın dönüşümündeki en önemli mihenk taşları olduğunu kaydeden Burkay, konuşmasına şöyle devam etti: “Bunları hep birlikte yapıyoruz. Ortaya koyduğumuz vizyon ve projelerle şehrimizi dönüştürmeye çalışıyoruz. Bugün ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ mottomuz bir iddia değil realite haline geldi. Türkiye ve Bursa’nın ekonomi göstergelerine baktığınızda bunu anlayabilirsiniz. Bu yüzden sanayide ve ticarette bir dönüşüm olacaksa Bursa’dan başlamalı diyoruz. Şu anda E-Ticaret ve Dijitalleşme, Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri ile Perakende Ticaret Konseylerimiz, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ndeki 8 bin işletmemizi dijital dönüşüme hazırlıyor. Payitaht Çarşı Dijital Dönüşüm Merkezi projemizle üyelerimizi ticarette konvansiyonel ve pasif yapıdan çıkarmayı hedefliyoruz. Yeni iş modellerine üyelerimizi hazırlayamazsak, bu dönüşümü sağlayamazsak görevimizi yapmamış oluruz.”

Konseyler ve komitelerimiz en büyük gücümüz

BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak en büyük amacımız, şehrimizin ekonomik gücünü daha ileri taşımak ve sektörlerimizin önündeki engelleri kaldırmak” dedi. Bu doğrultuda konseylerin kritik bir rol üstlendiğini belirten Uğur, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Konseylerimiz, Meslek Komitelerimizle birlikte Odamızın en büyük gücünü oluşturuyor. Buradaki toplantılarımız, sektörlerimizin sorunlarını ele almak, çözüm üretmek ve geleceğe dair stratejiler geliştirmek için önemli bir platform sunuyor. Gıdadan turizme, tekstilden makineye, enerjiden hizmet sektörüne kadar her alanda güçlü bir ses olmaya çalışıyoruz. Çünkü hepimiz biliyoruz ki Bursa, Türkiye ekonomisinin kalbi ve burada bulunan herkes, bu kalbin atmasını sağlayan en önemli aktörler. Hep birlikte şehrimiz için daha güzel bir gelecek inşa etmeye devam edeceğiz.”

“Üniversiteler büyürse Bursa ve Türkiye büyür”

Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite ve iş dünyası arasındaki işbirliklerini güçlendirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Bu kapsamda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın da yer aldığı Üniversite Danışma Kurulu’nu oluşturduklarını söyleyen Rektör Çağlar, Bursa üniversiteleri büyüdükçe Bursa ve Türkiye’nin de büyüyeceğini vurguladı.

Toplantı açılış konuşmalarının ardından BESFİN CEO’su Ferda Besli’nin moderatörlüğünde gerçekleşen çalıştayla devam etti. Besli, Bursa’nın son 5 yıllık döneme ilişkin gayri safi yurt içi hasılası, ihracat ve ithalat rakamları ile diğer ekonomik göstergelerini kapsayan bir sunum gerçekleştirdi.

Bursa’nın toplam GSYH’den aldığı pay 30 baz puan geriledi

Bursa’nın 2023 yılında GSYH’sinin 1,4 trilyon TL olarak kayıtlara geçtiğini ifade eden Besli, kentin Türkiye’nin toplam GSYH’si içinden aldığı payın ise son 5 yılda 30 baz puan gerilediğini belirtti. Bursa’nın 2023’te yüzde 3,95’lik payla İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli’nin ardından 5’inci sırada yer aldığını söyleyen Besli, “Bursa’nın Türkiye’nin toplam GSYH içindeki payı son 5 yılda yüzde 4,25’ten 3,95’e geriledi. Bunu yeniden yüzde 5’ler düzeyine taşımak için yapılması gerekenler neler münazara edilmesi gerekiyor. Bu dönemde özellikle sektör bazında baktığımızda imalat sanayiindeki düşüş dikkat çekiyor. 2018-2023 döneminde imalat sanayi payı 8,33’den 7,32’ye düşmüş. Sanayinin gelişmemiş olması kenti geriye çekiyor. Diğer taraftan Bursa’da son 5 yılda ihracat yüzde 11 artarken, ithalat yüzde 33 artış göstermiş. Bursa ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından bu önemli bir uyarı niteliği taşıyor. İthalatın yüksek artış hızının uzun vadede yerel ekonomiyi kırılgan hale getirebileceği ve dışa bağımlılığı artırabileceği göz önünde bulundurulmalı. Bu noktada, yerel yönetimlerin ve iş dünyasının, ihracatın artırılmasına yönelik stratejik adımlar atması kritik önem taşıyor. Daha yüksek katma değerli üretim, yerli teknolojinin desteklenmesi ve sanayi yapısının dönüşümü gibi politikalar, bu dengenin sağlanmasında kilit rol oynuyor.” dedi.

Yaklaşık 4 saat süren toplantıda Konsey Başkanları ve Başkan Yardımcıları da sektörlerine ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Yüzlerce kişiyi ölümden kurtaran operasyon…Sahte içkiyi yüzey temizleyici ile kamufle ettiler

Bursa merkezli 4 ilde sahte alkolü “Yüzey Temizleyici” etiketiyle kamufle eden çeteye yönelik yapılan Çengel-17 operasyonunda 28 kişi yakalandı. 98 Bin 600 litre etil alkol ele geçirildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde jandarma operasyonu ile yüzlerce kişinin sahte içkiden ölümünün önüne geçildi.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ile Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’na bağlı ekiplerce piyasaya sahte alkol sokan kişilere yönelik çalışma başlatıldı. Bursa İl Jandarma Komutanlığınca yapılan istihbari çalışmalar sonucu; etil alkolün “Yüzey Temizleyici” etiketiyle kamufle edilerek, ülke geneline kargo yolu ve nakliye aracılığıyla dağıtım ve satışının yapıldığı belirlendi. Geniş kapsamlı yürütülen soruşturmada 28 şüpheliye ulaşan ekipler, Bursa merkezli İstanbul, Kocaeli ve Tekirdağ’da ‘Çengel-17’ operasyonu düzenledi. Operasyonda yakalanan şüphelilerin adreslerinde ve etik alkol üretimi yaptığı imalat depolarında 98 bin 600 litre etil alkol, 102 bin 162 adet etiket, 3 adet damıtma ekipmanı, 2 adet dolum makinesi, 398 litre el yapımı içki, 1 Adet 9 mm ve 1 Adet 7.65 mm ruhsatsız tabanca ile alkollü içki imalatında kullanılan çok sayıda malzeme ele geçirildi.

Yakalanan şüpheliler, ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi.

Yetkililer, operasyonların aralıksız olarak süreceğini ifade ettiler.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Başkan Bozbey: “Depreme dayanıklı Bursa, öncelikli hedefimiz”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Kentimizin deprem riskine karşı dayanıklı hale getirilmesi, sadece bugünün değil, geleceğin Bursa’sı için de kritik bir öneme sahiptir. Bu doğrultuda kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırdık. Depreme dayanıklı Bursa, öncelikli hedefimizdir” dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’ndaki Şubat ayı değerlendirme toplantısına, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Başkan Mustafa Bozbey, kentsel dönüşüm ve dirençlilik başta olmak üzere birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu.

Kentsel dönüşümde yeni dönem

Bursa’yı yaşanabilir, dirençli ve sürdürülebilir bir geleceğe taşımanın en büyük öncelikleri olduğunu söyleyen Bozbey, kentsel dönüşümü sadece fiziksel bir yenilenme olarak değil, yeşil alanları, sosyal donatıları, ulaşım altyapısını ve toplumsal dayanışmayı içeren kapsamlı bir süreç olarak gördüklerini belirtti. Hedeflerinin insan odaklı, doğayla uyumlu ve kültürel mirası koruyan projeler hayata geçirmek olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Bursa’daki tarihi ve kültürel mirasın zaman içindeki plansız yapılaşma ve depreme dayanıksız yapı stoku sebebiyle risk altında olduğunu dile getirdi. Bu nedenle Bursa’da insan odaklı ve sürdürülebilir bir kentsel dönüşüm modelini oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Başkan Bozbey, “Bursa, aktif fay hatlarının kesiştiği bir noktada yer alıyor ve tarih boyunca da birçok yıkıcı deprem yaşamıştır. Kentimizin deprem riskine karşı dayanıklı hale getirilmesi, sadece bugünün değil, geleceğin Bursa’sı için de kritik bir öneme sahiptir. Bu doğrultuda bilimsel veriler ışığında kentimizin risk haritalarını oluşturarak kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırdık. Depreme dayanıklı Bursa, öncelikli hedefimizdir. Hedeflerimiz, riskli bölgelerin belirlenmesi ve önceliklendirilmesi, zemin etütleriyle yapı güvenliğinin artırılması, kent dokusuna uygun, sürdürülebilir dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesi, vatandaşlarımızın haklarını koruyan, uzlaşı odaklı bir dönüşüm modeli oluşturulmasıdır. Bu kapsamda kentimizin her köşesinde kapsamlı bir dönüşüm seferberliği başlattık” diye konuştu.

“Bursa’da varlığı tespit edilmiş 9 fay hattı bulunuyor”

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaları ve yeni projeleri de basın mensuplarıyla paylaşan Başkan Bozbey, Bursa’nın depremselliği ile ilgili sunum yaptı. Bursa’nın aktif deprem üreten önemli bir tektonik kuşak bölgesinde yer aldığını ve tarih boyunca yıkıcı depremlerle karşı karşıya kaldığını anlatan Başkan Bozbey, bunlardan en önemlilerinin 1855 yılında meydana gelen depremler olduğunu hatırlattı. 28 Şubat 1855 Bursa Depremi’nin merkez üssünün Uluabat Gölü’nün güneyinden geçen Uluabat fayı üzerinde olduğunun düşünüldüğünü söyleyen Başkan Bozbey, “En büyük hasar, Kestel’den Akçalar’a kadar uzanan bölgede gözlenmiştir. 11 Nisan 1855 depreminin merkez üssünün ise şehir içinde, Uludağ eteklerini takip eden kırıklar üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Daha yakın tarihlerde ise 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki Kocaeli Depremi, Marmara Denizi içine uzanan Kuzey Anadolu Fayı’nın bölgemiz için büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu göstermiştir. Sismik tehlike analizleri yapılırken iki ana unsur üzerinde durulmalıdır. Deprem üretebilecek aktif fay hatları ve bölgenin zemin yapısı. Bursa’da, MTA tarafından resmî olarak varlığı tespit edilmiş 9 fay hattı bulunmaktadır” dedi.

“Zemin yapısını detaylı şekilde analiz edebildiğimiz noktaya geldik”

Bursa’nın deprem riski altında olduğunun bilindiğini, ancak bugüne kadar yaşanan afetlerden ders çıkarılmadığını söyleyen Başkan Bozbey, deprem başta olmak üzere tüm doğal afetlere karşı hazırlıklı olmak için kentin tüm kurumlarının ve halkın el ele vermesinin, bir kentsel dirençlilik seferberliğinde yer almasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Japonya Uluslararası İş Birliği Ajansı (JICA) ile birlikte yürüttüğü ‘Bursa Deprem Riskini Azaltma ve Önleme Projesi’nin 2023-2026 yıllarını kapsayan 3 buçuk yıllık bir süreç boyunca devam edeceğini açıklayan Başkan Bozbey, “Bu projenin en önemli çıktısı, Bursa’nın Kentsel Dirençlilik Planı’nın oluşturulması olacak. Projemiz çerçevesinde Prof. Dr. Şerif Barış, Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu ve Prof. Dr. Beyhan Bayhan’dan akademik destek alıyoruz. Projemizin üç önemli çıktısı bulunuyor. Birincisi, deprem riskinin, bina riskinin, altyapı ve kamu binalarının riskinin değerlendirilmesidir. İkincisi, kentsel dirençlilik planının hazırlanmasıdır. Bu plan, makro ve mikro anlamında üst ölçekli, alt ölçekli planlara da veri teşkil edecek. Üçüncüsü, planı tüm dokümanlarla entegre edeceğiz. Böylece bölgede yaşanacak bir depremde kayıpları minimize etme şansımız olacak. 2013 yılında Tübitak-Marmara Araştırma Merkezi ile birlikte yürütülen Bursa Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi’nin verilerini güncelleyerek, yeni zemin etütleri ve Japon uzmanların katkılarıyla değerlendirmeler yaptık. Bu çalışmalar sonucunda kentimizin zemin yapısını en detaylı şekilde analiz edebildiğimiz bir noktaya geldik” diye konuştu.

“Yapı envanterinin de bu verilere eklenmesi gerekir”

Nüfusun büyük kısmının yaşadığı Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçeleri için mikro bölgeleme etütleri gerçekleştirdiklerini söyleyen Başkan Bozbey, Yıldırım ve Osmangazi ilçelerindeki çalışmaların tamamlandığını, Nilüfer için de çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Elde edilen verilerin, mevcut zemin değerlendirmesiyle bütünleştirildiğini ve yeni veriler geldikçe güncellenmeye devam edildiğini anlatan Başkan Bozbey, böylece kentin zemin yapısını en detaylı şekilde analiz edebilir hale geldiklerini dile getirdi. MTA verilerine göre kentten geçen tüm fayların ve resmi olarak tescillenmemiş, ancak bilim insanlarının tespit ettiği ‘havza-kesen’ fayları için 12 farklı deprem senaryosu oluşturduklarını belirten Başkan Bozbey, “Bu çalışmalar, kentin sismik risklerini ortaya koyan çok önemli bilimsel veriler sağlamaktadır. Ancak, deprem riskini belirlemek için sadece zemin verileri yeterli değildir. Yapı envanterinin de bu verilere eklenmesi gerekir. Bu çerçevede, Bursa’daki yapı stokunu detaylıca analiz ettik. Geçmiş yıllarda tespit edilen 520 bin bina bulunuyordu. Bugün bu sayı 628 bine ulaştı. Binaların yapım yılı, bulunduğu zemin, kat sayısı gibi verileri dijital ortamda analiz ettik. Akademik danışmanlarımız ve Japon uzmanlarımızın belirlediği kriterlere göre bu yapıların afet risk durumunu tespit ettik. En kötü senaryoda 122 bin binanın deprem riski taşıdığını, yaklaşık 26 bin binanın ise yıkılma tehlikesi altında olduğunu ortaya koyduk. Yalnızca bina stokunu değil, kamu binalarını, okulları, hastaneleri, barajları, altyapı tesislerini, köprüleri, raylı sistemleri, havaalanını ve limanları da afet direnci açısından inceledik. Japon uzmanlarımız saha tespitleri yaparak analizler gerçekleştirdi. Böylece, kamu yapılarının ve altyapı tesislerinin risk analizlerini de projemize dahil etmiş olduk” dedi.

“Bilimsel veriler ışığında adımlar atmaya devam edeceğiz”

İlerleyen süreçte sanayi yapılarının da analizinin gündeme geleceğini ifade eden Başkan Bozbey, elde edilen bilgilerin Bursa’nın 2050 vizyonunu belirleyecek olan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’na altlık teşkil edeceğini dile getirdi. Bu kapsamda Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden 35’e yakın akademisyenle birlikte çalıştıklarını söyleyen Başkan Bozbey, “Kentsel Dirençlilik Planı, imar planlarından ulaşım projelerine, kentsel dönüşümden afet müdahale stratejilerine kadar pek çok alanda yol gösterici olacak. Kritik yol ağları, insani yardım noktaları, afet esnasında kapanma riski taşıyan bölgeler belirlendi. Böylece kentimizin ana ulaşım aksları ve kritik tesisleri afet esnasında işlevini sürdürebilecek şekilde planlanacak. Bu süreçte kentimizin geleceğini güvence altına almak için katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Projemizin üçüncü ve son aşaması, Kentsel Dirençlilik Planı’nın izlenmesi sürecidir. Böylece belirlenen hedeflerin ne ölçüde uygulandığını takip edeceğiz. Gerektiğinde yeni önlemler alarak süreci daha da güçlendireceğiz. Kentimizi depreme dayanıklı hale getirmek için bilimsel veriler ışığında kararlı adımlar atmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Afetlere karşı dirençli bir kent için önemli adım attık”

2050 vizyonlu hazırlanmakta olan Çevre Düzeni Planı çalışmalarının, başta yer bilimleri olmak üzere makroform, ulaşım, sanayi, doğal yapı, çevre sorunları, iklim değişikliği, teknik altyapı gibi 15 sektörde 35’e yakın uzman akademisyenin öncülüğünde sürdürüldüğünü belirten Başkan Bozbey, çalışmalar kapsamında büyük oranda plansız kentleşen Bursa’nın kentsel dönüşüm odaklı yeni bakış açısıyla tasarlanmasının ön plana alındığını açıkladı. Aynı zamanda Bursa’nın ulaşım gibi kronik ana sorunlarının bu kapsamda çözüm odaklı değerlendirilmesinin öngörüldüğünü söyleyen Başkan Bozbey, “Yeni planlama anlayışımızla, geçmişte yapılan planlama hatalarını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Yaşanabilir, yeşil bir Bursa için güçlü ulaşım aksları ve yaya öncelikli bir bakış açısıyla ilerliyoruz. Çocuklarımızın okullarına yürüyerek veya bisikletle güvenle gidebildiği, insan ölçeğinde tasarlanmış, yapı düzenlemelerini de kapsayan Uludağ’ın ekolojik değerlerini gözeten bir planlama modeli geliştirdik. Bu model, kamu üzerindeki altyapı yükünü azaltmayı da amaçlayarak, büyük imar adaları oluşturulmasını esas alıyor. Bursa’mızı afetlere karşı daha dirençli bir kent hâline getirmek için önemli bir adım attık. Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi tarafından yürütülen ‘Şehirleri dirençli yapma programı-MCR2030’a üye olduk. Dünya genelinde 1792 şehir içinde Türkiye’den katılan 6 büyükşehir belediyesinden biri olmaktan gurur duyuyoruz. Bu program, kentlerin afetlere hazırlık seviyesini belirleyerek riskleri azaltmalarına rehberlik ediyor. Bursa olarak afet yönetimi konusundaki çalışmalarımızı uluslararası platformlarda paylaşacak, diğer şehirlerin başarılı uygulamalarından faydalanacağız” dedi.

“Kentsel dönüşüm sürecini hızlandırdık”

Bursa’da kentsel dirençliliğin sağlanması için en önemli araçlardan birinin kentsel dönüşüm olduğunu vurgulayan Başkan Bozbey, kentsel dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını bildiklerini ifade etti. Bütüncül yaklaşımı sağlamak için ‘Kentsel Dönüşüm Ana Planı’na ihtiyaç duyulduğunu aktaran Bozbey, “Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi olarak da bilinen bu ana planın hazırlanması, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından da riskli ve rezerv alanların tespiti için zorunlu tutuluyor. Bugüne kadar hazırlanmayan bu kritik çalışmayı biz ele aldık ve 2025 yılı içinde tamamlamış olacağız. 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, Kentsel Dirençlilik Planı ve Kentsel Dönüşüm Ana Planı birbirleriyle entegre olacak. Bu üç plan, kentimizin gelecekte nasıl şekilleneceğini, rezerv gelişim bölgelerini, kentimizin acil ihtiyaç duyduğu ulaşım projelerini ve afetlere karşı dirençliliğimizi artırmaya yönelik politikalarımızı kapsayacak şekilde bir bütün olarak ele alınacak. Planlı gelişmiş alanlarda kentsel dönüşüm sürecini hızlandırdık. 0,50 emsal artışı ile oluşturulan kentsel dönüşüm modeline ilişkin çalışmalarımızı tamamladık. Bu modelin kriterleri titizlikle belirlendi” diye konuştu.

230 bin kişilik nüfus, 28 bin 500 bina ve 100 bin bağımsız bölüm

Bu kapsamda yürütülen ‘Bursa Güçleniyor’ ilke kararları çerçevesinde ada bazlı dönüşüm şartlarının, emsal artışı düzenlemelerinin, artan nüfusa karşılık ayrılması gereken donatı alanlarının, ticaret alanları ve farklı yapı nizamları gibi konuların üzerinde detaylı çalışmalar yürütüldüğünü anlatan Başkan Bozbey, Bursa’nın daha sürdürülebilir ve dirençli bir kent yapısına kavuşması amacıyla yapılan planlamaların, kentin yeşil dokusunu yeniden canlandırmayı, ekolojik dengeyi koruyarak modern yaşamı desteklemeyi amaçladığını söyledi. Bu dönüşüm sürecinin Bursa’nın daha yaşanabilir, çevre dostu ve güvenli bir kent olmasını sağlayacağını belirten Başkan Bozbey, “Deprem riski taşıdığı hepimizce bilinen Bursa’mızı dirençli bir kent haline getirmek için akademik çevrelerden meslek odalarına, ilçe belediyelerinden kamu kurumlarına, özel sektör temsilcilerinden yerel halka kadar tüm paydaşlarla iş birliği içinde hareket ediyoruz. Belediyemizin kendi imkânlarıyla yürüttüğü kentsel dönüşüm projelerini toplam 230 bin kişilik nüfusu, 28 bin 500 binayı ve 100 bin bağımsız bölümü doğrudan etkileyecek kapsama kavuşturduk. Belediyemizin Kentsel Dönüşüm Dairesi, İmar ve Şehircilik Dairesi, Ulaşım Dairesi ve iştirakimiz BURKENT AŞ, bu dönüşüm sürecinde koordinasyonu sağlayarak sadece güvenli bir kent oluşturmakla kalmayıp, yıllardır çözüme kavuşamamış ulaşım, sosyal yaşam alanları eksikliği gibi temel kentleşme sorunlarını da çözmek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor” dedi.

Kentsel dönüşüm projeleri

Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında Bursa’nın farklı noktalarında Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen projeler hakkında da bilgi veren Başkan Bozbey, 5 farklı noktada kurulan kentsel dönüşüm irtibat ofislerinde ekiplerin vatandaşlara her türlü bilgilendirmeyi yaptığını ve bürokratik işlemlerde destek sağladığını ifade etti. 60 metre genişliğinde, 29 kilometre uzunluğunda yeni ‘Kuzey Bulvarı’nın yapılmasının da planlandığını açıklayan Başkan Bozbey, Demiryolu Altı Kentsel Dönüşüm Projesi, Gaziakdemir Kentsel Dönüşüm Projesi, Sıcaksu Kentsel Dönüşüm Projesi, Dikkaldırım ve İstanbul Caddesi Kentsel Dönüşüm projeleri,Altıparmak-Merinos arası Kentsel Tasarım Projesi, 1050 Konutlar Kentsel Dönüşüm Projesi, Hamitler ve Yiğitler Kentsel Dönüşüm projeleri, Güney Bulvarı ile Karapınar-Değirmenönü Kentsel Dönüşüm Projesi, Arabayatağı ve Orhangazi Terminal Kentsel Dönüşüm Projeleri’nde gelinen durum ve çalışmalarla ilgili ayrıntılı bilgiler verdi.

Büyükşehir’in mali tablosu

Mali tabloyla ilgili bilgilerde veren Başkan Bozbey, Büyükşehir Belediyesi’nin Ocak ayında borcunun 9 milyar civarına düştüğünü belirtti. Nisan ile Ocak ayı arasında borcu yüzde 11 civarında azalttıklarını anlatan Başkan Bozbey, “BUSKİ’nin borcu Nisan ayına göre yüzde 38 civarında artmış durumda. Şirketlerin borçlarında da yüzde 19 civarında düşüş var. Döviz cinsinden borçlarımız da 827 milyon dolara düşmüş durumda. Büyükşehir Belediyesi’nin iç borcunda yüzde 33 civarında artış var. Dış borcunda yüzde 14 civarında azalma var. Müteahhit borçları düşmüş durumda. Şeffaf bir yönetim oluşturduk. Her konuyu kamuoyuyla paylaşacağız. Doğru bildiğimizin arkasında durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Büyükşehir’in diğer çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Bozbey, basın mensuplarının sorularını da tek tek cevapladı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bursa Büyükşehir iştiraki BURULAŞ 27 yaşında

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım şirketi BURULAŞ, 27. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. Ulaşım filosunu gençleştirdiklerini ve daha konforlu hale getirdiklerini söyleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “BURULAŞ olarak Bursa’mızın deniz ulaşımında yeni bir sayfa açıyoruz. 2 adet kruvaziyer gemi alarak kentimizin deniz ticareti ve turizmine güç katıyoruz” dedi.

Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden BURULAŞ, kuruluşunun 27’nci yıl dönümünü kutluyor. BURULAŞ Ana Bina RS Bakım Atölyesi’nde düzenlenen törene Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem başkanları Erdem Saker ve Recep Altepe, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Genel Sekreter Yardımcıları, BURULAŞ Genel Müdürü Fahrettin Beşli, siyasi partilerin temsilcileri, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile belediye personeli katıldı. Program, BURULAŞ’ın 27 yıllık sürecini anlatan film gösterimiyle başladı. Şirketin emektar çalışanlarının da söz alarak duygularını dile getirdiği etkinlikte BURULAŞ’ın hizmetleri de kısa videoyla anlatıldı.

“Birçok projeyi yaşama geçirmeye başladık”

Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey, kuruluşunun 27. yıl dönümü kutlanan BURULAŞ’ta Erdem Saker’in, Erdoğan Bilenser’in, Hikmet Şahin’in, Recep Altepe’nin ve Alinur Aktaş’ın katkıları bulunduğunu söyleyerek, emeği geçenlere teşekkür etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin çok güçlü bir aile olduğunu belirten Başkan Bozbey, her zaman Bursalıları mutlu edebilmeyi, Bursalıları bir yerden bir yere güvenli ve rahat bir şekilde ulaştırabilmeyi amaçladıklarını ifade etti. Bu doğrultuda gece gündüz demeden 24 saat 365 gün boyunca BURULAŞ ailesinin çalıştığını anlatan Başkan Bozbey, “Çalışma arkadaşlarımızın tümüne, özel halk otobüslerinin yönetim ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. BURULAŞ, bir ulaşım şirketi olmanın ötesinde kentimizin büyümesine, modernleşmesine katkı sağlayan bir yapıdır. Ulaşım, kentlerin can damarlarından biridir. Eğer burada bir aksaklık olursa herkesin yaşamı etkilenir. Bu sebeple BURULAŞ’ın sistemli çalışması, sürekli gelişime açık olması gerektiğini biliyoruz. Bizler de bu farkındalıkla proje üretmeye devam ediyoruz. Göreve geldiğimiz günden itibaren daha önce yapılan çalışmaların üzerine bir şeyler koyma çabasıyla birçok projeyi yaşama geçirmeye başladık” diye konuştu.

“2 adet kruvaziyer gemi ile deniz ticareti ve turizmi güçlenecek”

Hem filoyu gençleştirdiklerini hem de toplu ulaşım sistemini daha konforlu ve erişilebilir bir hale getirdiklerini dile getiren Başkan Bozbey, yeni alınacak 10 adet körüklü otobüs, 2 adet çift katlı otobüs ve 3 adet elektrikli otobüsle ulaşım ağına güç katacaklarını söyledi. Bursa’daki ulaşım sorununu en aza indirmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Bozbey, “20 adet 8 metrelik otobüsümüzle şehir içi trafiği rahatlatmayı hedefliyoruz. Bunun yanında Üçevler Batı Otobüs Garajı ve Eski Batı Garajı gibi projelerle, bu hedeflerimizi daha da ileriye taşıyacağız. Ulaşımın sürdürülebilir ve çevreci olması önceliklerimiz arasındadır. Bunun için elektrikli otobüsleri filomuza katıyor, karbon salınımını azaltarak geleceğe daha temiz bir Bursa bırakmak için çalışıyoruz. BURULAŞ olarak Bursa’mızın deniz ulaşımında yeni bir sayfa açıyoruz. 2 adet kruvaziyer gemi alarak körfez içi ulaşımı başlatıyoruz. Bu girişim, Bursa’nın ekonomik gücünü de artıracaktır. Hedefimiz, Uludağ’dan çıkan birinin aktarmayla İstanbul’a kadar gidebileceği bir güzergahı oluşturmaktır” dedi.

“Hem doğayı koruyor hem de ulaşım maliyetlerini azaltıyoruz”

Kentte yaşayan her bireyin ulaşım hakkını gözettiklerini vurgulayan Başkan Bozbey, özellikle özel bireylerin ulaşımda karşılaştıkları zorluklara karşı çözümler geliştirdiklerini anlattı. Şoförlere güvenli sürüş eğitimleri verildiğini, işaret dili eğitimleriyle iletişim engellerini ortadan kaldırdıklarını dile getiren Başkan Bozbey, yaz-kış iklimlendirme sistemlerini geliştirerek, herkes için daha konforlu bir yolculuk deneyimi sunduklarını belirtti. Daha temiz bir çevre için Bursaray İşletme ve Bakım Hizmetleri Merkezi’ne güneş enerji santrali de kurduklarını hatırlatan Başkan Bozbey, “1375 kilovat gücünde ve yıllık 1.5 milyon kilovat saat enerji üretimi hedefleyen bu santral, BURULAŞ’ın çevreci ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna olan bağlılığını ortaya koymaktadır. Bu projeyle hem doğayı koruyor hem de ulaşım maliyetlerini azaltarak sürdürülebilir bir finansal yapı oluşturuyoruz. Biliyoruz ki Bursa’mızın geleceği yeşil ve temiz enerjide yatmaktadır. Kentimizin ulaşım altyapısını güçlendirirken finansal dengeleri de gözetiyoruz. 1.5 milyar TL’lik vergi ve SGK borcunu yapılandırarak bugüne kadar BURULAŞ’ın 450 milyon TL’sini borç olarak ödemiş bulunuyoruz. Borcumuzu azaltarak süreci yürütüyoruz” diye konuştu.

“Çalı-Demirtaş hattındaki çalışmamız başladı”

BURULAŞ’ın sadece bugünün değil geleceğin de ulaşımını planlayan bir kurum olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, “Şimdiye kadar attığımız adımlar yalnızca bir başlangıçtır. Önümüzdeki yıllarda, elektrikli araç sayımızı artıracak, raylı sistemlerimizi geliştireceğiz. Özellikle Çalı-Demirtaş hattındaki çalışmamız başladı. Proje çalışmalarına başlıyoruz. Tramvayla ilgili projelerimiz var. Elbette bunlar da yetmeyecektir. Ulaşım, trafikle birlikte önemli bir sorun olarak karşımızda. Biz ulaşımı kolaylaştırdığımızda, toplu ulaşımı kullanmayı yaygınlaştırdığımızda trafik de rahatlayacaktır. Kentte okul ve fabrika servislerinin yoğun olduğunu biliyoruz. Trafik sıkışıklığının önemli kısmının buradan geldiğinin farkındayız. Bu konularda bundan sonra atacağımız adımlarda kullanıcıların da bizlerle birlikte hareket etmesini bekliyoruz. BURULAŞ’ın 27. yılını kutlarken, aslında Bursa’mızın geleceğine dair duyduğumuz heyecanı paylaşıyoruz. Bu yolculukta emeği geçen, gece gündüz çalışan tüm BURULAŞ çalışanlarına, teknik ekibimize, şoförlerimize, yöneticilerimize ve en önemlisi bizlere güvenen değerli Bursalılara teşekkür ediyorum” dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin eski başkanlarından Erdem Saker, BURULAŞ’ın ve Bursaray’ın kuruluş dönemlerinde ortaya koydukları planlamalardan ve örnek aldıkları sistemlerden bahsetti. Bursaray’a dik otobüs hatları oluşturulmasını, aktarmalı seyahate insanların özendirilmesini tavsiye eden Saker, BURULAŞ ailesinin 365 gün 24 saat Bursalılara hizmet ettiğini dile getirerek, BURULAŞ’ın 27. kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de, Bursa’da oluşturulan güzel tablodan dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e ve Genel Müdür Fahrettin Beşli’ye teşekkür etti. Bursa’nın en önemli kuruluşlarından birisinin de BURULAŞ olduğunu anlatan Altepe, kuruluştan bu yana gelişmeleri hep beraber yaşadıklarını, bu yüzden de büyük heyecan duyduğunu söyledi. İnsanların mutlu olması için çalışmanın güzel bir duygu olduğunu ifade eden Altepe, bu zamana kadar emek veren herkese teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi.

BURULAŞ Genel Müdürü Fahrettin Beşli, 27 yıl önce Bursa’daki dolmuş, minibüs ve otobüsten oluşan toplu taşımacılığın daha yüksek kapasiteye, daha nitelikli, güvenli ve verimli bir seviyeye taşınması amacıyla BURULAŞ’ın kurulduğunu anlattı. Kuruluşundan 4 yıl sonra Bursaray’ın 17 kilometre hat üzerinde 17 istasyonda 48 araçla hizmete başladığını söyleyen Beşli, Bursaray’ın 40 kilometre hat üzerinde 40 istasyonda 138’i tren, 23’ü tramvay olmak üzere toplam 161 araçla hizmet verdiğini, BURULAŞ’ın 27 yılın sonunda toplamda bin 954 araçla yılda 330 milyon yolcu taşıdığını belirtti.

Konuşmaların ardından BURULAŞ çalışanlarının oluşturduğu koro tarafından mini konser verildi. Program, Başkan Mustafa Bozbey ve beraberindekilerin katılımıyla 27. yıl pastasının kesilmesiyle sona erdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Büyükakın, İBB’ye bir kez daha seslendi: Arıtma tesislerini yapın

Müsilaj ile mücadelede tüm belediyelerin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini hatırlatan Başkan Büyükakın, “Kocaeli’de, Bursa’da arıtmaların tamamı çalışıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de arıtma tesisi yapması lazım” dedi.

 

“BU BİR PARTİYE AİT BELEDİYE KONUSU DEĞİL”

Başkan Büyükakın şöyle dedi: “Kocaeli’de, Bursa’da arıtmaların tamamı çalışıyor. Bakın bu bir partiye ait belediye konusu da değil. Bursa CHP belediyesinde. Mevzu CHP-AK Parti mevzusu da değil. Bursa Belediyesi işini yapıyor, tebrik ediyoruz. Ama İstanbul Belediyesi’nin arıtma tesisi yapması lazım. Biz bu konuları gündeme getirdiğimizde ‘biz şu kadar içme suyu hattı yaptık’ deniliyor ama ne kadar arıtma tesisi yaptın? Arıtma tesisi yapmadın. Tam tersini arıtma tesisinin temel atmama törenini yaptın. Sorun burada. Ve bu Marmara sadece İstanbul’un değil ki. Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ… Hepimizin burası. Yalova da var. Siz tek başınıza bir noktada çözüm ürettiğinizde diğerleri bu çözüme ortak olmadığında Marmara’nın kurtulma şansı yok.

 

“ESKİ OKSİJEN SEVİYESİ İÇİN 5 YIL YETERLİ OLACAK”

Bu mikroorganizmanın besin kaynağı azot ve fosfor olduğu için biz arıtma tesislerinde, biyolojik arıtma tesisinde azotu alırız, ileri biyolojik arıtma tesisinde ilave olarak fosfor da alınır. Hiç almadan denize bırakırsanız burada müsilaj olur. Arıtma tesisinde azot ve fosforu alırsınız ortamdan. Bu müsilaja sebep olan organizmanın besin kaynağı ortadan kalkar. Besin kaynağını ortadan kaldırmazsanız bu mikroorganizma beslenme yaparken bir taraftan da denizdeki oksijeni bitiriyor. Bu enteresan bir şey değil. Bunu bilim adamları söylüyor. Bilim insanlarından bir heyet oluşturuldu, o heyet bize dedi ki eğer siz bugün itibariyle bütün tedbirleri alırsanız Marmara Denizi eski oksijen seviyesine dönmesi için 5 yıl yeterli olur.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

‘Eker I Run koşusu’nda rekor bağış toplandı

BURSA (İGFA) – 11. Eker I Run, “Yola Çık!” mottosuyla 6 Ekim 2024’te Bursa Eker Meydan’da düzenlendi. 13 farklı ülkeden ve 38 farklı şehirden 5 bin kişinin katıldığı 11. Eker I Run’da; Uludağ’ın zirvesinden Bursa Eker Meydan’a doğru koşulan 42K Maratonu ve Maraton Bayrak Yarışı’nın yanı sıra 6-12 yaş aralığındaki çocukların katıldığı Minik Adımlar Koşuları, 5K, 15K Koşuları ve Paten Yarışı yapıldı.

Bursalı sporseverlerin yanı sıra otuzdan fazla şehirden katılımcının bir araya gelerek unutulmaz deneyimler yaşadığı etkinlikte, adımlar geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yardımseverlik için de atıldı. STK’ları desteklemek için yapılan Yardımseverlik Koşuları, 11. Eker I Run’ı aynı zamanda büyük bir iyilik organizasyonu haline getirdi. Yardımseverlik Koşuları’na katılan koşucuların ve bağışçıların desteği ile birlikte Adım Adım çatısı altındaki STK’ların toplumsal değer yaratan projeleri için kaynak yaratıldı. 11. Eker I Run sırasında başlayan yardımseverlik kampanyaları, etkinliğin ardından da yapılan bağışlarla sona erdi.

Toplam kaynak 8 milyon 300 bin TL’ye ulaştı

2023 yılında yapılan 10. Eker I Run’da STK’ların projeleri için 2 milyon 700 bin TL’nin üzerinde bağış toplanmıştı. 11. Eker I Run’da ise 5 binden fazla bağışçı, 660 gönüllü sporcunun katkısıyla 18 STK için 3.4 milyon TL bağış tutarına erişildi. Çocuklardan gençlere, kadınlardan doğaya ve hayvanlara kadar destek bekleyen 1.200’e yakın faydalanıcıya katkı sağlandı. Eker I Run Koşuları’nda 2018’den 2024 yılına kadar STK’ların projeleri için toplam 8.3 milyon TL kaynak yaratıldı.

11. Eker I Run’da iyilik peşinde koşan STK’lar:

11. Eker I Run’da iyilik peşinde koşan 18 STK’nın listesi şöyle: Açık Alan Derneği, AKUT, Bursa Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (LÖDER), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), Kansersiz Yaşam Derneği, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Köy Okulları Değişim Ağı (KODA), Koruncuk Vakfı, Nesin Vakfı, Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı (OBİDEV), Parıltı Derneği, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Türk Eğitim Vakfı (TEV), Tohum Otizm Vakfı, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV), Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD), UNICEF.

Yardımseverlik Koşuları kampanyalarında sıralamalar

En fazla bağış toplayan 5 STK; Bursa LÖDER, Türk Eğitim Vakfı, Tohum Otizm Vakfı, UNİCEF ve Nesin Vakfı olarak sıralandı.

En fazla bağış sayısına ulaşan ilk 3 gönüllü sporcu; Serpil Soykan (Türk Eğitim Vakfı), Yıldız Yurttaş (Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği) ve Didem Önal (Türk Eğitim Vakfı) oldu. Serpil Soykan (Türk Eğitim Vakfı), en fazla bağışa ulaşanlar listesinin de ilk sırasında yer alırken, ikinci sırada Itır Erhart (Nesin Vakfı), üçüncü sırada ise Zeliha Nurdan Dağlıoğlu (Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği) yer aldı.

Eker I Run’da Kurumsal Takımlar arasında da rekabet yaşandı. Kurumların ve saygın markaların koşu takımları Eker I Run’da ekip ruhunu pekiştiren bir mücadele ortaya koydu. Kurumsal Takımlarda en fazla bağış sayısına ulaşan ekipler Yeşim, Oyak Renault Koşuyor, MFI Running Club olurken; en fazla bağışa Yeşim, Evolog Turtles ve Oyak Renault Koşuyor takımları ulaştı.

Koşu grupları arasında ise Adım Adım Bursa, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Koşucuları ve Adım Adım Ankara hem en fazla bağış sayısına hem de en fazla bağışa ulaşan ilk üç ekip oldu.

2014 yılından bu yana düzenlenen ve istikrarlı bir şekilde büyüyen Eker I Run, ilk kez yarışan amatör sporculardan profesyonel koşuculara kadar farklı özelliklere sahip katılımcıları buluşturuyor.

Uludağ’dan şehre uzanan ve doğayla iç içe koşma fırsatı veren muhteşem maraton parkurunun yanı sıra Eker Meydan’daki diğer parkur kategorileri ile ilgi çeken Eker I Run’ın, gelecek yıl yeni rekorlarla yapılması bekleniyor. 12. Eker I Run, 5 Ekim 2025 tarihinde sporseverlerle buluşacak.

TOPLAM KAYNAK 8 MİLYON 300 BİN TL’YE ULAŞTI

2023 yılında yapılan 10. Eker I Run’da STK’ların projeleri için 2 milyon 700 bin TL’nin üzerinde bağış toplanmıştı. 11. Eker I Run’da ise 5 binden fazla bağışçı, 660 gönüllü sporcunun katkısıyla 18 STK için 3.4 milyon TL bağış tutarına erişildi. Çocuklardan gençlere, kadınlardan doğaya ve hayvanlara kadar destek bekleyen 1.200’e yakın faydalanıcıya katkı sağlandı. Eker I Run Koşuları’nda 2018’den 2024 yılına kadar STK’ların projeleri için toplam 8.3 milyon TL kaynak yaratıldı.

11. EKER I RUN’DA İYİLİK PEŞİNDE KOŞAN STK’LAR:

11. Eker I Run’da iyilik peşinde koşan 18 STK’nın listesi şöyle: Açık Alan Derneği, AKUT, Bursa Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (LÖDER), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), Kansersiz Yaşam Derneği, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Köy Okulları Değişim Ağı (KODA), Koruncuk Vakfı, Nesin Vakfı, Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı (OBİDEV), Parıltı Derneği, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Türk Eğitim Vakfı (TEV), Tohum Otizm Vakfı, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV), Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD), UNICEF.

YARDIMSEVERLİK KOŞULARI KAMPANYALARINDA SIRALAMALAR

En fazla bağış toplayan 5 STK; Bursa LÖDER, Türk Eğitim Vakfı, Tohum Otizm Vakfı, UNİCEF ve Nesin Vakfı olarak sıralandı.

En fazla bağış sayısına ulaşan ilk 3 gönüllü sporcu; Serpil Soykan (Türk Eğitim Vakfı), Yıldız Yurttaş (Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği) ve Didem Önal (Türk Eğitim Vakfı) oldu. Serpil Soykan (Türk Eğitim Vakfı), en fazla bağışa ulaşanlar listesinin de ilk sırasında yer alırken, ikinci sırada Itır Erhart (Nesin Vakfı), üçüncü sırada ise Zeliha Nurdan Dağlıoğlu (Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği) yer aldı.

Eker I Run’da Kurumsal Takımlar arasında da rekabet yaşandı. Kurumların ve saygın markaların koşu takımları Eker I Run’da ekip ruhunu pekiştiren bir mücadele ortaya koydu. Kurumsal Takımlarda en fazla bağış sayısına ulaşan ekipler Yeşim, Oyak Renault Koşuyor, MFI Running Club olurken; en fazla bağışa Yeşim, Evolog Turtles ve Oyak Renault Koşuyor takımları ulaştı.

Koşu grupları arasında ise Adım Adım Bursa, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Koşucuları ve Adım Adım Ankara hem en fazla bağış sayısına hem de en fazla bağışa ulaşan ilk üç ekip oldu.

2014 yılından bu yana düzenlenen ve istikrarlı bir şekilde büyüyen Eker I Run, ilk kez yarışan amatör sporculardan profesyonel koşuculara kadar farklı özelliklere sahip katılımcıları buluşturuyor.

Uludağ’dan şehre uzanan ve doğayla iç içe koşma fırsatı veren muhteşem maraton parkurunun yanı sıra Eker Meydan’daki diğer parkur kategorileri ile ilgi çeken Eker I Run’ın, gelecek yıl yeni rekorlarla yapılması bekleniyor. 12. Eker I Run, 5 Ekim 2025 tarihinde sporseverlerle buluşacak.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version