Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Caretta caretta rotayı şaşırdı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/caretta-caretta-rotayi-sasirdi-0-tjUKtWMp.mp4
Genellikle Akdeniz kıyılarında görülen caretta caretta, bu kez İzmit Körfezi’nde ortaya çıktı. Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül, iklim değişikliğine dikkat çekerek, “Bulundukları ortamlarda su sıcaklıklarının artması onları bölgelerinden daha uzak yerlere gitmeye zorluyor olabilir” dedi.

Geçtiğimiz günlerde İzmit Körfezi’nde caretta caretta görüldü. Bu anlar vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kayıt altına alındı. Genellikle Akdeniz sahillerinde yerleşik olduğu bilinen bu canlının İzmit Körfezi’nde görülmesi ise dikkat çekti. Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Ergül, son yıllarda Karadeniz ve Marmara Denizi’nde gözlenen aretta carettaların sayısında artış gözlemlendiğini belirtti. Bu durumu daha çok ortalama deniz suyu sıcaklıklarındaki artışa bağlayan Ergül, “Bu konularla ilgili çalışan meslektaşlarımızdan aldığımız bilgiler, özellikle bu iki bölgede bu canlıların sayısında artış olduğu yönünde. Bu artışın en önemli sebebinin, atmosferik sıcaklıklara bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi olduğunu düşünüyoruz” dedi.

“Veriler çok az”

Uluslararası literatürde caretta caretta türünün Marmara ve Karadeniz’deki varlığına dair eski kayıtların oldukça sınırlı olduğunu vurgulayan Ergül, “Uluslararası literatürde, bu canlıların bizim denizlerimizdeki kayıtları ile ilgili veriler eski dönemlerde çok az. Ama son dönemlerde sayılarının artışı, iklim değişikliğine bağlı süreçlerle ilişkili olduğunu değerlendiriyoruz. İklim değişikliğinin etkilerini görüyoruz diye düşünebiliriz. Çünkü son dönemde, özellikle ortalama atmosferik sıcaklıkların artışına bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının da arttığını ve buna paralel şekilde bu bölgeden rapor edilen deniz kaplumbağası sayısının yükseldiğini görüyoruz. Dolayısıyla bulundukları ortamlarda su sıcaklıklarının artması onları bölgelerinden daha uzak yerlere gitmeye zorluyor olabilir. Ama daha önemli bir faktör bizim denizlerimiz için. Karadeniz ve Marmara Denizi’nden bahsediyorum. Organizmaların yaşamlarına elverişli ortamlar su sıcaklıklarının oluştuğunu düşündürüyor” diye konuştu.

“Besin aramak bunların başında geliyor olabilir”

Ergül, bu türlerin Karadeniz ve Marmara’ya gelmesinin başka sebepleri olabileceğini de ifade ederek, “Elbette başka faktörler etkili olabilir. Besin aramak bunların başında geliyor olabilir, uygun bir habitat, yerleşme alanı bulmak bu faktörler arasında sayılabilir. Dolayısıyla konuyla alakalı olarak daha detaylı çalışmaların yapılması gerekir. Ancak gerek atmosferik gerekse ortalama deniz suyu sıcaklıklarının 1970’lerden günümüze alınan kayıtlarını incelediğimiz zaman belirgin bir biçimde arttığını görüyoruz. Bu bir süreç, bununla ilgili binlerce canlının raporlaması yapılmış durumda. Bunlar egzotik türler, lesepsiyen türler ya da invasif (saldırgan) türler gibi gruplarla sınıflandırılıyorlar. Fakat bu su sıcaklıklarındaki, yaşam ortamlarındaki değişiklikler nedeniyle göç eden, göç ettiği ortamlarda yaşama uyum sağlayan çok sayıda tür var. Bu türler de ilerleyen süreçte bu kapsamda değerlendirilebilir mi? Elbette bu mümkün” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
YAŞAM Tüm Yaşam Haberleri Yaşam Haberleri

Caretta caretta rotayı şaşırdı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/caretta-caretta-rotayi-sasirdi-0-BkZQUcZd.mp4
Genellikle Akdeniz kıyılarında görülen caretta caretta, bu kez İzmit Körfezi’nde ortaya çıktı. Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül, iklim değişikliğine dikkat çekerek, “Bulundukları ortamlarda su sıcaklıklarının artması onları bölgelerinden daha uzak yerlere gitmeye zorluyor olabilir” dedi.

Geçtiğimiz günlerde İzmit Körfezi’nde caretta caretta görüldü. Bu anlar vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kayıt altına alındı. Genellikle Akdeniz sahillerinde yerleşik olduğu bilinen bu canlının İzmit Körfezi’nde görülmesi ise dikkat çekti. Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Ergül, son yıllarda Karadeniz ve Marmara Denizi’nde gözlenen aretta carettaların sayısında artış gözlemlendiğini belirtti. Bu durumu daha çok ortalama deniz suyu sıcaklıklarındaki artışa bağlayan Ergül, “Bu konularla ilgili çalışan meslektaşlarımızdan aldığımız bilgiler, özellikle bu iki bölgede bu canlıların sayısında artış olduğu yönünde. Bu artışın en önemli sebebinin, atmosferik sıcaklıklara bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi olduğunu düşünüyoruz” dedi.

“Veriler çok az”

Uluslararası literatürde caretta caretta türünün Marmara ve Karadeniz’deki varlığına dair eski kayıtların oldukça sınırlı olduğunu vurgulayan Ergül, “Uluslararası literatürde, bu canlıların bizim denizlerimizdeki kayıtları ile ilgili veriler eski dönemlerde çok az. Ama son dönemlerde sayılarının artışı, iklim değişikliğine bağlı süreçlerle ilişkili olduğunu değerlendiriyoruz. İklim değişikliğinin etkilerini görüyoruz diye düşünebiliriz. Çünkü son dönemde, özellikle ortalama atmosferik sıcaklıkların artışına bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının da arttığını ve buna paralel şekilde bu bölgeden rapor edilen deniz kaplumbağası sayısının yükseldiğini görüyoruz. Dolayısıyla bulundukları ortamlarda su sıcaklıklarının artması onları bölgelerinden daha uzak yerlere gitmeye zorluyor olabilir. Ama daha önemli bir faktör bizim denizlerimiz için. Karadeniz ve Marmara Denizi’nden bahsediyorum. Organizmaların yaşamlarına elverişli ortamlar su sıcaklıklarının oluştuğunu düşündürüyor” diye konuştu.

“Besin aramak bunların başında geliyor olabilir”

Ergül, bu türlerin Karadeniz ve Marmara’ya gelmesinin başka sebepleri olabileceğini de ifade ederek, “Elbette başka faktörler etkili olabilir. Besin aramak bunların başında geliyor olabilir, uygun bir habitat, yerleşme alanı bulmak bu faktörler arasında sayılabilir. Dolayısıyla konuyla alakalı olarak daha detaylı çalışmaların yapılması gerekir. Ancak gerek atmosferik gerekse ortalama deniz suyu sıcaklıklarının 1970’lerden günümüze alınan kayıtlarını incelediğimiz zaman belirgin bir biçimde arttığını görüyoruz. Bu bir süreç, bununla ilgili binlerce canlının raporlaması yapılmış durumda. Bunlar egzotik türler, lesepsiyen türler ya da invasif (saldırgan) türler gibi gruplarla sınıflandırılıyorlar. Fakat bu su sıcaklıklarındaki, yaşam ortamlarındaki değişiklikler nedeniyle göç eden, göç ettiği ortamlarda yaşama uyum sağlayan çok sayıda tür var. Bu türler de ilerleyen süreçte bu kapsamda değerlendirilebilir mi? Elbette bu mümkün” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Müsilaj geri dönebilir

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/musilaj-geri-donebilir-0-eaMhvwhJ.mp4
Marmara Denizi’ndeki müsilaj (deniz salyası) ile ilgili Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu, ODTÜ’ye ait BİLİM 2 araştırma gemisinde açıklarda incelemelerde bulundu. Konu ile ilgili açıklama yapan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Barış Salihoğlu, “2021’deki gibi bir tehlike olmaz diyemeyiz” dedi.

Son günlerde Marmara Denizi’nde görülen müsilaj (deniz salyası), paniğe neden oldu. Konu ile ilgili Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu incelemelerde bulunmak üzere MARMOD Projesi kapsamında müsilaj seferi yaparak ODTÜ’ye ait BİLİM 2 araştırma gemisi ile Marmara Denizi açıklarında incelemelerde bulundu. İncelemeler kapsamında denizden numuneler alınarak araştırma yapıldı.

“Marmara Denizi’nde müsilaj şu anda yaygın olarak var”

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Barış Salihoğlu, “Marmara Denizi’ndeki müsilajın yaygınlığının son durumunu ortaya koymak, oksijen seviyelerini anlamak ve kirlilik baskısına yönelik ölçümler yapmak amacıyla bu sefer de birçok ileri teknolojik cihazı bir arada kullandık. Hem gemiyle denizden örnekler ve numuneler aldık hem de insansız cihazlarla ya da geminin arkasından çekilen sistemlerle müsilajı eşzamanlı olarak haritalandırdık. Gözlemlediğimiz kadarıyla, Marmara Denizi’nde şu anda müsilaj yaygın olarak var ancak 2021 yılındaki yoğunluğa kıyasla daha düşük seviyede. Müsilajın yüzeyden çok, 20 ila 30 metre arasında daha yaygın olduğunu görüyoruz. Körfezlerde yoğunlaşma daha fazla fakat açık denizlerde de müsilaj mevcut. Sadece boğazlar ve boğaz çıkışlarında, Karadeniz suyunun yoğun olarak girişi nedeniyle, bu bölgelerde müsilaj göremedik. Oksijensizlik durumu ise devam ediyor. Yani müsilaj oluşumuna elverişli şartların sürdüğünü ve kirlilik baskısının hâlâ var olduğunu söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemlerde müsilajın ne şekilde ve ne yoğunlukta görüleceği ise iklim şartlarıyla da doğrudan ilişkili olacak. Mevcut kirlilik baskısı sürdüğü ve Karadeniz suyundaki girişlerde azalma yaşandığı sürece ki son aylarda Karadeniz’de belirli bir kuraklığın devam ettiğini biliyoruz, müsilaj riski varlığını sürdürecektir.” dedi.

“Mevcut şartlar devam ederse müsilajın daha derin tabakalarda devam etmesi de mümkün”

2021’deki gibi bir tehlikenin olmadığının söylenemeyeceğini belirten Salihoğlu, “2021’deki yoğun müsilajla henüz karşılaşmadık ama yaza doğru ki 2021’de de hatırlarsanız yaz aylarında yoğun olarak görmüştük bir yoğunlaşma olma ihtimali var. Bu durum fiziksel şartlara çok bağlı. Yani derinlerdeki suyun yukarı çıkmasına; boğaz girdileri, sıcaklıklardaki artış gibi fiziksel dinamikler büyük etki ediyor. Ancak ekolojik dinamiklerin de bunu tetiklediğini biliyoruz. Daha sonra bu müsilaj içerisindeki canlıların ölmesiyle yüzeye çıkma şeklinde de görülebiliyor. Görülme ihtimali var, ‘yok’ diyemeyiz. Fakat mevcut şartlar devam ederse, müsilajın daha derin, yani ara tabakalarda devam etmesi de mümkün” şeklinde konuştu.

“Müsilajın yoğun olduğunu gördük”

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Araştırmacısı Dr. Mustafa Mantıkcı ise, “Yoğun müsilajın burada da olduğunu görüyoruz. Adaların arkasındayız. Yaklaşık 60 metre derinliğinde olan bir istasyonda çalıştık. Yaklaşık 18-19 metrede sensörlerimizden müsilajın varlığına dair bir sinyal aldık. Onun akabinde hemen Plankton ağımızı attık ve gördüğünüz gibi müsilaj örneği çıktı. Şu an yaptığımız çalışmada, Çanakkale’den İstanbul boğazı çıkışına kadar çalıştığımız bütün istasyonlarda yaklaşık olarak 15-25 metre arası müsilaj varlığı gördük. Şu an müsilaj var” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Şehit babasının ismini taşıyan botta görev yapacak

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/sehit-babasinin-ismini-tasiyan-botta-gorev-yapacak-0-BjYAv8Ej.mp4
Kocaeli’de şehit düşen polis memuru Muhittin Uluç’un ismi, Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne teslim edilen kontrol botuna verildi. Şehidin deniz polisi kızı Emine Uluç, babasının isminin verildiği botta görev yapacak olmanın gururunu yaşadığını ifade etti.

Kocaeli’de 1994 yılında görevi başındayken trafik kazası geçirerek şehit düşen polis memuru Muhittin Uluç’un (45) ismi, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nün envanterine teslim edilen kontrol botuna verildi.

Türk Polis Teşkilatı’nın 180. kuruluş yıl dönümünde, Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde düzenlenen anlamlı programa, Kocaeli Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, şehit polis memuru Muhittin Uluç’un ailesi ve emniyet mensupları katıldı.

Törende konuşan İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, deniz güvenliğinin Kocaeli için her gün önem arz eder hale geldiğini ifade ederek, “Bizde Kocaeli Emniyeti olarak buna kendimizi hazırlıyoruz. Deniz botlarımızı, araçlarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz” dedi.

Şehit Muhittin Uluç’un isminin yaşatılmasının önemine de dikkat çeken Karaduman, “1994 yılında şehit olan polis memurumuz Muhittin Uluç’un isminin bu botta yaşatılması hepimizin için ayrı bir anlam ifade ediyor. Bu vesileyle bugün burada bulunan şehidimizin ailesine, sizlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Emniyet teşkilatı hepimizin güvencesi”

Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan ise bugün 180. yılını kutlayan emniyet teşkilatının herkesin güvencesi olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“180 yıl desek de aslında tarih boyunca toplumun huzuru ve güvenliği noktasında görev yapan güvenlik görevlileri olmuştur fakat kurumsal olarak 180 yıldır millettin hizmetinde olan bir teşkilatta görev yapıyor olmak bence sizler için de mutluluk kaynağı. Ben vatanın bekası, huzuru ve güvenliği için gecesini gündüzüne katan, bunu kutsal ve namus bilerek görev yapan bütün polis memuru arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum”

“Gurur kaynağı”

Şehit Muhittin Uluç’un isminin deniz botunda yaşatılmasının anlamlı olduğunu belirten Ayhan, “Şehit olduktan uzun bir süre sonra isminin bu botta ve burada yaşatılması çok güzel. Şehidimizin ailesinin burada olması, bu onuru hep birlikte yaşıyor olmamız da ayrı bir güzellik. Şehidimizin 6 çocuğunun 4’ü de emniyet hizmetleri kapsamında topluma hizmet ediyor. Buradan şunu anlıyoruz; bu vatan uğruna görevini yerine getirirken hayatını kaybetse bile vatana hizmetten vazgeçmeyen, evladını bu vatan hizmetine bırakan, bu hizmetin devamını sağlayan bir durumdan bahsediyoruz. Bu da gurur kaynağı. Böyle bir milleti kimsenin dize getirme imkanı yok” ifadelerini kullandı.

“Polis memurumuz en büyük gururu yaşıyor”

Ayrıca Ayhan, Muhittin Uluç’un kızı deniz polisi Emine Uluç’un, babasının isminin verildiği botta görev yapacak olmasının önemine dikkat çekerek, “Babasının ismini taşıyan botta görev yapmış olmak polis memurumuz için de ayrı bir gurur. Polis memurumuz en büyük gururu yaşıyor” diye konuştu.

“Herkese nasip olmayan bir şeyi yaşıyorum”

30 yıldır emniyet teşkilatına görev yaptığını söyleyen Emine Uluç ise “Babamın isminin verildiği tekneyi kullanmak benim için büyük bir onur ve gurur kaynağı. Herkese nasip olmayan bir şeyi yaşıyorum diyebilirim. Babam 1994 yılında görevi başındayken geçirdiği trafik kazasında şehit oldu. Biz 6 kardeşiz. 4 kardeşim emniyet mensubu” dedi.

Uluç, babasının isminin yaşatılmasında emeği geçenlere de teşekkürlerini sundu.

Öte yandan, 2024 yılında Antalya’da üretilen deniz kontrol botunun 12 metre uzunluğunda, 3,76 metre genişliğinde, 35 deniz mili hıza sahip olduğu ve azami kapasitesinin 4 mürettebat ile 8 yolcu olmak üzere toplam 12 kişi olduğu öğrenildi.

Kategoriler
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi BELEDİYELER Tüm Belediye Haberleri

İzmit Körfezi dört koldan temizleniyor

Büyükşehir Belediyesi, yürüttüğü pek çok çalışma ve uygulama ile Körfez’in temizliğini dört koldan sürdürüyor. Kıyı ve plaj alanlarında çöplerin toplanması gibi birçok uygulanmayı hayata geçiren Büyükşehir, 130 km’lik kıyı şeridi boyunca çeşitli çevresel tehditlerle karşı karşıya kalan Körfez’in sağlığın korumak için canla başla çalışıyor.

 

DENİZ ÇÖPLERİ BÜYÜK TEHDİT OLUŞTURUYOR

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’nde karşılaşılan ve en büyük çevresel sorunlardan biri olan deniz çöplerine yönelik ciddi çalışmalar gerçekleştiriyor. Cam şişeler, metal kutular, plastik atıklar ve özellikle mikroplastikler, hem deniz canlıları hem de insan sağlığı için ciddi tehdit oluştururken, mikroplastiklerin ekosistem üzerindeki olumsuz etkileri her geçen gün daha fazla ortaya çıkıyor. Büyükşehir bu kirliliğin önüne geçmek için pek çok alanda çeşitli önlemler alıyor.

 

DENİZ ÇÖPLERİNİN TEMİZLENMESİ PROJESİ

Büyükşehir, İzmit Körfezi’nin temizliği ve ekosisteminin korunması amacıyla deniz çöplerinin denize ulaşmadan önlenmesi amacıyla geniş kapsamlı bir “Deniz Çöplerinin Temizlenmesi Projesi” geliştirdi. Bu proje kapsamında deniz çöplerinin kaynağında önlenmesi, derelere sabit bariyer sistemleri kurularak çöplerin denize ulaşmadan toplanması, kıyı ve plaj alanlarında çöplerin toplanması gibi uygulamalar hayata geçirildi.

 

BÜYÜKŞEHİR ÇOK SİSTEMLİ ÇALIŞIYOR

Bu çalışmaların yanı sıra denizlerden toplanan cam, metal ve plastik atıklar sıfır atık prensibine uygun şekilde geri dönüştürülerek değerlendiriliyor. Sistemli bir çalışma gerçekleştiren ve deniz yüzeyi temizleme tekneleri ile deniz yüzeyindeki çöpleri toplayan Büyükşehir, Amfibi Sulak Alan Temizleme Araçları ile hem kıyı bölgelerdeki atıkları temizliyor hem de sabit bariyer sistemi ile derelerde biriken atıkların denize ulaşmasını engelliyor.

 

YOSUNLAR DÜZENLİ OLARAK TOPLANIYOR

2008 yılından bu yana İzmit Körfezi’nde deniz süpürgeleri ile temizlik çalışmalarını sürdüren Büyükşehir, yağışlarla birlikte derelerden sürüklenen atıklar ile deniz tabanından kopan yosunları düzenli olarak topluyor. Dere bariyerleri ile 2016 yılından bu güne kadar 1830 m³ atık, deniz ekosistemine ulaşmadan engellendi.

 

ÇÖPLERİN DENİZE ULAŞMASI ENGELLENİYOR

Özellikle yağış sonrası İzmit Körfezi’ne dökülen kumla ve kiraz derelerinde, çöplerin denize ulaşmasını önlemek amacıyla sabit bariyer sistemleri kuran Büyükşehir, bu bariyerlerde biriken çöplerin toplanmasını kolaylaştırmak için ise elektrik motorlu vinç sistemleri kullanıyor.

 

DENİZ EKOSİSTEMİ KORUNUYOR

Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Körfez’de yürüttüğü denetim ve temizlik çalışmaları ile deniz yüzeyinde biriken yüzer atıkları, alg patlamaları ve deniz tabanından kopan yosunların ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerini minimuma indiriyor. Böylece hem deniz canlıları hem de kıyı bölgeleri korunuyor.

 

KÖRFEZ İÇİN TOPYEKÜN MÜCADELE

Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de çevreci kimliğiyle örnek bir belediyecilik anlayışı sergiliyor. Mavi Takım Ekibi, Deniz Süpürgeleri ve Amfibi Araçlar ile sığ ve sakin sularda temizlik çalışmaları yürütülüyor. Deniz ekosisteminin korunması adına yapılan bu çalışmalar, İzmit Körfezi’nin temiz ve sağlıklı kalmasını sağlarken, bölgedeki canlı yaşamını da güvence altına alıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir çevre politikaları çerçevesinde Körfez’in korunmasına yönelik projelerini kararlılıkla sürdürmeye devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

İzmit Körfezi dört koldan temizleniyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’nin temizliği ve ekosisteminin korunması amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’nde karşılaşılan ve en büyük çevresel sorunlardan biri olan deniz çöplerine yönelik ciddi çalışmalar gerçekleştiriyor. Cam şişeler, metal kutular, plastik atıklar ve özellikle mikroplastikler, hem deniz canlıları hem de insan sağlığı için ciddi tehdit oluştururken, mikroplastiklerin ekosistem üzerindeki olumsuz etkileri her geçen gün daha fazla ortaya çıkıyor. Büyükşehir bu kirliliğin önüne geçmek için pek çok alanda çeşitli önlemler alıyor.

Yapılan çalışmalar kapsamında “Deniz Çöplerinin Temizlenmesi Projesi” geliştirildi. Bu proje kapsamında deniz çöplerinin kaynağında önlenmesi, derelere sabit bariyer sistemleri kurularak çöplerin denize ulaşmadan toplanması, kıyı ve plaj alanlarında çöplerin toplanması gibi uygulamalar hayata geçirildi.

Bu çalışmaların yanı sıra denizlerden toplanan cam, metal ve plastik atıklar sıfır atık prensibine uygun şekilde geri dönüştürülerek değerlendiriliyor. Sistemli bir çalışma gerçekleştiren ve deniz yüzeyi temizleme tekneleri ile deniz yüzeyindeki çöpleri toplayan Büyükşehir, Amfibi Sulak Alan Temizleme Araçları ile hem kıyı bölgelerdeki atıkları temizliyor hem de sabit bariyer sistemi ile derelerde biriken atıkların denize ulaşmasını engelliyor.

Yosunlar düzenli olarak toplanıyor

2008 yılından bu yana İzmit Körfezi’nde deniz süpürgeleriyle temizlik çalışmalarını sürdüren Büyükşehir, yağışlarla birlikte derelerden sürüklenen atıklar ile deniz tabanından kopan yosunları düzenli olarak topluyor. Dere bariyerleri ile 2016 yılından bu güne kadar 1830 m atık, deniz ekosistemine ulaşmadan engellendi.

Çöplerin denize ulaşması engelleniyor

Özellikle yağış sonrası İzmit Körfezi’ne dökülen kumla ve kiraz derelerinde, çöplerin denize ulaşmasını önlemek amacıyla sabit bariyer sistemleri kuran Büyükşehir, bu bariyerlerde biriken çöplerin toplanmasını kolaylaştırmak için ise elektrik motorlu vinç sistemleri kullanıyor.

Deniz ekosistemi korunuyor

Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Körfez’de yürüttüğü denetim ve temizlik çalışmaları ile deniz yüzeyinde biriken yüzer atıkları, alg patlamaları ve deniz tabanından kopan yosunların ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerini minimuma indiriyor. Böylece hem deniz canlıları hem de kıyı bölgeleri korunuyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

‘TCG Dumlupınar’ ve ‘TCG Atılay’ denizaltısı şehitleri anıldı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/tcg-dumlupinar-ve-tcg-atilay-denizaltisi-sehitleri-anildi-0-aZe3n7GY.mp4
Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yaparken 72 yıl önce Nara Burnu önlerinde İsveç şilebi ’Naboland’ ile çarpışması sonucu batan ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci ile 4 Temmuz 1942’de Çanakkale Morto Koyu’nda batan Atılay denizaltısındaki 39 denizci için anma töreni düzenlendi. ‘TCG Dumlupınar’ denizaltının battığı yere, ’TCG Dumlupınar’ ve ‘TCG Atılay’ şehit denizciler için çelenk bırakıldı. Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde yatan ’Dumlupınar’ ve ’Atılay’ denizaltıları şehitlerini anmak üzere Pirireis, Hızırreis, 1. İnönü, Burak Reis, Çanakkale, Gür, Anafartalar, Sakarya, Preveze, Dolunay, Doğanay ve Yıldıray denizaltılarının katılımıyla Çanakkale Boğaz Geçişi icra edildi.

Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yaparken 72 yıl önce Nara Burnu önlerinde İsveç şilebi ’Naboland’ ile çarpışması sonucu batan ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci ile 4 Temmuz 1942’de Çanakkale Morto Koyu’nda batan ’Atılay’ denizaltısındaki 39 denizci için anma töreni düzenlendi.

‘TCG Pirireis’ten, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Timur Yılmaz, İlk kadın Amiral Tuğamiral Gökçen Fırat, İlk Kadın Muharip Subaylardan Deniz Albay Serhan Aras, En kıdemli denizaltıcı Astsubay Deniz Kıdemli Başçavuş Şaban Özel, İlk kadın Astsubaylardan İdari Astsubay Çavuş Merve Şekeroğlu tarafından 4 Nisan 1953’te İsveç bayraklı ‘Naboland’ adlı gemiyle çarpışarak batan ’TCG Dumlupınar’ ile 4 Temmuz 1942’de Çanakkale Morto Koyu’nda batan Atılay denizaltısındaki 39 denizci için, ‘TCG Dumlupınar’ Denizaltısı batığında şehit denizciler için çelenk bırakıldı. Ardından şehit denizciler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. ‘TCG Karabiga’ gemisinden töreni takip eden askerler, gaziler ve şehit yakınları, öğrenciler ve izciler 1 dakika boyunca çalınan siren eşliğinde selam durarak, ‘TCG Dumlupınar’ ve ’Atılay’ denizaltısı şehitlerini andı.

‘TCG Pirireis’ denizaltısında düzenlenen ilk anma törenin ardından ikinci anma töreninin yapılacağı Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanlığındaki Nara Barbaros Şehitliği’ne geçildi. Törene, Çanakkale Vali Ömer Toraman, Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mustafa Kaya, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Serhat Sözbir, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, ile protokol üyeleri, gaziler ve şehit yakınları katıldı.

Nara Barbaros Şehitliği’ndeki anma töreninde saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla Türk bayrağı göndere çekildi. Deniz Üsteğmen Selman Çetin tarafından günün anlam ve önemi hakkında yapılan konuşmadan sonra şehitler için dua edildi. Vali Ömer Toraman, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen tarafından şehitlik defteri imzalandı. Protokol üyeleri, gaziler ve şehit yakınları, şehitliği ziyaret edip karanfil bıraktı.

Buradaki törenin ardından dünyada ilk defa bir boğazdan 12 denizaltı ile bir geçiş icra edildi. Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde yatan

’Dumlupınar’ ve ’Atılay’ denizaltıları şehitlerini anmak üzere, Pirireis, Hızırreis, 1. İnönü, Burak Reis, Çanakkale, Gür, Anafartalar, Sakarya, Preveze, Dolunay, Doğanay ve Yıldıray denizaltılarının katılımıyla Çanakkale Boğaz Geçişi icra edildi. Vatandaşlar töreni Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı bahçesi ve Kordon Boyu’ndan izledi.

Dumlupınar kazası

Donanmaya katılışını takiben çeşitli görevler alan ve başarıyla yerine getiren ’TCG Dumlupınar’ denizaltısı, en son ’TCG I. İnönü’ denizaltısı ile birlikte Ege’de icra edilecek ’Blue Sea’ isimli NATO tatbikatına katılmak için 1 Nisan 1953 günü saat 16.00’da Gölcük’ten hareket etti. İki gün süren görevin ardından dönüşe geçen ’TCG Dumlupınar’, 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece puslu havada Çanakkale Boğazı’na girdi. Burada Marmara Denizi’nden Boğaz’a giriş yapan İsveç bandıralı ’Naboland’ isimli ticaret gemisiyle çarpışıp batan ’TCG Dumlupınar’ denizaltısındaki 81 denizci şehit oldu.

Atılay kazası

17 Temmuz 1942’de Morto Koyu’nda test faaliyetleri esnasında mayına çarparak batan Atılay denizaltısında ise 39 denizci şehit olmuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Çanakkale Deniz Müzesi ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/canakkale-deniz-muzesi-ziyaretcilerini-tarihi-yolculuga-cikariyor-0-qtlFd1OM.mp4
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462-1463 yılları arasında inşa ettirilen Çimenlik Kalesi’ndeki Çanakkale Deniz Müzesi, Piri Reis Galerisi, Binbaşı Nazmi Bey Resim ve Sergi Salonu, TCG Nusret Müze Gemisi, Uluçalireis Denizaltı Müzesi, Acar Botu ve Kartal İstimbotu gibi açık ve kapalı sergi alanlarıyla her yıl binlerce kişiyi ağırlıyor.

Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462-1463 yılları arasında inşa ettirilen Çimenlik Kalesi’ndeki Çanakkale Deniz Müzesi ziyaretçilerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Çanakkale Deniz Müzesinde, Çimenlik Kalesi, Piri Reis Galerisi, Binbaşı Nazmi Bey Resim ve Sergi Salonu, TCG Nusret Müze Gemisi, Uluçalireis Denizaltı Müzesi, Acar Botu ve Kartal İstimbotu gibi açık ve kapalı sergi alanları ile objeler yer alıyor.

Müzenin Çimenlik Kalesi bölümü, Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye’nin bir bölümünü yazdığı yer olması itibarıyla büyük önem taşıyor. Sergileme alanında Fatih Sultan Mehmet ile Piri Reis’in balmumu heykeli bulunuyor.

Çanakkale Savaşlarında Binbaşı rütbesi ile 1’inci Kolordu Komutanlığına bağlı Kurmay Başkanı olarak görev yapan Haydar Mehmet Alganer tarafından çekilen Mustafa Kemal Atatürk’ün Düztepe’deki fotoğrafı ve fotoğrafın çekildiği makine ile sergileniyor. Fotoğraftaki sahne, Atatürk’ün heykeli ile kale içinde tasarlanmış bir canlandırma yardımıyla ziyaretçilerin gözleri önüne seriliyor. Türk deniz tarihinin en büyük denizcisi Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın ziyaretçiler tarafından daha yakından tanınması için ayrı bir salon bulunuyor. 18 Mart 1915’te savaşın en ateşli anlarında İngiliz Zırhlısı Kraliçe Elizabeth’ten atılan ve Çimenlik Kalesi’ne isabet eden top mermisi, kalenin dış bahçesinde sergileniyor. Çanakkale Deniz Müzesi’nde 1927 yılında inşa edilen Binbaşı Nazmi Bey Resim ve Sergi Salonu’nda ‘Cumhuriyet Donanması’ temalı sergi de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Uluçalireis Denizaltısı Odası olarak düzenlen bir odasında, denizaltıya ait çeşitli objeler, gemi modeli ve isim levhası bulunuyor. Kahraman Nusret Mayın Gemisi’ni yaşatmak amacıyla, 2009-2010 yılları arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığında inşa edilen TCG Nusret N-16 Gemisi, Türkiye’nin ilk denizaltı müzesi Uluçalireis Denizaltı ve Acar Botu ile Kartal İstimbotu da Çanakkale Deniz Müzesi’nin en önemli uğrak noktaları arasında yer alıyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu, Deniz Müzesi Komutanlığından incelemelerde bulundu

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, beraberindeki heyet ile birlikte Deniz Müzesi Komutanlığından incelemelerde bulundu. Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Çanakkale Boğazı’nda, 4 Nisan 1953’te Nara Burnu önlerinde İsveç bayraklı gemiyle çarpıştıktan sonra batan Dumlupınar denizaltısında şehit olan 81 denizci ile 14 Temmuz 1942’de Çanakkale Morto Koyu’nda batan Atılay denizaltısındaki 39 denizci anısına yarın düzenlenecek anma töreni öncesince incelemelerde bulunup 12 denizaltının geçiş provasını izledi.

Çanakkale Deniz Müzesi Komutanı Albay Serhan Aras, Çanakkale Deniz Müzesi’nin Milli Savunma Bakanlığı özelinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı birinci sınıf bir askeri müze olduğunu belirterek, “Türkiye’nin önde gelen müzelerinden birisidir. Çok zengin koleksiyonu olan, her yaşta ziyaretçiye hitap edebilen, Herkesin kendine bir anı oluşturabileceği, içerisinde Nusret Mayın Gemisi, Acar Müze Gemisi, Kartal İstimbotu ve Fatih Sultan Mehmet Han’ın kendi talimatıyla yaptırmış olduğu boğaz’ın anahtarlarından birisi olan Çimenlik Kalesi ile yılda 450 bin kişi civarında bir ziyaretçiye kapılarını açmakta ve ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı zengin envanterinde ecdadımızın kıymetli emanetlerini gelecek nesillere en güzel haliyle, en yakışır haliyle iletmeyi hedeflemektedir. Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı’na tüm halkımızı, çocuklarımızı, gençlerimizi bekliyoruz. Şehit mekanı olan Çanakkale Deniz Müzesi aynı zamanda gazi bir kaledir. Çanakkale Savaşlarında yoğun ateş altında kalmış gerçek bir savaş alanıdır. Tüm halkımızı Çanakkale Deniz Müzesi’ne bekliyoruz” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

İzmit Körfezi’ne akan 12 dere yakından izleniyor

Büyükşehir ve TÜBİTAK-MAM tarafından yürütülen proje kapsamında İzmit Körfezi’ne akan 12 derede su kalitesi aylık periyotta takip ediliyor

 

İzmit Körfezi’ne akan 12 dere yakından izleniyor

 

Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’nin su kalitesini artırmak ve ekosistemini eski günlerine döndürmek için kapsamlı çalışmalar yürütmeye devam ediyor. “İzmit Körfezi Su Kalitesinin İzlenmesi Projesi” kapsamında Körfez’e akan 12 dere üzerindeki su kalitesi düzenli olarak izleniyor.

 

DETAYLI SU ANALİZLERİ YAPILIYOR

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’nin su kalitesini izlemek ve kirliliği önlemek amacıyla TÜBİTAK-MAM ile koordineli çalışıyor. Bu kapsamda İzmit Körfezi’ne dökülen Kumla, Ağa, Ambarlı, Saz, Ova, Narca, Kiraz, Halı, Hisar, İhsaniye, Kaytaz ve Karakoç derelerinden alınan su numuneleri, TÜBİTAK MAM laboratuvarlarında titizlikle inceleniyor. Numunelerden debi, sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen ve iletkenlik gibi kimyasal/fizikokimyasal parametreler sahada ölçülürken, laboratuvarda organik kirlilikler ve besin elementi analizleri yapılarak su kalitesine dair güncel veriler elde ediliyor. Böylece Körfez’deki su kalitesi anlık olarak takip edilerek gerekli önlemler alınabiliyor.

 

DENİZ SUYU DÖRT MEVSİM TAKİP EDİLİYOR

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’ni ileri biyolojik arıtma tesisleriyle donatarak temiz bir deniz ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. 2007 yılından bu yana TÜBİTAK MAM ile yürütülen “İzmit Körfezi Su Kalitesinin ve Karasal Girdilerin İzlenmesi ve Kirliliğin Önlenmesine Yönelik Önerilerin Geliştirilmesi Projesi” kapsamında, Körfez’de bulunan altı farklı deniz istasyonundan dört mevsim boyunca örnekler alınıyor.

 

KÖRFEZ’E AKAN 12 DERE İZLENİYOR

Ayrıca İzmit Körfezi’ne dökülen 12 derenin su kalitesi ‘Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliği’ çerçevesinde belirlenen fiziksel, kimyasal ve biyolojik parametreler dikkate alınarak değerlendiriliyor. TÜBİTAK MAM’a ait araştırma gemisi de Körfez’den düzenli aralıklarla numuneler toplayarak su kalitesinin detaylı analizini gerçekleştiriyor.

 

CANLI ÇEŞİTLİLİĞİ GİDEREK ARTIYOR

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Körfez’in temizlenmesi için arıtma tesislerinin etkinliğini artırarak, etkin kontrol ve denetimler ile birlikte deniz temizleme çalışmalarıyla su kalitesinin her geçen gün iyileşmesine katkı sağlıyor. Yapılan bu çalışmaların sonucunda İzmit Körfezi tertemiz bir görünüme kavuşurken, ekosistem de yeniden canlanıyor. Deniz canlılarının sayısındaki artış gözlemlenirken, bölgedeki kuş çeşitliliğinde de önemli bir yükseliş yaşanıyor.

 

EKOLOJİK DENGE KORUNUYOR

İzmit Körfezi’ndeki su kalitesinin iyileşmesi ve canlı çeşitliliğinin artması sürdürülebilir çevre yönetimi açısından büyük bir başarı olarak öne çıkıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çevreye duyarlı projeleri, Marmara Denizi’nin ekolojik dengesini koruma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

 

ÇALIŞMALAR YATIRIMLARA YÖN VERİYOR

Temiz bir Körfez’e kavuşmak için son derece önemli olan su kalitesi izleme çalışmalarında elde edilen verilerin tümü Körfez su kalitesi ve ekosistem modellerine girdi oluşturuyor. Bu sayede evsel veya endüstriyel girdilerdeki değişimlerin Körfez su kalitesine ve ekosistemine etkileri izlenebiliyor ve alınması gerekli önlemler ve alınan önlemlerin yeterli olup olmadığı belirlenebiliyor.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Denizden çıkan atıklar sanat eserine dönüşecek

Denizden çıkan atıklar sanat eserine dönüşecek

Çevre ve deniz ekosistemi sorunlarına dikkat çekmek amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi dalgıçları Körfez’de dalış yaptı. Çok sayıda ambalaj atığının toplandığı dalıştan çıkan malzemeler Darağaç Sanat Kolektifi tarafından tasarım malzemesi olarak kullanılıp Karşıyaka İskelesi’nde sergilenecek.

Temiz bir Körfez için dört koldan çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi, çevre ve deniz ekosistemi sorunlarına dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık yaratmak için farklı bir çalışmaya imza attı. İZDENİZ ve İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi dalış ekipleri, Cumhuriyet Meydanı’nda dalış yaptı. Ekipler, İzmir Körfezi’nden çok sayıda ambalaj atığı çıkardı. 5 kişilik dalgıç ekibi ile gerçekleştirilen dalış sonrası çıkan atıklar önce Cumhuriyet Meydanı’nda sergilendi. Sergilenen atıklar bölgeden geçen vatandaşlar tarafından hayretle izlendi.

Atıktan sanata
İzmir Körfezi’nden çıkan atıklar, Darağaç Sanat Kolektifi tarafından ileri dönüşüm projelerinde tasarım malzemesi olarak kullanılacak. Atıklar, sanatçı Ali Kanal’ın heykel ve enstalasyon (yerleştirme sanatı) çalışmalarına dönüşerek Karşıyaka İskelesi’nde sergilenecek. Bu yolla çevre temizliği konusunda farkındalık oluşturulacak.

Marım: Denizlerimiz ortak mirasımız
Bu çalışmayı çevre bilincini artırmak amacıyla yaptıklarını aktaran İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, “Denizlerimiz bizim ortak mirasımız ve yaşam kaynağımız. İzmir deniziyle ve Körfeziyle bütünleşmiş bir şehir. Bu etkinlikte denizden büyük miktarda ambalaj atığı çıkardık. Her attığımız çöpün deniz ekosistemine etkisi bir kez daha düşünülmeli. Herkesi denizlerimizi ve doğayı koruma, özellikle ambalaj atıkları konusunda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı etkinlikle, denizlerimizin karşı karşıya olduğu kirlilik sorununa dikkat çekmeyi amaçladık. İzmir Körfezi’nden çıkarılan atıkların sanat eserine dönüşmesi, çevre bilincini artırmak adına küçük bir adımdır” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version