Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Yalova’da Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler anıldı

Yalova’da, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yıl dönümünde hayatını kaybedenler anıldı.

Marmara Depremi’nin en çok etkilediği kentlerden biri olan Yalova’da felaketin 26. yıl dönümü nedeniyle anma programı düzenlendi. 2 bin 504 kişinin hayatını kaybettiği kentteki anma programı sessiz yürüyüşle başladı. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüş 17 Ağustos Deprem Anıtı’nda sona erdi. Anma programı Deprem Anıtı’nda düzenlenen etkinlikle devam etti. Anıt içinde yer alan deprem fotoğraflarının sergilendiği 03.02 ve 45 saniye salonları vatandaşlar tarafından ziyaret edildi. Ardından deprem eğitimin verildiği programda Yalova Müftülüğü görevlileri ise Kuran-ı Kerim ve ilahiler ve dualar okudu.

Saatler depremin yaşandığı 03.02’yi gösterdiğinde ise depremde yakınlarını kaybeden vatandaşlar sevdiklerinin isimlerinin yazılı olduğu mermer blokları karanfil bıraktı.

Anma programına Vali Hülya Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Karamürselbey Eğitim Merkezi ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mehmet Tahir Göncüoğlu da katıldı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

26 yıldır dinmeyen acı: Saat 03.02’de hayat durdu

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yıl dönümünde hayatını kaybedenler merkez üssü Gölcük’te anıldı. Saat 03.02’yi gösterdiğinde kalpler yine aynı acıyla sarsıldı.

17 Ağustos Depremi’nin 26. yıl dönümünde hayatını kaybedenler saat 03.02’de Gölcük’te anıldı. Kavaklı Sahili’nde bulunan anıt önünde düzenlenen programına Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Yücel Korkut, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ve vatandaşlar katıldı. Anıtın önüne çelenk bırakma merasimi gerçekleşmesinin ardından depremde hayatını kaybedenler için dua edildi.

“03.02’de insanların uykuda oldukları bir anda deprem meydana geldi”

Duanın ardından açıklama yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 26 yıl geçti. Ama gördüğünüz gibi acılar hala taze. 7.4 büyüklüğünde çok büyük bir depremdi. Merkez üssü Gölcük olmakla birlikte çevrede de çok sayıda yerleşim yeri etkilendi. Hatta biliyorsunuz, İstanbul’da Avcılar’da da çok ciddi yıkıma neden olmuştu. O günden bugüne baktığımızda bazı değişikliklerin yaşandığını, özellikle bu akşamki anma programında da net bir şekilde gördük. 03.02’de insanların uykuda oldukları bir anda deprem meydana geldi. Dışarıya çıkabilen ve hayatta kalanlar, hemen enkazda kalan yakınlarını, eşini, dostunu kurtarmak için çalışmak zorunda kaldı” diye konuştu.

“Türkiye olarak da bu konuda hazırlıklı değildik”

2023 yılında meydana gelen deprem ile 1999 depremi arasındaki en temel farkı açıklayan Başkan Sezer, “2009 yılında kurulan çok güçlü bir kurum olan AFAD’ın varlığıdır. Bunun dışında yüzlerce arama kurtarma ekibinin ve akredite olmuş çok sayıda birimin kurulmuş olmasıdır diyebiliriz, temel farklılık budur. 1999 depremine kadar bu derece yıkıcı bir felaketin etkileri konusunda toplum olarak da psikolojik açıdan da bir farkındalığımız yoktu. Türkiye olarak da bu konuda hazırlıklı değildik. Deprem sonrasında alınması gereken önlemlerden ziyade, deprem öncesinde alınması gereken tedbirlerin neler olması gerektiği gündeme geldi. İşte bu süreçte kentsel dönüşüm kavramı Türkiye’nin gündemine girdi” şeklinde konuştu.

“1999 Depremi, Türkiye için bir milat”

Konuşmasını sürdüren Başkan Sezer, “Biz, örneğin 2023 yılında meydana gelen 6 Şubat Depremi’nden önce, Gölcük merkezde kentsel dönüşüm çalışmalarına başlamıştık. Şu an itibariyle önümüzdeki sene bu zamanlarda tamamen vatandaşlarımızın oturabileceği noktaya gelecek, tamamlanan bloklar var. 36 dönümlük bir alanda, iki katı yerin altında otoparkı bulunan projeler tamamlanmak üzere. Şehre baktığımızda yönetmeliklerde çok önemli değişiklikler görüyoruz. 1975 yönetmeliğine göre yapılmış, zayıf ve dayanıksız binalar vardı. 1999 depreminden sonra ise binaların sağlamlığı noktasında çok ciddi adımlar atıldı. Zemin etüdü, yapı denetim sistemi gibi pek çok düzenleme getirildi. Aslında o büyük felaketten sonra şehircilik anlamında önemli değişiklikler yapıldı. 1999 Depremi, Türkiye için bu anlamda bir milat oldu” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Gölcük’te gerçeğini aratmayan tatbikat

Gölcük’te, 17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümünde kamu kurumları ve arama kurtarma ekiplerinin katılımıyla düzenlenen tatbikat gerçeğini aratmadı.

Gölcük’te, 17 Ağustos 1999’da meydana gelen depremin 26. yıldönümünde Değirmendere Çınarlık Sahili’nde tatbikat düzenlendi. Senaryo gereği meydana gelen deprem sonrası denizde yapılan tatbikata Deniz Polisi, Kocaeli İtfaiyesi, Afet Daire Başkanlığı, Gölcük Belediyesi, Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE), Gölcük Değirmendere Sualtı Topluluğu Spor Kulübü (DESSAT), GESOTİM, ile Gölcük-Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) ekipleri katıldı. Tatbikata Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, arama kurtarma ekiplerinin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Çınarlık Sahili’nde senaryo gereği meydana gelen deprem sonrasında, yükselen dalgalarla denize sürüklenen ve yıkılarak deniz dibinde kalan bina içerisinde mahsur kalan depremzedeler için kurtarma çalışması başlatıldı.

Dalgıçlar tarafından denizde boğulma tehlikesi geçiren ve su altında kalan binanın batığından çıkarılan yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Vatandaşların yoğun ilgisi altında başarıyla tamamlanan tatbikat sonrasında Başkan Sezer, kurtarma ekiplerini tebrik etti.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kocaeli’nin depreme karşı çelik zırhını Başkan Büyükakın açıkladı

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yılında, Türkiye tarihinin en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biri olan İzmit Cedit Mahallesi’ndeki şantiye alanında açıklamalarda bulundu. Kentsel dönüşüm çalışmalarının hız kesmeden sürdüğüne dikkati çeken Büyükakın, “Depreme güvenli, başınıza yıkılmayacak, eskisinden daha değerli, yollarına itfaiye araçlarının girebildiği, daha güvenli, daha konforlu bir yaşam alanı oluşuyor” dedi.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin merkez üssü Kocaeli, felaketin 26. yılında yaralarını sarmaya ve geleceğe daha güvenli hazırlanmaya devam ediyor. Bu süreçte öncü bir rol üstlenen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, deprem kuşağında yer alan kentte benzer acıların tekrarlanmaması adına kentsel dönüşüm projelerini kararlılıkla sürdürüyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile koordineli şekilde yürütülen çalışmalarla, zamanla yıpranmış riskli yapıların yerine depreme dayanıklı ve güvenli yaşam alanları inşa ediliyor.

Bu kapsamda hayata geçirilen en büyük projelerden biri olan İzmit Cedit Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi, TOKİ işbirliğiyle yürütülüyor. 126 dönümlük alanda gerçekleştirilen projede, hak sahipleriyle yüzde 99 gibi rekor bir uzlaşma oranına ulaşıldı.

“4 yapı mahkeme sürecinde”

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Türkiye tarihinin en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biri olan İzmit Cedit Mahallesi’ndeki şantiye alanında, kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. 1999 depreminden sonra kentte yaklaşık 1500 orta hasarlı bina tespit edildiğini aktaran Büyükakın, “Binaların sahipleri ’Biz bu binaları yapacağız’ dediğinde o haliyle kalıyordu. Ama biz ikna ederek, ’Biz yıkalım, yıkma imkanınız yoksa belediye imkanlarıyla yıkalım’ vesaire diyerek yaklaşık işte bin 100, bin 200 bandına indi. Yeterli mi? Yeterli değil ama insanlar ’Biz bu binayı güçlendireceğiz’ dediklerinde de bizim o binayı yıkma şansımız yok. 4’ü tarihi eser olan 28 ağır hasarlı yapı vardı. Bunların da 4’ü mahkeme sürecinde ama geri kalanların bir şekilde yıkımını gerçekleştirdik” dedi.

“Nerelerde dönüşüm yapılması gerektiğini biliyoruz”

Büyükakın, kentteki mevcut yapı stokunun yüzde 51’inin 1999 depreminden önce inşa edildiğini ve bu binaların ciddiyetle incelenmesi gerektiğini belirterek, “Onları da tamamladık. Onlarla ilgili gerekli çalışmaları bitirdik ve nerelerde dönüşüm yapılması gerektiğini biliyoruz ve yapıyoruz” diye konuştu.

“Toplamda 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi için çalışmalar devam ediliyor”

Bu kapsamda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte toplam 15 noktada kentsel dönüşüm çalışması gerçekleştirdiklerini ifade eden Büyükakın, şöyle konuştu:

“Depremden bugüne kadar da gerek belediyemizin Kent Konut şirketi, gerekse TOKİ eliyle kentte yaklaşık 30 bin konut üretimi gerçekleştirildi. Önümüzdeki süreçte de toplamda 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi için çalışmalar devam ediliyor. Bunlar kolay işler değil. Hakikaten çok teferruatlı, zor, hassas bir şekilde yürütülmesi gereken işler. Ona gayret ediyoruz. Her bir yeri, kendine has özellikleriyle değerlendiriyoruz. Çünkü her nokta aynı değil. Şu an içinde bulunduğumuz yerle, şehrin merkezinde, yürüyüş yolunun olduğu bölge aynı yerler değiller ya da daha yukarıdaki bir bölge aynı yer değil. Her birinin kendi içinde, şartları farklı farklı. Ayrı ayrı çalışıyoruz her birinde. İnşallah 10 yıllık bir zaman dilimi içinde bu çalışmaların yola girmiş olmasını hedefliyoruz”

“Daha konforlu bir yaşam alanı oluşuyor”

Dönüşüm sürecinde vatandaşların fedakarlık gösterdiğini ancak sonucun herkes için kazançlı olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, bu çalışmanın getireceği değere dikkati çekerek, “Bu mahallede bir daire 2 milyon lira, 3 milyon lira bandındaysa, bu binalar bittiğinde bunlar da 5 milyon, 6 milyon lira bandında oluyor. Evet bu arada buradan taşınanların bir yerde yeni yaşam kurmaları gerekiyor, kira ödüyorlar, verdiğimiz destekler onları tam karşılamıyor. Bunların hepsi doğru ama sonuçta da depreme güvenli, başınıza yıkılmayacak, eskisinden daha değerli, yollarına itfaiye araçlarının girebildiği, daha güvenli, daha konforlu bir yaşam alanı oluşuyor. Burada işte bu dengeyi gözetmek lazım. Orada işleri kolaylaştırmak lazım” diye konuştu.

“Bu binalar yenilenecek”

Depremin değil, dayanıksız binaların öldürdüğünü bir kez daha hatırlatan Büyükakın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“1999 depreminin üzerinden 26 yıl geçti. Depremde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz. ’Keşke olmasaydı. Allah bir daha göstermesin’ diyoruz. Ama şunu da biliyoruz ki deprem öldürmüyor, binalar öldürüyor. Depremde eğer siz yer yüzeyinde oluşan yarığın içine düşmediyseniz, depremden dolayı ölmüyorsunuz. Ya da başınıza bir şey düşmediyse, ağaç devrilmediyse. Binanın içindeyseniz ya binanın içindeki eşyalar ya da yıkılan bina, sizin hayatınızı kaybetmenize sebep oluyor. Bu binalar yenilenecek. Binaların yenilenmesi sırasında ’Kaç kuruş zarar ettik, ne kadar kar ettik?’ Bu hesap hiçbir canın kıymetiyle ölçülmez. Hiçbir maddi ve benzeri hesap bir canla eşdeğer değildir. Dolayısıyla biraz oradan bakıp bu süreçleri hızlı gerçekleştirmemiz gerektiğini unutmamak gerekiyor”

“El birliğiyle hareket edilmeli”

Kentsel dönüşümün kolay olmadığını ve el birliğiyle hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Büyükakın, “Hemşehrilerimiz de bu süreçlerin hızlanmasına katkı sağlarsa inşallah daha hızlı şekilde dönüşüm gerçekleşir. Bu deprem bir daha olacak bunu biliyoruz. Çünkü bütün afet bölgelerinde bu depremler belli aralıklarla tekrarlanıyor. O deprem tekrarlandığı zaman binalarımız hazır olursa Allah’ın izniyle can kaybı da olmaz diyoruz” ifadesini kullandı.

Dönüşüm için 0,69 faizli kredi imkanı

Büyükakın, evini dönüştürmek isteyen Kocaelililer için Dünya Bankası aracılığıyla sunulan 2,5 milyon liraya kadar, 180 ay vadeli ve 0,69 faiz oranlı kredi imkanının önemine de değinerek, “0.69 faiz oranı gerçekten çok cazip bir faiz oranı. Enflasyonist şartlar da dikkate alındığında o faiz oranıyla alınan kredi neredeyse ödendiğinde, ödenmemiş gibi oluyor. Yani gerçek değeri ödenmemiş oluyor. Dolayısıyla bireysel olarak konutlarını dönüştürmek isteyen hemşehrilerimizin o irtibat bürolarına hızlıca temas kurup kendi binalarının yenilenmesiyle ilgili o krediden yararlanmalarında fayda var. Çünkü o kredi sınırsız bir kredi değil. Şehrimize tanınmış kısıtlı bir imkan ve kısıtlı sayıda kullanım mümkün. İnşallah orada da zaman kaybetmezlerse, irtibat noktalarımızla bağlantı kurarlarsa dönüşümü gerçekleştirecek çok sayıda hemşehrimiz olacaktır” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Uzmanlardan deprem uyarısı: “Marmara’da 7’den büyük bir deprem her an olabilir”

Türkiye’nin tamamının deprem tehlikesi altında olduğunu belirten uzmanlar, “Büyük depremler yine olacak, hazırlıklı olmak zorundayız. Türkiye’de depremden etkilenmeyecek hiçbir yerleşim alanı yok” uyarısında bulundu.

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde deprem söyleşisi düzenlendi. Söyleşiye katılan Prof. Dr. Şükrü Ersoy ve Doç. Dr. Özkan Cindoruk, 1999 Kocaeli Depremi’nden bu yana geçen sürede atılan adımları, eksiklikleri ve gelecekte yaşanabilecek riskleri değerlendirdi. Uzmanlar, “Türkiye’de depremden etkilenmeyecek hiçbir yerleşim alanı yok. Büyük depremler yine olacak, hazırlıklı olmak zorundayız” uyarısında bulunarak, afet kültürünün geliştirilmesi, zemin-yapı uyumunun sağlanması ve kentlerin dirençli hale getirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

“Her küçük depremde bile ne yapacağımızı tartışıyoruz”

Toplumun afet kültüründen yoksun olduğunu belirten Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Her depremden sonra yapılması gerekenleri sık sık konuşuyoruz. Nedeni şu, Türk insanında dayanışma kültürü var ama henüz afet kültürü yok. Afet kültürü olmadığı için her küçük depremde bile ne yapacağımızı tartışıyoruz. Gelecek nesle ne yapacaklarını öğretmeli, yapılarımızı da buna göre güçlendirmeliyiz. Türkiye güçlü bir ülke. Yasalar konusunda çok şey yapıldı. Ama 2023 depremleri, yapılanların yeterli olmadığını gösterdi. Daha dirençli şehirler kurmamız şart” ifadelerine yerdi.

“Bir binanın sağlamlığından emin olmadan, çök-kapan-tutun hareketi yapmanın anlamı yok”

Batı Anadolu’da depremler olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Ersoy, “1970’ten beri Batı Anadolu’da deprem olmuyor. En son Gediz depremi vardı. Balıkesir depremi beklenebilecek bir depremdi. Büyük yıkım olmadı ama metruk binalar yıkıldı ama Sındırgı depremi tek olmayacak bundan sonra da Batı Anadolu’da depremler olabilir. Bir binanın sağlamlığından emin olmadan çök-kapan-tutun hareketi yapmanın anlamı yok. Yönetmeliğe uygun ve kaliteli malzeme kullanılırsa köy evleri bile yıkılmaz” diye konuştu.

“Türkiye’de depremden etkilenmeyecek hiçbir yerleşim alanı yok”

Türkiye’nin her bölgesinin depreme karşı riskli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Türkiye’de depremden etkilenmeyecek hiçbir yerleşim alanı yok. Dolayısıyla gelecekte yine büyük depremler meydana gelecek. Birinin çıkıp büyük bir deprem olmayacak demesini beklemek hayal. Yeni depremlere hazırlanmamız gerekiyor. Bu korkulacak bir durum değil. Afet kültürünü geliştirdiğimiz zaman, yapılarımızı güçlü yaptığımız zaman herhangi bir zarar olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

“Ne söylediysem hepsi çıktı, biz kahin miyiz?”

Deprem uyarılarının hepsinin gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Ne söylediysem hepsi çıktı, biz kahin miyiz? Hayır. Oranın kaç yüzyıldır deprem oluşturmadığı bilinen bir gerçekti. 2023 depremlerine ‘yüzyılın depremi’ diyorlar, yanlış. Son bin yılın en önemli yıkımı, dünyanın hiçbir yerinde 11 ili yıkan bir afete müdahale etmek çok kolay değil. Bu bakımdan Türkiye’yi küçümsemeyelim; eksikler yok mu? Binlerce eksik var ama kendi gücümüzü de yok saymayalım. Normal şartlarda Hatay’da, Maraş’ta deprem olsaydı çevre illerden insanlar gelecekti ama oralar da yıkıldı. Ben bu işlerle hâlâ uğraştığımıza inanamıyorum. Biz güçlü bir ülkeyiz, insanlarımız da öyle; biz bu işin üstesinden geliriz. Niye gelemiyoruz, bunu anlamış değilim. Sel yatağına ev yapıyoruz, heyelanın altına ev yapıyoruz, deprem bölgesine ev yapıyoruz; bunların yerleri belli ama bir türlü buna ilişkin yaşam biçimini geliştiremiyoruz. Felaketin, senaryonun en kötüsü konuşulur. Marmara’da 7’den büyük bir deprem her an olabilir. Üstelik biz Marmara Denizi’nin içinden geçen Kuzey Anadolu fayının kuzey kolunu konuşuyoruz, güneyi kimse konuşmuyor. Güney’de de 7’ye varan depremler olabilir” ifadelerini kullandı.

Doğu Marmara’yı işaret etti: “Zemin açısından büyük hasarlar oluşturacak nitelikteki bir bölge”

Doğu Marmara’da muhtemel bir depremde zeminden kaynaklı büyük hasarlar oluşabileceğini ifade eden Doç. Dr. Özkan Cindoruk, “1999 depreminden sonra Kocaeli’nde önlemler almaya çalıştık ama yeterli önlemler alınmadı. En azından şunu öğrenmiş olduk; Kocaeli bölgesi depremde zemin açısından büyük hasarlar oluşturacak nitelikteki bir bölge. Jeolojik ortam olarak tanımladığımız, zeminlerin özellikleri olarak tanımladığımız ve fayın aktivitesinin en büyük yansımasının olduğu bölge olarak değerlendirdiğimiz alan olduğu için burada bunlarla karşı karşıya kalacağımızı en azından öğrendik” dedi.

“Zemin-yapı ilişkisi yeterince dikkate alınmadı”

Türkiye’nin yapı üretimi noktasında yeterli düzeyde olmadığını söyleyen Cindoruk, “Yeterli adımlar atıldı mı? Aslında planlamaya dönük bazı şeyler yaptık ama özellikle zemin-yapı ilişkisine dönük değerlendirmeleri yaptık ama yeterli değil. Kentsel dönüşüm olarak tanımlanan ya da binaların, yapıların yenilenmesi, planlamanın tekrar ele alınması, ona göre yapı ve yerleşim planlaması ve yapı üretimi kavramını bir noktaya getirdik ama yeterli düzeye ulaşamadık. Ama bu bir dezavantaj değil. Bunlardan aslında bir yol çizip daha iyi şeyler, daha planlı, daha dirençli kentler yapabiliriz. Tabii zemin ve yapı durumunu değiştirmedi. Aslında zemini değiştirme imkanı yok. Zeminin özellikleri belli; zeminle ilgili parametreleri ortaya koyabiliyoruz ama o zemine uygun yapıyı üretme konusunda biraz daha ileri adım attık. Zemine uygun yapı, zemine etütlerinin ciddiyetinin anlaşılması ve buna bağlı olarak yapı boyutlarının belirlenmesiyle ilgili adımlarımız oldu. Yeterli mi? Maalesef yeterli değil. Bu eksiklikleri tekrar değerlendirmemiz, ele almamız gerekiyor” dedi.

“Yer yer tsunami benzeri hareketlerin olma olasılığı yüksek”

Marmara Denizi’nde deniz içindeki fayların aktivitesine bağlı olarak kıyı bölgelerinde su baskını benzeri, yer yer tsunami benzeri hareketlerin olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Özkan Cindoruk, “Okyanusta olan depremler gibi şiddetli bir tsunamiden bahsetmek mümkün değil ama özellikle deniz içerisindeki fayların aktivitesine bağlı olarak kıyı bölgelerinde bir su baskını benzeri, yer yer tsunami benzeri hareketlerin olma olasılığı yüksek, onu söyleyebilirim. Marmara Denizi’nde olan bir depremde bu etkileri görebiliriz. Bunlarla ilgili önlemler ve değerlendirmeleri almamız gerekiyor. Tarihsel depremlerde benzer kayıtlar olmuştur. Bununla ilgili değerlendirmeler var. Bu konuyla ilgili Kocaeli Üniversitesi’nde çalışan birçok öğretim üyesi arkadaşımız var, onları ele almak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Başkan Bıyık: “Deprem gerçeğini unutmadan güvenli Darıca için çalışıyoruz”

Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yıl dönümünde, “Amacımız gelecek nesiller için güvenli ve dirençli bir Darıca inşa etmek” dedi.

Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde hayatını kaybedenleri andı. Deprem gerçeğini unutmadıklarını vurgulayan Bıyık, ilçede hem kentsel dönüşüm hem de afet hazırlıkları konusunda önemli adımlar attıklarını söyledi. Bıyık, afetlere hızlı ve etkili müdahale için Afet İşleri Müdürlüğünü kurduklarını, bünyesinde oluşturulan Darıca Arama Kurtarma Birimi’nin (DARK) muhtemel afetlerde görev alabilecek kapasitede olduğunu ifade etti.

“Hafızamızdan asla silinmeyecek bir felakettir”

1999 depreminin hafızlardan silinmeyecek olan bir felaket olduğunu dile getiren Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, binlerce vatandaşımızı yitirdiğimiz, hafızamızdan asla silinmeyecek bir felakettir. 17 Ağustos’u unutmadık, unutturmayacağız. Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bu acı tecrübe bize afetlere karşı her zaman hazırlıklı olmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır” dedi.

“Kentsel dönüşüm çalışmalarına büyük önem veriyoruz”

Başkan Muzaffer Bıyık, Darıca Belediyesi olarak depreme hazırlık kapsamında önemli adımlar attıklarını da vurgulayarak şunları söyledi: “İlçemizin güvenli bir geleceğe hazırlanması için kentsel dönüşüm çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Ayrıca afetlere karşı koordineli ve hızlı müdahale için Afet İşleri Müdürlüğünü kurduk. Bu müdürlük bünyesinde oluşturduğumuz Darıca Arama Kurtarma Birimi (DARK) ile olası afetlerde hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edebilecek kapasiteye sahibiz. Afet bilincinin yaygınlaştırılması, güvenli yapılaşmanın teşvik edilmesi ve halkın eğitimlerle bilinçlendirilmesi amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Darıca Aşevimizi de hizmete açarak olası afet durumlarında sıcak yemek desteğinde bulunacak şekilde hazırlıklarımızı yapıyoruz. Amacımız, sadece bugün için değil, gelecek nesiller için de güvenli ve dirençli bir Darıca inşa etmektir.”

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

17 Ağustos’ta hayatını kaybedenler dualarla anılacak

Gölcük’te 17 Ağustos 1999’da meydana gelen depremde hayatını kaybedenler, afetin 26. yıl dönümünde düzenlenecek programlarda dualarla anılacak.

Gölcük, 17 Ağustos 1999 tarihinde, saatler 03.02’de, 45 saniye süren depremde büyük yıkım yaşamış, toplamda 18.373, depremin merkez üssü olan Gölcük’te ise resmi rakamlara göre 5 bin 300 kişi hayatını kaybetmişti. Büyük acıların yaşandığı depremin 26.yılında Gölcük’te, deprem şehitlerini anmak ve deprem gerçeğine dikkat çekmek için bir dizi program düzenlenecek. Her yıl olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanından deprem şehitlerinin yakınlarının katılacağı törende, hayatını kaybedenler dualar ve çeşitli programlarla anılacak.

Gölcük Belediyesi tarafından düzenlenen anma programı, 16 Ağustos Cumartesi günü saat 14.00’da Değirmendere Çınarlık meydanda; AFAD, deniz polisi ve gönüllü arama kurtarma ekiplerince düzenlenecek deprem tatbikatı ile başlayacak. Her yıl olduğu gibi Kavaklı Sahili’nde devam edecek program, saat 21.00’da Kuran-ı Kerim tilaveti ve dualar ile devam edecek. Tören kapsamında 03.02’de ise Deprem Şehitleri Anıtına çelenk sunumu gerçekleştirilecek.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gölcük Belediyesi ve Gölcük Müftülüğü işbirliğinde düzenlenecek etkinliklere; 17 Ağustos Pazar de devam edilecek. Saat 11.00’da Gölcük 17 Ağustos Deprem Şehitliği’nde, 12.00’da İhsaniye Deprem Şehitliği’nde, 15.30’da Değirmendere Deprem Şehitliği’nde, 17.30’da Yazlık Asri Mezarlığı Deprem Şehitliği ve Ulaşlı Deprem Şehitliği’nde Kuran-ı Kerim tilaveti eşliğinde dualar edilecek.

Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer yaptığı açıklamada, “Asrın felaketi 17 Ağustos Gölcük Depremi’nin üzerinden tam 26 yıl geçti. 26. yılda da hem deprem şehitlerimizi anmak, hem de deprem gerçeğine bu acıları yaşamış insanlar olarak parmak basmak adına bir dizi etkinlik düzenliyoruz. 16 Ağustos akşamı saat 21.00’da Kavaklı Marina’da yapılacak anma programa tüm hemşehrilerimi davet ediyorum” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Hızır 41, Sındırgı’da depremzedelerin yanında

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait Hızır 41 afet ekibi, Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen depremin ardından kısa sürede ilçeye ulaşarak depremzedelerin ve görevlilerin günlük yemek ihtiyacını karşılamaya başladı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çeşitli afetlerle mücadele eden kentlere hızır gibi yetişiyor. Bu kapsamda büyükşehir belediyesi, merkez üssü Balıkesir Sındırgı ilçesi olan 6.1 büyüklüğündeki deprem sonrası hemen hareket geçerek deprem bölgesine ulaşan ilk kurumların başında geldi. Büyükşehir belediyesi, arama kurtarma ekibinin ardından afetlere hazırlık kapsamında sürekli aktif tuttuğu Hızır 41’i de Sındırgı’daki deprem bölgesine yönlendirdi. Ekipler, bölgedeki vatandaşların acil gıda ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gün boyu sıcak ve besleyici yemeklerle destek sağlıyor.

Hızır 41 Afet Mutfağı, depremzedelerin yanı sıra sahada görev yapan ekiplere de gün boyunca sıcak yemek sunmaya devam ediyor. Büyükşehir belediyesi, zor günlerde vatandaşların yanında olmaya devam ederken, ihtiyaç duyulan her noktaya hızlı ve etkin şekilde ulaşmayı sürdürüyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Gölcük, Balıkesir halkına desteğe koştu

Gölcük Belediyesi, Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen deprem sonrasında hemen bölgeye giderek kurduğu çadırda geceyi dışarda geçiren vatandaşlara sıcak çorba ikram etti.

Deprem gerçeğini 17 Ağustos 1999’da tecrübe edinen Gölcük Belediyesi, Balıkesir’de meydana gelen 6,1’lik depremin ardından yardıma koştu. Deprem sonrasında hızlı şekilde koordine olan Gölcük Belediyesi; iştiraki olan GÖLAŞ personelinin hazırladığı sıcak çorbalar ile Sındırgı’da destek çadırı açtı. Belediye ekipleri, GESOTİM ekiplerinin de destek verdiği çadırda; deprem korkusu ile geceyi dışarıda geçirmek zorunda olan Sındırgı halkına sıcak çorba ikram etti. Deprem sonrası hızla bölgeye ulaştıklarını söyleyen Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Balıkesir Sındırgı ilçesinde meydana gelen ve ilimizde de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim ülkemizi ve milletimizi tüm afetlerden korusun.” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Öğretmenlere afet eğitimi

Büyükşehir Belediyesi Sismolojik İzleme ve Deprem Eğitim Merkezi’nde afetlere karşı daha dirençli ve hazırlıklı bir toplum için 24 öğretmen eğitim verildi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Nehirin Çocukları Risklere Karşı 2: Öğretmenlerle Birlikte” projesi kapsamında deprem bölgelerinde görev yapan ve depremden etkilenen öğretmenlere eğitim veriyor. TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları destek programı ile hayata geçirilen proje, 2024 yılında önce Sakarya’da öğrencilere yönelik gerçekleşti. Projenin ikinci aşamasında ise öğretmenlere bireysel hazırlık, öğrencilere afet bilincinin aktarılması ve uygulamalı güvenli yaşam eğitimleri verildi.

Eğitim, güvenlik için önemli bir yatırım

Eğitim programının açılışında konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Rahmi Erdal Tümpalay, öğretmenleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tümpalay, “Sizler sadece bilgi değil, aynı zamanda umut taşıyorsunuz. Zorlu şartlara rağmen çocuklara hem akademik hem de duygusal anlamda rehberlik ettiniz. Depremi afete dönüştürmemek elimizde ve bu da eğitimle mümkün. Kocaeli olarak 1999 depreminden dersler çıkardık, bu deneyimi sizlerle paylaşmak bizim görevimiz. Aldığınız eğitimler, sadece sizin değil; öğrencilerinizin, ailelerinizin ve mahallelerinizin güvenliği için önemli bir yatırımdır” dedi.

Gerçeğe en yakın deprem simülasyonu deneyimi

Deprem bilincini her yaşa yaymayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, eğitimlerde gerçeğe en yakın deprem simülatörü deneyimini katılımcılara yaşattı. Kahramanmaraş, Hatay, Şanlıurfa, Malatya, Gaziantep, Kilis, Diyarbakır, Adıyaman, Bursa, İstanbul, Sakarya, Düzce, Eskişehir ve Kocaeli’den toplam 24 sınıf öğretmeni; deprem simülasyonu, güvenli yaşam odası eğitimi ve eşya sabitleme uygulamalarını deneyimleyerek afetlere karşı alınabilecek önlemleri uygulamalı olarak öğrendi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version