Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Türkiye’yi senkronize buz pateninde ilk kez 41 Buz Spor temsil edecek

Türkiye şampiyonluğunu kazandıktan sonra Fransa’da senkronize buz sporları yarışmasına katılan 41 Buz Spor Kulübü, dünya şampiyonasına katılma hakkı elde etti. İzmit ekibi, mart ayında Türkiye’yi temsil edecek

Mart ayında İsveç’te yapılacak Senkronize Buz Pateni Dünya Şampiyonasında Türkiye’yi temsil edecek takım belli oldu. Buz Pateni Federasyonu tarafından düzenlenen Senkronize Buz Pateni Türkiye Şampiyonası’nda birinci olan 41 Buz Spor Kulübü, Fransa’da düzenlenen FraceCup Senkronize Buz Sporları Yarışması’na katıldı. 17 sporcu, antrenör ve kulüp başkanının yer aldığı kafile yarışmada büyük heyecan yaşadı. Ülkelerinin en iyisi olan 10 takımın mücadele ettiği buzda Türkiye’yi temsil eden İzmit ekibi, barajları geçip ön koşulları sağladı ve dünya şampiyonasına katılım kotası aldı.

Mart ayında dünya şampiyonasına gidecekler

Türkiye Buz Pateni Federasyonu Yönetim Kurulu, Buz 41 Spor Kulübü Senkronize Takımı’nın dünya şampiyonasında Türkiye’yi temsil etmesini onayladı. Genç şampiyonlar mart ayında yapılacak dünya şampiyonasında ilk kez Türkiye’yi temsil ederek Türk Bayrağı’nı dalgalandıracak.

Senkronize buz pateni takımında sporcular; Ayşe İpek Derin, Volga Yusuf Ada Yılmaz, Oğuz Yaşar, Eylül Görgen, Defne İnsel, Nefes Akıncı, Defne Burmalı, Zeynep Naz Doğan, Esila Ünsever, Ayşe Naz Er, Ela Kiriş, Nisa Öztürk, Elan Hayat Başoğlu, Mina Naz Göçmen, İpek Demirsoy, Melis Atalan ve Mina Oducu, antrenörler; Ece Ongül Küçük ve Simge Yazıcı Ceylan ile şampiyonaya hazırlanıyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER Tüm Güncel Haberler

Bilal Erdoğan: “İsrail ile ticareti keselim diye 3 milyar doların üzerinde cari fazlamızdan feragat ettik”

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, “Türkiye, İsrail ile tüm ticaretini kesti. İsrail ile ticareti keselim diye 3 milyar doların üzerinde cari fazlamızdan feragat ettik” dedi.

Erdoğan, İlim Yayma Cemiyeti Kocaeli Şubesi Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Programda konuşan Erdoğan, “Eğer bu soykırım ile dünya hesaplaşacaksa, bir daha böyle bir şeyin olmaması sağlanacaksa o zaman Gazze’deki evlerin, hastanelerin, okulların, camilerin İsrail tarafından yapılması lazım. Normalde savaşın kusurlusuna savaş tazminatı ödettirilir. 55 milyon Müslüman ülkesi, ‘İsrail ile ilişkileri kesiyoruz’ dese İsrail bu işe devam edemezdi. Ama maalesef yapılan toplantılara rağmen İslam dünyasını konuda ortak adım atmaya ikna edemedi. Edemedikten sonra mayıs ayı itibari ile Türkiye, İsrail ile tüm ticaretini kesti. İsrail ile ticareti keselim diye 3 milyar doların üzerinde cari fazlamızdan feragat ettik. Daha fazlasını yapabilmemiz için daha fazlasını yapmaya muvafık bir millet olmamız da lazım. Bunun karşılığında ceremesi olursa çekmeye hazır bir milleti olması lazım” dedi.

Erdoğan, “Deprem bölgesinde neler yapabiliriz diye seferber olduk. 50. Yılla ilgili düşündüğümüz işlerin yerine deprem bölgesinde 50 kütüphane yapalım dedik. Hatay’daki depremde hamdolsun okullar hemen tamamı ayakta kaldı. İlim Yayma Vakfı olarak 36 tanesini deprem bölgesinde, 14 tanesini İstanbul’da, 51.’yi de Afrin de olmak üzere 51 tane kütüphane yaptık. Bazılarını bu yaz bitecek ama yaklaşık 40 tanesini tamamlayıp açtık. İlim Yayma Cemiyeti’nin 75 yılında, Kocaeli şubemizin de 50. yılında yapılacak çalışmalar inşallah bu hizmet kervanının daha çok insan tarafından hakkıyla bilinmesine vesile olur. Neden ilim yaymanın daha çok insan tarafından bilinmesi önemli? İhlas ve samimiyetle çıkılmış bir yol. 1951 yılında imam hatip kurulurken buralara öğrencinin gelmesi lazımdı. Celalettin Hoca, daha İstanbul İmam Hatibi açarken, matematik Türkçe, coğrafya öğretmeni buluyorlar ama din derslerini verecek hoca yok. Çünkü devletin sisteminde öyle bir memuriyet kalemi, öğretmen kadrosu yok. Ankara’da Celal Hocanın geçirdiği o günlerde önemli tartışma konularından bir tanesi Arapça ve Kuran’ı kerim derslerini Arap harfleri ile veremezsin, Latin harfleri ile vereceksin diyorlar. Yani okuma yazmayı Latin harfleri ile öğret, konuşabilir, anlar ama Arap harfleri ile gördüğü zaman okuyamasın. Yani aman zinhar bu memlekete bu harfler girmesin denilmiş. Yunan’ın, Çin’in, Japon’un alfabesine karşı böyle bir direnç yok ama Arap’ın harfi girerse ülke yıkılırız mahvoluruz düşüncesi vardı. Böylesine bağnaz, yobaz dünyanın hiçbir devrinde anlam verilemeyecek düzeyde katılıklar vardı. 1974 yılına kadar radyolarda Türk müziği yasak. Nedir bu Türk müziği? Zaman zaman sanat müziği dediğimiz, tasavvuf müziğinin de makamını, usullerini belirleyen, saray müziği de denilen müzik yasak. Atatürk de çok severmiş, niye yasak? Atatürk bir akşam, aslında maksadı o değilmiş ama kraldan çok kralcı bürokratlar öyle anlamış da öyle kalmış. Yersen hikaye böyle. Neler neler yaşamışız” diye konuştu.

“Başörtüsü düşmanlığını içlerinde taşımalarına rağmen yeri geldiğinde seçimde başörtüsü dağıtabiliyorlar”

Son 22 yılda birçok alanda normalleşme yaşandığını belirten Bilal Erdoğan, “Ayasofya’nın cami hüviyetini kavuşup yeniden açılması dahi bir normalleşme. Olması gereken oldu. Olmaması gerekenin kanıksanmış olmasıydı bizim utancımız. Ayasofya’ya kimse müze olarak gitmezdi. Anca turiste hizmet eder. Aklı başında bir Müslüman o mabedi bir müze olarak gezebiliyor muydu. O bize utanç olarak geliyordu. Onun normalleşmesi o normalleşmenin parçası. 22 yılda değişik zaman dilimlerinden geçtik. Bir anda olmuyor birçok şey. Bugün birisi başörtüsü düşmanlığını içlerinde taşımalarına rağmen başörtüsü ile ilgili bir şey konuşamıyor, hatta bunların siyasetçileri yeri geldiğinde seçimde başörtüsü dağıtabiliyorlar. Başörtüsü ile ilgili bir şey diyemiyorlarsa bu normalleşme olmasından kaynaklanıyor. Yani birilerinin eline imkan geçse yine yasaklar, yine kapatır ben bunu adım kadar eminim. Bunu bilen bilir. 15-20 yaşındaki çocuk bunu anlayamaz, ihtimal veremez. Ama tahmin ediyorum 28 Şubat’ı gören herkes, birilerinin eline fırsat geçmesi halinde Ayasofya’yı yeniden müze yapabileceğine, Kur’an kurslarının kapatabileceğine, imam hatipleri yeniden geriletebileceğine, başörtüsü ile ilgili yeniden yasaklar ihlas edebileceğine adı gibi emindir, bunu bilir. Bizim zilletimiz, bunların normalleşmesine yani Ayasofya’nın müze olması, ‘Başörtülüde de hakim olmaz’ dedirtilebilmesi kıyametimizdi. O kıyametlerden normalleşmeye gidiyoruz. Nedir bu normalleşme, bu kadar kadim kültürü olan bir milletin; kendi kimliğini, kültürünü yaşayabilmesi, tarihi, kültürü ile barışık olabilmesidir” şeklinde konuştu.

“Dünyanın en büyük savaşları olmasına rağmen adamların umurunda değil”

Bugün dahi Cumhuriyet bayramı merasiminde geçmişi karalama söylemleri hakim olduğunu belirten Erdoğan “Her toplumun geçmişinde hatırlamak istemediği geçmişi vardır ama bizde herhalde en azıdır. Batının gavuru, geçmişindeki bunca zulüm, soykırım, vahşet, dünyanın en büyük savaşları olmasına rağmen adamların umurunda değil. Geçmişle hesaplaşma, geçmişteki utançlarla yüzleşme olmadığı gibi yeni köleleştirme metotlarını bulmuşlar. Ruanda da 1 milyon insan öldürülürken, Bosna Hersek’de 250 bin insan katledilirken, Gazze’de 50 bin küsur insana soykırım uygulanırken de hiç oralı olmayabiliyorlar. Gözlerinin önünde müsaade ederek, destekleyerek. Şimdi Gazze’de soykırım. İşte Netanyahu’yu indirdik mi hesaplaştık diyecekler. Avrupa’daki yöneticilerin kafasındaki tasarım budur. Amerika’daki şu anki yöneticilerin değil de ortalama Amerika yöneticilerinin kafasında muhtemelen Netanyahu seçimi kaybeder, suçu önün üstüne yıkarız, bu soykırımdan İsrail’i temizleriz diye düşünüyorlar. Ne mümkün” ifadelerini kullandı.

“Gazze’deki insanlarının evlerinin, hastanelerinin, okullarının, camilerinin İsrail tarafından yapılması lazım”

İsrail konusuna değinen Bilal Erdoğan, “İsrail’de Hamas bunlara terör saldırısı yaptı dediğin siviller birilerinin evine çökmüş. Nasıl buna sivil diyorsun. Eğer bu soykırım ile dünya hesaplaşacaksa, bir daha böyle bir şeyin olmaması sağlanacaksa o zaman Gazze’deki insanlarının evlerinin, hastanelerinin, okullarının, camilerinin İsrail tarafından yapılması lazım. Normalde savaşın kusurlusuna savaş tazminatı ödettirilir. 55 milyon Müslüman ülke hepsi ‘İsrail ile ilişkileri kesiyoruz’ dese İsrail bu işe devam edemezdi. Ama maalesef yapılan toplantılara rağmen İslam dünyasını konuda ortak adım atmaya ikna edemedi. Edemedikten sonra mayıs ayı itibari ile Türkiye, İsrail ile tüm ticaretini kesti. İsrail ile ticareti keselim diye 3 milyar doların üzerinde cari fazlamızdan feragat ettik. Daha fazlasını yapabilmemiz için daha fazlasını yapmaya muvafık bir millet olmamız da lazım. Bunun karşılığında ceremesi olursa çekmeye hazır bir milleti olması lazım” dedi.

Kategoriler
EKONOMİ Tüm Ekonomi Haberleri

2025 Dünya Hükümetler Zirvesi başlıyor

140 hükümetten delegasyonlar ve küresel teknoloji liderleri, dünyanın en büyük sorunlarına yönelik çözümleri hızlandırmak için 11-13 Şubat tarihlerinde Dubai’de bir araya geliyor. Önemli konuklar arasında, 30 devletin hükümet başkanları, IMF Genel Müdürü, Google, AstraZeneca, MasterCard, Dow Jones CEO’ları da yer alacak.

Dünya Hükümetler Zirvesi (WGS 2025), 12. edisyonunda, devlet başkanlarından teknoloji dünyasının önde gelen isimlerine kadar dünyanın en etkili liderlerini, önümüzdeki on yıl boyunca küresel ilerlemeyi sağlamak için çözümler geliştirmek üzere bir araya getiriyor.

30’dan fazla devlet başkanı, 400’den fazla bakan, 80 uluslararası kuruluş, 140 hükümet delegasyonu ve 6.000’den fazla katılımcı, 11-13 Şubat tarihleri arasında Dubai’de bir araya gelerek ekonomik istikrar, dijital dönüşüm ve kamu-özel sektör iş birliğinin anlamlı bir değişim yaratabileceğine dair çözümleri belirleyecek.

“Amacımız gelecek nesilleri güçlendirmek”

Teknolojik değişimin hızlandığı ve jeopolitik dönüşümlerin yaşandığı bir ortamda, Dünya Hükümetler Zirvesi’nin, hükümetlerin, endüstrilerin ve küresel kurumların etkili değişimi yönlendirdiği önde gelen bir platform olduğunu belirten BAE Kabine İşleri Bakanı ve Dünya Hükümetler Zirvesi Başkanı H.E. Mohammad Al Gergawi, “Dünya Hükümetler Zirvesi, 2013’teki başlangıcından bu yana geleceği öngörmek ve şekillendirmek için liderleri, uzmanları ve girişimcileri bir araya getiren gelecek odaklı bir düşünce platformu olmuştur. Zirve bu yıl da hükümetlerin ve toplumların karşı karşıya kaldığı hızlı değişimleri ve ortaya çıkan zorlukları ele alan küresel bir diyaloğu teşvik ediyor. Amacımız, insanlığın kaydettiği ilerlemeyi değerlendirmek, koşulları iyileştirme fırsatlarını belirlemek ve sürdürülebilir bir gelecek inşa ederek, gelecek nesilleri güçlendirmektir” açıklamasında bulundu.

İş birliği yoluyla küresel etki yaratmak amaçlanıyor

Yönetişimin inovasyonla kesişerek somut sonuçlar doğurmasını sağlayan ve alternatif çözümleri teşvik etmek amaçlayan Dünya Hükümetler Zirvesi, bünyesinden gerçekleştirilecek oturumlara 300’den fazla küresel uzman katılacak ve zirve 30 stratejik raporun hazırlanmasıyla sona erecek.

 

Yapay zekanın yönetişimdeki rolü, mobilitenin geleceği, ekonomik dayanıklılık, iklim adaptasyonu, küresel sağlık dönüşümü, ortaya çıkan sınırlar ve nüfus azalması gibi acil konular, 21 forum ve 200’ün üzerinde interaktif oturumda ele alınacak.

 

Uluslararası kuruluşların liderleri katılacak

Zirve, küresel iş birliğini, bilgi alışverişini ve uygulanabilir stratejileri teşvik ederek ulusları, endüstrileri ve toplumları belirsizlikle başa çıkma ve herkes için daha dirençli ve eşitlikçi bir gelecek inşa etme konusunda güçlendirmektedir. Uluslararası Para Fonu Genel Müdürü Kristalina Georgieva, Arap Devletleri Ligi Genel Sekreteri Ahmed Aboul Gheit, OPEC Genel Sekreteri Haitham Al Ghais ve Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Jasem Albudaiwi gibi önemli uluslararası kuruluşların liderleri katılacak.

Ayrıca, 30’dan fazla üst düzey bakanlık toplantısı, uzmanlık ve en iyi uygulamaları paylaşmak üzere çeşitli sektörlerden hükümet liderlerini bir araya getirecek. Üstün başarılar, ‘En İyi Bakan Ödülü (PwC ile ortaklaşa)’ ve ‘Küresel Hükümet Mükemmeliyet Ödülü’ gibi prestijli küresel ödüllerle takdir edilecek.

Yapay zekanın geleceği nasıl dönüştürdüğünü keşfetmek üzere dünyanın önde gelen 100 yapay zeka uzmanını bir araya getiren TIME 100 AI toplantısı da Dünya Hükümetler Zirvesi 2025 kapsamında gerçekleştirilecek. Zirve; özel sektör, teknoloji, finans, enerji ve medya sektörlerinden üst düzey endüstri liderlerinin inovasyon ve yönetişim tartışmalarına katkıda bulunmasında kilit bir rol oynayacak.

Katılımın geçen yıla göre yüzde 50 artış gösterdiği Dünya Hükümetler Zirvesi, ileri görüşlü yönetişim için dünyanın önde gelen toplantısı olma konumunu bir kez daha göstermeye hazır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Dünya savaşları şirket savaşlarına dönüştü

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/dunya-savaslari-sirket-savaslarina-donustu-0-O1K4sFIt.mp4
Kocaeli’de düzenlenen, ’Akıllı Depolama ve Lojistiğin Gelecek Çözümlerinde Dijital Dönüşümün Önemi’ konulu çalıştayda önemli konular ele alındı. Gebze Organize Sanayi Bölgesi Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, “Dünya çok hızlı bir şekilde değişiyor. Dünya savaşları şirket savaşlarına dönüşüyor” dedi.

GOSB Teknopark, çalıştaylar serisinin 8’incisinde ’Akıllı Depolama ve Lojistiğin Gelecek Çözümlerinde Dijital Dönüşümün Önemi’ni ele aldı. Çalıştayda, endüstri 4.0 teknolojisinin sunduğu akıllı depo sistemleri ve dijital dönüşümün lojistik sektörünün gelişimini ne yönde etkilediği, lojistik sektörünün gelişimine bağlı olarak akıllı depo sistemlerinin bileşenleri ve kullanımı sonrası avantajları ile dezavantajlarının ortaya konulması gibi konular ele alındı. Ticaret alanındaki yenilikçi fikirlerin masaya yatırıldığı organizasyona öğretim üyeleri ve şirket temsileri yoğun ilgi gösterdi. Lojistik alanındaki gelişmelerin dünya ticareti üzerindeki etkilerinin incelendiği panelde, E-ticaretin gelişen ve dijitalleşen dünya standartlarında ön plana çıktığı vurgulandı. Panelde söz alan Ticaret Bakanlığı E-İhracat Daire Başkanı Hasan Önal, “Teknolojinin hızı ticaretin dijitalleşmesine oldukça büyük katkı sağlıyor. E-Ticaret her geçen gün genel perakendenin 2 katı oranında artıyor ve iç ticaretinde 4 katı üzerinde artıyor. Bunun arkasında yatan sebep ise teknolojik dönüşüm hızı” ifadelerini kullandı.

“Dünya savaşları şirket savaşlarına dönüştü”

Dünyanın çok hızlı şekilde değiştiğini ve global şirketlerin adeta savaş halinde olduğunu dile getiren GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, “Bugün burada lojistiğin gelecekteki uygulamaları üzerine çalıştay düzenledik. Dünya çok hızlı bir şekilde değişiyor. Dünya savaşları şirket savaşlarına dönüşüyor. Bir şirket çıkıyor, bir hamlesiyle karşısındaki şirketi milyarlarca dolar zarara uğratabiliyor. Böyle bir dönemdeyiz ve dolayısı ile hepimizin, firmaların yapay zekâsını, teknolojisini ve aynı zaman da bilimsel takım araştırmalarını yakından takip etmek gerekiyor. Akıllı depoları, lojistik süreçleri aynı zamanda lojistiğin zamanla nereye gideceği konusunda alanında uzman panelistlerimizden bu bilgiyi aldık” şeklinde konuştu.

“E-ticaret genel perakendeyi 2’ye, iç ticareti ise 4’e katladı”

Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Daire Başkanı Hasan Önal, E-ticaretin genel perakendeyi 2’ye, iç ticareti ise 4’e katladığını belirterek, “Dünya Gayri Safi Milli Hasılasına baktığımız zaman 100 trilyon dolar neredeyse yerinde sayıyor ama E-Ticaret her geçen gün genel perakendenin 2 katı oranında artıyor, iç ticaretin de 4 katı üzerinde artıyor. Bunun arkasında yatan sebep teknolojik dönüşüm hızı. Teknolojik değişim hızında ise iki tane sebep var. Bunlar veri transferi ve veri depolaması. Veri hızını biliyorsunuz 5 G’leri yaşıyoruz, 6 G’leri konuşuyoruz. Veri depolama hızında da USB disklerden USB’lere ve bulut teknolojisine gitti. Dolayısıyla teknolojinin hızı ticaretin dijitalleşmesine katkı sağlıyor. Diğer bir husus mobilete bunun üstüne de bir yapay zekâ geldi. Aslında ticaret artmıyor ticaret dönüşüyor ve dijitale doğru dönüşüyor. Bizde ticaret bakanlığı olarak bu dönüşümün farkındayız. Bu anlayışla da zaten 2022 Ocak ayında E-İhracat ve Yeni Nesil Teknolojiler dairesini kurduk. O günden bu güne işletmeden işletmeye değil aynı zamanda işletmeden tüketiciye yönelik desteklerin de verilmesi konusunda dairemizi kurguladık. Tabi tüketiciye verilecek destekler şu açıdan önemli; firmaları veri kaynağı oluşturuyor. Hangi ürünlerin üretileceği ve yenilik konusunda katkı sağlıyor. Dijitalleşme konusunda aynı zaman da yapay zekâ ve diğer araçları firmalarımız nasıl kullanacak bu konuda rehberliklerimiz oldu. Bu konuda rehber kılavuzlarımızı hazırladık. Son olarak da kolay ihracat platformunu ek boyut olarak ekibi hazırladık. Firmalarımız dijital ticarette nasıl adım atacaklar? Dijital pazarlamayı nasıl kullanacaklar? Bu konuda yapay zekâ destekli enstrümanlarımızı bakanlığımızın sayfasında sunduk. Zaman dijitalleşme dönemi. Firmalarımızı bu anlamda da artık dijitale yönlendiriyor ve verilerini optimize bir şekilde kullanmalarını tavsiye ediyoruz” dedi.

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Başkan Hürriyet, “İzmit’in kültürel tarihini sınırlar ötesine taşımaya çalışıyoruz”

İzmit Belediyesi, kültür ve sanat etkinliklerine bir yenisini daha ekleyerek IGF Dünya Folklor Birliği Başkanı Prof. Dr. Dorel Cosma’nın, Ekim 2024’te yayımlanan “Cafeneau BC” kitabının tanıtım toplantısına ev sahipliği yaptı. Mimarlar Odası Tarihi Bina’da gerçekleşen kitap tanıtım programına İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, IGF Dünya Folklor Birliği Başkanı Prof. Dr. Dorel Cosma, Yönetim Kurulu Üyeleri Robert Laszlo ve Pahone Pop, Türkiye Temsilcisi Murat Hürriyet, İzmit Belediyesi meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
İZMİT’İ SINIRLAR ÖTESİNE TAŞIMAYA ÇALIŞIYORUZ
Programda konuşan Başkan Hürriyet, “İzmit Belediyesi olarak bir süresidir iş birliği yaptığımız IGF ile birlikte İzmit’in kültürel tarihini sınırlar ötesine taşıyarak tüm dünyaya tanıtmak için çalışıyoruz. Kültürleri insanlığın hafızası olarak görüyoruz. Onları yaşatmak, zenginleştirmek ve paylaşmak hepimizin ortak sorumluluğu. Edebiyatın ve sanatın gücüyle dünyayı bir araya getiren eserlerden biri de kıymetli dostumuz Prof. Dr. Dorel Cosma’nın kaleme aldığı Cafeneau BC kitabı.
EMEK VEREN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM
İçerisinde İzmit’in kültürel değerlerine dair bilgiler bulacaksınız. Bu kitabı, uluslararası öneme sahip olduğu için sınırlar ötesinde İzmit’i anlatmak adına bir araç olarak görüyoruz. Dorel Cosma’ya, yönetim kuruluna ve emek veren herkese teşekkür ediyorum. Böylesine kıymetli bir eserin hem söyleşisini hem de imza gününü gerçekleştiriyor olmak bizim için önemli.
IGF’YE ÜYE OLAN TÜRKİYE’DEKİ İLK BELEDİYEYİZ
İzmit Belediyesi olarak sanata ve kültüre verdiğimiz önemi her fırsatta göstermeye çalışıyoruz. IGF Dünya Folklor Birliği’ne üye olan Türkiye’deki ilk belediyeyiz. 72 ülkenin bulunduğu, kültürün ve sanatın her dalı ile ilgili bilimsel çalışma yapan önemli bir birlik. Türkiye’deki ilk ofisini de Sanat Akdemimizde açtık.
HEP BİRLİKTE ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ
Sanat Akademimiz İzmit’in çocuklarına bilimsel sanat eğitimi verdiğimiz, üç beş kişinin oyun oynadığı kıraathaneden sanat fabrikasına dönüşen bir yer oldu. Binden fazla genç ve çocuğumuza ücretsiz hizmet veriyor. IGF ile olan işbirliğimizin altını olarak değerlendirdiğimiz Sanat Akademimizin Gold Star ödülüne layık görülmesi bizim için onur verici. İzmit’in dünyada kültür ve sanatla anılan bir kent olması için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
KİTAP, TÜM DÜNYAYI KAPSIYOR
Prof. Dr. Dorel Cosma, kültür ve edebiyat dünyasının önde gelen isimleriyle yapılan 23 röportajla hazırladığı kitabının içeriği ile ilgili katılımcılara bilgi verdi. Dorel Cosma, “Bugün burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Kültüre değer veren bu kadar insanla duygularımı paylaşmak benim için çok değerli. Kitabı, tüm dünyayı kapsayacak şekilde hazırladım. Tüm kültürel değerleri içeren röportajlar yer alıyor” ifadelerini kullandı.
COSMA’DAN HÜRRİYET’E İMZALI KİTAP
Konuşmaların ardından Prof. Dr. Dorel Cosma, Robert Laszlo ve Pahone Pop, İzmit Belediyesi Meclis Üyesi Erdem Arcan moderatör lüğünde keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Prof. Dr. Dorel Cosma, Cafeneau BC kitabını imzalayarak Başkan Hürriyet’e hediye etti.
Kategoriler
EKONOMİ Tüm Ekonomi Haberleri

Anadolu Grubu’nun tekne markası Aiata, Boot Düsseldorf’ta dünya prömiyerini gerçekleştirdi

ANADOLU GRUBU, ‘Anadolu’yu dünyaya, dünyayı Anadolu’ya bağlayan yıldız olma’ vizyonuyla, 20 ülkede, 90’dan fazla üretim tesisi, 6 Ar-Ge merkezi ve 100 bin’i aşkın çalışanıyla sekiz sektörde faaliyet gösteren çok güçlü bir yapıya sahip. Honda Marine ürünlerinin distribütörlüğüyle uzun yıllardır marin sektöründe yer alan Anadolu Motor, detaylı araştırma ve fizibilite çalışmaları sonucunda Aiata markasıyla tekne sektörüne güçlü bir giriş yaptı. Aiata’nın dünya prömiyeri bu yıl, 18-26 Ocak tarihleri arasında düzenlenen, denizcilik sektörünün en prestijli fuarı Boot Düsseldorf’ta yapıldı. Dünyanın pek çok yerinden fuara gelen ziyaretçiler, Aiata’nın ilk modeli Wayfinder 38’i yakından görme fırsatı buldular.

En son teknoloji ile tekne üretimi

Aiata tekneleri, İstanbul’da Çayırova Sanayi Bölgesi’nde bulunan 20.000 metrekarelik son teknoloji ile donatımış Anadolu Motor fabrikasında üretiliyor. Yılda 250 adede kadar tekne üretim kapasitesine sahip olan fabrikada, robotik teknolojiler ve modern teknikler kullanılıyor. Aiata’nın büyük ilgi toplayan ilk modeli Wayfinder 38’in tasarımındaysa dünyanın önde gelen ödüllü tasarımcılarından Jarkko Jämsen ile çalışılarak, hem global trendleri hem de tüketici ihtiyaçlarını merkeze koyan bir anlayışla ilerlendi. 

Boot Düsseldorf’ta gerçekleştirilen lansman etkinliğinde konuşma yapan Anadolu Motor Genel Müdürü Yutkun Tok; “Aiata’yı, Türkiye’nin zengin denizcilik mirası ve en son teknolojik çözümleri birleştirerek kurgularken, modern denizciliği yeniden tanımlama hedefiyle yola çıktık. Denizcilik bizim için sadece yeni bir girişim değil; geleneğimizin, deneyimimizin ve teknolojik uzmanlığımızın doğal bir evrimi. İlk modelimiz Wayfinder 38’in lansmanını ve markamızın dünya prömiyerini düzenlediğimiz 2025 Boot Düsseldorf’ta, dünyanın pek çok yerinden gelen ziyaretçilerin büyük ilgisiyle karşılaşmak bizleri gururlandırdı. Çok başarılı geçirdiğimiz fuarda misafirler, performans, konfor ve modüler tasarımı bir araya getirerek fark yaratan Wayfinder 38’i yakından görme fırsatı buldular. Wayfinder 38’in benzersiz tasarım özellikleri ve geniş donanım seçenekleriyle, her türlü kullanıcı ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz. 2026 yılına kadar portföyümüzü 45-50 fit kategorisindeki yeni bir modelle genişletmeyi ve daha da geniş bir müşteri yelpazesine hitap etmeyi planlıyoruz; bu konudaki çalışmalarımız süratle devam ediyor. Bu tekneler de yine Aiata’nın yüksek kalite, benzersiz tasarım ve profesyonel üretim anlayışını yansıtacak” dedi.

Denizciliğe yeni bir bakış getiriyor

Aiata’nın ilk modeli Wayfinder 38, 11.57 metre uzunluğundaki walkaround tasarımı ile deniz severlere çok yönlülük, konfor ve modülerlik sunan yenilikçi bir dıştan takma motorlu tekne. İleri teknoloji ile üretilen bu model, estetik ve fonksiyonel tasarımı birleştirerek, kullanıcılarına benzersiz bir deniz deneyimi yaşatmayı amaçlıyor. Wayfinder 38, optimize edilmiş “step hull” tasarımı ile eşsiz deniz performansı ve konforlu bir sürüş keyfi sağlarken, 300-425 hp aralığındaki farklı motor seçenekleri ve kişiselleştirilebilir konfigürasyonlarla kullanıcılarına geniş bir yelpaze sunuyor. Açık ve kapalı güverte tasarımları arasında kolayca geçiş yapılmasına olanak tanıyan, kullanıcıların tercihlerini karşılayacak şekilde kişiselleştirilebilen modüler tasarımıyla Wayfinder 38, kategorisindeki diğer teknelerden benzersiz biçimde ayrışıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
BELEDİYELER Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Tek işaret tek anlam için eğitim alıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları’na (KO-MEK) gelerek işaret dili öğrenmeye ve kendini geliştirmeye karar veren emekli Albay Gökalp Atılmış, 142 farklı işaret dilinin tek standartta birleştirilmesi için çalışma başlattı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK) tarafından işaret dili kurslarında işaret dili öğrenmeye ve kendini geliştirmeye karar veren emekli Albay Gökalp Atılmış, işaret dilindeki farklılıkları ortadan kaldırmak ve işaret dilini evrensel bir dil haline getirmek için çalışmaya başladı. Kendisi de bir yazılımcı olan ve Değirmendere KO-MEK Kurs Merkezi işaret dili branşında eğitim alan Gökalp Atılmış, “İşaret dili, işitme ya da konuşma kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin diğer kişilerle iletişim kurabilmesini sağlayan, görsel ve beden diliyle desteklenen sistemdir. Bu dil engelli bireylerin topluma daha iyi adapte olmalarını ve sosyal hayatta kendilerini daha iyi ifade etmelerini sağlar. İşaret dilinde de konuşma dilindeki gibi kelimelerin okunuşu ya da hareket biçimleri farklılık gösteriyor. Amacımız dünyanın her neresinde olursa olsun işaret dili ile konuşan herkesin farklılık göstermeden aynı anlamı anlamalarını sağlamak” dedi.

Standart bir dil hedefleniyor

Son dönemde yapılan araştırmalara göre, dünya çapında 142 farklı işaret dili bulunduğunu ifade eden Atılmış, “Bu kadar farklılığın olması dünyanın farklı noktalarında yaşayan işitme engelli bireylerin birbiri arasında iletişim kurmasını zorlaştırmaktadır. KO-MEK’te aldığım eğitimlerden sonra bu duruma kayıtsız kalmak istemedim ve yazılım konusunda neler yapabilirim diye düşündüm. İşaret dili ile yeni bir yazılım geliştirerek dünyanın her yerinde geçerli olacak standart bir dil oluşturmaya karar verdim” şeklinde konuştu.

Üniversiteler ile desteklenecek

Atılmış sözlerine şöyle devam etti:

“Tabii bu yazılımları tek başına yapmak imkansız. İşaret dilini görsel olarak tamamlamak gerekiyor. İşaretlerin birçoğu birbirine çok benziyor ve yakın hareketler. Bu yüzden veri tabanımızı geliştirerek işe başlamalıyız. Ayrıca bu tür projeler birer sosyal sorumluluk projesi kapsamanda gerçekleştiriliyor. Üniversiteler, yurt dışı eğitimler sizleri destekliyor. Bizler bu kapsamda bir kulüp kurarak o kulüp çerçevesinde bunları şekillendirip üniversitelerimize proje olarak verip ulusal bir yazılım geliştirmeliyiz”

Hedef, uluslararası standart

Hedeflerinin uluslararası işaret dilinde standart dil sağlamak olduğunu vurgulayan Atılmış, “Amacımız dünyanın her neresinde olursa olsun işaret dili ile konuşan herkes farklılık göstermeden aynı anlamı çıkarmalarını sağlamak. Konuşma dilinde farklılıklar olduğu gibi bu tür dil farklılıkları işaret dilinde de var. Bizim amacımınız bunu standarda oturtarak, işaret dili ile alakalı yeni bir yazılım üreterek, geliştirerek ve uluslararası standartlara oturtarak dünya dili haline getirtmek” diye konuştu.

Kategoriler
Belediye Spor Kulüpleri GÜNCEL HABERLER SPOR

Kağıtspor’dan şampiyonluklarla dolu bir yıl

Türkiye ve Kocaeli’nin en köklü kulüplerinden biri olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıtspor, ulusal ve uluslararası arenalarda birçok branşta 2024 sezonunu şampiyonluklarla tamamladı. Kağıtspor’un yıldızları bir yılda 254 madalya kazandı.

38 branşta 8 bini aşkın aktif sporcusu bulunan Büyükşehir Kağıtsporlu sporcular, 2024 yılında Olimpiyatlar ve oyunlarda 3 altın, 1 bronz, Dünya ve Avrupa Şampiyonaları’nda 5 altın, 2 gümüş, 15 bronz, Dünya ve Avrupa Kupaları’nda 2 altın, 3 gümüş, 11 bronz, Grand Slam’larda 4 gümüş, 8 bronz, Balkan Şampiyonaları’nda 4 altın, 1 gümüş, 2 bronz, Uluslararası Şampiyonalarda 22 altın, 25 gümüş ve 29 bronz madalya kazanarak dünyanın farklı ülkelerinde Kocaeli’nin adını duyurdu.

Kağıtspor atıcılık branşı sporcusu Oğuzhan Tüzün, judo branşı sporcuları İbrahim Tataroğlu, Muhammed Ali Demirel, Tuğçe Beder, Recep Çiftçi ve Merve Uslu ve halter branşı sporcusu Uğur Yumuk, Türk bayrağını Paris 2024 Olimpiyatlarında gururla dalgalandırdı.

19-26 Mart 2024 tarihleri arasında yapılan Trisomegames Down Sendromlu Özel Olimpiyatları’nda ise mavi beyazlı judocular büyük bir başarıya imza attı. Ferda Firuze Şevval Devrim T21 48 kiloda birinci, Talha Ahmet Erdem T23 73 kiloda birinci, Doğukan Coşar T21 81 kiloda birinci, Mehmetcan Topal ise T21 73 kiloda üçüncü oldu.

Adeta sporcu fabrikası kimliğine bürünen Büyükşehir Kağıtspor, 2024 yılında alt yapısından yetiştirdiği 159 sporcusunu milli takımlara gönderdi. Birçok branşta milli forma altında müsabakaya çıkan Kocaeli’nin gençleri, dünyanın farklı şehirlerinde Türk bayrağını dalgalandırmanın gururuyla Kocaeli’e döndü. Karate branşında Türkiye şampiyonalarında elde ettikleri başarıyla milli takımlara girmeye hak kazanan mavi-beyazlı sporcular; Avrupa Dünya Şampiyonaları Karate Premier Lig ve Seri A gibi dünyanın en prestijli organizasyonlarında Ay Yıldızlı formayla kürsüde yer aldı.

Gerek elde ettiği başarılar gerekse milli takımlara yetiştirdiği sporcular ile Türk judosunda örnek olarak gösterilen mavi-beyazlılar, 2022 yılında Dünya, Avrupa ve Türkiye’de düzenlenen şampiyonalarda 138 madalya kazanarak, judo tarihinde izine az rastlanır büyük bir başarı ve kırılması zor bir rekor elde etti.

12 branşta engelli bireylere desteğini sürdüren Büyükşehir Kağıtspor bu arenada da adından söz ettirdi. Engel ve rakip tanımayan sporcular, Türk bayrağını ulusal ve uluslararası müsabakalarda başarıyla temsil ederek 35 madalya kazandı.

“Yeni rekorlar elde etme niyetindeyiz”

Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıtspor Kulüp Başkanı İbrahim Ercin, “2024 yılı bizim açımızdan çok başarılı geçti. 2025 yılında ülkemizi uluslararası organizasyonlarda en iyi şekilde temsil etmeye devam etmek istiyoruz. Elde ettiğimiz başarılı sonuçları 2025 yılında arttırmak ve yeni rekorlar elde etme niyetindeyiz. Yine yoğun bir yıl geçireceğiz. Şampiyonalarda başarılı olan sporcularımızı antrenörlerimizi yürekten kutluyorum” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Sağlıklı Kentler Birliği ‘Kent ve İklimi’ Osmangazi’de konuştu

Osmangazi Belediyesi, kentleri daha sağlıklı bir geleceğe taşımak amacıyla çalışmalarını sürdüren Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen Kent ve İklim Paneli’ne ev sahipliği yaptı. Kentleşmenin iklim ve insan sağlığı üzerindeki etkilerinin ele alındığı panelde, hızlı bir şekilde önlem alınmazsa Türkiye’nin ve dünyanın büyük bir felakete sürükleneceğine vurgu yapıldı.

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından sağlıklı şehir kavramını yaymak, bu bilinci yerel yönetimlere ve topluma kazandırmak amacıyla düzenlenen Kent ve İklim Paneli, Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleşti. Osmangazi Belediyesi’nin iyi uygulama örneklerinin yerinde incelendiği panel programında, Azerbaycan’ın Bakü şehrinde gerçekleştirilen COP29 Zirvesi ile 2024 DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Toplantısı hakkında da bilgilendirmeler yapıldı. Panelde ayrıca üye belediyelerin SECAP (Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı) deneyimlerine de yer verildi.

Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Kent ve İklim Paneli’ne
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Bursa Büyükşehir eski Belediye Başkanı Erdem Saker, birliğe üye belediyelerin başkan ve temsilcileri, meclis üyeleri ile akademisyenler katıldı.

Aydın: “Bursa sağlıklı bir kent mi?”

Osmangazi’nin tanıtım filminin gösterimiyle başlayan programda konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Uludağ’ın eteklerinde yer alan kadim şehir Bursa, ne yazık ki, önemli bir kimlik arayışı içinde. Bu süreçte, sadece sanayi, kültür ya da turizm odaklı bakmak yerine, Bursa’nın sağlıklı bir şehir olup olmadığına dair sorular sorarak geleceği şekillendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Sağlıklı kentler oluşturmak, sadece fiziksel yapılarla değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve çevresel faktörlerin de bir arada düşünüldüğü, tüm bu bileşenlerin uyum içinde olduğu şehirlerdir. Bu doğrultuda, kentlerimizin potansiyelini sağlıklı bir kent olarak keşfetmek ve bu vizyonu hayata geçirmek hepimizin ortak sorumluluğu. 2024’ün sonuna geldik. Nilüfer Çayı gibi Türkiye’nin en önemli kaynaklarından birine sahip bir kentte su kriziyle karşı karşıyayız. Aynı şekilde Marmara’ya kıyısı olan kentlerimiz hatırlayacaktır birkaç yıl öncesinde müsilaj sorunu yaşadık. Hava kirliliği raporlarına baktığımızda aynı şekilde riskli koşullarda kentlerimizin havasını soluyoruz. Fabrika atıklarıyla, kaçak yapılarla tarım alanlarımız yok ediliyor. Yani odağında insan faktörünün olduğu bir iklim krizi yaşıyoruz” dedi.

Aydın: “Her alanda sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyoruz”

Osmangazi Belediyesi olarak, doğa ve insan ilişkisini en iyi şekilde yapılandırarak kentlerin geleceğini şekillendirmek için çaba gösterdiklerini ifade eden Başkan Aydın, “İklim değişikliği, sıfır atık ve enerji yönetimi konularında belediyemizin kurumsal sera gazı envanterini oluşturarak karbon ayak izimizi en aza indirecek adımları tek tek atıyoruz. İlçe sınırlarından geri dönüşüm toplama araçları ile yılda yaklaşık 6 bin ton ambalaj atığını toplayıp, geri dönüşüme yollayarak hem ekonomiye hem çevreye değer katıyoruz Böylelikle yılda 57 bin 120 ağacın kesilmesini önlüyoruz. Mobil atık toplama aracımızla her yıl yaklaşık 160 ton atık yağ topluyoruz. Böylelikle yılda 160 milyon ton suyun kirlenmesini engelliyoruz. Her yıl yaklaşık 6 ton atık pili bertaraf ediyoruz.  Böylelikle 432 dönüm toprağın kirlenmesinin önüne geçiyoruz. Veysel Karani Kurban Satış ve Kesim Tesisi ile Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi gibi tesislerimizin çatısına kurulu güneş santralleriyle tükettiğimiz enerjinin yüzde 25’ini güneş enerjisinden karşılıyoruz.  Kullandığımız yenilenebilir enerji sayesinde yıllık yaklaşık 900 bin kilogram karbondioksitin doğaya salınımını engelleyerek, hava kirliliğini önlüyoruz. Park sayımızı 693’e yükselterek, düzenlenmiş yeşil alan miktarını 1 milyon 767 bin 485 metrekareye çıkardık. Bu parklarda hayata geçirdiğimiz damla sulama ve akıllı sulama sistemleri ile yılda yüzde 40 su tasarrufu sağladık. Yine parklarımızda hayata geçirdiğimiz led ve solar aydınlatma sistemleri ile yılık yüzde 20 enerjiden tasarruf ettik” diye konuştu.

Aydın: “Çevreyi kirletmemenin en etkili yolu kirletmemek”

Çevreyi korumanın en etkili yolunun önce kirletmemek olduğunu biliyor ve çevreye duyarlı nesiller yetiştirmek için eğitim çalışmalarına da önem veriyoruz diyen Başkan Aydın, “İlçemizdeki okullarda yaklaşık 8 bin öğrenci ve mahallelerimizdeki 4 bin vatandaşımızla bir araya gelerek çevre bilinci eğitimleri veriyoruz. Güvenli-Yeşil Bina Sertifikaları ve Kalite Yönetim Sistemi Belgeleri ile çevre konusundaki standardımızı her geçen gün daha da yükseltiyoruz. Sürdürülebilir ve sağlıklı bir gelecek için yarının çok geç olduğunu biliyor ve adımlarımızı bugünden kararlılıkla atıyoruz.  
Türkiye’nin en çok nüfusa sahip beşinci ilçesiyiz. Bu noktada her ne kadar Büyükşehir yasasıyla mahalle olsa da kentten köylerimize dönüşü sağlamalıyız. Tarımı desteklemeli, doğa insan ilişkisini güçlendirmeli, her alanda dirençli kentler oluşturmak için çalışmalıyız.  Panelimizin kentlerimiz ve insanımız için hayırlı olmasını diliyor, tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Tugay: “Tüm dünya azaltırken Türkiye kömür yatırımları arttırıyor”

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise yaptığı konuşmada, “Paris Antlaşması ile dünyanın ısı artışının 1,5 derecede sınırlandırılması hedefi konulmuştu. Maalesef bu hedefe hızlıca ulaşıldı. 2030 yılında dünyanın karbon nötr olması hedefleniyordu. En azından yüzde 45’lik bir azaltım hedeflenmişti. Ancak dünya, bu hedeften çok uzak durumda. Son yıllardaki sıcaklık ortalamaları 1,5 derecenin üzerine çıktı bile. Çevresel sorunlar, tarımda rekolte azalması, kuraklık, ekosistem değişimleri, denizlerimizde müsilaj oluşması, ülkemizde daha önce görmediğimiz haşere türlerinin ortaya çıkması gibi durumlar işe bu sıcaklık artışının sonuçları. Ekosistemin bozulmasına, bunun da kent yaşamımıza olumsuz yansımasına tanık olacağız. Türkiye’nin daha hızlı adımlar attığı bir plana ihtiyacı var. Türkiye, 2053 yılında karbon nötr hedefi koymuş durumda. Ancak bizim bu hedefe 2153’te dahi ulaşmamız imkansız. Bütün dünya ülkeleri kömür tüketiminde geriye giderken, biz kömür yatırımlarımızı arttırmış durumdayız. Yıllık 558 milyon ton karbon emisyonumuz var. Kişi başına 6,71 ton karbon üretiyoruz. Bu rakamlarla dünyada karbon üretiminde 15’inci sıradayız. Karbon üretimine neden olan en büyük etkenin kömüre dayalı enerji üretimi olduğunu görüyoruz. Daha sonra sanayi ve tarım geliyor. Enerjiyi daha verimli kullanmak yolunda önemli çalışmalar yapmamız gerekiyor” dedi.

Tugay: “Su, gıda, enerji ve toprak bizim odak noktalarımız olmalı”

Su, gıda, enerji ve toprak olmak üzere dört tane odak noktası üzerinde durulması gerektiğine vurgu yapan Dr. Cemil Tugay, “Bu dört başlıkta hem krizler bizi bekliyor. Yaşamımızı devam ettirebilmemiz sürdürülebilir hale getirmemiz gereken konu başlıkları bunlar. En büyük tehditlerimiz ve risklerimiz de bu alanlarda. Bu dört maddeyi Anayasa’nın maddeleri gibi aklımızda tutmalıyız. Susuzluk sorunu bu yıl Türkiye’de zirve yaptı. Su kaynaklarımız hızla tükenme noktasına geldi. Bizim gerçek anlamda bir su yönetimi planı sahibi olmamız lazım. Tarımsal ürünlerin rekoltesinde düşüş var. Aynı zamanda sağlıklı ve güvenli gıda üretimimizle ilgili de ciddi bir sorun var. Kentsel bir gıda eylem planımız mutlaka olmalı. Kendine yeten kentler anlayışıyla da gelecek gıda krizlerine şehirlerimizi hazırlamalıyız. Alınabilecek pek çok önlem ile yüzde 50’lere varan enerji tüketimi azaltımı yapabiliriz. Ülkemizde ne yazık ki yenilebilir enerji yatırımları planlı ve doğru bir şekilde yapılmıyor.  Bu alandaki yatırımların belirli yatırımcıların üzerinden yapıldığını görüyoruz. Rüzgar enerjisi ve jeotermal enerji konusunda çok büyük potansiyelimiz var. Bu kaynakları daha doğru kullanmalıyız. Tarım konusunda ise maalesef ki kimyasal içerikli atıklar ve yanlış tarım teknikleri ile toraklarımızı kirletiyoruz. Daha doğru tarım teknikleri ve bilinçli hayvancılık ile tarım kökenli toprak bozulmasını da önlemek için çalışmalıyız” diye konuştu.

Tugay: “Yaklaşmakta olan felaketin çan seslerini duyuyoruz”

Dünyanın iklim konusunu ciddiye almadığını dile getiren Dr. Cemil Tugay, “
“Ülkelerin bu alandaki politikaları yeterli değil. Karbon emisyonunu düşürmek adına yeterli adımlar atmıyorlar. Avusturalya, Kanada, ABD ve Çin gibi ülkeler en fazla karbon emisyonuna neden olan ülkeler. Hesaplara göre 2030 yılına kadar karbon nötr olabilmek için dünya olarak 3,5 trilyon dolar harcamamız lazım. Şuanda harcanan rakamlar bunun çok uzağında. Konuştuğumuz bu durumları, yaklaşmakta olan felaketin çan sesleri olarak nitelendirebiliriz. Dünya bir felakete doğru gidiyor. Açlığı, çölleşmeyi, çok yüksek sıcaklığı, kıtlığı, göçleri kısa zaman dilimi içerisinde yaşama ihtimalimiz çok yüksek. Bunu önlemek için samimi bir çaba ve mücadele içerisinde olmalıyız.
 
Üç oturum olarak düzenlenen Kent ve İklim Paneli’nin ilk oturumu, ‘İklim ve Sağlık Ekseninde COP 29’ konu başlığında gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu’nun yaptığı oturuma Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Bölgesel Direktörü Kira Fortune, video kaydı ile katılarak birlik üyelerine hitap etti. Oturumda konuşmacı olarak yer alan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Oktay ve Eskişehir Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe ise yaptıkları sunumlarda önemli açıklamalarda bulundu.

‘2024 DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Toplantısı Bilgilendirmesi’, konusunun ele alındığı ikinci oturumda ise konuşmacı olarak Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Murat Ar ile İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Danışma Kurulu Üyesi Ahmet Toker, yer aldı. Üçüncü ve son oturumda ise ‘Üye Belediyelerin SECAP Deneyimleri’ konusu konuşuldu. Moderatörlüğünü ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü SKB Danışma Kurulu üyesi Doç. Dr. Ender Peker’in yaptığı oturumda, konuşmacı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği Şube Müdür Yardımcısı Berfin Kahraman, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve İklim Değişikliği Müdürü Meriç Deniz, Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Turan ve Bahçelievler Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Şefi Erdinç Şimşek yer aldı.

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Kent ve İklim Paneli’nin kapanış oturumunun ardından tüm katılımcılara sertifika takdim edildi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, başta olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesinden Bursa’ya gelen birlik üyesi belediye başkanları ve meclis üyeleri, akademisyenler ve diğer tüm katılımcılar Osmangazi’ye ve organizasyona hayran kaldıklarını belirterek Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a misafirperverliklerinden dolayı özellikle teşekkür ettiler.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Türk Üniversiteleri Akademik Çalışmaları ile Değil Yeşil Kampüsleriyle Dünya Listesinde!

Bilimsel çalışmalar açısından dünyadaki 500 üniversite arasında 3 üniversitesi yer alan Türkiye, yeşim kampüsleriyle dünya listesine girdi!

Yeşil kampüsler konusunda YÖK tarafından bir açıklama yapıldı. Yükseköğretim Kurulu’nun resmi internet sayfasından yapılan açıklamada, “2024 Yeşil Üniversite Endeksinde 6 üniversitemiz ilk 100’de, 45 üniversitemiz ilk 500’de yer almayı başardı. Toplam 94 üniversitesi ilk 1000’e giren Türkiye, bu alanda dünyada 1. sırada yer aldı” ifadelerine yer verildi.

Türkiye’nin dünya sıralamasında bilimsel çalışmalar açısından ilk 500’e giren sadece 3 üniversitesi bulunuyor.

Yeşil Üniversite Endeksi Platformu (UI GreenMetric) 2024 verilerine göre Türk üniversiteleri yeşil kampüsleriyle dünyanın zirvesine yükseldi.Toplam 94 üniversitesi ilk 1000’e giren Türkiye, bu alanda dünyada 1. oldu. 2023 yılında 87 üniversitemiz ilk 1000’e girmişti. Dünyanın en yeşil üniversiteleri sıralamasında Türkiye’den 6 üniversite ilk 100’de yer aldı. Türkiye ilk 100’de en fazla üniversitesi olan ülkeler sıralamasında Avrupa’da İtalya’nın (7) ardından 2, dünyada 5. oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 38, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 59, Erciyes Üniversitesi 80, Özyeğin Üniversitesi 82, Ege Üniversitesi 88 ve Yeditepe Üniversitesi 90. sırada listeye girmeyi başardı.

Sıralamalar üniversitelerimizin geçen yıla göre bu yıl daha üst basamaklara yükseldiğini gösterdi. 2023 yılında İTÜ 46., YTÜ 63., Erciyes Üniversitesi 85., Özyeğin Üniversitesi 89., Ege Üniversitesi 96., Yeditepe Üniversitesi 98. sırada yer almıştı. Türkiye’den 37 devlet ve 8 vakıf olmak üzere toplam 45 üniversite ilk 500’de yer aldı. Bu sayı ile Türkiye ilk 500’de en fazla üniversitesi olan ülkeler sıralamasında Avrupa’da 1. dünyada ise 2. sırada yer aldı

Yeşil Üniversite Endeksi

Yeşil Üniversite Endeksi, 2024 yılında dünya genelinde 95 ülkeden 1.477 üniversiteyi sıralamaya dahil etti. Toplam 118 Türk üniversitesi listede kendine yer buldu. Böylece Türkiye, Avrupa’da sıralamada en fazla üniversitesi bulunan ülkeler arasında da 1. olmayı başarırken, dünyada da 2. oldu. 2023 yılında sıralamada yer alan üniversite sayımız 96 olmuştu. Yükseköğretim Kurulunun “İklim Dostu Kampüs” projesiyle teşvik ettiği üniversiteler, sürdürülebilir, enerji verimli, doğayla uyumlu ve çevre dostu kampüsleriyle dünya yeşil üniversiteler sıralamalarında üst sıralara yükselmeye devam ediyor. 2010 yılında kurulan ve her yıl katılımcı üniversitelerin sürdürülebilirlik performansının derecelendirmesini yapan Yeşil Üniversite Endeksi Platformu 2024 yılı verileri, Türk üniversitelerinin uluslararası düzeydeki başarılarını gözler önüne serdi. Tüm dünyada saygın üniversitelerin katıldığı, uluslararasılaşmayı teşvik eden, sürdürülebilirliğe dikkat çeken ve çevre bilinci konusunda evrensel farkındalık yaratmayı amaçlayan Yeşil Üniversite Endeksi her yıl, altyapı, enerji ve iklim değişikliği, atıklar, su kaynakları, ulaşım ve eğitim-araştırma gibi alanlarda üniversiteleri değerlendirip sıralıyor.

Yeşil Üniversite Sıralamasına Giren Üniversiteler

Yeşil Üniversite Endeksi 2024 verilerine göre ilk 500’de yer almayı başaran Türk üniversiteleri ve sıralamaları şöyle oluştu:

İstanbul Teknik Üniversitesi (38), Yıldız Teknik Üniversitesi (59), Erciyes Üniversitesi (80), Özyeğin Üniversitesi (82), Ege Üniversitesi (88), Yeditepe Üniversitesi (90), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (126), Başkent Üniversitesi (129), İnönü Üniversitesi (139), İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (140), Dokuz Eylül Üniversitesi (144), Sakarya Üniversitesi (153), Bartın Üniversitesi (183), Fırat Üniversitesi (211), Hasan Kalyoncu Üniversitesi (217), Sabancı Üniversitesi (230), Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (236), Atatürk Üniversitesi (246), Mersin Üniversitesi (247), Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (254), Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (256), Hitit Üniversitesi (279), Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (280), Ondokuz Mayıs Üniversitesi (281), Düzce Üniversitesi (285), Afyon Kocatepe Üniversitesi (287), Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi (293), Antalya Bilim Üniversitesi (298), Hacettepe Üniversitesi (299), Çukurova Üniversitesi (303), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (307), Kastamonu Üniversitesi (321), Mardin Artuklu Üniversitesi (332), Bursa Teknik Üniversitesi (350), Selçuk Üniversitesi (369), İstanbul Aydın Üniversitesi (379), Kapadokya Üniversitesi (399), Gazi Üniversitesi (401), Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi (417), Iğdır Üniversitesi (424), Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (444), Kocaeli Üniversitesi (452), Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (465), Artvin Çoruh Üniversitesi (473), Uşak Üniversitesi (489). (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version