Kategoriler
Ürkütücü Haberler

Genç kızı kaza süsü vererek canice öldürmüştü: Susma hakkını kullandı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/genc-kizi-kaza-susu-vererek-canice-oldurmustu-susma-hakkini-kullandi-0-VCUFlqxj.mp4
Kocaeli’de cinsel birliktelik teklifini geri çeviren kızı boynuna ip bağlayarak bayıltan ve kamyonetle birlikte uçurumdan atarak kaza süsü veren sanık, görülen ilk duruşmada susma hakkını kullandı. Tek çocuğunu toprağa veren acılı anne, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, sanıkla ilk kez karşı karşıya geldiğini belirterek, “Kızımın boynuna doladığın ipi inşallah tez zamanda senin boynunda görürüm. Ben öpmeye kıyamazken kızım canice katledildi. Kızımı toprağa verdim ama bende arkasından girdim. Yaşayan bir ölüyüm” dedi.

Olay, 19 Mayıs tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, kamyonetin 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (22), Eşref K. (20), Yaser A.A. (20) isimli erkekler ile Ceylan Ç. (20) ve Kibar N.K. (17) isimli kızları gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve Kibar N.K. ise serbest bırakıldı.

3 kez ifade değiştirdi

Tunay A., polise ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtmiş, olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı cinayeti işlediğini itiraf etmişti. Savcı karşısına çıkarılan zanlı Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu belirtmişti. İddianamede de Tunay A.’nın olay günü 0.47 promil alkollü olduğunun belirtilmişti. Sanığın, hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılmasına yönelik iddianame hazırlanmıştı.

Ayrıca şüpheliler Kibar N.K. ve Yaser A.A.’nın “Kadına karşı kasten öldürme” suçundan, Eşref K. ve Ceylan Ç.’nin, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildi.

İlk celse görüldü

Tuncay A. hakkında “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” “Kadına karşı kasten öldürme” suçlarından açılan davanın ilk duruşması Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşma salonunda tutuklu sanık Tuncay A., avukatları Mehmet Kamil Şirin, Burak Şahin ile maktulün annesi Kevser Erden ve avukatı Tarık Sağlam katıldı. Tanık Eşref K.’de duruşma salonu dışında hazır bulundu.

Sanık susma hakkını kullandı

Sanık gelecek celse savunmaya yapacağını belirterek, bu duruşmada susma hakkını kullanarak tahliyesini istedi. Sanığın en ağır cezayı almasını isteyen maktulün annesi Kevser Erden, “Olay öncesinde kızımla sanık arasında tartışmaya şahit olmadım. Aralarında bir gönül ilişkisi olup olmadığına da şahit olmadım, sanıktan şikayetçiyim” diye konuştu.

“Rümeysa, Tunay’la yaklaşık 2 haftadan beri sevgili olduklarını söylemişti”

Tanık olarak dinlenen Eşref K., “Rümeysa yakın arkadaşımdı. Olay anında yanlarında değildim. Olay öncesinde beraberdik. Sanık Tunay, Rümeysa, Kibar ve Ceylan ile beraber mekana gittik. Ancak sanık ve Rümeysa alkollü olmaları sebebiyle onları içeri almadılar. Mekan önünde Rümeysa ile güvenlik arasında içeri alınmaması konusunda tartışma çıktı. Tuna ise Rümeysa’yı sakinleştirmeye çalışıyordu. Daha sonra sanık ve Rümeysa kamyonetle yanımızdan ayrıldı. Sanıkla maktul arasında tehdit, hakaret, kavga gibi şeylere şahit olmadım. Rümeysa, Tunay’la yaklaşık 2 haftadan beri sevgili olduklarını söylemişti” şeklinde konuştu.

“Müvekkilimin avukatı arasındaki hukuka aykırı yapılan iş ve işlemlere dayalı olarak soruşturma yapılmıştır”

Sanık avukatı Burak Şahin, “Konuya ilişkin soruşturma dosyasının incelenmek üzere celbini istiyoruz. Dosya soruşturmasında konu olay cinayet bürosu görevlileri ile müvekkilimin avukatı arasındaki hukuka aykırı yapılan iş ve işlemlere dayalı olarak soruşturma yapılmıştır. Bu da savunmanın sağlığı ve doğruluğu bakımından yararlı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

“Yaşayamıyorum, kızımı toprağa verdim ama bende arkasından girdim. Yaşayan bir ölüyüm”

Duruşma sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan anne Kevser Erden, “Kızımın ilk duruşmasıydı. Duruşma salonunda sanık ile karışı karşıya geldim, ona söylemek istediğim çok şey vardı ama söyleyemedim. Buradan sizin aracılığınız ile söylüyorum. ’Kızımın boynuna doladığın ipi inşallah tez zamanda senin boynunda görürüm’. Adalet istiyorum, sanığın en ağır cezasıyla yargılanmasını istiyorum. Tek çocuğumdu, ben öpmeye kıyamazken canice katledildi. Bunu yapanlar en ağır cezayı alsın. Kaza süsü verilmişti, sonradan cinayet olduğu anlaşıldı. Konuşamıyorum dilim damağım birbirine dolanıyor, katille karşı karşıya geldim, bir şey yapamadığım için kendimi zor tutuyorum. İnşallah en ağır cezayı alır ve ben de o ipi boynunda görürüm. Yaşayamıyorum, kızımı toprağa verdim ama bende arkasından girdim. Yaşayan bir ölüyüm” dedi.

“Sanığın soruşturma aşamasında 3 farklı ifadesi var”

Erden’in avukatı Tarık Sağlam ise “Bugün tüm Türkiye’yi ilgilendiren gencecik bir kızın canice öldürüldüğü duruşmanın ilk celsesi yapıldı. Sanık bugün ifade vermekten imtina etti, gelecek celse dinlenecek. Ancak sanığın soruşturma aşamasındaki tüm beyanlarında sadece bir ifadesi hariç kaza nedeniyle Rümeysa’nın öldüğünü belirtmişti. Dosyadaki tüm delillerden anladığımız üzere bir kaza değil, katlediliş, öldürme olduğu ortadadır. İlerleyen aşamalarda sanığın savunması alındıktan sonra biz de gerekli beyanlarda bulunacağız, sonuna kadar takipçisi olacağız. Sanığın en ağır cezayı alması için gerekli süreci yürüteceğiz. Sanığın soruşturma aşamasında 3 farklı ifadesi var. Sanık ilk alındığında kaza olduğunu belirtiyor ancak inceleme sonrasında cinayet olduğu ortaya çıkıyor. Bunun üzerine ifadesi alındığında tüm gerçekleri anlatıyor. Savcılıktaki sorgusunda ise kaza olduğunu belirtiyor. Mahkeme de bugün savunma yapmasını bekliyorduk ancak yapmadı. Gelecek celse savunması alınacak. İlerleyen süreçte gerçekler ortaya çıkacaktır. Olay anında polisi arayıp kaza olduğunu ihbarında bulunuyor. Kaza süsü vermek amacıyla senaryo uyduruyor, bu senaryoyu uygularken aracın planladığı yere değil de uçuruma uçması neticesinde aşağıya inemiyor. Sonrasında kafasında kurmuş olduğu senaryoyu da uygulayamıyor. Netice itibari ile cinayet delilleri ortada, bu şekilde de cezalandırılacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Kategoriler
Asayiş Haber

Sahte çek karmaşası

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/sahte-cek-karmasasi-0-pVXAciVQ.mp4
İstanbul’da zincirleme el değiştiren çekin sahte çıkması, 3 esnaf arasında gerginliğe sebep oldu. Müşterisinden aldığı ve el değiştiren 33 bin TL’lik çekin sahte olması nedeniyle mahkemelik olan Ramazan K., “Kullandığım bir müşteri çekinin sahte olduğunu öğrendim. Ben ticaretle uğraşan biriyim, bu çek meselesinde ben de mağdurum. Kişilerin zararlarını girdirmeme rağmen hala yargılanıyorum” dedi.

İddiaya göre, İstanbul’da zücaciye dükkanı işleten Ramazan K. (46), müşterisi Hüseyin C.’den 2021 yılında 33 bin TL değerinde bir çek aldı. Ramazan K., bu çeki, toptan iş yaptığı esnaf Atik Ç.’ye borcu karşılığında verdi. Toptancı Atik Ç. de çeki Davut Ç.’ye devretti. 4 el değiştiren çeki alan Davut Ç., tahsilat işlemleri için gittiği bankada hayatının şokunu yaşadı. Yapılan işlemlerde çekin sahte olduğu ortaya çıktı.

Ramazan K. hakkında Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması görüldü. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Ramazan K., duruşmaya polis nezaretinde katıldı. Atik Ç. de salon da hazır bulundu.

Hüseyin C.’nin adres ve iletişim bilgilerinin bulunmadığı, bu sebeple davaya katılamadığı öğrenildi.

“Çek, belirsiz sayıda şahsı aldatabilecek nitelikte”

Duruşmada okunan bilirkişi raporunda, çekin ait olduğu banka ve keşidecisinin hangi firma olduğu belirtildi. Ayrıca raporda, çekin üzerindeki bilgilerin gerçek bir görünümü olduğu ve yapılan sahteciliğin belirsiz sayıda kişiyi aldatabilecek nitelikte olduğu vurgulandı.

“Sahte olduğunu bilmiyordum”

Savunma yapan Ramazan K., “Ben İstanbul’da esnafım, zücaciye dükkanı işletiyordum. Müşteki Atik Ç. ile aramızda sık sık ticari anlamda alışveriş olurdu. Hatta kendisine bu çek dışında başka çekler verdiğim de oldu. Bu çeke konu olayda Atik Ç’den toplu ıslak mendil satın almıştım. Bedelini de bu çekle ödedim. Ben bu çeki daha önce de belirttiğim gibi alacağıma karşılık olarak Hüseyin C.’den almıştım. Bu kişiye zücaciye malzemesi satmıştım. Karşılığında da bana bu çeki vermişti. Sahte olduğunu bilmiyordum. Daha önce kendisinden çek almadım, sahte olduğunu bilseydim almazdım” dedi.

“Zararımız karşılandı”

Atik Ç. ise sanık Ramazan K. ile 10 yıldır ticaret yaptıklarını ifade ederek, “Olay tarihinde bir işletmem vardı. Bu şirketim üzerinden sanıkla birçok alışverişimiz olmuştur. Hatta kendisi bana birçok kez çekle de ödeme yapmıştır ancak ilk defa bu dosyadaki çek sahte çıktı. Ben bu çeki kendisine sattığım ıslak mendil karşılığında sanıktan almıştım. Sonrasında da Davut Ç. isimli şahsa cirolayarak vermiştim. Davut Ç. bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğu ortaya çıkınca bana geldi ve durumu anlattı. Bunun üzerine hemen onun parasını iade ettim. Ardından sanık Ramazan K. ile görüştüm, zararımı ondan tahsil ettim” diye konuştu.

Davut Ç. ile kendisinin zararının karşılandığını söyleyen Atik Ç., “Bu sebeple şikayetçi değilim. Davaya da katılmak istemiyorum” şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti, cezaevinde tutuklu bulunan D.D.’nin tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

“Duruşmaya geç kalmamak için geldim ama yaka paça nezarethaneye atıldım”

Duruşma sonrası açıklama yapan Ramazan K., İstanbul Bağcılar’da yaşadığını ve sadece bu duruşma için Kocaeli’ye geldiğini belirterek, “Kocaeli’ye dün akşamdan bugünkü duruşmaya geç kalmamak için geldim ama dün gece kaldığım otelden polisler tarafından yaka paça alınarak nezarethaneye atıldım. Polisler beni aldığında da denetimli serbestliğimin olduğunu belirttim. Neden davada yakalama kararı çıktı onu da bilmiyorum. Gece sabaha kadar nezarethanede bekletip sabah aynı mahkemeye beni getirdiler” dedi.

“Bu çek meselesinde ben de mağdurum”

Sahte çek sebebiyle kendisinin de mağdur olduğunu söyleyen Ramazan K., “Kullandığım bir müşteri çekinin sahte olduğunu öğrendim. Ben ticaretle uğraşan biriyim, bu çek meselesinde ben de mağdurum. Kişilerin zararlarını girdirmeme rağmen hala yargılanıyorum. Ben sahte çek kullanmadım. İstanbul Toptancılar Çarşısında (İSTOÇ) esnafım, zücaciye işi yapıyorum. Ben çeki H.Ç.’den aldım. Toptancım olan Atik Ç.’ye verdim. Atik Ç. de çeki Davut Ç’ye vermiş. Davut Ç. bankada çekin tahsilat işlemlerini yaparken çekin sahte olduğu anlaşılmış. Banka tarafından çeke el konulmuş ve davaya konu olmuştur” diye konuştu.

“Şaşırdık”

Ramazan K., Atik Ç. ile uzun süredir ticaret yaptıklarını da ifade ederek, “Biz Atik Ç. ile sürekli çek ile ticaret yapıyoruz. Bu sahte çek olayı ilk defa başımıza geldiği için bizde şaşırdık. Atik Ç.’den rica ettim, kendisi de duruşmaya katıldı. Mahkemenin huzurunda, ’Benim zararım giderildi, şikayetçi değilim’ dedi ama hala mahkeme sürüyor. Ne olacağını bilmiyoruz. Kararın çıkmasını bekliyoruz. Cezaevinden bir tanık varmış onun ifadesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version