Filistin’deki katliamların durdurulması amacıyla İstanbul Galata Köprüsü’nde düzenlenen “Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz” mitingine katılan Kocaelispor Kulübü, Gazze halkına destek verdi.
Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve katliamların durdurulması çağrısında bulunmak amacıyla düzenlenen “Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz” mitingine Kocaelispor Kulübü de katılarak destek verdi. İstanbul Galata Köprüsü üzerinde gerçekleştirilen mitingde, 400’ün üzerinde sivil toplum kuruluşu ile çok sayıda futbol kulübü yer aldı. Yoğun katılımın olduğu mitingde, Filistin halkına yönelik saldırıların sona erdirilmesi, sivillerin korunması ve uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi yönünde mesajlar verildi. Ellerinde Filistin bayrakları ve pankartlarla bir araya gelen vatandaşlar, İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü saldırılara tepki gösterdi.
Mitinge katılan Kocaelispor Kulübü Başkanı Recep Durul, Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman ile birlikte Galata Köprüsü üzerinde yerini aldı. Kocaelispor camiası adına mitinge katıldıklarını belirten Durul, Filistin’de yaşananların yalnızca bölgesel sorun değil, tüm insanlığın vicdanını ilgilendiren mesele olduğunu vurguladı. Sporun birleştirici gücüne dikkat çeken Durul, Kocaelispor olarak mazlumun yanında, zulmün karşısında durmaya devam edeceklerini ifade etti.
Başakşehir taraftarları, İsrail’in Mescid-i Aksa ve Filistin halkına yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla stadyum tribününde pankart açtı.
Trendyol Süper Lig’in 9. haftasında Başakşehir ile Galatasaray arasında oynanan maçta Filistin mesajları öne çıktı. Turuncu-lacivertli taraftarlar tribünlere astıkları pankartlarla Filistin’e destek verdi. Başakşehirli taraftarlar, Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda oynanan müsabakada öncesi tribünlere astıkları pankartlarla ‘Özgür Filistin’ çağrısı yaptı.
Ayrıca Başakşehirli futbolcular seremoniye ‘Bir Sabah Doğacak Kardan Aydınlık’ yazılı pankartla çıkarken, stadyum hoparlörlerinden Teymullah’ın Filistin’e adanmış aynı isimli şiiri çalındı.
İsrail’in karanlık yüzünün Gazellilerin ödediği bedel ile dünyanın gözleri önüne serildiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, “Sadece Filistin meselesiyle alakalı gerçekleri değil, bugüne kadar İsrail’in bütün karanlığıyla alakalı, sistemin bütün statükoculuğuyla alakalı her şeyi ortaya çıkaran onların ödediği bedel oldu” dedi.
Çanakkale’de Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, Orta Doğu’daki son gelişmeleri İsrail’in Gazze halkına karşı yaptığı soykırımı ve işgali değerlendirdi.
Filistin meselesi hakkında yaptığı açıklamada artık bu davanın dünya insanlarının ortak davası olduğunu vurgulayan Taşçı, Filistin-İsrail meselesinin aslında Balfour Deklarasyonuyla başlayan 108 yıllık bir sürece tekabül ettiğini belirterek bu meselenin 2 yıllık bir süreçten ibaret olmadığını aktardı.
Taşçı, “2 sene önce İsrail’in bir soykırım yaparak Filistin’i dünyadan sileceğini düşündüğü bir sahneden aslında yıllardır bizim bildiğimiz bu bölgedeki insanların bildiği son 2 senenin meselesi olmadığını bu meselenin yani Balfour Deklarasyonuyla başlayan 108 senelik bir sürece tekabül ettiğini biz hep anlatmaya çalışıyorduk ama inandıramıyorduk” ifadelerine yer verdi.
İsrail’in en büyük destekçisi ABD’de bile vatandaşlar Filistin’i destekliyor
Gazze’de yaşanan soykırıma dünya vatandaşlarının büyük kısmının tepki gösterdiğini ifade eden Taşçı, “2 senedir devam eden bir soykırımla karşı karşıyayız. Bu sürecin en başında, özellikle batı dünyası, 7 Ekim’i baz alarak belli tepkileri vermekte çok geç kaldılar. 2 senenin sonuna geldiğimizde şu an çok farklı bir dünyaya uyanmış vaziyetteyiz. Ben hep bunu tarihi olarak şöyle izah ediyorum, 1948 itibariyle Filistin meselesi bir Arap-İsrail çatışması olarak geçen bir meseleydi. Literatürde hep böyleydi. Ancak sonrasında Oslo süreciyle beraber bu mesele Filistin-İsrail arasındaki bir çatışma sürecine dönüşmüş ve özellikle son 30-32 senedir Filistinliler Arap ve Körfez’deki komşularından, Müslüman ülkelerden bağımsız bir şekilde bu işgale karşı tek başlarına direnmek durumunda kalmışlardı. Ama 7 Ekim’den sonraki son iki senede, şu an geldiğimiz günümüz tablosu itibariyle bu çatışma artık insanlıkla İsrail arasındaki bir çatışmaya dönüştü. Dünyanın dört bir yanında gördüğümüz bu tepkiler, Sumut filosu bütün Avrupa şehirlerinde dahil olmak üzere Amerika hatta bu soykırımda İsrail’in en büyük destekçisi ve sponsoru olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) de dahil olmak üzere çok ciddi bir şekilde artık Filistin insanlığın ortak vicdanı, ortak duruşu haline gelmiş durumda. Bugün ABD’ye baktığınızda 30 yaş altı grubun yüzde 60’ından fazlası şu an İsrail’e muhalif. Amerika’da bile bu durum böyleyse varın Avrupa’da ve dünyanın geri kalanındaki durumu siz düşünün.”
“Küresel bir vicdan hareketi oluşturdular”
Vatandaşların kendi vicdanlarıyla hareket ederek dünyanın dört bir tarafında bu zulme ses çıkardıklarını söyleyen Dr. Ufuk Necat Taşçı, “Gösteriler bir taraftan bunu temsil ediyor, bir diğer taraftan da sistemin işlemediği, uluslararası sistem dediğimiz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dediğimiz bu statükonun içerisindeki tıkanıklığı eleştiren ve özellikle sistemini İsrail gibi bu hukuksuzluk üzerine içtihat oluşturmuş bir ülkeye karşı bir şey yapamadığı bir ortamda insanlık neler yapabilir bunu göstermeye başlıyorlar ve buna yetişemeyen insanlığın bu isyanına yetişemeyen bir sistemin tarumar olmak dışında başka bir geleceği gözükmüyor. O yüzden şu an insanlar bir inisiyatif almış durumdalar. Küresel bir vicdan hareketi oluşturdular. Bunu dünyanın dört bir yanında Türkiye’nin dört bir tarafında görüyoruz. Bugün Çanakkale kendi şehrimiz olmak üzere Türkiye’de birçok farklı ideolojik altyapıdan iktidar muhalefet partisi demeden herkesin buluştuğu nokta aynı şekilde. Şu anda Filistin olduğu sokaklara bakıyorsunuz. Artık en sekülerinden en mütedeyyinine kadar bütün insanlar ellerinde Filistin bayraklarıyla sokaklardalar. Türkiye’deki bu tablo dünyanın genelindeki bu tabloyla da fazlasıyla uyuşuyor” dedi.
“Gazelilerin ödediği bedel İsrail’in karanlık yüzünü ortaya çıkardı”
Gazzelilerin ödediği bedel ile İsrail’in karanlık yüzü ve sistemin bütün statükoculuğunu ortaya çıkardığını vurgulayan Ufuk Necat Taşçı, şöyle devam etti:
“2 sene önce İsrail’in bir soykırım yaparak Filistin’i dünyadan sileceğini düşündüğü bir sahneden aslında yıllardır bizim bildiğimiz bu bölgedeki insanların bildiği son 2 senenin meselesi olmadığını bu meselenin yani Balfour Deklarasyonuyla başlayan 108 senelik bir sürece tekabül ettiğini biz hep anlatmaya çalışıyorduk ama inandıramıyorduk. Gazze ve Filistin verdiği mücadeleyle hem bunları anlattığı hem de İsrail’in kendi yaptıklarıyla, soykırımıyla uluslararası toplumdan izole olduğu, bugün de bunun tezahürünü Çanakkale’den Türkiye’ye, Türkiye’den Orta Doğu’ya, Orta Doğu’dan dünyaya her tarafta görüyoruz. İnsanlık bir çığlık ve bir adalet çağrısı yükseltiyor Filistin’in önceliğinde. O yüzden Filistin’e ve Gazzelilerin ödediği bedeli de unutmamamız, onlara vefalı olmamız gerekiyor. Çünkü sadece Filistin meselesiyle alakalı gerçekleri değil, bugüne kadar İsrail’in bütün karanlığıyla alakalı, sistemin bütün statükoculuğuyla alakalı her şeyi ortaya çıkaran onların ödediği bedel oldu.”
GUİNNESS, KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 7 EKİM’DE 4.100 ÇOCUK VE EBEVEYNLE GERÇEKLEŞTİRECEĞİ "ÇOK SAYIDA EBEVEYNİN ÇOCUĞUNA AYNI ANDA KİTAP OKUMASI" ETKİNLİĞİNİ FİLİSTİN KİTABI ONAYA SUNULUNCA PROJEDEN ÇEKİLDİ. BÜYÜKŞEHİR, ETKİNLİĞİ GUİNNESS OLMADAN HEDEFİN ÜZERİNE GEÇEREK 4.500 ÇOCUK VE 4.500 ANNE İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİ. (RECEP BARIŞ AKSU/KOCAELİ-İHA)
Guinness, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 7 Ekim’de 4.100 çocuk ve ebeveynle gerçekleştireceği “Çok Sayıda Ebeveynin Çocuğuna Aynı Anda Kitap Okuması” etkinliğini Filistin kitabı onaya sunulunca projeden çekildi. Büyükşehir, etkinliği Guinness olmadan hedefin üzerine geçerek 4.500 çocuk ve 4.500 anne ile birlikte gerçekleştirdi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından, Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı kapsamında 4.100 ebeveyn ve 4.100 çocuk ile birlikte “Çok Sayıda Ebeveynin Çocuğuna Aynı Anda Kitap Okuması” etkinliği Guinness rekor denemesi olarak gerçekleştirilmesi planlandı. Ancak Guinness, Filistin kitabı onaya sunulunca projeden çekildi. Buna rağmen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, planlanan sayının da üzerine çıkarak 4.500 anne ve 4.500 çocuk ile rekor kırdı.
Büyükşehir geri adım atmadı
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilmesi planlanan anlamlı etkinlik için Guinness’e 28 Ağustos’ta başvurulmuştu. Başvuru sürecinde tüm aşamaları başarı ile tamamlayan Büyükşehir’e Guinness yetkilileri tarafından 25 Eylül tarihinde kitap veya tarih değişikliği yapılıp yapılmayacağı soruldu. Büyükşehir Belediyesi tarafından etkinliğin anlamı ve bütünlüğü açısından herhangi bir değişikliğin uygun olmayacağı belirtilmesinin ardından Guinness projeden çekildi.
Guinnes olmadan olur, Gazze olmadan olmaz
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 28 Ağustos tarihinde Guinness’e “Çok Sayıda Ebeveynin Çocuğuna Aynı Anda Kitap Okuması” etkinliği için başvuruda bulundu. 8 Eylül tarihinde Guinness tarafından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne dönüş sağlandı ve başvuru onaylandığı belirtildi. 17 Eylül tarihinde Guinness tarafından proje yöneticisi atandı. 22 Eylül’de Guinness yetkilileri ile Büyükşehir arasında toplantı yapıldı, girişim için belirlenen Merve Gülcemal’in “Filistin Bizim” kitabı hakkında bilgi metni Guinness ile paylaşıldı. 25 Eylül tarihinde kitabın ‘Global Risk Komitesi’nin incelemesi altında olduğu belirtildi ve bir toplantı talebinde daha bulunuldu. Bu toplantıda ise kitap üzerine belli sorgulamalarda bulunuldu ve kitabın değiştirilip değiştirilmeyeceği bilgisi istendi. Etkinliğin anlam ve bütünlüğü açısından değişikliğin uygun olmayacağı belirtilmesinin ardından Guinness projeden çekildi.
Salon Filistin için doldu
Büyükşehir, etkinliği Guinness olmadan gerçekleştirdi. Şehit Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe Kocaeli’nin dört bir tarafından çocuklar anne ve babaları ile katılım sağladı. Kocaeli’de en büyük kapalı spor salonlarından biri olan Recep Topaloğlu, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları, dövizler ve balonlar olan vatandaşlar tarafından dolduruldu. ‘Filistin Bizim’ kitabının yazarı Merve Gülcemal’in katılımı ile gerçekleştirilen etkinlikte eller semaya açılarak Gazze halkının özgürlüğü için dua edildi.
Son sayfayı Büyükakın okudu
Filistin mücadelesinde çok anlamlı bir yere sahip olan etkinlikte Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, ‘Filistin Bizim’ kitabının son sayfasını binlerce çocuğa okudu. Başkan Büyükakın, Gazze’deki katliamının yıl dönümünü hatırlatarak çocuklara hitaben, “Orada sizin gibi çocuklar gece yataklarına aç gidiyorlar. Bombaların sesinden uyku uyuyamıyorlar. Sabah kalktıklarında nasıl bir sabaha kalkacaklarını bilmiyorlar. Uyandıklarında yiyecek bir şey bulamıyorlar. Babalar ve anneler endişeli. Tabi anne ve babaları hayattaysa” dedi.
Rekor denemesi için Guinnes’e başvurulmuştu
Başkan Büyükakın, konuşmasının devamında ise, “Buradaki hikâyeyi hep birlikte okuduk. Sonradan gelenlerin önceden orada olanlara bunu yapmaya hakkı var mı?” dedi ve Merve Gülcemal’in oradaki olayları tamı tamına aktardığını ifade etti. Kitabın haksızlığı çok güzel bir şekilde anlattığını söyleyen Başkan Büyükakın, rekor denemesi için Guinness ile geçen süreci şu şekilde aktardı: “8 Eylül’de başvurumuz kabul eden Guinness ile 22 Eylül’de bir toplantı yapıldı. O toplantıda Merve Gülcemal hanımın ‘Filistin Bizim’ kitabı hakkında bilgi istediler. Biz de bilgiyi ilettik.
“Guinnes, rekorun senin olsun”
Rekorun fazlası ile kırıldığını belirten Başkan Büyükakın, Guinness’e seslenerek, “Siz de vicdanınızın sesini duymaz olmuşsunuz. Sizin de vicdanlarınız kurumuş. Orada insanlar katledilirken, masum insanlar ölürken sessiz kalınmaz. Biz çocuklar uyurken sessiz kalırız ve ölürken değil. Guinness, rekorun senin olsun. Biz senin rekoruna muhtaç değiliz. Ama Gazze’deki çocukların insanlık dışı durumun da ortağıyız. Yüreğimiz onlar ile beraber ve sonuna kadar onlarla beraber olmaya devam edeceğiz inşallah” dedi.
Filistin kurtulana kadar devam edeceğiz
Resmi rakamlara göre Filistin’de 65 bin masum çocuk ve kadının katledildiğini söyleyen Başkan Büyükakın, daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu haykırmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Sizleri yürekten tebrik ediyorum. Sizler gibi insanların yaşadığı bir şehrin belediye başkanı olduğum için Allah’a hamd ediyorum. Filistinli çocuklar zulümden kurtulana kadar, oradaki zulüm durana kadar mevzuyu anlatmaya devam edeceğiz” dedi ve gençlerden mücadele için söz alarak “Ne diyoruz; Nehirden Denize Özgür Filistin!” sözleri ile konuşmasını tamamladı.
İzmit Belediyesinden Mehmet Ali Paşa’ya çözüm odaklı ziyaret
İzmit Belediyesi, her hafta sürdürdüğü mahalle gezileri kapsamında Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nde incelemelerde bulundu
İzmit Belediyesi, mahalleleri ziyaret ederek sorunları yerinde tespit etmeyi ve çözüm üretmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda, İzmit Belediye Başkan Yardımcıları Erdem Arcan ve Celal Hülür, Fen İşleri Müdürü Burak Güreşen, Temizlik İşleri Müdürü Sedat Çakır ve Muhtarlık Hizmetleri Müdürü Ozan Aksu, Mehmet Ali Paşa Mahalle Muhtarı Ahmet Kayabay ile bir araya geldi.
ARCAN: FİLİSTİN HALKI ÖZGÜRCE YAŞAMALI
Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Başkan Yardımcısı Erdem Arcan, sözlerinde Filistin ile ilgili başladı. Arcan, “Filistin konusuna buradan ses çıkartmak istiyoruz. Filistin halkının mücadelesini İzmit halkı olarak destekliyoruz. Gazze’deki vahşi ablukanın bir an önce kalkmasını; çocukların, kadınların ve Filistin halkının yurtlarında özgürce yaşamasını savunuyoruz. Gazze’de işlenen savaş suçlarını kınıyor ve Filistin için tüm dünyaya İsrail’e karşı bir tavır takınması gerektiğinin haykırıyoruz” dedi.
“GÜLER YÜZLÜ VE ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIYORUZ”
Erdem Arcan, “Mehmet Ali Paşa Mahallesindeki sorunları Muhtarımız Ahmet Kayabay ile birlikte yerinde tespit edeceğiz. Halkımıza güler yüzlü ve çözüm odaklı yaklaşıyoruz. Muhtarlarımızla birlikte esnafımızı ve vatandaşlarımızı dinleyerek sorunlarına çözüm üretiyoruz” ifadelerini kullandı.
HÜLÜR: ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ
Başkan Yardımcısı Celal Hülür, “Her hafta farklı bir mahallede inceleme gezisi yapıyoruz. Bu hafta da Mehmet Ali Paşa Mahallesi’ndeki caddeleri, sokakları, parkları gezerek esnafı dinleyeceğiz. Vatandaşlarımızın taleplerini imkanlarımız dahilinde çözüme kavuşturmak için elimizden geleni yapacağız” şeklinde konuştu.
Mehmet Ali Paşa Mahalle Muhtarı Ahmet Kayabay ise “Öncelikle İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, başkan yardımcıları ve birim müdürlerine teşekkür ediyorum. İzmit’imiz için ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum. Hep beraber güzel bir Mehmet Ali Paşa için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.
TALEPLER NOT EDİLDİ
Ziyaret esnasında Muhtar Ahmet Kayabay’ın ilettiği sorunlar ve öneriler not alındı. Esnafı ve vatandaşı dinleyen İzmit Belediyesi heyeti, her türlü talebin yerine getirilmesi adına hassasiyetle çalışılacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletimizin hasretini çektiği büyük ve güçlü Türkiye’ye kavuşmamıza çok az kaldı. Zulümle, krizle, çatışmayla boğuşan coğrafyamızda barış rüzgarlarının esmesine inanın çok az kaldı” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda gerçekleştirilen Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yaz Okulları Finali Programı’na katıldı. Gençleri selamlayarak konuşmasına başlayan Erdoğan, TÜGVA mensuplarına teşekkür ederek, “Kalbi güzel, zihni açık, heyecanı yüksek evlatlarımızla buluştuğumuz bu programda emeği geçen her bir kardeşime şükranlarımı iletiyorum. Sevgili gençler, 81 ilimizde 400 bin öğrencinin katıldığı yaz okullarında gençlerimiz 6 hafta boyunca dolu dolu zaman geçirdiler. Bir yandan milli ve manevi değerlerimizi kuşanırken, diğer yandan farklı spor dallarında kendilerini geliştirdiler. Türkiye Gençlik Vakfımız maşallah hem eğitim, hem kültür, sanat ve spor faaliyetleriyle 11 yıldır çok kıymetli hizmetler veriyor. Vakıf okulları, doğa kampları, münazara yarışmaları, kitap okuma kulüpleri gibi programlarla milyonlarca gencimize ulaşıyor. İslam dünyasını ilgilendiren bütün meselelerde TÜGVA milletimize yakışan vicdanlı, onurlu, merhametli bir duruş sergiliyor. Vakfımızın daha pek çok alandaki başarılı çalışmalarıyla iftihar ediyoruz” diye belirtti.
“Her bir gencimizi ihlasla kucaklayacak, muhabbetle bağrımıza basacağız”
Türkiye’de gençleri marjinal grupların insafına bırakmayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii şunu da gayet iyi biliyoruz, ellerine geçirdikleri her fırsatı TÜGVA’ya saldırmak için kullananları rahatsız eden de işte bu hizmetlerdir. Polise asit atan, taş atan, molotof atan, esnafın malını mülkünü yağmalayan değil, vatana, millete, ümmete sevdalı gençlerin yetişmesini istemiyorlar. TÜGVA’ya karşı hükümetleri bu yüzden ama onlara bugün kötü bir haberim var. Onları daha uzun yıllar rahatsız etmeyi sürdüreceğiz. Gençlerimizi marjinallerin insafına terk etmeyeceğiz. Her bir gencimizi ihlasla kucaklayacak, muhabbetle bağrımıza basacağız. Bugün bir kez daha medeniyet değerlerimizin şuurunda yeni kuşakların yetişmesi için varını yoğunu ortaya koyan her bir kardeşime, her bir TÜGVA mensubuna, yöneticisine, gönüllüsüne teşekkür ediyorum. Anadolu’nun toprağından kaynayan bir kan, cemiyet için harcanan emek, bin yıllık tarih, güçlü bir devlet ve ebedi olduğuna inanmış bir ruh. Evet, rahmetli Nurettin Topçu’nun bu sözlerle tarif ve taltif ettiği gençlik işte burada. Sultan Alparslan’ı Sultan Fatih’le, Selahattin Eyyubi’yi Yavuz Selim’le, Kanuni’yi Sultan Abdülhamid’le buluşturan gençlik işte burada. Malazgirt akınlarını, Çanakkale savunmasıyla, milli mücadeleyi 15 Temmuz destanıyla birleştiren gençlik işte burada. Köklerini bilen, mazisini tanıyan, geçmişi geleceğe taşıyan gençlik işte burada. Mekke’yi Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye, Horasan’dan Kudüs’e, Kırım’dan Gazze’ye, Gönül coğrafyasını kucaklayan gençlik işte burada. Üstad’ın ifadesiyle, dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, ölçünün davacısı gençlik işte burada” dedi.
İktidarları öncesi gençlerin çok sıkıntı çektiğini belirten Erdoğan, “Sevgili gençler, sizler dünyaya gözlerinizi AK Parti iktidarında açtınız. Ülkesine ve milletine sevdalı kadroların yönetiminde büyüyorsunuz. Bakın anne ve babalarınız gerçekten sancılı, sıkıntılı günler yaşadı. Yasaklara, baskılara haksızlıklara karşı, kararlı bir mücadele yürüttük. Kat sayı zulmünü kılık kıyafet yasaklarını başörtüsü üzerindeki baskıları, tek tek ortadan kaldırdık. 28 Şubat’ın kirli ve kibirli zihniyetini bir daha geri gelmemek üzere tarihin çöp sepetine yolladık. Ayrıca eğitimde fırsat eşitliği başta olmak üzere, sizlerin önüne açacak pek çok düzenlemeyi, hayata geçirdik. 81 ilimizi eğitim kurumlarımızla kütüphanelerle, yurtlarla, gençlik ve spor tesisleriyle bilim merkezleriyle, gençlerimiz için donattık. Elbette önümüzde gidecek daha çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracağımız pek çok reform, yatırım, hizmet var” diye konuştu.
“Coğrafyamızda barış rüzgarlarının esmesine inanın çok az kaldı”
Erdoğan, “Milletimizin hasretini çektiği büyük ve güçlü Türkiye’ye kavuşmamıza çok az kaldı. Zulümle, krizle, çatışmayla boğuşan coğrafyamızda barış rüzgarlarının esmesine inanın çok az kaldı. Allah’ın izniyle sizlere terörün olmadığı her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın, kardeşliğine kemer olduğu bir Türkiye’yi teslim edeceğiz. Son nefesimize kadar sizlerin hizmetinde olmaya inşallah devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir kere şunu her zaman aklınızın bir köşesinde tutmanızı rica ediyorum. Sizler ebeveynlerinizin yanı sıra bu milletin evlatlarısınız. O yüzden daima iyinin, doğrunun ve haklının yanında saf tutacaksınız. Bilginizi ahlakınızla, şahsiyetinizi merhametinizle süsleyeceksiniz. Çok okuyacak, çok öğrenecek, çok öğreteceksiniz. Size bakanlar hayranlık duyacak. Sizi görenlerin kalbi umutla dolacak. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyecekler. Ümitlerinizi, hevesinizi, şevkinizi kırmaya çalışacaklar. Son LGS tartışmasında olduğu gibi size iftira atacak, size kara çalacaklar. Bunlardan asla ayılmayacaksınız. Zorbalıklara boyun eğmeyeceksiniz. Moralinizi hiçbir zaman bozmayacaksınız. Onlara en güzel cevabı başarılarınızla vereceksiniz. Okullarınızın duvarlarına astıracağınız şeref tablolarıyla vereceksiniz. Türkiye ve dünya çapında elde edeceğiniz derecelerle vereceksiniz. Unutmayın, hiç kimse bu ülkede size üvey evlat muamelesi yapamaz. Eğitiminizle, ufkunuzla, karakterinizle, önünüze koyduğunuz hedeflerle sizden sonrakilere örnek olacaksınız. Her şeyin yeri, zamanı, şartları vardır. Hepsinin ötesinde Rabbimizin çizdiği bir kader planı vardır. Bu yüzden, bizim bugün farklı sebeplerle yapamadıklarımızı yarın inşallah sizler başaracaksınız. Ben karşımda işte böyle bir gençlik görüyorum” ifadelerini kullandı.
“Gazze’de son asrın en vahşi soykırımı yaşanıyor”
Gazze’de yaşananlara ilişkin de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnanıyorum ki her biriniz Gazze’de yaşananları takip ediyorsunuz. Filistinli kardeşlerimiz, Siyonist cinayet şebekesinin yüzde 90’ını yerle yeksan ettiği Gazze’de açlıkla, susuzlukla, ilaçsızlıkla mücadele ediyor. Her gün karnı sırtına yapışmış masum bebeklerin, çocukların, kadınların şehadet haberini alıyoruz. Gazze’deki masumlar gıda dağıtım merkezi olarak adlandırılan kıyım merkezlerinde bitkinlikten bayılıyor. Kalleş kurşunların hedefi oluyor. Anne ve babalar enkazların arasında kilometrelerce yol yürüyüp bir çuval un alabilmek, bir yudum suya erişebilmek için canlarını tehlikeye atıyor. Benzerlerini yalnızca toplama kamplarında göreceğimiz sahnelerin çok daha kötüsü şu an Gazze’de sözde medeni dünyanın gözleri önünde yaşanıyor. Şunu bugün bir kez daha açık açık ifade ediyorum. Gazze’de son asrın en vahşi soykırımı yaşanmaktadır. Gazze’de sadece çocuklar, sadece bebekler değil, insanlık adına ne varsa masumların kanından beslenen bir avuç caninin elinde yok edilmektedir” şeklinde konuştu.
“Bizim Filistin hassasiyetimizi sorgulamak sizin ne haddinize?”
Gazze’deki vahşete ilk günden itibaren en güçlü tepkiyi veren ülkenin Türkiye olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’deki mazlumların hakkını korkusuzca savunan hükümet, Türkiye Cumhuriyeti hükümetidir. Terör devleti İsrail’in karşısında dimdik duran iktidar, bizim iktidarımızdır. Şunu sizin ve ailelerinizin özellikle bilmesini isterim. Gazze’deki kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmadık. 101 bin tonu aşan insani yardımlarımızla kardeşlerimizin yanında olduk. İsrail’le ticareti tamamen durdurarak Filistin halkının yanında olduk. Diplomatik temaslarımızla, uluslararası alandaki çabalarımızla Gazze’nin yanında olduk. Daha burada sayamayacağımız nice destekle, nice yardımla Gazze’nin ve Gazzeli mazlumların yanında olduk. İsrail’den aferin almak için Filistin direnişine terör iftirası atanlara rağmen Gazze’nin kahraman evlatlarına sırtımızı dönmedik. Tehdit edildik, gizli açık pek çok operasyona maruz kaldık. Ama hiçbir zaman Filistin’i ve Filistin davasını savunmaktan vazgeçmedik” dedi.
“Sevgili gençler, değerli kardeşlerim, şimdi bakıyorsunuz birileri çıkıyor bizim Filistin davasına olan sarsılmaz desteğimizi sorgulamaya kalkıyor” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Buradan edep ve adap dışı ifadelerle hükümetimize edep alanlara sadece şunu söylüyorum. Bizim Filistin hassasiyetimizi sorgulamak sizin ne haddinize? Daha düne kadar topraklarını savunan Gazzelilere terörist diyen siz değil miydiniz? Madem mazlumun yanındayız diyorlar, madem mazlumun yanındaydınız, peki 14 yıl boyunca Suriye’de neredeydiniz? 1 milyon insan katledilirken, Suriyeli kardeşlerimiz zulüm görürken, işkence görürken neredeydiniz? Halep’te, Derağa’da, Humus’ta, Hama’da mazlumların üzerine varil bombaları yağarken neden sesiniz çıkmadı, neden konuşmadınız? Karabağ ülkemizin desteğiyle azatlık mücadelesi verirken, işgalcilerin tezleriyle cana Azerbaycan’a iftira atan siz değil miydiniz? Libya’ya yardıma gittiğimizde, Libya’dan bize ne diyen siz değil miydiniz? Kusura bakmayın, kimseyi kandıramazsınız. Çünkü siz hiçbir zaman mazlumların yanında olmadınız. Çünkü siz Orta Doğu’ya hiçbir zaman kardeşlik penceresinden bakmadınız. Ümmet olmanın ne demek olduğunu anlamadınız. Bu duyguyu hiçbir zaman yüreğinizde hissetmediniz. Şimdi çıkmış kapkara sicilinize bakmadan bizi eleştiriyorsunuz. Kabine üyelerimizi eleştiriyorsunuz. Bakanlarımıza seviyesizce dil uzatıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, bize kara çalamayacaksınız. Filistin halkının kalbindeki Türkiye sevdasını, Tayyip Erdoğan sevdasını söküp atamayacaksınız. Türk milletinin bir asır sonra kardeşleriyle yeniden kucaklaşmasına engel olamayacaksınız. Siz inkar etseniz de tarih bizim dik duruşumuzu yazıyor. Türkiye’nin verdiği zorlu mücadele mümin gönüllere iftihara katılıyor. Şuna da tüm yüreğimizle inanıyoruz. Hürriyetin o kızıl kapısı mutlaka açılacak. Gazzeli kardeşlerimiz öz yurtlarında şehit kanlarıyla sulanmış o mübarek topraklarda inşallah ebediyen özgürce yaşayacak. O kutlu gün geldiğinde Allah nasip ederse biz de orada olacağız. Kardeşlik görevimizi yerine getirmenin gönül huzuruyla orada olacağız. Zor zamanda hakkı haykırmanın gururuyla orada olacağız. Zalimler karşısında dik durmanın şerefiyle orada olacağız.”
Darıca’da işgal altındaki Filistin meselesine dikkat çekmek amacıyla “Geçmişten Günümüze Filistin” söyleşisi düzenlendi. Etkinlikte konuşan Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Filistin’in vicdani ve insani bir mesele olduğunu söyledi.
Darıca Belediyesi tarafından organize edilen söyleşi, Adnan Menderes Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Seminere ünlü sunucu Serdar Tuncer ve Siyaset Bilimci Yazar Savaş Şafak Barkçin konuşmacı olarak katıldı.
Etkinlikte konuşan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Filistin’in yıllardır işgal altında olduğunu ve soykırıma uğradığını belirterek, Filistin’in vicdani ve insani bir mesele olduğunu ifade etti. Bıyık, “Filistin, vicdani ve insani bir meseledir. Gazze’de, Kudüs’te ve Filistin’de yıllardır çocuklar öldürülüyor, topraklar işgal ediliyor. Son bir yıldır ise bir soykırım uygulanıyor. Katil sürüleri tarafından insanlık onurunun yok edildiği Filistin meselesine bütün dünya gözlerini kapamış durumda ama bizlerin özellikle de tüm Müslümanların daha yüksek sesle itiraz etmemiz gerekiyor” dedi.
Sunucu Serdar Tuncer ve Siyaset Bilimci Yazar Savaş Şafak Barkçin, geçmişten günümüze Filistin meselesini anlattı. Tuncer ve Barkçin, Gazze ve Filistin’e bugünkü gelinen noktadan bakmanın eksik olacağını ifade ederek, İsrail’in yıllardır uyguladığı işgal politikalarının neticesinde bu günlere gelindiğine dikkat çekti. İsrail’in amacının savaşı ve işgali daha geniş coğrafyaya yaymak olduğunu söyleyen Tuncer ve Barkçin, Kudüs’ün tüm Müslümanların namusu olduğunu, herkesin Filistin meselesiyle dertlenmesi gerektiğini vurguladı.