Marmara Adası açıklarında parçalanmış halde bulunan ’Graywof’ isimli yatın sahibi ünlü iş adamı Halit Yukay’ı arama çalışmaları devam ediyor. Olayla ilgili Yalova’da ’Arel 7’ isimli kuru yük gemisi kaptanı 61 yaşındaki C.T., ’taksirle ölüme sebep olmak’ şüphesiyle 7 Ağustos 2025 Perşembe günü gözaltına alınmış, tutuklanma talebiyle sevk edildiği mahkemece ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazları üzerine 10 Ağustos tarihide İstanbul’da yeniden gözaltına alınan zanlı bu kez tutuklanmıştı.
Olay zamanı kaza bölgesinden geçiş yaptığı tespit edilen çimento taşıyan Arel 7 isimli geminin kaptanı C.T. mahkemedeki ifadesinde, “Normalde kaptanın yanında yardımcı olur. O sırada yemeğe inmişlerdi. Marmara Adası’nı geçmiştik. Saat 17.00 sıralarında yemeğe inmişti. 16.30’da vardiyam başlamıştı. Benimle beraber gözcü olarak M.S. vardı. Sonra yemeğe indiler. Saat 17.00’da indiler yemeğe. Şirketle görüşmüştüm. Sonra bir anda bir sarsıntı hissettim, anlam veremedim baktım önüme, sağımda ve solumda iki parça vardı. Tahta parçası olarak gördüm. Ortasından geçtim ama biraz ilerledikten sonra gemiyle döndüm, içim rahat etmediği için. O sırada can simidi gördüm. Sağımda ve solumda gördüğüm tahta parçalarının ne olduğunu anlamadım. Benimle ilgili bir durum olmadığını anlayınca yoluma devam ettim. Biraz vakit geçtikten sonra şirket yetkilisini aradım. Durumu anlattım. Sonra bizle alakası olmadığını söyledim. Ben yoluma devam ediyorum dedim. Normalde böyle durumla karşılaşınca Sahil Güvenliğe bilgi verilir. Ama o anki psikolojimle düşünemedim. Benim önümde de 2-3 tane gemi vardı. Denizin ortasında başıboş diye, bizle alakası yok diye. Ben tekne olduğunu görmedim, tahmin etmedim. Herhangi bir çarpışma olmadı. İllaki anlardık, duyardık sesi” ifadesini vermişti.
Gemide çarpışma izleri olduğu düşünülen izler görüldü
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasında Çanakkale’den Kocaeli’ye gelen kuru yük gemisinin tutuklu kaptanının limanda geminin ön kısmını incelemesi güvenlik kameralarına yansıdı. Öte yandan, Arel 7 gemisinin Çanakkale’den çıkmadan önceki ve son olarak Kocaeli’nde limanda çekilen fotoğraflar da dava dosyasında yer alıyor. Fotoğraflarda Çanakkale’de geminin ön kısmında herhangi bir iz bulunmazken limanda son çekilen fotoğrafında ise çarpma izleri olduğu düşünülen izler bulunuyor.
“Gemi personeli bahse konu yatla çarpışma olduğunu ifade etmemiştir”
Öte yandan, Arel 7 gemisinin donatan firmasının temsilcisi Memişoğlu Kurun Avukatlık Ortaklığı şirketi tarafından yaşanan hukuki süreçle ilgili açıklama yapıldı. Açıklamada , “Müvekkilimize ait Arel 7 gemisi, gemi kaptanı ve personeliyle ilgili uzun süredir basın-yayın organlarında çıkan haberlere istinaden bir basın açıklaması yapma gerekliliğimiz doğmuştur. Öncelikli dileğimiz, bahse konu deniz kazasında kaybolan Halit Yukay’ın bir an önce bulunup sağlıklı şekilde ailesine ve sevdiklerine kavuşmasıdır. Ancak, hukuki ve uzmanlık altyapısı olmayan, sadece duygusal yaklaşımlarla verilen demeçlerde, gemi personelinin ifadeleri net olarak çarpıtılmış ve kamuoyu yanlış bilgilendirilmiştir. Gemi personeli olayın aydınlatılması için adli makamlara sürecin her anında yardımcı olmuş ve tüm bilgiler ilgili birimler ile açık yüreklilikle paylaşılmıştır. Gemi personelinin hukuka aykırı şekilde telefonlarına el konulduğundan ve iletişim kurmaları engellendiğinden 5 saat boyunca ne tarafımızla ne de aileleri ile iletişim kurabilmişlerdir. Baskı altında olmalarına rağmen hiçbir gemi personeli bahse konu yatla çarpışma olduğunu ifade etmemiştir. Söz konusu hukuka aykırı el koyma ve baskı ile ilgili olarak savcılık nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur. Olayın tüm delilleri henüz toplanmamış, VTS kayıtları, bilirkişi ve analiz raporları henüz soruşturma dosyasına girmemişken, hukuka aykırı yollarla edinilmiş, seçili görsel ve materyallerle oluşturulan olay kurgusunun soruşturmaya yön veremeyeceğini ve personele yöneltilen ağır ithamları reddettiğimizi tüm kamuoyuyla paylaşmak isteriz” ifadelerine yer verildi.
Tunus’tan Kocaeli’ye seyir halinde olan 127 metre boyundaki ’GOTTLIEB’ isimli genel kargo gemisi, Kumkale önlerinde X-Band radar arızası yaptı. Gemi kaptanının durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne bildirmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne (KEGM) bağlı ’KIYEM-1’ hızlı tahlisiye botu ve ’Kurtarma-17’ römorkörü sevk edildi. Boğazı geçecek diğer gemiler arıza hakkında bilgilendirildi. Çanakkale önlerinde geri döndürülen gemi kılavuz kaptan ve römorkör refakatinde Karanlık Liman’a demirletildi.
İspanya’dan Kocaeli’ye giden Portekiz bayraklı 108 metre boyundaki ‘SPANACO PROGRESS’ isimli genel kargo gemisi Çanakkale Boğazı’ndan geçişi sırasında Gelibolu önlerinde makine arızası yaptı. Gemi kaptanının durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne bildirmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne (KEGM) bağlı ’Kurtarma-19’ ve ’Kurtarma-3’ römorkörleri sevk edildi. Boğazı geçecek diğer gemiler arıza hakkında bilgilendirildi.
Gemi, kılavuz kaptan ve römorkör refakatinde Şevketiye demir sahasına götürülerek demirletildi.
KOCAELİ (İHA) – Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde hizmet eden, en büyük savaş gemilerinden biri olan TCG Gelibolu, heybeti ile gururlandırıyor. Özellikleri, personelin bilgi ve birikimi ile adeta yüzen bir ordu olan Gabya sınıfı firkateyn, mavi vatanda çok önemli görevler üstleniyor.
Gabya sınıfı firkateyn, Akdeniz Kalkanı Harekatı, NATO Teyakkuz Faaliyetleri, Libya Türk Deniz Görev Grubu gibi önemli faaliyetlerde görev aldı. Türk Deniz Kuvvetleri’nin gözbebeği savaş gemisi, şimdilerde NATO Daimi Deniz Kuvveti görevine gitmeye hazırlanıyor. Teknik donanım, personelin bilgi ve birimi ile mavi vatanının adeta vurucu gücü konumunda olan ‘TCG Gelibolu’ aynı anda 2 helikopteri konuşlandırma özelliğine sahip.
Tek mil üzerine kurulu ve iki adet General Electric LM2500 gaz türbiniyle donatılan gemi, 41 bin beygir güce ulaşabiliyor. Saatte 29 knot’un üzerinde hız yapabilen fırkateyn, uzun süreli görevleri başarıyla yerine getirebiliyor. Yaklaşık 200 kişilik mürettebat kapasitesiyle denizde aylarca kesintisiz operasyon icra edebiliyor. Donanım bakımından ise gemi hava, seahawk su üstü harbi ve denizaltı tehditlerine karşı çok yönlü savunma kabiliyeti sunuyor.
Yerli sistemler ile donatıldı
Radar ve elektronik harp sistemleri bakımından da gelişmiş özellikler taşıyan gemi, Türk savunma sanayisinin geliştirdiği yerli savaş yönetim sistemi GENESİS ile modernize ediliyor. Link-11 ve Link-16 gibi taktik veri bağlantı sistemleri sayesinde NATO görevlerine tam uyum sağlıyor. TCG Gelibolu, çift helikopter hangarı ve uçuş güvertesiyle deniz karakol helikopterlerini barındırma imkanı sunuyor. Özellikle S-70B Seahawk helikopterleriyle su üstü harbi ve denizaltı savunma harbi görevlerinde aktif rol alıyor.
Türkiye’den ABD’ye ikmalsiz ulaşım
Gemi hakkında bilgi veren TCG Gelibolu Komutanı Deniz Albay Arda Ceylan, “Gemimiz, donanmamız envanterinde bulunan, son derece gelişmiş sistemlere sahip, 8 adet gabya sınıfı firkateynden biridir. 1999 yılında Türk bayrağı toka edilerek hizmete giren gemimiz, adını şanlı Çanakkale destanının, kahramanlıklarla yazıldığı topraklardan almıştır. Sloganımız; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından yazılan, Çanakkale destanı ve gemimizin ruhuyla özdeşleşen simgelerin bir bütünü olarak, geçmişten geleceğe denizlerin gururudur. TCG Gelibolu’da 200 civarı personel görev yapmaktadır. Toplam 4 bin 100 ton deplasmana sahip TCG Gelibolu, yaklaşık 138 metre boyu, 14 metre genişliği ile donanmamızın en büyük savaş gemilerinden birisidir. Gemimiz başta milli imkanlar ile geliştirilen, genesis komuta kontrol sistemi olmak üzere, gelişmiş silah ve sistemleri ile hava savunma, su üstü harbi, deniz altı savunma harbi gibi temel harp nevilerini aynı anda icra edebilmekte ve 2 adet helikopteri konuşlandırabilmektedir. TCG Gelibolu 5 bin 400 deniz mili seyir siası ve 60 günlük erzak kapasitesi ile ikmal yapmaksızın, Türkiye’den ABD’ye intikal etme yeteneğine sahiptir” dedi.
Personelin rahatı için her şey düşünülmüş
Gemide, savaş sistemlerinin yanı sıra personelin rahat bir şekilde görev yapması için tüm sosyal imkanlar da bulunuyor. Subay, astsubay salonlarının yer aldığı gemide personel kitap okuyor, satranç oynuyor, spor yapıyor. Gemide küçük operasyonların yapılabildiği revir de yer alıyor, revirde askerlerin tedavilerini gerçekleştiren tabip subayı da görev yapıyor. Gemide aynı zamanda spor salonu da bulunuyor.
Türk Deniz Kuvvetleri’nin önemli unsurlarından biri olan TCG Gelibolu (F-493), modern harp teknolojisiyle donatılmış yapısı ve çok yönlü görev kabiliyetiyle Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcı gücünü temsil etmeye devam ediyor.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/turk-deniz-filosuna-14-milyon-dolar-yenileme-tesvigi-0-jivXIXMt.mp4 İstanbul’da düzenlenen 4. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Gemi inşa sanayimiz de 94 binden fazla kişiye istihdam sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir konumdadır. 85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 9’uncu, tonajda 11’inci sıradayız. Hurda gemi teşvik programımız ile filomuzun yenilenmesini destekliyoruz. Bugüne kadar 14 milyon dolarlık teşvik sağladık ve teşvik miktarını artırmak için yeni düzenlemeler yapıyoruz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Temiz Denizlerde Güvenli, Emniyetli ve Sürdürülebilir Denizcilik” temasıyla düzenlenen 4. Türkiye Denizcilik Zirvesi’ne katıldı. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen programda konuşan Uraloğlu,”Dün, 1 Temmuz’da, 99. yıl dönümünü kutladığımız Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, Türk denizciliğinin bağımsızlığını perçinleyen 1926 Kabotaj Kanunu’nun yürürlüğe girişini temsil ediyor. Bu anlamlı bayram, aziz milletimizin Mavi Vatan’ına olan sarsılmaz bağlılığının ve denizciliğe verdiği değerin en güçlü simgesidir” ifadelerini kullandı. Uraloğlu, Kabotaj Bayramı vesilesiyle Mavi Vatan’ın her köşesinde fedakarca görev yapan denizcilere en içten teşekkürlerini sunarak sağlık, huzur ve emniyet dolu bir çalışma hayatı diledi.
“Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler deniz yollarının küresel ticaret için önemini bir kez daha göstermiştir”
Türkiye’nin, sınırlarının yüzde 70’inden fazlasının denizlerle çevrili bir yarımada olarak, üç kıtanın kesişim noktasında eşsiz bir jeopolitik konuma sahip olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, “Tarihi İpek Yolu’nun devamı olan Orta Koridor’un kilit noktası, Türk Boğazları’nın kontrolünü elinde tutan bir ülke olarak, Akdeniz ve Karadeniz havzalarında uluslararası ticaretin merkezi konumundadır. Geçtiğimiz günlerde İran-İsrail arasındaki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler deniz yollarının küresel ticaret için önemini bir kez daha göstermiştir. Deniz taşımacılığındaki tek bir aksaklığın küresel piyasaları nasıl etkilediğini açıkça ortaya koymuş, istikrarın tüm dünya için önemini vurgulamıştır” şeklinde konuştu.
Afrika limanları Türkiye üzerinden Kalkınma Yolu ve Orta Koridor’a bağlanacak
27-29 Haziran tarihlerinde İstanbul’da düzenledikleri Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu’nun, küresel ticaretin kesintisizliğini sağlama adına tarihi bir adım olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Açılışını Sayın Cumhurbaşkanımızın gerçekleştirdiği ve 80 ülkeden 38 Bakan, 17 Bakan Yardımcısı ve 30’dan fazla uluslararası kuruluşun üst düzey yöneticilerinin katıldığı bu forumda, 12 anlaşma ve mutabakat zaptı imzaladık, 19 ülkeyle de ikili görüşme yaptık. Forumun en çarpıcı sonuçlarından biri ise deniz taşımacılığına da yeni bir soluk getirecek. Somali, Gana, Moritanya, Kongo Cumhuriyeti, Cibuti, Liberya ve Gine ile kurulan Ortak Yönlendirme Komitesi oldu. Bu komite, Afrika limanlarını Türkiye üzerinden Kalkınma Yolu ve Orta Koridor’a bağlayarak, kıtanın diğer ülkelerine de açık bir iş birliği platformu oluşturacak. Bu adım, Türkiye’nin limanlarını küresel lojistik ağların merkezi haline getirirken, Afrika’nın denize kıyısı olmayan ülkelerinin ticaret kapasitesini de arttıracak. Ve buradan bir kez daha altını çizmek istiyorum ki bu forum küresel ticarette Türkiyesiz bir koridorun düşünülemeyeceğini bir kez daha kanıtlamış ve Türkiye’nin jeostratejik güven adası olarak liderliğini daha da pekiştirmiştir” ifadelerini kullandı.
“Ülkemizde dış ticaret taşımalarının yüzde 86’sı denizyoluyla gerçekleştirilmektedir”
2024 yılında dünya yük taşımacılığının yüzde 88’inin denizyollarıyla gerçekleştiğini, küresel denizyolu yük trafiğinin yüzde 2,4’lük bir artışla 12 milyar 643 milyon tona ulaştığını hatırlatan Uraloğlu, “Ülkemizde de dış ticaret taşımalarının yüzde 86’sı denizyoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu rakamlar, denizciliğin uluslararası ticaretteki önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Deniz ticaretimiz, küresel ölçekteki rekabet gücünü 2024’te de kararlılıkla sürdürmüştür. Türk sahipli deniz ticaret filomuz, 2 bin 154 gemi ve 52,9 milyon dedveyt ton kapasitesiyle dünya sıralamasında 11’inci sıradadır. Limanlarımızda 531,7 milyon ton yük ve 13,5 milyon TEU konteyner elleçlenirken, Ambarlı, Kocaeli, Mersin ve Tekirdağ limanlarımız dünyanın en işlek 100 konteyner limanı arasında yer almıştır. 2025’in ilk 5 ayında yüzde 3’lük artışla 230 milyon ton yük ve 5,8 milyon TEU konteyner elleçledik. Yıl sonunda ise 560 milyon ton yük ve 14 milyon TEU’nun üzerinde elleçleme bekliyoruz. Kruvaziyer turizminde büyük bir ivme yakaladık. 2024’te limanlarımıza uğrayan kruvaziyer gemi sayısı bin 195’e, yolcu sayısı yüzde 22,5 artışla 1,9 milyona ulaştı. 2025’in ilk 5 ayında ise yolcu sayısı yüzde 33 artarak 440 bine yükseldi. Bu yıl 2 milyon yolcuyu çok rahat aşacağımızı öngörüyoruz” diye konuştu.
“85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 9’uncu, tonajda 11’inci sıradayız”
Gemi inşa sanayisinin de 94 binden fazla kişiye istihdam sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir konumda olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, “85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 9’uncu, tonajda 11’inci sıradayız. 2024’te 1,91 milyar dolarlık gemi ve yat ihracatı gerçekleştirdik. 23 gemi geri dönüşüm tesisiyle dünyada 4’üncü, Avrupa’da lider konumdayız. 174 tekne imal ve çekek yeri, 38 yüzer havuz, 11 kuru havuzla sektörümüzü daha da güçlendirmek için durmaksızın çalışıyoruz. Hurda gemi teşvik programımız ile filomuzun yenilenmesini destekliyoruz. Bugüne kadar 14 milyon dolarlık teşvik sağladık ve teşvik miktarını artırmak için yeni düzenlemeler yapıyoruz. Hurda teşvikimiz dışında uzun süredir denizcilerimize vermiş olduğumuz diğer bir destek olan ÖTV’siz yakıt miktarı da toplam 7,2 milyon tona ulaştı. Bu süreçte toplamda 17,5 milyar liralık ÖTV tahsil etmeyerek önemli bir destek sağladık” ifadelerini kullandı. Türk Boğazları’ndan uğraksız geçen gemilerden alınan geçiş ücretleri Altın Frank değerini de dün itibarı ile güncellediklerini kaydeden Bakan Uraloğlu, her Kabotaj Bayramı’nda bu güncellemeleri sürdüreceklerini de belirtti.
“Mavi Vatan’ımız, Türkiye’nin egemenlik alanının ayrılmaz bir parçasıdır”
Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Projesi ile de KKTC’de gemi hareketlerini aktif olarak takip edeceklerinin de altını çizen Bakan Uraloğlu, “HAVELSAN ile yürüttüğümüz projede kule inşaatları başladı, gemi trafik hizmetleri binası tamamlandı ve 2026’da projeyi hizmete alacağız. Marmara Denizi için de benzer bir projenin fizibilite çalışmalarına başladık. Bu projeler, Mavi Vatan’daki hakimiyetimizi güçlendirecek. Biliyorsunuz Mavi Vatan’ımız, Türkiye’nin egemenlik alanının ayrılmaz bir parçasıdır” şeklinde konuştu.
“Denizlerimizdeki denetimi arttırdık”
Denizcilik Genel Müdürlüğü koordinesinde hazırlanan Deniz Mekansal Planı ile Türkiye’nin Mavi Vatan’daki tüm haklarını koruyacaklarının altını çizen ve bu planlamayı da ilgili uluslararası örgütlere ilettiklerini belirten Uraloğlu, “Denizlerimizdeki denetimi arttırdık. 2024 yılında liman kontrol botlarımızla 14 bin 713 idari işlem gerçekleştirdik. 2024’te bin 249, 2025’in ilk 6 ayında 500 Türk bayraklı gemiye ön sörvey yaptık. Ulusal seferdeki 451 gemiyi 2024’te, 283 gemiyi 2025’in ilk yarısında denetledik. Deniz emniyetinden ödün vermeden denetimlerimize de devam ediyoruz” dedi. Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu Akdeniz Memorandumunda (Med MoU) 2024’te yapılan 5 bin 997 denetimin yaklaşık yarısını da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı uzmanlarının gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Liman devleti denetimi mevzuatımızı değiştirerek standart altı gemilerin limanlarımıza uğramasını engellemek için AB modeline uygun liman giriş yasaklaması uygulamasına geçiyoruz. Gemi acenteliği alanında da mevzuat çalışmalarımız son aşamada. Denizcilik okullarından mezunların istihdamını artırmayı ve acente hizmetlerinde şeffaflığı hedefliyoruz. Yakında bu düzenlemeyi hayata geçireceğiz.”
“141 bini aşkın aktif gemi insanımız uluslararası pazarda güçlü bir insan kaynağı sunuyor”
Denizcilik sektörünün en önemli yapı taşlarından birinin gemi insanları olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, “8 bin 300’ü kadın olmak üzere toplam 141 bini aşkın aktif gemi insanımız uluslararası pazarda güçlü bir insan kaynağı sunuyor ve 104 akredite eğitim kurumumuzla nitelikli denizcilik personeli yetiştiriyoruz. Gemi İnsanları Bilgi Sistemi’ni güncelleyerek işlemleri hızlandırdık ve e-Devlet entegrasyonuyla belge ihtiyaçlarını azalttık.
Ayrıca, Denizde Çalışma Sözleşmesi’ne (MLC) taraf olma çalışmalarını bu yıl tamamlayarak gemi insanlarının refahını artıracaklarını ifade ederek “Şu anda Gazi Meclisimizde, bu yıl bitmeden taraf olacağız ve denizcilikte bir eşiğe daha aşarak bu hususu da uzun zaman sonra gündemimizden çıkaracağız. Deniz iş kanunu değişiklik çalışmalarına da başladık” dedi.
Türkiye’nin, Mavi Vatan’ında ve dünya denizlerinde lider bir denizci ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlediğinin altını çizerek, “Denizcilik sektörümüzün küresel ölçekteki dönüşüm ve rekabet karşısında daha güçlü bir konuma ulaşması için özel sektörle iş birliği içinde çalışmaya devam ediyoruz. Bu düşüncelerle 4. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nin, sektörümüze yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Dünya havacılık tarihinde kısa pistli gemiden tam otonom kalkış ve iniş yapan ilk SİHA olan Bayraktar TB3, TCG Anadolu gemisinde sürdürdüğü testlerde 100 sortiyi başarıyla tamamladı. Son denemelerde görüntü tabanlı yapay zeka destekli tam otomatik kalkış ve iniş sistemleri de test edildi.
Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar TB3 SİHA, TCG Anadolu gemisindeki test faaliyetlerinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Dünya havacılık tarihinde kısa pistli bir gemiden tam otonom kalkış ve iniş yapabilen ilk SİHA olan Bayraktar TB3, TCG Anadolu’da icra ettiği testlerde toplam 100 sorti gemi kalkış ve inişini başarıyla tamamladı.
Yapay zeka destekli tam otomatik kalkış iniş
28 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında TCG Anadolu’da yapılan son testlerde, Bayraktar TB3’ün görüntü tabanlı yapay zeka destekli tam otomatik kalkış ve iniş kabiliyeti de test edildi. Bu kapsamda görsel hat takibi, uçak gemisi tespiti, pist tespiti ve yerden görüş ile iniş açısı tahmini gibi önemli kabiliyetlerin denemeleri başarıyla gerçekleştirildi. Gemideki testleri başarıyla tamamlayan PT-3 ve PT-4 kuyruk numaralı Bayraktar TB3 SİHA’lar, Muğla Aksaz açıklarından Keşan’daki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’ne uçarak döndü.
Toplam uçuş bin 167 saate ulaştı
Bayraktar TB3 SİHA, TCG Anadolu gemisindeki sorti sayısını 101’e yükseltirken, bugüne kadar gerçekleştirilen tüm test uçuşlarında toplam bin 167 saat 8 dakika havada kaldı. Milli SİHA’nın test programı kapsamındaki toplam sorti sayısı ise 709’a ulaştı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirdiği uzun uçuş testinde ise 32 saat kesintisiz uçarak 5 bin 700 kilometre yol katetti.
DENİZKURDU’nda ikili salvo atışları
Bayraktar TB3 SİHA, 14 Mayıs 2025 tarihinde DENİZKURDU-2025 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’nde önemli bir kabiliyetini dünyaya gösterdi. Akdeniz’de seyreden TCG Anadolu’dan art arda havalanan PT-3 ve PT-4 kuyruk numaralı Bayraktar TB3 SİHA’lar, Roketsan tarafından üretilen MAM-L mühimmatları ile kara hedeflerine yönelik ikili salvo atışını tam isabetle gerçekleştirdi. Milli SİHA, tatbikat öncesinde de gemide yoğun bir test ve hazırlık süreci geçirdi ve 22-25 Nisan 2025’te Saros Körfezi’nde başarılı sortiler gerçekleştirdi. 11 Mayıs’ta ise ASELFLIR-500 ve Aselsan CATS elektro-optik sistemleriyle entegre MAM-L mühimmatlarıyla başarılı atışlar yaptı.
Süpersonik füzeyle tam isabet
Bayraktar TB3, 19 Kasım 2024’te Muğla Aksaz açıklarında TCG Anadolu gemisinden ilk uçuşunu başarıyla yaparak dünya havacılık tarihinde bir ilke imza attı. Milli SİHA bu başarısını 25 Mart ve 27 Mart 2025 tarihlerinde Roketsan üretimi İHA-122 süpersonik füze ile deniz hedeflerine yapılan tam isabetli atışlarla taçlandırdı. Bu önemli atış testinde lazerle hedefleme görevini havada bulunan Bayraktar TB2 SİHA üstlenmiş, böylece havada iki farklı SİHA’nın koordineli olarak gerçekleştirdiği lazerle işaretleme ve hedefe angajman yeteneği de başarılı bir şekilde sergilendi. Bugüne kadar İHA-122’nin yanı sıra milli mühimmatlar MAM-T ve MAM-L ile başarılı atışlar gerçekleştiren Bayraktar TB3, TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla 25 Haziran 2024 tarihinde 36 bin 310 feet irtifaya ulaşarak önemli bir başarı daha kaydetti.
Deniz aşırı güç çarpanı
Bayraktar TB3 SİHA’nın, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile envantere girdiğinde sınıfındaki lider insansız hava aracı olacağı kaydedildi. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacağı belirtilen milli SİHA’nın, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebileceği ifade edildi. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacağı kaydedildi.
İzmit Körfezi’nde düzenli günlük denetimler yapılarak denizi kirleten gemi ve kıyı tesislerine göz açtırılmıyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler, görev alanlarında hem alargada duran hem de limana yanaşan gemilerin oluşturabileceği kirlilikleri ve kıyı tesisleri denetliyor. Bu kapsamda rutin denetimler yapan büyükşehir ekipleri, vatandaşların ihbarı üzerine de anlık denetimler gerçekleştirebiliyor. Yapılan denetimler Körfez’in temizlenmesi ve korunmasına büyük katkı sağlıyor. Kontrol tekneleriyle yapılan denetimlerde, İzmit Körfezi’nde demirli veya limanda bağlı gemiler detaylı bir şekilde inceleniyor. Deniz yüzeyinde herhangi bir kirlilik görüldüğünde ya da geminin direkt denize deşarj ettiği görüldüğünde ekipler tarafından hemen müdahale ediliyor. Gemiden yapılan deşarj işlemleri sırasında numuneler alınıyor. Çevre koruma ve kontrol daire başkanlığının kontrol tekneleriyle İzmit Körfezi’nde yapılan seri denetimler, kirliliğe neden olan gemi sayısının yıldan yıla azalmasını sağladığı belirtildi.
İzmit Körfez’inde yapılan denetimlerde ayrıca deniz üzerinde müsilaj ve ötrofikasyon gibi biyolojik değişimler de kontrol ediliyor. Şüpheli bir durumla karşılaşan ekipler, biyolojik değişimden numuneler alıyor ve analize gönderiyor.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/bayraktar-tb3ten-denizkurdunda-tam-isabet-0-BS9JmxjQ.mp4 Dünya havacılık tarihinde kısa pistli gemiden tam otonom kalkış ve iniş yapan ilk SİHA olan Bayraktar TB3, DENİZKURDU 2025 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’nde önemli bir başarıya imza attı. Akdeniz’de seyreden TCG Anadolu’dan art arda havalanan Bayraktar TB3 SİHA’lar kara hedeflerine yönelik 2 salvo atışını tam isabetle gerçekleştirdi. Kritik görev boyunca Baykar Proje Ekibi’ni, TCG Anadolu’da bizzat bulunan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar yönetti.
Dünya havacılık tarihinde kısa pistli gemiden kalkış-iniş yapan ilk SİHA olan Bayraktar TB3, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından icra edilen DENİZKURDU-2025 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’nde tarihi bir başarıya daha imza atarak gücünü sergiledi. PT-3 ve PT-4 kuyruk numaralı iki Bayraktar TB3 SİHA, Antalya açıklarında seyreden TCG Anadolu’dan art arda havalanarak kara hedeflerine yönelik 2 salvo atışını tam isabetle gerçekleştirdi.
Salvo atışlarında net vuruşlar
DENİZKURDU-2025 Tatbikatı kapsamında TCG Anadolu’da konuşlu bulunan Bayraktar TB3 SİHA’lar, Seçkin Gözlemci Günü faaliyetlerinde kendilerine verilen görevleri başarıyla yerine getirdi. PT-3 ve PT-4 kuyruk numaralı milli SİHA’lar, ikişer adet MAM-L mühimmatı yüklü şekilde TCG Anadolu’nun kısa pistinden peş peşe havalandı. Baykar tarafından geliştirilen yapay zeka destekli görev algoritmaları ile tam otonom şekilde gerçekleştirilen uçuşta Bayraktar TB3 SİHA’lar, senaryo dahilindeki kara hedeflerine iki salvo halinde toplam dört MAM-L mühimmatını tam isabetle gönderdi.
PT-4 gemiye döndü, PT-3 Keşan’a uçtu
Başarıyla icra edilen mühimmatlı atış görevinin ardından Bayraktar TB3 SİHA’lar için planlanan bir sonraki faaliyet aşamasına geçildi. Bu kapsamda PT-4 kuyruk numaralı milli SİHA görev bitiminde TCG Anadolu gemisine dönerken, PT-3 kuyruk numaralı Bayraktar TB3 ise Dalaman’a iniş yaptı. PT-3 kuyruk numaralı Bayraktar TB3, test programına devam etmek üzere Keşan’a intikal edecek. Bu tarihi başarının elde edildiği ve DENİZKURDU-2025 Tatbikatı’na damga vuran kritik görev boyunca Baykar Proje Ekibi’ni, TCG Anadolu’da bizzat bulunan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar yönetti.
Tatbikat öncesi yoğun hazırlık
Bayraktar TB3 SİHA, DENİZKURDU-2025 Tatbikatı öncesinde TCG Anadolu gemisinde yoğun bir test ve hazırlık süreci geçirdi. 22-25 Nisan 2025’te Saros Körfezi’nde seyreden TCG Anadolu’da başarılı sortiler gerçekleştirildi. 25 Nisan 2025’te ise 4. prototip olan PT-4’ün de test sürecine katılmasıyla birlikte gemide ilk kez iki milli SİHA eş zamanlı görev aldı. 9 Mayıs 2025 tarihinde intikal için Keşan’dan havalanan PT-3 ve PT-4 kuyruk numaralı iki Bayraktar TB3 SİHA, TCG Anadolu gemisine uçarak konuşlandı. Aynı gün gemi üzerinde mühimmat yükleme testleri yapıldı.
Milli kameralarla başarılı atışlar
11 Mayıs’ta gerçekleştirilen testlerde ise Bayraktar TB3 SİHA’lar, birinde ASELFLIR-500 diğerinde Aselsan CATS elektro-optik keşif, gözetleme ve hedefleme sistemi entegre edilmiş şekilde MAM-L mühimmatlarıyla başarılı atışlar yaparak bugünkü göreve hazır olduklarını gösterdi. Milli SİHA’ların tüm kalkış, iniş ve kontrol süreçleri eş zamanlı olarak TCG Anadolu üzerindeki Yer Kontrol İstasyonu (YKİ) aracılığıyla ve Baykar tarafından geliştirilen yapay zeka algoritmalarının desteğiyle tam otonom olarak yürütülüyor.
Toplam uçuş 1.080 saate ulaştı
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 1.080 saat 14 dakika havada kaldı. Şimdiye kadar test sürecinde 551 sorti yapan milli SİHA, TCG Anadolu gemisinde ise 42 sorti gerçekleştirdi. Milli SİHA 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.
Dünya havacılık tarihinde ilk
Bayraktar TB3 tarihe geçen ilk uçuş testini 19 Kasım 2024’te Muğla Aksaz açıklarında seyreden TCG Anadolu gemisinde başarılı bir şekilde tamamlamıştı. Daha sonra 26 Kasım 2024’te gerçekleştirilen uçuş testleri de başarıyla yapılmıştı. Milli SİHA böylece dünya havacılık tarihinde bir ilke imza atmıştı.
Deniz aşırı güç çarpanı
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile envantere girdiğinde sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
Dünya havacılık tarihinde kısa pistli gemiden kalkış-iniş yapan ilk SİHA olan Bayraktar TB3, gemi testlerini başarıyla sürdürüyor. Bayraktar TB3 SİHA, önceki testlerinde olduğu gibi 22 Nisan 2025 tarihinde gerçekleştirilen ‘Kısa Pistli Gemiden Tam Otonom Kalkış-İniş Testleri’ni de başarıyla tamamladı.
Dört kez kalktı indi
Bayraktar TB3 SİHA, test sırasında Saros körfezinde seyreden TCG Anadolu gemisine 4 sorti gerçekleştirdi. Böylece TCG Anadolu gemisine 4 kez başarıyla kalkış-iniş yapan Bayraktar TB3, son sortisini ise gün batımında tamamladı. Milli SİHA kısa piste önceki testlerde olduğu gibi yine hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan indi. Test sırasında Baykar tarafından geliştirilen yapay zekâ algoritmaları da başarıyla görev yaptı. Tam otonom kalkış ve inişler yapay zekâ algoritmalarının desteğiyle gerçekleştirildi.
Toplam uçuş bin 16 saate ulaştı
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam bin 16 saat 42 dakika havada kaldı. Milli SİHA 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde beş bin 700 km yol katetti.
Dünya havacılık tarihinde ilk
Bayraktar TB3 tarihe geçen ilk uçuş testini 19 Kasım 2024’te Muğla Aksaz açıklarında seyreden TCG Anadolu gemisinde başarılı bir şekilde tamamlamıştı. Daha sonra 26 Kasım 2024’te gerçekleştirilen uçuş testleri de başarıyla yapılmıştı. Milli SİHA böylece dünya havacılık tarihinde bir ilke imza atmıştı.
Süpersonik füzeyle tam isabet
Bayraktar TB3 SİHA, 25 Mart ve 27 Mart 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen atış testlerinde, Roketsan tarafından geliştirilen İHA-122 süpersonik füze ile deniz üzerindeki hedefleri tam isabetle vurdu. Milli SİHA, 27 Mart’ta yapılan testte görüş hattı irtifasının altında gerçekleştirdiği atışla 6×6 metrelik perdeli hedefi başarıyla imha ederken, hedefi havadaki Bayraktar TB2 lazerle işaretledi. Bu testlerle birlikte iki SİHA’nın koordineli görev kabiliyeti de başarıyla sergilendi.
Yerli motor ile en yükseğe
Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.
Milli siha, milli kamera
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
Deniz aşırı güç çarpanı
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile envantere girdiğinde sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Dünyanın en büyük İHA şirketi Baykar
İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Önceki yıl sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024’te de savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 11 ülke ile olmak üzere toplam 36 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.
Türkiye’nin en büyük limanlarının yer aldığı İzmit Körfezi’nde, Ramazan Bayramı’nda gemi yoğunluğu yaşandı.
Marmara bölgesinin önemli limanlarının yer aldığı İzmit Körfezi’nde Ramazan Bayramı’nda yaşanan gemi yoğunluğu dikkat çekti. Onlarca gemi Hereke açıklarında sıralanırken, limanlarda da çalışmaların devam ettiği gözlemlendi.
Ayrıca, bu yılın ocak ve şubat ayında İzmit Körfezi’ne 424 Türk bayraklı, 978 yabancı bayraklı olmak üzere toplamda bin 403 gemi giriş yaptı. Bu gemilerin toplam ağırlığı 27 milyon 686 bin 277 groston olurken, 13 milyon 137 bin 727 ton yük elleçlendi.
2024’te ise İzmit Körfezi’ndeki limanlara 6 bin 348’i yabancı bayraklı olmak üzere toplam 9 bin 1 yük gemisi uğramış, bu gemilerin toplam ağırlığı 169 milyon groston olmuş ve 84 milyon ton yük elleçlenmişti.