Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde faaliyet gösterecek olan tim, Eceabat Kabatepe Jandarma Karakolu’nda konuşlandırıldı. 7 gün 24 saat görev yaparak denizde asayişi sağlayacak tim, özellikle denizden erişimin zor olduğu kıyılar, koylar ve adalarda güvenliği sağlamak için görev yapacak.
Yeni göreve başlayan bot hakkında teknik bilgileri paylaşan Jandarma Asayiş Bot Komutanı Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Selim Kiriktir, “Botumuz 11 metre uzunluğunda, 3 metre genişliğinde, 250 beygirlik dıştan takma çift motorlara sahip olup, 8 personel kapasitelidir. Fiber teknemizde, cps, harita, solar gibi teknik cihazlarımız mevcuttur. Asayiş botumuz her türlü acil vakalarda bölgemizde meydana gelen göçmen kaçakçılığını engellemek, karadan ulaşımı kolay olmayan kıyılar, ada, adacıklar ile koy ve körfezlerin kıyılarında önleyici kolluk hizmetini yürütecek. Denizde genel güvenlik ile asayiş ihlal eden bir suçla karşılaşıldığında, gecikmesinde sakınca bulunan halde suça el koymak ve suçluları yakalayarak, ilgili kolluk birimine teslim etmekle hükümlüdür. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı olarak, daima milletimizin emrindeyiz” şeklinde konuştu.
Çanakkale Valiliği’nden yapılan açıklamada ise “Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde görev yapacak Jandarma Asayiş Bot Timi, Eceabat Kabatepe Jandarma Karakolu’nda göreve başlamıştır. Bu sayede Jandarma, kıyılarda ulaşılması zor olan bölgelere denizden erişim imkânı kazanarak; sit alanlarının korunması, göçmen kaçakçılığıyla mücadele, usulsüz avlanma ve kayıp şahıs olayları gibi durumlara daha hızlı müdahale edebilecektir. Jandarma Asayiş Bot Timi, vatandaşlarımızın güvenliği için 7 gün 24 saat görev başında olacaktır. Mavi vatanın güvenliği artık daha güçlü” ifadeleri kullanıldı.
Büyükşehir tarafından düzenlenen ve birbirinden farklı söyleşileri konu edinen Ramazan etkinliklerinde kentin marka değeri Kocaelispor konuşuldu
Milli İrade Meydanı’nda Kocaelispor konuşuldu
Büyükşehir Belediyesi’nin Milli İrade Meydanı’ndaki Ramazan etkinlikleri birbirinden farklı söyleşi ve etkinliklerle sürüyor. Bu kapsamda Çağdaş Kocaeli Gazetesi Spor Müdürü Yiğit Özcan’ın moderatörlüğünde “Armanın Peşinde Bir Ömür” konulu söyleşi etkinliğinde Kocaelispor konuşuldu.
SANAT KAFE’DE KOCAELİSPOR KONUŞULDU
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Milli İrade Meydanı’ndaki Ramazan etkinlikleri birbirinden farklı söyleşi ve etkinliklerle sürüyor. İftar öncesi ve sonrasında gerçekleşen söyleşilere ise Sanat Kafe ev sahipliği yapıyor. Gençlerin adeta uğrak noktası olan Sanat Kafe’de kentin marka değerlerinden Kocaelispor konuşuldu.
YİĞİT ÖZCAN’IN MODERATÖRLÜĞÜNDE
Çağdaş Kocaeli Gazetesi Spor Müdürü Yiğit Özcan’ın moderatörlüğünde “Armanın Peşinde Bir Ömür” konulu söyleşi etkinliği Milli İrade Meydanı Sanat Kafe’de gerçekleşti. Yiğit Özcan’ın kitabıyla aynı adı taşıyan söyleşiye, Kocaeli Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük bölümünde görev yapan Öğretim Görevlisi Murat Son panelist olarak katıldı.
“İNANCIMIZ AMACIMIZ OLMALI”
Söyleşiye Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) öğrencileri katıldı. İlgiyle izlenen söyleşide Kocaelispor’un kent için önemi aktarıldı. Yiğit Özcan bir inancın amaç olarak ele alındığında o amacın mutlaka gerçekleşeceğini belirterek, “Kocaelispor zor bir dönem geçiriyor ama bu günleri atlatacağına inanıyoruz. Daha güçlü ve inançlı olmalıyız. Şampiyon olacağız” şeklinde konuştu.
İDARİ YAPI VE BİLİM ENTEGRE EDİLMELİ
Kocaeli Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük bölümünde görev yapan Öğretim Görevlisi Murat Son da söyleşiye katılan BESYO öğrencilerine ilgileri için teşekkür etti. Spor Akademisi öğrencilerinin farklı kentlerden Kocaeli’ne geldiklerini kaydeden Son, “Hepinizin bu bölümü okurken hedefleri ve amaçları var. Bu bölümü bitirdikten sonra hangi alanda görev yapmak istediğinizi iyi belirleyin. Öğrenciliğiniz sırasında dersler dışında da o alanlara yönelin ve çalışın” dedi. Son ayrıca Kocaelispor’un Spor Bilimleri öğrencilerinin yetişmesi için önemli rol oynadığını kaydederek, kulüp ile kent entegrasyonunun daha fazla sağlanması, idari yapılar ile bilimin entegre edilmesi gerektiğini kaydetti.
ÖZCAN’DAN TEŞEKKÜR PLAKETİ
Söyleşinin sonunda Çağdaş Kocaeli Gazetesi Spor Müdürü̈ Yiğit Özcan, söyleşiyi birlikte gerçekleştirdiği Öğretim Görevlisi Murat Son’a teşekkür plaketi takdim etti.
Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan ayına özel “Sözünü tut, sözünü hatırla, kendine bir iyilik yap” ana sloganıyla hayata geçirdiği ‘İyilik Kılavuzu’ yarışmasında ilk hafta görevleri başarıyla tamamlandı.
TATLI BİR REKABET YAŞANDI
Ramazan ayının manevi atmosferinde öğrencileri iyilik yapmaya teşvik eden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan’ın ruhuna uygun, anlam dolu bir yarışma başlattı. “Sözünü tut, sözünü hatırla, kendine bir iyilik yap” ana sloganıyla hayata geçirilen ve Türkiye’de ilk defa uygulanan bir yarışma yöntemiyle ‘iyilik’ fikrini merkeze alan ‘İyilik Kılavuzu’nda Kocaeli’nin gençleri tatlı bir rekabet içerisinde yarışarak hem kendilerini hem de çevrelerini güzelleştirmek için ‘iyilik’ rüzgârları estiriyor.
ADEM METAN’LA GÜNÜN GÖREVİ: SELAM
Ortaokul, lise ve genç yetişkin kategorilerinde 1200 gencin yarıştığı ‘İyilik Kılavuzu’nda 300 takım Ramazan ruhunu anlatan bir kavram etrafında çeşitli görevleri yerine getiriyor. 33 gün boyunca 33 kavramı görev edinen iyilik takımları; rahmet, ihsan, niyet, selam, rikkat, hilm, sıhhat, lütuf, imar, emanet ve hürmet görevlerini tamamladı. Selam görevinde, küçük bir adımla büyük iyiliklere kapı aralamak için Gazeteci Adem Metan ile bir araya gelen öğrenciler selamın bereketini yayarak gönüllere dokundu. İmar görevinde ise İzmit Eren Camii’ni temizleyen takımlar iyiliği yaydı.
İLK HAFTA GÖREVLERİ TAMAMLANDI
İyiliği yaymak için yola çıkanların buluşma noktası olan ‘İyilik Kılavuzu’ hareketinde bu hafta iyiliğin ışığını en parlak şekilde yansıtan Kılavuz Liderleri belli oldu. Ortaokul kategorisinde ‘Tabiat Severler’, lise kategorisinde ‘Disiplinin İzleri’, genç yetişkin kategorisinde ‘Alicenap Ruhlar’ haftanın Kılavuz Liderleri oldu. Finalde kazanan takımlar Balkan-Özbekistan turu, dizüstü bilgisayar ve 10 bin TL değerinde teknoloji çeki gibi ödüllere uzanacak. Sunuculuğunu Okan Bayülgen’in yapacağı ödül programı 25 Mart Salı günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
YEPYENİ BİR EĞİTİM MODELİ OLACAK
Kocaeli Büyükşehir’in ‘İyilik Kılavuzu’ projesi, Türkiye’de uzun süredir çeşitli yöntemlerle sürdürülen ‘değerler eğitimi’ yaklaşımına yeni bir soluk getirme iddiası taşıyor. ‘İyilik Kılavuzu’ Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde adı geçen ‘hayatın içinde değer eğitimi’ yaklaşımının ete kemiğe bürünmüş ilk projesi olacak. Gençlerin doğrudan ‘harekete geçerek ve insiyatif alarak öğrendiği’ bir yöntemle yoluna devam edecek ‘İyilik Kılavuzu’ projesi böylelikle Türkiye kamuoyuna yeni bir eğitim modellemesi de önermiş olacak.
Kocaeli’de Toprak Mahsulleri Ofisi silolarında 2 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davanın 3. celsesi görülürken, sanıklar duruşmaya katılmadı.
Kocaeli’nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 10 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO’nun 60 silosundan 13’ü zarar görmüştü. Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.
“Siloda görevli eksper beni aradı, patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi”
Olaya ilişkin davanın 3. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu, oğlu Ali Eren Dayıoğlu ve avukatları Yaprak Gülen Şahin Karakuş katıldı. Sanıklar duruşmaya katılmazken, avukatları salonda hazır bulundu.
Tanık olarak dinlenen Füsun Ankın Çoşkun, “TMO’da alım muhafaza servis şefi olarak görev yapmaktaydım. Olay günü idari binada muhasebe servisindeydim. Bu esnada bir patlama duyduk ve dışarı çıktık. Siloda görevli eksper Funda H. beni aradı ve patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi. Biz hemen siloya gittik ancak polis güvenlik gerekçesi ile bizi içeri almadı” dedi.
“En son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum”
Olay tarihinde tesiste kaynak yapıldığına dair bilgisi olmadığını belirten Füsun Ankın Çoşkun, “Silolarda toz temizliği teknik işler servisinin sorumluluğundaydı, tahmil tahliye işleri, işçiler aracılığıyla günlük temizlenirdi. Alım muhafazada çalışan personel genelde ziraat mühendisi ve ziraat teknikeridir, alınan malzemenin kalitesi ile ilgili görevleri vardır. 2 Mayıs 2023 tarihli ISG toplantı tutanağından bilgim vardır. Biz depodaki hububatın tozundan sorumluyuz, döküm aşamasındaki tozdan teknik işler sorumludur. Gelen hububat depolara alınır, içerisindeki toz ve yabancı madde oranları belli bir sınırlardadır, ona göre depolara alınır. Kuyudaki tozların temizliği teknik işlere aittir. Tesisteki tozlar, temizlenip toplandıktan sonra bir kısmı piyasaya satılabilir olarak ayrıştırılabiliyor, buna kıymetli çıkıntı deniliyor. Kıymetli çıkıntının satışı, tesiste alım muhafaza şefliğince kurulan alım muhafaza şefliği ve teknik işler servisinden oluşan heyet vasıtasıyla tesise maddi kazanç olarak geri kazandırılıyor. Bu olaydan önce en son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum” diye konuştu.
“Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar”
Sanıkların gerekli cezayı almasını isteyen ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu ise, “Sanki olaylar kendinden olmuş gibi bir hava oluşturulmaktadır, kimse sorumluluğu kabul etmemektedir ancak burada ihmaller açıktır, suçlular bellidir. Hiç kimse işini doğru düzgün yapmadı, başmüdür personel yönetimini yapamadı. Teknik işler müdürü, yangın tehlikesi olduğu halde baskı ile işleri devam ettiriyor. Bu kurumda mobing, baskı, hırs var ama kontrol yok. Yanlışa ’dur’ denilmemiş. Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar, duruşmaya bile katılmıyorlar. Kaynak yapıldığı bilirkişi raporu ile sabitken, hala daha kaynak yapılmadığı iddia edilmektedir. Bunu kabul etmiyorum. Olay yerinde kaynak yapıldığı açık ve bariz bellidir” ifadelerini kullandı.
“İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur”
Tutuksuz sanık Kemal Ö’nün avukatı Zekeriya Yelok, “İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur, bunların istenilmesini talep ediyoruz. İnternette patlama anına ilişkin görüntüler mevcuttur ancak kalitesi düşük olduğu için Ajans’tan orijinal görüntülerin temin edilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Mahkeme heyeti, sanıkların yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına, yaralıların ayrıntılı kesin raporlarının temini için Adli Tıp Kurumu’na sevkine, tanıkların dinlenilmesine ve Avukat Zekeriya Yelok’un talebinin reddine karar vererek duruşmayı erteledi.
“Asli kusurlu olanlar farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor”
Duruşma sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Arif Dayıoğlu, “Mahkemede sanık sandalyeleri boştu. Kendilerine hiçbir şey olmayacaklarından çok eminler. Maalesef bizim buradaki acımızı ne savcılarımız, ne de hakimlerinizin çok dikkate alamadığını görüyorum. 2 insan öldü, belki 10 milyon dolarlık maddi hasar oluştu. Bunun karşılığında bir tutuklu dahi yok. Bilirkişi raporunda asli kusurlu olarak geçenler, farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor. Oradaki görevleri devam ettiği sürece de burada çalışanları baskı altına alarak ifadelerinde çok detaya girmemelerini, bu şekilde işin içinden çıkacaklarını ifade ediyorlar” dedi.
“Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenlere de baskı altına alınıyor”
TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal’ın olay sonrasında kendisini aradığını söyleyen Dayıoğlu, “Eşim öldüğünde beni arayarak başsağlığı diledi, kendisine teşekkür ediyorum. Bana, ’Arif Bey, içinizde hiçbir kuşku olmasın. Bu iş şeffaf şekilde yürütülecek. Sorumlular en ağır şekilde cezalandırılacak’ demişti. Ahmet Bey, gelinen durumda görüyorum ki sizin söyledikleriniz havada kaldı. Ne görevden alma var, ne uzaklaştırma var. Aynı şekilde herkes görevine devam ediyor. Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenler de baskı altına alınıyor. Bunları dikkate almanızı istiyorum. Aksi halde burada ölen insanların kanı sizin üzerinizde olacak. İnsanların adil bir şekilde yargılanması, sorumluların ortaya çıkarılması gerekiyor” diye konuştu.
“2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok”
Dayıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Burada milyonluk bir zarar var, 2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok. Tam tersine avukatlar yurt dışı çıkış yasağını bile kaldırmak istiyor. Adalet tamamen güçlüden yana, sanki mağduru cezalandırma gibi adlandırılıyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, ’Geciken adalet, adalet değildir.’ Bugün 600 gün oldu hiçbir sonuç alamadık. Hala adliye koridorlarında adalet aramaya çalışıyoruz. Sürecin hızlandırılması, gerçek sorumluların cezalandırılması için kendi özelinizde olan soruşturma müfettişi ile bu işin detaylarını lütfen öğrenin. Kendi iç kurumların yaptığı müfettişlerin raporları kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Kamuoyuna öyle bir yansıtılıyor ki sanki kendi kendine patlama meydana geldi gibi. Böyle bir şey yok. Eksik personelle çalışma var. 15-16 kişilik vardiyadan 5-6 kişilik vardiyalara düşmüş. Sistem üç noktadan aktif olarak kullanılıyor. Gemiden mal boşaltılıyor, çiftçiden mal alınıyor ve ürünler dışarıya satılıyor. Üç fonksiyon 5-6 kişi ile yapılıyor. Temizlik hiçbir şekilde yapılamıyor. Filtre sistemi çalışmıyor, her yer toz. Bu da yetmezmiş gibi asıl olayın patlak verdiği yer ateşli işe izin veriliyor ve patlama meydana geliyor. İfadelerinde yeterli sayıda personel olmadığı için kimseyi görevlendiremediklerini söylüyorlar.”
“Olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz”
Avukat Yaprak Gülen Şahin Karakuş ise, “Biz en başından beri olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz. Bu tarz toplumsal olaylarda talepler bu şekilde oluyor ama neticeler çok da umulduğu gibi olmuyor. Biz gene de umudumuzu kaybetmedik. Yargılamalar uzun sürüyor ancak eninde sonunda adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Bizi üzen şey sanıklardan bir kişi bile duruşmada yoktu. Gerçek anlamda hayal kırıklığıydı. Olayın en başından beri kurumun tavrı daima hiçbir şekilde sorumluluklarının ya da kusurlarının olmadığı yönünde. Bu noktada mahkemenin adil bir karar vereceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Kocaeli’de Toprak Mahsulleri Ofisi silolarında 2 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davanın 3. celsesi görülürken, sanıklar duruşmaya katılmadı.
Kocaeli’nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 10 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO’nun 60 silosundan 13’ü zarar görmüştü. Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.
“Siloda görevli eksper beni aradı, patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi”
Olaya ilişkin davanın 3. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu, oğlu Ali Eren Dayıoğlu ve avukatları Yaprak Gülen Şahin Karakuş katıldı. Sanıklar duruşmaya katılmazken, avukatları salonda hazır bulundu.
Tanık olarak dinlenen Füsun Ankın Çoşkun, “TMO’da alım muhafaza servis şefi olarak görev yapmaktaydım. Olay günü idari binada muhasebe servisindeydim. Bu esnada bir patlama duyduk ve dışarı çıktık. Siloda görevli eksper Funda H. beni aradı ve patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi. Biz hemen siloya gittik ancak polis güvenlik gerekçesi ile bizi içeri almadı” dedi.
“En son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum”
Olay tarihinde tesiste kaynak yapıldığına dair bilgisi olmadığını belirten Füsun Ankın Çoşkun, “Silolarda toz temizliği teknik işler servisinin sorumluluğundaydı, tahmil tahliye işleri, işçiler aracılığıyla günlük temizlenirdi. Alım muhafazada çalışan personel genelde ziraat mühendisi ve ziraat teknikeridir, alınan malzemenin kalitesi ile ilgili görevleri vardır. 2 Mayıs 2023 tarihli ISG toplantı tutanağından bilgim vardır. Biz depodaki hububatın tozundan sorumluyuz, döküm aşamasındaki tozdan teknik işler sorumludur. Gelen hububat depolara alınır, içerisindeki toz ve yabancı madde oranları belli bir sınırlardadır, ona göre depolara alınır. Kuyudaki tozların temizliği teknik işlere aittir. Tesisteki tozlar, temizlenip toplandıktan sonra bir kısmı piyasaya satılabilir olarak ayrıştırılabiliyor, buna kıymetli çıkıntı deniliyor. Kıymetli çıkıntının satışı, tesiste alım muhafaza şefliğince kurulan alım muhafaza şefliği ve teknik işler servisinden oluşan heyet vasıtasıyla tesise maddi kazanç olarak geri kazandırılıyor. Bu olaydan önce en son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum” diye konuştu.
“Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar”
Sanıkların gerekli cezayı almasını isteyen ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu ise, “Sanki olaylar kendinden olmuş gibi bir hava oluşturulmaktadır, kimse sorumluluğu kabul etmemektedir ancak burada ihmaller açıktır, suçlular bellidir. Hiç kimse işini doğru düzgün yapmadı, başmüdür personel yönetimini yapamadı. Teknik işler müdürü, yangın tehlikesi olduğu halde baskı ile işleri devam ettiriyor. Bu kurumda mobing, baskı, hırs var ama kontrol yok. Yanlışa ’dur’ denilmemiş. Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar, duruşmaya bile katılmıyorlar. Kaynak yapıldığı bilirkişi raporu ile sabitken, hala daha kaynak yapılmadığı iddia edilmektedir. Bunu kabul etmiyorum. Olay yerinde kaynak yapıldığı açık ve bariz bellidir” ifadelerini kullandı.
“İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur”
Tutuksuz sanık Kemal Ö’nün avukatı Zekeriya Yelok, “İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur, bunların istenilmesini talep ediyoruz. İnternette patlama anına ilişkin görüntüler mevcuttur ancak kalitesi düşük olduğu için Ajans’tan orijinal görüntülerin temin edilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Mahkeme heyeti, sanıkların yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına, yaralıların ayrıntılı kesin raporlarının temini için Adli Tıp Kurumu’na sevkine, tanıkların dinlenilmesine ve Avukat Zekeriya Yelok’un talebinin reddine karar vererek duruşmayı erteledi.
“Asli kusurlu olanlar farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor”
Duruşma sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Arif Dayıoğlu, “Mahkemede sanık sandalyeleri boştu. Kendilerine hiçbir şey olmayacaklarından çok eminler. Maalesef bizim buradaki acımızı ne savcılarımız, ne de hakimlerinizin çok dikkate alamadığını görüyorum. 2 insan öldü, belki 10 milyon dolarlık maddi hasar oluştu. Bunun karşılığında bir tutuklu dahi yok. Bilirkişi raporunda asli kusurlu olarak geçenler, farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor. Oradaki görevleri devam ettiği sürece de burada çalışanları baskı altına alarak ifadelerinde çok detaya girmemelerini, bu şekilde işin içinden çıkacaklarını ifade ediyorlar” dedi.
“Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenlere de baskı altına alınıyor”
TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal’ın olay sonrasında kendisini aradığını söyleyen Dayıoğlu, “Eşim öldüğünde beni arayarak başsağlığı diledi, kendisine teşekkür ediyorum. Bana, ’Arif Bey, içinizde hiçbir kuşku olmasın. Bu iş şeffaf şekilde yürütülecek. Sorumlular en ağır şekilde cezalandırılacak’ demişti. Ahmet Bey, gelinen durumda görüyorum ki sizin söyledikleriniz havada kaldı. Ne görevden alma var, ne uzaklaştırma var. Aynı şekilde herkes görevine devam ediyor. Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenler de baskı altına alınıyor. Bunları dikkate almanızı istiyorum. Aksi halde burada ölen insanların kanı sizin üzerinizde olacak. İnsanların adil bir şekilde yargılanması, sorumluların ortaya çıkarılması gerekiyor” diye konuştu.
“2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok”
Dayıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Burada milyonluk bir zarar var, 2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok. Tam tersine avukatlar yurt dışı çıkış yasağını bile kaldırmak istiyor. Adalet tamamen güçlüden yana, sanki mağduru cezalandırma gibi adlandırılıyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, ’Geciken adalet, adalet değildir.’ Bugün 600 gün oldu hiçbir sonuç alamadık. Hala adliye koridorlarında adalet aramaya çalışıyoruz. Sürecin hızlandırılması, gerçek sorumluların cezalandırılması için kendi özelinizde olan soruşturma müfettişi ile bu işin detaylarını lütfen öğrenin. Kendi iç kurumların yaptığı müfettişlerin raporları kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Kamuoyuna öyle bir yansıtılıyor ki sanki kendi kendine patlama meydana geldi gibi. Böyle bir şey yok. Eksik personelle çalışma var. 15-16 kişilik vardiyadan 5-6 kişilik vardiyalara düşmüş. Sistem üç noktadan aktif olarak kullanılıyor. Gemiden mal boşaltılıyor, çiftçiden mal alınıyor ve ürünler dışarıya satılıyor. Üç fonksiyon 5-6 kişi ile yapılıyor. Temizlik hiçbir şekilde yapılamıyor. Filtre sistemi çalışmıyor, her yer toz. Bu da yetmezmiş gibi asıl olayın patlak verdiği yer ateşli işe izin veriliyor ve patlama meydana geliyor. İfadelerinde yeterli sayıda personel olmadığı için kimseyi görevlendiremediklerini söylüyorlar.”
“Olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz”
Avukat Yaprak Gülen Şahin Karakuş ise, “Biz en başından beri olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz. Bu tarz toplumsal olaylarda talepler bu şekilde oluyor ama neticeler çok da umulduğu gibi olmuyor. Biz gene de umudumuzu kaybetmedik. Yargılamalar uzun sürüyor ancak eninde sonunda adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Bizi üzen şey sanıklardan bir kişi bile duruşmada yoktu. Gerçek anlamda hayal kırıklığıydı. Olayın en başından beri kurumun tavrı daima hiçbir şekilde sorumluluklarının ya da kusurlarının olmadığı yönünde. Bu noktada mahkemenin adil bir karar vereceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Kartepe’de 11 Ayın Sultanı Ramazan-ı Şerif için görev yapacak olan davulcular hazır edildi.
Ramazan ayı hazırlıkları kapsamında, Kartepe Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından organize edilen özel eğitim programıyla, bu yıl görev yapacak davulcular seçilerek görevlerine hazır hale getirildi. Bu kapsamda, 32 mahallede hizmet verecek toplamda 96 davulcu belirlendi. Bu titiz çalışmada, hem geleneksel Ramazan davulculuğu yaşatılması hem de vatandaşlara en iyi şekilde hizmet sunulması amaçlandı. Sahur vaktinin müjdecisi olan davulcular, görevlerini en iyi şekilde yerine getirebilmeleri için kapsamlı eğitim sürecinden geçirildikten sonra resmi çalışma kartlarına kavuştu. Zabıta Müdürlüğü tarafından organize edilen bu süreçte davulculara yalnızca ritim tutma konusunda değil, aynı zamanda belirlenen güzergahlar, sahur saatleri ve halkla iletişim süreçleri gibi birçok önemli konuda detaylı bilgi aktarıldı. Amaç, vatandaşlara daha düzenli ve sorunsuz hizmet sunulması için tüm davulcuların aynı standartlarda hareket etmesini sağlamaktı. Konuya ilişkin açıklama yapan Kartepe Belediyesi Zabıta Müdürü Ali Özbayraklı, “İlçemizde muhtarlarımızla gerçekleştirdiğimiz istişareler sonucunda belirlenen davulcularımızın eğitim süreçlerini başarıyla tamamlayarak görev kartlarını kendilerine teslim ettik. Ramazan ayının hepimiz için hayırlı ve bereketli geçmesini temenni ediyoruz” dedi.
Ramazan ayı hazırlıkları kapsamında, Kartepe Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından organize edilen özel bir eğitim programıyla, bu yıl görev yapacak davulcular seçilerek görevlerine hazır hale getirildi. Bu kapsamda, 32 mahallede hizmet verecek toplamda 96 davulcu belirlendi. Bu titiz çalışmada, hem geleneksel Ramazan davulculuğu yaşatılması hem de vatandaşlara en iyi şekilde hizmet sunulması amaçlandı.
EĞİTİM VERİLDİ
Sahur vaktinin müjdecisi olan davulcular, görevlerini en iyi şekilde yerine getirebilmeleri için kapsamlı bir eğitim sürecinden geçirildikten sonra resmi çalışma kartlarına kavuştular. Zabıta Müdürlüğü tarafından organize edilen bu süreçte, davulculara yalnızca ritim tutma konusunda değil, aynı zamanda belirlenen güzergahlar, sahur saatleri ve halkla iletişim süreçleri gibi birçok önemli konuda detaylı bilgi aktarıldı. Amaç, vatandaşlara daha düzenli ve sorunsuz bir hizmet sunulması için tüm davulcuların aynı standartlarda hareket etmesini sağlamaktı.
GÖREVLERİNİ YAPACAKLAR
Kartepe Belediyesi Zabıta Müdürü Ali Özbayraklı, “İlçemizde muhtarlarımızla gerçekleştirdiğimiz istişareler sonucunda belirlenen davulcularımızın eğitim süreçlerini başarıyla tamamlayarak görev kartlarını kendilerine teslim ettik. Bu bağlamda Ramazan ayının hepimiz için hayırlı ve bereketli geçmesini temenni ediyoruz” açıklamasında bulundu.
Büyükşehir, karla mücadele çalışmalarını artırarak sürdürüyor. 2.321 personel ve 623 araç-iş makinesiyle kar yağışının başladığı ilk dakikadan itibaren sahada olan Büyükşehir personeli, vatandaşların güvenli yolculuğu için 12 saat boyunca direksiyon başında görev yapıyor.
DİREKSİYON BAŞINDA 12 SAAT
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 12 ilçede karla mücadele çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. 2.321 personel ve 623 araç-iş makinesiyle sahada olan Büyükşehir ekipleri, vatandaşların sorun yaşamaması adına aralıksız çalışıyor. Yüksek kesimler başta olmak üzere tüm ilçelerde görev yapan ekiplerin karla mücadele mesaisi sabahın ilk saatlerinde başlıyor ve direksiyon başında 12 saat boyunca sürüyor.
HİZMETTE SINIR TANIMIYORLAR
Büyükşehir ekipleri 12 saatlik zor koşullardaki mesainin ardından 12 saat istirahat edebiliyor. Sabah görev yerlerini öğrenen ekipler, direksiyon başına geçerek karla mücadeleye başlıyor. Ulaşımda aksamaların yaşanmaması ve sürücülerin gidecekleri yere sorunsuz ulaşması için canla başla çalışan ekipler, altyapı ekiplerine, yolda kalan vatandaşlara, kurtarma ekiplerine ve sağlık hizmetlerine de destek veriyor.
“7/24 GÖREV YAPIYORUZ”
Karla Mücadele Ekip şefi Haydar Atmaca, zorlu şartlara rağmen vatandaşlara hizmet etmekten mutluluk duyduklarını ifade ederek, “Kışın en yoğun bölgelerin başında Kartepe geliyor. Ekip arkadaşlarımızla birlikte yolları açık tutmak için çalışıyoruz. Zor bir iş. Zorluğa rağmen arkadaşlarımızın gayretiyle bu işlerin üstesinden geliyoruz. 12 saatlik vardiyayla 7 gün 24 saat görev yapıyoruz. Yolları açarken vatandaşlarımıza da yardım ediyoruz. Onların bir duasını almak bizi oldukça mutlu ediyor” ifadesini kullandı.
Sahil Güvenlik Komutanlığı, Ege Denizi’nde yaşanan düzensiz göçmen faaliyetleriyle ilgili çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Komutanlık, 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu ve diğer ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele görevlerini yerine getiriyor.
Düzensiz göçle mücadelede 2015 yılında başlatılan “Ege’de Umut Harekâtı” ve “Akdeniz’de Güven Harekâtı” isimli operasyonlar kapsamında kesintisiz görev yapılıyor. Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile gerçekleştirilen müşterek operasyonlarla göçmenler denize çıkmadan yakalanıyor. Ayvalık Sahil Güvenlik Karakol Komutanı SG Binbaşı Onur Şen, “Sahil Güvenlik Komutanlığı; 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile Sahil Güvenlik Komutanlığı Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliği çerçevesinde kendisine verilen düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı ile mücadele görevlerini yerine getirmektedir. Son yıllarda küresel bir sorun haline gelen düzensiz göçle mücadele, Komutanlığımızın zaman mefhumu gözetmeksizin büyük ölçüde gayret sarf ettiği görevlerinden yalnızca bir tanesidir. Ege Denizi; göçe hedef olan Ege adalarının yakın mesafede olması, kıyı şeridinin girintili çıkıntılı yapısının deniz alanlarının kontrol altında tutulmasını zorlaştırması, yılın büyük bir bölümünde deniz şartlarının sakin seyretmesi ve yoğun turizm amaçlı tekne trafiğinin bulunması nedenleriyle düzensiz göç hareketlerine elverişli özelliklere sahiptir. Sahil Güvenlik Komutanlığı, düzensiz göçle mücadeleye yönelik olarak 2015 yılında başlatılan ve halen sürdürülen Ege’de Umut Harekâtı ve Akdeniz’de Güven Harekâtı isimli iki büyük operasyon kapsamında, denizlerimizde kesintisiz bir şekilde görev yapmaktadır. Ayrıca, mülki makamlar koordinesinde genel kolluk kuvvetleri arasında kurulan koordinasyon ve iş birliği neticesinde, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile gerçekleştirilen müşterek operasyonlarla düzensiz göçmenler ve göçmen kaçakçıları denize çıkmadan da yakalanmaktadır” dedi.
Yakalanan göçmenlerin insani ihtiyaçlarının karşılandığını ve İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edildiğini ifade eden SG Binbaşı Şen, “Yakalanan düzensiz göçmenler hassas gruplara (engelli, yaşlı ve çocuk gibi) göre ayrılarak kendileri için hazırlanan mahallere alınmakta ve temel ihtiyaçlarının giderilmesi maksadıyla kendilerine yiyecek, giyecek ve battaniye gibi çeşitli yardım malzemeleri dağıtılarak insani ihtiyaçları süratle giderilmektedir. Müteakiben detaylı sağlık muayeneleri yapılmakta ve idari işlemlerinin tamamlanmasının ardından İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edilen düzensiz göçmenlerin işlemleri burada sonuçlandırılmaktadır” diye konuştu.
2024 yılında Ege Denizi’nde 62 bin 424 düzensiz göçmen kurtarıldı
2024 yılı içerisinde Ege Denizi’nde 2 bin 325 düzensiz göç olayı meydana gelmiş olup bu olaylarda 62 bin 424 düzensiz göçmen kurtarıldı ve 765 göçmen kaçakçısı yakalandı.
Ayvalık’ta 4 bin 556 düzensiz göçmen kurtarıldı
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı sorumluluk sahasında bulunan Ayvalık/Balıkesir bölgesinde 2024 yılında gerçekleşen 161 olayda 4 bin 556 düzensiz göçmen yakalandı. 21 organizatör yakalandığını da belirten Binbaşı Şen, “2024 yılı içerisinde Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı sorumluluk sahasında bulunan Ayvalık ilçesi Balıkesir bölgesinde gerçekleşen 161 olayda 4 bin 556 düzensiz göçmen yakalanmış veya kurtarılmış. Olaylar ile bağlantısı olduğu tespit edilen 21 organizatör yakalanmıştır” dedi.
Düzensiz göçle mücadelede gelişmiş teknoloji kullanılıyor
Ayvalık ve Edremit Körfezi’nde, gelişmiş radarlar ve elektro optik sistemlerle donatılmış yüzer unsurlar, uçar unsurlar, İnsansız Hava Araçları ve Mobil Radarlar aktif olarak kullanıldığına değinen Ayvalık Sahil Güvenlik Karakol Komutanı SG Binbaşı Onur Şen, “2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu gereğince; Sahil Güvenlik Komutanlığı Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün sahillerinde, iç suları olan Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında, liman ve körfezlerinde, kara sularında, münhasır ekonomik bölgesi ile ulusal ve uluslararası hukuk kuralları uyarınca egemenlik ve denetimi altında bulunan deniz alanlarında, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle kendisine tevdi edilen görevleri uygulamak ve yetkileri kullanmak üzere görevlendirilmiştir. Komutanlığımız tarafından sınır güvenliğinin korunmasına yönelik olarak 7 gün 24 saat esasına göre görev icra edilmektedir. Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı sorumluluk sahası içerisinde yer alan Ayvalık ve Edremit Körfezinde gelişmiş radarlar ve elektro optik sistemlerle donatılmış yüzer unsurlar, uçar unsurlar, İnsansız Hava Araçları ve Mobil Radarlar ile birlikte karada mevcut elektro optik sistemler düzensiz göçle mücadelede aktif olarak kullanılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Kartepe’de meteorolojiden gelen uyarılar sonrası başlayan kar yağışı nedeniyle yolların sürekli açık tutulabilmesi için Kartepe Belediyesi ekipleri tüm hazırlıklarını tamamladı. Kartepe Belediyesi 50 kişilik bir ekip ile 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet verecek.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarısıyla başlayan kar yağışı kapsamında Kartepe Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Kar Timleri’ni hızlı bir şekilde sahaya yönlendirdi.
EKİPLER GÖREV YERLERİNDE
Kartepe Belediyesi’ne bağlı olarak karla mücadelede görev alan Kar Timi, toplamda 50 personel ve geniş bir araç filosuyla ulaşımın kesintisiz devam etmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 4 adet tuz serici ve küreme bıçaklı kamyon, 2 adet küreme bıçaklı kamyon, 5 adet kamyon, 3 adet mini tuz serici, 25 adet kazıcı yükleyici, 1 adet yükleyici kepçe ve 2 adet grayder aktif olarak görev alıyor.
GECE-GÜNDÜZ GÖREV BAŞINDA
Kartepe Belediyesi ekipleri, ilçenin farklı bölgelerinde görev yapmaya başladı. 1. Bölge Derbent Turizm Dağ Yolu, 2. Bölge Maşukiye, Derbent, Şirinsulhiye, Nusretiye ve Balaban, 3. Bölge Acısu, 4. Bölge Suadiye, Çepni, Şefkatiye, Karatepe, Arslanbey, Ataşehir ve Rahmiye, 5. Bölge Fatih Sultan Mehmet, Yeşilkent, Köseköy, Hacıhalim, İstasyon ve Tepecik, 6. Bölge Emekevler, Bahçelievler, Ataevler ve Sarımeşe, 7. Bölge Dumlupınar, Ertuğrulgazi, Uzunbey ve Eşme ile 8. Bölge Ketenciler, İbrikdere, Uzuntarla ve Eşme hatlarında çalışmalarını sürdürüyor. İlçe genelindeki yollar ve köy bağlantı güzergahlarının açık kalmasını sağlayan ekipler, kar yağışlarından halkın etkilenmemesi için gece gündüz görev başında olacak.