Kategoriler
GÜNCEL HABERLER İzmit Haber Tüm Güncel Haberler

Eşini öldüren sanıktan kan donduran sözler: “Bize büyü yapıldı, asılmak istiyorum”

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde eşini sırtından bıçaklayarak öldüren sanık, kendilerine büyü yapıldığını iddia etti. Sanık Hacı P., “Asılmak istiyorum. Eşimin yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Adapazarı’na gidip bakmak istiyorum. Sonra kendimi öldüreceğim” dedi.

Erenler Mahallesi Kamer Sokak’taki evde 30 Mart 2022 tarihinde meydana gelen olayda iddiaya göre, Hacı P. isimli şahıs, tartıştığı eşi Ayşe P.’yi sırtından bıçaklayarak yaraladıktan sonra 5 yaşındaki çocuğunu da yanına alarak kayıplara karışmıştı. Ayşe P. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, şüpheli koca ise Sakarya’da gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

“Hacı bana, ‘Ayşe’ye cinler musallat olmuş’ derdi”

Olayla ilgili duruşma 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Hacı P., öldürülen Ayşe P.’nin ailesi, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından duruşmada tanık olarak dinlenen Koray İ., “Hacı aile dostumuzdur. Hacı eşinin psikolojik sorunları olduğunu söyleyerek benden yardım isterdi. Hacı eşini hastaneye götürmek istiyordu ancak Ayşe kabul etmiyordu. Hacı bana, ‘Ayşe’ye cinler musallat olmuş’ derdi. Ayşe, Hacı’ya küfrederek, ‘Neden aile sorunlarımızı başkalarına anlatıyorsun’ diyordu. Hacı ise ‘Seni hastaneye götürmek istiyorum ancak sen kabul etmeyince eşimizden, dostumuzdan yardım istiyorum’ diyordu. Ayşe’nin Hacı’ya karşı saldırgan davranışları oluyordu. Daha önce bana da üç harfliler musallat olmuş, Hacı yardımcı olmuştu. Ayşe’ye, ‘Benim başıma geldi, sana yardımcı olalım’ dediğimde kızıyordu” dedi.

“Ayşe büyü işleriyle uğraşıyordu, muskaları vardı”

Sanığın ve maktulün sürekli kavga ettiklerini söyleyen sanığın ablası Sultan A. ise, “Ayşe büyü işleriyle uğraşıyordu, muskaları vardı. Birden kendini kaybediyor, çıldırıyordu. Bir keresinde kaynar çaydanlığı eşinin üstüne atıyordu, zor tuttum. Başka bir gün ise engelli oğlumu bıçakla tehdit ettiğini duydum. Bunun üzerine evimden gitmelerini istedim” diye konuştu.

“Ayşe bana, ‘Hacı’yı eş olarak değil domuz olarak görüyorum’ dedi”

Ayşe’nin çok geçimsiz olduğunu söyleyen sanığın ablası Nazlı İ. de, “Ayşe balkona çıkar, ‘Sana karılık yapmayacağım, başkalarına yapacağım’ diye bağırırdı. Tüm mahalle kardeşimin çektiklerine şahittir. Ayşe bir keresinde mutfaktan bıçak alıp, ‘Seni öldüreceğim’ diyerek Hacı’nın üstüne saldırdı. Ayşe bana, ‘Ben Hacı’yı eş olarak değil domuz olarak görüyorum’ diyerek hocaya gitmek istediğini söyledi. Hacı ve Ayşe birlikte hocaya gittiler. Hoca, ikisine üç harflilerin musallat olduğunu söylemiş” şeklinde konuştu.

“Eşimin yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum”

Geçen celse eşini bıçakladığını hatırlamadığını söyleyen Hacı P. bugünkü savunmasında ise, “Asılmak istiyorum. Eşimin yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Adapazarı’na gidip bakmak istiyorum. Sonra kendimi öldüreceğim. Bize büyü yapıldı” dedi.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal: “Her 30 saniyede bir deprem görüyoruz bölgede”

Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, araştırmalarını sürdüren bilim insanları, bölgede kurulan istasyonlar sayesinde depremleri anlık olarak takip ediyor. Yapılan çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Yaşamış olduğumuz deprem 1999’da yaşamış olduğumuz Gölcük depremi ve takibinde Düzce’de yaşamış olduğumuz deprem ile karşılaştırıldığında, en az 20 kat daha büyük bir depremden bahsediyoruz. Biz her 30 saniyede bir deprem görüyoruz bölgede” dedi.

6 Şubat tarihinde meydana gelen ve 11 ilde büyük yıkımlara sebep olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından, yaraların sarılması ve bundan sonraki süreçte gerekli önlemlerin alınabilmesi için çalışmalar devam ediyor. Bu çerçevede ilk andan itibaren deprem bölgesine giderek çalışmalarını yürüten TÜBİTAK MAM bölgede 15’e yakın deprem gözlem istasyonu kurdu. TÜBİTAK tarafından desteklenen 550 bilim insanının çalıştığı bölgeden alınan verilerle birlikte meydana gelen depremler anlık olarak 7 gün 24 saat esasıyla gözlemleniyor. Başkan Hasan Mandal, TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi içerisinde bulunan Yer Bilimleri Araştırma Grubu’nda yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

“1999 depreminden en az 20 kat daha büyük bir depremden bahsediyoruz”

Yaşanılan depremin büyüklüğünün çok iyi bilinmesi gerektiğini kaydeden TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Bizim en yakın zamanda yaşamış olduğumuz deprem 1999’da yaşamış olduğumuz Gölcük depremi ve takibinde Düzce’de yaşamış olduğumuz deprem. Onlarla karşılaştırıldığı zaman büyüklüğü ve oluşturmuş olduğu bölgesel genişlik noktası çok farklı. En az 20 kat daha büyük bir depremden bahsediyoruz. Oluşturmuş olduğu bölgenin genişliği de 500 kilometreye yakın. Dolayısıyla bu sadece Türkiye’deki bilim insanlarının değil, farklı coğrafyalarda dünyadaki birçok bilim insanının ifade ettikleri gibi, yüzyılın en büyük karasal depremi diyoruz ama bu kayıt altına alınma noktasında ama çok daha büyük bir depremin hem şiddeti hem de büyüklüğünün etkisi altındayız. Dolayısıyla bizim şu an yaşıyor olduğumuz hemen akabindeki geçtiğimiz hafta pazar günü Hatay’da yaşamış olduğumuz, hafta sonu Niğde’de yaşamış olduğumuz, dün Malatya’da yaşamış olduğumuz gerçekten bunun etkisini bize gösterir boyutta” dedi.

“Her 30 saniyede bir deprem görüyoruz bölgede”

Elazığ ve İzmir depremlerinin ardından Gaziantep ve çevresinde gözlem istasyonları kurmaya başladıklarını dile getiren Prof. Dr. Mandal, “Biz, 2020 yılında özellikle Elazığ’daki deprem ve İzmir’deki deprem sonrasında Gaziantep Büyükşehir Belediyemizle birlikte başlatmış olduğumuz sismik tehlike, risk değerlendirmesi üzerine yapmış olduğumuz çalışmamız ve yine benzer şekilde deprem risk analizi oluşturmak üzere bir çalışma başlatmıştık. Dolayısıyla orada bizim istasyonlarımız vardı. Hemen akabinde bu istasyonlarımızın sayılarını artırarak şu an bölgede 15 istasyonla birlikte gözlem yapıyoruz. Şu anda konuşulan toplumumuzu, vatandaşlarımızı doğru bilgilendirme anlamında deprem sayılarının 10 bine ulaştığı sayısı var. Aslında bu sayı 10 binin çok üzerinde. Ama hangi büyüklükten itibaren ölçtüğünüze bağlı. Genelde ölçüm noktaları 1.5’in üzerinde noktası kabul gördüğü için onun üzeri hesaplanıyor. Esasına bakarsanız biz her 30 saniyede bir deprem görüyoruz bölgede. Geçmişte bunlar yok muydu? Duyarlılık anlamında bakıldığı zaman düşük büyüklükteki depremler sürekli yaşanıyor ama şu an hassasiyet noktası gerçekten çok yüksek” diye konuştu.

“Bilim insanlarımız şu an sahada çalışmalarını gerçekleştiriyor”

Deprem bölgesinde 550 araştırmacının görev yaptığını vurgulayan Hasan Mandal, “En çok sorulan sorulardan biri ‘Bir sonraki aşama ne olacak’ gibi sorular. İşte bu birçok bilim insanının ortaklaşa konuştuğu, şu an oluşan gerilmenin etkisi bunun uç noktalarında. Malatya bunun bir uç noktası ne yazık ki, bir uç noktası Adana ve diğer uç noktası Hatay. Aslında bunları tek tek şu an yaşıyoruz. Yine bilim insanlarımızın söylediği Malatya’da aktif faylarımızın bulunduğu yönünde. Bir diğer tarafı da Adana. Bununla birlikte yine bir diğer tarafı da bizim konuşuyor olduğumuz bu depremin büyüklüğü ve şiddeti dolayısıyla da diğer faylarda hareketlenmelerin ve buna bağlı olarak da oluşturmuş olduğu bir kısmı bağımsız depremler, bir kısmı artçı depremler olarak gözlemlediğimiz depremlerle karşı karşıyayız. Bilim insanları olarak bu süreçteki TÜBİTAK’ın koordinasyonuyla yapılmaya çalışılan bizim şu anda 119 tane farklı projemiz ile 550 araştırmacımız, farklı disiplinlerden bilim insanımız şu an sahada çalışmalarını gerçekleştiriyorlar” şeklinde konuştu.

“Sahte hesaplar üzerinden para toplamaya yönelik durumlar vardı”

Deringörü programı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Mandal, “Bu sistem, bizim esasında daha önce güvenlik amacıyla, istihbarat amacıyla geliştirmiş olduğumuz bir çözümdü. 2015 yılında geliştirmiştik ve biz bunu hızlı bir şekilde bu dönemde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın talebi üzerine, çünkü gerçekten bu dönemde özellikle depremin ilk haftasını hatırlarsak oradan kurtarılan çocuklarımız, kendilerini ifade edemeyen bireyler ile ilgili yapay zekaya dayalı bir eşleştirme programı. Dün itibarıyla 276 birey, bunların büyük bir kısmı çocuk ve bebek olan vatandaşlarımızın tespiti yapıldı. Bu bizim için kıymetli. Çocuğumuzu, bebeğimizi veya bireyimizi ailesiyle veya velisiyle buluşturmak önemli. Başlangıçta çok daha sınırlıydı ama sonrasında çok hızlı bir şekilde arttı. Emniyet Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı bu sürecin içerisinde, e-Nabız sistemine entegre edildi. Dolayısıyla kullanımı gerçekleşti. Bu program için bu dönemin bir kazanımı diyebiliriz. Aynı dönem içerisinde kötü niyetli insanların oluşturmuş olduğu, AFAD’ı ya da Kızılay’ı taklit ederek sahte hesaplar üzerinden duyarlı vatandaşlarımızdan para toplamaya yönelik durumlar vardı. Dolayısıyla bunlarla ilgili olarak da 2 milyonun üzerinde bir tespit vardı. Bilişim ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı’na iletilerek, emniyete iletilerek bu sahte hesapların da duyarlılığı konusunda üzerimize düşeni TÜBİTAK olarak yerine getirmeye çalıştığımız konulardan biriydi” ifadelerini kullandı.

“Sismik risk değerlendirilmesinin mutlaka yapılması gerekiyor”

Depremlerin önceden tespit edilemediğini ancak bir takım öngörüler yapılabildiğini dile getiren Prof. Dr. Mandal, “Malatya deniyor, Hatay deniyor, potansiyel olarak Adana denilebiliyor. Bir defa buralarda risk boyutu var. İstanbul, Marmara Bölgesi. Bu konuda gereken hem hükümetimiz, devletimiz düzeyinde hem yerel yönetimler düzeyinde ve tabii ki toplum düzeyine yapılması gerek bileşenler var. Bir önceliklendirmenin yapılıp, biraz önce saymış olduğumuz şehirler ve bölgeler başta olmak üzere buralarda sismik risk değerlendirilmesinin mutlaka yapılması gerekiyor. Bazı şehirlerimiz için yapılmış durumda. Bu çalışmaların yapıldığı yerleri biliyoruz ama uygulama noktasında mutlaka gelişim noktamız var. Burada da en büyük sorumluluk vatandaşlarımıza düşüyor. Bunu sorgulamaları lazım. ‘Burada ne zaman deprem olacak’ sorusundan çok ‘Benim ilimin, ilçemin, bu çalışması var mı? Hem yer bilimi açısından bakıldığı sismik risk analizimiz, haritalarımız var mı hem de üstyapı anlamında, yapı stoku anlamında bu var mı? Benim belediyem bunu yapmış mı, yerel yönetimim yapmış mı, devletim bu konuda takibini yapıyor mu’ demesi lazım ve bunların uygulanıp uygulanmadığını sorgulaması lazım. Şu an toplumdaki duyarlılık en üst düzeyde bunu biliyoruz ama bunun dönemsel olmaması gerekir. Sadece depremin nerede olacağını sorgulamaktan daha çok ‘Biz buna hazır mıyız’ sorusunu daha fazla sorgularsa biz o zaman bilim temelli bu güçlüğü hep birlikte aşacağımıza inanıyoruz” dedi.

Kategoriler
BELEDİYELER Gölcük Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Afet bölgesinde hastalık yayılımının önüne geçmek için çalışıyorlar

Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer’in koordinesinde çalışan ekipleri Hatay’daki tüm ilçelerde ve çadır kentlerde hastalık yayılmasının önüne geçmek için ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor.

Gölcük Belediyesi ekipleri, Kahramanmaraş depreminin ardından görev aldığı Hatay’da çalışmalarını sürdürüyor. Deprem sonrası Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer koordinesinde hızlı bir şekilde Hatay’da görev alan ekipler, depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor. Çalışmalar çerçevesinde ekipler, bir yandan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin enkaz kaldırma çalışmalarına destek verirken, bir yandan da depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Ekipler, Başkan Sezer’in koordinesinde; Hatay’ın tüm ilçelerindeki enkaz alanlarında ve çadır kentlerde ilaçlama, kireçleme, dezenfeksiyon çalışmalarını, kemirgen ve larva mücadelesini aralıksız sürdürüyor.

Kategoriler
BELEDİYELER Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

İzmit Körfezi’nde dip çamuru temizliği öncesinde biyoçeşitlilik tespiti

Kocaeli’de İzmit Körfezi’nin doğu yakasında başlanacak olan dip çamuru temizliği öncesinde akademisyenlerle körfezde biyoçeşitliliğin tespiti için çalışma başlatıldı.

Kocaeli’de İzmit Körfezi’nin etrafının arıtma tesisleriyle donatılmasıyla Körfez gri görüntüden kurtarıldı. Yavaş yavaş eski günlerine dönen İzmit Körfezi’nde yakın zamanda dip çamuru temizliği başlayacak. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, temizlik öncesinde İstanbul Üniversitesi ile birlikte İzmit Körfezi’nde biyoçeşitliliğin belirlenmesi çalışması yaptı. İzmit Körfezi’ni kurtarmak için önemli olan dip çamuru temizlenmesi projesinde sona yaklaşıldı. İki etaptan oluşan temizlik çalışmasının ilk etabı çerçevesinde doğu baseninde 1 milyon 225 bin metrekare alanda toplam 9 milyon 462 bin 445 metreküp çamurun çıkarılması planlanıyor.

Biyoçeşitliliğin tespiti

Dip çamuru temizliğinin İzmit Körfezi’ne katkıları ve ileri dönemlerde muhtemel olumlu etkilerinin ortaya konması amacıyla bölgede biyoçeşitlilik durumunun tespitine yönelik çalışma başlatıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Üniversitesi iş birliğinde yapılan çalışma çerçevesinde İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesine ait Yunus-S isimli araştırma gemisi, İzmit Körfezi’ne geldi. Yunus-S gemisiyle İzmit Körfezi’nin doğu baseninde örnekleme çalışmaları yapıldı. Dip çamuru çekilecek alanda 3 örnekleme noktası ve çalışma alanının dışarısında 1 adet referans örnekleme noktası belirlendi. 4 noktada yapılan çalışmalarda, deniz suyundaki değişken parametreler, besin tuzları, klorofil-a, bakteriyolojik analizler, fitoplankton analizleri, zooplankton analizleri, balık ve bentik organizma çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalarla mevcut denizsel biyoçeşitliliğin ortaya çıkarılması hedeflendi. Dip çamurunu çekme işlemi öncesinde yürütülen çalışmalar çamurun çekildiği dönem ve sonrasını da kapsayacak şekilde ileriki dönemlerde de tekrarlanacak.

“İzmit Körfezi’ni uzun yıllardan beri takip ediyoruz”

Bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi veren İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, “Gerek deniz olsun gerek iç sular olsun suyun içinde yaşayan organizmalar ve her türlü biyoçeşitlilik açısından tespit, biyoçeşitliliği etkileyen faktörler, balık stoklarını etkileyen durumları belirliyoruz. İzmit Körfezi’ni uzun yıllardan beri takip ediyoruz. Benim doktora çalışmam da İzmit Körfezi’ydi. Doğal olarak İzmit Körfezi’ni çok iyi biliyorum. 2014 yılından bu yana takip ettiğimiz bir bölge. Biliyorsunuz son dönemlerde Marmara Denizi çeşitli sorunlar yaşıyor. Alg patlaması, müsilaj ve artan denizanası vakası bunların başında geliyor. Bunları takip etmek amacıyla buradayız” dedi.

“Biyoçeşitlilik, bir ekosistemin sağlığını gösteren en önemli kriterdir”

Yaşanabilecek değişimlerle ilgili de konuşan Okyar, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı önemli bir çalışmayı başlatacak. İzmit Körfezi’nin doğu yakasında kalan dip çamuru çıkarılacak. Biz çamur çıkartma öncesinde, çamur çıkarma esnasında ve çamur çıkarma sonrasında körfezin biyoçeşitliliğinin ne yönde değişeceğini tespit etmeye çalışıyoruz. Çünkü biyoçeşitlilik tespit çalışmaları oldukça önemli. Bir ekosistemin sağlığını gösteren en önemli kriterdir biyoçeşitlilik. Doğal olarak biz de ekosistemin bu süreçte, yani çamur çıkarılma esnasında ve sonrasında yaşanacak değişimi tespit etmeye çalışacağız. Dip çamuru temizlendikten sonra bol miktarda bentik organizma dediğimiz yengeçler, karidesler, balıklar ile karşılaşacağımızı ümit ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

Kategoriler
Başiskele Belediyesi BELEDİYELER Tüm Belediye Haberleri

Hatay’da çadırkente 40 çamaşır makinesi Başiskele’den

Deprem sonrasında büyük hasar alan şehirlerden biri olan Hatay’ın Defne ilçesinde depremin yaraları sarılmaya devam ediyor. Başiskele Belediyesi, Çadırkent’in çamaşırhanesinde kullanılması için 40 çamaşır makinesini Hatay’a ulaştırdı.

Depremin ilk gününden itibaren bölgede olan ve depremin yaralarını sarmak için seferber olan Başiskele Belediyesi, Defne’de birçok çalışmanın içerisinde aktif olarak yer alıyor. Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığı 6 Şubat 2023 gününden itibaren Hatay’a tırlar dolusu insani yardım malzemesi göndermeye devam eden Başiskele Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yaraları sarmak için mini bir belediye kurdu. Çevrenin ve toplum sağlığının korunması adına Çadırkent’in belirli noktalarına Başiskele’den gönderilen 45 adet konteyneri yerleştiren Başiskele Belediyesi personelleri, çöp kamyonuyla günde 3 defa temizlik çalışması gerçekleştiriyor. Kent merkezindeki çöpleri de toplayan temizlik ekipleri, özverili çalışmalarıyla salgın hastalıkların önüne geçiyor.

Başiskele Belediyesi, çadırkente kurulan çamaşırhane için 40 çamaşır makinesi daha bölgeye sevk etti. Gönüllü belediye personellerince yeni çamaşır makineleri çamaşırhanelere yerleştirildi.

Kategoriler
BELEDİYELER Darıca Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

O sağlık ocağı yeni görünüme kavuşması için yıkıldı

Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yıkılan sağlık ocağının yerine bünyesinde 7 poliklinik barındıran aile sağlığı ve 7 sınıflı Kişisel Gelişim Merkezi (KİGEM) inşa edilecek.

Darıca Belediyesi, kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde yıkımı gerçekleşen Abdi İpekçi Mahallesi Aile Sağlığı Merkezi binası yerine bünyesinde 7 poliklinik barındıran aile sağlığı ve 7 sınıflı Kişisel Gelişim Merkezi (KİGEM) inşa edilecek. Yıkımı tamamlanan alanda çalışmaları inceleyen Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, en kısa sürede mahalleye ve ilçeye yakışan yeni bir merkez inşa edeceklerini söyledi. Bıyık, “İlçemize bir yandan yeni eserler kazandırırken bir yandan da riskli binalarımızı dönüştürerek vatandaşlarımıza daha güvenli hizmet alanları oluşturuyoruz. Eskiyen ve riskli hale gelen sağlık merkezimizi yenilemek için vatandaşlarımıza sözümüz vardı. Yıkımını gerçekleştirdik ve çalışmalara başladık. Toplam 550 metrekare inşaat alanından oluşacak Abdi İpekçi Aile Sağlığı ve KİGEM binamızda 7 poliklinik, 7 sınıflı KİGEM, çok maksatlı salon ve fuaye alanlarının da yer alacağı modern bir kompleks inşa edeceğiz. Mahallemize ve ilçemize şimdiden hayırlı olsun” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER Kandıra Haber Tüm Güncel Haberler

Aynı belediyeden 3 müdür kazada yaralandı

Kocaeli’de 2 otomobilin çarpışması neticesinde 4 kişinin yaralandığı kaza meydana geldi. Kazadaki yaralıların 3’ünün Kandıra Belediyesi’nin çeşitli birimlerinde görev yapan müdürler olduğu ortaya çıktı.

Kaza, sabah saatlerinde İzmit Kandıra yolu Davuldere mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mustafa Arda idaresindeki 41 DA 119 plakalı Honda marka otomobil ile Furkan Beşkat idaresindeki 41 TS 231 plakalı Ford marka otomobil çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle araçlar savrularak durabildi, her iki araçta da hava yastıkları açıldı. Kazanın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri bölgeye geldi. İtfaiye ekiplerinin yardımıyla araçtan çıkarılan yaralılar sağlık ekiplerine teslim edildi. Ambulansta yapılan ilk müdahalelerin ardından yaralılar hastaneye kaldırıldı.

Aynı belediyeden 3 müdür kazada yaralandı

Kazada toplam 4 kişi yaralandı. Honda marka otomobilin sürücüsü Mustafa Arda’nın Kandıra Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olduğu öğrenilirken yanında yine Kandıra Belediyesi’nden Mali Hizmetler Müdürü Erkan Togay ve Fen İşleri Müdürü Yakup Acun da yaralandı.

Jandarma, kazayla ilgili inceleme başlattı.

Kategoriler
BELEDİYELER İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Başkan Hürriyet, Üsküdar Vapuru faciasında hayatını kaybedenleri andı

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Cumhuriyet tarihinin en büyük sivil deniz kazası olarak kayıtlara geçen 1 Mart Üsküdar Vapuru faciasının 65’inci yılı sebebiyle hayatını kaybeden vatandaşları andı.

1 Mart 1958 yılında, İzmit sahilinden Körfez’e açılan Üsküdar isimli vapurun şiddetli fırtınadan alabora olması sonucu 392 kişi hayatını kaybetmişti. Yolcularının büyük kısmını İzmit Lisesi ve Sanat Okulu öğrencilerinin oluşturduğu vapurdan sadece 40 kişi kurtulabilmişti. Facia ile ilgili açıklamada bulunan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, “Ortak tarihimizin en acı hatıralarından Üsküdar Vapuru faciasında hayatını kaybedenleri unutmamak için her yıl bir araya geliyoruz. Bu elim kazada hayatını kaybedenleri hatırlamak için 63’üncü yılında facianın tanıklarının o kara günü anlattığı ‘1 Mart Üsküdar Vapuru Faciası’ belgesel filmini hazırladık, tarihe not düştük. O gün hayatımızdan ayrılanları hiçbir zaman unutmayacağız. Güzel İzmit’imizin acısı çok, kaybı çok. İzmit’imizin unutmaması gereken ne yazık ki çok fazla kaybı var. Türkiye tarihinin en ölümcül deniz kazasının üzerinden tam 65 yıl geçti. Fakat bizim üzüntümüz hiç azalmadı. Üsküdar Vapuru faciasını unutmuyor; halkımızın bir daha böyle acı olaylar yaşamamasını diliyorum. Yitirdiğimiz canları, komşularımızı, hemşehrilerimizi rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER İzmit Haber Tüm Güncel Haberler

11 yaşında başladığı mesleğe, 61 yıldır aynı aşkla devam ediyor

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde babasından miras kalan ayakkabı tamirciliği mesleğini 61 yıldır severek yapan İbrahim Dinibütünoğlu, bir merdivenin altında bulunan küçük dükkanında müşterilerinin taleplerini karşılıyor.

Babasının yanında çıraklığına başladığı ayakkabı tamirciliğini ilk günkü heyecan ve sevgiyle 11 yaşından beri yapan 72 yaşındaki İbrahim Dinibütünoğlu, gençlerin bu tür mesleklere ilgi duymadığını dile getirdi. Ayrıca gelecekte bu mesleğin biteceğini üzülerek söyleyen Dinibütünoğlu, kendisine tamir için verilen ayakkabılarını müşterilerine teslim etmeden rahat uyku bile uyuyamadığını belirtti.

“Çıraklık yapıyorum diye devamsızlıktan 1 sene kaldım”

Mesleğe nasıl başladığını anlatan Dinibütünoğlu, “İlkokul dördüncü sınıfta babamın yanında çıraklığa başladım, o günden bugüne ayakkabı tamir etmeye devam ediyorum. Dördüncü sınıfta hatta bir sene kaldım, sebebi ise devamsızlıktı, babama çıraklık yapıyorum diye. Çünkü babamın bir yardımcıya ihtiyacı vardı. İlkokulu 6 yılda bitirdim, ondan sonra ayakkabı tamirciliğine devam ettim. Askerde bile ayakkabı tamirciliği yaptım. Askerlerin postallarını diktim, kemerlerini diktim. Yani hayatım hiç başka bir şeyle geçmedi” dedi.

“Artık gençler böyle işlerle uğraşmak istemiyorlar”

5 sene önce geldiği Kocaeli’de de çırak bulamayan Dinibütünoğlu, “Ben aslında Kadıköy’ün Bostancı semtinde büyüdüm, bu işi hep orada yaptım. Buraya 5 yıl oldu göç edeli, 5 senedir burada devam ediyorum. Çırak bulabilmek mümkün değil artık, çünkü bunu meslek olarak kimse görmüyor. Artık gençler böyle işlerle de uğraşmak istemiyorlar. Çocuklar teknolojiyi düşünüyorlar, başka bir şey düşündükleri yok” diye konuştu.

“O ayakkabıyı mutlaka alması lazım, yoksa benim uykularım kaçar”

İşini ne kadar sevdiğini de değinen İbrahim Dinibütünoğlu, “Bizim dükkanlarımızın çok büyük olmasına gerek yok. Ufak dükkanlar bize yetiyor. Burasıda merdiven altı bir yer, 5 yıldır buradayım, izin aldım. Sağ olsunlar onlar da yönlendirdiler. Şu anda burada barınıyorum. 1975 yılında kendi dükkanımı açtım, o gün bugündür müstakil olarak kendime çalışıyorum. Daha öncesinde babama çıraklık yaptım. 55 yıl oldu bu işe adım atalı. İş yoğunluğu bayağı var, hatta haddinden fazla. Bazı zamanlar pazar günleri bile çalışıyorum yarınına söz verdiğim işleri yetiştirebilmek için. Ben ayakkabıyı şu güne alacaksınız dediğim zaman o gün o ayakkabıyı mutlaka alması lazım, yoksa benim uykularım kaçar, yoksa sabah erkenden gelmek zorunda kalırım, çünkü onu illaki vereceğim. İşimi seviyorum, amme hizmeti mi derler, artık bence de öyle. Milleti memnun etmek, mutlu etmek. Ben de para kazanıyorum, 3-5 kuruş evime de katkım oluyor, çalışmaktan mutluyum” şeklinde konuştu.

“Mecbur yenisini almak zorunda kalacaklar”

Bu işin biteceğini üzülerek belirten Dinibütünoğlu, “Bu iş biter gibime geliyor. Keşke bitmese, yazık olur. Gelecek halk için yazık olur, mecbur yenisini almak zorunda kalacaklar. Keşke çıksa gelse, bana çırak olayım dese ama öyle birisi yok” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
BELEDİYELER İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

İzmit Belediyesi ikinci aşevini Kahramanmaraş Pazarcık’ta kurdu

İzmit Belediyesi, depremin en çok etkilediği kentlerden olan Hatay’ın Defne ilçesinin ardından Kahramanmaraş Pazarcık’ta ikinci aşevini açarak sıcak yemek hizmetine başladı.

Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve birçok ili etkileyen depremlerin ardından bölge için yardımlarını sürdürmeye devam eden İzmit Belediyesi ikinci aşevini açtı. Depremin en çok etkilediği şehirlerden olan Hatay’ın Defne ilçesinde vatandaşlara kahvaltı ve sıcak yemek çıkartmaya devam eden İzmit Belediyesi, ikinci aşevini Kahramanmaraş’ta açtı. Pazarcık ilçesinde açılan aşevinde, sıcak yemek hizmeti başladı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version