Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Türk Ev Tekstili, Dünya Kupası’nın perdesini açacak

Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Başkan Adayı Ufuk Ocak, HOMETEX World projesiyle HOMETEX markasını dünya arenasına taşıyacaklarını vurgulayarak, ev tekstili sektörünün kontrat işleriyle yurt içinde ve yurt dışında daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirtti. Suudi Arabistan’ın 2034 Dünya Kupası ve 2030 Vizyon projeleri ile Dubai’nin 2040 Vizyonu kapsamında yakın dönemde inşa edilecek otel ve konutlar için Türk tekstil sektörüne büyük fırsatlar doğduğuna dikkat çeken Ocak, “Bu projelerde TETSİAD üyelerimizin daha fazla yer alması için çalışacağız.” dedi.

TETSİAD Başkan Adayı Ufuk Ocak, gelecek hedeflerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ocak, HOMETEX’in KFA Fuarcılık’la iş birliği sayesinde çok daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu belirterek, 2021 yılında fuarın iptal edilme riskiyle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Ocak, “Organizatör şirketle yaşanan sorunlar dolayısıyla fuarımız zor bir süreçten geçti. Uzun yıllardır istikrarla düzenlenen bu fuara sahip çıkmak için gece gündüz çalıştık, sektörümüzün sesi olduk” dedi. TETSİAD yönetimi olarak özverili bir çalışmayla KFA Fuarcılık ile güç birliği yaptıklarını vurgulayan Ocak, “Bu hamle yapılmasaydı bugün fuar, büyük ihtimalle yabancı fuar şirketlerinin eline geçecekti. Biz ise HOMETEX markasını yeniden sektöre kazandırdık. Fuarın iptali nedeniyle mağduriyet yaşayan firmaların haklarının korunması için süreci yakından takip ettik. Son dört yılda organizatör şirketin geri ödemediği yaklaşık 250 milyon TL’lik ücretin iadesini sağladık. Bu sektöre yapılan en önemli yatırımlardan biridir, sektöre moral ve güç vermiştir.” ifadelerini kullandı.

HOMETEX World Projesi ile HOMETEX Markası Dünyaya Açılacak

Ufuk Ocak yeni dönemde HOMETEX’te 9, 10 ve 11’inci holde yer alan firmaların karşılaştığı sorunları da çözüme kavuşturacaklarını ayrıca HOMETEX markasını uluslararası arenaya taşıyacaklarını açıkladı. ABD, Afrika, Orta Doğu, Körfez ülkeleri özellikle Suudi Arabistan’da önemli bir iş potansiyelinin olduğunu kaydeden Ocak, “Buralarda mutlaka bizim bir izimizin olması gerekiyor. Ticari hareketliliği sağlayacak bütün coğrafyalarda TETSİAD’ı daha aktif bir konuma taşıyacağız. Bu noktada HOMETEX markası ile 5 büyük ülkede düzenleyeceğimiz fuarlar, markalarımızın yerinde tanıtım yapmasını, doğrudan pazarlama imkânı bulmasını ve dünya pazarlarında daha fazla söz sahibi olmasını sağlayacak. Bu projeyi, ihracatı artırmanın yanında sektöre uzun vadede katkı sağlayacak bir adım olarak görüyoruz. Bu konuda detaylı bir çalışma gerçekleştirdik.” dedi. Ocak ayrıca Ticaret Bakanlığı destekleri ile düzenleyecekleri milli katılım organizasyonları, sektörel ticaret heyetleri ve Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri ile ihracata ivme kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti.

Ev Tekstilinde İhracat Kilogram Değeri 10 Doları Aşacak

Ev tekstili sektörünün son dönemde ihracatta iyi bir aşama kaydettiğini belirten Ocak, “Denizli’mizin havlu ve bornozları, Bursa’mızın perde ve tülleri, İstanbul’un döşemelik kumaşları, Uşak’ın battaniyeleri, Gaziantep’in halıları bugün dünya pazarlarında aranan ürünlerdir. Uluslararası otel zincirlerinden dünya devi spor kulüplerine kadar pek çok markanın tercihi Türk ürünleridir. Bu başarı, güçlü üretim kültürümüzün, nitelikli iş gücümüzün ve ihracat vizyonumuzun bir neticesidir.” dedi.

Sektörün kilogram başına ihracat birim değerinin 9,7 dolar seviyelerine ulaştığını, geçen yıl bu rakamın 8 dolar seviyelerine kadar gerilediğini hatırlatan Ocak, “Burada parite etkisi de var ancak ev tekstilinde Türkiye çok büyük bir aşama kaydetti. Kaliteli ve katma değerli ürünler yapıyoruz. Bu birikimi daha iyi değerlendirmek istiyoruz. Tasarım, desen, paketleme ve servis konusunda yeteneklerimizi geliştirdik. Bu kapsamda hedef ülkeler belirliyoruz. Yine iç piyasada çalışan çok fazla firmamız var. Türkiye çok büyük ve güçlü bir ülke. Önemli bir turizm ülkesi. İnşaat ve müteahhitlik işlerinde üst seviyede. Ülkemizin her yerinde yeniden inşa çalışmaları var. Ancak burada kontrat işlerini kaçırıyoruz, servis veremiyoruz. Yeni dönemde bu konuda çalışmalarımız olacak. Ev tekstilinde yurt içindeki işleri dışarıya kaptırıyoruz. Son dönemde Antalya’daki otellerin ihalelerini Dubaili, Londralı firmalar alır oldu. Bu firmalara da aslında kumaşlarını biz veriyoruz. Yine bir bankanın tüm şubelerinin kontrat işlerini de İngiliz firma aldı. Buradaki yanmaz, solmaz kumaşların da üretimini biz yapıyoruz. Bu alandaki projeleri TETSİAD üyelerimize kazandırmak için çalışacağız.” dedi.

Kontrat Tekstilinde Hedef Büyük

Kontrat tekstilinde özellikle Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ve Dubai 2040 Vizyonu’ndaki projelerin yakından takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Ocak, “Bu ülkelerde dev projelerle yeni şehirler ve turizm bölgeleri kuruluyor. Suudi Arabistan’da ayrıca 2034 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında çok sayıda otel, stadyum ve konut inşa edilecek. Bu alanların tümünde yüksek standartta kontrat tekstili; perde, halı, koltuk kumaşı ve yatak örtüsü kullanılacak. Bu konuda Türk ev tekstili sektörü büyük projeler üstlenmeye hazır. Bu konuda TETSİAD üyelerimize somut bağlantılar sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Ufuk Ocak’ın Projelerine Sektörden Tam Destek

Seçim sürecinde birlik beraberlik içinde çalışmaya devam ettiklerini anlatan Ocak, “Bursa ve Denizli’de iki büyük buluşma gerçekleştirdik. Çalışma gruplarımızla beraber sahada ziyaretler yapıyor, firmalarımızı dinliyor ve görüşlerini alıyoruz. Çok motive durumdayız. Aldığımız geri dönüşler bizi memnun ediyor. En başından beri ifade ediyoruz, bizim makam, mevki amacımız yok. TETSİAD mevcut yönetimi, ev tekstili sektörümüz, ihracatçı birlikleri ve tüm paydaşlarımız ile konuşarak ortak akıl ve ortak hedeflerle bu yola çıktık. Denizli’den Ankara’ya, Bursa’dan İstanbul’a, Gaziantep’ten İzmir ve Kayseri’ye kadar bütün sektörün desteği ile ilerliyoruz. Allah’ın izniyle başarılı olacağımıza inanıyoruz. Tüm sektörümüze destekleri için teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye, barış masalarının aranan aktörü haline geliyor”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-baris-masalarinin-aranan-aktoru-haline-geliyor-0-YFuJwjs5.mp4
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye, barış masalarının aranan aktörü haline geliyor. Bugün Türkiye kendisine güveniyor, kendisine inanıyor, özgüvenli bir şekilde hedeflerine doğru sağlam adımlarla ilerliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul düzenlenen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 38. Olağan Mali Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi ve siyaseti ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına DEİK çalışmalarını tebrik ederek konuşan Erdoğan, “Merhum Özal çok farklı bir başbakan ve cumhurbaşkanıydı. Karşılaştığı onca zorluğa, onca engele, statükodan çıkar devşirenlerin takoz siyasetine rağmen, Türkiye’nin önünde yeni ufuklar açmış, devrinin çok ötesinde hizmetlere imza atmış bir devlet ve siyaset adamıydı. Rabbim ondan razı olsun, mekanını inşallah cennet eylesin diyorum. İnsan eseriyle yaşar, rahmetli Özal da eserleriyle, hizmetleriyle milletimizin kalbinde yaşamaya devam ediyor. Onun ülkemize bir armağanı olan DEİK, Türk iş dünyasının uluslararası alandaki lokomotif kuruluşu olarak bu yıl 40. yaşını kutluyoruz. 40 Sene önce dikilen fidanın, bugün 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluş ve 5 bine yakın üye sayısıyla kolları dünyanın dört bir yanına uzanan devasa bir çınara dönüştüğünü görüyoruz. Biraz evvel Nail Bey, 40 sayısının kültürümüzdeki yerini ve anlamını son derece veciz bir şekilde ifade etti. DEİK’in 40 yaşın birikimiyle, tecrübesiyle, olgunluğuyla inşallah yoluna çok daha güçlü devam edeceğine inanıyorum. DEİK ailesine başarılarla dolu daha nice 40 yıllar geliyor” dedi.

“Türkiye’nin ekonomik, ticari ve üretim gücüne güç kattık”

DEİK’i hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı süresince güçlü biçimde desteklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İş dünyamızın yurt dışında önünü açmak, karşılaştığınız sorunları çözmek, sıkıntılarınızı gidermek için samimiyetle mücadele ettik. Afrika’nın daha önce kapısı çalınmamış ülkelerinden, kısıtlı varlığımızın olduğu Güney Amerika’ya, Asya’nın derinliklerinden, Orta Doğu’nun en sıkıntılı bölgelerine kadar her yerde sizlerin yanında yer aldık. Yurt dışı ziyaretlerimizde DEİK’in faaliyetlerine mutlaka vakit ayırın. Gümrüklerdeki sorunlarınızdan, tır şoförlerimizin meselelerine, bürokratik engellerden, teminat mektuplarına, bize ve bakanlarımıza ilettiğiniz her konuyla birebir ilgilendik. Kolay olanı değil, zor olanı seçtik. Elimizi taşın altına koyduk ve hamdolsun sizlerle birlikte Türkiye’nin ekonomik, ticari ve üretim gücüne güç kattık. Dünyanın neresinde iş yaparsa yapsın iş adamlarımıza, sanayicilerimize, yatırımcılarımıza, ihracatçılarımıza, arkalarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin olduğunu çok yakından hissettirdik. Bundan sonra da aynı hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Jeopolitik riskleri de çok net okuyoruz”

Bölgedeki çatışmaların ve küresel ekonomideki belirsizliklerin, yerli ekonomiye verdiği tedirginliklerin farkında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’deki soykırımla başlayan, ardından İsrail’in Lübnan’a, Yemen’e, İran ve Suriye’ye saldırmasıyla artan jeopolitik riskleri de çok net okuyoruz. İş dünyamızın fırtınalı bir denizde yol almaya çalıştığı aşikardır. Türk iş dünyası, yeni durumlara adaptasyon kabiliyeti en yüksek kesimler arasında ilk sıradadır. İhracatçılarımız başta olmak üzere şirketlerimizin yeni pazarlar bularak, yeni ortaklıklar kurarak bu sancılı dönemi başarıyla yönettiğini görüyoruz. Biz de bütün bu gelişmeleri yakından takip ediyor, doğuracağı risklerle beraber potansiyel fırsatları da dikkate alarak yeniden şekillenen küresel sistemde ülkemizi en iyi şekilde konumlandırmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“Ne zulme sessiz kalıyor ne de macera peşinde koşuyoruz”

“Bir başka hassasiyetimiz şudur değerli arkadaşlar. Vicdanı, adaleti, insan hayatı ve onurunu merkeze alan dış politikamızdan taviz vermeden Türkiye’yi çatışmaların ve gerilimlerin uzağında tutmak” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için her adımı dikkatle hesap edilmiş ince bir siyaset izliyoruz. Ne zulme sessiz kalıyor ne de macera peşinde koşuyoruz, ne pısırık davranıyor ne de muhalefetin kışkırtmalarına prim veriyoruz. Türkiye için 86 milyonun tamamı için yüzünü ülkemize çevirmiş mazlumlar için en doğrusu neyse onu kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Komşumuz Suriye’de 14 yıl boyunca bunu yaptık. Rusya-Ukrayna savaşının ilk gününden itibaren bunu yaptık. İsrail’in İran, Yemen ve Lübnan’a yönelik saldırılarında bunu yaptık. Gazze soykırımına tepki olarak İsrail’le ticari ilişkilerin kesilmesinde bunu yaptık. Körfezdeki kardeş ülkelerle ilişkilerimizi geliştirirken yine bunu yaptık. Libya’dan Karabağ’a nerede bize ihtiyaç varsa orada yine biz bunu yaptık. Kendi ülkesini Batılı televizyon kanallarına şikayet eden ezik siyasetçiler gibi değil, hadiselere Ankara merkezli bakarak politikalarımızı belirledik. Hepsinde de haklı çıkan biz olduk. Bugün hemen herkes Türkiye’nin meseleleri okuma biçimini takdir ediyor. Rakiplerimiz dahi ülkemizin dengeli, vicdanlı, ilkeli ve dirayetli duruşundan övgüyle bahsediyor” belirtti.

“Türkiye, barış masalarının aranan aktörü haline geliyor”

Türkiye’nin güven verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, barış masalarının aranan aktörü haline geliyor. Bugün Türkiye kendisine güveniyor, kendisine inanıyor, özgüvenli bir şekilde hedeflerine doğru sağlam adımlarla ilerliyor. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Sizlerle çok daha fazlasını başaracağız. Ölçek büyüterek yola hep beraber devam edeceğiz. Değerli dostlar, bakın, bütün bunları ben hamaset olsun diye söylemiyorum. DEİK’in potansiyelini çok iyi bildiğim için bunları ifade ediyorum. Sizlere inandığım için, sizlere güvendiğim için kendimden bu kadar emin konuşuyorum” şeklinde konuştu.

“Milli gelirimiz ilk kez 1 trilyon doları aştı”

Geçtiğimiz günlerde ekonomiye dair önemli veriler açıklandığını söyleyen Erdoğan, “Özellikle dış ticarette yine rekorlara imza attık. Hatırlarsanız 28 Mart’ta 2 milyar 64 milyon dolar ile günlük mal ihracat rekoru kırmıştık. 2025 yılı Temmuz ayında 25 milyar dolar ile cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık mal ihracatımızı gerçekleştirdik. Dış ticaret açığı son dokuz ayın en düşük seviyesine indi. 2002’de yılda sadece 36 milyar dolar ihracat yapan Türkiye’yi böyle aldık, sadece bir ayda 25 milyar dolar ihracat yapan bir ülke haline getirdik. Ocak-Temmuz ihracatına bakıldığında da yüzde 5,2’lik artışla 7 ayda 156,4 milyar doları aştık. Şurası fevkalade önemlidir, kişi başına düşen gelirimiz 2024’te 15 bin 463 dolara, 2025’in ilk çeyreğinde ise 15 bin 971 dolara yükselmiştir. Milli gelirimiz ilk kez burası çok önemli, 1 trilyon doları aşmış ve 2025’in ilk çeyreği itibariyle 1 trilyon 371 milyar dolara ulaşmıştır. 2002 sonunda milli geliri 230 milyar dolar olarak devralmıştık. 23 yılda 6 kat arttırdık ve toplam 1 trilyon 371 milyar dolara yükselttik. Bu Türkiye ekonomisinin farklı bir lige yükseldiğinin ifadesidir. Ülkemizi bu seviyelere taşıdık” ifadelerini kullandı.

“Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 101 milyar doları aştı”

2002’ye göre sadece rakamlarla artış olmadığını dış ticaretin yapısında dönüşüm olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırf muhalefet etmek adına, Türkiye’nin kazanımlarını önemsizleştirenler ortadaki bu başarıya gözlerini kapatsa da, iş dünyamız belirsizliklerle dolu küresel iklimde bu rakamların ne manaya geldiğinin gayet farkındadır. Bunu vurgulamakta fayda görüyorum. Hem ihracat yaptığımız ülkelerin sayısı yükseldi, hem de ihraç ettiğimiz ürünler çeşitlendi. Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 101 milyar doları aşarken, ihracatımızdaki payı da yüzde 41’e çıktı. Savunma sanayimiz 7,15 milyar dolarlık ihracat ve 180 ülkeye erişimle gurur kaynağımız oldu. otomotiv sektörümüz ihracat hacmiyle Avrupa’da 4., dünyada ise 12. Sıraya yerleşti. Bu vesileyle Ticaret Bakanlığımızı, ihracatçı birliklerimizi, iş dünyamızı, ticaretimizin akıncı beyleri olan ticaret müşavirlerimizi tebrik ediyorum. Şu gerçeğin de gözden kaçırılmaması gerektiği inancındayım. Günümüz dünyasında ticaret diplomasisi artık çok aktörlü bir süreçtir. DEİK bu anlamda yalnızca Türk özel sektörünün temsilcisi değil, aynı zamanda iş dünyamızın da diplomatik sözcüsüdür. Cumhuriyetimizin ikinci asrında başta DEİK olmak üzere Türk Sivil Toplum Kuruluşlarımızdan ülkemizin küresel ticaretteki ağırlığını artırmak için canla başla çalışmaya devam etmelerini bekliyorum” şeklinde konuştu.

“Terörsüz Türkiye sürecinde yeni evreye geçildi”

“Sadece dış ticaret rakamlarında değil, iç cephemizin tahkimatına yönelik çabalarımızda da güzel haberler alıyoruz” diye belirten Erdoğan, “Terörsüz Türkiye sürecimizde bu hafta yeni bir evreye daha geçildi. Sürece siyasi desteği ve katılımı artırma çağrılarımız olumlu karşılık buldu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kuruldu. Böylece Türk siyaseti psikolojik bir eşiği daha başarıyla aştı. Bir ön yargıyı daha kırdı. Demokratik zeminde meselelerini konuşarak çözme yolunda kıymetli bir adım atıldı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına başlamasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Komisyona katılan siyasi partilerin temsilcilerinin ilk toplantıda verdikleri yapıcı mesajları takdirle karşıladı. İlk güne hakim olan müspet atmosferin inşallah ilerleyen günlerde daha da güçlenmesini ümit ediyoruz” dedi.

“Türkiye’nin yarım asırlık terörle mücadelesinin ekonomik faturası yaklaşık 2 trilyon dolar”

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Terörsüz Türkiye Komisyonuna ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de Milli Savunma Bakanımız, İçişleri Bakanımız ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız davet üzerine komisyona bilgi verdiler. Şurası bir gerçek ki, bölgemizde yeni oyunlar oynanırken Türkiye’nin bu oyunları bozacak adımları kararlılıkla atması devlet aklının bir gereğidir. Etrafımızı saran bu ateş çemberinden özellikle mevzi kazanımlarla değil, ancak ve ancak stratejik bir yaklaşımla birbirimize güvenerek, inanarak, güçlü bir irade ortaya koyarak çıkabiliriz. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Hangi riske giriyorsak bunun için giriyoruz. Cumhur İttifakı olarak yalnızca elimizi değil tüm gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Türkiye’nin yarım asırlık terörle mücadelesinin ekonomik faturası yaklaşık 2 trilyon doları aştı. Terörün ekonomi ile birlikte ülkemize başka maliyetleri de oldu. Henüz ömrünün baharındaki nice gencimizi kara toprağın baharına verdik. Ocaklar söndü, aileler parçalandı, çocuklar yetim ve öksüz kaldı. Ateş sadece düştüğü yeri yakmadı, hepimizin yüreğini dağlandı. Terör, sivil siyaseti de yıllarca esir aldı. Baskı altında tuttu. Dış politikadan, sosyal hayata, toplumsal barışımızdan güvenliğe kadar her cephede terörün yol açtığı sorunlarla mücadele ettik. Millet olarak biz kaybederken, Türk’ün de, Kürt’ün de, Arap’ın da can düşmanı olanlar kazandı. Demokrasimiz kan kaybederken, millet iradesine musallat olan vesayet odakları kazandı. Biz, değerli kardeşlerim, artık bu ülke, bu millet kaybetmesin diyoruz” ifadelerini kullandı.

“Zarfımız birlik, mazrufumuz kardeşliktir”

Devletin tüm kurumlarının tam bir uyum içinde çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Allah’ın izniyle kazananlar ile kaybedenlerin yerini değiştirecek olan tarihi bir sürecin içindeyiz. Biz de sabotajlara ve tahriklere karşı tedbiri elden bırakmadan teyakkuz halinde dikkatle, hassasiyetle, ünsiyetle bu çalışmaları yönetiyoruz. Aynı şekilde siyaset kurumu bazı çatlak seslere ve fırsatçılara rağmen genel olarak sürece olumlu yaklaşıyor. Terörle hiçbir yere varılamayacağı, bölgemizin geleceğinde terörün hiçbir çeşidine yer olmadığı gün geçtikçe daha net görülüyor. Bu avantajları en iyi şekilde değerlendirerek ülkemizde ve bölgemizde yeni bir dönemin kapılarını açmak istiyoruz. Zarfımız birlik, mazrufumuz kardeşliktir. 86 milyonun imzasını taşıyan bu mektup er ya da geç adrese ulaşacaktır. Sürecin sonunda inşallah sadece ekonomisiyle değil, demokrasiyle de kardeşliğiyle de güçlü Türkiye’ye şeref olacağız. Ülkesi ve milleti için hayal gören bu ülkenin istikbalini düşünen herkesten bu hayırlı adıma samimi destek vermelerini rica ediyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmalarının ardından üyelerle birlikte fotoğraf çektirdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

BTSO Akademi’de Suudi Arabistan ve BAE Pazarları İncelendi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Dış Ticaret Konseyi tarafından BTSO Akademi çatısı altında düzenlenen ‘İhracat Fırsatları Bilgilendirme Toplantıları’ tüm hızıyla sürüyor. Birleşik Krallık ve ABD’nin ardından Körfez ülkeleri odağında gerçekleştirilen toplantıda, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) yatırım projeleri, ticaret dinamikleri ve sektörler arası iş birliği potansiyeli ele alındı.

BTSO, dış ticaret vizyonunu güçlendiren stratejik projelerine bir yenisini daha ekleyerek iş dünyasına rehberlik etmeyi sürdürüyor. Dış Ticaret Konseyi tarafından BTSO Akademi kapsamında düzenlenen ‘İhracat Fırsatları Bilgilendirme Toplantıları’ serisinin üçüncü programı Suudi Arabistan ve BAE odağında gerçekleştirildi. BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıya meclis ve komite üyeleri ile iş dünyası yoğun ilgi gösterdi. BTSO Meclis Başkan Yardımcısı ve Dış Ticaret Konseyi Başkanı Murat Bayizit moderatörlüğünde gerçekleştirilen ilk oturuma Riyad Ticaret Müşavirleri Mustafa İlker Özdem ve Hasan Murat Nesimoğlu ile Dubai Ticaret Ataşesi Muhammed Emin Erkal çevrim içi olarak katıldı.

Sektörel İşbirlikleri İçin Kapsamlı Değerlendirme

Dış Ticaret Konseyi Başkan Yardımcısı Emre Yıldız’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen ikinci oturumda ise BAE İstanbul Başkonsolosu Saeed R. Saqer AlMheiri ve Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Haşim Süngü önemli bilgiler paylaştı. Oturumlarda, Suudi Arabistan’daki bütçe ve yatırım projeleri, Dubai’nin dış ticaret yapısı ve Körfez ülkelerindeki sektörel iş birliği potansiyelleri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

“En Büyük Güç, Sürekli Öğrenme Becerisidir”

Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün bilgiyi sermayeden ve hammaddeden daha değerli hale getirdiğini belirterek, “Böyle bir çağda kurumlarımız ve iş dünyamız için en büyük güç, sürekli öğrenme ve gelişme becerisidir. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz BTSO Akademi, küresel ticaretin dönüşümünü üyelerimizle buluşturan önemli bir adres haline geldi. Bugüne kadar 700’ün üzerinde eğitim ve gelişim programıyla on binlerce üyemizi yeni teknolojilerle, güncel mevzuatlarla ve uluslararası ticaret fırsatlarıyla buluşturduk. İhracat ise bu programların en stratejik başlıklarından biri oldu. Çünkü üretimde ne kadar güçlü olursak olalım, dünya pazarlarında etkili olamadığımız sürece rekabet avantajımız eksik kalacaktır.” dedi.

“Tarihi ve Kültürel Derinliği Ticarete Yansıtabiliriz”

Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın Körfez Bölgesi’nin iki stratejik pazarı olduğunun altını çizen Batmaz, “Körfez ülkeleriyle iş birliğimiz hızla büyüyor. İhracatı büyütmenin yolu ticarette güven inşa etmek, ilişkileri derinleştirmek ve birlikte değer üretmektir. Bu kapsamda Körfez ülkeleriyle aramızdaki tarihi ve kültürel derinliği ticarete de yansıtarak, hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Körfez Ülkeleriyle Ticarette Yeni Hedefler

BTSO Dış Ticaret Konseyi Başkanı Murat Bayizit da Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ticari ilişkilerinde dikkat çekici bir büyüme yaşandığını belirtti. Bayizit, “2024 yılı itibarıyla ticaret hacmimiz 20 milyar doları geride bıraktı. Devlet liderlerimizin imzaladığı stratejik iş birliği anlaşmaları sayesinde önümüzdeki dönemde bu rakamın orta vadede 40 milyar dolara çıkarılması amaçlanıyor.” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ile ilişkilerin de ivme kazandığına değinen Bayizit, şunları dile getirdi: “Köklü ve kültürel bağlarımız, ekonomik alanda da güçlü bir sinerji oluşturuyor. Son dönemde 8 milyar doları aşan ticaret hacmimiz, kısa vadede 10 milyar dolara, orta ve uzun vadede ise 30 milyar dolara ulaşacak bir potansiyele sahip. Bizler de ülkemizin en güçlü üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Bursa’nın ticaret pastasından çok daha yüksek bir pay almasını amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

“Bursa’mızın İhracat Potansiyelini Geliştirmeyi Amaçlıyoruz”

BTSO Dış Ticaret Konsey Başkan Yardımcısı Emre Yıldız, iş dünyasının eğitim ve gelişim platformu olan BTSO Akademi’nin, ihracatçı firmaların dış pazarlara daha hazırlıklı ve bilinçli adım atmasına katkı sunduğunu belirterek, “Ticaret müşavirlerimiz ve diplomatik temsilcilerimizin doğrudan katılımıyla üyelerimiz, sahadan gelen birinci elden bilgiye ulaşma imkânı buluyor. BTSO Dış Ticaret Konseyi olarak BTSO Akademi çatısı altında düzenlediğimiz ‘İhracat Fırsatları’ toplantılarımızla da Bursa’mızın ihracat potansiyelini geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bugün de Körfez ülkeleri Suudi Arabistan ve BAE pazarlarını yakından inceleme fırsatı bulduk. İhracat Fırsatları toplantılarımızla iş dünyamıza katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Şenpiliç, ihracat pazarlarında ilk 3 arasında

Başta Irak olmak üzere Körfez ülkeleri, Türki Cumhuriyetler, Libya, Suriye ve Hong Kong gibi pazarlara ihracat yapan Şenpiliç, yılda yaklaşık 50 bin ton piliç eti ihracatıyla TİM 1000 listesinde yer alarak Türkiye’nin önde gelen ihracatçılarından biri oldu.

‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ içinde 47’nci sırada, gıda üreticileri sıralamasında ilk üçte yer alan Şenpiliç, sürdürülebilir tedarik modeliyle yurt dışı pazarlarda da önemli bir varlık gösteriyor. TİM 1000 listesinde kendi ürün kategorisinde ilk 3’te bulunan şirket; Irak, Gürcistan, Körfez ülkeleri, Türki Cumhuriyetler, Libya, Tacikistan, Azerbaycan ve Hong Kong’un da aralarında bulunduğu 30’dan fazla ülkeye düzenli ihracat gerçekleştiriyor.

Yapılan açıklamaya göre, Türkiye’den yapılan beyaz et ihracatında Irak, Gürcistan, Suriye ve Moritanya gibi ülkelerde yüksek pazar payına sahip olan şirket; bu pazarlarda yıllık yaklaşık 50 bin tonluk ihracat hacmiyle uzun süredir varlığını sürdürüyor. Şirketin ihracat operasyonları; Helal, ISO 22000 ve HACCP gibi uluslararası kalite ve gıda güvenliği standartları doğrultusunda yürütülüyor. Ürünler, hedef ülke koşullarına ve tüketici beklentilerine uygun şekilde hazırlanıyor. İşlenmiş ürün kategorisinde Avrupa pazarına yönelik resmi başvuru süreci devam ediyor.

“İç pazardaki çeşitliliğimiz ve yaygınlığımızı dış pazarlarda da sağlayacağız”

İhracat pazarlarındaki Türk tavuğu talebinin Türk üreticisine duyulan güveni yansıttığını vurgulayan Şenpiliç Satış Genel Müdür Yardımcısı Faik Üçer, “İç pazardaki ürün kalitemizi ihracat pazarlarına da genişleterek güvenli ve kaliteli ürün sunuyoruz. Farklı coğrafyalarda çeşitlilik arz eden pazarlara ihracat yapmamız, yalnızca operasyonel gücümüzü değil; aynı zamanda pazara uygun ürün stratejimizi de destekliyor. Önümüzdeki dönemde ihracat ağımızı daha da genişletmek ve ürünlerimizin kalitesi ile farklılaşan üstünlüğünü daha fazla ülkeye taşımak için yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.

Kategoriler
Türkiye Haberleri Tüm Türkiye Haberleri TÜRKİYE

Bayraktar TB2T-AI SİHA, kendi irtifa rekorunu kırarak gökyüzüne damga vurdu

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/bayraktar-tb2t-ai-siha-kendi-irtifa-rekorunu-kirarak-gokyuzune-damga-vurdu-0-lOQRwhZQ.mp4
Gelişmiş yapay zeka ve turbo motor gücüyle donatılan yeni nesil Bayraktar TB2T-AI SİHA, 37.096 feet’e çıktığı uçuşla kendi irtifa rekorunu kırdı. Milli SİHA, üstün performansıyla gökyüzünde bir kez daha sınırları zorladı.

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen, Türkiye’nin SİHA teknolojisindeki öncü rolünü pekiştiren Bayraktar TB2T-AI, test faaliyetlerinde tarihi bir başarıya daha imza attı. Turbo motor ve üstün yapay zeka sistemleriyle donatılan milli SİHA, Keşan’da gerçekleştirilen test uçuşunda 37.096 feet irtifaya ulaşarak kendi rekorunu tazeledi.

37.096 feet ile rekor

Bayraktar TB2T-AI, sahip olduğu güçlü turbo motor sayesinde 30.000 feet’in üzerine çok kısa bir sürede tırmanma yeteneğini daha da ileri taşıdı. Yeni nesil SİHA, 21 Şubat 2025’te yapılan uçuş testinde 30.318 feet’e çıkmıştı. Keşan’da devam eden uçuş testlerinde 37.096 feet’e ulaşan milli SİHA, yüksek irtifada uzun süreli görev yapma kabiliyetini sergiledi.

Turbo motorla yüksek performans

Turbo motora sahip Bayraktar TB2T-AI, bu rekorla birlikte yüksek irtifa performansını tescilledi. Mevcut SİHA’lara kıyasla çok daha hızlı tırmanma ve uzun süre yüksek irtifada kalma yeteneğine sahip olan Bayraktar TB2T-AI, 160 knot (300 km/s) üzerindeki hızıyla hava üstünlüğünü destekleyen kritik bir güç unsuru olmaya devam ediyor. Artırılmış kalkış ağırlığı ve faydalı yük kapasitesiyle muharebe sahasında daha uzun süre ve daha etkili görev yapacak şekilde tasarlandı.

Yapay zeka destekli otonom uçuş

Bayraktar TB2T-AI SİHA bünyesine entegre edilen yeni nesil üç adet yapay zekâ bilgisayarıyla hava muharebesinde üstün otonom yetenekler sunuyor. Yeni nesil Milli SİHA en zorlu elektronik harp ortamlarında arazi referanslı görsel seyrüsefer yapabilme kabiliyeti de kazandı. Gelişmiş yapay zekâ sistemleri sayesinde görsel navigasyon ile araziyi tanıyor ve yön tayin edebiliyor. Hedefleri analiz ederek tespit ve teşhis yapabiliyor. Görsel olarak pistleri tanıyarak otonom iniş-kalkış gerçekleştirebiliyor. Dinamik rota planlaması yaparak en uygun uçuş rotalarını belirleyebiliyor.

Muharebede stratejik üstünlük

Bayraktar TB2T-AI SİHA, kırdığı yeni irtifa rekoruyla muharebe sahasında oyun değiştirici bir unsur olma konumunu daha da güçlendirdi. Milli SİHA, her türlü zorlu şartın üstesinden gelebilecek kabiliyete sahip olarak uçuyor. Gökyüzünde gelişen acil durumlarda yapay zekâ destekli sistemleri sayesinde otomatik olarak güvenli bir şekilde üsse geri dönüş yapabilme özelliği, bu yeni irtifa seviyesinde de operasyonel güvenliği en üst seviyeye çıkarıyor.

2014’te envantere giren, yüzde 93 yerlilik oranıyla üretilen ve dünyanın dört bir tarafında görev yapan Bayraktar TB2 SİHA’lar, Aralık 2024’te 1 milyon saatlik uçuş süresini başarıyla geride bıraktı. Böylece havacılık tarihimizin en uzun süre gökyüzünde kalan milli hava aracı Bayraktar TB2 oldu. Bayraktar TB2 SİHA’lar Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve orman yangınları ile mücadele amacıyla Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapıyor.

Rekorların sahibi

Havacılık tarihimizin önemli rekorlarının sahibi olan Bayraktar TB2, 16 Temmuz 2019’da Kuveyt’te katıldığı demo uçuşunda yüksek sıcaklık ve kum fırtınası gibi zorlu coğrafi ve iklim şartlarında tam 27 saat 3 dakika kesintisiz uçarak başka bir rekora imza atmıştı.

Manevra kabiliyetiyle sınırları zorlayan SİHA

Türk havacılık tarihinde ilklere imza atan milli SİHA Bayraktar TB2, 31 Mayıs 2024’te gerçekleştirdiği test uçuşlarında savaş jetlerinin önemli kaçış manevralarından biri olan otonom fıçı tonosu manevrasını başarıyla gerçekleştiren dünya üzerindeki ilk ve tek SİHA olarak havacılık tarihine geçti. Bayraktar TB2 9 Nisan 2025’te yapılan testte ise otonom virilden kurtarma manevrasını başararak dünya havacılık tarihinde bir ilke daha imza attı.

Karabağ kahramanı

Bayraktar TB2 SİHA’lar Türkiye’nin terörle mücadelesinde üstlendiği kritik rollerin yanı sıra görev aldığı uluslararası operasyonlarda da üstün performanslarıyla kendilerini kanıtladı. Dünyanın her köşesinde görev yapan Milli SİHA’lar, Libya, Ukrayna, Mali, Burkina Faso’daki savaşların yanı sıra 30 yıllık Karabağ işgalinin sona erdirilmesinde de kilit rol oynadı.

NATO VE AB ülkelerinin semalarında

Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar TB2 SİHA’lar, dünya üzerinde birçok noktada rekabete dayalı süreçlerin sonunda ülkelerin envanterlerine girmeyi başardı. Önceki yıl Kuveyt Savunma Bakanlığı’nın yürüttüğü rekabetçi sürecin kazananı olan Bayraktar TB2, Amerika, Avrupa ve Çinli rakiplerini geride bırakarak önemli bir ihracat sözleşmesine imza atmıştı. Bu başarı Baykar’ın küresel ölçekteki etkisini pekiştirirken, 2024 yılında NATO ve AB ülkelerindeki varlığını daha da güçlendirdi. Hırvatistan ile 19 Kasım 2024’te imzalanan anlaşma sayesinde Bayraktar TB2, NATO üyesi 6 ülkenin ve AB üyesi 4 ülkenin envanterine girdi.

Milli SİHA’lar güvenlik görevlerinin yanında deprem ve sel gibi felaketler, arama kurtarma operasyonları, düzensiz göç takibi ve orman yangınlarıyla mücadele gibi sivil görevlerde de etkin rol alıyor. 24 Ocak 2020’de meydana gelen Elazığ Sivrice merkezli 6,8 büyüklüğündeki depremde görev alan Bayraktar TB2 İHA’lar, 6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 2417 saat 6 dakika uçarak görev icra etti. Bu kapsamda toplamda 8’i Baykar Hızlı Haritalama Podu entegreli toplam 42 Bayraktar TB2 görev aldı. Orman yangınlarıyla mücadele kapsamında ise 2020 ile 2024 yılları arasında 4091 yangın Bayraktar TB2 İHA’lar tarafından ilk anda tespit edilerek büyümeden söndürüldü.

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Önceki yıl sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024’te de savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın hâlihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97.5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 11 ülke ile olmak üzere toplam 36 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bayraktar TB3’ten TCG Anadolu’ya başarılı 4 sorti

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/bayraktar-tb3ten-tcg-anadoluya-basarili-4-sorti-0-XYNp7SWP.mp4
Dünya havacılık tarihinde kısa pistli gemiden kalkış-iniş yapan ilk SİHA olan Bayraktar TB3, ‘Kısa Pistli Gemiden Tam Otonom Kalkış-İniş Testleri’ kapsamında Saros Körfezi’nde seyreden TCG Anadolu gemisine başarılı 4 sorti gerçekleştirdi.

Dünya havacılık tarihinde kısa pistli gemiden kalkış-iniş yapan ilk SİHA olan Bayraktar TB3, gemi testlerini başarıyla sürdürüyor. Bayraktar TB3 SİHA, önceki testlerinde olduğu gibi 22 Nisan 2025 tarihinde gerçekleştirilen ‘Kısa Pistli Gemiden Tam Otonom Kalkış-İniş Testleri’ni de başarıyla tamamladı.

Dört kez kalktı indi

Bayraktar TB3 SİHA, test sırasında Saros körfezinde seyreden TCG Anadolu gemisine 4 sorti gerçekleştirdi. Böylece TCG Anadolu gemisine 4 kez başarıyla kalkış-iniş yapan Bayraktar TB3, son sortisini ise gün batımında tamamladı. Milli SİHA kısa piste önceki testlerde olduğu gibi yine hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan indi. Test sırasında Baykar tarafından geliştirilen yapay zekâ algoritmaları da başarıyla görev yaptı. Tam otonom kalkış ve inişler yapay zekâ algoritmalarının desteğiyle gerçekleştirildi.

Toplam uçuş bin 16 saate ulaştı

Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam bin 16 saat 42 dakika havada kaldı. Milli SİHA 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde beş bin 700 km yol katetti.

Dünya havacılık tarihinde ilk

Bayraktar TB3 tarihe geçen ilk uçuş testini 19 Kasım 2024’te Muğla Aksaz açıklarında seyreden TCG Anadolu gemisinde başarılı bir şekilde tamamlamıştı. Daha sonra 26 Kasım 2024’te gerçekleştirilen uçuş testleri de başarıyla yapılmıştı. Milli SİHA böylece dünya havacılık tarihinde bir ilke imza atmıştı.

Süpersonik füzeyle tam isabet

Bayraktar TB3 SİHA, 25 Mart ve 27 Mart 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen atış testlerinde, Roketsan tarafından geliştirilen İHA-122 süpersonik füze ile deniz üzerindeki hedefleri tam isabetle vurdu. Milli SİHA, 27 Mart’ta yapılan testte görüş hattı irtifasının altında gerçekleştirdiği atışla 6×6 metrelik perdeli hedefi başarıyla imha ederken, hedefi havadaki Bayraktar TB2 lazerle işaretledi. Bu testlerle birlikte iki SİHA’nın koordineli görev kabiliyeti de başarıyla sergilendi.

Yerli motor ile en yükseğe

Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.

Milli siha, milli kamera

Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.

Deniz aşırı güç çarpanı

Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile envantere girdiğinde sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.

İhracat şampiyonu

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Dünyanın en büyük İHA şirketi Baykar

İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Önceki yıl sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024’te de savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 11 ülke ile olmak üzere toplam 36 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Sanayi kenti Kocaeli’den 7,3’lük ihracat artışı

Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, “Türkiye’de ihracat yüzde 2,5 oranında artarken, Kocaeli’de geçen yıl yüzde 7,3 oranında ihracat artışı yaşandı” dedi.

Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Kocaeli Sanayi Odası ve diğer paydaşların destekleriyle düzenlenen “Kocaeli Vizyon 2053 Sanayi Sektörü Çalıştayı,” Kongre Merkezi’nde tamamlandı. Çalıştayda sürdürülebilir üretim, yenilikçi sanayi politikaları ve Kocaeli’nin sanayi vizyonu gibi konular ele alındı. Etkinliğe farklı sektörlerden uzmanlar, sanayi temsilcileri ve akademisyenler katıldı.

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, “Kocaeli, Marmara Denizi’nin başladığı önemli bir sanayi şehri. 2053 vizyonu çok önemli. Geleceğin şehri Kocaeli, yapmış olduğu hizmetlerle birçok şehrin de önünde faaliyetlerini gösteriyor. Bu da bize büyük heyecan veriyor. Kocaeli, sadece yapmış olduğu hizmetlerle değil, örnek projelerle de dünya şehirlerine örnek. Gelişen sanayiye ayak uyduran bir şehircilik anlayışıyla hizmetlerimizi yürütme gayreti içerisindeyiz. İlimizde sanayi temelli anlayış var. Ekonomik yapımız sürekli gelişiyor. Gayri Safi Milli Hasıla’dan aldığımız pay sürekli olarak artıyor” dedi.

“Yüzde 7,3 oranında ihracat artışı yaşandı”

Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Sanayi Sektörü Çalıştayı’nın bir paydaşı olmaktan gurur duyduklarını söyledi. Çalıştayda yenilikçi sanayi politikaları ve sanayi vizyonu gibi konuların detaylı bir şekilde ele alındığını belirtti. Cantürk, “Kocaeli’nin mevcut durumu fevkalade detaylı bir şekilde anlatıldı. 2024 yılı ile ilgili baktığınızda, Kocaeli sanayi ve ihracat alanlarında önemli başarılara imza atarak dikkat çekici bir performans sergilemiştir. Türkiye’de ihracat yüzde 2,5 oranında artarken, Kocaeli’de geçen yıl yüzde 7,3 oranında ihracat artışı yaşanmıştır” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Sanayi kenti Kocaeli’den 7,3’lük ihracat artışı

Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, “Türkiye’de ihracat yüzde 2,5 oranında artarken, Kocaeli’de geçen yıl yüzde 7,3 oranında ihracat artışı yaşandı” dedi.

Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Kocaeli Sanayi Odası ve diğer paydaşların destekleriyle düzenlenen “Kocaeli Vizyon 2053 Sanayi Sektörü Çalıştayı,” Kongre Merkezi’nde tamamlandı. Çalıştayda sürdürülebilir üretim, yenilikçi sanayi politikaları ve Kocaeli’nin sanayi vizyonu gibi konular ele alındı. Etkinliğe farklı sektörlerden uzmanlar, sanayi temsilcileri ve akademisyenler katıldı.

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, “Kocaeli, Marmara Denizi’nin başladığı önemli bir sanayi şehri. 2053 vizyonu çok önemli. Geleceğin şehri Kocaeli, yapmış olduğu hizmetlerle birçok şehrin de önünde faaliyetlerini gösteriyor. Bu da bize büyük heyecan veriyor. Kocaeli, sadece yapmış olduğu hizmetlerle değil, örnek projelerle de dünya şehirlerine örnek. Gelişen sanayiye ayak uyduran bir şehircilik anlayışıyla hizmetlerimizi yürütme gayreti içerisindeyiz. İlimizde sanayi temelli anlayış var. Ekonomik yapımız sürekli gelişiyor. Gayri Safi Milli Hasıla’dan aldığımız pay sürekli olarak artıyor” dedi.

“Yüzde 7,3 oranında ihracat artışı yaşandı”

Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Sanayi Sektörü Çalıştayı’nın bir paydaşı olmaktan gurur duyduklarını söyledi. Çalıştayda yenilikçi sanayi politikaları ve sanayi vizyonu gibi konuların detaylı bir şekilde ele alındığını belirtti. Cantürk, “Kocaeli’nin mevcut durumu fevkalade detaylı bir şekilde anlatıldı. 2024 yılı ile ilgili baktığınızda, Kocaeli sanayi ve ihracat alanlarında önemli başarılara imza atarak dikkat çekici bir performans sergilemiştir. Türkiye’de ihracat yüzde 2,5 oranında artarken, Kocaeli’de geçen yıl yüzde 7,3 oranında ihracat artışı yaşanmıştır” ifadelerini kullandı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version