Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

7 kişinin can verdiği olayda kan donduran kaçış planı

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/7-kisinin-can-verdigi-olayda-kan-donduran-kacis-plani-0-2ECKIcSO.mp4
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin hazırlanan iddianamede, şüphelilerin kaçırılmasına yönelik planlara yer verildi. Şüpheli Ali Osman A.’nın firma sahiplerini saklayan kişiye, “Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek. Onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet” dediği iddia edildi.

Olay, 8 Kasım’da Dilovası Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli iş yerinde meydana geldi. Patlamanın ardından çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) yaşamını yitirdi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheliden şirket sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör, “Olası kastla öldürme” suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y., “Suçluyu kayırma” suçlamasıyla tutuklandı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ve Güven Demirbaş, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Soruşturma sürecinde tutuklanan firma sahibi Kurtuluş Oransal ise cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından ihmali olduğu değerlendirilen SGK ve İŞKUR yetkilileri açığa alındı.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 91 sayfalık iddianamede, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında “Olası kastla öldürme” suçundan 7’şer kez müebbet, “Nitelikli mala zarar verme” suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.

8 sanığın “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar, 4 sanığın “Suçluyu kayırma” suçundan 5’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca Ümit Ç., Ünal A., Muhammet D., Seyfullah Ç., Güven D., Caner Özgür Y., Özcan Y., Özkan Y. hakkında “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma”, Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B’ın ise “Suçluyu kayırma” yönünden haklarında dava açılması istendi.

“Sigortası olmayanları denetimde eve gönderdiler”

İddianamede ifadesi yer alan işçilerden Keriman Miskin, 4 yıldır çalıştığı iş yerinde hiçbir eğitim almadığını ve koruyucu kıyafet verilmediğini belirterek, “İşletmede resmi bir sorumlu yoktu. Sigorta denetimine sadece bir kez gelindi. Bu denetimde de iş yeri sahibi Kurtuluş Oransal, yalnızca sigortası olanların kalmasını söyleyerek, benim gibi sigortası olmayan tüm çalışanları evine gönderdi. Maaşlarımız elden veriliyordu” dedi.

Yaralı kurtulan işçi Ayten Aras, patlama anında ölen Nisa Taşdemir ve Esma Dikan’ın krem dolumu yaptıklarını söyledi. Aras, “Bize koruyucu elbise verilmedi, evden geldiğimiz kıyafetlerle çalışıyorduk. Kurtuluş Oransal 4 yıldır sigorta vaadinde bulundu ama yapmadı. Günlük 800 TL yevmiye ile çalışıyorduk” ifadelerini kullandı.

Olay günü tesiste bulunan 16 yaşındaki Z.H. ise “Olay günü ikinci katta, iş yerinin ortasında bulunan tankerde parfüm karışımı yapılıyordu. Kimyevi maddeleri karıştıran bir alet vardı. Biz parfüm kutusu kapatırken bir anda patlama yaşandı” diye konuştu.

Acılı aileler: “Cenazeleri DNA testiyle teşhis edebildik”

Yangında çocuklarını ve eşlerini kaybeden ailelerin ifadeleri ise yürekleri dağladı. 17 yaşındaki kızı Nisa’yı kaybeden baba Vedat Taşdemir, “Kızım paketleme personeli olarak girdi ancak imalat işinde de çalıştırıldığını öğrendim. İmalat yapıldığını bilseydim kızımı asla göndermezdim. Kızımın vefat ettiğini, oğlumdan alınan DNA örnekleri sonucu öğrenebildik” dedi.

Eşini kaybeden Aytekin Gikan, yangın söndürüldükten sonra içeride cesetler olduğunu öğrendiğini, hastaneleri aradığını ancak eşini bulamadığını, vefat ettiğini sonradan anladığını belirtti. Hanım Gülek’in eşi Metin Gülek ve Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu da yakınlarının cansız bedenlerini ancak İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan DNA eşleşmeleri neticesinde teşhis edebildiklerini ifade etti.

“İlkokul öğrencilerini bile çalıştırdıklarını biliyorduk”

Tanık İ.A., mahalleli olarak iş yerinden yayılan kimyasal koku nedeniyle şikayetçi olduklarını belirterek, “Yaşı küçük çocukları, paraya ihtiyacı olan kadınları sigortasız çalıştırıyorlardı. İlkokul öğrencilerini bile çalıştırdıklarını biliyorduk. Gerekli kurumlara şikayet edilmesine rağmen nasıl üretim yaptıklarını anlamadık” şeklinde ifade verdi.

“Kurtuluş Oransal bana, ’Yangından haberim var, yoldayım’ dedi”

İş yeri çalışanı H.E. ise ifadesinde, olayın ardından Kurtuluş Oransal’ı arayıp yangını bildirdiğini, kendisinin nerede olduğunu sorduğunu ve acilen gelmesi gerektiğini söylediğini ifade etti. Bunun üzerine Oransal’ın “haberim var” dediğini, yolda olduğunu söylediğini, konuşma bittikten 5-10 dakika kadar sonra Kurtuluş Oransal’ın kendisini arayarak içeride kimsenin kalıp kalmadığını sorduğunu, tam sayıyı bilmediğini ancak içeride kalan en az üç kişi olduğunu söylediğini kaydetti.

“2025 yılının ağustos ve eylül aylarında kuruma sadece 8 personelin çalıştığı bildirildi”

Mali müşavir M.Ç. de, firmanın kuruluş ve işleyiş sürecine dair bilgiler verdi. M.Ç., Ravive Kozmetik’in resmi sahiplerinin İsmail ve Altan Ali Oransal olduğunu, baba Kurtuluş Oransal’ın ise kağıt üzerinde yetkisi bulunmadığını söyledi. Kurtuluş Oransal’ı 2010 yılında Düzce’de çalıştığı fabrikadan “usta makinacı” olarak tanıdığını belirten M.Ç., Dilovası’ndaki tesiste çalışan işçilerin sigorta işlemlerinin gayriresmi yöntemlerle iletildiğini anlattı. Tanık M.Ç., “İşçilerin kimlik numaralarını İsmail Oransal WhatsApp veya mail yoluyla gönderiyordu. Sigorta girişlerini bu bilgilere göre yapıyordum. 2025 yılının ağustos ve eylül aylarında kuruma sadece 8 personelin çalıştığı bildirildi” dedi.

Fabrikanın Dilovası’nda faaliyete geçtiği günden bu yana iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almadığını belirten M.Ç., “Normal şartlarda işverenin anlaştığı İSG firmasına düzenli ödeme yapması gerekir ancak bana bu firmadan herhangi bir hizmet faturası gelmedi. Fabrikanın açıldığı ve üretime başladığı tarihten itibaren iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili herhangi bir bildiri veya fatura tarafıma ulaşmadı” ifadelerini kullandı.

“Çocuklarım, babalarını kendilerini uzak tutmak için bu iş yerini açtı”

Kurtuluş Oransal’ın eski eşi A.A. ise şirketin kuruluş amacına dair iddialarda bulundu. Kurtuluş Oransal’ın borçlu ve sorumsuz bir yapısı olduğunu öne süren A.A., çocuklarının babalarını kendilerinden uzak tutmak ve “sokakta kalmaması” için bu iş yerini açtıklarını anlattı. Çocukları İsmail ve Altay’ın bu şirketin işleri ile hiç uğraşmadıklarını ve takip etmediklerini aktardı. A.A., patlamanın meydana geldiği iş yerine alınacak personeli Kurtuluş Oransal’ın kendisinin seçtiğini, iş yerinde üretilen ürünler ile yine Kurtuluş Oransal’ın ilgilendiğini, Kurtuluş Oransal’ın daha önce kozmetik sektöründe çalıştığı için burada bir çevre edindiğini ve kendisine pazar oluşturduğunu, iş yerinin tamamen Kurtuluş Oransal’ın kontrolü altında iş yapıldığını beyan etti.

“Laptobu bana getirir misin? Ben birkaç gün bu işlerle uğraşacağım, avukatlarla ilgileneceğim”

İddianamede ifadesine yer verilen LYKKE Kozmetik ortaklarından şüpheli Gökberk Güngör de olay günü yaşananları ve İsmail Oransal’ın bilgisayarını aldırmasını anlattı. Aleyna Oransal’ın şirkette yüzde 50 ortaklığı bulunduğunu belirten Güngör, olay günü Aleyna’nın kendisini aradığını belirterek, gayet sakin bir ses tonuyla ’Fabrikada yangın çıkmış’ diyerek görüşmeyi sonlandırdığını söyledi. Bu görüşmeden yaklaşık yarım saat sonra İsmail Oransal’ın kendisini arayarak, “İş yerimdeki laptobu bana getirir misin? Ben birkaç gün bu işlerle uğraşacağım, avukatlarla ilgileneceğim. Sen benim odada, masanın üstünde bulunan laptobu alıp evime getir” dediğini aktardı. Güngör, bu talep üzerine laptobu alarak Oransal’a teslim ettiğini kaydetti.

“Suçu babaları üstlenecek, onları yurt dışına kaçıracağız”

İddianamenin en çarpıcı bölümlerinden birini ise şüphelilerin kaçış planına dair detaylar oluşturdu. Şüpheli Onay Y. ifadesinde, Ali Osman A’nın kendisini arayarak, “Olanları duydun mu? Benim yeğenler bir olaya karışmışlar” dediğini ve onları misafir edip edemeyeceğini sorduğunu belirtti.

Bu görüşme üzerine Ömer A. isimli kişiyi arayarak 1 haftalık ev ayarlamasını istediğini anlatan Y., daha sonra Tekirdağ’da İsmail Oransal, Altay Ali Oransal ve Abdurrahman Bayat ile buluştuğunu söyledi. Eve girdikten sonra televizyonda “Kocaeli’de patlama” başlıklı haberleri gördüğünü ifade eden Y., bunun üzerine Ali Osman A’yı görüntülü aradığını kaydetti.

Y., Ali Osman A’nın görüşme sırasında kendisine şunları söylediğini iddia etti:

“Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam bir şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle biz avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek. Onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet.”

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Çamaşırhane cinayetinde “bisküvi içinde uyuşturucu” ve “fitne” iddiaları

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/camasirhane-cinayetinde-biskuvi-icinde-uyusturucu-ve-fitne-iddialari-0-cTkzxQAb.mp4
Kocaeli’nin Kartepe ilçesindeki çamaşırhanede işlenen cinayete ilişkin iş yeri çalışanlarının ifadeleri ortaya çıktı. Kavganın sebebi olarak “bisküvi içinde çıkan uyuşturucu” iddiası ortaya atılırken, çalışanlar arasındaki “kışkırtma ve fitne” tartışmaları da soruşturma tutanaklarına yansıdı.

Olay, 2 gün önce akşam saatlerinde Köseköy Mahallesi Kartal Sokak’ta meydana geldi. Çamaşırhanede çalışan yabancı uyruklu şahıslar arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüşürken, Abdolraouf Gorgani ile Muhammadsafa A. yaralandı. Abdolraouf Gorgani hayatını kaybetti, Muhammadsafa A. ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Olaya ilişkin çalışma başlatan polis ekipleri, iş yeri çalışanları Golbahar P., Abdulmatin M. ve Mehdi B’nin de aralarında bulunduğu 7 kişiyi gözaltına alıdı.

Golbahar P.: “Hiç birimizin çalışma izni yoktur”

Bir kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin ise ağır yaralandığı olaya ilişkin iş yeri çalışanlarının ifadeleri ortaya çıktı. İş yerinde aşçı olarak çalışan İran uyruklu Golbahar P. (36) ifadesinde, kendisi ve diğer çalışanların çalışma izni olmadığını, konteynerde kaldıklarını ve aylık 25 bin lira maaş aldığını belirtti.

Sevgilisi Mehdi B.’nin de aynı iş yerinde çalıştığını belirten Golbahar P., “Ben Abdolraouf’u 6 aydır tanırım. Abdolraouf ile hiçbir husumetim yoktur. Abdolraouf ile Muhammadsafa A. arkadaştır. Muhammadsafa kurutma işleri ile ilgilenir. Raouf P., dayımın oğlu olur. Raouf, memlekette iken beni aradı ve çalışmak istediğini söyledi. Raouf, 40-50 günden bu yana bizimle birlikte çalışır. Mehdi B. sevgilim olur. Mehdi’yi 4 seneden bu yana tanırım. Mehdi iş yerinde çalışandır ama Mustafa A. bir işi olduğunda iş yerini Mehdi’ye emanet ederek gider. Ali K., memleketten komşum olur ancak onu Türkiye’ye ben getirmedim. Ali benim bilmediğim bir komisyoncu vasıtasıyla Türkiye’ye geldi. Bende Ali’yi Türkiye’ye geldikten sonra gördüm. Ali’de fabrikada katlama işçisi olarak çalışır” dedi.

“İçeriden Ali’nin, ’Yardım edin, bana vurma’ diye sesleri geliyordu”

Golbahar P., olay günü maktul Abdolraouf Gorgani’nin, iş arkadaşları Ali K’yi darbettiğini öne sürerek, şöyle konuştu:

“Olay günü saat 17.00 sıralarında işimi bitirdikten sonra saat 18.30 sıralarında duş almak için iş yerinin iç kısmında bulanan banyolara gittim. Duştan çıktığımda, ölen Abdolraouf Gorgani, Ali’yi hemen benim kaldığım konteynerin yayında bulunan konteynerinden sürükleyerek kendisinin kaldığı iş yerinin iç kısmında bulunan odaya götürdüğünü gördüm. Bunu iş yerinde çalışanlardan Emrah, Metin, Feribors, Saman ve İşan isimli şahıslar da gördü. Ben bu olayı gördükten sonra odamdan çıkıp Rauf’un odasının önüne gittim. İçeriden Ali’nin, ’Yardım edin, bana vurma’ diye sesleri geliyordu. Bu sesleri duyduktan sonra Emrah, Metin ve Feribors odanın kapısını çaldılar ama Abdolraouf odanın kapısını açmadı.”

“Abdolraouf ile Muhammadsafa; Ali’yi ortaya almış onu dövüyorlardı”

Yaklaşık 15 dakika kadar kapıdanın açılmadığını söyleyen Golbahar P., “Ali’nin acı çekmesini engellemek için iş yerinin iç kısmına girdim ve Mehdiye seslenerek ’Ali’yi dövüyorlar, gel yardım et, ben erkeklerin içine giremem’ diye söyledim. Bunun üzerine Mehdi, Abdolraouf’un odasının önüne geldi. O da kapıyı çaldı ama Abdolraouf açmayınca Emrah ile Mehdi odasının kapısını kırdı. İçeride Safa, Ali ve Abdolraouf bulunuyordu. Abdolraouf ile Muhammadsafa; Ali’yi ortaya almış onu dövüyorlardı. Orada bulunan herkes ’Ali’ye vurmayın’ diye Abdolraouf ile Muhammadsafa’ya kızıyordu. Ancak onlar, ’Kimse bize karışmasın, çıkın odamdan, ben istediğime vururum, istediğime vurmam’ diye bağırdı. Abdolraouf ile Muhammadsafa bağırdıktan sonra orada bulunan Emrah, Metin, Armin, Mikail; ’Çocuğa vurmaya hakkın yok’ diye tepki gösterdi” diye konuştu.

“Kimin kime bıçakla vurduğunu görmedim”

İş yerinde kavga çıktığını, ardından Mustafa A’yı arayıp durumu bildirmek üzere alandan uzaklaştığını anlatan Golbahar P., telefon görüşmesinin ardından olay yerine geldiğinde herkesin kaçıştığını gördüğünü söyledi. Ardından yanındaki arkadaşıyla birlikte bir süre saklandığını anlatan Golbahar P., “Kapının arkasında saklandım. Burada beklerken 2 ambulansın iş yerine geldiğini gördükten sonra ise birilerinin yaralandığını anladım” şeklinde konuştu.

Bıçaklama anını görmediğini söyleyen Golbahar P., “Kimin kime bıçakla vurduğunu görmedim, o esnada Mustafa abi ile konuşuyordum. Olay yerinde ben hiç kimsenin elinde bıçak görmedim. Yaşanan olaya bir dahilim yoktur” ifadelerini kullandı.

“Suçu Mehdi’nin üzerine atmaya çalışıyorlar” iddiası

İfadesinde iş yerindeki gruplaşmalara dikkati çeken Golbahar P., kimseyle husumeti olmadığını ancak karşı grubun suçu sevgilisi Mehdi B’nin üzerine yıkmaya çalıştığını savundu. Golbahar P., “Emrah, Metin ve Feribos, Mehdi’nin üzerine suç atmak istiyor. Mehdi ile Raouf’un elinde bıçak görmedim. 17 kişi birbirine girmişti. Ben bir şey görmedim. Semiha bizim iş yerinde çalışır. Semiha olay esnasında olayın yaşandığı odanın önüne geldi ve olan biteni izliyordu. Bir yandan da ’Kavga etmeyin’ diye bağırıyordu. Semiha sürekli iş yerindeki insanların arasına fitne sokuyordu. Herkese ’O senin hakkında bunu dedi, bu senin hakkında bunu dedi’ diye söylüyordu” iddialarında bulundu.

Abdolmatın M.: “Mehdi, sağ arka cebinden bıçak çıkarıp Abdolraouf’a saldırmaya başladı”

Olay anına tanıklık eden Abdolmatın M. ise kavganın seyri hakkında bilgiler verdi. Golbahar P.’nin “Ali’yi dövüyorlar” diye bağırması üzerine şüpheli Mehdi B.’nin kapıyı tekmeleyerek açtığını belirten Abdolmatın M., şöyle konuştu:

“İçeride Ali ve ölen Abdolraouf odanın içerisinde kavga etmeksizin kendi aralarında yüksek sesle konuşuyorlardı. Mehdi ile Abdolraouf arasında karşılıklı kavga çıktı ama ben ilk kimin vurduğunu görmedim. Ayırmak için yanlarına yaklaşmak istediğimde Mehdi beni iterek yana gönderdi, daha sonra ise kendisi de dışarıya çakmak için kapıya yöneldi. Bu esnada ise Abdolraouf, Mehdi’nin ensesinden tutunca Mehdi ise sağ arka cebinden bıçak çıkarıp Abdolraouf’a saldırmaya başladı. Bu saldırdığı esnada herkes koridordaydı.”

Semiha Ü.: “Abdolraouf, Ali ile Armin’e iyi çalışmadıkları için ’Sizi işten çıkaracağım’ diye söylemiş”

Bir başka çalışan Semiha Ü. ise husumetin bir hafta öncesine dayandığını öne sürdü. Maktul Abdolraouf Gorgani’nin, Ali ve Armin’i “İyi çalışmıyorsunuz, sizi işten çıkaracağım” diye tehdit ettiğini, bunu duyan Golbahar’ın ise sevgilisi Mehdi’ye mesaj attığını iddia eden Semiha Ü., grubun daha sonra maktulün konteynerine giderek tartıştığını anlattı. Semiha Ü., “Bu mesaj sonrasında Mehdi, Raouf, Ali ve Golbahar birlikte Abdolraouf’ın yattığı konteynere gittiler ve onunla konuştular, aralarında tartışma çıktı ama yabancı konuştukları için ne konuştuklarını anlayamadım. Daha sonra ise Abdolraouf uyandı ve içeriye geldi. Bende Abdolraouf’ya neler olduğunu sorduğumda Abdolraouf, ’Abla gelip beni uyandırdılar, ileri geri konuştular’ diye söyledi” dedi.

“Mehdi ile yanındakiler sürekli olarak kavga etmek için sebep kolluyorlardı”

Semiha Ü., zanlıların bir süredir gerginlik çıkardığını öne sürdü. Golbahar P’nin, sevgilisi Mehdi B’yi diğer çalışanlara karşı sürekli dolduruşa getirdiğini iddia eden Semiha Ü., şunları kaydetti:

“Golbahar iş yerinde iken sürekli kendi kendine, ’Bu mutfağı pis bırakıyorlar, benim yaptığım yemekleri beğenmiyorlar’ gibi şeyler söylüyordu. Bir gün laf arasında ölen Abdolraouf için, ’Bu iş yerine sorumlu olacak eleman getirecek, bizi işten çıkarmak istiyor’ diye sürekli söylenip Mehdi ve onun işe aldırdığı kişileri dolduruşa getiriyordu. Yaşanan bu olaylardan dolayı bir haftadır, Mehdi ile Abdolraouf’un grubu birbiriyle konuşmuyordu ama Mehdi ile yanındakiler sürekli olarak kavga etmek için sebep kolluyorlardı.”

“Mehdi daha önce de bıçak çekiyordu”

Olay anında Mehdi B’nin odaya girer girmez cebindeki çakıyla maktule saldırdığını belirten Semiha Ü., diğer kişilerin ise olaya müdahaleyi engellediğini savundu. Semiha Ü., “Ben odaya girdikten sonra her ikisine, ’Ne oluyor?’ diye söylemeye kalmadan Mehdi elinde bulunan çakı bıçağı ile Abdolraouf saldırmaya başladı. Mehdi odaya girer girmez eli ile Abdolraouf’un yakasını tuttu ve ona saldırmak istedi. Bu sırada Bahar, Raouf ve Ali ise bizim bulunduğumuz odanın kapısında duruyorlardı ve Abdolraouf’un yakınları olan Emrah, Metin ve Feribors’un odaya girmesine, olay müdahale etmesine mani olmaya çalışıyordu. Mehdi odaya girdikten sonra ölen Rauf ile aralarında yaklaşık 10 dakika kadar boğuşma oldu ve hiç kimse Abdolraouf yardım için içeriye giremedi. Mehdi daha önce de bıçak çekiyordu ama kimseye zarar vermiyordu Ama son olayda Mehdi bilinçli olarak Abdolraouf ile Muhammadsafa’yı yaraladı. Olayda Abdolraouf veya diğer şahısların elinde hiç bir kesici alet, bıçak ve künt cisim yoktu” diye konuştu.

Golbahar P.: “Semiha yanlış biliyor”

Hakkındaki “sevgilisini dolduruşa getirip kavgaya azmettirdiği” iddialarını reddeden Golbahar P., Semiha Ü’nün olayları yanlış bildiğini savundu. Geçmişteki gerginliğin işten çıkarma değil, yemek meselesi olduğunu öne süren Golbahar P., bu olayda da kavga çıkmadığını söyledi. Semiha Ü.’nün olay anını görmediğini, ambulans geldikten sonra yanlarına geldiğini iddia eden Golbahar P., sevgilisi Mehdi B.’nin kimseye bıçak çekmediğini savundu.

“Bisküvi içinden uyuşturucu çıktı” iddiası

Golbahar P., maktul Abdolraouf Gorgani’nin Ali K’yi darbetme sebebinin ise “uyuşturucu yüzünden tutuklanan arkadaşları” olduğunu ileri sürdü. Golbahar P., “Daha önceden iş yerinde İbrahim diye biri çalışıyordu ama memlekete gitmişti. Geri gelirken ise herkes İbrahim abiye, ’Memleketten bir şeyler getir’ demiş. Ali de memleketten bir şeyler istemiş ama Ali’nin eşyaları arasında uyuşturucu madde çıkmış. Bundan dolayı Abdolraouf, Ali’yi dövüyordu. Söylemek istediklerim bunlardan ibarettir. Ben kimseyi azmettirmedim. Hiç olaya karışmadım, suçsuzum” dedi.

Öte yandan, Ali K’nın memleketinden dönen eski çalışan İbrahim isimli kişiden bazı eşyalar istediği, getirilen eşyaların arasındaki bisküvilerin içinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu olay nedeniyle İbrahim’in tutuklandığı, maktul Abdolraouf’un da arkadaşının tutuklanmasından Ali K’yı sorumlu tuttuğu ve “Senin yüzünden tutuklandı” diyerek hesap sorması üzerine Ali K’yı darbettiği iddia edildi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Dilovası’nda 120 iş yeri denetlendi: 3’ü mühürlendi, 450 ürün imha edildi

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde zabıta ekiplerince 120 iş yerinde yapılan denetimlerde, kurallara uymayan 45 iş yerine tutanak tutuldu, 10 iş yerine idari yaptırım uygulandı, 3 iş yeri ise mühürlendi. Denetimlerde son kullanma tarihi geçmiş 450 ürün imha edildi.

Dilovası Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde vatandaşların güvenli ve sağlıklı alışveriş yapabilmesi için geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Kasap, market, lokanta, restoran, kafe, pastane ve fırınlarda yapılan kontrollerde; son kullanma tarihi (SKT), tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT), haksız kazanç (HKZ), gıda güvenliği, etiket ve fiyat karşılaştırmaları, ekmek gramajı, karkas et soğuk damgası, pasta ve börek üretim şartları ile hijyen ve temizlik konularında detaylı incelemeler yapıldı.

Denetimler kapsamında 120 iş yeri kontrol edilirken, kurallara uymayan 45 iş yerine tutanak tutuldu. 10 iş yerine ise idari yaptırım uygulandı. Ayrıca 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı Kanunu’na aykırı şekilde faaliyet gösteren 3 iş yeri mühürlenerek kapatıldı.

450 ürün imha edildi

Raflarda satışa sunulan ürünlerin kasa fiyatlarıyla karşılaştırılması yapılarak haksız kazanç elde eden işletmelere 6502 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu kapsamında tutanak tutuldu. Ayrıca son kullanma tarihi geçmiş 450 ürün toplanarak imha edildi. 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu gereğince; kaldırım işgali, dilencilik, çevreye atılan atık-harfiyat ve moloz, emre aykırı davranışlar ile görüntü kirliliğine neden olan durumlar için de idari yaptırımlar uygulandı.

“Sağlıklı, hijyenik ve güvenilir ortamda alışveriş”

Denetimlerle ilgili açıklama yapan Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, “Vatandaşlarımızın sağlıklı, hijyenik ve güvenilir ortamda alışveriş yapması bizim için büyük önem taşıyor. Zabıta ekiplerimiz, vatandaşlarımızın mağdur olmaması için denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Eksiklik tespit edilen iş yerlerine gerekli yaptırımlar uygulanırken, kurallara uyan işletmelere de teşekkür ediyoruz. Amacımız, Dilovası’nda hem esnafımızın hem de vatandaşımızın daha düzenli ve güvenli bir ortamda ticaret yapabilmesidir” dedi.

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Başkan Hürriyet’ten vatandaşlara “iskan ve itfaiye raporu” uyarısı

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, iş yeri açmak veya mülk kiralamadan önce iskan ve itfaiye raporu sorgulaması yapılması konusunda vatandaşları uyardı
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, iş yeri açmadan veya bir mülk kiralamadan önce, uygun yapı kullanma izin belgesi (iskan) ve yangın güvenliği raporu (itfaiye raporu) alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle İzmit’teki eski binalarda, güncel mevzuata uyum sağlamada yaşanan zorluklara dikkat çeken Hürriyet, mülk satın almak veya kiralamak isteyenlere, ileride hukuki sorunlar yaşamamak ve güvenliği sağlamak için İzmit Belediyesine gelerek gerekli sorgulamaları yapmalarını tavsiye etti.
“İŞYERLERİNİ MÜHÜRLEMEK ZORUNDA KALIYORUZ”
Başkan Hürriyet konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “ İş yeri açmak isteyen ya da var olan iş yerini devretmek ya da değiştirmek isteyenler için çok çok önemli bir duyuruda bulunuyoruz. İleride mağdur olmamanız için kuralları bilmeniz gerekiyor. Bizimle mutlaka iletişimde kalmanız gerekiyor. Bolu yangını sonrasında özellikle itfaiye raporları konusunda denetlenmeye başlandı. Tabii valilik, emniyet, bakanlıkların ilgili müdürlükleri, il müdürlükleri bu denetlemeler sonucunda tespit ettikleri aksaklıkları tabii ki belediyelere bildiriyorlar, bize bildiriyorlar. Biz de gereğini yapmak zorunda kalıyoruz ve çoğu zaman iş yerlerini mühürlemek zorunda kalıyoruz.
“İSKANSIZ RUHSAT VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”
Özellikle iş yeri açmadan önce bir yeri kiralayacaksanız o yerin iskanı var mı yok mu lütfen önce belediyeye gelin. İskansız o kadar çok yer var ki müteahhitler kafalarına göre yapıyorlar. Ne yazık ki iskan almadan bütün yerleri ya satıyorlar ya kiralıyorlar. Siz iş yerinizin içini dayıyorsunuz, döşüyorsunuz, bir sürü tadilatını yapıyorsunuz, tabelasına kadar takıyorsunuz. Vergi kaydınızı açıyorsunuz. Belediyeden iş yeri ruhsatı almaya geldiğinizde iskan olmadığı için ne yaparsak yapalım biz size iskansız bir yere iş yeri ruhsatı vermemiz mümkün değil.
“İTFAİYEDEN RAPOR ALMADAN RAPOR VEREMİYORUZ”
İşte lütfen tefrişat yapmadan, kiralama yapmadan, kiralama sözleşmesi imzalamadan önce lütfen önce belediyeye gelip bu bahsi geçen iş yeri konut mudur, mesken midir, iş yeri midir, ticari midir ve en önemlisi iskanı var mıdır? Bunun için önce lütfen bize gelin. Bazı iş merkezleri var çok eski ve buralara isteseniz de itfaiye raporu alamıyorsunuz. İtfaiye raporu da biliyorsunuz itfaiye müdürlüğü Büyükşehir’e bağlı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nden alınıyor itfaiye raporu. Ve onlar itfaiye raporu vermeden, olumlu rapor vermeden biz yine ruhsat veremiyoruz.
“MÜLK SAHİPLERİ SİZİ MAĞDUR EDEBİLİR”
Dolayısıyla açmak istediğiniz iş yeri için bir yeri kiralamadan önce İskan var mı yok mu? Ve bu yere itfaiye raporu alıp alamayacağınızı mutlaka sorgulayın. Aksi halde ne yazık ki mülk sahipleri sizi mağdur edebilirler. Mağdur olmamanız için, boşu boşuna kira, depozito ve başka şeyler vermemeniz için lütfen iskânlı yapı mıdır? Ya da itfaiye raporu alıp alamayacağınızı Büyükşehir’den ve İzmit Belediyesi’nden mutlaka bir sorgulayın.
“İTFAİYE RAPORUNU BÜYÜKŞEHİR VERİYOR”
2005 tarihli yönetmelik ne yazık ki günümüz şartlarına uymuyor ve ihtiyaçları karşılamıyor. Merkezde Fethiye Caddemizde yer alan Emek İşhanı ve Karagöz İşhanı. En çok sıkıntı yaşadığımız iki yer. Bunlar özellikle çıkarılan imar barışı kanunları sebebiyle de sıkıntı yaşadığımız yerler. Bu İşhanları eski yönetmeliklere göre yapıldığı için şimdi orada herhangi bir iş yeri kapandığında veya devrettiğinde yeni yönetmeliklere göre ne yazık ki itfaiye raporu bir türlü alamıyorlar. Çünkü şartları taşımıyorlar. O yüzden de itfaiye raporu bize gelmediği için Büyükşehir’den biz de işe ruhsatı veremiyoruz. Şu anda elimizde böyle dosyalarımız var. Böyle bir sürü eski yapıda sıkıntılarımız var.
“İMAR KARARLARINA AYKIRI İNŞAATLAR YAPILIYOR”
Yine en önemli ikinci sorun ülkemizde sıklıkla çıkarılan imar barışı kanunları sebebiyle özellikle yapsat faaliyetinde bulunan müteahhitlerin imar mevzuatından ve belediye imar kararlarından uzaklaşarak inşaat yapmaları. Mevzuata aykırı yapılar, iskan dediğimiz yapı kullanma iznini, imara aykırı imalatlar veya eksik imalatlar sebebiyle bu iskanlarını alamıyorlar ve imar affı beklentisi içerisindeler ama vatandaşa satıyorlar ya da kiralıyorlar işyerlerini.
“GELİN BELEDİYEYE SORUN”
Bu sefer biz vatandaşla karşı karşıya kalıyoruz. Vatandaş elektrik suyunu açtırmak istiyor ya da işte satın aldığı yeri kiralamak istiyor, iş yerine döndürmek istiyor ama iskanı olmadığı için hiçbir şey yapamıyoruz. İşte bu yerleri satın almadan ve kiralamadan önce lütfen iskan olup olmadan önce gelin belediyeye sorun.
“BİLGİ ALINMASI ÇOK ÖNEMLİ”
O yüzden lütfen birbirimizi üzmemek adına müteahhitlerde ev almak isteyen, iş yeri almak isteyen ya da kiralamak isteyen vatandaşlarımız da ya da iş yeri açmak isteyen vatandaşlarımız da önce bizimle irtibata geçsinler. Önce iskanı var mı yok mu ve özellikle itfaiye raporu o binaya ya da o iş yerine, o konuta alınabiliyor mu alınamıyor mu lütfen bunun önce bir kontrolünü yapsınlar. Yine ruhsat denetim müdürlüğünden mevcut yapının ve bölgenin imar durumu yani konut alanı, ticaret alanı gibi konularda bilgi almaları önemli.
“EKSİKLİKLERİ EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ BİZE BİLDİRİYOR”
Ticari faaliyette bulunan iş yerleri, iş kuluna göre genel idari içinde yer alan kamu kurumlarınca denetleniyor. Ve bu denetim esnasında görünen eksiklikler gereği yapılması gerekenler için bize, belediyemize bildiriliyor. Umuma açık yerler ve konaklama hizmeti veren yerler. Oteller gibi yerler bunlar. Emniyet müdürlüğü denetliyor buraları. Eksiklik görüyor hemen bize bildiriyor. Diyor ki burada hemen gereğini yapın. Nedir gereği? Ya ruhsatını alacak ya gerekli belgelerini tamamlayacak ya da mühürleyeceksin kapatacaksın diyor emniyet müdürlüğü. Başka şansımız yok.
“VATANDAŞLA KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ”
Ya da işte mevzuata uymadığı için yanlış imalatlar ne yazık ki bizi de zorda bırakıyor. Örneğin bakın yeni CİMER’den gelen bir şikayet. Bize gelmiş direkt CİMER diyorsunuz bize atıyor. CİMER’e vatandaş yazmış da yazmış. Neresiyle ilgili? Bütün Karagöz İş Merkezi’ndeki işletmeleri şikayet etmiş vatandaşın bir tanesi. Çünkü orada geçmişte kendisi iş yeri değişikliği nedeniyle bir ruhsat alamamış. Çünkü itfaiye raporu alamamış buraya. Kendisi alamadığı için de diğer bütün iş yerlerini şikayet etmiş. Ve direk CİMER’den geliyor bize. Şimdi biz zorlanıyoruz. Vatandaşla karşı karşıya kalıyoruz.
“KURUMLAR ARASI İRTİBAT SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Ve mecbur gereğini yapmak zorundayız. Başka şansım yok. İşte bunlarla ilgili aynı zamanda özellikle bu itfaiye raporunun kolaylaştırılmasıyla ilgili de kurumlar arası irtibat sağlamaya ve gereğini yapmaya çalışıyoruz ama doğrudan itfaiye raporu vermek benim de yetkimde değil. Bütün illerde, büyükşehirlerde her zaman büyükşehirlerin yetkisindedir itfaiye müdürlükleri.
“BİZE BAŞVURUN KONTROLLERİ YAPILSIN”
Bunlarla alakalı İzmit Belediyesi’ne ve Büyükşehir İtfaiye Dairesi’ne mutlaka müracaat etmeniz, sorgulamanız gerekiyor. İster yazılı sorabilirsiniz, ister sözlü sorabilirsiniz. Ama lütfen kiralama sözleşmesi yapmadan önce ya da satın alma yapmadan önce bize bir başvurun. Bu yerleri bir kontrol edin. Yarın öbür gün sıkıntı yaşamayalım.
“HOŞGÖRÜ VERE KARŞILIKLI İLETİŞİM BEKLİYORUZ”
Şimdiden bütün vatandaşlarımızı uyarıyoruz. Mağdur olmayın. Birbirinizi de mağdur etmeyin. Birbirinizi de sıkıntıya sokmayın. Biz de karşı karşıya gelmeyelim vatandaşlarımıza. Çünkü gerçekten sizin için var gücümüzle bütün ekibimizle çalışıyoruz. Herkes iyi olsun, mutlu olsun. Her şey kanuna uygun yürüsün istiyoruz. Kanunsuz bir şey yapmak istemiyoruz. Bu konuda da herkesten anlayış bekliyoruz. Sorumluluk bekliyoruz. Vatandaşlık sorumluluğu gereği de bu konuda hoşgörü ve karşılıklı iletişim bekliyoruz sizlerden.”
Telefon
WhatsApp
Exit mobile version