Kocaeli’de iş yerinin kurşunlanması olayının arkasında, İstanbul merkezli bir suç örgütünün olduğu tespit edildi. Örgüt adına eylem yapan 2 şüpheli, polis operasyonuyla yakalanarak adli makamlarca tutuklandı.
15 Ekim tarihinde İzmit ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerinin ateşli silahla kurşunlanması olayıyla ilgili olarak, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Yapılan saha çalışmaları ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameraları ile çevredeki 50 farklı iş yeri kamerasının incelenmesi sonucunda, saldırının bir suç örgütünün faaliyeti kapsamında İstanbul’dan gelen iki eylemci tarafından gerçekleştirildiği belirlendi. Elde edilen bilgiler doğrultusunda İstanbul’da aynı gün düzenlenen operasyonla B.C. ve İ.D. isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında “TCK 220 – Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak”, “6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanuna Muhalefet” ve “Silahlı Tehdit” suçlarından adli işlem yapıldı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edilen B.C. ve İ.D., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde bu yıl 20’ncisi düzenlenen Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı.
Ayvalık Ticaret Odası tarafından ilki 1971 yılında kutlanan “Ayvalık Uluslararası Zeytin, Hasat ve Turizm Festivali”, bu yıl 16-19 Ekim tarihleri arasında “Turizmin değeri zeytinyağının başkenti Ayvalık’ta buluşalım” sloganıyla gerçekleştiriliyor. Festival, Dr. Fazıl Doğan Meydanı’ndan (At Arabacılar) başlayan kortej yürüyüşüyle start aldı. Yüzlerce vatandaş ve protokol üyelerinin katıldığı yürüyüş, Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi.
Kortejin ardından saat 11.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan “Hasat Festivali Resmi Açılış Töreni”nde protokol konuşmaları gerçekleştirildi.
İlk olarak konuşan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Bugün yirmincisini kutladığımız ’turizmin değeri, zeytinyağının başkenti Ayvalık’ta buluşalım’ mottosuyla düzenlenen Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali hem kentimizin hem de markalarımızın tanıtımına önemli katkılar sağlayacaktır. İlki 1971 yılında Ayvalık Ticaret Odamız tarafından Ticaret Bakanlığımızın himayesinde gerçekleştirilen bu festival 2006 yılından bu yana pandemi hariç her yıl coşkuyla kutlanmaktadır. Bildiğiniz üzere zeytin ve zeytinyağı Ayvalık için yalnızca bir ekonomik değer değil, aynı zamanda bir kültür, bir yaşam biçimidir. Ayvalık’ta sürdürülebilirliği sağlanmış iki ana sektörden biri zeytin zeytinyağı, diğeri ise turizmdir” dedi.
Uçar, zeytin ve zeytinyağı sektörü için çok önemli olan lisanslı depoculuk çalışmalarına değinerek, “Çok önem verdiğimiz projelerden biri Balıkesir Valiliğimiz ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı Koordinasyonu’nda Kuzey Ege’deki 9 oda ve borsa ile birlikte yürütülen yaklaşık 6 milyon dolarlık bütçeye sahip olan Kuzey Ege Zeytinyağı Lisansı Depoculuk Projesidir. Ayvalık’ta 25 yıllığında irtifak hakkı sağlanarak arsa tahsisi yapılmış, şirket kurulumu ve lisanslama süreci devam etmektedir. Bu proje sayesinde sektörün kalite ve saklama şartları iyileşecek, teşvik ve desteklerden daha etkin yararlanılacak, ihracatçımıza toptan ürün tedarik imkanı sunulacak ve sektörel piyasada fiyat dengesi sağlanabilecektir” diye konuştu.
Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ise zeytin ve zeytinyağının bölge için öneminden bahsederek, “Bugün burada sadece bir hasadı kutlamıyoruz. Biz, yüzyıllardır bu topraklarda kök salmış bir kültürün, emeğin ve barışın şölenini kutluyoruz. Zeytin, yalnızca bir ürün değildir. Zeytin, Ayvalık’ın kimliğidir, karakteridir, varoluş sebebidir. Burada nefes alan herkesin belleğinde bir zeytin ağacının gölgesi vardır” ifadelerini kullandı.
Zeytinin bir emek işi olduğuna değinen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın da, “Zeytin, baktığınız zaman toprakların bir hikayesi. Başkanım da söyledi. Biz de bunu her fırsatta dile getiriyoruz. Tarım işi zor iş. Hayvancılık işi zor iş. Zeytin zor iş. Bunu ileriki nesillere aktarmak için öncelikle bu emeğin karşılığını almaları için mücadele ediyoruz” şeklinde konuştu.
Yapılan çalışmalar ile zeytin ve zeytinyağının uluslararası bir çizgiye taşındığını ifade eden Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, “Ayvalık ilçemiz bizim körfezimizin incisi derken, diğer yandan sahip olduğu iklimiyle, toprak yapısıyla, yöresiyle, tarihiyle, kültürel mirasıyla ve özellikle zeytin çeşidiyle bizim en önemli cazibe merkezlerimizden birisi. İnşallah artık Ayvalık ilçemiz bu tip festivallerle, bu tip organizasyonlarla kalitesini artık ülke sınırlarını aşarak uluslararası arenaya taşıyan bir ilçe haline geldi. Bu anlamda da ben emeği olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Vali Ustaoğlu kutsal kitaplarda de yer alan zeytine değinerek, “Kur’an’da da ifadesi geçen, Kur’an-ı Kerim’de dört ayrı surede altı yerde zeytinden bahsedilir. İşte bizim inancımızda kültürümüzde de zeytinin ayrı bir yeri olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bölgemizin en önemli sembolü olan bu zeytinimizi hem bizim uluslararası arenaya taşımak, diğer yandan da kalitesini arttırıp üreticilerimizin alın terinin karşılığını alması noktasında da yaptığımız çalışmalar var. İşte onun da en önemlilerinden birisi lisanslı depoculukla ilgili yaptığımız çalışma” diye konuştu.
Etkinlikte halk oyunları ve çeşitli gösteriler sahnelendi. Saat 12.30’da ise aynı meydanda “Kadın El Emekleri ve Zeytinyağlı Lezzetler Pazarı” açıldı.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ticaret Odası, Ayvalık Ticaret Borsası, Ayvalık Ziraat Odası ve Ayvalık Üreticileri Kooperatifi iş birliğinde düzenlenen festivalde, zeytin ve zeytinyağı kültürüyle birlikte bölgenin turizm potansiyeline dikkat çekiliyor.
Festival kapsamında öğleden sonra sembolik zeytin hasat töreni ve büyük festival pazarı açılışı da yapılacak. Etkinlikler 19 Ekim Pazar gününe kadar sürecek.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), gıda ve tarım sektöründe yeni iş fırsatları oluşturmak amacıyla Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinden gelen ticaret heyetini üyeleriyle buluşturdu. BTSO’nun ev sahipliğinde gerçekleşen ve gün boyu süren etkinlikte, UR-GE proje üyesi firmalar, Dubai’nin önde gelen gıda toptancıları ve zincir market temsilcileriyle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi.
BTSO, ihracat odaklı faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. BAE Ankara Büyükelçiliği tarafından oluşturulan Gıda Sektörü Alım Heyeti, Bursa’da düzenlenen ikili iş görüşmeleri etkinliğinde BTSO üyeleri ile bir araya geldi. BAE Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri ve BAE Franchise Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Noor Altamimi’nin de eşlik ettiği ticaret heyetini, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit ile Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan karşıladı. Gün boyu devam eden etkinlikte, Bursalı firmalar yoğun görüşmeler gerçekleştirilirken, yeni iş birliklerinin de temelleri atıldı.
“Ticaret hacmi 20 Milyar doları aştı”
BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Türkiye ile BAE arasındaki tarihi, kültürel ve sosyal bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, 2023 yılında yürürlüğe giren Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (CEPA) ikili ticarete yeni bir ivme kazandırdığını ifade etti. 2024 yılında ticaret hacminin 20 milyar doları aştığını kaydeden Şener, “Bu yılın ilk yarısında Türkiye’nin ihracatını en fazla artırdığı ülke Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Ancak her iki ülkenin sahip olduğu yüksek potansiyeli düşündüğümüzde bu seviyeyi yeterli görmüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yıl içinde ikili ticaret hacmimizi 40 milyar dolar seviyesine taşımak” diye konuştu.
“Gıda sektöründe stratejik bir öneme sahibiz”
Cüneyt Şener, konuşmasında gıda ve tarım sektörlerinin de işbirliği açısından stratejik fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Bursa’nın tarımsal kaynakları, bereketli ovası, modern üretim altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründe lider şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Şener, “Bursa’da gıda sanayisinin her alanında faaliyet gösteren yaklaşık 4 bin 500 üretici firma bulunuyor. Satış ve toplu tüketim işletmeleriyle bu sayı 30 bine yaklaşıyor. Bursa, Avrupa, Orta Doğu ve Rusya’daki kilit pazarlara 3,5 saatlik uçuş mesafesiyle lojistik açıdan stratejik bir konuma sahip” dedi.
“Bursa önemli organizasyonlara hazırlanıyor”
Cüneyt Şener, BTSO olarak Küresel Fuar Acentesi, Ticari Safari, yeni nesil fuar organizasyonları, UR-GE projeleri, alım heyetleri ve sektörel ticaret heyetleri gibi çalışmalarla firmaları dünya pazarlarına taşımaya devam ettiklerini söyledi. Şener, “Gelecek hafta gıda ve tarım alanında birbirinden değerli etkinlikler düzenleyeceğiz. 22 Ekim’de Bursa Business School’da Uludağ Gıda Zirvesi’ni gerçekleştireceğiz. Ardından 23-25 Ekim tarihlerinde Bursa Food Point ve Turfood Horeca Fuarları, Bursa Fuar Merkezi’nde yapılacak. Bu organizasyonlarda Birleşik Arap Emirlikleri’nden değerli iş insanlarını aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız” şeklinde konuştu.
“Yeni fırsatlar oluşturmayı hedefliyoruz”
Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri, Bursa’nın tarihi dokusu ile modern sanayi ve tarımını birleştiren yapısından övgüyle bahsederek, “Bugün, güzel Bursa şehrinde sizlerle olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. 2024’teki verimli ziyaretin devamı olan bu program, iki ülke arasındaki ticaret köprülerini güçlendirecek” dedi.
BAE ile BTSO arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Al Dhaheri, “Bu buluşma, Büyükelçiliğimiz ile BTSO’nun yapıcı iş birliğinin bir sonucu. Amacımız, tarım ve gıda sektörlerinde yeni fırsatlar oluşturmak” diye konuştu.
“Türkiye, sürdürülebilir gıda için büyük potansiyel sunuyor”
Gıda güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Büyükelçi, “Türkiye’nin modern tarım ve gıda sanayisindeki tecrübesi, bölgede sürdürülebilir bir gıda sistemi kurmak için büyük bir potansiyel sunuyor. Akıllı tarım teknolojileri, su kaynaklarının yönetimi ve gıda tedarik zincirlerini güçlendirme alanlarında bilgi paylaşımına ve ortak yatırımlara kararlıyız” şeklinde konuştu.
Al Dhaheri, “Bizi sıcak bir şekilde karşılayan ve bu özel organizasyonu düzenleyen BTSO’ya en içten teşekkürlerimi sunuyorum. İki dost ülke arasındaki iş birliğini güçlendiren tüm katılımcılara şükranlarımı iletiyorum” dedi.
Büyükelçi, BAE ve Türkiye’nin ortak tarım yatırımlarıyla bölgede daha güçlü bir gıda sistemi inşa edileceğine inandığını da sözlerine ekledi.
“BTSO sayesinde yeni kapılar açılıyor”
Etkinliğe katılan firmalar da memnuniyetini ifade etti. Aslım Meyve Sebze Firması ortağı Eşref Caner Toplan, BTSO tarafından düzenlenen ikili iş görüşmelerinin Bursa’daki firmalara büyük fayda sağladığını belirterek, “Bu buluşmalar bize daha fazla ihracat yapma imkânı sunuyor. BTSO’ya bu organizasyon için teşekkür ediyoruz” dedi.
Ağırlıklı olarak Avrupa pazarında faaliyet gösterdiklerini vurgulayan Toplan, Birleşik Arap Emirlikleri pazarına henüz girmediklerini ve bu nedenle görüşmelerden büyük heyecan duyduklarını söyledi. Toplan, “BAE’den çok önemli firmalar bu görüşmelere katıldı. Bu organizasyonun bize ve sektöre çok faydalı olacağına inanıyoruz. Girmek istediğimiz bir pazara BTSO sayesinde bir kapı açıldığı için çok mutluyuz” şeklinde konuştu.
“İhracat bağlantılarımızda BTSO’nun büyük payı var”
Meyve suyu ve içecek üretimi yapan Makam İçecek firması temsilcisi Mesut Şişman, Körfez bölgesinden gelen çok değerli firmalarla verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Şişman, “Görüşmelerimiz oldukça verimli geçti. Bu buluşmaların sonucunda önemli ticari birliktelikler oluşturacağımıza inanıyorum” dedi.
Bu tür organizasyonalrın sürekli yapılmasının büyük fayda sağlayacağını vurgulayan Şişman, “Firmamız BTSO üyesi ve Oda’nın UR-GE projelerinde yer alıyoruz. İhracat bağlantılarımızın yüzde 60’ı bu sayede gerçekleşti. BTSO, bizlere çok önemli imkanlar sunmaya devam ediyor. Bu kıymetli buluşma için de Odamıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Verimli görüşmeler yaptık”
Bozacılar Gıda firması temsilcisi Burçin Bulurman da BTSO’nun Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen firmalarla ticari ilişkileri geliştirmek için iyi bir organizasyon yaptığını belirterek, “Burada doğrudan ve bire bir görüşmelerle anlık geri dönüşler alabiliyoruz” dedi.
İçecek sektöründe faaliyet gösterdiklerini ifade eden Bulurman, daha önce BAE pazarından gelen bir talebin bu görüşmelerde yeniden gündeme geldiğini kaydetti. Burçin Bulurman, “Bu talep doğrultusunda gerçekleşen buluşmamızın olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Odamıza sunduğu imkanlar için teşekkür ediyorum” dedi.
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 20 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan Rıdvan İlmen, hem mesleğin geleceği hem de artan iş yükü konusunda endişeli. Baba mesleğini sürdüren İlmen, pandemi sonrası yükselen tamirat talepleri, kaliteli malzeme eksikliği ve çırak bulamamanın oluşturduğu zorluklarla mücadele ediyor. Kış aylarında iş yoğunluğunun iki katına çıktığını belirten İlmen, hem iş yükünün arttığını hem de yeni eleman yetişmemesi nedeniyle zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
“Çırak yetiştirme dönemi başlayabilir”
İlmen, mesleğe ilginin azalmasından ve çırak yetişmemesinden yakındı. İlmen, “Meslek biraz ince, uğraşı zor olduğu için insanlar tercih etmiyor. Sadece bizim meslek için geçerli değil, genel olarak tüm zanaatlarda eleman yetişmiyor. Burada belediyelerin desteği olması lazım. Bizim yanımıza çırak verip maaşını, sigortasını karşılayabilirse çırak yetiştirme dönemi başlayabilir. Yoksa kendimiz çırak, usta tutup çalıştıracak durumda değiliz. Zaten çırak yok, gelse de karşılayacak durumda değiliz” dedi.
“Pandemiden sonra tamirlerde artış yaşandı”
Ekonomik şartların da etkisiyle tamirat taleplerinin arttığını söyleyen İlmen, “Fiyatların artmasıyla beraber tamirde de bir artış var. Bu artış pandemi döneminden sonra, yani 2020’den itibaren başladı. İnsanlar artık ayakkabılarını tamir ettirerek kullanmaya başladı. Ancak eskisi gibi kaliteli ayakkabılar üretilmediği için markası ne olursa olsun vatandaş aldığı ayakkabıyı bir ya da iki sene kullanabiliyor. Sonra ayakkabı kullanılmaz hale geliyor. Spor ayakkabılar suni malzemeden yapıldığı için de tamiri zor. Ufak tefek tamirini yapıyoruz, vatandaş bir süre daha kullanıyor” ifadelerini kullandı.
“Kışın işler iki katına çıkıyor”
Mevsimsel etkilerin iş yoğunluğunu doğrudan etkilediğini belirten İlmen, “Kışın işlerimiz iki katına çıkıyor. Yağmur, çamur, soğuk derken ayakkabılar daha çok yıpranıyor. Yazın ise işler durgunlaşıyor. Bu nedenle iş yükümüz mevsimlere göre ciddi şekilde değişiyor. Malzeme kalitesi yıllar içinde düştü. Eskiden 10-20 sene giyilen kösele ayakkabılar vardı. Japon köseleler, sağlam lastikler, kaliteli tabanlar kullanılırdı. Şimdi öyle malzeme kalmadı. Kalite düşünce insanlar uygun ayakkabı alıp bir süre giyiyor, sonra atıyor. Ama iyi ayakkabı alıp uzun süre giyen ve tamir ettiren müşterilerimiz de var” diye konuştu.
“Yerli malı tercih edin”
Vatandaşlara ayakkabı tercihi konusunda da tavsiyelerde bulunan İlmen, “Olabildiği kadar yerli malı kullansınlar. Büyük markalar dahi artık ayakkabılarını Çin’de yaptırıyor. Bu yüzden kalite çok düştü. Dünya markalarıyla burada üretilen ayakkabılar arasında çok fark yok, sadece etiketi var. Çoğu marka fason üretim yaptırıyor. Benim önerim, yerli markaları tercih etmeleri yönünde. Ayrıca deri ayakkabılar hem sağlık açısından hem de uzun ömürlü olması bakımından daha kullanışlıdır” dedi.
Trakya Kalkınma Ajansı ile Keşan Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğinde geliştirilen proje sonucu ortaya çıkarılan Saros Gastronomi Merkezi Keşan’da açıldı.
Açılışa Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Vali Yardımcısı Eyyüp Batuhan Ciğerci, Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, il ve ilçe protokolünden temsilciler, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı.
Açılışta Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin projeye dair bir konuşma yaptı. Trakya’da hizmet sektöründe kalifiye eleman eksikliğine vurgu yapan Şahin konuşmasında şunları söyledi:
“Saros Gastronomi Merkezi’ni Trakya Bölgemize kazandırırken yiyecek-içecek alanında öğrencilerimizin ve işsiz gençlerimizin sektörün ihtiyaçlarına yönelik nitelikli eğitim alarak sektörde istihdam edilmelerinin önünü açabilmeyi amaçladık. Bu vesileyle yerel ve yenilikçi işbirliklerini artırarak yiyecek-içecek sektörünün istihdam sorununun çözülmesinin önünü açmayı, bölgede bulunan otel ve restoranların ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda yetiştirilen nitelikli personelimiz ile de gastronomi alanında istihdam oranını artırmayı ve işletmelerin hizmet sunum ve kalitelerinin yükselmesini sağlamak isteğindeyiz. Proje kapsamında İlhami Ertem Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi içinde bulunan bir sınıfı tadil ve tefriş ederek gerekli donanım ve malzemeleri aldık ve bir Gastronomi Mutfağı kurmuş olduk. Toplam 5 milyon 153 bin 443,78 TL proje bütçesinin 3 milyon 428 bin 052,74 TL’lik kısmını Trakya Kalkınma Ajansı olarak biz üstlendik. Gastronomi Merkezi’nin kurulmasının ardından 6 usta öğreticiye eğiticinin eğitimi kapsamında toplam 45 saat sürecek olan “Usta Öğreticilere Yönelik Coğrafi İşaret Tescilli Ürünlerle Yemekler Hazırlama” eğitimi verilecek. Usta öğretici eğitimlerinin ardından hedef gruba yönelik “Aşçı Çırağı Eğitim” modülüyle eğitimler başlayacak, akabinde kursları başarı ile tamamlayanların istihdam çalışmaları ve imkanlarının geliştirilmesi faaliyetleri gerçekleştirilecek. Eğitimlerin tamamlanmasının ardından istihdama geçiş faaliyetleri kapsamında eğitimi tamamlayan kursiyerlere iş danışmanlığı vererek iş başvurularında ilgili işletmeler, otel ve restoranlarla görüşmesine yardımcı olunacak ve işe başlama süreçlerinde destek sağlanacak. İş başı takip faaliyetleri kapsamında da işe başlayan nitelikli personelin devamlılığı ve çalıştıkları işletmelere sağladıkları yarar takip ve kontrol edilecek. Ben bu projenin bölgemize kazandırılmasında emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyor ve Saros Gastronomi Mutfağı’mızın başta Keşan olmak üzere tüm bölgemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”
Açılışta katılımcılara hitaben bir konuşma gerçekleştiren Edirne Valisi Yunus Sezer şunları kaydetti:
“Edirne’nin hemen her alanda çok yüksek potansiyeli olduğunu biliyoruz. Buraya gelmeden önce ilimizde kurulma aşamasında olan 4 OSB’yi gezdim. Bu OSB’lerin faaliyete geçmesiyle birçok istihdam alanı oluşacak. Türkiye’ni en katma değerli ürünleri burada üretilecek, ilimizde ticaret artacak. Bunun hem turizme ve hem de diğer sektörlere olumlu etkileri olacak. Hemen yanımızda Saros Körfezimiz var. Burada nitelikli işletme sayısı çok az, nitelikli işletmecilerimiz de çalıştıracak eleman bulamamaktan mustarip. Gastronomi merkezlerinde yetişecek aşçı ve şefler nitelikli işletmelerin taleplerini karşılayacak ve Saros önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin en önemli turizm akslarından olacak.”
Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı da bölgenin nitelikli eleman sorunlarına çözüm arayarak meslek liseleri için küresel ve yenilikçi projelere imza attıklarını anlattı.
Konuşmaların ardından Vali Sezer ve protokol üyeleri öğrencilerin de katılımıyla merkezin açılışını gerçekleştirdi.
Açılıştan sonra Vali Yunus Sezer, Genel Sekreter Mahmut Şahin ve Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Şapçı önlük giyerek öğrencilerle İpsala Mantısı ve Nişan Kurabiyesi yaptı.
Başiskele Belediyesi’nin istihdam köprüsü BAŞKİM, ilçedeki iş arayanlara yeni fırsatlar sunmaya devam ediyor. Son olarak üç büyük firma için gerçekleştirilen toplu mülakatlarla birçok Başiskeleli’nin iş umudu yeniden yeşerdi.
Başiskele Belediyesi’nin girişimiyle kurulan ve iş arayanlar ile işverenler arasında köprü görevi üstlenen BAŞKİM, Türkiye’nin istihdam seferberliğine güçlü şekilde katkı sunuyor. İlçedeki vatandaşların çalışma hayatına katılmalarına destek olarak hem aile ekonomisine hem de ülke ekonomisine değer katan merkez, bugüne kadar binlerce kişiyi iş ve meslek sahibi yaptı. Son olarak Leroy Su Ürünleri Arben Grup ve Kosbaş Serbest Bölge bünyesindeki Sofra Grup firmalarının işçi alımı süreçlerine aracı olan BAŞKİM, yine birçok Başiskeleli’ye istihdam kapısı açtı. Başiskele Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen görüşmelerde firmaların insan kaynakları yetkilileri ile iş başvurusu yapan adaylar bir araya geldi. Görüşmelerde adaylara firmalar, iş tanımları ve maaş politikaları hakkında detaylı bilgiler verildi. İş başvuru formunu dolduran adaylar, ardından firma yetkilileriyle birebir mülakatlara katıldı.
İşe uygun görülen adayların alım süreçleri firmalar tarafından başlatılırken, BAŞKİM yetkilileri de ilçedeki istihdam çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini belirtti.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK), Kocaeli’nin ihtiyaçlarına yönelik mesleki eğitimler devam ediyor. Bu kapsamda açılan “Kaynakçılık Kursları”, hem sanayi kuruluşlarının nitelikli eleman ihtiyacına cevap veriyor hem de kursiyerlere istihdam yolunda güçlü bir fırsat sunuyor.
Kocaeli’nin yoğun sanayi yapısı, özellikle metal işleme ve imalat sektöründe kaynakçılık alanında kalifiye eleman talebini her geçen gün artırıyor. KO-MEK’in alanında uzman eğitmenler eşliğinde verdiği kaynakçılık kurslarında kursiyerler; gaz altı (MIG-MAG), elektrik ark, TIG kaynak teknikleri gibi farklı yöntemlerde eğitim alarak sektörde aranan birer eleman haline geliyor.
Uygulamalı eğitimlerle fırsat kapıları
Kurslarda teorik bilginin yanı sıra uygulamalı atölye eğitimleri ön planda tutuluyor. Kursiyerler, gerçek üretim süreçlerine uygun ortamda kaynak makinesi kullanmayı, metal kesim ve birleştirme yöntemlerini, iş sağlığı ve güvenliği kurallarını öğreniyor. Böylece kurs sonunda iş dünyasına hazır, nitelikli birer kaynakçı olarak mezun oluyorlar. Kaynakçılık kursunu başarıyla tamamlayan kursiyerler, Kocaeli ve çevre illerdeki fabrikalarda, tersanelerde, metal atölyelerinde kolaylıkla iş bulabiliyor. KO-MEK, İŞKUR ve çeşitli sanayi kuruluşlarıyla işbirliği yaparak kursiyerlerin istihdama geçişini hızlandırıyor. Kendi atölyesini kurmak isteyen kursiyerler ise KO-MEK’in girişimcilik desteklerinden yararlanabiliyor.
Kadın kursiyerlere fırsat
Kaynakçılık, genellikle erkek egemen bir alan olarak bilinse de KO-MEK, bu algıyı kırmak için kadın kursiyerlere de kapılarını açıyor. Kadın kursiyerlerin kaynakçılıkta elde ettiği başarılar, mesleki çeşitlilik açısından önemli bir örnek oluşturuyor.
Kocaeli’nin geleceğine katkı
KO-MEK kaynakçılık kursları, sadece bireylere değil Kocaeli ekonomisine de katkı sağlıyor. Sanayi kuruluşlarının aradığı nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, hem üretim kalitesini artırıyor hem de işsizlikle mücadeleye doğrudan destek sunuyor. Online başvurular www.komek.org adresi üzerinden sürüyor.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/turkcellden-teknofestte-5g-ile-kitalararasi-otonom-surus-0-F58PRT6F.mp4 Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “5G, Türkiye’nin dijital ekonomisini büyütecek stratejik bir kaldıraç rolü üstlenecek. Verimliliği artıracak, yeni iş modellerini mümkün kılacak ve ülkemizi bölgesel dijital üs konumuna taşıyacak. 30 yılı aşan birikimimiz, stratejik iş birliklerimiz ve güçlü insan kaynağımızla 5G’ye hazırız. 5G denildiğinde de akla gelen ilk operatör Turkcell olacak” dedi.
Turkcell, dünyanın en büyük teknoloji festivali TEKNOFEST kapsamında ilklerden birine daha imza attı. TÜBİTAK’ın Gebze Kampüsü’ndeki yerli ve yüzde 100 elektrikli otonom araç, Atatürk Havalimanı’nda yer alan Turkcell standından başarıyla kontrol edildi. Şirketin TEKNOFEST 2024’te düzenlediği demo gösterimde, Kocaeli’nde bulunan bir iş makinası, Adana’daki Turkcell standından kontrol edilmişti. Bu Mayıs ayında ise KKTC’de düzenlenen TEKNOFEST’te de bir başka yeniliğe daha imza atarak karadan denize ilk 5G denemesini başarıyla gerçekleştirmişti.
“5G, Türkiye’nin dijital ekonomisini büyütecek stratejik bir kaldıraç”
Söz konusu demo gösteriminin 5G’nin sağladığı hız, güvenlik ve verimliliği gösterdiğine dikkat çeken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “5G sadece bir hız artışı değil; tüm iş kollarında ve hayatın her alanında dönüştürücü etki oluşturacak bir teknoloji. Sanayi, ulaşım, sağlık, eğitim ve akıllı şehirlerde köklü bir dönüşümü mümkün kılarken dijitalleşmede yeni bir çağ açıyor. Gerek iletişimde gerekse de ulaşımda yeni bir dönemi müjdeliyor. Otonom araçlar, nesnelerin interneti (IoT) ve yapay zekâ uygulamaları, yaşantımızın rutin birer parçası haline gelecek” ifadelerini kullandı.
5G’nin aynı zamanda Türkiye’nin dijital ekonomisini büyütecek stratejik bir kaldıraç olarak verimliliği artıracağını belirten Dr. Ali Taha Koç, “Bu yeni nesil iletişim teknolojisi, yeni iş modellerini mümkün kılacak ve ülkemizi bölgesel dijital üs konumuna taşıyacak. Şirket olarak, Türkiye’nin 5G’ye geçişinde öncü rol üstleniyoruz. TÜBİTAK iş birliğiyle, yeni nesil teknolojilerin toplumla buluşma noktası TEKNOFEST’te gerçekleştirdiğimiz deneme, şirketimizin 5G’ye ne denli hazır olduğunun bir göstergesi. Turkcell olarak; stadyumlardan havalimanlarına kadar halka açık alanlarda 5G deneyimi yaşatarak bu teknolojiyi günlük hayatın bir parçası haline getiriyoruz. Stratejik iş birliklerimiz, güçlü insan kaynağımız ve 30 yılı aşan birikimimizle bu teknolojiyi halkımıza sunmak için gün sayıyoruz” dedi.
“5G denilince akla gelen ilk operatör Turkcell olacak”
Şirketin 5G alanındaki hazırlık ve yatırımlarına da değinen Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: “5G teknolojisi, tam anlamıyla 1 Nisan 2026 itibarıyla hayatımıza girecek. Kurulduğumuz günden beri, ülkemize 28 milyar doları aşkın yatırım yaptık. Bu yatırımların önemli bir kısmı, mobil altyapımızı güçlendirmek ve yeni teknolojilere hazırlık için kullanıldı. Türkiye’nin en çok mobil altyapı yatırımı yapan ve en geniş baz istasyonu ağına sahip operatörüyüz. 4.5G altyapımızın 5G’ye dönüşümü için çalışmalarımızı tamamladık. Şebekemizin büyük bölümünü modernize ettik. Yeni nesil baz istasyonlarının şebekemize entegrasyonunu sağladık. Altyapı ve regülasyon hazırlıklarımızı gerçekleştirdik. En geniş baz istasyonu ağı, artan fiberleşme oranı ve yapay zekâ destekli şebeke mimarimizle gerek teknik gerekse de finansal olarak 5G’ye hazırız. 2G, 3G ve 4.5G’de olduğu gibi 5G’de de standartları biz belirleyeceğiz. 5G denince akla gelen ilk operatör yine Turkcell olacak.”
5G ile uzaktan sür, puanları topla
Şirket 17-21 Eylül arasında düzenlenen TEKNOFEST 2025 İstanbul programı kapsamında etkinliklerini sürdürdü. Yapılan açıklamaya göre, etkinliğe özel geliştirilen yarışma konsepti ile 5G bağlantılı otonom aracın sürüş parkuruna sanal hedefler konumlandı. 5G bağlantısı ile aracı kontrol eden yarışmacılar, manevralar yaparak bu hedef noktalardaki puanları toplamaya çalışıyor. TÜBİTAK BİLGEM ekibi tarafından araç üzerinde geliştirilen LİDAR destekli 3D canlı haritalama özelliği de Turkcell 5G teknolojisi sayesinde gerçek zamanlı şekilde deneyimleniyor. Ayrıca bu yıl şirketin öncülüğünde ilk kez gerçekleştirilen 5G Konumlandırma Yarışması’nda ödül alan ekiplere ödülleri de yine TEKNOFEST kapsamında verilecek.
Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Başkan Adayı Ufuk Ocak, HOMETEX World projesiyle HOMETEX markasını dünya arenasına taşıyacaklarını vurgulayarak, ev tekstili sektörünün kontrat işleriyle yurt içinde ve yurt dışında daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirtti. Suudi Arabistan’ın 2034 Dünya Kupası ve 2030 Vizyon projeleri ile Dubai’nin 2040 Vizyonu kapsamında yakın dönemde inşa edilecek otel ve konutlar için Türk tekstil sektörüne büyük fırsatlar doğduğuna dikkat çeken Ocak, “Bu projelerde TETSİAD üyelerimizin daha fazla yer alması için çalışacağız.” dedi.
TETSİAD Başkan Adayı Ufuk Ocak, gelecek hedeflerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ocak, HOMETEX’in KFA Fuarcılık’la iş birliği sayesinde çok daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu belirterek, 2021 yılında fuarın iptal edilme riskiyle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Ocak, “Organizatör şirketle yaşanan sorunlar dolayısıyla fuarımız zor bir süreçten geçti. Uzun yıllardır istikrarla düzenlenen bu fuara sahip çıkmak için gece gündüz çalıştık, sektörümüzün sesi olduk” dedi. TETSİAD yönetimi olarak özverili bir çalışmayla KFA Fuarcılık ile güç birliği yaptıklarını vurgulayan Ocak, “Bu hamle yapılmasaydı bugün fuar, büyük ihtimalle yabancı fuar şirketlerinin eline geçecekti. Biz ise HOMETEX markasını yeniden sektöre kazandırdık. Fuarın iptali nedeniyle mağduriyet yaşayan firmaların haklarının korunması için süreci yakından takip ettik. Son dört yılda organizatör şirketin geri ödemediği yaklaşık 250 milyon TL’lik ücretin iadesini sağladık. Bu sektöre yapılan en önemli yatırımlardan biridir, sektöre moral ve güç vermiştir.” ifadelerini kullandı.
HOMETEX World Projesi ile HOMETEX Markası Dünyaya Açılacak
Ufuk Ocak yeni dönemde HOMETEX’te 9, 10 ve 11’inci holde yer alan firmaların karşılaştığı sorunları da çözüme kavuşturacaklarını ayrıca HOMETEX markasını uluslararası arenaya taşıyacaklarını açıkladı. ABD, Afrika, Orta Doğu, Körfez ülkeleri özellikle Suudi Arabistan’da önemli bir iş potansiyelinin olduğunu kaydeden Ocak, “Buralarda mutlaka bizim bir izimizin olması gerekiyor. Ticari hareketliliği sağlayacak bütün coğrafyalarda TETSİAD’ı daha aktif bir konuma taşıyacağız. Bu noktada HOMETEX markası ile 5 büyük ülkede düzenleyeceğimiz fuarlar, markalarımızın yerinde tanıtım yapmasını, doğrudan pazarlama imkânı bulmasını ve dünya pazarlarında daha fazla söz sahibi olmasını sağlayacak. Bu projeyi, ihracatı artırmanın yanında sektöre uzun vadede katkı sağlayacak bir adım olarak görüyoruz. Bu konuda detaylı bir çalışma gerçekleştirdik.” dedi. Ocak ayrıca Ticaret Bakanlığı destekleri ile düzenleyecekleri milli katılım organizasyonları, sektörel ticaret heyetleri ve Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri ile ihracata ivme kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti.
Ev Tekstilinde İhracat Kilogram Değeri 10 Doları Aşacak
Ev tekstili sektörünün son dönemde ihracatta iyi bir aşama kaydettiğini belirten Ocak, “Denizli’mizin havlu ve bornozları, Bursa’mızın perde ve tülleri, İstanbul’un döşemelik kumaşları, Uşak’ın battaniyeleri, Gaziantep’in halıları bugün dünya pazarlarında aranan ürünlerdir. Uluslararası otel zincirlerinden dünya devi spor kulüplerine kadar pek çok markanın tercihi Türk ürünleridir. Bu başarı, güçlü üretim kültürümüzün, nitelikli iş gücümüzün ve ihracat vizyonumuzun bir neticesidir.” dedi.
Sektörün kilogram başına ihracat birim değerinin 9,7 dolar seviyelerine ulaştığını, geçen yıl bu rakamın 8 dolar seviyelerine kadar gerilediğini hatırlatan Ocak, “Burada parite etkisi de var ancak ev tekstilinde Türkiye çok büyük bir aşama kaydetti. Kaliteli ve katma değerli ürünler yapıyoruz. Bu birikimi daha iyi değerlendirmek istiyoruz. Tasarım, desen, paketleme ve servis konusunda yeteneklerimizi geliştirdik. Bu kapsamda hedef ülkeler belirliyoruz. Yine iç piyasada çalışan çok fazla firmamız var. Türkiye çok büyük ve güçlü bir ülke. Önemli bir turizm ülkesi. İnşaat ve müteahhitlik işlerinde üst seviyede. Ülkemizin her yerinde yeniden inşa çalışmaları var. Ancak burada kontrat işlerini kaçırıyoruz, servis veremiyoruz. Yeni dönemde bu konuda çalışmalarımız olacak. Ev tekstilinde yurt içindeki işleri dışarıya kaptırıyoruz. Son dönemde Antalya’daki otellerin ihalelerini Dubaili, Londralı firmalar alır oldu. Bu firmalara da aslında kumaşlarını biz veriyoruz. Yine bir bankanın tüm şubelerinin kontrat işlerini de İngiliz firma aldı. Buradaki yanmaz, solmaz kumaşların da üretimini biz yapıyoruz. Bu alandaki projeleri TETSİAD üyelerimize kazandırmak için çalışacağız.” dedi.
Kontrat Tekstilinde Hedef Büyük
Kontrat tekstilinde özellikle Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ve Dubai 2040 Vizyonu’ndaki projelerin yakından takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Ocak, “Bu ülkelerde dev projelerle yeni şehirler ve turizm bölgeleri kuruluyor. Suudi Arabistan’da ayrıca 2034 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında çok sayıda otel, stadyum ve konut inşa edilecek. Bu alanların tümünde yüksek standartta kontrat tekstili; perde, halı, koltuk kumaşı ve yatak örtüsü kullanılacak. Bu konuda Türk ev tekstili sektörü büyük projeler üstlenmeye hazır. Bu konuda TETSİAD üyelerimize somut bağlantılar sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
Ufuk Ocak’ın Projelerine Sektörden Tam Destek
Seçim sürecinde birlik beraberlik içinde çalışmaya devam ettiklerini anlatan Ocak, “Bursa ve Denizli’de iki büyük buluşma gerçekleştirdik. Çalışma gruplarımızla beraber sahada ziyaretler yapıyor, firmalarımızı dinliyor ve görüşlerini alıyoruz. Çok motive durumdayız. Aldığımız geri dönüşler bizi memnun ediyor. En başından beri ifade ediyoruz, bizim makam, mevki amacımız yok. TETSİAD mevcut yönetimi, ev tekstili sektörümüz, ihracatçı birlikleri ve tüm paydaşlarımız ile konuşarak ortak akıl ve ortak hedeflerle bu yola çıktık. Denizli’den Ankara’ya, Bursa’dan İstanbul’a, Gaziantep’ten İzmir ve Kayseri’ye kadar bütün sektörün desteği ile ilerliyoruz. Allah’ın izniyle başarılı olacağımıza inanıyoruz. Tüm sektörümüze destekleri için teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde zabıta ekiplerince 120 iş yerinde yapılan denetimlerde, kurallara uymayan 45 iş yerine tutanak tutuldu, 10 iş yerine idari yaptırım uygulandı, 3 iş yeri ise mühürlendi. Denetimlerde son kullanma tarihi geçmiş 450 ürün imha edildi.
Dilovası Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde vatandaşların güvenli ve sağlıklı alışveriş yapabilmesi için geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Kasap, market, lokanta, restoran, kafe, pastane ve fırınlarda yapılan kontrollerde; son kullanma tarihi (SKT), tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT), haksız kazanç (HKZ), gıda güvenliği, etiket ve fiyat karşılaştırmaları, ekmek gramajı, karkas et soğuk damgası, pasta ve börek üretim şartları ile hijyen ve temizlik konularında detaylı incelemeler yapıldı.
Denetimler kapsamında 120 iş yeri kontrol edilirken, kurallara uymayan 45 iş yerine tutanak tutuldu. 10 iş yerine ise idari yaptırım uygulandı. Ayrıca 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı Kanunu’na aykırı şekilde faaliyet gösteren 3 iş yeri mühürlenerek kapatıldı.
450 ürün imha edildi
Raflarda satışa sunulan ürünlerin kasa fiyatlarıyla karşılaştırılması yapılarak haksız kazanç elde eden işletmelere 6502 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu kapsamında tutanak tutuldu. Ayrıca son kullanma tarihi geçmiş 450 ürün toplanarak imha edildi. 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu gereğince; kaldırım işgali, dilencilik, çevreye atılan atık-harfiyat ve moloz, emre aykırı davranışlar ile görüntü kirliliğine neden olan durumlar için de idari yaptırımlar uygulandı.
“Sağlıklı, hijyenik ve güvenilir ortamda alışveriş”
Denetimlerle ilgili açıklama yapan Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, “Vatandaşlarımızın sağlıklı, hijyenik ve güvenilir ortamda alışveriş yapması bizim için büyük önem taşıyor. Zabıta ekiplerimiz, vatandaşlarımızın mağdur olmaması için denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Eksiklik tespit edilen iş yerlerine gerekli yaptırımlar uygulanırken, kurallara uyan işletmelere de teşekkür ediyoruz. Amacımız, Dilovası’nda hem esnafımızın hem de vatandaşımızın daha düzenli ve güvenli bir ortamda ticaret yapabilmesidir” dedi.