Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Yangınlara karşı eğitim

Çayırova Belediyesi iş güvenliği uzmanları ve ÇAK-TİM ekibi, sosyal tesiste görev yapan personellere yangınlara karşı eğitim verdi.

Çayırova Belediyesi Arama Kurtarma Timi (ÇAK-TİM) ve iş güvenliği uzmanları, kurum içi eğitimlere devam ediyor. Kurumlarda oluşabilecek yangınlara karşı yapılan eğitim ve tatbikatlar, Çayırova Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde görev yapan personellere verildi. İlk olarak teorik olarak başlayan eğitimlerde, daha sonra Çayırova Belediyesi Sevince Restoran’ın bahçesinde oluşturulan alanda pratikle pekiştirildi. Konu hakkında Çayırova Belediyesi’nden yapılan duyuruda, “Belediyemize ait kurumlarda yangın eğitimlerimize ve tatbikatlarımıza devam ediyoruz. İnsan kaynakları ve eğitim müdürlüğümüz yangınlara karşı önlem almak ve etkili müdahale de bulunmak amacıyla iş güvenliği uzmanımız ile ÇAKTİM ekibimizle birlikte işletme ve iştirakler müdürlüğü personellerimize eğitim vererek yangın söndürme tatbikatı gerçekleştirdi” denildi.

Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

İzmit Belediyesi, ayrıcalıklı bir kiralamaya daha son verdi

İzmit Belediyesi, Turgut Mahallesi Huzur Sokak’ta bulunan ve 2014 yılında 10 yıllığına aylık 160 TL bedelle kiralanan Sevgi Tomurcukları Anaokulu’nun tahliyesini gerçekleştirdi. Yaklaşık bir yıldır devam eden mahkeme sürecinde, işletmecilerin yürütmeyi durdurma talebi reddedildi. Kararın ardından Kaymakamlık koordinasyonunda tahliye işlemi bugün gerçekleştirildi.
YALÇIN, “AYLIK 160 TL KİRA İLE 10 YIL”
Konuyla ilgili olarak bilgi veren İzmit Belediyesi Danışmanlarından Hakan Yalçın, “Şu an İzmit Turgut Mahallesi Huzur Sokak’ta bulunan Sevgi Tomurcukları Anaokulu’nun bahçesindeyiz. Burası, 2014 yılının Ağustos ayında, 10 yıllık süreyle ve aylık 160 TL gibi oldukça düşük bir bedelle vatandaşa kiralanmış bir hizmet binasıdır. Kira sözleşmesi 2024 yılının Ağustos ayında sona ermiştir.
“İŞLETMECİLER ÇIKMAK İSTEMEDİ”
İşletmeciler, yaklaşık bir buçuk yıl önce belediyemize ulaşarak buranın geleceğiyle ilgili olarak belediyemizin nasıl bir inisiyatif alacağını öğrenmek istemişlerdir. Biz de kendilerine, bu tür çok düşük bedelli kiralamaların devamını sağlamadığımızı ve burayı belediyemiz bünyesinde hizmet binası olarak kullanacağımızı bildirdik. Buna rağmen, mağduriyet yaşanmaması için “yeni öğrenci kaydı almayın, sözleşmeyi uzatmayacağız” şeklinde açıkça uyarıda bulunmamıza karşın, işletmeciler çıkmak istememiştir.
“TAHLİYE İŞLEMİ GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”
Yaklaşık bir yıldır süren mahkeme süreci sonunda, işletmeciler tahliye davasına karşı yürütmeyi durdurma kararı almak için başvurmuş ancak Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri bu talebi reddetmiştir. Bunun üzerine, Kaymakamlık tarafından bugün tahliye işlemi gerçekleştirilmektedir. İşletmecilerin bu süreçte iş birliği yapmaması nedeniyle, İzmit Belediyesi personelleri olarak Kaymakamlık yetkililerine gerekli desteği sağlayarak tahliyeyi gerçekleştiriyoruz.
“KİŞİYE AYRICALIKLI ŞEKİLDE DEĞİL!”
İzmit Belediyesi olarak, geçmiş yıllarda yapılan bu tür çok düşük bedelli kiralamaları sonlandıracağımızı, başkanımızın daha önce yaptığı basın açıklamalarıyla kamuoyuna duyurmuştuk. Dolayısıyla, artık bu yerleri birkaç kişiye ayrıcalıklı şekilde değil, kamu eliyle ve kamu yararı gözetilerek işleteceğiz. Bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
“AYNI KARARLILIK VE İRADEYLE”
Bugünkü işlemlerimiz sona ermek üzere. Bundan sonra benzer durumlarla karşılaşacak olan ve hâlâ çok düşük bedellerle kiralama yapan kiracılarımıza tavsiyemiz; süreci zora sokmadan, yasal çerçevede iş birliği yapmalarıdır. Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri bu konuları adil şekilde sonuçlandırmaktadır. Bizler de aynı kararlılıkla ve iradeyle çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Başkan Hürriyet’ten vatandaşlara “iskan ve itfaiye raporu” uyarısı

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, iş yeri açmak veya mülk kiralamadan önce iskan ve itfaiye raporu sorgulaması yapılması konusunda vatandaşları uyardı
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, iş yeri açmadan veya bir mülk kiralamadan önce, uygun yapı kullanma izin belgesi (iskan) ve yangın güvenliği raporu (itfaiye raporu) alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle İzmit’teki eski binalarda, güncel mevzuata uyum sağlamada yaşanan zorluklara dikkat çeken Hürriyet, mülk satın almak veya kiralamak isteyenlere, ileride hukuki sorunlar yaşamamak ve güvenliği sağlamak için İzmit Belediyesine gelerek gerekli sorgulamaları yapmalarını tavsiye etti.
“İŞYERLERİNİ MÜHÜRLEMEK ZORUNDA KALIYORUZ”
Başkan Hürriyet konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “ İş yeri açmak isteyen ya da var olan iş yerini devretmek ya da değiştirmek isteyenler için çok çok önemli bir duyuruda bulunuyoruz. İleride mağdur olmamanız için kuralları bilmeniz gerekiyor. Bizimle mutlaka iletişimde kalmanız gerekiyor. Bolu yangını sonrasında özellikle itfaiye raporları konusunda denetlenmeye başlandı. Tabii valilik, emniyet, bakanlıkların ilgili müdürlükleri, il müdürlükleri bu denetlemeler sonucunda tespit ettikleri aksaklıkları tabii ki belediyelere bildiriyorlar, bize bildiriyorlar. Biz de gereğini yapmak zorunda kalıyoruz ve çoğu zaman iş yerlerini mühürlemek zorunda kalıyoruz.
“İSKANSIZ RUHSAT VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”
Özellikle iş yeri açmadan önce bir yeri kiralayacaksanız o yerin iskanı var mı yok mu lütfen önce belediyeye gelin. İskansız o kadar çok yer var ki müteahhitler kafalarına göre yapıyorlar. Ne yazık ki iskan almadan bütün yerleri ya satıyorlar ya kiralıyorlar. Siz iş yerinizin içini dayıyorsunuz, döşüyorsunuz, bir sürü tadilatını yapıyorsunuz, tabelasına kadar takıyorsunuz. Vergi kaydınızı açıyorsunuz. Belediyeden iş yeri ruhsatı almaya geldiğinizde iskan olmadığı için ne yaparsak yapalım biz size iskansız bir yere iş yeri ruhsatı vermemiz mümkün değil.
“İTFAİYEDEN RAPOR ALMADAN RAPOR VEREMİYORUZ”
İşte lütfen tefrişat yapmadan, kiralama yapmadan, kiralama sözleşmesi imzalamadan önce lütfen önce belediyeye gelip bu bahsi geçen iş yeri konut mudur, mesken midir, iş yeri midir, ticari midir ve en önemlisi iskanı var mıdır? Bunun için önce lütfen bize gelin. Bazı iş merkezleri var çok eski ve buralara isteseniz de itfaiye raporu alamıyorsunuz. İtfaiye raporu da biliyorsunuz itfaiye müdürlüğü Büyükşehir’e bağlı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nden alınıyor itfaiye raporu. Ve onlar itfaiye raporu vermeden, olumlu rapor vermeden biz yine ruhsat veremiyoruz.
“MÜLK SAHİPLERİ SİZİ MAĞDUR EDEBİLİR”
Dolayısıyla açmak istediğiniz iş yeri için bir yeri kiralamadan önce İskan var mı yok mu? Ve bu yere itfaiye raporu alıp alamayacağınızı mutlaka sorgulayın. Aksi halde ne yazık ki mülk sahipleri sizi mağdur edebilirler. Mağdur olmamanız için, boşu boşuna kira, depozito ve başka şeyler vermemeniz için lütfen iskânlı yapı mıdır? Ya da itfaiye raporu alıp alamayacağınızı Büyükşehir’den ve İzmit Belediyesi’nden mutlaka bir sorgulayın.
“İTFAİYE RAPORUNU BÜYÜKŞEHİR VERİYOR”
2005 tarihli yönetmelik ne yazık ki günümüz şartlarına uymuyor ve ihtiyaçları karşılamıyor. Merkezde Fethiye Caddemizde yer alan Emek İşhanı ve Karagöz İşhanı. En çok sıkıntı yaşadığımız iki yer. Bunlar özellikle çıkarılan imar barışı kanunları sebebiyle de sıkıntı yaşadığımız yerler. Bu İşhanları eski yönetmeliklere göre yapıldığı için şimdi orada herhangi bir iş yeri kapandığında veya devrettiğinde yeni yönetmeliklere göre ne yazık ki itfaiye raporu bir türlü alamıyorlar. Çünkü şartları taşımıyorlar. O yüzden de itfaiye raporu bize gelmediği için Büyükşehir’den biz de işe ruhsatı veremiyoruz. Şu anda elimizde böyle dosyalarımız var. Böyle bir sürü eski yapıda sıkıntılarımız var.
“İMAR KARARLARINA AYKIRI İNŞAATLAR YAPILIYOR”
Yine en önemli ikinci sorun ülkemizde sıklıkla çıkarılan imar barışı kanunları sebebiyle özellikle yapsat faaliyetinde bulunan müteahhitlerin imar mevzuatından ve belediye imar kararlarından uzaklaşarak inşaat yapmaları. Mevzuata aykırı yapılar, iskan dediğimiz yapı kullanma iznini, imara aykırı imalatlar veya eksik imalatlar sebebiyle bu iskanlarını alamıyorlar ve imar affı beklentisi içerisindeler ama vatandaşa satıyorlar ya da kiralıyorlar işyerlerini.
“GELİN BELEDİYEYE SORUN”
Bu sefer biz vatandaşla karşı karşıya kalıyoruz. Vatandaş elektrik suyunu açtırmak istiyor ya da işte satın aldığı yeri kiralamak istiyor, iş yerine döndürmek istiyor ama iskanı olmadığı için hiçbir şey yapamıyoruz. İşte bu yerleri satın almadan ve kiralamadan önce lütfen iskan olup olmadan önce gelin belediyeye sorun.
“BİLGİ ALINMASI ÇOK ÖNEMLİ”
O yüzden lütfen birbirimizi üzmemek adına müteahhitlerde ev almak isteyen, iş yeri almak isteyen ya da kiralamak isteyen vatandaşlarımız da ya da iş yeri açmak isteyen vatandaşlarımız da önce bizimle irtibata geçsinler. Önce iskanı var mı yok mu ve özellikle itfaiye raporu o binaya ya da o iş yerine, o konuta alınabiliyor mu alınamıyor mu lütfen bunun önce bir kontrolünü yapsınlar. Yine ruhsat denetim müdürlüğünden mevcut yapının ve bölgenin imar durumu yani konut alanı, ticaret alanı gibi konularda bilgi almaları önemli.
“EKSİKLİKLERİ EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ BİZE BİLDİRİYOR”
Ticari faaliyette bulunan iş yerleri, iş kuluna göre genel idari içinde yer alan kamu kurumlarınca denetleniyor. Ve bu denetim esnasında görünen eksiklikler gereği yapılması gerekenler için bize, belediyemize bildiriliyor. Umuma açık yerler ve konaklama hizmeti veren yerler. Oteller gibi yerler bunlar. Emniyet müdürlüğü denetliyor buraları. Eksiklik görüyor hemen bize bildiriyor. Diyor ki burada hemen gereğini yapın. Nedir gereği? Ya ruhsatını alacak ya gerekli belgelerini tamamlayacak ya da mühürleyeceksin kapatacaksın diyor emniyet müdürlüğü. Başka şansımız yok.
“VATANDAŞLA KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ”
Ya da işte mevzuata uymadığı için yanlış imalatlar ne yazık ki bizi de zorda bırakıyor. Örneğin bakın yeni CİMER’den gelen bir şikayet. Bize gelmiş direkt CİMER diyorsunuz bize atıyor. CİMER’e vatandaş yazmış da yazmış. Neresiyle ilgili? Bütün Karagöz İş Merkezi’ndeki işletmeleri şikayet etmiş vatandaşın bir tanesi. Çünkü orada geçmişte kendisi iş yeri değişikliği nedeniyle bir ruhsat alamamış. Çünkü itfaiye raporu alamamış buraya. Kendisi alamadığı için de diğer bütün iş yerlerini şikayet etmiş. Ve direk CİMER’den geliyor bize. Şimdi biz zorlanıyoruz. Vatandaşla karşı karşıya kalıyoruz.
“KURUMLAR ARASI İRTİBAT SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Ve mecbur gereğini yapmak zorundayız. Başka şansım yok. İşte bunlarla ilgili aynı zamanda özellikle bu itfaiye raporunun kolaylaştırılmasıyla ilgili de kurumlar arası irtibat sağlamaya ve gereğini yapmaya çalışıyoruz ama doğrudan itfaiye raporu vermek benim de yetkimde değil. Bütün illerde, büyükşehirlerde her zaman büyükşehirlerin yetkisindedir itfaiye müdürlükleri.
“BİZE BAŞVURUN KONTROLLERİ YAPILSIN”
Bunlarla alakalı İzmit Belediyesi’ne ve Büyükşehir İtfaiye Dairesi’ne mutlaka müracaat etmeniz, sorgulamanız gerekiyor. İster yazılı sorabilirsiniz, ister sözlü sorabilirsiniz. Ama lütfen kiralama sözleşmesi yapmadan önce ya da satın alma yapmadan önce bize bir başvurun. Bu yerleri bir kontrol edin. Yarın öbür gün sıkıntı yaşamayalım.
“HOŞGÖRÜ VERE KARŞILIKLI İLETİŞİM BEKLİYORUZ”
Şimdiden bütün vatandaşlarımızı uyarıyoruz. Mağdur olmayın. Birbirinizi de mağdur etmeyin. Birbirinizi de sıkıntıya sokmayın. Biz de karşı karşıya gelmeyelim vatandaşlarımıza. Çünkü gerçekten sizin için var gücümüzle bütün ekibimizle çalışıyoruz. Herkes iyi olsun, mutlu olsun. Her şey kanuna uygun yürüsün istiyoruz. Kanunsuz bir şey yapmak istemiyoruz. Bu konuda da herkesten anlayış bekliyoruz. Sorumluluk bekliyoruz. Vatandaşlık sorumluluğu gereği de bu konuda hoşgörü ve karşılıklı iletişim bekliyoruz sizlerden.”
Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Türk Eximbank 145 milyon dolar tutarında murabaha sendikasyon kaynağı temin etti

Türk Eximbank, İslami Kalkınma Bankası (IsDB) Grubu’nun özel sektör kolu ve çok taraflı kalkınma finans kurumu olan İslami Özel Sektör Kalkınma Kurumu (ICD) koordinatörlüğünde 145 milyon dolar tutarında murabaha sendikasyon kaynağı işlemini tamamladı.

Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. (Türk Eximbank), İslami Kalkınma Bankası (IsDB) Grubu’nun özel sektör kolu ve çok taraflı kalkınma finans kurumu olan İslami Özel Sektör Kalkınma Kurumu (ICD) koordinatörlüğünde 145 milyon ABD Doları tutarında murabaha sendikasyon kaynağı işlemini tamamladı.

3 yıl vadeli ve murabaha yöntemiyle temin edilen bu finansman, Türkiye’de ihracata yönelik işletmelerin ve özel sektör ihracatının desteklenmesini amaçlıyor. Bu iş birliği, Türk ihracatçılarının sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamak ve İslami usullere uygun finansman çözümleri sunmak amacıyla gerçekleştirildi.

Sendikasyon sürecinde ICD, işlem koordinatörlüğü rolünü üstlendi. İşlemde, Körfez bölgesinden Warba Bank K.P.S.C., Kuwait International Bank K.P.S.C. ve AlRayan Bank Q.P.S.C. olmak üzere üç önemli İslami banka yer alarak işleme katkı sağladı.

ICD, üye ülkelerde İslami finansman kanallarını geliştirmeye devam ediyor. Bu sendikasyon kaynağı, çok taraflı kalkınma finans kurumları arasındaki önemli iş birliğinin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. ICD, diğer önde gelen İslami finans kurumlarıyla birlikte, özel sektörün sürdürülebilir kalkınması için kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasını sağlıyor.

Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, konuyla ilgili olarak şunları ifade etti: “Türk Eximbank, Türkiye’nin ihracata dayalı büyüme stratejisinin ana destekçilerinden biridir. İhracatçıların finansman ihtiyaçlarını karşılamak ve küresel rekabet güçlerini artırmak için çalışmaktadır. ICD ile yapılan bu stratejik iş birliği, bu hedeflere ulaşmada önemli bir adımdır. Kaynağın ülkemize hayırlı olmasını temenni ederiz.”

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kocaeli tarihinin en büyük projesinde tünel zamanı

Kocaeli tarihinin en büyük raylı sistem yatırımı olan Körfezray Metrosu’nda tünel kazacak dev TBM’lerden 2’si Seka Devlet Hastanesi İstasyonu’na ulaştı. Her biri 100 metre uzunluğundaki “köstebekler”, 25 Ağustos’ta kazıya başlıyor. KBB Başkanı Tahir Büyükakın, montaj çalışmalarını yerinde inceledi.

Kocaeli tarihinin en büyük raylı sistem yatırımı olan Körfezray Metrosu’nda önemli aşamaya geçiliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen dev projede tünel açma işlemi için geri sayım başladı. Projenin ilk etabını oluşturan istasyonlarda inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, yer altı tünellerini açacak olan tünel açma makinesi (Tünel Açma Makinesi-Tunnel Boring Maching) TBM’den ikisi, Seka Devlet Hastanesi İstasyonu’na getirildi.

25 Ağustos’tan itibaren tünel açma çalışması yapması bekleniyor

Kamuoyunda ‘dev köstebek’ olarak bilinen TBM’lerden, Körfezray Metrosu kapsamında 6 tane kullanılacak. Her biri 100 metre uzunluğunda olan TBM’lerin toplam ağırlığı 670 ton ve her biri 7 metre yüksekliğinde. Seka Devlet Hastanesi İstasyonu’na getirilen TBM’lerden ikisinin, 25 Ağustos’tan itibaren İzmit Doğu İstasyonu istikametinde tünel açma çalışması yapması bekleniyor. TBM’ler, Sekapark üzerinden Cumhuriyet Parkı İstasyonu’na kadar kazdıktan sonra, Milli İrade Meydanı’na inecek. Buradan da otogar istasyonuna kadar kesintisiz kazı yapacak.

4 TBM daha devreye alınacak

Yüklenici firma, metronun hızlıca tamamlanması için İzmit Doğu İstasyonu yönündeki kazı işlemi yapılırken, Körfez istikametindeki kazıya da hızlıca başlayacak. Bu bölümde, 4 TBM daha devreye alınacak. TBM’lerden ikisi, Derince Millet Bahçesi yönüne tünel açacak. Aynı anda Derince Millet Bahçesi’ne konuşlandırılacak son 2 TBM de Körfez’deki son durak olan Körfez-Petkim İstasyonu’na doğru kazı yapacak. Bu güzergahtaki kazı da 1.5-2 ay içinde başlayacak. Öte yandan, Seka Devlet Hastanesi-Derince Millet Bahçesi arasında tünel açma çalışması bittikten sonra 2 TBM sökülecek, Fındıklı İstasyonu’na getirilerek otogar yönünde kazı işlemine başlanacak.

12 metreye kadar kazı işlemi yapabilecek

Körfezray Metrosu’nda çalışacak olan TBM’ler, zeminin ve hava şartlarının elverişli olması durumunda, günde 12 metreye kadar kazı işlemi yapabilecek kapasitede. TBM’ler, birçok noktada 20 metre derinlikte kazı yapacak. Ancak güzergahtaki bazı noktaların arazi yapısı nedeniyle zaman zaman 70 metre derinliğe inmesi bekleniyor.

Başkan Büyükakın şantiyeyi gezdi

Körfezray Metrosu’na büyük önem veren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, projenin geldiği son noktayı görmek amacıyla Seka Devlet Hastanesi İstasyonu’nda kurulan şantiyeyi ziyaret etti. Genel Sekreter Dr. Hayri Baraçlı’nın da eşlik ettiği Başkan Büyükakın, yüklenici firma yetkililerinden bilgi aldı. Başkan Büyükakın daha sonra yerin 28 metre altındaki tünel başlangıç noktasına inerek TBM’lerin montajının yapıldığı çalışmayı inceledi. Başkan Büyükakın, Körfez Metrosu’nun çok önemli olduğunu vurgulayarak, heyecanını dile getirdi. Başkan Büyükakın, Körfez Metrosu’nun çok önemli olduğunu vurgulayarak, kent adına da büyük bir heyecan duyduğunu dile getirdi, “Bu çalışma nedeniyle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür ediyoruz.” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kocaeli’de 2 suç çetesi çökertildi

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Genişletilmiş İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, 422 düzensiz göçmen tespit edildiğini, 416’sının sınır dışı edildiğini belirtti. Aktaş, 4 milyon TL çevre kirliliği cezası kesildiğini ve 2 suç çetesinin çökertildiğini ifade etti.

Düzensiz göç ile mücadele ile Kocaeli’de bulunan yabancılara yönelik toplumsal uyum, eğitim ve yapılacak diğer çalışmaların ele alındığı, koordinasyon gerektiren hususların görüşüldüğü il göç kurulu koordinasyon toplantısı, Vali İlhami Aktaş’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen toplantıya Vali İlhami Aktaş’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Nuri Özder, ilçe kaymakamları, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Murat Bozkurt, Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Çelik, İl Göç Müdürü Vekili Yunus Emre Ülker ve kurum müdürleri katıldı.

“Kocaeli’de önemli 3 yangın meydana geldi”

Temmuz ayını değerlendiren Vali İlhami Aktaş, “Temmuz ayı içerisinde yapılan çalışmalarla ilgili kısa bir değerlendirme yapacak olursak hem il emniyet müdürlümüz, jandarma komutanlığımız, sahil güvenlik komutanlığımız kolluk kuvvetleri olarak diğer ilgili birimlerimizde kendi görev alanlarında vatandaşımızın huzur, güven içerisinde yaşaması, hayatını sürdürmesi, ilimizdeki asayişin sağlanması, güven ve huzur ortamının sağlanması için tüm gayretlerini sarf etmektedirler. Temmuz ayı içerisinde ulusal anlamda da ülke gündeminde bulunan orman yangınlarıyla mücadele konusunda yoğun mesai harcanmış oldu. İlimizde de geçmiş yılların, alışılmışın dışında bu süreç içerisinde 3 önemli diyebileceğimiz yangın meydana gelmiş oldu. Bu yangınlara orman teşkilatıyla beraber büyükşehrimizin itfaiyesi, yerel yönetimler, özel sektörün katkılarıyla deniz kuvvetlerimizin helikopteri, orman genel müdürlüğümüzün helikopterleri havadan ve karadan müdahale ile tüm kurumlarımızın iş birliği ile yangınlar büyümeden kontrol altına alınmış ve söndürülmüştür.” dedi.

“Yasaklı orman alanlarına girmeyin”

Vatandaşları uyaran Vali Aktaş, “Bu konu açılmışken vatandaşlarımızdan özellikle istirhamımız yasaklı orman alanlarına girmemeleri, ormanlarda herhangi bir ateş yakmamaları gerek çiftçilik faaliyetlerinde gerek bahçe faaliyetlerinde gerekse diğer konularda yangına sebebiyet verebilecek konularda özellikle hassasiyet talep ediyoruz, istirham ediyoruz. Aşırı kuraklıklarla beraber sıcaklıklarında çok yüksek seyretmesi orman yangını riskini arttırmakta bu anlamda hepimizin tüm fertler olarak bireyler olarak bu konuda hassas davranmamız gerekmektedir.” diye konuştu.

“Asayiş suçları yüzde 100 oranında aydınlatılmaktadır”

Terörle mücadele konusunda il emniyet müdürlüğü ve jandarma komutanlığı durmadan çalıştığını ifade eden Vali Aktaş, “Tüm terör örgütleriyle mücadelede şehir operasyonlarında yapılan işlemler sonucunda 12 kişi gözaltına alınmış, bu gözaltına alınmış kişilerden herhangi bir tutuklama olmamıştır. Asayiş suçlarıyla ilgili geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırdığımızda toplamda azalış olduğu çok net olarak görülmekte. Bu asayiş suçlarının aydınlatılmasında da her zaman olduğu gibi arkadaşlarımız yüksek başarı oranıyla yüzde 100 diyebileceğimiz oranda asayiş suçlarıyla ilgili olaylar aydınlatılmakta, failler yakalanmaktadır. Yine asayiş suçları içerisinde mal varlığına karşı işlenen suçlarda da hem emniyet bölgemizde hem de jandarma bölgemizde aynı dönemde mukayese ettiğimizde önemli miktarda azalma meydana geldiğini görmekteyiz.” ifadelerini kullandı.

“Hapis cezası olan 384 kişi yakalandı”

Geçen yılın temmuz ayı dönemine göre mal varlığına karşı işlenen 9 önemli suçun oranına yüzde 44 varan bir azalış olduğunu aktaran Vali İlhami Aktaş, “Hapis cezası olan 384 kişi ekiplerimizce yakalanarak adli mercilere, infaz kurumlarına teslim edilmiştir. Yine değişik sebeplerle ifade vermesi için aranan 895 kişi de kolluk birimlerimizce yakalanarak ifadelerinin alınması sağlanmıştır. Bu dönem içerisinde emniyet ve jandarmamız toplamda değişik vasıf ve ebatlarda 150 silah ele geçirmişlerdir, 201 kişi hakkında da işlem yapmışlardır. Kaçakçılık olaylarında da çeşitli miktar ve ebatlarda makaron, tütün, sigara, elektronik sigara, cep telefonu, tarihi eser ele geçirilmiş yapılan operasyonlarda 2 kişi tutuklanmış 8 kişi adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştır.” dedi.

“2 suç çetesi çökertilmiştir”

Gençlerin zehirlenmemesi için çalışmaların ciddi şekilde sürdürüldüğünü aktaran Aktaş, “Temmuz ayında yapılan çalışmalarla yine çeşitli miktarlarda narkotik madde ele geçirilmiş bu operasyonlarla da toplamda 55 kişi ceza infaz kurumlarına teslim edilmiştir. Siber suçlarla ilgili de arkadaşlarımızın siber devriyelerle tespit ettiği 83 suç unsuru olan hesaplarla ilgili işlem gerçekleştirilmiştir. Özellikle emniyet müdürlüğümüzün yasadışı bahis bilişim suçlarıyla ilgili yaptığı kararlı çalışma sonucunda emniyet bölgemizde 36 kişinin tutuklanması sağlanmıştır. Yine çevrimiçi çocuk istismarından 2 kişi, diğer işlemlerden de 2 kişinin tutuklanması sağlanmıştır. İl jandarma komutanlığımız da terörle iktisatlı 2 hesabı tespit etmiş 2 kişiyle ilgili işlem yapmıştır. Organize suç örgütleriyle ilgili organize suç çetelerinin çökertilmesi konusunda yapılan operasyonlarda 1’i yerelde 1’i ulusalda olmak üzere 2 suç çetesi çökertilmiştir.” diye konuştu.

“100 bini araca işlem yapılmıştır”

Trafik kazalarına değinen Vali İlhami Aktaş, “Trafik kazalarıyla, trafik güvenliğiyle ilgili yapılan çalışmalarda da denetlenen araç sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 arttırılmış 406 bin aracın trafik görevlilerimizce denetlemesi yapılmıştır. Bu araçlardan 100 binine işlem yapılmıştır. Çakar denetimiyle ilgili de arkadaşlarımız son derece hassas davranmakta geçen yılın aynı dönemine göre bu denetimlerde yüzde 33 artış sağlanmıştır. Aynı dönem içerisinde 4 bin 200 ticari taksi denetlenmiş 718’ine işlem yapılmıştır. Yine bu dönem içerisinde 17’de servis aracına arkadaşlarımız denetim yapmıştır.” şeklinde konuştu.

“416 göçmen sınır dışı edildi”

Düzensiz göçle mücadelede konusunda bilgi veren Aktaş, “329’u emniyet müdürlüğümüz, 93’ü jandarma komutanlığımız tarafından olmak üzere 422 düzensiz göçmen tespit edilmiştir. Yapılan operasyon ve işlemler sonucunda 6 kişinin tutuklanması sağlanmış, 6 kişi de adli kontrolle serbest bırakılmıştır. 2 araca da el konulmuştur. Temmuz ayı içerisinde göç idaresi müdürlüğümüz koordinesinde kolluk kuvvetlerimizin nezaretinde 416 kişinin sınır dışı edilmesi sağlanmıştır.” ifadelerini kullandı.

“Çevre kirliliği gereği yapılan yasal işlemde yaklaşık 4 milyon TL ceza kesildi”

Sahil güvenlik komutanlığımızda kendi görev alanı içerisinde gerek körfezde gerek Karadeniz kıyılarında asayiş denetimlerine devam etmiştir dönem içerisinde 428 kontrol yapmış 47 tane çeşitli suç unsuru gerektiren konuyla ilgili işlem yapılmıştır. Yine sahil güvenlik birimlerimizce su ürünlerine yönelik 98 kontrol yapılmış 3 kişi hakkında yasal işlem yapılmıştır. Yine bu dönem içerisinde sahil güvenlik ekiplerimiz 4 arama kurtarma faaliyetlerine katılmış 1 kişinin de tıbbi tahliyesini sağlamıştır. Çevre kirliliği gereği yapılan yasal işlemde de yaklaşık 4 milyon Türk Lirası ceza yazılmıştır. Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğümüzün de kaçakçılık ekipleri tarafından yapılan denetimlerde 5 yakalama olayı gerçekleştirilmiş 5 milyonun üzerinde gümrük kaçak malzeme ele geçirilmiştir.” dedi.

“240 firma denetlendi”

Denetimleri tek tek sıralayan Vali Aktaş, “Tarım il müdürlüğümüz tarafından bin 679 denetim gerçekleştirilmiş, bu denetimler sonucunda da 43 işletmeye idari para cezası uygulanmıştır. Yine balıkçılık ve su ürünlerine yönelikte 169 firma denetlenmiş 2 firmaya idari para cezası uygulanmıştır. Kültür il müdürlüğümüz 89 turizm amaçlı denetim yapmış, 11 işletmeye idari para cezası uygulamıştır. Ticaret il müdürlüğümüzde fiyat etiketine yönelik bin 240 firma denetlenmiş 236 firmaya idari para cezası uygulanmıştır. Yine haksız fiyat artışına yönelik olarak da 46 firmaya denetim yapılmış haksız fiyat denetim kuruluna 14 firma sevk edilmiştir.” diye konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Üniversite tercih dönemi başladı, adaylara altın değerinde uyarılar

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/universite-tercih-donemi-basladi-adaylara-altin-degerinde-uyarilar-0-dewTgNFN.mp4
Üniversite tercih dönemi başlarken, yüzbinlerce öğrenci için geleceklerini şekillendirecek tercihleri doğru yapmak son derece önemli. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü ve Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) eski Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Üniversite tercihi sadece bölüm seçimi değil, geleceği doğru okumaktır. Gideceği üniversite, diploma dışında kendisine ne verecek buna bakmalı” dedi.

Prof. Dr. Muzaffer Elmas, değişen dünyada üniversite eğitiminin yönünü ve adayların dikkat etmesi gereken yeni kriterleri değerlendirdi. Elmas “Dünyamız artık yeni bir değişim dönemine girdi. Bu dönem 25-30 sene devam edecek bir dönem. Özellikle son 10-15 senedir yüksek öğretim yetkilileri, rektörler, hocalar, hep ‘geleceğin üniversiteleri, geleceğin meslekleri, geleceğin yetkinlikleri’ derdik. Bana göre artık gelecek gelmiştir. Yükseköğretimi bugünün bilgileriyle yeniden dizayn etmemiz gerekiyor. YÖK’ün bu konuda yaptığı önemli çalışmalar ve hedefler var. Geleneksel yapının dönüştüğü bir dönemin tam içindeyiz” dedi.

“Bu akşam yapay zeka eğitimine başlayın”

Yapay zekanın bazı bölümlerde değil tüm bölümlerde olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Tüm bölümler, hocalar, tüm idari personel topyekun yapay zeka ile tanışmalı. Ben bu kadar birikimimle şöyle bir cümle kullanıyorum herkese. ’Bu akşam yapay zeka eğitimine başlayın’ diyorum. Ben de başladım. Bu artık kaçınılmaz bir şey. Bunun yaşla, süreyle, makamla bir ilgisi yok” diye konuştu.

“Yapay zekayla desteklenmeyen bir eğitim artık eksik kalıyor” diyen Elmas, “Biz, tüm bölümlere bu bakış açısını yerleştirdik. İşletme, hemşirelik ya da diş hekimliği fark etmiyor; her alan yapay zeka ile tanışmalı” şeklinde konuştu.

“Meslekler kaybolmayacak, dönüşecek”

Elmas, şöyle devam etti:

“Şu meslekler kaybolacak, geleceğin meslekleri şunlar gibi ifadeler kullanılıyor. Mesela ’Yazılım mühendisliğini artık yapay zeka yapacak’ gibi cümleler tamamen yanlış. Teknolojinin bir araç olduğunu bilmemiz gerekiyor. Aslında biz Türkiye olarak bunları daha önce yaşadık. Yüksek öğretime geleceğin meslekleri diye monte edilen birçok bölümün şimdi adı sanı duyulmuyor. Aslında meslekler kaybolmayacak, dönüşecek. Her meslek gerekli donanıma sahip olduğunda her zaman geçerliliğini koruyor”

“Sağlık alanı dünyanın her yerinde geçerli”

Sağlık ve teknoloji odaklı bölümlerin öneminin arttığını vurgulayan Elmas, hem Türkiye’de hem Avrupa’da bu alanların güçlü istihdam imkanları sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Diş hekimliği, hemşirelik, fizyoterapi ve ebelik gibi sağlık meslekleri her geçen gün daha popüler hale geliyor. Mezunlar yabancı dil bilgisiyle Avrupa’da kolaylıkla iş bulabilir” dedi.

“Meslek yüksek okulları mezunlarının iş bulma oranları yüksek”

Elmas, meslek yüksekokullarının iş dünyasıyla entegre olması durumunda mezunların büyük avantaj yakaladığını belirterek, “İyi yetişmiş MYO mezunlarının iş bulma oranları yüzde 80-90’a ulaşıyor. Biz bu şekilde yetiştirdiğimiz mezunlarımızı takip ediyoruz, iş bulma oranları çok yüksek” diye konuştu.

“Sevdiğiniz bölümü seçin, çok yönlü olun”

Adaylara, “Sevdiğiniz bölümü seçin” tavsiyesinde bulunan Elmas, “Aksi bir durumda okulu bırakma, bölüm değiştirme oranları hızla artıyor. Bunun yanında farklı alanlardan dersler alarak kendinize yeni beceriler katmaya çalışın. Üniversite tercihi sadece bölüm seçimi değil, geleceği doğru okumaktır. Gideceği üniversite, diploma dışında kendisine ne verecek buna bakmalı” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka destekli esnek öğrenme modeli kurguladık”

Ayrıca, üniversite adaylarının iş dünyasının beklentilerine göre kendilerini yetiştirmesi gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Elmas, sözlerini şöyle tamamladı:

“Artık dünyanın her yerinde işe girişte diplomanın yanında sertifikaların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Mesela 10 sene önce yetkinliklerin, sertifikaların işe kabuldeki etkisi yüzde 10 iken şu anda yüzde 50’lere kadar çıktı. Diplomanın yanında sertifika istenme oranının 10 sene içinde yüzde 70-80’lere çıkması bekleniyor. Bu nedenle eğitim sürecinde öğrencilere yetkinlik kazandıracak sistemleri kurmalısınız. Biz yapay zeka destekli esnek öğrenme modeli kurguladık. Üniversite tercihi sadece bölüm seçimi değil geleceği doğru okumaktır. Adaylar, gittiğim üniversite diploma dışında bana ne kazandıracak? Kendi alanım dışında bana ne verecek? Bunlara bakmalı. Bugün çok popüler olan meslekler dahil herkes kendini aşmak, başka koridorlara gitmek, başka bölümlerle ilişki kurmak zorunda olacak. Başka yetkinlikler kazanan, sertifikalarla kendisini donatan mezunlar dünyanın her yerinde, her zaman ayakta kalabilir, iş bulabilir”

Tercih dönemi 13 Ağustos’ta sona erecek

1 Ağustos’ta başlayacak tercih dönemi işlemleri 13 Ağustos’ta sona erecek. Adaylar ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (AIS) veya mobil uygulaması üzerinden kılavuzda yer alan kurallara uygun şekilde tercihlerini yapacaklar.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

BTSO Akademi’de Suudi Arabistan ve BAE Pazarları İncelendi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Dış Ticaret Konseyi tarafından BTSO Akademi çatısı altında düzenlenen ‘İhracat Fırsatları Bilgilendirme Toplantıları’ tüm hızıyla sürüyor. Birleşik Krallık ve ABD’nin ardından Körfez ülkeleri odağında gerçekleştirilen toplantıda, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) yatırım projeleri, ticaret dinamikleri ve sektörler arası iş birliği potansiyeli ele alındı.

BTSO, dış ticaret vizyonunu güçlendiren stratejik projelerine bir yenisini daha ekleyerek iş dünyasına rehberlik etmeyi sürdürüyor. Dış Ticaret Konseyi tarafından BTSO Akademi kapsamında düzenlenen ‘İhracat Fırsatları Bilgilendirme Toplantıları’ serisinin üçüncü programı Suudi Arabistan ve BAE odağında gerçekleştirildi. BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıya meclis ve komite üyeleri ile iş dünyası yoğun ilgi gösterdi. BTSO Meclis Başkan Yardımcısı ve Dış Ticaret Konseyi Başkanı Murat Bayizit moderatörlüğünde gerçekleştirilen ilk oturuma Riyad Ticaret Müşavirleri Mustafa İlker Özdem ve Hasan Murat Nesimoğlu ile Dubai Ticaret Ataşesi Muhammed Emin Erkal çevrim içi olarak katıldı.

Sektörel İşbirlikleri İçin Kapsamlı Değerlendirme

Dış Ticaret Konseyi Başkan Yardımcısı Emre Yıldız’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen ikinci oturumda ise BAE İstanbul Başkonsolosu Saeed R. Saqer AlMheiri ve Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Haşim Süngü önemli bilgiler paylaştı. Oturumlarda, Suudi Arabistan’daki bütçe ve yatırım projeleri, Dubai’nin dış ticaret yapısı ve Körfez ülkelerindeki sektörel iş birliği potansiyelleri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

“En Büyük Güç, Sürekli Öğrenme Becerisidir”

Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün bilgiyi sermayeden ve hammaddeden daha değerli hale getirdiğini belirterek, “Böyle bir çağda kurumlarımız ve iş dünyamız için en büyük güç, sürekli öğrenme ve gelişme becerisidir. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz BTSO Akademi, küresel ticaretin dönüşümünü üyelerimizle buluşturan önemli bir adres haline geldi. Bugüne kadar 700’ün üzerinde eğitim ve gelişim programıyla on binlerce üyemizi yeni teknolojilerle, güncel mevzuatlarla ve uluslararası ticaret fırsatlarıyla buluşturduk. İhracat ise bu programların en stratejik başlıklarından biri oldu. Çünkü üretimde ne kadar güçlü olursak olalım, dünya pazarlarında etkili olamadığımız sürece rekabet avantajımız eksik kalacaktır.” dedi.

“Tarihi ve Kültürel Derinliği Ticarete Yansıtabiliriz”

Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın Körfez Bölgesi’nin iki stratejik pazarı olduğunun altını çizen Batmaz, “Körfez ülkeleriyle iş birliğimiz hızla büyüyor. İhracatı büyütmenin yolu ticarette güven inşa etmek, ilişkileri derinleştirmek ve birlikte değer üretmektir. Bu kapsamda Körfez ülkeleriyle aramızdaki tarihi ve kültürel derinliği ticarete de yansıtarak, hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Körfez Ülkeleriyle Ticarette Yeni Hedefler

BTSO Dış Ticaret Konseyi Başkanı Murat Bayizit da Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ticari ilişkilerinde dikkat çekici bir büyüme yaşandığını belirtti. Bayizit, “2024 yılı itibarıyla ticaret hacmimiz 20 milyar doları geride bıraktı. Devlet liderlerimizin imzaladığı stratejik iş birliği anlaşmaları sayesinde önümüzdeki dönemde bu rakamın orta vadede 40 milyar dolara çıkarılması amaçlanıyor.” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ile ilişkilerin de ivme kazandığına değinen Bayizit, şunları dile getirdi: “Köklü ve kültürel bağlarımız, ekonomik alanda da güçlü bir sinerji oluşturuyor. Son dönemde 8 milyar doları aşan ticaret hacmimiz, kısa vadede 10 milyar dolara, orta ve uzun vadede ise 30 milyar dolara ulaşacak bir potansiyele sahip. Bizler de ülkemizin en güçlü üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Bursa’nın ticaret pastasından çok daha yüksek bir pay almasını amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

“Bursa’mızın İhracat Potansiyelini Geliştirmeyi Amaçlıyoruz”

BTSO Dış Ticaret Konsey Başkan Yardımcısı Emre Yıldız, iş dünyasının eğitim ve gelişim platformu olan BTSO Akademi’nin, ihracatçı firmaların dış pazarlara daha hazırlıklı ve bilinçli adım atmasına katkı sunduğunu belirterek, “Ticaret müşavirlerimiz ve diplomatik temsilcilerimizin doğrudan katılımıyla üyelerimiz, sahadan gelen birinci elden bilgiye ulaşma imkânı buluyor. BTSO Dış Ticaret Konseyi olarak BTSO Akademi çatısı altında düzenlediğimiz ‘İhracat Fırsatları’ toplantılarımızla da Bursa’mızın ihracat potansiyelini geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bugün de Körfez ülkeleri Suudi Arabistan ve BAE pazarlarını yakından inceleme fırsatı bulduk. İhracat Fırsatları toplantılarımızla iş dünyamıza katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

THY ile Dubai İslami Bankası arasında yenilikçi finansal kiralama işleminin imza töreni gerçekleştirildi

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/thy-ile-dubai-islami-bankasi-arasinda-yenilikci-finansal-kiralama-isleminin-imza-toreni-gerceklestirildi-0-T1jXXyRZ.mp4
Türk Hava Yolları (THY) ile Dubai İslami Bankası (DIB) arasında, Airbus A350 tipi yenilikçi uçağın finansal kiralama işleminin imza töreni gerçekleştirildi. Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, “DIB ile birlikte bu önemli finansmanı başarıyla tamamlamış olmaktan memnuniyet duyuyoruz ve bu ortaklığı gelecekte daha da ileri taşımayı hedefliyoruz” dedi.

Dünyada en fazla ülkeye uçan havayolu THY, bir Airbus A350 uçağı için yenilikçi bir finansman işlemini daha başarıyla hayata geçirdi. Bayrak taşıyıcının finansman portföyünü çeşitlendirme stratejisinde önemli bir dönüm noktası olan, İsviçre Frangı (CHF) cinsinden İslami finansal kiralama işlemi, dünyanın ilk İslami ve Birleşik Arap Emirliği (BAE)’nin en büyük bankası olan Dubai Islamic Bank (DIB) ile imzalandı. Yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin ardından tamamlanan bu işlem, Türk Hava Yolları ile DIB arasındaki yakın iş birliğinin bir sonucu olarak, tüm dünyada aktif kullanılan finansman yönteminin bayrak taşıyıcının finansman portföyüne dahil edilmesini hedefliyor. Bayrak taşıyıcı, Finansman anlaşmasının kutlanması amacıyla, Türk Hava Yolları’nın İstanbul’daki Genel Müdürlüğü’nde bir imza töreni düzenledi. Törene, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, Dubai İslamic Bank CEO’su Dr. Adnan Chliwan katılım sağlarken, ikili arasında İslami finansal kiralama işlemine dair imzalar atıldı.

“Bu ortaklığı gelecekte daha da ileri taşımayı hedefliyoruz”

Törende konuşma yapan Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, “Bu işlem, finansal inovasyona olan bağlılığımızı ve filomuzu güçlendirme kararlılığımızı gösterirken, aynı zamanda BAE ve Körfez bölgesindeki diğer önde gelen kurumlarla iş birliğimizde yeni bir dönemin başlangıcını da simgeliyor. DIB ile birlikte bu önemli finansmanı başarıyla tamamlamış olmaktan memnuniyet duyuyoruz ve bu ortaklığı gelecekte daha da ileri taşımayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

“Sektörümüz için önemli bir kilometre taşıdır”

DIB Grup CEO’su Dr. Adnan Chilwan ise konuşmasında, “Anlamlı bir iş birliğinin gücü, ortak hedeflerde yatar ve bu ortaklık da bunun açık bir yansımasıdır. Guinness Rekorlar Kitabı’nda ‘En Fazla Ülkeye Uçan Havayolu’ unvanına sahip Türk Hava Yolları, ölçek, vizyon ve küresel liderlik açısından öncüdür. Türk Hava Yolları’nın tarihinde ilk kez İslami finansmanı tercih etmesi, sektörümüz için önemli bir kilometre taşıdır ve bu gelişimi şekillendirmekten gurur duyuyoruz. Bu işlem sadece havayolunun büyümesini desteklemekle kalmayıp, İslami finansmanın küresel pazarlardaki artan önemini de pekiştiriyor. Bu adıma ortak olmaktan ve Türkiye ile BAE arasındaki güçlü ekonomik bağları daha da sağlamlaştırmaktan mutluluk duyuyoruz” ifadelerine yer verdi.

İmza sonrası, Bolat, Adnan Chliwan’a Türk Hava Yolları’na ait uçak maketini taktim etti. Tören, fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Yapay zeka ile kurumsal dönüşüm masaya yatırıldı

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yapay-zeka-ile-kurumsal-donusum-masaya-yatirildi-0-V2iwMuR8.mp4
Kocaeli’de düzenlenen çalıştayda, yapay zekanın karar alma süreçlerinden veri güvenliğine, kültürel kodlardan rekabet gücüne kadar uzanan etkileri masaya yatırıldı. Prof. Dr. Halit Keskin, yapay zekada verilerin güvenli şekilde depolanıp depolanmadığına ilişkin, “İnsan bir noktada kaygılanıyor. Düşük de olsa bir risk olmakla birlikte, büyük ölçüde bu verilerin güvenilirliğinin sağlandığını düşünüyoruz” dedi.

Kurumsal dünyada dengeleri kökten değiştiren yapay zeka, artık sadece bir araç değil, stratejik bir akıl ortağı. Yapay zekanın kurumsal yapılardaki etkilerinin masaya yatırıldığı “Kurumsal Yapay Zeka ile Yüksek Standartların İnşası Çalıştayı”, geniş katılımla gerçekleştirildi. Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark’ın ev sahipliğinde, kamu-sanayi-üniversite iş birliği modeliyle düzenlenen çalıştayda, yapay zeka teknolojilerinin işletmelere entegrasyonu, veri güvenliği, dijital dönüşüm ve yerli yapay zeka altyapılarının önemi ele alındı.

Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliği ve özel sektör sponsorluğunda gerçekleştirilen etkinlikte, akademik çevreler ile farklı sektörlerden temsilciler bir araya gelerek, yapay zekanın karar alma süreçlerine, rekabet stratejilerine ve kurumsal standartlara olan etkisini çok yönlü olarak tartıştı.

Katılımcılar, dijital teknolojilerdeki baş döndürücü gelişmelere ayak uydurmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgularken, bu tür etkinliklerin iş dünyası ile üniversiteler arasında sürdürülebilir bir köprü kurduğu ifade edildi. Çalıştayda ayrıca, Türkiye’de ilk kez bir çalıştayın çıktılarının yapay zeka destekli bir avatar tarafından 3 dakikada özetlenecek olması da dikkat çekti. Bu uygulama, teknolojinin yalnızca konuşulan değil, doğrudan deneyimlenen bir araç olarak da sürece entegre edildiğini gösterdi.

“Asıl korkmamız gereken husus, yapay zeka ve bu bağlamdaki gelişmeleri takip etmemek”

Yapay zekanın güvenilir olup olmadığı konusunda tartışmaların devam ettiğini söyleyen Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Keskin, “Artık dijital teknolojilerin çok önemli araçlarından birisi yapay zeka. Yapay zeka artık hayatımızın bir gerçeği oldu. Hem iş dünyasının gerçeği hem de bizim bireysel hayatımızın da bir gerçeği oldu. Bundan korkulacak bir şey yok. Asıl korkmamız gereken husus, yapay zeka ve bu bağlamdaki gelişmeleri takip etmemek ve bu konuda uyum sağlayamamak. Hem bireysel olarak rekabetçiliğimizi kaybederiz hem de bir ticari işletme isek bu anlamda da rekabetçiliğimizi kaybederiz. Asıl korkulacak olan ise yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki gelişmeleri takip edip bu noktadaki değişime uyum sağlamamak olmalı” dedi.

“Büyük ölçüde bu verilerin güvenilirliğinin sağlandığını düşünüyoruz”

Verileri güvenli şekilde depolanıp depolanmadığı sorusuna Keskin, “Bu konuda da kaygılar var ama zaten kurumlar, bu konudaki firmalar, yapay zeka ile ilgili firmalar bunun güvencesini de vermekteler. Yüksek düzeyde bu verilerin güvenilirliği ve korumasının sağlandığı noktasında. Ama mutlaka insan bir noktada kaygılanıyor. Düşük de olsa bir risk olmakla birlikte, büyük ölçüde bu verilerin güvenilirliğinin sağlandığını düşünüyoruz” diye konuştu.

“Yapay zeka bir noktada insanı modelliyor”

Yapay zekanın gittikçe daha da zeki hale geleceğini belirten Keskin, “Çünkü sürekli olarak öğreniyor. Hem derin öğrenme var, hem makine öğrenmesi var. Bir noktada insanı modelliyor. Bir noktada bizim düşünce biçimimizin makinelere geçmesi aslında. Dolayısıyla daha da zeki olmaya devam edecek. ChatGPT gibi birçok yapay zeka aracı var. Bunları günlük hayatımızda çok yoğun olarak kullanıyoruz. İyi prompt verirseniz, iyi komut verirseniz, yönlendirirseniz işlerinizi kolaylaştırma noktasında çok katkı sağlayacak. Ama bu sizi tembelliğe alıştırmasın. Yani her şeyinizi ChatGPT’ye yaptırıp siz kendiniz düşünmekten, okumaktan vazgeçerseniz sizin gerilemenize sebep olabilir” şeklinde konuştu.

“Her şeyi yapay zekaya yapmak öğrencileri gerilettir”

Prof. Dr. Halit Keskin, sözlerine şöyle devam etti:

“Yapay zekanın bir araç olduğunu unutmayalım. Sizin işlerinizi planlama noktasında veya planlarınızı yaparken, karar verme süreçlerinizi oluştururken, destek olma noktasında çok önemli katkı sağlıyor. Ama siz her şeyi ona yaptırmaya çalışırsanız, özellikle öğrenciler ödevleri tamamen ChatGPT’ye yaptırırsa bunun tabii doğru olmadığını söylüyoruz. Bu öğrencileri geriletir. Dolayısıyla ChatGPT sizin kaynak araştırmanız noktasında, referans bulmanız noktasında çok fayda sağlar size. Ama asıl kurguyu siz yapacaksınız ve ödevlerinizi tabii ki kendiniz planlayacaksınız ve yapacaksınız. Karar verirken yapay zekayı asistan olarak kullanıyoruz ama artık yönetim kurulları yapay zekalardan oluşacak ve insanları danışman olarak kullanırsa çok garip görmeyelim. Bu noktada bu tip gelişmeler olacak gibi gözüküyor. Yapay zeka bireysel hayatımızdan iş hayatına kadar, üniversite hayatımızda kadar, üniversitedeki ders anlatma biçimlerine kadar her şeyi sil baştan yeniden tasarlamamız noktasında bizi artık yönlendiriyor. Dolayısıyla bu gelişmeleri takip edeceğiz. Durmak yok diyoruz. Almanların meşhur bir sözü var, ’dinlenmek mezarda’ diyor. Bizim sürekli olarak çok daha fazla efor sarf etmemiz lazım, çalışmamız lazım. Çünkü dünyada çok baş döndürücü gelişmeler söz konusu. Türkiye olarak biz de bütün kurumlarıyla, kuruluşlarıyla ve bireyleriyle bu gelişmelere çok çalışarak adapte olmamız lazım.”

“Teknolojinin kölesi olmayın”

Yeni neslin hem şanslı hem de şansız olduğunu aktaran Keskin, “Bizim çocukluğumuzda telefon da internet de yoktu. Hatta bırakınız çocukluğumu, ben yüksek lisans yaparken internet yoktu, bilgisayar yoktu. Ama şimdi yeni jenerasyon, asistan arkadaşlarımız oturduğu masadan bilgisayarlarını açıyorlar, dünyanın bütün veri tabanlarına ulaşabiliyorlar. Dolayısıyla bu anlamda çocuklarımız çok şanslı, yani yeni jenerasyon çok çok şanslı. Ama asıl amaçlarımıza katkı yapacak bir araç olarak kullanılması gerektiği hususunu kaybedersek, bu sefer o teknolojinin esiri durumuna geliyoruz. Teknolojinin kölesi olmasınlar. Çünkü artık o kadar kendilerini kaptırıyor ki hem zaman planlaması noktasında, hem eğitim öğretimini düzenli şekilde yapma noktasında sıkıntılar yaşamaya başlıyorlar. Özellikle küçük çocukların susturmak için ellerine telefon, tablet tutuşturmamız, onları daha bebek yaşlarda, kölesi haline getirebiliyor. Lütfen aileler bundan uzak dursunlar” ifadelerini kullandı.

“İlk defa çalıştayın sonuçları yapay zeka teknolojisiyle 3 dakikada avatar tarafından özetlenecek”

Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Çemberci, “Aynı zamanda GOSB Teknopark AŞ’nin genel müdürü olarak görev yapmaktayım. 9. çalıştayımızı yapıyoruz. Yapay zeka ve yapay zekanın iş süreçlerine, işletmelerin rekabet süreçlerine nasıl etki ettiğini konuşacağımız bir çalıştay gerçekleştiriyoruz. Sektörün gerçekten çok etkin ve etkili kurumları burada. Katılımcılar, önceden akademik bir disiplinle hazırlanmış soruları içtenlikle cevaplayarak çok önemli bilgilerin ortaya çıkmasına vesile oluyorlar. Kurumsal yapay zeka ile yüksek standartların inşasını konuşurken, işletmelerin hangi süreçlerine ne tür etkiler edeceğini, ne tür katkılar sağlayacağını, karar mekanizmalarına nasıl destek vereceğini de bugün bir farkındalık olarak ortaya koymaya çalışacağız. İlk defa çalıştayın sonuçları yapay zeka teknolojisiyle 3 dakikada avatar tarafından özetlenecek. Bu da bizim için oldukça heyecan verici ve deneyimlemekten memnuniyet duyacağımız bir süreç. Gerçek anlamda uygulamalı bir çalıştay olacak” dedi.

“Yapay zekanın şirketlere zarar vereceğini düşünmüyorum”

Rekabet ve yapay zeka stratejileri hakkında konuşan Çemberci, “İşletmeler karar alırken çok ciddi belirsizliklerle mücadele etmek zorundalar. Yapay zeka ise öğrenmeye devam ettikçe bu belirsizliklerin yani gri alanların daha şeffaf hale gelmesini, hatta beyaza dönüşmesini sağlayacak. Böylece işletmeler rakiplerine göre daha öne çıkacak. Bugünkü çalıştaydan da buna benzer sonuçların çıkacağını öngörüyoruz. Yapay zekanın şirketlere zarar vereceğini düşünmüyorum. Aksine, firmaların çok daha etkin ve verimli süreçler yürütmelerine, maliyetlerini düşürmelerine, farklılaşmalarına ve karar mekanizmalarında daha sağlam adımlar atmalarına katkı sunacaktır” diye konuştu.

“Eğer kendi verilerimizi başka bir kültürün ve şirketin yazılımın içerisine yüklersek arada bir boşluk oluşur”

Yapay zeka, dijital dönüşüm ve veri egemenliği üzerine bilgiler veren EVA-ICT ve Arketik AI’nin kurucusu Cihan Meriç Kaymaz ise “20 yıldan bu yana dijital dönüşüm alanında çok sayıda kurumla birlikte çalışarak, onların teknoloji adaptasyon süreçlerine eşlik ettik. Hem şirket olarak hem de bireysel olarak bu sürecin parçası olduk. Yapay zeka, hayatımıza 2022 Kasım ayında kararlı şekilde girdi ve yalnızca bir ayda dünya genelinde 100 milyon kullanıcıya ulaştı. 3 yıl gibi kısa bir sürede 1.2 milyar kullanıcıya erişti. Artık yapay zeka pratik hayatımızın içerisinde. Çok kısa sürede çok büyük gelişmeler yaşanıyor ve bu gelişmelere ayak uydurmak kolay değil. Ancak tartışmasız gerçek var. Yapay zeka artık hayatımızda. Bu varlığı kabul edip, adapte olma yollarını aramamız gerekiyor. Bu Amerika ve Çinlilerin oluşturduğu yazılımlar. Her şeyi en iyi şekilde bakıyor olsak bile bu Amerika ve Çinlilerin kültürü ile bezenmiş bir zeka. Bizim ülkemizin kendine özgü DNA’sı ve kültürü var. Kendine münhasır ahlak değerleri ile çalışma prensipleri var. Eğer kendi verilerimizi başka bir kültürün ve şirketin yazılımın içerisine yüklersek arada bir boşluk oluşur. Daha da olumsuz bir senaryoda kurumları kurum yapan, şirketleri ayakta tutan benzersiz veriler, reçeteler, finansal ve operasyonel sırlar, başka ülkelerin şirketleri tarafından elde edilebilir hâle gelir. Bu da, veri egemenliğinin kaybı demektir. Bunu önlemek için, kendi yapay zeka modellerimizi ve yerel altyapıyla çalışan zekamızı geliştirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde, başka bir zekanın sizin zekanızı yöneteceği bir dönemin kapılarını aralamış oluruz. Kibarca ifade edecek olursak sistemin eseri, ve o sistemin müsaade ettiği kadar hareket edersiniz” cümlelerini kullandı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version