Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Mobing iddiasıyla işten çıkan başkan şoförü belediyeyi mahkemeye verdi

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in hem akrabası hem de özel şoförü olan Hüseyin Ergün mobing iddiasıyla işten çıktı. Emeklerinin karşılığını da alamayan Ergün belediyeyi mahkemeye verdi.

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in hem akrabası hem de şoförü olan Hüseyin Ergün mobing iddiasıyla işten çıktı. Emeklerini alamayan başkanın sağ kolu belediyeyi mahkemeye verdi. Kocaeli Adliyesi 3. İş Mahkemesi’nde görülen davaya basın mensupları avukatların talebi hakimin talimatıyla alınmadı. Basın mensuplarının önüne hem özel güvenlik hem de polis konuldu. Öte yandan davada nadir görülen bir olay daha gerçekleşti. İlgili sendika temsilci işçiden değil, işverenden taraf oldu.

Mahkemenin ilk celsesi bugün sabah saatlerinde görüldü. Mahkeme heyeti tanıkların ifadelerini dinledi. Mahkemede konuşan davacı tanığı Mehmet Açık, “Ben davacıdan önce EYT ile işten ayrıldım. 6 Şubat deprem çalışmalarından döndükten sonra Fatma hanım ile araları bozuldu. Davacı ile yakındık, sürekli dertleşirdik. Davacı, Fatma Kaplan Hürriyet’in seçim kazanmasında katkılarda bulunmuştur. Başkanın şoförü olduğu için gece-gündüz yanındaydı, sürekli başkan ile birebir temas halindeydi. O dönem yaşadığı sıkıntılar sebebiyle başkanla araları bozuldu. Uzun yıllar birlikte çalıştılar. Şofördü fakat başkanın her şeyiyle ilgilenirdi. Gerek başkan, gerek belediyenin vatandaşlar ile olan sıkıntılarını çözerdi. Mesai saatleri belirgin değildi” dedi.

Davalılar ortak tanıklarından Yasemin Gezer ise verdiği ifadede, “Özel kalem müdürlüğünde sekreter ile çalışmaktaydım. Maaşlar bankadan yatırılmaktadır. Yemek ve servis imkanı yoktur. Kişilerin sözleşmelerine göre bu durum değişiklik gösterebilir. BEKAŞ ile belediye arasında imzalanan sözleşmelere istinaden mesaisini yürüten işçilere giyim yardımı verilmektedir. Öncesinde bu hakkı almaktaydı ancak sonrasında BEKAŞ ile yaşanan kopukluk sebebiyle bir takım sıkıntılar yaşadığını biliyorum. Bu giyim yardımı belirlenen bir mağazadan takım elbise, ayakkabı ve gömlek şeklinde verilmekteydi. Mesai süreci hakkında net bir şey söyleyemem fakat 45 saati aşan tüm mesailer için kendisine tüm ödemeleri yapılırdı” diye konuştu.

Sendika temsilcisi işveren tarafında oldu

Bir başka ortak tanık Genel İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Vedat Küçük ise ifadesinde, “1994 yılında belediye girdiğimde davacı belediyenin çay ocağında çalışmaktaydı. 2011 yılına kadar belediyede çalıştım. Davacı aynı zamanda belediye başkanının eşinin halasının çocuğudur. Belediye başkanın milletvekilliği yaptığı dönemde davacının makam şoförlüğü yaptığını, 2019 yılında da başkanın seçilmesinden sonra Ankara’ya getirilerek makam şoförlüğüne devam ettiğini biliyorum. Sendikal sebepler dışında belediye ile bağım kalmamıştır. Davacı aynı zamanda benim üyemdir. Bana birkaç istifa etmek istediğini dile getirmiştir” dedi.

Tanıkların ifadelerinin ardından mahkeme 18 Haziran 2025 gününe ertelendi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

TMO silolarındaki patlamaya ilişkin davaya devam edildi

Kocaeli’de Toprak Mahsulleri Ofisi silolarında 2 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davanın 3. celsesi görülürken, sanıklar duruşmaya katılmadı.

Kocaeli’nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 10 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO’nun 60 silosundan 13’ü zarar görmüştü. Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.

“Siloda görevli eksper beni aradı, patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi”

Olaya ilişkin davanın 3. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu, oğlu Ali Eren Dayıoğlu ve avukatları Yaprak Gülen Şahin Karakuş katıldı. Sanıklar duruşmaya katılmazken, avukatları salonda hazır bulundu.

Tanık olarak dinlenen Füsun Ankın Çoşkun, “TMO’da alım muhafaza servis şefi olarak görev yapmaktaydım. Olay günü idari binada muhasebe servisindeydim. Bu esnada bir patlama duyduk ve dışarı çıktık. Siloda görevli eksper Funda H. beni aradı ve patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi. Biz hemen siloya gittik ancak polis güvenlik gerekçesi ile bizi içeri almadı” dedi.

“En son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum”

Olay tarihinde tesiste kaynak yapıldığına dair bilgisi olmadığını belirten Füsun Ankın Çoşkun, “Silolarda toz temizliği teknik işler servisinin sorumluluğundaydı, tahmil tahliye işleri, işçiler aracılığıyla günlük temizlenirdi. Alım muhafazada çalışan personel genelde ziraat mühendisi ve ziraat teknikeridir, alınan malzemenin kalitesi ile ilgili görevleri vardır. 2 Mayıs 2023 tarihli ISG toplantı tutanağından bilgim vardır. Biz depodaki hububatın tozundan sorumluyuz, döküm aşamasındaki tozdan teknik işler sorumludur. Gelen hububat depolara alınır, içerisindeki toz ve yabancı madde oranları belli bir sınırlardadır, ona göre depolara alınır. Kuyudaki tozların temizliği teknik işlere aittir. Tesisteki tozlar, temizlenip toplandıktan sonra bir kısmı piyasaya satılabilir olarak ayrıştırılabiliyor, buna kıymetli çıkıntı deniliyor. Kıymetli çıkıntının satışı, tesiste alım muhafaza şefliğince kurulan alım muhafaza şefliği ve teknik işler servisinden oluşan heyet vasıtasıyla tesise maddi kazanç olarak geri kazandırılıyor. Bu olaydan önce en son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum” diye konuştu.

“Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar”

Sanıkların gerekli cezayı almasını isteyen ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu ise, “Sanki olaylar kendinden olmuş gibi bir hava oluşturulmaktadır, kimse sorumluluğu kabul etmemektedir ancak burada ihmaller açıktır, suçlular bellidir. Hiç kimse işini doğru düzgün yapmadı, başmüdür personel yönetimini yapamadı. Teknik işler müdürü, yangın tehlikesi olduğu halde baskı ile işleri devam ettiriyor. Bu kurumda mobing, baskı, hırs var ama kontrol yok. Yanlışa ’dur’ denilmemiş. Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar, duruşmaya bile katılmıyorlar. Kaynak yapıldığı bilirkişi raporu ile sabitken, hala daha kaynak yapılmadığı iddia edilmektedir. Bunu kabul etmiyorum. Olay yerinde kaynak yapıldığı açık ve bariz bellidir” ifadelerini kullandı.

“İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur”

Tutuksuz sanık Kemal Ö’nün avukatı Zekeriya Yelok, “İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur, bunların istenilmesini talep ediyoruz. İnternette patlama anına ilişkin görüntüler mevcuttur ancak kalitesi düşük olduğu için Ajans’tan orijinal görüntülerin temin edilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti, sanıkların yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına, yaralıların ayrıntılı kesin raporlarının temini için Adli Tıp Kurumu’na sevkine, tanıkların dinlenilmesine ve Avukat Zekeriya Yelok’un talebinin reddine karar vererek duruşmayı erteledi.

“Asli kusurlu olanlar farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor”

Duruşma sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Arif Dayıoğlu, “Mahkemede sanık sandalyeleri boştu. Kendilerine hiçbir şey olmayacaklarından çok eminler. Maalesef bizim buradaki acımızı ne savcılarımız, ne de hakimlerinizin çok dikkate alamadığını görüyorum. 2 insan öldü, belki 10 milyon dolarlık maddi hasar oluştu. Bunun karşılığında bir tutuklu dahi yok. Bilirkişi raporunda asli kusurlu olarak geçenler, farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor. Oradaki görevleri devam ettiği sürece de burada çalışanları baskı altına alarak ifadelerinde çok detaya girmemelerini, bu şekilde işin içinden çıkacaklarını ifade ediyorlar” dedi.

“Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenlere de baskı altına alınıyor”

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal’ın olay sonrasında kendisini aradığını söyleyen Dayıoğlu, “Eşim öldüğünde beni arayarak başsağlığı diledi, kendisine teşekkür ediyorum. Bana, ’Arif Bey, içinizde hiçbir kuşku olmasın. Bu iş şeffaf şekilde yürütülecek. Sorumlular en ağır şekilde cezalandırılacak’ demişti. Ahmet Bey, gelinen durumda görüyorum ki sizin söyledikleriniz havada kaldı. Ne görevden alma var, ne uzaklaştırma var. Aynı şekilde herkes görevine devam ediyor. Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenler de baskı altına alınıyor. Bunları dikkate almanızı istiyorum. Aksi halde burada ölen insanların kanı sizin üzerinizde olacak. İnsanların adil bir şekilde yargılanması, sorumluların ortaya çıkarılması gerekiyor” diye konuştu.

“2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok”

Dayıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Burada milyonluk bir zarar var, 2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok. Tam tersine avukatlar yurt dışı çıkış yasağını bile kaldırmak istiyor. Adalet tamamen güçlüden yana, sanki mağduru cezalandırma gibi adlandırılıyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, ’Geciken adalet, adalet değildir.’ Bugün 600 gün oldu hiçbir sonuç alamadık. Hala adliye koridorlarında adalet aramaya çalışıyoruz. Sürecin hızlandırılması, gerçek sorumluların cezalandırılması için kendi özelinizde olan soruşturma müfettişi ile bu işin detaylarını lütfen öğrenin. Kendi iç kurumların yaptığı müfettişlerin raporları kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Kamuoyuna öyle bir yansıtılıyor ki sanki kendi kendine patlama meydana geldi gibi. Böyle bir şey yok. Eksik personelle çalışma var. 15-16 kişilik vardiyadan 5-6 kişilik vardiyalara düşmüş. Sistem üç noktadan aktif olarak kullanılıyor. Gemiden mal boşaltılıyor, çiftçiden mal alınıyor ve ürünler dışarıya satılıyor. Üç fonksiyon 5-6 kişi ile yapılıyor. Temizlik hiçbir şekilde yapılamıyor. Filtre sistemi çalışmıyor, her yer toz. Bu da yetmezmiş gibi asıl olayın patlak verdiği yer ateşli işe izin veriliyor ve patlama meydana geliyor. İfadelerinde yeterli sayıda personel olmadığı için kimseyi görevlendiremediklerini söylüyorlar.”

“Olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz”

Avukat Yaprak Gülen Şahin Karakuş ise, “Biz en başından beri olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz. Bu tarz toplumsal olaylarda talepler bu şekilde oluyor ama neticeler çok da umulduğu gibi olmuyor. Biz gene de umudumuzu kaybetmedik. Yargılamalar uzun sürüyor ancak eninde sonunda adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Bizi üzen şey sanıklardan bir kişi bile duruşmada yoktu. Gerçek anlamda hayal kırıklığıydı. Olayın en başından beri kurumun tavrı daima hiçbir şekilde sorumluluklarının ya da kusurlarının olmadığı yönünde. Bu noktada mahkemenin adil bir karar vereceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

TMO silolarındaki patlamaya ilişkin davaya devam edildi

Kocaeli’de Toprak Mahsulleri Ofisi silolarında 2 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davanın 3. celsesi görülürken, sanıklar duruşmaya katılmadı.

Kocaeli’nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 10 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO’nun 60 silosundan 13’ü zarar görmüştü. Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.

“Siloda görevli eksper beni aradı, patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi”

Olaya ilişkin davanın 3. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu, oğlu Ali Eren Dayıoğlu ve avukatları Yaprak Gülen Şahin Karakuş katıldı. Sanıklar duruşmaya katılmazken, avukatları salonda hazır bulundu.

Tanık olarak dinlenen Füsun Ankın Çoşkun, “TMO’da alım muhafaza servis şefi olarak görev yapmaktaydım. Olay günü idari binada muhasebe servisindeydim. Bu esnada bir patlama duyduk ve dışarı çıktık. Siloda görevli eksper Funda H. beni aradı ve patlama olduğunu söyleyerek itfaiye ve ambulans istedi. Biz hemen siloya gittik ancak polis güvenlik gerekçesi ile bizi içeri almadı” dedi.

“En son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum”

Olay tarihinde tesiste kaynak yapıldığına dair bilgisi olmadığını belirten Füsun Ankın Çoşkun, “Silolarda toz temizliği teknik işler servisinin sorumluluğundaydı, tahmil tahliye işleri, işçiler aracılığıyla günlük temizlenirdi. Alım muhafazada çalışan personel genelde ziraat mühendisi ve ziraat teknikeridir, alınan malzemenin kalitesi ile ilgili görevleri vardır. 2 Mayıs 2023 tarihli ISG toplantı tutanağından bilgim vardır. Biz depodaki hububatın tozundan sorumluyuz, döküm aşamasındaki tozdan teknik işler sorumludur. Gelen hububat depolara alınır, içerisindeki toz ve yabancı madde oranları belli bir sınırlardadır, ona göre depolara alınır. Kuyudaki tozların temizliği teknik işlere aittir. Tesisteki tozlar, temizlenip toplandıktan sonra bir kısmı piyasaya satılabilir olarak ayrıştırılabiliyor, buna kıymetli çıkıntı deniliyor. Kıymetli çıkıntının satışı, tesiste alım muhafaza şefliğince kurulan alım muhafaza şefliği ve teknik işler servisinden oluşan heyet vasıtasıyla tesise maddi kazanç olarak geri kazandırılıyor. Bu olaydan önce en son kıymetli çıkıntı noktasında ne zaman heyet oluşturuldu hatırlamıyorum” diye konuştu.

“Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar”

Sanıkların gerekli cezayı almasını isteyen ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu ise, “Sanki olaylar kendinden olmuş gibi bir hava oluşturulmaktadır, kimse sorumluluğu kabul etmemektedir ancak burada ihmaller açıktır, suçlular bellidir. Hiç kimse işini doğru düzgün yapmadı, başmüdür personel yönetimini yapamadı. Teknik işler müdürü, yangın tehlikesi olduğu halde baskı ile işleri devam ettiriyor. Bu kurumda mobing, baskı, hırs var ama kontrol yok. Yanlışa ’dur’ denilmemiş. Sanıklar bu olaydan dolayı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar, duruşmaya bile katılmıyorlar. Kaynak yapıldığı bilirkişi raporu ile sabitken, hala daha kaynak yapılmadığı iddia edilmektedir. Bunu kabul etmiyorum. Olay yerinde kaynak yapıldığı açık ve bariz bellidir” ifadelerini kullandı.

“İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur”

Tutuksuz sanık Kemal Ö’nün avukatı Zekeriya Yelok, “İhlas Haber Ajansı’nın elinde dosyada olmayan farklı görüntüler mevcuttur, bunların istenilmesini talep ediyoruz. İnternette patlama anına ilişkin görüntüler mevcuttur ancak kalitesi düşük olduğu için Ajans’tan orijinal görüntülerin temin edilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti, sanıkların yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına, yaralıların ayrıntılı kesin raporlarının temini için Adli Tıp Kurumu’na sevkine, tanıkların dinlenilmesine ve Avukat Zekeriya Yelok’un talebinin reddine karar vererek duruşmayı erteledi.

“Asli kusurlu olanlar farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor”

Duruşma sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Arif Dayıoğlu, “Mahkemede sanık sandalyeleri boştu. Kendilerine hiçbir şey olmayacaklarından çok eminler. Maalesef bizim buradaki acımızı ne savcılarımız, ne de hakimlerinizin çok dikkate alamadığını görüyorum. 2 insan öldü, belki 10 milyon dolarlık maddi hasar oluştu. Bunun karşılığında bir tutuklu dahi yok. Bilirkişi raporunda asli kusurlu olarak geçenler, farklı kurumlara tayin edilerek tabiri caizse terfi edilmiş gözüküyor. Oradaki görevleri devam ettiği sürece de burada çalışanları baskı altına alarak ifadelerinde çok detaya girmemelerini, bu şekilde işin içinden çıkacaklarını ifade ediyorlar” dedi.

“Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenlere de baskı altına alınıyor”

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal’ın olay sonrasında kendisini aradığını söyleyen Dayıoğlu, “Eşim öldüğünde beni arayarak başsağlığı diledi, kendisine teşekkür ediyorum. Bana, ’Arif Bey, içinizde hiçbir kuşku olmasın. Bu iş şeffaf şekilde yürütülecek. Sorumlular en ağır şekilde cezalandırılacak’ demişti. Ahmet Bey, gelinen durumda görüyorum ki sizin söyledikleriniz havada kaldı. Ne görevden alma var, ne uzaklaştırma var. Aynı şekilde herkes görevine devam ediyor. Kurum içinde lehimize olabilecek şekilde ifade verenler de baskı altına alınıyor. Bunları dikkate almanızı istiyorum. Aksi halde burada ölen insanların kanı sizin üzerinizde olacak. İnsanların adil bir şekilde yargılanması, sorumluların ortaya çıkarılması gerekiyor” diye konuştu.

“2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok”

Dayıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Burada milyonluk bir zarar var, 2 insan öldü, bunun sonucunda hiçbir tutuklama yok. Tam tersine avukatlar yurt dışı çıkış yasağını bile kaldırmak istiyor. Adalet tamamen güçlüden yana, sanki mağduru cezalandırma gibi adlandırılıyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, ’Geciken adalet, adalet değildir.’ Bugün 600 gün oldu hiçbir sonuç alamadık. Hala adliye koridorlarında adalet aramaya çalışıyoruz. Sürecin hızlandırılması, gerçek sorumluların cezalandırılması için kendi özelinizde olan soruşturma müfettişi ile bu işin detaylarını lütfen öğrenin. Kendi iç kurumların yaptığı müfettişlerin raporları kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Kamuoyuna öyle bir yansıtılıyor ki sanki kendi kendine patlama meydana geldi gibi. Böyle bir şey yok. Eksik personelle çalışma var. 15-16 kişilik vardiyadan 5-6 kişilik vardiyalara düşmüş. Sistem üç noktadan aktif olarak kullanılıyor. Gemiden mal boşaltılıyor, çiftçiden mal alınıyor ve ürünler dışarıya satılıyor. Üç fonksiyon 5-6 kişi ile yapılıyor. Temizlik hiçbir şekilde yapılamıyor. Filtre sistemi çalışmıyor, her yer toz. Bu da yetmezmiş gibi asıl olayın patlak verdiği yer ateşli işe izin veriliyor ve patlama meydana geliyor. İfadelerinde yeterli sayıda personel olmadığı için kimseyi görevlendiremediklerini söylüyorlar.”

“Olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz”

Avukat Yaprak Gülen Şahin Karakuş ise, “Biz en başından beri olayın olası kast çerçevesinde değerlendirilmesini istiyoruz. Bu tarz toplumsal olaylarda talepler bu şekilde oluyor ama neticeler çok da umulduğu gibi olmuyor. Biz gene de umudumuzu kaybetmedik. Yargılamalar uzun sürüyor ancak eninde sonunda adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Bizi üzen şey sanıklardan bir kişi bile duruşmada yoktu. Gerçek anlamda hayal kırıklığıydı. Olayın en başından beri kurumun tavrı daima hiçbir şekilde sorumluluklarının ya da kusurlarının olmadığı yönünde. Bu noktada mahkemenin adil bir karar vereceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

İzmit Tren Garı asansörü için yeni süreç başlıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “İzmit Gar Asansör Yapım İşi” için 10 Şubat 2025 tarihinde yaptığı ikmal ihalesine geçerli teklif gelmedi. Söz konusu ikmal ihalesinin yeniden yapılması için süreç yeniden başlatıldı.

 

İHALE SÜRECİ YENİDEN BAŞLADI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların İzmit Tren Garı’na rahat bir şekilde ulaşabilmesi amacıyla Cumhuriyet Bulvarı ile Ruşen Hakkı Caddesi’ni bağlayan lokasyonda modern bir asansör yaptırıyor. Hatırlanacağı üzere Büyükşehir, 24 Mayıs 2024’te ihalesi yapılan işin yer teslimini yüklenici firmaya 31 Mayıs 2024 tarihinde yapmış ancak saha denetim ve incelemelerde iş programının gerisinde kalındığı belirlenmişti. Bu nedenle de yüklenici firmanın sözleşmesinin feshedildiği bildirilmişti.

 

FİRMAYA CEZA KESİLDİ

Asansör işini yapan yüklenici firmaya gecikmeli çalışma cezası olarak 140.151,75 TL., teknik personel bildirimlerini geç ve hiç yapmamasından dolayı da 398.000,00 TL olmak üzere toplamda 538.151,75 TL ceza uygulandı.

 

İHALE YENİDEN YAPILACAK

İşin tamamlanması için 10 Şubat 2025 tarihinde ikmal ihalesi yapıldı ancak geçerli teklif gelmediğinden ötürü ihale gerçekleştirilemedi. Büyükşehir Belediyesi işi tamamlamak için yeni ikmal ihalesi yapılması için çalışmalarını başlattı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

İzmit Tren Garı asansörü için yeni süreç başlıyor

İzmit Tren Garı’na ulaşımın rahat sağlanması için garın karşısına yaptırılacak asansör yapımında yeni ihale süreci başlayacak.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların İzmit Tren Garı’na rahat bir şekilde ulaşabilmesi amacıyla Cumhuriyet Bulvarı ile Ruşen Hakkı Caddesi’ni bağlayan lokasyonda modern bir asansör yaptırıyor. Büyükşehir, 24 Mayıs 2024’te ihalesi yapılan işin yer teslimini yüklenici firmaya 31 Mayıs 2024 tarihinde yapmış ancak saha denetim ve incelemelerde iş programının gerisinde kalındığı belirlenmişti. Bu nedenle de yüklenici firmanın sözleşmesinin feshedildiği bildirilmişti. Asansör işini yapan yüklenici firmaya gecikmeli çalışma cezası olarak 140.151,75 TL, teknik personel bildirimlerini geç ve hiç yapmamasından dolayı da 398.000,00 TL olmak üzere toplamda 538.151,75 TL ceza uygulandı. İşin tamamlanması için 10 Şubat 2025 tarihinde ikmal ihalesi yapıldı ancak geçerli teklif gelmediğinden ötürü ihale gerçekleştirilemedi. Büyükşehir belediyesi işi tamamlamak için yeni ikmal ihalesi yapılması için çalışmalarını başlattı.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Büyükşehir’de yapay zeka dönemi başlıyor

Büyükşehir, akıllı şehircilikte de örnek bir kent olmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda vatandaş odaklı hizmet kalitesini artırmak için “Yapay Zekâ Tanıtım” toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda akıllı şehircilik, dijitalleşme ve yapay zekânın tüm detayları konuşuldu.

 

TOPLANTIYA ÜST DÜZEYDE KATILIM SAĞLANDI

Akıllı şehircilikte örnek bir şehir olmak için çalışmalarını sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, dijitalleşmeden sonuna kadar faydalanarak vatandaşların hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Yaşam standardı ve kalitesini arttırmak için önemli çalışmalar yürüten Büyükşehir Belediyesi, “Yapay Zekâ Tanıtım” toplantısı gerçekleştirdi. Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Kocaeli Üniversitesi akademik personellerinin danışmanlığında gerçekleşen toplantıya; Büyükşehir, İSU, İSAŞ, İZAYDAŞ ve UlaşımPark yöneticileri katılım sağladı.

 

YAPAY ZEKÂ İLE VATANDAŞ MEMNUNİYETİ ARTACAK

Vatandaşların cep telefonu üzerinde geliştirilen uygulamalar ile belediye hizmetlerine daha kolay ulaşıldığının anlatıldığı toplantıda bu uygulamaların iş ve işlemlerinin gerçekleştirebildiği örnekler ile gösterildi. Belediyeye ait uygulamalar ile toplanan verilerin server ve storagelerde saklandığının belirtildiği toplantıda çağın yakıtının veri olduğu, yapay zeka için de veri setlerinin önemli olduğu katılımcılara aktarıldı. Büyükşehir’in yapay zekâ ile bu verilerden bilgilere ulaşılacağı ve bu bilgiler ile vatandaş memnuniyetinin artacağı vurgulandı.

 

“KOCAELİ’Nİ AKILLI ŞEHİRCİLİKTE ÖN PLANA ÇIKARACAĞIZ”

Akıllı şehircilik kapsamında Kocaeli’ni ön plana çıkarmak için çalıştıklarını kaydeden Bilgi İşlem Dairesi Başkanı İsmail Gülsoy, ”Daire başkanlıkları, İSU ve tüm iştirakler ile bir araya gelerek yapay zekâ uygulamalarını kullanmayı amaçlıyoruz. Dijitalleşmeden sonuna kadar faydalanarak, vatandaşımızın hayatını kolaylaştırmak, yaşam standardı ve kalitesini arttırmak için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

 

DOĞRU, HIZLI KARAR ALMADA ETKİLİ OLACAK

Yapay Zekânın aynı zamanda sadece vatandaş için değil, belediye personelleri ve yöneticilerin doğru, hızlı ve zamanında karar almalarını sağlayacağını belirten Gülsoy, “Belediyelerin iş süreçlerini de doğrudan ilgilendiren yönetim ve karar destek süreçleri ile bilgi sistemlerini güçlendirebilme yetkinliğine sahiptir. İşte tam da bu noktada mevzuat gerekliliklerinin veya zorunluluklarının ya da risklerinin yöneticiye raporlanması, mevzuat içinde alternatif yol haritalarının veya doğru karar almaya yarayacak veri kütüphanelerinin ya da algoritmalarının oluşturulması gibi yönetimsel fonksiyonları yapay zekâ ile desteklemeyi hedefliyoruz” dedi.

 

YAPAY ZEKÂ TOPLANTILARI DEVAM EDECEK

Akıllı şehircilik, dijitalleşme ve yapay zekânın tüm detaylarının konuşulduğu toplantı sonunda Gülsoy, yapay zeka tanıtım toplantılarının Kocaeli Üniversitesi ve Teknopark danışmanlığında, İSU ve diğer iştirakler ile devam edeceğini belirtti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
EKONOMİ Tüm Ekonomi Haberleri

Faturalab ve RAKBANK, Körfez’de Tedarik Zinciri Finansmanını Dönüştürmek İçin Güçlerini Birleştirdi

Tedarik zincir finansmanı alanında lider fintek şirketi Faturalab, Birleşik Arap Emirlikleri’nde RAKBANK ile iş birliğine giderek Körfez pazarına stratejik bir giriş yaptı.

Bu kapsamda BAE’li şirketler tedarik zincir finansman ihtiyaçlarını Faturalab’in teknolojisi, bilgisi ve deneyimi ile RAKBANK’tan sağlayabilecek.

 

Tedarik zinciri çözümleri lideri Faturalab, Körfez’in güçlü finans kuruluşlarından RAKBANK ile stratejik bir ortaklık kurdu. Bu kapsamda Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki işletmeler tedarik zinciri finansmana daha kolay ulaşabilecekler. Hayata geçen iş birliği ile Faturalab ilk yurt dışı yatırımını Körfez bölgesine yapmış oldu. Aynı zamanda RAKBANk ile gerçekleşen anlaşma Faturalab’in uluslararası büyümesinde önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. 

Finansal verimliliği artıracak

Dört yılı aşkın süredir Türkiye’de pek çok kuruluşa tedarik zincir finansmanı alanında önemli faydalar sağlayan Faturalab, bu anlaşmayla beraber ileri düzey dijital teknolojilerini ve analitik yetkinliklerini RAKBANK’ın toptan bankacılık operasyonlarına entegre ederek BAE’li kuruluşların finansal gelişiminde önemli rol üstlenmeyi planlıyor. İşbirliği ile finansal verimlilik artarken, tedarik zinciri finansmanını daha akıcı hale gelmesi ve BAE’deki işletmelere önemli avantajlar sunulması hedefleniyor. 

Dubai’deki Global Trade Review (GTR) etkinliğinde 18 Şubat’ta gerçekleşen imza törenine RAKBANK Toptan Bankacılık Grubu Ürünler Genel Müdürü Vikas Suri, RAKBANK Nakit Yönetimi ve Ticaret Finansmanı Bölüm Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Ehsaan Uddin Ahmed, Faturalab Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Saruhan Doğan ile Supply Chain Technologies Ltd. Kurucu Ortağı Ahmet Bekce katıldı.

Yenilikçi teknolojileri benimsiyoruz

Anlaşmayla ilgili konuşan RAKBANK Toptan Bankacılık Grubu Ürünler Genel Müdürü Vikas Suri, “RAKBANK olarak dijital dönüşüme olan bağlılığımız, toptan bankacılık müşterilerimize hizmet verme şeklimizin merkezinde yer alıyor. Yenilikçi teknolojileri benimseyerek iş süreçlerimizi yeniden tanımlıyor ve daha hızlı, daha verimli finansman çözümleri sunuyoruz. Faturalab ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, sektördeki gelişmelere öncülük etme ve küresel ticaretin değişen ihtiyaçlarını karşılama stratejimizin önemli bir yansımasıdır” dedi.

Tedarik zincir süreçleri kolaylaştırılacak

Gerçekleşen iş birliğinin önemine değinen RAKBANK Nakit Yönetimi ve Ticaret Finansmanı Bölüm Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Ehsaan Uddin Ahmed, şöyle konuştu: “Ticaret finansmanı çözümlerimiz, kurumsal müşterilerimize finansal operasyonları üzerinde daha fazla kontrol ve netlik sağlama hedefiyle şekilleniyor. Faturalab ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, tedarik zinciri süreçlerini basitleştiren ve operasyonel şeffaflığı artıran ileri düzey araçlar sunarak, ticaret işlemlerinin daha güvenli ve sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesine katkıda bulunuyor.”

Küresel ticarette daha yüksek verimlilik sağlanacak

Dijital inovasyonun gücünü anlayan RAKBANK ile güçlerini birleştirmekten mutlu olduklarını kaydeden Faturalab Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Saruhan Doğan, “Rakbank dijital inovasyonu stratejik önceliği yapmış bir banka. RAKBANK ile güçlerimizi birleştirmekten büyük heyecan duyuyoruz. Yenilikçi teknolojilerimizi Türkiye’den sonra şimdi de Dubai’de tedarik zinciri finansmanı alanında müşterilerimizin kullanımına sunuyoruz. Alıcılar tedarikçilerinin taleplerini, limitlerini ve vadelerini tek bir platform üzerinden dijital olarak yönetebilecek; böylece hem vadelerini optimize edebilecek hem de tedarikçilerine ek finansman desteği sağlayarak daha avantajlı tedarik koşullarına ulaşabilecekler. Bankalar için ticaretin doğrudan finansmanına aracılık etme imkânı tanıyan Faturalab teknolojisinin, Birleşik Arap Emirlikleri’nde de Türkiye’de olduğu gibi yoğun talep göreceğini öngörüyoruz. Dubai’den başlayarak dünya genelinde tedarik zinciri finansmanı süreçlerini sadeleştirmek, şeffaflığı artırmak ve işletmelere daha yüksek verimlilikle küresel ticaret yapabilme fırsatı sağlamayı amaçlıyoruz.” dedi.

 

İşletmelere yeni standartlar sunacağız

Ahmet Bekce ise Supply Chain Technologies Ltd. adına şunları söyledi: “Bölgeye en yeni tedarik zinciri çözümlerini sunmak için böylesine vizyoner bir iş birliğinin parçası olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dijital yetkinliklerimizi RAKBANK’in üst düzey platformu ile entegre ederek, işletmelere şeffaflık ve verimlilik açısından yeni bir standart sunacak bir ortaklık oluşturuyoruz.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Zabıta ekipleri Ramazan ayı öncesi göz açtırmıyor

Darıca Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı öncesi ilçedeki market, kasap ve fırınlarda, kalite, fiyat ve hijyen denetimi yaptı.

Ekipler, vatandaşı yanıltacak fiyat farklılıklarının önüne geçmek için reyonlarda yer alan ürünlerin etiket fiyatıyla, aynı ürünün kasadaki fiyatını kıyasladı. Ürünlerin son kullanma tarihlerini kontrol eden ekipler, unlu mamul üretimi yapan işletmelerde hijyen şartlarından genel temizliğe, gramajdan gıdaların muhafaza şartlarına ve çalışan personelin kıyafetlerine kadar birçok noktayı denetledi. Denetimler sırasında işletmecilere uyulması gereken kuralları hatırlatan zabıta ekipleri, işyeri açma ve çalıştırma yönetmeliğine ilişkin gerekli şartlarda eksikliği bulunan iş yerlerine cezai işlem uyguladı.

Ramazan alışverişi yapacak vatandaşların herhangi bir mağduriyet yaşamaması için denetimleri sıklaştırdıklarını kaydeden Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, “Vatandaşlarımızın Ramazan Ayı’nda yapacakları alışverişin kalitesini artırmak ve fahiş fiyatların önüne geçmek için zabıta ekiplerimiz denetimlerini artırdı. Vatandaşlarımızın ramazan süresince, güvenli ve huzurlu şekilde alışveriş yapabilmeleri için ekiplerimiz, ilçe genelinde sürekli denetimler gerçekleştiriyor. Söz konusu denetlemelerde azami hassasiyet gösteriliyor. Bu kapsamda market ve pazar yerlerinde genel temizlik, ruhsat, gramaj, etiket konularına dikkat ediliyor. Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmeleri için belediye olarak çalışmalarımıza titizlikle devam edeceğiz” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Türkiye, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil oldu

Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri açılış programında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Program kapsamında, ülkemiz sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümünde önemli rol üstlenecek 5 konsorsiyum Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil oldu. Bunun yanında 4 konsorsiyum da mükemmeliyet mührü almaya hak kazandı” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Bilişim Vadisi’nde düzenlenen Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (ADİM) açılış programına katıldı. Programda konuşan Bakan Kacır, bugün Avrupa Birliği ile bilim, teknoloji ve inovasyon alanındaki güçlü iş birliğini daha da ileriye taşıyacak önemli bir adımın daha atıldığına dikkat çekerek, program vesilesiyle Avrupa Birliği ile ortak hedeflerin yeniden belirlenerek, eşgüdüm halindeki çalışmaların pekiştirileceğini ifade etti.

“Dünya yeniden şekilleniyor”

Dünyanın, hiç olmadığı kadar büyük bir dönüşüm ve değişim rüzgarıyla yeniden şekillendiğini dile getiren Bakan Kacır, “Baş döndürücü hızla gelişen teknolojiler, küresel güç dengelerini ve rekabet faktörlerini yeniden tanımlıyor. Sosyal hayattan iş süreçlerine, üretim modellerinden tüketici davranışlarına kadar her alanda dinamikleri de kökten değiştiriyor. Artık makinelerin nesnelerin interneti sayesinde birbiriyle iletişim kurduğu, yapay zeka ve büyük veri analitiğiyle üretim süreçlerini otomatik olarak optimize ettiği bir dönemde yaşıyoruz. İnsansız üretim gerçekleştiren karanlık fabrikaların ütopik bir hayal olmaktan çıkıp, endüstriyel üretimin yeni normallerinden biri haline geldiğini söylememiz mümkün. Dijital devrim olarak nitelendirilen bu gelişmeler, daha verimli iş süreçleriyle yüksek kaliteli ürün ve hizmet imkanı sunarken, düşük maliyetli iş gücünü de rekabet avantajı olmaktan çıkarıyor” dedi.

“Dijital dönüşümü çok boyutlu şekilde ele alıyoruz”

Mevcut tabloyu ve trendleri doğru okuyan ülkelerin rekabet güçlerini artıracaklarını aktaran Kacır, “Değişime ayak uyduramayanlar ise üretim kabiliyetlerini kaybedecek. Bizler bu büyük değişim ve dönüşüm dalgasını, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda ülkemizi katma değerli üretim ve teknoloji geliştirmede dünyada hak ettiği konuma taşımak için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, sunduğumuz finansman destekleri ve teşviklerle, nitelikli insan kaynağı ve altyapı gibi hususlarda güçlü bir mekanizma kurgulayarak, dijital dönüşümü çok boyutlu şekilde ele alıyoruz. Sanayimizin dijitalleşme sürecini hızlandıran, işletmelerimize rehberlik eden bir kurum olma misyonuyla hareket ediyoruz. Şüphesiz, firmalar için dijital dönüşüm yolculuğu, mali zorlukların yanında yetkinlik eksikliği ve dijital dönüşüme nereden ve nasıl başlanacağına dair belirsizlikler ile karmaşık hale gelebiliyor” diye konuştu.

“300 milyon avro kaynağı KOBİ’lerimizin dijital dönüşüm projelerine sunuyoruz”

Firmaların karşılaştığı güçlükleri bertaraf etmek adına geçen aylarda Dijital Dönüşüm Destek Programını hayata geçirdiklerini vurgulayan Bakan Kacır, “Programımızın ilk aşamasında, firmaların mevcut dijital olgunluk seviyelerini baz alarak ihtiyaç ve ölçeklerine uygun, kapsamlı bir yol haritası oluşturmalarını ve buna uygun şekilde yatırım ihtiyaçlarını tespit etmelerini bekliyoruz. Kapsamı, hedefi ve niteliği açısından değerlendirdiğimiz yatırımları öncelikli teşvik uygulamamız çerçevesinde destekliyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından sağladığımız 300 milyon avro kaynağı KOSGEB finansman desteğiyle KOBİ’lerimizin dijital dönüşüm projelerine sunuyoruz. İşletmelerimizin dijital dönüşüm kapsamında finansman ihtiyaçlarını karşılayan programlarla birlikte, verimliliklerini ve rekabet güçlerini artıracak modern altyapılar oluşturmak üzere önemli adımlar attık. Büyük veri ve yapay zeka araştırmalarını desteklemek üzere, 35 bin dizüstü bilgisayara eşdeğer güçte olan süper bilgisayarımız ARF’ı devreye aldık. Ayrıca EuroHPC Ortak Girişimi üyeliğimiz sayesinde, dünyanın 8. en güçlü süper bilgisayarı MareNostrum 5’e doğrudan erişim imkanına da sahibiz. Sanayimizi yalın üretimle buluşturan ve mevcut iş gücümüzü Dördüncü Sanayi Devrimi’ne uygun yetkinliklerle donatan model fabrikalarımızın sayısını 10’a çıkardık. Önümüzdeki süreçte ise Kocaeli, Denizli, Trabzon, Malatya, Sakarya ve Tekirdağ’da 6 yeni model fabrika daha kuracağız” şeklinde konuştu.

“7 bin 300’den fazla projeye 33,2 milyar lira destek sağladık”

TÜBİTAK’ın sanayiye yönelik destek programları kapsamında, dijital dönüşüm alanında 7 bin 300’den fazla projeye 33,2 milyar lira destek sağladıkları bilgisini veren Bakan Mehmet Fatih Kacır, “Yüksek teknoloji yatırımları için Ar-Ge’den seri üretime uçtan uca bütüncül bir destek mekanizması sunan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’mızın dijital dönüşüm çağrısıyla 22,8 milyar lira yatırımı harekete geçirdik. Ülkemiz tarihinin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30 kapsamında, hiper ölçekte veri merkezleri ile endüstriyel robotik sistemler başlıklarında çıkacağımız yeni çağrılarla, yerli teknoloji ekosistemimizi güçlendirecek stratejik yatırımları teşvik etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“4 konsorsiyum da mükemmeliyet mührü almaya hak kazandı”

Bakan Mehmet Fatih Kacır, yüksek başarımlı hesaplama ve yapay zeka gibi alanlarda stratejik altyapıların kurulumuna ve bu alanlarda ihtiyaç duyulan insan kaynağının yetiştirilmesine finansman sağlayan “Dijital Avrupa Programı”na katıldıklarına dikkat çekerek, “Ülkemizin 2023 yılında bu programa katılımı sonucunda sanayicilerimiz, girişimcilerimiz, üniversitelerimiz program kapsamında kurulan kritik altyapılardan faydalanma imkanına kavuştular. Avrupa Komisyonu tarafından açılan çağrılara başvurmaya hak kazandılar. Bugüne kadar ülkemizden 68 kurum ve kuruluş 14 milyon avroluk fona erişim elde etti. Tabii Dijital Avrupa Programının en önemli bileşenlerinden biri de Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri. Yetkin insan kaynağıyla, test ve araştırma altyapısıyla donatılmış bu merkezler, yalnızca Avrupa genelinde sanayi, KOBİ’ler ve kamu kurumlarına dijital dönüşüm desteği sağlamakla kalmayacak, oluşturacakları iş birliği ağıyla farklı ülkelerdeki merkezler ve dijital altyapılar arasında etkin bir entegrasyon sağlayacak. Program kapsamında, ülkemiz sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümünde önemli rol üstlenecek 5 konsorsiyum Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil oldu. Bunun yanında 4 konsorsiyum da mükemmeliyet mührü almaya hak kazandı. Bu vesileyle, başarılarından ötürü ADİM’lerimizi tebrik ediyorum” diye konuştu.

Bakan Kacır, konuşmasına şöyle devam etti:

“ADİM’lerimiz; hazır giyim, tekstil, alüminyum, beyaz eşya, otomotiv, makine ve tarım gibi ülkemiz açısından öncelikli sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerimizin yapay zeka, bulut bilişim, yüksek başarımlı hesaplama gibi ileri dijital teknolojileri iş süreçlerine entegre etmelerinde yol gösterici bir rol üstlenecek. Yatırım öncesi test, prototipleme ve finansmana erişim desteği sağlayacak. Bin 500 işletmenin dijital olgunluk değerlendirmesini gerçekleştirerek bu firmalara dijital dönüşüm yol haritaları hazırlayacak. Mentörlük ve danışmanlık desteği sunacak. Merkezler, aynı zamanda Avrupa’da kurulan süper bilgisayarlar, yapay zeka fabrikaları, yapay zeka test ve deney tesisleri ve veri merkezleri gibi dijital altyapılara erişimde KOBİ’lerimize ve araştırmacılarımıza rehberlik edecek. Teknik uzmanlık, yatırım öncesi test, beceri geliştirme, finansmana erişim ve ağ oluşturma gibi alanlarda hizmet sunacak olan ADİM’lerin, Türkiye’nin Dijital Avrupa Programı ve diğer uluslararası inisiyatiflerdeki başarısını daha ileriye taşıyacak önemli birer ara yüz olacağına inanıyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sanayimizin üretim alt yapısını katma değerle, yüksek teknolojiyle besleyip güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Ülkemizin dünyanın önde gelen teknoloji üretim merkezleri arasında yer almasını sağlayacak hamleleri tek tek hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Dijital Avrupa Programı ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri kapsamında hayata geçirdiğimiz projeler işte bu vizyonun bir nişanesidir.”

Programda, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil olan firmalara plaket takdim edildi.

Programa, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanvekili Yusuf Tancan, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Hans Ossowski, Avrupa Birliği Teknolojik Egemenlik, Güvenlik ve Demokrasiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, Gebze Jandarma Komutanı Üsteğmen Muharrem Poyrazoğlu ve davetliler katıldı.

Kategoriler
TEKNOLOJİ Tüm Teknoloji Haberleri

Yapay Zekalı Yandex Arama ile geliştirilen Yandex Maps, bir milyondan fazla lokasyon, interaktif rehberler ve daha fazlasını sunuyor

Bir teknoloji şirketi olan Yandex Türkiye, popüler navigasyon ve keşif uygulaması Yandex Maps’in kapsamlı bir şekilde güncellendiğini duyurdu. Güncellemelerle birlikte; yeni keşif seçenekleri, sürücüler ve yayalar için gelişmiş navigasyon, genişletilmiş toplu taşıma kapsamı, kapalı alan haritaları ve Yandex’in yeni arama ürünüyle desteklenen konum açıklamaları sunuluyor.

 

Yandex Maps’in yerel ihtiyaçlara göre uyarlanmış özelliklerle güncellenmesinin ötesinde, Yapay Zekalı Yandex Arama ile kusursuz bir şekilde entegre edilerek daha bağlantılı bir dijital ekosisteme doğru bir adım atıldığını belirten Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy, “Duyurulan diğer gelişmelerin yanı sıra atılan bu adım ile Yandex Türkiye, Türkiye’nin dijital pazarındaki varlığını güçlendirme ve sürekli olarak yerel ihtiyaçlara uygun ürün ve hizmetler sunarak uzun vadeli, güvenilir bir iş ortağı olma konusundaki kararlılığını daha da pekiştiriyor” dedi.

 

Faydalı Özetler, Şehir Rehberleri ve İşletme Listeleri

 

Yandex Maps kullanıcıları artık uygulamadan çıkmadan yerel işletmeler ve turistik noktalar hakkında daha fazla bilgi edinebiliyor. Ayrıca Yandex Maps, şu anda 250.000’den fazla konum için Yazeka’nın yapay zeka destekli özetlerini sunuyor. Bu özetler, her yer hakkında genel bir değerlendirme ve öne çıkan noktaları içeriyor Liste; İstanbul’daki Topkapı Sarayı ve Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi gibi yerel otantik noktalar ile İzmir’deki özel kültür galerisi Arkas Sanat Merkezi ve daha birçok mekânı kapsıyor.

 

Buna ek olarak, Yandex Maps kullanıcıları artık daha fazla yeni restoran, bar, mağaza ve diğer yerel işletmeleri de keşfedebiliyor. Son güncellemeyle birlikte listeye İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır, Gaziantep, Kayseri, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve diğer şehirler dahil olmak üzere 1.250.000 yeni işletme eklendi. Önümüzdeki aylarda ise Bursa, Kocaeli, Konya, Sakarya ve Tekirdağ’da da daha fazla işletme sisteme dahil edilecek.

 

Yandex Maps ayrıca Ankara, Antalya, İstanbul ve İzmir için toplam 32 şehir rehberi sunmaya başladı. Türkçe, İngilizce ve Rusça dillerinde erişilebilen bu rehberler; ülke genelindeki turistik noktalardan, gizli kalmış hazinelere kadar birçok detaylı bilgi içeriyor. Öneriler ise keşif deneyimini zenginleştirmek ve farklı ilgi alanlarına hitap etmek için tasarlandı. İster Antalya’daki en iyi kahvaltı mekânlarını, ister Adana’daki taze ürünleri bulabileceğiniz pazarları ya da İstanbul’daki güzel sanatlar galerilerini arıyor olun, tüm rehberleri görmek için uygulamayı açıp ekranın sol alt köşesindeki “Rehberler” butonuna tıklamanız yeterli oluyor.

 

Güncellenmiş sokak görünümü, gelişmiş yol detayları, deniz ulaşım rotaları, kapalı alan haritaları ve daha fazlası

 

Yandex Maps, İstanbul’daki 44.000 km yolu güncelleyerek trafik ışıkları ve hız sınırı işaretleri gibi önemli ayrıntıları ekledi ve hem sürücüler hem de yayalar için daha sorunsuz bir seyahat deneyimi sağladı.

 

Uygulamaya 2.000’den fazla güzergâh ve 51.000 otobüs durağı eklenerek toplu taşıma kapsamı da genişletildi. Buna ek olarak, İstanbul’da 38, İzmir’de ise 13 deniz ulaşım rotası da haritalandırıldı ve böylece kullanıcıların şehirler arasında çok yönlü seyahat planlaması yapmaları kolaylaştırıldı.

 

Ayrıca, Yandex Maps artık Türkiye’nin büyük metropollerindeki sokak görünümlerini güncel görüntülerle birlikte sunuyor. Bu görüntüler, bölgeyi sanal olarak gezme imkânı sağlarken; önceden rota planlamak, doğru girişi bulmak veya sadece evden çıkmadan bir mahalleyi keşfetmek için de kullanılabiliyor. Şirketin özel araçları, İstanbul’da yaklaşık 12.500 km, Ankara’da ise 4.000 km yol kat ederek benzersiz sokak görüntüleri elde etti.

 

Navigasyonu daha da kolaylaştırmak için İstanbul, İzmir ve Ankara’daki yarım milyon popüler destinasyon için otomatik varış noktaları eklendi. Bu özellik, kullanıcıları doğrudan ana girişlere, teslimat noktalarına veya ulaşım merkezlerindeki otoparklara yönlendiriyor. Örneğin, İstanbul Havalimanı’na giderken kullanıcılar artık rotalarını doğrudan giriş-çıkış kapılarının bulunduğu bölgelerde belirlenen 10 noktadan birine göre planlayabiliyor.

 

Ayrıca, İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya’daki 110 alışveriş merkezi ve beş büyük havalimanı için detaylı kapalı alan haritaları da kullanıma sunuldu. Bu önemli yenilik, kullanıcıların büyük kompleksler içinde belirli mağazaları, çıkış kapılarını ve önemli tesisleri hızlıca bulmalarını sağlıyor. Bu navigasyon odaklı iyileştirmelerin tümü, Yandex Navi uygulamasında da bulunuyor.

 

İşletmeleri destekleyerek topluluklarla etkileşim kuruyor

 

Yandex Maps, yerel işletme sahipleri ve girişimciler için ek bir avantaj sunarak şirketlerini business.yandex.com.tr üzerinden ücretsiz olarak listelemelerine olanak tanıyor. Bu özellik, sadece bireysel kullanıcılara değerli bilgiler sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Türk işletmelerinin görünürlüklerini artırarak daha fazla müşteri çekmelerine yardımcı oluyor. İşletme sahipleri, şirketlerini listeledikten sonra profillerini ek bilgi ve fotoğraflarla kolayca güncelleyebiliyor ve müşteri geri bildirimlerine yanıt verebiliyor. Geçtiğimiz yıl boyunca, Yandex Maps’e eklenen KOBİ sayısı %24 oranında artış gösterdi.

 

Tüm bu yenilikler, Yandex Türkiye’nin navigasyon hizmetlerini kullanan aylık 4,5 milyondan fazla kullanıcı için şehir keşif deneyimini geliştirmeyi hedefleyerek, sezgisel ve duyarlı navigasyon konusunda yeni bir dönüm noktası oluşturuyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version