Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Akarca Yaya Köprüsü’ne engelli rampası

Büyükşehir Belediyesi, Yahya Kaptan Mahallesi Akarca Köprüsü’nde yapımı tamamlanan 2 adet engelli rampasını vatandaşın hizmetine sundu

 

Büyükşehir vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştırıyor;

Akarca Yaya Köprüsü’ne engelli rampası

 

Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde ulaşımı daha kolay ve güvenli hale getiriyor. Bu kapsamda İzmit Yahya Kaptan Mahallesi’nde hizmete sunulan Akarca Yaya Köprüsü’ne yapılan iki adet engelli rampası köprüye olan erişimi kolaylaştırdı.

 

GÜVENLİ VE KONFORLU YAYA ULAŞIMI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, şehirdeki yaya ulaşımını kolaylaştırmak ve güvenli hale getirmek için önemli adımlar atıyor. Özellikle engelli bireyler ve yaşlılar için erişilebilirlik sağlayan projelerle vatandaşların günlük yaşamlarının kolaylaştırılması hedefleniyor. Bu kapsamda yeni yapılan yaya köprüleri ve engelli rampaları, Kocaeli’ndeki ulaşım altyapısının modernize edilmesine katkı sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde güvenli ve konforlu yaya ulaşımını artırmaya yönelik projelerini hızla hayata geçirmeye devam edecek.

 

ENGELLİ RAMPASI İLE KOLAY ERİŞİM

Bir süre önce İzmit ilçesi Yahya Kaptan Mahallesi’nde bulunan Akarca Deresi üzerine yaya köprüsü inşa eden Büyükşehir, Yağmur Sokağın karşısındaki yeni yaya köprüsüne iki adet engelli rampası yaptı. Yuvam Akarca ve Otogar tarafındaki araç köprülerinin ortasında yer alan ve bölgedeki vatandaşların daha kısa sürede ulaşım sağlamalarına imkân tanımak için inşa edilen köprüye karşılıklı iki adet yaya rampasının da kısa sürede yapılması vatandaşların memnuniyetini kazandı. Rampalar; engelli vatandaşlar, yaşlılar ve çocuk arabasıyla seyahat eden aileler için büyük kolaylık sağlıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
BELEDİYELER Körfez Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

İSU’dan Dijital Hizmet Kolaylığı: İSU ve Körfez Belediyesi Arasında Protokol İmzalandı

İSU Genel Müdürlüğü ile Körfez Belediyesi arasında d-İmar sistemine entegrasyonun sağlanması amacıyla protokol imzalandı. İmzalanan protokol ile vatandaşlar veya şirket yetkilileri, yeni yapı ruhsatı alırken ‘Su ve Kanalizasyon Durum Belgesi’ ile ‘Sıhhi Tesisat Onay Belgesi’ni şubeye gitmeden internet üzerinden alabilecek.

İSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VE KÖRFEZ BELEDİYESİ ARASINDA PROTOKOL İMZALANDI
İSU Genel Müdürlüğü, kent genelinde gerçekleştirdiği yeni altyapı yatırımlarıyla beraber yenilikçi ve sürdürülebilir hizmet anlayışıyla vatandaşlara kolaylık sağlayacak birçok projeyi de hayata geçiriyor. Daha önce Darıca Belediyesi ile İSU arasında imzalanan “e-İmar sistemi entegrasyonunun sağlanması protokolü” bu kez Körfez Belediyesi ile imzalandı. İSU Genel Müdürü Ali Sağlık ile Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt arasında, ‘Dijitalde Hayat Kolay Projesi’ kapsamında geliştirilen d-İmar sistemine entegrasyon sağlanarak fiziksel belge gerekmeden ‘Su ve Kanalizasyon Durum Belgesi’ ile ‘Sıhhi Tesisat Onay Belgesi’nin dijital ortam üzerinden temin edilmesi için protokol imzalandı.

D-İMAR SİSTEMİ İLE VATANDAŞLARIN İŞİ KOLAYLAŞTI
Başvuru sahipleri, geçmişte “Su ve Kanalizasyon Durum Belgesi”ni alabilmek için İlçe Şube Müdürlüklerine bizzat giderek belgeyi temin edip ardından ilgili belediyeye sunmak zorundaydı. Ancak, başvuru sürecini kolaylaştırmak amacıyla imzalanan protokol sayesinde İSU Genel Müdürlüğünün Körfez Belediyesinin d-İmar sistemine entegrasyonu sağlanarak bu süreç tamamen dijital hale getirildi. Böylece vatandaşlar, belgelerini internet üzerinden kolayca temin edebilirken hem zaman kaybının önüne geçildi hem de kâğıt israfı azaltıldı.

GENEL MÜDÜR ALİ SAĞLIK: “İSU’YA GELMEDEN RUHSAT ALINABİLECEK”
İSU Genel Müdürlüğünde imzalanan protokol sonrası açıklamalarda bulunan İSU Genel Müdürü Ali Sağlık: “Bugün burada, vatandaşlarımıza daha hızlı ve etkin hizmet verecek önemli bir adımı atıyoruz. Kurum olarak inşaat izinlerinde, su ve kanalizasyon durum belgesi verme zorunluluğumuz bulunuyor. Ancak, vatandaşlarımız bu belgeyi almak için Körfez Belediyesi ve İlçe Şube Müdürlükleri arasında gidip gelmek zorunda kalıyordu. Bu durumu ortadan kaldırmak, işlemleri daha hızlı ve verimli ve etkin hale getirmek amacıyla d-İmar uygulamasına geçtik. Böylece, tüm Körfez halkına daha kolay hizmet sunmayı hedefliyoruz. Bu protokolün, halkımıza hayırlı olmasını diliyorum.” şeklinde konuştu.

TÜM İLÇE BELEDİYELERİNİN SİSTEME DÂHİL OLMASI HEDEFLENİYOR
2024 yılında, Kocaeli genelinde ‘Su ve Kanalizasyon Durum Belgesi’ ile ‘Sıhhi Tesisat Onay Belgesi’ için İSU Genel Müdürlüğüne toplam 3.938 başvuru yapıldı. İlk olarak Darıca Belediyesi ile imzalanan protokolün ardından, Körfez Belediyesi de protokol imzalayan ikinci belediye oldu. Abonelik öncesinde alınması gereken ‘Su ve Kanalizasyon Durum Belgesi’ ile ‘Sıhhi Tesisat Onay Belgesi’nin dijital ortamda temin edilebilmesi için diğer ilçe belediyeleriyle entegrasyon süreçleri devam ediyor. İlgili belediyeler, İSU Genel Müdürlüğü ile iş birliği yaparak bu süreçleri tamamlamak ve Kocaeli genelindeki tüm vatandaşlara daha kolay hizmet sunmak amacıyla teknolojik çalışmalarını sürdürüyor. Böylece, Kocaeli genelinde yer alan tüm vatandaşlara kolaylık sunulması hedefleniyor.

BİRÇOK İŞLEM İNTERNET ÜZERİNDEN YAPILABİLİYOR
İSU Genel Müdürlüğü daha önce Kocaeli genelinde abonelere kolaylık sağlamak amacıyla birçok öncü projeyi hayata geçirmişti. Dijitalde Hayat Kolay projesi kapsamında aboneler; e-Devlet ve İSU Sanal Şube ile abonelik devir, abonelik kapama, talep – öneri, şikâyet, abone açma – kapama, fatura işlemleri, borç sorgulama, tüm arıza, ihbar ve talep işlemlerini internet üzerinden kolayca gerçekleştirebiliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

Kolay Morarma Hemofi̇li̇ Haberci̇si̇ Olabi̇li̇r

Hemofilinin ömür boyu takip edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Işık Odaman Al, “Hemofili kanda pıhtılaşma proteini olarak görev yapan faktör VIII ve faktör IX’un eksikliğidir. Kızlar taşıyıcı, erkekler ise hastadır. Hastaların üçte biri sünnet sonrası uzamış kanama şikayeti ile başvurup tanı alır. Vücutta kolay morarma, kas içi ve eklem içi kanamalar, kan alınan yerden sızıntı şeklinde uzun süren kanama, uzamış adet kanamaları, kafa içi kanaması olan hastalarda hemofili akla gelmelidir” dedi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Işık Odaman Al, 17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Işık Odaman Al, hemofilinin kanda pıhtılaşma proteini olarak görev yapan faktör VIII ve faktör IX’un eksikliği olduğunu belirterek “Hemofili A ve hemofili B olarak iki tipi vardır. Hemofili A’da eksik olan, faktör VIII’dir. Tüm hemofili hastalarının yüzde 85’ini oluşturur. Hemofili B’de ise faktör IX eksikliği mevcuttur ve hastaların yüzde 15’ini oluşturur. Hemofili kalıtsal (doğumsal) bir hastalıktır. X’e bağlı çekinik olarak kalıtılır. Yani kızlar taşıyıcı, erkekler ise hastadır. Öte yandan sonradan kazanılmış mutasyonlar da hemofili hastalığına neden olabilmektedir. Toplumdaki sıklığı hemofili A için 5 bin erkek çocukta 1 iken hemofili B için 30 bin erkek çocukta 1’dir” şeklinde konuştu.

Sünnet sonrası uzayan kanamaya dikkat

Hemofili A ve B’de klinik bulguların benzer olduğuna işaret eden Doç. Dr. Işık Odaman Al, şöyle devam etti: “Eklem ve kas içi kanamalar en sık görülen bulgulardır. Hastaların üçte biri sünnet sonrası uzamış kanama şikayeti ile başvurup tanı alır. Hastalık faktör düzeyinin kandaki seviyesine göre ağır (faktör düzeyi (yüzde 1), orta (yüzde 1-5) ve hafif (yüzde 5-40) olarak sınıflandırılır. Klinik bulgular ise hastanın yaşına, faktör düzeyine göre değişir. Ağır hemofilide bulgular daha ciddi olup yenidoğan döneminde ve erken çocukluk döneminde ortaya çıkar. Hastalar emeklemeye ve yürümeye başlama döneminde eklem içi kanamalar ile başvurur. Hafif hemofilide ise bulgular daha ileri yaşlarda, ağır bir travma ya da cerrahi işlem sonrası kanama şeklinde ortaya çıkar. Hastalığın tanısı şüphelenilen kişilerde kan faktör seviyesine bakılarak konulur. Vücutta kolay morarma, kas içi ve eklem içi kanamalar, kan alınan yerden sızma şeklinde uzun süren kanama, sünnet sonrası beklenmedik kanama, uzamış adet kanamaları, kafa içi kanaması olan hastalarda hemofili akla gelmelidir. Tanı konulmasında aile öyküsü mutlaka sorgulanmalıdır. Erken tanı konulması özellikle ağır hemofili hastalarında hayat kurtarıcıdır.”

Ciddi kanama olmadan koruyucu tedavi şart Doç. Dr. Işık Odaman Al, tedavinin esasını eksik olan faktörlerin yerine konulması olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Günümüzde plazma kaynaklı ve rekombinant olarak üretilen faktör konsantreleri mevcuttur. Ağır hemofili hastalarında ciddi kanamalar gelişmeden koruyucu tedaviye başlanmalıdır. Koruyucu tedavi hemofilinin tipine, hastanın kilosuna, kanama sıklığına ve şiddetine ve faktör düzeyine göre bireyselleştirilir. Genellikle haftada 1 olarak başlanıp, haftada 3’e kadar arttırılır. Bu tedavide amaç hastanın kan faktör seviyesini yüzde 1’in üzerinde tutmak ve ciddi kanamaların önüne geçmektir. Diğer tedavi şekli ise ‘kanadıkça’ olarak isimlendirilen hastanın kanaması olması durumunda uygulanan faktör yerine koyma tedavisidir. Faktör konsantreleri hastalara damar içi infüzyon yolu ile uygulanmaktadır. Hemofili ömür boyu takip edilmesi gereken kronik bir hastalıktır. Bu süreçte hasta ve ailesinin bilgilendirilmesi ve tedaviye uyumu çok önemlidir. Hastalar hematoloji, fizik tedavi, ortopedi hekimi, fizyoterapist, psikolog gibi bir çok disiplinden profesyonel uzmanlarca takip edilmelidir. Hastalar hastalığın ismi, ağırlık derecesi, kullandığı faktör konsantresi, takip eden merkez ve hekimin bilgilerini içeren kimlik kartları taşımalıdır. Tedavide amaç hayatı tehdit eden, ani gelişen kas içi, beyin içi kanamaların önüne geçmek olduğu kadar, uzun vadede hastaların bebeklikten, erken çocukluk, okul dönemi, ergenlik ve erişkin dönemlerine geçişte karşılaşabileceği kronik sorunları da tespit edip çözmektir. Tekrarlayan eklem içi kanamalar kısa ve uzun vadede hastaların hayat kalitesini önemli düzeyde etkilemektedir.”

Uzun dönemde sakatlığa ve psikolojik sorunlara yol açabilir Tekrarlayan kanamalarda uzun dönemde sakatlığa yol açabileceğine dikkati çeken Doç. Dr. Işık Odaman Al, “Tekrarlayan kanamalar sonucu eklem içinde inflamasyon (yangı) oluşmakta ve kısa dönemde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığına; uzun dönemde ise eklem hareket yeteneğinin kaybına yani sakatlığa neden olmaktadır. Bu tür sakatlıklar ise hastalarda fiziksel aktivitede azalmaya ve osteoporoz, obezite, sosyolojik ve psikolojik sorunlara da neden olur. Fiziksel aktivite her yaş grubunda oldukça önemlidir ve desteklenmelidir. Böylece sinir ve kas gelişimi desteklenir ve eklem hareket açıklığı artar. En çok önerilen sportif aktiviteler yürüyüş ve yüzmedir. Erken çocukluk döneminde hastaların aşıları aşı takvimine uygun olarak yapılır. Ancak kas içi yerine cilt altı uygulama tercih edilmelidir. Eğer kas içi uygulama zorunlu ise koruyucu olarak uygulanan faktör tedavisi ile aynı güne denk getirilmeli ve aşı sonrası aşı uygulanan bölgeye baskı uygulanmalıdır. Okul dönemindeki hastalar için ise okul yönetimi ve öğretmenleri hastalığın tedavisi ve acil durumlar hakkında bilgilendirilmelidir. Aile ve öğretmen iş birliği içinde olmalı ve çocuk bu dönemde psikososyal olarak desteklenmelidir. Ergenlik dönemi ise tedaviye uyumun en çok bozulduğu dönemdir. Hastalar kronik sürecin vermiş olduğu bıkkınlık, kanama ataklarının eskisi kadar sık olmaması, bağımsız olma arzusu gibi nedenler ile tedavilerini aksatabilmektedir. Son yıllarda klasik faktör uygulamalarının yanı sıra uzun yarı ömürlü faktörler, faktör VIII’ e benzer etki gösteren bisipesifik antikor (Emicizumab) ve faktör dışı tedaviler geliştirilmiştir. Emicizumab henüz ülkemizde kullanım onayı almamıştır. Gen tedavisi çalışmaları ise devam etmektedir” değerlendirmesi yaptı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version