Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan müsilajla mücadelede yeni adım

Garanti BBVA ve TURMEPA iş birliğiyle yürütülen Mavi Nefes Projesi’nin 5’inci yılında Marmara Denizi’ndeki baskıları tespit ederek iklim değişikliğine karşı dirençli hale getirmek amacıyla başlatılacak olan bilimsel projenin ilk deneme dalışı gerçekleştirildi.

Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana yürüttüğü Mavi Nefes Projesi’nde, deniz altı ekosistemini korumaya yönelik bilimsel çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen projenin Marmara ayağında, müsilajı su altı ekosisteminden uzaklaştırmaya yönelik geliştirilen temizleme tekniğinin ilk saha denemeleri Burgazada açıklarında gerçekleştirildi.

TURMEPA koordinasyonunda ve Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında gerçekleştirilen dalışta, tekniğin su sütunu ve deniz tabanı üzerindeki etkileri gözlemlendi; elde edilen bulgular bir sonraki fazın bilimsel değerlendirmelerine temel oluşturmak üzere kayıt altına alındı. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan ve ekibinin liderliğinde gerçekleştirilen deneme dalışına Garanti BBVA Su Altı Dalış Kulübü, Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, TURMEPA Genel Müdürü Semiha Öztürk ve İstanbul Üniversitesi TTO Genel Müdürü Mehmet Besim Müftüoğlu yerinde eşlik etti.

Müsilajı kaynağında temizleyen yenilikçi teknoloji

Dernek ve İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen cihaz müsilajı venturi sistemiyle hava basıncıyla temizliyor. Böylece mercanların, alglerin, deniz çayırlarının ve diğer hassas canlıların üzerini kaplayan müsilaj tabakasının fiziksel olarak uzaklaştırılması sağlanıyor. Cihaz, ekosisteme zarar vermeden biyolojik çeşitliliğin korunmasına yardımcı olacak şekilde tasarlandı. İlk denemelerde, cihazın Burgazada çevresindeki habitat üzerinde kayda değer temizlik sağladığı gözlemlendi.

“Denizlerimizin nefes alması için bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getiriyoruz.”

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, projenin geldiği noktayı şöyle değerlendirdi: “Mavi Nefes projemizle 2021’den bu yana denizlerin sağlığı için bilim insanları, sivil toplum ve gönüllülerle birlikte çalışıyoruz. TURMEPA’yla birlikte kararlılıkla yürüttüğümüz bu projede pek çok noktada doğaya somut katkı sağlıyor, aynı zamanda gelecek nesillerde çevre farkındalığı oluşturuyoruz. Ancak amacımız yalnızca yüzeydeki atıkları temizlemek değil; deniz altı yaşamını da onaracak uzun vadeli, bilim temelli çözümler üretmek. Mavi Nefes, bu yönüyle yalnızca bir temizlik hareketi değil; veriye dayalı, ölçülebilir ve sürdürülebilir etkiyi hedefleyen bütüncül bir program. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca farkındalık değil, çözüm üreten teknolojiler de geliştiriyoruz. Geliştirilen cihaz, Marmara Denizi’nde müsilajın temizlenmesine ve su altı yaşamını korumaya katkı sağlayacak önemli bir adım. Banka olarak sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine koyarken bir yandan da denizlerimizin nefes alması için bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getirmeye devam edeceğiz.”

DenizTemiz Derneği Derneği/ TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, “TURMEPA’da hep söylediğimiz gibi aldığımız iki nefesten biri denizden geliyor. Okyanuslar ve denizler yaşamın kaynağı ve geleceğimizin teminatı. Bu nedenle onları korumak, yalnızca bugünün değil yarının da sorumluluğu. Garanti BBVA iş birliğiyle yürüttüğümüz Mavi Nefes Projesi, bu sorumluluğun bilinciyle bilimi, teknolojiyi ve toplumsal farkındalığı bir araya getiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu’nda tek sivil toplum kuruluşu olarak yer alan TURMEPA’nın, Garanti BBVA ile el ele müsilaj krizine yanıt olarak 2021 yılında başlattığı bu çalışma, yalnızca müsilajla mücadele değil; aynı zamanda deniz ekosisteminin yeniden canlanmasına yönelik bir umut adımıdır. Bilimin ışığında, sürdürülebilir çözümlerle denizlerimize nefes olmaya devam edeceğiz” dedi.

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan ise projeye ilişkin şunları söyledi:

“Marmara Denizi, tümüyle bize ait olan eşsiz bir iç deniz. Onu korumak hem sorumluluğumuz hem de geleceğe bırakacağımız en değerli miras. Zostera ve Cymodocea türü deniz çayırları, Cystoseira yosunları ve Gorgon kolonileri gibi önemli canlı topluluklarıyla Marmara, hâlâ nefes alan bir ekosistem. Bu ekosistemin kalbi sayılan adaları ve özellikle Prens Adaları ise yüksek biyoçeşitliliğiyle Marmara’nın incisi konumunda. Projemiz, koruma temelli ve bilimsel verilerle yönlendirilen bir girişim olarak bu hassas dengeyi güçlendirmeyi amaçlıyor. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, Marmara’nın oksijen bakımından fakirleştiğini açıkça ortaya koyuyor. Su altı ormanları bu denizin doğal oksijen kaynaklarını oluşturuyor. Dolayısıyla Prens Adaları’nı ve su altı ormanlarını korumak, yalnızca bölgesel bir çaba değil; Marmara Denizi’nin tamamını korumak anlamına geliyor.”

Mavi Nefes yolculuğundan satır başları

Yapılan açıklamaya göre, banka ve derneğin 2021’de başlattığı Mavi Nefes Projesi, Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak doğdu. Bugüne kadar Marmara’dan Göcek’e, Saros Körfezi’nden Van Gölü’ne uzanan proje, denizlerde atıkların toplanmasından bilimsel araştırmalara, eğitim programlarından biyoçeşitlilik haritalamasına kadar uzanan kapsamlı çalışmalarıyla deniz ekosistemine kalıcı fayda sağlamayı sürdürüyor.

Proje kapsamında bugüne dek Marmara Denizi’nde 287 tonun üzerinde, Van Gölü’nde ise 20 tondan fazla katı atık toplandı. Göcek’te faaliyet gösteren sıvı atık alım teknesi, yüzlerce tekneden 860 bin litre atık toplayarak yaklaşık 6,8 milyon litre deniz suyunun kirlenmesini önledi. Saros Körfezi’nde 35 istasyonda yapılan 45 dalışta 382 deniz türü tespit edilerek bölgenin habitat haritası çıkarıldı. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde 3 farklı istasyonda yaklaşık 10 bin deniz çayırı fidesi ekimi gerçekleştirilerek yüzde 70 başarı sağlandı. Göcek’te 2 bin yaşında olduğu belirlenen deniz çayırının yaş tayini çalışması, Türkiye deniz araştırmaları tarihinde bir ilk olarak kayda geçti.

Mavi Nefes aynı zamanda toplumsal farkındalığın artırılmasını hedefliyor. TURMEPA’nın Milli Eğitim Bakanlığı protokolleri kapsamında yürüttüğü çevrim içi eğitimler ve gezici Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ile bugüne kadar 100 bini aşkın öğrenci ve 5 binden fazla öğretmene ulaşıldı. Ayrıca lise öğrencilerine yönelik ‘Mavi Dedektifler’ programıyla gençler, çevre bilinci kazanmanın yanı sıra kendi projelerini geliştirme fırsatı buluyor.

Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi ise insan kaynaklı pek çok sorunla yüz yüze kalan Prens Adaları’nın bulunduğu bölgede müsilajın yıkıcı etkilerinin azaltılması, tür çeşitliliğine etkilerinin belirlenmesi ve tür envanterlerinin ortaya koyulması hedefiyle hayata geçirildi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Denizden çıkan atıklar, görenleri hayrete düşürdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, Marmara Denizi’nden ve sahillerden toplanan atıklarla hazırladığı geri dönüşüm sergisi, MARUF’25’te katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Denizden çıkan atıkların herkesi şaşırttığını söyleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Çevremize ve doğamıza sahip çıkalım. Kirletmeyelim” dedi.

Bu yıl ‘Tüm mümkünlerin kıyısında’ temasıyla düzenlenen MARUF’25, 50 ülkeden 500’ün üzerinde konuşmacı ve 5000’i aşkın katılımcıyla Haliç Kongre Merkezi’nde sürüyor. Forum kapsamında hazırlanan oturumlardan kent rotalarına, atölyelerden sergilere, çarşılardan stant alanlarına kadar tüm etkinlikler, yüksek katılımla devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’nın Marmara Denizi’nden çıkartılan ve sahillerdeki temizlik çalışmalarında toplanan atıklarla hazırladığı geri dönüşüm sergisi de yerli ve yabancı konuklar tarafından büyük ilgi gördü. Araba lastikleri, plastik şişeler, paletler ve terk eşyalarla hazırlanan sergi, insanların doğaya karşı ne kadar acımasız davrandığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de atıkların sanat eserine dönüştürüldüğü sergiyi gezerek çalışma hakkında yetkililerden bilgi aldı. Çevre konusunda toplumsal duyarlılık oluşturmak amacıyla serginin hazırlandığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakmak istiyorsak doğamıza sahip çıkmalıyız. Ekiplerimiz, denizden çok sayıda atık topluyor. Temizlik sırasında denizden çıkan atıkları görünce hepimiz şaşırıyoruz. Atıkların bir kısmını atölyelerimizde işleyerek, sanata dönüştürerek kullanılabilir hale getirdik. Lastik, varil, bisiklet ve birçok malzemenin kullanıldığını gördük. Sergiyle, denize veya doğaya atılan ürünlerin aslında tekrar kullanılabileceğini göstermiş olduk. MARUF’25’e gelen katılımcılar da sergiye ilgi gösteriyor. Çevremize ve doğamıza sahip çıkalım. Kirletmeyelim” diye konuştu.

MARUF’25 kapsamında düzenlenen ‘Play Marmara Denizi’ etkinliğine de katılan Başkan Mustafa Bozbey, oyunu Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ve Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ile birlikte oynadı. ’Temiz Üretim, Yenilikçi Uygulamalar’ kartını seçen Başkan Mustafa Bozbey, “Marmara Denizi’ne sahip çıkmalıyız. Marmara’nın etrafında yoğun sanayi yapılanması var. Buna bağlı olarak da 30 milyonun üzerinde bir nüfus Marmara Bölgesi’nde yaşıyor. Bu da Marmara Denizi’ne inanılmaz bir kirlilik yükü getiriyor. Bunu önlemenin yolu, Marmara’ya kıyısı olan tüm belediyelerin İleri Biyolojik Arıtma tesisi kurmasından geçiyor. Böylece Marmara Denizi’ne arıtılmış sular salınmış olacak. Marmara Denizi’ni, tüm ülke olarak el ele vererek kurtarmalıyız” dedi.

Marmara Urban Forum kapsamında kurulan atölyelerde, atık kumaşların yeniden hayat bulduğu dokuma çalışmalarına da katılan Başkan Mustafa Bozbey, kendi elleriyle kumaşları dokuyarak atölyeye katkı sundu. Yapılan dokumanın geri dönüşümün ve sürdürülebilir yaşamın sembolü olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, “Her atık, doğru yöntemlerle değerlendirildiğinde geleceğe umut oluyor. Daha temiz, daha yeşil ve daha yaşanabilir kentler için geri dönüşümü hayatın her alanına yaymak hepimizin sorumluluğu” diye konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Müsilaj geri dönebilir

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/musilaj-geri-donebilir-0-eaMhvwhJ.mp4
Marmara Denizi’ndeki müsilaj (deniz salyası) ile ilgili Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu, ODTÜ’ye ait BİLİM 2 araştırma gemisinde açıklarda incelemelerde bulundu. Konu ile ilgili açıklama yapan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Barış Salihoğlu, “2021’deki gibi bir tehlike olmaz diyemeyiz” dedi.

Son günlerde Marmara Denizi’nde görülen müsilaj (deniz salyası), paniğe neden oldu. Konu ile ilgili Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu incelemelerde bulunmak üzere MARMOD Projesi kapsamında müsilaj seferi yaparak ODTÜ’ye ait BİLİM 2 araştırma gemisi ile Marmara Denizi açıklarında incelemelerde bulundu. İncelemeler kapsamında denizden numuneler alınarak araştırma yapıldı.

“Marmara Denizi’nde müsilaj şu anda yaygın olarak var”

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Barış Salihoğlu, “Marmara Denizi’ndeki müsilajın yaygınlığının son durumunu ortaya koymak, oksijen seviyelerini anlamak ve kirlilik baskısına yönelik ölçümler yapmak amacıyla bu sefer de birçok ileri teknolojik cihazı bir arada kullandık. Hem gemiyle denizden örnekler ve numuneler aldık hem de insansız cihazlarla ya da geminin arkasından çekilen sistemlerle müsilajı eşzamanlı olarak haritalandırdık. Gözlemlediğimiz kadarıyla, Marmara Denizi’nde şu anda müsilaj yaygın olarak var ancak 2021 yılındaki yoğunluğa kıyasla daha düşük seviyede. Müsilajın yüzeyden çok, 20 ila 30 metre arasında daha yaygın olduğunu görüyoruz. Körfezlerde yoğunlaşma daha fazla fakat açık denizlerde de müsilaj mevcut. Sadece boğazlar ve boğaz çıkışlarında, Karadeniz suyunun yoğun olarak girişi nedeniyle, bu bölgelerde müsilaj göremedik. Oksijensizlik durumu ise devam ediyor. Yani müsilaj oluşumuna elverişli şartların sürdüğünü ve kirlilik baskısının hâlâ var olduğunu söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemlerde müsilajın ne şekilde ve ne yoğunlukta görüleceği ise iklim şartlarıyla da doğrudan ilişkili olacak. Mevcut kirlilik baskısı sürdüğü ve Karadeniz suyundaki girişlerde azalma yaşandığı sürece ki son aylarda Karadeniz’de belirli bir kuraklığın devam ettiğini biliyoruz, müsilaj riski varlığını sürdürecektir.” dedi.

“Mevcut şartlar devam ederse müsilajın daha derin tabakalarda devam etmesi de mümkün”

2021’deki gibi bir tehlikenin olmadığının söylenemeyeceğini belirten Salihoğlu, “2021’deki yoğun müsilajla henüz karşılaşmadık ama yaza doğru ki 2021’de de hatırlarsanız yaz aylarında yoğun olarak görmüştük bir yoğunlaşma olma ihtimali var. Bu durum fiziksel şartlara çok bağlı. Yani derinlerdeki suyun yukarı çıkmasına; boğaz girdileri, sıcaklıklardaki artış gibi fiziksel dinamikler büyük etki ediyor. Ancak ekolojik dinamiklerin de bunu tetiklediğini biliyoruz. Daha sonra bu müsilaj içerisindeki canlıların ölmesiyle yüzeye çıkma şeklinde de görülebiliyor. Görülme ihtimali var, ‘yok’ diyemeyiz. Fakat mevcut şartlar devam ederse, müsilajın daha derin, yani ara tabakalarda devam etmesi de mümkün” şeklinde konuştu.

“Müsilajın yoğun olduğunu gördük”

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Araştırmacısı Dr. Mustafa Mantıkcı ise, “Yoğun müsilajın burada da olduğunu görüyoruz. Adaların arkasındayız. Yaklaşık 60 metre derinliğinde olan bir istasyonda çalıştık. Yaklaşık 18-19 metrede sensörlerimizden müsilajın varlığına dair bir sinyal aldık. Onun akabinde hemen Plankton ağımızı attık ve gördüğünüz gibi müsilaj örneği çıktı. Şu an yaptığımız çalışmada, Çanakkale’den İstanbul boğazı çıkışına kadar çalıştığımız bütün istasyonlarda yaklaşık olarak 15-25 metre arası müsilaj varlığı gördük. Şu an müsilaj var” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Marmara Denizi’nde müsilaj alarmı devam ediyor

Marmara Denizi’nde Ekim ayı sonunda başlayan müsilaj, kısa sürede tüm bölgeyi etkisi altına aldı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi ve Kuzey Ege’de müsilajın etkisinin sürdüğünü belirterek, çözüm için denize arıtılmadan bırakılan atıkların durdurulması gerektiğini vurguladı.

“Müsilajsız Marmara İçin Atıkların Önüne Geçmeliyiz”

Müsilajın Marmara Denizi’nin yüzeyden 30 metre derinliğe kadar olan kısmını sardığını belirten Prof. Dr. Sarı, Bozcaada, Gökçeada çevreleri ve Saros Körfezi’nde de müsilajın görüldüğünü söyledi. Deniz ekosisteminin korunması için atık yönetimine dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Sarı, “Müsilajsız bir Marmara istiyorsak, denize arıtmadan bıraktığımız atıkları durdurmalı, çalışmayan arıtma tesislerini faaliyete geçirmeli ve sanayi kuruluşlarını sıkı denetlemeliyiz” dedi.

İklim değişikliğinin deniz yüzeyi sıcaklıklarını artırdığını belirten Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’nin mevcut yapısının değiştirilemeyeceğini, ancak yanlış uygulamaların düzeltilmesiyle müsilajın önüne geçilebileceğini ifade etti. “Marmara Denizi çevresinde yaşayan herkes, kimyasal kullanımını azaltarak bireysel olarak denizin iyileşmesine katkıda bulunabilir” diyen Sarı, deniz ekosisteminin korunması için toplumsal bilinç ve sorumluluk çağrısında bulundu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Profesörden salonda şok eden sözler, “Ben biraz gerçekleri konuşacağım, ne olur üzerinize alının ve bana kızın”

Marmara Belediyeler Birliğinin kuruluşunun 50. yıl etkinliklerinin ilki olan “50 Yıldır Marmara Denizi için Birlikte” programı Bursa Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Programda konuşan Marmara Denizi Eylem Planı Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Denizde Müsilaj Görmek Ne Demek?” oturumunda “Marmara Denizi ve müsilaj” konulu sunumuyla katılımcıları bilgilendirdi.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi de olan Sarı, mevcut durumun Marmara Denizi açısından çok iyi görünmediğine dikkati çekerek, “Ben biraz gerçekleri konuşacağım, bu esnada ne olur üstünüze alının ve bana kızın” dedi.

Müsilajın, soluduğumuz havanın oksijenin en az yarısını üreten, denizdeki minik bitkiciklerin, biyolojik üretimin ilk basamağı olan bitkisel planktonun kirlilik, su sıcaklığı, durağanlık gibi etkilerin tetiklemesiyle aşırı çoğalması sonucu deniz suyuna salgıladıkları sümüksü, şeffaf, yapışkan bir organik madde olduğunu anlatan Sarı, şu anda Marmara Denizi’nde yüzeyden 30 metre derinliğe kadarki kısımda yoğun görüldüğünü söyledi.

Müsilaj için 100’den fazla neden sayılabileceğini dile getiren Sarı, şöyle konuşu:

“Bu yapışkan madde yüzeye çıkana kadar varlığına kimse inanmaz. Çok az kısmı yüzeye çıkar. Aslında yüzeye çıkanlar da müsilajla ölen mikroorganizma parçacıklarıdır aslında. Gündüz 12 civarında yapılan dalışta diplerde karanlıkta kalıyoruz. Neden? Çünkü müsilaj gelen ışığı kesiyor. Deniz çevresini bozan ne varsa müsilajı oluşturur. Deniz yüzeyinin ortalamadan sıcak olması, denizin durağan olması, fazla besin elementi yani kirliliğin, azot fosforun ortalamadan fazla olması Bu üçü bir araya geldiğinde felaket boyutunda müsilaj otaya çıkar.”

Marmara’da deniz suyu sıcaklığı 10,5 derece

Marmara Denizi’ndeki sıcaklıkların ortalamaların 2,5 derece üzerinde olduğunu vurgulayan sarı, Marmara’da deniz suyu sıcaklığının şu anda 8 civarında olması gerekirken 10,5 derecelere ulaştığını söyledi.

Denizlerin ısınmaya devam ettiğini aktaran Sarı, “2021’den sonra daha hızlı ısınıyor. Deniz şartlarında 40-50 yıllık rekorlar kırılıyor. Birinci şartı kontrol edemiyoruz denizi soğutamıyoruz. İkinci durum olan durağanlığa çare üretemiyoruz. Üçüncüsü kirlilik. Bunu önleyebiliriz” dedi.

1980’li yıllardan bu yana belediye başkanları, partiler, valiler, bürokratlar ve hükümetlerin değiştiğini ancak Marmara Denizi’ne gönderilen atıkların değişmediğini belirten Sarı, şunları kaydetti:

“Sonuç maalesef müsilaj. Marmara Denizi astımlı çocuk gibidir. İki tarafta dar boğazlarla nefes almaya çalışıyor. Işık geçirgenliği düşmüş azot fosfor dengesi bozulmuş bir Marmara Denizi’miz var. Evsel atıklarda ileri biyolojik arıtmadan geçirilen oran yüzde 51,7. Bandırma’nın arıtma tesisi yok pompalama tesisi var. Marmara Denizi’ne bu tesisle derin deşarj yapılıyor. Denize kıyısı olan belediyelerin birbirinden farkı yok, atıkları pompalarla basıyorlar. Sanıyorlar ki akıntıyla Karadeniz’e gidiyor. Akıntı körfezlere uğramıyor. Durağanlık bu işte. Gönderdiğiniz atıklar Marmara’da kalıyor.”

Saros Körfezi’ni bile sardı

Sarı, 2021’deki eylem planı içinde yer alan en önemli madde olan atık yükünün azaltılması konusunda ciddi bir ilerleme kaydedilemediğini vurgulayarak, “2021’deki eylem planı uygulayabilseydik bugün müsilajla karşılaşmayacaktık. Kuzey Ege’nin akvaryumu Saros Körfezi’ni bile sardı müsilaj.” diye konuştu.

Müsilaj nedeniyle deniz çayırlarının, mercanların ve diğer canlıların öldüğünü belirten Sarı, “Midye çiftlikleri var. Yüzde 30 civarında kayıp yaşanıyor. Deniz suyunu filtre eden midyelerde de ciddi kayıplar var. Turizm etkileniyor. Kimse müsilajla kaplı yere gelmeyecek. Nisandan itibaren müsilaj yüzeye çıkacak. Balıkçılık zarar görüyor. Balıkçı tekneleri çalışamaz duruma geldi. Küçük balıkçılar gerçekten perişan” ifadesini kullandı.

Sarı, Marmara’nın kirlilik yükünün azaltılması gerektiğine dikkati çekerek, “Çırçır balığının müsilaja rağmen denizden umudu var bizim niye olmasın. Geç kalmadan harekete geçmeliyiz. Yapılması gerekenler belli. Marmara Denizi’ni bu kötü durumundan kurtarmalıyız” dedi.

Kategoriler
BELEDİYELER Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Başkan Büyükakın: “Boş zamanlarında belediye başkanlığı yapanlardan değiliz”

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, İzmit Körfezi’nin temizliği başta olmak üzere çevre ile ilgili son derece hassas çalışmalar yaptıklarını hatırlatarak, “Çevre ile ilgili her alanda iddialıyız. Gece gündüz gözetmeden şehrimiz için çalışıyoruz. Boş zamanlarında belediye başkanlığı yapanlardan değiliz. Birileri gibi başka işlerinin arasında, 5 yılda bir seçime girerken belediye başkanı olduğumuzu hatırlayıp belediye başkanlığını mış gibi yapmıyoruz” dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen otobüs tanıtım programında önemli mesajlar verdi. Başta Marmara Denizi olmak üzere çevreyle ilgili çok hassas çalışmalar yaptıklarını hatırlatan Başkan Büyükakın, “Gece gündüz gözetmeden şehrimiz için çalışıyoruz. Sadece şehrimiz için çalışıyoruz. Sadece belediye başkanlığı yapıyoruz. Boş zamanlarında belediye başkanlığı yapanlardan değiliz. Birileri gibi başka işlerinin arasında, 5 yılda bir seçime girerken belediye başkanı olduğumuzu hatırlayıp belediye başkanlığını mış gibi yapmıyoruz. Nasıl ki atık su yönetimiyle ilgili Marmara Denizimizi korumaya yönelik adımlar atıyorsak, çevreci otobüslerimizle havamızı da koruyoruz. Biz bunları söylediğimizde, Marmara Denizi ile ilgili hassasiyet göstermesi gerekenler, ’Sen bizim başkanımıza neden laf söylüyorsun’ demeyi tercih ediyorlar. Bunlar politik meseleler değil. Bunlar şehirlerin, ülkelerin meseleleri, geleceğimizin meseleleri” diye konuştu.

“Marmara Denizi geri dönülmez felakete gider”

Konuşmasını sürdüren Başkan Büyükakın, “16 milyon İstanbul’un 8 milyonunun kanalizasyonunu Marmara Denizine gözünüzü kırpmadan salarsınız Marmara Denizi geri dönülmez bir şekilde felakete gider. Biz bunu dile getiriyoruz. Eğer arıtma tesisleri yapılmaz, mevcut arıtma tesisleri çalıştırılmazsa bu işin sonu Marmara Denizi’nin ölümü. Diyorlar ki, ’Niye sürekli bunu söylüyorsun?’. Ben söylemeyeyim de kim söylesin? Ben belediye başkanıyım, bu şehrin insanları bana bu şehri emanet etmişler. Marmara Denizi, bu şehrin yaşam parçalarından bir tanesi. Bu denizin kenarında oturulamadığını düşünün. Üniversite öğrencisi olduğumuz yıllarda Haliç’in yanından geçmek mümkün değildi. Ben hatırlıyorum bu şehre gelen insanlar, üniversitedeki arkadaşlarım, ’Ben Kocaeli’den geliyorum’ dediğimde, ’Kokan şehir mi?’ derlerdi. Şehre girerken insanlar kesik bir kokuyla karşılaşırdı. Şimdi, Elhamdülillah şehrin batısından da doğusundan da girdiğinizde yeşillikle karşılanıyorsunuz. Denizini, doğasını koruyoruz ve bu şehrin gelecek nesillere tertemiz bir şekilde teslim edilmesi için var gücümüzle çalışacağız. Bu konuda çok iddialıyız. Çevre ile ilgili her alanda iddialıyız” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
BELEDİYELER Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Büyükakın: “Çevre ile ilgili her alanda iddialıyız”

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, İzmit Körfezi’nin temizliği başta olmak üzere çevre ile ilgili son derece hassas çalışmalar yaptıklarını hatırlatarak, “Çevre ile ilgili her alanda iddialıyız” dedi.

 

“YAPTIĞIMIZ İŞLERE GÖLGE DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen otobüs tanıtım programında önemli mesajlar verdi. Başta Marmara Denizi olmak üzere çevreyle ilgili çok hassas çalışmalar yaptıklarını hatırlatan Başkan Büyükakın şöyle dedi: “Gece gündüz gözetmeden şehrimiz için çalışıyoruz. Dün, Türkiye’de tek olan Hızır 41 mutfağının açılışını yaptık. Bugün sabah Metro istasyonlarında yapılan çalışmaları yerinde takip ettik. Öğleden sonra geliyoruz, soğuk demeden, yağmur demeden otobüslerimizin hizmete alım törenini gerçekleştiriyoruz. Sadece şehrimiz için çalışıyoruz. Sadece belediye başkanlığı yapıyoruz. Boş zamanlarında belediye başkanlığı yapanlardan değiliz. Birileri gibi başka işlerinin arasında, 5 yılda bir seçime girerken belediye başkanı olduğumuzu hatırlayıp belediye başkanlığını mış gibi yapmıyoruz.”

 

“ÇEVRE KONUSUNDA ŞAMPİYON OLDUĞUMUZ ORTADA”

“Bakın, burada bugün bu törende hizmete aldığımız araçlar halkımıza toplu ulaşımda konfor sağlayacağı gibi, çevre dostu oluşları açısından da önemli. Nasıl ki, atık su yönetimiyle ilgili Marmara Denizimizi korumaya yönelik adımlar atıyorsak, çevreci otobüslerimizle havamızı da koruyoruz. Biz bunları söylediğimizde, Marmara Denizi ile ilgili hassasiyet göstermesi gerekenler, ‘-Sen bizim başkanımıza neden laf söylüyorsun’ demeyi tercih ediyorlar. Bunlar politik meseleler değil. Bunlar şehirlerin, ülkelerin meseleleri, geleceğimizin meseleleri.”

 

“MARMARA DENİZİ FELAKETE İLERLİYOR”

“16 milyon İstanbul’un 8 milyonunun kanalizasyonunu Marmara Denizine gözünüzü kırpmadan salarsınız Marmara Denizi geri dönülmez bir şekilde felakete gider. Biz bunu dile getiriyoruz. Eğer arıtma tesisleri yapılmaz, mevcut arıtma tesisleri çalıştırılmazsa bu işin sonu Marmara Denizi’nin ölümü. Diyorlar ki, niye sürekli bunu söylüyorsun. Ben söylemeyeyim de kim söylesin? Ben belediye başkanıyım, bu şehrin insanları bana bu şehri emanet etmişler. Marmara Denizi, bu şehrin yaşam parçalarından bir tanesi. Bu denizin kenarında oturulamadığını düşünün”

 

“ŞEHRİMİZ İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”

“Üniversite öğrencisi olduğumuz yıllarda Haliç’in yanından geçmek mümkün değildi. Ben hatırlıyorum bu şehre gelen insanlar, üniversitedeki arkadaşlarım ‘Be Kocaeli’den geliyorum’ dediğimde ‘kokan şehir mi?’ derlerdi. Şehre girerken kesik bir kokuyla karşılaşırdı insanlar. Şimdi, Elhamdülillah şehrin batısından da, doğusundan da girdiğinizde yeşillikle karşılanıyorsunuz. Denizini, doğasını koruyoruz ve bu şehrin gelecek nesillere tertemiz bir şekilde teslim edilmesi için var gücümüzle çalışacağız. Bu konuda çok iddialıyız. Çevre ile ilgili her alanda iddialıyız.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

Marmara Denizi’nde müsilaj yeniden ortaya çıktı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/marmara-denizinde-musilaj-yeniden-ortaya-cikti-0-2QgOLY8M.mp4
Tekirdağ’da balıkçılar Marmara Denizi’nde yeniden görülen müsilaj nedeniyle av faaliyetlerinde zorluk yaşıyor.

2021’de Marmara Denizi’nde yaşanan ve denizin ekosistemini olumsuz etkileyen müsilaj, uzun bir aradan sonra yeniden görülmeye başlandı. Denizdeki oksijen seviyesini düşürerek deniz canlılarını tehdit eden ve balıkçılığı zorlaştıran müsilaj, Marmara Denizi açıklarında balıkçıların ağlarına takılıyor ve tahribata yol açıyor.

Deniz yüzeyini kaplayan ve zaman zaman derinliklere kadar inen müsilaj tabakası, hem çevresel hem ekonomik açıdan ciddi sorunlar oluşturuyor. Marmara Denizi çevresindeki pek çok balıkçı, bu durumun avlanmayı da zorlaştırdığını belirtiyor.

Marmara Denizi’nin Süleymanpaşa açıklarında yoğunlaşan müsilaj, balıkçıların günlük faaliyetlerini neredeyse imkansız hale getiriyor. Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi 2. Başkanı Hüseyin Oğuz, müsilajın balıkçılığı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Denizde müsilaj tekrar başladı. Ağlarımızı attığımızda çamurlu çekiyoruz. Şu an bekliyoruz, inşallah kaybolur da balıkçılığa devam ederiz. Bu durum işimizi zorlaştırıyor. Makaralarımız ağları basmıyor. Ağlar çamurlu gelince makaralar sıkışıyor. Müsilaj ile ilgili özellikle İstanbul’un Silivri ve Selimpaşa bölgelerinden daha çok şikayet alıyoruz” dedi.

Balıkçı Anıl Can Pehlivanoğlu da, “Denizde müsilaj var. İşimizi bayağı bir zorlaştırıyor. Allah yardımcımız olsun. Ağlarımız ağırlaşıyor ve bu durum işimizi zorlaştırıyor” diye konuştu.

Müsilajın yeniden ortaya çıkışıyla ilgili uzmanlar da uyarılarda bulunuyor. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nin kabusu olan müsilajın hızla yayıldığını belirterek, alınan kararlara ve önlemlere rağmen özellikle arıtmada ciddi bir iyileşme sağlanamadığını ifade etti. Sarı daha önceki açıklamalarında, 23 Ekim 2024’te Erdek Körfezi’nde yeniden ortaya çıkan müsilajın, 6 Kasım’da Marmara Adaları çevresi ile Tekirdağ kıyılarına, 13 Kasım’da İstanbul Prens Adaları’na, 5 Aralık’ta ise İzmit Körfezi’ne ulaşarak yaklaşık 7 hafta içinde tüm Marmara Denizi’ne yayıldığını dile getirmişti.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version