Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Nilgün Yılmaz, “Kadınların hakları için hep birlikte hareket etmeliyiz”

İzmit Belediyesi Mart ayı meclis toplantısı gerçekleşti. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü hakkında söz alan İzmit Belediyesi Meclis Üyesi Nilgün Yılmaz, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların gücünü, mücadelesini ve direncini kutluyoruz. Ancak aynı zamanda bu özel günü kadınların tarih boyunca karşılaştıkları eşitsizlikleri, zorlukları ve hala çözülmemiş sorunları bir kez daha hatırlatmak içinde kullanmalıyız. Bugün sadece kutlamalarla geçmemeli. Aynı zamanda kadınların sesini duyurdukları, haklarını savundukları ve eşitlik taleplerinin duyurulduğu bir gün. Kadınların yaşadığı eşitsizlikler toplumsal bir sorundur. Hayatta kadınların karşılaştığı ayrımcılık hala derin bir yara olarak devam etmekte.

“EŞİTLİK TALEPLERİNE KULAK VERMEK HER BİRİMİZİN SORUMLULUĞUDUR”

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadınların üstündeki baskılar hala sürüyor. Kadınların en temel hakları bazen sadece sözde kalmakta pratikte ise ciddi engellerle karşılaşmaktadır. Bugün, kadınların mücadelesine daha fazla sahip çıkıp eşitlik taleplerine kulak vermek her birimizin sorumluluğudur. Kadınların sadece kadın olduğu için daha az değer görüldükleri, iş gücüne eşit katılmadıkları, taciz ve şiddete uğradıkları bir dünyada herkesin bu haksızlığa karşı duyması gerektiğini unutmamalıyız. Bugün kadınların karşılaştığı tüm engelleri kaldırmaya yönelik politikaların izlenmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum.

“KADINLARIN MÜCADELESİ HEPİMİZİN MÜCADELESİDİR”

Kadınların eşit haklara sahip olduğu, güvenli ve şiddetten uzak bir dünyayı inşa etmek için daha adil ve kapsayıcı bir politikaya ihtiyaç vardır. Kadınların karar alma sürecinde yer alması için her türlü fırsat sağlanmalı. 8 Mart’ı sadece kutlamak ile kalmayıp aynı zamanda kadınların hakları için daha güçlü bir mücadele yürütmek için hep birlikte hareket etmeliyiz. Kadınların gücünden korkmamalı, bu gücü toplumun daha adil ve eşitlikçi bir hale gelmesi için kullanmalıyız. Kadınların mücadelesi hepimizin mücadelesidir” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Batı Trakya Türklerinin onurlu direnişi unutulmadı

Kocaeli’de Batı Trakya Türklerinin, tarih boyunca karşılaştıkları zorluklara rağmen kültürel miraslarını ve kimliklerini koruma mücadelesi Milli Direniş Günü’nde bir kez daha vurgulandı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Batı Trakya Türklerini, 29 Ocak Milli Direniş Günü’nde unutmadı. 29 Ocak 1988 ve 1990 tarihlerinde Batı Trakya’da fanatik milliyetçilerin saldırıları sonucu büyük acılar yaşayan Türkler, o dönemdeki direniş ve mücadeleleriyle hafızalarda yer etti. Bu trajik olaylar, Batı Trakya Türklerinin özgürlük ve kimlik mücadelesinin simgesi haline geldi. Bu anlamlı gün, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Batı Trakya Türkleri İzmit Şubesi tarafından düzenlenen “29 Ocak Milli Direniş Günü” programı ile anıldı. 29 Ocak Milli Direniş Günü programı, İzmit Antikkapı’da başladı. Programda, Batı Trakya Türklerinin, tarih boyunca karşılaştıkları zorluklara rağmen kültürel miraslarını ve kimliklerini koruma mücadelesi vurgulandı. Protokol konuşmalarının ardından katılımcılar, Milli Kimlik ve Direniş Anıtı’na yürüdü. Yürüyüşün sonunda, 29 Ocak 1990 tarihinde yaşanan acı olaylar anılarak, Batı Trakya Türklerinin direnişine saygı göstermek amacıyla anıta karanfil bırakıldı.

“Bu olaylar, kimliksizleştirme gayretlerinin bir parçasıydı”

Programda konuşan Başkan Büyükakın, Batı Trakya’daki Türklerin karşılaştığı zorluklara değinerek, 29 Ocak’ın sadece bir tarih değil, aynı zamanda Batı Trakya’daki Türklerin varlığını hedef alan saldırının simgesi olduğunu vurguladı. Başkan Büyükakın, “Bu olaylar, kimliksizleştirme gayretlerinin bir parçasıydı. O topraklarda yaşayan soydaşlarımız bu kimliksizleştirme çabasına karşı efsanevi direniş gösterdi. Biz de bugün bu direnişe saygımızı gösteriyor, onları yad ediyoruz. Unutturmamaya çalışıyoruz. Çünkü unutulmaması gereken tarihi bir dönüm noktasıdır. Bizim sonsuza kadar savunmamız gereken bir milli duruşumuz var. Bu duruşu kaybetmeden, gelecek nesillere aktarmalıyız” dedi.

“29 Ocak, Batı Trakya Türklerinin kimlik ve hak mücadelesinde bir direniş sembolüdür”

Ayrıca, bu milli duruşun ayakta kalmasında emeği geçenlere teşekkür eden Büyükakın, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu dava, sizlerin kararlılığı ve mücadelesiyle ayakta duruyor. Unutmayın, milli şuur, o şuurla hareket edenlerle birlikte varlığını sürdürebilir. 29 Ocak, Batı Trakya Türklerinin kimlik ve hak mücadelesinde bir direniş sembolüdür. Bugün, zulme boyun eğmeyen, varlığını ve değerlerini korumak için mücadele eden soydaşlarımızı anıyor, bu yolda ömrünü adayan Dr. Sadık Ahmet ve hayatını kaybedenleri rahmetle yâd ediyoruz. Onların mirası, yalnızca geçmişin değil, aynı zamanda yarının da teminatıdır. Mücadeleleri yolumuzu aydınlatmaya devam edecek” diye konuştu.

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ise “29 Ocak Milli Direnişine emek veren, bir sürü zorluk çeken ve bu yolda ölene kadar mücadelesini sürdüren başta Dr. Sadık Ahmet olmak üzere tüm vefat edenleri saygı ile anıyorum. Batı Trakya’daki varlığımızı ve geleceğimizi saygıyla selamlıyorum” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
ÖZEL HABER

Prematüre Bebeği̇n Yaşam Mücadelesi̇ Acı Sonla Bi̇tti̇

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde özel bir hastanede erken doğumla dünyaya gelen Ediz Yekta bebek, yoğun bakımda henüz 73 günlükken hayatını kaybetti. Sevk taleplerine rağmen bebeklerinin yoğun bakımda tutulduğunu ve yüksek dozda potasyum verilerek kalbinin durduğunu iddia eden aile ise şikayetçi oldu ancak soruşturma izni verilmedi.

Birgül Oturak, yaklaşık 1,5 yıl önce Özel Gebze Yüzyıl Hastanesi’nde erken doğum yaptı. Bin 30 gram olarak dünyaya gelen Ediz Yekta bebek, prematüre ve solunum sıkıntısı sebebiyle kuvöze konuldu. Çeşitli tedaviler uygulanan Ediz Yekta, 29 Ağustos 2023’de henüz 73 günlükken hayatını kaybetti. Bebeklerinin ölümüyle hayatları alt üst olan Birgül ve Deniz Oturak çifti, ihmal olduğu iddiasıyla hastane ve doktor M.F.Ş’den şikayetçi oldu.

Soruşturma izni verilmedi

Yapılan incelemeler sonucunda, hekimlik tedavi uygulamasında bir hata veya ihmal olmadığı ve gerekli tedavilerin yapıldığına dair bir değerlendirme yapılarak 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun gereğince soruşturma izni verilmedi.

“Defalarca bebeğimin sevkini istedim fakat bana izin verilmedi”

Süreci ve yaşananları anlatan 2 çocuk annesi Birgül Oturak, “Yaklaşık 1,5 yıl önce Özel Gebze Yüzyıl Hastanesi’nde doğum yaptım. Bebeğim erken doğduğu için kuvöze alındı. Doktoru M.F.Ş’ydi. Bebeğim 72 gün yoğun bakımda kaldı. 72 günün sonunda defalarca bebeğimin sevkini istedim fakat bana izin verilmedi. ’Buradan daha iyi bir yer bulamazsın’ denildi” dedi.

“112’ye müracaat ettim, 6 saat sonra bebeğimin ölüm haberi geldi”

Gözyaşlarını tutmakta zorlanan Birgül Oturak, Ediz Yekta’nın tedavisi sırasında beyin kanaması geçirdiğini öğrendiğini söyleyerek, “Bebeğimin sevkini istediğimde bana bunun doğru olmadığı söylendi. Beyin kanamasını öğrendiğim zaman ise ’Ufak çaplı, önemli değil’ gibi şeyler denildi. Ben farklı doktorlara ulaştım. Onlara sordum, onlardan öğrendim. Bebeğimi oradan almazsan öleceğini söylediler. Bebeğimin vücudunda yoğun bir diplokok olduğu ve yaşama şansının yüzde 20 olduğu uyarısında bulundular. Ben bebeğimi almak için 112’ye müracaat ettim. Zaten 5-6 saat sonra bebeğimin ölüm haberi geldi. M.F.Ş. bana bebeğimin sevkini vermedi” diye konuştu.

“Beni o hastanede çok sıkıştırdılar”

Oturak, “Doktoru, ’Durumu iyi gidiyor. Aileye teslim edeceğim’ gibi şeyler söylerdi. Geçtiğimiz günlerde aynı hastanede 3 bebeğini kaybeden Hamide Hanımın da dediği gibi. Onlar 4. bebekleri Cemre’nin sevkini aldıktan 10 gün sonra Ediz Yekta öldü. Birçok söylendi. Farklı doktorlara danışma imkanı vermediler. Beni o hastanede çok sıkıştırdılar. Tamamen etrafımı kapattılar. Ben artık başka doktorlara sormaya başlamıştım. Bir doktor bana, ’Ne yap, et bebeğini oradan kurtar’ demişti. Ben de kendilerine, ’Bebeğimi artık almak istiyorum’ dedim. Eve geldiğimde 112’yi aradım. 112 hastane ile görüşmüş. Zaten 5-6 saat sonra da bebeğimin ölüm haberi geldi. Ben M.F.Ş’nin yenidoğan çetesi ile bağlantısı olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Soruşturma izni verilmedi”

Ediz Yekta’nın ölümünün ardından şikayetçi olduklarını kaydeden Birgül Oturak, “Epikriz raporuna baktığımda yüksek dozda potasyum verilerek ani kalp durması üzerine soruşturma izni için müracaat ettik ancak bize soruşturma izni verilmedi. Ne olur artık başka bebekler ölmesin. Biz bu hastanede 6-7 bebeğin daha öldüğünü biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Ediz Yekta’nın babası Deniz Oturak ise “Adli süreci başlattıktan sonra öncelikle İl Sağlık Müdürlüğü’nden ifadeye çağırdılar. Bu süreci anlatmamız istendi. Biz gereken ifadeyi verdik. Bundan birkaç ay öncede İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden aradılar ve sonucu almamız istendi. Sonucu aldığımızda, doktorun verdiği ifadeye göre soruşturmaya yer olmadığını söylediler. Doktorun ifadeleri yalan, yanlış. Anlattıklarının hiçbirini uygulamadığını düşünüyoruz. Eşimin de söylediği gibi, biz o doktorun çete ile bağlantılı olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Kategoriler
ÖZEL HABER

Toz Duman Arasında Li̇derli̇k Mücadelesi̇

Kocaeli’de 41. kez düzenlenen ralli organizasyonunda 51 otomobil ve 102 sporcu kıyasıya yarıştı. Direksiyon başına geçen pilotlar, Türkiye’nin en iyisi olabilmek için tüm yeteneklerini sergiledi.

Petrol Ofisi Maxima 2024 Türkiye Ralli Şampiyonası’nda sezonun 6. ayak yarışı olan ve bu yıl 41’incisi düzenlenen Kocaeli Rallisi; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu, Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Kocaeli Otomobil Sporları Kulübü iş birliğinde gerçekleştirildi. 3 gün boyunca büyük heyecana sahne olan 41. Kocaeli Rallisi’nde 51 otomobil ve 102 sporcu kıyasıya yarıştı.

Körfez Yarış Pisti’nde cuma günü verilen seremonik startın ardından usta pilotlar, cumartesi günü toprak karakterli etaplarda tozu dumana katarak yarışmaya başladı. İzmit-Kandıra-Derince sınırları içerisinde 15 kategoride gerçekleştirilen yarışların ardından Körfez Yarış Pisti’nde düzenlenen etapta pilotlar, otomobillerinin hız ve performanslarıyla pistte adeta dans etti. 3,5 kilometrelik parkuru en hızlı sürede tamamlamak için yarışan pilotlar, izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Pazar sabahı direksiyon başına geçen ekipler, Kocaeli’nin köylerinde toplam uzunluğu 412,30 kilometre olan 9 toprak etapta Türkiye’nin en iyi pilotu olmak için tüm yeteneklerini sergiledi.

Yarış tutkunlarını Kocaeli’de buluşturan ralli, Toksport WRT takımının pilotları Buğra Banaz ve Gürol Onur Ahıskalı ikilisinin liderliğiyle sona erdi. Çekişmeli geçen yarışta ikinci sırayı Parkur Racing ekibinden Kerem Kazaz ve Corentin Silvestre alırken, Toksport WRT takımından Volkan Işık ve Levent Gür ikilisi üçüncü olarak podyumun son basamağına çıktı. Nefes kesen yarışı Uğur Soylu-Şener Güray ikilisi dördüncü, Burak Başlık-Sedat Bostancı ikilisi beşinci, Efehan Yazıcı-Mehmet Akif Yalçın ikilisi altıncı tamamladı. Dereceye giren pilotlar, müthiş rekabetin ardından kupalarını törenle aldı.

“Liderliği korumayı başardık”

Yarışı genel klasmanda birinci tamamlayan Toksport WRT takımının pilotu Buğra Banaz, ödül töreninde yaptığı açıklamada, “İlk gün bazı aksaklıklar yaşamış olsak da liderliği korumayı başardık. İkinci gün ise farklı bir stratejiyle yarışa devam ettik. Zorlu bir yarışı kazanmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sonuç, Eskişehir Rallisi’nden sonra gelen ikinci zaferimiz oldu” ifadelerini kullandı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version