Kocaeli’nin Gebze ilçesinde kaçak elektrik hattından kaynaklandığı iddia edilen akıma kapılan iki attan biri telef oldu. Olay anı cep telefonu kamerasına yansıdı.
Edinilen bilgiye göre, Cumaköy Mahallesi Uludere Caddesi’nde seyir halindeki iki at, elektrik akımına kapıldı. Atlardan biri kurtulurken, diğeri ise uzun süre akıma kapılarak telef oldu. Olayın, bölgedeki bir su deposuna çekilen kaçak elektrik hattının yer altından geçen bölümünde meydana gelen sızıntıdan kaynaklandığı iddia edildi. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve Sakarya Elektrik Dağıtım AŞ (SEDAŞ) ekipleri sevk edildi. Ekipler, bölgedeki enerjiyi keserek inceleme yaptı ve olayla ilgili rapor tuttu. Olay anı ise cep telefonu kamerasına yansıdı. Üzücü olayı kayda alan vatandaşın, “Ölüyor mu? Ölüyor vallahi” dediği duyuldu.
Olay, 27 Temmuz 2024’de Yeni Mahallesi Kazım Karabekir Caddesi’ndeki apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, eski eşi Sözen Tutci’nin (55) evine gelen Mustafa Y. (49), tabancayla ateş etti. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yerde kalırken, Mustafa Y. oğlu Vedat Y.’yi (33) de bacağından vurdu. Vedat Y. de babasını, silahla ateş ederek yaraladı.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Sözen Tutci’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınan Vedat Y., tekerlekli sandalye ile sevk edildiği adliyede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ağır yaralanan Mustafa Y., Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yaklaşık 1 ay süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Gözaltına alınan Mustafa Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Baba ve oğlu hakkında dava açıldı
Mustafa Y. hakkında, “Tasarlayarak kadına karşı ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürme”, “Tasarlayarak altsoya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs”, “Konut dokunulmazlığını ihlal”, “Ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma ve taşıma suretiyle 6136 sayılı yasaya muhalefet” suçlarından; oğlu Vedat Y. hakkında ise babasına yönelik eylemi için “Üstsoya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan dava açıldı.
“Hesap sormaya gittim”
Olaya ilişkin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Y., müştekiler, tanık ve taraf avukatları katıldı. Sanığa, olay günü neden eve gittiği yeniden soruldu. Sanık, “Eski eşimin uygunsuz videolarını çekmişler. Ben onun hesabını sormaya gittim. Zaten Vedat beni daha önce tehdit etmişti. ’Ben silah aldım, sen geldiğin zaman seni vuracağım’ demişti. Olaydan 6 ay önce bana bu tehditi etti” dedi.
Videoların içeriğine ilişkin ise Mustafa Y., “Ölen eşimle bir kişinin uygunsuz görüntüleri vardı. Ben tanıyorum eski eşimi. Ben onunla konuştum, kabul etti. Aslında sorgulamak istedim, bu yüzden eve gittim. Videolarda konuşmaları da var” iddialarında bulundu.
“Vedat bana saldırdı”
Olay gününü de anlatan Mustafa Y., şöyle konuştu:
“Eve gittim, kapıyı çaldım. Üzerimde bir tane silah vardı. Ben ilk başta da bu silahın benim olduğunu söyledim. Silah belimdeydi. Zili çaldım ve eski eşim kapıyı açtı. Ben içeri girdim, Vedat direkt bana saldırmaya başladı. Boğazımdan tuttu, kafama yumruk vurmaya başladı. Ben ona vurmadım ama o benim kafama yumruk attı. Ben de o sırada elini dişledim, yine bırakmadı. En sonunda silahı çektim, silahın kabzasıyla anlına vurdum. Ondan ayrılırken ayaklarına doğru sıktım. Ben yukarı doğru sıkmadım, ayaklarına 4-5 el sıktım”
“Benim oğlumu öldürme”
Mustafa Y., “Sözen bana, ’Benim oğlumu öldürme’ dedi. Bende, ’Öldürmüyorum’ dedim. Sonra silahı bıraktım. Eski eşim silahı aldı ve kaçtı gitti. Benim ayağım kırıktı. O boğuşmada benim ayağım kırıldı zaten. Doktor raporlarım da var ayağımın kırıldığına dair. Benim elimden silahı aldı kaçıp, balkona gitti. Ardından silahı balkondan aşağı atmış” diye konuştu.
Sanık, oğlu Vedat Y’nin de silahını çıkardığını söyledi.
“Ben iyi nişancıyım, isteseydim kafasına sıkardım”
Amacının oğlu Vedat’ı öldürmek olmadığını dile getiren Mustafa Y., “Ben iyi nişancıyım, silahtan iyi anlarım. Ben onun ayağına sıktım, isteseydim kafasına sıkardım. Kabzayla vurdum kafasına. Ben ona öldürmeye teşebbüs etmedim ki, kendimi korumak amacıyla ateş ettim” ifadelerini kullandı.
Mustafa Y., eski eşi Sözen Tutci’yi de kendisinin öldürmediğini savundu.
“Teyze yerde, amca da koltukta oturuyordu”
Duruşmada tanık olarak dinlenen O.G., “Olay günü biz evde, alt katta çay içiyorduk. Silah sesi geldi. Onlar ikinci katta, biz birinci kattayız. Silah sesi gelince biz de fırladık, çıktık. Koştuk, kapıya vurduk. Bir iki dakika kimse açmadı. Ondan sonra Vedat açtı kapıyı. Kapıyı açınca ben girdim. Teyze yerde, amca da koltukta oturuyordu” dedi.
Bahçede silah gördüğünü de ifade eden O.G., “Silah yerdeydi, bizim bahçenin orada. Evin içinde silah görmedim” diye konuştu.
“Hepinizi öldüreceğim, hepinizi katledeceğim”
Sözen Tutci ile Mustafa Y.’nin oğlu E.Y.’ye de duruşmada söz hakkı verildi. E.Y., “Abim Sinan, 24 Mart 2024’de vefat etti. Kendisiyle de o süreçten önce herhangi bir iletişimi yoktu. Kendisi hatta Sinan’ın cenazesine geldiğinde, buna büyük abim de şahittir, taziye evinde ’Hepinizi öldüreceğim, hepinizi katledeceğim, burayı tarayıp gideceğim’ dedi. Hayatımız boyunca da zaten biz bununla hiç uğraşmadık. Kendisi tehdit edildiğini söylüyor, biz evimizde öldürüldük. Evde çay içerken öldürüldük” şeklinde konuştu.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/kocaelideki-vahsette-yasak-iliski-iddiasi-0-6EUyP5Jc.mp4 Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde sevgilisini ve kardeşini öldüren şahsın intihar ettiği olayla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Evli olan şahsın, aralarındaki ilişkiyi karısına açıklayan hemşire sevgilisini ve kardeşini öldürdüğü iddia edildi. Sevgilisi tarafından katledilen kadın ve kardeşi, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde toprağa verildi.
Olay, dün saat 21.30 sıralarında Ataevler Mahallesi Yaz sokak ile Başkent Sokak kesişiminde meydana geldi. İddiaya göre, Şehir Hastanesi’nde hemşire olan görev yapan bir çocuk annesi İpek Genç (35) ile kardeşi Abdullah Barış Genç’in (23), apartmanın önünde bekleyen ve aralarındaki ilişkiyi karısına açıkladığı ileri sürülen iki çocuk babası Erhan Derse (35) tarafından önleri kesildi. İddiaya göre, Erhan Derse yanında getirdiği silahını çıkartarak, İpek Genç ile kardeşi Abdullah Barış Genç’e ateş etti ardından aynı silahla yaşamına son verdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerindeki müdahalenin ardından ambulanslarla çevre hastanelere taşınan yaralılar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yeri inceleme ekipleri, sokakta uzun süre delil araştırması yaptı, görgü tanıklarının ifadelerine başvuruldu.
Abla ve kardeş son yolculuklarına uğurlandı
Önleri kesilerek öldürülen abla ve kardeşin cenazeleri hastane işlemleri sonrasında ailelerine teslim edilerek Sakarya’nın Sapanca ilçesine getirildi. Sapanca Merkez Camii’nde ikindi ezanı sonrasında kılınan cenaze namazının ardından bir çocuk annesi İpek Genç ve kardeşi Abdullah Barış Genç, Sapanca Kemer Mezarlığı -2’ye defnedildi. Cenaze namazında ise babanın güçlükle ayakta durması, gözyaşı dökerek sessiz kalması yürekleri dağladı.
Olay, saat 21.30 sıralarında Ataevler Mahallesi Yaz sokak ile Başkent Sokak kesişiminde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Şehir Hastanesi’nde hemşire olan görev yapan bir çocuk annesi İpek Genç (35) ile kardeşi Abdullah Barış Genç’in (23), apartmanın önünde bekleyen ve ayrılmak istediği sevgilisi olduğu ileri sürülen Erhan Derse (35) tarafından önleri kesildi. İddiaya göre, Erhan Derse yanında getirdiği silahını çıkartarak, İpek Genç ile kardeşi Abdullah Barış Genç’e ateş etti; ardından aynı silahla yaşamına son verdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çevre hastanelere taşınan yaralılar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Olay yeri inceleme ekipleri, sokakta uzun süre delil araştırması yaptı, görgü tanıklarının ifadelerine başvuruldu.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/iki-kardesin-olduruldugu-olayda-harac-iddiasi-0-wVhlydNM.mp4 Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bir kafede çıkan silahlı çatışmada iki kardeşin hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede, tutuklu sanıklar Furkan G. ve Oğuzhan S. hakkında ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası; diğer iki sanık hakkında ise ’suç delillerini yok etme’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından çeşitli oranlarda hapis cezaları istendi. İfadelere göre ise olayın ’haraç’ isteme meselesi yüzünden çıktığı iddia edildi.
Olay, 6 Eylül 2024’de Kozluk Mahallesi Sekapark’ta bulunan kafede meydana geldi. İddiaya göre, kafenin eski çalışanı Hasan Akın ve ağabeyi Ahmet Akın ile işletme sahipleri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Hasan Akın (27) ve Ahmet Akın (30) silahla vurularak yaralandı. Hastaneye kaldırılan Hasan Akın olay günü, abisi Ahmet Akın ise 7 Eylül’de hayatını kaybetti. Olaya ilişkin geniş çaplı inceleme başlatan polis ekipleri, aralarında işletme sahiplerinin de olduğu toplam 13 şüpheliyi gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüphelilerden 11’i serbest bırakılırken, Furkan G. ile Oğuzhan S. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İddianame kabul edildi
Olayla ilgili hazırlanan iddianame, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, sanık Furkan G. (33) hakkında Ahmet ve Hasan Akın’a yönelik ’kasten öldürme’ suçundan iki kez müebbet hapis, bir kişiyi silahla yaralama suçundan ise 4,5 yıla kadar hapis cezası istendi.
Sanık Oğuzhan S. (31) için ise Hasan Akın’ı ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz sanıklar Bedirhan B. (25) ve Fahri A. (20) hakkında ise ’suç delillerini yok etme’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından çeşitli oranlarda hapis cezaları istendi.
Olay anı birebir anlatıldı
İddianamede, otopsi ve olay yeri inceleme raporlarına da yer verildi. Raporlara göre, Hasan Akın’ın vücudunda 5, ağabeyi Ahmet Akın’ın vücudunda ise 3 mermi giriş yarası tespit edildi. Olay yerinde 10 boş kovan bulundu.
İncelenen güvenlik kamerası kayıtlarına göre, sanık Furkan G. ile maktul Ahmet Akın arasında başlayan tartışma kavgaya dönüştü. Furkan G.’nin Ahmet Akın’a yumruk atmasının ardından çıkan arbedede, sanık Oğuzhan S.’nin maktul Hasan Akın’a silah doğrultarak ateş ettiği, sanık Furkan G.’nin de silahını çektiği anlar kayıtlara yansıdı.
Oğuzhan S.’nin ise maktul Hasan Akın’a silah doğrultup ateş ettiği belirlendi. Arbedede Ahmet Akın ve Hasan Akın ağır şekilde yaralandı. Görgü tanıkları, olay sırasında maktullerden birinin tabanca taşıdığını, olay sonrasında ise bu silahın çevredeki bir kişi tarafından alındığını aktardı.
Haraç meselesi
İddianamede yer alan şüpheli ifadelerine göre, sanık Furkan G. olayın maktul Hasan Akın’ın kendisinden haraç istemesi sonucu geliştiğini ve korktuğu için ateş ettiğini savundu. Sanık Oğuzhan S. ise olayın aniden geliştiğini ve kendisini korumak amacıyla silah kullandığını öne sürdü.
“300 bin TL verdim”
Müşteki Nuri G. ifadesinde, Hasan Akın’ın yaklaşık 8 yıl önce iş yerlerinde garson olarak çalışmaya başladığını, son bir yıl öncesine kadar ise nargile bölümünde görev yaptığını belirtti. Başlarda sorun yaşanmadığını ancak son 1-1,5 yıldır Akın’ın müşterilerle kavga ettiğini, huzursuzluk çıkardığını ve darp olaylarına karıştığını ifade etti. Bunun üzerine Hasan Akın’ı nargile bölümüne çektiğini ve işletmeci yaptığını anlattı.
Nuri G., Akın’ın taşkınlıkları devam ettiğini, ayrıca uyuşturucu kullandığını ve sattığını düşündüğünü belirterek, işten çıkarma kararı aldığını söyledi. Hasan Akın’a eylül ayına kadar işten ayrılması için süre verdiğini, başlangıçta direnç gösterdiğini ancak 300 bin TL teklif etmesi üzerine bu miktarı muhasebecisi aracılığıyla ödediğini de ifade etti.
“Haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını düşünüyorum”
İşten ayrıldıktan sonra Hasan Akın’ın yeni nargileci ve tedarikçilerini tehdit etmeye başladığını iddia eden Nuri G., “Hasan, oğlum Furkan’dan para talebinde bulundu. Bu şekilde bizi bezdirip, haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını düşünüyorum” dedi.
“Olayın temel nedeni, Hasan ve Ahmet’in sürekli para talebinde bulunması”
Nuri G., ifadesinde olay gününü de şöyle anlattı:
“Olay günü Hasan, abisi Ahmet Akın ve yanında bir kişiyle iş yerimize geldi. Ahmet ile oğlum kapalı bölümde tartıştı, ardından kavga çıktı. Hasan, yanında yaklaşık 15-20 kişilik bir grupla gelerek tehditlerde bulundu. Silah sesleri sonrası yaralandı ve hastaneye giderek rapor aldı. Olayın temel nedeni, Hasan ve Ahmet’in sürekli para talebinde bulunması ve haksız kazanç elde etme girişimi var.”
“Kalabalık grubun benden bir miktar para tahsil etmek için geldiğini düşündüm”
Sanık Furkan G., olayın Hasan Akın ve abisi Ahmet Akın’ın iş yerine silah ve kalabalık bir grupla gelmesi sonucu gerçekleştiğini belirterek, “Bu olaydan önce Hasan, dayım Yusuf Yavuz Yiğit’i arayarak para talebinde bulundu. Kendisine, ’10 yılın hakkı bu mu? hakkımı yedirme, 3-5 milyon versinler gideyim’ demiştir. Olayın yaşandığı akşam yanında getirdiği kalabalık grubun benden bir miktar para tahsil etmek için geldiğini düşünmekteydim. Olay anında korktuğum ve silah kullanmayı bilmediğim ve maktullerden Ahmet Akın’ın belinde silah gördüğüm için etrafıma rastgele ateş ettim. Kaç kez ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Ateş etme anında tabancam arızalı olduğu için bir kez basmama rağmen 3 kez ateş almıştır. Bu husus kriminal rapor sonucu ortaya çıkacaktır. Olaydan sonra ne kadar koştuğumu bilmiyorum ancak tekrar geri döndüm ve kalabalığın içerisinden geçerek Hasan ile Fatih’in geldiği yürüyüş yolunun hemen yanında bulunan yeşillik alandan doğru arka otopark kısmına çıktım. Daha sonra ise yan yola çıkarak yaya olarak tek başıma doğru koştum. İlerleyen saatlerde ise polislerin bize ulaşmasıyla kendi rızamla teslim oldum ve olayda kullandığım tabancayı da teslim ettim” ifadelerini kullandı.
“İki aydır Hasan benden haraç istiyordu”
Olay sebebiyle pişman ve üzgün olduğunu dile getiren Furkan G., “Ben bunu öldürülme korkusuyla yaptım. Aylardır Hasan bana ’Seni öldüreceğim’, ’Abim seni öldürecek’ diye tehdit ettiği için çok korku içerisindeydim. Ahmet’i gördükten sonra babamı ve beni öldüreceğini düşünmüştüm. Daha sonrasında dükkana çok hızlı bir şekilde gelmeleri beni planlı bir şekilde öldürmeye geldiklerini düşünmeye sevk etti. İki aydır Hasan benden haraç istiyordu, ben bu içinde bulunduğum durumdan dolayı aşırı bir şekilde bunaldım” şeklinde konuştu.
“Amacım kendimi korumaktı”
Oğuzhan S. de, olay günü Marina Kafe’de çalıştığını ve Hasan Akın ile Ahmet Akın’ın kapalı bir bölümde tartıştığını gözlemlediğini belirtti. Fatih Ö.’nün de dışarı çıkıp konuşmalar yaptığını duyduğunu anlattı. Kavga çıktığında içeri girerek ayırmaya çalıştığını, Hasan Akın’ın kendisine doğru gelmesi üzerine belinden tabanca çıkarıp yere doğru iki el ateş ettiğini söyleyen Oğuzhan S., ateş ederken Hasan ile 2-3 adım mesafe olduğunu, kimseyi hedef almadığını ve amacının kendini korumak olduğunu kaydetti.
“Öldürme olayına katılmadım”
Sanık Bedirhan B. ise olay sırasında Oğuzhan’ın S.’nin eline tabanca verdiğini, ne yapacağını bilemediğini, bu nedenle ’kasten öldürme’ suçuna katılmadığını belirtti. Bedirhan B., Hasan Akın ve kalabalık grup kafe önüne geldiğinde olayları izlediğini ve ardından tabancayı güvenli bir yere bıraktığını söyledi.
“Olay yerinde bulunmadım”
Sanık Fahri A., hastanede bulunduğu sırada Berkay Y.’nin yönlendirmesiyle bir tabanca aldığını ve arabasına koyduğunu belirterek, “Silahı poşet içinde aldım ve sonrasında Berkay tarafından teslim alındı. Olay yerinde bulunmadım ve suç işleme kastım yoktu” diye konuştu.
Berkay Y. ise olay günü Marina Kafe’ye gittiğini, kalabalık ve silah seslerini duyduğunu, kendisine verilen tabancayı alıp olay yerinden uzaklaştığını aktardı.
Kocaeli’de milli halterci Vahdet Bekir Gencan’a yönelik silahlı saldırıya ilişkin yargılanan 4 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanıklardan Mert G., kız arkadaşının Gencan tarafından taciz edildiğini, olay yerine konuşmak için gittiklerini ancak silahlı eylemi Furkan G.’nin gerçekleştirdiğini iddia etti. Furkan G. ise Mert G.’nin kendisine kırmızı reçeteli ilaç verip, eline de silah tutuşturarak eylemi yaptırdığını öne sürdü.
Olay, 7 Ekim 2024 tarihinde İzmit’te bulunan Vinsan Spor tesisleri önünde meydana geldi. Milli halterci Vahdet Bekir Gencan (27), spor kulübü önünde silahla ayaklarından vuruldu. Kanlar içinde kalan Gencan, hastaneye kaldırılırken, Furkan G. (23), Erdem A. (20), Yusuf O. (24) ve Mert G. (23) gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İddianameden
Hazırlanan iddianamede, şüphelilerin savunmalarında müştekiyi korkutmak amacıyla ateş ettiklerini ileri sürdükleri ancak dosya kapsamındaki GPS kayıtları ve diğer delillerin bu savunmayı çürüttüğü belirtildi. Şüphelilerin olaydan önce keşif amacıyla bölgeye geldikleri, tespit edilmemek için başkalarına ait kimlik bilgileriyle otel kaydı yaptırdıkları, olay yerine giderken araç plakasını söktükleri kaydedildi. İlk ateşten sonra müşteki kaçmasına rağmen kovalanarak tekrar ateş edildiği, diğer şüphelilerin de araçla müştekiyi takip ettiği, bu nedenle öldürmeye yönelik kastın bulunduğu ifade edildi. İddianamede, Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak, şüphelilerin suçu işleme kararı aldıktan sonra cayma imkanı bulunmasına rağmen vazgeçmedikleri, planlarını yaptıktan sonra ruhi sükunete ulaşıp eylemi gerçekleştirdikleri, bu nedenle suçun tasarlayarak işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.
Şüpheli Mert’in azmettirmesiyle diğer şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri, tetikçi olarak seçilen şüpheli Furkan’ın ateş ettiği, olay anında yanlarında ele geçirilemeyen silahların da bulunduğu, amaç gerçekleşmediğinde bu silahların kullanılmasının planlandığı ifade edildi.
Bu kapsamda şüpheliler Erdem ve Yusuf’un eyleme katkılarının “yardım etme” sınırını aştığı, ancak netice gerçekleşmediği için suçun teşebbüs aşamasında kaldığı aktarıldı. Ayrıca, şüpheli Erdem’in 6136 sayılı yasa kapsamında yasak olan ruhsatsız silahı temin ederek şüpheli Furkan’a verdiği belirtildi.
Ayrıca otelde tabanca ve 47 fişek ele geçirildiği öğrenildi.
“Plakaları ben çıkarmadım, rüzgardan düştü”
“Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma” suçlarından yargılanan sanıkların ilk duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Furkan G. (23), Erdem A. (20), Yusuf O. (24), Mert G. (23) ve taraf avukatları katıldı.
Olaya ilişkin savunma yapan ve azmettirme suçundan yargılanan Mert G., “Böyle bir olay yaşanmasını istemezdim. Kız arkadaşım B., Vahdet Bekir Gencan’ın kendisini rahatsız ettiğini ve taciz ettiğini söyledi. Telefonla kız arkadaşımla bu olayı konuşurken arkadaşlarım da yanımdaydı. Onlarla bunu duyduğu için olanları kendilerine anlattım. Biz sadece kendisiyle konuşmak için olay yerine gittik. Ancak Furkan araçtan inerek ilk önce kendisi konuşacağını söyledi. Kısa bir süre sonra silah sesi duydum. Furkan’ın ateş edeceğinden haberim yoktu. Biz sadece konuşmaya gittik ancak böyle bir olay oldu. Böyle bir olay olduğu için pişmanım. Olayda dahlim yoktur. Olay öncesi oradan geçtiğim doğrudur, müştekinin orada olup olmadığını görmek istedim. Plakaları ben çıkarmadım, rüzgardan düştü. Arkadaşlarımı da olayı gerçekleştirmeleri için azmettirmedim. Üzerinde silah olduğunu bilmiyordum. Olay anında alkollüydüm” diye konuştu.
“Mert, araçta bana silah vererek şahsı vurmamı söyledi”
Savunması için söz hakkı verilen Furkan G., abisinin askerlik vazifesi sırasında şehit düştüğünü, psikolojik sorunlar sebebiyle uyuşturucu ve alkol kullanmaya başladığını, çok kez bırakmak istediğini ancak başarılı olamadığını söyledi. Olay günü de uyuşturucu almaya gittiğini söyleyen Furkan G., “Bir süre sonra arkadaşım Erdem’in tanıdığı yanımıza geldi ve birlikte otele gittik. Orada alkol ve uyuşturucu kullandık. Mert isimli şahıs Kocaeli’ye gitmeyi teklif etti, biz de kabul ettik. Yolda manzaralı bir yerde durduk, fotoğraf çektik. Mert bana sürekli alkol verdi ve bitirene kadar içirdi. Alkolü içtikten sonra şuurumu kaybettim. Gözümü açtığımda oteldeydim. O sırada yanımdakilerin bir video izlediğini gördüm. Ne olduğunu sorduğumda, ateş ettiğim anın görüntülerini gösterdiler ve o anda olayı hatırladım. Mert, araçta bana silah vererek şahsı vurmamı söyledi. Yusuf ise daha sonra bana, Mert’in içkimin içine kırmızı reçeteli hap koyduğunu anlattı. Bu nedenle hiçbir şey hatırlamadığımı ve kötü hissettiğimi düşünüyorum. Olaydan sonra polis bizi otelde yakaladı. Dört gün boyunca verilen ilacın etkisindeydim. Korkutmak amacıyla bana söyleneni yaptım, yere doğru ateş ettim. Erdem’in olay günü hesabıma gönderdiği para ise anneler günü dolayısıyla üstümde nakit olmadığı için gönderilmişti” ifadelerini kullandı.
“Otel odasında silah olduğunu bilmiyordum”
Olay günü alkollü olduğunu söyleyen Erdem A. da, “Furkan’ın dediği gibi şuurumuz kapalıydı. Araç içinde silah sesine uyandım. İlk ifadeyi de uyuşturucunun etkisi altındayken verdim. Annesine hediye alacağı için Furkan’a bin lira göndermiştim. Aracı Mert kullanıyordu. Yusuf, Furkan ve benim şuurumuz yerinde değildi. Otele abimin ismini vererek giriş yaptım. Başka bir bilgi vermedim. Mert bize müştekiye ilişkin bazı şeyler anlattı ancak biz sadece eğlenmek amacıyla oraya gittik. Otel odasında silah olduğunu bilmiyordum” dedi.
“Benim kimse ile husumetim yoktur”
Tutuklu sanık Yusuf O. ise “Olay günü alkollüydüm, hiçbir şey hatırlamıyorum. Benim kimseyle husumetim yoktur. Biz otelde kaldık, Kocaeli’ye gezmeye geldim. Sonra bu olay yaşandı. Olay anında araçta uyuyordum, silah sesine uyandım. Mert’in, Furkan’ın viskisine ilaç attığını hatırlamıyorum. Otel odasında ele geçen tabanca ve kurşunların kime ait olduğunu bilmiyorum” dedi.
Mahkeme heyeti, 4 sanığın da tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/annesi-ve-kiz-kardesini-olduren-zanli-cinayeti-iste-bu-yuzden-islemis-0-D6dFhVfT.mp4 Kocaeli’nin Gebze ilçesinde annesi Dursune Bilgili ve üvey kardeşi Havva Nur’u öldüren 17 yaşındaki M.İ.G.’nin ifadesi ortaya çıktı. Zanlı, annesinin kendisine zaman zaman şiddet uyguladığını, kardeşini daha çok sevdiğini ve ölen babasına sürekli hakaret ettiğini iddia ederek, cinayetleri de olay günü babasına yine hakaret etmesi üzerine işlediğini söyledi. Annenin sosyal medya hesabında oğluyla olan fotoğraflarını ise “Canım oğlum sen yanımda ol yeter”, “Tek dayanağım canım oğlum” notlarıyla paylaştığı görüldü.
Olay, dün saat 17.30 sıralarında Beylikbağı Mahallesi 302. Sokak’ta bulunan bir apartmanın üçüncü katında meydana geldi. Komşular, daireden gelen ağır koku sebebiyle durumu polise bildirdi. İhbar üzerine adrese itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kapının kilitli olması sebebiyle daireye balkondan giren itfaiye ekipleri, anne Dursune Bilgili ve kızı Havva Nur Anzerli’yi hareketsiz yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede, anne ve kızın yaklaşık 8-10 gün önce hayatını kaybettiği belirlendi. Dursune Bilgili’nin eşinden boşandığı öğrenildi.
Korkunç olaya ilişkin geniş çaplı inceleme başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekipleri, cinayeti Dursune Bilgili’nin oğlu M.İ.G.’nin (17) işlediğini tespit etti. M.İ.G., Kadıköy Moda Sahili’nde yakalandı. Gözaltına alınan zanlının işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği bildirildi.
Önce annesini, ardından üvey kardeşini öldürdü
Yapılan araştırmada, zanlı M.İ.G.’nin, Dursune Bilgili’nin 2017 yılında vefat eden ilk eşi Y.G.’den olan oğlu olduğu anlaşıldı. Annesi ve üvey kardeşini öldüren 17 yaşındaki M.İ.G., ifadesinde cinayetlere giden süreci anlattı. Zanlı, annesinin kendisine zaman zaman şiddet uyguladığını, kardeşini daha çok sevdiğini ve ölen babasına sürekli hakaret ettiğini iddia ederek, cinayetleri de olay günü babasına yine hakaret etmesi üzerine işlediğini söyledi. Bu arada, öldürülen 5 yaşındaki Havva Nur’un babasının ise, anne Dursune Bilgili’nin dini nikahlı eşi olduğu ve halen cezaevinde bulunduğu öğrenildi.
“Tek dayanağım canın oğlum”
Öte yandan, hayatını kaybeden Dursune Bilgili’nin sosyal medya hesabında, oğluyla çekilmiş bir fotoğrafını “Canım oğlum sen yanımda ol yeter” notuyla paylaştığı görüldü. Bilgili’nin bir başka paylaşımında ise oğlu için “Tek dayanağım canım oğlum” ifadelerini kullandığı anlar yer aldı.
Dursune Bilgili, sabah saatlerinde Gebze Pelitli Mezarlığı’nda toprağa verilirken, 5 yaşındaki Havva Nur Anzerli ise İstanbul’da amcaları tarafından defnedildi.
Beylikbağı Mahalle Muhtarı Osman Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, üzücü bir olay yaşandığını ifade ederek, “Hiçbir yerde istemeyeceğimiz bir tür olaydan mahallemizin sakinlerinden bir ablamızla küçük bir çocuğu vefat etmiştir. Komşuların söylemesine göre, olayın 10 gün önce olduğu söyleniyor ama net bir bilgi değil” dedi.
Dursune Bilgili’nin 4 yıldır mahallede ikamet ettiğini belirten Şahin, “Eşinin de cezaevinde olduğu söyleniyor” ifadelerini kullandı.
Olay, 5 Eylül Cuma günü saat 03.00 sıralarında Çayırova ilçesi Özgürlük Mahallesi Yunus Emre Caddesi’nde yaşandı. Caddede yürüyen kimliği belirsiz bir şahıs, elindeki el yapımı patlayıcıyı binanın önüne fırlattı. Meydana gelen patlamada, park halindeki 5 otomobil ile bir evin camlarında hasar oluştu. Patlamayı gerçekleştiren şahıs, olayın ardından yaya olarak kaçtı. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edilirken, olay yeri inceleme ekipleri de çevrede detaylı çalışma yaptı. O anlar güvenlik kamerasına da yansıdı.
Saldırının altından suç örgütü çıktı
Olaya ilişkin Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı inceleme başlattı. 120 iş yeri ve çevre güvenlik kamerasının incelenmesiyle olayın, Ercan Yılmaz suç örgütü tarafından gerçekleştirildiği belirlendi. Olayın faili, aynı gün saat 23.50’de İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalanırken, ikinci bir eyleme hazırlık aşamasında üzerinde 1 adet el bombası ele geçirildi. Failin saklanmasına yardım eden 6 kişi ile birlikte gözaltına alındığı, saldırıda kullanılan bir motosikletin de ele geçirildiği açıklandı.
Devam eden operasyonlarda örgütün azmettiricisi ve işbirlikçisi olduğu değerlendirilen 2 şüpheli Ordu’da, 1 şüpheli ise Kocaeli’de yakalandı. Böylece saldırıyla bağlantılı toplam 10 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 1’i adli işlemlerin ardından serbest bırakılırken, 9’u Gebze Adliyesi’ne sevk edildi.
7 şüpheli tutuklandı
Olayla ilgili Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, “Kocaeli ili Çayırova ilçesinde 05.09.2025 tarihinde 03.00 sıralarında gerçekleştirilen el bombalı saldırı eylemi ile ilgili olarak “Silahla Yağma, Suç Örgütüne Yarar Sağlamak Maksadıyla Silahla Yağma, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tespit edilen C.E.A. isimli şüphelinin başka ülkede olması sebebiyle yakalanamadığı, E.Y. isimli şüphelinin başka suçtan halen tutuklu olduğu, yakalanan şüphelilerden K.T.’nin kolluk ifadesi sonrası serbest bırakıldığı, T.Ö. isimli şüphelinin adli kontrol şartıyla, diğer şüpheliler F.G., M.K., M.F.Y., Y.K., U.Ö., Ö.E., T.E. ve S.E isimli 8 şüphelinin ise tutuklama talebi ile Gebze Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk işleminin yapıldığı, Gebze Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından yapılan sorgu işlemi sonrası şüpheliler T.Ö. ve Ö.E. hakkında adli kontrol kararı verildiği, diğer şüpheliler F.G., M.K., M.F.Y., Y.K., U.Ö., T.E. ve S.E isimli 7 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildiği anlaşılmakta, olayla ilgili Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma devam etmektedir” denildi.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/kocaelide-bombali-saldirinin-altindan-3-milyonluk-harac-cikti-0-wwltp4e9.mp4 Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde 5 otomobilin hasar gördüğü bombalı saldırının arkasından 3 milyon TL’lik haraç isteyen suç örgütü çıktı. Kocaeli polisinin 120 güvenlik kamerasını tek tek inceleyerek kimliğini belirlediği şahıs, İstanbul’da ikinci bir saldırıya hazırlanırken üzerinde el bombasıyla birlikte kıskıvrak yakalandı. Ordu’ya uzanan operasyonlarda saldırıyla bağlantılı toplam 10 kişi gözaltına alındı.
Olay, 5 Eylül Cuma günü saat 03.00 sıralarında Özgürlük Mahallesi Yunus Emre Caddesi’nde yaşandı. Caddede yürüyen kimliği belirsiz bir şahıs, elindeki el yapımı patlayıcıyı binanın önüne fırlattı. Meydana gelen patlamada, park halindeki 5 otomobil ile bir evin camlarında hasar oluştu. Patlamayı gerçekleştiren şahıs, olayın ardından yaya olarak kaçtı. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edilirken, olay yeri inceleme ekipleri de çevrede detaylı çalışma yaptı. O anlar güvenlik kamerasına da yansıdı.
Saldırının altından suç örgütü çıktı
Olaya ilişkin Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı inceleme başlattı. 120 iş yeri ve çevre güvenlik kamerasının incelenmesiyle olayın, Ercan Yılmaz suç örgütü tarafından gerçekleştirildiği belirlendi. Olayın faili, aynı gün saat 23.50’de İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalanırken, ikinci bir eyleme hazırlık aşamasında üzerinde 1 adet el bombası ele geçirildi. Failin saklanmasına yardım eden 6 kişi ile birlikte gözaltına alındığı, saldırıda kullanılan bir motosikletin de ele geçirildiği açıklandı.
Devam eden operasyonlarda örgütün azmettiricisi ve işbirlikçisi olduğu değerlendirilen 2 şüpheli Ordu’da, 1 şüpheli ise Kocaeli’de yakalandı. Böylece saldırıyla bağlantılı toplam 10 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 1’i adli işlemlerin ardından serbest bırakılırken, 9’u Gebze Adliyesi’ne sevk edildi.
3 milyon TL detayı
Şahısların, Yunus Emre Caddesi’nde faaliyet gösteren bir inşaat firmasından yaklaşık 3 milyon TL haraç istedikleri ve firmanın bu parayı vermemesi üzerine eylemi gerçekleştirdikleri öğrenildi.
Olay, saat 03.00 sıralarında Özgürlük Mahallesi Yunus Emre Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, cadde üzerinde yürüyen kimliği belirsiz bir şahıs, elindeki patlayıcı olduğu tahmin edilen cismi binanın önüne fırlattı. Cismin yere düşmesiyle birlikte meydana gelen patlamada, park halindeki 4 otomobil ile bir evin camlarında hasar oluştu. Patlamayı gerçekleştiren şahıs, olayın ardından yaya olarak kaçtı. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edilirken, olay yeri inceleme ekipleri de çevrede detaylı çalışma yaptı. O anlar güvenlik kamerasına da yansıdı.
“Binaya molotof benzeri bir şey atılmış”
Patlama sırasında mahalle sakinleri korku dolu anlar yaşadı. Olaya ilişkin gördüklerini anlatan bir mahalleli, “Saat 03.00 sıralarında büyük bir patlama oldu. Camdan dışarı baktım ama herhangi bir şey göremedim. Daha sonra dışarı çıktığımda polisleri ve insanları gördüm. Karşı binaya molotof benzeri bir şey atılmış. Araçlarda ve çevrede ciddi hasar vardı” dedi.
Polis ekipleri, patlamaya neden olan şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.