https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/kocaeli-ulasim-filosuna-68-yeni-otobus-0-4Fmw5NkO.mp4 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımı rahatlatmak ve filoyu güçlendirmek amacıyla satın aldığı 123 yeni otobüsten 68’ini törenle hizmete aldı. Filoya katılan çevre dostu ve son model araçlarla birlikte Kocaeli’deki toplu taşıma araçlarının yaş ortalaması 5’e düşerken, kent “Türkiye’nin en genç otobüs filosuna sahip ili” unvanını kazandı.
Kocaeli Kongre Merkezi otopark alanında düzenlenen tanıtım töreninde, 5 Aralık’ta hizmete alınan 10 tramvayın ardından 68 yeni otobüs de kamuoyuna tanıtıldı. Kalan 55 otobüsün alım süreci devam ederken, envanterde bulunan ancak yaş haddini dolduran 42 aracın düşülmesi ve yeni araçların tamamının gelmesiyle Büyükşehir Belediyesi filosundaki toplam araç sayısının 753’e ulaşacağı bildirildi.
“Bizim derdimiz onların ekmeğiyle oynamak değil”
Törende konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, toplu taşıma araçlarıyla günde 4 bin 357 sefer gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, geçmiş yıllardan örnekler vererek, şöyle konuştu:
“Eskiden bir iki tane otobüs almaya kalktığımızda ortalık ayağa kalkardı. Genel sekreter yardımcısı olduğum yıllardan hatırlıyorum. Bir hafta bir otobüs koymak istediğimizde çok büyük gürültüler kopardı. Belediyenin önüne gelirdi esnaf. Onlar belediye otobüslerini istemezdi, ’Biz taşıyoruz, siz niye otobüs alıyorsunuz?’ derdi. Onların gücü, vatandaşın daha çok hoşuna gidecek, gerçekten büyük kapasiteli araçlar almaya yetmezdi. Onları anlardık ama öbür taraftan vatandaşın talepleri vardı. Bunları birbirine denkleştirmek de son derece zordur. Bugün biz bu otobüs alım törenini gerçekleştirirken özel halk otobüsleri esnafımız da burada bizlerle birlikteler. Kavga gürültü de yok. Bizim derdimiz onların ekmeğiyle oynamak da değil. Bizim derdimiz bu kentin insanına en güzel şekilde o hizmeti götürmek.”
“Son 7 yıl içinde filomuzun sayısı ikiye katlandı”
Büyükakın, bugün itibarıyla belediye iştiraki UlaşımPark bünyesinde 672 toplu taşıma aracı bulunduğunu belirterek, “Son 7 yılın içinde filomuzun sayısı ikiye katlandı. Bir yandan da raylı sistemler ağını genişletiyoruz. Yaklaşık 9 kilometrelik hattı 19 kilometreye çıkarmak için uğraşıyoruz” diye konuştu.
“Otobüsler Euro 6 standartlarına uygun”
Hizmete alınan araçların Euro 6 motor standartlarına sahip olduğunu ve şehrin hava kalitesini koruyacağını belirten Büyükakın, büyük otobüslerin yoğun hatlarda, küçük araçların ise tepe ve dar sokaklı hatlarda kullanılacağını kaydetti. Başkan Büyükakın, “Bu araçlarımızla birlikte filomuz yaklaşık 5-6 yaş ortalamasına sahip olacak. Bu anlamda da Türkiye’nin en genç filosu Kocaeli’de olmuş olacak” şeklinde konuştu.
Güney yakasına “41G” hattı müjdesi
Başkan Büyükakın, Körfez’den Köseköy’e uzanan 41K hattının bir benzerinin güney yakası için planlandığını da duyurdu. “41G” adı verilecek hatla ilgili çalışmaların sürdüğünü bildiren Büyükakın, şu ifadeleri kullandı:
“41G hattının devreye alınması söz konusu olacak. O konuda da özellikle esnaf odalarını temsil eden arkadaşlarımızdan rica ediyorum, bir an önce yol almamız lazım. Bu, hem sizlerin hem de bizim daha verimli çalışmamızı, vatandaşlarımızın da bu toplu taşıma hizmetinden memnun kalmasını ve toplu taşıma yolculuk değerlerinin artmasını sağlamış olacak.”
Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, ligin çok uzun ifade ederek, sürekli aynı seviyede oynamanın zor olduğunu belirtti. İnan, Alanyaspor karşısında da oyuncularının hatasız oynadığını söyledi.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında Kocaelispor, sahasında karşılaştığı Corendon Alanyaspor’u 2-0 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, zor bir maç oynadıkları ifade ederek, “Biliyorduk ama oyuncularımız bugün belki de hatasız oynadılar. Neticesinde de maçı kazanmayı bildiler. Bu kadar üst düzey mücadele gösterip maçı kazandıkları için onları tebrik ediyorum” diye konuştu.
“Oyuncularımın hepsinden memnunum”
Takımın 3 maçta 3 galibiyet almasının ardından yükselişe geçmenin nedenleri üzerine Selçuk İnan, “Oyuncuların performansının yükselmesi daha fazla onlara bağlı. Onlarla çok fazla zaman geçiriyor, inandırmaya çalışıyorum. Bu şehir onları çok seviyor ve başarıyı hak ediyor. Takımlarına fazlasıyla sahip çıkıyorlar, oyuncular da farkında. Ben de onlara yardımcı oluyorum, dürüst ve samimi oluyorum. Hayatım boyunca çalışkandım, onlara da bunu aşılamaya çalışıyorum ama oyuncu size yaklaşmazsa işiniz çok zor oluyor. Sağ olsun onlar da bu yönde çaba harcıyorlar, çalışıyorlar, karakterleri de çok iyi. Hepsinden memnunum. 3 maç kazanmak da bir şey bitirmiyor. İstikrar çok önemli. Lig çok uzun. Sürekli aynı seviyede oynamak çok kolay değil. Bunu ne olursa olsun başarmak gerekiyor. Önümüzdeki hafta daha zor bir maç var. Futbol geçmişi çok çabuk unutturuyor. Biz çalışmaya devam edeceğiz. Maç kazanmak istiyoruz. Maç maç bakıyoruz” şeklinde konuştu.
“Şehir bize sahip çıktı, çok çalışıyoruz ve karşılığını almaya başladık”
Maç kaybettikten sonra şehre karşı duyduğu mahcubiyeti yineleyen genç teknik adam, “İlk 5 haftada mahcubiyetim olduğunu hep söylüyordum. Bize destek verdiler, oyunculara sahip çıktılar. Bu bizim için önemliydi. Arkamızda durmaları çok önemliydi ama takım da iyi mücadele etti, iyi oynadı o haftalarda. Şehrimiz futboldan anlıyor. Sadece sonuca göre takımlarını desteklemiyorlar. İyi oynadık, hak ettiğimiz halde kazanamamıştık. O yüzden bizi desteklediler. Türk futbolunda yerli hocaların desteklenmesi konusundan ziyade inandığınız biri varsa onun bilgisine, çalışkanlığına ve yapabileceğine inanıyorsanız peşinden gitmelisiniz. Hayatım boyunca öyle yaptım. Ben kendi takımımla ilgileniyorum; ki çalışıyoruz ve karşılığını almaya başladık. Arkamızda çok insanın desteği var. Belediye başkanımız, başkanımız, yöneticilerimiz, basın da destek veriyor diğer yandan. Herkese teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Doğru anlarda, doğru oyuncularla, doğru yerlerde oynuyoruz”
Takımdaki oyuncuların artık birbirini daha iyi tanıdığının altını çizen Selçuk İnan, “Yeni takımız, yeni oyuncularımız vardı. Birbirlerini tanımaları ve birbirleri için mücadele etmeleri için vakit geçirmeleri lazımdı. Şimdi birbirlerini daha iyi tanıyorlar. Son 3 maçta galibiyetler nasip oldu ama bu bir gün gelecekti. Oyuncularımız da bu yönde örnekler veriyordu. Kazanacağımız oyunlar oynadık ama neticelendiremedik. Hücum futbolu oynamak kolay değil. İnsanlar bunu istiyor, biz de bunu oynamak istiyoruz ama bu işler dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. En hücumcu oyuncuyu da koysanız pozisyona giremeyebiliyor. Kayseri maçını 4 forvetle bitirdik. Neredeyse pozisyonumuz yoktu. Doğru oyuncularla, doğru şekilde hücum futbolu oynamak lazım. Doğru anlar ve oyuncularla, doğru yerlerde oynuyoruz. Bitmedi, daha fazla çalışmamız ve pozisyon üretmemiz lazım. Aynı zamanda da daha doğru savunma yapmamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kocaelispor’un Hırvat stoperi Hrvoje Smolcic, Süper Lig’in kendisini şaşırtacak derecede kaliteli bir lig olduğunu söyledi. Genç file bekçisi Serhat Öztaşdelen ise takımdaki rekabet ortamının başarıyı getireceğine inandığını belirtti.
Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 2 maçtan galibiyetle ayrılan Kocaelispor’da kentle bütünleşme etkinlikleri de sürüyor. Yetişkinler ve çocuklar için birçok organizasyon düzenleyen yeşil-siyahlılarda geçtiğimiz gün Hrvoje Smolcic ve Serhat Öztaşdelen öğrencilerle bir araya geldi. Hem organizasyona hem de kariyerlerine dair İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirinin sorularını yanıtlayan futbolcular, kentin futbola ve Kocaelispor’a olan bağlılığını dile getirip, bu sevginin karşılığını taraftara verebilmek adına başarılı olmak için ellerinden geleni yapacaklarını söylediler.
Smolcic: “Tek odağım en iyi sezonu geçirmek için en iyi işi yapmak”
Bireysel hedefini ve kulüp için temennisinden bahseden Smolcic, Süper Lig’in kaliteli bir lig olduğunu geldikten sonra daha iyi gördüğünü kaydetti. Körfez ekibinde kiralık olarak forma giyen Hırvat stoper, “Şu an tek odaklandığım şey; burada en iyi sezonu geçirmek için mümkün olan en iyi işi yapmak. Gelecek sezonla ilgili şu an herhangi bir düşüncem yok. Yaklaşık 2 aydır buradayım. Elimden gelenin en iyisini yapmak, buraya her şeyimi vermek ve iyi sonuçlar elde etmek için önümde daha çok ay var. Önümüzdeki sezonu ondan sonra düşüneceğim” dedi.
“Bu kadar kaliteli olacağını beklemiyordum”
Süper Lig’in oyun kalitesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan 25 yaşındaki futbolcu, “Buraya geldiğimde şaşırdım. Futbol artık her yerde, neredeyse dünyanın her yerinde iyi. Ama Süper Lig’in bu kadar kaliteli olacağını beklemiyordum. Gerçekten iyi bir lig. Dünyadaki, Avrupa’daki en iyi ligler sıralamasındaki yeriyle ilgili olarak bir şey demek istemiyorum. Ama evet, şaşırdım ve bu ligin büyük bir potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Birçok takım uluslararası oynuyor. Bizim hedefimiz de elbette elimizden gelenin en iyisini yapmak ve belki de aynısını başararak uluslararası arenaya çıkmak” şeklinde konuştu.
“Hiç böyle bir şey görmemiştim”
Çocukların ilgisi karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Smolcic, “Hırvatistan’da, Almanya’da ve Avusturya’da da bu tarz okul ziyaretleri yapmıştım. Böyle kalabalık da olmuştu ama hiç bu kadar büyük kalabalık görmemiştim. Burada sadece imza almak için bile çocukların ağladığını gördüm. Hiç böyle bir şey görmemiştim. Bu da beni etkiledi. Burada olmaktan keyif aldım” ifadelerini kullandı.
Serhat Öztaşdelen: “Burada çocuklar da armaya aşık”
Genç file bekçisi Serhat Öztaşdelen de tecrübe ettiği öğrenci buluşmaları için, “Buranın taraftarı olarak, çocukların da bu armaya aşık olduğunu bugün de görmüş olduk. Bizi çok büyük heyecanla karşıladılar. İmza almak için birbiriyle yarıştılar. Bizi çok seviyorlar. Biz de bu sevgilerini karşılıksız bırakmak istemiyoruz. Sahada elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah bu böyle devam eder, onları mutlu ederiz. Onları mutlu görmek bizi çok mutlu ediyor” cümlelerine yer verdi.
“Onlardan öğreneceğim çok şey var”
Kariyeri açısından Aleksandar Jovanovic ve Gökhan Değirmenci’nin kendisine olan katkılarından söz eden genç kaleci, “Geldiğim camianın büyüklüğünün çok farkındayım. İlk geldiğim gün de demiştim; onlar benim önümde çok büyük iki örnek. Onlardan gerçekten öğreneceğim çok şey var. İyi iki karakter, insan olarak da futbolcu olarak da. Bana örnek oluyorlar. Yeri geldiğinde tecrübelerinden bahsediyorlar. Rekabet halindeyiz. Rekabet tabii ki olacak. Olmazsa hepimiz için iyi bir şey olmaz. Rekabet varsa başarı gelir. Ben de elimden geldiğince arkadan onları desteklemeye çalışıyorum; her maç, her antrenmanda. Onlar da bana çok destek veriyor. Süreç böyle devam ediyor. Umarım bir gün ben de şans bulurum. Şu an her şey Kocaelispor için. Zorlu bir rotasyon. Bunu bilerek geldim. Kendimin farkındayım. Genç bir futbolcuyum. Önümde daha çok yıllar var. Elimden geleni yapacağım. Çalışmaya devam edeceğim. Fırsat gelirse değerlendireceğim” diye konuştu.
Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, pazartesi günü deplasmanda oynayacakları Beşiktaş maçıyla ilgili, “Beşiktaş’ın bize benzer yanları var. Onlar da kendi 11’ini bulmaya çalışıyor. Takım savunmasında belli zaafları var ve bunun üzerine çalışacağız” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında Kocaelispor, pazartesi günü saat 20.00’de Beşiktaş’a konuk olacak. Maçın hazırlıklarını sürdüren yeşil-siyahlılarda teknik direktör Selçuk İnan antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kadro yapılanması ve ideal 11 kurma konusunda Beşiktaş ile benzerlikleri olduğunu belirten İnan, “Beşiktaş takımının bize benzer yanları var. Onlar da kendi ilk 11’ini, kendi takımlarını bulmaya çalışıyorlar. Yeni oyuncuları var. Bugün de bir maçları var ama birçok oyuncusu statü gereği sahada olmayacak. Beşiktaş, sahasında farklı bir oyun ortaya koyabiliyor, bunu defalarca gördük. En nihayetinde çok önemli oyunculara sahip bir takıma karşı oynayacağız. Türkiye’de oynaması en zor deplasmanlardan biri. Ama biz hep kendi tarafımızdan bakmaya çalışıyoruz. Evet, son oynadığımız maç; yakaladığımız 11, artık yavaş yavaş istediğim takımı, istediğim oyuncuları, oynatmak istediğim oyunu yavaş yavaş sahaya yansıtabilen bir takım görüntüsü var. Bunu devam ettirmek istiyoruz” diye konuştu.
“Takım savunmasında belli zaafları var. Üzerinde çalışacağız”
Beşiktaş maçıyla ilgili rakiplerinin zaafları üzerine çalıştıklarının altını çizen İnan, “Beşiktaş’ın eksiklerini çalışıyoruz. Bizim maçın analizini yaptıktan sonra Beşiktaş’ın maçlarına başladık. Onları değerlendiriyoruz, ekibimizle beraber. Zaafları neler, artıları-eksileri neler onlar üzerine hafta boyunca çalışacağız. Bunlar teknik ve saha içi konular ama bundan da önemlisi cesaretle oynamak, yürekli oynamak ve bir şekilde kazanabileceğine inanmak. Bizim için en önemli yol olacak bu maç için. Bütün takımların eksikleri ve zaafları var. Onlar da istediği belki de ideal 11’i henüz oluşturamadı. Takım savunmasında belli zaafları var. Bunun üzerinde biz de çalışacağız. Oyuncularımız çok gayretli, gol atmak istiyorlar tabii ki. İstediğimiz pozisyonlara da artık yavaş yavaş giriyoruz zaten. Antep maçında da çok net pozisyonlarımız vardı. Cezalı oyuncularımız da dönecek. İnanıyorum ki bu isteklerini, bu arzularını devam ettirirlerse sonuçlandırma kısmında da artık başarılı olacaklar. Bizim beklentimiz de onlardan o. Çok çalışıyoruz, onlar da çok çalışıyor, emek veriyor. İnşallah karşında onlar da gol ve goller bulacak” ifadelerini kullandı.
“Tüm oyuncuları kullanacak durumdayız”
Sakat oyuncularla ilgili yarın daha net konuşabileceklerini ifade eden Kocaelispor Direktörü, “Çünkü henüz Karol ve Haidara bugün de bizimle olmayacaklar. Onların son durumuna bakacağız. Sağlık ekibimiz nasıl bir karar verecek bakacağız. Onlar da gelirse neredeyse tam bir kadroyla çalışmaya başlayacağız. ‘İlk 11’i yakaladınız mı?’ derseniz; tamamen belki hiçbir zaman olmayacak ama büyük bölümünü gerçekleştirdik. En azından fiziksel olarak sakatlıklar dışında bütün oyuncularımız artık bizle beraber. Hepsini kullanabilecek duruma getirdik. O yüzden de aşağı yukarı hazırız diyebiliriz. Yani kafamızdaki ilk 10 biri yakaladık diyebiliriz. Ahmet Sagat’ın ayrılığı söz konusuydu. Olmadı. En nihayetinde şu an bizimle birlikte. İnşallah takım arkadaşlarına faydalı olur” diye konuştu.
“Taraftarın varlığı ve desteğiyle inşallah kazanan taraf biz oluruz”
Taraftara son maçtaki destekleri için ayrı parantez açan Selçuk İnan, “Bu bence hepimizin şansı. Hepimiz camia olarak, şehir olarak gurur duymalıyız. Çok normal bir şey değil bu normalde, Türkiye’de. Belki uzun yıllardır ligde olmamanın da getirmiş olduğu bir özlem var. İnsanlar böyle değerlendiriyor olabilir ama ben buna da bir yerde çok katılmıyorum. Çünkü buradaki insanlar gerçekten takımlarını çok seviyorlar, futbolu çok seviyorlar. En çok konuşulması gereken konu bence bu. Maçtan sonra da söylemiştim; oyuncularım ve ben çok emek veriyoruz, çalışıyoruz ama en büyük mahcubiyetimiz bu kadar takımını seven, her koşulda, ne olursa olsun yalnız bırakmayan bu taraftarlara galibiyet kazandırmak istiyoruz. Ekstra motive ya da ekstra mücadelenin sebeplerinden biri de bu. Beşiktaş maçında da ne olursa olsun bizim yanımızda olacaklarını, ses getireceklerini biliyoruz. Zaten artık oyuncular tamamen burayı idrak etti. Ben zaten bunu bilerek geldim. Onların desteğiyle daha güçlüyüz. Bunu bilerek geldim. Her röportajımda da söyledim, onların desteğiyle biz daha güçlüyüz. Bu maç da onların da varlığı ve desteğiyle inşallah maçı kazanan taraf biz oluruz inşallah” sözlerini kaydetti.
Geçtiğimiz nisan ayında, Etimesgut’ta bir AVM’deki oyun alanına görevlilerce alınmayan Mert Affan’ın öğretmeni tarafından çekilen görüntüleri, sosyal medyada büyük tepki toplamıştı. Olayın ardından ruhsatsız olduğu tespit edilen işletme mühürlenmişti.
Bu olayın ardından harekete geçen Sevgi Varsa Engel Yok Derneği Başkanı Zeynep Bulut, özel çocukların “dışlanmasına” en güzel cevabı eğlenceyle verdi. Ankara’nın Çubuk ilçesindeki bir lunaparkta gerçekleşen organizasyona, Kocaeli ve Ankara’dan yaklaşık 100 özel birey ve ailesi katıldı. Sabah kahvaltısıyla başlayan etkinlikte bir araya gelen özel bireyler, gün boyunca lunaparktaki oyuncaklara binerek unutulmaz anlar yaşadı.
“Kimsenin onların kalbini kırmasına izin vermeyeceğiz”
Etkinliğin, ayrımcılığa karşı bir duruş niteliği taşıdığını belirten Zeynep Bulut, “Bundan birkaç ay önce Ankara’da bir oyun alanına alınmayan down sendromlu bir çocuğumuz vardı. Onun yaşadığı bu olumsuz durum bizi çok derinden etkiledi. Özel çocuklarımız hayatın her alanında yer almalılar. Her çocuk özeldir, her çocuk eşittir. Her çocuğun eşit derecede bu hayatta yaşamaya, bu hayatta yer almaya, mutlu olmaya, gülmeye, eğlenmeye ihtiyacı vardır. Bizler onların yüzlerinde küçücük bir tebessüm bırakabilmek için bu kadar mücadele veriyorken kimsenin onların kalbini kırmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
“Özel bireyleri ağırlamaktan onur duyduk”
Özel çocukları ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirten lunapark işletmecisi Selahattin Akdoğan, “Onurlandık, gururlandık ve onlar kadar da mutluyuz. Onları da mutlu edebildiysek ne mutlu bize. Sizlere de bizlere bu imkanı tanıdığınız için ayrıca teşekkür ediyorum. Bu çocuklar bizim özellerimiz. Aileleri de takdir ediyorum. Bu çocuklara sahip çıkalım. Bu bizim insanlığımızın görevidir” diye konuştu.
“Her çocuk gibi üzüldü”
Oyun alanına alınmayan Mert Affan’ın annesi Hatice Yücel, olayı ilk duyduğunda hissettiklerini anlattı. Yücel, “Çocuğum bu durumu yaşadığında ben yanında yoktum, öğretmenimiz yanındaydı. Her çocuk gibi üzüldü. Hocam, olayı kameraya aldı. Görüntüler medyaya yansıdı. Görüntüleri ilk izlediğimde açıkçası, bende ’normal şeylerle karşılaşıyoruz’ hissi oluştu. Zaten bu aşamaya gelene kadar ben, benim gibi birçok aile birçok yerde kırılma noktalarını yaşıyor” dedi.
“Bu uygulamalar yükümüze yük katıyor”
Sürekli benzer zorluklarla karşılaştıklarını belirten Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Verdiğim röportajlarda da gelen soru, ’Bu duruma üzüldünüz mü?’ oluyor. Tabii ki üzüldüm ama bizler bundan daha çok üzüleceğimiz şeyler yaşıyoruz. Bu durum açıkçası düşük dozajlı üzüntü yaşadığım durum oldu. Eğitimde ciddi sıkıntılar yaşıyoruz, sağlık kuruluşlarında daha dün çok ciddi sıkıntılar yaşadım. Yani birçok alanda zaten biz özel gereksinimli çocuklarla ilgilenen anneler olarak yorgun durumdayız. Ama toplumun içerisine çıktığımızda da bu uygulamalar yükümüze yük katıyor açıkçası. Buradan yetkililerden bu konulara duyarlılık göstermelerini rica ediyorum”
“Gurur duydum”
Yücel, öğretmen Zeynep Bulut’un düzenlediği etkinliğin kendisini çok duygulandırdığını belirterek, “Zeynep Hocam bana telefonda ulaştı. Telefonda gözlerim dolarak kendisini dinledim. Çünkü ’Bu etkinliğin vesilesi sizlersiniz’ dedi. Bizim yaşadığımız sorundan bir ilham almış. Çok güzel bir organizasyon. Bu şekilde vicdan sahibi, iyi yürekli insanların kendi alanlarında farkındalık oluşturması çok değerli. Kendisine yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekten gurur duydum ve onore oldum” ifadesini kullandı.
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde özel halk otobüsü şoförü, yevmiyesinden yolculara ücretsiz olarak su, şeker ve çikolata ikram ediyor. Gelen müşterilere kolonya sıkan şoför, yolcuların halini hatırını sorarak güler yüzü ile gönüllere taht kuruyor.
Gölcük ilçesinde özel halk otobüsü şoförlüğü yapan 45 yaşındaki Hüseyin Keleşoğlu, yolculara karşı gösterdiği güler yüzü ve ikramlarıyla gönüllere taht kurdu. 721 numaralı Değirmendere-İzmit hattında görev yapan Keleşoğlu, otobüsünde yolculara ücretsiz su, şeker ve çikolata ikram ederek, kolonya sıkıyor, hal ve hatırlarını soruyor. Her şeyi Allah rızası için yaptığını dile getiren şoför, ikramları kendi yevmiyesinden karşılıyor. İstanbul’dan Kocaeli’ye yeni taşındığını, bir ev tuttuğu zaman müşterilerine sigara böreği bile açacağını dile getirdi.
“Allah rızası için yapıyorum, kimseden beklentim yok”
İstanbul’da uzun yıllar taksicilik ve minibüs şoförlüğü yaptığını söyleyen Hüseyin Keleşoğlu, “Kartal Kadıköy hattı kapandıktan sonra telefoncu açtım. Orası da kapandıktan sonra boşta kaldım. Biraz badireler atlattım, psikolojim bozuldu. Sonrasında arkadaşımın vasıtasıyla Kocaeli’ye geldim ve Değirmendere araçlarında çalışmaya başladım. Havaların sıcak olmasından dolayı 1 saatlik yolda vatandaşlar bunaldığı için yolculara su dağıtmaya karar verdim. Yolculara su, nane şekeri verdim ve kolonya takdim ettim. Bunu her servis her saat başı yaptım. Yolcularımızın beğenisini topladım. Müdürlerimin, amirlerimin de tebriklerini aldım. Bu işi severek yapıyorum. Bu sıcakta Allah rızası için işimi düzgün yapmaya çalışıyorum. Kimseden beklentim yok” diye konuştu.
“Kocaeli’de yeniden hayatta tutunmaya çalışacağım”
Yaklaşık 30 yıldır şoförlük yaptığını söyleyen Keleşoğlu, “2012 senesinde şehit ailelerine ücretsiz taşımacılık yapan ilk minibüsçü bendim. O da haber olmuştu. İstanbul’dan Kocaeli’ye geleli 1 ay oldu. Şu an arkadaşımın yanında kalıyorum ancak bir ev bulmaya çalışıyorum. Hayatın çemberinden geçtim, çok badireler atlattım. Her şeyi gördüm, şimdi burada yeniden hayatta tutunmaya çalışacağım” şeklinde konuştu.
“Yevmiyemden bu ürünleri alıyorum, rabbim verdikçe ben de bunu sürdürmeye devam edeceğim”
Müşterileriyle ailesi gibi geçindiklerini söyleyen Keleşoğlu, “Hiçbir beklentim yok, onların duaları bana yetiyor. Onların duasını aldıkça ayakta kalıyorum. Ben verdikçe Allah da başka yerden bana veriyor elhamdülillah. Müşterilerimiz çok memnun, ben de onlardan memnunum. Onlar da beni sahiplenmeye başladı. Allah razı olsun onlardan. Çalışabildiğim kadar çalışacağım. Ben de onların gönüllerini hoşnut edeceğim. Şoför arkadaşlarım da memnun. Yolda şekeri düşenlere, sabah erken aç karna işe giden kişilere de bisküvi ikram ediyorum. Müşterilerime teşekkür ediyorum, bu davranışımı çekip sosyal medyada paylaşmışlar. Belki bizim de hatalarımız oluyor ancak trafik stresidir, herkesten özür diliyoruz. Elimizden geldiğince devam edeceğiz. Yevmiyemden bu ürünleri alıyorum, rabbim verdikçe ben de bunu sürdürmeye devam edeceğim. Evimi tuttuktan sonra yolcularıma sigara böreği bile açarım. Yaklaşık 300 kişiye aldığım ürünleri veriyorum” ifadelerini kullandı.
Kocaeli’de yaşayan ve aslen Bayramiçli olan Özlem Salman emekli olduktan sonra ilçeye döndü. Emekli resim öğretmeni usta öğreticilik belgesi alarak 3 sene eğitim verdikten sonra Salman, kolon kanseri olduğunu öğrendi. Salman, 8 aylık bir tedavi süreci ardından huzuru bulmak için Kazdağları’na gelmeye karar verdi. Halasının yaşadığı Üzümlü köyünü ziyaret eden Salman, buranın enerjisinin ona iyi geldiğini ve ona huzur verdiğini söyledi. Bu hislerinin üzerine köyde yaşamaya karar veren Salman, köye yerleşir yerleşmez kolları sıvayarak çalışmalara başladı. Önce kendine kiralanan lojmanda çiçekler açtıran Salman, daha sonrasında köyü için çalışmalara başladı. Köyün duvarlarını köyün ruhuna uygun resimlerle süsleyen emekli resim öğretmeni, şimdi ise köyü canlandırmak için proje hazırlıklarında. Yaşlı nüfusun fazla olduğu köye gençlerin de gelmesini istediğini belirten Salman, ne yapılırsa yapılsın köyün ruhuna uygun yapılması gerektiğini ifade etti.
Köy ne yansıtıyorsa onu çiziyorlar
Köyde lojman kiraladıktan sonra işe ilk olarak kendi yaşam alanından başlayan eski resim öğretmeni Özlem Salman, “Okulun lojmanını bana kiraladılar, içini ben kendim yaptım. Çocukluğumdan beri resim yapan bir insanım. Resim yaptığım için ben duran bir insan da değilim. Bir yerleri boyamam gerekiyordu. Baktım tabela aşağıda atıl bir durumdaydı, dedim ki muhtarımıza ben bu tabelaya bir resim yapsam, ismini yapsam köy tabelası falan derken ondan sonra duvar aklıma geldi. Duvara mı bir resim yapsam derken arkadaşlarım var Çanakkale’den, benim kursiyerlerim, onlar da bana gönüllü olarak destek verdiler. Biz buraya geçen sene bir giriştik, bütün duvarları boyadık. Ama şöyle köyümüze göre, öyle kafamıza göre bir şey değil. Ne yansıtıyorsa yani eskiden neyimiz vardı. Köylerimizde eşeklerimiz vardı ama artık yok, bir eşeğimiz olsun istedim. Köyün kahvesine bir eşeğimizi simge olarak koydum. İşte çeşmemizde bakraçlarımız vardı eskiden, şimdi yok, bakraç taşıyan bir ablamız çizdik. Öküzlerimiz vardı, öküzümüz yok, onu çizdik” dedi.
Çalışmalar köylünün de çok hoşuna gitti
Çizimlerin köylü tarafından da beğenilip talep gördüğünü söyleyen Özlem Salman, “Daha sonrasında köylümüzün o kadar çok hoşuna gitti ki bunlar, dediler ki evet yani ben işte şelale istiyorum. Biz ona şelale çizdik ama neden? Çizdik çünkü o kadar içinden böyle mutluluk akan bir aile ki karı koca sevgisi var ki o şelale onların sevgisini yansıtıyor. Hayvanları zaten seviyorlar oraya işte biz geyiğini çizdik, ördeğinini yaptık vesaire. Bu arada benim kuzenim taş ustası, eşi de ekmek yapıyor. Onları yansıttığı için onların duvarına, ekmek yapan bir kadınla yanına Ayşe’yi çizdim yanına da İsmail abi duvar örerken çizdim. Bunlar da başlangıcımız, devamında bir sürü evimiz var. Herkes bir isteklerde bulunuyor fakat tabii ben de yeni hastalıktan çıktığım için geçen sene bir ara verdik” diye konuştu.
Köydeki teyzeler de çalışmalara destek veriyor
Köyde yaşayan teyzelerin kendi kavuklarına çekildiğini gören Salman, onları daha çok köyü yenileme projelerine kattığını belirterek, “Sonrasında ben Çanakkale’deki atölyemi kapatma gereğinde bulundum. Dedim ki neden ben peki köyde bir şeyler yapmıyorum. Mehmet abiyle bunu konuşunca dedim ki hani okul atıl durumda. Biz bunu bir değerlendirelim, ne yapalım. Teyzelerimiz var burada, artık kabuklarına çekilmişler. Onlarla birlikte bir şeyler çıkartalım, oraya neler yapalım. Dedi ki işte bizimle konuşurlarken camide çok eski kalan kilimlerimiz var. Artık böyle güveler yemiş ama duruyor kenarda. Atmayalım dedim, bunlarla ilgili bir çalışma yapalım. Teyzelerimizin eli iş tutuyor sonuçta. Onlarla dedim tekrar bir geri dönüşüm projesine girelim” şeklinde konuştu.
Halk eğitim merkezleriyle beraber köyü gençleştiriyorlar
Projelerinin halk eğitim merkezleri tarafından da desteklendiğini açıklayan Salman, şunları söyledi:
“Halk eğitime gittim, anlattım böyle böyle bir iş yapmak istiyorum. Onlar da çok mutlu oldular. Şimdi önümüzdeki hafta haftanın iki günü burada ablalarımızla teyzelerimizle birlikte halk eğitim bünyesinde bir kurs yapacağız. Geri dönüşüm projesi, camlarımız var, camlarımızdan atıklardan yapacağız. Bir sürü atık malzemeden burada bir ürün çıkartacağız. Artı hani köyümüz yaşlı bir köy olduğu için de gençlerimiz ve torunları hep dışarıda. Benim 20 yaşında oğlum var ve bu köye bayılıyor ve bu köyde bir şeyler yapmak istiyor. Çiftçilik yapacak, arıcılık yapacak vesaire. Onlarla ilgili program yapıyor. Dolayısıyla biz de gençlerimizi, çocuklarımızı şehirlere değil de tekrar köylere nasıl getirebiliriz diye düşünüyoruz. Onunla ilgili bu köyde bir projeler oluşturacağız. İnşallah burada günübirlik piknik alanları, çadır, kamp, karavan getirecek burada nefes alabileceği doğayla başbaşa olabilecek. Köyümüzün düzenini bozmadan, köyümüzün hiçbir ambiyansını bozmadan, böyle bir şey yapacağız.”
Köyün nüfusunun yaşlandığını ve bu projelerin köy için verimli olacağını vurgulayan Üzümlü Köyü Muhtarı Mehmet İhsan Yılmaz ise şöyle konuştu:
“Kendim de 69 yaşındayım, genelde de köyümüzün şu anda mevcut olan insanları yaşlı kesimler vardır. Köyümüz çok eski bir köy oldu. 1300 yıllarda kurulmuş, 1400 yıllarda nüfusu 480 olan, fakat şu anda yaşayan sayısı olarak 105 nüfusa sahibiz. Bunun nedeni de baraj sahasında kalan arazilerin gitmesi ve gelir kaynaklarının düşmesi nedeniyle gençlerimiz köyden hep göç etmişlerdir. Bu nedenle köyümüzün nüfusu hem yaşlanmış hem de azalmıştır. Köyümüzde bulunan ilkokul atıl durumda. Okulumuzu tekrar onararak, tadilatını yaparak, köyümüze kültür ve sanat atölyesi kazandırmayı düşündük. Bu projeyi yaparken güzel sanatlar mezunu hocamız Özlem Salman‘ın da katkılarıyla bunun tadilatını yaptık. Okulumuzu kültür sanat atölyesi haline getirdik. Burada mevcut olan erkeklerimizi ve kadınlarımızı dikiş konusunda, resim konusunda, seramik konusunda yetiştirerek hem kültür hem turizm bakımından köyümüzü canlı bir hale getirmeyi, cazip hale getirmeyi amaçladık. Gençlerimizi de köyümüze tekrar geri çekmek amacıyla aynı zamanda öğrencilerin ürettikleri bu ürünleri stantlarda satacağız. Yapacağımız stantta satarak hane halkına, köyümüzün insanlarına gelir kaynağı elde etmek. Canlılık getirmek, kültürü genişletmek amacıyla böyle bir projeye başladık. İnşallah kısa zamanda bunu tamamlayacağız ve güzel bir şey olacağını düşünüyorum.”
Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, “Gençler bizim geleceğimiz, hepimiz bir gün bayrağı onlara devredeceğiz. Onları dinleyerek, anlayarak geleceğimizi şekillendirmeye, sağlam bir gelecek inşa etmeye çalışıyoruz” dedi.
Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, “Biz Bize Gençlik Buluşmaları” kapsamında Fevziye Tezcan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle bir araya geldi. Kocaman, “Bu buluşmalar sayesinde gençlerimizin istek ve ihtiyaçlarını dinliyor, onlar için doğru ve güzel işler yapıyoruz. Gençler bizim geleceğimiz, hepimiz bir gün bayrağı onlara devredeceğiz. Onları dinleyerek, anlayarak geleceğimizi şekillendirmeye, sağlam bir gelecek inşa etmeye çalışıyoruz” dedi.
Kartepe Belediyesi olarak gençlere yönelik çalışmalarını anlatan Kocaman, daha sonra Fevziye Tezcan MTAL öğrencilerinin gelecek hayallerini, isteklerini ve meslek tercihlerini dinleyerek, kariyer yollarından bahsetti.
“Kocaeli’nin en çok göç alan ilçesi Kartepe’dir” diyen Kocaman, “Bu da, temel yerel yönetim ihtiyaçlarının aynı hızla artacağı anlamına gelmektedir. Geniş bir coğrafyaya sahibiz. İSU ve SEPAŞ tarafından dev altyapı yatırımları yapılıyor. Bugün bunun değeri anlaşılmayabilir ama gelecek için çok önemli. Genç Akademilerimiz, ücretsiz İngilizce kurslarımız, 1000 metrekarelik modern kütüphanemiz, Maşukiye Kapalı Spor Salonumuz, eğitici ve eğlenceli gençlik kamplarımız ve daha niceleri hepsi sizin için. Bunlar önemli fırsatlar, hepsinden faydalanın” diye konuştu.