Olay, saat 03.00 sıralarında Özgürlük Mahallesi Yunus Emre Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, cadde üzerinde yürüyen kimliği belirsiz bir şahıs, elindeki patlayıcı olduğu tahmin edilen cismi binanın önüne fırlattı. Cismin yere düşmesiyle birlikte meydana gelen patlamada, park halindeki 4 otomobil ile bir evin camlarında hasar oluştu. Patlamayı gerçekleştiren şahıs, olayın ardından yaya olarak kaçtı. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edilirken, olay yeri inceleme ekipleri de çevrede detaylı çalışma yaptı. O anlar güvenlik kamerasına da yansıdı.
“Binaya molotof benzeri bir şey atılmış”
Patlama sırasında mahalle sakinleri korku dolu anlar yaşadı. Olaya ilişkin gördüklerini anlatan bir mahalleli, “Saat 03.00 sıralarında büyük bir patlama oldu. Camdan dışarı baktım ama herhangi bir şey göremedim. Daha sonra dışarı çıktığımda polisleri ve insanları gördüm. Karşı binaya molotof benzeri bir şey atılmış. Araçlarda ve çevrede ciddi hasar vardı” dedi.
Polis ekipleri, patlamaya neden olan şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.
Kocaeli’nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 10 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO’nun 60 silosundan 13’ü zarar görmüştü. Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında “Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.
“Bilirkişi raporu gerçeği yansıtmamaktadır”
Olaya ilişkin açılan davanın 5. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu ile avukatı Yaprak Gülen Şahin Karakuş, tutuksuz sanık Kemal Ö. ile müdafii avukat Zekeriya Yelok ve diğer tutuksuz sanıkların avukatları katıldı.
Sakarya TMO’da şu an başmüdür yardımcılığı yaptığını söyleyen Kemal Ö., “Kocaeli’de başmüdür yardımcılığı yapıyordum. Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Kurum mevzuatı incelenerek varsa hatalardan eksikliklerden kimin sorumlu olacağı dair değerlendirme yapılmamıştır. Bilirkişi raporunda gösterilen patlama 2. patlamaya ait görüntülerdir, kamera kayıtlarına bakıldığında patlamanın ilk önce arka taraftan başladığı görülmektedir. Bilirkişi raporu gerçeği yansıtmamaktadır, suçlamayı kabul etmiyorum, yeniden bilirkişi raporu alınmasını ve beraatimi talep ediyorum. Rutin olarak temizlik yapıldığına dair tutanaklar mevcuttur” dedi.
“Liman silosu tamamıyla bana bağlı değildir”
Olaydan 4 gün önce izne ayrıldığını ifade eden Kemal Ö., “Bu 4 günlük süreçte ne olduğuna ilişkin bilgim yoktur. Temizliklere ilişkin servis şeflikleri vardır, bu servisin şefleri ilgilenmektedir, TMO’nun tozlarının temizliği benim sorumluluğum ve görevim dahilinde değildir, benim görevim teknik işler ile ilgili faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin görev yapmaktayım. Liman silosu tamamıyla bana bağlı değildir, liman silosu içinde bana bağlı olmayan servislerinde çalışmaları vardır” diye konuştu.
“Temizliğin yapılmadığı açıktır, sanık Kemal Ö. suçtan kaçmaktadır”
Sanıklardan şikayetçi olduğunu söyleyen katılan Arif Dayıoğlu, “Sanıkların cezalandırılmalarını talep ediyorum. Temizliğin yapılmadığı açıktır, sanık Kemal Ö. suçtan kaçmaktadır” şeklinde konuştu.
“Tesisin temizlik faaliyetlerini önemsenmeyerek işler yürütmüştür”
Katılanların vekili avukat Yaprak Gülen Şahin Karakuş ise “Faaliyet raporlarında olay tarihinde ve öncesinde tesisin aktif olarak faaliyet gösterdiği görülmektedir. Bu ölümcül olaya neden olan şey tesisin temizlik faaliyetlerini önemsemeyerek işlerin yürütülmesine izin vermeleridir. Sanıklar hiç bir sorduğumuz soruya mantıklı, inandırıcı cevap vermemektedir, suçtan kaçmaya yönelik savunmalar yapılmaktadır. Burada olası kast olduğunu düşünüyoruz. Şikayetimiz devam etmektedir. Sanıkların cezalandırılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“İş güvenliği uzmanı talep edilmişse de kurum tarafından bu sağlanmamıştır”
Dayıoğlu’nun 21 Temmuz 2023 tarihli kuyu diplerinin görüntüsünü sanığa izletmesi sonrasında sanık Kemal Ö’nün avukatı Zekeriya Yelok, “Müvekkilimizin beyanlarına iştirak ediyoruz. Gösterilen görüntüler 21 Temmuz’a ilişkindir, 25 Temmuz’da kıymetli çıkıntı satışı yapıldığını beyan etmiştir. Burası resmi bir kurum, müvekkilimiz sanki buranın işletmecisiymiş gibi karar verme yetkisi yoktur. Kurum içerisinde iş güvenliği uzmanı talep edilmişse de kurum tarafından bu sağlanmamıştır, genel merkeze yapılmış bir sürü talepler vardı” dedi.
“Bu olayda patlamanın nasıl gerçekleştiğini kimse bilmemektedir”
Sanık Osman T’nin avukatı Erhan Türkan de, “Bu olayda patlamanın nasıl gerçekleştiğini kimse bilmemektedir. Varsayım üzerine ceza yargılaması yapılmaktadır. Bu zamana kadar toplanan tüm delillerin boşa toplandığını düşünüyoruz, olay kaynaktan mı, hububat tozundan mı ya da başka bir durumdan mı oldu bilmiyoruz. Olabilir, edebilir denilerek iddianame hazırlanmıştır. Müvekkilimiz patlama gününde olay yerinde değildir. Patlama gününde kaynak yapıldığını gören bir kişi bile yoktur” ifadelerini kullandı.
Arif Dayıoğlu da sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Mahkeme heyeti, sanıkların yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
“Maalesef sanıklar sanki cezasızlık algısının şımarıklığını gösteriyorlar”
Duruşma sonrasında açıklamalarda bulunan Arif Dayıoğlu, “Adalet arayışımıza devam ediyoruz. Maalesef sanıklar sanki cezasızlık algısının şımarıklığını gösteriyorlar. Hiçbir şekilde hiçbir sorumluluğu kabul etmiyorlar. Olay suç üstü halidir. Olayda açıkça suç unsurları bulunmasına rağmen hiçbir sorumluluk kabul edilmiyor. Fotoğraflarda ve bilirkişi raporunda kaynak yapıldığı, etrafın tamamen toz içinde olduğu açıkça belli. Tanık ifadeleri, temizlik ve kontrolün hiç yapılmadığını ortaya koyuyor. Ancak olay sanki yan fabrikada olmuş gibi sorumsuzluk hali var. Bunun gerekçesi uzayan adalet süreçleri, cezasızlık algısı ve herkesin görevine devam etmesi. Hiç kimse görevden alınmıyor, uzaklaştırılmıyor. Üstelik çalışanlara ’İfade verirseniz siz de sıkıntı yaşarsınız’ gibi üstü kapalı baskılar yapılıyor” diye konuştu.
“Adalet arıyoruz”
Dayıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Benzer yangın davalarında hızlı ilerlemeler sağlandı. Bizim davamızda ise neredeyse 2 yıl geçti, hala adalet arıyoruz. Olayda hayatını kaybeden 2 kişi, Bolu’da hayatını kaybedenlerden farklı değildi. Onlar da bu ülkenin evladıydı. Dava çok uzun sürdü. Olayla ilgili kimse tutuklanmadı. Herkes görevine devam ediyor. Oysa yaklaşık 20 milyon liralık maddi zarar ve iki can kaybı var. Ama sanki sıradan bir olay gibi davranılıyor. Yangının çıkma ihtimali ortadaydı. Bakım yapılması gereken bir alandı. Eğer zamanında müdahale edilseydi, yönlendirme yapılsaydı, belki de bu olay yaşanmayacaktı. Kifayetsiz, muhteris yöneticilerin hırsından kaynaklan bir durum yaşandı. Şu anda ilgili birimler suçu birbirine atıyor. Ancak burada asıl sorumlunun kim olduğunun Tarım ve Orman Bakanlığı himayesinde ortaya çıkarılması ve gerekli soruşturmaların başlatılması gerekiyor. Ne yazık ki şimdiye kadar hiçbir soruşturma açılmadığını duyduk. Bu çok üzücü. Bunca açık kanıta rağmen kimse harekete geçmiyor. Bu durum, olayın üstünün kapatılmaya çalışıldığını ve birilerinin kollandığını düşündürüyor”
“Yeni ’Elifler’ ölmesin, yeni gençler hayattan kopmasın”
Davanın peşini bırakmayacağını söyleyen Dayıoğlu, “Kaybettiklerimiz geri gelmeyecek ama bir daha kimsenin başına benzer bir şey gelmemesi için bu davanın peşini bırakmıyoruz. Amacımız, sadece adaletin sağlanması ve bundan sonra çalışacak insanların güvenliğinin korunması. Bu konunun kişisel bir husumetle ilgisi yok. Bizim tek derdimiz, kamu hizmetinin düzgün yapılması, önlemlerin zamanında alınması ve tedbirlerin gerçekten uygulanması. Kaybettiklerimizin geri gelmeyeceğini biliyoruz. Ama yeni ’Elifler’ ölmesin, yeni gençler hayattan kopmasın. İşi gerçekten bilen, liyakatli insanlar görev alsın. Hiç kimse kişisel hırslarıyla başkalarının canını riske atmasın” ifadelerini kullandı.
Yeni görüntü
Öte yandan, 21 Temmuz 2023 tarihli görüntüler de dosyaya girdi. Görüntülerde kuyu diplerinde yoğun toz yığını ve siloların dış cephesinde havada yoğun toz bulutu olduğu görülüyor.
Bilirkişi raporunda patlamanın oluş şekli anlatılmıştı
İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, patlamanın meydana geldiği sırada silonun 6. katında kaynak işleminin yapıldığı, kaynak işlemi sırasında kıvılcımın 5. kata düşerek yanmanın başladığın ve tozlu ortamın alevlenmesiyle de primer patlama oluştuğu belirtildi.
Alevin elevatörler içindeki yoğun tozu tutuşturduğu, elevatörlerin baca görevi görerek alevi her bölgeye taşıdığı, patlama sonrasında oluşan titreşimin bölgede tozu havalandırdığının kaydedildiği raporda; havalanan tozun patladığı, yatay taşıyıcıların (konveyörler) patlamayı beton kule içine taşıdığı, beton kule içindeki tozun patlamasıyla oluşan yanma ve basıncın, beton kuleden beton silo (kuyu) altına sirayet ettiği, bu aşamada silo altındaki (yatay taşıyıcılar) konveyorler içindeki tozların ve beton silo (kuyu) altındaki tozların da patlayarak çok büyük bir basınç oluşturduğu aktarıldı.
Patlama, 28 Aralık Cumartesi günü akşam saat 19.15 sıralarında Abdi İpekçi Mahallesi 1524 Sokak’taki 4 katlı binanın zemin katında meydana geldi. Patlamanın ardından binada yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, AFAD, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü, yaralanan 13 kişi ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Binada ağır hasara sebep olan patlama anı, saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, patlamanın şiddetiyle alevlerin yükseldiği görülüyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, Kocaeli’deki doğal gaz kaynaklı meydana gelen patlamaya ilişkin yaptığı açıklamada, dağıtım şirketinin 25 ekibine ilave olarak civar illerden ilçeye destek amacıyla 16 ekip yönlendirildiğini belirtti.
Doğal gaz patlaması, 28 Aralık Cumartesi günü akşam saat 19.15 sıralarında Abdi İpekçi Mahallesi 1524 Sokak’taki 4 katlı binanın 1. katında meydana geldi. İtfaiye ekipleri, patlamanın ardından çıkan yangını kontrol altına aldı. Yaralanan 13 kişi ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ekiplerin olay yerindeki çalışmaları sürerken, yaklaşık 2 saat sonra bu kez de Darıca Osmangazi Mahallesi Çağla Sokak’taki 3 katlı binanın zemin katında ikinci patlama meydana geldi. Burada da 1 kişi yaralandı.
Çalışmalar hakkında bilgi aldılar
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, beraberindeki Vali İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık ile birlikte PALMET Yönetim Kurulu Başkanı Doğanay Samuray’dan bilgi aldı.
Darıca’da 14 mahallede 59 bin 844, Gebze’deki 3 mahallede 2 bin 208 kullanıcının bulunduğunun aktarıldığı toplantıda, Gebze’de gazı kesilen tüm konutlara, Darıca’da ise bin 119 konuta gaz arzının sağlandığı ifade edildi. Ayrıca toplantıda, dağıtım şirketinin 25 ekibine ilave olarak civar illerden ilçeye destek amacıyla 16 ekip yönlendirildiği bilgisi verildi.
“İzinsiz kazı hatta hasar verildi”
Bakan Yardımcısı Şatıroğlu, toplantının ardından yaptığı açıklamada, 28 Aralık’ta özel bir şirketin izinsiz yaptığı kazı sebebiyle Bayramoğlu Mahallesi’nde doğal gaz dağıtım şirketine ait çelik hatta hasar verildiği, bunun neticesinde Darıca ve Gebze’de doğal gaz kesintilerinin yaşandığını aktardı.
Şatıroğlu, olayın ardından gaz dağıtım şirketi yetkililerinin bölgeye gaz arzını durdurduğunu, ilçede meydana gelen iki ayrı patlamanın doğal gaz kaynaklı olduğundan şüphe edildiğini vurguladı.
En önemli görevlerinin, hızla çalışmanın yanı sıra tüm emniyet kurallarına riayet ederek güvenli şekilde gaz verme işlemlerini sürdürmek olduğunu vurgulayan Bakan Yardımcısı Şatıroğlu, “Binalarda gaz verme işlemlerinin tamamı teknik ekipler tarafından titizlikle, tek tek, bina bina, kontroller yapılarak yapılmaktadır. Vatandaşlarımızdan ricamız, teknik ekipler tarafından kontrolü yapılmayan bina ve dairelerde kullanıma geçmemeleridir. Herhangi bir koku duyduklarında doğal gaz acil hattı 187’yi aramalarını önemle vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Edinilen bilgiye göre, dün akşam 28 Haziran Mahallesi Eski İstanbul Yolu Caddesi’nde bulunan elektrik trafosunda bilinmeyen bir sebeple patlamaya meydana geldi. Patlamanın ardından alev alan trafo, mahalle sakinlerini de tedirgin etti. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Trafodaki yangın ekiplerin müdahalesiyle büyümeden söndürüldü.
“Alevler çıkıyordu”
Mahallede sürekli elektrik kesintisi yaşandığını söyleyen Hakan Taşkıran, “Ben burada oturuyorum, dükkanım da burada. Patlamayı ilk gören benim. Direkt ekipleri aradım. Alevler çıkıyordu. Trafonun hemen altında arabada vardı. Büyük ihtimalle elektrik akımının fazla yüklenmesinden dolayı patlama oldu. Burada sürekli elektrik gidip geliyor. Bende elektrik işi yapıyorum, burada bir dengesizlik var” dedi.
Kandıra Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (GİOSB) zemine yerleştirilerek patlatılan dinamitler, vatandaşın korkulu rüyası haline geldi. Patlamanın şiddetiyle çevrede bulunan Kocakaymas, Hamitler, Goncaaydın, Ömerli ve Aksakal mahallelerinde bulunan bazı ev, araç ve işletmelerde hasar meydana geldi. Belirli aralıklarla bölgede patlamaların meydana geldiğini belirten mahalle sakinleri, can güvenliklerinden endişeli olduklarını dile getirdi.
“Dinamitlerin üzerine gittik”
Hamitler Mahallesi’nde yaşayan İbrahim Yılmaz, “Burası benim evimin bahçesi, burada dinamit patlatıldı. Bu kadar yakın olması üzerine biz de dinamitlerin üzerine gittik. Bizzat buna muhtarımız da şahit. Bunun üzerine jandarma bize oradan çekilin dedi. Bu uyarı karşısında biz de ’Çekilmiyoruz, dinamit patlatarak bizim evimizi mi yıkacaksınız’ dedik. Jandarma ve GİOSB müdürü buraya gelerek, ’Dinamitlerin tozu ve tonajı düşük. O kadar etki etmez’ dedi. Ben de bunun üzerine, ‘Buyurun evime gelin, koltuğa oturun patlama esnasında ben evde olmayacağım, balkonda bekleyeceğim’ dedim. GİOSB müdürü ve birkaç kişi daha eve geldiler, patlamaya saniyeler kala ben yıkılma ihtimaline karşı balkonda bekledim. O anda bir patlama oldu. GİOSB Müdürü Mehmet Başol ayağa fırladı, masada bardakta su vardı, patlama esnasında su döküldü” diye konuştu.
“Nereye şikayete gitsek bizi geri gönderiyorlar”
Yaşananların ardından yaptıkları şikayetlerden de bir sonuç alamadıklarını iddia eden Yılmaz, “Patlamanın ardından nereye şikayet için gitsek bizi geri gönderiyorlar. Evimdeki oluşan çatlakları gösterdim. Çevredeki mahallelerde yaşayan insanların hepsi bu durumdan rahatsız ve hepsi şikayette bulundu. Ama henüz bir dönüş olmadı, evler incelenmedi. Gerekli tüm makamlara şikayette bulunduk ve dilekçemiz mevcut. Gerekirse Ankara’ya da gideriz, ne gerekiyorsa yapacağız” ifadelerini kullandı.