Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

18 yaşındaki Rümeysa canice öldürülmüştü, yeni detaylar ortaya çıktı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/18-yasindaki-rumeysa-canice-oldurulmustu-yeni-detaylar-ortaya-cikti-0-L3gCUEfi.mp4
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Rümeysa Meriç Özcan’ın öldürülüp ardından uçurumdan atıldığı kamyoneti olay yerinden çıkaran oto kurtarıcı Şehmuz Günaytan, o gece ve sonrasında yaşananları anlattı. Genç kızın cenazesi ile kamyonet arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe bulunduğunu söyleyen Günaytan, “Sanık orada bir eve gitmiş. Kaza yaptığını ve cep telefonunun şarjının bittiğini söylemiş. Ardından da ’Polisi arayın, ambulans arayın’ demiş. Yine duyduğum kadarıyla, kendisinin kaza yaptığını söylemiş” dedi.

Olay, 19 Mayıs 2024 tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Yolu Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, aracın 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (23), Eşref K. (21), Yaser A.A. (21) isimli erkekler ile Ceylan Ç. (21) ve Kibar N.K. (17) isimli kızları gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve Kibar N.K. ise serbest bırakıldı.

3 kez ifade değiştirdi

Tunay A., polise ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtti ancak olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı cinayeti işlediğini itiraf etti. Savcı karşısına çıkarılan zanlı Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu söyledi. Hazırlanan iddianamede ise sanığın, hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılması istendi.

Tunay A. hakkında “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” ve “Kadına karşı kasten öldürme” suçlarından dava açıldı.

Rümeysa Meriç Özcan’ın hayatını kaybettiği Halıdere Eskiköy Yolu Caddesi, dron ile havadan görüntülendi. Kamyonetin düştüğü uçurumun yaklaşık 60 metre derinliğinde ve bölgenin tenha bir yer olduğu tespit edildi. Ayrıca, otoparka çekilen kamyonet de kayda alındı.

“Kızımın düştüğü ve son nefes aldığı yere bakıyorum”

Yaklaşık 10 aydır adalet arayışını sürdüren acılı anne Kevser Erden, kızını kaybettiği olay yerinde İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine açıklamalarda bulundu. Erden, “Kızım vefat edeli yaklaşık 10 ay oldu. Burası kızımın katledildiği yer. Ara ara buraya gelip saatlerce oturuyorum. Kızımın düştüğü ve son nefes aldığı yere bakıyorum. Kelimelerin bittiği yerdeyim artık. Aylardır söyleyecek bir şey bulamıyorum. Artık bitsin istiyorum, adalet istiyorum. En ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

“Kızım kamyonu süremez”

Sanık Tunay A’nın sürekli suçlamaları reddettiğini ifade eden Erden, “Sanık her şeyi reddediyor. İkinci duruşmada da kendi ifadelerini de reddediyor. Biz bunları kabul etmiyoruz. Sürekli ifade değiştiriyor. ’Buraya geldik ve kamp sandalyesinde oturduk’ demiş ama öyle bir şey yok. Sandalye de yok. Buradan bir arabanın çıkması zor. Hadi çıktı diyelim, tel yok. Kendisi, ’Aracı ters çevirdim, arkada tuvaletimi yaptım. O sırada Rümeysa yoktu’ gibi çelişkili ifadeleri var. Kızım zaten kamyonu süremez” diye konuştu.

“Genç kızın cenazesi ile araç arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe vardı”

Olay günü kamyoneti bulunduğu yerden çıkaran oto kurtarıcı Şehmuz Günaytan da açıklamalarda bulundu. O gece telefonla arandığını ve olay yerine polisten yaklaşık 20 dakika sonra ulaştığını anlatan Günaytan, “Gittiğimizde ortamı gördük. Cenaze aşağıdaydı, araç da motoru çalışır vaziyetteydi. Araç takla atmış, teker üstündeydi. Takla ata ata teker üstünde kalmış. Motoru çalışır, lambaları ise yanık vaziyetteydi. Genç kızın cenazesi ile araç arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe vardı.

Ben boynundaki ipi görmedim ancak konuşulanlara kulak misafiri oldum. Polislerin, genç kızın boynundaki izlerden şüphelendiklerini öğrendim” ifadelerini kullandı.

“Rümeysa’nın cep telefonunu biz bulduk”

Günaytan, sözlerine şöyle devam etti:

“Olay yerinde fazla beklemedik. ’Kurtarma sabah olacak’ denildi. Bizde geri döndük. Ertesi gün sabah saat 10.00 gibi yeniden olay yerine gittik. Kamyoneti nasıl çıkarmamız gerektiğiyle ilgili keşif yaptık. Araç takla atarken etrafa malzemeler de saçılmış. Orası yukarıdan aşağı çok dik bir yer. Malzemeler vardı, ayrıca kızın cep telefonunu da orada biz bulduk. Cep telefonunu bir şeylere sardık ve polise teslim ettik. Ardından vinçle kurtarma işlemini yaptık”

“Kendisinin kaza yaptığını söylemiş”

Olay yerinde konuşulanlara da kulak misafiri olduğunu söyleyen Şehmuz Günaytan, “Biz çevredekilerin konuşmalarına kulak misafiri olduk. Tunay, akşam Rümeysa ile beraber çıkıp hafriyat taş ocağı yolunun oraya kadar geldiğini, orada tuvaletini yapmak için araçtan indiğini, aracı çalışır vaziyette bıraktığını ve kızın araca binip geri geri sürdüğünü söylemiş ama oraya baktığımızda öyle bir şey olacağını zannetmiyorum. O kız o aracı geri geri süremez. Ayrıca, sanık orada bir eve gitmiş. Kaza yaptığını ve cep telefonunun şarjının bittiğini söylemiş. Ardından da ’Polisi arayın, ambulans arayın’ demiş. Yine duyduğum kadarıyla, kendisinin kaza yaptığını söylemiş” şeklinde konuştu.

Günaytan, kamyonetten çıkan Rümeysa’nın montu ve ayakkabılarını da annesi Kevser Erden’e teslim ettiklerini dile getirdi.

Kategoriler
Gölcük Haber GÜNCEL HABERLER Tüm Güncel Haberler

18 yaşındaki Rümeysa canice öldürülmüştü, yeni detaylar ortaya çıktı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/18-yasindaki-rumeysa-canice-oldurulmustu-yeni-detaylar-ortaya-cikti-0-S3cnTAXt.mp4
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Rümeysa Meriç Özcan’ın öldürülüp ardından uçurumdan atıldığı kamyoneti olay yerinden çıkaran oto kurtarıcı Şehmuz Günaytan, o gece ve sonrasında yaşananları anlattı. Genç kızın cenazesi ile kamyonet arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe bulunduğunu söyleyen Günaytan, “Sanık orada bir eve gitmiş. Kaza yaptığını ve cep telefonunun şarjının bittiğini söylemiş. Ardından da ’Polisi arayın, ambulans arayın’ demiş. Yine duyduğum kadarıyla, kendisinin kaza yaptığını söylemiş” dedi.

Olay, 19 Mayıs 2024 tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Yolu Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, aracın 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (23), Eşref K. (21), Yaser A.A. (21) isimli erkekler ile Ceylan Ç. (21) ve Kibar N.K. (17) isimli kızları gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve Kibar N.K. ise serbest bırakıldı.

3 kez ifade değiştirdi

Tunay A., polise ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtti ancak olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı cinayeti işlediğini itiraf etti. Savcı karşısına çıkarılan zanlı Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu söyledi. Hazırlanan iddianamede ise sanığın, hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılması istendi.

Tunay A. hakkında “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” ve “Kadına karşı kasten öldürme” suçlarından dava açıldı.

Rümeysa Meriç Özcan’ın hayatını kaybettiği Halıdere Eskiköy Yolu Caddesi, dron ile havadan görüntülendi. Kamyonetin düştüğü uçurumun yaklaşık 60 metre derinliğinde ve bölgenin tenha bir yer olduğu tespit edildi. Ayrıca, otoparka çekilen kamyonet de kayda alındı.

“Kızımın düştüğü ve son nefes aldığı yere bakıyorum”

Yaklaşık 10 aydır adalet arayışını sürdüren acılı anne Kevser Erden, kızını kaybettiği olay yerinde İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine açıklamalarda bulundu. Erden, “Kızım vefat edeli yaklaşık 10 ay oldu. Burası kızımın katledildiği yer. Ara ara buraya gelip saatlerce oturuyorum. Kızımın düştüğü ve son nefes aldığı yere bakıyorum. Kelimelerin bittiği yerdeyim artık. Aylardır söyleyecek bir şey bulamıyorum. Artık bitsin istiyorum, adalet istiyorum. En ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

“Kızım kamyonu süremez”

Sanık Tunay A’nın sürekli suçlamaları reddettiğini ifade eden Erden, “Sanık her şeyi reddediyor. İkinci duruşmada da kendi ifadelerini de reddediyor. Biz bunları kabul etmiyoruz. Sürekli ifade değiştiriyor. ’Buraya geldik ve kamp sandalyesinde oturduk’ demiş ama öyle bir şey yok. Sandalye de yok. Buradan bir arabanın çıkması zor. Hadi çıktı diyelim, tel yok. Kendisi, ’Aracı ters çevirdim, arkada tuvaletimi yaptım. O sırada Rümeysa yoktu’ gibi çelişkili ifadeleri var. Kızım zaten kamyonu süremez” diye konuştu.

“Genç kızın cenazesi ile araç arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe vardı”

Olay günü kamyoneti bulunduğu yerden çıkaran oto kurtarıcı Şehmuz Günaytan da açıklamalarda bulundu. O gece telefonla arandığını ve olay yerine polisten yaklaşık 20 dakika sonra ulaştığını anlatan Günaytan, “Gittiğimizde ortamı gördük. Cenaze aşağıdaydı, araç da motoru çalışır vaziyetteydi. Araç takla atmış, teker üstündeydi. Takla ata ata teker üstünde kalmış. Motoru çalışır, lambaları ise yanık vaziyetteydi. Genç kızın cenazesi ile araç arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe vardı.

Ben boynundaki ipi görmedim ancak konuşulanlara kulak misafiri oldum. Polislerin, genç kızın boynundaki izlerden şüphelendiklerini öğrendim” ifadelerini kullandı.

“Rümeysa’nın cep telefonunu biz bulduk”

Günaytan, sözlerine şöyle devam etti:

“Olay yerinde fazla beklemedik. ’Kurtarma sabah olacak’ denildi. Bizde geri döndük. Ertesi gün sabah saat 10.00 gibi yeniden olay yerine gittik. Kamyoneti nasıl çıkarmamız gerektiğiyle ilgili keşif yaptık. Araç takla atarken etrafa malzemeler de saçılmış. Orası yukarıdan aşağı çok dik bir yer. Malzemeler vardı, ayrıca kızın cep telefonunu da orada biz bulduk. Cep telefonunu bir şeylere sardık ve polise teslim ettik. Ardından vinçle kurtarma işlemini yaptık”

“Kendisinin kaza yaptığını söylemiş”

Olay yerinde konuşulanlara da kulak misafiri olduğunu söyleyen Şehmuz Günaytan, “Biz çevredekilerin konuşmalarına kulak misafiri olduk. Tunay, akşam Rümeysa ile beraber çıkıp hafriyat taş ocağı yolunun oraya kadar geldiğini, orada tuvaletini yapmak için araçtan indiğini, aracı çalışır vaziyette bıraktığını ve kızın araca binip geri geri sürdüğünü söylemiş ama oraya baktığımızda öyle bir şey olacağını zannetmiyorum. O kız o aracı geri geri süremez. Ayrıca, sanık orada bir eve gitmiş. Kaza yaptığını ve cep telefonunun şarjının bittiğini söylemiş. Ardından da ’Polisi arayın, ambulans arayın’ demiş. Yine duyduğum kadarıyla, kendisinin kaza yaptığını söylemiş” şeklinde konuştu.

Günaytan, kamyonetten çıkan Rümeysa’nın montu ve ayakkabılarını da annesi Kevser Erden’e teslim ettiklerini dile getirdi.

Kategoriler
Ürkütücü Haberler

Genç kızı kaza süsü vererek canice öldürmüştü: Susma hakkını kullandı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/genc-kizi-kaza-susu-vererek-canice-oldurmustu-susma-hakkini-kullandi-0-VCUFlqxj.mp4
Kocaeli’de cinsel birliktelik teklifini geri çeviren kızı boynuna ip bağlayarak bayıltan ve kamyonetle birlikte uçurumdan atarak kaza süsü veren sanık, görülen ilk duruşmada susma hakkını kullandı. Tek çocuğunu toprağa veren acılı anne, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, sanıkla ilk kez karşı karşıya geldiğini belirterek, “Kızımın boynuna doladığın ipi inşallah tez zamanda senin boynunda görürüm. Ben öpmeye kıyamazken kızım canice katledildi. Kızımı toprağa verdim ama bende arkasından girdim. Yaşayan bir ölüyüm” dedi.

Olay, 19 Mayıs tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, kamyonetin 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (22), Eşref K. (20), Yaser A.A. (20) isimli erkekler ile Ceylan Ç. (20) ve Kibar N.K. (17) isimli kızları gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve Kibar N.K. ise serbest bırakıldı.

3 kez ifade değiştirdi

Tunay A., polise ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtmiş, olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı cinayeti işlediğini itiraf etmişti. Savcı karşısına çıkarılan zanlı Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu belirtmişti. İddianamede de Tunay A.’nın olay günü 0.47 promil alkollü olduğunun belirtilmişti. Sanığın, hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılmasına yönelik iddianame hazırlanmıştı.

Ayrıca şüpheliler Kibar N.K. ve Yaser A.A.’nın “Kadına karşı kasten öldürme” suçundan, Eşref K. ve Ceylan Ç.’nin, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildi.

İlk celse görüldü

Tuncay A. hakkında “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” “Kadına karşı kasten öldürme” suçlarından açılan davanın ilk duruşması Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşma salonunda tutuklu sanık Tuncay A., avukatları Mehmet Kamil Şirin, Burak Şahin ile maktulün annesi Kevser Erden ve avukatı Tarık Sağlam katıldı. Tanık Eşref K.’de duruşma salonu dışında hazır bulundu.

Sanık susma hakkını kullandı

Sanık gelecek celse savunmaya yapacağını belirterek, bu duruşmada susma hakkını kullanarak tahliyesini istedi. Sanığın en ağır cezayı almasını isteyen maktulün annesi Kevser Erden, “Olay öncesinde kızımla sanık arasında tartışmaya şahit olmadım. Aralarında bir gönül ilişkisi olup olmadığına da şahit olmadım, sanıktan şikayetçiyim” diye konuştu.

“Rümeysa, Tunay’la yaklaşık 2 haftadan beri sevgili olduklarını söylemişti”

Tanık olarak dinlenen Eşref K., “Rümeysa yakın arkadaşımdı. Olay anında yanlarında değildim. Olay öncesinde beraberdik. Sanık Tunay, Rümeysa, Kibar ve Ceylan ile beraber mekana gittik. Ancak sanık ve Rümeysa alkollü olmaları sebebiyle onları içeri almadılar. Mekan önünde Rümeysa ile güvenlik arasında içeri alınmaması konusunda tartışma çıktı. Tuna ise Rümeysa’yı sakinleştirmeye çalışıyordu. Daha sonra sanık ve Rümeysa kamyonetle yanımızdan ayrıldı. Sanıkla maktul arasında tehdit, hakaret, kavga gibi şeylere şahit olmadım. Rümeysa, Tunay’la yaklaşık 2 haftadan beri sevgili olduklarını söylemişti” şeklinde konuştu.

“Müvekkilimin avukatı arasındaki hukuka aykırı yapılan iş ve işlemlere dayalı olarak soruşturma yapılmıştır”

Sanık avukatı Burak Şahin, “Konuya ilişkin soruşturma dosyasının incelenmek üzere celbini istiyoruz. Dosya soruşturmasında konu olay cinayet bürosu görevlileri ile müvekkilimin avukatı arasındaki hukuka aykırı yapılan iş ve işlemlere dayalı olarak soruşturma yapılmıştır. Bu da savunmanın sağlığı ve doğruluğu bakımından yararlı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

“Yaşayamıyorum, kızımı toprağa verdim ama bende arkasından girdim. Yaşayan bir ölüyüm”

Duruşma sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan anne Kevser Erden, “Kızımın ilk duruşmasıydı. Duruşma salonunda sanık ile karışı karşıya geldim, ona söylemek istediğim çok şey vardı ama söyleyemedim. Buradan sizin aracılığınız ile söylüyorum. ’Kızımın boynuna doladığın ipi inşallah tez zamanda senin boynunda görürüm’. Adalet istiyorum, sanığın en ağır cezasıyla yargılanmasını istiyorum. Tek çocuğumdu, ben öpmeye kıyamazken canice katledildi. Bunu yapanlar en ağır cezayı alsın. Kaza süsü verilmişti, sonradan cinayet olduğu anlaşıldı. Konuşamıyorum dilim damağım birbirine dolanıyor, katille karşı karşıya geldim, bir şey yapamadığım için kendimi zor tutuyorum. İnşallah en ağır cezayı alır ve ben de o ipi boynunda görürüm. Yaşayamıyorum, kızımı toprağa verdim ama bende arkasından girdim. Yaşayan bir ölüyüm” dedi.

“Sanığın soruşturma aşamasında 3 farklı ifadesi var”

Erden’in avukatı Tarık Sağlam ise “Bugün tüm Türkiye’yi ilgilendiren gencecik bir kızın canice öldürüldüğü duruşmanın ilk celsesi yapıldı. Sanık bugün ifade vermekten imtina etti, gelecek celse dinlenecek. Ancak sanığın soruşturma aşamasındaki tüm beyanlarında sadece bir ifadesi hariç kaza nedeniyle Rümeysa’nın öldüğünü belirtmişti. Dosyadaki tüm delillerden anladığımız üzere bir kaza değil, katlediliş, öldürme olduğu ortadadır. İlerleyen aşamalarda sanığın savunması alındıktan sonra biz de gerekli beyanlarda bulunacağız, sonuna kadar takipçisi olacağız. Sanığın en ağır cezayı alması için gerekli süreci yürüteceğiz. Sanığın soruşturma aşamasında 3 farklı ifadesi var. Sanık ilk alındığında kaza olduğunu belirtiyor ancak inceleme sonrasında cinayet olduğu ortaya çıkıyor. Bunun üzerine ifadesi alındığında tüm gerçekleri anlatıyor. Savcılıktaki sorgusunda ise kaza olduğunu belirtiyor. Mahkeme de bugün savunma yapmasını bekliyorduk ancak yapmadı. Gelecek celse savunması alınacak. İlerleyen süreçte gerçekler ortaya çıkacaktır. Olay anında polisi arayıp kaza olduğunu ihbarında bulunuyor. Kaza süsü vermek amacıyla senaryo uyduruyor, bu senaryoyu uygularken aracın planladığı yere değil de uçuruma uçması neticesinde aşağıya inemiyor. Sonrasında kafasında kurmuş olduğu senaryoyu da uygulayamıyor. Netice itibari ile cinayet delilleri ortada, bu şekilde de cezalandırılacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version