Kocaeli’de bulunan Seka Sanat İhtisas Merkezi, 2025 yılında düzenlenen 13 sergi ve farklı branşlardaki atölye çalışmalarıyla 31 bin 793 ziyaretçiyi sanatla buluşturdu.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Seka Sanat İhtisas Merkezi, 2025 yılında birbirinden önemli sergilere ev sahipliği yaptı. Seramikten, tezhibe, resimden, hat sanatına kadar birçok branşta verilen atölye eğitimleri, söz konusu sanatların teknikleriyle öğrenilmesini sağladı. Geleneksel ve çağdaş sanatın buluşma noktası Seka Sanat İhtisas Merkezi, 2025 yılında 13 sergi ile 31 bin 793 ziyaretçiyi sanatla buluşturdu. Eğitimler büyükşehir belediye konservatuvarının uzman sanat eğitmenleri tarafından verildi.
Renkli tuvallerle engeller aşıldı
Ayın ilk etkinliği Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin öğrencileri için gerçekleştirildi. 3 Aralık Engelliler Günü’ne özel olarak gerçekleştirilen “Renkli Tuvaller” adlı atölye etkinliğinde öğrenciler birbirinden güzel resimler çizdi.
Bilimsel bitki ressamlığı atölyesi
Geçmişi milattan önceye dayanan, bitkilerin bilimsel yönlerinin sanatsal yöntemle aktarılması anlamına gelen bitki ressamlığı aralık ayı içinde sanatseverlere tanıtıldı. Sanatçı Nurcihan Kahraman tarafından verilen eğitime 18 yaş üstü vatandaşlar katıldı. Eğitimde bitkiler aleminin büyüleyici detayları sanatın gözünden adeta yeniden hayat buldu. Sanatçı Nurcihan Kahraman atölye eğitiminde öncelikle teknik bilgi aktardı. Ardından uygulamalı eğitim gerçekleştirildi.
Çocuklar çini sanatıyla buluştu
Bunun yanı sıra Doç. Dr. Sultan Karaoğlu “Geleneksel Çini Kapların Renkli Dünyası” adlı atölyede çocuklarla buluştu. Renklerin, desenlerin birleştiği bu özel dünya çocuklara geleneksel sanatımızı tanıttı. Çocuklar bu sayede kendi eserlerini çıkarma şansı da buldu.
Ebru sanatıyla çantada ne var?
Bir başka atölye ise ebru sanatı branşında yapıldı. “Ebru Sanatıyla Çantada Ne Var” adlı atölyede ebrunun eşsiz desenleriyle çanta tasarımının yolculuğu ele alındı. Söz konusu eğitimde gençler hem önemli bir sanatla buluştu hem de çantalara yaptıkları ebruları yerleştirdi. Çalışma ile ortaya birbirinden güzel ebru desenli çantalar çıktı.
Kartepe Belediyesi Sanat Evi, ressam Ülkü Aksoy’un tiyatro ve edebiyattan ilham alarak hazırladığı “Yansımalar / Reflections” adlı kişisel sergisine ev sahipliği yapmaya başladı.
Kartepe Belediyesi’nin sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen sergiye, Belediye Başkan Yardımcısı Enes Emengen’in yanı sıra sanatseverler katıldı. Eserlerini tiyatro oyunları ve romanlardan esinlenerek oluşturduğunu belirten ressam Ülkü Aksoy, karakterlerinin renkli, özgüvenli kadınlar olduğunu söyledi. Aksoy, özellikle kadınların sahne ışıkları kapandıktan sonra yaşadığı yalnızlık ve acı duygusunu gözlerinde yansıtmaya çalıştığını ifade etti.
İnsan iletişiminde gözlerin belirleyici olduğunu vurgulayan Aksoy, bu nedenle resimlerinde iri ve büyük göz detaylarını ön plana çıkardığını kaydetti. Aksoy, “Birbirimizi anlamanın ve iletişim kurmanın yolu gözlerden geçiyor” ifadesini kullanarak, sanata sağlanan imkanlardan dolayı Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’a ve Kartepe Belediyesi’ne teşekkür etti.
Sergi açılışına katılan Kartepe Belediye Başkan Yardımcısı Enes Emengen de yaptığı konuşmada, yerel yönetim olarak sanata ve sanatçıya verilen önemin altını çizdi.
Büyükşehir Belediyesi’nin BKSTV aracılığıyla düzenlediği 21. Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali, 14 Kasım Cuma günü perdelerini açıyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından düzenlenen ’21. Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali’, 14-23 Kasım tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak. Festivalde, 10’u yabancı 21 ekip, 38 temsil sergileyecek. Ayrıca atölyeler, söyleşiler ve çalıştaylar ile geleneksel Türk gölge tiyatrosu Karagöz, çağdaş sanat anlayışıyla harmanlanacak.
Yerli ve yabancı 38 gösterim
Asırlık bir geleneğin izlerini taşıyan, gölgelerle ışığın buluştuğu Türk gölge tiyatrosunun simgesi Karagöz oyunu, 21. kez düzenlenecek Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali ile yeniden perde açıyor. Büyükşehir Belediyesi adına BKSTV tarafından UNIMA Türkiye Millî Merkezi’nin desteğiyle 14-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde, 11’i ulusal, 10’u yabancı toplam 21 ekip yer alacak. Arjantin, Bosna-Hersek, Meksika, İran, Yunanistan, Fransa, Endonezya ve Guatemala gibi ülkelerden sanatçılar, festival kapsamında kente konuk olacak. Festivale katılan sanatçılar, kendi kültürlerinden örnekleri paylaşırken; 9’u biletli olmak üzere toplam 38 temsil gerçekleştirilecek. Festivalin merkezi Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi olurken, Tayyare Kültür Merkezi, Podyum Sanat Mahal ve Karagöz Müzesi de de farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak. Yaklaşık 100 sanatçı, eğitmen ve uzmanın katılacağı festivalde, her yaştan bireye uygun 5 atölye çalışması, 1 söyleşi, 1 yuvarlak masa toplantısı ve 1 çalıştay düzenlenecek. Gelecek nesillere Karagöz’ü taşımak adına özellikle çocuklar için özel etkinlikler olacak.
Perde, ‘Şebo Müzikali’ ile açılıyor
Festivalin açılış etkinliği 14 Kasım Cuma akşamı saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Osmangazi Salonu’nda gerçekleştirilecek. Açılışta Kocaeli Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenecek ‘Şebo Müzikali’, müzikli ve eğlenceli kurgusuyla izleyicilere keyifli bir başlangıç sunacak.
Her yaş grubundan izleyiciyi sanatla buluşturmayı hedefleyen festival, Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına uluslararası renk katmasının yanı sıra geleneksel Türk gölge tiyatrosunu çağdaş sanat anlayışıyla da buluşturmuş olacak.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 60 yaş ve üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü, 7 ayda bin 764 üyeye ulaştı.
Kulüpte üyeler için spor, sanat, kültür ve sağlık alanlarında çeşitli faaliyetler düzenleniyor. Üyeler, “Akademi Topluluğu”, “Yeşil Sevenler Topluluğu”, “Sağlıklı Yaşam Topluluğu”, “Kültür Sanat Topluluğu”, “Torun Topluluğu” ve “5 Çayı Topluluğu” adı altında düzenlenen etkinliklere katılabiliyor. Yeşil Sevenler Topluluğu’nda fidan dikimi, orman gezileri ve piknikler; Akademi Topluluğu’nda ise kitap tahlilleri ile hukuk ve dolandırıcılığa karşı korunma eğitimleri veriliyor.
Sağlıklı Yaşam Topluluğu’nda şeker ve tansiyon ölçümleri ile hafta içi her gün egzersiz programları uygulanırken, Kültür Sanat Topluluğu’nda el sanatları, sergi, müze gezileri ve koro etkinlikleri gerçekleştiriliyor.
Kültür Sanat Topluluğu’ndaki üyeler el sanatları, sergi ve müze gezileri ile tarihi daha yakından tanıma imkanı buluyor. Bu topluluğun üyeleri ayrıca Türk ve halk müziği koro etkinliklerine de katılabiliyor.
Kuşaklar arası iletişimi geliştirmek amacıyla kurulan Torun Topluluğunda ise üyeler haftanın bir günü çocuk gelişim uzmanı eşliğinde torunlarını da Saygınlar Kulübü’ne getiriyor. 5 Çayı Topluluğu’nun üyeleri de evlerinde çeşitli yiyecekler hazırlayıp burada sohbet eşliğinde tüketebiliyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren SEKA Kağıt Müzesi, kuruluşunun 9. yılına özel olarak Doç. Dr. Yusuf Parlak’ın el yapımı kağıt eserlerinden oluşan “Kağıtta Açan Çiçekler” sergisini sanatseverlerle buluşturdu.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı SEKA Kağıt Müzesi, kuruluşunun 9. yılına özel olarak, “Kağıtta Açan Çiçekler” adlı sergiyi sanatseverlerle buluşturdu. Kağıdın liflerinde saklı sürdürülebilir estetiği, emeği ve kültürel mirası görünür kılan bu çalışma, SEKA Kağıt Müzesi’nin kağıt kültürünü yaşatma misyonunu bir kez daha vurguladı. Serginin açılışı SEKA Kağıt Müzesi Makine Salonu’nda gerçekleştirildi. Doğanın izlerini kağıda taşıyan bu özel etkinliğe Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Murat Yavuz ve çok sayıda sanatsever katıldı. Başkan vekili Abiş, sanatçı Yusuf Parlak’a çiçek takdiminde bulundu. Parlak ise konuklara eserlerini tanıtarak çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Doğanın zarafetini kağıda taşıyan sanat
Ebru sanatında 9 yıllık deneyime sahip olan ve 2022 yılında el yapımı kağıtlar alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı Sanatçısı unvanını alan Doç. Dr. Parlak, her biri kağıdın kadim yolculuğuna yeni soluk kazandıran 36 eserini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi’nde yer alan 600’e yakın bitki arasından özenle topladığı çiçekleri, geleneksel el yapımı kağıtlarla buluşturan Parlak’ın eserleri 9 Kasım Pazar gününe kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
“Kahraman Türk Kadınları ve Folklorik Bebekler Sergisi” Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu.
Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen, Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Folklorik Bez Bebek Sanatçısı Naz Camkıran’ın sanatçı ve küratörlüğünü üstlendiği sergi ilgi çekti. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, açılışta yaptığı konuşmada, Anadolu’nun sembol ve kahraman kadınlarının sanatla buluşturularak gelecek kuşaklara tanıtılmasının önemine değindi. Sezer, sergide emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ve kurdele kesiminin ardından sergiyi gezen katılımcılar Sanatçı Naz Camkıran’dan eserler hakkında bilgi aldı.
Törene; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ın eşi Songül Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ve eşi Türkan Sezer, Kent Konseyi Başkanı Fatih Bayram, serginin sanatçı ekibinden Sevil Adıyaman, Selma Cebeci, Arzu Sarıer Koç, Fatma Gümüş, Özlem Erdemir ve Reyhan Tezsay, Gölcük Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Gölcük’te, kahraman Türk kadınlarının anılacağı ve geleneksel folklorik bebek sanatının tanıtılacağı özel sergi, sanatseverlerin ziyaretine açılacak.
Gölcük Belediyesi, kültür-sanat etkinlikleri kapsamında önemli bir sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi iş birliğinde; kültür-sanat etkinlikleri kapsamında, “Kahraman Türk Kadınları ve Folklorik Bebekler Sergisi” sanatseverlerle buluşacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Folklorik Bez Bebek Sanatçısı Naz Camkıran’ın sanatçı ve küratörlüğünü üstlendiği sergi, 27 Ekim Pazartesi günü saat 14.00’te Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi Sergi Salonu’nda açılacak.
Kahraman Türk kadınlarının anılacağı ve geleneksel folklorik bebek sanatının tanıtılacağı özel sergi, 29 Ekim Çarşamba günü 16.30’a kadar açık kalacak.
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşayan 71 yaşındaki Mustafa Tekoğul, 60 yaşından sonra tanıştığı filografi sanatını hayatının merkezine aldı. Ahşap üzerine çivi ve tellerle yapılan bu sabır gerektiren sanata ilk başta hobi olarak başlayan Tekoğul, zamanla kendini geliştirerek eğitmenliğe adım attı. 11 yıldır filografiyle ilgilenen Tekoğul, bugüne kadar binin üzerinde öğrenciye eğitim verdi. Hem filografi sanatına katkıda bulunan hem de bu sanatın nesilden nesle aktarılmasını sağlayan Tekoğul, resmî kurumlarda yaş sınırı nedeniyle artık görev alamasa da atölyesinde özel dersler vermeye devam ediyor. Sanatın yaşatılması için çabalayan Tekoğul, özellikle cezaevindeki mahkumlara bu sanatı ücretsiz olarak öğretmek istiyor.
“Sanata çocukluğumdan beri hep merakım vardı”
Çocukluğundan beri çeşitli el sanatlarıyla ilgilenmeye çalışan ve hiçbir zaman merakını gideremediğini ifade eden Mustafa Tekoğul, “Sanata çocukluğumdan beri hep merakım vardı ama bir türlü ekonomik imkanlar ve zaman itibarıyla sanatla ilgilenemedim. Askerden önce kibrit çöpünden gemi maketleri, kumaşlar üzerine kamışlarla Boğaz Köprüsü resimleri yaparak kendimi avutuyordum. Daha sonra, 1998’de emekli olduktan sonra bir müddet ticarete atıldım. Ticarette 45 yaşından sonra işe girerseniz batarsınız ve ben battım. Şükürler olsun, sonrasında Rabb’im yardım etti, düzlüğe çıktık” dedi.
“Başta sadece hobi olarak başlamıştım”
Bir hocasının kendisini filografi sergisine götürmesiyle bu sanatla tanıştığını anlatan Mustafa Tekoğul, “Sergiyi görünce adeta bittim. ’Bunu muhakkak öğrenmeliyim’ dedim ve KOMEK’te kursa yazıldım. Bir sene kursa devam ettim. Başta sadece hobi olarak başlamıştım, hiç eğitimci olurum diye düşünmemiştim. İstek üzerine eğitim vermeye başladım. 9 sene boyunca halk eğitim merkezlerinde, çeşitli ilçelerde, üniversite kız yurtlarında filografi eğitimi verdim” şeklinde konuştu.
“Mevzuata takıldığımız için artık eğitim veremiyorum”
Yaştan dolayı artık kurumlarda eğitim veremediğini ve bu duruma üzüldüğünü dile getiren Tekoğul sözlerine şöyle devam etti:
“Ancak şu anda eğitim veremiyorum, bu da beni çok üzüyor. Verememe nedeni benimle ilgili değil ben gencim. Ben kendimi genç görüyorum. Çünkü bana göre gençlik, inancı ve ideali uğruna fedakarlık yapabilen insandır. Fiziki görüntüsü, yaşı ne olursa olsun. Ben de onlardan biriyim ve kurs vermek istiyorum. Ama maalesef yaş mevzuatına takıldığımız için eğitim veremiyorum” ifadelerini kullandı.
“Özellikle cezaevlerinde kurs vermek istiyorum”
Mahkum psikolojisini bildiğini ve onlara eğitim vermek istediğinin altını çizen Tekoğul, “Özellikle cezaevlerinde kurs vermek istiyorum. Çünkü oradaki mahkumların ruh hallerini çok iyi biliyorum. Bunu yöneticilerimizden rica ettim ama görevlendirme yapamıyorlar, mevzuat engeli var. Hatta halk eğitim müdürümüze de söyledim. Ben ücret falan istemiyorum, yeter ki beni oraya gönderin. Benim amacım oradaki insanlara dokunmak” diye konuştu.
“’Nehirden denize özgür Filistin’ temalı bir çalışma hazırlamış”
Japon bir öğretmenin Filistin için yaptığı resmin hikayesini aktaran Tekoğul, “Hiroşima’ya ait bir temadan yola çıkılarak hazırlandı. Japon bayan hoca Müslüman olmuş. ’Filistin için ne yapabilirim’ diye düşünmüş, resmin üzerinde Filistin’i sembolize eden ögeler, bayrak ve karpuz dilimleri yerleştirerek ’Nehirden denize özgür Filistin’ temalı bir çalışma hazırlamış” ifadlerini kaydetti.
“Konsolosa da bu tabloyu ve hikayesini anlattım”
Tekoğul resmi filografi sanatına dönüştürme sürecini de anlatarak, “Bu hikayeyi duyunca çok duygulandım ve tabloyu yaptım. Sonra bu tabloyu o Japon hocamıza hediye ettim, çok sevindi. Daha sonra okulda her sene geleneksel olarak Japon günü kutlanıyor. Japon Başkonsolosu da o programa katıldı. Konsolosa bu tabloyu ve hikayesini anlattım, o da çok duygulandı. Gerçekten çok güzel, duygusal anlar yaşadık” dedi.
“Binin üzerinde öğrenciye eğitim verdim”
Bu zamana kadar her yaş grubundan öğrencisinin olduğunu kaydeden Tekoğul, binin üzerinde öğrenciye eğitim verdiğini söyledi. Tekoğul, “Filografi sanatı asırlar öncesine dayanan, çok eski bir sanattır. Fakat bir dönem tamamen unutulmuş. Nedenini tam bilmiyorum, belki masraflı olduğu ya da zahmetli bulunduğu içindir. Ancak yaklaşık 40 yıl önce Derviş Hocamız, şu anda yaklaşık 87 yaşında, Üsküdar’da yaşıyor, Allah ondan razı olsun. Avrupa’ya gidip bu sanatın tekniğini öğrenmiş ve Türkiye’ye tekrar kazandırmış. Şimdi Türkiye’de filografi çok revaçta, tabiri caizse ’patladı’ diyebiliriz. Her yerde ilgi görüyor. Kocaeli’ye gelişi de yaklaşık 15 yıl önceye dayanıyor. Benim bu sanatla tanışmam da Allah’ın nasibiyle oldu. 11 senedir bu sanatın içindeyim. Çok çeşitli insanlarla tanıştım. En güzel yanı da şu, 10 yaşından 80 yaşına kadar her yaş grubundan binin üzerinde öğrenciye eğitim verdim. Ben onlara bir sanat öğrettim ama inanın, ben onlardan çok daha fazlasını öğrendim” ifadelerine yer verdi.
Kocaeli’de hazırlanan “Şehrim Sanat” sergisi, ilin kültürel kimliğini sanatın farklı disiplinleriyle buluşturuyor. Gelenekten geleceğe uzanan anlayışla düzenlenen sergi, 21 Ekim’de sanatseverleri eşsiz kültür yolculuğuna davet ediyor.
21 Ekim Salı günü saat 14.00’te Seka Sanat İhtisas Merkezi’nde açılacak olan “Şehrim Sanat” sergisinde; seramik, resim, kaligrafi, minyatür, kat-ı, çini, fotoğraf ve coğrafi işaretli ürünler, Kocaeli Yerel Kültür Müzesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu envanterinde yer alan sandıklardan çıkan el emeği eserlerin farklı yorumlanmış halleri sanatseverlerle buluşacak. Bu özel sergi, hem geleneksel sanatların köklü geçmişine hem de çağdaş sanatın yenilikçi yorumlarına ışık tutacak.
Kocaeli’nin kültürel belleği sanatla anlatılıyor
Kocaeli’nin tarihi mirasından ve kültürel zenginliğinden ilham alan sanatçılar, eserlerinde şehrin ruhunu farklı tekniklerle yorumlayacak. “Şehrim Sanat”, geçmiş ile bugünü, yerel değerlerle evrensel sanat anlayışını aynı çatı altında buluşturacak. Gelenekselleştirilmesi planlanan sergi, Kocaeli’nin üretken sanat ruhunu yaşatmayı ve yeni kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. “Şehrim Sanat”, sadece bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda Kocaeli’nin kimliğini, hafızasını ve üretkenliğini sanatın evrensel diliyle ifade eden anlamlı bir kültür buluşması olacak. “Şehrim Sanat” sergisi 21 Ekim Salı günü saat 14.00’de Seka Sanat İhtisas Merkezi’nde açılacak.
İstanbul Kültür Yolu Festivali’nin tanıtım toplantısı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleşti. İstanbul’un ev sahipliğini yaptığı festival, bu yıl 110 noktada, 180 başlık altında toplam 730 etkinlikle şehri kültür ve sanatla buluşturuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen İstanbul Kültür Festivali’nin Galası yapıldı. Taksim Atatürk Kültür Merkezindeki tanıtım toplantısına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve çok sayıda davetli katıldı. 27 Eylül-7 Ekim tarihleri arasında yapılacak festival 7 farklı ilçede, 40 farklı durakta, sanatseverlerle buluşacak.
110 noktada 730 etkinlik
İstanbul’un ev sahipliğini yaptığı festival, bu yıl 110 noktada, 180 başlık altında toplam 730 etkinlikle şehri kültür ve sanatla buluşturuyor. Dokuz gün sürecek festivalde müzikten tiyatroya, edebiyattan dijital sanata, sergilerden konserlere kadar birçok alanda etkinlikler yer alıyor.
Bolşoy Tiyatrosu, ilk kez İstanbul’da
İstanbul Kültür Yolu Festivali bu yıl yine dünyaca ünlü sanatçılara ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Rusya’nın ünlü bale topluluğu Bolşoy Tiyatrosu, İstanbul’da ilk kez sahne alacak. Romeo ve Juliet ile başlayacak gösteriler, Kuğu Gölü ile devam edecek.
Bakan Ersoy, İstanbul’un kültür ve sanatın kalbi olduğunu vurgulayarak, “Bu büyük kültür yolculuğunu 2027 yılında 32 ilimizle daha da ileri taşıyoruz. Ne mutlu bizlere ki, Türkiye Kültür Yolu Festivalleri her yıl daha da büyüyor, gelişiyor ve bu yolculuk aynı kararlılıkla devam ediyor” dedi.
2026 yılında yapılacak Türkiye Kültür Yolu Festivali hakkında konuşan Bakan Ersoy, “Bugün burada sizlerle büyük bir müjdeyi paylaşmaktan gurur duyuyorum. 2026 yılında Türkiye Kültür Yolu Festivali, 20 şehirden 26 şehre genişliyor. Her ilimizden, her bölgemizden “Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni ilimize getirin” talepleri geliyor ancak hak verirsiniz ki her talebe hemen olumlu yanıt verebilme yapabilme şansımızı yok. Biz de bu noktada öncelikli olarak büyükşehirler olmak üzere coğrafi bölgeler, iklim koşulları gibi faktörleri göz önüne alarak festivalimize katılacak yeni illerimizi belirledik. Türkiye Kültür Yolu Festivalimiz Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya’nın da katılımıyla, 2026 yılında 26 ilde ve neredeyse 8 aya yayılan bir takvimde hayat bulacak” diye konuştu.
Bakan Ersoy, 2027’de ise Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın da katılmasıyla toplam il sayısının 32’ye yükseleceğini söyledi. İstanbul’un festivaldeki öncü rolüne dikkat çeken Bakan Ersoy, “İstanbul bu hikayenin merkezinde, kalbinde yer alıyor. Çünkü İstanbul, binlerce yıllık tarihiyle sadece bizim değil, tüm insanlığın da gözbebeğidir. Ayasofya’dan Topkapı Sarayı’na, Galata’dan Beyoğlu’na, Boğaziçi’nden Haliç’e uzanan bu şehir; farklı kültürlerin, farklı inançların ve farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz bir açık hava müzesidir” ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, “Artık gönül rahatlığıyla ifade edebiliriz ki, Türkiye Kültür Yolu Festivali, dünyanın en saygın sanatçılarının, orkestralarının ve etkinliklerinin ajandasında hak ettiği yeri almış, ülkemizin uluslararası bilinirliği ve prestiji en üst seviyeye ulaşmıştır” dedi.
İstanbul’da başlayan Kültür Yolu Festivalleri’nin kısa sürede uluslararası ölçekte ilgiyle takip edilen bir fenomene dönüştüğünü söyleyen Bakan Ersoy, “İlk günden bu yana hedefimiz netti: Kültür-sanatla bütünleşmiş bir turizm vizyonu ortaya koymak. Yurdumuzun dört bir yanına dünya çapında kültür-sanat etkinliklerini ulaştırmak ve şehirlerimizin turizm potansiyelini en üst noktaya taşımak. Bugün geldiğimiz noktada; binlerce etkinlik, milyonlarla buluşan on binlerce sanatçı ve ortaya çıkan muhteşem bir sinerji ile bu vizyonun gerçekleştiğini görüyoruz” şeklinde konuştu.
Sürdürülebilirlik ve halkın yaşamına değer katmanın en temel öncelikleri olduğunu belirten Bakan Ersoy, bu hedefe ulaştıklarını ifade ederek, İstanbul’dan başlayan festival vizyonunun Türkiye’nin dört bir yanına yayıldığını, her şehrin kendi tarihi ve kültürel kimliğiyle festivallere can verdiğini kaydetti. Günümüzde turizm anlayışında büyük bir değişim yaşandığını belirten Ersoy, insanların artık sadece görmek için değil, hissetmek ve deneyimlemek için seyahat ettiğini, Kültür Yolu Festivalleri’nin de bu anlayışa karşılık verdiğini vurgulayarak, “Bir şehrin ruhunu hissettiren, ziyaretçilere kalıcı bir hafıza bırakan, turizmi kültürle iç içe yaşatan bir anlayışı hayata geçirmiş oluyoruz. Festivaller genç sanatçılar için bir vitrin, ustalar için bir saygı duruşu, uluslararası kültür ve sanat çevreleri için ise bir davetiye niteliğinde, etkinlikler Adana Müzesi’nden Göbeklitepe’ye, kütüphanelerden kültür merkezlerine kadar pek çok mekânda sanat ve tarihin nabzını tutuyor” diye konuştu.
Son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kültür-sanat altyapısında büyük mesafe kat edildiğini belirten Ersoy, festivallerin modern sanatlardan geleneksel ve klasik sanatlara kadar tüm dalları kucakladığını söyledi. Somut Olmayan Kültürel Mirası yaşatan sanatçılara alan açtıklarını ve onları geleceğe taşıdıklarını kaydetti.
“Bir Anadolu Şenliği” devam edecek
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bakanlık olarak yerel ve geleneksel değerleri öne çıkararak kültür ve sanatı herkes için ulaşılabilir kılmayı ve bu faaliyetleri sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedeflediklerini belirtti. Bu vizyon doğrultusunda “Bir Anadolu Şenliği” adıyla yeni bir kültür-sanat etkinliğini hayata geçirdiklerini ifade eden Ersoy, şenliğin bu yıl Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda beş farklı şehirde düzenlendiğini söyledi.
22 Ağustos’ta Hakkari’de başlayan etkinliklerin daha sonra Tunceli, Şırnak ve Bingöl’de gerçekleştirildiğini aktaran Ersoy, şenliğin son durağı olan Bitlis’teki programın ise 28 Eylül Pazar günü sona ereceğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” vizyonuna da değinen Ersoy, “Bir Anadolu Şenliği”nin bu vizyonun en önemli bileşenlerinden biri olduğunu vurguladı. Bakan Ersoy ayrıca, “Bir Anadolu Şenliğimizin ve Yaşayan Miras Şölenlerimizin devam edeceğini de belirtmek isterim. Temennim odur ki, bu festival sadece İstanbul’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında kültür ve sanatın ışığını çoğaltmaya devam etsin. Sanatın birleştirici, iyileştirici ve dönüştürücü gücünü hep birlikte yaşayalım” dedi.
Filistin için özel bölüm
Bu yıl da festivalde Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekiliyor. “Nuri Pakdil ve Kudüs”, “Filistin Benim Vatanım”, “Hâlâ Yaşıyorum” ve “Ben Yıkılmayacağım” başlıklı sergiler, Filistin’e sanat yoluyla destek sunmayı ve Gazze’de yaşanan zulmü tüm dünyaya duyurmayı amaçlıyor.
Konuşmanın ardından Bakan Ersoy, katılımcılarla toplu fotoğraf çektirdi.