Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Akse Sapağı’nda bulunan ve hakkında yıkım kararı alınan Yıldız Apartmanı’nın mülk sahipleriyle bir araya geldi. Vatandaşların yaşadığı kaygıları çok iyi anladıklarını ifade eden Büyükgöz, “Birlik ve beraberlik içerisinde, el ele vererek bu süreci sağlıklı bir şekilde nihayete erdireceğiz. Bir sonraki adımımız, çıkacak yeni rapora göre şekillenecek” dedi.
Toplantıda açıklamalarda bulunan Başkan Zinnur Büyükgöz, sürecin başlangıcından bu yana devletin, tüm kurumlarıyla vatandaşın yanında olduğunu vurguladı. Yeni rapor sonuçlanana kadar mülk sahiplerinden sabırlı olmalarını rica eden Başkan Büyükgöz, sürecin hem teknik hem de insani yönleriyle hassas ve zorlu olduğuna dikkati çekerek, “Yaşanan sürecin zorluğunu biliyoruz. Her bir hemşerimizin kaygısını yüreğimizde hissediyoruz. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki devletimiz, sürecin ilk gününden itibaren tüm kurumlarıyla vatandaşının yanındadır” dedi.
“70 bin TL taşınma desteği sağlanıyor”
Tahliye kararı verilen yapılarda yaşayan vatandaşların barınma ihtiyaçlarının karşılandığını belirten Başkan Büyükgöz, bu süreçte hiçbir vatandaşın mağdur edilmediğini vurguladı. Ayrıca, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından taşınmak isteyen vatandaşlara 70 bin TL taşınma desteği sağlandığını ifade eden Başkan Büyükgöz, kurumlararası iş birliğiyle sürecin büyük bir hassasiyetle yürütüldüğünü ifade etti.
“Bir sonraki adımımız, çıkacak yeni rapora göre şekillenecek”
Gebze Belediyesi olarak sürecin hiçbir aşamasında vatandaşları yalnız bırakmadıklarını dile getiren Başkan Büyükgöz, “Birlik ve beraberlik içerisinde, el ele vererek bu süreci sağlıklı bir şekilde nihayete erdireceğiz. Bir sonraki adımımız, çıkacak yeni rapora göre şekillenecek” şeklinde konuştu.
Toplantıda söz alan Yıldız Apartmanı mülk sahipleri ise süreç boyunca yalnız bırakılmadıklarını belirterek, yetkililere teşekkür etti.
Erken evrede teşhis edilen kemik tümörlerinde tedavi başarısının yüksek olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Erdoğan, “Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi agresif tümörlerde, erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 70-80’e çıkabilirken, ileri evrelerde bu oran yüzde 20’lere kadar düşebilmektedir. Ayrıca erken tanı ile metastaz riski azalır, daha az agresif tedavi yöntemleri yeterli olabilir ve uzuv kaybı yaşamadan cerrahi yapılma şansı artar” dedi.
VM Medical Park Gebze Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Erdoğan, kemik tümörü hakkında açıklamalarda bulundu. Kemik tümörünün kısaca tamını yapan Doç. Dr. Erdoğan, “Kemik tümörü, kemik dokusunda anormal hücre çoğalması sonucu oluşan iyi huylu (benign) ya da kötü huylu (malign) kitlelerdir. Vücudun her bölgesinde görülebilmekle birlikte, en sık diz çevresi (femur ve tibia uçları), pelvis, omurga ve kol-bacak kemiklerinde rastlanır” dedi.
“Gece artan kemik ağrıları görülebilir”
Kemik tümörlerinde görülebilecek belirtilerden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, “Kemik tümörleri başlangıçta belirti vermeyebilir. Ancak zamanla özellikle gece artan kemik ağrısı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve sebebi açıklanamayan kırıklarla kendini gösterebilir. İleri evrelerde kilo kaybı, halsizlik ve bazı tümörlerde ateş, terleme gibi sistemik şikayetler de görülebilir” şeklinde konuştu.
“30-60 yaş aralığında daha yaygın”
Hangi yaş gruplarında daha fazla görüldüğünü kaydeden Erdoğan, “Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi kötü huylu kemik tümörleri genellikle 10-20 yaş arası çocuk ve ergenlerde görülürken, kondrosarkom gibi kıkırdak kökenli tümörler 30-60 yaş arası yetişkinlerde daha yaygındır. 60 yaş sonrası ise kemiklere başka organlardan yayılan metastatik tümörler sık görülür. Li-Fraumeni sendromu ve retinoblastom gen mutasyonları gibi genetik yatkınlıklar da riski artırır” diye konuştu.
Tanı konma süreci
Doç. Dr. Erdoğan, tanı konma sürecine ilişkin, “Tanıda ilk basamak röntgen çekimidir. Tümörün kemikte oluşturduğu erime veya yoğunlaşma alanları bu yöntemle tespit edilebilir. Manyetik rezonans (MR) tümörün boyutunu ve yumuşak dokuya yayılımını gösterirken, bilgisayarlı tomografi (BT) kemik yapılarını daha detaylı inceler. Kemik sintigrafisi ile tüm vücut taranarak yayılım olup olmadığı araştırılır. Kesin tanı ise biyopsi ile konur. Kan testlerinde alkalen fosfataz (ALP) yüksekliği gibi bulgular, osteosarkomda yardımcı olabilir” şeklinde konuştu.
“Erken tanıda tedavi başarısı yüksektir”
Erdoğan, erken evrede teşhis edilen kemik tümörlerinde tedavi başarısı yüksek olduğunu da ifade ederek, “Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi agresif tümörlerde, erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 70-80’e çıkabilirken, ileri evrelerde bu oran yüzde 20’lere kadar düşebilmektedir. Ayrıca erken tanı ile metastaz riski azalır, daha az agresif tedavi yöntemleri yeterli olabilir ve uzuv kaybı yaşamadan cerrahi yapılma şansı artar” ifadelerini kullandı.
“Kemoterapi ya da cerrahi tedavi uygulanabilir”
Tedavi sürecine de değinen Doç. Dr. Erdoğan, “Tedavi planı tümörün türüne, yayılımına ve hastanın genel sağlık durumuna göre multidisipliner bir kurul tarafından belirlenir. Cerrahi tedavi, tümörlü dokunun temiz sınırlarla çıkarılmasını amaçlar. Uzuv koruyucu cerrahiler öncelikli tercih edilirken, gerekli durumlarda amputasyon yapılabilir. Kötü huylu tümörlerde kemoterapi ameliyat öncesi (neoadjuvan) veya sonrası (adjuvan) uygulanabilir. Ewing sarkomu gibi radyosensitif tümörlerde radyoterapi de tedaviye dahil edilir. Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi, özellikle dirençli ya da metastatik tümörlerde alternatif yöntemler olarak gündemdedir. İyi huylu tümörlerde ise takip, radyofrekans ablasyon veya kriyoterapi gibi minimal girişimsel yöntemlerle de başarılı sonuçlar alınabilir” dedi.
“Tedavi sonrası iyileşme süreci uygulanan yönteme bağlı değişebilir”
Tedavi sonrası iyileşme sürecinin, uygulanan yönteme bağlı olarak değiştiğini dile getiren Doç. Dr. Erdoğan, “Cerrahi sonrası 6-12 haftalık bir iyileşme süreci olurken, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkileri zamanla azalır. Fizyoterapi ile hareket kabiliyeti ve kas gücü yeniden kazanılır. Psikolojik destek, özellikle genç hastaların tedavi sürecini daha sağlıklı atlatmalarında büyük rol oynar. Erken evrede teşhis edilen ve tümör tamamen çıkarılan hastalar, yaşam kalitesini büyük ölçüde koruyarak normal hayatlarına dönebilmektedir. Ancak düzenli kontroller, ilk 5 yıl içerisinde daha sık yapılmalıdır” diye konuştu.
Kocaeli’de hayata geçirilen 2 merkezde alkol, madde ve diğer davranışsal bağımlılık sorunları yaşayan vatandaşlara 7/24 yatılı eğitim hizmeti sunuluyor. Aileler de sürece dahil edilerek iyileşme çok yönlü destekleniyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2022 yılından bu yana bağımlılık sorunu yaşayan vatandaşlara 7/24 hizmet veren 40 kişi kapasiteli 2 merkezde çalışmalarına devam ediyor. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na bağlı Sağlık İşleri Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 aylık eğitim sürecinde bireysel ve grup psikoterapisi, manevi değerler eğitimi, bağımlılık süreci üzerine hazırlanmış eğitim programı ve sosyal aktiviteler gibi hizmetler sunuyor. Ayrıca bireysel ve grup terapileri sürecinde ise danışanların tekrar madde kullanımına sürükleyecek öfke, stres ve pişmanlık gibi duygularla baş etme becerileri kazanmaları amaçlanıyor.
Bağımlı yakınları da eğitim görüyor
Ayrıca bağımlı yakınlarına yönelik düzenlenen 7 haftalık eğitimde ailelerin de bağımlılık hastalığını tanımalarını ve ona göre de sağlıklı baş etme becerilerini edinmeleri sağlanıyor. Eğitim süreci içerisinde istihdam edilen eğitimini tamamlamış eski kullanıcıların rehberliği ile iyileşme motivasyonu destekleniyor. Danışanların eğitim süreci içerisinde iyileşme motivasyonlarını kaybetmemeleri için bağımlılıktan doğan yasal süreçleri ve diğer sağlık problemleri de takip ediliyor.
“Mezuniyet” olarak adlandırılan 3 aylık süreç sonunda danışanlar ve aileleri, hazırlanan izlem formlarıyla değerlendiriliyor. Riskli durumda olduğu düşünülen bireylerin tekrar eğitim sürecine dahil edilmesi sağlanarak zindelik süreçlerinin daha sağlam temellere atılması hedefleniyor.
Kocaeli’de hayata geçirilen 2 merkezde alkol, madde ve diğer davranışsal bağımlılık sorunları yaşayan vatandaşlara 7/24 yatılı eğitim hizmeti sunuluyor. Aileler de sürece dahil edilerek iyileşme çok yönlü destekleniyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2022 yılından bu yana bağımlılık sorunu yaşayan vatandaşlara 7/24 hizmet veren 40 kişi kapasiteli 2 merkezde çalışmalarına devam ediyor. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na bağlı Sağlık İşleri Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 aylık eğitim sürecinde bireysel ve grup psikoterapisi, manevi değerler eğitimi, bağımlılık süreci üzerine hazırlanmış eğitim programı ve sosyal aktiviteler gibi hizmetler sunuyor. Ayrıca bireysel ve grup terapileri sürecinde ise danışanların tekrar madde kullanımına sürükleyecek öfke, stres ve pişmanlık gibi duygularla baş etme becerileri kazanmaları amaçlanıyor.
Bağımlı yakınları da eğitim görüyor
Ayrıca bağımlı yakınlarına yönelik düzenlenen 7 haftalık eğitimde ailelerin de bağımlılık hastalığını tanımalarını ve ona göre de sağlıklı baş etme becerilerini edinmeleri sağlanıyor. Eğitim süreci içerisinde istihdam edilen eğitimini tamamlamış eski kullanıcıların rehberliği ile iyileşme motivasyonu destekleniyor. Danışanların eğitim süreci içerisinde iyileşme motivasyonlarını kaybetmemeleri için bağımlılıktan doğan yasal süreçleri ve diğer sağlık problemleri de takip ediliyor.
“Mezuniyet” olarak adlandırılan 3 aylık süreç sonunda danışanlar ve aileleri, hazırlanan izlem formlarıyla değerlendiriliyor. Riskli durumda olduğu düşünülen bireylerin tekrar eğitim sürecine dahil edilmesi sağlanarak zindelik süreçlerinin daha sağlam temellere atılması hedefleniyor.
Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’nde anne ve baba adaylarına, gebelik sürecinden doğum sonrasına kadar eğitim veriliyor.
Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’nde anne ve baba adaylarına yönelik düzenlenen eşli gebe okulu” eğitimleri aralıksız devam ediyor. Uzman sağlık profesyonelleri tarafından verilen eğitimlerde; gebelik süreci, doğuma hazırlık, doğum sonrası bakım ve bebek sağlığı konularında kapsamlı bilgiler sunuluyor. Hastane Başhekimi Op. Dr. Aziz Çardak, eşli gebe okulunun önemine değinerek, “Gebelik süreci sadece anne adayları için değil, baba adayları için de bilinçli şekilde hazırlanılması gereken önemli dönemdir. Eşli gebe okulu eğitimlerimizle anne ve baba adaylarının bu süreci birlikte deneyimlemelerini sağlıyor, doğum ve sonrasına yönelik bilinçlenmelerine katkıda bulunuyoruz. Gebelik sürecinde doğru bilgiye sahip olmak, hem ebeveynler hem de bebek için büyük avantaj sağlıyor. Eğitimlerimize katılan tüm çiftlerimize ve emek veren sağlık ekibimize teşekkür ediyorum” dedi.
Hastane yönetimi, eşli gebe okulu eğitimlerinin belirli periyotlarla devam edeceğini belirterek, anne ve baba adaylarını bu ücretsiz eğitim programına katılmaya davet etti.