Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Faruk Çelik Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Devlet, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, AK Parti Grup Başkanvekilliği, Bursa ve Şanlıurfa milletvekilliği yapan, mevcut Artvin Milletvekili Faruk Çelik, siyaset ve kamu yöneticiliğinde edindiği engin tecrübeleri Mudanya Üniversitesi öğrencileri ile paylaştı.

Mudanya Üniversitesi’nin düzenlediği ve moderatörlüğünü Genel Sekreter Ali Mollasalih’in yaptığı ‘Tecrübe Konuşuyor’ etkinliğinin konuğu olan Faruk Çelik, konuşmasına Bursa’nın kısa zamanda büyük aşama göstererek gelişen Mudanya Üniversitesi’nde olmaktan mutluluk duyduğunu söyleyerek başladı. Mudanya Üniversitesi’nin artık Bursa dışında da tanınan bir üniversite olduğunu dile getiren Çelik, “Kimse böyle bir başarıyı beklemiyordu. Gün yüzüne çıkan bir üniversite olduğunu görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Bursamızın nadide üniversitesinin bu aşamaya gelmesinde başta Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl olmak üzere tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum. Mudanya Üniversitesi’nin gelişiminin devam edeceğine yürekten inanıyorum” dedi.

Yanlışlardan ibret almıyoruz

Faruk Çelik, söyleşinin başında gençlere kısa bir tarih dersi vererek Doğu ve Batı toplumu arasındaki farkı anlattı. Dünü bilmemenin geleceğin inşası konusunda büyük sıkıntı oluşturacağını ifade eden Çelik, şunları söyledi:

“Doğu toplumları için bir tespit var. ‘Hatalarından ders çıkarmazlar, birikimleri geleceğe aktarmazlar’ diye. Doğu toplumlarını anlamak için bir dönemlerine bakın yeter derler. Bir parlak yönetici çıkar devleti kurar, ölünce taht kavgaları çıkar ve dağılır. Bunlar yüzde yüz doğru olmasa da gerçek payı var. Tarihimizde çok görkemli devletler kurmuşuz ama görkemli de batırmışız. Görünen sebebi kardeş kavgaları. Bu 1600’lere kadar sürmüş. Bu dönemde büyük kardeşin padişah olacağını bildiren Ekber Sistemine geçilince bu sorun çözülmüş. Batı’da bu dönemde ne oluyor? Batı Roma İmparatorluğu yıkılıyor. 10. Yüzyılda Papa’nın gücü artırılıyor. Papa bizden 500 yıl önce Ekber sistemine geçiyor ve öncelikle bu sorunu çözüyor. Yani Batı’da yönetim sorunu çözülüyor. Bu süreçte mezhep kavgaları var. Engizisyon bilime kapalı. Protestan-Katolik çatışmaları devam ediyor. Magna Carta ile hak arama mücadeleleri başlıyor. Çatışmalardan Rönesansçılarbaşarılı çıkıyor, Reformcular da sistemi kuruyor. Böylece bir sorun daha çözülüyor. Batı, sonra dünya zenginliğini nasıl elde edeceğine kafa yoruyor ve bunu da sömürgeler oluşturarak başarıyor. Bu 3 sorun çözülerek refah toplumunun yolu açılıyor.

Peki biz ne yapmışız? 4 Halifeden sonra başlayan mezhep çatışmaları 1400 yıldır devam ediyor. Yeraltı zenginlikleri İslam ülkelerinde ama fakirlik diz boyu. Batı 3 meselesini çoktan çözmüş, Doğu 3 yanlış bataklığında boğuluyor. Biz tarih tekerrürden ibarettire iman etmişiz. Bu yanlış bir yaklaşım. Maalesef yanlışlardan ibret alan yok. Yanlışlarda ısrar ediyoruz.

Doğrunun peşinde olmamız gerekiyor

“Mutlaka doğrunun peşinde olmamız gerekiyor” diyen Faruk Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir milletin geçmişini karalaması çok kötü bir şey. Birikimlerimizi geleceğe aktarmamışız. Gelişimi esas alan anlayışı hakim kılamadık. Ne yazık ki bizde kurallar geçerli olmuyor. Tecrübe, sadece dikey bir bilgilendirme değildir. Millet milletten, devlet milletten tecrübe edinilir, bilim adamlarının, tarihçilerin tecrübeleri çok önemlidir. Bizim için gençlerin hayata bakışı da çok önemli. Geleceği şekillendirmek için gençlerin fikirleri çok önemli. Tecrübe bir havuzdur. Bütün birikimler bu havuzda toplanmalıdır. Batılılıar bu havuzdan bizden daha iyi faydalanmışlar. Bizim kültürümüzün birikimlerinden de çok iyi yararlanmışlar. Biz havuzumuzu boşaltmışız. Böyle olunca geleceğe nasıl bakacaksınız? Bilgi en önemli hazinedir. Burada siz gençlere büyük görevler düşüyor.”

“İyi insan modelini yaygınlaştırmalıyız”

Daha sonra öğrencilerin sorularını yanıtlayan Faruk Çelik, siyasette uzun süre kalmanın kolay olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Ben Vatan Mahallesi’nde Aleviler, Romanlar, Arnavutlar ve Karadenizliler ile büyüdüm. Her düşünceden insan vardı. Bu yüzden birbirimizle anlaşabilmek için çok dikkatli olmamız gerekiyordu. Bu yüzden Vatan Mahallesi bana diyaloğu öğretti. Düşüncesi ne olursa olsun karşımdakinin iyi onsan olması benim için yeterli. Ben anlayışını kafamdan sildim. Biz olmanın önemini kavradım. Hayata bakışıma Vatan Mahallesi bakışı diyebiliriz. Kamu görevimde de bu anlayışı önceledim. Diyalogla kanunları çok hızlı geçirdim. Mühim olan geriye dönüp baktığınızda yaptığınız işlerden mutlu ve memnun olmanız. Bugüne kadar güzel işler yaptığıma da inanıyorum. Son nefesimize kadar ‘iyi insan’ modelini yaygınlaştırmak zorundayız.”

Milli ve planlı tarım politikası önemli

Faruk Çelik, bir öğrencinin Türkiye’nin tarım politikasının nasıl olması gerektiği sorusuna da şu cevabı verdi.

“Türk tarımı milli olmalı ve planlı tarım üretimi uygulanmalı. Kimyasal değil organik gübre kullanımı ön plana çıkmalı. Kimyasallar toprağı olumsuz etkiliyor. Verimlilik ve kalite artırılmalı. Türkiye tarım işini ‘milli tarım’ ile halletmeli. Ben bakanlığım dönemimde 251 büyük ova ilan ettim. Buralara çivi bile çakamazsınız. Keşke bunu 600 yapabilseydim ama görev sürem yetmedi.

Bursa’nın hangi sektörde gelişmesi gerektiği yönündeki soruyu ise Çelik şöyle yanıtladı:

“Çok sayıda fabrika Bursa’ya Kocaeli’ye yapıldı. Buralarda bir yığılma oldu. Tabii ki bu da beraberinde göçü getirdi. Biz Doğu’ya fabrika kurulması için teşvikler çıkardık. Ama bunda geç kalındı. Bundan sonra İstanbul merkezli Marmara ve Trakya’yı kapsayacak bir planlama yapılmalı. Hangi il tarım, hangi ile tekstil, hangi il otomotiv kenti olacak belirlenmeli. Şehirleri rahatlatmak gerekiyor. Bu üniversiteler için de böyle. Bir bölgede çok sayıda üniversite ve aynı bölümler var. Bunlar ayrı ayrı bir alanda ihtisaslaşmalı.”

Bursaspor şampiyon olacak

Söyleşide Bursaspor’a da değinen Faruk Çelik, “Bursaspor şampiyon olacak başka yolu yok. Başarının düşmanı çoktur. Zor bir dönemde oğlum Enes görev aldı. Zorlukları da önemli oranda aştı. Ekibiyle güzel işler yapıyor. Kentte bur birliktelik sağlandı. Bu birlikteliğin devam etmesi gerekiyor. Bursaspor Bursa’nın markası. Herkes destek vermeli. Bu markayı hep berabir büyütmek gerekiyor. Başarıları kıskanmamak gerekiyor. Destek devam ederse Süper Lig’e çıkacağız ve oradaki ilk senemizde şampiyon olacak bir kadro kuracağız” diye konuştu.

Faruk Çelik, konuşmasının son bölümünde gençlere şu tavsiyelerde bulundu:

“Anne babanızın kıymetini bilin. Onları küçük görmeyin. Onlar sizin için çok kıymetli. Ben anne ve babamdan çok şey öğrendim. Onlarla sağlam ilişki kurmayı ihmal etmeyin. Üniversite yıllarınızı boşa geçirmeyin. Çok çabuk geçiyor. Zamanı iyi kullanın. Nitelikli insana ihtiyacımız var. Yabancı dil işini çözün. İster Türkiye’de ister yurt dışında master yapın. Aranan eleman olun. Benden bir şey olmaz demeyin. Sizden her şey olur. Ben inşaat ustası bir babanın oğluyum. Ben 7 yaşımda sorumluluk almaya başladım. Kardeşlerime bakıyor, ev işlerine yardım ediyordum. Sorumluluk aldığım için hayattan korkmuyorum. Çünkü hayat karşı direncim sağlam. Sorumluluk almazsanız hayattan korkarsınız. Sorumluluk alın ve hayattan korkmayın. Sizin şartlarınız bizlerden çok daha iyi.”

Programın sonunda Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl ile Rektör Prof. Dr. Emin Karip, Faruk Çelik’e günün anısına teşekkür plaketi verdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Minikler tarımı yerinde öğrendi

Kandıra’da düzenlenen Lider Çocuk Tarım Kampı’nda öğrenciler, tarımın önemini yerinde öğrenerek coğrafi işaretli ürünleri yakından tanıdı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen “Lider Çocuk Tarım Kampı” kapsamında, Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 75. Yıl Cumhuriyet İlkokulu 4. sınıf öğrencileriyle eğitici ve keyifli bir kamp gerçekleştirildi. Kocaeli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Kandıra Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen etkinliğe; Kandıra Tarım ve Orman İlçe Müdürü Ercan Aydın, Kocaeli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürü Birdal İşbaralı ve İdari ve Mali İşler Şube Müdürü Cahit Demir katıldı.

Minikler Kandıra manda yoğurdunun üretim sürecini yerinde inceledi

Program kapsamında çocuklar, tarımın önemini eğlenceli etkinliklerle öğrenme fırsatı buldu. Kandıra Tarım ve Orman İlçe Müdürü Ercan Aydın, yaptığı açıklamada, “Gelecek nesillere tarımın ve üretimin önemini anlatmak için etkinliklerimiz ve çalışmalarımız bakanlığımız ve il müdürlüğümüz koordinesinde devam etmektedir” dedi.

Kamp etkinlikleri çerçevesinde öğrenciler, Kandıra’nın coğrafi işaretli ürünü Kandıra manda yoğurdunun üretim sürecini yerinde inceledi. Ayrıca, İtalya’nın ünlü peynirlerinin üretim tekniklerine benzer yöntemlerle üretim yapan BUFFA Manda Çiftliği ve Manda Sütü Entegre Tesisi de ziyaret edildi. Öğrenciler, mandaları yakından görerek sütün mamul ürüne dönüşüm aşamalarını gözlemledi.

Öğrenciler, ata tohumu bankası ve su atık toplama ünitesi hakkında bilgilendirildi

Çocuklar daha sonra Kandıra’da organik tarım yapılan Narköy Doğal Yaşam Alanını gezdi. Burada tamamen doğal ürünlerle hazırlanan yemekleri tadan öğrenciler, üreticilerin oluşturduğu ata tohumu bankası ve su atık toplama ünitesi hakkında bilgilendirildi. Gezi, organik ürünlerin sergilendiği stant ziyaretiyle tamamlandı.

Etkinliğin son bölümünde ise öğrenciler, su ürünleri hakkında bilgi edinmek amacıyla Kefken Su Ürünleri Kooperatifini ziyaret etti. Kooperatif başkanı, çocukları tekneyle Karadeniz kıyısında yer alan Kefken, Kerpe, Kumcağız ve Kovanağzı sahillerinde gezdirdi. Renkli görüntülere sahne olan tekne turu, öğrenciler için unutulmaz anlarla sona erdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bakan Kacır: “Kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltacağız”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/bakan-kacir-kritik-alanlarda-disa-bagimliligi-azaltacagiz-0-pSwL7u8x.mp4
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sağlıkta yerli üretimi artırmanın ve teknoloji kapasitesini güçlendirmenin Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncelikli hedeflerinden olduğunu belirterek, “Nitekim bu doğrultuda, önümüzdeki dönemde biyoteknolojik ve genomik araştırmalara tahsis ettiğimiz destekleri önemli ölçüde artıracağız. Etken madde, ilaç ve tıbbi cihazda yerli üretim kapasitemizde sıçrama sağlayacak, kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltacağız” dedi.

Kağıthane’de bir üniversitede Üretim, AR-GE ve Dikey Tarım Merkezi Açılış Töreni düzenlendi. Törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen ve çok sayıda davetli katıldı. Törende Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından açılış kurdelesi kesildi.

“Akademisyenlerin teknoparklarda hayata geçirdiği 2 bin 200 girişim, bugüne kadar 2 milyar dolardan fazla ürün ya da hizmet satışı gerçekleştirdi”

Yapay zekadan biyoteknolojiye, uzaydan temiz enerjiye bilimin farklı sahalarında kapasite ve yetkinlik inşa eden ülkelerin, geleceğin dünyasını da şekillendirme gücüne sahip olduğunu söyleyen Bakan Kacır, “Bu doğrultuda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, son 23 yılda ‘daha müreffeh ve tam bağımsız Türkiye’ için bilimi ve teknolojiyi kalkınma stratejimizin omurgasına yerleştirdik. Altyapıdan insan kaynağına, Ar-Ge’den ticarileşmeye uzanan her halkada güçlü atılımlar gerçekleştirdik. Üniversitelerimizle sanayimiz arasındaki sinerjiyi güçlendiren önemli adımlar attık. Üniversitelerimizdeki bilimsel bilginin ekonomik değere ve yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesinde köprü vazifesi gören teknoparklarımızın sayısı, bundan 23 yıl önce yalnızca 2’ydi. Bugün, fikirlerin ürüne, projelerin markaya dönüştüğü nitelikli Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğü 113 teknoparkı kapsayan güçlü bir Ar-Ge ekosistemine sahibiz. Akademisyenlerin teknoparklarda hayata geçirdiği 2 bin 200 girişim, bugüne kadar 2 milyar dolardan fazla ürün ya da hizmet satışı gerçekleştirdi. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz 20 yüksek teknoloji platformu, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine liderlik ediyor” dedi.

“Anadolu’nun zengin botanik mirasını yüksek katma değere dönüştürmemize imkan tanıyacak”

6550 sayılı kanun kapsamında faaliyet gösteren 12 ulusal araştırma altyapısının, kritik alanlarda yürüttüğü çalışmalarla, sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda üst düzeyde Ar-Ge çalışmaları sürdürdüğünü ifade eden Bakan Kacır, “Sektör profesyonellerinden ders alma imkanı sunan ’Sektör Kampüste’ programıyla üniversitelerimizde verilen eğitimi sahadaki tecrübeyle buluşturuyoruz. Bugün de araştırma ekosistemimizin genç üyelerinden olan üniversitede araştırma, girişimcilik ve üretimi aynı çatı altında buluşturan üç birimin yer aldığı entegre tesisin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bunlardan ilki, kozmetik ve takviye edici gıda üretiminin gerçekleştirildiği UniKentPharma’dır. Sağlıklı yaşam arayışının güçlendiği, kişisel bakım ve iyi oluş bilincinin yaygınlaştığı günümüz dünyasında kozmetik ve takviye edici gıda ürünlerine talep gün geçtikçe artıyor. Yapılan araştırmalar, her iki sahanın toplam pazar büyüklüğünün 2030 yılına gelindiğinde 1 trilyon doları aşacağını gösteriyor. Özellikle tarımsal üretimimizi katma değere dönüştürecek yatırımlarla, bu alanda yerli ve milli üretim kabiliyetimizi güçlendirmek bizler için önceliktir. Nitekim, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programıyla, 14 ilde yerel bitkisel ürünlerin katma değerini artırmaya yönelik yatırımlara ayrıcalıklı destekler sunma kararı aldık. Programın ilk çağrısında, illerimizin yerel bitkisel ürünlerini kozmetik, gıda takviyesi, ilaç etken maddesi ve kolajen gibi yüksek katma değerli ihracat ürünlerine dönüştürmeyi hedefleyen, toplam yatırım büyüklüğü 5,5 milyar lirayı bulan 24 proje başvurusu aldık. UniKentPharma da Anadolu’nun zengin botanik mirasını yüksek katma değere dönüştürmemize imkan tanıyacak, Türkiye’yi kişisel bakım ve takviye edici gıda alanında üretim ve inovasyon merkezi haline getirecek adımlardan biridir. Burada geliştirilen her ürün, raf ömrü ve güvenlik testlerinden geçerek tüketiciye güvenle sunulacak” ifadelerini kullandı.

“İlaç ve tıbbi cihazda yerli üretim kapasitemizde sıçrama sağlayacak, kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltacağız”

Sağlıkta yerli üretimi artırmanın ve teknoloji kapasitesini güçlendirmenin Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncelikli hedeflerinden olduğunu belirten Bakan Mehmet Fatih Kacır, “Nitekim bu doğrultuda, önümüzdeki dönemde biyoteknolojik ve genomik araştırmalara tahsis ettiğimiz destekleri önemli ölçüde artıracağız. Etken madde, ilaç ve tıbbi cihazda yerli üretim kapasitemizde sıçrama sağlayacak, kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltacağız. Ayrıca Biyoteknoloji Üretim Programı ile TÜBİTAK, üniversiteler ve Sağlık Bakanlığı eşgüdümünde araştırma altyapılarını güçlendirecek, kamu alımlarını kaldıraç olarak kullanarak yerli biyoteknolojik ilaç üretimini kararlılıkla destekleyeceğiz. Nanoteknoloji, hücre kültürü, mikrobiyoloji, ilaç ve polimer sentezinde yüksek ticari potansiyele sahip ileri Ar-Ge’nin yürütüldüğü ResearchKent; sağlık teknolojilerinde özgün ve yüksek katma değerli ürünler geliştirilmesi için uygun laboratuvar altyapısını araştırmacılara sunuyor. Araştırmacılarımıza küresel ölçekte rekabet edebilir çözümler üretme imkanı sağlayacak. İnanıyorum ki ResearchKent’in bu vizyoner modeli, Türkiye’nin biyoteknoloji ve sağlık teknolojilerinde kendi kendine yeten, ihracat kabiliyeti yüksek bir ülke olma hedefine bizi bir adım daha yaklaştıracaktır” diye konuştu.

Tarım ve gıda güvenliğimiz için Ar-Ge ve inovasyonda vitesi yükseltecek, milli teknolojilerle üretimi daha dayanıklı hale getireceğiz”

Tarım ve gıda güvenliği için mişli teknolojilerle üretimin daha dayanaklı hale getireleceğini vurgulayan Bakan Kacır, “Entegre tesis bünyesinde yer alan üçüncü ve son altyapı ise GreenKent. İklim krizi, pandemi, kitlesel göç ve bölgesel çatışmaların gölgesinde, gıda arzı ve güvenliği günümüzde de her ülke için ertelenemez bir milli güvenlik meselesi olmaya devam ediyor. Mevcut tabloyu idrak eden ülkeler, gıda krizlerine karşı dayanıklılıklarını artırmak için tarımsal Ar-Ge yatırımlarını artırıyor. Tarımsal üretim zincirinin her bir halkasını, bilimin ve teknolojinin ışığında yeniden kurguluyor. Son yıllarda tarım sektörümüzü inovasyonla buluşturmak üzere, Gıda İnovasyon Merkezi, Konya Akıllı Teknolojiler Tasarım, Geliştirme ve Prototipleme Merkezi, Mersin Agropark gibi pek çok adım attık. Önümüzdeki dönemde tarım ve gıda güvenliğimiz için Ar-Ge ve inovasyonda vitesi yükseltecek, milli teknolojilerle üretimi daha dayanıklı hale getireceğiz. Tabii, dikey tarım uygulamaları, su ve enerji verimliliği yüksek yapısıyla, iklim risklerine dayanıklılığı ve yıl boyu kesintisiz, izlenebilir üretimi mümkün kılmasıyla gıdaya sürdürülebilir erişim açısından önemli fırsatlar sunuyor. GreenKent, işte bu vizyonun sahadaki karşılığıdır. Dikey tarım altyapısıyla yılın 12 ayı, iklime meydan okuyan, suyu ve enerjiyi tasarrufla kullanan, tam izlenebilir üretimi mümkün kılan bir model sunuyor. Tohumdan fidana, hasattan ürüne her adımın kayıt altına alındığı bu merkez, güvenilir ve standardize biyokütleüretimiyle fonksiyonel botanik ekstraktlarda yerli tedariksisteminin omurgasını oluşturacak” şeklinde konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

3 bin 500 çiftçiye bin 420 ton yem bitkisi tohumu desteği

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki 3 bin 500 çiftçiye bin 420 ton yem bitkisi tohumu desteği sağlamaya başladı.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Tahir Büyükakın öncülüğünde, şehrin tarımda da öncü ve model olması için çiftçilere 2019-2025 yılları arasında, altyapı, ulaşım ve enerji alanlarında 1 milyar 350 milyon TL’lik destek sağlandı. Üreticinin her zaman yanında olan büyükşehir belediyesi, ayrıca ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde yem bitkisi tohumu dağıtıyor. Bu sonbahar döneminde de bin 420 ton yem bitkisi tohumu desteği sağlanacak. “Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi” kapsamında, 9 ilçedeki 3 bin 500 çiftçiye 21 bin 740 paket arpa, 9 bin paket süt otu ve 4 bin 400 paket yem bezelyesi tohumu dağıtılacak.

Kandıralı çiftçilere dağıtıldı

Yüzde 75 hibeli arpa, süt otu ve yem bezelyesinden oluşan tohumlar, Kandıra Akçaova Mahallesi Tarım ve Kredi Kooperatifi önünde düzenlenen törenle çiftçilere dağıtılmaya başlandı. Törene Başkan Tahir Büyükakın’ın yanı sıra Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, AK Parti Kandıra İlçe Başkanı Erol Çakır, Kocaeli Tarım İl Müdürü Ali Ulvi Özer, Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin, Akçaova Mahalle Muhtarı Hamza Biçer, mahalle muhtarları ve çiftçiler katıldı.

88 proje, 1.3 milyar lira

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, törende konuşma gerçekleştirdi. 6 yıllık zaman zarfında 1 milyar 350 milyon liralık destek sunduklarını ve 21 binden fazla çiftçiyi 88 farklı proje ile desteklediklerini hatırlatan Başkan Büyükakın, “Sonbahar döneminde yüzde 75 hibe ile yeni bir destekleme yapıyoruz. Toplam 110 bin dekarlık bir alan desteklenmiş olacak. Yaklaşık 15 bin 715 futbol sahası ediyor. Projenin bedeli ise 70 milyon lira” bilgilerini verdi.

“Bu üretimi devam ettirmemiz gerekiyor.

Başkan Büyükakın geçtiğimiz ağustos ayında 525 milyon lira maliyetli Toramanlar Göleti’ni devreye aldıklarını belirterek, “Hayat sadece şehirde değil. Gıda meselesi benim sürekli anlattığım bir konu. Gıda güvenlik tıpkı meselesi gibi önemli. Bu üretimi devam ettirmemiz gerekiyor. Hem merkezi hükümetler hem de yerel yönetimler tedbir almalı. Herkes şehirde yaşarsa, herkes diğer sektörlerde çalışırsa insanlar ne yiyecek? Tarım ve hayvancılığın devam etmesi gerekiyor. Biz de zor zamanlarda çiftçimizi desteklemek yoluna gidiyoruz” dedi.

“Tarımdan çıkanlar sanayiye ve hizmetler sektörüne gidiyor”

Toprakların ekilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Büyükakın, “Şehirlerin ve ülkenin ayakta kalabilmesi için bu toprakların ekilmesi lazım. Tarımda ve hayvancılıkta işletmelerin mahiyetinin değiştiğini görüyoruz. Eskiden arazinin büyüklüğü ve orada yaşayan nüfus birbirini denkliyordu. Ancak şimdi arazilerimizi rasyonel bir ölçeğe getirmemiz lazım. Orada çalışan insanları iyi belirlememiz lazım. Tarımdan çıkanlar sanayiye ve hizmetler sektörüne gidiyor. O zaman bizim bu tarafı dizayn ederken diğer tarafta doğru işler yapmamız lazım” diye konuştu.

32 mahalleye doğalgaz müjdesi

Başkan Tahir Büyükakın konuşmasının sonunda Kandıralılar için doğalgaz müjdesi vererek, “Bunu yaparken aynı zamanda o bölgedeki yaşamı teşvik edecek diğer şeyleri de yapıyoruz. Şuanda Kandıra’nın 96 mahallesinin 33’ünde doğalgaz mevcut. 2026 yılının sonuna kadar 32 mahalleye daha doğalgaz gelecek ve böylece Kandıra’nın 5’i merkezde 60’ı kırsalda 65 mahallesinde doğalgaza kavuşulmuş olacak. Fındık depolama tesisi müjdemizi de verelim. Biz sizi desteklemeye devam edeceğiz. Çiftçinin emeği, Büyükşehir’in, tarım il müdürlüğü ve hükümetimizin desteği oldukça bereket artacak, el birliği ile güzel işler yağacağız” dedi.

Başkan Büyükakın konuşmasının ardından bir çiftçinin tohumlarını traktörüne yüklemesine yardım etti. Çiftçiler de destekten dolayı Büyükakın’a teşekkürlerini sundu.

Ekonomiye 2 milyar TL’lik katkı

İlk dağıtımı ilkbahar döneminde gerçekleştiren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, böylece 2025 yılında yaklaşık 5 bin çiftçiye yem bitkisi tohumu desteği sağlanmış olacak. 101 milyon TL değerindeki bu proje ile toplam 137 bin dekarlık tarla arazisi yem bitkisi ekimiyle desteklenmiş olacak. Bu iki destekle milli ekonomiye yaklaşık 2 milyar TL’lik katkı sağlanmış olurken, çiftçilerin alışkanlıkları değiştirilerek, özellikle süt otu başta olmak üzere bölgeye yeni tohum çeşitleri kazandırılacak. Tohumlar, çiftçilere 14 ayrı Tarım Kredi Kooperatifi aracılığıyla dağıtılacak. Çiftçiler, dağıtım ile ilgili bilgilendirme SMS’i aldıktan sonra ürünlerini teslim alabilecek.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bakan Yumaklı: “Üreticimizin emeği kırmızı çizgimizdir”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/bakan-yumakli-ureticimizin-emegi-kirmizi-cizgimizdir-0-z4dKqQpf.mp4
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sakarya’da tarım sektörü temsilcileriyle buluştu. Bakan Yumaklı, “Hiç kimsenin üreticilerin emeğini yok sayarak Türkiye’de tarımsal üretimin bittiğiyle alakalı dezenformasyonu kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Üreticilerimizin alın teri ve emeği bizim kırmızı çizgimiz” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi programa katılmak üzere Sakarya’ya geldi. Program kapsamında traktör fabrikasında ve süs bitkileri üretim tesislerinde incelemelerde bulunan Yumaklı, ardından Sakarya Valiliği’ni ziyaret etti. Ardından tarım sektörü temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Yumaklı, hem sektöre dair güncel verileri paylaştı hem de destekleme politikaları ve yeni yatırımlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında özellikle iklim değişikliği, tarımsal üretim planlaması, hayvancılık destekleri ve Sakarya’ya yapılan yatırımlara dikkat çeken Yumaklı, üreticilerin emeğinin her zaman öncelikleri olduğunu vurguladı.

“2024 yılında suyu merkeze alan üretim planlamasını uygulamaya koyduk”

Tarım ve orman sektörünün dünyadaki stratejik konumuyla ilgili artık hiç kimsenin herhangi bir tereddüdünün söz konusu olmadığının altını çizen Bakan Yumaklı, “Bu dönemde küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunu çok sıklıkla ifade ediyoruz. Ancak bu yıl bunu sadece dile getirmekle kalmadık, aynı zamanda özellikle dış etkilere açık bir sektör olması hasebiyle tarım, orman ve su sektöründe bizzat yaşadık. Bir tarafta orman yangınlarıyla mücadelemiz sürdü, diğer tarafta kuraklık sorunlarıyla ülkemizin dört bir tarafında üreticilerimizi zorlayan bir yıl geçirmiş olduk. Mutlaka suyu verimli, dengeli bir şekilde kullanmanın bütün yollarını, bütün yöntemlerini, bütün metotlarını uygulamamız gerekecek. Bunun için de 2024 yılında suyu merkeze alan üretim planlamasını uygulamaya koyduk. Suyun tarımda kullanılmasına yönelik verimlilik unsurlarının tamamını hep birlikte gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.

“2024 ve 2025 yıllarında yoğun bir dönem geçirmiş olduk”

Hayvansal üretimle alakalı konuşan Bakan Yumaklı, “2024 yılının başında hayvancılık yol haritamızı açıklamıştık ve onu da peyderpey hayata geçiriyoruz. Özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, daha verimli ve kaliteli üretim yapılmasını sağlamak, kadınların ve genç kardeşlerimizin tarımsal üretimin içerisinde olması için bütün destek ve teşvik sistemlerimizi buna göre düzenledik, 2024 ve 2025 yıllarında yoğun bir dönem geçirmiş olduk. Sakarya ilimiz, elbette diğer 80 ilimizde olduğu gibi, hem bitkisel üretimde hem de hayvansal üretimde çok önemli bir potansiyele sahip. Bilinçli üretim anlamında da bizler için uygulamalarıyla örneklik teşkil eden bir ilimizdir” şeklinde konuştu.

“Destek katsayısını 2025 yılına göre 2026 yılında dekar başına yüzde 27 artırdık ve 310 liraya çıkardık”

Geçen hafta tarımsal bitkisel ve hayvansal üretimle alakalı yeni destek miktarları açıklandığını hatırlatan Bakan Yumaklı, “Üretim maliyetlerinin de göz önüne alınarak önemli artışlar gerçekleştirdik. Destek katsayısını 2025 yılına göre 2026 yılında dekar başına yüzde 27 artırdık ve 310 liraya çıkardık. Organik üretim yapanlara destek katsayısını yüzde 25 ilave olarak belirledik. Soya üretimini teşvik etmek amacıyla yerli sertifikalı tohum kullanımını sağlayacağız ve buna ilişkin desteğimiz olacak. Yine hububat ürünlerinde sertifikalı tohum destek katsayısını 0,50’den 0,56’ya yükselttik. Tarımsal su kısıtı olmayan illerde ve havzalarda tane mısır üretimini teşvik etmek için destek katsayısını 1’den 1,3’e çıkardık. Özellikle Sakarya gibi taban suyunun yüksek olduğu yerlerde bu ürünün üretimi artırmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Destek birim miktarında yüzde 21 oranında artış sağladık”

En önemli çalışmalarından olan pestisit ile mücadele konusuna değinen Bakan Yumaklı, “Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi öncelediğimizi söyledik. Bununla ilgili çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Özellikle son dönemde kahverengi kokarcanın hızlı yayılımı bizim bu konudaki mücadelemizin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Başarılı sonuçlar da aldık. Bu alandaki destek birim miktarında yüzde 21 oranında artış sağladık. Böylece yalnızca temel destek ve planlı üretim desteği kapsamında 2026 yılında, 2025 yılına göre; buğday ve arpada yüzde 27 artışla 806 lira, tane mısırda yüzde 65 artışla 806 lira, mercimek ve nohutta yüzde 27 artışla 620 lira, patates ve soğanda yüzde 27 artışla 620 lira destek sağlamış oluyoruz” dedi.

“Türkiye genelinde 471 bin üreticimiz zirai don hadisesinden olumsuz şekilde etkilendi”

Geçen sene hem şubat ayında hem de nisan ayında iki farklı don olayı yaşandığını aktaran Yumaklı, “Özellikle nisan ayındaki don 65 ilimizi etkiledi. Türkiye genelinde 471 bin üreticimiz zirai don hadisesinden olumsuz şekilde etkilendi. TARSİM (Tarım Sigortası) kapsamında sigortası olan bütün üreticilerimizin kayıplarını karşılamaya başladık, Ancak sigortası olmayan veya don sigortası yaptırmamış üreticilerin de o zamana kadar yapmış oldukları maliyetlerini karşılamak için de çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olanlar için söylüyorum bir program geliştirdik. Cumhurbaşkanımız bununla ilgili gerekli açıklamayı yapmıştı. Bizler de çalıştık, ödemeleri yakın zamanda başlatacağız” diye konuştu.

“Meteorolojik olayın bize olan olumsuz etkisinin bedeli, sadece tazminat bakımından 46,5 milyar lira oldu”

Sigorta konusuna değinen Bakan Yumaklı, “TARSİM sigortası ödemeleri, bu zirai don hadisesi ile ilgili 16 ürün için 23 milyar lira civarında olup, kasım ayı sonuna kadar tamamlayacağız. Sigortası olmayan üreticilerimizin maliyet tutarları ise yaklaşık 23,5 milyar liradır. Bunu da kasım ayı sonuna kadar ödemesini bitireceğiz. Maalesef bu olağanüstü meteorolojik olayın bize olan olumsuz etkisinin bedeli, sadece tazminat bakımından 46,5 milyar lira oldu. Bunun ekonomik kayıplarını, gelir kayıplarını saymıyorum bile. Sakarya’da da elbette bu don hadisesinden etkilenen üreticilerimiz oldu. Fındık, ayva, kiraz, ceviz ve şeftali üretimi yapan 6 bin 252 üretici Sakarya’da etkilenmişti. Bunlara da 366 milyon lira ödemeyi kasım ayı sonuna kadar yapmış olacağız” şeklinde konuştu.

“Malak desteği yüzde 180 artırıldı”

Hayvansal üretimdeki desteklerin önemli ölçüde arttırdıklarını söyleyen Bakan Yumaklı, “Büyükbaş hayvancılık destekleri kapsamında buzağı desteği yüzde 40 artışla bin 400 yüz liraya yükseltildi. Malak desteği yüzde 180 artırıldı ve 2 bin 800 liraya çıkarıldı. Küçükbaş hayvancılık desteklerinde de kuzu ve oğlak desteği yüzde 50 artışta 300 liraya yükseldi. Çoban desteği de yüzde 125 artışla 81 bin liraya çıkmış oldu. TÜİK tarafından yayımlanan haziran ayı verilerine göre 2023 yılının başından itibaren bu yana kadar büyükbaş varlığımızda yüzde 3,65’lik bir artışla 17.2 milyon başa çıkmış olduk. Özellikle aşılamalarla teyit ettiğimiz bu sayılarla ilgili bizim herhangi bir tereddüdümüz yok. Bu rakamlar kesinlikle ve de kesinlikle teyitlidir. Yine küçükbaş hayvan varlığımızda yüzde 11,6 artışla 58,2 milyon başa yükselmiş durumda” ifadelerini kullandı.

“Üreticilerimizin alın teri ve emeği bizim kırmızı çizgimiz”

Konuşmasını sürdüren Yumaklı, “Hiç kimsenin üreticilerin emeğini yok sayarak Türkiye’de tarımsal üretimin bittiğiyle alakalı dezenformasyonu kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Üreticilerimizin alın teri ve emeği bizim kırmızı çizgimiz. Dolayısıyla bu konudaki yapılan yorumlara hiçbir şekilde itibar edilmemesini, devletimizin gerek kendi açıklamaları, gerekse uluslararası kuruluşların açıklamalarında da ifade edildiği üzere Türkiye’nin önemli tarımsal üretim gücünün olduğunu hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini tekrar ifade etmek istiyorum” dedi.

“Sakarya’da çiftçilere 458 milyon lira prim desteği verdik”

Son 23 yılda Sakarya’da yaklaşık 46 milyar lira tarım-orman-su alanında destek verdiklerini ve yatırım yaptıklarını aktaran Bakan İbrahim Yumaklı, “Su ve sulama alanında 96 tesisi hizmete aldık. Bu sulama tesisleri ile 62 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Tarımsal üretim alanlarının korunması amacıyla 581 bin dekar alana sahip 13 ovamızı koruma altına aldık. Üreticimizin alın terini ve emeğini TARSİM ile güvenceye kavuşturduk. Bu kapsamda Sakarya’da 2006 yılından bu yana 329 bine yakın poliçe düzenlendi. Bu poliçelere 458 milyon lira prim desteği verdik. Yine bu zaman zarfında üreticimizin zarar gören ürünleri için yaklaşık 247 milyon lira tazminat ödedik” diye konuştu.

“Sakarya’nın tarımsal hasılası 21 kat artışla yaklaşık 17 milyar liraya ulaştı”

Konuşmasını sürdüren Bakan Yumaklı, “Bakanlık olarak verdiğimiz destekler ve yaptığımız yatırımlarla Sakaryalı üreticilerimiz, hem modern tarımla buluştu hem de üretimde verimini artırdı. Bu sayede; bitkisel üretim miktarımız yüzde 26, büyükbaş varlığımız yüzde 54, küçükbaş varlığımız yüzde 69, kanatlı hayvan varlığımız yüzde 89, arılı kovan varlığımız yüzde 170, su ürünleri üretimimiz yüzde 26 artmış durumda. Yapılan bu çalışmalar ile Sakarya’nın tarımsal hasılası 21 kat artışla yaklaşık 17 milyar liraya ulaşmış durumda. Tarımsal ihracatta da 6 katlık bir artış sağladık” şeklinde konuştu.

“Sakarya-Kocaeli içme suyu isale hattı birinci kısım işi inşallah yakında ihale edilecek”

Su ve sulama projeleriyle ilgili konuşan “1 milyar 6 milyon liralık, 8 adet su ve sulama projesini Devlet Su İşleri’nin yatırım programına aldık. Toplam maliyeti 8 milyar lira olan Sakarya-Kocaeli içme suyu isale hattı birinci kısım işi inşallah yakında ihale edilecek. 2.4 milyar lira maliyetli Adapazarı ve İzmit’e hizmet verecek olan 143 milyon metreküp depolama kapasitesine sahip Sakarya Ballıkaya Barajı da inşallah önümüzdeki yıldan itibaren su tutmaya başlayacak. 160 milyon lira maliyetli Pamukova ilçesine hizmet verecek Turgutlu Göleti ve ikmal sulaması dün tamamlandı. Çok şükür 98 hektarlık bir alan sulamaya hazır hale getirilmiş oldu. 202 milyon lira maliyetli Taraklı ilçesine hizmet verecek Kayaboğazı Göleti’ne su aktarma işi de kasım ayında tamamlanacak inşallah. Bu konuda arkadaşlarımız yoğun bir şekilde çalışıyor. Bu iş ile de bin 504 hektarlık bir alan sulamaya hazır hale getirilmiş olacak. 215 beş milyon lira maliyetli Adapazarı ilçesine hizmet verecek Kışlaköy Göleti ve Büyükhataplı sulaması ihmali ikinci kısım işini de yine kasım ayına kadar bitirmeyi planlıyoruz. Bu iş ile de 682 hektarlık alan sulanacak. Son olarak da 158 milyon lira maliyeti Adapazarı’nda taşkın kontrol için hizmet verecek Yazlık Mahallesi, Çark deresi ve Yandere’si ıslahı birinci kısım işini de bu yıl bitmeden tamamlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Körfez’de ata tohumlarının ilk hasadı yapıldı

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yerli tohumların korunması ve organik tarımın teşvik edilmesi amacıyla başlatılan “Ata Tohumu Yetiştiriciliği Projesi” kapsamında ilk hasat yapıldı. Proje çerçevesinde biber, salatalık, fasulye ve patlıcan gibi ürünlerden elde edilecek tohumlar, kurutma işleminin ardından gelecek sezon yeniden toprakla buluşturulacak ve vatandaşlara ücretsiz dağıtılacak.

Körfez Belediyesi’nin, yerli tohumların korunması ve organik tarımın teşvik edilmesi amacıyla başlattığı proje kapsamında elde edilen ürünlerden tohum çıkarma ve kurutma süreci başlatıldı. İlçede tarım potansiyelini artırmak, çiftçileri yerli tohumla desteklemek ve organik üretimi yaygınlaştırmak amacıyla başlatılan proje, hem çevre köylerden hem de Bakanlık tarafından temin edilen ata tohumlarıyla yürütülüyor.

Proje kapsamında, elde edilen ata tohumları önce fide haline getirildi. Daha sonra Körfez Belediyesi’ne ait tarım uygulama alanına dikilen fideler, bakım süreçleri tamamlanarak eylül ayı itibariyle hasat edildi. Hasat edilen ürünler arasında biber, salatalık, fasulye, patlıcan gibi geleneksel ve besin değeri yüksek ürünler yer aldı. Tüm bu ürünlerden elde edilen yerli tohumlar, kurutulmak üzere özel alanlara alındı.

Kurutma işlemi tamamlandıktan sonra ise bu tohumlar, hem önümüzdeki sezon tekrar kullanılacak hem de vatandaşlarla paylaşılacak.

“Hem topraklarımızı koruyoruz hem de sağlıklı gıdaya erişimin önünü açıyoruz”

Açıklamalarda bulunan Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, “Körfez Belediyesi olarak sadece bugünü değil, geleceği de düşünüyoruz. Ata Tohumu Yetiştiriciliği Projesi ile yerli ve milli tarımın en temel yapı taşı olan tohumlarımızı koruyor, çoğaltıyor ve yeniden toprakla buluşturuyoruz. Kimyasal ilaç ya da suni gübre kullanmadan tamamen doğal yöntemlerle üretim yapıyoruz. Bu sayede hem topraklarımızı koruyoruz hem de sağlıklı gıdaya erişimin önünü açıyoruz. Gelecek yıl bu tohumları çok daha geniş bir üretim alanına yaymayı ve çiftçilerimizle paylaşmayı hedefliyoruz. Körfez’de tarımsal dönüşüm başlıyor.”

Organik tarım

Körfez Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü yetkilileri de üretim sürecinde hiçbir kimyasal gübre veya ilaç kullanılmadığını, projenin tamamen organik tarım ilkelerine uygun yürütüldüğünü belirtti.

Hasat edilen ürünlerden çıkarılan tohumlar, kurutma işlemi tamamlandıktan sonra gelecek yıl tekrar kullanılmak ve ilçe sakinlerine dağıtılmak üzere muhafaza altına alındı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

50 bin dekar tarım arazisini besleyen sulama kanallarında temizlik

Kocaeli’de tarımsal üretimin devamlılığı için İzmit, Kandıra, Derince ve Körfez ilçelerinde yaklaşık 50 bin dekar tarım arazisini besleyen sulama kanallarının temizlik, bakım ve onarım çalışmaları yapılıyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Yol ve Bakım Dairesi Başkanlığı’na bağlı A Takımı ekipleri, tarla ve bahçelerini sulayan çiftçilerin su sorunu yaşamaması için tıkanan ve yıpranan su kanallarında temizlik ve bakım çalışmalarına devam ediyor. Yaz aylarında su kayıplarını azaltmak, kış aylarında ise su taşkınları ve sel baskınlarının önüne geçmek amacıyla kent genelinde sulama kanalları ve kanaletlerin ıslahı yapılıyor. Çalışmalar kapsamında, kanallarda su akışını engelleyen toprak birikintileri, yabani otlar ve ağaç dalları titizlikle temizleniyor. Ekipler, iş makineleriyle ve makinaların ulaşamadığı bölgelerde insan gücüyle kanal temizliği yaparak, suyun akışını kolaylaştırıyor. Derince İshakçılar ve Çavuşlu bölgelerindeki kanallarda yapılan temizlik çalışmalarının yanı sıra, kırılan kısımlar da yenilenerek kanal altyapısı güçlendiriliyor.

Atıl durumda olan tarım arazileri tekrar üretime kazandırılıyor

Ekipler, 2025 yılı sulama sezonunun sorunsuz geçmesi için yaz boyunca İzmit, Kandıra, Derince ve Körfez başta olmak üzere tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu ilçelerde sulama kanallarındaki temizlik ve bakım çalışmalarını sürdürecek. Mahalle muhtarları ve çiftçiler, yapılan çalışmalar sayesinde bu yıl su sorunu yaşamayacaklarını belirterek, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Büyükşehir belediyesi, “Toramanlar Göleti Sulama Kanalı Projesi” ile atıl durumda olan tarım arazilerini tekrar üretime kazandırıyor. İlk etabı tamamlanan projede, 884 hektarlık alanın sulanabilmesi için 28 bin 084 metre uzunluğunda kapalı sulama hattı inşa edildi. Böylece çiftçiler, su sıkıntısı çekmeden üretimlerini sürdürebilecek. Projenin ikinci etap çalışmaları da titizlikle devam ediyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Balıkesir’de jeotermal kaynaklı sera OSB projesi hızla ilerliyor

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/balikesirde-jeotermal-kaynakli-sera-osb-projesi-hizla-ilerliyor-0-a1WDnt16.mp4
Balıkesir’in Gönen ilçesinde yapımı devam eden Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi’nde (TDİOSB) saha incelemesi ve tanıtım programı düzenlendi. Programa Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu’nun yanı sıra, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, AK Parti Balıkesir Milletvekilleri Mustafa Canbey ve Ali Taylan Öztaylan, Gönen Kaymakamı Mehmet Yıldız ve AK Parti Gönen İlçe Başkanı Zekeriyya Dağlı katıldı.

Proje sahasında yapılan incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, “Değerli arkadaşlar. Sizlerin de gördüğü gibi, ilimiz için, ülkemiz için son derece kıymetli bir projenin hayata geçirilmesine hep birlikte tanıklık yapıyoruz. Bu anlamda katılımınızdan dolayı kıymetli basın mensuplarımıza ve saygıdeğer vekillerimizin her birine teşekkür ediyorum. Değerli arkadaşlar, Balıkesir Gönen’de dünyanın en büyük jeotermal kaynaklı organize sanayi bölgesi hayata geçiyor. İşte gördüğünüz gibi yoğun ve hummalı bir çalışmayla altyapı projelerimiz hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bu anlamda inşallah birinci etabı yaklaşık yedi yüz dekarlık bir alanı kapsayacak şekilde altyapı çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. İnşallah ilimiz için, ülkemiz için en önemli vizyon proje olan tarıma dayalı organize sanayi bölgemiz burada hayata geçtiğinde bölgemiz açısından üretime, istihdama, tarıma çok önemli katkılar sağlayacağına inandığımız bir vizyon proje ülkemize kazandırılmış olacak. Yaklaşık sekiz bin dekarlık, yani kısaca sekiz yüz hektarlık bir alanı kapsayacak olan bu projenin yaklaşık dört bin dekarlık alanında kapalı sera kullanım alanları hayata geçecek. Diğer yandan yaklaşık bir dönümlük alanda da bizim sanayi parseli hayata geçmiş olacak. Burada üretilen meyve, sebzelerin paketlenebileceği, işlenebileceği yaklaşık bin dekarlık alanda da bizim sanayi parselimiz hayata geçecek. Yani kısaca sekiz bin dekarlık alanın beş bin dekarlık alanı bizim üretimimize, istihdamımıza, ihracatımıza çok ciddi katkı sağlayacak.” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur ise, “Böyle önemli bir projeyle alakalı olarak bizlerle birlikte olduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Ve Sayın Valimiz, aslına bakarsanız, projenin tüm detaylarından bahsetti. Siz de şahitlik ediyorsunuz. Basın açıklaması sırasında da arkada gerçekten son derece hummalı bir çalışma devam ediyor. Hep ifade ediyoruz: Balıkesir çok önemli bir tarım şehri. Coğrafyasıyla, tarımıyla, hayvancılığıyla, yeraltı yerüstü kaynaklarıyla önemli bir şehir, cazibe merkezi bir şehir. Türkiye’yi doyuran şehir diyoruz. Evet, jeotermalde de gerçekten güçlü kaynaklarımız var. Bugün burada dünyanın en büyük jeotermale dayalı, tarıma dayalı ihtisas OSB’sinin çalışmaları bugün burada gerçekleştiriliyor. İnşallah proje tamamlandığında artık Balıkesir’imiz Türkiye’yi doyuran değil, bütün bölgeyi, bütün dünyayı doyuran bir şehir haline gelmiş olacak.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey de konuşmasında, “Bugün Sayın Valimizin davetiyle birlikte Genel Başkan Yardımcımız, Sayın Valimiz, milletvekillerimiz, il başkanımızla birlikte Gönen OSB’deyiz. Bu Gönen OSB, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, dünyanın en büyüğü. İnşallah önümüzdeki dönemde sadece Gönen’e değil, hem Balıkesir’e hem de Türkiye’ye büyük bir katma değer sağlayacak bir yatırım. O yatırımı bugün hep birlikte burada hem ziyaret edeceğiz hem de yatırımın önümüzdeki dönemdeki planlamaları ile alakalı istişarelerimizi gerçekleştireceğiz. Tabii özellikle dünyanın kuraklığa doğru gittiği, küresel ısınmanın bu kadar büyüdüğü bir dönemde bu tip akıllı yatırımların tarımın geleceğiyle alakalı çok önemli bir katkı sağlayacağından şüphe yok. İnşallah hep birlikte bizler de bu tür yatırımı destekliyoruz. Elimizden geldiğince katkı vermeye çalışıyoruz. Bundan sonraki süreçte de katkı vermeye devam edeceğiz. Hem Sayın Cumhurbaşkanımıza, hem Tarım Bakanımıza, hem de bu zamana kadar buraya emek veren Tarım İl Müdürümüze hepsine ben de ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu güzel yatırımın, bu güzide yatırımımızın Gönen’imize, Balıkesir’imize ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum. Teşekkür ediyorum.” dedi.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan ise, “Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu sayesinde Balıkesir’in ve çevre bölgesindeki kamu yatırımları hız kesmeden malumunuz olduğu üzere devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda 1915 Çanakkale Köprüsü ve Osmangazi Köprüsü ile aslında İstanbul’daki, İzmit’teki sanayi altyapısının buraya kaydığını yavaş yavaş görmüştük. Balıkesir’imizden geçen çevre yolunun da tamamlanmasıyla, Bandırma Limanı’nın büyümesiyle, Gökköy Lojistik Merkezi’nin de altyapısının tamamlanmasıyla beraber Balıkesir bölgemiz sanayiye hem imalat alanında hem de tarım alanında çok güçlü, öncü bir oyuncu olarak Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Türkiye Yüzyılı’nda emin adımlarla başlangıç yaptı. Tarıma Dayalı İhtisas OSB’miz de mütevinciz etkisi yaşatarak bu yatırımlara en iyi şekilde hem hemşehrilerimize hem de bölgemize hizmet vermeye devam edecek. Yaklaşık dört milyar TL’nin üzerinde bir yatırım bütçesiyle çok önemli bir yatırımı Strateji ve Bütçe Başkanlığımızdan ve Hazine ve Maliye Bakanlığımızdan, Sayın milletvekillerimizle, il başkanımızla ve genel başkan yardımcımızın gayretleriyle hep beraber çıkarttık. Çok hızlı bir şekilde Gönen Tarıma Dayalı İhtisas OSB’mizin önce birinci etap altyapıları, sonra ikinci ve üçüncü etap altyapıları tamamlanarak üretime çok hızlı bir şekilde başlanmasını öngörüyoruz ve bölgemizi Doyuran Şehir olarak, Gönen’imizi ön plana çıkartmak istiyoruz. Bu vesileyle emeği geçen herkesten Allah razı olsun diyorum. Buradaki arkadaşlarımıza iş kolaylıkları diliyorum. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

Program, proje sahasında yapılan teknik incelemelerin ardından sona erdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bu proje ile kuru araziler bereketlendi

Kocaeli’de yapılan “Toramanlar Göleti Sulama Kanalı Projesi” sayesinde İzmit ve Kandıra ilçelerindeki atıl alanlar tarıma kazandırıldı. İlk etabı tamamlanan proje, verimi de ikiye katladı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı hızlandırmak ve tarımsal üretimi desteklemek amacıyla yürüttüğü Toramanlar Göleti Sulama Kanalı Projesi ile İzmit ve Kandıra ilçelerindeki tarım arazilerinde önemli bir dönüşüm başlattı. Projenin ilk etabında, kuru tarım yapılan alanlarda sulu tarıma geçildi ve ürün veriminde dikkate değer artışlar gözlemlendi.

Atıl araziler yeniden üretime kazandırıldı

Toramanlar Göleti’nden sağlanan sulama suyu sayesinde, daha önce susuzluk nedeniyle ekilmeyen atıl tarım arazileri yeniden üretime açıldı. İzmit ve Kandıra ilçelerinde yoğun olarak sürdürülen tarım faaliyetleri, sulama kanalları sayesinde bereketlendi. Bu gelişme ile geleneksel tarla tarımından sebze üretimine geçiş de hız kazandı.

İlkbahar döneminde ekilen mısır ve ayçiçeğinde, kurak iklim şartlarına rağmen sulama yapılan alanlarda verim iki katına çıktı. Ayrıca bölgede daha önce yetiştirilmeyen marul, ıspanak ve biber gibi sebzelerin üretimine başlandı. Çiftçiler, hem verimdeki artıştan hem de ürün çeşitliliğindeki gelişmeden memnuniyet duyuyor.

Yapımı devam eden ikinci etapta ise 22.090 dekar tarım arazisinin sulanması hedefleniyor. Bağlıca, Güvercinlik, Kaymaz Araman, Hıdırlar, Mülkşehsuvar, Alefli ve Sarıgazi mahallelerinde toplam 49.890 metre sulama hattı inşa edilecek.

Çiftçiler memnun

Kandıra Selimköy’de ikamet eden 37 yaşındaki Ergün Efe, “Mısır, ayçiçeği, buğday, arpa, süt otu, hayvanların yiyeceği bütün ürünleri ekiyorum. 2024 yılına kadar dere yatağından traktörlerle, motorlarla sulamaya uğraşıyordum. Tahir Başkan buraya bir gün geldiğinde bizim bu çilemizi gördü ve bize yardımcı olacağını söyledi. Bu sulama hattını projeye geçirdi. Sulayabileceğimiz yerleri ekiyorduk sulayamayacağımız yerleri ekmiyorduk. Sulama sistemi geldikten sonra çoğu yerlerimi ekiyorum” dedi.

“Üretim arttı”

Bir diğer çiftçi Emin Akçay da, “Mevsim yaz, kurak bir dönem geçiriyoruz, mahsullerin suya ihtiyaç duyduğu bir dönem. Daha öncesinde sulama imkanımız yoktu. Şimdi suyumuz Toromanlar Göleti’nden geliyor. Bu sistem Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin titiz çalışması sayesinde tarlalarımıza kadar ulaştı. Üretim daha da düzeldi, daha da arttı” diye konuştu.

Kategoriler
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi BELEDİYELER Tüm Belediye Haberleri

Tıbbi ve aromatik bitkilerin bahar temizliği yapılıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 5 yıl önce hayata geçirdiği “Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi” kapsamında olgunlaşmaya başlayan tıbbi ve aromatik bitkilerin hasat öncesi son bakımları yapılıyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çiftçilere yönelik hayata geçirdiği destekleme projeleri ile üreticilerin yüzünü güldürüyor. KBB Başkanı Tahir Büyükakın’ın büyük önem verdiği, Kocaeli’nin en önemli kırsal kalkınma hamlelerinden biri olan TABİP ile katma değeri yüksek tıbbı ve aromatik bitki yetiştiricilerine destek veriliyor. Bu destekle hem üretici kazanıyor hem de atıl durumdaki araziler tarıma kazandırılıyor. Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Büyükşehir’in iştiraklerinden Sekapark A.Ş’nin yürüttüğü proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 5 milyon tıbbi ve aromatik bitki toprakla buluşturuldu. Biberiye, tıbbi nane, kekik, lavanta ve oğul otundan (melisa) oluşan tıbbi ve aromatik bitkilerin bu yıl hasat öncesi bakım ve yabancı ot temizliği işlemlerine başlandı. Bu kapsamda toprağın havalandırılması, bitkilerin bakımı ve yabancı otlardan temizlenmesi titizlikle sürdürülürken, yaklaşık 2-2,5 ay sonra hasat mesaisi başlayacak olan üretimin bu sene rekolte anlamında çok verimli ve bereketli geçmesi bekleniyor. Hasat, insan eliyle ve aynı zamanda tasarımı ve üretimi tamamen milli ve yerli imkanlarla büyükşehir belediyesi tarafından yaptırılan römork yüklemeli tıbbi ve aromatik bitki, hasat makinasıyla da yapılıyor.

Dikim yapılan alanlar sigortalandı
Büyükşehir Belediyesi Sekapark A.Ş’nin kontrolörlüğünde 5 üretim yılı boyunca tüm tarımsal faaliyetler, çiftçilere ait sertifikalandırma süreci, eğitimler ve saha uygulamalarının takibi, uluslararası standartlara uygun olarak yapılıyor. Arazilerin, yıllık tarımsal ürün sigorta poliçeleri, Sekapark A.Ş tarafından karşılanıyor. Proje doğrultusunda büyükşehir ziraat mühendisleri ve Sekapark A.Ş teknik ekibi dikim yapılmış ve yapılacak tarlalarda gerekli kontrolleri sağlarken, çiftçilere de teknik konularda danışmanlık hizmeti veriliyor. Türkiye’nin en büyük Tıbbi Aromatik Bitkiler Distilasyon Merkezi’nde, su buharı yöntemiyle distile edilerek uçucu yağlar elde ediliyor. Sekapark A.Ş Süper Kritik Akışkan Ekstraksiyon Tesisi’nde ürünler yüksek teknoloji ile işlenerek, uluslararası standartlara uygun bitki özleri/ekstraktlar elde ediliyor. Elde edilen uçucu yağlar, ekstraktlar, gıda, gıda takviyesi ve kozmetik sektörlerinde hammadde olarak kullanılmak üzere piyasaya arz ediliyor. Yine yetiştirilen bitkiler Sekapark A.Ş tarafından işlenip, hazırlanarak, bitki çayları ve baharat sektörüne hammadde amaçlı sunuluyor.

“60 dönümde biberiye ve 13 dönüm lavanta ektik”
Derince ilçesi Tahtalı Mahallesi’ndeki tarlasında biberiye ve lavanta yetiştiren İbrahim Turan, belediyenin mazot ve gübre başta olmak üzere pek çok tarımsal desteğinden yararlandığını söyledi. Turan, 2021 yılında biberiye ve lavanta yetiştiriciliğine başladıklarını belirterek, “60 dönümde biberiye ve 13 dönüm lavanta ektik. Şu anda bahar dönemi bitkilerin bakımlarını yapıyoruz. Ürünlerimiz belediyemiz tarafından alım garantili ve katma değeri yüksek. Sekapark A.Ş. bizimle yakından ilgileniyor. Başkan Tahir Büyükakın sayesinde hiç sıkıntı yaşamadan üretime devam ediyoruz. Başkanımıza gerçekten teşekkür ediyoruz.” dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki Sekapark A.Ş Tarımsal Hizmetler Saha Sorumlusu Şahin Akpınar ise “2025 sezonuna girdik. Şu an sözleşmeli tarım yaptığımız çiftçilerimizin arazilerinde bakım ve temizlik çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyoruz. Sahada, çiftçilerimizle iç içe ve üretimi kolaylaştırıcı uygulamalar ile her daim çiftçimizin yanındayız. Bu sezon tıbbi ve aromatik bitkilerin rekolte anlamında verimli ve bereketli geçeceğini bekliyoruz.” dedi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version