Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Başkan Kocaman, tribünden düşen Efe’yi ziyaret etti

Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Kocaelispor ile Amed SK arasında oynanan maçta tribünden düşerek yaralanan ve hastanedeki tedavisinin ardından evine dönen Efe Kartal Öztay’a geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Kocaelispor-Amed SK maçında tribünden düşerek ağır yaralanan ve bir süre yoğun bakımda tedavi gördükten sonra sağlık durumu hızla iyiye giden 17 yaşındaki Efe Kartal Öztay, tedavi gördüğü Kocaeli Şehir Hastanesi’nden taburcu oldu.

Öztay’ı evinde ziyaret eden Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, “Kocaelispor maçında talihsiz bir kaza ile tribünden düşen Nusretiyespor U16 oyuncumuz, Kartepeli kardeşimiz Efe Kartal Öztay yoğun bakımdan çıktı ve sağlığına kavuşarak evine döndü. Efe’nin hastanede tedavi sürecini yakından takip ettik, evde tedavi sürecini de yakından takip ediyoruz. Kocaelispor camiasının gözü arkada kalmasın Efe bize emanet” dedi.

Ziyarette Başkan Mustafa Kocaman’a AK Parti İlçe Başkan Vekili Kayhan Baysal da eşlik etti.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Mangal tutuştururken yanan da geliyor, yangından etkilenen de

Kocaeli Şehir Hastanesi Yanık Merkezi, yangından etkilenenlerin yanı sıra mangal tutuştururken veya diğer kazalar sonucu yanan hastalara da hizmet veriyor. Yanık tedavisinde yapılan hataların iyileşme sürecini ciddi şekilde olumsuz etkilediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Özyıldız, özellikle buz uygulanması ve kontrolsüz ilaç kullanımının hastaya zarar verebileceğine dikkat çekti. Yanık durumunda doğru müdahalenin önemine vurgu yapan Özyıldız, yapılması ve kaçınılması gerekenler konusunda önemli uyarılarda bulundu.

3 Nisan 2023’te hizmete giren Kocaeli Şehir Hastanesi’ndeki Yanık Merkezi’nde; poliklinik, 8 yataklı servis, 4 yataklı 3. basamak yoğun bakım ve 1 ameliyathane bulunuyor. Yanık Tedavi Merkezi il dışında başta İstanbul, Sakarya ve Düzce olmak üzere geniş bir bölgeye hizmet veriyor. İdari Sorumlu Cerrahı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Özyıldız koordinasyonunda çalışmalarını sürdüren merkezdeki uzmanlar, yaklaşık 2 yılda binlerce hastayı tedavi ederek, sağlıklarına kavuşturdu.

Birçok ilden gelen hastalara cerrahi hizmet sunuluyor

Merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Özyıldız, çeşitli kaza, yangın ve patlama gibi olaylarda yaralanan hastaların tedavisi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Kocaeli dışında birçok ilden getirilen hastaların tedavisini, Şehir Hastanesi’nin Yanık Merkezi’nde gerçekleştirdiklerini ifade eden Özyıldız, “Zonguldak’tan Tekirdağ’a kadar olan bölgede, İstanbul’un bakıp yetiştiremediği ve bize yönlendirdiği hastalar da dahil olmak üzere, bu bölgelerdeki hastaların hepsine cerrahi hizmet sunuyoruz. Bunun dışında, 112’nin bize ulaşması durumunda bu hastalar hakkında konsültasyon hizmeti de veriyoruz” dedi.

Hastaların yüzde 50’si il dışından geliyor

Ciddi derecede yanıkları bulunan hastaları takip ve tedavi için merkeze aldıklarını, boş yer olmaması durumunda ise hafif yaralı hastaları da mağdur etmeden başka servislere naklettiklerini aktaran Özyıldız, hastaların yüzde 50’sinin il dışından sevk edilenler olduğunu kaydetti.

“Yüzde 70-80 oranında tam kat yanıklarla gelen hastaları bu merkezde tedavi ettik”

Kocaeli Şehir Hastanesi’nin ve Yanık Merkezi’nin tam donanımlı olduğunu kaydeden Mehmet Özyıldız, “Yüzde 70-80 oranında tam kat yanıklarla gelen hastaları bu merkezde tedavi ettik. Sakarya, Düzce gibi illerdeki bütün hastaları biz tedavi ediyoruz. Vücudunda yüzde 90’ın üzerinde yanıklar olan bir hastamız şu anda yoğun bakımda. Bölgedeki bir alev yanığı sebebiyle oluşmuş. Bir de evli çiftimiz de merkezimizde tedavi görüyor. İhmal sebebiyle, yanıcı şeylerin atılmasıyla vücutlarında yanıklar oluşmuş. Vücutlarında yüzde 50-60 sınırında yanıkları bulunuyor” şeklinde konuştu.

“Çok ilginç vakalar geliyor”

Merkeze zaman zaman çok ilginç yanık vakalarının geldiğini belirten Özyıldız, ağırlıklı olarak sanayi ve inşaat gibi alanlarda çalışan, elektrik akımına kapılma sonucu ciddi derecede yanıkları oluşan hastaların başvurduğunu söyledi. Özyıldız, sobayı yakmak için tiner kullanımı ve mangalı tutuşturmak için kullanılan kimyasal maddeler nedeniyle vücudunda ciddi yanıklar oluşan hastaların da sıkça karşılaşılan vakalar arasında yer aldığını ifade etti.

“Doku sıcaklığı 44-45 dereceye ulaştığında yanık süreci devam eder”

Bu tür yanık vakalarında hastayı öncelikle ısı kaynağından uzaklaştırmanın önemine dikkat çeken Özyıldız, yanan bölgedeki kıyafetlerin kontrollü bir şekilde çıkarılması ve hastanın soğutulmasının gerektiğini ifade ederek, “Hastanın dokusundaki ısı artışı, yanıklara neden olmaktadır. Doku sıcaklığı 44-45 dereceye ulaştığında yanık süreci devam eder. Bu nedenle vücut ısısını 43-44 derecelere düşürmezseniz yanma durmaz. Yaklaşık 8-15 derece arasındaki bir çeşme suyuyla soğutma işlemi oldukça faydalıdır” diye konuştu.

“Buz kullanmayın” uyarısı

Yanıklara ilk müdahale konusunda da önemli bilgiler veren Özyıldız, şu uyarılarda bulundu:

“Yanığı soğutmak için buz kullanılmamalı. Buzun da kendi soğuk etkisi bir süre sonra yanığa yol açacaktır. Çeşme suyu bizim için önemlidir ancak yüzde 10’un üzerindeki grupta yer alan özellikle çocuk, yaşlı yanıklarında çeşme suyuyla yapılan soğutma işlemi hipotermiye ve kardiyak sorunlara yol açabilir. Bu sebeple kontrollü bir soğutma yoluna gitmek lazım. Jellerle soğutulabilir. Yanık hastalarını soğutma, yıkama ve üzerindeki artıkları sabunlu ya da sabunsuz suyla temizleme konusunda hiçbir şekilde tereddüt edilmemelidir. Doktora ulaşana kadar, ıslak ve nemli bir bezle sarılabilirler. Havayla teması kesip nemli tutarak, hastanın ciddi ağrılarını engellemek mümkündür. Bu süreçte başka ek tedavi uygulamalarına gerek yoktur.”

“Eczanelerden alınan ilaçlar kontrolsüz kullanılıyor”

Yanık vakası tedavisi için hastaların sürekli bir arayış içinde olduğunu aktaran Mehmet Özyıldız, sağlık kuruluşlarındaki yanık merkezi sayılarının artmasıyla vatandaşların da çeşitli alışkanlıklarından vazgeçeceğini söyledi. Eczaneden alınan ilaçların da kontrolsüz olarak kullanıldığının altını çizen Özyıldız, “İnsanlar eczaneye gidip yanık ilacı istediğinde o yanıkla ilgili ilaçlar hasta yakınlarına veriliyor. Bu ilaçlar zamanlaması ve sıralamasına uyulmaksızın kontrolsüz şekilde kullanılıyor. Bunların yanı sıra ’kocakarı ilaçları’ dediğimiz uygulamalarda oluyor. Vatandaşlarımız, bunların yararlı veya zararlı olduğunu tartışmaktansa, takip ve tedavi yapılması için yanık merkezleri doktorlarına güvensinler. Biz onlara mutlaka açıklayıcı, kullanılması gereken veya kullanılmaması gereken maddelerin de neler olduğunu veya onlara ne zarar verebileceğini anlatacağız” ifadelerini kullandı.

“’Yanık işte, verdiler sürdüm’ diyor”

Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Özyıldız, hastalara daha faydalı olabilmek için sürekli bilgilerini tazelediklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Emin olun, alanı olmayan doktorlarımız dahi yanığı bilmiyor. Biz bile bilgilerimizi her gün tazeliyoruz. Biz bunları eğitim ocağında öğrenmedik. Bu alan Türkiye’de daha yeni yeni oturuyor ve biz ilk temsilcileriyiz. Mesela bazen, ’Kantoron yağı iyi midir? O kötü müdür’ diye sorarlar. Hiçbir şey kötü değildir. Her şey iyidir. Bunların kullanılacak yerini ve zamanını, sıralamasını bilmeniz lazım. Eczaneye gidip, yanık ilacı istediğinizde size 5 tane ilaç verilir. Örneğin hasta geliyor, yüzünde ikinci derecede yanık var. Yüzüne Silverdin sürmüşler. ’Neden sürüyorsunuz?’ diye soruyoruz. ’Yanık işte, verdiler sürdüm’ diyor. Bunu doktor da sürüyor. ’Canlı doku ve ikinci derece yüzey yanıklarına Silverdin sürerseniz, Silverdin’in içerisindeki gümüş aparatları pigment olarak hücre içerisine girer, kalıcı veya geçici siyahlık oluşturur. Neden bunu yapıyorsunuz?’ diye uyarıyoruz. Bunu doktor bilmiyorsa kim bilecek?”

“Bocalıyorsun”

Yanık vakalarında bilinçli davranılması gerektiğini yineleyen Özyıldız, “Eczaneden alınan ya da evde hazırlanan, vatandaşların da ’yararlı’ diye tabir ettiği her şeyin bir alanı vardır ama bunun yerini, zamanını bilmiyorsanız hepsi kocakarı ilacı oluyor. Senin eczaneden aldığın ilaç da kocakarı ilacıdır, benim için bir şey ifade etmiyor. Çünkü sen onun yerini bilmedikten sonra bocalıyorsun” diyerek sözlerini noktaladı.

Kategoriler
SAĞLIK Sağlık Haberleri Tüm Sağlık Haberleri

Yürürken Bel Ağrısı Yaşıyorsanız Dikkat!

Bel ağrısı Türk toplumunda yaygın olarak görülen rahatsızlıkların başında geliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Genellikle bel fıtığı ve belde oluşacak diğer problemlerle karıştırılan dar kanal hastalığında doğru teşhis ve tedavinin yapılması hayli önem taşıyor. Sıklıkla yürümekle, ayakta durmakla ve beli geri eğmekle ağrı, uyuşma, dolgunluk hissi, yanma, kramp veya bu hastalığın belirtileri arasında yer alıyor.

Dar kanal hastalığı nedir ?

Yaşlanmanın bir getirisi olarak dejeneratif değişiklikler ileriki yıllarda, ana ve yan kanalda daralmaya neden olur. Hem yaşlanmanın getirisi hemde fıtık ameliyatının sonucu olarak omurlar arası disk ve faset eklemin yüksekliği azaldıkça, disk mecburi bulging(fıtık) yapar, genişlemiş faset eklem ve kalınlaşmış veya mecburen kıvrılmış ligamentum flavum kanalı daraltır. Yumuşak doku kalınlaşmaları, dar kanalın %40’ından sorumludur. Beli arkaya eğmekle kalınlaşmış ve kıvrılmış ligamentum flavum, kanal içine doğru kıvrıldığı ve faset eklem kireçlendiği için hasta çeşitli rahatsızlıklar  hisseder ve öne eğilmek zorunda kalır. Spinal kanalın şekli, sirküler, oval veya yonca yaprağı şeklinde olabilir. Bu şekil farklılığı MRI görüntüsünde oval olması gerektiği beklentisine girip kafa karışıklığına neden olabilir. Her ne kadar disk dejenerasyonu yaşla birlikte başlar denilse de kilo ve ağır iş yapmak darlığa daha çok neden olmaktadır. Ayrıca anlatımlar genellikle yaşlanmaya bağlanıyor olsa da nizami olmayan bel kullanımlarından ve ameliyat ile disk aralığının daraltılmasından kaynaklanan disk yükseklik kaybı, ana kanalın ve foramenin(yan kanal) yüksekliğini azaltarak kanalın daralmasına ve sinir liflerinin basıya uğramasına neden olabilmektedir.

Bulgu Vermeyebilir

Bel bölgesinde kanalın normal ön-arka çapı, 15-25 mm’dir. Klasik bilgi  olarak bu çapın, 10-13 mm arasında olmasına göreceli stenoz, 10 mm’den az olmasına ise mutlak stenoz denilmekedir. Ancak bu darlıklara sahip olmasına rağmen hiçbir bulgu vermeyen bireylerin oranı da az değildir. Her insanın patolojik değişikliklere karşı mukavemeti, uyum sağlama kabiliyetleri farklıdır. Bu bakımdan, MRI’da çok az bası görüntüsüyle, agresif seyreden klinik durumlar olabildiği gibi, ciddi bası görüntülerine rağmen şikayeti olmayan insanlar hayli fazladır. Bu farklılık bilimsel olarak yeterince açıklanamamaktadır.

Dar Kanal Belirtileri nelerdir ?

En sık yürümekle, ayakta durmakla ve beli geri eğmekle ağrı, uyuşma, dolgunluk hissi, yanma, kramp veya güçsüzlük şikayetleri ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bel ağrısı da sık görülen bir şikayettir. İdrar ve barsak problemleri veya ciddi güçsüzlük gibi nörolojik bulgular  bu hastalarda sık değildir. Öne eğilme, oturma ve yatma, semptomların rahatlamasına neden olur. Hastalar, öne eğilerek, günlük yaşam içinde kendilerini bulgulardan korumaya çalışırlar. Bu  hastalar için yokuş çıkmak, araba kullanmak ve bisiklete binmek genelde şikayete neden olmamaktadır.

Kanal Daralması Hangi hastalıklarla karıştırılır ?

Bu hastalar damar hastalıkları ile karıştırılabilir. Ayrıca, önceden mevcut olan periferik arter tıkayıcı hastalığı, nöropatik hastalıklar, kalça problemleri, multipl skleroz varlığı açısından dikkatlice incelenmelidir.  Bel fıtığı ve Lomber spondiloz ile karıştırılabilir. Lomber spondiloz bacaklarda ciddi ağrı veya anormal duyunun saptanmadığı, genellikle bel ağrısıyla seyreder. Disk yükseklik kaybı, end plate osteofitleri, faset osteofitleri, spondilolistezis ve disk herniyasyonları, foraminal stenoz yapan nedenler arasındadır. Doğumsal (cücelerde olduğu gibi toplumda normal bir olay olarak da karşımıza çıkabilir) ve kazanılmış olabilir. Doğumsal olanlarda, pediküller normalden daha kısa ve birbirine daha yakındır ve bulgular daha az ılımlı bulgularla ve daha erken bir yaş döneminde bulgu verir.  Dejeneratif dar kanalda ise ileri yaşlarda bulgular görülmekte ve en sık yürümekle, ayakta durmakla ve beli arkaya eğmekle şikayetler ortaya çıkmaktadır.

Lomber Dar Kanal Rahatsızlığı Kimlerde daha çok görülür ?

Dejeneratif dar kanala sahip hastalar, 60 yaş civarında ve Kadınlarda daha çok görülmektedir. En sık L4-L5 seviyesi tutulmakta ve birkaç seviyede de olabilmektedir.

Tanısı nasıl konulur ?

Lomber dar kanalı olan hastalar, sıklıkla bacak ağrısı şikayeti ile gelmekte olup genellikle, nörojenik kladikasyo her iki bacak veya  tek taraflı bacak ağrısı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bu hastalar, ağrı, uyuşma, dolgunluk hissi, yanma, kramp veya güçsüzlük hissedebilirler. Nörolojik muayene sıklıkla normaldir ve nörolojik değişikliklerden, sıklıkla yan kanal giriş yeri darlığı sorumludur. Muayene sonrası röntgen, MRI ve BT ile tanı koymak mümkündür.

Tedavisi nedir ?

Ameliyat dışı tedavi  daha çok klinik tecrübeye dayanmaktadır. Ağrı kesici tedavinin iyileşmeye katkısını beklemiyoruz. Özellikle  yaşlı ve hipertansiyon, diyabet, kalp damar hastalığı olan hastaların, romatizma ilacı olarak bilinen ağrı kesicilerin kullanımıyla oluşabilecek kalp-damar sistemi, böbrek ve mide-barsak risklerinden olabildiğince uzak durmaları tavsiye edilmektedir.

Fizik tedavi uygulamaları yanında özellikle fleksiyon temelli egzersiz programına tabi olmaları gerekir. Korse, Epidural steroid enjeksiyonu, Osteopatik Manuel Terapi, Proloterapi, Kuru iğneleme, sabit bisiklet, kaplıca tedavi seçenekler arasında hastanın hizmetine sunulabilir. Hastaların çoğunluğu cerrahi dışı tedavilerle hayatlarını idame ettirebilir.

Yapılan bilimsel çalışmalar, gerekli tedaviler yapılıp önlem alınan hastaların kısa ve uzun dönem takiplerde, ameliyat dışı tedaviye daha iyi yanıt verdiğini göstermiştir. Ancak kesin tanı alıp cerrahi tedavi görmek zorunda kalan hastaların  da daha iyi duruma geldikleri saptanmıştır. Fıtığın da kanalı daralttığı göz önüne alınacak olursa fıtığın geri çekilmesi halinde kanal darlığı ortada kalkmaktadır. Kemik ve bağ büyümeleri, bel kayması  veya tümöral oluşuma bağlı dar kanal için kesin tanı konulması halinde ameliyat yapılmalı ve bundan kaçınılmamalıdır. Uygun hasta seçimi, cerrahi tedavi ile başarı elde etmenin en önemli noktasıdır. Hastalarımız cerrahi tedavi sonrası da gerekli fizik tedavi prosedürlerini titizlikle uygulamaya devam etmelidir. Aksi takdirde ilerleyen aylar-yıllar içinde yeni sorunlarla karşılaşabilmektedirler. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Tüm Yaşam Haberleri YAŞAM

Bahis bağımlılığı gençleri tehdit ediyor

İSTANBUL (İGFA) – Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, günümüzün en büyük sorunlarından biri haline gelmeye başlayan sanal kumar bağımlılığı hakkında bilgi verdi.

Kumar bağımlılığının dijital teknolojilerin gelişmesi ve pandemi ile birlikte giderek artış gösteren bir bağımlılık olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Kumar dediğimiz zaman buna her şey dahil, bahis, iddia, sanal bahis, sanal iddia, at yarışları, borsa, kripto, kumarhanelerde oynanan çeşitli ışıklı oyunlar, son zamanlarda sosyal medyada çok sık karşımıza çıkan şeker ve dede gibi oyunlar, kumar bağımlılığının içerisine dahil olan oyunlar.” dedi.

Bahis oynamanın bir alışkanlık mı yoksa bağımlılık mı olduğunun nasıl ayırt edileceği konusuna değinen Prof. Dr. Onur Noyan, “Kişinin kumar oynama dürtüsünü kontrol edememesi, durmayı tam olarak gerçekleştirememesi bizim bağımlılık belirtisi dediğimiz durumlar. Kişi istemli bir şekilde bahis, kumar oynamaya başlıyor, bu durum kişinin beyninin ödül merkezini aşırı uyarıyor. Kişi bir süre sonra fark etmeden de olsa çok fazla keyif alıyor ve beyni dopamin salgılıyor. Beyni fazla dopamin salgıladığı zaman, bu sefer de diğer aktivitelerden keyif alamamaya başlıyor ve bu nedenle her canı sıkıldığında hep kumar oynamak istiyor. Kumar oynadığında ise beynin ödül merkezi daha çok çalışıyor ve bir kısır döngü devreye giriyor.” açıklamasını yaptı.

Bu kısır döngü sonucunda da beynin ödül merkezinin düzensiz çalışmaya başladığını ve görevini yerine getiremediğini ifade eden Prof. Dr. Noyan, sonuç olarak kişinin kumar davranışını kontrol edememesine, fren mekanizmasının bozulmasına yol açtığını söyledi.

BAĞIMLILIK TEDAVİSİNDE HASTA, AİLE VE DOKTOR İŞ BİRLİĞİ SORUNU ÇÖZEBİLİR

Belirtileri arasında, kumar oynamaya karşı yoğun bir istek duymak ve kumar oynamayı durduramamak olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Onur Noyan, “En büyük belirtilerinden biri ise zararları gizlemek için yalan söylemek. Bu süreçte maddi, sosyal ve ilişki sorunları ortaya çıkmaya başlar. Kişi daha önce de kumar oynamayı bırakmak istemiş olabilir ancak bir türlü bırakamaz. Oynanan bahis, oyun miktarı sürekli artar, sahip olunan para biter ve kişi borçlanmaya başlar. Kumar bağımlılığı bu belirtilerle seyreden bir hastalık.” dedi.

HASTANIN DÜZENLİ TAKİBİ ÖNEMLİ…

Kumar bağımlılığını tedavi etmek için öncelikle durum analizi yapıldığını dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, “Kumar oynama davranışı nerede daha çok karşımıza çıkıyor, hangi durumlarda daha çok artıyor, kişi ne zaman kumar oynamayı istiyor, kumar oynama isteği ile birlikte kişi nerede problem yaşıyor, bunları ortaya çıkartmaya başlıyor ve sonra bir tedavi planı hazırlıyoruz. Sıklıkla ilaç tedavisine başlıyoruz ve psikoterapi ile birlikte tedaviye devam ediyoruz. Daha sonra aile bireyleri devreye giriyor. Aile bireylerinin de bu durumda yapması gereken şeyler var ve en önemlisi hastanın düzenli takibinin yapılması. Kumar bağımlısının düzenli bir şekilde doktor ve psikolog randevularına gitmesi, gelişiminin takip edilmesi gerekir ki olası risklerin önüne geçilebilsin.” diye konuştu.

Kategoriler
EĞİTİM Tüm Eğitim Haberleri

Özel gereksinimli bireylere özel beslenme semineri

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, DAREN (Darıca Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi) ve STK’lar iş birliğinde engelli bireylere “Özel Gereksinimli Bireyler ve Beslenme” konulu eğitim semineri düzenlendi. Beslenme uzmanı tarafından verilen seminerde engelli bireylerin beslenme sorunları ve beslenmede nelere dikkat edilmesi gerektiği konusu ele alındı. Engelli bireylerin günlük yeme içme alışkanlıklarında yaptıkları doğru ve yanlış bilgiler açığa çıktı.

 

ÖZEL BİREYLERE “ÖZEL BESLENME EĞİTİMİNE” YOĞUN KATILIM

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Darıca Belediyesi ve STK’lar iş birliğinde planlanan ‘’Özel Gereksinimli Bireyler ve Beslenme’’ eğitim semineri Darıca Adnan Menderes Kültür Merkezinde düzenlendi. Seminere Darıca Belediyesi Başkan Yardımcısı Selma Gülenc, Darıca Belediyesi Başkan Yardımcısı Nurdoğan Yılmaz, Darıca Kent Konseyi Başkanı Orhan Pala, AK Parti Darıca Kadın Kolları Başkanı Sevgi Takan, Darıca BBP İlçe Başkanı Memet Yılmaz, Darıca Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü Hüseyin Candemir, Darıca Milli Eğitim Müdürü Epilepsi Yaşam Derneği Kocaeli Temsilcisi ve Darıca Kent Konseyi Engelsiz Meclis Başkanı Ersin Başaran, Darıca Bir Umut Engelliler Dernek Başkanı Melek Arıkan ve engelli bireyler ile aileleri katıldı.

 

HASTALIK GRUPLARINA GÖRE BESLENME

Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı uzman diyetisyen tarafından çok kapsamlı olarak hazırlanan seminer engelli ebeveynleri için de yol gösterici oldu. Seminerde engelli bireylerin engel durumlarına göre beslenme alışkanlıkları oluşturulması gerektiği vurgusu yapıldı. Hangi rahatsızlık alanında hangi diyet programlarının kullanılması gerektiği anlatıldı. Diyetleri tedavi yöntemleri konu başlıkları olarak Fenilketonüri (PKU) ve beslenme tedavisi, Down Sendromu ve beslenme tedavisi, Otizm Spektrum Bozukluğu ve beslenme tedavisi, Nörolojik Reterdasyonlar için Zihinsel Reterdasyon ve beslenme tedavisi, bedensel gereksinimli bireylerde obezitede tedavi edici diyet programları anlatıldı. Ayrıca Otizm Spektrum bozukluğu olan hastalara beslenme alışkanlığı olarak; glutensiz kazeinsiz diyet, feingold diyet, ketojenik diyet, düşük okzalat diyet, GAPS diyet önerildi.

 

ÖZEL BİREYİN ALERJİK DURUMUNA GÖRE BESLENME

Uzman diyetisyen tarafından beslenmenin önemine dikkat çekilerek Fenilketonüri (PKU) rahatsızlığı olan bazı bireylerde bireyin sindirdiği gıdanın kana emiliminde veya metabolizmasında sorun yaşanıldığı belirtildi. Bu tip durumlarda ise; sindirim organlarımızın sağlıklı ve sorunsuz çalışmasına odaklanılması gerektiği, bireyin tanısına ve alerjik yanıtına özgü beslenme tedavisi oluşturulması önerisinde bulunuldu. Bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin sayısını artırmak için glütenden uzak durması, kazeine ve laktoza alerjisi yoksa süt, yoğurt, kefir tüketilmesi gerektiği önerildi. Tedavi yöntemlerinin bir beslenme uzmanı, uzman hekim, aile ve birey ile birlikte planlanmasının önemi vurgulandı.

 

KATILIMCILAR EĞİTİMİN DEVAMINI İSTEDİ

Darıca’da yaşayan ve bedensel engeli bulunan Nejla Uğur beslenme eğitimiyle ilgili, ‘’Dengeli beslenme konusunda eksiklerimin olduğunu fark ettim. Eğitim çok faydalıydı, dengeli beslenme konusunda epey bilgi edindim. Engellileri bu konuda bilgilendirdikleri için bize değer ve kıymet verdikleri için teşekkür ediyorum. Beslenme konusunda bilmediklerimiz varmış. Tabi eksiklerimiz çok, bu eğitimlerin devamını diliyorum.’’ diyerek eğitimin faydalı olduğunu ifade etti.  Epilepsi Yaşam Derneği Kocaeli Başkan Yardımcısı Nejla Yaşar “Bugün derneğimizin de içinde bulunduğu çok güzel bir program gerçekleştirdik. Özel gereksinimli çocuklarımız için sağlıklı beslenmeyle ilgili çok güzel bilgiler edindik. Otizim, Epilepsi ve Serebral Palsi gibi rahatsızlığı olan özel gereksinimli bireylerimize beslenme konusunda eğitim verildi” diyerek. Bunun gibi eğitimlerin geleceğinin müjdesini verdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Ormanya’da Tedavi Edilen Kaya Kartalı, Doğal Yaşam Alanına Salındı

Gebze Ballıkayalar’da bulunan yaralı Kaya Kartalı, Ormanya Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezine getirilerek tedavi altına alındı. Tedavi sürecinin başarıyla tamamlanmasının ardından kartal, yeniden doğal yaşamına salındı.

 

Ormanya’da Tedavi Edilen Kaya Kartalı, Doğal Yaşam Alanına Salındı

 

Gebze Ballıkayalar Tabiat Parkı’nda kuş gözlemcileri tarafından bulunan yaralı kaya kartalı, Ormanya Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne getirilerek tedavi altına alındı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen kurtarma operasyonuyla güvenli bir şekilde Ormanya’ya getirilen kartalın ilk muayenesinde, kafa travması geçirdiği tespit edildi. Travma geçirdiği anlaşılan Kaya Kartal’ının yapılan ilk kontrolünde boyun omurunda zedelenme ve dehidrasyona bağlı güçsüz düşme olduğu tespit edildi. Uzman veteriner hekimler tarafından hızla tedavi altına alınan kartalın durumu titizlikle takip edildi. Tedavi sürecinde gösterilen özen ve merkezde sağlanan rehabilitasyon imkanları sayesinde sağlığına kavuşan Kaya Kartalı, yeniden özgürlüğüne kavuşarak doğal yaşam alanına geri salındı.

 

REHABİLİTASYON SÜRECİNİ BAŞARIYLA TAMAMLADI

10 gün boyunca tedavi gören Kaya Kartalı’nın tedavi sürecinde sadece fiziksel yaralar değil, aynı zamanda kartalın uçma yeteneği de yeniden kazandırıldı. Özel beslenme rasyonu ve Kuş Uçuş Alanı’nda yapılan uçuş antrenmanlarıyla kendini toparladığı görülen Kaya Kartal’ı Kuzuyayla bölgesinde doğaya salındı.

 

ORMANYA’DA YABAN HAYATINA DESTEK

Ormanya Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi, sadece Kaya Kartalı değil, birçok yaralı ve yardıma maruz kalan yaban hayvanına ev sahipliği yaparak tedavi süreçlerini sürdürüyor. Her yıl yaklaşık 4 bin yaban hayvanı, uzman veteriner ve biyologların kontrolünde tedavi ediliyorr. Merkezde 24 saatlik sağlık ve bakım hizmetleri sayesinde hayvanlar hızlı bir şekilde toparlanarak doğal yaşam akışına dönebiliyor.

Ormanya, rehabilitasyon süreçleri ve yaban hayatının korunması konusunda farkındalık oluşturmak için ziyaretçilere bilgilendirme etkinlikleri düzenliyor. Özellikle Orman Okulu kapsamında çocuklar ve gençler, bu etkinlikler sayesinde yaban hayatına karşı bilinç kazanarak çevre koruma bilincini güçlendiriyor.

 

DOĞA KORUMA VE ARAŞTIRMA ÇALIŞMALARI

Ormanya Doğa Koruma ve Araştırma çalışmaları kapsamında; Kuş Halkalama İstasyonunda 3000 aşkın kuş halkalandı. Halkalama çalışmalarında Kaya Kartalı gibi yabani hayvanların göç yolları, beslenme alanları ve hareketler daha kolay izleniyor, istekleri güvenli bir şekilde yaşamlarını sürdürmeleri sağlanıyor. Halkalama işlemi sayesinde doğaya salınan her hayvan, bilimsel araştırma ve yaban hayatı koruma çalışmaları için önemli bir kaynak sağlıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
ÖZEL HABER

Kocaeli̇spor Başkanı Recep Durul Hastanede Tedavi̇ Altına Alındı

KOCAELİ (İHA) – Trendyol 1.Lig’de mücadele eden Kocaelispor’un kulüp başkanı Recep Durul enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatırılarak müşahede altına alındı.

Trendyol 1.Lig’de mücadele eden Kocaelispor’un kulüp başkanı Recep Durul hastaneye kaldırıldı. Deri altı enfeksiyonu nedeniyle tedavi altına alınan Durul’un sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Kulüpten yapılan açıklamada sağlık durumuna ilişkin şu ifadelere yer verildi: “Başkanımız Recep Durul deri altı cilt enfeksiyonu rahatsızlığı sebebiyle hastanede tedavi altına alınmıştır. Başkanımız Recep Durul’un sağlık durumu iyi olup müşahede altında tutulmaktadır.”

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Büyükşehir’in bu hizmeti Avrupa’da yok

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli’ye sağlık sorunları nedeniyle gelip tedavi görmekte olan hasta ve refakatçilerine mağduriyet yaşamamaları için konaklama merkezinde ücretsiz hizmet vermeye devam ediyor. Büyükşehir’in “Hastanız Size, Siz De Bize Emanetsiniz” sloganıyla başlattığı ve misafirperverliği öne çıkaran bu hizmeti vatandaştan tam not alıyor. Bu bağlamda farklı şehirlerden gelerek hizmetten faydalanan ve çok memnun kalan vatandaşlar Büyükşehir’e teşekkürlerini iletmek için Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Köse’yi ziyaret ederek Başkan Tahir Büyükakın’a mektup gönderdi. Avrupa’dan gelip Kocaeli’de tedavi gören misafirimiz Fatma Reis, “Ülkemde bu misafirperver hizmeti görmekten gurur duydum. Avrupa’da böyle bir hizmet şu anda yok. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu hizmeti Avrupa’ya örnek olur” diye de belirtti.

MERKEZDE HİZMETTE SINIR YOK

Büyükşehir, İzmit’teki Konaklama Merkezinde şehir dışından gelen hastalara ve refakatçilerine tedavi süreçleri boyunca konaklama hizmeti veriyor. Hastaneden tedavi gördüğüne dair evrakını teslim eden hasta ve refakatçisi barınma merkezine giriş yaparak, kendisine tahsis edilen odaya geçiyor. Ayrıca vatandaşlara sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği olmak üzere 3 öğün yemek, çay ve çamaşırlarının yıkanması hizmeti ücretsiz veriliyor. Son derece güvenli bir ortamda hasta ve yakınlarına nöbetçi personel tarafından 24 saat hizmet sunuluyor.

 

BU HİZMET AVRUPAYA ÖRNEK OLUR

Misafirlerimizden Almanya Berlin’den gelen Fatma Reis, yaşadığı hizmetin güzelliğini anlat anlata bitiremedi. ‘’Bu hizmet Avrupa’da yok’’ diyen Fatnma Hanım, ‘’Avrupa Türkiye’yi bu konuda örnek almalı diyor’’ ifadesini kullandı. Fatma Reis, “Biz Avrupa’dan geliyoruz eşim rahatsız. Burada ölmek istemiyorum deyince Türkiye’ye geldik. İstanbul’da doktor akrabalarımız var tedavimize orada başladık. Düzce’de kızımın yanına taşındık. Düzce Hastanesinde doktorumuz Sinan hoca buraya tedavi için yönlendirdi. 1,5 aydır buradayız 2 haftamız kaldı. Burası evimiz gibi oldu çok memnunuz’’ diye konuştu.

ALMANYA’DA HASTANEYE BİLE ALMIYORLAR

‘’Allah buranın eksikliğini göstermesin. Oğlum Berlin’e gel böyle olmaz diyordu gelip buradaki hizmeti görünce çok şaşırdı’’ sözleriyle konuşmasına devam eden Fatma Hanım, ‘’Avrupa’da bile artık böyle hizmet yok. İstanbul’daki dayımın oğlu doktor, anlattım ona bu hizmeti böyle bir hizmeti kimse vermiyor nasıl olur diyerek şaşırdı. 3 öğün yemek veriliyor, çamaşırlarımız yıkanıyor, her şeyimizi veriyorlar, hizmet çok güzel. Bu hizmetin Türkiye’ye yayılmasını istiyoruz. Avrupa’nın örnek alacağı bir hizmet var burada, çok memnunuz. Ben Avrupa’da doğdum eskiden çok iyiydi ama orası şu anda burada gördüğümüz hizmetlere bakarak çok geri kalmış durumda. Mesela Almanya’da eşimle hastaneye gidiyorum hastanenin kapısından içeri beni almıyorlar. Avrupa, Kocaeli’deki bu hizmetlerden geri kalmış durumda. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı’na hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum” açıklamasını yaptı.

 

BAŞKAN’A TEŞEKKÜR MEKTUBU YAZDILAR

Bir diğer hasta yakını Sevim Uzun ise “Kız kardeşimin rahatsızlığı için Karadeniz Ereğli’den buraya geldik. Burada bize sunulan imkânları çok beğendik. Karşılaştığım bu hizmetin güzelliğinin karşılığını görmesi gerektiğini düşündüm. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a, burada çalışan personele yakınlıkları ve hizmetlerinden ötürü teşekkür etmek istedim. Bunun için Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Köse’yi ziyarette bulunduk. Bizi çok güzel karşıladı. Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür mektubumuzu ilettik. Burada sunulan bu imkânların devamlılığını dileriz.  Bizlere konuşma imkânı verdiğiniz için sizlere de teşekkür ediyoruz” sözleriyle duygularını dile getirdi.

 

BU HİZMETİ VERENE DUACIYIM

Meryem Sivrioğlu, barınma merkezinde yaşadığı süreci şu şekilde anlattı; “Düzce’den geliyorum kanser hastasıyım. Düzce Tıp Fakültesinde kemoterapi gördüm. Düzce Atatürk Hastanesinde ameliyat oldum. Doktorum tedavi için Kocaeli’deki hastaneye gönderdi, 40 gündür buradayım. İnşallah şifa bulup gitmeyi ümit ediyorum. Kaldığım yerden çok memnunum, evimdeki gibi rahatım, kim düşündüyse Allah razı olsun. Burada üç öğün yemek yiyoruz, çamaşırlar yıkanıyor, kalacak yerin temizliği çok iyi ve her şeyden önce hiçbir ücret ödemedik. Bu imkanı bize sunduğu için Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı’na çok teşekkür ediyorum ona dualar ediyorum.”

 

HER BELEDİYEDE BU HİZMET OLMALI

Barınma merkez sakinlerinden Sevgi Yazıcı, “59 yaşındayım göğüs kanseriyim buraya Bolu İzzet Baysal Hastanesinden gönderdiler. 1 aydır tedavi görüyorum. Biraz titiz biriyim her yerde kalamam o sebeple gelmek istememiştim ama burada evimden daha rahat ediyorum. Evim de gibiyim her şey çok güzel hizmet eden kardeşlerimiz çok iyi Allah razı olsun. Kalacak yerimiz güzel yemeklerimiz güzel çarşıya gidiyoruz, geziyoruz hiçbir kısıtlaması yok. Bize çok güzel davranıyorlar. Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden Allah razı olsun her belediye inşallah böyle imkânlar sunar örnek olmasını isterim” şeklinde konuştu. Misafirlerimizden Özer Akbulut ise “Erzurumluyum, Bolu’da yaşıyorum. Eşim kanser tedavisi görüyor, 1,5 aydır buradayız. Diğer belediyeler niye bu hizmeti vermiyor ki çok güzel bir hizmet. Belediyelerin hepsinin vermesi gerekir böyle hizmeti. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan’ına çok teşekkür ediyorum” ifadesiyle hizmetten memnuniyetini dile getirdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version