Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

BBP lideri Destici: “İslam İşbirliği Teşkilatı yardımlarla harekete geçmeli, İsrail askeri müdahale ederse karşılık verilmeli”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/bbp-lideri-destici-islam-isbirligi-teskilati-yardimlarla-harekete-gecmeli-israil-askeri-mudahale-ederse-karsilik-TUYqiXdt.mp4
Kocaeli’de partisinin olağan kongresine katılan Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Gazze’den Doğu Türkistan’a, zulme sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı. İsrail’in soykırımını kınayan Destici, İslam ülkelerine birleşme çağrısı yaptı, Çin’le ekonomik ilişkilerin gözden geçirilmesini istedi. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çeken Destici, terörle mücadelede kararlılık mesajı verdi, ekonomik sorunlara acil çözüm çağrısında bulundu.

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, İzmit İlçe Başkanlığı 11. Olağan Kongresi’ne katılmak üzere Kocaeli’ye geldi. Büyük coşkuyla karşılanan Başkan Destici, “Bugün Doğu Türkistan’dan Gazze’ye, Kafkaslar’dan Türkmeneli’ne, pek çok Türk ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı, zulüm, işgaller, soykırımlar vardır. İşte Türk bunlara sessiz kalamaz. Tarihin hiçbir döneminde sessiz kalmamıştır. Bugün de sessiz değildir, yarın da sessiz olmayacaktır ve günü geldiğinde gerekeni mutlaka ama mutlaka yapacaktır. 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de terörist İsrail’in katil başbakanı Netanyahu başta olmak üzere savaş kabinesi, Gazze’de soykırım yapmaktadır. 20 binden fazla masum çocuğu katletmiştir ve bugün yüz binlercesini de açlığa mahkum etmektedir. Çocuklarımız açlıktan hayatını kaybetmektedir. Pek çoğu adeta bir deri bir kemik kalmıştır. O görüntüleri izlemeye hiçbirimizin yürekleri tahammül edememektedir. Ama maalesef başka İslam ülkeleri olmak üzere bütün dünya devletleri ve yöneticileri, ebetteki aralarında buna tepki koyanlar var, açıklama yapanlar var ama uluslararası sorumluluklar nezdinde hiçbir adım atılmamıştır. Atılan adımlar da terörist ve siyonist İsrail tarafından hiçbir şekilde karşılık bulmamakta, hiçbir uluslararası hukuka uymamakta, hiçbir kararı da tanımamaktadır” diye konuştu.

“İslam İşbirliği Teşkilatı aynı anda İsrail’e karşılık vermelidir”

İsrail’in, gücünü Amerika Birleşik Devletleri’nden ve onun hem bugünkü hem de dünkü başkanlarından aldığını söyleyen Destici, “Aslında Amerika Birleşik Devletleri dünyayı yönetiyor gibi gözükse de, esas Amerika’yı yöneten İsrail olduğu için aslında Amerikan eliyle dünyayı yöneten ve idare eden maalesef siyonist İsrail ve onu yöneten Yahudi lobileridir, Yahudi kuruluşlarıdır. Onun için bunu iyi görmemiz lazım, bunu iyi değerlendirmemiz lazım. Ben buradan bir kez daha tüm İslam ülkelerine bir çağrı yapıyorum. Diyorum ki bir araya gelin. İşte şimdi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan çağrı yaptı. İslam İşbirliği Teşkilatı’nı acil toplantıya çağırdı. Şimdi bu toplantıda şöyle bir karar alınması lazım. İsrail’e bir hafta ya da 10 günlük bir süre verilmeli bütün yardımların içeriye girmesine izin vermesi noktasında tam bir ateşkes. Ve bütün bu İslam ülkeleri, İslam İşbirliği Teşkilatı – yanılmıyorsam 110 üye ülke oraya üye. Hepsi ortak bir yardım kuruluşu hazırlayacak, yardımları hazırlayacaklar. Ve hepsinin 110 İslam bayrağının çekili olduğu gemiler ya da karadan araçlar harekete geçecekler. İsrail şayet buna silahla karşılık verirse, askeri olarak müdahale ederse, o zaman bu 110 ülke aynı anda İsrail’e karşılık vermelidir. Çünkü artık dayanılacak nokta geçilmiştir. Sabır taşı çatlamıştır. Onun için diyoruz ki, korkmaya çekinmeye gerek yok. Dünya savaşı mı çıkacak çıksın, kıyamet mi kopacak kopsun ama o mazlumlar yalnız bırakılmasın” diye konuştu.

“Çin’le ekonomik ilişkilerimizi acilen gözden geçirmeliyiz”

Sessiz kalınmaması gerektiğini söyleyen Destici, “Bugün biz Gazze’ye, Filistin’e, Doğu Türkistan’a sessiz kalırsak, yarın tehlikeyi, zalimi kendi kapımızda görüveririz. Onun için bunlara karşı yapılacak her şeyin mutlaka yapılması lazım. Bakın, Çin de Doğu Türkistan’a zulmediyor. 49 yılından beri işgal altında Doğu Türkistan, 76 yıldır. Aynen İsrail’in Filistin’e yaptığını yaptı benzer dönemlerde. Şu anda da Doğu Türkistan’da Türklere, Müslümanlara karşı Çin’in zulmü ağır şekilde devam ediyor. Biz geçmişten beri söylüyoruz. Türkiye, Çin’le ticarete mahkum değil. Türkiye, Çin’le ilişkilerinin iyi olmasına mahkum değil. Bizden daha çok bize mahkum olan Çin’dir. Ama bakıyoruz, Türkiye’nin şu anda ekonomik sıkıntı çeken ülkemizin dış ticaret açığının yüzde 60’ı ve cari açığının tamamı Çin ile olan ticaretten kaynaklı. Biz Çin’e sadece 5 milyar dolarlık satıyoruz, 65 milyar dolarlık alıyoruz. Arada tam 60 milyar dolar var. Bizim bütün dış ticaret açığımız ne kadar? 100 milyar dolar. Bunun 60 milyar doları Çin’den kaynaklanıyor. Bizim cari açığımız ne kadar? 50 milyar dolar. Bunun tamamı Çin ile olan ticaretten kaynaklanıyor. Onun için hem ekonomik anlamda bize zarar veriyor hem Doğu Türkistan’da hala fiili, kültürel, inanç soykırımı yaptığı için Çin’le ekonomik ilişkilerimizi acilen gözden geçirmeliyiz. Mütekabiliyet esaslarına göre, o benden 5 milyarlık alıyorsa, ben de ondan 5 milyar dolarlık alacağım. Üstünü satmak istiyorsa, en az yüzde 100 vergi koymamız şarttır. Çin’le ticaretimizi eşitlediğimiz anda, dış ticaret açığımız 40 milyar dolara, cari açığımız da kapanıyor ve aşağı yukarı 10 milyar doların üzerinde cari fazla veren bir konuma yükseliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Tarih boyunca her zaman mazlumların yanında, zalimlerin karşısında yer almışızdır”

Konuşmasını sürdüren Başkan Destici, “Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi etnik kökene ve inanca sahip olursa olsun, biz Türkler ve Müslümanlar olarak tarih boyunca her zaman mazlumların yanında, zalimlerin karşısında yer almışızdır. Bundan sonra da mazlumların yanında durmaya, zalimlerin de korkulu rüyası olmaya devam edeceğiz. Türkiye için de tehdit büyüktür. 10 yıl öncesine göre tehdit daha da büyümüştür. Bir taraftan Suriye’deki iç savaş, PKK terör örgütünün Suriye’nin kuzeyinde bir devletleşme aşamasına gelmiş olması, Amerika Birleşik Devletleri’nin başta Yunanistan, Dedeağaç, Batı Trakya, Ege, Girit olmak üzere adeta ülkemizi çepeçevre çevreleyen üsler kurmuş olması, zaten Türkiye’nin içerisinde 20’den fazla üssü var. En son Zengezur koridorunu da 99 yıllığına kiralayarak adeta kuşatmıştır. Kafkaslar’da olmayan ABD bugün artık bu anlaşmayla Kafkaslar’a da yerleşmek adına bir adım atmıştır. Elbette ki tek hedef Türkiye değildir. Elbette ki İran, Çin, Rusya da bu hedefin içerisindedir. Ama hiç şüpheniz olmasın en yakın hedefleri Türkiye. Neden? Çünkü Türkiye çökmemektedir, boyun eğmemektedir. Türkiye’yi ya boyun eğdireceklerdir ya da Türkiye’ye mutlaka müdahale edeceklerdir” dedi.

“İçerideki İmralı canisi, ’ben baş müzakereciyim’ diyor”

“Suriye’nin kuzeyinde PKK’nın uzantısı var. İçeride de ’terörsüz Türkiye’ diye bir süreç yönetildi. Onu da anlamış değilim” diyen Destici, şöyle devam etti:

“Türkiye zaten terörsüz, Türkiye’de terörist mi var? Türkiye’de terör eylemi mi var yıllardır? Türkiye zaten terörsüzdür. Benim kahraman ordum, benim devletim, kahraman askerim, kahraman polisim, hükümetin de koyduğu, iktidarın da koyduğu, Cumhur İttifakı’nın da koyduğu iradeyle zaten 2015’ten sonra başlatılan amansız bir mücadeleyle terörü yok etti. Türkiye’de terörist bırakılmadı. Savunma sanayinde atılan adımlar bu başarıda büyük rol oynadı. Onun için içeride zaten terör yok, terörist yok. İçeride kim var? İçeride siyasi bölücüler var. İmralı canisi var, Kandil’deki yılanlar var, elebaşları var. Bu süreç başlandığında ne dendi? Müzakeresiz, pazarlıksız, şartsız silah bırakacaklar ve kendilerini feshedecekler. Buna hiç kimse hayır demez. Ama şimdi bakıyoruz İmralı tutanakları yayınlanmaya başladı. İçerideki İmralı canisi diyor ki ’ben baş müzakereciyim’ diyor. Olmayan müzakerenin baş müzakerecisi olur mu? Bunlar yalanlanmadı. Şartsız, pazarlıksız silah bırakılacak dendi. Şimdi mecliste komisyon kuruldu. Birlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu. Peki, ne konuşuluyor bu komisyonda? Bu tür süreçlerin en önemli özelliği şeffaf olmasıdır. Halkın, milletin olup biteni mutlaka duyması ve görmesi gerekir. Onaylar ya da onaylamaz, o milletin vereceği bir karardır. Kapalı kapılar arkasında, gizli oturumlar yaparak bir milletin geleceği tayin edilemez. Millet buna müsaade etmez. Zaten göreceğiz, hep birlikte yaşayacağız. Milletin buna müsaade etmeyeceğine de hep birlikte şahitlik edeceğiz. Neye müsaade etmez millet? Bir, öncelikle terörle, teröristle pazarlık yapılmasına müsaade etmez. Bu millet, devletinin adının, milletinin kimliğinin değiştirilmesine canını verir ama müsaade etmez. Dilinin yanına başka dil eklenmesine ölür ama müsaade etmez. Bu millet geçmişte çok ağır bedeller ödemiştir. Şehitlerimizin kanı hala kurumamıştır. Şehit ailelerimizin, şehitlerimizin çocuklarının, eşlerinin, analarının, babalarının gözyaşı hala dinmemiştir. Dolayısıyla da şehit ailelerimizin, şehitlerimizin eşleri ve çocuklarıyla helalleşme olmadan ya da onların onayı olmadan asla hiçbir süreç kabul edilmez ve sonuçlanamaz.”

“Sadece 20-30 tane teröristin silah bırakmasıyla PKK silah mı bırakmış sayacağız”

PKK’nın silah bırakması ile ilgili ise Destici, “20-30 silah getirildi ve bir kazanın içine atıldı, yakıldı. Eski midir, yeni midir, kullanılır mı, kullanılmaz mı? Bunlar da belli değil. Sadece 20-30 tane teröristin silah bırakmasıyla PKK silah mı bırakmış sayacağız? Kandil’de tüm kadrosuyla PKK dururken, Irak’ta dururken, Süleymaniye’de, hatta Kerkük’te dururken, Mahmur’da dururken ve en önemlisi Suriye’nin kuzeyinde 100 bin kişilik silahlı adamıyla ABD destek komutanlığı varlığıyla dururken biz PKK’ya silah mı bırakıyor diyeceğiz. Onun için komisyondan önce yapılması gereken, PKK’nın tüm unsurlarıyla, yani Kandil’iyle, Süleymaniye’siyle, Suriye’nin kuzeyiyle, Aynel Arabı’yla, Kobani’siyle, Kamışlı’sıyla, Haseke’siyle, İran PJAK’ıyla, PYD-YPG-SDG’siyle silah bırakıp kendini feshettikten sonra bu komisyon çalışmalıdır. PKK hala Suriye’de, Irak’ta, İran’da silahlı güçleri tüm varlığıyla kendisini muhafaza ederken böyle bir komisyonun çalışmasından bence bir sonuç alınamaz. Milletimiz bunu kabul etmez. Onun için önce yapılacak olan, PKK’nın baştan söylendiği gibi tüm unsurlarıyla silahlarını bırakması ve tüm unsurlarının kendisini feshetmesidir” diye konuştu.

“İmralı canisi DEM’in kapanacağını ve onun yerine yeni bir halk kurulacağını açıkladı”

DEM Parti’nin de kendini feshetmesi gerektiğini söyleyen BBP Genel Başkanı Destici, “Bunun başkaca yolu da yoktur. Ben söyledim buna itiraz ettiler. Ama birkaç gün sonra İmralı canisi DEM’in kapanacağını ve onun yerine yeni bir halk kurulacağını açıkladı. Bana cevap yetiştirenler, ona ağızlarını bile açamadılar. Onun için biz terörsüz Türkiye’den yanayız, terörün bitmesinden yanayız. Baştan söylendiği gibi, PKK tüm unsurlarıyla silah bırakacak, kendini tüm unsurlarıyla feshedecek. Terör örgütünden ya da terör eylemlerinden değil, aynı zamanda silahlı mücadeleden vazgeçtiği gibi siyasi görücülükten de vazgeçecekse, elbette bu konuşulabilir. Ama silah bırakmanın karşılığında siyasi bölücülüğe devam edip ve bölücülük talepleri varsa, bu ne devletimiz nezdinde ne de milletimiz nezdinde asla itibar görmemelidir” dedi.

“Asgari ücret ocak ayını beklemeden artan enflasyon düzeyinde artırılmalı ve asgari ücretli nefes almalıdır”

Ekonomik meselelere değinen Başkan Destici, “Maalesef en düşük emekli aylığı 16 bin lira. En düşük ev kirasının 10 bin lira olduğu bir ülkede, 16 bin lirayla eğer tek emekli maaşı varsa, bir hanede bunun geçinmesini, mutlu olmasını nasıl bekleyelim? Aynı şey asgari ücret için de geçerli, 22 bin lira. Yine en düşük ev kirasının 10 bin lira olduğu yerde, 4 kişilik asgari ücretle geçinmeye çalışan bir aile nasıl geçinecek? Nasıl huzurlu ve mutlu olacak? Bunun için bir kere öncelikle emekli aylıkları acilen ve ivedilikle düzeltilmelidir. Hem de kademeli olarak düzeltilmelidir. İkincisi, asgari ücret ocak ayını beklemeden artan enflasyon düzeyinde artırılmalı ve asgari ücretli nefes almalıdır. Pazarda el yakan fiyatlar var. İşin daha kötüsü, daha çirkini, daha ahlaksız olan da nedir? Piyasada 5 lira olan bir ürünün pazarda 50 liraya satılması, piyasada 2 lira olan limonun 100 liraya satılması, piyasada 3 lira olan domatesin 30 liraya satılması. Aynı şey et ve sütte de geçerli. Bunun iki tane sebebi var. Birincisi vurguncular. Bunu çözmenin de iki yolu var. Bu iki tane faturayı kontrol etmeye bakalım. Bir, çiftçiden, üreticiden domates kaça çıkmış? Toptancı onu ondan kaça almış? Marketçiye ya da pazarcıya kaça satmış? İki, faturaya bakacaksınız. Diyelim ki çiftçiden 3 liraya almış, toptancı marketçiye 5 liraya satmış, marketçi de 25 lira yazmış. İşte o marketçinin gereğini yapacaksın. Birincisi süreli, ikincisinde tamamen kapatacaksın, hapis cezası da vereceksin, ayrıca para cezası da vereceksin” ifadelerini kullandı.

“Tarım ve Orman Bakanlığı eliyle kendi üretim çiftliklerini kurmalı”

Konuşmasını sürdüren Destici, “Madem girdi maliyetleri yüksek o zaman devlet girdi maliyetlerini ucuzlatacak. Gerekirse kendisi dışarıdan getirecek, hayvan üreticisine verecek. Ama onu da üreticiler mi yapacak? Orada da kartelleşme var. Beş-on firma ipleri eline almış ve piyasayı istedikleri gibi oluşturuyorlar. O zaman ona da gereken ceza verilecek. Bunun yanında ne yapacaksın? Geçmişte olduğu gibi devlet, Tarım ve Orman Bakanlığı eliyle kendi üretim çiftliklerini kuracak ve vatandaşına eti de, sütü de, peyniri de, yağı da, ekmeği de ucuz yedirecek” dedi.

Programa Büyük Birlik Partisi Kocaeli İl Başkanı Metehan Küpçü, İzmit İlçe Başkanı Battal Moğultay, çok sayıda partili ve belediye başkanları katıldı. Programdan sonra katılımcılara ve halka yemek dağıtımı yapıldı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bakan Tunç: “Terörsüz Türkiye’nin eşiğindeyiz”

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/bakan-tunc-terorsuz-turkiyenin-esigindeyiz-0-3DGFmgTL.mp4
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Bu ülkede terör olmasın, terör örgütleri olmasın, çocuklarımız, gençlerimiz huzurlu bir geleceğe kavuşsun diye mücadelemizi sürdürüyoruz. Terörsüz Türkiye’nin eşiğindeyiz. Terörün kendini feshettiği, silahların bırakıldığı bir döneme geçerek, ülkemiz için yeni dönemi inşallah başlatacağız” dedi.

Kocaeli’de düzenlenen “Yargı ve İş Dünyası Sempozyumu”na katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, program sonrasında Kocaeli Valiliği, Kocaeli Adliyesi, Büyükşehir Belediyesi, MHP İlçe Başkanlığı ve AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret etti.

AK Parti Kocaeli İl Başkanlığında partililerle bir araya gelen Bakan Tunç, yaptığı açıklamada, en önemli sanayi kentlerinden biri Kocaeli’de olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Tunç, Kocaeli’nin, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a en yüksek desteği veren şehirlerden biri olduğunu da belirtti.

“Onun hayallerini Recep Tayyip Erdoğan gerçekleştirdi”

Adalet Bakanı Tunç, konuşmasının devamında, “AK Partimiz 23 yıldan beri iktidarda. Dünya siyaset tarihinde bu kadar uzun süre kesintisiz, en yüksek oranda seçimler kazanarak iktidarda kalan parti örneği çok yok. Bizim kendi demokratik siyasi hayatımızda da ilk kez bu derece uzun süre iktidarda kalan AK Partimiz ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu başarıyı sağladı. Geçmişte, Menderes döneminde 10 yıllık, sonrasında cuntacılar tarafından önü kesildi. Rahmetli Özal, 7 yıllık başarı ile devam eden bir süreç geçirdi. Bugün ölüm yıl dönümü. Onun hayallerini Recep Tayyip Erdoğan gerçekleştirdi, hatta daha fazlasını. Hem yüksek standartlı demokrasiye kavuşma noktasındaki mücadelede hem de kalkınma hamlelerinde, eser üretmede onun hayallerinin ötesinde icraatlare sahne oldu ülkemiz 23 sene içerisinde. AK Parti’nin bu kadar uzun süre iktidarda kalmasının sebebi milletin sesi olmasıdır. Rekor kıran iktidar sürecimiz oldu” diye konuştu.

“Yargımız yolsuzluktan da teröristten de hesap soruyor”

Daha önce darbecilere destek olan bir yargı sisteminin olduğunu söyleyen Bakan Tunç, “28 Şubat’ta darbeciler karşısında adeta cüppelerini seren yargı mensupları vardı. Vesayetçi, darbeci anlayışa destek olan yargı anlayışı yerine bugün cuntacıların karşısında duran, insan haklarını savunan bir yargı sistemine kavuştuk. İşte hazmedilemeyen de bu. Buna hazmedemedikleri için sürekli yargıya adalete yönelik saldırıları görüyoruz. Yargımız her zamankinden daha fazla bağımsız ve tarafsız şekilde görevini yapıyor. Yolsuzluktan da teröristten de hesap soruyor, yanlış yapandan, hukuka aykırı davranandan hesap sormaya devam edecek” şeklinde konuştu.

“Terörsüz Türkiye’nin eşiğindeyiz”

Bakan Tunç, açıklamasına şöyle devam etti:

“Anayasa’da sıkı yönetim ilan edilebilir diye madde vardı. Milletimizin onayıyla kaldırdık. Darbecilerin yargılanamayacağına yönelik maddeler, hepsi milletimizin ’Evet’ oylarıyla değişti. Bunu yeterli görmüyoruz. Yeni anayasaya ihtiyacımız olduğunu söylüyoruz. Darbecilerin yazdığı anayasa ile değil, milletin temsilcilerinin mecliste yazdığı, onayladığı ve millet tarafından kabul gören demokratik, sivil, katılımcı bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’na başlamamız lazım diyoruz. En önemi hedeflerinden biri terörsüz bir Türkiye. 40 yıldan bu yana bu ülkenin gelişmesinin, kalkınmasının önünde en büyük engel terör örgütüydü. Binlerce şehit verdik. Maddi manevi çok kayıplarımız oldu. Bundan sonra bu ülkede terör olmasın, terör örgütleri olmasın. Çocuklarımız, gençlerimiz huzurlu bir geleceğe kavuşsun diye mücadelemizi sürdürüyoruz. Terörsüz Türkiye’nin eşiğindeyiz. Terörün kendini feshettiği, silahların bırakıldığı bir döneme geçerek, ülkemiz için yeni dönemi inşallah başlatacağız” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kocaeli’de, Ocak ayında 4 terör örgütü üyesi tutuklandı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/kocaelide-ocak-ayinda-4-teror-orgutu-uyesi-tutuklandi-0-gbzHtHkj.mp4
Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Genişletilmiş İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Kurulu toplantısında yaptığı konuşmasında, “İlimizde ocak ayında PKK/KCK terör örgütünden 4 kişi gözaltına alınırken, 1’i tutuklandı. FETÖ’den 2, DEAŞ’tan 1 kişi tutuklandı” dedi.

Kocaeli’de Genişletilmiş İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Kurulu ocak ayı değerlendirme toplantısı, valilik binasında bulunan Karamürsel Alp Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ın önderliğinde gerçekleştirilen toplantıya; Deniz Eğitim ve Öğretim ve Garnizon Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Yücel Korkut, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Murat Bozkurt, Sahil Güvenlik Bot Komutanlığından Binbaşı Ziya Can Gürsoy, ilçe kaymakamları ile kurum daire müdürleri katıldı.

“Teröre göz açtırmayacağız”

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Genişletilmiş İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon toplantısında, yeni yılın ilk ayında ortaya çıkan güvenlik ve asayiş verilerini değerlendirdi. Aktaş, güvenlik kurumlarının 24 saat aralıksız vazifelerini sürdürdüğünü belirterek, “Ocak ayı içerisinde 4 PKK’lı gözaltına alındı. 1 tanesi tutuklandı. Diğer terör örgütleriyle de mücadelemiz devam etmekte. DEAŞ terör örgütüne üye olmaktan 1 kişi daha tutuklandı. FETÖ terör örgütü operasyonları çerçevesinde ise 2 kişi tutuklandı. 24 saat suçlulara göz açtırmadan çalışıyoruz. İlimizde kolluk kuvvetlerimiz tüm varlığıyla görevlerini gerçekleştirmektedir. Hem İl Jandarma komutanlığımız hem İl Emniyet Müdürlüğümüz asayiş suçlarının azalması konusundaki çalışmalarını devam ettirmektedir. Bu çerçevede suç oranlarının da geçtiğimiz ay ve yıllara göre azaldığını görmekteyiz” ifadelerini kullandı.

“Gençlerin zehirlenmesine izin vermeyeceğiz”

Vali Aktaş, zehir tüccarlarına göz açtırmadıklarını söyleyerek, “Gençlerimizin, vatandaşlarımızın zehirlenmesini önlemek için operasyonlar ciddi şekilde yürütülmektedir. Ocak ayında yürütülen operasyonlar kapsamında değişik miktarlarda uyuşturucu maddeler ele geçirilirken 86 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Son zamanlarda dolandırıcılık olayları artıyor özellikle Siber suçlar konusunda. İl emniyet Müdürlüğü ve jandarma ekiplerimizin yürüttüğü çalışmalar sonucunda 34 kişi tutuklanmıştır. 78 sosyal medya hesabıyla ilgili çeşitli suçlardan işlem yapılmıştır” dedi. Organize suçlarla mücadeleye de devam ettiklerini söyleyen Aktaş, Kocaeli’de ocak ayında toplam 158 kişinin tutuklandığını ifade etti.

Vali İlhami Aktaş ve kurul üyelerinin katıldığı ocak ayına ilişkin verilen değerlendirildiği toplantıda; terör ve organize suç örgütleri, kaçakçılıkla mücadele, asayiş, trafik, GBT kontrolleri, aranan şahısların yakalanması, silah ve ruhsat kontrolleri, suç ve suçlularla mücadele, uyuşturucu arz ve talebi konusunda yapılan çalışmalar, düzensiz göçle mücadele gibi konuların ele alındığı bildirildi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version