Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

“HisTroy” Milano Absurd Film Festivali’nden ödülle döndü

Senaryosunu Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük’ün kaleme aldığı, yönetmenliğini ve yapımcılığını Ülkü Sönmez’in üstlendiği “HisTroy” adlı film, İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Absurd Film Festivali’nde Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü.

“HisTroy”, kelime oyunuyla başlayan ve Troya’nın tarihini alışılmışın dışında bir perspektifle ele alan bir yapım. Antik destanlar, arkeoloji ve popüler kültür hayalleri iç içe geçiren film, Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük’ün sahadaki deneyiminden beslenerek, tarihin katmanlarını mizah ve şiirle alakalı yeniden yorumluyor. Homeros’un günümüzde Troya Kazı Evi’nde İlyada’yı yazmaya devam etmesi, Aeneas’ın Roma’ya yolculuğunu bir turistin tişörtünden ilham alarak minibüsle gerçekleştirmesi gibi sahneler, izleyiciyi tarihle modern zamanlar arasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Troya Örenyeri ve Troya Müzesi’nde çekilen film, antik atmosferle modern sinema tekniklerini birleştiriyor. Homeros’u Hakan Kumuk, Vergilius’u Uğur Akgün ve Aeneas’ı Anıl Imaca’nın canlandırdığı yapım, karakterlerin tarihi figürlerle günümüz insanı arasındaki köprüyü absürd bir dille kurmasıyla öne çıkıyor. Yanı sıra filmde, Troya Örenyeri’ndeki tahta atın içinde Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, Troya Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ve Arkeolog Fecri Polat, mitolojinin arkeolojik izlerle buluştuğu ve ikonik Troya hayaline evrilen katmanları tartışarak tarihin farklı katmanlarını bir araya getiriyor.

Yönetmen ve Yapımcı Ülkü Sönmez, “HisTroy, benim için tarihin katı kurallarını sinemanın büyülü gerçekçiliğiyle eritme denemesiydi. Rıdvan’ın senaryosu, Troya’yı bir arkeoloji alanı olmaktan çıkarıp, içinde yaşayan bir karaktere dönüştürdü. Bu projede, Homeros’u kazı evinde laptop başında hayal etmek ya da Aeneas’ı bir minibüs yolcusu olarak çekmek, sadece absürd bir mizah değil, aynı zamanda tarihin ne kadar ’şimdi’de var olduğunu göstermek içindi. Rıdvan’ın hem Troya Müzesi Müdürü hem de senarist olarak bu projeye katkısı benzersizdi. Onun tarihi derinlikle kurduğu bağ, setteki her karede hissediliyordu. Örneğin, kazı başkanı ile arkeolojik buluntuları tartışan Homeros ya da Troya Örenyeri’nde Vergilis’u modern bir yazar gibi konumlandırmak. Bu hayaller, geçmişle bugün arasında sürekli bir diyalog kuruyor. Bu filmi çekerken en büyük ilhamım, Troya’nın topraklarının bize fısıldadıkları oldu. Orada hissettiğimiz ruh, senaryodaki absürdlüğü bile gerçekçi kıldı. Hakan Kumuk, Uğur Akgün ve Anıl Imaca gibi yetenekli oyuncularımız da bu dengeyi sağlamak için inanılmaz bir emek verdi. Mesela, Homeros’u canlandıran Hakan’ın, destan yazarken takındığı o ’şaşkın dahice’ ifade, karakteri bir efsaneden çok sanki komşumuz olan bir yazara dönüştürdü. Milano’daki ödül, sadece bir jüri kararı değil; evrensel bir hikâye anlatma cesaretinin sonucu. İzleyicilerin gülümserken bile Troya’nın ruhunu hissettiğini bilmek, bu yolculuğu anlamlı kılıyor. HisTroy, bana göre, tarihin tozlu sayfalarını değil, insanlığın hiç bitmeyen masalını anlatıyor” dedi.

Senarist ve Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük ise, “’HisTroy’, benim için yalnızca bir senaryo değil, Troya’nın binlerce yıldır sessizce akan zamanını bugünün diliyle konuşturma çabasıydı. Tarih, bizden çok uzakta duran sararmış sayfalar değil; hayal gücümüzle dokunduğumuzda absürd, komik bir şekilde yeniden hayat bulan bir gerçeklik. Bu filmde, Homeros’u kazı evinde not defteriyle, Aeneas’ı ise Roma’ya giden bir minibüste hayal ettim. Çünkü Troya’nın hikayesi, insanlığın kolektif hafızasında; onu anlatmanın yolu da kuralları esnetmekten, hatta kırmaktan geçiyor. Milano’da aldığımız bu ödül, yalnızca bir başarı değil, cesaretin ve özgünlüğün taçlandırılması. Jürinin bu ’çılgın’ bakış açısını benimsemesi, sanatın sınırları olmadığını bir kez daha kanıtlıyor. Ülkü Sönmez’in vizyoner yönetmenliği, Hakan, Uğur ve Anıl’ın performansları olmasaydı, bu hikâye beyazperdede bu denli güçlü yankılanamazdı. Troya’nın topraklarında çektiğimiz her kare, bize antik kahramanların ruhunu hissettirdi. Bu proje, tarihe saygı duruşundan çok, onunla dans etmek üzerine kuruldu. İnanıyorum ki HisTroy, izleyenlere ’tarih’ denen labirentte kaybolmanın ne kadar keyifli olabileceğini gösterecek” diye konuştu.

Her yıl Milano’da düzenlenen festival, sıra dışı anlatımları ve deneysel sinema örneklerini destekleyen bir platform olarak biliniyor. Film, Nisan ayında İtalya’da izleyiciyle buluşacak.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

İlyada Destanı farklı seslerle Troya Müzesinde yankılandı

Dünya şiir günü çerçevesinde Troya Müzesi’nde düzenlenen “İlyada Nöbeti”, Homeros’un İlyada Destanı’nın 6 farklı dilde 25 saat seslendirilmesiyle son buldu.

Çanakkale’de 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi’nde, 21 Mart Dünya Şiir Günü kapsamında ’Kesintisiz Destan Nöbeti’ etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında gönüllüler tarafından Polyksena Lahti’nin önünde 25 saat boyunca, Türkçe, Farsça, İspanyolca, Portekizce, Almanca, İngilizce dillerinde Homeras’un İlyada Destanı seslendirdi. 21 Mart sabahı 08.30’da başlayan etkinlik 22 Mart sabahı 09.30’da sona erdi. 25 saat boyunca kesintisiz süren bu okuma, dünya çapında bilinen en uzun İlyada maratonu olarak kayıtlara geçti.

Homeros’un sesi, Anadolu’nun nefesiyle buluştu

Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, etkinliğin tamamlanmasının ardından, “Binlerce yıl önce bu topraklarda doğan Homeros, yalnızca bir ozan değil; Anadolu’nun ta kendisidir. Onun dizeleri, Çanakkale’nin rüzgârıyla dünyaya yayıldı. Bugün, Küçükkuyu’dan İstanbul’a, Bayramiç’ten Çanakkale’nin en ücra köylerine uzanan; 7’den 77’ye, Türkçeden Farsçaya, İspanyolcadan Portekizceye, Almancadan İngilizceye, 6 dilde bu destanı okuyan tüm gönüllülerimizle, Homeros’un sesini yeniden doğduğu topraklarda yücelttik. Bu, bir metni okumak değil, Anadolu’ya sahip çıkmaktı. Çünkü İlyada’ya ses vermek, bu toprakların bin yıllık hikâyesine can suyu olmaktır” dedi.

Troya’nın duvarı destandır, destan asla yıkılmaz

Gölcük, “Bu etkinlik, bir vedadan çok bir ‘hoş geldin’di. Bize gösterdi ki; Anadolu’nun sesi, dünyanın her köşesinde bir çınar gibi kök salabilir. Troya’nın yıkılan taşlarına rağmen, Homeros’un dizeleri hâlâ ayakta. Bu destanı okuyan, dinleyen, bu topraklara gönül veren herkese minnettarız. İlyada, artık yalnızca bir metin değil; hepimizin yüreğinde çarpan bir Anadolu türküsüdür. Tüm katılımcılarımıza, çalışma arkadaşlarıma ve bu toprakların kültürüne gönül veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz. İlyada susmadığı sürece, Anadolu’nun sesi de susmayacak” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Troya Müzesi’nde ’Kesintisiz Destan Nöbeti’ başladı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/troya-muzesinde-kesintisiz-destan-nobeti-basladi-0-JHLDRpvI.mp4
Çanakkale’de 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi’nde, 21 Mart Dünya Şiir Günü kapsamında ’Kesintisiz Destan Nöbeti’ etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında gönüllüler tarafından Polyksena Lahti’nin önünde 25 saat boyunca Homeras’un İlyada Destanı okunacak.

Çanakkale’de 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi’nde 21 Mart Dünya Şiir Günü kapsamında ’Kesintisiz Destan Nöbeti’ başladı. Etkinlik kapsamında gönüllüler, Polyksena Lahti’nin önünde 25 saat boyunca Homeras’un İlyada Destanı’nı okuyacak.

UNESCO’nun 1999 yılından bugüne kadar 21 Mart’ı Dünya Şiir Günü olarak kutladığını belirten Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, “21 Mart Dünya Şiir Günü’nde 25 saat boyunca Homeros’un İlyada’sını Troya’da okuyacağız. Bana 3 kelimeyle bu projeyi, bu etkinliği özetleyin deseniz, kesintisiz destan nöbeti derdim. Homeros ve İlyadası antik Yunan edebiyatıyla her ne kadar ilişkilendirilse de bu Çanakkale’nin kıyılarında, İzmir’de, Anadolu’da şekillendirilmiş destanlar. Dolayısıyla da Homeros’un, İlyada’nın sesini duymak demek, Anadolu’yu duymak demek, Anadolu’yu anlamak demek, Anadolu’ya kök salmak demek. Bu sebeple bu yıl ve bundan sonraki tüm 21 Mart’larda Homeros okumaları yapıyor olacağız ve 25 saatlik bir İlyada okuması hem dünyada hem Türkiye’de de bir ilk olmuş olacak. Bu sabah Troya Müzesi’nin 2’nci katında, Polyksena Lahti’nin önünde sabah 08.30 itibarıyla okumaya başladık. Şimdilerde hemen hemen 6’ncı saate girmek üzereyiz. Gece boyunca da kesintisiz bir okuyucuyla okuma devam ediyor olacak. İlyada nöbeti Troya Müzesi’nde sürüyor, devam ediyor olacak” dedi.

Gönüllü olarak şiir okuyan Turist Rehberi Serhan Güngör, “Dünya Şiir Günü’nde sanıyorum ki bundan daha iyi bir kutlama ve Troya’ya daha iyi bir saygı gösterme olamaz. Hem Troya’ya hem de burada çağlar boyunca yaşamış büyük kahramanlara ve tabi bunu yazan ozanlara. Biz de bugün Troya’da İlyada’yı okuyoruz ve nöbet tutuyoruz” diye konuştu.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version