Büyükşehir’in, Derince’de yarım kalan kongre merkezini yeni belediye hizmet binasına dönüştürme projesi yoğun tempoda devam ediyor. Vatandaşların rahat ulaşabileceği güzel bir lokasyonda hizmete sunulacak Derince Belediyesi yeni binasında ilerleme oranı yüzde 90’a ulaştı.
BÜYÜKŞEHİR’DE DUR DURAK YOK
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Derince’ye kazandıracağı yeni belediye hizmet binasında çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Anadolu Kültür Sanat ve Kongre Merkezi olarak yapımına başlanan ve daha sonra yapılan yeni planlamada Derince Belediyesi hizmet binasına dönüştürülen projede ilerleme oranı 90’a ulaştı. Yaklaşık 10 bin 800 metrekarelik inşaat alanında yapımına başlanan yeni hizmet binası 4 bodrum kat ve 5 normal kat olmak üzere 9 kattan oluşuyor.
MECLİS SALONU 217 KİŞİLİK Büyükşehir, kent genelinde yaptığı hizmet binaları ile hem vatandaşların hem de belediye çalışanlarına büyük kolaylıklar sağlarken aynı zamanda kamu hizmetlerinde daha verimli bir yapı oluşturmayı da hedefliyor. Bu bağlamda Derince’de yapımı devam eden yeni belediye hizmet binasında epey bir mesafe kat edildi. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından dönüştürme süreci devam eden 9 katlı Derince Belediye hizmet binasında başkanlık, belediyeye ait idari birimler, 217 kişilik meclis salonu ve arşiv odaları yer alıyor.
İLERLEME ORANI YÜZDE 90 Yapının mekanik ve elektrik imalatları, dış cephede silikon cam cephe, kompozit kaplama ve mantolama imalatları, tüm bina kapıları, yangın kapıları, ıslak hacim compakt bölme kapıların montajı, kubbe ve dış cephe cam korkuluk, boya işleri, baffle ve gergi tavan imalatlarının yapımına devam ediliyor. İnşaatı hızla ilerleyen projede ilerleme oranı yüzde 90’a ulaştı. Geriye kalan işlerde en kısa zamanda tamamlandıktan sonra Derince Belediyesi yeni yerinde vatandaşlara hizmet vermeye başlayacak.
İzmit Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü, 11 ilimizi etkileyen ve asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerin senesi devriyesinde, 17 Ağustos Deprem Anma ve Farkındalık Müzesini Yeşilay Gönüllülerine tanıttı. Yapılan ziyarette deprem öncesi, deprem sırası ve deprem sonrası neler yapılması gerektiğini anlatan sunum yapılarak; depremin oluşumu, odak noktası, büyüklüğü, süreleri, derinliği, aktif yer küre oluşumu, hareketleri ve hasar tespit çalışmaları gibi teknik bilgiler anlatıldı.
DEPREM FARKINDALIĞI OLUŞTURULUYOR
17 Ağustos Deprem Anma ve Farkındalık Müzesi’nde ziyaretçiler, deprem simülasyon alanında yer hareketlerinin sarsıntısını 45 saniye deneyimledi. Ziyaretçilere Diaroma (Yapay Deprem Enkaz alanı) gezdirilerek yer sarsıntılarının yapı ve binalar üzerindeki etkileri gösterildi. Depremden etkilenmeyen ya da en az etkilenen yapıların nasıl olması gerektiği anlatılarak, imar yönetmeliği ve yerleşime uygun mühendislik hizmeti almış yapılar hakkında bilgiler verilerek, deprem farkındalığı anlatıldı.
ARAMA KURTARMANIN ÖNEMİ ANLATILIYOR
Ziyaretçilere, AFAD tarafından hazırlanmış olan arama kurtarma filmi izletilerek müze gezisi tamamlandı. Deprem Müzesini ziyaret etmek isteyen vatandaşlar 329 29 00 telefon numarasını arayarak bilgi alabilir.
Uzmanlar, Türkiye’de sismik boşluk adı verilen gerilimi yüksek her an kırılabilecek 20 fay hattına dikkat çekti. Marmara Denizi içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolunun da sismik boşluk olarak değerlendirildiği meydana gelebilecek bir kırılma neticesinde Marmara Denizi’nde meydana gelebilecek 7 ve üzerindeki bir depremin sadece İstanbul’u değil Tekirdağ, Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Çanakkale şehirlerinin hepsinde yıkıma sebep olabileceği belirtildi. Ayrıca Balıkesir-Gökçeyazı Fay Segmentinin 2 bin yıldır kırılmayan bir parça olduğuna da dikkat çekildi.
Resmi kayıtlara göre, 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiği, 120 bin kişinin yaralandığı, 11 ilde toplam 310 bin binanın yıkılıp ağır hasar gördüğü, 2023 Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’nun raporuna göre ise Türkiye’ye toplam maliyeti 148.8 milyar dolar olduğu açıklanan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki Kahramanmaraş Depremlerinin üzerinden 2 yıl geçti.
Türkiye’nin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçen felaketin 2. yıl dönümünde yaşanan depremden ne kadar ders çıkarıldığı ve Türkiye’nin 7 üzerindeki bir başka depreme ne kadar hazırlıklı olduğu konusunda konuşan Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, “Kahramanmaraş’ta büyük bir deprem olabileceğini, buranın bir sismik boşluk olarak değerlendirildiğini ve buralara dikkat edilmesi gerektiğini defalarca ifade etmiştik, bir çok bilim insanları da bu konuda uyarıda bulunmuştu! Türkiye’de sismik boşluk adı verilen kırılma zamanı gelmiş, gerilimi yüksek 20 fay bulunuyor. Marmara Denizi içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fayı’nın Kuzey kolu 250 yıldır kırılmayan bir sismik boşluk olarak nitelendirilmeli” dedi.
“Türkiye’de 5.5 ve üzeri deprem üretecek 500 diri fay var”
Türkiye’nin diri fay haritasına bakıldığında 5.5 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip 500 diri fay bulunduğunu belirten Aykan, “Ülkemizin önemli bir bölümü deprem tehlikesi ve riski altındadır. Şuan ki yapılan çalışmalara göre 24 kentimizin şehir merkezinden diri fay geçmektedir. Risk altındaki bu iller; Balıkesir, Bursa, Kocaeli, Bolu, Sakarya, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Burdur, Kütahya, Eskişehir, Konya, Aksaray, Tokat, Kayseri, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Erzurum, Erzincan, Hakkari ve Bingöl’dür. 24 kentimiz, 110’u aşkın ilçemiz, 500’ü aşkın mahalle, 5.5 ve üzeri büyüklükte deprem üreten fay zonları üzerinde yer aldığı bilinmektedir. Bu fayların sakınım bandı üzerinde 100 bine yakın bina bulunduğu ve bir milyona yakın insanımızın da bu binalarda yaşadığı düşünüldüğünde, ülkemiz ve ülke insanımızın karşı karşıya kaldığı risklerin ne derece büyük olduğu, yaşadığımız son depremle gözler önüne serilmektedir. Bu fayların kırılması durumunda ilk önce fay zonu üzerindeki yapılar zarar görecektir. Bu faylardan özellikle kırılma zamanı gelmiş olanların yani sismik boşluk olarak tanımladığımız, yerleşim yerlerinden geçenler büyük risk oluşturmaktadır” dedi.
“Her an kırılabilecek 20 faya dikkat”
Türkiye’de yaklaşık 20 yerde sismik boşluk olarak tanımlanan fay olduğuna dikkat çeken Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, “Bu faylar kırılma zamanı gelmiş, yeterli derecede gerilim birikmiş, her an kırılabilecek fay parçaları. Bilimsel çalışmaların, özellikle Kuzey Anadolu Fayı başı olan Bingöl ve Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi içerisinden geçen kısmı, Hakkari Yüksekova, İzmir, Antakya, Adıyaman, Erzurum, Ağrı, Aydın, Denizli, Muğla taraflarındaki fayların sismik boşluk olarak değerlendirildiğini, yakın gelecekte deprem üretme ihtimali olan faylar sınıfında olduğunu gösteriyor. Fakat depremin tam zamanını bilemiyoruz. Benzer şekilde Balıkesir il merkezinden geçen 7.2 büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip Balıkesir-Gökçeyazı Fay Segmenti 2 bin yıldır kırılmayan bir parçadır; Özellikle buraların tehlikesine dikkat çekmemiz gerekiyor. Marmara Denizi’nde, Türkiye’nin yaşadığı en büyük depremlerden biri bekleniyor. 7’nin üzerinde maksimum 7.6 büyüklüğe varan büyüklükte bir deprem bekleniyor dolayısıyla Marmara Bölgesi’nde oluşabilecek böyle bir depremde yalnızca İstanbul değil; Tekirdağ, Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Çanakkale şehirlerinin hepsi etkilenecek” dedi.
Marmara Denizi içinden geçen Kuzey Anadolu Fayı’nın Kuzey koldaki deprem dağılımlarına bakıldığında, en son depremlerin 1509 ve 1766 yılında gerçekleştiğini, 200-250 yıllık tekrarlama periyotları olduğu düşünüldüğünde bu alanın bir sismik boşluk olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulayan Aykan, Burada olacak büyük bir depremden Marmara Denizi’ne kıyısı olan tüm iller etkilenecek. 28 milyon kişi etkilenecek. Özellikle tarihi dönemi 1766 yılında olmuş olan deprem, Avusturya’dan, İtalya’ya kadar geniş bir coğrafyada hissedilmiş olup Tüm Marmara Bölgesinde tahribata sebep olmuş. Düşünün ki böyle bir depremin tekrarı Tüm Marmara Bölgesinde çok fazla yıkımlara neden olacaktır. Ulusal ve Uluslararası yapılmış çalışmalara göre; 1999 Depreminden sonra 30 yıl içerisinde yüzde 65 ihtimalle 7’den büyük maksimum 7.6 büyüklükte bir depremin Marmara Denizinde olacağı yönündeydi. Bu süreden 25 yıl geçti. Ülkemizde istatistiki olarak her 7 yılda bir büyük deprem oluyor. Zaten her 50 yılda bir Marmara Çevresinde 7’den büyük bir deprem gerçekleşiyor. Ülkemiz Kahramanmaraş depremi ile çok büyük yıkım yaşadı. O yüzden gerekli tedbirlerimizi almamız ve eksiklerimizi tamamlamamız gerekiyor” diye konuştu.
“Bursa’daki fay 624 yıldır suskun”
Aykan sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bursa’da tarihi deprem kayıtlarına göre, en son hasar yapıcı depremler 1855 tarihlerinde meydana gelmiş olan ve halk arasında “Küçük Kıyamet” olarak adlandırılan depremde çok büyük yıkımlar meydana gelmiş;150 caminin neredeyse bütün minareleri yıkılmış, Ulu Caminin 2 kubbesi yıkılmış, tarihi yapılar, resmi kurumlar yıkılmış, şehirde yangınlar çıkmış, can ve ekonomik kayıplar yaşanmış.”
Ankara Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi, tarafından yapılan ortak bir çalışma sonucunda; yeni keşfedilen şehir merkezinden geçen Kayapa-Yenişehir Fayının, şuan diri fay haritasında gösterilmediğini belirten Aykan, “Bu çalışmalara göre;1855 yılında meydana gelen depremlerin kaynağının Kayapa-Yenişehir Fayı’nın (KYF) batı bölümünde olduğu ve de 1400 yılında meydana gelen depremin, KYF’nın Yenişehir bölümünde, gerçekleştiği düşünülüyor. 1400 yılında olan depremin üzerinden 624 yıl gibi uzun bir zaman geçmiş. Burada olacak bir depremin 7’nin üzerinde olma potansiyeli çok yüksek” dedi.
“Bursa’nın içinden geçen çok sayıda fay hattı var”
Bursa’da çok fazla fay hattı olduğunu bu sebeple kaç binanın fay hattı üzerinde olduğunun çalışılması gerektiğini belirten Aykan, “Bursa’da 17 ilçesinin, neredeyse her ilçe sınırlarından geçen fay hattı var. Bu faylar, Bursa Fayı, Zeytinbağı-Mudanya Fayı, Mustafa Kemalpaşa Fayı, Uluabat Fayı, Soğukpınar Fayı, İnegöl Fayı, Orhangazi Fayı, İznik-Mekece Fayı, Gençali Fayı, Gemlik Fayı, Barakfakı Fayı, Orhaneli Fayı, Oylat Fayı’dır. Tüm afet risklerinin haritalarda belirtildiği mikro bölgeleme çalışmalarının Bursa’nın bütün ilçelerinde henüz yapılmadı. Bu çalışmanın mutlaka yapılması gerekmektedir” dedi.
“Depreme karşı güvenli kentler oluşturmamız gerekiyor”
Aykan, “Türkiye’de meydana gelen depremler göstermektedir ki, orta büyüklükteki depremlerde bile can ve ekonomik kayıplar yaşanmaktadır. Güncel deprem yönetmeliklerine göre projelendirilmiş, yapı denetimi yapılan binalar bile depremden etkilenmekte olup; Bunun somut örneğini 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan yeni binalar ile gördük. Hızlı bir nüfus artışına paralel olarak ekonomik, sosyal, ve yapısal ihtiyaçların yeterli düzeyde sağlanamaması nedeniyle, kentlerimiz doğa kaynaklı tehlikelere karşı maalesef direnç gösterememekte ve oluşan afetler nedeniyle ülkemizde önemli kayıplar meydana gelmektedir. Bir yapının deprem sırasında yıkılmasına neden olan birçok etken var. Yeni veya eski olması fark etmeksizin zeminin uygun olmaması, malzeme kalitesi ya da proje aşamasında yapılan hatalar bu etkenlerden bazılarıdır. Ülkemizde yaşadığımız depremler göstermektedir ki; depremlerin afete dönüşme nedenleri; Projelendirme hatası, yapı denetiminin layıkıyla yapılmaması, kentsel dönüşümdeki yavaşlık, binada ikamet edenlerin kiriş, kolon gibi taşıyıcı sistemlerde, izin almadan yaptığı değişiklikler, binaların diri fay üzerine oturmasını, en önemli nedenler arasında ifade edebilirim. Günümüzdeki bilim ve teknoloji ile depreme karşı sağlam bina yapmak mümkün. Güvenli yapılaşmanın ilk adımı olan zemin ve temel etütlerini doğru yaptığınız taktirde, doğru zemin parametreleri ile zemin yapısına uygun projelendirme ve yapı denetimi ile depreme karşı güvenli bina yapabilirsiniz. Öncelikle yapı ruhsatı veren belediyelerin mevcut mevzuatı uygulamaları ve yapı denetimi yapmaları son derece önemli. Türkiye’deki yerleşim alanlarının önemli bir bölümünün diri faylar üzerinde konumlandığı bilindiğinden; yüzey kırığı oluşturacak diri faylar 1/1000 ölçekli imar haritalarına işlenmeli ve fayın her iki tarafına “sakınım bandı” oluşturularak, bu alanda bina ve bina türü yapılaşmaya kısıtlama getirilmelidir. Riskli binalar gerekiyorsa güçlendirilmeli yada kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilmelidir. Depremler birer doğa olayıdır ve Depremler olmaya devam edecek. Burada deprem olacağını biliyoruz hepimiz. Bildiğimiz bilgiler üzerinden buna tedbir almamız gerekiyor” dedi.
“Ege Denizi’nde 7 üzeri bir deprem Türkiye kıyılarında tsunamiye sebep olur”
Ege Denizi’nde meydana gelen depremlerin Afrika levhasının Anadolu levhasının altına dalmasından kaynaklandığını ileri süren Aykan, “Ege Denizindeki depremlerin, Santorini Adası’nın kuzey doğusuna doğru yoğunlaştığını görmekteyiz. Santorini Adasında, en son 2012 tarihinde Sismik yoğunluk yaşanmış ve 14 aydan uzun sürmüş. Volkanik bir ada olan Santorini’de en son MÖ 1600 yılında bir patlama olmuş, patlama nedeniyle Antik Minos uygarlığı sona ermiş. Patlama nedeniyle adanın 73 kilometrekarelik bölümü sular altında kalmış. Ege Denizinde 6,5 -7 ve üzeri büyüklükte deprem olması durumunda Ege kıyılarında Tsunami beklenebilir; bu da Türkiye kıyılarında yıkıcı bir etki yapar; Deniz sevilerinde kıyı bölgelerinde tsunami zarar verebilir. Özellikle Aydın ve Muğla illerindeki vatandaşlarımızın çok dikkatli olması gerekiyor” diye konuştu.
Ayvalık Kent Konseyi Başkanı Halil Coşkun’un öncülüğünde konsey binası önünde yapılan basın açıklaması, depremde hayatını kaybedenler anısına bir dakikalık saygı duruşunun ardından başladı.
Ayvalık Kent Konseyi Kentsel Planlama ve Çevre Tasarımı Çalışma Grubu ile Ayvalık İnşaat Mühendisleri Odası üyesi, İnşaat Mühendisi Füsun Atay tarafından yapılan açıklamada, “Sağlıklı, güvenli kentleşme ve yaşam çevrelerinin oluşturulması, afetlere karşı sağlam yapılı çevre üretiminin sağlanması, kültürel, tarihi ve mimari mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla; Kent Konseyi olarak bu konuda duyarlılık oluşturmak üzere bir araya gelip basın açıklaması yapma ihtiyacı duyduk” denildi.
25 yıl önce yaşanan 17 Ağustos 1999 İzmit ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerinin ardından 2011’de Van’ da, 2019 ‘da İstanbul’da, 2020’ de Manisa, Elazığ, Van ve İzmir’de meydana gelen depremlerin yeni felaketler konusunda toplumu uyardığını vurgulayan Füsun Atay, “Ancak topraklarının tamamı depremsellik şartlarında olan ülkemizde, tüm bu yıkım ve kayıplara sebep olan bilimi yok sayan planlama, kentleşme ve yapılaşma politikaları sürdürülmüştür. 6 Şubat Kahramanmaraş ve ardından 20 Şubat 2023 Hatay Samandağ depremleri, büyüklüğü, etkilediği alanların genişliği, sebep olduğu yıkım ve kayıplarla ülkemizin son yüzyılda yaşadığı en büyük felakettir. 11 ilde yaşayan yaklaşık on dört milyon yurttaşımız depremlerden etkilenmiş; resmi verilere göre 50 binin üzerinde yurttaşımız hayatını kaybetmiştir” ifadelerini kullandı.
“Yerel yönetimlerin ve toplumun dışlandığı bir yeniden yapılaşma ve kent kurma süreçlerinin oluşturacağı sorunların yakın gelecekte tartışma konusu olmalıdır”
Depremlerin ardından ikinci yıl tamamlanırken; hem afet bölgesinde hem de ülke genelinde afetin doğrudan ve dolaylı etkileri halen devam ettiğinin altını çizen Füsun Atay, “Depremlerin ardından bölgedeki yapılaşma ve imar sürecinin yeniden başlatılmasına odaklanılmış, günümüzde planlamada temel ilke olan toplum temelli katılımcı süreçler işletilmemiş, toplumun temel barınma hakkının yanı sıra sağlıklı, sağlam, güvenli yaşam çevrelerinin oluşturulmasına, eğitim, sağlık ve kültür hizmetlerinin geliştirilmesini sağlayabilecek bir planlama ortaya konmamıştır. Yerel yönetimlerin ve toplumun dışlandığı bir yeniden yapılaşma ve kent kurma süreçlerinin oluşturacağı sorunların yakın gelecekte tartışma konusu olması beklenir” dedi.
“Ayvalık’ta bir an önce ivedilikle 1/25000-1/5000-1/1000 ölçekli ilçenin bütününü kapsayan planın yapılması gerekmektedir”
Balıkesir ve ilçelerinin birinci derece deprem bölgesi ve aktif faylar üzerinde olduğuna dikkat çeken Atay, “Son günlerde devam eden Ege denizindeki depremler bizi tedirgin etmekte ve ne yapabileceğimiz, alabileceğimiz tedbirler konusunda düşünmekteyiz; bunu ilçemize indirgersek 2014 yılından bu yana devam eden plansızlıklar; kaçak inşaatların yapılmasına, yapılan inşaatların zemin ve statik olarak yasa ve yönetmeliklere uygun yapılması denetlenmemesine sebep olmuştur. Ayvalık’ta bir an önce ivedilikle sırasıyla 1/25000-1/5000-1/1000 ölçekli ilçenin bütününü kapsayan planın yapılması gerekmektedir. Bunun için planların yapı stokunun, nüfus yoğunluğunun güncellenerek, gerekli analizlerin doğru şekilde yapıldığı öncelikli ilgili makamlarca hazırlatılıp onaylanması ve buna göre uygulama yapılması gerekmektedir. Bu planlama çalışmaları yapılırken; sağlıklı, güvenli kentleşme ve yaşam çevrelerinin oluşturulması, afetlere karşı sağlam temelli yapıların üretiminin sağlanması ve gelecek nesillere sağlam ve sağlıklı aktarılması gerekmektedir. Depreme dirençli kentler oluşturulması için yerel yönetimlerin ve ilgili meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve bu bölgede yaşayan tüm halkın katılacağı danışma kurulları, görüşleri ve değerlendirmeleri ile sonuçlandırılmalıdır. İmar uygulamaları bu planlara göre harfiyen uyularak yapılmalıdır” diye konuştu.
Deprem bilincini geliştirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren İzmit Belediyesi 17 Ağustos Deprem Anma ve Farkındalık Müzesi ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. 2024 yılında yaklaşık 8 bin kişiyi ağırlayan Deprem Müzesi son olarak Yıldırım Meslek Lisesi öğrencilerini misafir etti. Gençlere İzmit Belediyesi Jeofizik Mühendisi Zeynep Küçükikiz tarafından deprem öncesi, sırası ve deprem sonrası neler yapılması gerektiğini anlatan sunum yapıldı.
TEKNİK BİLGİLER ANLATILDI
Sunum sırasında Depremin oluşumu, 17 Ağustos Gölcük ve 6 Şubat Maraş depremlerinin odak noktası, büyüklüğü, süreleri, derinliği, aktif yer küre oluşumu, hareketleri ve hasar tespit çalışmaları gibi teknik bilgiler anlatıldı. Deprem Simülasyon alanında yer hareketlerinin sarsıntısını 45 saniye deneyimleme ve Diaroma ( Yapay Enkaz ) alanı bölümü gezilerek simülasyondaki yer sarsıntılarının yapı ve binalar üzerindeki etkileri gösterildi.
DEPREM VE SONRASI İLE İLGİLİ HER DETAY
Buna bağlı olarak depremden etkilenmeyen ya da en az etkilenen yapıların nasıl olması gerektiği anlatılarak, İmar Yönetmeliği ve Yerleşime uygun mühendislik hizmeti almış yapılar hakkında bilgiler verildi. Öğrencilere müzede deprem sunumu içeriği yer alan 3 boyutlu sinema ve AFAD tarafından hazırlanan arama kurtarma filmi izletildi. Deprem Müzesini ziyaret etmek isteyen vatandaşlar, 329 29 00 telefon numarasından irtibat sağlayabilirler.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, inşa ettiği millet bahçeleriyle kentin dört bir yanında yeşil koridor oluşturuyor. Bu kapsamda Kocaeli Fuarı’nın olduğu 270 dönüm alan üzerine yapılan İzmit Millet Bahçesi, Kocaelililerin yeşille buluştuğu nefes ve etkinlik alanı olacak.
FUAR, MİLLET BAHÇESİ OLUYOR
Hayata ve insana dokunan projeleriyle toplumun her kesimine hitap eden Kocaeli Büyükşehir, bu alandaki çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda şehir merkezine yürüme mesafesinde bulunan, otobüs, minibüs, tramvay gibi toplu taşıma araçlarıyla ulaşımın kolaylıkla sağlanabildiği Kocaeli Fuarı’nın Millet Bahçesi’ne dönüşümü için çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Proje tamamlandığında, doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenler için ideal bir mekân olacak.
İMALATLAR HIZ KESMİYOR
Kocaelililerin ve çevre illerden gelenlerin alanı en iyi şekilde kullanabilmesi için lunapark ve Fuar Gölünükoruyacak şekilde projesi hazırlanan İzmit Millet Bahçesi için 20 Temmuz 2022 tarihinde ihaleye çıkılmış ve yapım işine 24 Ağustos 2022 tarihinde yüklenici firma ile sözleşme imzalanarak başlanılmıştı. Yapım süresi içinde 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin meydana gelmesi ve inşaat sürecinde imalatlarda öngörülemeyen sebeplerden dolayı yasal çerçevelerde süre uzatımları verilmişti. İmalat süreci uzatılan proje alanının içerisinde hemen hemen her bölgede imalatlar ve projenin yapımı hız kesmeden devam ediyor.
270 DÖNÜM ÜZERİNDE DÖNÜŞÜM
Yaklaşık 270 dönüm üzerinde bulunan alanda öncelikle ömrünü doldurmuş olan yapıların yıkılmasıyla başlayan çalışmalarda zemin iyileştirme işlemleri de tekniğine uygun şekilde tamamlandı. Fuar alanının altyapı (atık su ve yağmursuyu) ve elektrik altyapı hatları, şehrin 50 yıllık yenilenme projeksiyonu göz önünde bulundurularak tamamen yenilendi. Hava koşullarının el verdiği sürece yapımına ara verilmeden devam edecek olan projenin yaz sonuna kalmadan tamamlanarak halkın hizmetine sunulması hedefleniyor.
KAFETERYA BÖLGESİNDE İMALATLAR TAMAM
Proje kapsamında 1. etap bölgesinde bulunan 7 adet kafeteryanın tüm imalatları tamamlanarak kiralama ihalesi yapılacak aşamaya gelindi. Kafelere ulaşımı sağlayan yollar ve otopark çalışmaları da tamamlandı. Ayrıca yeşil alan düzenlemeleri ve sulama sistemi aktif hale getirilen kafelerin ihale sürecinden sonra en kısa sürede vatandaşların hizmetine sunulması hedefleniyor.
SALİM DERVİŞOĞLU CADDESİ’NDE ÇALIŞMALAR BİTTİ Şehrin en önemli projelerinden olanİzmit Millet Bahçesi’nin şehir merkezi cephesi olan Salim Dervişoğlu Caddesi üzerindeki kaldırım, durak cebi, otopark çıkış katılım cebi ve durak yenileme çalışmaları tamamlandı. İş dahilinde araçların, caddeden Millet Bahçesine giriş-çıkışlarını sağlayacak noktaların da inşaat süreçleri tamamlanmış oldu.
FUAR GÖLÜNÜN ODAK NOKTALARI TAMAMLANDI
Çalışmalar doğrultusunda, kent hafızasında yer edinen Fuar Gölünün içine ve 5 ayrı noktasına kazıklar çakılarak, üzerine ahşap platform oturtulurken, vatandaşların hem gezebileceği hem de oturabileceği alanlar özenle oluşturuldu. Ahşabın sıcaklığı ile hem gölün kıyısında oturabileceği, kimi noktalarda gölün üzerinde iskelelerle gezebileceği alanlar, vatandaşlarla buluşacağı güne hazır hale getirildi. Kafeler bölgesinde yer alan göl odak noktaları bu etabın açılması ile birlikte hizmete alınmış olacak.
FUAR GÖLÜ’NDE DİP ÇAMUR TEMİZLİĞİ YAPILIYOR
Fuar Gölünün tekrar canlandırılması amacıyla dip çamuru temizliğine başlanan projede, göl çamurunu dipten uzaklaştırmak amacı ile çamur toplayıcı hat kurularak temizlik yapacak amfibi araç göle indirildi. Dip çamurunun temizlenmesinin ardından gölün fauna ve florası eskisinden daha güzel bir hale gelecek.
AKVARYUM YAPISINDA SON DURUM
Zengin sosyal donatıları ile şehrin en görkemli yapılarından biri olacak olan İzmit Millet Bahçesi içinde yapılacak olan akvaryum çalışmaları da tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda akvaryum havuzlarının betonarme imalatları tamamlandı. Yalıtımlarının tamamlanmasının ardından sahaya sevkiyatları başlanan akrilik elemanlarının montajı yapıldı. Önümüzdeki süreçte makine daireleri imalatlarına geçilmesi planlanıyor. Akvaryum projesi, doğa ve su altı yaşamını keşfetmek isteyenler için eşsiz bir fırsat sunacak.
ŞEHRİN EN GÜZEL NOKTASINA KÜLTÜR SANAT MERKEZİ
Yaklaşık 6500 metrekarelik alanda 415 metrekare kafeterya, 675 metrekare kütüphane, 105 metrekare dijital kütüphane, 92 metrekare çalışma salonu ve 1217 metrekare çok amaçlı salon, fuaye ve sergi salonları ve bu alanların ihtiyacını karşılayacak depolar ve tuvaletlerin kaba imalatları tamamlandı. İnce imalatlar ise devam ediyor. Yapı tamamlandığında şehrin en güzel noktasında dip çamuru temizlenmiş Fuar Gölünün kıyısında, gençlerin zaman geçirebilecekleri harika bir kütüphane ve her kesimden insana hitap edebilecek kültür sanat merkezine kavuşacak.
TENİS KULÜBÜ YENİ YERİNE TAŞINIYOR
Büyükşehir Belediyesi uhdesinde Vinsan bölgesinde yeni yapılan tenis tesislerinin tamamlanması ile birlikte fuar içinde bulunan İzmit Tenis Kulübü taşınma işlemine başladı. Taşınma bittikten sonra buradaki yapılar da sökülüp millet bahçesi projesine uygun hale getirilmek için çalışmalara başlanacak. Böylelikle Millet Bahçesi’nin çok büyük kısmı kamusal alan niteliğine dönüşmüş olacak ve vatandaşların rekreasyon amaçlı kullanabileceği bir hale gelecek.
DİĞER DONATILARIN YAPIMI SÜRÜYOR
İzmit Millet Bahçesi’nde bulunan sentetik reçineli yürüyüş ve bisiklet yolları, çocuk oyun alanları, basketbol sahaları, fitness alanları, kent mobilyaları ve mini meydanları ile ilgili çalışmalar aralıksız sürüyor. Millet Bahçesi tamamlandığında, şehirlerin gürültüsünden uzaklaşıp doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenler için ideal bir mekân olacak.
İzmit Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi İlker Ulusoy, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden geçen iki yılın ardından, Türkiye’nin deprem gerçeğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Ulusoy, 17 Ağustos 1999, 12 Kasım 1999, 2011 Van Depremi ve 2020 İzmir depremlerinin unutulmadığını ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremi ile yeniden acıların tazelediğini vurguladı.
“53 BİN 537 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ”
İzmit Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi İlker Ulusoy, “6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden 2 yıl geçti. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 9 saat arayla yaşanan 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde depremler ve sonrasındaki artçı depremler 15 milyona yakın nüfusun yaşadığı 11 ilimizde büyük bir yıkıma ve 53 bin 537 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Deprem ülkemizin kaçınılmaz gerçeğidir.
“AKTİF DEPREM KUŞAĞINDA YAŞIYORUZ”
Doğal afetler insan hayatında yıkıcı etkiler yaşanmasına neden olmaktadır. Etkisi çok büyük depremler ve doğal afetler binaların yıkılması, altyapı ve üstyapı sistemlerinin çökmesi ve can kayıplarının olması ülkelerin sosyal, siyasi ve ekonomik yapısını derinden etkilemektedir. Aktif deprem kuşağında yer alan ülke topraklarımızın yüzde 97’si nüfusumuzun yüzde 97’si barajlarımızın yüzde 95’i sanayi kuruluşlarımızın yüzde 97’si deprem riski taşıyan bölgelerin içinde yer almaktadır.
Bu nedenle binalarda önceliğimiz estetik kaygılar değil depreme karşı dayanıklılık olmalıdır. Doğa ile birlikte yaşamayı öğrenmemiz, bunu öğrenirken de geçmişten ders çıkararak bilgi ve tecrübelerimizle önlemler almamız gerekiyor. Depremler ve doğal afetler önlenemez. Ancak güvenli binalar yaparak etkisini en az indirmek bizim elimizde. Böylesi sarsıcı bir afetin ardından beklenen ve olması gereken hiç şüphesiz bugüne kadar alınmamış tedbirlerin alınması için derhal harekete geçilmesi, güvenli ve sağlıklı yapılaşma için bilim çevrelerinin, meslek odalarının önerilerinin hayata geçirilmesidir.
“2 YILDA CİDDİ BİR ÇALIŞMA YAPILMADI”
Ancak geride kalan 2 yıla dönüp baktığımızda ne yazık ki geleceğe umutla bakmamızı sağlayacak ciddi bir çalışma yapıldığını söyleyemiyoruz. Bu sebeple kamu kurumları, yerel yönetimler, STK’lar, mühendis ve mimar odaları, teknik elemanlar, müteahhitler, denetim elemanları, şantiye şefleri, inşaat ustaları ve işçiler gibi yapı sektörünün içinde olan bireylerce bu konuda çok büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Kararlı bir siyasi idareyle kamunun ihtiyaç ve menfaatlerini gözeten meselelere bütüncül ve bilimsel bakabilmek gerekir.
“HAYATINI KAYBEDENLERE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUZ”
Gerek merkezi gerekse yerel yöneticilerin esnetemeyeceği yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki yozlaşma kültürü büyükten küçüğe doğru yayılır. Sermaye gruplarının inşaatlarına göz yumup özel düzenlemelerle hukukileştirmeye çalışması toplumun geneline emsal teşkil ediyor. Kuralların kişilerin çıkarlarına göre delinmemelidir. Kaybedecek tek bir günümüz bile olmadığını hatırlatıyor, 6 Şubat’ta hayatını kaybedenlere başsağlığı diliyoruz” ifadelerini kullandı.
Kocaeli’ni modern ulaşım yatırımlarıyla geleceğe taşıyan Büyükşehir, toplam uzunluğu 3,8 kilometre olan “Alikahya Stadyum Tramvay Hattı” projesinde durmaksızın çalışıyor. Altyapısı tamamlanan güzergâhta döşenen rayların kaynakları yapılmaya başlandı.
TRAFİK RAHATLAYACAK, ULAŞIM KOLAYLAŞACAK
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların günlük hayatını kolaylaştıracak projelerle daha yaşanabilir bir Kocaeli için gece gündüz demeden çalışıyor. Bu kapsamda hem Alikahya trafiğini rahatlatmak hem de Kocaeli Stadı’na ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla başlatılan “Alikahya Stadyum Tramvay Hattı” projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Toplam uzunluğu 3 bin 800 metre olan projenin ilk etabı olan 1.4 kilometrelik bölümünün 1 kilometrelik kısmı tamamlandı. Altyapısı tamamlanan bölümlerde ise döşenen rayların kaynakları yapılıyor.
RAY DÖŞEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen tramvay hattı projesinde rayların döşeme çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda altyapısı tamamlanan Fatma Seher Hanım Caddesi ile Albay Karaosmanoğlu Caddesi kesişiminden, Sultan Murat Caddesi ve trafiğe kapatılan Anadolu Otoyolu alt geçidinde raylar serilirken, bir yandan ise döşenen rayların kaynakları büyük titizlikle yapılıyor. Yağmursuyu, içme suyu, atık su, elektrik ve telekom hattı çalışmalarının devam ettiği proje tamamlandığında ulaşım daha konforlu ve hızlı hale gelecek. Ayrıca bu çalışmalarla birlikte tramvay hattının 1 kilometrelik güzergâhı da tamamlanmış olacak.
YAN YOLLARIN ALT VE ÜSTYAPILARI TAMAMLANIYOR
Alikahya Stadyum Tramvay Hattı projesinde yan yolların altyapı ve asfalt serim çalışmaları da tüm hızıyla devam ediyor. Hat güzergâhında trafik, çevre ve iklimden kaynaklanan deformasyona dayanıklı bitümlü temel asfalt ile binder asfalt tabakası serimi yapılıyor. Proje güzergâhında tramvay hattı üst yapı imalatları ile birlikte tramvay yan yol üst yapı ve tretuar imalatı çalışmaları aynı anda yürütülüyor. Bölgede gerekli kazı ve dolgu gibi zemin iyileştirilmelerini gerçekleştiren ekipler, kauçuk esaslı ray bağlantılarının katener sistemi parçalarının montajını yaparak rayları döşüyor.
İZSU Genel Müdürlüğü’nün Alsancak Liman bölgesini içine alan Ege Mahallesi’nde Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında Dünya Bankası finansmanı ile hayata geçireceği yağmur suyu, atık su ve yağmur suyu terfi merkezi projesi yurttaşlara tanıtıldı. Toplantıda konuşan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, çalışmalar tamamlandığında Konak bölgesinde taşkınlara dirençli kentsel bir altyapı oluşturacaklarını söyledi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilecek tarihi alt yapı yatırımlarından “Konak İlçesi Ege Mahallesi (Alsancak Liman Bölgesi) Yağmur Suyu Şebekesi ve Kanalizasyon İnşaatı Projesi” bölge sakinleri ve muhtarlara tanıtıldı. Uluslararası Basın Merkezi’nde düzenlenen toplantıya İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ile İZSU Genel Müdür Yardımcıları, bürokratlar, muhtarlar, sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının temsilcileri ile yurttaşlar katıldı. Bir saat süren toplantıda inşaat aşamasının detayları, çevresel ve sosyal etkiler ile alınacak önlemler aktarıldı. Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında yapılacak proje ile bölgedeki sel ve taşkın riski ortadan kalkacak. Ayrıca gökdelenlerin inşa edildiği yeni yapılaşma alanı olan bölgede ihtiyaç duyulan kanalizasyon altyapısı inşa edilecek.
Körfez’e doğrudan etki edecek bir proje
İZSU Genel Müdürlüğü’nün TEFWER kredilerinden yararlanarak Konak, Bayraklı ve Karabağlar ilçelerinde kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarını yenilemek ve güçlendirmek için projeler hazırladığının altını çizen İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “LOT 1, LOT 2 ve LOT 3 olarak sınıflandırdığımız bu projelerin ilki olan LOT 1 projesi; Bayraklı ve Konak ilçelerimizi kapsayan bir projeydi. Önümüzdeki günlerde LOT 1 etabının ihalesini yapacağız. LOT 3’ün tanıtım toplantısını ise önümüzdeki ay içinde yapmayı planlıyoruz. LOT 2 dediğimiz proje Ege Mahallesi’ndeki yeni yapılaşma bölgesinde daha dirençli bir altyapı oluşturmayı hedefliyor. İzmir’i gelecek yıllarda sorunsuz bir altyapıya kavuşturmak için yapılacak çalışmaları kapsıyor. Ege Mahallesi’nde 8,3 kilometre uzunluğunda atık su hattı, 7,4 kilometre uzunluğunda yağmur suyu hattı ve 3 yağmur suyu terfi merkezini İZSU Genel Müdürlüğü olarak inşa edeceğiz. Yapılacak çalışmalar Körfez’e direkt etki edecek. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra bu bölgede taşkınlara dirençli kentsel altyapıyı oluşturmuş olacağız” dedi.
İzmir’in kalbine yapılacak dev yatırım
Birçok açıdan önem arz eden projelerin İzmir’in genel altyapısının iyileştirilmesi açısından kritik bir önem taşıdığını da ifade eden Erdoğan, “Bu bölgeler aynı zamanda İzmir Körfezi’nin de genel temizliği açısından çok önemli bölgeler. Biz bu nedenle bu yatırım için İzmir’in kalbine yapacağımız dev bir yatırım diyoruz. Altyapı anlamında yaptığımız projeler bunlarla da sınırlı değil. Alsancak Yağmur Suyu projesini ihale ettik. Bayraklı Sevgi Yolu altyapı ihalelerini gerçekleştirdik. Nisan ayında Çiğli İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin 4. Fazı tamamlanacak. Yatırımlarımızın hayata geçmesi sürecinde bizleri yalnız bırakmayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay’a, Dünya Bankası yetkililerine ve gece gündüz demeden İzmir halkına hizmet götürmek için emek harcayan İZSU personelimize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Ayrıca İZSU adına Dünya Bankası’na çevresel sosyal raporlar ile fizibilite çalışmalarına danışmanlık eden ENVESU firması Proje Koordinatörü Öner Akten bir sunum gerçekleştirdi ve yurttaşların sorularına cevap verdi.
Ege Mahallesi’ne 7,4 km uzunluğunda yağmursuyu hattı
İZSU Genel Müdürlüğü, 110 milyon Euro’luk Dünya Bankası finansmanı ile Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında 3 önemli altyapı projesini hayata geçirecek. Bu altyapı projelerinin 2. Etabı’nda yurttaşlara tanıtımı yapılan Konak’ta Alsancak Liman Bölgesi’ni de kapsayan Ege Mahallesi’nde 7,4 kilometre uzunluğunda yağmur suyu hattı, 8,3 kilometre uzunluğunda atık su hattı ve 3 yağmur suyu terfi merkezi yer alıyor. Proje ile yüksek katlı binalardan oluşan ve yoğun nüfus sirkülasyonu yaşanan yeni kent merkezinde, iklim değişikliği ve taşkınlara dirençli kentsel altyapının oluşturulması hedefleniyor. Projenin yapım ihalesine şubat ayında çıkılacak. Çalışmalar 18 ayda tamamlanacak.
Konak’ta tarihi altyapı seferberliği
15 Ekim 2024’de ise aynı kredi ile yapılacak olan projelerden ilkinin paydaş toplantısı yapılmıştı. Bu proje kapsamında da Konak Umurbey, Halkapınar, Mersinli, Çınarlı mahalleleri ve Bayraklı Adalet Mahallesi’nde atık su hatları ve yağmur suyu toplama hatları inşa edilecek. Ayrıca, Ozan Abay Caddesi üzerindeki Piyale kolektörü, yağmur suyu ve atık su toplama sistemini ayrı sistem olarak işletecek şekilde yenilenecek. Bu projede de 18 ay sürecek çalışmalar 2026 yılının ikinci yarısında tamamlanacak. 3. proje ise Karabağlar Bahçelievler ve Bahar mahalleleri ile Konak Akın Simav, Atilla Çimentepe, Duatepe, Güneşli, Kemal Reis, Kılıç Reis, Murat Reis, Mithatpaşa, Piri Reis, Zafertepe, 1. Kadriye ve 2. Kadriye mahallelerinde yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının yapım işini kapsıyor.
Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, Nilüfer ilçesinde 4 büyüklüğünde meydana gelen depremle ilgili yaptığı değerlendirmede “Bursa’da nerdeyse her ilçenin sınırlarından geçen fay hattı var. Bursa’nın içinden geçen Kayapa Yenişehir Fayı 7’den büyük deprem üretebilir” dedi.
Jeoloji Mühendisi ve Deprem Uzmanı Aysun Aykan, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde meydana gelen 4 büyüklüğündeki depreme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aykan, “Küçük büyüklükte bir deprem olmasına rağmen, merkez üssü şehir merkezinde olduğu için vatandaşlarımız tarafından hissedildi. Bu deprem, MTA’nın diri fay haritasına baktığımız zaman çizili bir diri fay üzerinde olmadı. Fakat yakın bir zamanda yapılan çalışmalar sonucunda bilim insanları Bursa’nın şehir merkezinden geçen yeni bir fay keşfetti. Ankara, Kocaeli ve Eskişehir Teknik üniversitelerinin ortak çalışmasında Kayapa-Yenişehir arasındaki 25 noktada sismik ölçüm yapıldı. 95 kilometre uzunluğunda aktif fayın olduğu tespit edildi” ifadelerini kullandı.
Bursa’daki fayın 624 yıldır suskun olduğunu belirten Aysun Aykan, Bursa’da tarihi deprem kayıtlarına göre, en son hasar yapıcı depremler 1855 tarihlerinde meydana gelen depremde çok büyük yıkımlar meydana geldi. Ulu Cami’nin 2 kubbesi ile 150 caminin neredeyse bütün minareleri, tarihi yapı ve resmi kurumlar yıkıldı, şehirde yangınlar çıktı, can ve ekonomik kayıplar yaşandı. Ankara Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi, tarafından yapılan ortak bir çalışma sonucunda, Bursa’da yeni bir fay keşfedildi. Bursa’da şehir merkezinden geçen Kayapa-Yenişehir Fayı, şuan ki diri fay haritasında gösterilmedi. Bu çalışmalara göre, 1855 yılında meydana gelen depremlerin kaynağının Kayapa-Yenişehir Fayı’nın (KYF) batı bölümünde olduğu ve de 1400 yılında meydana gelen depremin, KYF’nın Yenişehir bölümünde, gerçekleştiği düşünülüyor. 400 yılında olan depremin üzerinden 624 yıl gibi uzun bir zaman geçmiş. Burada olacak bir depremin 7’nin üzerinde olma potansiyeli olduğu belirtiliyor” dedi.
Bursa’nın içinden geçen çok sayıda fay hattı var
Jeoloji Mühendisi ve Deprem Uzmanı Aysun Aykan, bir fayın deprem tekrarlama periyotlarını, kaç büyüklükte deprem ürettiğini kısaca fayın geçmişteki davranışlarını inceleyen ve gelecekteki deprem tehlikesini belirleyen Paleosismolojik çalışmaların Bursa’da yapılmadığına dikkat çekerek, fay hattı üzerinde binaların olmaması gerektiğini belirtti.
Aykan, “Bursa’da çok fazla fay hattı var. Kaç binanın fay hattı üzerinde olduğunun çalışılması lazım. Bursa’da nerdeyse her ilçenin sınırlarından geçen fay hattı var. Tüm afet risklerinin haritalarda belirtildiği mikro bölgeleme çalışmalarının Bursa’da henüz yapılmıyor” şeklinde konuştu.