Kategoriler
İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Sanat Akademisi’nde Halk Dansları ve Street Jazz grupları için ücretsiz kayıtlar başlıyor

İzmit’in sanatla buluşma noktası olan İzmit Belediyesi Sanat Akademisi, dansın coşkusunu ve kültürel mirası paylaşmak üzere kapılarını yeniden açıyor. Sahne İzmit Halk Dansları Topluluğunun Halk Oyunları ve Street Jazz grupları için ücretsiz kayıtlar 1 Eylül’den itibaren başlıyor. Halk danslarının ritmi ve Street Jazz’ın enerjisiyle dolu bir serüvene adım atmak isteyen herkes bu benzersiz yolculuğa davetli.
15 EYLÜL’E KADAR DEVAM EDECEK
Sahne İzmit Halk Dansları Topluluğuna katılmak isteyenler, 1-15 Eylül tarihleri arasında https://forms.gle/6mgcLyhqz51swREt8 adresindeki formu doldurarak başvuru yapabilir. Vatandaşlar, kayıt ve detaylı bilgi için 0262 322 19 99 numaralı hattı arayabilir ya da Mehmet Ali Paşa Mahallesi Yalınkaya Sokak No: 7/101 İzmit adresindeki İzmit Sanat Akademisi’ni ziyaret edebilir.
Street Jazz Grupları:
– Yıldız Grup: 10-13 Yaş
– Genç Grup: 14-17 Yaş
Halk Dansları Grupları:
– Minik Grup: 8-10 Yaş
– Yıldız Grup: 11-13 Yaş
– Genç Grup: 14-17 Yaş
– Büyük Grup: 18-29 Yaş
– Hobi Grubu: 30-50 Yaş
Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kocaeli’nin çınarlarına hem tatil hem eğitim imkanı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bünyesinde 65 yaş ve üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü üyelerini Darıca Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde ağırladı. Tatil ve eğitimin bir arada sunulduğu etkinlikte katılımcılara sağlıklı beslenme, dolandırıcılıktan korunma ve aktif yaşlanma konularında seminerler verildi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Hayatın İçindeyim Projesi” kapsamında 65 yaş üstü vatandaşlara bilinçlendirme seminerlerine devam ediyor. Bu kapsamda Darıca Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde tatil ile eğitimi birleştiren büyükşehir, 140 katılımcıya tatil yapma ve çeşitli eğitimlerle bilinçlendirme imkanı sundu. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen eğitimde vatandaşlar, dolandırıcılık yöntemleri konusunda bilgilendirildi.

Dolandırıcılardan korunmanın yolunu öğrendiler

Dolandırıcılardan korunmanın yollarını detaylı olarak anlatan görevli polis memuru, dijital dolandırıcılığın son yıllarda artış gösterdiğini belirterek, bu konuda da vatandaşların dikkatli olmasını istedi. Bilinmeyen numaralardan gelen aramalara, kendisini polis ya da savcı olarak tanıtıp para isteyenlere ve dijital ortamlarda karşılarına çıkan linklere dikkat edilmesi gerekildiği de katılımcılara aktarıldı.

Sağlıklı beslenme aktif yaşlanma semineri

Kamp boyunca katılımcılara sağlıklı beslenme, kronik hastalıkların önlenmesi ve yaşlılıkta vücuttaki değişimler konusunda eğitimler verildi. Akademi Topluluğu çatısı altında gerçekleşen seminerlerde, yaşlıların sağlıklı ve bilinçli yaşam sürmeleri amaçlandı. Seminerlerin sonunda yapılan soru-cevap bölümlerinde katılımcılar, uzmanlara merak ettikleri konuları sorma imkanı buldu.

“Kocaeli, Türkiye’nin en şanlı ili”

Deprem sonrası Hatay’dan Kocaeli’ye gelen Saygınlar Kulübü üyesi Osman Kaya, programdan duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi; “Sayın Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkür ederim. Bu hizmet bizi çok mutlu etti, unutulmadığımızı hissettirdi. Hizmetler çok başarılı. Kocaeli, Türkiye’nin en şanlı ili” diye konuştu.

“Emekli olduktan sonra boşluğa düşmüştüm”

Abdullah Bayraktar ise kamp ve kulüp faaliyetlerinin yaşamına büyük katkı sağladığını söyleyerek, “Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür ederim. Burada hem eğitim hem tatil imkanı sağladılar. Saygınlar Kulübü’nün üyesiyim. Her gün gidiyoruz ve yeni arkadaşlar ediniyoruz. Emekli olduktan sonra boşluğa düşmüştüm. Kulüp sayesinde sosyal aktivitemiz ve sohbetlerimiz arttı. Personelin sıcak tavrı bizi çok etkiledi” dedi.

Fiziksel ve ruhsal sağlıklarına katkı sunuluyor

Katılımcıların kamp boyunca sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar tüm ihtiyaçları büyükşehir belediyesi tarafından karşılandı. Sahilde yürüyüş yapan, bahçede dinlenen ve havuzda serinleyerek keyifli vakit geçiren katılımcılar, çay-kahve saatleri ve akşamları gerçekleştirilen müzik ve eğlence programları ile kampın sosyal atmosferini daha da renklendirdi. “Hayatın İçindeyim Projesi”, yaş almış bireylerin sosyal hayata daha fazla katılmasını, sağlıklı ve bilinçli yaşam sürmelerini hedefliyor. Program, katılımcılara hem eğitim hem de eğlence imkanı sunarak fiziksel ve ruhsal sağlıklarına katkı sağlamayı hedefliyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

9 yaşında lise diploması aldı

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/9-yasinda-lise-diplomasi-aldi-0-5rMuX9K9.mp4
Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde yaşayan 12 yaşındaki Aylin Kılıç, 5 yaşında başladığı ve kendini adadığı piyano serüveninde, 9 yaşında uluslararası geçerliliğe sahip bir lise diploması alarak adını Türkiye’ye duyurdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tam zamanlı öğrencisi olan genç yeteneğin en büyük hayali ise Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda (CSO) sahne almak.

Ailesinin yönlendirmesiyle 5 yaşında piyano kursuna başlayan Aylin Kılıç, kısa sürede keşfedilen yeteneği ve çalışma azmiyle müzik otoritelerinin dikkatini çekmeyi başardı. London College of Music okulunun sınav programına çevrim içi katılan Kılıç, 9 yaşında uluslararası geçerliliği olan lise düzeyinde diplomayı dereceye girerek elde etti.

Geçtiğimiz aylarda katıldığı iki uluslararası yarışmada da büyük başarı elde eden Aylin Kılıç, Pera Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilik ödülü ve en iyi Türk eseri yorumu ödülünü, Sunart Uluslararası Piyano Yarışması’nda ise yine birincilik ve en iyi Türk eseri yorumu ödülünü kazandı.

“9 yaşımda lise diploması elde ettim”

Kılıç, yaptığı açıklamada, küçük yaşlardan itibaren müziğe olan tutkusunun kendisini başarıya taşıdığını söyledi. Şu anda İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü’nde tam zamanlı öğrenci olduğunu belirten Aylin, “Yeteneğimin keşfedilmesiyle London College of Music sertifika programlarına hazırlanmaya başladım. Bu sertifika programlarından en yüksek dereceyle mezun olarak, 9 yaşımdayken lise diploması elde etmiş oldum. Böylece 10 yaşımdayken, konservatuvarın yarı zamanlı öğrencisi oldum. Geçtiğimiz yıl ise tam zamanlı sınavlarını kazandım ve şu anda tam zamanlı öğrencisiyim” dedi.

“Her gün piyano çalışmaya vakit ayırdım”

Bu başarının küçük yaşlarda verilen büyük bir emekten geçtiğini vurgulayan genç piyanist, “İnsanlar duyduklarında şaşırıyorlar ama eğer müzik yolunda devam etmek istiyorsak çok küçük yaşlarda kendimizi bu yola adamamız gerekiyor. Elbette ben de her çocuk gibi konuşmayı, eğlenmeyi, oyun oynamayı çok seviyordum ama 5 yaşımdan beri bu yolda ilerlemek için her gün piyano çalışmaya vakit ayırdım. Bu yüzden de başarılı oldum. Arkadaşlarıma bu konuda tavsiyem çalışma disiplini kazanmaları ve eğer başarılı olmak istiyorlarsa bunu devam ettirmeleridir” diye konuştu.

En büyük hayali CSO ile sahne almak

En büyük hedefinin Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etmek ve büyük orkestralarla sahne almak olduğunu dile getiren Aylin, “Hayalim, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda yer almak ve büyük orkestralarla konçertolar seslendirmek” şeklinde konuştu.

“Onun kararlılığı bize de yol gösterdi”

Anne Aysun Kılıç ise kızının müziğe olan tutkusunun ve kararlılığının kendilerini de bu yolda ilerlemeye ikna ettiğini belirtti. Kızının çok yönlü ve başarılı bir çocuk olduğunu anlatan anne Kılıç, şunları kaydetti:

“Aylin çok yönlü bir çocuktu. Her konuda çok başarılıydı. Katıldığı her yarışmada, her sınavda mutlaka önemli dereceler elde ederdi ancak onun müziğe olan tutkusu, bu yolda ilerlemek istediğine dair kararlılığı o kadar büyüktü ki, ortaokuldan itibaren bu yolda ilerlemek istediğini, konservatuvar eğitimi almak istediğini bizi de ikna etti. 8 yaşından beri, ulusal ve uluslararası yarışmalara katıldı. Henüz 9 yaşını tamamlamadan London College of Music sertifika programından en yüksek dereceyle mezun olarak tüm dünyada geçerliliği olan bir lise diploması elde etti. Sonrasında yine, değerli devlet sanatçımız Gülsin Onay’dan ve çok değerli müzik profesörlerinden masterclass çalışmalarına katıldı ve onlardan çok güzel yorumlar, çok güzel öneriler aldı. Bununla birlikte, katıldığı yarışmalarda hem kendi yaş kategorisinde birincilikler elde etti hem de en iyi Türk eseri yorumlama ödülü aldı. Aldığı bu başarılar bizim doğru yolda ilerlediğimizin bir göstergesi oldu”

“Saatlerce çalışmak istiyor”

Aylin’in piyanonun başındayken zamanı unuttuğunu söyleyen Aysun Kılıç, “Aylin piyanonun başına oturduğu zaman zamanın nasıl geçtiğini gerçekten anlamıyor. Saatlerce çalışmak istiyor. Ona çalışmak gibi gelmiyor çünkü eğlence gibi geliyor. Çalıştıkça, ilerledikçe, güzel geri dönüşler aldıkça, konserlerde gösterdiği performanslarla, aldığı alkışlarla, daha da motive olarak daha çok çalışmak istiyor, daha çok eser çalmak istiyor ve müziğini tüm dünyaya duyurmak istiyor. Olabildiğince çok konserler vermek istiyor. Bir konçertoya hazırlanıyor. O konçertoyu, büyük senfoni orkestralarıyla seslendirmek ve olabildiğince çok insana sesini duyurabilmek istiyor. Konser vermek istediği, yer almak istediği, orkestraların, bir tanesi de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası. Umarım bir gün bu hayali de gerçek olur” ifadesini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Saygınlar Kulübü’nde fasıl keyfi ve nostaljik anlar

Kocaeli’de kurulan Saygınlar Kulübü, emeklilere huzurlu ortam sunarken sosyal yaşamla güçlü bağlar kurmalarını da sağlıyor. Fasıl etkinliğiyle neşelenen üyeler, nostaljik lezzetler ve müzik eşliğinde keyifli anlar yaşadı.

Her geçen gün üye sayısını artıran Saygınlar Kulübü, yaş almış bireylerin sosyalleşme ve keyifli vakit geçirme adresi haline geldi. Büyükşehir Belediyesi ve Kent Konseyi Emekli Meclisi’nin öncülüğünde hayata geçirilen bu özel mekân, üyelerine hem huzur hem de eğlence sunuyor. Kulüp aynı zamanda “ikinci ev” işlevi görüyor. Emekli Meclisi’nin aylık toplantısının ardından gerçekleştirilen fasıl etkinliğine üyeler yoğun ilgi gösterdi. Fasıl grubunun seslendirdiği eserlerle gönüllerince eğlenen emekliler, müziğin ritmine neşeyle eşlik etti. Etkinlik öncesinde üyelere ikram edilen ayva cezeryesi, nostaljik lezzetleri yeniden hatırlattı. Etkinliğe Kent Konseyi Emekli Meclisi Başkanı Halil Atay ve Kent Konseyi Koordinatörü Nurdan Güneş de katıldı. Başkan Atay yaptığı konuşmada, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin projelerinde; gençlerden yetişkinlere, emeklilerden çocuklara kadar herkes için bir yer var. Onlar bize değer katarken, biz de onlara rehber olacağız, omuz omuza yürüyeceğiz.” diyerek birlik ve dayanışma mesajı verdi.

“Hem dinlenme hem de kültürel buluşma alanı”

Kent Konseyi Emekli Meclisi tarafından düzenlenen etkinliklerin Saygınlar Kulübü’nde hız kesmeden devam edeceği bilgisi verildi. Emeklilerin sosyal yaşama daha fazla katılımını sağlayan merkez, birlikte geçirilen zamanı artırarak kent yaşamına daha aktif bireyler kazandırmayı amaçlıyor. Saygınlar Kulübü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu anlamlı fasıl etkinliği, üyelerin hem moral bulmasına hem de sosyal bağlarını güçlendirmesine vesile oldu. Kulüp, sadece bir dinlenme alanı değil; aynı zamanda kültürel buluşmaların ve dostlukların merkezi olmaya devam ediyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Gonca ile engelleri aşan hayatlar başlıyor

Kocaeli’de özel bireyler için hayata geçirilen Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, bireylere umut oluyor. Her yaş grubuna yönelik eğitim ve destek programları sunan Gonca’da aileler yeni sürece adım atıyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve sosyal yaşama uyumlarını sağlamak amacıyla hayata geçirilen Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, 28 Haziran’da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımı ile hizmete alındı. İzmit’teki, eski Vinsan Kampüsü içinde kurulan merkez, erken çocukluktan yetişkinliğe kadar her yaş grubuna yönelik kapsamlı eğitim ve destek programları sunuyor.

“Eymen’e gelişim geriliği ve hafif düzeyde otizm tanısı konuldu”

Merkezde bir aydır eğitim gören 4 yaşındaki Eymen Ali Koç’un annesi Mehtap Koç, “Eymen, 2021 yılında yürüyemediği için rehabilitasyon merkezine başvurduk. O dönem henüz 1,5 yaşındaydı. Bir yıl içinde yürümeye başladı ancak uzmanlar, ‘Göz teması kurmuyor, dokunmaya izin vermiyor, tepki vermiyor’ diyerek bizi psikiyatri uzmanına yönlendirdi. Yapılan testlerin ardından Eymen’e gelişim geriliği ve hafif düzeyde otizm tanısı konuldu.” dedi.

Bu tanıyla birlikte aile, hem maddi hem manevi açıdan yeni bir sürece adım attı.

“Daha önce duş aldıramıyor, tırnağını kesemiyorduk, şimdi havuza giriyor”

Anne Mehtap Koç, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ne başladıktan sonra oğlunun kısa sürede gelişim gösterdiğini belirterek, “Burada duyu bütünleme eğitimlerine başladık. Bir ay içinde oğlum suya temas etmeye, babasına sarılmaya başladı. Daha önce duş aldıramıyor, tırnağını kesemiyorduk. Şimdi bu konularda büyük ilerleme sağladık. Göz teması kurabiliyor, havuza giriyor. Biz buradan çok memnunuz.” ifadelerini kullandı.

“Gonca gerçekten dört dörtlük bir merkez”

Sadece merkezdeki eğitimin yeterli olmadığını vurgulayan Koç, ailenin de sürece aktif olarak katılması gerektiğini belirterek, “Gonca gerçekten dört dörtlük bir merkez. Ama bu süreç sadece hocalarla olmaz. Evde annelerin de aynı çabayı göstermesi gerekiyor. Bu, birlikte yürütülmesi gereken bir mücadele. Eğitime katkılarından dolayı belediye başkanımıza minnettarım. Buradaki hocalarımıza da çok teşekkür ediyorum. İhtiyacı olan herkesin bu hizmetten faydalanmasını isterim.” şeklinde konuştu.

Bireylerin gelişimi çok boyutlu olarak destekleniyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete sunulan Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, yalnızca eğitim değil; bireylerin fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimini destekleyen çok yönlü yapısıyla da dikkat çekiyor. Merkez, özel gereksinimli bireylerin yaşamın her alanına aktif katılımını hedefleyen modern anlayışla hizmet veriyor. Merkezde, bireysel ve grup eğitim sınıflarının yanı sıra duyu bütünleme odaları, hidroterapi havuzu, spor salonları, sanatsal ve mesleki atölyeler ile psikolojik danışmanlık ofisleri bulunuyor. Bu alanlarda uygulanan programlarla bireylerin gelişimi çok boyutlu olarak destekleniyor.

Yetişkinlere yönelik mesleki eğitim atölyeleri

Merkezde sadece çocuklar değil, yetişkin özel gereksinimli bireyler de mesleki eğitime yönlendiriliyor. Mekanik beceriler, teknoloji, seramik, mutfak ve barista atölyelerinde sürdürülen uygulamalı eğitimlerle bireylerin üretken bireyler olarak topluma kazandırılması amaçlanıyor. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, bireylerin sosyal hayata daha kolay uyum sağlaması için çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Günlük yaşam becerileri, müzik, spor ve el sanatları gibi alanlarda düzenlenen sosyal aktiviteler sayesinde bireylerin kendilerine güvenleri artıyor ve toplumla güçlü bağlar kurmaları sağlanıyor.

Başvurular

Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nden faydalanmak isteyen aileler, ilk etapta uzman ekipler tarafından yapılan değerlendirme sürecine alınıyor. Bireyin ihtiyaçlarına göre hazırlanan özel programlar doğrultusunda eğitim ve destek süreci başlatılıyor. Detaylı bilgi almak isteyen aileler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 153 Çağrı Merkezi üzerinden ya da doğrudan merkeze başvurarak bilgi edinebiliyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Lokomotif Çocuk Köyü’nde hasat zamanı

Kocaeli’deki Lokomotif Çocuk Köyü’nde, geleceğin doğa dostu bireyleri toprakla buluşmanın sevincini yaşadı. Eğitim yılı boyunca kendi elleriyle ektikleri sebzeleri büyük heyecanla yetiştiren minikler, hasat zamanı geldiğinde emeklerinin karşılığını aldı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Lokomotif Çocuk Köyü, 3-6 yaş aralığındaki çocukların özgürce kendilerini keşfetmelerine imkan sağlarken, doğa ile iç içe öğrenme ortamı da sunuyor. Bu kapsamda hayata geçirilen, “Minik Çevreciler Vagonu” projesi ile çocuklar doğa bilinci ve sürdürülebilir tarımın temel değerleriyle tanışıyor. Loko Bahçe’de domates, salatalık ve biber gibi sebzeleri kendi elleriyle diken çocuklar, onları büyütüp olgunlaşmasını sabırla bekledi. Yıl boyunca verdikleri emeğin karşılığını almak için öğretmenlerinin eşliğinde bahçeye çıkan minik çevreciler, büyümelerini sabırla bekledikleri ürünleri büyük sevinçle topladı. Hasat sırasında domates, salatalık ve biberleri dalından tek tek koparan çocukların mutluluğu görülmeye değerdi. Doğayla birebir temas kurarak üretmenin keyfini yaşayan çocuklar, sadece sebze toplamayı değil, aynı zamanda emeğin değerini ve doğaya saygıyı da öğrenmiş oldu.

Lokomotif Çocuk Köyü’nde yürütülen çalışmalarla çocuklara erken yaşta sorumluluk alma, sağlıklı beslenme ve çevre bilinci kazandırılıyor. Loko Bahçe, çocukların toprakla güçlü bağ kurmasını sağlayarak, onları daha sürdürülebilir ve doğayla barışık bir geleceğe hazırlıyor. Küçük yaşta edinilen bu değerli deneyimler sayesinde minik çevreciler, doğaya duyarlı bireyler olarak yetişiyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

İzmit Körfezi’nde nefesler tutuldu: 343 kişi aynı anda 2 bin 600 metre kulaç attı

İzmit Körfezi’nin iki yakasını bir araya getiren açık yüzme yarışında nefesler tutuldu. Heyecan dolu anların yaşandığı yarışmada en küçüğü 11, en büyüğü 75 yaşında olan 343 yarışmacı, 2 bin 650 metre kulaç attı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Gölcük Belediyesi, Türkiye Yüzme Federasyonu ve Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen Ulusal Açık Su Yüzme Yarışları’nın üçüncüsü bugün yoğun katılımla yapıldı. ’Körfezin iki yakası bir araya geliyor’ sloganıyla iki yıldır büyük katılımla gerçekleştirilen etkinlikte 11-65+ yaş aralığında toplam 32 kategoride sporcular yarıştı. Türkiye’nin dört bir yanından en küçüğü 11 en büyüğü 75 yaşında olmak üzere toplam 343 yarışmacı katıldı. Gölcük Değirmendere Çınarlık Meydanı’ndan saat 10.00’da başlayan yarış, Derince Sahili’nde tamamlandı. 2 bin 600 metre mesafesi olan yarışma ile körfezin her iki yakası sporcuların heyecanlı yarışına sahne oldu. Ayrıca bir yüzücü, Filistin’e destek amacıyla Filistin bayrağı ile yüzdü. Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri de herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına hazırda bulundu.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş ve Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer de yarışları yerinde izleyerek dereceye girenlere ödüllerini verdi.

“Çocuklar fırtına gibiydi onlarla yüzmek çok zor oldu”

Yarışmaya katılan Ahmet İlhan, “2,5 sene önce yüzmeye başladım. 2023’te yapılan yarışma benim ilk yüzme yarışmamdı ve bu sene tekrar katıldım. Emeği geçen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a ve bütün emekçilere çok teşekkür ediyorum. Su çok güzeldi ama çocuklar fırtına gibiydi onlarla yüzmek çok zor oldu. Bütün katılan herkese teşekkür ediyorum, muhteşem bir gündü.” diye konuştu.

Yarışta dereceye giren çocuklar, çok mutlu olduklarını, zorlandıklarını ancak keyif aldıklarını söyledi. Ayrıca yarışmaya katılan milli yüzücü Su İnal da kendi yaş kategorisinde birinci oldu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

“Skolyoz tedavisinde gecikme, önemli sağlık sorunlarına yol açabilir”

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Nuri Erdem, skolyozun (omurga eğriliği) erken teşhis edilip tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, “Tedavi edilmeyen skolyoz, göğüs kafesinin şeklini bozarak akciğerlerin gelişimini engelleyebilir ve ileri aşamalarda solunum yetmezliği, kalp problemleri, omurilik basısı ve felç gibi ciddi sorunlara yol açabilir” dedi.

VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Nuri Erdem, omurganın yana doğru eğriliğiyle karakterize olan skolyozun (omurga eğriliği) erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Skolyozun doğumsal, enfeksiyon, tümör kaynaklı veya nedeni tam bilinmeyen (idiopatik) nedenlerle ortaya çıkabildiğini ifade eden Prof. Dr. Erdem, ailevi yatkınlığın da etkili olabileceğine değindi.

“Omurgada yana doğru eğrilik görülebilir”

Skolyozun en sık belirtisinin omurgada yana doğru eğrilik olduğunu belirten Prof. Dr. Erdem, “Bel ve sırtta asimetri, omuz seviyeleri arasında eşitsizlik, kıyafetlerin vücuda oturmaması, öne eğilmede gövdenin bir tarafındaki kaburgaların daha yüksek kalması gibi belirtiler görülebilir. Skolyoz genellikle ağrıya yol açmaz ve erken dönemlerde şikayet oluşturmayabilir, bu sebeple tanısı çoğu zaman tesadüfen konur” dedi.

“Skolyoz her yaşta görülebilir”

Skolyozun her yaşta görülebileceğini ancak ortaya çıkış yaşına göre farklı karakteristik özellikler gösterebileceğini dile getiren Prof. Dr. Erdem, skolyoz belirtilerinin fark edilmesi durumunda skolyoz cerrahisiyle ilgilenen bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı.

Skolyoz türleri

En sık görülen skolyoz türünün “nedeni tam bilinmeyen idiopatik skolyoz” olduğunu aktaran Prof. Dr. Erdem, nöromusküler skolyozun kas veya sinir hastalıklarına bağlı olarak geliştiğini, konjenital skolyozun ise anne karnında omurga anomalilerine bağlı olarak ortaya çıktığını belirtti. Skolyozun türüne ve şiddetine göre tedavi yaklaşımlarının değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Erdem, tedavi planının kişiye özel olarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Korse tedavisi uygulanabilir”

Hafif eğriliklerde düzenli takip yapılmasının yeterli olabildiğini ifade eden Prof. Dr. Erdem, orta dereceli skolyozda korse tedavisinin eğriliği düzeltmekten çok ilerlemesini önlemeye yönelik olduğunu söyledi. Erdem, eğriliğin derecesine ve çocuğun yaşına göre korse veya gövde alçısı tedavisinin planlandığını belirtti.

“İleri dereceli skolyozda cerrahi tedavi gerekebilir”

Omurga eğriliğinin 40 dereceyi geçtiği durumlarda cerrahi tedavinin gündeme geldiğini belirten Erdem, “Küçük çocuklarda skolyoz daha hızlı ilerleyebilir. Bu yüzden 10 yaş altındaki hastalarda büyüme dostu cerrahiler tercih edilirken, 10 yaş ve üzerinde füzyon ameliyatları uygulanmaktadır” dedi. Erdem, son yıllarda uygun vakalarda füzyon yapılmadan tüm omurganın hareketlerine izin veren “gerdirme” ya da “ipli skolyoz” yöntemi gibi yeni tekniklerin de tercih edildiğini aktardı.

“Tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir”

Prof. Dr. Erdem, “Tedavi edilmeyen skolyoz, göğüs kafesinin şeklini bozarak akciğerlerin gelişimini engelleyebilir ve ileri aşamalarda solunum yetmezliği, kalp problemleri, omurilik basısı ve felç gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Skolyoz tedavisine yalnızca omurgadaki eğriliğin düzeltilmesi olarak bakılmamalıdır çünkü bu durum tüm vücut sağlığını etkileyen bir sorundur” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

“Kemik tümörlerinde erken tanı hayat kurtarıyor”

Erken evrede teşhis edilen kemik tümörlerinde tedavi başarısının yüksek olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Erdoğan, “Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi agresif tümörlerde, erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 70-80’e çıkabilirken, ileri evrelerde bu oran yüzde 20’lere kadar düşebilmektedir. Ayrıca erken tanı ile metastaz riski azalır, daha az agresif tedavi yöntemleri yeterli olabilir ve uzuv kaybı yaşamadan cerrahi yapılma şansı artar” dedi.

VM Medical Park Gebze Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Erdoğan, kemik tümörü hakkında açıklamalarda bulundu. Kemik tümörünün kısaca tamını yapan Doç. Dr. Erdoğan, “Kemik tümörü, kemik dokusunda anormal hücre çoğalması sonucu oluşan iyi huylu (benign) ya da kötü huylu (malign) kitlelerdir. Vücudun her bölgesinde görülebilmekle birlikte, en sık diz çevresi (femur ve tibia uçları), pelvis, omurga ve kol-bacak kemiklerinde rastlanır” dedi.

“Gece artan kemik ağrıları görülebilir”

Kemik tümörlerinde görülebilecek belirtilerden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, “Kemik tümörleri başlangıçta belirti vermeyebilir. Ancak zamanla özellikle gece artan kemik ağrısı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve sebebi açıklanamayan kırıklarla kendini gösterebilir. İleri evrelerde kilo kaybı, halsizlik ve bazı tümörlerde ateş, terleme gibi sistemik şikayetler de görülebilir” şeklinde konuştu.

“30-60 yaş aralığında daha yaygın”

Hangi yaş gruplarında daha fazla görüldüğünü kaydeden Erdoğan, “Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi kötü huylu kemik tümörleri genellikle 10-20 yaş arası çocuk ve ergenlerde görülürken, kondrosarkom gibi kıkırdak kökenli tümörler 30-60 yaş arası yetişkinlerde daha yaygındır. 60 yaş sonrası ise kemiklere başka organlardan yayılan metastatik tümörler sık görülür. Li-Fraumeni sendromu ve retinoblastom gen mutasyonları gibi genetik yatkınlıklar da riski artırır” diye konuştu.

Tanı konma süreci

Doç. Dr. Erdoğan, tanı konma sürecine ilişkin, “Tanıda ilk basamak röntgen çekimidir. Tümörün kemikte oluşturduğu erime veya yoğunlaşma alanları bu yöntemle tespit edilebilir. Manyetik rezonans (MR) tümörün boyutunu ve yumuşak dokuya yayılımını gösterirken, bilgisayarlı tomografi (BT) kemik yapılarını daha detaylı inceler. Kemik sintigrafisi ile tüm vücut taranarak yayılım olup olmadığı araştırılır. Kesin tanı ise biyopsi ile konur. Kan testlerinde alkalen fosfataz (ALP) yüksekliği gibi bulgular, osteosarkomda yardımcı olabilir” şeklinde konuştu.

“Erken tanıda tedavi başarısı yüksektir”

Erdoğan, erken evrede teşhis edilen kemik tümörlerinde tedavi başarısı yüksek olduğunu da ifade ederek, “Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi agresif tümörlerde, erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 70-80’e çıkabilirken, ileri evrelerde bu oran yüzde 20’lere kadar düşebilmektedir. Ayrıca erken tanı ile metastaz riski azalır, daha az agresif tedavi yöntemleri yeterli olabilir ve uzuv kaybı yaşamadan cerrahi yapılma şansı artar” ifadelerini kullandı.

“Kemoterapi ya da cerrahi tedavi uygulanabilir”

Tedavi sürecine de değinen Doç. Dr. Erdoğan, “Tedavi planı tümörün türüne, yayılımına ve hastanın genel sağlık durumuna göre multidisipliner bir kurul tarafından belirlenir. Cerrahi tedavi, tümörlü dokunun temiz sınırlarla çıkarılmasını amaçlar. Uzuv koruyucu cerrahiler öncelikli tercih edilirken, gerekli durumlarda amputasyon yapılabilir. Kötü huylu tümörlerde kemoterapi ameliyat öncesi (neoadjuvan) veya sonrası (adjuvan) uygulanabilir. Ewing sarkomu gibi radyosensitif tümörlerde radyoterapi de tedaviye dahil edilir. Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi, özellikle dirençli ya da metastatik tümörlerde alternatif yöntemler olarak gündemdedir. İyi huylu tümörlerde ise takip, radyofrekans ablasyon veya kriyoterapi gibi minimal girişimsel yöntemlerle de başarılı sonuçlar alınabilir” dedi.

“Tedavi sonrası iyileşme süreci uygulanan yönteme bağlı değişebilir”

Tedavi sonrası iyileşme sürecinin, uygulanan yönteme bağlı olarak değiştiğini dile getiren Doç. Dr. Erdoğan, “Cerrahi sonrası 6-12 haftalık bir iyileşme süreci olurken, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkileri zamanla azalır. Fizyoterapi ile hareket kabiliyeti ve kas gücü yeniden kazanılır. Psikolojik destek, özellikle genç hastaların tedavi sürecini daha sağlıklı atlatmalarında büyük rol oynar. Erken evrede teşhis edilen ve tümör tamamen çıkarılan hastalar, yaşam kalitesini büyük ölçüde koruyarak normal hayatlarına dönebilmektedir. Ancak düzenli kontroller, ilk 5 yıl içerisinde daha sık yapılmalıdır” diye konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Körfez Gençlerbirliği yüzücülerinden 12 madalya

Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü’nün yüzücüleri, Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından düzenlenen 10-11-12 Yaş Ulusal Gelişim Ligi 2. Etap Müsabakaları’nda 12 madalya kazandı.

Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından düzenlenen 10-11-12 Yaş Ulusal Gelişim Ligi 2. Etap Müsabakaları, 18-20 Temmuz tarihleri arasında 6 farklı bölge merkezi; Kocaeli, Ankara, Bolu, Kayseri, Konya ve Samsun’da eş zamanlı olarak yapıldı. Kocaeli’de yapılan yarışlara 20 şehirden 74 kulüp ve 744 sporcu katılarak kıyasıya mücadele etti.

Gebze Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu’nda yapılan yarışlara Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü de 8 sporcu ve 2 antrenörle katıldı. Başantrenör Samet Işık ve yaş grubu antrenörü Alpcan Damar nezaretinde Körfez Gençlerbirliği’nin 10 yaş kız takımı 4 x 50 metre yarışlarında bölge üçüncüsü olarak madalya kürsüsüne çıkma başarısı gösterdi. Körfez ekibi sporcuları çeşitli stil ve mesafelerde toplam 12 madalya alarak 2. Etap yarışlarını tamamladı.

“Sporcularımız önemli bir başarı elde etti”

Körfez Gençlerbirliği SK Yüzme Başantrenörü Samet Işık, “Gebze ilçemizde yapılan Ulusal Gelişim Ligi 10-11-12 yaş 2. Etap yarışlarına 8 genç sporcumuzla katıldık. Bu sporcumuzun 7’si 10 yaşındaydı ve bu yarışlarla yaş gruplarında final yaptılar. Bir sporcumuz 11 yaşındaydı, o da elde ettiği dereceyle finallere katılmaya hak kazandı. Yaş grubumuz dolayısıyla bir sporcumuz 27-30 Kasım da Trabzon’da yapılacak Yüzme Gelişim Ligi finaline katılacak. Bizim sporcularımız ikinci etap müsabakalarında toplam 30 yarışa girdiler, 29 kişisel en iyi derecelerini (best time) yaptılar ve toplam 12 madalya alarak önemli bir başarı elde ettiler” dedi.

Sporcuların elde ettikleri derecelerle hem kişisel gelişimlerini hem de güçlü performans gösterdiklerini ifade eden Işık, “Alınan başarılı sonuçlardan dolayı kıymetli sporcularımızı, yaş grubu antrenörümüzü ve değerli velilerimizi tebrik ediyoruz. Bizlere ve sporcularımıza her zaman her türlü desteğini esirgemeyen başta Körfez Belediye Başkanımız Sayın Şener Söğüt olmak üzere tüm kulüp yöneticilerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version