Bu yıl 6’ncısı düzenlenen Çayırova Kitap Günleri kapsamında, yazarlar ilçedeki okulları ziyaret ederek öğrencilerle söyleşiler gerçekleştiriyor. Etkinliklerin dördüncü gününde 8 yazar, farklı okullarda öğrencilerle bir araya geldi.
Çayırova Belediyesi tarafından düzenlenen Kitap Günleri’nin coşkusu, ilçe genelindeki okullarda da yaşanıyor. Onlarca yazar ve on binlerce kitabı Çayırovalılarla buluşturan etkinlik kapsamında, sevilen yazarlar okullara konuk olarak öğrencilerle söyleşi programları düzenliyor.
Etkinlikler kapsamında, 27 Ekim Pazartesi günü yazar Didem Demirel ve Emine Arlı, Öğretmen Şevket Özay İlkokulu ve Akse İlkokulu’ndaki öğrencilerle bir araya geldi. Kitap Günleri’nin ikinci gününde ise yazar Şule Köklü, Yapı Kredi Kız Meslek Lisesi’nde okurlarıyla buluştu.
Kitap Günleri’nin dördüncü günü, okullarda yoğun programlara sahne oldu. Yazar Yunus Ozan Hasan Tahsin Ortaokulu’nda, Neslihan Yaşaroğlu Türkan Göktürk İlkokulu’nda, Naciye Arslan Şehit Er Mücahit Okur Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde öğrencilerle buluştu.
Aynı gün Özgür Balpınar Çayırova Ortaokulu’nda, Fatma Ataş 24 Kasım Ortaokulu’nda, Şeniz Baş Ahmet Yesevi İlkokulu’nda, Bülent Şahin Erdeğer Ertuğrul Kurdoğlu Anadolu Lisesi’nde ve Ebru Tulum Mevlana İlkokulu’nda öğrencilerle sohbet etti.
Yazarlarla “edebiyatın büyülü dünyasına” yolculuk yapan öğrenciler, etkinliklerden dolayı Çayırova Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti. Okul programlarının, Kitap Günleri’nin beşinci gününde (bugün) Yiğit Recep Efe, Çağri Cebeci ve Funda Yalçınkaya’nın etkinlikleriyle devam edeceği öğrenildi.
Kocaeli Kitap Fuarı’nda okurlarının yoğun ilgi ve sevgisiyle karşılanan yazar Şermin Yaşar, söyleşisinde Türkçenin zenginliğini anlattı. Yaşar, “Köylerde, yaşlıların kullandığı Türkçe, özüne en yakın Türkçe. Büyükler konuşurken sadece dinlemeyin, ‘Neden böyle söylüyorsun?’ diye sorun” dedi.
Bu yıl 15.’si gerçekleştirilen Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, yazın hayatının önemli kalemlerini Kocaelili kitapseverlerle buluşturarak unutulmaz anların yaşanmasına vesile oldu. Bu yazarlardan biri de Şermin Yaşar oldu. Yazar, Kocaeli Kitap Fuarı’nda adeta okurlarının sevgi seli ile karşılandı. Sevilen yazar, Akçakoca Salonu’nda “Türkçenin Bin Bir Rengi: Atasözleri, Deyimler, Ninniler, Masallar” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. Okurların ilgi gösterdiği söyleşide yazar, dilin derin kültürel katmanlarına dair samimi ve düşündürücü bir yolculuk sundu.
“Kelime çuvallarımızı dolduruyorduk”
Şermin Yaşar, çocukluğunda kitaplara çok kolay erişemediğini ancak kelime dağarcığını çevresindeki büyükleri dinleyerek geliştirdiğini anlattı. “Etrafımızda büyük bir kalabalık vardı. Duyduğumuz masallar, ninniler, deyimler sayesinde kendi kelime çuvallarımızı doldurduk” diyen Yaşar, çocukların kitap okumanın yanında dili zenginleştirecek kültürel ortamlarda büyümelerinin önemini vurguladı.
“Küplere binen cadılar ve kelimelerin ardı”
Kelime Müzesi’nde sergiledikleri objelerden biri olan küpten söz eden Yaşar, Batı masallarında cadıların süpürgeye bindiğini ama Anadolu masallarında küplere bindiklerini belirtti. “Ama biz bunu bilmediğimiz için küpe binen bir cadı hayal edemiyoruz. Yine de kızdığımızda ‘küplere bindim’ diyoruz. İşte bu deyimlerin arkasında çok kadim hikâyeler var” diyerek, kelimelerin kökenini anlamanın kültürel hafıza açısından önemini vurguladı.
“Büyükler konuşurken sadece dinlemeyin”
Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Şermin Yaşar, sadece kitap okumakla yetinmemelerini, aile büyüklerinin anlattıklarını da dinlemelerini önerdi. Yaşar, “Köylerde, yaşlıların kullandığı Türkçe, özüne en yakın Türkçe. Büyükler konuşurken sadece dinlemeyin, ‘Neden böyle söylüyorsun?’ diye sorun. Çok ilginç şeyler keşfedeceksiniz” diye konuştu.
Kocaeli Kitap Fuarı’nda katılımcılarla buluşan yazar Halit Ertuğrul, çocukların söyleneni değil, gördüklerini örnek aldığını belirterek, “Akıllı anne baba nasihat etmez, yaşantısıyla örnek olur” dedi.
Uluslararası 15.Kocaeli Kitap Fuarı, 7’den 70’e herkesin ilgisini çekiyor. Selim Sırrı Paşa Salonu’nda yazar ve ilahiyatçı Abdullah Yuyucu, “Duanız olmasa, nasıl dua edelim”, Yazar Halit Ertuğrul ise, “Aile ve gençlik eğitimi” adlı söyleşilerinde katılımcılarla bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim’den bazı ayetleri paylaşan yazar ve ilahiyatçı Abdullah Yuyucu, “Ayeti kerime de diyor ki; ’İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti, gayesi, bu kainatı yaratan Allah’ı tanımak, ona iman edip ibadet etmektir’ İbadetin özü ve özeti de duadır. Peygamber efendimiz, hadisi şerifinde buyurur ki ‘Dua ibadetin özüdür’. Söylediğim ayetin penceresinden baktığımızda Cenab-ı Allah, insanı dua için yaratmıştır” dedi.
“Dua insanın acizliğini, fakirliğini ve faniliğini hissetmesidir”
Duanın ne olduğunun anlaşılması gerektiğini ifade eden Yazar Yuyucu, “Alimlerimiz duayı şu şekilde ifade ediyor. Dua ellerini kaldırıp Allah’a böyle bir ihtiyaç listesi sunmak değildir ama dua şudur; Allah’ım ben acizim, ben fakirim, ben noksanım, yaratan sensin yaşayan sensin, acizliğimi ve fakirliğimi hissedip Cenabı Hakkın alim olduğunu, kadir olduğunu, rahman ve rahim olduğunu kalben hissedip onun dergahına gitmektir. Dua insanın acizliğini, fakirliğini ve faniliğini hissetmesidir” şeklinde konuştu.
“Aile ve Gençlik Eğitimi” adlı söyleşisinde konuşan akademisyen, psikolojik danışman ve yazar Halit Ertuğrul, “Allah sizi eşiniz ve çocuğunuzla imtihan etmesin. Tam bir imtihan dönemindeyiz. Sizlerden çok önemli bir ricam var. Ne olur Allah rızası için önce istediklerinizi yapın, yaşayın, gösterin örnek olun. Çocuklar istedikleriniz davranışları sizden görsün. Çocuklar nasihati dinlemez, boşuna zahmet etmeyin. Çocuklar anlattıklarınıza bakmaz yaptıklarınıza bakar, sözlerine bakmaz yaşantınıza bakar. Akıllı anne baba nasihat etmez, akıllı anne baba yaptıkları ile gösterir, yaşantısı ile gösterir ve hayatı ile gösterir” ifadelerini kullandı.
Tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği, Roma İmparatorluğu’na da başkentlik yapan “Nikomedia” yani şimdiki adıyla İzmit, ilk kez kitaba konu oldu. Yazarlar Atilla Ağırbaş ve Ece Özbaş tarafından kaleme alınan 375 sayfalık roman, 7 gizli kabileden Nikomedia’ya uzanan mistik bir yolculuğu anlatıyor.
“Hiçbir veriye ulaşamıyorduk, kaynak yoktu”
Atilla Ağırbaş, yaptığı açıklamada, kitabı yazmaya karar verdiklerinde kaynak sıkıntısı çektiklerini söyleyerek, “Hiçbir veriye ulaşamıyorduk, kaynak yoktu. Yazmaya başladıkça kanala girer gibi olduk. Odaklandık ve karşımıza kaynaklar, makaleler çıkmaya başladı. Onlardan beslendik. Doğu Roma İmparatorluğu dönemine ait kaynaklara ulaşmaya başladık. Ünlü tarihçilerden, yazarlardan Libanius’un, Tatianus’un kitaplarını okumaya başladım. Çeşitli yayınları ve özellikle İstanbul’daki İslam Araştırma Merkezi’nden, kütüphanelerden, İzmit’teki Nikomedia ile ilgili kaynakları bulmaya başladık. Kurgu toparlanmaya başladı” dedi.
“Nikomedia bilinmiyor”
Diokletianus dönemi, tetrarşi sistemi ve Konstantin’in yükselişi gibi karmaşık tarihi süreçleri romanın kurgusuna taşıdıklarını belirten Ağırbaş, “Bu kitapta ’Nikomedia görünür olsun’ dedik. Çok gizlendi çünkü. Bir şehrin 46 yıl boyunca Roma İmparatorluğu’na başkentlik yaptığı bilinmiyor” diye konuştu.
“Bir şaheser”
Bir İzmitli olarak bu eseri kaleme almayı sorumluluk olarak gördüğünü belirten Ağırbaş, şunları kaydetti:
“Nikomedia’nın, İzmit’in üzerindeki ölü toprağını silkinip atması gerekiyor. Artık görünür olması gerekiyor. Bu kitap görünür olmanın başlangıcı. Diyoruz ki, ’Gizlenme artık, çık, görünür ol’ Ben bu kitaptan büyük bir keyif alıyorum, aldım. Herkes kitabı okusun. Bence çok büyük yüreklilikle söylüyorum, bu bir şaheser. Dan Brown’un eseri kadar çok nitelikli, çok büyük şaheser. Burada alemlerden alemlere akıyorsunuz. Bu kitapta ilk defa kurgu içerisinde Nikomedia geçiyor”
“İnanılmaz bir serüvendi”
Kitabın diğer yazarı Ece Özbaş, eserin kurgusunun, var olduğuna inanılan “Hin, Bin, Yim, Rim, Tin, Sin ve Min” adlı 7 gizli kabile fikrinden doğduğunu anlattı. Konunun daha önce işlenmemiş olmasının kendisini cezbettiğini söyleyen Özbaş, “O süreçte Atilla Bey de Nikomedia ile ilgili bir romanı araştırıyordu. O da farklı bir roman kaleme alıyordu. Sonra ’Bu kadar önemli bir medeniyetin içinde neden olmasın?’ diyerek serüvene bütün ağırlığıyla Nikomedia girdi. Sonra kurgu daha da zenginleşmeye başladı. İnanılmaz bir serüvendi. Atilla’nın eriştiği kaynaklar ve gidebildiği alanlar çok farklıydı” dedi.
“Nikomedia’yı görünür kılmak istedik”
Yazar Ece Özbaş, 7 gizli kabile temasını Nikomedia tarihine bağlamak için Atilla Ağırbaş’ın henüz yayımlanmamış “Nikomedia Kahini” adlı eserindeki bir karakteri kullandıklarını kaydetti. Kurgu için İzmit’in tarihi mekanlarında çalıştıklarını vurgulayan Özbaş, şöyle konuştu:
“Çeşitli mühürleri birleştirmek için burada Kapanca Sokak’ta, Terzibayırı’nda özel arkeolojik alan oluşturduk. Tabii ki kurgu bize ait, evren bize ait. Bunun üzerinden kurguyu İstanbul-Nikomedia arasında birleştirerek tamamladık. Şunu da yaptık; Kapanca’ya gittik, alanlar belirledik, oradaki bir oteli konuşlanma merkezi olarak seçtik. Araştırmalarımızı yapıp birleştirdik. Mekanları gezerek, iç gözümüzle görerek yazdık. Sonra fark ettik ki; Nikomedia ve İstanbul zaten birleşik. Burada sadece Nikomedia var. Gizli olan bu medeniyetin görünmesini istedim. Herkes her yeri kullandı ama maalesef Nikomedia gizli kaldı, onu görünür kılmak istedik. İstanbul’da misyoner gibi Nikomedia’yı anlatıyoruz. Sadece şunu demek istiyorum; İstanbul, Nikomedia’yı bilmiyor”
“Tarihi uydurmuyoruz”
Romanın tarihi gerçeklere ne kadar bağlı kalındığı konusuna ise yazar Ece Özbaş, “Tarihi uydurmuyoruz. Hiçbir kitabımızda hiçbir bilgiyi kendimize göre uydurmuyoruz. Hepsi doğru bilgi, süzüyoruz. Hikaye tadında yazıyoruz. Çünkü hepimiz hikaye severiz” diye konuştu.
Atilla Ağırbaş ise “Bu bir büyülü gerçeklik. Bunun içinde kurgumuzu yaparız ama içine gerçeklikleri koyarız. Kurgu içinde insanların, okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için senaryolaştırıyoruz” şeklinde yanıt verdi.
“Geri bildirim bekliyoruz”
Okurlardan geri bildirim beklediklerini de ifade eden yazar Özbaş, “Takdir de etmeniz gerekmiyor. Bizi eleştirebilirsiniz. Biz eleştiriye açığız. Çünkü biz bunu size sunuyoruz, kendimizde bitirdik. Sevilmesini istiyoruz. Sevmeyebilirsiniz de. Ama bizi görün” ifadelerini kullandı.
Başiskele Belediyesi, öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmak ve edebiyat sevgisini aşılamak amacıyla yazar Mine Sota’yı çocuklarla buluşturdu.
Gençlere ve yetişkinlere yönelik düzenlenen yazar-okur buluşmalarıyla kitap tahilleri yapılan “Oku-Yorum” etkinlikleri, bu kez “Okuyorum Çocuk Grubu” ile devam edildi. Bu kapsamda çocuk edebiyatının yazarlarından Mine Sota, Başiskele’de minik kitapseverlerle buluştu. Çocuklarla keyifli söyleşi gerçekleştiren Mine Sota, kitap okumanın önemine değinerek yazarlık serüvenini miniklerle paylaştı. Etkinlik boyunca çocuklarla kitaplar üzerine sohbet eden Sota, onların sorularını yanıtlayarak yazarlık ve hikâye anlatımı hakkında bilgiler verdi. Programda, çocuklar daha önce okudukları kitap üzerine değerlendirmelerde bulunarak hem eleştirel düşünme becerilerini geliştirdi hem de edebi eseri farklı bakış açılarıyla inceleme fırsatı yakaladı. Mine Sota’nın samimi ve ilham verici anlatımı, çocukların hayal gücünü harekete geçirdi. Etkinlik sonunda Mine Sota, çocuklar için kitaplarını imzaladı.
Yazar Tufan, kitapların dönüştürücü gücünü paylaştı
Büyükşehir Belediyesi, Kütüphaneler Haftası kapsamında anlamlı bir motivasyon programına imza attı. Programa konuk olan yazar Tarık Tufan, belediyeye bağlı kütüphanelerde görev yapan personelle bir araya gelerek, yazarlık serüvenini, edebiyatla kurduğu ilişkiyi ve kitapların dönüştürücü gücünü paylaştı.
“İNSANLARIN KİTAPLA İLİŞKİSİ AZALIYOR”
Katılımcılar program boyunca Tarık Tufan’a sorular yönelterek yazarla birebir etkileşim kurma fırsatı buldu. Etkinlikte, kitap okuma alışkanlıklarının dijitalleşme karşısında nasıl dönüştüğüne değinen Tufan, “İnsanların kitapla olan ilişkileri azalıyor. Dijital dünya, insanların ekrana bakarak zaman geçirdiği bir gerçekliğe dönüştü. Bunu geriye döndüremeyiz ama dijitalleşmenin ruh haline teslim olmak zorunda da değiliz” dedi.
“DİJİTALLEŞME YOKMUŞ GİBİ DAVRANAMAYIZ”
Konuşmasına devam eden Tufan, “Sizinle aynı dünyadan bir iş yapıyorum. Yazarlık yapıyorum, roman yazıyorum. Hepimiz aslında kitabın etrafında dolaşıyoruz. Bu açıdan bakıldığında bu durum bizi yakınlaştırıyor. İnsanlar daha az kitap alıyorlar. Kütüphaneler de ağırlıklı olarak genç arkadaşların ders çalışmak için kullandıkları mekânlar haline geliyor. Pek çoğunun ders çalışmak için mekâna ihtiyacı var ve kütüphaneleri de kullanmak istiyorlar. Türkiye’nin her yerinde böyle. Anlaşılabilir bir şey. İnsanların kitapla olan münasebetlerinin gün geçtikçe azalmasının anlaşılabilir sebepleri var. Dijitalleşme, internet bunun başında geliyor. İnsanlar artık bir metni okumak yerine bir metinle uzun zaman geçirmek yerine ekrana baktıkları bir dünyayı yaşıyorlar. Bu kaçınılmaz. Bunu geriye döndüremeyiz. Dijitalleşmeye yokmuş gibi davranamayız. Ama bu böyle diye dijitalliğin bize dayattığı bir ruh haline teslim olmamız gerekmiyor” diye konuştu.
GENÇLER SAHURDA DA ÇALIŞTI
Programda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Murat Yavuz ise belediye olarak kütüphanelere büyük önem verdiklerini belirtti. Kent genelinde 9 kütüphane bulunduğunu ve bunlardan birinin 24 saat açık olduğunu dile getiren Yavuz, Ramazan ayında öğrenciler için sahur ikramı yaptıklarını, gençlerin çalışmaya devam ettiğini ifade etti.
“53 BİN AKTİF ÜYEMİZ VAR”
“Bugün 53 bin aktif üyemiz, 80 bin basılı ve 30 bin dijital kitabımız var. İzmit, Gebze ve Dilovası millet bahçelerinde yeni kütüphanelerimiz çok yakında hizmete açılacak. Artık sadece kitap raflarını değil, niteliği de önemsiyoruz” diyen Yavuz, kütüphane personelinin sadece görevli değil, vatandaşla temas kuran ve ihtiyaçlarını gözeten birer temsilci olması gerektiğini vurguladı.
Büyükşehir’in “Çay-Sohbet-Muhabbet” söyleşilerine konuk olan yazar Nurullah Genç, kendisini okurlarıyla buluşturduğu için Büyükşehir’e teşekkür etti
Ünlü yazar, Kocaeli’de konuk olduğu söyleşide gençlere seslendi;
Genç: Büyük düşünün ve cesur adımlar atın
Büyükşehir Belediyesi, Ramazan etkinlikleri kapsamında vatandaşları sevdikleri yazar ve şairlerle buluşturmaya devam ediyor. “Çay-Sohbet-Muhabbet” adı altında düzenlenen söyleşide gençlere seslenen ünlü yazar ve şair Prof. Dr. Nurullah Genç, “Büyük düşünün ve cesur adımlar atın” dedi.
BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR ETTİ
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Milli İrade Meydanı’nda düzenlediği Ramazan etkinlikleri devam ediyor. “Çay-Sohbet-Muhabbet” adı altında düzenlenen söyleşilerin konuğu ünlü yazar ve şair Prof. Dr. Nurullah Genç oldu. Kocaeli’ni yakından tanıyan ve her zaman kente olan sevgisini dile getiren yazar, Ramazan ayında kendisini okurlarıyla buluşturduğu için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Milli İrade Meydanı Sanat Kafe’de Nur Haktan moderatörülüğündeki söyleşiye Kocaelililer yoğun ilgi gösterdi. Söyleşide ağırlıklı olarak kelimenin gücünün yanı sıra edebiyatın insan hayatındaki önemi üzerinde duruldu.
SANAT VE EDEBİYATA OLAN İHTİYAÇ
Bu çerçevede okurlarına ilham verici örnekler aktaran Genç, “Sanat ve edebiyat olmadan kelimeyi güzelleştiremeyiz. Çünkü kelimenin hemen üzerinde, eskilerin deyimiyle kelam-ı kibar, onun üzerinde şiir, onun üzerinde de mukaddes metinler vardır. İnsanları kelimelerin üzerinde yaşatabilmek için sanat ve edebiyatın öncülüğüne ihtiyaç var” dedi.
GENÇLERE ÖNEMLİ TAVSİYE
Nurullah Genç, söyleşide gençlere seslenerek önemli tavsiyelerde bulundu. Gençlerin büyük düşünmeleri ve cesur adımlar atmaları gerektiğini söyleyen Genç, bu konuda ebedi kariyerinde yaşadığı hayat tecrübelerinden örnekler verdi. Gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmeleri gerektiğini kaydeden yazar, “Başarı, düşünce dünyanızda başlar. Kaleminizi ve düşüncelerinizi cesurca kullanmalısınız” şeklinde konuştu.
SAYGI VE ÖLÇÜNÜN ÖNEMİ
Saygı ve ölçü kavramlarının önemi de söyleşide gündeme geldi. İki kavramın insan hayatının yanı sıra edebiyat için de önemli olduğunu ifade eden Genç, esas itibariyle her şeyin insanın kendisine olan saygısı ile başladığın ifade etti. Güldüren anılarını okurlarıyla paylaşan yazar, Anadolu insanına ait olan irfan, vefa, alçakgönüllülük ve fedakârlığın da bu topraklara ait hasletler olduğunun altını çizdi. Söyleşide Nurullah Genç başta “Yağmur” olmak üzere, “Söyle Bana Hindiba” ve “Rüveyda” gibi sevilen şiirlerini konukları için okudu.
Büyükşehir’in düzenlediği “Mutlu Şehir Okulları Ramazan’da Bi’ Başka” etkinlikleri kapsamında çocuk edebiyatı ele alındı
Mutlu Şehir Okulları’nda “Çocuk Edebiyatı” konuşuldu
Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan ayına özel hazırladığı etkinlikler hız kesmiyor. “Mutlu Şehir Okulları Ramazan’da Bi’ Başka” etkinlikleri kapsamında çocuk edebiyatı konuşuldu. Yazar Tuğba Coşkuner, çocuk edebiyatında hikâye yazım sürecini katılımcılara anlattı.
TÜRKİYE’DE ÇOCUK KİTABI YAZARI OLMAK
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Mutlu Şehir Okulları Ramazan’da Bi’ Başka” etkinlikleri kapsamında Mutlu Çocuklar Okulu başlığı altında “Bir Hikâye Nasıl Ortaya Çıkar? Türkiye’de Çocuk Kitabı Yazarı Olmak” konulu söyleşi gerçekleştirdi. Etkinlik Anne Şehir Merkezi Akasya’da Yazar Tuğba Coşkuner’in katılımıyla yapıldı.
ANNE VE ÇOCUKLAR İÇİN İLHAM VERİCİ BULUŞMA
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ve annelerin çocukları ile birlikte katıldığı söyleşide Yazar Coşkuner, bir hikâyenin ortaya çıkış sürecini anlatarak çocuk edebiyatının önemine vurgu yaptı. Coşkuner, çocuk kitaplarının yazım süreci ve karakter oluşturma üzerine deneyimlerini paylaştı.
ÇOCUKLARIN HAYAL GÜCÜ DESTEKLENDİ
Söyleşide çocuklar, hikâye yazımı üzerine düşünmeye teşvik edilirken, anneler de çocukları için kitap seçerken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda bilgilendirildi. Söyleşi sonunda katılımcılar, etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek, çocuk edebiyatına dair yeni bakış açıları kazandıklarını ifade etti. Mutlu Şehir Okulları etkinlikleri Ramazan ayı boyunca farklı konu başlıkları ile devam edecek. Etkinlikler ile ilgili bilgi almak isteyenler 0262 318 27 29 numaralı telefonu arayabilirler.
KOCAELİ (İGFA) – Çayırovalıların on binlerce kitap, onlarca yayın evi ve birçok seçkin yazarla bir araya geldiği Kitap Günleri’nde ilk gün konuğu Eğitimci-Yazar Sıtkı Aslanhan oldu.
Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi’nin ilçeye kazandırdığı çalışmalarla kültür-sanat şehri kimliği kazanan Çayırova’da Kitap Günleri’nin beşincisi kapılarını resmen açtı. Çayırova 5 Kitap Günleri’nin açılış programı, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Açılış programına AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Kocaeli Büyükşehir Belediye Gebze Bölge Koordinatörü İbrahim Pehlivan, siyasi parti ilçe temsilcileri, ilçe protokolü, muhtarlar, meclis üyeleri ve Eğitimci-Yazar Sıtkı Aslanhan’la birlikte çok sayıda Çayırovalı katılım sağladı. ‘Özgür Filistin için, Okuyarak Barışı, Adaleti ve Merhameti İnşa Edelim’ temasıyla düzenlenen programda ilk olarak saygı duruşu gerçekleştirildi ve İstiklal Marşı okundu.
“GELENEKSEL HALE GELDİ”
Çayırova 5. Kitap Günleri’nin açılış konuşmasını gerçekleştiren Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, “2019 yılında ilkini gerçekleştirirken nasıl bir karşılık görürüz düşüncesiyle ama sonucu ne olursa olsun atmamız gereken bir adım olarak kitap günlerinin ilkini gerçekleştirmiştik. Bu sene artık geleneksel hale geldi ve beşincisini düzenliyoruz. Kitap fuarımızın mottosu Özgür Filistin için, Okuyarak Barışı, Adaleti ve Merhameti İnşa edelim olacak.
“İLGİNİN ARTTIĞINI GÖZLEMLİYORUZ”
Her seferinde vatandaşlarımızın kitap günlerine ilgisinin arttığını gözlemiyoruz. Bu sene daha yüksek bir katılımla okuyucularımızı yazarlarımızla buluşturacağız. Eğitim, spor ve kültür-sanat alanında ciddi çalışmaları hayata geçirdik. Kitap Günleri’ni her sene durmadan yorulmadan yapmaya devam edeceğiz. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“BAŞKANIMIZI TEBRİK EDİYORUM”
Başkan Çiftçi’nin ardından konuşma gerçekleştiren Milletvekili Katırcıoğlu, “Başkanımızı Çayırova’da geleneksel hale getirdiği kitap günleri için tebrik ediyorum. Ayrıca böyle bir temayla bu etkinliği belirlediği için kendisine ve ekibine teşekkür ediyorum” açıklamalarında bulundu ve gündeme ilişkin konulara değindi. Katırcıoğlu’nun konuşmasının ardından Çayırova 5. Kitap Günleri’nin kurdelesi kesildi ve açılışı gerçekleştirildi.
ASLANHAN SEVENLERİYLE BULUŞTU
Açılış programının ardından okuyucularıyla buluşan Eğitimci-Yazar Sıtkı Aslanhan, ‘aile, çocuk ve Gazze’ temalı bir konuşma gerçekleştirerek, kendisini dinlemeye gelen sevenlerini bilgilendirdi. Program sonunda Yazar Aslanhan, sevenlerinin kitaplarını imzalayarak, onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Açılışı gerçekleştirilen, Çayırova 5. Kitap Günleri, 24 Kasım Pazar gününe kadar sürecek ve saat 09.00 ile 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Türkiye’nin etkinlik ve ziyaretçi sayısı bakımından en büyük kitap fuarı Kocaeli Kitap Fuarı’nda etkinlikler son gününde de devam etti. Bu yıl 14’üncü kez kapılarını açan fuarda birbirinden değerli isimler kitapseverlerle buluştu. Bu kapsamda yazar Sinan Yaşar, Mehmet Ercan, Sıtkı Aslanhan, Mert Arık ve gazeteci-yazar Yusuf Kaplan Selim Sırrı Paşa Salonu’nda söyleşi gerçekleştirdi. “Başarıya Gülümse” konulu söyleşide konuşan yazar Sıtkı Aslanhan, “Başarılı olmak istiyorsanız kitap okumadan başka çareniz yok. Anne ve babalar lütfen çocuklarınıza kitap sevgisini aşılayın” dedi.
“ÇOCUK KİTABI ELİNDEN BIRAKMAMALI”
Konuşmasına Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek başlayan yazar Sıtkı Aslanhan, Kocaeli Kitap Fuarı’nın her kente örnek olması gerektiğini söyledi. Kaliteli roman ve kitap okuyan gençlerin her ders branşında başarılı olduğunu anlatan Aslanhan, “Çocuklarımıza ne yapıp edip kitap okumayı sevdirmeliyiz. Çocukları zorlamadan, örnek olarak anlatmalıyız. Kitap öyle olmalı ki çocuğun elinden kitabı bırakmaması lazım” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARI BİLGİSAYARLA YALNIZ BIRAKMAYIN”
Aslanhan, ebeveynlere “Çocukları odalarında bilgisayar ve tabletle yalnız bırakmayın” uyarısında bulundu. Çocukların dijital ortamlardaki oyunlar ve sosyal medya üzerinden maruz kaldıkları görüntülerin bilinçaltına işlediğini aktaran Aslanhan, “Anneler, babalar telefonda kaç saat geçirdiğinize bir bakın. Çocuklarınızla o kadar vakit geçiriyor musunuz? Çocukların sizinle olmak isteyeceği gibi davranmalısınız. Başkasıyla değil” şeklinde konuştu.
“ÇOCUKLARI TİKTOK YETİŞTİRİYOR”
“Benden Ne İstiyorum” konuluşu söyleşide konuşan Mehmet Ercan ise günümüzde çocukları Tiktok’un yetiştirdiğini aktardı. Ercan, “Evimizde misafir etmeyeceğimiz insanları sosyal mecraların türlü türlü akımıyla birlikte evimizde baş köşede oturtuyoruz. Bundan hemen vazgeçmek zorundayız. Yoksa faciaya doğru sürükleniyoruz” diye konuştu.
“ÇOCUĞU KİTAP SEÇİMİNDE ÖZGÜR BIRAKIN”
Çocuk kitabı yazarları Sinan Yaşar ve Mert Arık da gerçekleştirdikleri söyleşilerde asıl mesleklerinin öğretmenlik olduğu söyledi. “Her Şey Bir Hayalle Başlar” konulu söyleşide konuşan Arık, mesleğe ilk olarak Gaziantep’te bir köy okulunda adım attığı bilgisini paylaştı. “Arık, orada çocuklara kısa hikayeler, kısa metinler kaleme aldı. Bu metinlerin çocuklar tarafından çok sevildi. Bu metinleri çeşitli eğitim platformlarında paylaştım. Çok olumlu tepkiler aldım ve bu da motivasyonumu yükseltti. Daha sonra çocuk kitapları yazma kararı aldım” dedi. Sinan Yaşar da “Çocuk ve Gençler İçin Kitap Seçimi ve Okuma Alışkanlıkları” konulu bir söyleşi yaptı. Yaşar, “Çocukların ilgi alanına göre kitaplar almalısınız. Kendisine hitap eden bir kitap bulursa o çocuk kitap okumaya başlayacak. Çocuğu kitap seçiminde özgür bırakmalısınız” ifadelerini kullandı.
“DÜNYANIN EN TEMİZ TOPLUMUYUZ”
“Kitapsız Bir Dünya Kurulamaz” konulu söyleşide konuşan gazeteci-yazar Yusuf Kaplan, ruhunu yitiren toplumların ayakta kalamayacağını söyledi. Kaplan, “Zihinler işgal edildi. Değer, inanç, kültür ve aileyi bilmeyen gençler yetişiyor. Bize yeni İmam Gazaliler, İbni Haldunlar, Sinanlar ve Hz. Mevlanalar lazım. Biz bunları yetiştiremezsek varlığımızı sürdüremeyiz” diye konuştu. “Dünyanın en temiz toplumuyuz” diyen Kaplan, “5000 yıllık kendini inkar eden bir sürece girdik. Biz yeniden toparlanacağız. Biz bu rüyayı iyi öğretmek zorundayız. Bizim tarihimizde soykırım, sömürge diye bir şey yok. Asalet ve tevazu var” dedi. Yazarlara söyleşilerinin sonunda Büyükşehir Belediyesi’nin Kocaeli’nin tanıtımı için hazırlamış olduğu Havadan Fotoğraflarla Kocaeli adlı kitap hediye edildi.